Sosyal Siteler

Facebook GrubumuzYoutube Kanalımız

Bilim ve Gelecek

Bilim Ve Gelecek Dergisi Online Aboneliği

Sitede Ara

 

Söyleşiler

Site Kurucusu Cem'le Yapılan Söyleşi
Yayınlanma: 5 Şubat, 2008

TD- Merhaba, bize kendinizi tanitir misiniz?

Cem: Serbest meslek sahibiyim. Orta yaslarda, evli ve iki çocuk babasiyim. Çocuklugumdan itibaren çevremde çok ciddi sorunlar oldugunu algiladigim ve bunun hakim anlayistan kaynaklandigini düsündüm. Bu sebeple muhalif yanim genellikle ön planda idi. Gençligim boyunca çok farkli siyasi akimlara egilim duydum. Su an geldigim noktada Avrupa Yesilleri’nin savundugu liberal ekonomik sistemi, çogulcu demokrasiyi, anti-militarizmi, milliyetçilige karsi hümanizm ve enternasyonalizmi, liberal laikligi, sosyal devlet ve firsat esitligi anlayisini savunuyorum. Çevre kirliligine de duyarli olmak gerektigini düsünüyorum.


TD- Turan Dursun’u da kisaca anlatabilir misiniz?

“Hayatinin çok uzun bir dönemini adadigi Islam ve diger dinlerin birer aldatmaca olduguna karar verdiginde bunu bir aydin cesareti ile ele aldi.”

Cem: Turan Dursun 1934 yilinda dogdu. Babasi onun “Basra ve Kufe’de bile görülemeyecek kadar büyük bir Islam Alimi” olmasini istiyordu. Bu nedenle devlet okuluna göndermedi. Medreselerde, seyhlerin ve din hocalarinin yaninda geçti çocuklugu. Zeki oldugu için en agir Arapça egitim kademelerini hizla geçti; ileri düzey Arapça ve Kuran Dönemi Arapçasi’ndan farkli olan 11. ve 12. yy Arapçasi’ni ögrendi. Imam olabilmek için ilkokulu disaridan bitirdi. Sivas Müftülügü’ne kadar yükseldi. Hayatinin çok uzun bir dönemini adadigi Islam ve diger dinlerin birer aldatmaca olduguna karar verdiginde bunu bir aydin cesareti ile ele aldi. Öldürülme riskinin çok yüksek oldugunu çok iyi bildigi halde düsüncelerini baskalarina da anlatma sorumlulugundan kaçmadi. Ilk kitabinin basimindan iki ay kadar evvel öldürüldü. Ölümünden sonra ondan fazla kitabi ve sekiz ciltlik ‘Kuran Ansiklopedisi’ yayimlandi. ‘Mukaddime’ adli bir de çeviri kitabi vardir.


TD- www.turandursun.com nasil ortaya çikti? Yola çikis amaciniz ve hayata karsi durdugunuz yer neresidir? Web sitenizin temellendigi bir görüs var mi?

“Turan Dursun'u savunmayi diger siyasi düsüncelerimi savunmak ile ayni çerçeve içinde sikistirmisim, onu daraltmisim”

Cem: 1997 Yilinda çesitli kisisel görüslerimi anlatacagim bir web sitesi hazirlamaya karar verdim. Lycos Sirketi’nin ücretsiz web alanindan faydalanarak Kürt sorunu, Kibris sorunu gibi konularda fikirlerimi belirttigim küçük bir site yaptim. 3-4 Sayfadan olusan bu sitenin bir sayfasinda da Turan Dursun'u tanitmistim kisaca. Sonralari gelen ziyaretçi mesajlarindan sanki “Turan Dursun'u savunmayi diger siyasi düsüncelerimi savunmak ile ayni çerçeve içinde sikistirmisim, onu daraltmisim” izlenimi aldigim için sitedeki diger sayfalari iptal edip yalnizca ‘Turan Dursun temasi’ islemeye basladim. Böylece Kibris sorunu veya Kürt sorunu hakkinda benden farkli düsünenlerin de Turan Dursun'u diger sorunlarla karistirmadan, salt kendisi olarak algilayacaklarini düsündüm.

Ilk 2 yil günde 3-4 olan ziyaretçi sayisi 1999'da 30-40'a ulasti. Sitede açilan forum Türkiye'de alaninda bir ilk oldu. 2002 Yilinda Lycos hiçbir açiklama yapmadan siteyi kapatti. Özel islerim sebebiyle site 2004'e kadar kapali kaldi. Bu tarihte domain adi alinaraktan site tekrar açildi ve yine ilgi gördü. Iki buçuk yila yakin sürede 1000'e yakin ‘hack’ girisimi oldu. 6-7 Tanesini basarabildiler. Bu nedenle toplam 10-15 gün kadar yayinimiz kesildi. Ancak her seye ragmen pes etmedik.

“Hiçbir zaman ‘militan yapilanma’dan yana olmadik.”

2005 Yilindan itibaren sitede bireysel yönetimden ‘Yönetim Kurulu yönetimine geçme’ fikrini uygulamaya karar verdim. Gerek Turan Dursun'u gerekse Türkiye Ateist ve Dinsizleri’ni temsil etmek ancak bir kurulun islevi olabilirdi; ilgili ve üretken insanlar da çogalmisti. Simdilerde Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu, Tercüme Grubu ve Evrim Grubu gibi yapilarimiz var.

Turan Dursun Sitesi olarak ilkeli bir birlikteligi temel aldik. Sadece din ve dinsizlik konularinin ele alindigi sohbet ortamindan ibaret degiliz; bir tüzük olusturduk. Demokrasi ve insan hak ve özgürlüklerine saygiyi temel ilkemiz kabul ettik. Ileride gerçek bir Ateist/Dinsiz Dernegi kurmayi veya en azindan böyle bir dernegin kurulumunda yer alacak kisilerin yetistigi yer olabilmeyi hedefledik. ‘Din’e olmasa bile inananlara saygiliyiz. Forumlarimizda inançlar ve bunlarin unsurlarina küfür ve hakarete izin vermiyoruz. Bu tür davranislarin ‘özgürlük’ kavraminin sinirlari içerisinde oldugunu kabul etmiyoruz. Hiçbir zaman ‘militan yapilanma’dan yana olmadik. Baska bir deyimle “Sen bendensin, ayni yoldayiz! Bu nedenle -ne olursa olsun- ben senin yanindayim ve her seyine göz yumarim!” politikasi izlemedik.


TD- Destek aldiginiz örgütler, sivil toplum girisimleri, basin/ medya kuruluslari, alternatif yasam platformlari vb. var mi?

Cem: Hiç bir kurulus veya platformdan destek almiyoruz. Tamamen bagimsiz bir internet yapilanmasiyiz. Tamamen üyelerimizin gücüne dayaniyoruz.


TD- Siteyi kurdugunuz günden bugüne aldiginiz tepkiler ne yönde ve bu süreçte bir degisim fark edebiliyor musunuz?

“Çok sayida Turan Dursun ortaya çikti” desek abartmis olmayiz.


Cem: Hayati boyunca dinsel degerlerin elestirilemez oldugu fikriyle yetistirilen insanlar sitemizle karsilastiklarinda sok oluyorlar. Kimisi sadece dine çagriyi içeren teblig yapiyor, kimisi de küfür ediyor. Ancak olumsuz izlenim alanlarin %99'unun ‘sitemizde ileri sürülen iddialardan hiçbirine düsünsel degeri olan yanitlar verememesi’ önemli bir belirlememdir. Büyük çogunluk “Yapmayin bunlari, yanarsiniz!” düzeyinde mesajlar yaziyor. Olumsuz yorumlarin yaninda sitemizle tanismakla yalniz olmadigini anladigini söyleyen, büyük mutluluk duydugunu belirten pek çok insan da var. On yil içinde en büyük degisim bu oldu. Ilk yillarda bu tabu alaninda tartisan çok az sayida Ateist/Dinsiz var iken son yillarda bu sayi çok artti. “Çok sayida Turan Dursun ortaya çikti” desek abartmis olmayiz. Bazi üyelerimizin yaptigi tespitleri okudugumda Turan Dursun'u okurken duydugum heyecani ve kesfetme duygusunu yasiyorum. Özgür düsünce sahibi zeki gençlerimiz var. Onlarin çogaldigini görmek beni mutlu ediyor.


“Kitalar arasi terör estirmeyi övünç sayan Milli Egitim anlayisinin ‘Ogün Samastlar’in ideolojik besin kaynagi oldugunu düsünüyorum.”

TD- Turan Dursun suikasti da birçok suikast gibi karanlik köselerde tozlanmaya mahkum birakilmis olanlardan… Faili meçhul(!) cinayetlerde bir gelisme görebiliyor musunuz? Hrant Dink suikasti da altmis bir suikastla ortak kaderi mi paylasacak, yoksa artik bir seyler artik degisecek mi sizce?

Cem: Devlet, kamuoyuna karsi sorumluluktan ziyade ‘batili ülkeler’ karsisindaki kötü imajini düzeltme kaygisiyla ‘Dink cinayeti’nin zanlisini yakalamada hizliydi. Ancak tetikçiyi yakalamakla is bitmiyor. Rachel Dink'in dedigi gibi “Bir bebekten katil yaratan karanliklar sorgulanmali!” Iste bu karanlik, bu siddet kültürü devletin egitim sisteminden de kaynaklaniyor. Neredeyse Cumhuriyet’in ilanindan bu yana her ilkögretim okulunun bas kösesinde “öz evladini katleden, babasini-annesini-kardesini zehirleten, kimi alkolik-deli padisahlarin resimleri” yer aliyor. Kitalar arasi terör estirmeyi övünç sayan Milli Egitim anlayisinin ‘Ogün Samastlar’in ideolojik besin kaynagi oldugunu düsünüyorum.

Çanakkale savaslarinda bizimle birlikte Araplarin -ki 77. alayin tamami Arap idi- ve de Kürtlerin savastigini gizlemek, basariyi salt Türklere atfetmek de milli kibiri yükseltiyor. Benzeri pek çok örnek verilebilir. Iste masum bebekleri birer katil yapan süreçte bu yanlis egitim anlayisinin önemli payi oldugunu düsünüyorum. Devletin tetikçiyi yakalayip arkasindaki güce dokunamamasinin nedeni biraz da bu.. Zira devletin, suçun olusum ortamini hazirlamaktaki rolü büyük….


TD- 19. Ocak’ta Hrant Dink’in öldürüldügünü duydugunuzda ne hissettiginizi soracagim fakat cevabiniz 90 sonrasi tüm suikastlarda hissettiklerinizle ayni olacak sanirim… Halâ hiç bir seyin degismemesine ve gerçek faillerin yakalanmamasina yönelik olarak somut bir tepkide bulunuyor musunuz?

Cem: Turan Dursun da, Hrant Dink de bu toplumda tabu kabul edilen/ettirilen iki konuda açikça söz söyleme cesareti göstermistir. Birisi dini digeri ise milli degerlerle ilgili olarak toplumda genel kabul görenin tersi yönde görüs bildirmistir. Bu açidan konumlarini benzer görüyorum. Turan Dursun'un öldürülmesi nedeniyle hissettigim aci ile Hrant Dink'in öldürülmesi sonrasi hissettigim aci ayni derecededir diyebilirim.


TD- Bugün hala halkin çok büyük bir kismi Turan Dursun’u tanimiyor. Bunun nedeninin bir çok alanda karsilastigimiz sansür uygulamasi oldugunu düsünüyorum. Sizce bu sansürü kirmak için ne yapmamiz gerekir?

Cem: Tüm olanaklari kullanarak mücadele etmekten baska çare yok. Internet azinliklarin ifade araci olarak olanaklar sunuyor. Bundan maksimum oranda faydalanmak gerekiyor. Bu arada her ne kadar bir Alevi kanali olsa da SuTV gibi demokratik-özgürlükçü TV kanallarinin yayina baslamasi bana umut veriyor.

TD- Aslinda Turan Dursun’un sansürcü zihniyetle ilk çatismasi Sivas’tan Sinop’a sürgün edilmesiyle baslamis. 1990’da öldürülmesine kadar giden süreçte neler yasadi Dursun?


“Bir gün “Versene bana o Komünist kitaplarindan birini..” diyor ve okuyor.”

Cem: Sinop'a sürgüne gönderildiginde orada bir ögretmenle tanisiyor. Bu ögretmen de kendisi gibi sürgünde.. Ögretmen bir Marxist. O’nun için “Ne iyi bir insan; keske komünist olmasaymis!” diye geçiriyor içinden. Bir gün “Versene bana o Komünist kitaplarindan birini..” diyor ve okuyor. Marxist olmuyor ama dini reddetmesinde bu olayin etkisinin oldugunu tahmin ediyorum. Ancak bu olayda beni asil etkileyen sudur: Muhafazakar Müslümanlarin kendi temel ilkelerine ters gelen kitap okuduklari pek görülmez. Islam’i mutlak dogru gördükleri için farkli görüsleri ögrenmek istemezler. Turan Dursun'un benimsemedigi bir düsünceye ait bir kitabi okumak ve ögrenmek istemesi bana onun, farkli yasam anlayislarini da ögrenmeye açik, arastirmaci, bilimsel-süpheci, özgür düsünceli bir insan oldugu fikrini veriyor.


“Süleyman Ates ve Yasar Nuri Öztürk o dönemde karsisina çikamiyor Turan Dursun'un.”

70'li yillarda TRT'de bir dönem çocuk programi yapimciligina basliyor. Programlarda laik, demokratik degerlere yaptigi vurgular nedeniyle görevine son veriliyor.

Islam'i ve dini elestiren yazilarini kitaplastirabilmek için yayinevlerini kapi kapi dolasiyor. En demokrat yayinevleri bile korkuyor kitaplarini yayimlamaya. En sonunda Dogu Perinçek'in kapisini çaliyor; Perinçek kabul ediyor. Ayni zamanda o dönemde çikardiklari “2000'e Dogru” adli dergide de bir köse veriyor Turan Dursun'a. ‘Eren Kutsuz’ takma adiyla bu kösede yazdigi yazilar 80'lerin sonlarinda büyük yankiya sebep oluyor. Süleyman Ates ve Yasar Nuri Öztürk o dönemde karsisina çikamiyor Turan Dursun'un. Çünkü Turan Dursun Islam'a ve Arapça’ya çok hakim. (Ancak o öldükten sonra yazabildiler.)


Simdilerde de Arif Tekin, Ilhan Arsel, Erdogan Aydin var ayni mücadeleyi devam ettiren. Ancak onlarin Arapçasi Turan Dursun kadar iyi degil; bazisinin hiç yok...


TD- Karsilastiginiz olumsuz tepkiler ve sorunlar arasinda ölüm tehditleri vb. tehlikeler var mi?

Cem: Muhafazakar Müslümanlar’in büyük çogunlugu mesajlarinda bizi Allah'a havale ettiklerini, cezamizin onun tarafindan verilecegini söylüyor. Ancak aralarinda bizim izimizi aradiklarini, bulduklarinda öldüreceklerini, hatta önce iskence yapacaklarini, kestikleri kafamizi baska bir sitede yayinlayacaklarini söyleyenler de mevcut.


TD- Tabulari yikarak daha güzel bir dünya yaratmaya çalisan kardeslerimizi oyunlara kurban verirken siz kendinizi nasil güvende hissediyorsunuz?

Cem: Siddet kültürünün varligini halen önemli derecede devam ettirdigi Türkiye'de kendimizi güvende hissetmemiz mümkün degil. Ancak mücadeleyi birakmak da mümkün degil. Atletizmdeki bayrak yarisi gibi bayragi birilerinin alip devam etmesi ve baskalarina da devretmesi gerekiyor. Asil bunu yapamazsak Turan Dursun ölmüs olacak. Riskin bilincinde olarak mücadeleye devam etmek gerekiyor.

TD- Emeginiz ve ilginiz için çok tesekkür ederiz. Kolay gelsin, iyi çalismalar!

-

Anket

Bu ayın Dünya Emekçi Kadınlar Gününü içerdigi göz önüne alındığında, sizce İslam'da kadın-erkek haklar bakımından eşit midir?

 a) Evet, İslam'da kadın ile erkek eşit haklara sahiptirler.
 b) Evet, İslam din olarak kadın ve erkeğe eşit hak vermiştir, ama uygulama erkek egemenliği doğrultusunda gelişmiştir.
 c) Hayır, İslam'da kadın-erkek eşitliği yoktur. Ve zaten kadınla erkeğin eşit haklara sahip olması uygun olmaz.
 d) Hayır, İslam'da kadın-erkek eşitliği yoktur. Dolayısı ile İslam, ana öğretilerinden vazgeçmeden modernize edilmelidir.
 e) Hayır, yoktur. Çünkü İslam, 1400 yıl öncesinin Arap örf-adetlerinden çıkma, evrenselliği olmayan, insan ürünü bir öğretidir.
 f) Hiçbiri

Sonuçlar

Oturum Paneli

Kullanıcı adı:
Şifre:
Beni Hatırla

Üye değil misiniz?
Kayıt Olun!

Şifrenizi mi Unuttunuz?

Sitemizden Haberler

Yeni YouTube Kanalımız ve Video Bölümümüz
Yayınlanma: 15 Şubat, 2010

Değerli TD Sitesi Üyeleri ve Okurları,

uzun bir aradan sonra tekrar faaliyetlerine başlayan sitemizin Video Çalışma Grubu, ilk iş olarak daha önce hazırlanmış olan toplam 27 çalışmayı iki ayrı platformda toparlamış ve ilginize sunmuş bulunmaktadır.

Videolarımızı TD Sitesinin YouTube Kanalında izleyebilirsiniz.

Yanısıra bütün videolarımız, (daha düşük çözünürlükte) Ana Sayfamızın Video Bölümünde de yer almaktadır.

Devamı...




Prof. İlhan Arsel'i Kaybettik
Yayınlanma: 9 Şubat, 2010

Değerli hocamız Prof. İlhan Arsel'i 7 şubat 2010 pazar günü kaybettik.

1921 yılında doğan İlhan Arsel akademisyen, öğretim görevlisi ve yazardı. Turan Dursun'un yakın dostu da olan İlhan Arsel özellikle İslam dinini ve semavi dinleri eleştiren kitapları ile tanındı.

Ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

İlhan Arsel Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1942 yılında aynı fakültede doçent ve profesör oldu. Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde doktorasını yaptıktan sonra, otuz yıldan fazla bir süre boyunca üniversite öğretim üyeliğinde bulundu; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde "Anayasa Hukuku" dersleri verdi. 27 Mayıs Darbesi'nin ardından yeni bir anayasa tasarısı hazırlamakla görevli on kişilik İstanbul Komisyonu'na, ve daha sonra Kurucu Meclis Öntasarısı'nı oluşturan beş kişilik komisyona üye şeçildi. 1966 yılında Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından Cumhuriyet Senatosu'na Kontenjan Senatörü olarak atandı. Daha sonra tekrar üniversiteye döndü. 1971 yılında, merkezi New York'ta bulunan "Inter-University Associate" kuruluşuna danışman ve araştırmacı olarak alındı ve bu kuruluşun kronolojik yorum esasına göre yayınladığı "Constitutions of the Countries of the World" (Dünya Ülkeleri Anayasaları) adlı 14 ciltlik yapıtın "Türkiye" ve "Belçika" bölümlerini (1971 yılı itibariyle) hazırladı. 1975 yılında, ders vermekte bulunduğu Ankara Polis Enstitüsü'nden istifa etti. 1977 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden de istifa etti. Bu tarihten itibaren araştırma ve öğretim faaliyetlerine devam etti.

 

Devamı...




Soner Yalçın ve Naima Dursun Haberi
Yayınlanma: 22 Ocak, 2010

17.01.2010 Tarihinde Hürriyet gazetesinde Soner Yalçın imzalı yazıda Naima Dursun'un intiharı

konu edinilmiştir.

Baştan aşağı duyarlı vicdan sahibi bir gazetecilik örneği verilen yazıda muhtemelen bir dizgi hatası

nedeniyle Naima Dursun'un ölüm tarihi Turan Dursun'un katledilişinden 20 yıl sonra olarak gösterilmiştir.

Naima Dursun'un canına kıyması 2004 yılında gerçekleşmiştir. Yani olay yeni değildir.

Sitemize gelen başsağlığı dilekleri üzerine bu açıklama zorunlu hale gelmiştir. Sayın Soner Yalçın'ın da  

bu hatayı düzelteceğine inanıyoruz.

Saygılarımızla....





Mucize Yalanları Sitemiz Yayına Başladı
Yayınlanma: 10 Ocak, 2010

Değerli Turan Dursun Sitesi Üyeleri ve Okurları,

Hurafelere, batıl inançlara ve dogmalara karşı aklın, bilimin ve sağduyunun sesini gürleştirmek adına, katkıda bulunmaya çalıştığımız aydınlık mücadelesinde Turan Dursun Sitesi olarak bir önemli projeyi daha hayata geçirmiş bulunmaktayız:

MucizeYalanları.com adlı yeni Sitemiz bugün yayın hayatına başlamıştır.

Sahte bir bilimsellik maskesiyle, Kuran'da bilimsel mucizeler bulma girişimi son yıllarda, özellikle internet ortamında gittikçe yaygınlaşmış ve birçok inanırın adeta itikadi dayanak noktası haline gelmiştir.

Harun Yahya, Ömer Çelakıl ve diğerleri gibi baş mucizecilerin iddialarına, derli toplu, kapsamlı ve somut yanıtlar sunacak olan Mucize Yalanları Sitemizin internet ortamında önemli bir boşluğu kapatacağını düşünüyoruz.

Bugün doğumunu kutladığımız sitemiz, sürekli yenilenecek, geliştirilecek ve yeni mucize reddiyeleriyle genişletilecektir.

Bu süreçte hepinizin ilgi ve katkılarını da bekliyoruz. Yeni Sitemizdeki mucize reddiyelerinin altındaki linkten forumumuzda somut metinle ilgili açılmış olan başlığa ulaşabilir, görüşlerinizi, sorularınızı, eleştiri ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

Projenin başlangıcından bu güne kadarki süreçte katkılarını esirgemeyen tüm arkadaşlarımıza ve Mucize Yalanları Çalışma Grubuna teşekkür ederiz..




Harun Yahya'nın Sitemiz Aleyhinde Açtığı Dava Red Edildi
Yayınlanma: 24 Kasım, 2009

Harun Yahya'nın geçtiğimiz yıl sitemiz aleyhinde açtığı dava bugün sonuçlandı.

İstanbul'da süren duruşmanın bugünkü son celsesinde hakim red kararı verdi.

Harun Yahya olarak da anılan Adnan Oktar evrim teorisi aleyhindeki yayınları ve sık sık hakkında açılan davalarla biliniyor.

Harun Yahya, sitemizin forum bölümlerinde kendisine hakaret edildiğini iddia ediyor ve manevi tazminat talep ediyordu.





Yazar Arif Tekin Sitemizde
Yayınlanma: 17 Kasım, 2009

Araştırmacı Yazar Arif Tekin 18 Kasım 2009 tarihinde itibaren sitemizde yazmaya başlayacak.

"Kur'an'ın Kökeni", "Muhammed ve Kurmaylarının Hanımları", "Sumerler'den İslam'a Kutsal Kitaplar ve Dinler", "Kur'an'da Allah" kitaplarının yazarı olan Arif Tekin site ana sayfamızda bulunan Yazar Köşesi'nde yazmaya başlayacak.

Sayın Arif Tekin'e teklifimize olumlu yanıt verdiği için teşekkür ediyor ve site yönetimi adına hoş geldiniz diyoruz.

Konuyla ilgili forum başlığımız aşağıdaki linktedir:

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=14718

Arif Tekin Kimdir?

Diyarbakır ili, Kulp ilçesi Akdoruk (Gavgas) Köyü'nde doğdu...

 

Devamı...




Ekim 2009 Ayın Makalesi Yarışması Sonucu
Yayınlanma: 12 Kasım, 2009

Turan Dursun Sitesi Forumları Ekim 2009 En İyi Makale Ödülü "Allah varlığını kesin olarak bildirseydi imtihanın anlamı kalmazdı'' Argümanı" adlı forum yazısına verilmiştir.

Birinci olan makale Dinlerden Özgürlük Grubu (DÖG) forumunda yapılan oylama sonucu belli oldu.

Söz konusu makaleye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://www.turandursun.com/forumlar/...53&postcount=1

Makalenin yazarı olan ulpian'ı tebrik eder katkılarının devamını dileriz.




İngilizce Sitemiz Yayınına Başladı
Yayınlanma: 28 Eylül, 2009

Sitemizin İngilizce versiyonu turandursun.net bugün yayınına başladı.

İngilizce sayfalarımız daha önce sitemizde alt sayfalar olarak yer alıyordu. Dolayısıyla yabancı ziyaretçilerimizi önce Türkçe sayfalar karşılıyordu. Yeni sitemiz giriş sayfasından itibaren tamamen İngilizce. Yakın bir zamanda Almanca sayfalarımız da turandursun.net'e aktarılacak.

Turan Dursun Sitesi'nin dışa açılımında önemli bir adım olan turandursun.net sayesinde yabancı dostlarımızla daha sıkı bir ilişki ummaktayız. 





Bu Akşam Haberturk TV Kanalında Evrim Teorisi tartışması
Yayınlanma: 14 Ağustos, 2009

Bu akşam (14 ağustos 2009 cuma) Habertürk tv. kanalında saat 21.00 civarlarında evrim teorisi konulu bir tartışma programı yapılacak. Programa sitemizde köşe yazarlığı da yapan Bilim ve Gelecek Dergisi'nin yönetmeni Ender Helvacıoğlu'nun yanısıra  Yard. Doç. Dr. Hasan Aydın ve Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy katılacaklar.

Sitemizde programla ilgili bir forum başlığı da açılmıştır:

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?goto=newpost&t=11868





Tarihsel Gerçekler Işığında Çağrı Filmi
Yayınlanma: 2 Ağustos, 2009

Sitemizin Video Çalışma Grubu, Çağrı filminin eleştirel değerlendirmesi üzerine olan video belgesel çalışmasını tamamlayarak yayına soktu. Otuz üç dakikalık belgeselimizi Video sayfamızdan izleyebilir veya bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
Devamı...




2 Temmuz Özel Duyurumuz
Yayınlanma: 8 Temmuz, 2009

2 Temmuz Madımak Katliamı Turan Dursun Sitesi Özel  Bülteni olarak geniş kesimlere duyuruldu.

“Allah’ın emirlerini yerine getirmek için ciddiyetle gayret et; gevşeklik gösterme! Müslümanları öldürenleri ele geçirirsen onları başkalarına ibret olacak şekilde öldürerek öçlerini al! Şayet Allah sana zafer nasip ederse onları (mürtedleri) ateşte yak!

Tarihçi Taberî'ye göre bu emir Buzâha Savaşı sonrası komutan Hâlid’e, Ebubekr tarafından verilmiş...
Taberî, Halid'in bu emri canla başla yerine getirdiğini anlatır...

Devamı...




Sonraki sayfa >>