haci
08-12-2004, 19:04
Ali Baba ve kırk haramiler de olabilirdi bu yazımın başlığı.. Ama aradaki fark haramilik olmazdı... Çapulculuk, haydutluk ve yağmacılık da olmazdı... Cehalet ve bağnazlık da... Arada en ufak bir fark bulamazdınız... Birinin bir dünya dini ve yaşam tarzı olması dışında... Başlangıcının unutulup, kitlelere yayılması ve milyarları kendine bağlaması dışında... Bu inanılmaz ve şaibeli başlangıcın mantıklı bir açıklaması olmalı. Yoksa onu bir mucize olarak kabul edip, bağrımıza basmaktan başka yapacak hiç bir şeyimiz yok. Buna da gönlüm bir türlü razı olmuyor. Kabul edemiyorum bu ilkel dini ve onunla ilgili başlangıç mitolojisini.. Hepsi bana sonradan efsaneleştirilmiş destanlar gibi geliyor... Yalanlar başımı döndürüyor, midemi bulandırıyor.... Basiretimi bağlamaya çalışıyor bu sapkınlıklar ama, yine de beni susturmaya yetmiyor. Gerçeklerin bilinmesini istiyorum. Yalın gerçeklerin.. Katıksız, salt, pür gerçeklerin......
İslam’ın peygamberinin mütevazi bir başlangıcı vardır. Bir koyun çobanıdır, Muhammed. Eski bir Arap ilahı olan Allah’ın kendisine resul olarak atayacağı bir geçmişe sahip değildir. Okuma yazması yoktur. Kendisine evlenecek kız bile bulamamıştır. Evlilik teklif ettiği bir kız ve babası tarafından bu isteği reddedilmiştir. 25 yaşına ulaştığı zaman bir kaybedendir, Muhammed. Parlak bir geleceğe sahip olacağının en ufak bir işareti yoktur. Ama bir gün bu makus talihi aniden değişecek ve kendisinden önce iki koca eskitmiş zengin bir dul olan Emine tarafından evliliğe davet edilecektir. Koyun çobanlığından emekli, Mekke’ye yerleşerek şehirleşmiş bu eğitimsiz ve cahil Kureyş’li bedeviye, ilerde peygamber olma yolu açılmıştır. Allah ne hikmetse İslam dinini başlatması için bu ümmi dinsizi seçmiştir.
Muhammed’in ölümü ile dört hanifeler devri başlamıştır. Kimdir, nedir bu hanifeler? Nasıl bir geçmişe sahiptirler? Nasıl bir eğitimden geçmişlerdir? İslam dışında bir dünya görüşleri ve yaşam felsefeleri var mıdır? İnsanlığı nasıl bir istikamete doğru yönlendirmeyi düşünmektedirler? Bu soruları sormamak elde değildir. Çünkü insanlık aniden İslam denen yeni bir dinin sapkın ilkelerini izleyen güçlü insanların etkisi altına girmiştir. Onların lideri durumunda olan halifeler insanlığın geleceğini saptayacaklardır. Bu halifelerin dünya görüşü ve yaşam felsefesi insanlığın kaderini değiştirecek güce sahiptir. Muhammed’in makus talihi değişeli epeyi olmuştur. İnsanlığın makus talihi ise daha yeni başlamaktadır.
Halifelerin özgeçmişini yakından incelerseniz, İslam’ın peygamberi gibi onların da hemen hiç bir eğitimden geçmemiş, bir dünya görüşü ve yaşam felsefeleri olmayan meczuplar olduklarını görürsünüz. Dördünün de aslı haramilerden farksızdır. Fakirlik, düşkünlük ve cehalete dayanan bir din, Muhammed ve dört halifesinin haydutluk, eşkiyalık ve çapulculuğu ve hitabettiği Arap toplumunun üstün askeri nitelikleri sayesinde, aniden ufukta beliren güçlü bir çöl fırtınası gibi ortaya çıkarak yöreye yayılmış ve insanlığı tehdit etmeye başlamıştır. Dünya artık eskisi gibi olmayacaktır.
İslam’ın müritleri İslam’ı başlatan ve yayan Muhammed ve dört halifesine büyük değerler atfederler. Onların ardından sayıları giderek artarak günümüze dek ulaşan binlerce destan, öykü ve masal yazılmıştır. Hiç birinin doğru olmadığı kesindir. Muhammed’in ölümünden sonra halifeliğe atanan İslam’ın dört büyüğü kendilerine atfedilen üstün niteliklere layık olmaları olanaksız insanlardır. Çünkü dördünün de geçmişi haydutluk, eşkiyalık ve çapulculuğa dayanmaktadır. İkisi baba katili, biri alkoliktir.
Muhammed ve dört halife ilginç bir çete oluşturmuşlardır. Günümüz İslam’ı işte bu çetenin mirasıdır. İslam’ın başlangıcı şaibelidir. Bundan yüzlerce yıl sonra yok olmadan önce, daha çok acılı ve ızdıraplı günler yaşattıracaktır İslam, insanlığa.. Yok olduktan sonra bile tümüyle kaybolmayacak ve daha binlerce yıl insan yaşamını olumsuz olarak etkilemeye devam edecektir.
Hiç bir din kendisine inananları İslam kadar değiştirmemiştir.
Hiç bir din uygarlıkları İslam kadar yozlaştırmamıştır.
Hiç bir Tanrı insanlığa Allah kadar hükmetmemiş ve ona sahip olmamıştır.
Hiç bir çete insanlığı bu kadar uzun zaman için ve bu kadar kötü, acımasız ve zalim bir şekilde etkisi altına almamıştır...
HACI
İslam’ın peygamberinin mütevazi bir başlangıcı vardır. Bir koyun çobanıdır, Muhammed. Eski bir Arap ilahı olan Allah’ın kendisine resul olarak atayacağı bir geçmişe sahip değildir. Okuma yazması yoktur. Kendisine evlenecek kız bile bulamamıştır. Evlilik teklif ettiği bir kız ve babası tarafından bu isteği reddedilmiştir. 25 yaşına ulaştığı zaman bir kaybedendir, Muhammed. Parlak bir geleceğe sahip olacağının en ufak bir işareti yoktur. Ama bir gün bu makus talihi aniden değişecek ve kendisinden önce iki koca eskitmiş zengin bir dul olan Emine tarafından evliliğe davet edilecektir. Koyun çobanlığından emekli, Mekke’ye yerleşerek şehirleşmiş bu eğitimsiz ve cahil Kureyş’li bedeviye, ilerde peygamber olma yolu açılmıştır. Allah ne hikmetse İslam dinini başlatması için bu ümmi dinsizi seçmiştir.
Muhammed’in ölümü ile dört hanifeler devri başlamıştır. Kimdir, nedir bu hanifeler? Nasıl bir geçmişe sahiptirler? Nasıl bir eğitimden geçmişlerdir? İslam dışında bir dünya görüşleri ve yaşam felsefeleri var mıdır? İnsanlığı nasıl bir istikamete doğru yönlendirmeyi düşünmektedirler? Bu soruları sormamak elde değildir. Çünkü insanlık aniden İslam denen yeni bir dinin sapkın ilkelerini izleyen güçlü insanların etkisi altına girmiştir. Onların lideri durumunda olan halifeler insanlığın geleceğini saptayacaklardır. Bu halifelerin dünya görüşü ve yaşam felsefesi insanlığın kaderini değiştirecek güce sahiptir. Muhammed’in makus talihi değişeli epeyi olmuştur. İnsanlığın makus talihi ise daha yeni başlamaktadır.
Halifelerin özgeçmişini yakından incelerseniz, İslam’ın peygamberi gibi onların da hemen hiç bir eğitimden geçmemiş, bir dünya görüşü ve yaşam felsefeleri olmayan meczuplar olduklarını görürsünüz. Dördünün de aslı haramilerden farksızdır. Fakirlik, düşkünlük ve cehalete dayanan bir din, Muhammed ve dört halifesinin haydutluk, eşkiyalık ve çapulculuğu ve hitabettiği Arap toplumunun üstün askeri nitelikleri sayesinde, aniden ufukta beliren güçlü bir çöl fırtınası gibi ortaya çıkarak yöreye yayılmış ve insanlığı tehdit etmeye başlamıştır. Dünya artık eskisi gibi olmayacaktır.
İslam’ın müritleri İslam’ı başlatan ve yayan Muhammed ve dört halifesine büyük değerler atfederler. Onların ardından sayıları giderek artarak günümüze dek ulaşan binlerce destan, öykü ve masal yazılmıştır. Hiç birinin doğru olmadığı kesindir. Muhammed’in ölümünden sonra halifeliğe atanan İslam’ın dört büyüğü kendilerine atfedilen üstün niteliklere layık olmaları olanaksız insanlardır. Çünkü dördünün de geçmişi haydutluk, eşkiyalık ve çapulculuğa dayanmaktadır. İkisi baba katili, biri alkoliktir.
Muhammed ve dört halife ilginç bir çete oluşturmuşlardır. Günümüz İslam’ı işte bu çetenin mirasıdır. İslam’ın başlangıcı şaibelidir. Bundan yüzlerce yıl sonra yok olmadan önce, daha çok acılı ve ızdıraplı günler yaşattıracaktır İslam, insanlığa.. Yok olduktan sonra bile tümüyle kaybolmayacak ve daha binlerce yıl insan yaşamını olumsuz olarak etkilemeye devam edecektir.
Hiç bir din kendisine inananları İslam kadar değiştirmemiştir.
Hiç bir din uygarlıkları İslam kadar yozlaştırmamıştır.
Hiç bir Tanrı insanlığa Allah kadar hükmetmemiş ve ona sahip olmamıştır.
Hiç bir çete insanlığı bu kadar uzun zaman için ve bu kadar kötü, acımasız ve zalim bir şekilde etkisi altına almamıştır...
HACI