PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mustafa Kemal idareyi neden bir İngiliz'e vermek istedi?


31-10-2005, 16:29
abdurrahman dilipak'in, bir ba$ka açidan kemalizm kitabindan alintidir...

...
atatürk'ün ölüm do$eginde, uzerinde en fazla dusundugu mesele, kendisinden sonra programini uygulayacak bir kimse bulup, yerine gecirip geciremeyecegi hususuydu...Bunun için zamanin büyük elçisi Sir Percy Lorain'i Istanbuldaki Dolmabahçe Sarayi'na çagirdi

Ikisi arasinda geçen konu$malar 30 sene gibi bir sure gizli kaldi. Bu gizli konusmalar, ilk olarak Piers Dixon'un hayati(çifte Diplomat) isimli kitabinda yer aldi ve daha sonra da "Hutçinson Yayinevi" tarafindan yayinlandi. Piers Dixon'un dokumanlari arasinda Sir Percy Loraine tarafindan zamaninin Ingiliz di$i$leri bakani Lord Halifax'a gonderilmis olan bir telgraf da vardi. Telgraf, Ingiliz tarihinin en oneli belgelerinden biri idi. Loaraine, ölum dö$eginde olan 'diktatör'le yaptigi bu mülakati çok enteresan olarak nitelendiriyor. Bu belgede Loarane, Lord Halifax'a $unlari yaziyordu:

"...Huzurunda vardigimda, ekselanslarini yastiklara yaslanmis vaziyete, iki doktorla, hem$irenin tedavisic ....

Ondan sonra , Ekselanslari, benimle yavas yavas, dikkatliyce konusmaya basladi. Beni hic bir zaman bana layik olmayan bir makamda gormek istemedigini ve buraya onun için cagirdigini söyledi. Hakkinda arzuladiklarini gerceklestirmem icin cok ricada bulundu, kendisini musbet bir cevap vermemi istiyordu.

Süphesiz, ben gecmiste onunla cokca bir arada bulundum ve cok mulakatlar yaptim. Zma bu, son mulakatim olabilirdi. O uzun ve macerali hayati boyunca beraber .......Sadece benim dostluguma ve nasihatima guveniyor ve bu dostlugun pekismesine ehemmiyet veriyordu.

Ben sanki 'Türkiye'nin ba$kaniymi$im' gibi benimle, çok sade ve serbest bir sekildi me$veret ediyordu.

Onun bir ba$kan olarak, ölümünden önce, kendi makami için birisini tavsiye etme selahiyeti vardi. Onun en büyük arzusu kendisinden sonra, 'Turkiye'nin Ba$kani' olarak onun vazifesini uzerine almam idi.. Teklifi kar$isinda benim nasil bir cevap verecegimi bir an once ogrenmek istiyordu.
......................adam dusunuyor teklif uzerine ve..............................................

Ekselanslari, benim omrumun buyuk bir kisminin Majeste'nin hükümetinin hizmetinde gecirmis oldugumu biliyordu. Ben hâl-i hazirdaki i$imde, birkaç sene daha calismayi ümid ediyordum. 'Ekselanslari' ise, simdi benden kesin bir cevap istemekteydi. Kendilerine $u cevabi verdim:

Idari i$leri iyi yapip yapmayacagimdan suphe ediyorum. Turkiye'nin cumhurbaskanligini yuklenmek mes'uliyeti ile Ingiltere buyukelciligi arasinda çok büyük fark vardir. Tecrube ve kabiliyetlerimin, ancak elimdeki i$i yurutmek için aranan imtiyazlar oldugunu biliyor, bunun icin, kesin bir $ekilde ve üzülerek teklifinizi kabul edemedigimi bildiriyorum....'

Martin Gilbert

ewet bu yazi turkiyede yayinlanmis bir kitaptan alintidir, zaten onun için yalan olamaz yoksa adami asmis olurlardi (ama abdurrahman dilipak a 200 den fazla dava açilmis ve hiç birini kaybetmemi$, çünkü kaynaklarinin hemen hemen hepsi devlet ar$ivleridir)

niye ataturk o kadar övdügü turk milletine (karakteristik, caliskan,....) degil de bir ingilize IDAREYI VERIYOR??????!!!!

Tuzbaykucbars
31-10-2005, 18:25
Bu konuya merak etmen cok ilginc.
Asli varmi yokmu bilmeden sunlari demekden kendimi alamiyorum.
Devletin bir milli cagdas devleti olmasi cabasini kimin devam ettirebileceginden bildigi arkadaslarindan uygun birini bulamadigindandir bence. Inönü o ne gibi devrimler getirdiki?
Yinede onun devrimlerini yürütecek bir Türk yok !

my-zone
01-11-2005, 01:35
internette konuyla ilgili hiçbir bilgi yok varsa linkini yazman gerekir aksi halde iftira atıyorsun demektir

erolgeç
06-03-2008, 23:42
abdurrahman dilipak'in, bir ba$ka açidan kemalizm kitabindan alintidir...bir ingilize IDAREYI VERIYOR??????!!!!
makale yazarının adı yeterlidir, bu çarpık iddiaların
mesnetsiz ve kasıtlı bir iftira olduğunu anlatmakta..

imhotep
06-03-2008, 23:53
Bu kadar büyük bir iftira duymamıştım daha önce.

Herkesin her söylediğine inanmak bilgisizliktendir. Mustafa Kemal'i anlamış herhangi bir kişinin bu tür mesnetsiz iddialar karşısında safsatalarla boğulmasının imkanı yok.

Safirat
07-03-2008, 01:00
Atatürk'ün Ingiliz büyükelçisi Sir Perey Loraine'e Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığını önermesi kadar saçma bir iddiayı buraya getirmek olsa olsa bir Fettullahçı ya da Pkk'lıya mahsus olabilir. İnternette baktım daha çok Pkk'lıların yazılarında çıkıyor bu metin, doğrusu Dillipak'ın kitabında da olması beni şaşırtmadı.

Abdurrrahman Dillipak'ın da kitabında yazdığı bu safsata kabilinden iddialarının tek tek çürütüldüğü kitap olarak Turgut Özakman'ın "Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele" isimli eserini öneririm.

http://kitap.antoloji.com/kitap.asp?kitap=26560

Turgut Özakman Abdurrahman Dillpak gibi tarihten anlamayan birisini madara etmekte hiç zorluk çekmemiş. K.Mısıroğlu da payını almış.

Mustafa Kemal'i İngiliz casusu olmakla eleştirenlere İngiliz belgelerini öneririm, okusunlar.

İngiliz belgelerinde Mustafa Kemal'in nasıl büyük bir Türk lideri olduğu daha iyi anlaşılır:

http://e-magaza.ttk.org.tr/switch.php?file=ProductInfo&cat_id=95&product_id=2135
http://e-magaza.ttk.org.tr/switch.php?file=ProductInfo&cat_id=82&product_id=354

Ayrıca Osmanlı belgelerinde de İngiliz Yüksek Komiserliğinin saraya gönderdiği *Mustafa Kemal'in görevine son verilmesi, yargılanması, derhal İstanbul'a getirilmesi, faaliyetlerine karşı önlem alınması vb. yazılı emirler ile doludur. O zaman İngiliz Yüksek Komiserliği yazılı bir şekilde bu emirlerini saraya sunuyor saray da bu emirleri bire bir yerine getiriyordu.

(Bu belgelere bir ara orjinal haliyle internette görmüştüm şimdi bulamıyorum, bulan olursa bildirsin lütfen)

ozgur_beyin
07-03-2008, 01:18
abdurrahman ve avanesi, atatürk hakkında (olumsuz olarak )her bulduğu ''belgeyi'' kutsal metin mantığıyla,
kendi yandaşlarına servis ediyorlar.
rıza nur'un hatıralarınıda bu ekip yayınlamıştı.
okuyanlar bilir. rıza nur hatıralarında , karısı dahil herkesi kötüllemiş ''karısının kendisini aldattığını'' bile söylemişti.
rıza nura bakarsanız ,kendi sütten çıkmış akkaşık , geri kalanların *hepsi ya hain, ya satılmış, yada hortumcudur.
abdurrahmanın ne ''allah birdir'' dedğine, nede belgelerine inanılmaz.çünkü bu adamda büyük bir atatürk düşmanlığı ve art niyet vardır

aydoe
07-03-2008, 01:21
Dilipak şeriatçıdır ,Atatürk düşmanıdır.Mazlumder bünyesinde pkk ya çalışır.
Türkiye Cumhuriyet'ine düşmandır yıkmak için elinden geleni ardına koymaz.
Tabi ki bunların amacı Cumhuriyeti yıkmaktır.Araçları dindir hedefleri Atatürk ve TSK 'dır.
Arap finosudur bunlar.
Kitabı da yalanlar manzumesidir.

benberepe
07-03-2008, 02:35
deme insana malum olmamış mana mı kalmıştır eğer meçhul ararsan her işin encamı kalmıştır...

mutluluk35
07-03-2008, 03:54
Tarihte genellikle basit insanların,tarihe yön vermiş kişileri eleştirerek kendilerini tatmin ettiklerini görürüz.Böylece kendilerini onları da alt kategoriye koymak suretiyle daha derin bir tarih bilincine sahip olduklarına inandırmışlardır.Hele bir de bu kişiler ''biz zaten mutlak gerçeği biliyoruz''mantığına daha doğrusu mantıksızlığına sahip şeriatçı zihniyetse iş iyice çığrından çıkar.Şimdi biz dilipaka muhammedin halifeliği ölmeden önce bir yahudiye devretmek istediğini ama *o kişi kabul etmediği için bu makamın kendisinin istemediği kişilerce işgal edilmiş olduğunu söylesek bir anda kendi tabuları için işletemediği mantık devreye girer ve böyle birşeyin gerçeklik kazanmadığı için olsa olsa iftira olabileceğini dile getirir büyük olasılıkla.Şimdi ortada büyük bir açmaz var.Yaşanmış olabilirliği olan fakat hiçbirzaman gerçekleşmemiş bir durum yaşanmış varsayılıp eleştiriliyor.Aslında bu olay şeriatçı zihniyetin bilinçaltını çok iyi yansıtıyor.Nasıl yapsak da Atatürkü ingiliz ajanlığıyla itham etsek.Yani eleştirel akılla gerçeği olabildiğnce kavrayabilmek yerine dogmatik inançlarına mantıksal kılıf uydurmaya çalışıyorlar.Şimdi ben soruyorum..Atatürk sadece bu Loaraine isimli büyükelçi kendisinin teklifini reddetti diye mi idareyi bir ingilize devretmekten vazgeçmiş.Yani bu sözde büyük plandan ingiliz elçisinin kişisel inatçılığı yüzünden mi vazgeçilmiş.Ya da Atatürk bütün dengeleri bu adam üzerine mi kurmuş ki reddedilince''sen bunu reddettin idareyi bir ingilize vermenin artık bi anlamı kalmadı'' yaklaşımıyla başka bir üst düzey ingiliz bürokratla bu işi halletmemiş.Belki de Loaraine teklifini reddetmedi diye kahrından ölmüştür.herkese mutluluklar :D

mhmd
07-03-2008, 09:54
Sn. ozgur_beyin,

Değerli ağabey, Rıza Nur ve eseri için "-rıza nura bakarsanız ,kendi sütten çıkmış akkaşık , geri kalanların *hepsi ya hain, ya satılmış, yada hortumcudur" diye yazmışsınız.

Bizce eksik kalmış. Şu an, Rıza Nur'un, Hayat ve Hatıratım eserini okumaktayım ancak henüz bitiremedim. Bize oldukça samimi itiraflarda bulunduğu izlenimi vermekte. *(Özellikle kendisi hakkındakiler için)
Kendi bakış açısı ile pek tabiidir ki yanlı ve kinle yazılmış bir eser. Hayat kronolojisinin, coğrafi seyrine şöylece bir baksak bu yanlı ve yanlışları da göreceğiz gibi.

Dediğim gibi eksik kalmış. Bu eserinde kendisini ak kaşık gibi göremedik.
Siyasete bulaşmadığı dönemlerde bile hayatındaki lekeleri ve üstündeki kirleri samimi şekliyle yazar gördük. Üstelik, kendisine uygulanan cinsel tacizleri dahi en ince ayrıntısına kadar yazabilecek kadar samimi, genelevlerdeki maceralarını överek anlatabilecek kadar edepsizce...
Bu eser belki iyi bir otobiyografi olabilir ancak kesinlikle tarihi olamaz diye düşünüyorum...

okinono
07-03-2008, 20:24
Rıza Nur'u sevmem. Bencil bir adamdır. ama 3 ciltlik hatıraları önemlidir. Özellikle İsmet İnönünün otel odasında ajan bir fahişe ile basılması olayı tamamen doğrudur.

Maraştan güya sürülenlerin izmir bornovaya Trenler ile sevk meselesi de önemldir.


Ayrıca hatıralarını sanıyorum 20 yıl sonra falan açılması kaydı ile Bristish müzesine vermiştir. İngilizler ile Paşanın direktifleri doğrultusunda çok görüşmede yapmıştır.

Polemik oluşturacak bazı kişilere ait belgelerinde aslının bugün British müzesinde olduğu bilinmektedir.

Rıza Nur'a deli demek işin kolayıdır. Eğer Rıza Nur deli ise memlekette başka adam mı yoktu da Lozan'a tercüman ve heyet azası olarak gitti. Böyle önemli bir göreve liyakatsiz birinin seçilmesi seçeni veya seçenleri soumlu kılar.

Rıza Nur bence, yaşamı boyunca gösteremediği cesaretin hıncını, öldükten sonra almş birisidir. Ve bu biriktirdiği hıncının temelinde de kıskançlık vardır.

Ben hep Rıza Nur adını duyunca bir kamu kurumunda rüşvet paylaşımından dolayı birbirlerini ihbar eden memurların halini göz önüne getiririm.

Ayrıca genel anlamda Sinoplular Rıza Nur'u *severler. Orada müzeside vardır.
Selamlar

gerilla
07-03-2008, 21:56
abdurrahman *dilipak'in, *bir *ba$ka *açidan *kemalizm *kitabindan *alintidir...
*
gösterdiğin kaynağın...