Orijinalini görmek için tıklayınız : Tevil
Ateisler bizi çok eleştirmişlerdir..Özelliklede islamda anlaşılamayan akla ters gelen proplemleri akla uyduracak şekilde yorum yapmamıza.."oooh ne güzel derler,ayetleri bin bir türülü yorumla istediğiniz şekilde yorumluyor haklı çıkmaya çalışıyorsunuz"..Tevil yani mantıksal yorumlama sadece dindemi acaba?
Fizikte tevil yokmu?Tabiki var ...Fakat onu bir türlü görmezler..Belki bilmediklerinden ,belki okumadıklarından belki olayın temeline inemediklerinden..
Mesela fiziğin temel kuralıdır"ısınan maddeler genişler,soğuyan maddelerin hacimleri daralır"..
Fakat su, bu kurala uymaz.. Su soğuduğunda hcmi genişler..Şimdi ne olacak?Temel kurala aykırı bir durum ..Tabii tevil devreye girer..Suyun şu özelliğinden dolayı su soğuduğunda hacmi genişler der, işin içinden çıkar...
Asla sorulmaz!İyide kardeşim niçin var?olmaması lazımdı..demez...
Çünkü cevab ;War işte !ne yapalım!dır.
Yine sudan bir örnek .Bir gazın bir gazla yaptığı bileşikler gazdır.Hatta molekül ağırlığı düşükse gaz bileşik olması şarttır.
MEsela h2s,co2,metan,...
Fakat suya bakıldığında molekül ağırlığı çok düşük ve ikiside gaz olan iki bileşikten olmasına rağmen,son ürün olan su sıvıdır,.Gaz olması lazımdı.Yine ters...
tabii tevilller başlar"whander walls çekim kuvvetindené dolayı sıvı oluyormuş..
Ama çok ters mantıksız !siz sadece bir olaya isim takıyorsunuz ,böyle bir şey olmaması lazımdı diyemezsin..
Ters ama var..Dolayısıyla bu kuralı böyle kabul edeceksin..
Newton fiziğide böylee .....Kütle çekimyasası moleküler seviyede hiç bir işe yaramıyor..
tabii teviller başlıyor...Kuantum ve belirsizlik işe giriyor..Bizi bu proplemden kurtarıyor..
Efendim bir atamun hem yeri hem hızı aynı anda belirlenemez deyip bizi tamamen izafi gerçeğin asla tam belirlenemeyeceği bir kaosa atıyor..
Işıkta böyle Dalgamı ,parçacıkmı?
Parçacıksa neden girişim saçakları oluşturuyor?Çok mantıksız..
Tabii teviller başlıyor..Efendim buı ışığa has bir şey deyip kesip atıyor..
Daha bir çok örnek var...İşin özü teviller yani akla uydurmalar sadece dine has bir şey değil..
Pozitivistte olsak tersliklerin nedenini sorgulamaktan ziyade akla uydurmaya çalışıyoruz..
Çünkü yapacağınız çok fazla bir şey yok..
Yani "hikmetinden sual olunmaz" sadece dinde değil pozitif ilimlerdede var
Maddenin davranışlarını yalnız kendileri ile ilgili nitelikler değil, aynı zamanda fizik yasaları da saptamaktadır. Maddenin davranışlarında Tanrı’yı arayanları tanımlayan bir terim vardır.
Panteizm... (Kamutanrıcılık)
Reel bir panteisttir... İnkar edebilir. Çünkü ne olduğunu henüz bilimiyor. Ben kendisine ne oluduğunu söylüyorum..
HACI
Verilmek istenende bu zaten ...fiziksel yasaların genele yayılamaması ,bazı yerlerde tezad teşkil etmesi..İnsanlar bu tezadları ortaya koyar fakat ,neden böyle diye sorgulayamayaz!!Teville akla uydurur..İsim verdiği nedenlerlede tezadları örter..İŞte size fizik..
Panteist olmka yada olmamak...İlla bir akımın üyesi olmam şart değil....
Ben kurancı biriyim..Bizim felsefede kuran ilim kitabı değildir..Kuran ilim için yorumlanamaz..Ancak ilmi verilere göre kuran yorumlanır..
Doğrusuda budur..
selam
(reel''e)
Merhaba. Te''vil kavramından bahsederken bunun din dışı alanlarda da yapıldığından bahsetmiş ve fizikten örnekler vermişsiniz. Yazınızın başında Te''vil kelimesini "mantıksal yorumlama" olarak almışsınız. Sizin kullandığınız manaya sadık kalarak bir iki örnek vermek istiyorum. Çok bilinen bir ayete göre Allah yeri, göğü ve ikisinin arasındakileri 6 günde yaratmıştır. (Kaf 38. ayet) Daha sonra kimi tefsirciler bu 6 günün bildiğimiz anlamdaki gün olmadığını, bunun devre anlamına geldiğini söylemişlerdir. Ayette yazan gündür, onlara göre bunu devre olarak yorumlamak gerekir. Bir başka örnek bir hadisten, Birgün Hz. Muhammed eliyle Yemen tarafına işaret ederek "İman Yemenli''dir" demiş. (Sahih-i Buhari, 1971 Türk Tarih Kurumu Baskısı, 9. cilt 1362. Hadis) Kimi alimler bu hadiste açıkça Yemen denmesine rağmen aslında Mekke''nin kastedildiğini belirtmişlerdir. Buna bazı "mantıksal" gerekçeler de göstermişlerdir. Buraya kadar anlatılanlar gerçekten söylediğiniz manaya uyuyor.
Gelelim fizikle ilgili örneklerinize. Verdiğiniz örneklerin hepsi deneysel olarak elde edilmiş bulgulardır ve defalarca tekrar edilebilirler. Belirli bir zaman dilimine kadar kimi konularda genellemeler yapan insanlar başka bir durumla karşılaştıklarında bu genellemeyi bozan istisnalar vardır diyebilirler. Bunlar te''vil değil, deneysel olarak, gözlemle edinilmiş sonuçlardır. Işığın hem parçacık hem dalga özelliği göstermesi, bunun nasıl olduğu araştırılacak bir konudur. Hiç kimse bize ışığın herhangi bir formda sabit olduğunun garantisini vermedi. Evet bu gerçekten ışığa özgü birşeydir. Eğer böyleyse ne denebilir? İki durum da deneyle kanıtlanıyorsa birini yok mu sayalım? Neden suyun soğuduğundaki durumu diğer örneklerin tersine olamasın? Doğadaki durumlar bizim sınıflandırmalarımıza göre olmak zorunda mıdır? Doğa bunun olduğuna dair insanlara bir garanti mi vermiştir? İnsanlık zaman içinde doğayı anlamka için kendi kurduğu hiyerarşiler ,sınıflamalar vs. içinde değişiklik yapıyor keşfettikçe. Diğer durumda (dini konularda yorum yapılırken), başka, yüce bir varlığın kurduğu sistem hakkında yorum yapıyor. Dikkat edilirse ikisi çok farklı şeyler. Siz sonsuz kudrette bir yaratıcıya inanıyorken, onun yeri göğü 6 günde yaratamayacağına dair bir kanıt bulabilir misiniz? Hz. Muhammed Yemen''i işaret edip söylediğinde aslında Mekke''yi kastettiğini kanıtlayabilir misiniz? İslam''da özellikle Kur''an''daki ayetler için te''vil yolunun seçilmemesi gerektiğini savunan pek çok alim de var. Üstelik ne tür ayetlerin te''vil edilebileceği de belirlenmiş.
Belirli kavramları kullanırken dikkatli olmak gerek. Henüz açıklığa kavuşmamış herhangi bir olay için yorum yapmak çok doğaldır. Ama dinde belli konular herhalde kıyamete kadar te''villi kalmak zorundadır. Bir de bir sorum olacak. Eğer Kur''an''ın "ilmi" verilere göre yorumlanması gerektiğini kabul edersek, ilimin söylediği bazı şeyler Kur''an''daki, diyelim bazı ayetlere uymazsa o zaman ne yapabiliriz? O ayetleri nasıl yorumlarız?Saygılarımla..
[Belirli kavramları kullanırken dikkatli olmak gerek. Henüz açıklığa kavuşmamış herhangi bir olay için yorum yapmak çok doğaldır. Ama dinde belli konular herhalde kıyamete kadar te''villi kalmak zorundadır. Bir de bir sorum olacak. Eğer Kur''an''ın "ilmi" verilere göre yorumlanması gerektiğini kabul edersek, ilimin söylediği bazı şeyler Kur''an''daki, diyelim bazı ayetlere uymazsa o zaman ne yapabiliriz? O ayetleri nasıl yorumlarız?Saygılarımla..[/quote]
Akılla nakil(kuran) uyşmaz ise akıl kabul edilir nakiller tevil edilir..Aslında tefsirin temel kuralıdır..
İnsan nekadar ateistde olsa realistte olsa hiç bir zaman bir bilimsel veriden genellemeye çıkamıyor..İsbatı yapılmış bir kural bakıyorsunuz bir noktada fire veriyor..Yeni düzenleme ve tanım istiyor..
Nedir gerçek doğru?bulunabilirmi?
İşte bunun cevabını ilimi olarak asla veremeyiz..günümüzün kanunları tarih olacak..bu döngü devam edecek..Teviller sürecek..
İnsan eğer hiçbir bilimsel veriden yola çıkıp genellemelere varamasaydı uygarlıklar nasıl kurulurdu bunu söyler misiniz? İnsan doğadaki olayların, olguların nedenlerini doğru olarak keşfedemesydi teknik ya da teknoloji gelişebilir miydi? Eğer siz bir doğal sürece hakimseniz bu süreci taklit ederek ya da kimi manipülasyonlar yaparak onu değiştirebilir, bunu pratik olarak kullanabilirsiniz. Klonlama olayında olduğu gibi. Eğer DNA''nın kendini eşleme mekanizmasını doğru olarak biinmeseydi klonlama gerçekleştirilemezdi. Bunun gibi milyonlarca örnek verilebilir. Yalnız...
Bir tür sabırsızlık örneği gösteriyorsunuz gibi geliyor bana. Biz, insanlığın geldiği bu birikimle, bu yüzyılda, bu kadar bilgiye sahibiz. Kimse 2004 yılında herşey çözülecek diye garanti vermedi. Ve doğaya dair bilgi edinme sürecinin ivmesi gittikçe artıyor. O kadar çok veri akışı oluyor ki bunları değerlendirmek ayrı bir bilim dalı haline geliyor. Yani verili durumda insanlığın elindeki avucundaki bu. Ama sürekli artıyor,değişiyor. Henüz keşfedilmemiş olaylar hakkında elbette spekülasyon yapılabilir. Bu, geçmişte olmuş, öne sürülmüş, anlaşılamamış dini bir takım ifadeleri yorumlamaktan farklı birşeydir. Sürekli takip ettiğiniz halde "ilim"sel gelişmenin hızı sizi yılgınlığa sürüklüyorsa, "gerçek doğru"ya çok çabaladığınız halde "ilim" le ulaşılamayacağını düşünüyorsanız ve bu yüzden kendinizi daha inançlı, Allah''a daha yakın hissediyorsanız o sizin bileceğiniz iştir. Dindeki te''ville ilimdeki te''vilin farklı olduğuna dair fikrimi size anlatmaya çalıştım. Newton fiziği tarih olmadı, suyun tersi bir özelliği ortaya koymasına karşın "ısınan maddeler genişler" yargısı tarih olmadı. Gerisi sizin tecihinizdir...Saygılar.
Bu başlıkta verilmek istenen tevilin sadece dine has bir şey olmadığı pozitif bilimler içinde geçerli olduğunu ortaya koymaktır..Fakat bilim deney ve isbat ön pilanda olduğundan bu yapılan tevillerin görmezden gelinmesidir.
Dolayısıyla kuran için bazı ucuzdan yorum yapıp ,kesip atıp ,peşin hükümle sonuca gidenlerin nekadar yanlış davrandığını ortaya koymaktır.
Size bilimsel alandaki deneysel sonuçlarla, dindeki te''vilin farklı şeyler olduğunu yazdım. Bunun böyle olduğunu samimi bir inanır da görebilir. Öze ilişkin birşey söylemiyorsunuz. Bir inadı sürdürüyorsunuz. Daha fazla uzatmanın anlamı yok.
Tevil kelimesinin anlamını bilmediğimden İslam Alimleri için böyle yapmışlardır diyemem.KUR''AN ve SÜNNET olarak iki kaynağın birleştirilmesinden başka bir şey de yapılmamıştır.Bu birleşmede İCMA kesin KIYAS ise tercihli doğrudur.Olay bundan ibarettir.KUR''AN''ı kendi kafanıza göre anlayıb da biz doğrusunu söyleyince tevil yapılıyor diyemezsiniz,Çünkü biz ancak naklediyoruz.O nakil de KUR''AN''ın ve SÜNNET''in hakimiyet kurduğu kalblerden oluşan bir toplumdan (ASHAB-I KİRAM) geliyor.