haci
12-11-2004, 03:31
DİN NEDİR?
Din hem bir araçtır, hem de bir amaç! Çoğu kere hem deneyimlenmek istenen bir yaşam tarzı, hem de ulaşılmak istenen bir sonuçtur.
Ülkemizde, hatta dünyada din birçok şeydir. Din, Allah’a giden tek yol, O’nu yorumlayan ve tekeline alan tek eğilim ve O’nu müritlerine dirhem dirhem satan tek kurumdur. Bir çoğunun gözünde din, sevgidir, aşktır… Güzelliktir, iyiliktir. Sadakattır, güvenliktir. İçtenliktir, saygıdır. Hürmettir, bağımlılıktır…. Din, kaçması, kurtulması, ihmal edilmesi olanaksız bir gerçektir. Din herşeydir. Herşeyin yargılandığı bir değer ölçüsü, sayısız değerlerin vurulduğu bir mihenk yaşıdır….
Maneviyat simsarlarının bu kadar önemli bir aracı ihmal etmesi mümkün değildir. Hemen her yerdedir onlar.. Dini pazarlayanlar……. Din ve Allah’a sahip çıkanlar, onun aracılığı ile Allah’ı yorumlayanlar ve O’nu müritlerine para ile satanlar…..
Allah kavramını tekeline alan ve onu müritlerine pazarlayan, bazıları onların ırzına geçen, diğerleri ahlaksız serbest seks öneren, müritlerinin benliğini, kişiliğini, hatta vücudunu çalan ve sonunda onları yakarak, siyanürle zehirleyerek, savaş meydanlarına sürerek ve daha nice yollarla öldüren çok sayıda din vardır. Din aslında ilginç bir ticarettir. Değildir diyenler beri gelsin!.. Ahmet Hulusi’ler, Adnan Oktar’lar. Erbakan’lar ve Mercümek’ler kimlerdir? Bosna ve deprem paralarını çalanlar kimlerdir? Kumbasarlar kimlerdir? Kırk yıl önce ölen Bediuzzaman’dan prim yapanlar kimlerdir? Onlar dinin tüccarlarıdır.
Allah gerçekten var olsaydı, dinlere gereksinim olmazdı. Allah gerçekten iddia edildiği gibi güçlü, kuvvetli, görkemli olsaydı, dinler olmazdı. Dinlerin varlığı Allah’ın varlığı ile çelişki oluşturmaktadır. Çünkü ritüeller yalnız dinlere hizmet etmektedir. Onların çeşitliliği ya bir Allah’ın olmadığının kanıtıdır, ya da bu yaratıcının insanın hayal ürünü olduğunun…
Ritüellerin varlığı da Allah kavramı ile bağdaşmamaktadır. Allah insandan neden sağ tarafını yeğlemesini istesin? Ona neden falan duayı okumasını emretsin? Tabii bütün bunlara birer mazeret bulunuyor ama, onlar artık giderek sofistike olan insanları tatmin etmiyor.
Ayrıca dinlerin bu nitelikleri bazı simsarlar tarafından öğrenilip öğretilebilinen, alınıp satılabilen, kullanılabilen, bir meta olduklarını gösteriyor. Bu halleriye dinler bazıları tarafından kendilerine çıkar sağlayan bir araç olarak kullanılıyor. Onlar için din hem araçtır, hem de yaşamlarını sağladıkları bir amaç…… Allah var olsaydı dinler yalnız O’nun için bir araç olabilirlerdi… Dinin simsarlar için araç olması Allah’ın olmadığının diğer bir delilidir..
Görünüşe göre dinler hem kendi içlerinde, hem de birbirleri arasında tutarsızlık içermektedirler. Allah’ı çeşitli şekillerde tanımlayan binlerce dinin insanlığı çoğu kere birbirlerine zıt, farklı emirlerle yönetmeye çalışması, Allah’ın varlığı ile değil, daha çok yokluğu ile bağdaşmaktadır.
Aralarında çok sayıda iyi niyetli ve masum müritlerin bulunmasına rağmen bugün pratik edilen dinlerin tümü, köhne ve çağ dışı değerlere daha büyük önem verdikleri için ahlaksız kurumlardır. Biraz daha yakından inclenirlerse dinlerin gerçekten korkunç yalanlar ve sahtekarlıklar dizisi olduğu görülür. İnsanlığa karşı işlenen suçtur dinler.. İstisnasız tümü öyledir..
HACI
Din hem bir araçtır, hem de bir amaç! Çoğu kere hem deneyimlenmek istenen bir yaşam tarzı, hem de ulaşılmak istenen bir sonuçtur.
Ülkemizde, hatta dünyada din birçok şeydir. Din, Allah’a giden tek yol, O’nu yorumlayan ve tekeline alan tek eğilim ve O’nu müritlerine dirhem dirhem satan tek kurumdur. Bir çoğunun gözünde din, sevgidir, aşktır… Güzelliktir, iyiliktir. Sadakattır, güvenliktir. İçtenliktir, saygıdır. Hürmettir, bağımlılıktır…. Din, kaçması, kurtulması, ihmal edilmesi olanaksız bir gerçektir. Din herşeydir. Herşeyin yargılandığı bir değer ölçüsü, sayısız değerlerin vurulduğu bir mihenk yaşıdır….
Maneviyat simsarlarının bu kadar önemli bir aracı ihmal etmesi mümkün değildir. Hemen her yerdedir onlar.. Dini pazarlayanlar……. Din ve Allah’a sahip çıkanlar, onun aracılığı ile Allah’ı yorumlayanlar ve O’nu müritlerine para ile satanlar…..
Allah kavramını tekeline alan ve onu müritlerine pazarlayan, bazıları onların ırzına geçen, diğerleri ahlaksız serbest seks öneren, müritlerinin benliğini, kişiliğini, hatta vücudunu çalan ve sonunda onları yakarak, siyanürle zehirleyerek, savaş meydanlarına sürerek ve daha nice yollarla öldüren çok sayıda din vardır. Din aslında ilginç bir ticarettir. Değildir diyenler beri gelsin!.. Ahmet Hulusi’ler, Adnan Oktar’lar. Erbakan’lar ve Mercümek’ler kimlerdir? Bosna ve deprem paralarını çalanlar kimlerdir? Kumbasarlar kimlerdir? Kırk yıl önce ölen Bediuzzaman’dan prim yapanlar kimlerdir? Onlar dinin tüccarlarıdır.
Allah gerçekten var olsaydı, dinlere gereksinim olmazdı. Allah gerçekten iddia edildiği gibi güçlü, kuvvetli, görkemli olsaydı, dinler olmazdı. Dinlerin varlığı Allah’ın varlığı ile çelişki oluşturmaktadır. Çünkü ritüeller yalnız dinlere hizmet etmektedir. Onların çeşitliliği ya bir Allah’ın olmadığının kanıtıdır, ya da bu yaratıcının insanın hayal ürünü olduğunun…
Ritüellerin varlığı da Allah kavramı ile bağdaşmamaktadır. Allah insandan neden sağ tarafını yeğlemesini istesin? Ona neden falan duayı okumasını emretsin? Tabii bütün bunlara birer mazeret bulunuyor ama, onlar artık giderek sofistike olan insanları tatmin etmiyor.
Ayrıca dinlerin bu nitelikleri bazı simsarlar tarafından öğrenilip öğretilebilinen, alınıp satılabilen, kullanılabilen, bir meta olduklarını gösteriyor. Bu halleriye dinler bazıları tarafından kendilerine çıkar sağlayan bir araç olarak kullanılıyor. Onlar için din hem araçtır, hem de yaşamlarını sağladıkları bir amaç…… Allah var olsaydı dinler yalnız O’nun için bir araç olabilirlerdi… Dinin simsarlar için araç olması Allah’ın olmadığının diğer bir delilidir..
Görünüşe göre dinler hem kendi içlerinde, hem de birbirleri arasında tutarsızlık içermektedirler. Allah’ı çeşitli şekillerde tanımlayan binlerce dinin insanlığı çoğu kere birbirlerine zıt, farklı emirlerle yönetmeye çalışması, Allah’ın varlığı ile değil, daha çok yokluğu ile bağdaşmaktadır.
Aralarında çok sayıda iyi niyetli ve masum müritlerin bulunmasına rağmen bugün pratik edilen dinlerin tümü, köhne ve çağ dışı değerlere daha büyük önem verdikleri için ahlaksız kurumlardır. Biraz daha yakından inclenirlerse dinlerin gerçekten korkunç yalanlar ve sahtekarlıklar dizisi olduğu görülür. İnsanlığa karşı işlenen suçtur dinler.. İstisnasız tümü öyledir..
HACI