Orijinalini görmek için tıklayınız : Cehennemden Korkmalı mısınız ?
digeri_1
04-07-2009, 15:59
GEHENNA
YeniAhit’te, ‘cehennem’ (ya da ölüler diyarı) olarak tercüme edilen iki Yunanca sözcük bulunmaktadır. ‘Hades’in, İbranice sheol’e karşılık gelir.
‘Gehenna’ , Kudüs’ün hemen dışındaki atık çöplüğünün ismi idi; ki orada kentten gelen atıklar yakılırdı. ( günümüzde Filipinler’de Manila dışındaki ‘dumanlı dağ’ vb.)Özel bir isim olarak,- yani gerçek bir yerin ismi olarak - bu sözcük ‘cehennem’ olarak tercüme edilmekten çok, ‘Gehenna’ şeklinde, tercüme edilmeden bırakılmalıdır. ‘Gehenna’, İbranice ge-ben (gey) Hinom (Hinom vadisi) sözcüğünün Arami dilindeki karşılığıdır. Bu, Kudüs’ün kenarında bulunur .Gömülmeye bile layık görülmeyen suçluların cesetleri buraya atılırdı. Ancak kesinlikle canlı bir yaratık bu göle atılmazdı .
Hinnom Vadisi hiç bir şekilde "cehennem "olarak çevilemez ancak günümüz hrıstıyanlar kendi düşünce sistemleri doğrultusunda bu terimi kullanıyorlar .
Din Adamları'nın öğrettikleri
Hrıstıyan aleminde birçok din adamı ,cehennemin fiziksel işkence yapılan ateşli bir yer olduğunu öğretmekteydı . Ancak son zamanlarda ( ben de çok sık rastlıyorum ) bu görüşü bırakmışlar ve bunun yerine 1994te yayımlanan inanç ve ibadet klavuzu katolik katesizmi şöyle diyor : Sonsuz azap bir ateşten çok tanrıdan ayrı kalmaktır" .
Ancak yinede bir çok kişi cehennemin fiziksel ve ziihinsel bir işkence yeri olduğunda ısrar eder.
Cehennemin Tarihine Kısa Bir Bakış
Kökeni Putperestliğe İlkel İnançlara Dayanır.
Eski Mısırlılar cehenneme inanırdı.MÖ 1375 yılına tarihlendirilen bir kaynak şöyle der :"baş aşağı ateş çukuruna atılan ... ve oradan kaçamayacak ,oradaki alevlerden kurtulamayacak kişiler .."den söz eder. (The Book Am-Tuat) .Yunanlı Plutarkhos (MS. y.46-120 ) yerin altındaki dünyada yaşayanlar hakkında şunları yazar : dehşet verici işkenceler görürken ve dayanılmaz utanç verici azaplar çekerken ,acı çığlıkları artardı " .
Yahudi Mezheplerine Sıçrıyor
Trihçi İosephos ( MS . yK.37-100 ) ,bir yahudi tarikatı olan essenilerin canın ölümsüz olduğuna inandıklarını ve varlılarını sonsuza dek sürdürdüklerine inandıklarını bildirmiştir. Ona göre bu yunanlıların görüşlerini andırıyor ve bu kötü canların sonu gelmez cezalarla dolu ,karanlık ,dehşet verici yere kapatıldığını söylüyor.
Hrıstıyan Alemine Girişi
MS.2. y.y. da petrusun vahyi adlı apokrif kitap ,kötüler hakında şunları belirtir: "Onları saran sönmez bir ateş var ." Kitapta şunlar da yazılı :"Gazap meleği Azrail ,erkek ve kadınların bedenlerinin yarısını yanar hale getirip ,karanlığa,insanların cehennemine atar ve bir gazap ruhu onlara eziyet çektirir."
Aynı dönemde antakyalı yazar Teofilos ,kötülere verilen hükmü bildiren ,Yunanlı kadın peygamber Sibylla dan alıntı yaparak şöyle yazarr:"
Üzerinize ateş yağacak ve sonsuza dek hergün azap çekeceksiniz."
Bu sözlerin herkes için doğru olduğu da yazılıdır.
Cehennem Ateşi Ortaçağda Şiddeti Haklı Göstermek İçin de Kullanıldı
İngiltere kraliçesi olan (1553-1558) ve 300 protestanı direk üzerinde yakarak ,kanlı Mary olarak ta bilinen I. Mary'nin şunları söylediği yazılıdır :"Dinden sapanlar öldükten sonra sonsuza dek azap göreceğine göre ,benim açımdan tanrının intikamını örnek alarak onları yeryüzündeyken yakmaktan daha uygun bir seçenek yok ."
Günümüzde Yapılan Bir Tanım
Son zamanlarda yapılan tanımlar biraz değişti . Örneğin İngiltere Kilisesi öğreti Komisyonu ,1995te şu açıklamada bulundu :" Cehennem sonsuz azap yeri değil,tanrıya tam ve kesin şekilde karşı gelenlerin seçimindeki son ve değişmez noktadır; öyleki onlar için uygun olan tek son ,tamamen yok olmaktır" .
digeri_1
04-07-2009, 16:07
TEMSİLİ ATEŞ
İncil; Tanrı’nın, mezarda günahkârın tümden yok olması sonucunu verecek günah’a olan öfkesini ortaya koymak üzere, sonsuz ateş imajını sık sık kullanmaktadır. Sodom (kenti), ‘sonsuz ateş’ ile cezalandırıldı (Jude a.7), yani sakinlerinin kötülüklerinden dolayı tamamıyla yok edildi. Bu bu şehre ait harabeler, Ölüdeniz (Ürdün) sularının altında bulunmaktadır; ve şu anda sözcük anlamı olarak ‘sonsuz ateş’ten anlaşılabileceği gibi sürekli bir ateş içinde bulunmasının yolu yoktur. Aynı şekilde İsrail’in günahlarından dolayı Kudüs, Tanrı’nın öfkesinin sonsuz ateşi ile tehdit edildi:
"O zaman onun kapılarında bir ateş tutuşturacağım ve o Kudüs’ün saraylarını yutacak ve o sönmeyecek" (Jer. 17:27).
Benzer şekilde, Tanrı, Edom ülkesini ateşle cezalandırdı; şöyle ki bu, "gece de gündüz de sönmeyecek. Onun dumanı sonsuza dek tütecek: o, bir kuşaktan diğerine ıssız kalacak…orada baykuş ve kuzgun oturacak… saraylarında dikenler bitecek" (Is. 34:9-15). Tahrip olmuş Edom diyarında hayvanlar ve bitkiler olduğuna göre, sonsuz ateş deyimi, sırf sözcük anlamından çok, Tanrı’nın öfkesini ve O’nun belirtilen yeri tümüyle yok edişini ifade etmelidir.
‘Sonsuza dek’ anlamına gelen İbranice ve Yunanca deyimler, tam olarak ‘çağlar boyu’ anlamına gelir. Bazen bu gerçek bir sonsuzluğu ifade edebilir. Örneğin, Tanrı’nın egemenliği çağı. Ama her zaman bu böyle değildir. Ez. 32:14,15 buna bir örnektir: "Surlar ve kuleler sonsuza dek (çağlar boyu) güçlenecek… ruh üzerimize dökülünceye kadar". Bu da, ‘sonsuz ateş’teki sonsuzluğun diğer bir kavranış tarzıdır.
Tanrı’nın Kudüs’ün ve İsrail’in günahları karşısındaki tekrar tekrar öfkesi, ateşe benzetilmektedir: "Öfkemi ve kızgınlığımı bu yerin (Kudüs) üzerine dökeceğim… o tutuşacak ve söndürülemeyecek" (Jer. 7:20
Cehennem vardır.Ve orda hem fiziksel hemde ruhsal anlamda işkence çekilecektir.RAB MESİH İSA'ya iman olduğu sürece gerek yoktur korkmaya.Günah işlesek bile tövbe ve itiraf edip geri dönebiliriz.Yüce BABAMIZ merhameti,sevgisi engindir.RAB sevencendir lütfedendir tez öfkelenmez ama sevgisi sonsuzdur.
cehennemin olduğu ihtimalini düşünmek beni çok isyan ettiriyor bizi yaratan allahın bizi işkencelerle yakması iğrenç bir şey .. Biz doğurduğumuz yada bizden olan çocukları herşeyden korurken Allah neden yakmak istiyor ki anlayamıyorum..
saygılar..
parmis Güneşin_kızı
Allah kimseyi yakmaz istemez.Ama insanlar kendilerini ateş atmak istiyor malesef.RAB herkesin kurtulmasını istiyor.
cehennemin olduğu ihtimalini düşünmek beni çok isyan ettiriyor bizi yaratan allahın bizi işkencelerle yakması iğrenç bir şey .. Biz doğurduğumuz yada bizden olan çocukları herşeyden korurken Allah neden yakmak istiyor ki anlayamıyorum..
saygılar..
parmis Güneşin_kızı
sevgili parmis;çok haklısınız,bide Rab'bin sonsuz merhamet olduğu söylenir ya kara mizah gibi!, bir annenin çocuğuna olan merhametinden bile fazladır onun merhameti kullarına,karşılaştırılamaz bile filan denir sözde, ama gelin görün ki hem sonsuz merhamettir hem sonsuz işkenceleri de kullarına reva görür,bizde kendimizi ''ama bunları isteyen biziz'' diye kandırır,ona mazeretide kendimiz hazırlarız!insan psikolojisi işte!...:bounce:
dinlere göre cehennem olmalı zaten böyle hayatta zulmlere doymayan bir tanrı öteki dünyasındada zulme devam edecektir elbet... siz sevgili kullarına orda işkence etmeye devam edecektir sizin esirgeyici bağışlayıcı yüce tanrınız..
ama bizim korkacak bişeyimiz yok duyulmamıştır hiçbir çığlık hiçbir yakarış cehennemden insanoğlu kulağına...
elcihanaferin
05-07-2009, 20:02
Sn. Nathan,
Çok güzel bir alıntı yapmışsınız. Devamını merak ediyorum. Lütfen devamını getirin.
Ancak size öbür başlıkta attığım mesaj, Paolo efendinin yukarıdaki mesajı kaale alındığında doğrulanmış oluyor:
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=198264&postcount=51
Karakterleri icabı teist dinler hep bu görüntüyü vermiş ve bununla itaati hedeflemiştir. Bu arada her dinin kendinden öncekinin üstüne basamakla kurulduğunda hemfikiriz. Hıristiyanlık ta putperestliğe dayanıyor, doğrudur.
[quote=Paolo;198246]Allah kimseyi yakmaz istemez.Ama insanlar kendilerini ateş atmak istiyor malesef.RAB herkesin kurtulmasını istiyor.
Sevgili paolo sizin inancda ayri bi alem,Rab herkesin kurtulmasini istiyor,,, ama ne yazikki bu kainati yaratan güc yaratdigi insanlari ikna edemiyor veya onlari kurtarmaya (neyden kurtaracaksa)gücü yok.
digeri_1
05-07-2009, 20:16
Sn. Nathan,
Çok güzel bir alıntı yapmışsınız. Devamını merak ediyorum. Lütfen devamını getirin.
Ancak size öbür başlıkta attığım mesaj, Paolo efendinin yukarıdaki mesajı kaale alındığında doğrulanmış oluyor:
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=198264&postcount=51
Karakterleri icabı teist dinler hep bu görüntüyü vermiş ve bununla itaati hedeflemiştir. Bu arada her dinin kendinden öncekinin üstüne basamakla kurulduğunda hemfikiriz. Hıristiyanlık ta putperestliğe dayanıyor, doğrudur.
"C/P yapmışsınız ,iyi olmuş devam edin" mi diyorsunuz ?
digeri_1
05-07-2009, 20:24
sn paolo ,
İsa çoğu zaman simgesel konuşmuştur. Cehennem diye bir şey de öğretmemiştir. Bunu öğretenler "din adamları"dır.
Siz ölen kötülerin cehennem diye işkence diyarında fiziksel ve ruhsasl işkence göreceğine mi inanıyor sunuz ? Bu soınsuza dek sürecek öyle mi ?
Portakaloglu
05-07-2009, 20:54
"Kardeşine ahmak diyen cehennem ateşini hak edecek" (Matta 5:22)
Bakın bahsetmiş işte...
Evet sonsuza kadar sürecek...
digeri_1
05-07-2009, 20:58
Yanlış bir çeviri . Dahası "cehennem" diye bir sözcük geçmiyor bu kim(ler)in uydurması anlıyamıyorum . Orjinalinde "hinnom" dan bahsedilmekte. hinnoım vadisi ise Yok olmanın bir simgesidir. Çünkü oraya hiç bir "canlı" acı çekilmesi için atılmazdı. yok olması için atılırdı. Ayrıca bir çok çeviri hinnom vadisine atılmaktan bahseder.
İsanın burda demek istediği şu olabilir ,
kardeşini kırar,incitirsen yada ona zarar verirsen
gerçek anlamda yaşayamazsın. Sevgiyi fark edemezsin . Ruhsal
anlamda ölürsün . Bu olabilir ,ben böyle anlıyorum
sevgiler
MESİH İSA simgesel konuşmuştur doğru.Ama cehennem için hiçbir zaman öyle konuşmamıştır.Matta 25'i okuyunuz orda açıkça bahsediliyor cehennemden.Sonuç olarak RAB MESİH İSA üstüne basa basa cennet ve cehennemin olduğunu vurgulamıştır.Adam hem iman etmeyecek hemde her türlü kötülüğü yapacak.Sonrada ölünce birşey olmayacak.Ne yani?Yaptığı yanına mı kalıcak?
Byshaweling kardeşimde doğru demiş.RAB orda açıkça CEHENNEM ATEŞİ hak edecek demiş!
elcihanaferin
06-07-2009, 00:18
"C/P yapmışsınız ,iyi olmuş devam edin" mi diyorsunuz ?
Hayır C/P'den bahsetmiyorum.Samimiyetle devamını bekliyorum. Çünkü aktardıklarınız tarihsel gerçek gibi görünüyor. Yani bazı kiliselerin eski anlayışlarından dönerek gerçekten fertlerin hürriyetine önem verir, insanlara saygı gösterir ve doğmalardan kurtulur hale gelmesi çok ilginç, öğrenmeye değer. Mesela İslamiyet ve Yahudilik'te böyle bir gelişme olmadığını zannediyorum. Bu hususun İngiltere , İskoçya vs yerlerde belirmesi de ilginç. Katolik Kilisesi eskiden karşı çıktığı bazı doğa olaylarının gerçekliğini reddedemeyecek hale gelince, olayları sahiplenmişti. Ama burada bahsettikleriniz bunun çok ötesinde ve sizin deyiminizle pozitif enerjili bir durum, tutum. Dolayısıyla bu hususta başka aktaracağınız varsa, gerçekten bekliyorum.
cehennem diye bir yer yoktur
cennet denilen bir yer de yoktur
bu dünyada görevlerini tamamlayanlar
enerji döngüsüne katılacaklardır
bu enerji döngüsünde rol alacaktır
cehennemin hikayesi aslında ilk medeniyetlere dayanır
cehennem için yer altı dünyası denilir
ve orada çeşit çeşit acı çeken insanların olduğu betimlenir
hatta gılgameş destanında bile
gılgameş in dileğini yerine getiren tanrıça
yer altına bir boşluk açarak gılgameş in ölen arkadaşı enkidu ile görüşmesini sağlamış
enkidu nun anlattıklarından sonra
gılgameş ölümsüzlüğü bulmaya çalışıyor filan falan
işte bu bir mit
ve bu tür değişik mitler
dinlere de sıçramış ve yayılmışlardır
açıkcası son zamanlarda yaptığım araştırmalarda
islamiyetin kesinlikle uydurma bir din olduğu kanısına vardım
zaten ne yahudi ne musevi ne de hristyan din adamları islamiyeti kabul etmiyorlar
elcihanaferin
07-07-2009, 19:41
Sn. Natan bu ilginç konuyu sürdürmemiş. Belki de yazacağı bu kadardı. Bari ben bu konudaki düşündüklerimi aktarayım:
Cennet - Cehennem meselesi, yani buna inanıp inanmama, tamamen ahlakla ilgilidir. Bu ilgi de "ölümden sonraki hayat" dan gelmektedir.
Teist dinlere göre öldükten sonra diriliriz ve dünyadaki hayatımızda yaptıklarımızın hesabını veririz. Dolayısıyla bu dinlerin kurallarına göre yaşamış olmak cenneti, aksi ise cehennemi getirecektir. Seküler eğilim ise hayatın, insan tabiatına ve şartlarına göre yaşanması anlamındadır. İşte bu iki düşünce tarzının uygulanması kendini ahlak kurallarında gösteriyor.
En sonuncusu 1400 sene öncenin inançları olan teistik dinlerin getirdiği ahlak uygulamaları, aslında modern dünya toplumlarında - o toplum ne kadar dine bağlı olsa da - genellikle uygulanmıyor. Artık bu cins toplumlarda onay bulan değerler şahsi serbestlik, hayatını kazanmadaki başarı, ailenin ihtiyaçlarını dağlayabilme, karagün için biriktirme, kariyerinde ilerleme gibi değerlerdir. Diğer taraftan sevgi, anlayış, doğruluk, çalışma, iyilik vb gibi değerler de aşkın bir varlığı gerektirmeyen ve zaten evrensel olan değerlerdir. (Seküler değer anlayışının sadece ateistlere göre olduğu düşünülmesin. Bunu aslında çok daha geniş olarak hümanist değer anlayışı olarak düşünmek gerekir)
Buna karşılık teistik dinlerde otonom bir insan şahsiyeti aranmıyor. Bunlardan en enteresanı , yani modern toplum değerlerine en karşıt olanı ve modern toplumlarda yaygın olanı Hıristiyanlıktır. Çünkü Hıristiyan ahlakı diğerlerinden çok daha aşırı bir şekilde yukarda belirttiğim değerlerin tamamen zıddını söylüyor. Buna göre insanlar hiç yarını hiç düşünmemelidir. Bunun için kanıt mı istersiniz:
Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Göksel Babanız yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz? - Matta 6:26
Giyecek konusunda neden kaygılanıyorsunuz? Kır zambaklarının nasıl büyüdüğüne bakın! Ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler. - Matta 6:28
O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter." - Matta 6:34
Ve ne kadar malı, mülk varsa fakirlere verilmelidir. Zenginlik istenmeyen bir şeydir, hiç makbul değildir:
"Neyin varsa hepsini sat, parasını yoksullara dağıt; böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle."
Adam bu sözleri duyunca çok üzüldü. Çünkü son derece zengindi.
Onun üzüntüsünü gören İsa, "Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliği'ne girmesi ne kadar güç!" dedi.
"Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği'ne girmesinden daha kolaydır."
- Luka 18:22 - 25
Yani tam bir teslimiyet istenmektedir. Bu da modern toplumun ferdi serbesti ve sorumluluk gibi normlarının tamamıyla zıddıdır. Bugün çoğu insan bu görüşlerle bugünün ahlakı arasındaki çelişkiyi görmezden gelmektedir. İşin enteresan tarafı, kilise de bu konuda sessizdir. Ama bugün normal ve istenen hatta gerekli görülen değerlerle teist dinlerin ahlaki değerlerinin ne kadar ters ve yanlış düştüğü ortadadır. Dolayısıyla teist dinlerin bu ahlak anlayışının ne kadar önemsiz olduğu da bellidir.
Dini ahlak sadece önemsiz değil aynı zamanda ahlak dışıdır da. Bugün dünyada insan hakları, savaşlar, fakirlik vs gibi ahlaki sorular var. Her gün 3. dünya ülkelerinde açlıktan binlerce (doğru yazdım binlerce!) çocuk ölürken kilise evlilik öncesi seks ve boşanmış çiftlerin yeniden evlenip evlenemeyeceği, homoseksüelliğin toplum dışı sayılmasıyla uğraşıyor; İslamiyet ise baş örtüsü, pantolon giyme, fahişeliğin hülleli şekilde sürdürülmesi ile uğraşıyor vs. Yani dinler insanlığın büyük ıstırapları yerine ekonomik güçlerin etkisi altında kalmış ve ufak tefek işleri önemsemek durumunda. Gereken alanları ortaya çıkarmak, insanların, yöneticilerin gözüne sokmak varken önemsiz işleri takıntı haline getirmek ahlaksızlık değildir de nedir?
Pagan dinleriyle İSEVİLİĞİ karıştırmayınız lütfen.Cennette vardır cehennemde.Sayın elçihan hangi yerde çelişki gördünüz acaba?Ayetlerde hiçbirinde çelişki yoktur.Üsteki ayette RAB gereksiz yere telaşlanmayın der.Benim yolumdan gidin size bunlar verilecek der.Diğer yerde ise beni izleyin der.Yani çelişki yok ortada.MESİH inancı idda ettiğiniz şekilde hiç zıddını söylemiyor.RAB vereceğim yük hafif demiştir.Zoruna giden insanın içindeki nefsidir.Evt İSEVİLİK insanın nefsine zor gelir.Sanırım bunu kastettiniz heralde.
milomanara
07-07-2009, 20:38
Ben sevmem zaten soğuğu. Sıcacık cehennemde, kafamda buz torbası oh! Zaten bütün fırlamalar orada olacak. Yakmak için getirdikleri alkole iki damla limon sıktık mı, bizden keyiflisi olmaz. Düşünce suçlularını ayırırlar diye tahmin ediyorum :D
Portakaloglu
07-07-2009, 21:37
Haklısın Paolo kardeşim.Bana öyle geliyo ki bu insanların ateist oldukları için kalpleri rahat değil ve kendilerini avutmak için böyle yollara başvuruyorlar.Umarım Rab onlara dokunur.
Esenlikler
Sizin işiniz Tanrıya kalmış,Tanrı yardımcınız olsun sevgili Paolo ve Byshaweling
Rab sizinle eylensin,Allaha emanet olunuz.
elcihanaferin
07-07-2009, 23:01
Pagan dinleriyle İSEVİLİĞİ karıştırmayınız lütfen.Cennette vardır cehennemde.Sayın elçihan hangi yerde çelişki gördünüz acaba?Ayetlerde hiçbirinde çelişki yoktur.Üsteki ayette RAB gereksiz yere telaşlanmayın der.Benim yolumdan gidin size bunlar verilecek der.Diğer yerde ise beni izleyin der.Yani çelişki yok ortada.MESİH inancı idda ettiğiniz şekilde hiç zıddını söylemiyor.RAB vereceğim yük hafif demiştir.Zoruna giden insanın içindeki nefsidir.Evt İSEVİLİK insanın nefsine zor gelir.Sanırım bunu kastettiniz heralde.
1 - Üstteki mesajda hiç pagan dinlerinden bahsetmedim. Nerden çıkardınız bu ilişkiyi?
2 - Çelişkiden kastiniz mevcut toplum uygulaması ile Hıristiyan uygulaması değil herhalde. Çünkü, ayetlere Hıristiyanların aynen uyması gereğinden bahsediyordum. Aksi takdirde size cehennem var!
3 - İsevi inançla modern toplum inancı çelişiyor. Kapitalizmi ortaya çıkartan, yayan ve uygulayan Hıristiyanlar bir numaralı kapitalistlerdir. Bu durum İsa'nın zenginlerin her şeyini fakirlere vermesi isteği ile çelişiyor.
4 - Üstteki ayetlere göre bütün malınızı, paranızı ve mülkünüzü fakirlere dağıtmanız gerekiyor. Eğer bunu yapmamışsanız cehennemliksiniz. Bu işin telaşla falan ilgisi yok. Kesin emir böyle. Bu emirleri yerine getirmiyorsanız günah işliyorsunuz demektir. Siz o zaman Yahve Mesih'in sevgisine ve Krallığına layık olamayacak, dışarda yani cehennemde kalacaksınız.
Bu şekilde hemen tepki göstermeniz ve Mesih'in söylediklerine karşı çıkmanız da sizin dünya malına önem verdiğinizi ve dolayısıyla yanlış yaptığınızı gösteriyor. Yani kıvırtıyorsunuz, Rabbın ilettiği ahlaka uymamak için telaş vs yorumu yapıyorsunuz. Bu durum İsa'nın koyduğu kurallara uygun değildir. Derhal gereksiz mal ve mulkünüzü fakirlere dağıtıp Rabbin gerçek yoluna girmeniz gerekir. Yoksa sadece aldatmacı, görünüşte İsevi olan biri, yani günahkar olursunuz. Rabbinizin dediğinden çıkmayın! Onun koyduğu ahlak kurallarına uyun. Yoksa sizi cehennemde maddi manevi işkenceler bekliyor!
gayet rahatız merak etmeyiniz.......
Ayode bende sizin için düşünyorum aynısı.İşiniz Rabbe kalmış.Elçihan İSEVİLİK modern toplumla değil doğan benliğe ters gelir.Çünkü benlik insanı mahve götürür.Ama İSEVİLİJ aydınlığa.EDİT.O bölümleri iyice okuyunuz enine boyuna.Milomanara önce terbiyeyi konuşmayı öğren.Kötü söz sahibine aitir.Düdüğün kralı sensin.Sizide görüyoruz.Ahlakınız sıfır.Pardon eksilerde.Mantıksızlık MESİH İSA'yı duyupta inanmamak.Bu arada dediklerininde hiçbir kanıtı yok idda ettiklerinin.RAB sanada tez zamanda İMAN vermeyi ve körlükten ve sağılrıktan kurtulmayı ihsan eylesin.
18Çarmıhla ilgili bildiri mahvolanlar için saçmalık, ama kurtulmakta olan bizler için Tanrı'nın gücüdür. 19 (http://www.incil.com/doc/incil_html/1Co.Dipnotlar.html#1:19)Nitekim şöyle yazılmıştır:
«Bilgelerin bilgeliğini yok edeceğim,
zekilerin zekâsını boşa çıkaracağım.»
20 (http://www.incil.com/doc/incil_html/1Co.Dipnotlar.html#1:20)O halde bilge kişi nerede? Din bilgini nerede? Bu çağın hünerli tartışmacısı nerede? Tanrı, dünya bilgeliğinin saçma olduğunu göstermedi mi? 21Mademki dünya, Tanrı'nın bilgeliğine göre Tanrı'yı kendi bilgeliğiyle tanımadı, Tanrı, iman edenleri, saçma sayılan bildiriyle kurtarmaya razı oldu. 22Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Grekler ise bilgelik ararlar. 23Ama biz, çarmıha gerilmiş olan Mesih'i tanıtıyoruz. Yahudiler bunu bir yüzkarası, diğer uluslar da saçmalık sayarlar. 24Oysa Mesih, çağrılmış olanlar için,ister Yahudi ister Grek olsunlar, Tanrı'nın gücü ve Tanrı'nın bilgeliğidir. 25Çünkü Tanrı'nın `saçmalığı' insan bilgeliğinden daha üstün, Tanrı'nın `zayıflığı' insan gücünden daha güçlüdür.
26Kardeşlerim, aldığınız çağrıyı düşünün. Birçoğunuz insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu kişiler değildiniz. 27Ama Tanrı, bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti. 28Tanrı, dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için, dünyanın önemsiz, soysuz ve değersiz gördüklerini seçti. 29Öyle ki, Tanrı'nın önünde hiçbir insan övünmesin. 30Ama siz Tanrı sayesinde Mesih İsa'dasınız. O bizim için Tanrısal bilgelik, doğruluk, kutsallık ve kurtuluş oldu. 31 (http://www.incil.com/doc/incil_html/1Co.Dipnotlar.html#1:31)Bunun için, yazılmış olduğu gibi, «Övünen, Rab ile övünsün.»
Baba bir kimseyi bana çekmedikçe, o kimse bana gelemez.
RAB seni bereketlesin.
Bilhassa ahlaksal yönden bereketlemeli..
Bir de merak ediyorum böyle dileklerle bereketleniliyor mu?yoksa tembelliği ve cahilliği bir kenara bırakıp çalışmak ve bilimle iştigal etmekle mi oluyor bu bereketlenme işi
Bu sana milo!Bereketleme MÜJDELEME ve hizmet yapma durumu için denilir ve dilenir capito!
Yanlış öğreti yayanların yıkımı
Ama İsrail halkı arasında sahte peygamberler vardı, tıpkı sizin de aranızda yanlış öğreti yayanlar olacağı gibi. Bunlar kendilerini satın alan Efendi'yi[c] (http://www.incil.com/doc/incil_html/2Pe.Dipnotlar.html#c) bile inkâr ederek gizlice aranıza yıkıcı öğretiler sokacaklar. Böyleleri ani bir yıkıma uğrayacaklar. 2Birçok kişi de onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek. 3Açgözlülüklerinden ötürü uydurma iddialarla sizi sömürecekler. Onlar için çoktan beri verilmiş olan yargı gecikmez. Onları bekleyen yıkım da uyuklamaz.
4Tanrı, günah işlemiş olan melekleri esirgemedi; onları cehenneme atıp karanlıkta zincire vurdu. Yargılanacakları zamana dek orada tutulacaklar. 5 (http://www.incil.com/doc/incil_html/2Pe.Dipnotlar.html#2:5)Tanrı, eski dünyayı da esirgemedi. Ama tanrısızların dünyası üzerine tufanı gönderdiği zaman, doğruluk yolunu bildiren Nuh'u ve yedi kişiyi daha korudu. 6 (http://www.incil.com/doc/incil_html/2Pe.Dipnotlar.html#2:6)Sodom ve Gomora kentlerini yakıp yıkarak yargıladı. Bununla, tanrısızların başına geleceklerden bir örnek verdi. 7 (http://www.incil.com/doc/incil_html/2Pe.Dipnotlar.html#2:7)Tanrı, ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lut'u kurtardı. 8Onların arasında yaşayan bu doğru adam, görüp işittiği yasa tanımaz davranışlardan ötürü doğru yüreğinde her gün ıstırap çekerdi. 9-10Görülüyor ki Rab, kendi yolunda yürüyenleri, karşılaştıkları denemelerden nasıl kurtaracağını bilir. Doğru olmayanları, özellikle doğal benliğin yozlaşmış arzularının ardından giden ve yetkisini hor görenleri cezalandırarak yargı gününe dek nasıl alıkoyacağını da bilir.
Bu küstah ve dikbaşlı kişiler, yüce varlıklara sövmekten korkmazlar. 11Oysa melekler bile, güç ve kudrette daha üstün oldukları halde bu varlıkları Rab'bin önünde söverek yargılamazlar. 12Ama anlamadıkları konulardasövüp sayan bu kişiler, içgüdüleriyle yaşayan, yakalanıp boğazlanmak üzere doğan, mantıktan yoksun hayvanlar gibidir. Ve hayvanlar gibi, onlar da yıkıma uğrayacaklar. 13Ettikleri haksızlığa karşılık zarar görecekler. Gündüzün zevk âlemlerine dalmayı eğlence sayarlar. Onlar birer leke ve yüzkarasıdır. Sizinle yiyip içtikleri zaman kendi aldatıcı yollarından zevk alırlar. 14Gözleri zinayla[ç] (http://www.incil.com/doc/incil_html/2Pe.Dipnotlar.html#ç) doludur, günaha doymazlar. Kararsız kişileri ayartırlar. Yüreği açgözlülüğe alıştırılmış lanetli insanlardır. 15 (http://www.incil.com/doc/incil_html/2Pe.Dipnotlar.html#2:15)Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balam'ın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar. 16Balam, işlediği suçtan ötürü azarlandı. Konuşamayan eşek, insan diliyle konuşarak bu peygamberin çılgınlığına engel oldu.
17Bu kişiler, susuz pınarlar, fırtınanın sürüklediği bulutlar gibidirler. Onları koyu karanlık bekliyor. 18Çünkü yanlış yolda yürüyenlerden henüz kurtulanları, boş ve kurumlu sözler söyleyerek doğal benliğin tutkularıyla ve şehvet âlemleriyle ayartırlar. 19Onlara özgürlük vaat ederler, oysa kendileri yozlaşmışlığın kölesidirler. Çünkü kişi neye yenilirse, onun kölesi olur. 20Rab ve Kurtarıcı İsa Mesih'i tanımakla dünyanın çirkefliklerinden kurtulduktan sonra tekrar aynı işlere karışıp yenilirlerse, son halleri, ilk hallerinden beter olur. 21Çünkü doğruluk yolunu bilip de kendilerine emanet edilmiş olan kutsal buyruktan geri dönmektense, bu yolu hiç bilmemiş olmak onlar için daha iyi olurdu. 22 (http://www.incil.com/doc/incil_html/2Pe.Dipnotlar.html#2:22)Şu gerçek özdeyiş onların durumunu anlatıyor: «Köpek kendi kusmuğuna döner», «domuz da yıkandıktan sonra çamurda yuvarlanmaya döner.»
digeri_1
11-07-2009, 13:45
Haklısın Paolo kardeşim.Bana öyle geliyo ki bu insanların ateist oldukları için kalpleri rahat değil ve kendilerini avutmak için böyle yollara başvuruyorlar.Umarım Rab onlara dokunur.
Esenlikler
Dikkat ediniz ben Ateist değilim :)
sevgiler