PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ahzab Suresi (33)


haci
11-12-2004, 20:34
33-AHZAB

Ahzab, hızb teriminin çoğuldur. Hızb ise takım, birkaç kişilik arkadaş takımı, müttefikler anlamına gelir. Sureye bu adın verilmesinin nedeni, ahzap olayı (Vak’a-i ahzap) adı verilen Hendek savaşı üzerine nazil olmuş olmasıdır.

Maulana Muhammed Ali 73 ayetten oluşan ve Medine’de inan Ahzab suresini 9 bölüme ayırarak inceler. Biz de kolaylık olması için bu sistemi uygulayabiliriz.

Birinci bölüm ruhsallık ve fizik ilişkilerle ilgilidir.
İkinci ve üçüncü bölümlerde Kureyş ve *müttefik kabilelerin Medineye saldırısı işlenir.
Dördüncü bölüm Muhammed’in ve karılarının basit bir ev yaşamı olduğundan bahseder.
Beşinci bölüm Muhammed’in Zeynep’le evliliğini konu edinmiştir.
Altıncı bölüm de Muhammed’in evliliklerine değinir.
Yedinci bölümdeev yaşamı ile ilgili kurallar incelenir.
Sekizinci bölümde fitne çıkaranlar uyarılır.
Dokuzuncu bölüm inananlara öğütler içerir.


33- AHZAB . BİRİNCİ BÖLÜM. 8 AYET ARAPÇA

Bismillahirrahmanirrahim

1. Ya eyyühen nebiyyüttekıllahe ve la tütııl kafirıne vel münafikıyn* innellahe kane alımen hakıma

2. Vettebı''ma yuha ileyke mir rabbik* innellahe kane bima ta''melune habıra

3. Ve tevekkel alellah* ve kefa billahi vekıla

4. Ma cealellahü li racülim min kalbeyni fı cevfih* ve ma ceale ezvacekümüllaı tüzahirune minhünne ümmehatiküm* ve ma ceale ed''ıyaeküm ebnaeküm* zaliküm kavlüküm bi efvahiküm* vallahü yekulül hakka ve hüve yehdis sebıl

5. Üd''uhüm li abaihim hüve akseu ındellah* fe il lem ta''lemu abaehüm fe ıhvanüküm fid dıni ve mevalıküm* ve leyse aleyküm cünahun fıma ahta''tüm bihı ve lakim ma teammedet kulubüküm* ve kanellahü ğafurar rahıyma

6. Ennebiyyü evla bil mü''minıne min enfüsihim ve ezvacühu ümmehatühüm* ve ülül erhami ba''duhüm evla bi ba''dın fı kitabillahi minel mü''minıne vel mühacirıne illa en tefalu ila evliyaiküm ma''rufa* kane zalike fil kitabi mestura

7. Ve iz ehazna minen nebiyyıne mısakahüm ve minke ve min nuhıv ve ibrahıme ve musa ve ıysebni memeryeme ve ehazna minhüm mısakan ğalıza

8. Li yes''eles sadikıyne an sıdkıhim* ve eadde lil kafirıne azaben elıma

33- AHZAB . BİRİNCİ BÖLÜM. 8 AYET TÜRKÇE YORUMU

Bismillahirrahmanirrahim
1- Ey peygamber! Allah''tan kork, kâfirlere ve münafıklara itaat etme. Muhakkak ki Allah Alim ve Hakimdir. (Her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir)
2- Rabbinden sana ne vahyediliyorsa onun ardınca git. Muhakkak ki Allah ne yaparsanız haberdardır.
3- Allah''a güven, vekil olarak Allah yeter.
4- Allah bir adam için içinde iki kalb yapmamıştır. Kendilerinden zıhar (*) yaptığınız eşlerinizi analarınız kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız kılmamıştır. O sizin ağzınızdaki lafınızdır. Allah ise hakkı söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.
5- Onları (evlatlıkları) babaları adına çağırın. Allah yanında o daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiğinde vardır. Allah Gafur ve Rahim''dir
(çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir)
6- Peygamber, müminlere kendi nefislerinden daha yakindir. O''nun hanımları da onların analarıdır. Akraba da Allah''ın kitabında birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmanız müstesnâdır. Bu, kitapta yazılıdır.
7- Unutma o peygamberlerden mîsaklarını (kesin sözlerini) aldığımız vakti! Hele senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa''dan ki onlardan ağır bir mîsak (sağlam bir söz) aldık.
8- (Bunu Allah), sadıklara sadakatlerinden sormak için yaptı. Kâfirler için ise acı verecek bir azab hazırladı.


(*)Zıhar yapmak: Muzahırah yapmak da demektir. Arka, sırt anlamına gelen zahr teriminden türemiştir. Koca karısına benim anamın arkası gibisin dediği an aralarındaki ilişki bitmiş demektir. Bu durumda kadın erkeğin evini terkederek başka bir erkekle evlenemez. Boşandığı kocası ile birlikte aynı evde yaşamaya mecburdur. Bu eski Arap geleneği Müslüman’lar arasında da devam etmiştir. Zıhara maruz kalan bir kadın bu durumu Muhammed’e şikayet etmiştir. Bu kadın için el Mucadile veya rica eden, yalvaran kadın terimi kullanılmıştır. Bu ayetle bu gelenek ortadan kalkmıştır. Zıhar edilen kadın evden ayrılabilir. *Ayrıca evlat edilen oğul da artık gerçek oğul sayılmaz.

haci
12-12-2004, 18:48
Zıhar konusuna açıklık getirelim....

Zıhar eski bir Arap geleneğidir. Kadının erkeğin malı olduğunun en kesin delillerinden biridir. Bu geleneğe göre kocanın karısına sen benim anamın sırtı gibisin demesi veya karısının karın, bel ve kasık gibi mahrem bir uzvunu kendine benzetmesi durumunda onu kendisine haram kılıyordu. Bu bir tür boşanma idi ama, sonuç kadınlar için bir felaketti. Kocasından ayrılıp evlenemiyordu kadın. Kocası da karısını istese bile geri kabul edemiyordu. Zıhar boşanması yapan çiftlerin durumu iyi değildi. Bu gelenek İslam’ın ilk 15 yılı içinde her hangi bir şekilde değişikliğe uğramamıştır. Muhammed kendisine yapılan şikayetler için, bana bu konuda Allah’dan emir ulaşmadı diyor ve onları başından savuşturuyordu.

Bir gün Evs İbni Samit adında bir Müslüman, karısı Havle’ye öfkelenir ve ona sen anamın sırtı gibisin diyerek zıhar yapar. Ardından pişman olur ama, artık çok geçtir. Zıhar yapılmıştır. Karısı ile bir araya gelmeye çalışır ama, buna karısı izin vermez. Sen zıhar yaptın, artık bir araya gelemeyiz der. Her ikisi de bu durumdan pişmandır.

Zıhar erkeğin karısını manüple etmesi için Arap’lar tarafından öteden beri kullanılan bir alettir. Bu öyle bir boşanmadır ki, erkek ve kadın tekrar bir araya gelemezler. Muhammed yeni bir boşanma şekli getirmiştir. Buna Talak-ı selase denir. Koca kadını üç kere boşsun demekle boşayabilir. Bu tür boşanmanın hülle denen bir çözümü vardır. Kadın bir başka erkekle evlenip, cinsi münasebette bulunduktan sonra, onun tarafından boşanarak, eski kocasına dönebilir. Zıhar’da bu mümkün değildir.

Yukarda adı geçen olayda Havle kocasına git Allah’ın resulu ile konuş, O’nun bu duruma bir çare bulmasını sağla. Aksi takdirde ben tekrar senin karın olamam der. Koca da ben utanırım, konuşamam. Sen git konuş der. Bunun üzerine Havle Muhammed’in huzuruna çıkar ve durumu açıklar. O’ndan bu olumsuz duruma bir çare bulmasını ister. Muhammed kadının israrlarına rağmen bu isteği kabul etmez. Önce düşünür ki zıhar’ın ortadan kalkması kendi lehine bir durum değilidir. Koca ve peygamber olarak kadınları manüple etmede çok başarılı olan bu yöntemi Arap erkeklerine yasaklamak istemez. Ama bir süre sonra bu duruma bir çare bulmanın kendi politik çıkarına olacağını düşünür ve bir gün Havle’ye Allah’dan emir indi der. Mücadele suresinin ikinci ayeti inmiştir.

İçinizden zıhar yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları, ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar çirkin bir laf ve yalan söylüyorlar. Kuşkusuz Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.

Bu ayetle Muhammed zıhar yapmayı olumsuz bir şey yapmıştır ama, ortadan kaldırmamıştır. Allah zıhar yapan erkeği bağışlamaktadır. Hepsi o kadar. Zıhar kurumu varlığını korumaktadır.

Muhammed zıhar yapan kocalara karılarını geri alabilmeleri için bazı zorunluklar yükler. Koca bir köle azat edecektir. Bu mümkün değilse iki ay oruç tutacaktur. Oruç tutması olanaksız ise altmış fakiri doyuracaktır. Mücadile 3 ve 4 ayetleri yürürlüğe girer..

Zıhar ortadan kalkmamıştır ama, biraz modifiye edilmiştir. Bu yeni uygulamanın kadınların lehine olduğu söylenemez. Kölelik kurumu gibi zıhar kurumu da İslam tarafından benimsenmiş, hatta Allah’ın emirleri ile yasallaşmış ve korunmuştur.

Bu ve benzeri sayısız gelişmeler ayetlerin aslında Muhammed’in günlük siyasetinden ve yaşam gereksinimlerinden çıktığını göstermektedir.

Russell
07-02-2005, 09:18
yaşar nuri:

6 O peygamber, müminlere öz benliklerinden daha dost, daha yakındır.

diyanet:

6. Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır.

bu cümleye dikkat etmek lazım nesıl oluyorda peygamber müminlere kendi canlarından daha yakın oluyor ne yani şimdi burda muhammedin bizi sürekli gözlediğinden mi söz ediliyor kendini allah mı sanıyor acaba.

16 Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biiriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.


allah sadece şah damarından yakınken muhammed nasıl oluyorda canından/özünden yakın oluyor.

Tuzbaykucbars
23-10-2005, 15:38
Muhammed o zamanda müslümanlarin kadinlarini tümden becerdiginden herhalde onun icin yakinliktan bahsediyor.

mslmnm
14-05-2007, 02:58
Allah akil fikir versin hidayete erdirsin

Hiç bir yerde bana kur'an a benzer bir kitap gösteremezsiniz zaetn kur'an ının kul tarafından gelmediği açıkça ortadadır tabi bunu görmek gerekir

Bi konuda bilgi edinmek istiyorsak ilk once onu bilenlerden oğrenmek gerekir kendi kendimize ne kadar bilgilenebilirirzki

Onemli olan hidayet meselesi :Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin, ama Allah dilediğine hidayet verir

Çıplak gözle baktığımızda denizin üstünde dalgalar görürüz, fakat denizin alt kısmında durgun bir suyun var olduğunu zannederiz. Bu yüzden ayette ifade edilen "dalga üstünde dalga" ifadesini ilk başta anlayamayabiliriz. Derin denizlerin alt kısımlarında yoğunluk, üst kısmından fazladır. Bu yoğunluk farklılığından dolayı adeta tabakalaşmış denizin içerisinde iç dalgalar da olmaktadır. Bu dalgalar yüzey dalgaları gibi hareket etmektedirler. Bu iç dalgaların keşif tarihi 1900 yılıdır. Denizin içinde oluşan bu dalgalar gerçekten de Kuran ayetinin ifade ettiği "dalga üstünde dalga" yapısını oluşturmaktadır. Engin denizlerin dibinde zifiri karanlık varken, bu karanlığın içinde iç dalgalar ve bunun üstünde yüzeydeki dalgalar üst üste gelmektedir.

O tarihte bir insan bu konuda ne kadar bilgi sahibi olabilirki laf olsun diye soylemez herhalde

kur'an ının zıttına hiç bir şey yoktur sadece yorumlama farkı vardır hani derler ya nasıl bakarsan ole görürsün işte o bakışı yapmaamk lazım.

Allah hidayete erdirsin vafu annâ

vartor
14-05-2007, 06:26
mslmnm kardesim,
Iman hakikaten gozlerinizi koreltmis. Bir suru muhammedle ilgili dalgalar arasinda, deniz dibi dalgalarini da kesfetmissiniz masallah. Kitap kitap degil kahve fali gibi birsey, her okuyan ayri manalar cikartiyor icinden.
* Birak dalgayi dalaverayi da,9 yasindaki Ayse'yle gerdege girdikten sonra, istedigin karinla, istedigin zaman yatabilirsin diyen bir tanri da mi suphe yaratmiyor sende?

haydars
13-10-2007, 18:20
zıhar yapan erkek oruç tutmak veya köle azad etmek suretiyle kefaret öder. boşanmış sayılmaz. kadın kocasının bir uzvunu babasına benzetirse zıhar yapmış olmuyor. islamdaki bu uygulama kadını ikinci sınıflaştırmaktan ziyade annelerin eşsizliğinin ifadesidir bana kalırsa.

timsah
14-10-2007, 00:49
kur'an ının zıttına hiç bir şey yoktur sadece yorumlama farkı vardır hani derler ya nasıl bakarsan ole görürsün işte o bakışı yapmaamk lazım.


kur'an ının zıttına hiç bir şey yoktur sadece yorumlama farkı vardır hani derler ya nasıl bakarsan ole görürsün işte o bakışı yapmaamk lazım.

Bu kadar ilkel mantık olurmu? şu mantığa bakın hele! Nasıl bakarsan öyle görürsün diyor. Bir ressamın karmaşık çizdiği bir resim gibi nasıl bakarsan öyle görürsün. Yada vartor un dediği gibi sanki kahve falı mubarek. Anayasa kitabında ne yazıyorsa odur, kimse farklı anlamlar çıkartmaz, veya kimse kanun maddelerine bakınca bu madde bana göre şöyledir demez. Nasıl oluyorda allahın kanunları nasıl bakarsan öyle oluyor bu ne çelişkidir?

Siriyezdan
31-03-2008, 19:08
hangi derdinize derman olayım bilemedim valla
tuzbay a olacak ilk lafım
bilgisizlikten cahillikten daha ayıp bu söylediğin söz,bu da senin ne kadar eksik ve ezik olduğunu gösteriyor.
sonra hz ayşe validemiz için söylenen 9 yaş olayı. hala doğu illerimizde 15 yaşındaki kızlara evde kalmış gözüyle bakıldığını unutmayın.
ve daha sonra da *timsah
sakın anayasa örneğini verme heleki ülkemizin anayasasını,bak akp ne diyor chp ne diyor ve mhp ne diyor herkes farklı telden çalıyor.
allahın kanunlarının bu kadar farklı yorumlanması daha iyi değilmi sence,doğru ve yanlışı ayırıp gerçek bilgiye ulaşmak değilmi amacımız.özgür düşünebilelimki,konuşabilelimki,yazabilelimki gerçeği bulalım.
ama benim kutsal dediğime sen küfür edersen nasıl konuşalım nasıl bir noktada buluşalım değilmi tuzbay
allaha emanet olun

gozeneli
05-04-2008, 22:59
Sayın Siriyezdan asıl en büyük cahillik muhamedin ve yandaşlarının bundan 1500 küsür yıl önce uydurdugu
karalamayı bir yaratıcıdan geldigine inanmak.

Asıl küfür kadını erkekten aşagıda görmek.Asıl küfür Kuranın kendisidir.

Biraz iki yüzlülük olmuyormu? Benim kutsal saydıgıma saygı göster ama eger görüşlerini bir islam ülkesinde söyler yada yazarsan sana yapmayacagım yoktur yani bana saygı göster biz sana göstermek zorunda degiliz arkamızda Tanrı var.