PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Muhammedin Hanımları Bahsi


Mutezile
06-11-2005, 10:04
Muhammed sav nin HANIM ADEDİ:


Muhammedin hanımlarına dair ayetler vardır ama (ÖR: Ahzab suresi ), hanım adedini Kuranda bulamıyoruz. Öyleyese Temel kaynaklara bakmalı
yız:

1-) Mahmut Diyarbekiri (ölüm hicri 990): 64 hanım ismi ve tafsilatı veriyor ve bunu bir çok siyer ve tarih ulemasına dayandırıyor.

2-) Salihi (ö. hicri 942): 55 hanım ismi veriyor. 2 cilt yazıyor bu konu hakkında

3-) Mahmut Halebi: ''Nisaün Havle-r -Resul'de'' 50 den fazla hanım ismi veriyor. Kitab Muhammedin hanımları hakkında

4-)Sait Mübeayyıd: ''Mevsuatu hayati's Sahabiyatı'' da 50 civarında isim

5-) Hafız Dımyati (ö. hicri 705): 50 civarında isim veriyor, hayat hikayelerini anlatıyor. Ve şu bilgiyi ekliyor: ''Muhammedin meşhur olan hanım ve cariyelerinden başka, en az 30 tanesi daha vardı. Bunlar ücretsiz (mehirsiz-) olarak kendisini Muhammede hibe eden sözlüleri ve cariyeleri idi'' İlk 5 kaynağın TAMAMI Dımyati'nin bilgilerini a y r ı c a doğrulamaktadır.

6-)Abdü'l Kerim Halebi (ö. hicri 735): 50 civarında Hanım ve cariye ismi

7-) İbn-i Hacer el-Askalani: ''el-İsabe fe Temyizi's-Sahabe'' adlı eserinde-
ki aynı zamanda Sahabelerin isim Ansiklopedisidir- 45 civarında hanımım hem hayat hikayesini hem şecerelerini veriyor.

Kurtubi: Muhammed'in hanımlarından 30 kadarının isim ve hane-i saadetteki olayları aktarıyor ''Camiül ahkami'l Ku'ran'' adlı Tefsirinin Ahzab Suresi 28. ayetini şerh eden bab'ında.

Aded konusu 64 ila 35'ler arasında olduğu görülüyor. Bu konuya değinen ve burada adı zikredikmeyen daha onlarca İslam tarihi ve Siyer uzmanının tamamının birleştiği nokta: cariye, odalık, köle, nikahlı Hanım adedinin toplamının 35 'de az olmadığıdır.

Şimdi Muhammed'in hanımları derken kabataslak bir sıralama yapılabiliyor artık:

A-) Meşhur olan Hanımları

B-) Uzun süre beraber olduktan sonra boşadığı hanımları;

C-) Nikahları kıyılıp da birleşmeleri gerçekleşmeyenler

D-) Mehir ödemeden- hibe ile aldığı hür kadınlar

E-) Cariye/Odalıklar

F-) Sözlüleri

G-) İstediği halde dini engel yüzünden alamadığı kadınları

H-) Ev işinde çalışan cariyeleri





Not: Arap Kaynakları araştırma ve taramaları/derlemeleri Arif Tekin imzalıdır

06-11-2005, 10:34
abi helal olsun sana, bu sitede en çok emeği olan sensin. bizim ülkenin aspartam gibi müslümanlara ihtiyacı var nedenine gelince: " eğer dibe vurmaktaysan hızını arttır, umulur ki seker ve yüzeye çıkarsın", bu benim bir özlü sözümdür, islama gerçekten inansalar ve islama uygun yaşasalar(şeriat düzeni içinde) herşeyin ne kadar boka sardığını görüp vazgeçmek için şansları olacak, ben önce bunlar gibi müslümandım; içen ama içerken de allaha şükreden, sonra tam müslüman oldum beş vakit namaza durdum, kızlarla tokalaşmıyordum, denize girmiyordum, şort giymiyordum, gülerken dişlerim görünmüyordu, muhammedin ve kuranın dediği herşeyi yapıyordum, işte saçmalıkları bu sayede farkettim, türkiyede yaşayan bir müslümanın ateist olabilmesinin önkoşulu öncelikle dinine sarılması ve tam bir müslüman olmasıdır. dinden kurtulmanın öncelikli şartı budur. öteki türlü flört ederek müslüman olmak tabiki kolay, allahsızlığa giden yol gerçek müslümanlıktan geçer...
teşekkür ederim mutezile

gizem
06-11-2005, 11:08
evet cok haklısın ateistlerin buyuk bir bolümü hayatının belli bir doneminde dini sıkıca yasıyor.Buna ben de dahilim.Ama okudukca araştırdıkca ve düşündükçe dindeki çelişkileri goruyor insan.Zamanla inandığı savunduğu dusunceler kafasına balyoz gibi vuruyor.önceleri şeytan benimle uğrasıyor diyosun ama zamanla coğalıyor bunlar ve artık hiç bir seyin anlatıldığı yada dinlediğin gibi olmadığını anlıyorsun.

Aliminyum
06-11-2005, 17:00
Arif Hoca her zamanki gibi uçmuş gene. Kaynaklarda bahsedilen kadınlar Peygamberin hanımları değil, cariye veya köle mevzusu ise Peygamberin kendi cariyeleri değil onlar, çoğu hanımlarının cariyeleri. Arif Hoca, Hz. Aişe'nin cariyesini bile Peygamberin cariyesi olarak göstermiş. Ayıp!

Ayrıca Peygamberin evlenip de boşandığı kadın falan yok. Hele sözlüleri, nişanlıları falan. Yok bir de uzak ülkelerdeki mektup arkadaşları diye bir bahis açsaydınız.

Arif Tekin yerine kaynakların bizzat kendisine baksan meseleyi daha iyi kavrayacağından eminim Mutezile. Üstelik Arif Tekin'in alıntıladığını iddia ettiği kaynakların bizzat kendine. Böylelikle dolaylı alıntılamalardan kurtulmuş olacaksın. Arapçam yok diyorsan haftada 1-2 saatini o eserleri başkasına çevirtmeye ayırabilirsin. Tavsiye filan değil bunlar, sadece Arif Hoca'nın ne kadar uçtuğunu senin de anlayabilmen için.

Eğer dolaylı aktarımlar yerine birebir anlaşılmaya çalışılırsa, usrenin akrdeşlerimiz Kuran'ın ve Peygamberin öğretilerinin şort giymemek, kızlarla tokalaşmamak, gülerken dişleri göstermemek gibi üfürükten tali mevzular olmadığını anlayabilirler. Böyle saçmalıkları yapmakla tam Müslüman olduğunu iddia edecek kadar cahil insanlar var. Kendi mantıksızlıklarını sanki onlara Kuran öğütlüyormuş gibi kendi çarpık aynalarında Kuran'ı gördüklerini zannediyorlar işte.

Ama zor tabi. Kolay değil. Olgu/Değer karmaşaları tarihin her döneminde olmuş. İnsanlık tarihi biraz da tahrifat tarihidir. Derleyip toparlanmak için sahih kaynaklara birinci elden müracaat şart.

Mutezile
06-11-2005, 17:45
Arif Tekin dışında da bir şeyler okuyorum Alümünyum. Hatemü'l-Enbiya; Siyer ve bilumum Tabakat kaynaklarını severek karıştırıyorum. Tavsiyeni bir an için düşündüm. Bu Kuran anlamak için Fusha Sahih arapçayı öğrenmeye benziyor. Sen böyle mi yaptın? Ku'ranı anlamak için Fusha sahih (Asr-ı saadet dönemi arapçasını mı) öğrenmeye başladın-Yoksa ünlü Meal ve Müffessir uzmanlarının eserleriyle yetiniyor musun? Arif Hoca'ya yönelik sözlerine benim bir şey söylememe gerek yok. Neyse, ben yine de senin bu öneriyi iyi niyetle yaptığına eminim. Şimdi gelelim senin sözlerine, Peygamberin valideleri hakkında. Herhlade uzun zamandır bu konuyla ilgili okuduğun olmamış; ki bu sözleri söylüyorsun:

MuhammedMustafa.net'de bile Hanım adedi 12 denirken insan en azından bir Hatem-ül Enbiya'ya falan göz atar. Biraz Siyer-Tabakat karıştırır. Bu konuda çok büyük bilgi noksanınız var sanki..Hanım adedi dışında yazdıkların da bir ilüzyon. Tek tek o konulara girmeye şu anda gerek yok. Sadece -onlar hakında- bir topic açacağım zaten.


Muhammed'in en tanınmış hanımları:

1. Hatice

2. Sevde Binti Zem'an

3. Ebubekir kızı Ayşe

4. Ömer kızı Hafsa

5. Huzeyme kızı Zeynep

6. Ümmü Seleme (Hine)

7. Haris kızı Cuveyriye

8. Zeyd kızı Reyhane

9. Zeynep Binti Cahş

10. Ebu Süfyan kızı "Ümmü Habibe" (Remle)

11. Huvey kızı Safiye

12. Haris kızı Meymune

13. Sem'un kızı Marya Kıbti

Muhammed'in boşadığı kadınlar:

1. Dahhak kızı Fadime

2. Zabyan kızı Aliye

3. Kab kızı Mileyke

Muhammed'in nikahlayıp sonradan ayrıldığı kadınlar:

1. Numan kızı Esma

2. Kays kızı Kuiteyle

3. Esma veya Seba (Sena) Binti Salt

4. Necdet kızı Selma

5. Huzeyl kızı Havle

6. Seraf binti Halife

7. Yezit kızı Amre El-Gifariye

8. Yezit kızı Hind El-Kitabıye

9. Davud kızı Mileyke

10. Rufaa kızı Nesatlsat

11. Kab kızı Esma

12. Haris kızı (Saire) Kuteyle

13. Amr kzı Senba/Seyba/Sabiye

14. Cündüp bin Dimre Cind-i'nin kızı

15. Serahil kızı İmeyme (Binti Cevn)

16. Muaviye kızı Amre

17. Süfyan kızı Seba (Sena)

18.Ümmül Haram

19. Hakim kızı Leyla

Muhammed'in mehir parasını ödemeden aldığı kadınlar:

1. Haris kızı Meymune

2. Huzeyme kızı Zeynep

3. Ümmü Serik

4. Hakim kızı Havle

Muhammed'in cariyeleri:
1. Nefise
2. Cemile

Muhammed'in sözlendiği kadınlar:

1. Amir kızı Dubaa

2. Nuame Bel'anberi

3. Sehl kızı Habibe Ensariye

4. Cemre Binti Haris Bin Avf Bin Kab bin Zabyan

5. Sevde Kireşiye

6. Besame kızı Safiye

7. Ebu Talib'in kızı Ümmü Hani (Fagite)

8. İsmi bilinemeyen bir kadın

Muhammed'in bazı nedenler yüzünden evlenemediği kadınlar:

1. Abbas kızı Ümmü Habibe

2. Hamza kızı Emame (Ammare)

3. Muhammed'e önerilen Baldızı

Muhammed'in ev işlerinde bakan cariyeler:

1. Bereke (Ümmü Eymen)

2. Emetullah binti Ruzeyme

3. Hudre

4. Redva

5. Sad kızı Meymune

6. Ruzeyne

7. Selma (Ümmü Rafi)

8. Marya (Ümmü Rebab)

9. Marya (Ceddetu'l Müsenna)

10. Ümmü İyas

11. Havle (Ceddetu Hafs)

12. Meymune binti Ebi Abis

13. Ümmü Dümeyre

14. Ümmü Ayas

15. Rebiha

16. Saibe



Saptırma - tevil - tahrif nasıl yapılır görmek istiyorsan hayrettinkaraman.net 'de bu konuyu 'iğdiş' edilmiş haliyle de okuyabilirsin. Ben yazının sonuna kadar okuyamadım. Reddiye yazacağım diye komik durumlara düşmemek lazım

Hamiş: Cüveyriye Dıhye'ye; Ayşe'de Cübeyr b. Mu'time verilmişti. Ayşe nişanlanmış; Cüveyriye (Berre) de ganimetten Dıhye'ye düşen paydı. Zeynep bin Cahş hadisesi ayrıca konuşulması gereken önemli izdivaçlard
andır. Hatice ilk evliliği hakkında şimdiden bir kaç söz söyleyelim:

İlk aldığı kadın Hz.hatice binti Huveylid b. Abdül Uzza idi. Hz Hatice'nin evvelki eri Atik b. Amir idi, ondan bir kızı oldu. Atik ölünce Ebu Halid b. Zerare aldı, ondan da bir kızı oldu. Ebu Halid de ölünce Peygamber aldı. Hz Peygamberin ondan 4 oğlu oldu; Kasım, Tayyip, Tahir, Abdullah dördü de vefat ettiler. 4 de kızı oldu; Rukiyye, Ümmü Gülsüm, Zeyneb, Fatıma.

aspartam
07-11-2005, 10:29
Hay maşallah biz bir kadınla başedemezken Peygamberimiz 60 küsür kadını idare etmiş.Helal olsun sana.

Aliminyum
07-11-2005, 13:17
Yazdığın şeyler neticeyi değiştiren şeyler değil. Peygamberin Hanımları diye millete kasmaya çalıştığın isimler nikahlı kişiler değil. Peygamberin nikahlı zevcesi 9 küçük bir ihtilafa göre de 12. Geri kalanlar cariye, odalık vs. Ayrıca zevcelerinin cariyeleri vs. Boşadığı kadınlar diye bahsettiklerin ise azat ettiği birkaç cariye. Tabakatta boşamayla ilgili husus yok ki Tabakat okuyup da boşadığı kadınları sayıyorsun bize. İbn-i Saddan başka tabakat yazarı yok zaten. Sen kimin tabakatını okudun?


İşin en önemli kısmı ise, Peygamberin hanımlarının sayı fazlalığı inanmayanlar tarafından sürekli speküle edilir. Sanki evliliğin temelindeki tek esas cinsellikmiş gibi Peygamberin haşa cinsellik düşkünü biri olduğundan bu kadar kadınla birlikte olduğundan falan bahsedilir. Tabi Freud çömezlerinin böyle düşünmeleri Peygambere atılan çamurun onda iz bırakmasını filan sağlamaz. Gözünü kapayan sadece kendine gece yapar. Peygamberin etrafındaki bu kadar kadını araştırırken bu kadar kadınla birlikte olup olmamasının sebeplerini de hangi hikmetlere mebni olduğunu ifade etmen lazım. Yoksa "Yorum Sizin" gibi bir tavırla sadece minderden firar etmiş olursun.

mmx
07-11-2005, 18:05
sözkonusu kaynaklarda belirtilen sayıların doğruluğunu kabul etmek doğru değildir.
Mutezilede iyi bilir ki, kureyza olayı ile ilgili olarak bazı alimler 3000 bazıları ise 300 kadar yahudinin öldürüldüğünü naklederler.3000 nerde 300 nerde hele bir insan hayatı sözkonusu olunca.Zaten gösterdiği kaynaklar arasındada ihtilaflar vardır.Kimisinde 64 kimisinde 35 diye sayı vermiş.Böylesi ihtilaflı kaynakları referans almak, doğru bir yaklaşım değldir.Zaten bir erkeğin hele 50-60 yaşlarında bir erkeğin, 64 kadına güç yertirmesi akıl alacak bir durum olmadığı gib çirkin birde iftiradır.
Hz.Peygamberin, bilinen 12 hanımı vardır.Bu evliliklere bakıldığında 6 hanımının kocalarının Bedir ve Uhudda şehit olduğu, bir tanesinin (Ümmü Habibe) yapayalnız ve kimsesiz kaldığını, Sevdenin 60 yaşında olduğunu, Aişe'nin sonradan büyük bir fıkıh otoritesi olduğunu herkes bilir.
Düşünün Safiyenin tüm ailesi Hayberde öldürülmüştür.Ancak Safiye sonradan müslüman olmuştur.Böylesi anasını babasını ..vb öldüren müslşümanlara kin beslemek yerine mükemmel bir peygamber eşi olmuştur.Cüveyriye, babası kendisini almak için geldiğinde Medine Rasulullahın eşi olarak kalmak istemiştir.Mariyenin Hz.Peygamberin eşi olması ilede, Mısırlılar Bizans ordusuna Müslümanlara karşı destek vermemişlerdir.Evlilikler incelendiğinde , altlarında hep koruma ve siyasi amaç olduğu görülüyor.Başka sebebler aramanın lüzumu yok.Cah kızı Zeynep ile olan evliliği ile ise, evlatlıklar öz babalarına nispet edilerek çağırılır olmuştur.

Mutezile
07-11-2005, 18:14
Şimdi ben kendi yorumumu yazarsam, hakaret etti, Muhammed Mustafa bunlardan münezzehtir; yazıklar olsun diye klavyeye sarılacağınızı tahmin ediyorum. Amaç kimseyi proveke etmek değil. Ben biraz hadis-sünnet derleyeyim bu konuda onların üzerine konuşalım. Salim kafa ile düşünecek olursanız sizler de bazı vakıaları yadırgayacaksınız ama; sizi de anlıyorum. Bu kadar sevdiğiniz bir insana hiç bir şey konduramıyorsun
uz. Buna da saygı duymak, hassasiyet göstermek lazım. Bende kanaat belirtmek yerine kaynaklarla konuşmak durumundayım o zaman.Evet; Biz yine kaynaklardan devam edelim izninle. Yemekten sonra, bebek evi ayağa kaldırmazsa asarım yazıyı bu akşam Alümünyum.

MMX ve aspartam dostlar da madem konuya dahil oldular; irdelemek, araştırmak artık 'farz' oldu zaten.

aragonn
07-11-2005, 18:24
merakla beklıyorum mutezıle.bebegede slm.tabı mahsuru yoksa bır muslumanın selamının

Mutezile
08-11-2005, 00:10
Bebek aragonn ağabeyine sevgilerini gönderirdi emin ol, az büyümüş olsaydı. Çünkü ona ilk öğreteceğim şey: İnsanlara sevgi, saygı, güzel duygular beslemesi için bakacağı e n s o n şeyin insanların inançları olmasıdır. Peşin hükümden uzak durma zaruriyetidir. Ve sevgi konusunda cömert, çok cömert olmasıdır.



Konumuza gelecek olursak: Hadis ve Sünnet'e bakabiliriz artık::

* Taberi ve başkaları Aişe’den rivayet ederler: “Peygamber evde ne yapardı?” diye sorulmuş. “Sizin yaptığınız gibi” demiş”; “Şunu indirir, bunu kaldırır, ailelerinin işlerini görür, etlerini doğrar, evi süpürür, uşağa yardım eder.” Şöyle bir sözü vardır karılarını döven erkekler için: “Hem karılarını köle gibi döverler, hem de utanmadan onlara sarılır yatarlar.” (Kaynak: Ibni Sa’d, c.8, s.148)

*Arkadaşlarından Enes anlatır: “Peygamber 9 ya da 11 karısı varken, günün belirli saatlerinde bütün karılarını dolaşır, hepsi ile cinsel ilişkide bulunurdu”
Enes’e sordular: “Peki, Peygamber buna nasıl güç yetiştiriyordu?”
Enes şöyle dedi: “Biz aramızda, Peygamber’in otuz erkek gücünde olduğunu konuşurduk.” (Kaynak: Buhari, Tecrid/192)

* Muhammed, karılarına eşit süre ayırır, aynı gece hepsini dolaşır, sıra kimdeyse onun yanında kalırdı. (Kaynak: Müsned, c.6, s.108)

* Yolculuğa çıkmak istediğinde aralarında kura çeker, hangisi çıkmışsa onunla giderdi. Hac için hepsini yanında götürdü. (Kaynak: Ibnü Sa’d, Tabakat)
(Taberi 15 hanımıyla nikah yaptığı kanaatindedir Nebi'inin-MuTeZiLe-)

* Muhammed’in Hatice’den sonra, Hicret’e kadar birlikte olduğu tek kadın, Zem’a kızı Sevde’dir. Ibnü Sa’d, Tabakat adlı yapıtında yaşlı olan Sevde’den bir ara Muhammed’in ayrılmak istediğinin ileri sürüldüğünü ama bunun doğru olmadığını söyler. Sevde, bir tarihten sonra, Peygamber’e olan sırasını Aişe’ye devrederek, bir özveri gösterecektir. Böylece Aişe, iki kişilik sıra elde eder.

* Hz. Ayşe hakkında özel bir topic açmış bulunduğumdan burada girmiyoru
m. Tek şunu belirteyim: Okunması kolay ve zevkli bir kitap olan 'Hatemü'l
-Enbiya' da Ayşe konusunda sahih hadislere olduğu(yaşı konusunda) itiraf edilsede, zayıf rivayetli isnadlarla 17 yaşında DA olabilceği ifade edilerek
hesapta İLMİ DÜRÜSTLÜK yapılmıştır. Fakat sadece iyi niyetli müslümanla
rın kafasını karıştırmak amacı güdülmüştür. Karşılaştırmalı okumadıkça,
e's-Sahihlerden de istifade edilmedikçe Siyer yazmanın her babayiğidin harcı olmadığı kolayca anlaşılmaktadır.

* Cahş’ın kızı Esed’li Zeynep’l evlenmesi bir yönden ayrıca çok ilginçtir. Araplarda, Cahiliye devrinde, yaygın bir uygulama vardı: Oğlan çocuklarını evlat edinme, onları özoğul gibi nesebine bağlama, miras verme.. Bunun sonucu olarak, baba ile oğğulluk birbirinin karısını, kızını nikahlama hakkına sahip değildi. Tıpkı, baba-oğul hukukundaki gibi.

Muhammed, bu uygulamayı yıktı, oğulluğu ve azadlı kölesi olan Zeyd’in karısı Zeynep’le evlendi. Zeynep aynı zamanda Peygamber’in halasının kızı. Ve zaten, baştan Zeyd’le evlenmek istememiş. Peygambere bir gönül yakınlığı var. Ama yine de onun uygun görmesi sonucunda Zeyd’le evlenmiştir.

Muhammed bir gün Zeyd’le görüşmek için onun evine gider. Zeyd yoktur. O sırada Zeynep içeride çamaşır yıkamaktadır. Duygular coşar. Muhammed şu sözleri söylemekten kendini alamayarak evden çıkar. “Ya mukallibel kulum!” (Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, gönlümü çeviriverdin!) Zeyd eve gelince Zeynep olayı ona anlatır. Zeyd, içinde karısını yitireceği gibi bir önseziyle Peygamber’e koşar.
“Zeynep’I sevdinse, ben boşayayım, sen al” der.
Muhammed’in karşılığı:
“O nasıl söz? Karını boşama, Allah’tan kork!” Ancak, içten içe, boşamasını da istemektedir. Bu istek, Ahzab suresindeki 51.ayetinde ortaya çıkar.(kaynak: Bu ayetle ilgili tefsirler, taberi tefsiri)

Zeyd, Zeynep’I boşar. Böylece Ahzab suresindeki (37.ayet) şu sözler de açıklık kazanmış olur: “Şimdi madem ki Zeyd onunla ilişiğini kesti; biz onu sana eş yaptık.”

Zeynep’le Muhammed arasındaki ilişkide, cinselliğin çok ağır bastığı söylenebilir: “Bir kadın gördüğü zaman hemen eve gelir, Zeynep’le cinsel ilişkide bulunurdu” (Kitabun Nikah, s.127)

Günlerin cinsellik yönünden ortamını Peygamber’in arkadaşlarından Cabir şöyle anlatır: “Biz Mina’ya giderken zekerlerimizden meni damlıyordu” (kaynak: Buhari, Hac/81; Umre/6; Şirket/7; Muslim, hac/141; Hadis/1216; Neşe-I Menasik/77; Ibn-I Meca, menasik/77 Hadis/2980; Ahmet Ibn-I Hanbel, Müsned 3/317-366)

Konuya ilişkin AYET:
Ahzab suresi 37:
''Resulüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana layık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki evlatlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. ''
Diyanet'in eyyam yapıp nasıl Esbab-ı Nüzulü TAHRİF ETTİĞİNİ görmek isteyenler için:http://www.kuranmeali.com/sureler.asp?meal=diyanet&sureno=33. Okurken insan utanıyor.Bu insanlar nasıl Y A L A N yazabiliyor ya?

Bebek aragonn ağabeyine sevgilerini gönderirdi emin ol, az büyümüş olsaydı. Çünkü ona ilk öğreteceğim şey: İnsanlara sevgi, saygı, güzel duygular beslemesi için bakacağı e n s o n şeyin insanların inançları olmasıdır. Peşin hükümden uzak durma zaruriyetidir. Ve sevgi konusunda cömert, çok cömert olmasıdır.

Konumuza gelecek olursak:

* Taberi ve başkaları Aişe’den rivayet ederler: “Peygamber evde ne yapardı?” diye sorulmuş. “Sizin yaptığınız gibi” demiş”; “Şunu indirir, bunu kaldırır, ailelerinin işlerini görür, etlerini doğrar, evi süpürür, uşağa yardım eder.” Şöyle bir sözü vardır karılarını döven erkekler için: “Hem karılarını köle gibi döverler, hem de utanmadan onlara sarılır yatarlar.” (Kaynak: Ibni Sa’d, c.8, s.148)

*Arkadaşlarından Enes anlatır: “Peygamber 9 ya da 11 karısı varken, günün belirli saatlerinde bütün karılarını dolaşır, hepsi ile cinsel ilişkide bulunurdu”
Enes’e sordular: “Peki, Peygamber buna nasıl güç yetiştiriyordu?”
Enes şöyle dedi: “Biz aramızda, Peygamber’in otuz erkek gücünde olduğunu konuşurduk.” (Kaynak: Buhari, Tecrid/192)

* Muhammed, karılarına eşit süre ayırır, aynı gece hepsini dolaşır, sıra kimdeyse onun yanında kalırdı. (Kaynak: Müsned, c.6, s.108)

* Yolculuğa çıkmak istediğinde aralarında kura çeker, hangisi çıkmışsa onunla giderdi. Hac için hepsini yanında götürdü. (Kaynak: Ibnü Sa’d, Tabakat)
(Taberi 15 hanımıyla nikah yaptığı kanaatindedir Nebi'inin-MuTeZiLe-)

* Muhammed’in Hatice’den sonra, Hicret’e kadar birlikte olduğu tek kadın, Zem’a kızı Sevde’dir. Ibnü Sa’d, Tabakat adlı yapıtında yaşlı olan Sevde’den bir ara Muhammed’in ayrılmak istediğinin ileri sürüldüğünü ama bunun doğru olmadığını söyler. Sevde, bir tarihten sonra, Peygamber’e olan sırasını Aişe’ye devrederek, bir özveri gösterecektir. Böylece Aişe, iki kişilik sıra elde eder.

* Hz. Ayşe hakkında özel bir topic açmış bulunduğumdan burada girmiyoru
m. Tek şunu belirteyim: Okunması kolay ve zevkli bir kitap olan 'Hatemü'l
-Enbiya' da Ayşe konusunda sahih hadislere olduğu(yaşı konusunda) itiraf edilsede, zayıf rivayetli isnadlarla 17 yaşında DA olabilceği ifade edilerek
hesapta İLMİ DÜRÜSTLÜK yapılmıştır. Fakat sadece iyi niyetli müslümanla
rın kafasını karıştırmak amacı güdülmüştür. Karşılaştırmalı okumadıkça,
e's-Sahihlerden de istifade edilmedikçe Siyer yazmanın her babayiğidin harcı olmadığı kolayca anlaşılmaktadır.

* Cahş’ın kızı Esed’li Zeynep’l evlenmesi bir yönden ayrıca çok ilginçtir. Araplarda, Cahiliye devrinde, yaygın bir uygulama vardı: Oğlan çocuklarını evlat edinme, onları özoğul gibi nesebine bağlama, miras verme.. Bunun sonucu olarak, baba ile oğğulluk birbirinin karısını, kızını nikahlama hakkına sahip değildi. Tıpkı, baba-oğul hukukundaki gibi.

Muhammed, bu uygulamayı yıktı, oğulluğu ve azadlı kölesi olan Zeyd’in karısı Zeynep’le evlendi. Zeynep aynı zamanda Peygamber’in halasının kızı. Ve zaten, baştan Zeyd’le evlenmek istememiş. Peygambere bir gönül yakınlığı var. Ama yine de onun uygun görmesi sonucunda Zeyd’le evlenmiştir.

Muhammed bir gün Zeyd’le görüşmek için onun evine gider. Zeyd yoktur. O sırada Zeynep içeride çamaşır yıkamaktadır. Duygular coşar. Muhammed şu sözleri söylemekten kendini alamayarak evden çıkar. “Ya mukallibel kulum!” (Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, gönlümü çeviriverdin!) Zeyd eve gelince Zeynep olayı ona anlatır. Zeyd, içinde karısını yitireceği gibi bir önseziyle Peygamber’e koşar.
“Zeynep’I sevdinse, ben boşayayım, sen al” der.
Muhammed’in karşılığı:
“O nasıl söz? Karını boşama, Allah’tan kork!” Ancak, içten içe, boşamasını da istemektedir. Bu istek, Ahzab suresindeki 51.ayetinde ortaya çıkar.(kaynak: Bu ayetle ilgili tefsirler, taberi tefsiri)

Zeyd, Zeynep’I boşar. Böylece Ahzab suresindeki (37.ayet) şu sözler de açıklık kazanmış olur: “Şimdi madem ki Zeyd onunla ilişiğini kesti; biz onu sana eş yaptık.”

Zeynep’le Muhammed arasındaki ilişkide, cinselliğin çok ağır bastığı söylenebilir: “Bir kadın gördüğü zaman hemen eve gelir, Zeynep’le cinsel ilişkide bulunurdu” (Kitabun Nikah, s.127)

Günlerin cinsellik yönünden ortamını Peygamber’in arkadaşlarından Cabir şöyle anlatır: “Biz Mina’ya giderken zekerlerimizden meni damlıyordu” (kaynak: Buhari, Hac/81; Umre/6; Şirket/7; Muslim, hac/141; Hadis/1216; Neşe-I Menasik/77; Ibn-I Meca, menasik/77 Hadis/2980; Ahmet Ibn-I Hanbel, Müsned 3/317-366)

Konuya ilişkin AYET:
Ahzab suresi 37:
''Resulüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana layık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki evlatlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. ''
Diyanet'in eyyam yapıp nasıl Esbab-ı Nüzulü TAHRİF ETTİĞİNİ görmek isteyenler için:http://www.kuranmeali.com/sureler.asp?meal=diyanet&sureno=33. Okurken insan utanıyor.Bu insanlar nasıl Y A L A N yazabiliyor ya?

Elmalılı Hamdi Diyanetin yaptığı Riya'yı yapmaz: Ahzab 37 tefisirinde şöyle der:

''Burada tefsirler bu konudaki rivayetlerin arasına şöyle bir paragraf eklemişlerdir: Güya Resulullah (s.a.v.) Zeyneb'i Zeyd'e nikâhladıktan bir zaman sonra, tesadüfen gözü ona ilişmiş, birdenbire güzelliği gönlünde yer etmiş de "Gönülleri çeviren Allah'ı tesbih ederim" demiş. Zeyneb de tesbihi işitmiş Zeyd'e söylemiş, Zeyd intikal etmiş ve bunun üzerine Zeyneb'le beraberliği uygun görmeyerek Resulullah'a gelmiş: "Ben eşimden ayrılmak istiyorum" demiş. Resulullah (s.a.v.)de: "Ne var, ondan seni şüpheye düşürecek bir şey mi oldu?" buyurmuş. Zeyd: "Yok. Vallahi ben ondan hayırdan başka bir şey görmedim. Fakat şerefli bir aileden gelmesi dolayısıyla kendisini benden büyük görüyor." demiş. Ve o zaman Resulullah "Hanımını kendine sıkı tut" buyurmuş. Ansızın görülen bir güzelin güzelliğini son derece temiz ve ince bir biçimde duyup takdir ederek yaratanın yaratıcılık gücünü tesbih ve tenzih ile ilan etmekte peygamberlerin ismet (günah işlememe) özelliğine aykırı hiçbir durum olmadığından, bu hikayenin gerçekten olmuş olmasını varsaymakta aslında bir sakınca yoktur. ''
Fakat bu tefsirlere itibar etmemenin daha doğru olduğuna olan inancını belirtir.


* Hafsa:

Hicret’in 2.yılında Ebubekir’in kızı Aişe ile evlenen Muhammed, bir yıl sonra da Ömer’in kızı hafsa’yı karıları arasına katar.

Hafsa, Huzeyfe oğlu Hanis’le evliydi. Kocası Uhud savaşında aldığı yaralarla fazla yaşayamadı. Muhammed, dul kalan Hafsa’yı önce başkaları ile evlendirmeyi düşündü. Bu konuda Ebubekir’I ve Osman’ı yokladı; onlarda belirli bir istek görmedi. Olaydan haberli olan Ömer çok üzülmüş gibiydi. Daha sonra, Hicret’in 3.yılında Muhammed Hafsa ile kendisi evlendi. Ömer’in yüreğine de su serpildi.


* Ummü Habibe

Ebu Süfyan’ın kızı Ummü Habibe Ramle.

Peygamber onunla Hicre’in 7.yılında evlendi. Ummü habibe, kocası Ubeydullah bin Cahş el-Esedi ile birlikte müslüman olmuştu. Daha sonra Habeşistan’a gittiler. Kocası din değiştirip Hristiyan olunca ondan ayrıldı. Peygamber, Habeşistan Kralı Necaşi’ye haber göndererk Ummü Habibe’yi istedi. Necaşi, kadına, Resulullah’ın yerine 400 dinar mehir ve birçok değerli hediye verdi. Muhammed, Ummü Habibe Medine’ye gelince onunla evlendi. Bu akrabalık bağı Ebu Süfyan’ı duygulandırmıştı. Bir yıl sonra o da müslüman olacak.


*Ummü Seleme:

Mahzumoğulları’ndan Ummü Seleme Hind de, kocası Ubeydullah bin Cahş el-Esedi ile birlikte Habeşistan’a gitmişti. Kocası Uhud savaşından sonra öldü.

Peygamber, Medine’ye dönen Ummü Seleme’ye şöyle buyurdu: “Allah’a yalvar, felaketine karşılık seni ödüllendirsin; ondan daha iyi bir eş versin sana.”

Sonra da ona evlenme teklifinde bulundu.

Kadın, yaşlı ve kıskanç olduğunu, yetim çocukları bulunduğunu söyleyerek özür dilemeye kalkınca, Peygamber kendisinin daha yaşlı olduğunu; Allah’ın o kıskançlık duygusunu mutlaka gidereceğini; yetimlere gelince, onlar için hiç merak etmemesini, onların Allah’a ve resulüne kaldığını söyledi.

Evlenme gerçekleşti.


* Cüveyriye:

Peygamber, Kureyş’in ileri gelenlerinden Hâris’in kızı Cüveyriye ile Hicret’in 5.yılında evlendi. Mustalik savaşında ailesinin üyeleriyle birlikte tutsak düşen Cüvetriye 13 yaşında dünya güzeli bir kızdı. Peygamberle görüşme dileğinde bulundu. Tutsak olarak, Sabitbin Kays’ın payına düştüğünü, azad olabilmek için onunla anlaşmış bulunduğunu, bu konuda kendisine kolaylık gösterilmesini diledi.

Peygamberin ona şöyle dediği yazılmıştır:

“Daha iyi bir teklifim var”
“Nedir ya Resulullah?”
“Sabit’e vereceğini ödeyeyim, seni ben alayım.”
(Cüveyriye sevincinden uçarak):
“Tamam ya Resulullah, kabul!”
(Kaynak: Islamda Çok Evlilik Ve Resulullah, Prof.Abdullah Ulvan, çeviren Ismail Hakkı Sezer)

Nikahtan hemen sonra, Müslümanların elindeki bütün Beni Mustalik tutsakları (700 kişi) salıverildi. (Kaynak: Buhari, Itkr,13)


* Safiye:

Ahtap bin Huyeyy’in kızı Safiye, Hicret’in 7.yılında Muhammed’in karıları arasına girdi. Safiye, Beni Nadir Yahudilerindendir. Kocası, Hayber savaşında öldürülmüş, kendisi tutsak olmuştu. Dihyet’ül Kelbi’nin payına düştü. Ahsab tarafından hemen peygamber’e yetiştirildi. Safiye öylesine dilber bir kadındı ki, ancak Resulullah’a yakışırdı. Ayrıca, kavminin hanımefendisi olan bu kadına kendinden aşağı gördüğü bir kişinin yanında cariye işlemi işlemi uygulanmasının engellenmesi gerekirdi.

Sonuçta Muhammed onunla evlendi. (Kaynak: Buhari, El Magazil 38; Asab 30-32; Hucurat 11; Talak 1.ayet)

Zeynep bir keresinde Safiye’ye “Yahudi Karı” diye seslenmişti. Peygamber bu saldırıyı cezalandırdı, bir ay Zeynep’e yaklaşmadı. Ayşe’nin safiye için, “Boyu da pek kısa, yere çok yakın” demesi üzerine şu karşılığı vermiş: “Bir laf ettin ki, koca enizi bulandırır” (kaynak: Buhari, Ebu davud ve Tırmizi)

Anlaşılıyor ki, Safiye’nin eşsiz güzelliği ve yhudi kökenli oluşu zaman zaman öbür ortakların kendisine karşı birleşmelerine yol açmış. Tırmizi rivayet eder: Aişe ve Hafsa, “Biz Resulullah’ın yanında Safiye’den daha değerliyiz” demişler. Bu söz, Safiye’nin kulağına gitmiş. Peygamber’e söylemiş. Peygamber’in verdiği karşılıkta, onun Yahudiliğiyle ilgili çok zarif bir ima da var: “Şöyle diyemez miydin, benden değerli nasıl olabilirsiniz ki, eşim Muhammed, babam Harun, amcam Musa!”

Bir keresinde de Peygamber ve Safiye sözleştiler; öbür kadınlara örnek olsun, hatta bir bakıma ders olsun diye, bir ay boyunca hiç beraber olmayacaklardı. Bu söz tutuldu. (kaynak: Buhari ve El Müslim; Taberi tefsirinde Tahrim suresi)


Karılarından Aişe, Muhammed'e şöyle diyor:



* -"Ma era rabbeke illa yüsariu hevake"

(Bkz. Buhari, e's-Sahih, Kitabu't-Tefsir/33/7,Kitabu'n-Nikah/29;Diyanet yayınlarından Tecrid, hadis no:1721;Müslim, e's-Sahih, Kitabu'r-Rıda/49,hadis no:1464;İbn Mace Sünen, Kitabu'No:-Nikah/57, hadis No: 200; Ahmed İbn Hanbel,6/134,158)
Aişe'nin sözü dilimize şöyle de çevrilebilir:



"Bakıyorum da, senin Efendi Tanrı'n , yalnızca senin şeyinin keyfini (hevanı) yerine getirmek için koşuyor."


* Muhammed'in kadın seçimi, cinsel alandaki isteği, hadisteki sözcüğü ile
"heva"sı, adalete baskın geliyor ve sıra Muhammed'in isteği doğrultusunda, "ayet"le bozuluyor. Ahzap suresinin 51. Ayeti şu sözlerle başlıyor:

-"(Ey Muhammed!) Onlardan (yani karılarından) dilediğini geriye bırakır,
dilediğini öne alabilirsin..."

Ne demek bu?
Hadis ve yorumlara göre şu demek:

-"Ey Muhammed! Artık nöbet, sıra zorunlu değil senin için. Nöbeti, sırası
gelse bile, dilediğin karınla cinsel birleşmeyi erteleyebilir, ondan önce
dilediğin karınla yatabilirsin."

Sözün özü: Kuran'ın tanrısı, Muhammed'in, karılarıyla olan cinsel ilişki
düzenindeki işini kolaylaştırıyor. İlişkiyi sıraya koyma zorunluğunu kaldırıyor.
"Hangi karınla ne zaman yatmak istersen özgürsün" diyor.



İşte bunun üzerine Aişe dayanamayıp o sözü söylüyor:

-"Görüyorum ki senin Efendi Tanrı'n, senin şeyinin keyfini ..."

Aişe, bu durumu daha sonra, Ahzap'ın 51. Ayeti gelince anladığını; 50. Ayet geldiğindeyse bunu pek anlayamadığını ve o nedenle, 50.ayette, "Peygambere kendini (hem de mehirsiz olarak) verebilecek kadın "dan söz edilince şu tepkiyi gösterdiğini belirtiyor:



-"Olacak şey mi? Bir kadın utanmaz mı ki, kendini bir erkeğe armağan
etsin?"(Tecrid, hadis no:1721)




Temel kaynaklardan alınan bilgilerden küçük bir demet; Diyanet'in Eyyam'ını görmek için yukarıdaki linke tıkladıktan sonra Ahzab 37. altında minik bir yıldız var. O yıldız 2. link. Ona tıkladığınızda eyyam başlıyor.
Hatemü'l Enbiya'dan da Ayşe-ilk nişanlanması- sonra muhammed mustafanın nişanlı kıza talib olması ve yaşı hakkında kafa bulandırıcı sözler takip edilebilir.Bu iki kaynağın dışında bir şey okumayanlar konuyu yanlış - eksik öğrenmiş olacaklar. Bu gayya kuyusundan ne Vehbe Zuhayli kurtarabilir; ne mahmut Ebu Reyye; ne Hanif cemaat, ne de Bediüzzaman. Alümünyum belki bize AHZAB SURESİ 37. AYETİ mükemmel bir tefsir diye nitelediği Risale-i Nur külliyatından Bediüzzaman
ın kaleminden aktarırsa; bir modern zaman 'Müctehid'i olayı nasıl yorumlu
yor onuda görürüz. Desene yazıyı buraya kadar kim okur....Çook uzun oldu ya, kusura bakmayın...

Tuzbaykucbars
08-11-2005, 01:31
MERAK EDIYORUMDA SIZLER EPEY INANMISSINIZ MÜSLÜMANLARIN PEK DERINDEN INANDIGINA HERHALDE. MÜSLÜMANLIK BELKIDE GÖKLERDEDIR DEMIS MEHMET AKIF ERSOF SOFTAMIZ ONUN ICIN FAZLA KAFANIZI YORMAYIN BU MILLET SATEN MÜSLÜMAN OLMADI VE OLAMAZ CÜNKÜ MÜSLÜMANLIK YASANAMAZ! :D

Mutezile
08-11-2005, 07:51
Sence yüzeysel mi inançları? Kalben iman etmiş olamazlar mı? Düşüncelerini açar mısın, tam anlayamadım sanırım.

aspartam
08-11-2005, 10:19
Sünnet sünnet diyen Müslüman bacılarımız,iş Peygamberimiz gibi birkaç kadınla evlenmeye gelince hemen feminist kesiliyorlar.Biz de peygamberimiz gibi birkaç kadınla evlensek,güzel bir sünneti yerine getirsek fena mı olur kardeşim. :)

08-11-2005, 10:41
tabi ki olmaz, zaten islamın en çok savunduğum tarafıdır bu, ne kadar karı o kadar güzel :D
şimdi bir arkadaş vardı, hani erkabakan'ın bir el hareketi vardı baş parmak havada diğer parmaklar kapalı; allah bir karı dört anlamına gelen.
bizim arkadaş bu hareketi yapardı " allah bir karı dört derdi", sonra baş parmağı kapatır " boş ver allahı ya, karı beş" derdi. çok gülerdim :D

mmx
08-11-2005, 17:40
Konumuza gelecek olursak: Hadis ve Sünnet'e bakabiliriz artık::

Şimdi Mutezile’nin ilmi mertebesi tabi düşük, ön yargılı ve hastalıklı bir bakış açısına sahip.Hadis ve sünnete bakalım demiş kendisi.Kendisine öğretelim o zaman:Hadiste sünnete dahildir.
Sünnet üçe ayrılır:1-Takriri,2-Kavli(Hadisler bu guruba girer yani sözlü sünnettir.),3-Fiili sünneti.
Dolayısıyla ifadede hadis ve sünnet ayrı ayrı zikredilince sanki çok farklı şeylermiş gibi bir mana var.’’VE’’ ifadesi dilimizde farklı isimleri zikretmek için kullanılır.(Elma-armut gibi).Ancak hadisler sözlü sünnettendir.Sünnetin ta kendisidir.(tabi gerçekten Hz.Peygambere ait olanları).Böylesi bozuk ve ilmi açıdan yanlış cümleden sonra, geçiyor kaynaklardan aktarmaya beraberce okuyup değerlendirelim.

* Taberi ve başkaları Aişe’den rivayet ederler: “Peygamber evde ne yapardı?” diye sorulmuş. “Sizin yaptığınız gibi” demiş”; “Şunu indirir, bunu kaldırır, ailelerinin işlerini görür, etlerini doğrar, evi süpürür, uşağa yardım eder.” Şöyle bir sözü vardır karılarını döven erkekler için: “Hem karılarını köle gibi döverler, hem de utanmadan onlara sarılır yatarlar.” (Kaynak: Ibni Sa’d, c.8, s.148)

Şimdi yukarıdaki Aişe r.a isnat edilen hadisin manası nedir?Hadis Hz.Peygamberin, evinde sıradan bir insan gibi ev işleri konusunda eşine yardım ettiğini gösteriyor.Ayrıcada kadını döven erkeği kınıyor.
*Arkadaşlarından Enes anlatır: “Peygamber 9 ya da 11 karısı varken, günün belirli saatlerinde bütün karılarını dolaşır, hepsi ile cinsel ilişkide bulunurdu”
Enes’e sordular: “Peki, Peygamber buna nasıl güç yetiştiriyordu?”
Enes şöyle dedi: “Biz aramızda, Peygamber’in otuz erkek gücünde olduğunu konuşurduk.” (Kaynak: Buhari, Tecrid/192)

Şimdi konumuz hadis.Hadis konusu, hadis ilminde ihtisas yapmamış insanların üzerinde kolaylıkla yazacakları bir konu değildir.Hadisler sayısızdır.Bir kimse bir hadisten bahsederken, sözkonusu hadisin gerek senet gerekse ravi yönünden onun değerini bilmiyorsa, senedindeki ve ravisindeki illetleri bilmiyorsa burada hadis konusunda konuşmak son derece yersiz olur.Ezbere konuşmak olur.Kişinin hevasına göre konuşması olur.Mutezilede bunu yapıyor zaten.
İmam malik muvattasındaki hadisleri her sene elermiş.Her sene, bir önceki sene sağlam kabul ettiği hadisi çöpe atıyordu imam malik!
İslam tarihindeki çok büyük bir hadis imalatçılığı vardır.Bir örnek verelim.Mutezile Enes Bin Malikten bir hadis örnek verdiği için Enes ile ilgili konuşmak istiyorum:
İmam Zehebi’nin mizan isimli eserinde, ‘’ENES BİN MALİKİN HİZMETÇİSİ OLDUĞUNU SÖYLEYEN DİNAR EBU MİKYES İSİMLİ ZAT’IN NASIL ENES’E İSNATLA DOLU BİR SAYFA HADİS DERLEDİĞİNİ ANLATIR.’’
GELELİM İMAMI AZAM EBU HANİFEYE, EBU HANİFE HADİSTE EBU HUREYRE VE ENES BİN MALİKİ GÜVENİLMEZ BULUR.ONLARIN HADİSLERİNE KUŞKU İLE YAKLAŞIR.
YUKARIDAKİ HADİS İLE İLGİLİ OLARAK ŞUNU SÖYLEMEK İSTERİM Kİ :ENES 9-10 YAŞLARINDA RASULULLAHIN HİZMETİNE GİRMİŞTİR.BUNA GÖRE RASULULLAH’IN 53 YAŞINDAN SONRA 11 KADINA GÜÇ YETİRDİĞİ İDDİASI GÜNDEME GELİR Kİ, BÖYLESİ BİR İDDİA MÜMKÜN DEĞİLDİR.ÇÜNKÜĞ ÖNCEKİ HADİS HZ.PEYGAMBERİN NORMAL BİR İNSAN OLDUĞUNU GÖSTERİYORSA, BU HADİS ANORMAL BİR İNSAN OLDUĞUNU GÖSTERİR.KENDİ İÇİNDE ÇELİŞKİLERİ VARDIR.
DAHASI MUTEZİLENİN ÇELİŞKİLERİ BURADA BİTMEZ.TABERİDEN DELİL GETİRMİŞ.SAYISI 35 İLA 64 ARASINDA DEĞİŞEN KADINLA EVLENMİŞ.HERHALDE KENDİSİ BU HADİSLERİ SAĞLAM KABUL EDİYOR OLMALI Kİ İSLAMI KABUL ETMİYOR.
O ZAMAN SORUYOZ KENDİSİNE 35-64 ARASI KADIN + 11 KADINA DAHA RASUL GÜÇ YETİRİYOR HA?SİZE SORUYORUM.SİZ BUNAMI İNANIYORSUNUZJ
YOK BUNA İNANMIYORSANIZ, O ZAMAN BU SAÇMA RİVAYETLERİ ÖNÜMÜZE GETİRİP, İSLAMA SALDIRMAYIN!
BU ARADA ENES NERDEN BİLİYOR İLİŞKİ OLDUĞUNU?YANLARINDAMIYDI!!!!!!!
* Muhammed, karılarına eşit süre ayırır, aynı gece hepsini dolaşır, sıra kimdeyse onun yanında kalırdı. (Kaynak: Müsned, c.6, s.108)


ŞİMDİ ATESİTLERİN KOMİK BİR YANINIDA BU HADİSTE GÖRÜYORUZ.BU HADİSLERİ DELİL GETİREREK MUHAMMED SAV’İN AHLAKLIK BİR HAYAT YAŞAMADIĞINI 50 SİNDEN SONRA KARININ KIZIN KEYFİNİ ÇIKARDIĞINI İDDİA EDİYORLAR.
HESAPLAYALIM:HER KADINLA YARIM SAAT İLGİLENSE 30 DAKX12=360 DAKİKA 3 SAAT.WAWWWW!
1 SAAT DESEK 1SAATX12=12 SAAT(Gece yetmedi)J
BU GİBİ HESAPLARI TURANDA DURSUNDA DİN BU KİTAPLARINDA YAPARDI.KENDİ (-Küfür yok- MuTeZiLe-) FARKINA VARAMAZDI!

mmx
08-11-2005, 18:06
* Muhammed’in Hatice’den sonra, Hicret’e kadar birlikte olduğu tek kadın, Zem’a kızı Sevde’dir. Ibnü Sa’d, Tabakat adlı yapıtında yaşlı olan Sevde’den bir ara Muhammed’in ayrılmak istediğinin ileri sürüldüğünü ama bunun doğru olmadığını söyler. Sevde, bir tarihten sonra, Peygamber’e olan sırasını Aişe’ye devrederek, bir özveri gösterecektir. Böylece Aişe, iki kişilik sıra elde eder.

* Hz. Ayşe hakkında özel bir topic açmış bulunduğumdan burada girmiyoru
m. Tek şunu belirteyim: Okunması kolay ve zevkli bir kitap olan 'Hatemü'l
-Enbiya' da Ayşe konusunda sahih hadislere olduğu(yaşı konusunda) itiraf edilsede, zayıf rivayetli isnadlarla 17 yaşında DA olabilceği ifade edilerek
hesapta İLMİ DÜRÜSTLÜK yapılmıştır. Fakat sadece iyi niyetli müslümanla
rın kafasını karıştırmak amacı güdülmüştür. Karşılaştırmalı okumadıkça,
e's-Sahihlerden de istifade edilmedikçe Siyer yazmanın her babayiğidin harcı olmadığı kolayca anlaşılmaktadır.

TARİHSEL AÇIDAN HZ.AİŞE İLE EVLENİLDİĞİNDE AİŞE 17 YAŞINDADIR.TARİHSEL VERİLER BİZİ BU SONUCA ULAŞTIRIR.ES-SAHİH DEMİŞ!!!!SAHİHLER SAYISIZ UYDURMA HADİSLERLE DOLU!
BİR ÖRNEK VERELİM:MÜSLİM SAHİHİNDE KUREYZAYA VARINCA İKİNDİ KILINSIN.BUHARİNİN SAHİHİNDE KUREYZAYA VARILINCA ÖĞLENİN KILINMASI İFADESİ VAR.NASIL SAHİHLİKTİR BU!!!!SAYISIZ İHTİLİAFLAR HADİS KİTAPLARINDA VARDIR.AYNI İHTİLAFLARDAN BUHARİNİN SAHİHİNDEDE VARDIR.MESELA: AİŞE’DEN GELEN HADİSTE ÖLEN KİMSENİN ORUÇ BORCU YAKINLARI TARAFINDAN TUTULARAK ÖDENİR DENİR.ANCAK BUHARİDE YER ALAN VE AİŞE’DEN GELEN BAŞKA BİR HADİSTE İSE, HİÇ BİR KİMSE HİÇ BİR İBADETİ BAŞKASI YERİNE YAPAMAZ DENİR!!!!
GÖRÜYORSUNUZ SAHİH HADİS KİTAPLARININ HALİNİ!KURAN SÜZGECİNDEN, SAĞLAM METİN VE RAVİ TENKİDİNDEN GEÇMEYEN HER SAHİH ETİKETLİ HADİS DOĞRUDUR DENEMEZ!BU ÇOK BÜYÜK BİR VEBALDİR.
* Cahş’ın kızı Esed’li Zeynep’l evlenmesi bir yönden ayrıca çok ilginçtir. Araplarda, Cahiliye devrinde, yaygın bir uygulama vardı: Oğlan çocuklarını evlat edinme, onları özoğul gibi nesebine bağlama, miras verme.. Bunun sonucu olarak, baba ile oğğulluk birbirinin karısını, kızını nikahlama hakkına sahip değildi. Tıpkı, baba-oğul hukukundaki gibi.
Muhammed, bu uygulamayı yıktı, oğulluğu ve azadlı kölesi olan Zeyd’in karısı Zeynep’le evlendi. Zeynep aynı zamanda Peygamber’in halasının kızı. Ve zaten, baştan Zeyd’le evlenmek istememiş. Peygambere bir gönül yakınlığı var. Ama yine de onun uygun görmesi sonucunda Zeyd’le evlenmiştir.

Muhammed bir gün Zeyd’le görüşmek için onun evine gider. Zeyd yoktur. O sırada Zeynep içeride çamaşır yıkamaktadır. Duygular coşar. Muhammed şu sözleri söylemekten kendini alamayarak evden çıkar. “Ya mukallibel kulum!” (Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, gönlümü çeviriverdin!) Zeyd eve gelince Zeynep olayı ona anlatır. Zeyd, içinde karısını yitireceği gibi bir önseziyle Peygamber’e koşar.
“Zeynep’I sevdinse, ben boşayayım, sen al” der.
Muhammed’in karşılığı:
“O nasıl söz? Karını boşama, Allah’tan kork!” Ancak, içten içe, boşamasını da istemektedir. Bu istek, Ahzab suresindeki 51.ayetinde ortaya çıkar.(kaynak: Bu ayetle ilgili tefsirler, taberi tefsiri)

Zeyd, Zeynep’I boşar. Böylece Ahzab suresindeki (37.ayet) şu sözler de açıklık kazanmış olur: “Şimdi madem ki Zeyd onunla ilişiğini kesti; biz onu sana eş yaptık.”

SON DERECE ÇİRKİN BİR İFİTİRADIR.BU RİVAYET, MAALESEF RİVAYET TEFSİRLERİNE GİRMİŞTİR.İŞİN ASLI ŞUDUR:BU RİVAYET, HADİS İLMİ AÇISINDAN SAHİH NİTELİKLERE BİLE SAHİP DEĞİLDİR.MUTEZİLE ES-SAHİHLERİ İNCELEMEDEN SAĞLIKLI SONUÇLARA VARILAMYACAĞINI İDDİA EDİYOR.ANCAK SAHİH OLMAYAN BİR HADİSİ DELİL GETİRP PEYGAMBER EFENDİMİZİ SAV’İ UÇKUR DÜŞKÜNÜ (HAŞA) İLAN EDİYOR.SAHİH BİR YOL VE SENETLE NAKLEDİLMEMİŞTİR BU RİVAYET!!!!!DELİL GETİRİLMESİ İİFTİRADIR.İBNİ CERİR NAM-I DİĞER TABERİ BU GİBİ ABUK SABUK RİVAYETLER GİBİ NİCELERİNİ KİTAPLARINA ALMIŞTR.AYNI ŞEY AHMED BİN HANBELİN MÜSNEDİNDE DE VARDIR.KABUL AHBAR, ABDULLAH BİN SELAM VE VEHB BİN MÜNEBBİH GİBİ İSLAM DÜŞMANI MÜNAFIKLARIN İSLAMA SOKTUKLARI HADİSLERİ ESERLERİNE GEÇİRMİŞLERDİR.KONU İLE İLGİLİ OLARAK, MAHMUD EBU REYYE’NİN MUHAMMEDİ SÜNNETİ AYDINLATILMASI KİTABI İNCELENEBİLİR.KİTAPTA SAĞLAM İSLAMİ KAYNAKLARDAN DELİL GETİRİLMİŞTİR.GERÇEĞİ BULMAK İSTEYENELERE DUYURULUR!
Zeynep’le Muhammed arasındaki ilişkide, cinselliğin çok ağır bastığı söylenebilir: “Bir kadın gördüğü zaman hemen eve gelir, Zeynep’le cinsel ilişkide bulunurdu” (Kitabun Nikah, s.127)

Günlerin cinsellik yönünden ortamını Peygamber’in arkadaşlarından Cabir şöyle anlatır: “Biz Mina’ya giderken zekerlerimizden meni damlıyordu” (kaynak: Buhari, Hac/81; Umre/6; Şirket/7; Muslim, hac/141; Hadis/1216; Neşe-I Menasik/77; Ibn-I Meca, menasik/77 Hadis/2980; Ahmet Ibn-I Hanbel, Müsned 3/317-366)

mmx
09-11-2005, 12:25
-küfür yok-MuTeZiLe

Mutezile
10-11-2005, 02:00
TARİHSEL AÇIDAN HZ.AİŞE İLE EVLENİLDİĞİNDE AİŞE 17 YAŞINDADIR.TARİHSEL VERİLER BİZİ BU SONUCA ULAŞTIRIR.ES-SAHİH DEMİŞ..

Şu tarihsel açıdan seni 17 yaşına ulaştıran kaynak kimdir. Mevlana Şibli'nin Asr-ı Saadet'inden başka dayanağın var mı? Ebu Reyye ne diyor bu konuda? Aç bakalım 'Muhhammedi Sünnetin Aydınlanmasını'. Küçük zevce hakkında ne ahkam kesiyor sevgili 'Müceddid'in.

Sniper
10-11-2005, 12:35
60 karı mı?

biz bir tanesine laf geçiremiyoruz.

hakaret yok- MuTeZiLe

BARAVO....

Sniper
10-11-2005, 12:48
60 değil 10 tane bile olsa rakam müthiş...

Bu kadar karının derdi de çekilmezki.

Dır dır dır....

Bıktırırlar dünyadan insanı.

Bende 1 tane var. Dil pabuç gibi. Laf yetiştiremiyorum. Zaten artık yetiştirmeye de çalışmıyorum. Kaçıyorum evden, kurtuluyorum.
Hakaret yok-MuTeZiLe---- nasıl 10 tanesiyle başediyormuş anlamak zor. Ama peygamber ------hakaret yok----zaptetmek daha anlaşılır ve basit bir durum olsa gerek. Ne de olsa al-lat denen tanrının seçtiği birisin. Kral gibi. Padişah gibi.

Kıskanılası bir durum bu 60 karıya hakim olmak mevzusu. :D

Aliminyum
10-11-2005, 13:42
Sniper şerefsizine laf yok de mi Mutezile? Senin işine gelen ifade özgürlüğü, işine gelmeyen hemen hakaret ve küfür. Riyakarsınız işte kabul edin. Kıvırdıkça batıyorsunuz. İfade özgürlüğü mü la bu? Bu soysuz Sniper eminim gerçek hayatta kimseye böyle şeyler söyleyemez. Bir tane Müslümanın karşısına çıkıp da bu lafları edemez. Kuyruğunu tırsıp kaçacak yer arar. Erkekliğini de bu formlarda bastırmaya çalışır. görün işte. Köpeklik din,dil,ırk tanımıyor.

Sniper
10-11-2005, 14:03
Aliminyum kardeş,

Beni bilen bilir. Ben her yerde doğruyu söyleyecek kadar doğruyum demiyorumki. Çünkü her zaman her yerde geçerli bir doğru yoktur.

Doğruluk görecedir. Çıkarların gereği bazı doğrular bazen söylenmeyebilir.

Her zaman doğruyu söylemek gibi bir misyonum yok. Ama yalana da ihtiyacım yok. Ben bir dini yayma görevinde veya telaşında değilim. Sadece muho olmanın lezzetine dem vurdum.

Niye sinirlendinki?

Hattta herife BRAVO bile dedim. "60 karıyı zapdetmek ve memnun etmek zor iş" dedim.

Bunda kızacak ne var?

Burada birbirimize kızmayalım lütfen. Elin arabı için birbirimizi üzmeyelim.

Arap yaşamış yaşayacağını. 60 karıyla gününü gün etmiş.

Bize ne? Bizse çene yoruyoruz. Boşa kürek çekiyoruz.

Aş bunları. Aş da gel.

burkay
10-11-2005, 14:10
MUTEZILE EFENDI MMX KÜFÜR EDIYOR DIYE YAZIYI IPTAL EDIYORSUN YA SNIPERIN YAZDIGI ? Küfürleri attım sevgili burkay- Alıntı olarak bile çirkin. Uyarın için teşekkürler- --MuTeZiLe--



IYI OZAMAN KÜFÜR OLARAK GEÇMIYORSA HERKEZ ÜSTÜ KAPALI LAFLARLA BIRSEYLER YAZMA HAKKINA SAHIP ... BEN DE SNIPERIN ....! DIYE BIR CÜMLE YASSAM NOLUR ? SILINECEKSE BUDA SILINSIN ...

aspartam
10-11-2005, 14:11
Buradan hükümete sesleniyorum.(Akp lilerin bu siteye bakacaklarını zannetmiyorum ama).Çok acilen kişi başına resmi nikah sayısı 1 den 10 a çıkarıla.Bütün bir hayat sadece 1 karıyla geçirilmeye.Tiiz bu istekler karşılana.

burkay
10-11-2005, 14:13
SNIPER DELIKANLIGA SIGMAZ BASKA INSANLARIN ARKASINDAN ATIP TUTMAK ... VARSA TARTISACAGIN TARTISALIM YOKSA IFTIRA ATMA MANEVI DEGERLERE ...

burkay
10-11-2005, 14:16
OZAMAN KADINLARADA 1 DEN FAZLA NIKAH DÜSER ... ERKEK VE KADIN HAKLARI ESIT OLDUGUNDAN ... SAVAS DA DEGILIZ ERKEK ALIRSA KADIN DA ALIR ... DIYEN ÇIKACAKDIR MUTLAKA ...

Sniper
10-11-2005, 14:16
MASALLAR ALEMİNDE HAYAT ÇOK RAHAT.

Pembe pembe düşler kurmalar çok güzel.

"Hiç olmaya" alışmak önceleri çok zor idi.

Ama şimdi alıştım. Diyebilirimki inanlı olmaktan daha kolay ve basit.

Ne kafamın içinde dır dır yapan bir tanrı var ne de uyup uymadığımı sürekli kontrol eden bir yargılama sistemim.

Sadece aklım ve vicdanım var. Önyargılardan hala kurtulabildiğim söylenemez. Çok illet bir bataklıktan çıkmaya çalışıyoruz çoğumuz. Bu kutsal denen bir bataklık.

Ortadoğunun hayaller bataklığı.... kimimiz kurtuldu ve yeni hayatlar kurdu.

Bense hala yarı belime kadar bu bataklıktayım. Kendime olan güvenim gün geçtikçe artıyor. Ve bir gün ben de zincirlerimden kurtulacağım. Bu bataklıktan tamamen çıkacağım.

aspartam
10-11-2005, 14:27
Ölmeye mi karar verdin. :D

Mutezile
10-11-2005, 16:46
Alümünyum ve Burkay-Aspartam dostlar.

Sniper'ın lisanını onaylamak mümkün mü? Yazıları astığı anda on-line değildim. Uyarılarınız için teşekkür ederim. Sizlerin yardımı ile sitemizde bu küfür ve hakaret illetini azaltabileceğimizi tekrar göstermiş oldunuz.

Aliminyum
10-11-2005, 18:52
Sniper kıvırma.
Doğruluğun göreceliği gibi antikçağlarda kalmış saçmalıkları modernize etmeye çalışmayın. Doğru özneyle nesnenin ilişkisinden çıkan birşey değil ki özneden özneye göre değişsin. Kafan basmıyor mu bunlara? Basmıyorsa yapacağın şey kafasızlığı seçmek değil en azından varlık alemine çıkmamak. Omuzlarının üstündeki şey emmebasma tulumba değil.

Ne halt ediyorsan et karşındaki insanların hassasiyetlerini gözetmek mecburiyetindesin. Ya değilse 'Ben insanım' iddiasında bulunamazsın.

Elin Arabı değil derdimiz. Sen bizim için Araptan daha fazla elsin. Türk olsan ne çıkar Arap olsan ne yazar? Yok zincirlerini kırmaya devam et sen. Allah imhal eder ama asla ihmal etmez. O ateşli arzuyla beklediğiniz ve şimdilik nesnelliği olmadığı için inkar etmekle kendinizi özgür zannettiğiniz gerçekliği ayna gibi karşınızda görünce ne halt edeceksiniz bakalım.

Sniper
10-11-2005, 20:36
:D

Komik adam seni.

Hokkabaz gibisin.

Laf hokkabazı. İlizyonlara bayılıyorsun anlaşılan.

Cindirella bile muho dan daha gerçek benim için. En azından yaşanabilirlik ölçüsü senin lat tanrın kadarından daha yüksek.

Al-Lat tanrın beni cezalandıramayacak aciz. Ama benim Xenux tanrım senin tanrını döver...


hah hah hah hah...

Gel tanrılarımızı dövüştüreim. Kim kazanırsa ona tabi olalım.

Arabın tanrısı 100 kaplan gücünde değilmi???

Yahudi ineklerinin tanrısı 20 kaplan gücünde.

isa psikopatının tanrısı sanırım 1 fare gücündeydi.

Ama benim Xenux tanrım 10 bin sinek gücünde..... Sivrisinek... :D

Sniper
10-11-2005, 20:39
Eveeetttttt....

Bu tanrıları dövüştürelim artık.

Besledik büyüttük.

Eeeee... yeter artık.

Çok şımardılar canım.

Hep sen eğildin.... o s...kine bile takmadı seni... iplemedi yani.


Şimdide senin tanrın senin için çalışsın. Dövüştürelim.

Sniper
10-11-2005, 20:44
Bak bir senaryo yazdım:

Bu iki tanrı ringe çıkarlar...

sol taraftaaaaaaaa ortadoğunun bataklığından çıkma Alllllllll-laaaaaaattttt..



şak şak şak.... alkışlar kopar.



sağ tarafta cindirellaya yardım eden iyiliksever XE.....NUUUUUUUXXXXX..


şak şak şak..... yine gürültüye boğulur salon.


nasıl?

beğendimmi giriş bölümünü?

burkay
10-11-2005, 21:00
BIR INSAN BUKADAR BOS OLUR ... YA ÖZÜRLÜMÜSÜN SEN YOKSA YAZILARIN MI SENI ÖYLE GÖSTERIYOR ...

aspartam
11-11-2005, 10:03
Şeytan o şeytan

Sniper
11-11-2005, 13:01
Şeytan o şeytan

:D

İşte bu kadar boş olmalı insan.

Yok şeytan,...... yok tanrı,...... yok peygamber,..... yok elçi,..... yok keçi

Komedi bunlar.

heh heh heh.... :D

Bir insan bütün ömrü boyunca 1 hikayede nasıl mutlukuk arar anlamak zor.

Ama anlamak için deli olmak lazım galiba.

Ancak bir deli deliyi anlar.

Oku oku aynı kitap. Evir çevir... yine aynı.

Sıkılmazmı bu yobaz milleti kuran adlı masalı okumaktan.

Ben anlamıyorum.

Sizi dinledikçe Maymunlar Cehennmi adlı filmi anımsıyorum.

Onlar da tanrılarını maymun olarak anlaıyor ve tapınıyordu. Çok komik....

Bir de heykelini falan yapmışlar..... Gülmekten kırılmaya ramak kalmış şekilde izlemiştim aptal tapınım manyağı maymunları.... :D

Sniper
11-11-2005, 13:05
Ama illa bir masal veya mitoloji kahramanına benzetileceksem bu MARS olmalı.

Şeytan dediğin tanrı bilem değil.

Şeytan meytan anlamam.

aspartam
11-11-2005, 16:49
Kuran’da Peygamberimiz’in hiçbir hanımının ismi geçmez. Peygamber’in 9 yaşında bir kızla evlendiği de Kuran’da değil, uydurmalarla dolu hadislerde geçer. Peygamberimiz’in hanımlarıyla ilgili anlatılanların %99’u hadis kaynaklıdır. Yani bu hikayeler doğru veya yanlış olsalar da güvenilir değillerdir. Peygamberimiz’in uygunsuz bir şey yapmayacağı apaçık ortadadır. Kuran’da Peygamber’imiz için “Bundan sonra güzellikleri ne kadar hoşuna gitse de evlenmen sana helal olmaz.” (33 Ahzab Suresi 52) diye yasak getiren ayet bulunmaktadır. Bu ayet inmeden önce diğer inananlar için helal olan her şey, Peygamber için de helaldi. Bu ayetle diğer insanlara getirilmeyen bir kısıtlama Peygamber’e getirilmiştir. Ahzab suresi 28. Ayette ise Peygamberin bir hanımı şayet ondan boşanmak isterse, boşanmanın maddi bedelini karşılayıp boşaması söylenir. Yani diğer hanımlar gibi, Peygamber’in hanımları da kendi gönül rızalarıyla evlenmişlerdir ve istedikleri an nafaka alıp boşanabilmektedirler. Kendi döneminin şartları, kendi kısmeti ölçüsünde, Kuran’a ters düşmeden, Peygamber de evlilik yapabilir ve yapmıştır. Bizi alakadar eden her bilgi Kuran’da mevcuttur. Bunun dışındakilerle din adına uğraşmak abesle iştigaldir. Peygamberimiz’in elçi sıfatıyla bize getirdiği Kuran, dinimizi oluşturur. Uydurma hadislerin de karıştığı kesin olan Peygamberimiz’in özel hayatıysa ancak o dönemde ve o dönemin şartlarında yaşayarak değerlendirilebilir. Günümüzde hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğu belli olmayan hadislerle Peygamber’in özel hayatı hakkında tartışmaya imkan yoktur. Hadis uydurmacılığının bıraktığı kötü miraslardan biri de bu gereksiz tartışmadır. Kuran’a dönüş, diğer hastalıkları tedavi ettiği gibi bu yarayı da kapayacaktır.

http://www.kurandakidin.net/bolumler/21kuranindininde.htm

Sniper
11-11-2005, 17:00
İnanmak istediğini okumak ve sağlam kabul etmek ayrıcalığını nerden buluyorsunuz analşılır şey değil.

Bir hadisin sağlamlığı güncel düşünceyle mi açıklanır? 9 yaşındakilerle evlenmek moda olsa idi şimdi bu şebekler çıkıp allaya pullaya muho nun 9 yaşındaki kızı nasıl düzdüğünü defalarca anlatırlardı.

Bu da bir başka tiyatro ..... heh heh heh... :D

herif gitmiş 9 yaşındaki kızı düzmüş.

Sana ne...!!! düzer düzer.

Sniper
11-11-2005, 17:08
muhonun ayı yardığına inanıyon da niye 9 yaşındaki kızı becerdiğine inanmıyorsun? (Nasrettin hoca hikayesine döndü bu olay. :D Severim Nasrettin hocamı. Aptala iyi ders verir. Anlamayansa sadece güler geçer.)

şimdi desemki; muho kızdı ve evreni kül edecekti ama melekler engelledi.

hemen inanırsın.

böyle bir hadis olsa hemen atlarsın. ve yazanı göklere çıkarırsın.

Oysa muho nun 9 yaşındaki kızı becermesi ayı ortadan ikiye ayırmasından daha somut olabilecek bir gerçek. Ama anlamak istemezsin.

Çünkü sen kuranı da görmek ve anlamak istediğin gibi okuyorsun.

hadisleri de tabi..... :D

Ama akılsız herif olduğundan gerçeği hayellerinle karıştırıyorsun.

Bilsenki al-lat ın yok. yine de masal dünyandan çıkamazsın.

Çünkü din afyonunu çeke çeke beynin ufalmış.

hatta içi çürümüş. fare boku kadar aklınla beni de anlayacağını sanmıyorum. :D

Bulent
11-11-2005, 22:33
Snipper,

Seni tanımıyorum, ama, mesajlarında kullandığın resimdeki kadar çirkin olduğundan adım gibi eminim.

Senin gibi adamları gördükçe, cehennemin neden yaratıldığını çok daha iyi anlamaya başladım.

Hz. Muhammed'in evliliklerini ordan burdan topladığınız, çoğu uydurma bilgilerle tartışma konusu yapıyorsunuz. Hz. muhammed'in evlilikleri de dahil olmak üzere tüm yaşantısında en ufak bir aykırılık yoktur. Bu Müslümanların inanç ve iddiasıdır. Eğer Hz. Muhammed 9 yaşındaki bir kızla evlenseydi, içinde bulunduğu toplumda peygamber olarak yaşayabilir, bu kadar yüksek bir itibarı ve sevgiyi sağlayabilir miydi?
Burada konuşulan çirkin iddialar, sizin gibi islam düşmanlarının tarih boyunca dile getirdiği iftiralardır. Bu iftiralar artık bayatladı. Yeni ve mantıklı konuları gündeme getirin de onları tartışalım artık.

Mutezile
11-11-2005, 23:17
Bulent; kaynaklarla konuşmak yerine kanaatle konuştuğun sürece sadece ciddiye alınmanı zorlaştırırsın.

Sniper
12-11-2005, 00:38
Bulent faresi,

bak yazdıklarımı iyi okumuyorsun.

Cehennem senin için var.

Benim cehennemim burada.

Öbür dünya senin için var. Bende öbür dünya yokki...

YOK OLANIN İSPATI DA YOKTUR.

Kafan almıyor galiba.

Yok, şimdi çıksa gelse ve sana "işte bak, ben yokum" dese o zaman yok, yok olmazki.

Kafasız herif. kuran denen otu çeke çeke aptal olmuşsun farkında değilsin. :D

varın yokluğunu hissetmektense yokun varlığı yeğdir.

varın ispatı çok kolay. yokunsa yoktur.

Bu kadar basit. :D

Ama nerde sende o kafa.... :D

Mutezile
12-11-2005, 09:35
Hz. Muhammed'in evliliklerini ordan burdan topladığınız, çoğu uydurma bilgilerle tartışma konusu yapıyorsunuz. Hz. muhammed'in evlilikleri de dahil olmak üzere tüm yaşantısında en ufak bir aykırılık yoktur. (Bulent)

* Hz. Muhammed'in yaşantısında N e y e aykırılık yoktur?

* Zikredilen bilgilerin ha n g i l e r i uydurmadır- hangileri hakikattir. Göster de öğrenelim

burkay
12-11-2005, 17:09
PEYGAMBERIMIZIN AHLAKI DAVRANISLARI PEYGAMBERLIGI INSANLARA YOL GÖSTERICILIGI VE ADALETLILIGI VE DÜRÜSTLÜGÜ VE GÜVENIRLILIGI DOGRU SÖZLÜLÜGÜ ... V.S ... ÇARPITMA YAZILAR GELDIMI YALAN HABER OLUR KARDESIM ... PEYGAMBERIMIZIN PEYGAMBERLIK SIFATLARINA TERS DÜSECEK DAVRANISLAR ... UYDURMADIR IFTIRADIR ...

burkay
12-11-2005, 19:52
MMX I 2 GÜN UZAKLASTIRDIN SIMDI SIRA SNIPERDE ADALETLI OLURSAN SEVINIRIZ ... SAYGILAR ...

Mutezile
13-11-2005, 00:22
Bulent arkadaş; Küfür ve hakaretleri en aza indirgemek amacındayız. Gözümüzden kaçanlar arada olabiliyor. Admin'in 'şikayetler buraya' topic'in altına uyarınızı yaparsanız muhakkak ilgilenilir. Sniperin bazı çirkin sözlerini bizzat sildim; arkadaş uyarılmıştır. MMX arkadaşı da 6-7 kez uyarmıştık diye anımsıyorum.

Burkay ve Bulent'e ikazları için teşekkürler.

Sniper
13-11-2005, 01:15
PEYGAMBERIMIZIN AHLAKI DAVRANISLARI PEYGAMBERLIGI INSANLARA YOL GÖSTERICILIGI VE ADALETLILIGI VE DÜRÜSTLÜGÜ VE GÜVENIRLILIGI DOGRU SÖZLÜLÜGÜ ... V.S ... ÇARPITMA YAZILAR GELDIMI YALAN HABER OLUR KARDESIM ... PEYGAMBERIMIZIN PEYGAMBERLIK SIFATLARINA TERS DÜSECEK DAVRANISLAR ... UYDURMADIR IFTIRADIR ...

Bak sen de kendi yazdığını analiz edemeyecek kafa yapısında bir kuran otçulusun.

Ben sizin gibilerin kokusunu 100 lerce km den alırım.

Bu yukarıda yazdığın çok bilimsel bir açıklama gerçekten.

Salla oğlum salla.... dona düşer son damla. :D

Bilim buysa.... ben hiç bilmedim.

Tübitak ın başına geçtiniz. Geçer geçmez onun da ağzına ettiniz ve hatta bilimin de ebesini düzdünüz.

Sizin bilim anlayışınızı ben çok iyi bilirim.

Dedim ya... ben sizin kokunuzu hemen alırım. Yürüyüşünüzdeki o sersemlikten hemen tanırım.

Okuduklarını idealara uydurma kabiliyeti ancak sizin gibilerde olduğundan hadisleri de kafanıza göre seçersiniz.

İşine geleni ayıkla ve "sahih", işine gelmeyene zayıf de.

Gel keyfim gel.

Sen de yüreğine göre ayıklıyorsun. Bak, bu da iyi bir yöntem.

Muhoyu kim yüceltiyorsa sahih, kim 60 karıdan falan bahsediyor veya 9 yaşındaki kızı becerdi diyorsa zayıf.

Bunu ayrıt eden ölçü de senin duygusal yumuşaklığın mı olmalı?

Bu işler yumuşak muho-şak olmaz.

Sniper
13-11-2005, 01:26
MMX I 2 GÜN UZAKLASTIRDIN SIMDI SIRA SNIPERDE ADALETLI OLURSAN SEVINIRIZ ... SAYGILAR ...

Adalet diyene bak.

Şeri adalet iste de kolumu veya kellemi kessinler.

hah hah hah hah :D

şu meşhur şer (kasıtlı olarak şer diyorum) hukukunuza bakın bakalım. Oradaki adalet duygusunu görünce insanın yüreği bile burkuluyor.

-OHA :D

diyor insan.

Oradaki ne kadar adaletse çevrenizdekilerden de o kadar adalet beklemelisiniz.

-GoXeL-
13-11-2005, 03:09
O mübebbcel Zât, yirmibeş yaşına kadar hiç evlenmedi. O sıcak memleketin hususi durumu da nazar-ı itibara alınacak olursa, bu kadar zaman iffetiyle yaşaması ve bunun da, dün ve bugün böylece kabul ve teslim edilmesi, O'nda iffetin esas olduğunu ve müthiş bir irade ve nefis hâkimiyeti bulunduğunu gösterir. Eğer bu hususta, küçük bir inhiraf bulunsaydı, dünkü ve bugünkü düşmanları, bunu cihâna ilân etmekden bir an bile geri kalmayacaklardı. Halbuki eski ve yeni bütün hasımları, O'na hiç olmayacak şeyleri isnad ettikleri hâlde, bu istikamette birşey söyleme cüretini gösterememişlerdir.

Peygamberimiz (S.A.V) ilk izdivaçlarını, yirmibeş yaşlarında iken yaptılar. Bu izdivaç Allah ve Resûlü katında çok yüce ve müstesnâ; fakat başından iki defa evlenme geçmiş kırk yaşındaki bir kadınla olmuştu. Bu mutlu yuva tam yirmiüç sene devam etmiş ve peygamberliğin sekizinci senesi, kapanan bir perde gibi arkada acı bir hasret bırakarak sona ermişdi. Bu defa Efendimiz (S.A.V) yirmibeş yaşına kadar olduğu gibi, yine yapayalnız kalmıştı. Evet, aile, çoluk-çocuk her şeyiyle yirmiüç senelik bu mesûd hayattan sonra, yeniden dört-beş sene bekâr olarak yaşamışlardı ki; yaşları da elli üçe ulaşmış bulunuyordu.

İşte, bütün izdivaçları da böyle izdivaca alâkanın azaldığı bu yaştan sonra başlar ve devam eder ki; sıcak bir memlekette ellibeş yaşından soıira yapılan izdivacda, beşerîlik ve şehevîlik görmek, ne insafla ne de iz'anla kat'iyyen telif edilemez.

Mutezile
13-11-2005, 15:56
sEVGİLİ sNİPER;


''Tatlı laflar etmeye gelmedim ben.

Maskeli baloya gitmiyoruzki size "cicili bicili" laflar edeyim. ''(Sniper)

Bu sitede yazanların tamamı kendi düşüncelerini birbirine aktarmak, birbirini anlamak, bazen tartışmak, hiddetlenmek; bazen de uzlayışa var-
mak ve bir konsensüsda birleşmek; yine bazen de kendi doğrularının tek doğru olduğunu ifade etmekte, savlamakta tamamen özgürdürler.

Bir insan müslüman, ateist, yahudi veya başka cabir taasuba veya taasubsuzluğa sahip olmakla; başkaları tarafından hakarete uğrama gibi haksızlığa uğramayı haketmiş olur mu? Senin, başkasının da böyle bir çirkin tavra hakkı yoktur. Benim bu sitede görev almamın yegane sebebi de bunu engellemektir zaten. Karşındaki insana saygı duymayı beceremiy
orsan; saygu duyulmayı hakkedemezsin.

Nitekim sen üslubunu her geçen gün sertleştirdikçe nefret ve husumetten başka bir şey elde etmedin. Provokasyon yapmak gibi bir gailen varsa, emin ol yanlış siteyi seçtin. Sitede yazdığın tüm yazılar silinecek, ve senden bir İZ kalmamasına bizzat ben dikkat edeceğim.

Siteyi üyesi dostlarımızı sokmak istediğin nefret ortamının burada oluşma
sına izin vereceğimizi düşünmüş olamazsın. Kişisel tercihim IP'ne ban koymaktır. Kararı tek başıma vermeyeceğim. İstişare yapılacak.

Keşke sitemize damganı başka türlü vurmayı yeğleseydin dostum.

Mutezile
13-02-2006, 12:34
''Kadın şeytan biçiminde karşıya. Ve yine şeytan biçiminde dönüp gider. Bu nedenle sizden herhangi birinizi bir kadın gördü mü, hemen karısınla gitsin onunla yatsın. Çünkü bu cinsel ilişki içinde kabaran şehveti söndürür..'' Muhammed s.a.v

aspartam
13-02-2006, 21:33
İlahi Mutezile gördüğümüz kadınla yatacak halimiz yokya. :D

Mutezile
14-02-2006, 00:10
Bu nasıl Nefs ise; her gördüğü dişiyi insanın canı çeker mi yav?

Zeyneb'i de malum ev işi yaparken üzerinde libas ile görünce...olanlar olur

pervane
28-08-2008, 23:32
5-) Hafız Dımyati (ö. hicri 705): 50 civarında isim veriyor, hayat hikayelerini anlatıyor. Ve şu bilgiyi ekliyor: ''Muhammedin meşhur olan hanım ve cariyelerinden başka, en az 30 tanesi daha vardı. Bunlar ücretsiz (mehirsiz-) olarak kendisini Muhammede hibe eden sözlüleri ve cariyeleri idi'' İlk 5 kaynağın TAMAMI Dımyati'nin bilgilerini a y r ı c a doğrulamaktadır.

D-) Mehir ödemeden- hibe ile aldığı hür kadınlar.MUTEZİLE




Hibe ile kadın almak nasıl oluyor ki?

K.C'nin başlığı ile ilgili olduğu için güncelledim.

evrensel-insan
29-08-2008, 04:35
Saygideger pervane;

Bunlar ücretsiz (mehirsiz-) olarak kendisini Muhammede hibe eden sözlüleri ve cariyeleri idi''-pervane

Buradaki, ifade de bir satin alma veya kadin almak yok. Sadece, kadinlarin, kendilerini peygambere vermeleri, adamalari var. Yani karsilik beklemeden, bedava "buyur, ben seninim, hicbirsey talep etmiyorum, beni tepe tepe kullan"
anlami cikiyor.

Her zaman oldugu gibi, yine kadini "asagilayici, kucuk dusurucu, yok sayici, erkege teslim edici v.s." bir ifade sekli. "Tanri, musluman kadinlari islamdan, kurandan ve musluman erkeklerden, korusun" mu, desem acaba! :rolleyes:

Gunumuzde, hersey; ya manevi ya da maddi cikara dayandigi icin; boyle dusunen bir kadinin var oldugunu zannetmiyorum.O tarihte var miydi? onuda, bilemem.

Saygilarimla;
evrensel-insan

yucemanitu
29-08-2008, 06:12
İşin ucunda cennet varsa böyle bir şey olabilir :)

nehir
29-08-2008, 06:38
Saygideger pervane;

Bunlar ücretsiz (mehirsiz-) olarak kendisini Muhammede hibe eden sözlüleri ve cariyeleri idi''-pervane

Buradaki, ifade de bir satin alma veya kadin almak yok. Sadece, kadinlarin, kendilerini peygambere vermeleri, adamalari var. Yani karsilik beklemeden, bedava "buyur, ben seninim, hicbirsey talep etmiyorum, beni tepe tepe kullan"
anlami cikiyor.

Her zaman oldugu gibi, yine kadini "asagilayici, kucuk dusurucu, yok sayici, erkege teslim edici v.s." bir ifade sekli. "Tanri, musluman kadinlari islamdan, kurandan ve musluman erkeklerden, korusun" mu, desem acaba! :rolleyes:

Gunumuzde, hersey; ya manevi ya da maddi cikara dayandigi icin; boyle dusunen bir kadinin var oldugunu zannetmiyorum.O tarihte var miydi? onuda, bilemem.

Saygilarimla;
evrensel-insan
Bende amiiiin desem yada amena çok komik olacak o yüzden ''yaratıcı enerji'' korusun diyerek size katılıyorum.:) o tarihte böyle düşünen kadın var mı yok mu bilmem ama tv. da bir haber programında seyretmiştim ve hayretler içinde kalmıştım bir köyde galibada muhtardı adamın biri Allahı,peygamberi kullanarak köyün kadınlarını Allah adına benimle beraber olursanız büyük sevap var ancak o zaman Allah yolunda olursunuz yoksa Allah sizi lanetler vb.şimdi tam hatırlamıyorum gibisinden sözlerle kandırıp kendinide şeyh olarak gösterip bu işleri yapıyordu ve tuzağa düşmek istemeyen bir genç kadın tarafından programa ihbar edilmiş ve gizli kamera ile yapılan çekimleri bile adam komplo demişti pişkin pişkin,ancak benim burada dikkatimi çeken bu sahte şeyhle daha önce beraber olan kadınlarda yeni gelen kadına (ki kadın haber programının bir elemanı idi)bu sahte şeyhi övme yarışında olmaları idi ve bu sahte şeyhin karısınında haberi vardı olan bitenden,adamda galiba rüyasında tebliğ mi ne aldığını söyleyen belki şizofreni ileri boyutlarda biri ama ya kadınlara ne demeli? belki eğitimsizlik ,belki çaresizlik böylelerini tuzağına düşürüyor ,ama öze yönelirsek evrenselim diyen bir din de bu tip olaylara çanak tutuyor diye düşünüyorum,kimse alınmasın lütfen ama bu budur!:rolleyes:

nehir
29-08-2008, 06:43
ne alaka dersenizde şunu derim;şu ''mehirlerini bağışlayan kadın ''gibi bir cümleyi ayete sokarsanız(ki orada sadece peygambere has olmak üzere gibi bir ibarede olsa !)benim uyanık ve işbilir sahte şeyhlerim bundan kendine pay çıkarmasını bilir ve kendine yontar işte!!!

nehir
29-08-2008, 06:51
ah birde şu sahte şeyh olayında en önemli noktalardan birini unuttum galiba, hemen ekliyeyim adam, kadınların kendini hediye olarak sunmasını,hatta bu işe bir istek duymalarını söylüyordu! (işte bu nokta bana şu mehir olayını hatırlattı)

pervane
29-08-2008, 22:50
Beyler!!! bi susun ya:( Rica ediyorum hiç olmazsa kadın forumunda kullandığınız sözcüklere dikkat edin.

pervane
29-08-2008, 22:55
Saygıdeğer Evrensel-İnsan;
Hocam ilk defa yazdıklarınızın tamamını anlayabildim.Büyük bahtiyarlık benim için.
Saygılar.

evrensel-insan
30-08-2008, 00:55
Saygideger pervane;

Bende, senin bahtiyar olmana sevindim. Sen, bu basliga yazan erkeklere bakma!;)
Onlarin verdigi ornekler istisnadir. Istisnalar da kaideyi bozmaz. Ustelik, istisna olarak, boyle bayanlar olsa bile; bu bayanlarin sucu degil; onlari egitmeyen, onlari kadin haklarindan haberdar etmeyenlerin; kendilerini "insan" sayipta, bayanlari "insan yerine " koymayanlarin sucu.

Bu suclu yetkilliler arasinda, bayanlarda var mi? Bilemem.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Aydınus
30-08-2008, 01:04
İstisna mı ?

Keşke istisna olarak kalsaydı sevgili Evrensel , ama nerdee !

Sen kadınları aydınlatmayı boşver de gel seninle bir tarikat da biz kuralım Evrensel ! :D

( Tamam ya , ne kızıyorsun , kadınların çoğu senin olsun ; bir sana , üç bana ... :D )

evrensel-insan
30-08-2008, 01:15
Saygideger aydinus;

Sagol, ben almayim. Sen, kendine, baska bir ortak ara.:o

Eminim, musluman erkekler arasindan, ortak bulmakta zorlanmazsin.:)

Saygilarimla;
evrensel-insan

buzurq_umid
30-08-2008, 01:27
abi helal olsun sana, bu sitede en çok emeği olan sensin. bizim ülkenin aspartam gibi müslümanlara ihtiyacı var nedenine gelince: " eğer dibe vurmaktaysan hızını arttır, umulur ki seker ve yüzeye çıkarsın", bu benim bir özlü sözümdür, islama gerçekten inansalar ve islama uygun yaşasalar(şeriat düzeni içinde) herşeyin ne kadar boka sardığını görüp vazgeçmek için şansları olacak, ben önce bunlar gibi müslümandım; içen ama içerken de allaha şükreden, sonra tam müslüman oldum beş vakit namaza durdum, kızlarla tokalaşmıyordum, denize girmiyordum, şort giymiyordum, gülerken dişlerim görünmüyordu, muhammedin ve kuranın dediği herşeyi yapıyordum, işte saçmalıkları bu sayede farkettim, türkiyede yaşayan bir müslümanın ateist olabilmesinin önkoşulu öncelikle dinine sarılması ve tam bir müslüman olmasıdır. dinden kurtulmanın öncelikli şartı budur. öteki türlü flört ederek müslüman olmak tabiki kolay, allahsızlığa giden yol gerçek müslümanlıktan geçer...
teşekkür ederim mutezile

valla ben en fazla 3-4 ay dayanabildim sonra ateist oldum :D

Aydınus
30-08-2008, 02:26
Bu nasıl Nefs ise; her gördüğü dişiyi insanın canı çeker mi yav?

Zeyneb'i de malum ev işi yaparken üzerinde libas ile görünce...olanlar olur

Sayın Mutezile !

Andolsun ki bence de olur mu olur !

Peygamber efendimize Allah otuz ( sayıyla : 30 ) erkek gücünde kuvvet vermiştir .

Hatice ile beraberken nedense bu kuvveti ondan esirgemiştir .

( Vardır bunda derin bir hikmet , onu da bizim sitenin Kuran tebliğcilerine sormalı . )

İslam yorumcularına göre , Allah-u Teala Peygamber efendimizi böyle otuz erkek gücünde yaratıp birçok kadınla evlendirmekle şunu amaçlamıştır :

- Peygamber , cinsel tatminini bol bol sağlasın ki kafir kesme işlerine , pardon dünya işlerine konsantre olabilsin .

( Unutmayasın Mutezile ; yukarıdaki iddia biz İslamcılar güçlü iken dile getirilip peygamberin cinsel gücü ile övünülecek ki böylelikle biz de üçer beşer alabilelim , çaktırma ... )

Bazı İslam alimlerine göre ise , aslında peygamber efendimiz İslam'ı yaymak için çok kadınla evlenmiştir , çoğu da zaten ihtiyar ve yaşlıdır ve peygamber efendimiz onlara merhamet ettiği için himayesine almıştır .

( İşbu yukarıdaki iddia da biz İslamcılar zayıfken , duygu sömürüsü olması babında vakvaklara söylenecek . Bu arada bol bol ''vaaah vaah'' demeyi de ihmal etmemek gerek . )


***

İşte görüyorsunuz ya sayın Mutezile ; dinimiz kolaylık dini olup canınız üstteki görüşlerden hangisini isterse kullanabilirsiniz .

Kah nalına kah mıhına ...

Ama vakvakları ürkütmeden .

Hele katırcı kervanlarını , asla !...

yucemanitu
31-08-2008, 11:42
Bi kere Mutezile'nin saydıklarının hepsi fakir ve aç kadındı. Zaten fakirlerin hepsi de kadındı. Hiç erkek fakir yoktu. Neden? Çünkü bi fakire yardım etmenin tek yolu onunla evlenmektir. Eğer erkeklerden fakir olan olsaydı Allah muhafaza Mekkeliler Lut kavmi gibi helak olurdu. Toplumda da o kadar çok fakir vardı ki evlen evlen bitmiyodu. Hatta Muhammed Cüveyriye (cariyecik-küçük cariye demek) ve Ayşe ile evlenerek (Ayşe'nin 9 yaşında olduğu hem Buhari'de hem Müslim'de var hadisi araştırmak isteyenler bkz. "İslam Ahlak Namus" konu başlığındaki msjlar- orda kaynak gösterilmiştir) Çocuk Esirgeme Kurumu'nun daha o zaman kurulmasını sağlamış ve bonus sevapları toplamıştı.

pante
09-12-2008, 23:49
Peygamber efendilerinin hanımları, müslümanların analarıdır.
Acaba Muhammed'in hanımlarından Zeynep, eski kocası Zeyd'in anası mertebesine mi yükselmiş oldu bu durumda?
Ya da Marya'yı da ana olarak görüyorlar mı müslümanlar?

Marya'nın hikayesine biraz değinelim:

Marya'nın annesi Rum asıllı bir hıristiyandı; aslen Habeşistanlıydı. İskenderiye kralı onu cariye olarak, herhangi bir mal gibi Muhammed’e hediye ediyor. Bunun dışında, ayrıca Marya’nın Şirin adında bir kız kardeşini de Muhammed’e gönderiyor. Yanı sıra ona “Me’bur” adında bir köle, bin miskal altın (yaklaşık olarak 5 kg.), güzel kumaştan 20 takım elbise, Düldül adında bir katır, Afir adında bir merkep, bir miktar bal, çeşitli misk ve esanslar.. hediye ediyor.

Safvan bin Muttalib adında biri, onları Muhammed'e teslim etmek üzere Iskenderiye'den getirirken, yolda Şirin’le cinsel ilişkiye giriyor; bu yüzden Muhammed onu kendine almayıp arkadaşlarından şair Hasan’a hibe ediyor.

Marya hamile kalır ve İbrahim'i doğurur. Ama bir müddet sonra zinayla suçlanmaya başlar. Güya doğurduğu çocuk, Muhammed'den degil; başkasındandır. Bunu bizzat Marya Muhammed’e söylemiş.
Halk arasinda, “Muhammed’in cariyesi Marya’nın doğurduğu İbrahim, Muhammed’den değil, zinadandır” söylemi dilden dile dolaşınca Muhammed, bir arkadaşına, Marya’yı recimle (taşlayarak) cezalandırsın diye görev veriyor. Fakat adam onu cezalandırmadan geri dönüp şu gerekçeyi öne sürüyor:
"Kadın henüz doğum yapmış; dolayısıyla onun kanaması devam ediyor, o yüzden cezasını erteledim" diyor. Muhammed de buna karşı o adama,
“İyi ettin; daha sonra onun kanı kesilince gider cezasını uygularsın” karşılığını veriyor.
Daha sonra Muhammed aynı adama ,“Git Marya ile ilişkiye giren adamı öldür” talimatını veriyor. Adamı cezalandırmadan dönünce gerekçesini Muhammed'e şöyle açıklıyor: "Adamın yanına varınca gördüm ki, onun tenasül organı yok; Hal böyle olunca nasıl zina yapabilir ki! Bu nedenle ben onu öldürmekten vazgeçtim" diyor. Muhammed, “İyi ki onu öldürmedin” karşılığını veriyor.
Böylece Marya da recmedilmekten kurtuluyor.

Ebu Davud, Hudud,32 no:4473
Tirmizi, Hudud 13 no:1441;

Burada apaçık bellidir ki işin içinde bir senaryo, planlı bir oyun söz konusu.
"Boynunu vur" talimatı alan adam gidip adamın şeyine bakıyor, olacak iş mi?
Gerçekten adamın tenasül uzvu olmasaydı ve öldürülseydi, bu durumda Muhammed katil olmayacak mıydı? Savunma hakkı verilmeden idam fermanı çıkartıyor.

"Bu cariye Muhammed’e hediye edildiği zaman, Muhammed'in yanında 16 yaşında Ayşe, 17 yaşında Safiye, 22 yaşında Cüveyriye, 24 yaşında Hafsa, 30 Yaşında Ümmü Habibe, 37 yaşında Zeynep binti Cahş, 32 yaşında Ümmü Seleme, 39 yaşında Meymune ve ayrıca Reyhane ile Sevde adlarında eşleri vardı, diğer cariyelerle birlikte onlarca karısı. Peki, bütün bu gencecik hanımlar kısır mıydı ki, hiçbiri Muhammed’den hamile kalmadı da , 60 yaşındaki Muhammed'e Marya hemen hamile kalıyor ve İbrahim adında bir çocuk doğuruyor?

Onursal Bedirhan
10-12-2008, 01:10
+

Zaten doğan ibrahim adındaki çoçuk daha sonra ölüyor. 1,5 yaşında hastalıktan dolayı öldüğü söyleniyor(!!)..

Ayrıca herşeyi bilen/gören muhammed, marya'nın zina yapıp yapmadığını bilmiyorki ilk önce marya'nın recm edilmesini istiyor ardında tükürdüğünü yalayıp git onun ırzına geçeni öldür diyor.

prozac
10-12-2008, 01:33
Muhammed, bir arkadaşına, Marya’yı recimle (taşlayarak) cezalandırsın diye görev veriyor. Fakat adam onu cezalandırmadan geri dönüp şu gerekçeyi öne sürüyor:
"Kadın henüz doğum yapmış; dolayısıyla onun kanaması devam ediyor, o yüzden cezasını erteledim" diyor. Muhammed de buna karşı o adama,
“İyi ettin; daha sonra onun kanı kesilince gider cezasını uygularsın” karşılığını veriyor. Hani muhammedin kerametleri ?Herşeyi gören bilen o kadının o halini nasıl görememiş !


Sevgili pante ;
Marya yı tanıma olayını biraz açsak mı? Marya & Hafsa

hedef
29-12-2008, 08:02
Sözüm Bu Sitenin Demoktrat yöneticilerine!Sizlerin demokrasi ve demokratlık anlayışınız ; başka insan ların değer verdiği şeylere amansızca saldırmak ve bir topluluğun cok değer verdiği bir insanın özel yaşatısına, cinsel yaşantısına(bunu yazarken bile bu beni bir insan olarak bayağı incitiyor) pervasızca saldırılıyor.bu yazıyı yazanlar bana göre araştırmadan kafalarına göre ve duymak istedikleri şekilde ve toplumu yanlış yönlendirmek adına saldırıyorlar.Bir Dinin Peygamberinin Yaklaşık 1450 yıl önce yaşamış olan kişinin Cinsel hayatı adına başlık açmış ve yazı yazılmış.İşte bu sitenin Ne amaçla kurulduğu ve temellerinin ne üzerine kurulduğu ortada.Bir kere bırakn 1400 küsür yıl önce yaŞAMIŞ BİR İNSANIN CİNSEL YAŞAMIYLA ALAKALI bişeyler yazmayı İslamda cinsellik Mahrem konuya girer ve bunu 3. bir kişi bilemez.Bilmem sizler 1400 küsür yıl önce yaşamış ve Cinselliğe mahramiyet olarak bakan topluluğun liderinin 3. bir kişi tarafından bilinmesi imkansız olduğundan; cinselliğiyle ilgili yazılar yazmak yazanların ne zihniyette olduklarını ortaya koyar.Birde yazanlara şu tavsiyem olacak. O kadar geriye gitmenize gerek yok. Hemde tanımadığınız Çok eskide yaşamış bir kişi yerine; Ananızın, bacınızın ve karınızın Cinsel yanları ile ilgili bilgi verirseniz sizlerinde demokrat olduğunuzu anlarız.Allahım affet.Benden bu sitenin yöneticilerine bir tavsiye bir şeye savaş açmışsanız bile savaşında bir rajonu vardır.Yanlış yerlerden saldırmaya çalışmayın . O zaman savunduğunuz şeylerle çelişir ve arkanızdan gelen 1 avuç insanın güveninide yitirirsiniz.DemokraT insanlar olduğunuzdan bahsediosunuz. Umarım bu yazıyıda yayınlayarak demokrat olduğunuzu gösterirsiniz.Son olarak toplumu germeye kimsenin hakkı yok.Eğer memleketimizi seviyosanız inanç veya inançsızlıklarınızı başkalarının inançlarına saldırarak kurmaya çalışmayın.bunun özellikle memleketimizde yaşayan kimseye faydası olmaz.Allah hepimizi islah eylesin ve sevdiği kullarıyla karşılaştırsın.

frodo
29-12-2008, 12:05
3. bir kişi tarafından bilinmesi imkansız olduğundan; cinselliğiyle ilgili yazılar yazmak yazanların ne zihniyette olduklarını ortaya koyar.

Haklısın. Bu durumda ehli sünnet geleneğinin rivayetlerini, hadislerini hatta Kuran'ın ilgili ayetlerini ne yapacağını da söylemen gerekmez mi ? Çünkü hiç kimse bu tür yazıları yazarken kafasından uydurmuyor. Sağlam hadislere, siyerlere ve bizzat Kuran'ın kendisine dayanıyor.

Ananızın, bacınızın ve karınızın Cinsel yanları ile ilgili bilgi verirseniz sizlerinde demokrat olduğunuzu anlarız.

Sayın hedef kimsenin yatak odası ile ilgili değiliz. Ama demokratlığın ölçüsü yazılı olanlara gözlerimizi kapatmak mıdır ? Bu sitede kimse kendi özel hayatını ve ya başka bir üyenin hayatını konu etmez. Fakat islam dininin peygamberi hakkında bizim dışımızda bir sürü rivayet, hadis varsa bunları konu edinmenin yanlışlığı nerde ? O zaman bu öfkenizi bize değil aşağıdaki gibi hadisleri İslam'ın ikinci kaynağı olarak gören anlayışa yöneltin:


Kutub-i Sitte
Fasil : NİKAH BÖLÜMÜ
Konu : Kadınlar Arasında Adalet
Ravi : Enes Hadis : Resulullah (sav), hanımlarına gece ve gündüzleyin aynı saatlerde ziyarette bulunurdu. Onlar on bir tane idiler. Enes`e: "Buna takat getirebiliyor muydu?" denmişti. O: "Biz ona otuz kişinin gücü verildiğini konuşurduk" diye cevap verdi.
HadisNo : 5713

K.C.
29-12-2008, 14:58
Sözüm Bu Sitenin Demoktrat yöneticilerine!Sizlerin demokrasi ve demokratlık anlayışınız ; .........
bacınızın ve karınızın Cinsel yanları ile ilgili bilgi verirseniz sizlerinde demokrat olduğunuzu anlarız.
................DemokraT insanlar olduğunuzdan bahsediosunuz. Umarım bu yazıyıda yayınlayarak demokrat olduğunuzu gösterirsiniz.....
Sayın hedef,
Site yönetimi adına değil ama, yöneticilerden biri olarak birkaç şey söylemek istiyorum.

Site yöneticilerinin demokratlığından devamlı olarak bahsetmektesiniz. Ve ne hikmetse birkaç yazınızda "demokratsanız yayımlarsınız" cümlesiyle bizim demokratik duruşumuzu sınamaya çalışır gibisiniz.

Bir yazının sitede yayımlanması (daha doğrusu silinmemesi) bizim demokrat olup olmamamızdan öte, sitenin TÜZÜK'ü ile ilgili bir durumdur.

Size demokratik bir site olduğumuzu ispatlamak için değil, tüzüğümüze aykırı olmadığı için yazılarınız halen duruyor bu forumlarda.

Demokratlığımızdan öyle çok bahsetmişsiniz ki, sanki demokrasi fikriyle ilgili bir sıkıntınız varmış izlenimi bırakıyorsunuz.

Forumları okursanız kimlerin kimlerin püfür püfür tebliğ kokan yazılarının dahi durduğunu görürsünüz.

Dinlerden özgürlüğe hoş geldiniz. Gelirken, dinlerden özgürlüğe geldiğinizi bildiğinizi umuyorum.

pante
29-12-2008, 15:45
Sevgili pante ;
Marya yı tanıma olayını biraz açsak mı? Marya & Hafsa

Sevgili Prozac02;
Mesajını yeni gördüm ve senin nezdinde tüm arkadaşlara belirtmek isterim ki ö.m. olsun forum olsun görüp de yanıt vermediğim mesaj olmaz. Muhakkak yanıtlarım ama eskiden her mesajı okurdum, şimdi keyfime göre, o günkü psikolojime göre hangi başlığı ilginç buluyorsam onu okuyorum. Dolayısıyla gözden kaçırdıklarım, atladığım mesajlar olabiliyor. Yanlış anlaşılmasın. :)

Marya konusunu açıp, mevzuyu Hafsa ile, Ayşe ile derinleştirebilirdik ama Hedef kardeşimiz böyle konulara bozuluyor ve bunu ülke menfaatleri açısından sakıncalı buluyor. Ben de ülkemi seven biri olduğumdan bu konuda yazmaktan vazgeçtim. :D
Evliliklerini, eşleriyle olan ilişkilerini ayet ve hadislerde kullanmış olan ve 1400 yıl boyunca yazarak bizlere kadar ulaştırmış olanları da memleket sevmezliklerinden dolayı anlayamıyorum. :rolleyes:

prozac
29-12-2008, 16:49
sevgili pante ;
gözünüzden kaçmış olabileceğini düsünmüştüm..
Kimseyi kırmak/ üzmek istemem bir Vatansever olarak konunun derinliklerine inmeyelim :rolleyes: kapadım gözlerimi :)

nehir
05-02-2009, 06:58
sn.pante;
''peygamber efendilerinin hanımları müslümanların analarıdır.Acaba Muhammedin hanımlarından Zeynep eski kocası Zeyd'in anası mertebesine mi yükselmiş oldu bu durumda?''demişsiniz ,hiç bu yönden düşünmek aklıma gelmemişti,soru çok güzel ve şaşırtıcı çokta ilginç bir soru ve olayda bu durumda bir okadar tuhaf zaten,sorunun cevabı varsa ,acaba ne ola ki? :confused:
saygılar...

pante
05-02-2009, 13:16
Eğer Zeynep konusunu böyle donuk sayfalarda "Muhammed, evlatlığının karısıyla evlenmiş" gibi soğuk ifadelerle verdiğinizde tabi ki garip karşılanır.
Sayfa süslü-püslü olmalı, güllerle bezenmiş olmalı, rengarenk yazılarla işlenmeli.
En can alıcı noktada "Şüphesiz sen en güzel ahlak üzerine yaratılmışsın." ayetini yazmalı.
Ve en sonunda da Zeynep'in " "Benim nikahımı, yedi kat göklerin üstünde Allah (c.c) kıydı." hadisini yazarak bu evliliği kutsallaştırmalı.
Artık son cümle olarak şu yazılabilir:
"Ne mutlu sana, ne mutlusun sen ey mü'minlerin annesi Zeyneb!... Allah'ın (c.c) salat ve selamı kocan Hz. Muhammed (s.a.v) ile sana olsun..."

http://www.sumeyyediyari.com/Pakzevce/zeynep.html

Zeynep müminlerin annesi ise ve Zeyd de müminse eğer, elbette Zeynep Zeyd'in de annesi oluyor bu durumda.
Peygamber hanımlarına kocalık yapmış olan birçok şanslı insan vardır.
Bu herkese nasip-kısmet olmamıştır. Ayşe haricinde tüm hanımları önce başka erkeklere eşlik etmiştir.
Ama madem ki peygamberin eşleri müminlerin anneleridir, o halde peygamber hanımlarına daha önce kocalık etmiş olanlar için de mümin olanların da anneleridir. "Eski karım" demek Allah elçisine karşı yakışık almaz.

OQONUC
06-02-2009, 00:17
Gelirken, dinlerden özgürlüğe geldiğinizi bildiğinizi umuyorum.-K.C.
..............

Özellikle benim gibi inancına sarıldığını iddia ettiği halde burada yazan arkadaşlar için, İşte bu cümle çok önemli.

Tüzükte ne yazarsa yazsın, ne tür cümle kurulursa kurulsun, olayın özünü çok güzel anlatan bir cümle.

Riyadan arınmış içindeki asıl amacı, hoşgürü, serbestlik, özgürlük veya herhangibi örtü ile gizlemeden ortaya koyan bu tür cümleleri sevmişimdir. hep.

Örneğin pante,
Ateist değilse adı her ne olursa olsun, bir Azim bir güce inanıyor demektir. Ki bu azim güçe karşı beşerin de sorumlulukları var demektir.
İşte bu sorumlukların belirli kuralar ile toplumsal yaşamı düzenlemesine de DİN denir.
Bu sorumlulukları kendi uhdelerine alan, teviller ile peygamberlerin yerine geçenlere de DİNCİ denir.

Sevgili K.C. nin çok açık ve net olarak ifade ettiği gibi, Dinlerden özgür olmak amacı güden bir yerde harcanan mesaininde o inanılan azim güç noktasında sorgulanması gerekir.
Bu yazdıklarıma ilk öncede ben muhatabım tabikii. Ve belki bir kaç arkadaş daha.

Elhasıl,
Ya gurubun adını ve tüzükte ilgli geçen yerleri dinler yerine dinciler olarak değiştirmek gerekir ki o zaman geniş bir platforma kavuşulur, ya da burada yazdığı halde, ben tanrıya inanıyorum veya agnostiğim, panteistim, veya benim gibi salaklar gibi müslümanım demek anlamsız bir cümleden başka bir şey değildir.

Bundan gayrısı şamda kayısı...

Ne site yönetiminin gelenleri potansiyel dinsiz adayı görmesi ne de aklı sıra kuş kadar aklı ve bilgisi ile buraya tebliğ için gelip insanların sinir katsayısını yüksletenler biter.

Ne demişler ne Şam'ın şekeri , ne arabın yüzü...

Teşekürler K.C. , ilk kez sizden güzel bir tespit okudum.

Selamlar

OQONUC
06-02-2009, 22:53
Pardon son cümlem biraz eleştiri kokmuş. Ve K.C. nin site ye katkıları hakkında haksızlık olmuş.
Maksadını aşan bir cümle.
Uyaran arkadaşa teşekkür ederim.
Düzeltirim.

pante
07-02-2009, 00:16
Mariya konusuna önceki sayfada değinmiştim.
Konuyu ehlisünnet cephesinden hadisle vermiştik. bu defa karşı cepheden daha detaylı ve ilginç bir hadisle verelim:


İmam Rıza'dan şöyle nakledilmiştir:

İmam Rıza; huzurunda bulunan şialarına şöyle dedi:
Mariya hakkında söylenen iftirayı ve Resulullah'ın oğlu İbrahim'in doğumunda onun hakkında iddia edilen şeyi biliyor musunuz?
Şialar dedi: Ey efendimiz siz daha iyi bilirsiniz, bize de bildirin.
İmam Rıza buyurdu:
Mariya'yı Mukavkıs Resulullah'a hediye etti. Resulullah Mariya'yı kendisi için ayırdı. Mariya'yla birlikte bir de erkek köle vardı. O köleye Cureyh denirdi. Her ikisi iyi birer Müslüman olup iman getirdiler. Sonra Mariya Resulullah'ın kalbinde yer edindi. Peygamber'in bazı eşleri Mariya'yı kıskanmaya başladı. Ayşe ve Hafza babalarının yanına gelerek; Resulullah'ın Mariya'ya gösterdiği ilgi ve fedakârlıktan şikâyet ettiler. Nefisleri onları aldatarak; Mariya'nın İbrahim'e Cureyh'ten hamile kaldığı fikrini verdi. Cureyh'in hizmetçi olduğunu sanmıyorlardı. İkisinin babaları (Ebubekir ve Ömer) Resulullah'ın yanına gelip; karşısında oturdular. Sonra şöyle dediler: Ya Resulullah, sizin hakkınızda belli olan bir hıyaneti saklamak bize caiz değildir.
Resulullah dedi: Siz ikiniz ne diyorsunuz?
Şöyle dediler: Ya Resulullah Cureyh ve Mariya büyük bir günah işlediler.
Mariya'nın hamileliği Cureyh'ten dir, senden değil.
Resulullah'ın yüzünde sinirlilik belirdi, rengi değişti. O ikisinin dediğinden dolayı Resulullah'ta durgunluk oluştu. Sonra şöyle dedi:
Vay olsun ikinize; neler söylüyorsunuz? İkisi: Ya Resulullah biz Cureyh'i Mariya'nın yanında gördük. Şakalaşıp, oynaşıyorlardı. Mariya'dan erkeklerin kadınlardan istediğini istiyordu. Cureyh'in peşine birisini gönder. Onu bu halde bulacaksın.
Onun için Allah'ın hükmünü uygula. Peygamber Hz. Ali'ye yöneldi ve şöyle dedi:
Ey Hasan'ın babası zülfikarı da alıp kalk; Mariya'nın bahçesine git.
Eğer onları bu ikisinin dediği gibi bulursan; öldür. Sonra Hz. Ali kalktı ve kılıcını elbisesinin altından boynuna astı. Resulullah'ın huzurundan ayrılırken; ona yönelerek şöyle dedi: Ya Resulullah bana emrettiğinizi kesin neticesine ulaştırayım mı, yoksa hazır olan hazır olmayandan farklı şeyler görebilir mi? Peygamber O'na dedi:
Sana feda olayım ey Ali; elbette hazır olan olmayanın görmediğini görür.
Hz. Ali kılıcını eline alıp yola düştü. Mariya'nın bahçesinden yukarı çıktı. Mariya bahçenin ortasında oturmuştu. Cureyh de onun karşısında edepli bir şekilde davranıyor ve Resulullah'ın büyüklüğü, üstünlüğü ve kerameti hakkında konuşuyorlardı. Bu sırada Cureyh Hz. Ali'nin eli kılıçlı orda olduğunu gördü. Cureyh bahçedeki bir hurma ağacına tırmandı. Hz Ali bahçenin içine indi. Rüzgâr Cureyh'in elbisesini yukarı kaldırıp; onun cinsi erkeklik organı olmadığını ortaya çıkardı. Hz. Ali dedi: Ağaçtan aşağı in ey Cureyh. Cureyh şöyle dedi: Ya Emir-el Müminin canım güvende mi? Hz. Ali dedi: Canın güvendedir. Cureyh ağaçtan aşağı indi. Hz. Ali onun elini tutup; Resulullah'ın yanına getirdi. Onu Resulullah'ın karşısında durdurarak şöyle dedi: Ey Resulullah Cureyh memsuh (cinsi organı olmayan) bir hizmetçidir. Resulullah yüzünü duvara doğru çevirdi ve sonra şöyle buyurdu: Ey Cureyh o ikisinin (Ebubekir ve Ömer) Allah ve Resulüne karşı olan; yalan, ayıp ve küstahlıklarının ortaya çıkması için; bedenini soyundur. Cureyh elbisesini çıkardı. Cinsi organı olmayan bir hizmetçi olduğu ortaya çıktı.
Ebubekir ve Ömer kendilerini Resulullah'ın önünde yere atarak: Ya Resulullah biz tövbe ediyoruz; bizim için bağışlanma dileyin; dediler. Resulullah buyurdu:
Sizde bu küstahlık oldukça; Allah tövbenizi kabul etmez. Bağışlanma dilemem size fayda vermez. Sonra Allah o ikisinin (Ebubekir ve Ömer) hakkında Nur Suresinin 23. ve 24. ayetlerini nazil etti: O namuslu, bir şeyden habersiz, inanmış kadınlara zina iftira edenler, dünyada da ahirette de lanetlenmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır. O gün dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına şahitlik edecektir.

El-Burhan Tefsiri C: 3, S: 127-128 ve Kummi Tefsiri C:2 S: 99 ve Sahih-i Müslim C:17-18, S:123, 59.hadis ve El-Mustedrek ala Es-Sahiheyn C:4, S:39 ve Bihar ul-Envar C:22, S:153-155

nehir
10-02-2009, 06:01
sn.Pante;merak ettiğim bir şey var ,eğer bu imam Rıza'dan nakledilenler doğru ise Ebubekir ve Ömer iftira atan kişiler mi oluyorlar?ve nur suresi 23-24 e görede lanetleniyorlar öyle mi?iyide bu aynı kişiler sağken cennetle müjdelenenler arasındaki kişilerden değiller miydi?ne oldu?durum karışmış olmuyor mu buna göre?...saygılar

nehir
10-02-2009, 06:05
''sizde bu küstahlık oldukça;Allah tövbenizi kabul etmez.Bağışlanma dilemem size fayda vermez.'', bile demiş,çok kızmış gibi çok...onların zamanında cennetle müjdelendiğini unutmuş gibi...

karadenizli
10-02-2009, 14:23
Bunlar sağlam rivayetler değil ancak turan dursun gibilerin kullanacağı rivayetler.

pante
10-02-2009, 14:50
sn.Pante;merak ettiğim bir şey var ,eğer bu imam Rıza'dan nakledilenler doğru ise Ebubekir ve Ömer iftira atan kişiler mi oluyorlar?ve nur suresi 23-24 e görede lanetleniyorlar öyle mi?iyide bu aynı kişiler sağken cennetle müjdelenenler arasındaki kişilerden değiller miydi?ne oldu?durum karışmış olmuyor mu buna göre?...saygılar

Nur suresi 11-24 ayetlerinin Mariya'nın peygamberi aldattığı dedikoduları için değil, Ayşe'nin peygamberi aldattığı dedikoduları için yazıldığında ittifak vardır.
Mariya ile ilgili hadisin Şii kaynaklı ve siyasi olduğu kuvvetle muhtemeldir.

Fakat bütün hadislerin bu dönemden 200-250 yıl sonra yazıldığı dikkate alındığında neyin doğru olduğunu kestirmek zordur. Karanlık bir dönemdir ve peşpeşe seyreden olayların ardında yatan gerçekler tam olarak bilinememektedir.
Peygamberin yaşadığı dönemde içten içe oluşan muhalefet ve gruplaşma, peygamberin ölümünden sonra cepheleşemeye, savaş ve katliamlara kadar ulaşmıştır. Medine'nin kuşatılmasına kadar büyüyen irtidad ve Ridde savaşlarını sadece dinden dönme girişimleri olarak nitelemek ne derece doğru olabilir?
Üstelik bu isyanların bastırılmasında Ali pek ortada görülmez. Sonrasında Ömer'in diktatoryasıyla sindirilen toplumun Osman döneminde yeniden ayaklandığı ve Osman'ı hunharca öldürerek ve cesedini sokak ortasında 3 gün tutup kokuşturacak kadar nefretle dolması kolay izah edilemez. Cemel ve Sıffin savaşlarında binlerce müslümanın birbirini katletmesi de geçmişten gelen birikimlerin ve cepheleşmenin eseridir ki kökeninde İfk, Tahrim ve Tebenni olaylarının olduğunun düşünülmesi yanlış olmaz.

nehir
10-02-2009, 18:01
sn.pante;yanıtınız için teşekkürler,doğrusu ben peygamberin ölümünden sonra müslümanların bu derece birbirine girip adeta savaştıklarını bilmiyordum,üstelik bunların arasında sağken cennetle müjdelenen bir kesim müslümanda var ve gariptir ki bunlar yaşanırken Allah onları korumamış yada müslümanları birbirinizle savaşmayın gibisinden uyarmamış bile,buda tuhaf geliyor bana,ki zamanında peygamberinin çok sevdiği,iltifat ettiği hatta hadislerindede onları üzen beni de üzmüş sayılır dediği kişilerde var eğer yanılmıyorsam,peygamber ölünce korumada bitmiş mi oldu acaba,herkez kendi başının çaresine baksın mı oldu yoksa?Osman halife iken müslüman bir halife iken adaletli bir yönetimi,islami adaleti!?!sağlıyamadıda mı yoksa sağladığı için mi bu derece nefret uyandırdı ve öldürüldü,peygamberden sonra (ki müslümanlar yine müslüman ve kendilerinden olan bir halifeyi hemde peygamberin arkadaşını,dostunu nasıl öldürme cesareti buldular?...yoksa baskı ile müslümanlık bir noktaya kadar mıydı?)birbirini öldüren bu müslümanların hepsi şehid mi ?,yoksa bu durumda ne şehid ne gazi mi acaba?
saygılar...

nehir
10-02-2009, 18:39
Eğer Zeynep konusunu böyle donuk sayfalarda "Muhammed, evlatlığının karısıyla evlenmiş" gibi soğuk ifadelerle verdiğinizde tabi ki garip karşılanır.
Sayfa süslü-püslü olmalı, güllerle bezenmiş olmalı, rengarenk yazılarla işlenmeli.
En can alıcı noktada "Şüphesiz sen en güzel ahlak üzerine yaratılmışsın." ayetini yazmalı.
Ve en sonunda da Zeynep'in " "Benim nikahımı, yedi kat göklerin üstünde Allah (c.c) kıydı." hadisini yazarak bu evliliği kutsallaştırmalı.
Artık son cümle olarak şu yazılabilir:
"Ne mutlu sana, ne mutlusun sen ey mü'minlerin annesi Zeyneb!... Allah'ın (c.c) salat ve selamı kocan Hz. Muhammed (s.a.v) ile sana olsun..."

http://www.sumeyyediyari.com/Pakzevce/zeynep.html

Zeynep müminlerin annesi ise ve Zeyd de müminse eğer, elbette Zeynep Zeyd'in de annesi oluyor bu durumda.
Peygamber hanımlarına kocalık yapmış olan birçok şanslı insan vardır.
Bu herkese nasip-kısmet olmamıştır. Ayşe haricinde tüm hanımları önce başka erkeklere eşlik etmiştir.
Ama madem ki peygamberin eşleri müminlerin anneleridir, o halde peygamber hanımlarına daha önce kocalık etmiş olanlar için de mümin olanların da anneleridir. "Eski karım" demek Allah elçisine karşı yakışık almaz.
sn.Pante;size bir kez daha teşekkür ederim,verdiğiniz linkte yazıyı okudum ve kalbimi iman ateşi ile doldurmasına vesile olduğunuz bu hizmetiniz beni derinden etkiledi,evet çok ikna edici bir yazıydı,meğer ne hikmetler varmış peygamberin zeyneple olan evliliğinde hiç bilmezmişiz,böylece artık müminler evlatlıklarının boşadıkları eşleri ile gönül rahatlığı ile evlenebilirler bu insanoğlunun en büyük problemi idi çözülmüş oldu başkacada bir problem yoktu!yalnız hala anlamadığım noktalar oluyor şöyleki;ahzap 36 ile ''Allah ve peygamberi bir işi emrettiğinde,hiçbir inanmış erkek ve kadının o işte tercih hakkı yoktur.Kim Allah ve peygamberin emrine aykırı hareket ederse,kesinlikle apaçık bir yanlışa düşmüş olur.''ayeti ile Zeyd ile evliliğe gönlü olmayan Zeynep uyarılıyor ya ve bu ayetten sonra evlilik gerçekleşiyor ya ama verdiğiniz sitedeki yazıya göre bu ayete rağmen zeynep bir süre sonra zeydi aşağılamaya serkeşlik edip onu yıldırmaya başlıyor (o yazıdada geçen aynen bunlar),bunları yaparken zeynep bu ayete karşı gelmiş olmuyor mu?bu evliliğe Allah ve peygamberi karar vermişti ama bu evlilikte zeynep onlara rağmen inat etmiş, kendi istediği gibi davranmış olmuyor mu?,bu durumda apaçık bir yanlışa düşen(kimi çevirilerde, ki o sitedeki yazıda da sapkınlığa yada sapıklığa diye geçiyor) Zeynebin ta kendisi olmuyor mu?bir diğer konuda,peygamber ve zeynebin nikahlarını yedi kat gökte Allah kıymış ama tekrar yeryüzünde bir nikah kıyılmış mı acaba? :rolleyes: yoksa Allahın nikah memurluğu yeterli mi bulunmuş?;) bu arada siteyi güllerle çiçeklerle süslemek,yazılarıda aynı şekilde taçlandırmak konusundaki fikrinize katılıyorum yani pek bir dokunaklı oluyorda,onlara bakarkende oyalanıyorsunuz bir taşla birkaç kuş misali!
saygılar...

pante
10-02-2009, 22:42
sn.pante;yanıtınız için teşekkürler,doğrusu ben peygamberin ölümünden sonra müslümanların bu derece birbirine girip adeta savaştıklarını bilmiyordum,üstelik bunların arasında sağken cennetle müjdelenen bir kesim müslümanda var ve gariptir ki bunlar yaşanırken Allah onları korumamış yada müslümanları birbirinizle savaşmayın gibisinden uyarmamış bile,buda tuhaf geliyor bana,ki zamanında peygamberinin çok sevdiği,iltifat ettiği hatta hadislerindede onları üzen beni de üzmüş sayılır dediği kişilerde var eğer yanılmıyorsam,peygamber ölünce korumada bitmiş mi oldu acaba,herkez kendi başının çaresine baksın mı oldu yoksa?Osman halife iken müslüman bir halife iken adaletli bir yönetimi,islami adaleti!?!sağlıyamadıda mı yoksa sağladığı için mi bu derece nefret uyandırdı ve öldürüldü,peygamberden sonra (ki müslümanlar yine müslüman ve kendilerinden olan bir halifeyi hemde peygamberin arkadaşını,dostunu nasıl öldürme cesareti buldular?...yoksa baskı ile müslümanlık bir noktaya kadar mıydı?)birbirini öldüren bu müslümanların hepsi şehid mi ?,yoksa bu durumda ne şehid ne gazi mi acaba?
saygılar...

Sadece Harra Olayı (http://pante.blogcu.com/harra-olayi_34285861.html)'na baktığımızda dahi insanı hayrete ve dehşete düşüren bir tablo ile karşılaşırız. Daha peygamberlerinin ölümü üzerinden 50 sene geçmişken, sahabelerin bir kısmı yaşıyorken Mekke ve Medine halkının katledilmesi, kadınlarına tecavüz edilmesi, Kabe'nin yakılıp yıkılması akıl almaz bir olaydır.
İslam tarihi Moğolların, Haçlıların katliamlarını öne çıkarır ama onlar dahi bu kadarını yapmamıştır. Yani müslümanın müslümana yaptığını ne Şaman yapmıştır, ne Hristiyan ne de Yahudi. Her iki taraf da gerçek müslümanların kendileri, gerçek şehitlerin kendi taraflarından ölenlerin olduğunu iddia eder.

Bu nasıl açıklanabilir?
Arada ne inanç farkı, ne ulus farkı, ne de kültür farkı vardır.
Hepsi aynı Allah'a, aynı peygambere, aynı kitaba inanırlar.
Hepsi aynı millettendir, aynı dili konuşurlar.
Öyleyse sebep feodalitedir, menfaat çatışmasıdır, aşiret kavgasıdır.
Yani feodal çıkarlar, ne ümmet tanımıştır, ne de millet.

Ya da bilmediğimiz, gizlenmiş, anlatılmamış, yazılmamış, yazdırılmamış başka önemli durumlar vardır. Dönemin karanlık oluşundan, hiçbir tarihi kanıtı bulunmadığından ancak eldeki İslam kaynaklarına göre değerlendirebiliyoruz.

pervane
11-02-2009, 00:33
Dönemin karanlık oluşundan, hiçbir tarihi kanıtı bulunmadığından ancak eldeki İslam kaynaklarına göre değerlendirebiliyoruz.

Evet dönem sanki bir el tarafından bilinçli olarak karartılmış. Ya da böyle bir dönem yok hayali bir dönem yazılmış. Elde var hadisler onlar da dönemin magazinsel olayları sadece. Şu geldi şunu dedi. Sonra şöyle oldu... Bunun adı da din.

dilaver
11-02-2009, 00:51
Arkadaşlar

Tarih dedigimiz şey gerilere dogru gidildikçe inanmazsan git rahmetliye sor demekten ibarettir. Onun için fazla da keskin olmamak gerekiyor. Bunca külliyatı yok saymak ne derece tutarlıdır anlayamıyorum.

saygılarımla