PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hıristiyanlık'ta Tanrı Anlayışı...


Russell
07-11-2005, 23:52
HIRİSTİYANLIKTA VE HIRİSTİYANLIĞIN İLK ÇAĞLARINDA VE İSKENDERİYE FİLOZOFLARINDA TANRI ANLAYIŞI

Her din gibi Hıristiyanlık da birtakım toplumsal ve tarihsel zorunluluklardan doğmuştur. Roma imparatorluğunun egemenliği altında bulunan uyruklar ve özellikle, paraya düşkün ve çıkarcı tutkularıyle tanınmış olan Yahudiler, hem devletin, hem de birbirlerinin baskısı yüzünden eziliyor ve herkes, kendi kurtuluş ve esenliğini sağlamak için bencil duygularla yaşamını sürdürmeye çalışıyordu. Bu durum, onları, Musa dininin ahlaksal doğmalarına uymaktan uzaklaştırmış ve .hahamlar gibi din görevlileri de, imtiyazlı bir sınıf gibi kendi güç ve yetkilerini koruyabilmek için bağnazlığın her çeşidini uyguluyorlardı. Bazı Yahudiler, zenginleşmek için gereken. her aracıya baş vurmaktan çekinmiyor, ahlak bakımından korkunç bir çöküntü ve anarşi, İsrailoğullarının ve bunlarla yaşamak zorun da olan öteki insanların ıstıraplarını artırıyordu. Musadan sonra gelmiş olan din bilgeleri ve hahamlar, halkı Tevratın buyruklarına bağlamak için uğrasmışlarsa da, insanları ahlakdışı eğilimlerden kurtarmak için, bu eğilimleri körükleyen nedenleri yok etmeyi düşünememişler, olumsuz bir yöntem olan öğüt vermeye, vaaz etmeye ve korkutmaya başvurmuşlardı. İşte böyle bir toplumsal ve ahlaksal bunalımın yayıldığı dönemde yetişen Nasıralı İsa, halkı, zenginlik, israf, sefahat ve erdem dışı bir yaşam alışkanlık ve özleminden kurtarmak için, çoğunluğu oluşturan yoksul halka, içinde bulundukları sefil yaşamı hoş göstermeye çalışmış, kini, düşmanlığı ve her çeşit çıkar yarışımlarını kınamış, barışı ve bağışlamayı savunmuş, Romalılara karşı da bir çeşit soğuk savaşa baş vurmuştu. Onun savunduğu ahlak doğmaları, Ahdi-Atîk denilen Tevratta vardı. Fakat, halk buna önem vermez olmuştu. İsa'nın getirmiş olduğu yeni dinin Tanrı hakkındaki esasları şöyle özetlenebilir:

Tanrı, kutsal ruhunu bir bakire olan Meryeme üfürmüştür. Bu ruhtan gebe kalan Meryemden İsa dünyaya gelmiştir. Bu itibarla İsa, Tanrı nın oğludur; Tanrı da İsa'nın Babasıdır. Tanrının kutsal ruhu, İsa'ya da geçmiş olduğundan Baba ile oğul arasında bir özgürlük, ya da özdeşlik vardır. Yani Tanrı, İsanın kişiliğinde somutlaşmıştır. Böylece İsa, yalnız Tanrı soyundan gelmiş olmaz. Kendisi de Tanrı olmuştur. Havariler tarafından yazılmış olan dört İncil, onun yaşam serüvenini, mucizelerini, öğütlerini ve çarmıha gerilişini pek küçük bazı farklarla yazarlar. Hıristiyanlık, Tanrı konusunda Üçüzleme denilen üçlü bir dogmaya bağlıdır. Bunlardan biri yukarda belirttiğimiz gibi, Baba niteliğidir ki, bu, Tanrının kendisidir; ikinci Oğul niteliğidir ki, bu, İsa'nın kişiliğinde belirmiştir; üçüncüsü de Kutsal Ruh'tur ki, bunda Tanrı yaratıcı ve egemen bir güçtür: Demek ki Tanrı, bu üç hipostas'la gerçeklenmiş olan bir yüce varlıktır. Bu inancın kökü daha çok eski zamanlardadır. Tanrının Baba olarak nitelendirilmesi, Tanrının özünden, .başka Tanrılann fışkırdığı inancı, eski Yunan filozoflarıyle Hint ve ilkçağ din ve mitolojilerinde de vardı. Bu inançlann serpintisinden etkilenmiş olari bazı hükümdarların kendilerini tanrılaştırdıkları da bilinmektedir. Firavunlar, Nemrutlar, Roma imparatorlarından bazıları, İskender ve ulusların alınyazılarına hükmetmiş olan güçlü krallar, papalar, kayserler, çarlar, mikadolar, halifeler hep tanrılaştırılmış veya Tanrının yeryüzündeki simgesi, tanrısal güç ve iradenin yaptırım aracısı sayılmışlardır. Fakat İsa, kendisini, Tanrının oğlu olarak savunmasına, sözlerinin Babasından aldığı bildiriler ve buyruklar olduğunu iddia etmesine karşın, asla .halk üzerinde zorlayıcı bir güç olmaya çaİışmamış, sadece havralarda, sokaklarda, köylerde ve kırlarda öğüt vermek ve vaaz etmekle yetinmiştir.

Hıristiyanlar Tanrı gerçeğinin sırrına yavaş yavaş vardılar. Petrus’un İsa peygamberin gerçekten Mesih olduğuna gözleri ile görüp inanmasından ve Thomas’ın İsa peygamberin dirildiğine inanışından yola çıkan havariler ve halefleri zamanla herkesin anlayabileceği akılcı bir doktrin geliştirdiler. Teslis yani İsa peygamberin üç ayrı kişiliğinde tek bir Tanrıya olan inanç.

İncillerin türlü biçimlerde yorumlanmaları ve çevirtileri yüzünden meydana gelen anlayış farkları ve başka siyasal, ekonomik ve toplumsal nedenler yüzünden, Hıristiyanlıkta, Katoliklik, Protestanlık ve Ortodoksluk gibi üç büyük ve ana mezhep belirmiş ve bunlara bağlı olmakla birlikte bazıları sapıklıkla da suçlandırılmış olan türlü Hıristiyan tarikatları da türemiştir. Bunların hemen tümü, üçüzleme dogmasını ve İncil misterlerini hatta tapım ve ayinlerini başka başka biçimlerde anlamış ve uygulamış olan mistik düşün ve egemenlik hareketleridir. Katolikler, İsanın Tanrılığını kabul eder, fakat onun kilisesini örgütlemek suretiyle, yaptıklan hizmetin doğal bir sonucu olarak bir kuvvetli rahipler sınıfını oluştururlar. Hele bu sınıfın başı olup kendilerinin Saint-Paulos'un ardılı sayan papalar, yanılmaz, dokunulmaz ve kendilerine direnilmez birer tanrısal güç olmuşlardır. Ortodoksluk ise, Baba Tanrının yaratılmamış, fakat oğulun, yani İsa'nın yaratılmış ve ikisinin arasında kutsal ruhla gerçeklenmiş olan bir öz birliğinin bulunduğunu kabul eder. Bu büyük mezhep İsa ile Tanrılığı iki ayrı güç veya varlık saymaz, Baba ve oğlunun kişiliğinde tüm insanların acılarını çeken bir şefkat ve merhamet simgesi sayar. Birincisi Romadaki Papalarıyla, ikincisi vaktiyle İstanbul’daki Patrikleriyle, iki ayrı devletin uyruklarına hükmetmiş. olan birer siyasal erktiler. İnsanların dünya ve ahret mutluluklarını kendi irade ve tutkularına göre ayarlamış ve yönetmiş olan bu iki mezhebe karşı, daha çok halkın ekonomik ve kralların siyasal çıkarlarını korumak ve kilisenin baskısını yıkmak amacıyle Luther'in (1483-1546) kurmuş olduğu Protestanlık, hıristiyanlıkta yapılmış olan önemli bir reform girişimidir. Daha akılcı olan bu mezhepte Tanrı yarlık ve bağışlayıcılığı için kiliseye maddesel yardımlarda bulunmanın gereksizliği, Tanrının karşılıksız olarak yarılgayıcı olduğu., Tanrı adına hiç kimsenin günah çıkarma yetkisine sahip olmadığı ve insanların direkt olarak tanrıyla ilişki kurabileceği savunulmuş ve İsa, tanrısal ruhun değil, Hz, Meryemin oğlu olarak mübarek bir kişi sayılmıştır.

Çoğu Papalar tarafından sapıklıkla suçlandırılarak aforoz edilmiş olan türlü Hıristiyan tarikatları da bu üç mezhebin inançlarını başka biçimlere soktular. Daha başlangıçta Saint-Paulos, Hz. Âdem'in ilk suçu, tüm soyun ve bunların ardıllarına bulaştığından, Tanrı, kendi özünün niteliklerine sahip olan İsayı insanları bu suçtan kurtarmak için dünyaya göndermiş olduğunu ileri sürmüş; Gnostikler, İsa'nın cisimlenmiş bir Tanrı olmadığını savunmuş ve onun tüm doğa biçiminde maddeleşmiş olduğuna inanmışlardı. Bazıları da âlemi Tanrının değişik ve maddesel belirtisi sayarak varlığın birliğine (monophysisme) inanırken Tanrının İsada belirdiğini, yani İsanın konuşan bir Tanrı olduğunu savunur. Bazen Tanrının yaratıcılık gücünü ve varlığını yok eden inançlara sapar, bazen de insanları tanrılaştırmış olurlar. İsayı insan olarak doğmuş bir tanrı sayan ve Tanrı iradesinin İsa'da belirdiğini ileri süren (monothelisme) dinliler de vardır ki bunlarda, insan, İsa ve Tanrı ayrımı yapmâksızın, ilkçağ Tanrılan hakkındaki düşünlerden bazıları gibi, Meryemin oğlu İsa'yı, insanlıkla tanrılığın birleştiği iki yapıli. bir gerçeklik, ya da sadece insan biçimli ve tek yapılı varlık yani Tanrının kendisi sayarlar; daha ılımlı düşünme cesaretini gösterenler ise, İsa'yı Tanrının evlatlığı sayarak onu Tanrılaştırmak tan çekinirler (adoptionisme).

Paganizma ile Hıristiyanlığın ilk çağları arasında yetişmiş olan bazı filozoflar daha vardır ki, bunlar, yüce tanrı problemini çözmek için doğru bir yol aramalarına karşın, toplumun o dönemlerdeki inanç bunalımlarından kendilerini kurtaramamışlardır.

M.Ö. II. yüzyılda yetişmiş olan Secundus, Tanrıyı, kendi kendini mevdana getiren iyi (hayır), bütün diğerlerini *kaplayan biçim, ölümsüz zihin, her şeye sokulan ruh, her şeyin özel özü, tek adlı kuvvet. ışın, zihin ve güç diye tanımlar. Ona göre, iman da «bilinmediğin kesin bilgisidir. Fakat evren, sonsuz bir daire ve sonrasız bir sürekliliktir.»

Hıristiyanlıkta Tanrı dünyayı iradesi ile yoktan varetmiş olan Yaradandır. Hıristiyanlığın birçok görüşleri bu Tanrı anlayışına bağlıdır. İnsan varoluşunu Tanrının istemesine borçlu ise o zaman insan hayatının tek anlamı, Tanrının istediğini yerine getirmek olur. Hıristiyanlık theosentrik bir dindir. Tanrı bütün varlığın merkezidir. Herşey dönüp dolaşıp ona bağlanır. Bütün varlıklar Tanrı istediği için vardır. Evren Tanrının açınmasıdır. Açınma da Tanrının istem ve özünün bir dile gelmesi olduğu için tek doğru olandır, tek geçerliliği olan şeydir. Bu yüzden Hıristiyanlık alçakgönüllü olmayı, Tanrının önünde alçalmayı ve küçülmeyi en önemli erdem sayar.

Alıntıdır.

Tuzbaykucbars
08-11-2005, 00:24
Hiristiyanlikta Tanri :
YIKANMAYI YASAK EDER
GÜZEL GIYINMEYI YASAK EDER
KADINLARI ÜCÜNCÜ SINIF INSAN MUAMELESINE ITER
ISA KENDINE TANRI OGLU DEDIRTMIS VE SABIILER ONUN ICIN ISA YI HAIN DEMISLER CÜNÜ COK UYDURMUS ALINTILARIYLA TEVRAT VE SABIILERIN KITAB VE BILGILERINDEN
KENDINI TANRININ OGLUYUM DIYE INSANLIK ÜZERINE BIR KURTULUS GIBI GÖSTERMIS VE NE YAZIKKI MILYARLARCA GERI ZEKALI BÖYLE SALAK BIR ADAMIN INANCIDALAR AMA HIRISTIYAN SADECE INANIR AMA INCELEMEZ SIZ MÜSLÜMANLAR GIBI ONLAR SADECE INANIRLAR KITABLARINDA ANANI 60 YASINDAN SONRA ÖLDÜR YAZIYOR AMA ALDIRIS ETMIYORLAR
BEN DÜNYAYA BARIS ICIN DEGIL SAVAS ICIN GELDIM DEMIS ISA
ONUN ICIN TÜM SAVASLARIN SEBEBI ISADIR.
DINLERIN EN YOBAZI VE PISI HIRISTIYANLIKTIR! MÜSLÜMANLAR BU GERI ZEKALI ISAYI ÖVE ÖVE BI KOYUYORLAR BOK VAR GIBI!

ege-sum
30-11-2005, 15:11
Hiristiyanlikta Tanri :
YIKANMAYI YASAK EDER
GÜZEL GIYINMEYI YASAK EDER
KADINLARI ÜCÜNCÜ SINIF INSAN MUAMELESINE ITER
ISA KENDINE TANRI OGLU DEDIRTMIS VE SABIILER ONUN ICIN ISA YI HAIN DEMISLER CÜNÜ COK UYDURMUS ALINTILARIYLA TEVRAT VE SABIILERIN KITAB VE BILGILERINDEN
KENDINI TANRININ OGLUYUM DIYE INSANLIK ÜZERINE BIR KURTULUS GIBI GÖSTERMIS VE NE YAZIKKI MILYARLARCA GERI ZEKALI BÖYLE SALAK BIR ADAMIN INANCIDALAR AMA HIRISTIYAN SADECE INANIR AMA INCELEMEZ SIZ MÜSLÜMANLAR GIBI ONLAR SADECE INANIRLAR KITABLARINDA ANANI 60 YASINDAN SONRA ÖLDÜR YAZIYOR AMA ALDIRIS ETMIYORLAR
BEN DÜNYAYA BARIS ICIN DEGIL SAVAS ICIN GELDIM DEMIS ISA
ONUN ICIN TÜM SAVASLARIN SEBEBI ISADIR.
DINLERIN EN YOBAZI VE PISI HIRISTIYANLIKTIR! MÜSLÜMANLAR BU GERI ZEKALI ISAYI ÖVE ÖVE BI KOYUYORLAR BOK VAR GIBI!
sevgili Tuzbaykucbars kardeşim
yıkanmak yasak ise nasıl suya batıp çıkartı isa ?
güzel giyinmek değil sağde giyinmek esastır bence ama isteyen istediği gibi giyine bilir bunda herhangi bir yasaklama yoktur... isa tamamlayıcı geldi... incilin tamamı kutsal kitaba dayalıdır çünkü biz kutsal kitabı kabul ediyoruz...
isa bundan birşey kazanmadı böyle yaparak ölümü tercih etti çarmıhta ve 12 havarisinden normal şekilde ölen sadece yuhannadır...
kadın haklarını kabul ediyorsunuz bunu hristiyan ülkeler çıkardı araştırısanız görürsünüz ayrıca siz önce başkasını eleştirmeden önce kendi yazılarınıza bakmanızı tavsiye ediyorum o kadar küfür ettiniz bana bu insanlıkla bağdaşır mı ? sadece türk ve hristiyan olduğum için isa bize size kötü davrandıklarında sevinin çünkü sizden önceki peygamberlerede böyle davrandılar diyor öncelikle sevgi temelindedir incil eğer okursanız anlarsınız size dua ediyorum sizin düzelmeniz için ...
milyonlarca gerizekalının arasında bende varım ama unutma evrenin yasalarını çözenlerin çoğu imanlı newton dan tut birsürü bilim adamları var hatta bu üstün zekalı arkadaşların bir sözü var "bilim sadece tanrının düşündüğünü düşüne bilir" eğer bu adamlara geri zekalı demen için senin o insanlardan daha zekaseviyenin yüksek olması gerekir...
tabiki dünyaya savaş getirmeye geldi isa ama burdaki anlamı şu ruhsal savaş şeytana karşı yapılan savaşdır.. sevgili kardeşim
unutma bu gün bu şekilde düşüne bilirsin belki bir gün bu sözlerin için pişman olup dua edersiniz...
isa ruhsal olarak savaşmıştır kardeşim...
Saygılarımla...

30-11-2005, 22:38
sevgili ege-sum


Bence en iyi din, olmayandır.

1. Ortaçağda büyücü diye yakılan kadınlar konusunda ne diyeceksin?
2. Amerika da hıristiyanlık adına (özellikle İspanyollar tarafından) hiristiyanlık adına yok edilen yerliler konusunda ne diyeceksin?
3. Afrika da kışkırtılıp birbirlerine düşürülen halklar hakkında ne söyleyeceksin?

Anadolu'da cezalandırılan ilk Hiristiyanlar kimlerdir ve ne için cezalandırıldılar? Biliyor musun?

ege-sum
02-12-2005, 14:21
sevgili ege-sum


Bence en iyi din, olmayandır.

1. Ortaçağda büyücü diye yakılan kadınlar konusunda ne diyeceksin?
2. Amerika da hıristiyanlık adına (özellikle İspanyollar tarafından) hiristiyanlık adına yok edilen yerliler konusunda ne diyeceksin?
3. Afrika da kışkırtılıp birbirlerine düşürülen halklar hakkında ne söyleyeceksin?

Anadolu'da cezalandırılan ilk Hiristiyanlar kimlerdir ve ne için cezalandırıldılar? Biliyor musun?
dinsizlerin yaptıklarıda var ama buraya yazmama bile gerek yok tanrı insanlarla iletişim kurdu bunu bunu kötüye kullananda vardı...
dinin emrettikleri kutsal kitapta mevcut okursanız nedemek istediğimi daha rahat anlamanız mümkün olacaktır...
Saygılarımla...

Unbeliever
02-12-2005, 19:09
Sevgili ege-sum,

Soracağım soruyu sakın yanlış anlama.Senin manevi duygularını incitmek değil niyetim.Ancak anlayamadığım bir şey var hristiyanlık dininde; Günah Çıkartmak..Neden böyle birşeye ihtiyaç duyulmuş?Ne bileyim, o günahın affedildiğini söyleyen peder, günah işleyenden veya işlediğini varsayarak af dileyen insandan daha mı kutsal ya da temiz?Gerçekten bilmek istediğim için soruyorum.

Saygılarımla

02-12-2005, 19:17
Sevgili kardeşim,
Bir din kitabını okuduktan sonra, diğerlerini okumayı gereksiz buluyorum. Din egemen sınıfların elinde bir sömürü aracıdır ve bu dinin temel niteliğidir.

Sana tavsiyem, uygarlık tarihini okuman. Özellikle eski çağlarda, iktidarı elinde tutanların, dini kendi iktidarlrını pekiştirmek için nasıl kullandığına dikkat et. O dinlerdeki inanışların neler olduğunu araştır. Benzer inanış ve söylencelerin kendi dininde de nasıl yer aldığını göreceksin.
Korkma bunları okumak inancını sarsmaz, çünkü inanmak beynini aklını devre dışında bırakmak gibi birşey, ama belki benim bakış açımı anlamana yardımcı olur.

ege-sum
03-12-2005, 00:36
Sevgili ege-sum,

Soracağım soruyu sakın yanlış anlama.Senin manevi duygularını incitmek değil niyetim.Ancak anlayamadığım bir şey var hristiyanlık dininde; Günah Çıkartmak..Neden böyle birşeye ihtiyaç duyulmuş?Ne bileyim, o günahın affedildiğini söyleyen peder, günah işleyenden veya işlediğini varsayarak af dileyen insandan daha mı kutsal ya da temiz?Gerçekten bilmek istediğim için soruyorum.

Saygılarımla
aslında benim bu soruya yanıt verme gibi birdurumum olamaz çünkü katolik değilim bence katolik olan birine sorun onlar yapıyor.. ben incili esas alıyor ve kabul ediyorum saygılarımla...

ege-sum
03-12-2005, 00:40
Sevgili kardeşim,
Bir din kitabını okuduktan sonra, diğerlerini okumayı gereksiz buluyorum. Din egemen sınıfların elinde bir sömürü aracıdır ve bu dinin temel niteliğidir.

Sana tavsiyem, uygarlık tarihini okuman. Özellikle eski çağlarda, iktidarı elinde tutanların, dini kendi iktidarlrını pekiştirmek için nasıl kullandığına dikkat et. O dinlerdeki inanışların neler olduğunu araştır. Benzer inanış ve söylencelerin kendi dininde de nasıl yer aldığını göreceksin.
Korkma bunları okumak inancını sarsmaz, çünkü inanmak beynini aklını devre dışında bırakmak gibi birşey, ama belki benim bakış açımı anlamana yardımcı olur.
sevgili kardeşim ben herzaman araştırıyorum hatta bir ara din değiştirdim turandursundan tut birsürü kaynak inceledim ve halen inceliyorum tarihi severim senin ne demek sitediğini gayet iyi anlıyorum dostum ne yazıkki dediklerin kısmen doğru fakat şunuda unutmayalım bir torbada çürük elmalarda çıkacaktır...bunlar benim inancımı zedelermi bu konuya gelirsek karı$ık birdurum aslında hemen birşey demek için çok erken saygılarımla...

Russell
03-12-2005, 01:58
ege-sum,
İlhan Arsel'in "Tevrat ve İncil'in Eleştirisi" adlı kitabını okudun mu?

ege-sum
03-12-2005, 05:57
ege-sum,
İlhan Arsel'in "Tevrat ve İncil'in Eleştirisi" adlı kitabını okudun mu?
okumadım dostum peki sen hiç yaradılı$ teorisini okudun mu?

burkay
03-12-2005, 12:35
insnlar her devirde oldugu gibi hep dinleri elestirme gayreti içinde olmuslardir sebebi inanmayan insanlarin inananlara neden inaniyorsun bunlar saçma veya görmedigim birine inanmam gibi davranislar göze çarpiyor ... her sapik devir dönemlerinde yeryüzüne inen peygamberler insanlari kötülüklerden uyarmistir allahin tek olusuna ve ona es kosulmamasina yol göstermistir ... insanlar inanmistir veya inanmamistir ... inanmayan insanlar kendilerini daha bilgin görmüslerdir ve bakin allah bana zarar versin ya hadi burdaysa gelsin beni yakalasin gibilerinden akkilli olduklarini sanarlardi aynen bu devirde oldugu gibi ... o akli onlara vereni inkar ederlerdi ama ölüm kendilerine geldiginde onu durduracak hiç bir ilmi kuvveti gücü olmadigini görürlerdi ama is çokdan geçmis olurdu ... aynisi simdik 20 yüzyilda da geçerli çok ulema insanlar bilim ve ilim sahibi insnlar sanki hiç ölmiyecekmis gibi davraniyorlar ölümü düsünmek bile istemiyorlar böyle kendilerini avutuyorlar ... [align=left] ege sum kardes katalik ile hiristiyan arasindaki fark nedir ?

Russell
03-12-2005, 16:35
ege-sum,
İlhan Arsel'in "Tevrat ve İncil'in Eleştirisi" adlı kitabını okudun mu?
okumadım dostum peki sen hiç yaradılı$ teorisini okudun mu?

Madem araştırmacı birisin bu kitabı da okumanı tavsiye ediyorum:

İlhan Arsel
Tevrat ve İncil'in Eleştirisi

http://www.kaynakyayinlari.com/resim/ia/001.jpg

Bu kitap, Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık gibi semavi dinlerin sâliklerince “kutsal” diye bilinen kitapların eleştirisi niteliğindedir. Prof. Dr. İlhan Arsel, iki kitap olarak hazırlanan eserinin bu bölümünde Tevrat ve İncil’i ele almaktadır. Kitapta yer alan konulardan bazıları şunlardır: Erkeği üstün ve kadını aşağı kılmak açısından Âdem ve Havva masalının önemi; Kain ve Habil’den, köleliğin kurucusu Nuh’a; İbrahim’in yalan ve kandırma usullerine başvurması; Yakub’un oğullarının hile, cinayet, yağma ve talan usulleriyle iş görmesi; Musa’nın Tanrısının, İsrailoğullarını kendi kavmi olarak seçmesi ve bütün milletlere üstün bilmesi; Davud’un oğlu Amnon’un kendi kız Kardeşini iğfal etmesi; İsa’nın kölelik kuruluşunu doğal bir kuruluş olarak sürdürmesi; erkeğin üstünlüğünü ve kadının erkeğe boyun eğmesini öngören İncil hükümleri… Yazar, “kutsal” bilinen bu kitaplarda anlatılagelen akıl ve mantık dışı olguları okuyucuya aktarmakta, eleştirilerini bizzat bu kaynaklara dayandırmaktadır.
1. Basım: Ekim 1997
Sayfa: 260


http://www.kaynakyayinlari.com/kitapia.htm

okumadım dostum peki sen hiç yaradılı$ teorisini okudun mu?

Hayır okumadım,anlatsana...

03-12-2005, 17:05
Emperyalistlerin politikalarını destekleyen saçmalıkları neden okuyalım. Onların amacı, IRAK gibi toplumları geri bırakıp, doğal zenginliklerine el koymak.

Kendileri bilim yolunda ilerlerken, bizim mistik inançlar içinde boğulup onların ekmeklerine yağ olmamızı palnlıyorlar.

Bu kadar da saftirik olmayalım.

ege-sum
03-12-2005, 23:58
ege-sum,
İlhan Arsel'in "Tevrat ve İncil'in Eleştirisi" adlı kitabını okudun mu?
okumadım dostum peki sen hiç yaradılı$ teorisini okudun mu?

Madem araştırmacı birisin bu kitabı da okumanı tavsiye ediyorum:

İlhan Arsel
Tevrat ve İncil'in Eleştirisi

http://www.kaynakyayinlari.com/resim/ia/001.jpg

Bu kitap, Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık gibi semavi dinlerin sâliklerince “kutsal” diye bilinen kitapların eleştirisi niteliğindedir. Prof. Dr. İlhan Arsel, iki kitap olarak hazırlanan eserinin bu bölümünde Tevrat ve İncil’i ele almaktadır. Kitapta yer alan konulardan bazıları şunlardır: Erkeği üstün ve kadını aşağı kılmak açısından Âdem ve Havva masalının önemi; Kain ve Habil’den, köleliğin kurucusu Nuh’a; İbrahim’in yalan ve kandırma usullerine başvurması; Yakub’un oğullarının hile, cinayet, yağma ve talan usulleriyle iş görmesi; Musa’nın Tanrısının, İsrailoğullarını kendi kavmi olarak seçmesi ve bütün milletlere üstün bilmesi; Davud’un oğlu Amnon’un kendi kız Kardeşini iğfal etmesi; İsa’nın kölelik kuruluşunu doğal bir kuruluş olarak sürdürmesi; erkeğin üstünlüğünü ve kadının erkeğe boyun eğmesini öngören İncil hükümleri… Yazar, “kutsal” bilinen bu kitaplarda anlatılagelen akıl ve mantık dışı olguları okuyucuya aktarmakta, eleştirilerini bizzat bu kaynaklara dayandırmaktadır.
1. Basım: Ekim 1997
Sayfa: 260


http://www.kaynakyayinlari.com/kitapia.htm

okumadım dostum peki sen hiç yaradılı$ teorisini okudun mu?

Hayır okumadım,anlatsana...

kutsal kitaptaki peygamberlerin sadece isa hariç yanlı$ları oldu ve kutsal kitapta yazar bunlar eğer deği$tirilmiş olsa bunlar silinir kutsal kitaptan bize göre peygamberler günahsız değil ama eğer zaman bulursam okumaya çalı$tırım teşekkür ederim..
örnek vereyim adem i eğer peygamber olarak kabul edersek ki öyle onunda hatası var.. şeytanda bir melekti ama o asilik etti demekki meleklerde günah i$leyip asilik yapabiliyorlarmı$... kutsal kitap gayet açık bir dille yazılmı$ herkez kolaylıkla anlayabilir tabiki size katılıyorum iki tarafıda okumak gerekiyor... örnek verecek olursam ben turandursunu okumadan önce islam dinine inanıyordum karşıt görü$ü okudum fiktim deği$ti...bence insanlar geni$ görü$lü olmasında fayda var size tavsiyem yaradılı$ teorisini anlatan bir kitap bulup okumanız ben okuduktan sonra daha fazla tanrıya bağlandım...
benim burda anlatamayacağım kadar uzun bir konu...
Saygılarımla...

04-12-2005, 00:20
Değerli kardeşim,
Bana daha yararlı kitaplar tavsiye edebilecek bir olgunluğa anlayışa ulaşacağın günü hasretle ve sabırla bekleyeceğim.

Saygılar

varucan
04-12-2005, 02:38
Sevgili Ege -Sum kardesim. Ben okudum , hristiyanlikta verilen mesaj digerlerinden daha insancil olmasi ,onun tek ve dogru olmasi manasini tasimaz.Tanri fikri,daha dogrusu ,insani yaratip sonra da kendine hurmet etmesini bekliyen ruh veya varlik fikrindedir sacmalik. Iyi insan ,durust insan, hangi dine veya dinsizlige mensub olursa olsun IYIDIR.Bunun tamamen zitti da bir gercektir.Sevgiler.........

ZICO86
23-01-2006, 13:49
son yüzyılda komünistlerin yaptıklarına bakar mısınız
hitler milyonlarca yahudi stalin 42-43 milyon insan ve 1990 yılına kadar (çünkü 90 da hemen hemen bütün kominist liderler bu yıllarda devrildi)milyonlarca insan ve dünya savaşlarınını da saymadık ve bunun gibi birçok şey daha ve geçenlerde macaristanla ilgili belgesel vardı komünizm yıllarını birer kötü hatıra olarak bahsediyorlar veson olarak bazı kavimlerin birbirini vurması onalrın kötü olduğu anlamına gelmez çünkü bunları o zmana göre tartışmak gerekir saldırıya uğaramış olabilirler veya da bağımsızlıkları tehlikede olabilir lütfen cevap

jeolog
11-02-2006, 17:38
Galiba Uğur Mumcu demiş: "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz."
Sevgili Egesum'a bir şey sormak istiyorum: Ruh nedir? Dininizde kasdedilen insan ruhu mudur, Cebrail midir? Kuran-ı Kerimde bunlardan bahsedilir. Sizin dininizdeki karşılıkları nelerdir? Kısaca dininizde neye/nelere RUH dersiniz? Umarım derdimi doğru anlattım ..!

habilis
10-02-2007, 20:43
BABA -OĞUL- KUTSAL RUH !

hepsi birbirine eşit ama aslında aynı kişiler


yeri geldiğinde birbirine dua bile ederler :D :D

:D

ilginç değilmi !

baba tanrıdır

oğul tanrıdır

kutsal ruh tanrıdır

ama yinede üç değil tek tanrı vardır : *PEKİ NASIL OLUYOR ?
EN İLGİNCİDE BUNU Bİ ARALAR BENİM ÇOK SAVUNUYOR OLMAM :D

:D

bayraktaro
22-08-2007, 10:42
Sevgili Ege-Sum;

Okudum senin yaradılış Teorini, bir de armut bir film yapmışlar. Tanrı dünyayı kaç günde yarattı ? 6 günde, ya yapma buna armutlar bile güler.

Birinci gün yıldızları ve evreni yarattı, ikinci gün dünyayı yarattı, üçüncü gün gökyüzünü yarattı, dördüncü gün bitkileri ve doğayı yarattı, beşinci gün hayvanları yarattı, altıncı gün insanları yarattı, yedinci gün ne yaptı ? Çok yorulduğu için dinlendi..

Yuh, yuh bu resmen kölelik kavramnının uyarlamasıdır. O yüzden sizler 6 gün çalışıp, 7. gün (PAZAR) dinlenip ibadet ediyorsunuz.. Çalışma ve işçi sınıfını RAB safsatalarıyla uyutup kullanmak için de mi,

Musa armutu, Firavun'un yanında iken bakmış bütün israiloğulları durup dinlenmeden çalışıyor. Diğer oğlu sürekli çalıştırıyor. Musa armutu demiş ki, "Firavunum böyle yapmayın, ben 6 gün çalıştırıp, bir gün dinlendirirsem bunlardan daha fazla verim alırım." Firavun da bunları yarışa tutmuş. Bilin bakalım kim kazanmış Tabiki MUSA...

O, Firavun ve Hıyarları yan gelip yatarak adamları çalıştırmasını biliyorlardı. Bu zengin zihniyetlerden nefret ediyorum. Zaten;

* * * * * * "Benim Karakterim Özgürlüktür"

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * M. Kemal ATATÜRK