PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Turan Dursun’un Aydınlanma Üniversitesi 20 Yaşında


imhotep
31-08-2009, 11:56
Turan Dursun’un Aydınlanma Üniversitesi 20 Yaşında

“Korksunlar elimdeki ışıktan!”

İçinden geçtiğimiz zorlu süreç, Turan Dursun’a ve eserlerine duyduğumuz ihtiyacı iyiden iyiye yakıcı hale getiriyor. Dursun ise, hala aynı mütevazilik ve kararlılıkla, karanlığa karşı mücadelesine devam ediyor. Her sene onun kitaplarını okuyan binlerce insan Aydınlanma Üniversitesi’nden mezun oluyor ve gericiliğe karşı mücadele saflarına katılıyor.


Haluk Hepkon

Turan Dursun 4 Eylül 1990 tarihinde İstanbul Koşuyolu’nda bir pusuda alçakça katledilmişti. Bir başka deyişle bu büyük aydınlanma savaşçısının öldürülmesinin üzerinden tam 19 koca sene geçti. Ama bütün bu zaman içinde ne Dursun ne de onun kıymetli eserleri unutuldu. Kitapları hala baskı üzerine baskı yapıyor. Kısacası zaman Turan Dursun’un karşısında çaresiz kaldı. Bu çaresizlikte gizli olan çareyi bulmak, günümüz Türkiye’sinde aydınlığa ve bağımsızlığa doğru giden yolu bulmak için son derece önemlidir.

On dokuz sene az bir zaman değil. Dursun öldürüldüğü sene doğan gençlerin bir kısmı bugün üniversiteye gidiyor. Aradan geçen zamansa Türkiye için büyük acı ve kayıplarla dolu. “Ilımlı İslam” tartışmalarıyla başlayan, Sivas katliamıyla hızını alan süreç AKP’nin iktidarıyla devam ediyor. Haçlı irtica pervasızca Büyük Ortadoğu Projesi’ni hayata geçirmeye çalışıyor. İçinden geçtiğimiz zorlu süreç, Turan Dursun’a ve eserlerine duyduğumuz ihtiyacı iyiden iyiye yakıcı hale getiriyor. Dursun ise, hala aynı mütevazilik ve kararlılıkla, karanlığa karşı mücadelesine devam ediyor. Her sene onun kitaplarını okuyan binlerce insan Aydınlanma Üniversitesi’nden mezun oluyor ve gericiliğe karşı mücadele saflarına katılıyor.


Düşmanlara şapka çıkarttıran birikim

Dursun, Şule Perinçek’e hayatını anlattığı bir söyleşide “dünyayı değiştirmek için yola çıktığını” söylemişti. Değiştirdi de. Turan Dursun’un hayatı sade, cesur, çalışkan ve bilgili bir insanın ne kadar çok şey başarabileceğinin en güzel kanıtıdır. Yazdığı makalelerin Türkiye’nin aydınlanma mücadelesindeki yeri doldurulamaz.

Zamanında düşmanları bile onun karşısına çıkmaya cesaret edemediler. Dursun yazılarını kaleme alırken, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği İslam kaynaklarına dayanmayı adet edinmişti. Hem 11. ve 12. yüzyıl Arapçasını hem de 7. ve 8. yüzyıl Arapçasını bilirdi. Dinin temelindeki akıl dışılıkları, çelişkileri korkusuzca ve itiraza mahal bırakmayacak şekilde göz önüne sererdi. Bu büyük birikimiyle herkese şapka çıkarttırdı.

Kulleteyn…

Turan Dursun, 1934 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Gümüştepe köyünde doğmuştu. Babası onun “Basra’da ve Kufe’de bile görülmemiş bir alim” olmasını istiyordu. Bu yüzden çocukluk hayatı şeyhlerin ve din hocalarının yanında geçti. On yedi yaşına geldiğinde bu çevrelerden din eğitimi verecek icazeti almıştı. Dursun, hayatının bu dönemini müthiş bir gerçekçilikle Kulleteyn ismini verdiği romanında anlatmıştı.

Dursun, daha sonra müftü olabilmek için ilkokulu dışarıdan bitirdi. İstanbul Çarşamba’da Üçbaş ve İsmailağa medreselerinde hocalık yaptı. 1958-1965 yılları arasında Tekirdağ, Altındağ ve Sivas’ta müftülük yaptı. 60’lı yıllarda adı “aydın müftü”ye çıktı. Tarık Zafer Tunaya’nın başkanı olduğu Devrim Ocakları’nın kurucularından oldu. Sinop’ta bir öğretmen aracılığıyla sosyalizmle tanıştı. 1965 yılında dine olan inancını kaybettiği için müftülükten ayrıldı. Dursun daha sonra TRT’de on yıl boyunca çalıştı.

Turan Dursun, TRT’den emekli olduktan sonra 1987 yılında Kuran Ansiklopedisi’ni bitirdi. 1989 yılında 2000’e Doğru dergisinde yazı yazmaya başladı. Dursun’un yazıları kısa süre içerisinde büyük etki yarattı.

“Ben, yüzyılların doğurduğu bir ölümüm!”

Tehditler ve hakaretler onu yıldırmadı. Fikirlerini büyük bir cesaretle savunmaya devam etti. Gelen tehditlere karşı şöyle diyordu: “İyice bilin! Bilin ve unutmayın ki ben, yüzyılların doğurduğu bir ölümüm. İslam’ın, tüm dinlerin, tabuların, sonuçları bugün ve yarın görülecek ölümüyüm. Çıkarları din karanlığı üzerine kurulu olanlar, bu karanlıktan türlü şekilde yararlananlar, tüm karanlık böcekleri benden korksunlar. Ne imzalı, ne imzasız yalanları beni yıldıramaz. Korksunlar elimdeki ışıktan. Bir mum ışığının bile koca bir odada karanlığı nasıl parçaladığını anımsasınlar. Binlerce yıllık ilkelliklerin, yalanlarla örülüp piyasaya sürüldüğü imanın, kafalardaki, duygulardaki zincirlerin elbet bir gün sonu gelecektir.”

Mücadeleyle Yoğrulan Eserler

Dursun, karşısındaki yol ayrımını Hasan Yalçın’a şu cümlelerle açıklıyordu: “Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak için ölümü mü göze alayım”. O, zor ve onurlu olan yolu seçti. Bütün yazılarını ve eserlerini büyük zorluklar ve tehlikelerle dolu bir mücadele içerisinde kaleme aldı.

Nitekim ilk kitabı Din Bu 1 ölümünden iki ay sonra yayımlandı. Bir diğer kıymetli eseri olan Kuran Ansiklopedisi’nin bir bölümü hala kayıp. Bu durumun nedeni, Dursun’un öldürülmesinden sonra evine gelen polislerin onun bütün çalışmalarına el koymasıdır. Dursun’un oğlu Abit Dursun, Kuran Ansiklopedisi’nin 2 bin sayfasının, Kulleteyn’in ise ikinci ve sonraki ciltlerinin hala kendilerine verilmediğini ifade etmektedir. Nitekim orjinali devletin elinde olan Kutsal Kitapların Kaynakları, Turan Dursun’un katlinden 5 yıl sonra yayımlanabildi.

Gerçekten de Dursun’un günümüzde rahatlıkla okuyabildiğimiz kitapları, büyük zorluklar ve fedakarlıklar sonucu yazıldı. Bunların yayımlanması ve halka mal edilmesi de bir o kadar zahmetli mücadelelerin sonucunda gerçekleştirildi. Ama Türkiye’nin köklü aydınlanma geleneği Dursun’a ve eserlerine her zaman sahip çıktı. Dursun’un kitaplarının günümüzde hala gençler arasında okunması bu vefanın en güzel örneği. Ondokuz sene sonra Dursun’un kitapları, karanlığa karşı mücadelede yol göstericilik görevini inatla sürdürüyor. Söz konusu birikim ile inat, vefa ve cesaret geleneği bu ülkede yaşayan aydınların iyimser olmaları için en önemli neden.

Ne Dediler?

Mehmet Bedri Gültekin (İşçi Partisi Genel Başkan Vekili)

Ona olan ihtiyaç arttı

Turan Dursun, Amerikancı 12 Eylül rejiminin Türk İslam sentezini resmi ideoloji olarak benimsediği ve Türkiye’yi Ortaçağ karanlığına doğru sürüklediği koşullarda, Türk devriminin ve aydınlanmasının sesi olarak ortaya çıktı. Milletimizin demokratik devrime ve aydınlanmaya duyduğu ihtiyaca cevap verdiği için büyük bir ilgi gördü. Toplumumuzun 12 Eylül rejiminden kurtulmaya başladığı, bu konudaki mücadelenin yükseldiği koşullar Turan Dursun’u daha popüler kıldı.

Aradan 20 yıl geçti. Türkiye ne yazık ki Ortaçağ karanlığına daha fazla gömüldü. Emperyalizme daha fazla bağlandı. Toplumumuz, Turan Dursun’un savunduğu bağımsız ve aydınlık düşünceye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bu koşullarda Turan Dursun’un kitaplarına olan ilginin devam etmesinden daha doğal bir şey olamaz.

Abid Dursun (Oğlu)

Bugünleri yıllar önce gördü

Turan Dursun’un temel felsefesi aydınlanma. 12 Eylül öncesinde yeşil kuşak; 90’dan sonraki süreçte Büyük Ortadoğu Projesi’yle stratejik önemi olan bölgeye hakim olmada din kullanıldı.

Bugünkü mevcut siyasi iktidarın dini motifi olduğu düşünülürse… En değerli aydın, siyasetçi, yazar, bilim insanları hukuksal mesnet olmayan bir takım operasyonlarla içeride tutulurken buna mukabil Türkiye bir takım projelere yönlendiriliyor.

Turan Dursun yıllar öncesinden gerici düşüncelerin ülke düşmanlarının eline geçtiğinde, hangi noktaya gelebileceğini gördü. Ve daha o günlerde uyarılarını yaptı.

Muazzez İlmiye Çığ (Sümerolog)

Işıklı bir yol açtı

O ülkemizde ilk defa son derece ışıklı bir yol açtı. Tabu olanları ortaya koydu. Sıfırdan başlayarak, din üzerinde çalıştı. Kendi kafasıyla düşünmeyi bildi. Hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu gösterdi.

Kaynak Yayınları da Turan Dursun’un kitaplarını yayımlamakla büyük bir hizmet yapmış oldu.

İsmet Öğütücü (Kaynak Yayınları İşletme Müdürü)

Kitapları elden ele dolaşıyor

Son 10-15 yılın iktidar partilerinin ardı ardına yaptıkları hamlelerle Cumhuriyet Devrimi’nin önemli kazanımları ve mevzileri kaybedildi. Cumhuriyetçi, aydınlanmacı kesimler kendilerini baskı altında hissettiler. Bu baskıyı mahallesinde, işyerinde, apartmanında nerdeyse hayatın her alanında hisseden aydınlanmacılar, baskılara bilgiyle ve belgeyle karşı koyma ihtiyacı duyuyorlar.

Turan Dursun’un yayınevimiz tarafından 1990’da ilk kez yayımlanan Din Bu adlı kitabının birinci cildi 21 baskı yaptı. Din Bu-2: 16, Din Bu-3:11, Din Bu-4: 8. Diğer kitapları Kulleteyn 14, Allah 10, Kur’an 7, Dua 8, Turan Dursun Hayatını Anlatıyor 7. baskısını yaptı.

Turan Dursun’un eserlerinin okunma oranı satış rakamlarından çok çok fazladır. Kitaplarının elden ele dolaştırılarak okunduğunu biliyoruz. Kitap fuarlarında gördüğümüz okur ilgisinden bunu fark edebiliyoruz. “Ben okudum sen de al”, “Ben okudum ama kitapların yeni baskılarını tekrar alacağım”, “Ben okudum başkasına hediye edeceğim”, “Ben okudum çok kişiye de okuttum” gibi tepkiler, Turan Dursun’un aydınlanma mücadelesinde bir ışık olduğunu kanıtlıyor.

Yayınevimiz daha önce dört cilt olarak yayımlanan Din Bu serisini büyük boy üç cilt halinde yeniden düzenlenerek okurlara sundu. Birinci ciltte Tanrı ve Kur’an, ikinci ciltte Hz. Muhammed, üçüncü ciltte İslamda Toplum ve Laiklik konulu yazıları yer alıyor.


Aydınlık

30,08,2009
Sf. 56-58

Unbeliever
31-08-2009, 12:08
Bu yaşıma kadar karanlıklar içinde ufacık bir ışık ararken rastladığım T.Dursun a ve eserlerine müteşekkirim. Aydınlığa ve huzura giden yolda bana ışık oldu o ve onun gibi düşünen aydınlar. Biz ve bizim gibi düşünenlere uygulanan baskı ve zulüm, dinler var olduğu sürece devam edecektir. Ama yılmak yok!Mücadeleye devam!Okumaya devam!Bu halk bilinçleninceye kadar....

Saygı ve sevgiyle anıyoruz T.Dursun ve diğer aydınlarımızı...

theatre
31-08-2009, 12:54
Türk milleti'nin sahip olduğu,Atatürk'ten sonra,adı sonsuza kadar yaşayacak en büyük değeri.

Onu öldürenler..

Hakikat sandıkları ve fakat büyük bir yalan olan "dini" öldürdüklerini bilselerdi o cinayeti işlemezlerdi.

Turan dursun bedenen bir kere öldü.

Ama dünya döndükçe yaşayacak..

Eminim benim varlığımdan haberdar.

Buradan kendisine selam , sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Sheik Galib
31-08-2009, 15:37
Her sene onun kitaplarını okuyan binlerce insan Aydınlanma Üniversitesi’nden mezun oluyor ve gericiliğe karşı mücadele saflarına katılıyor.
1) Aydınlanma yalnızca dinden kopmakla mı oluyor?

İçinden geçtiğimiz zorlu süreç, Turan Dursun’a ve eserlerine duyduğumuz ihtiyacı iyiden iyiye yakıcı hale getiriyor.
2) Türkiye'nin siyasi soyal ve ekonomik bütün sorunları Din'den kurtulma ile mi çözülecek.?

Son 10-15 yılın iktidar partilerinin ardı ardına yaptıkları hamlelerle Cumhuriyet Devrimi’nin önemli kazanımları ve mevzileri kaybedildi.
3) Ne gibi kazanımlar ve mevzilerdir acaba kaybedilen?

Biz ve bizim gibi düşünenlere uygulanan baskı ve zulüm, dinler var olduğu sürece devam edecektir.
4) Siz ve sizin gibi düşünenler yapılan baskıların sebepleri Dinler değil, bireysel tutumlardır.

Türk milleti'nin sahip olduğu,Atatürk'ten sonra,adı sonsuza kadar yaşayacak en büyük değeri.
5)sn. Theatre nereden vardınız bu kanıya acaba?

Aradan 20 yıl geçti. Türkiye ne yazık ki Ortaçağ karanlığına daha fazla gömüldü. Emperyalizme daha fazla bağlandı.
Bu durum, siyasi çıkarlarını sış güçlerin emelleriyle birleştirenlerin suçu mudur yoksa Din'in veya inancın mı?. Türkiye emperyalizme ortaçağla mı bağlanmıştır, yoksa 400 milyar dolar borçla mı?.

ulpian
31-08-2009, 15:59
Başlık belki de ''Politika'' bölümünde daha yerli olabilirdi.

İlk iletide alıntılanan metnin içeriğine, siyasi gödermelerine bir non-teist olarak büyük ölçüde katılmıyorum.

Turan Dursun'u, Aydınlanma'yı, dinlerden özgürleşmeyi sadece bir siyasi görüşün tekeline almaya çalışmasına da karşı çıkıyorum.


saygılarımla

imhotep
01-09-2009, 12:05
Yazı, Turan Dursun'un ölüm yıldönümü anısına asılmıştır. Altında siyasi manalar aramaya gerek yoktur. Olsa ne olur o da ayrı bir konu...

Medya'da bulduğunuz konu ile alakalı başka yazıları da ekleyebilirsiniz.

Saygılar

bayraktaro
01-09-2009, 12:28
Aydınlanma Üniversite'sinden acaba mezun olabildim mi?

Din Bu 1 - 2 - 3 - 4

Allah

Külliteyn

Evren Bir Şaka mı?

Din ve Seks

Müslümanlık ve Nurculuk

Kutsal Kitapların Kaynakları I - II - III

Dua



Sana binlerce teşekkürler TURAN ABİ....

Ovidius
01-09-2009, 12:42
Her sene onun kitaplarını okuyan binlerce insan Aydınlanma Üniversitesi’nden mezun oluyor ve gericiliğe karşı mücadele saflarına katılıyor.
1) Aydınlanma yalnızca dinden kopmakla mı oluyor?

İçinden geçtiğimiz zorlu süreç, Turan Dursun’a ve eserlerine duyduğumuz ihtiyacı iyiden iyiye yakıcı hale getiriyor.
2) Türkiye'nin siyasi soyal ve ekonomik bütün sorunları Din'den kurtulma ile mi çözülecek.?

Son 10-15 yılın iktidar partilerinin ardı ardına yaptıkları hamlelerle Cumhuriyet Devrimi’nin önemli kazanımları ve mevzileri kaybedildi.
3) Ne gibi kazanımlar ve mevzilerdir acaba kaybedilen?

Biz ve bizim gibi düşünenlere uygulanan baskı ve zulüm, dinler var olduğu sürece devam edecektir.
4) Siz ve sizin gibi düşünenler yapılan baskıların sebepleri Dinler değil, bireysel tutumlardır.

Türk milleti'nin sahip olduğu,Atatürk'ten sonra,adı sonsuza kadar yaşayacak en büyük değeri.
5)sn. Theatre nereden vardınız bu kanıya acaba?

Aradan 20 yıl geçti. Türkiye ne yazık ki Ortaçağ karanlığına daha fazla gömüldü. Emperyalizme daha fazla bağlandı.
Bu durum, siyasi çıkarlarını sış güçlerin emelleriyle birleştirenlerin suçu mudur yoksa Din'in veya inancın mı?. Türkiye emperyalizme ortaçağla mı bağlanmıştır, yoksa 400 milyar dolar borçla mı?.
evet dinden kopmakla değilse bile uzaklaşmakla oluyor.
insan çaresini kendinde aramalı,dünya dışında değil.
din yasaklar,yasak çerçeve demektir.
kurbağa gibi kuyunun ağzına bakar durursunuz.
EVET.türkiye yi araştıran ,sorgulayan bir nesil kurtaracak,ama gelecek 25 yıldan pek umudum yok.
Bana göre :Türkiye,pakistan,süriye,filistin,libya,mısır,male zya gibi devletlerin liderlerinin eşleri bir araya geldiğinde en çok arapa benzeyen bu ülkenin başbakanı ve cumhurbaşkanı nın eşleriyse bundan daha büyük nasıl bir kayıp olabilir.
benim anneminde başı kapalı ama zihni açık.

din suçsuz!!!bireysey tutumları kim belirliyor. şeytan mı?

atatürk bu milleti kulluktan çıkarmak için mücadele başlatmış ve vermiştir.turan dursun da bu mücadelenin önemli kişisidir.





.

Sheik Galib
01-09-2009, 15:02
sn canip Atay size bir soru.
Laik olduğunu söyleyen ama Dede-Baba'sının emrini harfiyen yerine getiren bir Alevi vatandaşımızla, aynı şekilde Şeyhine tam bir itaatle bağlanan sünni vatandaşımız arasında ne fark vardır.( bence her ikiside varolmalıdır.)

Bana göre :Türkiye,pakistan,süriye,filistin,libya,mısır,male zya gibi devletlerin liderlerinin eşleri bir araya geldiğinde en çok arapa benzeyen bu ülkenin başbakanı ve cumhurbaşkanı nın eşleriyse bundan daha büyük nasıl bir kayıp olabilir

Tek sorun bu mu yani? Görüntü. Bu ülkede üniversite mezunu kadın da dayak yiyor. Bundan daha önemli bir kadın sorunu varmı dır. Bu dövme olayı da mı dinle ilgilidir sadece dindar olamyan kimseler de kadına şiddet uyguluyor.

din suçsuz!!!bireysey tutumları kim belirliyor.?

İnsanın aldığı eğitim, yetiştiği sosyal çevreden edindiği kültür, anne babasından kazandığı model vb. bir sürü etmen.

Aatürk bu milleti kulluktan çıkarmak için mücadele başlatmış ve vermiştir.turan dursun da bu mücadelenin önemli kişisidir.

Türk milleti hala (hukusal anlamda) kuldur. Sermayenin, oligarşinin, partilerin, güç odaklarının, ensesi kalınların, ABnin ABD'nin.Turan Dursun'un din duygularını zayıflatmak dışında Türk Halkına verdiği hiç ama hiç birşey yoktur!!!!

Molloch
01-09-2009, 15:35
1) Aydınlanma yalnızca dinden kopmakla mı oluyor?

Aydınlanma, bilim ve özgür düşünce sayesinde gerçekleşir. Bu gelişimin önündeki en büyük engel, dindir.

theatre
01-09-2009, 15:48
Galileo'ya da demişlerdi.

"Bu adam dinimize imanımıza saldırıyor".

"Ya hu körmüsünüz?".

Dedi ilk önce.

Güneş dünyanın etrafında dön mez..

Dönebilemez..

Anlamadılar..

Anlamamazlıkta kararlı idiler..

Düzen öyle anlamalarına müsait değildi..

Yoksa eşşek değildirler..

Ne analarının gözüdürler..

"Söylediklerini inkar et! Yoksa oyarız."

Da dediler..

Galileo,Giordano Bruno gibi yakılarak ölümü göze alsaydı..

Şimdi gökyüzünde doğan bir yıldız gibi parlayacaktı..

Gerçeği inkar etti..

Ama Turan Dursun..

Çellist
01-09-2009, 16:07
Bu durum, siyasi çıkarlarını sış güçlerin emelleriyle birleştirenlerin suçu mudur yoksa Din'in veya inancın mı?. Türkiye emperyalizme ortaçağla mı bağlanmıştır, yoksa 400 milyar dolar borçla mı?.

7 yıl önce Türkiye'nin borcu 100 ila 150 milyar dolardı. 7 yılda bu borcu 3 ila 4 misli arttıran AKP'dir, yani ulemadır. Yani İslam'ın temsilcileri... Bu borcu da bizlere sizlere kaktıran dininizdir... Size göre içiniz rahat, bu lafı zaten laikliğe, milli devlete, Atatürk'e laf kaktırmak için söylediğinizi ve neyin ne olduğunu bildiğinizi ve bu nedenle açıklama yapmayacağınızı da biliyoruz... Motivasyonunuz sonsuz işkenceden kurtuluş ve sonsuza kadar ipeklerle altınlarla süslenmiş bir şekilde hareminizde yaşamak, değil mi? Ya bu manyaklık doğruysa kaybeden siz mi olacaksınız, biz mi? Tabii ki kaybeden biz olacağız!.. Peki, doğru mu? Değil... Ulemadan cımbızla seçtiğiniz insanların cımbızla seçtiğiniz laflarına güvenmeyin, hem o alim o lafı dedi mi demedi mi belli de değil -kaynak gösteremiyorsunuz-...

Molloch
01-09-2009, 16:21
Bu arada İşçi Partisi'ne saygı duydum. Milliyetçiliğin dozunu kaçırdıklarını düşünüyorum zaman zaman, ama Turan Dursun'la ilgili açıklamaları yağlarımı eritti.

Sheik Galib
01-09-2009, 16:33
7 yıl önce Türkiye'nin borcu 100 ila 150 milyar dolardı. 7 yılda bu borcu 3 ila 4 misli arttıran AKP'dir, yani ulemadır. Yani İslam'ın temsilcileri...

AKP İslam'ın temsilcisi ASLA ve ASLA değildir!!!!. ADL'den, Abramowitz'lerden Foxman'lardan ödül alıp ta sonradan Davos'ta oy uğruna şov yapan zihniyet ASLA İslamın temsilcisi olamaz.. onlar olsa olsa kermeslerde boy gösteren deri çizmeli, ipek gömlekli Versace markalı türbanlı Muhafazakar Burjuva'nın temsilcisi olur.
AKP ulema değildir. Ulemanın kim olduğuna iktidar karar veremez. Ben ulemayı "Diyanet" olarak kabul ederim Sn. Çellist.

Siyasi çıkarlarını dış güçlerin emelleriyle birleştirenlerin suçu mudur? (şeyh Galip)
Ben bu ifade de Gençliğe Hitabe'den esinlendim. Atatürk'ün burada vurguladığı kesin olarak doğrudur.
Bu borcu da bizlere sizlere kaktıran dininizdir...
İlk borçlanma Tanzimat döneminde yani Batışılaşma'nın başladığı devirde yapılmıştır. Kırım savaşı esnasında. Günümüzde ki borçlanmanın mantığı ve temelleri işte bu Batılılaşma rüzgarları sırasında atılmıştır. Dinimle alakası yoktur.
Bakınız Sn. Çellist iktidara ben de sizin kadar mesafeliyim. AKP 2ye olan öfkenizi İslam'a yönlendirmeyin.

Size göre içiniz rahat, bu lafı zaten laikliğe, milli devlete, Atatürk'e laf kaktırmak için söylediğinizi.....

Sn. Çellist kesinlikle ve kesinlikle haksızlık ediyorsunuz. Bu direkt düşmanca bir yaklaşımdır. Ben youtube'de bir konuda Atatürk'ü savunduğum için bir gerizekalının galiz küfürleriyle karşılaştım. Sezar'ın hakkı Sezar'a. Bu konunun milli devletle, laiklikle alakası yok.

neyin ne olduğunu bildiğinizi ve bu nedenle açıklama yapmayacağınızı da biliyoruz... .
Neymiş bildiğim sayın çellist? Bravo doğrusu hemen rejim düşmanı damgasını da vurdunuz ya ne diyeyim. bir de hümanizm den insan sevgisinden bahsediyorsunuz TD sitesi olarak.

Motivasyonunuz sonsuz işkenceden kurtuluş ve sonsuza kadar ipeklerle altınlarla süslenmiş bir şekilde hareminizde yaşamak, değil mi

Benim motivasyonum Cenabı Hakın nimetine mahzar olacağım yönündedir. Yunus Emre'nin dediği gibi " Lütfu da hoştur kahrı da."

Ya bu manyaklık doğruysa kaybeden siz mi olacaksınız, biz mi?
Ben bu konuda TD sitesine katılıyorum. Ya varsa? ben kaybetmem Cennetteyim, sen yanacaksın zihniyeti ticaridir. Evet yalnızca Cenab-ı Hakkın takdirine inanıyorum. olsa da olmasa da beklentim Cenabı Hallak'tan dır.


Ulemadan cımbızla seçtiğiniz insanların cımbızla seçtiğiniz laflarına güvenmeyin, hem o alim o lafı dedi mi demedi mi belli de değil -kaynak gösteremiyorsunuz
1) Benim ulemam AKP değildir.
2) hiçbiryerden cımbızla seçmiyor, yalnızca alıntılarla tartışmaya çalışıyorum. amacım forumdan yararlanmak. kavga etmek veya ego tahmini değil.
3) Hangi Alim? Hangi konuda kaynak göstermemişim?

Sheik Galib
01-09-2009, 16:41
Galileo Giordano Bruno gibi yakılarak ölümü göze alsaydı..

Şimdi gökyüzünde doğan bir yıldız gibi parlayacaktı..

Bence hala Bilim dünyasının bir yıldızı olarak gökyüzünde parlıyor. Farabi , ibni Sina, el Kindi vb. gibi.

Gerçeği inkar etti..

Ama Turan Dursun..
Turan dursun insanlığa ne katmış ki onu Galileo ile kıyaslıyorsunuz Sn. theatre? Sadece Ateizmin yayılmasına katkıda bulunmuş.

Bu arada İşçi Partisi'ne saygı duydum ( Molloch)
Bunlara hiçbir saygı duymuyorum. Hani Milliyetçilerdi. Uygur olayları sırasında hep Çin yanlısı yayın yaptılar. yok neymiş ABD varmış olayların arkasında Rabia Kadir ajanmış vb. Hem öyle olsa bile ölen soydaşımız değil mi öz be Öz Türk değil mi Uygurlar !! Bir iki tane Çinli onlardan daha değerli herhalde. ( tabii ateist oldukları içindir.)

Ve ayrıca sayın Molloch ilerleme ve aydınlanma'nın dinden kopma veya dinle ilişkiyi kesmeyle alakası yoktur. o zaman el Biruniler, Farabiler, İbni Sina'lar, Ali Kuşçular vb. yetişmezdi. Hatta o beğenmediğiniz Osmanlı'da bile Gelenbevi Tevfik Efendi adlı bir Matematik dehası vardı. İstisnabile olsa vardı yani.

Molloch
01-09-2009, 16:41
Galip,

Bu ülkede AKPli olup da Atatürk düşmanlığı, laiklik düşmanlığı çok fazla sayıda Müslüman var. Atatürk'e ağza alınmaz hakaret eden AKPliler var. Tabii ki bunu Atatürkçülüğü aşacak kadar özgürlükçü ve ilerici olduklarından değil, gerici olduklarından yapıyorlar. AKP de zaten propagandasını Islam üzerinden yapıyor. Sen aykırı bir Müslüman olarak farklı düşünüyor olabilirsin ama durum böyle.

AKP ve Islamiyetin ayrı ayrı eleştirilmesi gerektiği doğru ama AKP emperyalizmi değilse bile faşizmini doğrudan Islamiyetten alıyor. AKP'nin Alevi düşmanlığı yapması gibi, kadınlara mahalle baskısını onaylaması gibi, alkolü yasaklaması gibi.

Sheik Galib
01-09-2009, 16:55
AKP ve Islamiyetin ayrı ayrı eleştirilmesi gerektiği doğru ama AKP emperyalizmi değilse bile faşizmini doğrudan Islamiyetten alıyor. AKP'nin Alevi düşmanlığı yapması gibi, kadınlara mahalle baskısını onaylaması gibi, alkolü yasaklaması gibi.
Yapmayın sn Molloch, yorumlarınız da bütün kötülükleri hep dine dayıyorsunuz. Bir Kemalist olarak tepkinizi ve kızgınlığınızı sizle ayın görüşleri paylaşmasam da anlıyorum. Bakın,
Son Halife Abdülmecid bin Abdülaziz Han zilullahi fil arz, Halife-i ruyi zemin unvanını taşıyor. Hilafet 1924 'te kaldırıldı. Daha sonra Son Halife Paris'e gitti.
Murat Bardakçı işte bu Son Halife Abdülmecid Efendi'nin denize girerken çekilmiş görüntülerini yayınladı. Aynı zamanda piyano çalıyor, hairkulade resimleri var( Haremde konser) Peki dedi sunucu Halife mayoyla nasıl denize giriyor. Murat Bardakçı dedi ki: Türkiye'de İslam adına yapılanlar köylülüktür. Donla denize girme,ezan sesini makamsız ve son sesle verme. vb. işte AKP 'nin uygulamaları da bu doğrultudadır. kenid yorumlamaları yani .Hiçbir zaman tasvip etmiyorum. eğer içkiden bir karları olsaydı inanın yasaklamazlardı.

Bu ülkede AKPli olup da Atatürk düşmanlığı, laiklik düşmanlığı çok fazla sayıda Müslüman var. Atatürk'e ağza alınmaz hakaret eden AKPliler var.
Solcu da var bölücü de liberalist te, Nazım hikmet'in bir şiiri var Burjuva diye başlayan. Hele Sabahattin Ali'nin bir şiiri var ki ( İsmet'in boynu vurulmuş mudur vd.) burada yazmaya bile gelmez.

AKP de zaten propagandasını Islam üzerinden yapıyor. Sen aykırı bir Müslüman olarak farklı düşünüyor olabilirsin ama durum böyle.

Ben bahsettiğim gibi, diyanet müslümanıyım. Beni sn. Ali Bardakoğlu'nun ve bulunduğum yerin müftüsünün söylecekleri bağlar. AKP propagandasını İslam'ı kullanarak yapıyor. Sağ popülist temelde . tıpkı demokrat parti gibi. böyle giderse sonları da öyle olacak.

Ben ülkemi ve yaşadığım vatanı seviyorum. Dinimi de, ne Arabistan'a giderim ne İran'a....

Molloch
01-09-2009, 17:35
o zaman el Biruniler, Farabiler, İbni Sina'lar, Ali Kuşçular vb. yetişmezdi.
"Islam alimi" gibi bir kavram çelişkilidir. Bilim dine hizmet etmez. Galileo için de Hristiyan bilim adamı diyebilir miyiz? Hayır.

ugurce82
01-09-2009, 20:04
Galileo Giordano Bruno gibi yakılarak ölümü göze alsaydı..

Şimdi gökyüzünde doğan bir yıldız gibi parlayacaktı..

Bence hala Bilim dünyasının bir yıldızı olarak gökyüzünde parlıyor. Farabi , ibni Sina, el Kindi vb. gibi.

Gerçeği inkar etti..

Ama Turan Dursun..
Turan dursun insanlığa ne katmış ki onu Galileo ile kıyaslıyorsunuz Sn. theatre? Sadece Ateizmin yayılmasına katkıda bulunmuş.

.

Seyh galip tarih ilerleyen sayfalarında merak etmeyin ki sizin zihniyetinizde olanları da galileo yu yakmaya çalışanlarla aynı yere koyacaktır. Turan Dursun ölümü bile göze alarak kral çıplak diyerek zaten ölümsüzlüğe kavuşmustur. Bu sizin i,çin önemli olmaya bilir ama insanların aydınlanması adına büyük bir adımdır.

sapphire
01-09-2009, 20:51
Her sene onun kitaplarını okuyan binlerce insan Aydınlanma Üniversitesi’nden mezun oluyor ve gericiliğe karşı mücadele saflarına katılıyor.
1) Aydınlanma yalnızca dinden kopmakla mı oluyor?

İçinden geçtiğimiz zorlu süreç, Turan Dursun’a ve eserlerine duyduğumuz ihtiyacı iyiden iyiye yakıcı hale getiriyor.
2) Türkiye'nin siyasi soyal ve ekonomik bütün sorunları Din'den kurtulma ile mi çözülecek.?

Son 10-15 yılın iktidar partilerinin ardı ardına yaptıkları hamlelerle Cumhuriyet Devrimi’nin önemli kazanımları ve mevzileri kaybedildi.
3) Ne gibi kazanımlar ve mevzilerdir acaba kaybedilen?

Biz ve bizim gibi düşünenlere uygulanan baskı ve zulüm, dinler var olduğu sürece devam edecektir.
4) Siz ve sizin gibi düşünenler yapılan baskıların sebepleri Dinler değil, bireysel tutumlardır.

Türk milleti'nin sahip olduğu,Atatürk'ten sonra,adı sonsuza kadar yaşayacak en büyük değeri.
5)sn. Theatre nereden vardınız bu kanıya acaba?

Aradan 20 yıl geçti. Türkiye ne yazık ki Ortaçağ karanlığına daha fazla gömüldü. Emperyalizme daha fazla bağlandı.
Bu durum, siyasi çıkarlarını sış güçlerin emelleriyle birleştirenlerin suçu mudur yoksa Din'in veya inancın mı?. Türkiye emperyalizme ortaçağla mı bağlanmıştır, yoksa 400 milyar dolar borçla mı?.

1. Sen bu ülkenin gençleri dinden alıkoy araştırmaya yönelt roketsan aselsanı geliştir fizik kimya öğret kuran yerine bak nasıl kalkınıyo..

2. Kızılayda bi sürü genç çocuk var allah rızası için diyolar onun yerine kitapları bilim ışığında okusunlar fizik aşkına kimya aşkına kendilerine desinler faydalı yerlere gelsinler öğrensinler bak neler oluyo..

3. Senin gibi düşünen hükümet yüzünden kaç tane aydınımızı kaybettik saysam ağlıcam..

4. İnsanları bu tür düşüncelere iten en büyük sebeplerden biri dindir zaten kafasının içini örümcek saranlardan bıktık sadece sizinkileri sarsa gene iyi ülkeye sarmaya devam ediyo..

5. Araştırma bilim ilim irfan yönünde hareket edilseydi bırak emperyalizmi türkelizim diye bişi bile çıkardı 400milyar dolar borç onların bize borcu olurdu..

Sheik Galib
01-09-2009, 21:49
kafasının içini örümcek saranlardan bıktık sadece sizinkileri sarsa gene iyi ülkeye sarmaya devam ediyo...(Sappire)

BAKIN Sn sappire; sözlerinizin gittiği yere bakın. Resmen bana örümcek beyinli diyorsunuz. Ben yüksek lisans mezunu bir insanım. birincisi bu. bilimle uğraşırken asla duygularımı ve inancımı ön plana çıkarmadım. Bazı kimselerden tepki görmeme rağmen.birisi size kalkıp "kafir" diye hitap edince rahatsız olmayı biliyorsunuz..


tarih ilerleyen sayfalarında merak etmeyin ki sizin zihniyetinizde olanları da galileo yu yakmaya çalışanlarla aynı yere koyacaktır.
İlk olarak, tarih sadece kazananlardan değil kaybedenlerden de bahseder. sadece krallardan değil dilencilerden bile bahseder. Bu bakımdan tarihin kapsamı geniştir. Bu tarihçinin bakış açısına göre değişir. Tarihin yorumu size ait.
Ayrıca sizin zihniyetiniz yakıştırmasını da kabul etmiyorum

Bu sizin için önemli olmaya bilir ama insanların aydınlanması adına büyük bir adımdır.
Hala diyorum, Türkiye'nin medenileşmesi, ilerlemesi dinden kurtulma ile mi olacak. Tam tersine Din kültür ve medeniyet gibi unsurların bilimle ve daha önemlisi AHLAK'la harmanlanmasıyla olacak. Ateizmle değil. Ateizm artsa ne olur artma sa ne olur. Yanı sıra Ahlaksız ve cahil dindarlar çoğalsa ne olur. Necip Fazıl'ın deyimiyle kaba softa ham yobazlar.

Kızılayda bi sürü genç çocuk var allah rızası için diyolar (Sappire)
onlar açlar herhalde, karnı aç olanın bilimle alakası olabilir mi, hatta karnı aç olanın aklında Cenab-ı Hak2tan önce doymak ve açlığını gidermek isteği vardır.

Sen bu ülkenin gençleri dinden alıkoy araştırmaya yönelt roketsan aselsanı geliştir fizik kimya öğret kuran yerine bak nasıl kalkınıyo..

Dünya da, ülkeler bazında BİLİME en az bütçeden pay ayıran ülkelerden birinin Türkiye olduğunu biliyormusunuz . Bizzat bir bakandan dinledim!. Afrika ülkelerinden bile az arge fonları. Bu da mı dinin suçu.


3. Senin gibi düşünen hükümet yüzünden kaç tane aydınımızı kaybettik saysam ağlıcam

Ne demek benim gibi düşünen. halk değer verdi mi bu aydınlara. okudular mı. araştırdılar mı. uğur mumcu öldürülmeden önce kim biliyordu değerini. Yazdığı şeyler bugün ortaya çıkmıyor mu. Hemen İslamcı örgütleri suçladılar. Son yazısı israil ile ırakın kuzeyindeki bölgesel yönetimin gizli ilişkileri üzerineydi.
kaç kişi öldürülmeseydi Turan Dursun 'u duyacaktı acaba. Kaç kişi aydınlık alacaktı.

Araştırma bilim ilim irfan yönünde hareket edilseydi bırak emperyalizmi türkelizim diye bişi bile çıkardı 400milyar dolar borç onların bize borcu olurdu..


o zaman 100 bin tana makam aracı almıyacaklardı. yurtdışına gidenlere dünyanın harcırahını vermeyeceklerdi. Devleti soymayacaklardı. Tabii ama bunlar yanlış, din yüzünden geri kaldık...

imhotep
01-09-2009, 23:34
Her sene onun kitaplarını okuyan binlerce insan Aydınlanma Üniversitesi’nden mezun oluyor ve gericiliğe karşı mücadele saflarına katılıyor.
1) Aydınlanma yalnızca dinden kopmakla mı oluyor?

İçinden geçtiğimiz zorlu süreç, Turan Dursun’a ve eserlerine duyduğumuz ihtiyacı iyiden iyiye yakıcı hale getiriyor.
2) Türkiye'nin siyasi soyal ve ekonomik bütün sorunları Din'den kurtulma ile mi çözülecek.?

Son 10-15 yılın iktidar partilerinin ardı ardına yaptıkları hamlelerle Cumhuriyet Devrimi’nin önemli kazanımları ve mevzileri kaybedildi.
3) Ne gibi kazanımlar ve mevzilerdir acaba kaybedilen?

Biz ve bizim gibi düşünenlere uygulanan baskı ve zulüm, dinler var olduğu sürece devam edecektir.
4) Siz ve sizin gibi düşünenler yapılan baskıların sebepleri Dinler değil, bireysel tutumlardır.

Türk milleti'nin sahip olduğu,Atatürk'ten sonra,adı sonsuza kadar yaşayacak en büyük değeri.
5)sn. Theatre nereden vardınız bu kanıya acaba?

Aradan 20 yıl geçti. Türkiye ne yazık ki Ortaçağ karanlığına daha fazla gömüldü. Emperyalizme daha fazla bağlandı.
Bu durum, siyasi çıkarlarını sış güçlerin emelleriyle birleştirenlerin suçu mudur yoksa Din'in veya inancın mı?. Türkiye emperyalizme ortaçağla mı bağlanmıştır, yoksa 400 milyar dolar borçla mı?.

1) Aydınlanma sadece dinden kopmakla olmaz. Toprak sorunuyla da çok alakalı bir konudur. Feodal düzeni tasfiye etme işidir özünde. Tabi feodal yapıyı parçalarken de onun ideolojisi olan dini de doğal olarak tasfiye uğraşıdır.

2) Sadece dinden kurtulmakla çözülmez elbet. Ama ciddi bir yol aldıracağı da kuşkusuz. En basitinden kadercilik anlayışını dahi ortadan kaldırsak, öbür dünyanın cenneti için uğraşan insanları bu dünyayı cennete çevirmeye uğraşan insanlar haline getirmiş oluruz. Çünkü başka dünyaları olmaz.

3) Hangi birini saysak ki? Milli Eğitim, Emniyet, Sağlık ve Cumhurbaşkanlığı makamı başta olmak üzere kaybedilen pek çok mevzi söz konusu.

4) Dinlerden icazet alan insanların tutumlarıdır. Allah'ın adını andırana kadar cihat etmek mantığından yola çıkan insanlar bunlar. Allah'a inanmayan insanların kahredildiği, pislik ilan edildiği, adam sayılmadığı bir dinin temsilcileri olarak bunları yapıyorlar. Kuran'a bakacak olursak bizim milletimiz yine de çok hoşgörülü.

5) En büyük değeri demek iddialı olacaksa da en büyük değerlerinden biri demek kesinlikle doğru olacaktır. Bu yolda şehit düşmüştür. Bundan daha iyi kanıt olur mu acaba?

Saygılar

Sheik Galib
02-09-2009, 01:16
3) Hangi birini saysak ki? Milli Eğitim, Emniyet, Sağlık ve Cumhurbaşkanlığı makamı başta olmak üzere kaybedilen pek çok mevzi söz konusu.

geldiler, karınları ve cepleri doyunca gidecekler kaygıya gerek yok. dini yönetim getiremezler, getirmeyeceklerde, dini kullanarak oy toplayıp bu oyları Hilton iftarlarında binlerce dolarlık sofralarına meze yapacaklar.

Toprak sorunuyla da çok alakalı bir konudur. Feodal düzeni tasfiye etme işidir özünde. Tabi feodal yapıyı parçalarken de onun ideolojisi olan dini de doğal olarak tasfiye uğraşıdır.

1000 yıllık Anadlou'da bizans Selçuklu Osmanlı 'nın yokedemediği feodaliteyi cumhuriyet te yokedemedi ve kolay kolay da edemez. Yanısıra 1000 yıllık hücrelere kadar sinmiş olan din de yok edilemez. din feodalite tarafından halkı uyuşturmak için kullanılabilir. ama gerçek dindarlar bu oyuna düşmezler. Bunun en büyük örneği Emeviler tarafından Zindanlar'da işkence gören İmam-ı Azam Hz. dir. Yanı sıra Harre vakası da olumsuz bir örnek de olsa bu savıma bir kanıt sayılabilir.

En basitinden kadercilik anlayışını dahi ortadan kaldırsak, öbür dünyanın cenneti için uğraşan insanları bu dünyayı cennete çevirmeye uğraşan insanlar haline getirmiş oluruz.

Kadercilik anlayışı bir yerde sosyal bir mekanizma işlevi görebilir. Ancak yanlış yorumlanmamalıdır. İnsanları günümüzün belası olan ihtiyacından fazlasından tüketmeye ve elindekiyle yetinmeye teşvik edebilir. Bunun dışında son seçimlerde olduğu gibi anlamını kavrayamamış insanlar karşısında uygulanırsa al kömürü ver oyu şeklinde sadaka zihniyetiyle iktidar satın alma yolunda haince, alçakça ve şerefsizce sömürülebilir.

öbür dünyanın cenneti için uğraşan insanları bu dünyayı cennete çevirmeye uğraşan insanlar haline getirmiş oluruz. Çünkü başka dünyaları olmaz

Bu dünya da da cennet var olmalı öbür dünya da da.

imhotep
02-09-2009, 01:29
Feodalizm sorununu Osmanlı, Selçuklu veya Bizans çözemezdi zaten. Bunlar din-tarım imparatorluklarıydı. Feodalizmin tasfiyesi özellikle sanayi devrimiyle gelişen yapıyla olur. Bunu batıda burjuvazi gerçekleştirmiştir. Hücrelerine kadar işleyen hristiyanlıktan Avrupalı bugün büyük oranda kurtulmuştur. Demek ki olay zaman meselesi değil. Ülkemizde ise bunu Kemalist Devrim gerçekleştirmeye çalışmış fakat kurtuluş savaşında ağaların desteği olması sebebiyle bu yapı tasfiye edilememiştir.

Kader konusunda ütopik düşünüyorsunuz. Kaderin tasarruf sonucu verdiği görülmüş bir şey değildir. Tek işlevi sömürü mekanizmasını meşrulaştırmaktır. Sadaka apayrı bir konudur.

Bu dünyada cennet olmalı o net de insanları olmayan bir cennet peşinde koşturmanın anlamı yok. Ciddi bir enerji ısrafı. Ve öbür dünyanın ışıltısına kapılan, bu dünyayı gelir geçer bir durak olarak gören zihniyetin dünyaya düzen babında bir çivi çakmadıkları da belli.

Çellist
02-09-2009, 01:33
Şeyh Galib'in bana yönelttiği sorularına cevaplar:

Neymiş bildiğim sayın çellist?

-Kötü kalpli adamlardan olmasanız da- Bildiğiniz şey bildiğiniz şeydir. Ardından da bildiğiniz şeyin özünü açıklamışsınız zaten: Rejim düşmanlığı hususu...

3) Hangi Alim? Hangi konuda kaynak göstermemişim?

Bu konuyla ilgili olarak dediğim laflar sizin şahsınıza değil Müslümanların geneliyle ilgili söylenmiştir. Sizin üslubunuzu şimdilik tam olarak bilmiyorum. En azından üslubunuz hakkında bildiğim şey insanı çileden çıkartmadığıdır -ki bu tesbitim bütünüyle olumludur-.

Şeyh Galib'in hatalarının düzeltilmesi:

AKP İslam'ın temsilcisi ASLA ve ASLA değildir!!!!.

Yanlış! AKP "RP, Çalıntı Bosna paralarının failleri, Deniz Feneri, Fazilet Partisi, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi, Sivas ve Maraş katliamlarının failleriyle faillerinin avukatları, Hizbullah -Batman merkezli 'doğulu yuttaşlarımız'ın dini terör örgütü-, şirketi eroin kaçakçılığı yapan Dengir Düngür Mengirler ve sair"in en büyük siyasi örgütüdür. Yani İslam'ın ta kendisidir. Bütün bu listenin yediği herzelerin hiçbiri Kur'an ve hadisle, yani İslam'la, çelişmez; şeriata uygundur.

bir de hümanizm den insan sevgisinden bahsediyorsunuz TD sitesi olarak

Benim üyelik dışında TD sitesi ile bir ilgim yok. İlaveten, ben ne hümanizm ne de insan sevgisi üzerinden vaaz verdim... Öyle laflar etmem... Ama hukuka aykırı, daha da önemlisi hukukun temelini oluşturan temel insan haklarına aykırı konularda tarafım. Temel insan haklarını hiçe sayan isterse Allah olsun canına okurum; elime de fırsat geçerse çok da iyi kötek atarım. Kimse de karşıma çıkıp "Katin Katliamını yapan Sovyet yetkililere", "Ausschwitz'i akleden Alman yöneticilere", "Sivas'ı yapan ve yapanları alkışlayan örümceklere", "Beni Kureyza Katliamı'nda rol alan Ali ve ona rol veren alemlerin efendisine" kötek atarak temel insan hakları ile çelişiyorsun diyemez... Öyle diyene de kötek atarım... Kısacası paternal otokratım... Sağcıyım yani... Türkiye'de solcu diyorlar, sağcı demeleri için Kabe'ye secde etmem gerekiyor...

Saygılar...

Sheik Galib
02-09-2009, 02:10
Kötü kalpli adamlardan olmasanız da- Bildiğiniz şey bildiğiniz şeydir. Ardından da bildiğiniz şeyin özünü açıklamışsınız zaten: Rejim düşmanlığı hususu...

Bakın sn çellist ben, şunu söylüyorum: Rejime düşman olsam ne olur olmasam ne olur değiştirebilir miyim? hayır. imoptepe yazdığım cevap paralelinde
1) türkiye'ye Şeriat gelmez ve türkiye iran olamaz. Zira türkiye öyle değişti ki sosyal ve kültürel olarak, bunun imkanı yok. En başta ben karşıyım. Bazı arkadaşlarım bana tepki gösteriyorlar neden karşısın diye. Şundan karşıyım. Vahsi kapitalizmin hüküm sürdüğü dünya da sana yetecek kadarıyla yetinmeni emreden ve narh, ihtisab vs krumlarla serbest pazar ekonomisine sınır getiren islam hukuku bu ortamda uygulanamaz.
Hilafet gelse bir yararı olmaz! Sadece bayramlarda çıkar el sallar, hilafet saltanatsız olmaz, aaplar ve iranlılar bizim halifemizi kabul etmez.
türkiye'de kadınlar kapanmak istemez. plaja yüzmeye giden i kordon da rakı içen rockn coke a satanist grupları dinlemeye giden yüz binlerce metalci genç engellenemez. vd bir çok şey.

Ve şu da var sn .Çellist türkiye Laik bir ülke de değildir. diyaney varsa, devlet yetkilileri bayram kutluyorlarsa, mesai saaatleri iftara göre ayarlanıyorsa bu laikliğin olmadığının en bariz kanıtıdır. Bunlar dini kontrol etmek içindir. Fakat yanı sıra aynı ülkede türban zulmü de uygulanmaktadır. Bütün bunlar tanzimattan beri var olan dualist yapının getirileridir. İmam hatipelr de olacak tübitak da, turan dursun da olacak ilahiyat proflar ı da Ahmet Mahmut ünlü hoca da... Bu konuyu uzatmayayım.

En azından üslubunuz hakkında bildiğim şey insanı çileden çıkartmadığıdır

Ne gerek var, saygılı bir biçimde birbirimizden istifade ediyoruz.

Bütün bu listenin yediği herzelerin hiçbiri Kur'an ve hadisle, yani İslam'la, çelişmez; şeriata uygundur.

Buna katılmıyorum. Bunlar kişisel uygulamalardır. İki hizbullah var birincisi lübnan da israil zulmüyle savaşan hizbullah diğeri de ülkemizdeki. Yanı sıra Akp milli görüşçü değildir artık. amerikan güdümlü sözde muhafazakar özde tahripkar ve pazarlamacı, kasaba partisidir. Emin olun bir gün gidecekler.


bir de hümanizm den insan sevgisinden bahsediyorsunuz TD sitesi olarak

Burada vurguladığım dözler beni kategorize etmeniz zannımdan (rejim düşmanı) kaynaklandı. Böyle birşey ima etmemiş olduğunuza göre, ben de yanlış anlamışım kusura bakmayınız..

Çellist
02-09-2009, 02:30
Burada vurguladığım dözler beni kategorize etmeniz zannımdan (rejim düşmanı) kaynaklandı. Böyle birşey ima etmemiş olduğunuza göre, ben de yanlış anlamışım kusura bakmayınız..

Aslında tastamam öyle bir şey ima etmiştim. Şimdilik bu konuda hakkınızda bulunabileceğim iddialarımı askıya alıyorum. İş -hakkınızda kesin bir kanaate varmam- Deniz Fenerleri, Sivas, Maraş Katliamları, Türk Milleti'ne düşmanlık gibi konularda ağzınızdan kaçıracağınız şeylere bakar...

Sheik Galib
02-09-2009, 13:48
Şimdilik bu konuda hakkınızda bulunabileceğim iddialarımı askıya alıyorum. İş -hakkınızda kesin bir kanaate varmam- Deniz Fenerleri, Sivas, Maraş Katliamları, Türk Milleti'ne düşmanlık gibi konularda ağzınızdan kaçıracağınız şeylere bakar...

Ben poiltikayla ilgilenmiyorum. oy bile vermiyorum. ama her müslümana potansiyel rejim düşmanı diye bakmanızı da çok yanlış buluyorum. Ayrıca, rejimle ilgili düşüncelerimi yukarıda açıkladım. İnsanların 600 ytl'ye geçinmeye çalıtığı bir ülkede rejimi tartışmak çok abes geliyor bana.

bir de hümanizm den insan sevgisinden bahsediyorsunuz TD sitesi olarak

Sanırım bunu sappire söyledim, bana bilip bilmeden örümcek beyinli iddiasında bulunduğu için. size söylememiştim.


Feodalizm sorununu Osmanlı, Selçuklu veya Bizans çözemezdi zaten. Bunlar din-tarım imparatorluklarıydı. Feodalizmin tasfiyesi özellikle sanayi devrimiyle gelişen yapıyla olur.

SN İMOTEP osmanlı yüzıllarca feodal güç odaklarıyla mücadele etti. Bizans'ta tekfurlar vardı, Selçuklu da aşiretler. ancak Özellikle Osmanlı ön plana çıkıyor . Bu mücadele için Osmanlı imparatorluğunda ayanlık isimli konu ve kitaplara bakabilirsiziz. (Yücel özkaya, Yuzo nagata vb.)

Tek işlevi sömürü mekanizmasını meşrulaştırmaktır

Merak etmeyin ülkede ateizm hakim olsa. onu da sömürecek mekanizmalar kurulur.

Ve öbür dünyanın ışıltısına kapılan, bu dünyayı gelir geçer bir durak olarak gören zihniyetin dünyaya düzen babında bir çivi çakmadıkları da belli.

Anadolu bu savınızın aksine yollar , darüşşifalar, hastaneler, kervansaraylar, imaretler vb ile dolu. Bunları yapanlar da Selçuklu ve Osmanlı gibi bizden daha dindar toplumlar.

imhotep
02-09-2009, 14:22
SN İMOTEP osmanlı yüzıllarca feodal güç odaklarıyla mücadele etti. Bizans'ta tekfurlar vardı, Selçuklu da aşiretler. ancak Özellikle Osmanlı ön plana çıkıyor . Bu mücadele için Osmanlı imparatorluğunda ayanlık isimli konu ve kitaplara bakabilirsiziz. (Yücel özkaya, Yuzo nagata vb.)On tane yüz tane de kitap yazılsa Osmanlı'nın feodalizmini kimse inkar edemez. Söylenebilecek şey en fazla kendine münhasır bir feodalizm olduğudur. Mültezim yapısı pek çok imparatorlukta yok sanırım.

Merak etmeyin ülkede ateizm hakim olsa. onu da sömürecek mekanizmalar kurulur.Ateizm bir inanç değil bir reddediştir. O yüzden sömürüye mahal veremez.

Anadolu bu savınızın aksine yollar , darüşşifalar, hastaneler, kervansaraylar, imaretler vb ile dolu. Bunları yapanlar da Selçuklu ve Osmanlı gibi bizden daha dindar toplumlar.Bunlar Allah rızası için değil ticari kaygılarla yapılmış şeylerdir. Ticaret yolu üzerinde bu söyledikleriniz olmayacak da nerede olacak?

Saygılar

Sheik Galib
02-09-2009, 15:58
sn imotep ,

Ateizm bir inanç değil bir reddediştir. O yüzden sömürüye mahal veremez

o hiç belli olmaz.Sömürü olabilir de olmayabilir de. Burası Türkiye.

Bunlar Allah rızası için değil ticari kaygılarla yapılmış şeylerdir. Ticaret yolu üzerinde bu söyledikleriniz olmayacak da nerede olacak?

İslamda Vakıf kavramını unutuyorsunuz. çoğu Allah rızasını hedefleyerek vucuda getirilmiştir. Fazla uzatmaya da gerek yok sanırım....

imhotep
02-09-2009, 16:19
o hiç belli olmaz.Sömürü olabilir de olmayabilir de. Burası Türkiye.

Burasının Türkiye olması neyi değiştirir? Ya da sizin imada bulunduğunuz "Türkiye" neden bu imada bulunulan bir ülke?

İslamda Vakıf kavramını unutuyorsunuz. çoğu Allah rızasını hedefleyerek vucuda getirilmiştir. Fazla uzatmaya da gerek yok sanırım....

Vakıf İslam'da değil bu coğrafyada olan bir kavram.

Saygılar

Sheik Galib
02-09-2009, 17:00
Bakınız sn imotep,
Ben sürekli şunuı söylemeye çalışıyorum. Her insanda bir yaratıcınn varlığı düşüncesinin bulunduğunu ısrarla söylüyorum. Yani bir ateist yaratıcı yok derken bile bir yaratıcının olma ihtimalini sorguluyor. Allah'a inanıyorum zira müslümanım, ıçan spagetti canavarı diye bir şeyi de ilk kez duyuyorum. ama bir gün böyle bir dinin olduğunu duyarsan ona bile saygı duyarım.

Ateist çok olmayınca toplumda görme ihtimaliniz düşüyor tabi. Bence siteyi iyice okuyun
Öyle bir ailede büyüdüm ki, dayım, tv de dini bir şey görünce küfürediyordu. Eniştem dinle alay ediyordu. Camiye başını ıslatıp gittiğini ve namazda Zülfü livaneliden şarkılar mırıldandığını söylüyordu.. Hey özgürlük filan nanesini yani. Çevrem ateistlerle (ilk okul öğretmenim gibi) alevilerle doluydu. hala da öyle, zaten bu tip düşüncelerin normal olduğu bir yerde büyüdüm. O yüzden atesitlere saygılıyım zaten onların kim olduğunu biliyorum.


Din evrensel bir değerdir diyorsunuz. Kuran'da kadının erkeğin yarısı haklara sahip olması, köle kavramının olması, azınlığın da söylediği gibi cihat anlayışının olması vs gibi konular da evrensel oluyor herhalde. Siz bugün bu değerleri savunuyor musunuz? Ya da Muhammed'in 9 yaşındaki Aişe ile gerdeğe girmesini nasıl karşılıyorsunuz?

1) . İslam hukuku kadının aşağılandığı anlamına gelmiyor bence. zira mihr diye bir kavram var. Evlebnmek isteyen bir kişi kadına para vermek zorunda ve kadın onu istediği gibi tasarruf edebilir. Kocası asla hak talep edemez. Mesela müeenet süknası var. Yani kadın kocasından benim günlük yiyecek ve içeceğimi getir diye talepte bulunuyor. kocanın görevi bu. İslamda kadın çalışamaz diye bir şey yok, yalnızca kadının en başta anne ve eş olrak alghılanması var. Kadın mahkemeye başvuramaz diye bir şey de yok osmanlı kadı sicillerinde binlerce kadınların açtığı dava var . Hatta mal alımı mal satımı bile. Peki avrupa hukunda ne var. Drahoma diye bir kavram var. klasik romanlarda hep görüyoruz. Evlenecek erkekler kadınların drahomasını soruyorlar.. dostovevski de vb hep var. Peki bu kadının aşağılandığı anlamına mı geliyor bence hayır. Bu konuyu çok uzun tartışabiliriz uzatmayayım. Kadının yapısından kaynaklanan birşey olabilir bu.

köle kavramının olması, azınlığın da söylediği gibi cihat anlayışının olması vs gibi konular da evrensel oluyor herhalde.

Bakınız sn. imotep ben köle kavramının olmadığı bir toplumda büyüdüm o yüzden bu konu hakkında yanlış değerlendirme yapabilirim. İlk olarak ben dinin onlara birer çalışan gözüyle baktığını düşünüyorum. şimdi günümüzde köle olmadığına göre köleliği savunmanın da gereği yok. İslam'ın doğduğu toplumun sosyal yapısı nedeniyle köleliğe bakışının oluştuğuna inanıyorum. zaten 20 yy nin başlarında ancak yok edilebildi. 1000lerce yıllık geleneği olan bir kurum. şu anda köleliğe karşıyım. Her türlü köleliğe, zira kölelik yer yüzünde yok. ama o zamanın toplumunda yaşasaydım bakış açım farklı olurdu. Bu konu da uzun ver detaylı bir mevzu .ama benim bildiğim kadarıyla bir kişi köle ama, yemesi içmesi giyinmesi, yaşaması hatta çocuklarının da hayatları hep sahiplerinin sorumluluğu altında, yani sadece sahibi için çalışacak, barınma beslenme vb herşey sahibinin yükümlülüğü altında. Tek kaygı duyması gereken belki özgür olmak olabilir. Zaten İslam bu konuya çok dikkat ediyor. Köle almak köle olmaktır diye bir söz bile var. Kaldı ki ben kitaplarda öyle kölelere zlüm yapıldığını da görmedim. Hz ömer örneği. Köleliğin en iğrenç dönemleri Avrupa'nın kolonyalist zamanlarında ve Amerika da yaşanmıştır. yüzbinlerce afrikalı ya öldürülmüş ya köle yapılmış... yine uzatmayayım..

Cihadı savunuyorum. Conilere ve İsraile karşı cihad olmalıdır. İşgal olan yerlerde mesela Doğu Türkistan'da.. bunun dışında cihad iyi bir müslüman olmaya çalışmaktır. Şov malzemesi olmamalıdır.





Ya da Muhammed'in 9 yaşındaki Aişe ile gerdeğe girmesini nasıl karşılıyorsunuz?

Bakınız sn imotep, bu bir arap geleneğidir. Kabile evliliğidir. Bugün bir müslüman illa 9 yaşında bir kızla evlenecek diye birşey yoktur. Yaşlar arasında ki fark ancak bu yy lın başında kalktı. Örneğin osmanlı da padişah kızları daha 6 yaşında vezirlere nişanlanıyorlardı. 18 yaşında dul kalanları vardı. bize ters geliyor ama o zamanki toplumda geçerli bir durumdu. Örneğin bir arkadaşınım dedesi de 2 dünya savaşı yıllarında erkek çocuk sahibi olmak için 13 yaşında bir kız almıştı. Yanı sıra bir türkümüz var " 12 yaşımda allı gelin ettiler"
Namık Kemal 16 yaşındayken karısı niş kadısının kızı 12 yaşında evlenmişlerdi. bu gibi örnekler çok örneğin Amr bin as 11 yaşında evliydi. Hem de erkek olarak.
Yani bu erken evlenme geleneği araplardan biraz bize de sirayet etmiş. Kaldı ki Arap yarımadası sıcak bir bölge olduğu için kızlar daha erken gelişirler. Yani bu onlar için normaldir. Bir devletin başına geçen veya bir topluluğun önderi olan bir insan diğer kabilerlerden kızlarla evlenir...
Örneğin Suudların dedesi İbni suud 300 kadınla evlenmiş, her kabile ona kadın göndermiş. Sayı çok fazla ama onlar için ontmal bir durum
Bu günki kral olan abullah 20 çocuğundan birisi Kuveyt Emiri el caber el sabah'ın 30 çocuğu var. Yani onlarda bir gelenek
Peki geleneğin dinle ne ilgis var diyecek olursanız. İslam illa evlenin demiyor, eğer evlenecekseniz 4 e kadar evlenin diyor. Cariye meselesine gelince bu kurum da ülkemizden ancak cumhuriyetle kalktı. Ahmet mithat efendinin romanlarında bile işlenen bir müessese. Biz tanımadğımız ve bilmediğimiz için, yani cariyeliğin ve islam hukukunun olmadığı bir toplumda büyümediğimiz için bize garip geliyor.

bizim toplulumuzda poligami, zenginler ve soyluların dışında yoktur. Halk genellikle tek evlidir veya iki evlidir. Ama cariye vardır. 1850 yılında bir arap cariyenin fiyatı 1500 kuruş, hemde anadolunun batısında. Bugün ise ne köle var ne de cayriye. köle de aynı 1500 kuruş.

özetle çok evlilik islamda emredilmemiştir. Sadece evlenecekseniz 4'e kadar evlenin diyor. Fakat devlet başkanları ve toplumun elit kesimleri daha fazla evliliği tercih etmişler. Bu oz aman ki toplumun şart ve koşullarına göre dğerlendirilebilecek bir durum.
İslam ülkelerinin devlet başkanları her hangi bir nedenle çok evlenirler. Örneğin III. Murad 120 çocuk sayılamayacak kadar eş, II abdülhamid 12 eş, Vahdettin 4 eş, Abdülmecid 20'den fazla vb.. şimdi modern bir toplumda yaşadığımızdan böyle evlilkler görülmüyor. Bize ters ve garip geliyor. ama olnar için normal , hatta ölen bir adamın 4 eşi aynı evde yaşayıp birbirlerinin çocuklarına bile bakıyorlar.( bkz Ahmet yüksel Özemre Üsküdar'da konak hayatı)

şimdi bir kişi kendine bile zor bakarken 4 kadına bakması imkansız. Bu yüzden bence tek eşlilik uygun. Ama ben ozamanda yaşasaydım belki poligamiyi savunurdum bilemem.
Son olarak Hz. Aişe'nin evlendiğinde 18 yaşında olduğuna dair bazı makale ve kanıtlar da var.

sn imotep ne sizi konuya bakış açınız değişir ne de benim o yüzden uzatmıyorum...... saygılar.

imhotep
02-09-2009, 17:44
Birbirimizi değiştirmek için buradayız efendim. O yüzden rica ederim devam edin.

Uzun uzun açıklamalar yapmışsınız. Dönemin şartlarını düşünmemiz gerekir demişsiniz vs. Katılıyorum. Tarih biliminin en önemli özelliğidir olayları yer ve zamanına göre değerlendirmek.

Ama siz bu söylediklerinizle önceki ifadenizle çeliştiniz. Daha önce Kuran'ın evrenselliğinden dem vuruyordunuz.

Bugün köleliğe karşısınız. Ama Kuran'da var! Nasıl karşı olacaksınız?

Ya Kuran'ı inkar edeceksiniz ya çağa ayak uyduracaksınız.

Saygılar

Sheik Galib
02-09-2009, 20:17
Burasının Türkiye olması neyi değiştirir? Ya da sizin imada bulunduğunuz "Türkiye" neden bu imada bulunulan bir ülke?

Bu ülkede her kavramın içi alabildiğine boşaltılır sayın imotep. ondan dolayı bu imada bulundum.


Vakıf İslam'da değil bu coğrafyada olan bir kavram.



Vakıf kavramı islami bir kavramdır. eski uygarlıklar da da kökeni bulunabilir. ancak anadolu coğrafyasında uygulanma şekli tamamen İslamidir. ticari olarak ta meydana getirilen eserler bulunabilir. Konulta ilgili Encylopeida İslam, Vakıflar Genel md Yayınları ve bu konuda yapılmış doktora tezlerine göz atabilirsiniz. ( Bursa da XVI. yy da Vakıflar ve vakıf uygulamaları gibi.)

Ama siz bu söylediklerinizle önceki ifadenizle çeliştiniz. Daha önce Kuran'ın evrenselliğinden dem vuruyordunuz
Bakınız Kur'an evreseldir. ama uygulama da ve pratikte bzı yerel yaklaşımlarda sergilenebilir. Ben şahsen bunların bazılarının hurafe olduğunu düşünüyorum. Bazılarının düşünmüyorum. yine diyorum, müslüman olan bir ADB'li bir İngiliz vb. illa gidip 4 eş sahibi mi olacak. Hayır. o, kendi toplulumunun içinde bulunduğu koşullarla İslamiyeti yaşamak zaorundadır. İslamiyetin evrenselliği ortaktır. Allaha ve Hz. Sultan-ı din'e inanmaktır evrensel olan. İslamiyetin doğduğu zaman yaşanan olaylar o zamanın şartlarıyla değerlendirilmelidir. Ve bir müslüman günümüzde de o zaman yaşanan uygulamaları göz önünde bulundurup ona göre karar vermelidir. Ben şahsen öyle yapıyorum.

Bugün köleliğe karşısınız. Ama Kuran'da var! Nasıl karşı olacaksınız?

Ya Kuran'ı inkar edeceksiniz ya çağa ayak uyduracaksınız..

Bakınız, artık kölelik ve uygulamaları çağı geçti. İslami anlamda, sahibin herşeyden yükümlü olduğu bir kölelik kavramı bana itici gelmiyor. Daha önce de yazdığım gibi, bir kölenin sahibi herşeyden sorumlu yemesinden içmesinden giysisinden barınmasından. ona kendi yediğinden yedirip kendi giydiğinden giydirmekle sorumlu.

Benim karşı olduğum kölelik, asgari ücrete yapılan kölelik, beyaz yakalı kölelik ki bir tatil köyünde kısa bir süre bende oldum. karizmaya popülerliğe ve gösterişe karşı olan kölelik, karizmam yok diye toplumda saygı göremiyorum , kimse benim bilgimle ilgilenmiyor. ama biraz güçlü ve parası olanın gönüllü köleleri oluyor. Buna karşıyım.

siz hiç bir tatil köyünde çalıştınız mı? insanı afedersiniz hayvan yerine bile koymazlar. ve asgari ücretle sırtına semer vururlar. İslamda ki kölelik kavramı eminim hürriyet olmasa da bundan daha evladır. uğradığım hakaretin , gördüğüm haksızlığın haddi hesabı yok sn imotep, kız da değiliz ki itibarımız olsun böyle yerlerde, kadınlığını kullananları saymıyorum bile... işte bu beyaz yakalı köleliktir. Ben buna karşıyım.. İslamdaki kölelik kavramı için biraz daha arştırma yapmam lazım. Ve Kur'an da bahsedilen köleliğin o zamanın getirisi olduğunu düşünüyorum. Zamanımızda uygulama alanı olmadığını da. O yüzden bu konuyla hiç ilgilenmedim ve dikkata lamadım açıkçası... Beni , dinimle alakalı çağımın getirdiği değişimler ilgilendiriyor. Bir hristiyan nasıl incille hareket ediyorsa bende Kur'anla hareket ediyorum. Ama tabi biz daha gericiyiz o ayrı mesele.

Adamlar kalkmış evangelistlik yapıyor mesih bekliyor gerici olmuyorlar. Ben, ne yaparsam yapayım gerici oluyorum... saygılar sn imotep

ugurce82
02-09-2009, 20:46
Sayın sheik galip onu soruyoruz o kalktı bunu soruyoruz bu kalktı zamanına göre değerlendirmemiz lazım deyip duruyorsunuz. Yahu şu kuranda bugune dair uygulanabilecek (Yalnız dikkat edin marjinal olarak kuranın öne attıığı) bir uygulama fikir yok mu. Yoksa kurana ne gerek var.

Sheik Galib
02-09-2009, 21:18
Sayın sheik galip onu soruyoruz o kalktı bunu soruyoruz bu kalktı zamanına göre değerlendirmemiz lazım deyip duruyorsunuz. Yahu şu kuranda bugune dair uygulanabilecek (Yalnız dikkat edin marjinal olarak kuranın öne attıığı) bir uygulama fikir yok mu. Yoksa kurana ne gerek var.

elbette var olmaz olur mu. Namaz, oruç, hac, zekat, abdest, iman , ahiret vb... dolu.
Benim vurguladığım hususlar yalnızca bazı sosyal meseleler. Yani ben şimdi gideyim 4 kadınla evleneyim... bu dini bir yükümlülük değil onu anlatıyorum.. Yoksa değişmeden gelen ve yaşanan güzel bir din var zaten.

ugurce82
02-09-2009, 21:30
Sayın sheik galip onu soruyoruz o kalktı bunu soruyoruz bu kalktı zamanına göre değerlendirmemiz lazım deyip duruyorsunuz. Yahu şu kuranda bugune dair uygulanabilecek (Yalnız dikkat edin marjinal olarak kuranın öne attıığı) bir uygulama fikir yok mu. Yoksa kurana ne gerek var.

elbette var olmaz olur mu. Namaz, oruç, hac, zekat, abdest, iman , ahiret vb... dolu.
Benim vurguladığım hususlar yalnızca bazı sosyal meseleler. Yani ben şimdi gideyim 4 kadınla evleneyim... bu dini bir yükümlülük değil onu anlatıyorum.. Yoksa değişmeden gelen ve yaşanan güzel bir din var zaten.

Parantez içinde yazdığıma dikkat edin lütfen. Söyledikleriniz islama has değil hemen hemen bütün dinlerde var. Birde benim kastım ibadet tarzında değil de günlük hayat uygulamalarına dair kuranda bugun uygulanabilecek neler var acaba?

Sheik Galib
02-09-2009, 22:02
Bahsettiğiniz şeyin araştırılması gereken bir konu olduğu belli dn. uğurce82 . Bu yüzden net ve kesin bir cevap vermek zor. İlahiyatçı olmadığım içinde bu denli derin bir bilgiye sahip değilim.

imhotep
02-09-2009, 23:02
Evrensellik nedir sayın galip? Her çağda her toplumda geçerli olan şey değil midir? Müslümanlarımız hep bunu iddia etmezler mi?

Kendiniz de örnek veriyorsunuz. Kendi cümlelerinizle bazı hükümlerin bugün mümkün olmadığından bahsediyorsunuz. Katılmıyorsunuz, reddediyorsunuz. Sonra da ardından "Ama o çağda öyleydi" diyorsunuz!

O çağda öyle bu çağda böyle olan şey evrensel değildir! Bu kadar basittir.

Evrensellik göreceli bir şey de değildir. Sakın ha, ben evrensel olduğuna inanıyorum sen inanmıyorsun buna saygı duyuyorum deme. Bu tipik, post-modernist anlayışı şiddetle reddediyorum!

Efendim, işçilik ücretli kölelik demişsiniz. Sol literatürde geçmiş dönemlere benzetme yapmak amacıyla kullanılır bu tabir. İşçilik artıdeğerine el konulan bir kurumdur, kabul. Ama bildiğimiz manada klasik kölelikle asla kıyaslanamaz. İşçi herşeyden önce özgürdür. Emeğini istediğine satan insandır. Köle tamamen maldır! Sizin sandığınız gibi öyle dört yıldızlı, tüm sigortaları yatırılmış bir meslek değildir. Öyle bir kölelik resmi çizmişsiniz ki ağzım sulandı resmen!

Saygılar

Sheik Galib
03-09-2009, 01:13
Kendiniz de örnek veriyorsunuz. Kendi cümlelerinizle bazı hükümlerin bugün mümkün olmadığından bahsediyorsunuz. Katılmıyorsunuz, reddediyorsunuz. Sonra da ardından "Ama o çağda öyleydi" diyorsunuz!

Bakın bir türlü anlaşamıyoruz sn imotep. Toplum değişti yaşam değişti şartlar değişti. Ben bundan bahsediyorum yalnızca.

Evrensellik nedir sayın galip? Her çağda her toplumda geçerli olan şey değil midir? Müslümanlarımız hep bunu iddia etmezler mi?O çağda öyle bu çağda böyle olan şey evrensel değildir! Bu kadar basittir.

Evet her toplumda geçerli olan şeydir. Evrensel olmayan toplumların geçirdiği değişimlerdir. Yaşamın aldığı şekildir. Bakınız peygamber efendimiz (SAV) sünnetleri evinde kılıyor sonra da farz için camiiye geliyorlardı. Bu gün bu mümkün değil. hayat öyle hızlı ki. sünneti de camii de eda ediyor müslümanlar. Ama Evrensel olan namazdır sn imotep, Ezan bu gün mikrofonla okunuyor. ya da başka bir örnek vereyim,

27 (http://www.biriz.biz/kuran/hacc/22hacc.htm#27)."İnsanlar içinde haccı duyur; gerek yaya, gerekse uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler." HACC Suresi

Şimdi biz Türkiye'den Suudi arabistan'a deve ile mi gideceğiz. Hayır, uçakla ve bilumum vasıtayla. Osmanlı zamanında gemi ile gidenler vardı. Kervanlar ile, bazıları hacc yolunda ölüyorlardı. Bazıları gemiden düşüp boğlulup şehid oluyorlardı. Bunun gibi herkez hacca en gelişmiş araçlarla gidiyor develerle değil, ama HACC evrensel bir gerçek sn imotep benim vurgulamak istediğim bu.


Efendim, işçilik ücretli kölelik demişsiniz. Sol literatürde geçmiş dönemlere benzetme yapmak amacıyla kullanılır bu tabir. İşçilik artıdeğerine el konulan bir kurumdur, kabul. Ama bildiğimiz manada klasik kölelikle asla kıyaslanamaz. İşçi herşeyden önce özgürdür. Emeğini istediğine satan insandır. Köle tamamen maldır! Sizin sandığınız gibi öyle dört yıldızlı, tüm sigortaları yatırılmış bir meslek değildir. Öyle bir kölelik resmi çizmişsiniz ki ağzım sulandı resmen!

sn imotep sol literatüre sizin kadar hakim değilim. bir türlü kapitali ve diğer eserleri okuyamadım fırsat bulamadım. her insanın okuması lazım ne olursa olsun. Ben yine söylüyorum , belki abartmış olabilirim ama ikisinin arasında hiçbir fark yoktur bence. biri geçici köleliktir o zaman diğeri kalıcı. Ağzım sulandı dediğiniz şeylerin hepsi de doğrudur . köle yalnızca iş üretecek, yeme içme giyim barınma herşey sahibe ait... yine söylüyorum ben laik ve hukuk devleti toplumunda yetiştim. Pratik olarak şahit olmadığım bir şeyi öveme veya yermem ne derece doğru olur. yine fazla uzatmayayım..... saygılar

imhotep
03-09-2009, 01:34
Sayın galip, benim bahsettiğim hususlar deve, namaz, cami gibi hususlar değil. Bunların hiçbirisi Kuran'da geçmez. Geçseydi eğer onları da yargılardım, o ayrı. Sünnetlerden bahsediyorsunuz siz. Hadi diyelim ki sünnetler değişen koşullara şekil değiştirir, ayetler de zamana göre değişir mi? Hükmü kalkan ayetler olur mu evrensel bir kitapta?

Kölelikle ilgili söylediğiniz şeylerin çoğu uydurmadır. Sahibi ne giyecekse köle de onu giyecek, sahip ne yiyorsa köle onu yiyecek diye bir anlayış yoktur kölelikte. Adam köle mi alıyor evlatlık mı belli değil!

Kölelikle kalıcı, işçilik geçici diye bir şey de yoktur. Bunlar farklı sistemlerin sınıflarıdır.

Saygılar

Sheik Galib
03-09-2009, 12:43
sn imotep
Hükmü kalkan ayetler olur mu evrensel bir kitapta?
Burada kastettiğinizi anladım. Sitede de çok detaylı tartışılmış zaten. Yalnız dini bilgisi ortalamanın üstünde bir Müslümanım ancak ilahiyatçı değilim, bu yüzden bu konuda yorumlama yapmamım doğru olmayacağı belli.

Adam köle mi alıyor evlatlık mı belli değil!
Ama sn. İmotep ben bazı kaynaklarda böyle okudum. Bir çok islami kaynakta mesela İhyay-i ulum İd din'de bu yönde yorumlamalar var. Fakat ortak bir noktada buluşamayacağız. orası kesin. Sanırım siz konuya marksist çerçeveden bakıyorsunuz. ben İslami çerçeveden farkımızı burada. Ama olsun sizden de yeni şeyler öğrendim. yine ifade edeyim. kölelik konusunda çok fazla araştırma yapmadım, sadece Ahmet Akgüzndüz vb. bir kaç makalesini okudum.

Sünnetlerden bahsediyorsunuz siz.
sn imotep işte Hacc Suresinden bir ayet verdim. Bu İslamın 5 şartından biriyle ilgili. İşte Yahudiler adamlar 5000 yıldır aynı dine sahipler. Hristiyanlar 2000 yıldır. Bizde 1400 yıl. Bence her üç dinde de evrensel değişmeyen ritüeller bulunmaktadır.

bir örnek daha geldi aklıma. süleyman Çelebi Mevlid'i yazmadan önce böyle bir geleneğimiz yoktu. Bu sadece dini bir şiir yani Naat-ı Şeriftir. Eskiden camii de Cuma sırasında Ezan okunmazdı. Sonradan geliştirilen bir uygulama oldu. Hatta eskiden Kandiller bile kutlanmıyormuş.Yanılmıyorsam Osmanlı'nın son zamanlarında başlayan bir uygulamadır Kandil Kutlamak..

Ben bunlardan bahsediyorum sn. imotep.


Kölelikle kalıcı, işçilik geçici diye bir şey de yoktur. Bunlar farklı sistemlerin sınıflarıdır.

Emin olun modern kölelikte de insanın hiçbir değeri yok. Hele ülkemiz de hiç yok. O yüzden kalıcı olsun geçici olsun farklı sınıflar olsun, bence aralarında fazla bir fark bulunmuyor.

imhotep
03-09-2009, 13:04
Burada kastettiğinizi anladım. Sitede de çok detaylı tartışılmış zaten. Yalnız dini bilgisi ortalamanın üstünde bir Müslümanım ancak ilahiyatçı değilim, bu yüzden bu konuda yorumlama yapmamım doğru olmayacağı belli.

Sitede sanırım daha çok Muhammed yaşarkenki nesh ayetlerinden bahsedildi. Ben günümüzle o zamanı kıyaslıyorum ama nesh olayı daha da ilginçtir. Nesh ayetleri aslında Kuran'ın Muhammed tarafından yazılmış olduğunun delilidir. Yine aynı şekilde Kuran'ın evrensel olmadığının Kuran tarafından kabul edilişidir. Fakat aynı Kuran, evrensellik iddiasındadır da. Bu da kendi iç çelişkilerinin sadece birisidir.

Konu ile ilgili Turan Dursun makalesini anasayfamızdan görebilirsin.
http://www.turandursun.com/turan_dursun_makaleleri/p2001_articleid/7

Ama sn. İmotep ben bazı kaynaklarda böyle okudum. Bir çok islami kaynakta mesela İhyay-i ulum İd din'de bu yönde yorumlamalar var. Fakat ortak bir noktada buluşamayacağız. orası kesin. Sanırım siz konuya marksist çerçeveden bakıyorsunuz. ben İslami çerçeveden farkımızı burada. Ama olsun sizden de yeni şeyler öğrendim. yine ifade edeyim. kölelik konusunda çok fazla araştırma yapmadım, sadece Ahmet Akgüzndüz vb. bir kaç makalesini okudum.

Markisist tahliller daha çok Batı Avrupa merkezli olsa da ortadoğudaki kölelik konusunda farklı bir anlayışın hüküm sürdüğünü düşünmüyorum. Konuyla ilgili bilimsel makalelere bakmakta fayda var.

Tabi bahsettiğiniz köleler cariyelerse durum biraz farklı. Öyle ki efendilerin cariyelerden olan çocukları köle kabul edilmez. Harem kültürü apayrıdır.

Ama ne olursa olsun bugün baktığımız zaman kölelik kabul edilebilir bir olgu değildir. Kölelik insanlık suçudur. Öylesine böylesine karşı olmamak diye bir şey söz konusu olamaz.

Bence her üç dinde de evrensel değişmeyen ritüeller bulunmaktadır.

Her üç dinde de değişmeyen ritüeller var elbet. Ama olay ritüel meselesi değil. Olay açıkça hüküm meselesi, Kuran hükümleri.

Eskiden camii de Cuma sırasında Ezan okunmazdı. Sonradan geliştirilen bir uygulama oldu. Hatta eskiden Kandiller bile kutlanmıyormuş.Yanılmıyorsam Osmanlı'nın son zamanlarında başlayan bir uygulamadır Kandil Kutlamak..

Ezan, kandil kutlamaları vs. bunları tartışmaya gerek yok sayın galip. Bunlar dediğiniz gibi ritüellerdir. Değişedebilir değişmeyedebilir, önemli değil. Benim bahsettiğim yine üstüne basa basa söylüyorum, Kuran hükümleridir.

Emin olun modern kölelikte de insanın hiçbir değeri yok. Hele ülkemiz de hiç yok. O yüzden kalıcı olsun geçici olsun farklı sınıflar olsun, bence aralarında fazla bir fark bulunmuyor.

Modern kölelikte de insanın değeri yok, haklısınız. Onun için elbirliği ile sınıfsız bir dünya yaratmamız lazım. Ama yine söylemeden edemeyeceğim, işçi köle değildir :)

Saygılar

Sheik Galib
03-09-2009, 14:13
Bu makaleyi daha önce okumuştum sn. imotep, nesh ayetleri hakkında bilgim var. Ben tamamen farklı düşünüyorum bu konuda sizinle o yüzden uzatmaya gerek yok.

Markisist tahliller daha çok Batı Avrupa merkezli olsa da ortadoğudaki kölelik konusunda farklı bir anlayışın hüküm sürdüğünü düşünmüyorum. Konuyla ilgili bilimsel makalelere bakmakta fayda var
Ezan, kandil kutlamaları vs. bunları tartışmaya gerek yok sayın galip. Bunlar dediğiniz gibi ritüellerdir. Değişedebilir değişmeyedebilir, önemli değil. Benim bahsettiğim yine üstüne basa basa söylüyorum, Kuran hükümleridir.

Yanı sıra Kur'an hükümleriyle ilgili yorumlama yapabilmem için sanırım biraz daha araştırma yapmam lazım sn imotep, Kısıtlı bilgiyle kör gözüme parmak misali tartışmaya girmenin yararlı olacağı kanısında değilim.

Tabi bahsettiğiniz köleler cariyelerse durum biraz farklı. Öyle ki efendilerin cariyelerden olan çocukları köle kabul edilmez. Harem kültürü apayrıdır.

Bu cariyeye Ümmi veled denir. Çocuk doğurursa özgürdür. ve tesettür hükümleri kendisi için esnektir. Harem elbette apayrı bir kültür. Bunu için size önereceğim yegane kitap Leslie Pierce'nin "Harem-i Hümayun" kitabıdır. Tarih vakfı Yurt yayınları, alınız ve okuyunuz. ali kemal meramın herzesi padişah analarını ve safiye sultan vb kağıt topluluklarının kesinlikle tavsiye etmem zaman ve para kaybı.

Modern kölelikte de insanın değeri yok, haklısınız. Onun için elbirliği ile sınıfsız bir dünya yaratmamız lazım. Ama yine söylemeden edemeyeceğim, işçi köle değildir.

sınıfsız bir dünya mümkün değil sn. imotep mümkün değil. İnsanlar ego ve ihtiyacından fazlasına sahip olma isteğine sahip olduğu sürece bu mümkün değil. Sİze göre çare Marksist düşünce, bana göre İslam ahlakı. Köle konusuna gelince Madem öyle diyorsunuz, bu konuda eminim benden daha bilgilisinizdir. Kabul ediyorum. İşçi Köle değildir.

imhotep
03-09-2009, 15:14
Yanı sıra Kur'an hükümleriyle ilgili yorumlama yapabilmem için sanırım biraz daha araştırma yapmam lazım sn imotep, Kısıtlı bilgiyle kör gözüme parmak misali tartışmaya girmenin yararlı olacağı kanısında değilim.

Kuran hükümleri bugün kabul edilebilir değildir. Bunun araştırmaya mahal verecek pek bir yanı yok sayın galip.

Bu cariyeye Ümmi veled denir. Çocuk doğurursa özgürdür. ve tesettür hükümleri kendisi için esnektir. Harem elbette apayrı bir kültür. Bunu için size önereceğim yegane kitap Leslie Pierce'nin "Harem-i Hümayun" kitabıdır. Tarih vakfı Yurt yayınları, alınız ve okuyunuz. ali kemal meramın herzesi padişah analarını ve safiye sultan vb kağıt topluluklarının kesinlikle tavsiye etmem zaman ve para kaybı.

Öneriliriniz için teşekkür ederim. Ama bu açıklamalar hiçbir şekilde kölelik kurumunu meşru kılmaz.

sınıfsız bir dünya mümkün değil sn. imotep mümkün değil. İnsanlar ego ve ihtiyacından fazlasına sahip olma isteğine sahip olduğu sürece bu mümkün değil. Sİze göre çare Marksist düşünce, bana göre İslam ahlakı. Köle konusuna gelince Madem öyle diyorsunuz, bu konuda eminim benden daha bilgilisinizdir. Kabul ediyorum. İşçi Köle değildir.

İslami düşündüğünüz için sınıfsız toplum mümkün gözükmüyor. İslam sınıflı bir toplumsal düzeni, doğaldır.

İnsanlar ego ve ihtiyacından fazlasına sahip olmak istedikçe sınıfsız toplum mümkün değil diyorsunuz. Tam sınıfsız toplum olmasa da ona yaklaştığımız ölçüde daha iyi bir sistem buluruz. O yüzden ütopyaya takılıp düşünceyi tamamen reddetmek yerine bu ütopyaya daha ne kadar yaklaşabilirizin hesabını yapmak kanımca daha doğru olacaktır.

Saygılar

Sheik Galib
03-09-2009, 15:26
İnsanlar ego ve ihtiyacından fazlasına sahip olmak istedikçe sınıfsız toplum mümkün değil diyorsunuz. Tam sınıfsız toplum olmasa da ona yaklaştığımız ölçüde daha iyi bir sistem buluruz. O yüzden ütopyaya takılıp düşünceyi tamamen reddetmek yerine bu ütopyaya daha ne kadar yaklaşabilirizin hesabını yapmak kanımca daha doğru olacaktır.

Sadece bu değil, türkiye'nin sosyo ekonomik yapısının feodalite, gelenekler vb. sınıfsız bir toplumun oluşmasına imkan tanımayacağını düşünüyorum. Sosyalistler bence bu konuda boşuna çalışıyorlar.

İslami düşündüğünüz için sınıfsız toplum mümkün gözükmüyor. İslam sınıflı bir toplumsal düzeni, doğaldır.

İslami erdemler çerçevesinde yaşayan özgür adil ve nitelikli bir toplum benim istediğim. Ramazan da ailece teravih'e gidip şov yapan bayram gelir gelmez de soluğu bodrumda alan bir toplum değil.

Türkiye'de solun başarılı olmasının imkanı yok. Solun kendisi bu ülke de bir ütopya bence. Solculuk İzmir 'de ankara'da İstanbul'da kıyı kentler de geçerlidir. İç anadolu'da taşrada Engizisyonlar ve Torguemadalar baltalarını bilemekteler. ulusalcılık vb. de öyle. Hani meşhur bir laf vardır ya taşrada demokrat olmak zor. Aynen öyle..
saygılar.......

imhotep
03-09-2009, 15:46
Bunlar daha siyasal konular sayın galip. Mod'dan ihtar yemeden diğer konular üzerinden devam edelim.

Saygılar

Sheik Galib
03-09-2009, 16:13
Elbette sn. imotep devam edelim. Siz felsefe eğitimi mi aldınız. ve turan Dursun kitaplarıyla mı ateist oldunuz merak ettim doğrusu. bir de theatre'nin ne eğitim aldığını merak ediyorum.

ikinci olarak köle kavramında size katılabilirim ancak,
Kuran hükümleri bugün kabul edilebilir değildir. Bunun araştırmaya mahal verecek pek bir yanı yok sayın galip.

Nereden vardınız bu kanıya, neden Kur'an hükümleri kabuledilebilir gelmiyor size. Daha özgür mü yaşamak istiyorsunuz.
Bence Ateistlerin en büyük ateist olma nedenlerinden biri özgürlüklerinin sınırlandığı düşüncesi. Rahatça alkol almak ve cinsel ilişkiye girmek. özellikle bu iki noktada toplanıyor. bu bakımdan kur'an hükümleri özgürlüğünüzü kısıtladığını düşündüğünüz için mi size ters geliyr sn. imotep.
Mesela din sizce kısıtlayıcı mı, toplumsal yaşamınızı kısıtlıyor mu ?
Ben ateistlerin en hassas olduğu konunun özgürlük olduğunu düşünüyorum. Belki de tüm bu tartışmalarımızın odak noktası bu.
Ama dediğim gibi ben özgürüm ve sadece Rabbimin kuluyum. Dinimi de çok seviyorum. Ve atalarımıza da müteşekkirim iyiki müslüman olmuşlar. En azından kendi açımdan. Ve yine söylüyorum sn. imotep kılıçla müslüman olduk önermesi bana inandırıcı gelmiyor. Bu konuda mollocha tanışma faslında verdiğim cevaba bakın.

frodo
03-09-2009, 16:45
Yine araya giriyorum aşağıdaki cümleyi her duyduğumda iyi ki inanıyormuşsunuz diye
düşünmekten kendimi alamıyorum:


Rahatça alkol almak ve cinsel ilişkiye girmek. özellikle bu iki noktada toplanıyor.


Bunu düşünen birisinin bilinç altında bu "özgürlükleri" doyasıya yaşamak isteyip de
öbür dünya korkusundan kendini dizginleyen ikinci bir kişilik olmalı.

Hayır seyh galip. kendimden örnek verirsem "güneşin altında" 35 yıldır ateistim. Rahatça alkol almak derdim hiç olmadı dahası içkiyi hiç sevmedim. İyi bir maç seyrederken arasıra aklıma buz gibi bira geldiği olur ve üşenmezsem içerim. Cinsellikle ilgili hiç takıntım da olmadı.

Ateist olmamın tek nedeni İbrahimi dinlerin öğretilerinin ve tanrı inancının çok çocukça
argümanlara dayanıyor olması. Ne kadar süslü açıklamalar yapılırsa yapılsın İbrahimi
dinlerin temel teolojisi bir gün insanı yaratıp kendisine tapınılmasını isteyen, onların küçük günahlarını öbür dünyada cezalandırmak için fırsat kollayan ve arada sırada
birbirinin tersi önermeleri vahyettiği peygamberlerle yarattıklarına müdahale eden
bir tanrıya dayanır.

Bu teolojiye dayanan dinsel sistemler de yüzyıllardır insanın insana kulluğunun üretildiği ve yeniden üretildiği sömürü mekanizmalarına dönüşür. Ateizm bu tuhaflığın farkına varıp karşı çıkmaktır. Ateizm iyi bir insanı kötü yapmaz. Örneğin ateist olduğu için iyi bir insanı başkalarına zarar vermeye ikna edemezsiniz. Ama iyi bir insanı "din elden gidiyor" diye baştan çıkarıp katliamlara bile ortak edebilirsiniz.

Sheik Galib
03-09-2009, 20:55
Bunu düşünen birisinin bilinç altında bu "özgürlükleri" doyasıya yaşamak isteyip de
öbür dünya korkusundan kendini dizginleyen ikinci bir kişilik olmalı.

Her insanın içinde iyilik ve kötülük düşüncesi vardır sn frodo. Ve ne yalan söyleyeyim bazen benim de bu günahları işlemek istediğim oluyor. Buna vesvese deniyor. Tabii sizin için bir geçerliliği yok bu kavramın.

kendimden örnek verirsem "güneşin altında" 35 yıldır ateistim. Rahatça alkol almak derdim hiç olmadı dahası içkiyi hiç sevmedim. İyi bir maç seyrederken arasıra aklıma buz gibi bira geldiği olur ve üşenmezsem içerim. Cinsellikle ilgili hiç takıntım da olmadı.

Güneşin altında 27 yıldır müslümanım. Benim de olmadı çok şükür. ve içkiye de ihtiyacım yok. Ama tanıdığım ateistlerin çoğu özellikle özgürlük meselesinde bu iki noktayı öne çıkarıyorlar. kapalı ve tutucu bir toplumda sizin yaptığınız gibi kimseye zarar vermeden cinselliklerini yaşamak ve içkilerini içmek. Bakınız forumdan bir arkadaş ne demiş.

2) ve (3) numaralı günahlara ( içki ve zina) gelince. İyi ki dinden kurtulmuşum da, hiç vicdan azabı çekmeden (ve elbette kimseye zarar vermeden, kırmadan, dökmeden) bu gibi şeylerin tadını çıkartabiliyorum artık. ( içki, zina ve domuzeti konusu)

Ben vicdan azabı çekerim eğer yaparsam. Artık klişem olacak ama " vurgulamak istediğim buydu"
Yoksa ateistler içki düşkünü, zinayı da seviyorlar, domuz da yiyorlar ithamlarında bulunmuyorum. Ne yazarsam yanlış anlaşılıyor ya da ben istediğim gibi yazamıyorum. Sanırım üye olmasam daha iyi idi.


Ateizm iyi bir insanı kötü yapmaz. Örneğin ateist olduğu için iyi bir insanı başkalarına zarar vermeye ikna edemezsiniz.
Evet kötü yapmaz ama biraz sertleştirebilir.
s)İnançlıları görünce onlara ne gözle bakıyorsunuz?
c)İnançlılar pek ilgimi çekmiyor ama dincileri imha etmek istiyorum (Ateist arkadaşlara sorular isimli konudan)

imhotep
04-09-2009, 01:06
Elbette sn. imotep devam edelim. Siz felsefe eğitimi mi aldınız. ve turan Dursun kitaplarıyla mı ateist oldunuz merak ettim doğrusu. bir de theatre'nin ne eğitim aldığını merak ediyorum.

Theatre'ı bilmem ama ben ömrüm boyunca okulda bile felsefe dersi almadım. Ama hep eksikliğini hissetmişimdir. Ateist olmamı sağlayanlar genel olarak yazarlar oldu. Başta İlhan Selçuk ve Türker Alkan olmak üzere. Zaten bu siteyi de Türker Alkan'ın "Din ve Bilim" diye bir makalesi vardı sanırım, onun açtığı kuşkuyla google'a girip bu ikiliyi yazmam sonucunda buldum. Turan Dursun iş bitirici oldu anlayacağınız :)

Nereden vardınız bu kanıya, neden Kur'an hükümleri kabuledilebilir gelmiyor size. Daha özgür mü yaşamak istiyorsunuz.

Efendim, biz kaç iletidir ne üzerine konuşuyoruz? Kölelik! En basitinden bu kurumu kabul etmediğim için diyelim. Daha sayısız sebep var tabi. Bunun üzerinden konuştuğumuz için söylüyorum.

Bence Ateistlerin en büyük ateist olma nedenlerinden biri özgürlüklerinin sınırlandığı düşüncesi. Rahatça alkol almak ve cinsel ilişkiye girmek. özellikle bu iki noktada toplanıyor. bu bakımdan kur'an hükümleri özgürlüğünüzü kısıtladığını düşündüğünüz için mi size ters geliyr sn. imotep.

Bu tamamen teist uydurması. Bu yüzden ateist olanlar da vardır elbet, ama ben henüz denk gelmedim.

Olay özgürlük meselesi olsa ben özgürüm zaten. Özgürleşmişim dinden arınarak. Peki neden buradayım hala? Gider her gün deli gibi alkol içer sabahlara kadar sevişirim. Değil mi?

Mesela din sizce kısıtlayıcı mı, toplumsal yaşamınızı kısıtlıyor mu ?
Ben ateistlerin en hassas olduğu konunun özgürlük olduğunu düşünüyorum. Belki de tüm bu tartışmalarımızın odak noktası bu.

Din büyük bir özgürlük yiyicisidir. Bu konuda haklısınız. Ama bir insan sırf özgürlük uğruna Tanrı'yı reddeder mi? Özgürlük temelinden hareket eden insan Tanrı'ya inanmıyor olmaz, inkar ediyor olur.

Ama dediğim gibi ben özgürüm ve sadece Rabbimin kuluyum. Dinimi de çok seviyorum. Ve atalarımıza da müteşekkirim iyiki müslüman olmuşlar. En azından kendi açımdan. Ve yine söylüyorum sn. imotep kılıçla müslüman olduk önermesi bana inandırıcı gelmiyor. Bu konuda mollocha tanışma faslında verdiğim cevaba bakın.

Kul olan nasıl özgür olur bunu açıklar mısınız?

Atalarımız Hristiyan olsalardı bugün hristiyan olmaktan mutluluk duyacaktınız. Onlar da muhtemelen gönül rızası ile din değiştirmiş olacaklardı(!)

Saygılar

placebo
04-09-2009, 02:10
[/B]
Nereden vardınız bu kanıya, neden Kur'an hükümleri kabuledilebilir gelmiyor size. Daha özgür mü yaşamak istiyorsunuz.
Bence Ateistlerin en büyük ateist olma nedenlerinden biri özgürlüklerinin sınırlandığı düşüncesi. Rahatça alkol almak ve cinsel ilişkiye girmek.

Kuran bize göre müslümanların peygamber dedikleri Muhammed'in, oradan buradan toparladıklarıyla ve kendi uydurmalarıyla sentezlediği bir üründür..Hiç bu şekilde kandırılmaya çalışıldığını düşünen bir insan, tutar da kuran hükümlerine inanır mı?ya da uygular mı?..Siz kendini peygamber ilan etti diye cübbeli Ahmet hocaya nasıl ki inanmayıp,onun kurallarını uygulamayı hiç bir şekilde düşünmezseniz, biz de Muhammed'in kurallarını uygulamaz ve kurallarını uygulamayı aklımızdan bile geçirmeyiz. Olaya bu şekilde bakmalısınız..

Hem, alkol alan ya da gayri meşru ilişki yaşayan,zina eden ve müslüman olan kişiler yok mudur?Vardır..Hem de ateistlerden çoklardır.Türkiye nüfusunun tamamının nüfus cüzdanında İslam yazarken ,her müslüman iş adamının bir dostu,her müslüman gencinin bir manitası vardır.Ben henüz bakirim diyen bir müslüman genciyle karşılaşmadım..Sevgilileriyle sokaklarda sarmaş dolaş dolaşan ,türbanlı dahil kızlarımızın yaşlarının alt limiti 12 - 13 civarındadır..Bu ne perhizdir..Demek ki imanı olanlar da Allah'larının kurallarını uygulamamaktadırlar..Allah'ı gerçekte var olarak kabul eden kişi korkar ve ateist olamaz.Sadece özgür olabileyim diye böyle bir işe girişmez,girişemez..

Eğer sizin dediğiniz gibi olsaydı Ve bir Allah'a inansaydık, hiç değilse dinsiz veya Tanrısız kalmamak için alkol alanlarımız hristiyan,sex severlerimiz de Tao cu olurdu..:D..


Ve atalarımıza da müteşekkirim iyiki müslüman olmuşlar. En azından kendi açımdan.

Size Kuran'dan bir ayetle yanıt vereyim:

Ya atalarınız doğru yoldan gidenlerden değildiyse..!



Selamlar..

Molloch
04-09-2009, 11:24
Her insanın içinde iyilik ve kötülük düşüncesi vardır sn frodo. Ve ne yalan söyleyeyim bazen benim de bu günahları işlemek istediğim oluyor. Buna vesvese deniyor. Tabii sizin için bir geçerliliği yok bu kavramın.
Her insanın içinde sevgi ve bencillik var denebilir ama iyilik ve kötülüğün kıstasları nedir? Mesela bana göre bir erkeğin bir kadını dövmesi iğrenç bir kötülük olabilir ama dindar bir Müslüman'a göre bu son derece doğal bir davranış olabilir (bknz: Al Nisa Suresi.) Aynı şekilde bence evlilik dışı cinsellik yaşamak son derece doğal bir davranış olsa bile, bir dindar Müslüman'a göre cehennemde cayır cayır yanmayı hakettiren bir günah olabilir bu. Bu ayrımı nasıl yapacağız?

Sheik Galib
04-09-2009, 16:50
Kul olan nasıl özgür olur bunu açıklar mısınız?

sn İmotep Öyle bir özgürlüktür ki bu yalnızca gerçekten ve samimi bir Kul olan Anlayabilir.

Türkiye nüfusunun tamamının nüfus cüzdanında İslam yazarken ,her müslüman iş adamının bir dostu,her müslüman gencinin bir manitası vardır.Ben henüz bakirim diyen bir müslüman genciyle karşılaşmadım..Sevgilileriyle sokaklarda sarmaş dolaş dolaşan ,türbanlı dahil kızlarımızın yaşlarının alt limiti 12 - 13 civarındadır..Bu ne perhizdir..
Sayın Placebo
Bu söylediklerinizi ben niyr görmüyorum. Benim çevremde gerçekten zina etmedğine şahitlik edebielceğim saygılı, akıllı, ülkesine ve vatanına bağlı bir çok müslüman bulunmakta. öyle dostu olan müslüman iş adamı fln görmedim. Sevgilisiyle sokakta sarmaş dolaş gezen kapalılar vardır .Ama 12 13 hiç görmedim duymadım ve haberini de almadım. lütfen abartmayın. Müslümanları sevemediğiniz belli ama abartmaya gerek yok. Bir psikooji uzmanı olarak lütfen biraz daha objektif olun.

siz Bana bu örnekleri gösterirseniz. bende size çöpe yollanan yazımdaki ateist tipleri örnek veririm.


Ve atalarımıza da müteşekkirim iyiki müslüman olmuşlar. En azından kendi açımdan.

Size Kuran'dan bir ayetle yanıt vereyim:

Ya atalarınız doğru yoldan gidenlerden değildiyse..!

Burada vurgulanan yanlış yol putperestliktir. Bu ayetin spekülatif bir anlamı yok. Gayet açık. Ayrıca, Ben Kafkasyalıyım eğer Müslüman olmasaydık orada şu anda nickim şeyh galip değil, Aziz petrus olurdu. Tekrarlıyorum. Türk'lerin kılıç zoruyla müslüman olduğu ( genel geçer anlamda) safsatanın daniskasıdır. Erdoğan Aydın ve İlhan Arsel aynı zamanda Türk milletine de düşmanlar. Ayrıca Hukuk doktorası yapmış birinin söyledikleri beni bağlamaz. Hadi Turan Dursun neyse. onun söylemleri ciddiye alınır. Zira ilahiyat eğitimi almış.

Atalarımız Hristiyan olsalardı bugün hristiyan olmaktan mutluluk duyacaktınız. Onlar da muhtemelen gönül rızası ile din değiştirmiş olacaklardı(!)

Hayır!! Türk değil Rus olacaktım. Benim için özel bir anlamı var. Ne Türkiye'de olacaktım, ne de Kendi kimliğme sahip olacaktım. İslam bizi Kafkasya'da korudu) Ne derseniz deyin. Allaha yüzbinlerce kez Hamdolsun bana ve aileme İslam'ı bahşettiği için.

Siz kendi özgürlüklerinizin krallıklarında yaşayın, ben İslamın köleliğine razıyım. Zira İslam sayesinde Türkiye'deyim bir ailem geçmişim ve tarihim var kimliğim, soyum var. Rus dölü olmadım. dimitri, ivan, stefan değil adım.
Gidinde Gagavuzlara Bakın Adamların Ukraynalıdan farkları yok isimler bile Rusça din desen Hak getire...... Onlarla biz Kuzeniz.

Bakın bakalım Gagavuzlara Türke benziyorlar mı !!!! www. türksoy/ gagavuzlar.

Sheik Galib
04-09-2009, 17:22
Her insanın içinde sevgi ve bencillik var denebilir ama iyilik ve kötülüğün kıstasları nedir? Mesela bana göre bir erkeğin bir kadını dövmesi iğrenç bir kötülük olabilir ama dindar bir Müslüman'a göre bu son derece doğal bir davranış olabilir (bknz: Al Nisa Suresi.) Aynı şekilde bence evlilik dışı cinsellik yaşamak son derece doğal bir davranış olsa bile, bir dindar Müslüman'a göre cehennemde cayır cayır yanmayı hakettiren bir günah olabilir bu. Bu ayrımı nasıl yapacağız?
__________________

şimdi, ben bu ayet hakkında ne dersem diyeyim kabul etmeyeceksiniz, eleştirip haşa küçümsemeye bile kalkacaksınız. ama kanaatimi söyleyeyim. Bu ayette eğer yuvanıza hoşlanmadığınız birini alırsa vb. bazı kıstaslar var. Yani illa durup dururken kadını dövün demiyor. Erkek Kadından güçlü olduğu için fiziksel gücünü kullanabiliyor. tıpkı bir annenin çocuğuna yaptığı gibi .Şımarıklık yapan bir çocuğa vurmayan anne nadir bulunur. Ufak ta olsa bir tokat atarlar. Hatta geçen bir tanıdığımız geldi. Dünya tatlısı bir kızları var. Anne kızı uslu durmayınca bastılar tokatı. Kendileri olağansütü derecede aydınlanmacı ve tavizsiz Kemalsitlerdir sn Molloch. Kadın çocuğunu böyle yetiştiriyor. İslam'da da aileden birinci sorumlu erkek olduğu için Tarih boyunca görülen uygulamalar teyid edilmiştir. sanki kadın dövme İslam'la geldi. İslamdan önce de her kültür de vardı. Yunan roma kültürün dedaha Ağır Kadının değeri yok. Aşk köleler için, çiçero karıma aşık oldum deyince senatörler gülüyorlar. Ayrıca roma dizisini izlediniz mi ensest var gaylik var, porno tiyatro var. Kadın eş ve anne bu kadar. Bakın tekrar diyorum, İslam kadını canınız sıkıldı mı dövün demiyor. Ben bu dövme yüze gelmeyecek şekilde hafifçe ( bkz Elmalılı Tefsiri vb) Yani erkek aile reisi olark böyle bir şey yapmak zorunda kalırsa veya yeltenirse, ki bence en önemli kıstas aile yuvasına hoşlanmadığı bir kimsenin alınması, bu da ailenin geleceği için en büyük tehlikelerden biri, sakındırmak için yüzüne vurmadan hafifçe döv deniyor.
Yani namazını kıldın, iyi bir de biraz karını döv diye birşey yok.
bana göre ailenin lideri erkektir. Kadın değil. bizim kültürümüz İslamdan önce de ataerkildi. Moğolların anaerkildir. Kadına evdeş diye hitap edilirdi ( bkz nihal atsızın romanları)

Ve ayrıca sn. molloch, Atatürk'ün o zaman kadar yapılmamış birşey yapıp İzmir'de Latife Hanımın da bulunduğu nikah töreniyle evlendiğini, kadı'nın Latife Hanım'a İzmir'i fethedeni fethettiniz dediğini, ancak Köşkte yaşanan o üzücü olaydan sonra boşanmasını eski usulle Latife Hanım'a bile sormadan BOŞ Ol kağıdı göndererek gerçekleştirdiğini, Bunun üzerine Avrupa basınının Atatürk'e eleştiriler yönelttiğini biliyor muydunuz acaba ( kaynak, Latife Hanım, İpek Çalışlar; İsmet Bozdağ, Gazi ve Latife, Yalçın Küçük, İsyan II.C ve konuyla ilgili diğer kitaplar)

bizim kültürümüz zaten ataerkil, o yüzden kadın dövme konusunu tartışmak çok abes bu kültürde. Nisa Suresinde kadını dövün denmiş. bak sen. Kardeşim, adam karısını öldüresiye dövüyor. dünya da en çok kadın türkiye'de dövülüyor eğitimli eğitimsiz farketmez. Niye bunun üstüne gidilmiyor. Bir gün kocasının bağırarak dövmek üzere olduğu bir kadını gördüm, o kadar çaresizdi ki, ekonomik bağımsızlık ta yok zaten. Tabii bunlar önemli mi önemli olan Nisa Suresi ve Kadını dövün emri, İçeriği ne olursa olsun. pardon unutmuşum Nisa Suresinden kaynaklanıyor bu, türkiye'nin sosyoekonomik durumuyla ilgili değil. önce içki içiliyor, sonra Nisa Suresi göz önünde bulunduruluyor ve dayak geliyor. Hemde Yüze vurmak yasak olmasına rağmen öldüresiye, bitiresiye....
Keza, ben herhangi bir din büyüğünün kadın dövdüğüne kşitaplarda rastlamadım biliyorsanız beni aydınlatınız sn. molloch.

zina bütün kültürlerde kötü ve ayıp bir kavram. Öyle olsaydı, fahişelik kavramı olurmuydu. Zina yapılıyor fakat tamam normaldir, kabulümüzdür vb. diye geçerli olan kültürler azınlıktadır. Benim bildiğim bir kültür yok sn molloch.
Roma imparatorun augustus, ailesi çok ahlaksız ama kendisi ünlü Ahlak yasalarını çıkarıyor. Karısı livia Drusillayı kocasının elinden zorla almış kızı Messalina ise sokağa çıkıyor önüne gelenle yatıyor. Ama Augustus Ahlak yasası bile çıkarmış, Ahlaksızlığın ve zinanın normal kabul edildiği eski roma'da roma dizisinde de bu vurgulanmış.
Ve eski Türkler'de evlilerin zina yapmasının cezası oklanmak( bkz. Atsız Bozkurtların Ölümü Romanı, Atsızın bu romanı bilmsel gerçeklere uyan bir roman)

Özetle sn. Molloch iyi dinde vardır. Toplumun iyi dediğine din iyi kötü dediğine din iyi demez. Ve daha önce bahsedilen ve benim katıldığım" ahlak toplumsal yaşamın ürünüdür" savına göre, Ahlak da dinin bir şubesi olduğuna göre, Ve ahlak kavramı yaratıcı tarafından insanların beynine yerleştirildiğine göre, ben dinden ayrı bir ahlak akvramı düşünmüyorum. Ve bahsettiğiniz ayrım dinsel açıdan gayet mantıklı.

azınlık
04-09-2009, 17:41
Türkiye nüfusunun tamamının nüfus cüzdanında İslam yazarken ,her müslüman iş adamının bir dostu,her müslüman gencinin bir manitası vardır.Ben henüz bakirim diyen bir müslüman genciyle karşılaşmadım..Sevgilileriyle sokaklarda sarmaş dolaş dolaşan ,türbanlı dahil kızlarımızın yaşlarının alt limiti 12 - 13 civarındadır..Bu ne perhizdir..
Sayın Placebo
Bu söylediklerinizi ben niyr görmüyorum ... öyle dostu olan müslüman iş adamı fln görmedim

Sayın şeyh,

Gönül gözünüz açılırken gerçek gözünüze perde inmiş; bu yüzden görmüyorsunuz. Günlük internet gazetelerini takip etmeniz görmeniz için yeterlidir. Huzur Giyim'in veliahtının babası ve ağabeyi hakkında tecavüz iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu bilmem biliyor musunuz? Sadece bir örnek ...

A.

imhotep
04-09-2009, 18:27
sn İmotep Öyle bir özgürlüktür ki bu yalnızca gerçekten ve samimi bir Kul olan Anlayabilir.

Sayın galip, teist edebiyatından vazgeçin artık. Biz de müslümandık, o süreçlerden geçtik. Anlamayacağımız bir şey yok.

Açık olun. Daha geniş ifade edin kendinizi.

Şimdi tekrar soruyorum. Kul olan nasıl özgür olur?

Hayır!! Türk değil Rus olacaktım. Benim için özel bir anlamı var. Ne Türkiye'de olacaktım, ne de Kendi kimliğme sahip olacaktım. İslam bizi Kafkasya'da korudu) Ne derseniz deyin. Allaha yüzbinlerce kez Hamdolsun bana ve aileme İslam'ı bahşettiği için.

Siz kendi özgürlüklerinizin krallıklarında yaşayın, ben İslamın köleliğine razıyım. Zira İslam sayesinde Türkiye'deyim bir ailem geçmişim ve tarihim var kimliğim, soyum var. Rus dölü olmadım. dimitri, ivan, stefan değil adım.
Gidinde Gagavuzlara Bakın Adamların Ukraynalıdan farkları yok isimler bile Rusça din desen Hak getire...... Onlarla biz Kuzeniz.

Bakın bakalım Gagavuzlara Türke benziyorlar mı !!!!

Şahsen benim adım da bir Türk adı değil. Arapça bir ismim var. Gagavuzlar için söylediğiniz herşey Türkiye'deki Türkler için de geçerlidir. Bir fark var sadece. Türkiye Kemalist Devrimle birlikte Arap etkisini oldukça azaltmıştır.

Din üzerinden milliyetçilik yapmaya çalışıyorsunuz. İslam'ın katlettiğin Türkleri ne yapacağız? Yavuzun kestiği kızılbaşları, keza maveraünnehirdeki savaşları?

http://www.turandursun.com/biliyormuydunuz/p2007_articleid/13

Saygılar

Sheik Galib
04-09-2009, 20:31
Sayın galip, teist edebiyatından vazgeçin artık. Biz de müslümandık, o süreçlerden geçtik. Anlamayacağımız bir şey yok.

sn imotep siz de ateist edebiyatından vazgeçin. Ne dersem inadına tersini bulmaya çalışıyorsunuz.

Şimdi tekrar soruyorum. Kul olan nasıl özgür olur?

Bu dünyanın geçici olduğunu farkedip , paraya makama mevkiye ve güçlülere tapınmaktan vazgeçmekle ve herşeyin üstünde bir kuvvet sahibi olduğuna inanmakla. Bir gün adaletin tecelli edeceğine inanmakla.

Şahsen benim adım da bir Türk adı değil. Arapça bir ismim var. Gagavuzlar için söylediğiniz herşey Türkiye'deki Türkler için de geçerlidir. Bir fark var sadece. Türkiye Kemalist Devrimle birlikte Arap etkisini oldukça azaltmıştır.

Benim adımda soyadım da öz Türkçe kelimeler. Ve hatta Anne tarfından da baba tarfından da Türküm Kıpçak Türkü'yüm. Yalnız. Benim için önce Müslümanlık gelir. Önce Müslümanım. Gerisini o kadar önemsemiyorum. Kemalist devrim Arap etkisini o kadar da azaltmamıştır. azaltamazda. Sadece aRap etkisi yoktur. Hatta Fars etkisi arap etkisinden fazladır. sn. Molloch'a tanışma faslında yazdım. biz Farisi bir din yaşıyoruz diye. Azaltılacaksa farisi etkisi azaltılsın. Hem ayrıca Türkiye'de o kadar arap etkisi yok. Araplardan nefret etmeyin. onlar arasında da iyi insanlar var.

Din üzerinden milliyetçilik yapmaya çalışıyorsunuz. İslam'ın katlettiğin Türkleri ne yapacağız? maveraünnehirdeki savaşları...

Din üzerinden milliyetçilik yapmaya çalışmıyorum. Ailem Kafkasya' da Ruslaşmaktan İslam sayesinde kurtuldu. Bu yüzden Allah şükürler olsun. Ve yine söylüyorum Atalarımıza çok müteşekkirim İslamı seçtikleri için. Maveraünnehirdeki savaşlar yaşanmış olabilir. Ama ben Molloch'a yazdım. bizim topluca islam'a girişimizde Selçuk Beyin stratejik düşüncesinin etkisi çok büyük. oradan bakınız

Yavuzun kestiği kızılbaşları,
1) Yavuz'un 40 bin kişi öldürdüğü büyük bir yalandır. Öldürseydi o zamanın vergi kayıtları olan Tahrir Defterlerine geçerdi. Bu konuda en büyük isimlerden Bir olan Erhan Afyoncu Şah yanlılarına karşı fişlemelerin olduğunu, ancak öldürülen kişilerin 2 bin 3 bin kişi olduğunu yazıyor. olsaydı Tahrir defterlerine yansırdı. Bir padişahın kendi ülkesinden 40 bin vergi mükellefini öldürmesi için deli olması gerekir. Ayrıca Bkz. Ahmet Uğur; Yavuz Sultan Selim'in Askeri ve Siyasi Faaliyetleri.MEB YAY Ankara..
2) Neden 3 bin ve bu dolaylarda kişi öldürüldü peki?
Bu öldürülenler Şah İsmail Yanlısıydı. Yani bir nevi Osmanlı Safevi Savaşlarına ne yazık ki arada kaldılar. Buna bende üzülüyorum. Has be has Türkler Alevilerdir. Ancak, siyasi terchleri bu durumun yaşanmasına neden olmuştur.
Ne diyor PİR SULTAN : Siyaset günleri gelip yetmeden, açılın kapılar ŞAH'A gidelim.... ....katip arzuhalim yaz ŞAH'A böyle ( Abdülbaki Gölpınarlı Pir Sultan Abdal...)
Burada ki şah ŞAh İsmail veya oğlu Şah Tahmasb'dır. Şah İsmail (Hatayi) zaten Alevilerin 7 şariniden birisidir. yani mesele siyasidir. Ayrıca Alevilerin göçebe olması ve Osmanlı'ların onlardan bir türlü vergi alamaması da cabasıdır. siyasi ve ekonomik bir durum.

Hem o begenmediğiniz Osmanlı'yı bırakın Selçuklular daha fazla Alevi kanı dökmüşlerdi. Baba İshak olayını iyice araştırınız.
Şurası kabulumdür. Osmanlı ve Selçuklu Türklük vasıflarını kaybedip Farslaşmışlardı. Alparslan, Tuğrul bey,isimleri Melik Şah ve Aleattin Keykubat olmuşlardı. Ertuğrul Gazi, Savcı, Değişip Beyazıt olmuştu.
Yavuz
Şirler pençe-i kahrımla olurken lerzan
Beni bir gözleri ahuya zebun eyledi felek derken Şah İsmail

Hatayiyem al atlıyam sözü şekerden tatlıyam
Murtaza ali atlıyam gaziler deyin şah menem diyordu.

Burada yapılan eleştiriler doğrudur ama Araplaşma dan ziyade bir Farslaşma söz konusu. Yanı sıra Osmanlı'nın Türklüğe bakışı için Halil İnalcık hoca'nın Doğu Batı Dergisinde ki röportajı okunabilir.( bkz. doğu-Batı Halil İnalcık Özel Sayısı)


Din üzerinden millyetçilik yapmama gerek yok hamdolsun. Dediğim gibi İslam dini olmasaydı Türklük özellliklerimizi koruyamayabilirdik. Hadi Gagavuzları geçtim sn imotep, ya Macarlar'la Bulgarlara ne diyeceksiniz. Bulgarların bir Türk boyu olduğunu biliyorsunuz. Türklere olan düşmanlıklarını da. Adamların Ruslardan far kı var mı.......
saygılar.

imhotep
04-09-2009, 21:00
Arap değil de Farsmış, ne farkeder? Burada Gagavuz-Rus ilişkisine benzer bir ilişki kurmaya çalışıyoruz. Yani bunun tarihsel bir gerçeklik olduğunu ifade etmeye çalışıyoruz. Tabi kendi adıma söylüyorum.

Araplardan nefret etmeyin. onlar arasında da iyi insanlar var.

Bunu söyleyen siz daha öncesinde ne dediniz?

Rus dölü olmadım. dimitri, ivan, stefan değil adım.

Araplara karşı sevgi kelebeği olurken Ruslara karşı bu düşmanlığınız neden?

ancak öldürülen kişilerin 2 bin 3 bin kişi olduğunu yazıyor.

Sayıya takılmayın sayın galip. Burada öldürülenler Türktür. Ruslaşmadık diye sevinerek İslam'ı kutsayacaksınız sonra da Türk katledenleri siyasidir diye aklamaya çalışacaksınız.

Olmaz... Tarihe karşı dürüst olunuz!

Benim için önce Müslümanlık gelir.

Demeye devam edeceksiniz!

Milli söylemlerle bir yere varamazsınız.

Saygılar

Sheik Galib
04-09-2009, 22:03
Rusların ve Ermenilerin yaptığı zulumleri bizzat ailemden dinledim. İkincisi Rus dölü kavramından kastım bir düşmanlık değildir. Kimliğini kaybetme özellike Anadolu'da ve benim geldiğim kültürde böyle bir tabirle açıklanır. Biraz kaba olduğunu kabul edebilirim. Turistik bölgelerde çalıştım. Türk'ler den daha yakın bir şekilde Rus'larla arkadaşlık kurdum. petersburg ve Moskova'dan arkadaşlarım vardı. Rus turistlerle de aram iyiydi. Onlarla Beyaz gecelerden konuşurduk. Rusların ahlak duygusundan yoksun oldukları söylenir. bilemem , yalnızca iyi dost ve mert olduklarını söyleyebilirim. Zira kuzey insanlarıdır.

Sayıya takılmayın sayın galip. Burada öldürülenler Türktür. Ruslaşmadık diye sevinerek İslam'ı kutsayacaksınız sonra da Türk katledenleri siyasidir diye aklamaya çalışacaksınız.

dile kolay sn imotep 2, 3 bin kişi . bir düşünür şöyle diyor. Bir insan ölürse haber olur. bin insan ölürse istatistik. Ben olaya kendi ailem ve geçmişim açısından bakıyorum biraz da. Ruslaşmadığım için mutluyum. ama bu Rusları aşağılama anlamına gelmiyor. sibirya steplerinde yaşayacağıma Cennet Anadolu'da yaşıyorum. 20 dolarla geçineceğime çok şükür bir rus'tan daha iyi koşullardayım ve dinimi ve milletimi seviyorum. Bundan dolayı...Ama önce müslümanım
Türkler'in katledilmesine gelince,

Şah İsmail'in öldürüp kafatasından şarap içtiği Özbek Beyi 'de Türktür. ( bkz. Ahmet Uğur, Yavuz Sultan Selim'in siyasi ve Askeri Faaliyetleri; MEB Yay. Ank.)

Ve bakınız İsmail Hakkı Uzunçarşılı ne yazmış:

Akkoyunlu Devleti'ni ortadan kaldırarak Azerbaycan Irak-ı Arab, ırak-ı Acem ve İran'ı ele geçirerek Ceyhun nehrine kadar hududunu genişleten şah İsmail 1510'da doğuda Özbeklere galebe çaldıktan sonra.......... s.258 Osmanlı Tarihi II, TTK: Yay. Ankara 1998.

Ya Akkoyunlu Türk değil mi sn. imotep, has be has Oğuzlar, Oğuzların Bayındır boyundanlar. Ya Özbekler, Ya Azerbaycan..... bunlar da Türk değil mi acaba.
Fakat ben Şah İsmail yağmacıdır demiyorum. O büyük bir Türk imparatorudur. ve Safeviler Cumhurbaşkanlığı forsunda temsil edilmelidirler.( Erhan Afyoncu'ya katılıyorum.)

Olmaz... Tarihe karşı dürüst olunuz!

Tarihe karşı elimden geldiğince dürüstüm sn. imotep.

Benim için önce Müslümanlık gelir. Demeye devam edeceksiniz!

Milli söylemlerle bir yere varamazsınız

Milli söylemlerde bulunmuyorum. İnancıma nasıl bağlıysam vatanıma da böyle bağlıyım.
ya sev ya terketçi hiç değilim. milliyetçilik bence bir insanın ülkesinin doğal kaynaklarının, madenlerinin limanlarının vb. yabancılara peşkeş çekilmesine karşı çıkmasıdır. Ve mümkün olduğunca yerli malı kullanmasıdır. Soyulmayacağıma ve kazıklanmayacağıma iyice kanaat getirdikten sonra bu şekilde davranmaya çalışıyorum. yine peşkeşçi AKP'ye sizden daha fazla karşıyım...sn. imotep..... saygılar

placebo
04-09-2009, 22:45
Türkiye nüfusunun tamamının nüfus cüzdanında İslam yazarken ,her müslüman iş adamının bir dostu,her müslüman gencinin bir manitası vardır.Ben henüz bakirim diyen bir müslüman genciyle karşılaşmadım..Sevgilileriyle sokaklarda sarmaş dolaş dolaşan ,türbanlı dahil kızlarımızın yaşlarının alt limiti 12 - 13 civarındadır..Bu ne perhizdir..

Sayın Placebo
Bu söylediklerinizi ben niyr görmüyorum. Benim çevremde gerçekten zina etmedğine şahitlik edebielceğim saygılı, akıllı, ülkesine ve vatanına bağlı bir çok müslüman bulunmakta. öyle dostu olan müslüman iş adamı fln görmedim. Sevgilisiyle sokakta sarmaş dolaş gezen kapalılar vardır .Ama 12 13 hiç görmedim duymadım ve haberini de almadım. lütfen abartmayın. Müslümanları sevemediğiniz belli ama abartmaya gerek yok.


Bilmediğim ve şahit olmadığım hiç bir şeyi iddia etmem sevgili şeyh..
Selamlar

imhotep
05-09-2009, 01:08
Ruslaşmadığım için mutluyum. ama bu Rusları aşağılama anlamına gelmiyor. sibirya steplerinde yaşayacağıma Cennet Anadolu'da yaşıyorum. 20 dolarla geçineceğime çok şükür bir rus'tan daha iyi koşullardayım ve dinimi ve milletimi seviyorum. Bundan dolayı...Ama önce müslümanım

O zaman olayı neden kimlik meselesine çekiyorsunuz sayın galip. Dediğim gibi açık olun. Aynı bu ifadenizdeki gibi. Diyin ki benim çıkarlarıma Türk olmak Rus olmaktan daha uygundur diyin. Aynen böyle...

Türkler'in katledilmesine gelince,

Şah İsmail'in öldürüp kafatasından şarap içtiği Özbek Beyi 'de Türktür. ( bkz. Ahmet Uğur, Yavuz Sultan Selim'in siyasi ve Askeri Faaliyetleri; MEB Yay. Ank.)

Ve bakınız İsmail Hakkı Uzunçarşılı ne yazmış:

Akkoyunlu Devleti'ni ortadan kaldırarak Azerbaycan Irak-ı Arab, ırak-ı Acem ve İran'ı ele geçirerek Ceyhun nehrine kadar hududunu genişleten şah İsmail 1510'da doğuda Özbeklere galebe çaldıktan sonra.......... s.258 Osmanlı Tarihi II, TTK: Yay. Ankara 1998.

Ya Akkoyunlu Türk değil mi sn. imotep, has be has Oğuzlar, Oğuzların Bayındır boyundanlar. Ya Özbekler, Ya Azerbaycan..... bunlar da Türk değil mi acaba.
Fakat ben Şah İsmail yağmacıdır demiyorum. O büyük bir Türk imparatorudur. ve Safeviler Cumhurbaşkanlığı forsunda temsil edilmelidirler.( Erhan Afyoncu'ya katılıyorum.)

Ben de merakla seyrediyorum programlarını.

Erhan Afyoncu da benzer bir hataya düşüyor siz de.

Şimdi... Ortaçağda ulus-devlet yoktur. Yukarıdaki ifadeleriniz de bunu kanıtlıyor zaten. O dönemde esas olan din, mezheptir. Siyasi yapılanmalar ona göre şekillenir.

Ben Türk katliamlarından bahsederken, din-millet birlikteliğinin ne kadar sakat olduğunu vurguladım.

Milliyetçilik yoktur ortaçağda.

Bunun en güzel kanıtı da Avrupa'daki krallıkların, hanedan seçerken hiç kendi kavminden hanedan aramamalarıdır. Bakalım Avrupa'daki krallıklara; her kavmin tepesine bir başka kavimden hanedan oturmuştur. Bu durum Ortadoğu için de söz konusudur. Hazır konu safevilerden açıldı, örnek olarak da verelim. Hep şaşırılagelir Safeviler Türk olmasına rağmen nasıl İranlılara hükmettiler diye. Halbuki onlar asil bir soydur ve asil oldukları için şahlığı ele geçirebilmişlerdir. O zaman da milli bilinç olmadığı için, kimse "benim başıma yabancı bir soy geçti" diye düşünmemiştir. Bir asil soydur, tabii geçer!

Bir başka örnek; Mısır'da Kölemen Devleti!

Çerkez Kölemen gelmiş, Mısır halkı ile üstteki yönetici hanedan arasında bir etnik bağ yok. Niye Çerkezler geçiyor Mısır'ın başına? Veya niye Moğollar akıyor 13. yüzyılda Çin hanedanını ele geçiriyorlar? O deniz gibi Han milliyetinin başına bir Moğol hanedanı geçiyor. Yine bir Türk hanedanı Tabgaçlar yönetmiştir Çin'i. Son Çin hanedanı ise Mançu idi.

Ortadoğu'da olsun, Avrupa'da veya Uzak Asya'da olsun, feodal dönemde toplulukların bir milliyetçilik ideolojisine, bir milli bağa sahip olmadıklarını görüyoruz. Bu, o ülkenin yöneticileri ile halkı arasındaki ilişkilerde de ortaya çıkıyor. Kimse "tepemde yabancılar var" diye düşünmüyor. "Bunlar beni yönetir, çünkü bunlar asil soydan gelmiştir, soyludur" diye düşünüyor.

Neyse tarihe daldık bu sefer de...

Onu geçin de biz esas konumuza geri dönelim. Özgür kulluk kavramını bana açıklayın. Bir gün adaletin tecellisine inanmakla kul olmak arasında nasıl bir alaka var?

Saygılar

askeriye
03-10-2009, 21:44
“Korksunlar elimdeki ışıktan!”

Ne yalan söyleyeyim bende korkuyorum senden ama elindeki ışıktan değil söylediğin yalanlardan......

Kaç kişiyi o yalanlarınla kandırdın hala kandırmaktasın onların yalan olduğunu anlatana kadar kaç kişi yoldan çıkar bilemiyorum

"Bir gün tilkiye sormuşlar niye kaçıyorsun diye ya demiş sormayın develeri tutup kesiyorlar iyide demişler sanane..sanane olurmu demiş ya düşmanlarımdan biri benim için oda deve derse ne yaparım tilki olduğumu anlatana kadar canımın gitmeyeceği ne malum"

o mesele

cyctec3
03-10-2009, 22:01
,ncek'ler'n yanli;iini idda eden bir turan dursunun tersir ettikleri ne bir soru?

eger turan dursun yanilmis ise?

aslinda onun kitaplari ile aydinlandigini dusunen insanlarin turan dursun eger olmasaydi iman sahibi olacakmiydiniz diye sorsam ?

turan dursun bir arac sadece. sebeb etken.

ama fikirlerinizin diger gorus ve fikirlerden daha aydin oldugu kanisina varmak sizin gibi dusunen insanlar icin aydin bir gorusmudur?

bence degil/.