17-12-2004, 03:47
"Ben yüzyillarin dogurdugu ölümüm" T.Dursun
Evrende hic süphesis diyalektik bir yapi vardir, karanlik-aydinlik, sicak-soguk, güzellik-cirkinlik, negatiflik-pozitiflik, hayat-ölüm, (gecen gün ateist arkadasimin cenazesini gördüm, hic kendisine benzemiyordu)....insan,
evrenin en degerli ve en kapsamli üyesidir; bir baska deyisle kainatin cekirdegidir. Dolayisiyla bu diyalektik yapi daha keskin ve nettir.
Bu nedenle insanoglu sunu bilmelidir: Ben evrenin bu diyalektik yapisinin neresindeyim? Aydinligin, güzelligin, mükemmelligin, pozitifligin yaninda mi? Yoksa karanligin, kötülügün negatifligin tarafinda mi? Bu acidan bakildiginda T.Dursunun yukaridaki sözü cok anlamlidir ve dogrudur. Evet T. Dursun kainattaki diyalektik yapinin olumsuz yanini temsil ediyor. Yani karanligi, ÖLÜMÜ, Yikiciligi. tesadüfü. maddi ve yüzeysel bakisi iceren küfre taraf oluyor.
Su kesinlikle bilinmelidirki, evren bir cesit canlidir. Bu canliligin geregi nice yasalari vardir. Hersey dogar, gelisir, olgunlasir, yaslanir ve ölür.
(Hersey ölüme gider, Allah ve ona yönelik olanlar müstesna.(K.Kerim) Bu acidan bakildiginda nasil cevreyi, aileyi, ekonomiyi ve insanligin ruhi-psikolojik yapisini yikan etkenler oluyur ve insanligin ölümünü hizlandiriyorsa; insanligin mutlulugu icin cok temel ve hayati unsur olan dini de tahrip eden sebeplerin olusmasi bu dogum-ölüm yasasinin geregidir. Hem de gecmisinde dine mensup olan birinin eliyle. Evet insan hayatini tahrip edenmikroplarin, aile ve toplum hayatini tahrip eden zararli insanlarin genelde icerden olmasi, dahili tahribatlarin etkinligini gösterir.
ister inansin ister inanmasin tüm insanlara saygi duyarim. T.Dursun eger cikip kabul ettigi hayat sistemini (Atatürkcülük mü? metaryalizm mi veya baska bir sistem mi? belli degil) anlatsaydi saygi duyardim. Fakat öyle yapmayip kendisinin dahi kaynakligini kabul etmedigi rivayet, yorum ve malzemeleri kullanarak tek tarafli, keyfi yorulmar vererek kendi anlayisinca dinsizligi yaymaya calismasi, hayata, ölüme, topluma, kapsamli bir alternatif getirmemesi bir yikiciliktir, olumsuzlugu tercih edistir.
iste onun itirafi
" Gercekten de hadis kitaplari, en güclü sayilanlari bile uydurma hadislerle doldurulmustur." "Din BU II s. 158"Saglikli, öze yönelik, yapici, gercekci bir ortama sebep olmasi umudu ile.....
BS-IA
Evrende hic süphesis diyalektik bir yapi vardir, karanlik-aydinlik, sicak-soguk, güzellik-cirkinlik, negatiflik-pozitiflik, hayat-ölüm, (gecen gün ateist arkadasimin cenazesini gördüm, hic kendisine benzemiyordu)....insan,
evrenin en degerli ve en kapsamli üyesidir; bir baska deyisle kainatin cekirdegidir. Dolayisiyla bu diyalektik yapi daha keskin ve nettir.
Bu nedenle insanoglu sunu bilmelidir: Ben evrenin bu diyalektik yapisinin neresindeyim? Aydinligin, güzelligin, mükemmelligin, pozitifligin yaninda mi? Yoksa karanligin, kötülügün negatifligin tarafinda mi? Bu acidan bakildiginda T.Dursunun yukaridaki sözü cok anlamlidir ve dogrudur. Evet T. Dursun kainattaki diyalektik yapinin olumsuz yanini temsil ediyor. Yani karanligi, ÖLÜMÜ, Yikiciligi. tesadüfü. maddi ve yüzeysel bakisi iceren küfre taraf oluyor.
Su kesinlikle bilinmelidirki, evren bir cesit canlidir. Bu canliligin geregi nice yasalari vardir. Hersey dogar, gelisir, olgunlasir, yaslanir ve ölür.
(Hersey ölüme gider, Allah ve ona yönelik olanlar müstesna.(K.Kerim) Bu acidan bakildiginda nasil cevreyi, aileyi, ekonomiyi ve insanligin ruhi-psikolojik yapisini yikan etkenler oluyur ve insanligin ölümünü hizlandiriyorsa; insanligin mutlulugu icin cok temel ve hayati unsur olan dini de tahrip eden sebeplerin olusmasi bu dogum-ölüm yasasinin geregidir. Hem de gecmisinde dine mensup olan birinin eliyle. Evet insan hayatini tahrip edenmikroplarin, aile ve toplum hayatini tahrip eden zararli insanlarin genelde icerden olmasi, dahili tahribatlarin etkinligini gösterir.
ister inansin ister inanmasin tüm insanlara saygi duyarim. T.Dursun eger cikip kabul ettigi hayat sistemini (Atatürkcülük mü? metaryalizm mi veya baska bir sistem mi? belli degil) anlatsaydi saygi duyardim. Fakat öyle yapmayip kendisinin dahi kaynakligini kabul etmedigi rivayet, yorum ve malzemeleri kullanarak tek tarafli, keyfi yorulmar vererek kendi anlayisinca dinsizligi yaymaya calismasi, hayata, ölüme, topluma, kapsamli bir alternatif getirmemesi bir yikiciliktir, olumsuzlugu tercih edistir.
iste onun itirafi
" Gercekten de hadis kitaplari, en güclü sayilanlari bile uydurma hadislerle doldurulmustur." "Din BU II s. 158"Saglikli, öze yönelik, yapici, gercekci bir ortama sebep olmasi umudu ile.....
BS-IA