Orijinalini görmek için tıklayınız : Org. Özkök Hakkında Rivayet Muhtelif
Mutezile
24-11-2005, 13:01
Fethullah ve Özal Ne Söylüyorlar?..
Büyük Millet Meclisi'nde ANAP Milletvekili Emin Sirin 'in Vatan gazetesinde yayinlanmis bir röportaji internette sergilenmektedir...
O röportajdan kimi satirlari aktariyorum...
Sayin Sirin geçmise dönük bir anisini anlatirken diyor ki:
''O günler 28 Subat'in agir izlerini yasiyorduk. Nazli (Ilicak) Hanim Fethullah Gülen 'e masumane bir soru sordu:
- Hocam ne zaman rahat edecegiz, bu askerin sivillere müdahalesi ne zaman bitecek?
Hoca Efendi gülümseyerek:
'Vallahi Hilmi Özkök Genelkurmay Başkani olursa o zaman rahat edebiliriz.'
Nazli Hanim bu cevaptan tatmin olmadi, yine sordu:
'- Siz bunu nereden biliyorsunuz? Niye bu kadar eminsiniz?'
Fethullah Hoca bu soruya cevaben:
- Biz onun albay olmasına bile sasirmistik...''
Olayi alti yil sonra açiklayan Emin Sirin su sözleri de ekliyor:
''Orada Nazli Hanim var, Fethullah Hoca var, ben varim. Mutlaka inkâr edeceklerdir. Nazli Hanim öyledir, böyledir, ama o zaman bir tek sey rica ederim, Hoca (Fethullah) Efendi Kuran'a el basarak yemin etsin bakayim, böyle bir laf etmis mi etmemis mi?''
**
'Sabah' büyük bir atilim yapti, geçen pazar günü haftalik 'Aktüel' dergisini gazeteye ek olarak verdi: Aktüel'de Korkut Özal ile bir röportaj var..
Korkut Özal'i tanitmaya gerek yok, dergi ''AKP'nin akil hocasi'' diye niteliyor...
Özal ne diyor?..
Röportaji okurken altini çizdigim tümceleri aktariyorum:
''- Bugünkü Cumhurbaskani (Sezer) Türkiye'nin her şeyini durdurabilir. Durduruyor da. Milletin iradesi iktidar olamiyor. Birtakim güçler, anayasal mekanizmalar Türkiye'yi ellerine geçirmis götürüyor.''
Ve ekliyor Korkut Özal:
''- Ben Basbakan olsam Hilmi Pasa'nin görevini bir sene daha uzatabilir miyim, diye düsünürüm.''
Sait Nursi 'nin tilmizi Fethullah Gülen'den sonra kimligi ve sicili belli Korkut Özal'in sözlerine ne denir?
Cumhuriyet 22.11.2005 PENCERE ILHAN SELÇUK
Aliminyum
24-11-2005, 14:01
Bunlar muhtemelen Özkök Paşanın memleketteki sivilleşmeye karşı ses çıkarmamasını kendilerine yediremeyenlerin ifadeleri. Orduyu arkalarına alıp kendi borularını yıllarca öttürdüler şimdi ordu kışlasına çekilmiş gibi görününce arkalarında bişey göremeyip korkudan bacakları titriyodur. Fethullah Hocanın zamanında askeri liselere öğrenci yerleştirilmesine dair çabaları olmuştu ancak anında banlandı o çocuklar. Bunların derdi Fethullah Gülen ile filan deil aslında. Orduyu eskisi gibi siyasette söz sahibi olarak görmek. Fazla kalmadı Büyükanıt Genelkurmay başkanı olunca eski günlerine kavuşurlar belki ama o da küçük bi ihtimal. Yaşar Paşa da milliyetçi adam, memleketi bu haytalara peşkeş çektirmez inşallah.
Mutezile
24-11-2005, 16:25
Bu da bir bakış açısı; malum herkesin elinde aynı dürbün yok.
Ne okursam okuyayım; kolay kolay şaşırmama kararı aldım..
Devir değişti zaten artık:
Minnet duymamak; Hıyanet, vatan- marketing; Ata'yı Oliver rehn'in ağzına sakız etmek İN;
Türk Milleti ile gurur duymak, Yurtseverli; üniter devlet ülküsü; bayrağı baştacı etmek OUT;
Devir bu devir..Satılmışların el üstünde tutulduğu bir devir bu
Hımmmm.. Bu başlığı güncellemek zamanı gelmiş..
...
Mesela , Mustafa Balbay -İsrail gizli servsine belge servis ettiğini itiraf etmiş. Okuduklarımız bunlar.
Bu hayatta tek feto kalsa ölürken su istemeyeceğim bir olduğu halde;
İyi de;
Balbay Ft'ya karşı ise; Özkök paşayı ekarte edip genelkurmayın gizli sırlarını israile vererek vatansever olurken; feto isarile belge verenlere karşı çıkan özkök paşanın yanında yer alarak vatan haini nasıl oluyor. Anlaşılır gibi değil.
2005 de yazılmış bu yazılar. sene 2009 4 yılda neler değişti sahi.
Gelelim İlhan Selçuğa; SAyın Selçuğun hakkındaki iddia; Cumhuriyet gazetesine bomba attırmak. Olacak iş mu bu ; savcı aklını peynir ekmekle mi yedi sahi.. Vallahi bu iddia eğer ispatlanamasın; Adalet sistemi olduğu gibi çöker. Gümm diye yarılır hem de. Zira içtihat esastır. Memleketin en tepedeki savcısı bu kadar safdirik ise varın anadoluyu siz düşünün.
Öyleyse; Özkök paşaya angut diyen birisi kendi gazetesine bomba atarken vatansever; özkök paşa vatan haini. Anlaşılır şeyler değil.
Bence; olay aslında basit feto ve diğerleri için.
Ne demişler;
"Yok ASLINDA BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ; Ama biz Ergenokon savcısıyız."
Bu ülkede bir kaçağın ortalama yakalanma süresi 24 ay iken; 12 dalgada bu kadar adamı şıp diye eliyle koymuş gibi yakalayan; çalışacak ne kurum ne de mevzuat olmadığını mahkeme kapılarından geçen herkes bilir. Bu ne hız anlaşılır değil.
Araştıracak arkadaşlar; armut toplar gibi bu kişilerin neye dayanarak ve kimler tarafından servis edilen listelere göre toplandığını bulurlarsa; Feto'yu da ergenokonu da aynı merkezde bulacaklardır diye düşünüyorum.
Bir zamanlar yanımda epey adam çalıştırırken; dükkanların müdürlerini değiştirirken hep içerden birini müdür yapardım. Diğer müdürü de şut... Ve gerekçelerimi bana müdür olmak isteyen alttaki verirdi. Ben Müdürü kovarken eski müdür; bu adam bu kadar şeyi nerden biliyor diye aval aval bakardı.
Ne bizde müdür bitti, ne de müdür olmak isteyenler ne de ispiyon. Sonunda ben bittim ve battım. Bu ülke için olacak olanda aynen budur.
Tabikii; benim gibi salaklık edip hala dükkanlar benim diye sahipliği uhdeme almaya çalışmayıpta ; madem tek başıma sahipliğin bir anlamı yok; dükkanlar işçilerimindir diyerek eşit ve adil olarak çalışanları üretmede ve pazarlamda sorumluluk sahibi yapmayı akıl edenler olursa durum değişir.
Bazen hep düşünmüşümdür; faizin vahşi değirmeninde servetim eriyeceğine keşke işçilerim talan etseydiler. Hiç olmaz ise bir işe yarardı diye. Hoş aralarında şimdi passat ile benim külüstür kartala sol çekerken ara gazı verenlerde var. Olsun vatan sağolsun :)
Elhasıl ateş olmayan yerden duman çıkmazzzzzzzz...........Eski müdürler gidiyor yeni müdürler geliyor. Patronlar yine aynı.
Yav bunun bir adı vardı neydi ? hımm neydi neydiiiiii..tühh dilimin ucunda..şey gibi yaaa; hani portakala benzer vitamin deposuu; sıkarsın.; yok limon değil... şey şey
Off yaa neydiii :D
Selamlar
Mutezile
14-04-2009, 18:10
Balbay'ın Mossad'a belge servis ettiğine dair kaynağın nedir?
Balbay'ın Mossad'a belge servis ettiğine dair kaynağın nedir?
Emniyet tarafından basına sızdırılan ve haberlere yansıyanlar. bakınız:haberturk.com
Cümlesi aynen şu.." Ben bunları tamamen silmiştim nasıl çıkardınız ortaya"...
''Emniyet tarafından basına sızdırılan ve haberlere yansıyanlar''
:confused::D:confused::):confused::mad:
Mustafa Balbay ve İlhan Selçuk konusu doğru. Hiç zorlama Aydoe.
İster kız ister gül. Ama bu doğru. Emniyet bu tür sızdırmaları kamoyunu etkilemek ve olası mahkeme tedbirlerini önlemek için bilinçli olarak yapar zaten.
Devletin kolluk güçleri; müslüm gündüzün koynına ajan kadın atıp sonra basınca Afferim; Balbayı ajanlıkla yakalayınca yuhhh.. olmamalı.
Ha derseniz ki; bu ülkede düzen yok kolluk güçleri de Güçlünün emrinde maladır güven duyulmaz; o zaman anlaşabiliriz. Yoksa işine geleni al işine gelmeyeni at; böyle ülke de olmaz düzen de olmaz..
Ayrıca Balbay'ı ben cinim kadar da sevmem. Yüzünde sinsi bir ifade var.
NTV ve Çölaşan yağdanlığı adamdan hayır mı gelirmiş..
Selamlar
''Ha derseniz ki; bu ülkede düzen yok kolluk güçleri de Güçlünün emrinde maladır güven duyulmaz; o zaman anlaşabiliriz. Yoksa işine geleni al işine gelmeyeni at; böyle ülke de olmaz düzen de olmaz..''
Doğru walla
''Trajikomik bir olay devlet mekanizmasının ne hale geldiğine, işlediğine örnek olabilir.
Kamuoyu 12. dalgayla sarsıldı (13 Nisan 2009) önceki gün:
Mustafa Balbay’ın eşi Gülşah Balbay, posta kutusunu açtı.
Bir zarf, içinden Ankara Valiliği’nin resmi yazısı çıktı.
Yazının tarihi 16 Mart 2009. Zarfın üzerindeki pula vurulan damgadan yazının postaya 8 Nisan 2009 günü verildiği anlaşılıyor.
Yazı özetle “Mustafa Balbay koruma istiyor mu” diye soruyor.
Gülşah önce şaşırdı. Şaşırdı zira sevgili eşi Mustafa Balbay, 5 Mart’ta gözaltına alınmış, 6 Mart 2009’da tutuklanarak cezaevine konulmuştu. Silivri Cezaevi’nde yatıyordu.
Tutuklanmasının üzerinden 1 ay 2 gün geçti. Devlet Mustafa Balbay’a koruma öneriyor!
Sonra… Gülşah kara mizah örneği yazıyı bir kez daha okudu ve… acı acı gülmeye başladı.
İçeride yatan eşine koruma öneren yetkililere, devlete, devletin yasalarını uygulayanlara…''
Bu olay normal, cünkü bütün devlet kurumlarini birlestiren bir ag kurulmus degil. Hatta ayni bakanliga bagli kurumlar bile birbirinden kopuktur. Ankara emniyeti ile Istanbul emniyeti bir zamanlar birbirine fax gönderirdi, simdi ortak veri tabanlari var midir bilmem..
Bu örnek devletteki cürümeyi göstermez, sadece teknolojik yetersizlikleri gösterir. Halbuki Türkiye'de devlet tepeden tirnaga cürümüs durumdadir. Avrupada rüsvetin en yaygin oldugu birkac ülkeden biriyiz. Mafya-devlet-cete isbirligini hic sormayin. Devlet sayisiz katile aylik maas ödüyor. Hicbir kurum bagimsiz isleyemez, cikar gruplari tepesine biner. Darbeler hayatimizin parcasi olmustur. Insanlar öldürülür, katliamlar tezgahlanir, hepsi faili mechula gider, üstelik sucu baskalarinin üstüne atilir. Devlet seffaf degil karanlik bir kuyu durumundadir. Yanina yaklasani yutuverir.
Hilmi Ozkök'e neden bu kadar düsmanlik yapiliyor? Neden bence acik: Darbe yapmaya niyetli olan pasalarin önünü kesmis, darbeye izin vermemistir. Tabii ki darbeci generaller de dügmeye basarak (gizli ellerini kullanarak) onun hakkinda karalama kampanyasi baslattilar.
Tuggeneral Levent Ersöz ile ilgili youtube'a yeni bir servis yapildi. Servis, mervis, son derece ilginc.
http://www.youtube.com/watch?v=zgJ0EiYe7Z4
''Bu örnek devletteki cürümeyi göstermez, sadece teknolojik yetersizlikleri gösterir. Halbuki Türkiye'de devlet tepeden tirnaga cürümüs durumdadir. ''
Doğru walla.