Orijinalini görmek için tıklayınız : T.D. ne zaman ateist oldu?
Unbeliever
01-12-2005, 18:17
Bence T.D. Türkçe'yi öğrendikten sonra ateist oldu.Hayatını okudum ve çıkardığım sonuç budur.Yıllarca kürtçe ve arapça eğitim almış birinin türkçe yi öğrendikten sonra ve diğer dinleri araştırdıktan sonra ateist olması bana garip gelmiyor çünkü türkçe öyle bir dil ki "nereye çekersen oraya gider lastik gibi" sözünü adeta destekliyor.Anlayamadığım nokta şu;T.D. o kadar eğitim almış, icazet almış ve genç yaşta müftü olmuş biriyken kuran'da ki yanlışları (eğer varsa) neden görememiş?Kaldı ki insanların çoğu (benim yaşadıklarım ve gözlemlerime göre söylüyorum) bluğ çağına girdiklerinde karakter ve düşünce oluşturmada bir çok sorun veya çıkmaz yaşıyor.Bende zamanında Allah a olan inancımı yitirmiş ancak kendi çapımda araştırmalar yaparak ve kuran okuyarak (kendimce) bu yanlış yoldan geri dönmüştüm.Yani, T.D. (bence)yaşayamadığı gençliğinin ve delikanlılığının en ateşli dönemlerinde bile Arapça ve kuran ilmini öğrenmeye devam etmiş ancak anladığım kadarıyla hiç bir zaman ileriki zamanlarda din-allah ve muhammed konusunda ki katı tutumunu sergilememiş.Onu dinden çıkartan neydi?Haa dersenizki çevresinde yaşayan islami kesimin yaptıkları ve din kisvesi altında yaşananlar ise, o zaman şu soruyu sormak isterim:
T.D. okuduğu kuran ve aldığı islam eğitimine göre yanlış bulmuyormuydu bu hareketleri veya davranışları?Neden o zaman islam karşıtı olmadı da bu yanlışları göre göre eğitimine devam etti?
Sorularım kesinlikle samimi sorulardır.Kimseyi inancından dolayı ve inanmamasından dolayı rencide etmek istemem.Kimselere bağlı ve bir şey ispatlama çabası içinde değilim. Bu dünyada kim ne olursa olsun hepimizin sevgi ve saygı çerçevesi içinde, mutlu ve barış içinde yaşayabileceğimizi biliyorum.Sorularım sadece bilgilenmek adınadır.
Bu arada aspartam ve aragonn a selamlar.yazılarını beğenerek okuyorum.
---Etrafınızda ne oluyorsa sorgulayın, araştırın, okuyun...---
aspartam'ı ben de severim, o da beni sever :D ama sen aspartamın hadis konusuna yaklaşımı biliyor musun? aspartam bir kuran müslümanıdır, dahası mantığını herşey için kullanır(kuran dahil), ayrıca çocuğu olunca sünnet ettirmiyecekmiş, ne de olsa sünnetlere inancı yok, bunlara ne diyorsun?
İnanç değişikliklerinin genç yaşlarda olması gerektiği gibi bir durum yok. Erişkin yaşamın her hangi bir evresinde inanç değişikliği olması mümkün. İleri yaşlarda insanlar hayatı daha bir sorgularlar bazen. Ancak afrklı yönlerde geçişler olabilir. Müslümanlıktan hıristiyanlığa veya ateizme olabildiği gibi ateizmden, hıristiyanlığa veya islama geçiş de olabilir. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Aslında yaşlanmakla artan ölüm korkusu nedeniyle dinlere bağlılığın ve ateizmden dinlere geçişin daha sık rastlandığını söyleyebiliriz. Bu nedenle Turan Dursun'un ki büyük bir cesarettir. Şu bakımdan ki ölümün yaklaştığını bilmesine rağmen ateizme geçmiştir ki ateizm ölüm karşısında insanın aciz olduğunun kabullendiği, öteki dünyaya inanmayan dolayısıyla özellikle yaşıların kabul etmek istemedikleri bir felsefedir. Bu nedenle Turan Dursun'un geçisi takdire şayandır.
Bu geçişte hangi faktörlerin rol oynadığı ise en yukarıdaki "TANIYALIM" linkinde sanırım yeterli düzeyde yazılıyor.
savunma mekanizması yaratırken genelde gerçek olmayan şeylerden destek alınır. okullarda da bunun böyle olduğu öğretiliyor. bugünlerde gerçeklerden savunma mekanizması nasıl yaratılırı çalışıyorum kendi üzerimde. denedim oldu. biz ateistlerin zaman zaman depresif zamanları olması doğaldır. ölümlü bir hayatı yaşamak zaman zaman zor oluyor, biz de sevdiklerimiz de ölecek, bunu biliyoruz, bu bile tek başına ağırdır. gerçeklerle yola çıktığımızda gerçekten savunma mekanizmaları bulmakta zorlanırız, çünkü gerçeklerin tam desteğini alarak savunma mekanizması kurmak zordur. uzun süredir bunu yapmaya çalışıyordum, en sonunda oldu. bunun için çok fazla şeyle yüzleşmek gerekir. arasıra azgınlıklarımdan ötürü soruyorlar bana " kız kardeşin olsa böyle bir erkekle olmasına ne derdin" gibi, işte bu tür sorular sorduklarında bu sorudan kaçmak yerine sanal bir kız kardeş yaratıp ona yavşayan erkeği dövmeyip sövmeyip sevmeye çalışıyorum, o adamın içindeki beni görüp onu seviyorum, kız kardeşimi de seviyorum, hatta ikisini yanyana koyup ikisini birden seviyorum. bu verdiğim örnek devede kulak tüyü. ama ateist olarak savunma mekanizması bulmak için gerçekleri olduğu gibi yüzlemek ardından akıllıca çıkarımlar yapmak gerekiyor olay ve durumlardan. bizim için de islamın gösterdiği yol çok kolay bir yol olurdu aslında. ama bunu seçemeyecek kadar vicdanlı ve akıllıyız. ateism bazı ülkelerde oldukça kurumlaşmış, bu ülkelerde bir ateistin manevi bütünlüğü bozulmadan yaşaması için çok kaynak bulunabiliyor. ben depresif zamanlarımı siteyle paylaşıyorum genelde, burada benimle aynı kaygıyı duyan ateistler üzerimdeki ağırlığı alıyorlar, o yüzden coşa gelip siz benim herşeyimsiniz diyorum. bir de şu hayalimin sarışınını bulursam ne ala bana, onun dışındaki herşey güzel zaten(yolunda gidiyor yani)
konuşuruz daha yaw, konuşuruz anlaşırız, iletişim kurarız...
o kadar basit olmayabiliyor denklemler, islam mislam, bize daha iyi masallar getirin eleştirecek..
Unbeliever
02-12-2005, 12:21
Herkesin düşüncesine saygım var.Ana sayfada shout box a da yazdım bu düşüncelerimi.Aspartam ın fikirleri bana gerçektende mantıklı geliyor.neden mi?Çünkü gerçektende Kuran anlaşılmasın diye yazılmamış bilakis açıkça belirtiyor ne kadar yalın bir dili olduğunu ve anlamanın kolay olduğunu.Bu konuda aspartam ile hemen hemen aynı fikirdeyim.Tabii ki Kuran a uygun ve öğretileri ile örtüşen hadisleri okumak öğrenmek ve hayatımızın belli dönemlerinde uygulamak kendi açımızdan uygun olabilir.Ancak galiba Mutezile idi tam hatırlayamıyorum ama birisi bir hadis kitabından alıntı yapmıştı şöyle idi: "allah peygamberlerine inanmaları için baldırını açıp gösterdi" ve "allah iki elini omuzlarımın arasına koydu, ellerinin soğukluğunu kalbimde hissetim" falan gibi şeylerdi.Bu tip hadislerin yanlış olabileceğini ve hatta insanları yanlışa, küfüre, allahı bir insan suretine sokup onunda bir insan gibi hisleri, düşünceleri ve yanılgıları olabileceğini düşünmelerine sevk edebilir.Sonuçta Aspartam ın belirttiği gibi bende, gerçekten en sıhhi olduğunu düşündüğüm Kuran-ı Kerim i, (kendi açımdan) bir yol gösterici, doğrulayıcı ve güzel ahlak sahibi bir insan (yanlış anlaşılmasın her müslüman geçinen de olamayacağı gibi, inanmayan biri de olmayabilir) olabilmemi sağlayacağını düşündüğüm için "Kullanma Kılavuzu" olmadan okudum.Gerçekleri ise düşünerek, sorgulayarak, hayatı anlamaya çalışarak buldum.Bu arada aspartam ın sünnet olayı ile alakalı yaptığı şey kendini ilgilendirir.Adı üstünde sünnet.Yapmak farz değil.Farz olsaydı eminim ki bu farz diye kitapta yazardı.
Sevgili Usrenin,
Bende çoğu zaman eşimin, biricik oğlumun, ve yakın akrabalarımın öldüklerini ve (allah korusun) bu durumda ne hale gelebileceğimi düşünürüm.Buradaki savunma mekanizması bende mantıksal yönden "Doğanın kanunu bu, canlı olan herşey bir gün mutlaka nihayete erecektir", manevi yönden ise "Herşeye kendinden bir can veren allah, elbet birgün emanetini bizden alacaktır.Nasıl bu dünyaya gelirken sorgulama şansımız yoksa ve öyle uygun görüldüyse, ölürkende sorgulama ve kabullen" şeklinde gelişti.Çevremde bir sürü tanıdığım, sevdiğim, değer verdiğim insan bu dünyadan göçtü.Çoğu zaman gözlerimden bir kaç damla yaş haricinde, yukarıda yazdıklarımı "Ölümle ilgili felsefem" olduğu için, uzun süreli bir yas dönemi geçirmedim.Çünkü hayat devam ediyor ve edecek. ""arasıra azgınlıklarımdan ötürü soruyorlar bana " kız kardeşin olsa böyle bir erkekle olmasına ne derdin" gibi, işte bu tür sorular sorduklarında bu sorudan kaçmak yerine sanal bir kız kardeş yaratıp ona yavşayan erkeği dövmeyip sövmeyip sevmeye çalışıyorum, o adamın içindeki beni görüp onu seviyorum, kız kardeşimi de seviyorum, hatta ikisini yanyana koyup ikisini birden seviyorum."" demişsin.Konfiçyüs'ün bir sözü vardır; "herkes kendi kapısının önünü temizlese, bütün sokak tertemiz olur" gibi birşeydi.Burada demek istediğim, EMPATİ.Bu dünyada ki herkes (ki imkansız) empati yapsa, gerçekten yaşanır hale gelir bu gezegen.Yalan mı?
Sevgili Cem,
Dediklerine katılıyorum, ancak ilk yazımda yazdıklarım tamamen kendi yaşadıklarım ve çevremdeki olayların bir analizi idi.""Aslında yaşlanmakla artan ölüm korkusu nedeniyle dinlere bağlılığın ve ateizmden dinlere geçişin daha sık rastlandığını söyleyebiliriz. Bu nedenle Turan Dursun'un ki büyük bir cesarettir. Şu bakımdan ki ölümün yaklaştığını bilmesine rağmen ateizme geçmiştir ki ateizm ölüm karşısında insanın aciz olduğunun kabullendiği, öteki dünyaya inanmayan dolayısıyla özellikle yaşıların kabul etmek istemedikleri bir felsefedir. Bu nedenle Turan Dursun'un geçisi takdire şayandır."" demişsin.Cesaret eğer islamiyetten ateism e geçebilmekse, o zaman ateismden islamiyete geçiş bence daha büyük bir cesaret.Çünkü örnek olarak; doğduğu andan aklı kemale erene kadar bir insan evladına -özellikle islamiyetin hakim olduğu ülkelerde- islam felsefesi ve kuran uygulamaları öğretilir.Bunun sonucunda akıl kemale erince kişi elbet okur, sorgular, anlamaya çalışır ve bu dönem hayatının belki ilk evrelerinde yahut sonuna kadar devam edebilir.Bu kişiden kişiye değişir.Ancak inançla yetişen bir kimsenin belli bir olay, bir yaşanmışlık sonucunda oluşmuş bir isyan ile dinden soğuması ve hatta çıkması daha kolaydır.Çünkü isyan ve inkar insan doğasında olan birşeydir.Her insan, inansın veya inanmasın hayatının belli dönemlerinde allah a veya sisteme isyan etmiştir.Bazı zorluklar karşısında isyan etmek en kolay yoldur.Önemli olan bu isyan veya inkar olgusunun başlangıç noktasını bulup, değiştirmek veya baştan önlemini almaya çalışmaktır. Kısacası, inanmayan, isyan ederek ateismi seçen bir insanın tekrar aynı değerleri kabullenip dine dönmesi ve daha da fazla uygulamaya çalışması bence takdire şayandır :D ...diye düşünüyorum nacizane....
Sevgi ve saygılarımla....
---Etrafınızda ne oluyorsa sorgulayın, araştırın, okuyun...---