02-12-2005, 01:20
"İnsanın biyolojik evrimi neden durma noktasına gelmiştir?" sorusunun bir açılıma ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum. Ancak, bundan önce, aşağıdaki satır hakkında bir iki kelime söylemek istiyorum:
"...
Gerçi birtakım hastalıklara, çevre ve hava kirliliğine uyum kurma ihtiyacı hâlâ genetik değişimlere ya da mutasyonlara yol açabilir.
..."
Mutasyonlar her zaman oluyor. Bilim sayesinde yaşamı olumsuz yönde etkileyebilecek mutasyona sahip insanlar yaşama, genlerini bir sonraki nesile aktarma imkanı da buluyorlar. Yukarıdaki cümleyi bilimsel olarak doğru bulmuyorum.
Gelelim insanın biyolojik evriminin durma noktasına gelme konusuna:
Unutmayalım ki, insanın ortaya çıkışından bu yana geçen süre, ve özellikle de uygarlıktan bu yana geçen süre, o kadar kısadır ki, bu kısacık süreye bakarak insanın biyolojik evrimi durma noktasına gelmiştir savını ileri sürmeyi fazlasıyla iddialı buluyorum. (Daha insanın en son akrabası olan Neandertahlleri 20-25 bin yıl öce yeryüzünden sildik)
Aslında durma noktasına gelen evrim değil "doğal seleksiyon" un kendisi. Darwin doğal seleksiyonu temel itici güç olarak görüyor olabilir, ancak içinde bulunduğumuz bilimsel düzeyde, doğal seleksiyon yerini "bilinçli seleksiyona" (dolayısıyla da doğal döllenme de yerini yapay döllenmeye :)) bırakacak gibi görünüyor. İlk başlarda yumurta ve spermler genetik özelliklerine göre (daha sağlıklı olanlar, daha uyumlu bir birleşme yapabilecek olanlar vs vs) seçilirken, teknik ilerledikçe bu sürece daha fazla müdahalelerde bulunacak, sarışın anne babaların, esmer bebekleri vs. olabilecektir. Gen seçimi, eklenmesi veya değiştirilmesi sayesinde "günün modasına" çok daha uygun, çok daha yartıcı özelliklere sahip bebeklerin doğması mümkün olabilecektır. Bunun da ötesinde, kadının fiziksel özellikleri nedeniyle, doğurulamayacak kadar büyük başlı olan bebekler, dışsal hamilelik sayesinde dünyaya getirilmesi mümkün olabilecektir.
Özetle, insan için doğal seleksiyonun sonu gelmiş olabilir ama evrimin değil. Hatta, bu yeni sürecin evrimin hızını geçmişle karşılaştırılmayacak kadar arttıracağını düşünüyorum.
"...
Gerçi birtakım hastalıklara, çevre ve hava kirliliğine uyum kurma ihtiyacı hâlâ genetik değişimlere ya da mutasyonlara yol açabilir.
..."
Mutasyonlar her zaman oluyor. Bilim sayesinde yaşamı olumsuz yönde etkileyebilecek mutasyona sahip insanlar yaşama, genlerini bir sonraki nesile aktarma imkanı da buluyorlar. Yukarıdaki cümleyi bilimsel olarak doğru bulmuyorum.
Gelelim insanın biyolojik evriminin durma noktasına gelme konusuna:
Unutmayalım ki, insanın ortaya çıkışından bu yana geçen süre, ve özellikle de uygarlıktan bu yana geçen süre, o kadar kısadır ki, bu kısacık süreye bakarak insanın biyolojik evrimi durma noktasına gelmiştir savını ileri sürmeyi fazlasıyla iddialı buluyorum. (Daha insanın en son akrabası olan Neandertahlleri 20-25 bin yıl öce yeryüzünden sildik)
Aslında durma noktasına gelen evrim değil "doğal seleksiyon" un kendisi. Darwin doğal seleksiyonu temel itici güç olarak görüyor olabilir, ancak içinde bulunduğumuz bilimsel düzeyde, doğal seleksiyon yerini "bilinçli seleksiyona" (dolayısıyla da doğal döllenme de yerini yapay döllenmeye :)) bırakacak gibi görünüyor. İlk başlarda yumurta ve spermler genetik özelliklerine göre (daha sağlıklı olanlar, daha uyumlu bir birleşme yapabilecek olanlar vs vs) seçilirken, teknik ilerledikçe bu sürece daha fazla müdahalelerde bulunacak, sarışın anne babaların, esmer bebekleri vs. olabilecektir. Gen seçimi, eklenmesi veya değiştirilmesi sayesinde "günün modasına" çok daha uygun, çok daha yartıcı özelliklere sahip bebeklerin doğması mümkün olabilecektır. Bunun da ötesinde, kadının fiziksel özellikleri nedeniyle, doğurulamayacak kadar büyük başlı olan bebekler, dışsal hamilelik sayesinde dünyaya getirilmesi mümkün olabilecektir.
Özetle, insan için doğal seleksiyonun sonu gelmiş olabilir ama evrimin değil. Hatta, bu yeni sürecin evrimin hızını geçmişle karşılaştırılmayacak kadar arttıracağını düşünüyorum.