Orijinalini görmek için tıklayınız : Stalİn'İn sÜrtÜklerİ
ozgur_beyin
13-09-2009, 17:02
rusya hapishaneleri hırsızlarla uğursuzlarla(rejime göre) doludur.zaman 40lı yıllardır
dünya sıkıntılı günler yaşamaktadır. avrupada hitler adlı karabulut dolaşmaktadır. hitlerin ne menem manyak olduğunu aklına bile getirmeyen
büyük devrim mücahidi stalin hitleri destekleme anlaşmaları yapmaktadır
(bu anlaşma daha yeni gün ışığına çıktı)
amacı şudur stalin'in hitler avrupaya saldırırsa avrupa ve almanya zayıflayacak
rusyaya tehdit olmayacaktır.
ama stalinin önsezileri yanlış çıkacak ve hitler rusyaya saldıracak ve rusya
ummadığı bir olayla yüzyüze kalacaktı.
yeterince asker yoktu bu yüzden stalin ve kurmayları probleme çözüm arıyorduÇÜNKÜ BU ÜNLÜ KAN İÇİCİ devrim mücahidi stalin ülkeyi zaten bir açıkhava hapishanesine çevirmişti . muhalif olan kedi miyavlamasına bile tahammülü yoktu.gulag takımadaları revaçta. hasteneler bu devrim mücahidinin,
hışmına uğramış insanlarla dolmuştu.
işte bu durumda akla gelen şuydu.
hapisteki hırsızlar ve uğrular askerlik yapma koşuluyla affedilecek ve stalinin ordusuna asker yazılacaktı.
çoğu hırsız bu teklifi kabul etti. etmeyenler( azda olsa) stalinin çiğerini biliyordu.
askere yazılan hırsızların adı stalinin sürtükleriydi (вертихвостка )
savaştılar öteki diktatöre (hitler) karşı ölen öldü kalan sağlar yine hapishanelrin oldu. çünkü stalin sözünü tutmadı ve sürtüklerini yine hapishanelre tıktıve bu zavallılar hep stalinin sürtükleri olarak kaldılar
Mutezile
13-09-2009, 22:56
Şu an cezaevlerinde 115 000 tutuklu ve mahkum var. Hınca hınç dolu her yer..Yer yataklarında dönüşümlü yatıyor mahkumlar. Koşullar insanlıkdışı.
Hadi sürtük demeyelimde; bu tayfayı üretimde, işgücü olarak kullanmayı teklif etse hükümet (ağır cezalıklar hariç) iki tarafta bundan kazanabilir. Mahkum katma değer üretir, cezaevleri azıcık ferahlar..
Bu çözümsüzlük siyaseti, insanlık dışı hapishane şartlarının devamına göz yummaktan başka bir şey yapmıyor...
Şu an cezaevlerinde 115 000 tutuklu ve mahkum var.
Mutezile Rusya'dan mı bahsediyorsun?
Mutezile
13-09-2009, 23:41
Türkiye cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü sayısı 120 000'lere doğru tırıs gitmekte KC..
Rusya'nın 2000li yılların başında bir Af ile yüzbinlerce mahkumu saldığını okumuştum bir süre önce..
Amerikada mahkum sayısı 2,3 milyon, Rusyada da genelde bir kaç yüzbinlerle ifade ediliyor.
İngilterede 78 bin diye hatırlıyorum.. Ama bizdeki mahkum sayısı ceza ve tutuk evlerinin kapasitesini kat be kat aşmakta..
Tekstilci bir dostum çekten yatmakta, trajediyi bizzat yaşayarak anlatıyor.
Rusyadan bahsettiğini sandım da o yüzden şaşırdım biraz.
Çünkü bildiğim kadarıyla orada mahkumları iş gücü olarak kullanıyorlar(dı) değişmediyse adet.
Mutezile
13-09-2009, 23:55
Ölü Evinden Anılarda sevgili dostoyevski 4 yıllık sibirya mahkumiyetini olağanüstü bir güzellikte anlatmakta ve KC'nin önermesini de doğrulamakta zaten..
Üretime yönelik cezaevleri zaten Türkiye'de var. Ancak ne derece yaygın ve yaygınlaşmasının önünde ne gibi engeller var bilmiyorum.
Örneğin Dalaman cezaevi böyle cezaevlerinden. Ağıllar, kümesler ve narenciye bahçeleri var. Mahkumlar bunlarla uğraşıyor. Hatta cezaevinin anayol kenarında bir de restoranı var halka açık. Mahkumların besleyip büyüttüğü piliçler, pilav, cezaevi ineklerinden elde edilen sütlerden ise sütlaç sunuluyor müşterilere. Yolunuz Dalaman'a düşerse uğrayabilirsiniz.
ozgur_beyin'in anlattıkları ise sosyalizmin (bolşevik), insan hakları ve liberal değerler olmaksızın arzulanan bir rejim olamayacağını çok güzel gösteriyor. Arzulanan bir toplumsal düzen üretim paylaşımında sosyalizasyon ve eşitlikle birlikte mutlak olarak evrensel insan hakları, çoğulculuk ve liberal özgürlükleri de içermeli.
güneşinzaptıyakın
14-09-2009, 12:08
................
ozgur_beyin'in anlattıkları ise sosyalizmin (bolşevik), insan hakları ve liberal değerler olmaksızın arzulanan bir rejim olamayacağını çok güzel gösteriyor. Arzulanan bir toplumsal düzen üretim paylaşımında sosyalizasyon ve eşitlikle birlikte mutlak olarak evrensel insan hakları, çoğulculuk ve liberal özgürlükleri de içermeli. Bahsettiğin Marks'izm de sosyalist demokrasi olarak adlandırılan bir dönemdir, içinde liberal ekonomiyi barındırır ve devlet kurumunun ortadan kalkması ile komünizm'e evrilir. Kaldı ki küçük burjuva bakış açısı ile bilimsel ideolojik tahlil yapmak yanıltıcıdır ve objektiflikten uzaktır. Arzuladığın toplum ile bilimsel sosyalizm arasında liberal kapitalist ideoloji dışında pek bir fark yok aslında... Sosyalizm'in içine liberalizm'i sokarsak onun adı sağcı sosyal demokrat siyaseti olur zaten, sosyalist devlet'te İnsan hakları, burjuva devletten daha fazladır çünkü ezen sınıfı ortadan kaldırıp sınıfsız bir toplum yaratarak, en basit İnsan hakkı olan sömürülmemeyi garantileyerek zaten işe baştan başlamıştır. Feodaliteden kalan ataerkil düzeni lagvederek kadını gerçek anlamda İnsan statüsüne yükselterek eşit temsil ve yönetimde yer vererek, İnsan haklarına en başından başlayarak daha ileri olduğunu kanıtlar, rejim karşıtlarını tasviye ederken yaşananlar elbette en liberal ve özgür ABD'deki rejim karşıtlarına uygulananlardan daha iyi olacaktır diye bir kural tanımaz. Konunun özündeki şartların kötü olduğu cezaevleri gerçeğini birde bizim cezaevlerine gidip görün bakalım, yapılan soğuk savaş edebiyatı üzerinden siyaset pek İnsani değildir kanaatimce... SSCB'yi tek örnek ve yön olarak sosyalizm'e kılavuz advetmek bilimsel bir eleştiriden uzaklaşmaktır, bir ideolojiyi ancak kendi içindeki çelişkileri ile çürütebilirsiniz, tıpkı bu site'de İslam'ın yine kendi argümanları ile eleştirilmesi gibi. Stalinist değilim, o dönemde bir çok hatanında yapıldığını biliyorum, fakat özellikle bu ve benzeri konular üzerinden ne kadar adam öldürüldü geyiği yapılırsa karşılarına da o kadar adam öldürdükleri gerçeği çıkar ki buda kayıkçı kavgasından öteye gidemez...
ozgur_beyin
14-09-2009, 12:16
sevgili arkadaşlar, bu yazdıklarım bir hapishane tenkidi değildir. bu bir durumdur.
eğer tesbit yahut tenkit olması için soljenitsinden daha büyük bir kalem olmam gerekirdi.
soljenitsin bu tenkidi ''ivan denisoviçin bir günü'' adlı kitabında yapmıştı.
stalin 53te takla olunca bu sürtüklere ve diğerlerine af çıktı.
esas önemli bilgi şu bu hapisten çıkan ayak ve hırsız takımı bugünde devam eden rus mafyasının temelini attılar.
beni çok etkilemiş bir anekdot daha
stalin rahmeti rahmana kavuştuktan sonra '' gül kokulu stalinimin'' ölüsünü görmek isteyen beyni yıkanıp, aldatılmış insanlar arasında 1000 den fazla insan ezilerek ölmüş
ve peygamberleriyle beraber cennneti alaya yükselip kızıl bayrak altında birleşmişlerdir
güneşinzaptıyakın
14-09-2009, 13:29
sevgili arkadaşlar, bu yazdıklarım bir hapishane tenkidi değildir. bu bir durumdur.
eğer tesbit yahut tenkit olması için soljenitsinden daha büyük bir kalem olmam gerekirdi.
soljenitsin bu tenkidi ''ivan denisoviçin bir günü'' adlı kitabında yapmıştı.
stalin 53te takla olunca bu sürtüklere ve diğerlerine af çıktı.
esas önemli bilgi şu bu hapisten çıkan ayak ve hırsız takımı bugünde devam eden rus mafyasının temelini attılar.
beni çok etkilemiş bir anekdot daha
stalin rahmeti rahmana kavuştuktan sonra '' gül kokulu stalinimin'' ölüsünü görmek isteyen beyni yıkanıp, aldatılmış insanlar arasında 1000 den fazla insan ezilerek ölmüş
ve peygamberleriyle beraber cennneti alaya yükselip kızıl bayrak altında birleşmişlerdir Diyarbakır cezaevide bir durumdur ve bir ideoloji adına işlenen işkencelerin ve kıyımın durumudur, ulucanlarda bir durumdur, guantanamoda bir durumdur, ebu garih de bir durumdur vb gibi karşılıklı bir çok durum ortaya konabilir. Sorun ortaya konan durumun evrilme şeklidir, ''ivan denisoviçin bir günü'' kitabını okudum ve ordan hareketle çekilen filminide seyrettim, benzer şekilde kapitalizm adı altında yaşanan bir çok dram hakkında kitaplar okudum ve filmler seyrettim, tekrarlıyorum sorun durumun evrilme şekli ve evrildiği noktanın yanlış bir üslupla tenkit ediliyor olmasıdır. Stalinizm'in nasıl totaliter bir rejime dönüştüğünü tartışalım, toplum adına nasıl diktatör olunuru tartışalım, hatta tarihten örneklerle yapalım sakınmadan düşüncemizi ama bunu kayıkçı kavgası mantığıyla yapmayalım lütfen... Kişilerle değil fikirlerle mücadele edelim mümkünse...
Mutezile
14-09-2009, 22:24
Dalaman cezaevi, açık cezaevidir. Açık cezaevlerindeki mahkum sayısı Türkiyede son derece kısıtlı olup genellikle tahliyesine az süresi kalmış olan mahkumlar (sıklıkla 1 yıldan az) üretimde yer alabilmektedir.
Ödenen bedel son derece komik rakamlardır. Pide ustası 95 ytl + sigorta almakta örneğin.
Burada iyileştirecek çok nokta olduğu gibi açık cezaevi olgusu yaygınlaştırılmalı; özellikle denetimli serbestlik şu anki kıstlı durumunun ötesine geçebilmeli, etkinleştirilmeli ve çok yaygınlaştırılmalı.
Maltepe açık; Silivri Açık cezaevleri de bunun başka örnekleridir.
Açık & Yarı açık cezaevleri Genel mahkum adedi ile kıyaslanmayacak oranda önemsiz bir yekunu barındırmakta olduğundan Türkiye cezaevleri dikişlerinden patlamak üzeredir.
İstinaf mahkemeleri meselesi ise ayrı bir yara.. Hala ne teşkilatı, ne binası hazır. Ne de görev alanı sarih. Bir keşmekeştir gidiyor güzel ülkemde.
Soljenitsin, Hitler hayranı ve fanatik sosyalizm düşmanıdır. Militan bir faşistin sözleri ile Stalini eleştirmek subjektif bir tercihtir.
Soljenitsin hakkında birkaç not;
1976 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1976)´da Amerika Birleşik Devletleri (http://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri)´ne yerleşti.
Bu dönemde Soljenitsin Vietnam (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vietnam)'a Amerikan müdahalesini deslekledi, Vietnemda Amerikalı tutsakların köleştirildiğini iddia etti.
1974 Portekiz (http://tr.wikipedia.org/wiki/Portekiz) Devrimi'ne karşı Amerika (http://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika)'nın müdahale etmesi gerektiğini savundu.
ABD (http://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri) ve Sovyetler Birliği (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sovyet_Sosyalist_Cumhuriyetler_Birli%C4%9Fi) barışı hakkında yazan Amerikalı yazarları eleştirdi.
Diğer yandan sovyetlerbirliği devlet arşivini halka açmış. 2. dünya savaşı öncesi sırası ve sonrası yaşananlar kayıtları ile ortada.
Hala Stalin düşmanlığı yapmak fanatik taraftarlıktır.
Sarı Zeybek
25-09-2009, 03:37
[QUOTE=saroz;238214]Soljenitsin, Hitler hayranı ve fanatik sosyalizm düşmanıdır. Militan bir faşistin sözleri ile Stalini eleştirmek subjektif bir tercihtir.
QUOTE]
Ortada ölen milyonlar varken kalkıp karşı düşünceye Faşist damgası atmakta ne komik değilmi ?
Hitler hayranı olan tek o mu, Stalinde anlaşmadımı Hitlerle. ?
Evet, Stalin ile Hitler arasındaki anlaşmalara ne diyeceğiz? (Dün bütün günümü Troçkistlerle geçirdim, Stalincileri yerden yere vurdular.)
Sarı Zeybek
25-09-2009, 13:25
Evet, Stalin ile Hitler arasındaki anlaşmalara ne diyeceğiz? (Dün bütün günümü Troçkistlerle geçirdim, Stalincileri yerden yere vurdular.)
Zaman kaybı olmuş senin için.Önce o troçkistler ingiltere olmasa rusyaya ulaşabilirmiydi, tren yolda niye hiç durdurulmadan rusyaya ulaştı onun hesabını versin.
Dünya üzerinde yahudi varlığı tehlikeye düşmeden marksizm diye bir olgunun canlanması mümkün değildir.
Zaman kaybı olmuş senin için.Önce o troçkistler ingiltere olmasa rusyaya ulaşabilirmiydi, tren yolda niye hiç durdurulmadan rusyaya ulaştı onun hesabını versin.
Dünya üzerinde yahudi varlığı tehlikeye düşmeden marksizm diye bir olgunun canlanması mümkün değildir.Bu laflar bana nereden tanıdık geliyor acaba... :loco:
[QUOTE=saroz;238214]Soljenitsin, Hitler hayranı ve fanatik sosyalizm düşmanıdır. Militan bir faşistin sözleri ile Stalini eleştirmek subjektif bir tercihtir.
QUOTE]
Ortada ölen milyonlar varken kalkıp karşı düşünceye Faşist damgası atmakta ne komik değilmi ?
Hitler hayranı olan tek o mu, Stalinde anlaşmadımı Hitlerle. ?
Sayın sarızeybek, ortada ölen milyonlar yok diye bas bas bağırıyorum. yazımı okursanız sovyetler birliği arşivi açıldıktan sonra tüm olaylar ayrıntıları ile anlatılmıştır.
Stalinin ne katliamları ne ölüm kampları vardır. hepsi uydurmadır.
Stalin, kendisine saldıracağını bildiği hitlerle saldırmazlık anlaşması yaptı. emperyalist paylaşım değil. Savunma yapmak için zaman kazanmak amacındaydı Stalin.
Üstelik bu anlaşmadan önce defalarca ingiltere ve fransaya hitler almanyasına karşı müttefiklik önerdi stalin. fakat bu iki ülke de yanıt bile vermediler. Stalin de savunma yapabilmek için zaman kazanmak zorundaydı. ve politik yeteneği sayesinde japonya ile alman ittifakını bile bozmayı başaran diplomatik bir strateji ile saldırmazlık anlaşması yaptı.
nitekim saldırdı da hitler almanyası. bu zaman kazanılmasaydı sovyet halkları 20 milyon insan kaybetmesine rağmen kazanamazdı bu savaşı daha büyük kayıplarla yenilebilirdi.
Zaman kaybı olmuş senin için.Önce o troçkistler ingiltere olmasa rusyaya ulaşabilirmiydi, tren yolda niye hiç durdurulmadan rusyaya ulaştı onun hesabını versin.
Dünya üzerinde yahudi varlığı tehlikeye düşmeden marksizm diye bir olgunun canlanması mümkün değildir.
son cümle tamamen bilimdışı ve dincilerin akıldışı safsatalarıdır.
Sarı Zeybek
25-09-2009, 15:32
son cümle tamamen bilimdışı ve dincilerin akıldışı safsatalarıdır.
Marksizm bir bilimmidir ki anti tez bilim dışı olsun.
Sarı Zeybek
25-09-2009, 15:33
Bu laflar bana nereden tanıdık geliyor acaba... :loco:
Aradığın kişi burda.
http://www.uluturkculuk.com/
ozgur_beyin
25-09-2009, 17:18
yahu arkadaşlarneyi tartıştığınızı anlamadım .yoksa anlatmaya çalıştığınız aşağıdaki fıkra
durumumu
Bir gece vatandaş kümesten tavuk civciv ve yumurta çalarken jandarma tarafından suçüstü yakalanır kümes sahibi şikayetçi olur ve adam hakim karşısına çıkarılır. Anlat der hakim. sanık ben avukatımı bekleyeceğim savunmamı onunla beraber yapacağım der. Hakim
-Evladım bir koltuğunda tavuklar, bir koltuğunda horozlar, bir cebinde civciv diğerinde yumurta varken almış jandarma seni avukat ne diyecek duruma!!!
Adam cevap verir
- Ben de onu merak ediyorum hakim bey
Marksizm bir bilimmidir ki anti tez bilim dışı olsun.
Marksizm bir bilimdir. Hemde antik yunan felsefesi ile başlayan toplumbilimin tüm birikimlerini içinde sentezleyen, pozitif bilimlerle desteklenmiş en gelişmiş toplumbilimdir.
Bu nedenle marksizmi eleştirirken bilimsel literatür kullanılmak zorunludur.
yahu arkadaşlarneyi tartıştığınızı anlamadım .yoksa anlatmaya çalıştığınız aşağıdaki fıkra
durumumu
Bir gece vatandaş kümesten tavuk civciv ve yumurta çalarken jandarma tarafından suçüstü yakalanır kümes sahibi şikayetçi olur ve adam hakim karşısına çıkarılır. Anlat der hakim. sanık ben avukatımı bekleyeceğim savunmamı onunla beraber yapacağım der. Hakim
-Evladım bir koltuğunda tavuklar, bir koltuğunda horozlar, bir cebinde civciv diğerinde yumurta varken almış jandarma seni avukat ne diyecek duruma!!!
Adam cevap verir
- Ben de onu merak ediyorum hakim bey
Evet ne kadar kanıt getirirsen getir dediğim dedik diyorsun.
Yalanlara inanmak elbette özgürce tercih edebileceğin bir şey.
Aradığın kişi burda.
http://www.uluturkculuk.com/O zaman kesinlikle birbirinize benziyorsunuz! Klonlanmış koyunlar gibi. Stalinci değilim ama Türkçü hiç değilim.
evrensel-insan
25-09-2009, 17:39
Saygideger saroz;
Marxizm; Felsefenin varlik konusuna bakan metafizik dalinin materyalist ideolojisinin; etiksel dalda; sosyal-siyasal-toplumsal duzen ve sistem kurma konusundaki diyalektik icerikli bir ideolojisidir. Tum ideolojiler de; ayrimci, erksel, cikarci, guc-iktidar ve otorite yanlisi inancsal dogrusallardan bir dogrudur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sarı Zeybek
25-09-2009, 17:45
Marksizm bir bilimdir. Hemde antik yunan felsefesi ile başlayan toplumbilimin tüm birikimlerini içinde sentezleyen, pozitif bilimlerle desteklenmiş en gelişmiş toplumbilimdir.
Bu nedenle marksizmi eleştirirken bilimsel literatür kullanılmak zorunludur.
Marksizmin bilim olduğunu dünya üzerinde kimse kanıtlayamaz. Buna marks ve engelsde dahildir.
Yurdum marksistleri ise hiç felsefe bilmez. Klasik copy/pastedir. Bu kopyaların yapılış amacı ve sebebi ise eskilere dayanır.
Sarı Zeybek
25-09-2009, 17:46
O zaman kesinlikle birbirinize benziyorsunuz! Klonlanmış koyunlar gibi. Stalinci değilim ama Türkçü hiç değilim.
Onunla siyaset felsefesinde net üzerinde kim tartışabilir. ?
Onunla siyaset felsefesinde net üzerinde kim tartışabilir. ?Akhenaton'dan bahsediyorsak "O'nunla" tartışmaya gerek yok ki. Vakit gazetesi gibi bir adam o. Dincilik yerine ırkçılık oynuyo.
Sarı Zeybek
25-09-2009, 17:56
Akhenaton'dan bahsediyorsak "O'nunla" tartışmaya gerek yok ki. Vakit gazetesi gibi bir adam o. Dincilik yerine ırkçılık oynuyo.
Dünyayı analiz edemiyorsan bu akhenatonun sorunu değil, senin sorunun olmalı. Batı argümaları ile düşünmeyi bırakıp doğununda argümanları olduğunu incelemeye başladığını ve emperyalizmin Globalleşmesi ve doğu batı savaşlarının kilit noktası Türk insanı devleti olduğunu kavramadan anlaman zor tabi. Bu forumda hiç bir siyaset bilimi başlığı göremedim , varsa göster. Dünyayı takip etmek önemli, buna Romada Justum bellum denirdi. Anti-tez daima düşmandır.
Onunla siyaset felsefesinde net üzerinde kim tartışabilir. ?
Ben tartışmış, onu eşek sudan gelinceye kadar, pardon öyle değildi, sudan çıkmış balığa çevirmiştim. En sonunda tartışmayı terkedip kaçmak zorunda kalmıştı. :lol:
evrensel-insan
25-09-2009, 19:28
Saygideger Sari Zeybek;
Akhenaton; evrensel-insan'in ona verdigi cogu yaniti, cevapsiz birakmistir. Yazilari tararsan; bunu da gorebilirsin.
Saygilarimla;
evrensel-insan
güneşinzaptıyakın
25-09-2009, 20:40
Onunla siyaset felsefesinde net üzerinde kim tartışabilir. ?
Ben tartıştımdı, bir kaçtı baktım buradan çıktı ortaya, o zamanlar Makinalı tüfek tutan kermit avatarı vardı, sarhoşsa dudaklarını yalayan dilber avatarını kullanırdı. Ama en çok zılgıtı maria'dan yemiştir sanırım net aleminde...