Orijinalini görmek için tıklayınız : Marksizm Bilim'midir. ?
Sarı Zeybek
25-09-2009, 17:51
Sorunun cevabını arıyoruz. ?
Sorunun cevabını arıyoruz. ?
dilaver'e sorsan, bilim der, evrensel-insan'a sorsan, ideoloji der. bana sorarsan, bir kefeye koyamam. : )
Sarı Zeybek
25-09-2009, 18:19
dilaver'e sorsan, bilim der, evrensel-insan'a sorsan, ideoloji der. bana sorarsan, bir kefeye koyamam. : )
Bilim diyenleri arenaya bekliyoruz.
evrensel-insan
25-09-2009, 18:20
Saygideger Sari Zeybek;
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5958&page=27
Mesaj 262
Bir seyin bilimsel olabilmesi icin; yanlislanabilmesi gerekir. Bu da dogrulanabilmesini getirir. Evrensel olarak; marxism; ne dogrulanabilir, ne de yanlislanabilir. Cunku dogrulanmasi ancak; ideolojik/inancsal dogrusallarla mumkundur. Dogrularda goreceli ve degiskendir. Ideolojik/inancsal/dogrusal bakis acisina gore de degisir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
akhenaton da geldikten sonra arenaya çıkarsınız. yazacağını yaz, onlar cevap verir. fikirlerini belirtirsen kaliteli bir konu olur.
ozgur_beyin
25-09-2009, 18:23
.... izm le biten hiç bir şey bilim olmaz bir durumu anlatır
Bilim diyenleri arenaya bekliyoruz.
Marksizm bilim değil, bilimseldir.
Aksini iddia edeni Hodri Meydan'a beklerim. :lol:
evrensel-insan
25-09-2009, 19:23
Saygideger pante;
Marksizm bilim değil, bilimseldir.-pante-
Ne acidan bilimsel oldugunu izah edermisin?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Ne acidan bilimsel oldugunu izah edermisin?
kendi bakış açısından. : )
Aksini iddia edeni Hodri Meydan'a beklerim.
Hodri Meydan'da ÖDG'lilere yer yoktur.
Faşistler ve ÖDG'liler giremez. :lol:
http://www.hodrimeydan.net/
evrensel-insan
25-09-2009, 19:35
Saygideger negri;
kendi bakış açısından-negri-
Ozaman hic bilimsel olmaz. Bilimsel bakis acisinin, seni beni olmaz. Aci bellidir ve evrenseldir. Sadece tek olarak insansal/kavramsal degildir, OLUSSAL/ tanrisal ve maddeseldir. Bu da bilimin felsefi yanidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
25-09-2009, 19:39
Saygideger pante;
Hodri Meydan'da ÖDG'lilere yer yoktur.-pante-
Hem oldukca "dikkatsiz" bir site takibin/gozlemin var. Hem de bu "yigitligin onda dokuzu kacmaktir" atasozune uygun bir yanasim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
latife yapmıştım. kendi bakış açısından bilimsel olarak görüyordur. marksizm, bilimsel sosyalizm olarak da adlandırılır. o açıdan söylemiş olabilir.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13045
Bu tür başlıklarda günah çıkartmakla olmaz.
Yazılanları tasvip etsem de yazanı etmem.
evrensel-insan
25-09-2009, 19:48
Saygideger negri;
Cogu ideolojiler; teorilerle karistirilir ve cogu teorilerde pratikte kanitlanmis algilanir. Zaten; bilim, hic bir zaman felsefesiz ele alinamaz. Ama; konu felsefenin hangi dali oldugudur. Marxizm; felsefenin hem metafizik dalinin hem de sosyal-siyasal-toplumsal sistem ve duzeni de iceren etik dalinin ideolojisidir.
Epistemolojik gercekcilik temelinde de; bilimsel degildir. Cunku bilgi; teoriden pratik kanita somut olarak yansimalidir. Eger ortada ideolojik/inancsal bir dogrusalligin algisi varsa; ve biri yansiyana "evet" digeri "hayir" diyorsa; bu bilimsel degildir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
25-09-2009, 19:50
Saygideger pante;
Hem oldukca "dikkatsiz" bir site takibin/gozlemin var.-e.i.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Hem oldukca "dikkatsiz" bir site takibin/gozlemin var.-e.i.
Gerçekten de öyleymiş. :)
Ama öyle hizipçi köşelere değer verip de bakmadığımdan farketmemişim.
Bu durumda bir düzeltme yapalım:
Bu tür başlıklarda günah çıkartmakla olmaz.
Yazılanları tasvip etsem de yazanı etmem.
Yanılmışım. Günah çıkartmak değilmiş. Bilimsel, epistemolojik gözlem raporuymuş.
Yazıyı da, yazanı da tasvip ediyor, kutluyorum. :)
evrensel-insan
25-09-2009, 20:44
Saygideger pante;
Anlayisin icin, tesekkurler.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sarı Zeybek
25-09-2009, 21:48
Tarih sahnesinde Roma İmparatorluğu yönetim anlayışı üç temel özellik üzerine kurulmuştur, -Monarşi-aristokrasi – Demokrasi , aynı düzen içerisinde işlev gören karma bir anlayışa sahiptir. Bu bağlamda günümüz dünya yönetim anlayışı şekil değiştirmiş Roma yönetim biçiminden farksızdır. Sınırsız ve devletsiz bir İmparatorluğun yerini Ulusan Devletlerin yıkılması ile başlayan süreçte Global firmalar almış ve dünya yönetim şekilleri bu firmaların istekleri doğrultusunda son hızla Globalleşmektedir.
Tüm bu ilerlemelerin ışığında tarihe bilimsel yaklaştığını söyleyen Sol gelenekte Sanayi devrimi kavramlarına takılıp kalarak yeni dünya düzenindeki değişimleri algılayamayıp- anlamalayarak dolaylı yoldan Küresel bir Emperyalizme destek vermektedir.
Kapitalizm ve Burjuva sınıfının ortaya çıkmasıyla oluşan Kolonyal emperyalizm ; Roma hükümdarlarının emperyal hırslarıyla köle emeğinin öne çıktığı savaş ve fetih stratejisi uzantılarında efendi – köle sistemini doğurmuştur.Tarım ekonomisine dayanan bir imparatorlukta yeni fetihlerin açlık sorununa çözüm olacağı anlayışı uzun dönemde tam ters etki yaratarak açlık olaylarının baş göstermesine ve imparatorluğun zayıflamasına sebebiyet vererek Feodal yapıların doğmasına sebep olmuştur.
Burda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta , Roma döneminde sınırların büyümesi ve Nüfus artışlarının bir sonucu olarak olarak oluşan Feodal yapılar baskı ve şiddetin bir ürünü olmayıp İnsan doğasının bir sonucudur.Feodal yapıların işleyiş tarzına karşın birkaç münferit olayın haricinde genele yayılmış bir tepki hareketi doğmamıştır.Bu bakımdan Bilimsel Olduğu söylenen Marksist anlayış tarihi yanlış analiz etmiş ve deterministik bir anlayışla Feodal yapıları ve sonrasında oluşacak yapıları doğal sonuçlar olarak değerlendirmeye almıştır.
Fakat yaşanan olaylar doğal değil açlığın bir getirisidir ve köle kesim bu yapılara zorla değil açlığın getirdiği zor koşullar nedeniyle kendiliğinden girmiştir. Bu bağlamda marksizmin din anlayışıda sınırlı bilgiler doğrultusunda hazırlandığı için gerçeklikten oldukça uzaktır.Kaldı ki, Engels bilgilerini yazarken elinde ne Mısır dönemine ait detaylı çalışma nede Anadoluda yaşamış Hitilerin varlığından habersizdir. Hristiyanlık doğal sonuçlardan değil emperyal kült geleneğinden subjektif temellerle oluşturulmuş bir yapıdır.
Romada açlık ve büyümenin sonucu sebepleri sonucundan bağımsız olan feodalizm oluşumu sonrası siatem içerisinde oluşan Romalı kimliği dönemin ayrıcalıklı dünya vatandaşlarının doğması ; Romalıların uygar romalı olmayanların barbar olarak vurgulandığı bir dünya düzeni yaratıldı. Romalı kimliği yurttaşlık sisteminin temel taşı, etnik, dinsel, kültürel, ekonomik anlamda üstünlük getiren bir kimlik kartı doğdu.
Siyasal olarak yaratılan bu kimlik kartı sanayi devrimi sonrasında kapitalizmin siyasallaştırılması sonucunda amerika başta olmak üzere bir çok ülke bu stratejiyi kullanmış, doğu ve batı kültürleri kavramları ortaya çıkmıştır.Bu kapitalizmin doğal sonucu değil, emperyalizme götüren siyasal sonucudur.
Roma ekonomisinin Aurelianus döneminden sonra egemen sınıfın demokrasiyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya başlamasıyla birlikte tarımın efendileri ve kölelik ve azat sistemleri sayesinde küçük toprak sahipleri caresizlikten büyük toprak sahiplerinde açlık nedeniyle çalışmaya başlar.Fetihler sonrasında elde edilen maddi değerlerin paylaşımı demokrasi ilkelerinin terkedilmesiyle tamamen bozulmuş, aristokrat kesimin maddi serveti oldukça artmıştır.
Marksist tarihçilerin tarihsel gelişim konusunda , çizgisel bir süreç olduğunu konusunda önyargılarla beslenmişlerdir. Pozitivist yöneteme bağlı kalarak bilimsellik iddiası insan topluluklarının toplumsal ilerleme yasasına bağlı olduğu alışkanlığı başlamıştır.Buna göre köleci sistenden , feodal sisteme , ordanda kapitalist ve sonrasına götürülür.
Fakat bu yapıların değişmesinde bağımlı ve bağımsız değişkenlerden bahsedilmez ki, bunlardan en büyüğü İSLAM tehlikesidir.
Roma deneyimi ve avrupada yaşanan hristiyan ana-tanrıça kültü savaşları sonrası aristokrasinin asalaklığı, köylü sınıfının uyuşukluğu açlık karşısında üretim araçlarının kontrolünü Burjuva denen kesime bırakmıştır. zaman içerisinde latince çalışkan anlamına gelen Sanayi , feodal ilişkilerin önüne set çekerek Güney Fransada temellerini atmıştır.
Sarı Zeybek
25-09-2009, 21:50
Marksizm bilim değil, bilimseldir.
Aksini iddia edeni Hodri Meydan'a beklerim. :lol:
Çok gördük bilimsel diyenleri,Sosyalist forumda tek kişi giremedi başlığa. EDIT.:lol:
elbette bilimseldir ama bilim olarak ele aldığınızda laboratuvar ortamında deneylere tabii tutamazsınız...
Sarı Zeybek
25-09-2009, 23:47
elbette bilimseldir ama bilim olarak ele aldığınızda laboratuvar ortamında deneylere tabii tutamazsınız...
Marksizm bir dindir; hayır diyen ileti 81 den eleştirmeye başlasın devam edeyim.
evrensel-insan
25-09-2009, 23:54
Saygideger Kizilordu;
O yuzden zaten, teori degil; ideolojidir. Bilimselliginin nasil kanitlandigini aciklarmisin?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Absürdist
26-09-2009, 03:06
marksizmin temelinde diyalektik materyalizm varsa,
diyalektik materyalizm de bilimsel ise,
marksist ideoloji de temellerini bilimsel bir metoda dayandırır.
ama başlı başına bir bilim değildir.Ancak bilimden beslenir.
tabi bilim sürekli değiştiği ve geliştiği için marksist felsefenin de değişmesi ve gelişmesi gerekir.
evrensel-insan
26-09-2009, 03:28
Saygideger Absurdist;
diyalektik materyalizm de bilimsel ise,-Absurdist-
Diyalektik materyalizmin, nasil bilimsel oldugunu izah edermisin?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Absürdist
26-09-2009, 04:59
bildiğim kadarı ile diyalektik bakış açısı her şeyin değiştiğini, hiç bir şeyin olduğu yerde kalmadığını, hiç bir şeyin nasıl ise öyle devam etmediğini söyler. yani aynı suda iki kere yıkanılmaz. bu test edildiğinde doğru olduğu görülür. su değişir sen değişirsin hiç bir şey aynı kalmaz. kültürel evrim - biyolojik evrim- vs yani evrenin evrimi söz konusuhiç bir şey aynı değil. bilim de zaten yaptığı deneylerle bunu söylemektedir.
materyalizm ise maddecidir. yani madde düşüncelerimizi yaratır. idealistler maddeyi yaratan ruhtur der materyalistler ise ruhu düşünce olarak algılar ve düşünceleri yaratan maddedir der. idealistler madde bizim dışımızda mevcut değildir o halde bir yanılsamadır der. materyalistler ise maddenin varlığını kabul ederler. bilimsel gelişmelere baktığımızda ise maddenin varlığı kabul ediliyor. ve düşüncelerimizi maddeden (beyinden) aldığımızda daha hipokrat zamanında ortaya konmuştur. Ve modern bilim de hippokrates'ı doğrulamaktadır.
"şunu biliniz ki keyif,sevinç,kahkaha, neşe, ve üzüntü,acı, ümitsizlik ve keder beyinden başka bir yerden çıkmaz" hippokrates (m.ö. 460-370) /francis crick -şaşırtan varsayım-2005
bildiğiniz şeyleri söylediğimi sanıyorum ama sorunuzun cevabı sanırım buydu.
yani ben diyalektik materyalizmin bilimle kol kola yürüdüğünü görüyorum. Her şeyi doğru biliyor iddiasında değilim yanlışsam düzeltin.
evrensel-insan
26-09-2009, 05:31
Saygideger Absurdist;
Diyalektik ve materializm; Dialektik, dialog dan gelir. Yani materyalizmin dialektigidir. Sonucta; tum bilgi insanoglunun urunu oldugundan; insanoglu kendi bunyesinde; uclemdir. Madde-dusunce ve kavram. Kavram olmazsa; ne maddeyi, ne de dusunceyi ortaya koyamazsiniz. Beyin, yani madde olmazsa dusunce olmaz. Maddenin yansisi algilanmazsa beyin tarafindan o zamanda madde ortaya konamaz. Dolayisiyle; bu bir uclemdir.
Diyalektik monizmin; iki monosu vardir. Bunlardan biri dusunce; digeri maddedir. Biri digerini kabul etmez veya ilk saymaz.
Dualizm ise; ikisinin nereden ortaya ciktigini ortaya koyamaz.
Monizmin mecburiyeti; dilin kulaksal ve noktalamasal ozelliginden kaynaklanir. Noktalamanin da boyutu yoktur. Halbuki bu boyut, noktayi ortaya cikaran ve biribirinin ustune noktalanan ogelerin; yanyana ve sekilsel/cizimsel algisiyla ortaya konabilir. Iste bu ortaya konan da uclemdir. Bunlarin iliskisi ise; triadic, yani ucseldir.
Iste ne maddenin, ne dusuncenin, ne de kavramin; tek basina degil; ucu bir aradaki izahi mantiksaldir.
dialectic 1. (sıfat) diyalektik, mantık 2. (isim) diyalektik, mantıklı yorumlama, mantıksal konuşmaları yürütme sanatı ry
dialectic diyalektik tr
dialectic mantıksal konuşmaları yürütme sanatı isim tr
dialectic mantık sıfat tr
dialectic mantıklı yorumlama isim tr
dialectics mantıklı düşünme sistemi en
dialectics eytişim Sosyoloji, Toplumbilim tr
dialectics (isim) mantıklı düşünme sistemi tr
dialectics dialectic
Saygilarimla;
evrensel-insan
Arkadaşlar;
Marksizm bir bilimdir.
Sevgili absürdis'in dediği gibi, temelinde diyalektik materyalizm var. Diyalektik materyalizme "bilimlerin bilimi" de diyebiliriz. Çünkü, bu günkü toplumda, hangi ülkede olursa olsun bilim üretmek isteyen bilim insanı diyalektik bakmalı ve materyalist olmalıdır.
Saygıdeğer evrensel-insan, diyalektik kavramının anlamı mantıksal düşünme olarak özetlenmiş olabilir. Ama diyalektik bir düşünüş biçimidir. Heraklitostan başlar ve tarihte bir gelişimi vardır. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir der ve tez antitez ve sentez ile değişimi açıklar.
Burada tartışmayı çok isterim fakat tartışma kültürü var ise. Karşılıklı ikna. Yoksa ikna olmamak ve sadece tartışmak için tartışanlar olursa bu işin bir sonucu olmaz...
evrensel-insan
26-09-2009, 16:06
Saygideger babayek;
Dusunus bicimi, mantik; tum bunlar, felsefenin konusudur. Bilimin, degil. Burada bir bilimsellik aranacaksa; o da epistemoloji ile mumkundur.
Dialectik; ikili mantik demektir. Di-iki a-baglac, lectic de long ya da log, yani
logic den gelir. Long aslinda uzun demektir. Cunku, mantik tek bir nokta degildir. Bir basi vardir, sonu olabilir, ya da basi surekli algilanabilir. Tum bunlarda; mantigin soyut gercege, yani truth a zamansal ulasim cabasidir. O yuzden "baslangicin ne oldugu, ilkin ne oldugu sorularini sormak; dialektiktir.
Hem zaman; hem de zamanin ortaya koyumu da insanoglu urunu oldugu icin; baslangicin; her zaman bir ilk sorunu olacaktir.
Diyalektik; epistemolojik olarak baslangici ne kabul ederse acilimi onunla yapar. Materyalizm; baslangici madde; idealizm ise tanri kabul ederler.
Bu da dialektik monizmin; baslangicin ilk ve acilim cikmazidir, evrensel kabul olarak. Cunku maddenin acilim oncesi ilk sorunu ve de tanrinin yaratim oncesi yaratilis sorunu vardir.
Konular, zamansaldir. Baslangic, ilk, acilim; Acilim; baslangicin ilkine yani madde veya tanriya dayanir. Her ikisininde "oncesi" sorunu vardir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
26-09-2009, 16:31
Saygideger arkadaslar;
Dialektik; Turkiye de hala kullanilan; noktasal aristo mantigini curutmus; ikili mantigi insanogluna tanistirmistir.
Cunku ya A; ya B mantigi; diyalektik olarak, A yi, A, karsi A, A karsiti ve A olmayan/icermeyen olarak aliriz.
Bir ornek verirsek; Aristo mantigiyla; ya dinli olursun, ya da dinsiz. Halbuki dinler kendi arasinda da biribirine karsidir. Yani muslumanlik A ise; Hristiyanlik Karsi A dir. Ama; her ikiside A kokenli, yani dindir. Dinsizlik ise; A olmayandir. Ama B,C,D v.s. olarak kendi icinde dallanir. Yani; once Hem anti olur, hem de non olur. Anti demek; karsiti, yani din karsiti; non, ise icermeyen yani dini icermeyen demektir. Ornek verirsek; deizm, agnostizm, panteizm, panenteizm ve de ateizm; hepsi de biribirine karsi; ama hepsi ortak olarak dine karsidir. Ateizm ise; dini icermeyen dine yer vermeyen v.s. anlami tanir.
Oyuzden, sitemizde mantigi degerlendiren arkadaslar; hala aristo mantigi kullaniyorlarsa; 18. yuzyili yasiyorlar demektir.
21. Yuzyil mantigi ise mukayese degil, yani; dogru-yanlis, iyi-kotu v.s.; nedenleme-sorgulama, cikarsama, curutme ve yenileme mantigidir. Yani; sorulan sorularin cevabi; karsitliga dayanmaz. Sorulan sorular dusunceyi nedenlemeye-sorgulamaya iter.
Ornek verirsek; "Tanri var mi, yokmu? diyalektigi yerine.
Tanriya neden inaniyorsun/inanmiyorsun? Ya da tanri nedir? ya da nasil bir tanriya inanirsin/inanmazsin? v.s. Bu tip mantigin isleyisinin bir yonu kritik dusunce sistemidir ve Avrupadaki okullarda; diyalektik degil; kritik dusunce ogretilir.
Bu hem cocuklarin ufkunu asar, hem kendilerini ifade ederler, hem de ne dediklerinin bilincine varirlar. Diyalektigin, tartismasi ve tek duze sabit cevabinin yerini; bilgi alis verisi, deneyim-gozlem v.s. izahi ve yonlenisi gelisir. ISTE ASIL BILIM VE BILIMSEL ISLEYIS, YANASIM BUDUR VE BU EPISTEMOLOJIK GERCEKCILIKTIR. Ayrica bu mantik; tabulari tartisma yerine; tabulardan arinmayi ve kurtulmayi da getirir.
BIREYIN MANTIGI BU SON MANTIKTIR.
ARISTO MANTIGI TESLIMIYET MANTIGIDIR
DIYALEKTIK MANTIGI TARTISMA/USTUNLUK MANTIGIDIR.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Şunu belirtmek isterim ki;
Tartışma kültürü derken, birbirine küfreden sokak serserileri gibi karşılıklı atışmaktan çok konuyu anlamaya çalışmaktan bahsediyorum.
Mesela: Sarı zeybek adıyla yazılar yazmakta olan üyenin “Çok gördük bilimsel diyenleri” gibi lafları, tartışmaktan çok, fanatikçe bir atışmaya giriyor. Akıllı tasarımcıların evrimi “çürütme”ye çalışmaları gibi gizli bir karalama kampanyasına pek benziyor Marksizm’e karşı karalama. Bunu yapanlar belki farkındalar, belki değiller. Ama bu böyle.
Şimdi yine de tartışabileceğimi umarak düşüncelerimi sunacağım. Eğer karşılıklı sevgi ve saygıyı kaybedersek benim için tartışmanın anlamı kalmamış demektir. Çünkü o andan sonra karşılıklı dalaşa gireceğimizi yaşadığım onlarca örnekten biliyorum.
Öncelikle negri gibi yazarların “o da kendi düşüncesi” söylemi üzerinde durmak isterim. Benim bahsettiklerim benim düşüncem değil. Bilimsel gerçeklerdir. Aynı Newton’un yerçekimini açıklaması onun düşüncesi olarak niteleyemezsek, Marksizm Bilimi için de bahsedilenlerin “o da öyle düşünüyor”, “o senin düşüncen” gibi nitelemelerle küçültemeyiz. Bu gizli bir baskıdır.
Lütfen fanatiklikten uzak şekilde tartışalım…
Saygıdeğer evrensel-insan,
Marksizm’i bir ideoloji/inanışa indirgeyemeyiz. Evet, bugün Marksistler’in belli bir çoğunluğu bunu artık bir fanatik ideolojiye indirgemiş olsa da tespit ancak şöyle olur: Bugünkü Marksistler’in büyük çoğunluğu marksizmi inanış olarak görüyor. Ama Marksizm ne bir dindir ne de inanış. İdeoloji’ye de indirgemek yanlış olur. Çünkü Marksizm’in kaygısı başka…
Marksizm, toplum biçimlerinin gelişimini araştırır. Kısaca böyle dersek yanlış olmaz sanırım.
Çoğu Marksist’in de toplumunu değiştirmek istemesi bundandır.
Gelelim sarı zeybek adıyla yazılar yazmakta olan üyenin söylediklerine:
Öyle ağır ve dayanaksız şeyler ki, hayretler içerisinde okumaktayım.
Mesela: “Sanayi devrimi kavramlarına takılıp kalarak yeni dünya düzenindeki değişimleri algılayamayıp- anlamalayarak dolaylı yoldan Küresel bir Emperyalizme destek vermektedir.” Bunu nasıl söyleyebilirsin. Söylemek istediğin, kendilerine Marksist’in deyip Emperyalizm’den medet umanlar ise, bunu tüm Marksistlere mal edemezsin. Çünkü sanayi devrimi diye adlandırılan kapitalizme geçişi açıklamak ne orada takılmaktır, ne de emperyalizme destek vermektir.
Feodaliteyi açıklayan paragrafın komple yanlış. Bir kere insan doğasının sonucu feodalite’nin olduğunu söylemek, tarihi okumayı gerektirir. Çünkü insanlığın yer yüzünde var olduğu yüz binlerce yıl sonrasında feodalite sadece son yedi bin yıldır vardır.
Bir kere Marksizm sınırlı bilgilerle hazırlanmış, Engels Hititlileri bilmiyormuş demek anlamsız. Çünkü Marks ve Engels’in yaşadığı dönemde ne bilgi varsa onun üzerine çalışmalar yapılmış. Ona kalırsa şimdi bile sınırlı bilgimiz var. Bilginin bir sınırı var mı?_
Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Marksizm sadece Marks ve Engels’in yazdıklarından ibaret değildir. Onlardan yüz yıl sonra bile Marksizme katkı devam etmektedir. Anadolu Marksistleri de Hititleri, Sümerleri ve daha nicelerini fazlasıyla inceledi ve Marksizm’e kazandırdı. Bu konuda endişe duymana gerek yok. Her geçen gün yeni bilgilerle Marksizm gelişiyor. Tıpkı diğer tüm bilimler gibi…
Eğer anlamak istiyorsan tüm önyargılarından arınarak Marksist eserleri okumanı, günümüzün gerçek Marksistlerini takip etmeni önerebilirim. Ama şunu da biliyorum. “Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur!”
Saygıdeğer evrensel-insan
Diyalektik ve eğitim üzerine fazlasıyla tartışmak isterim. Sitenin uyarılarını dikkate alırsam sanırım başka bir başlık içinde olmalı...
evrensel-insan
26-09-2009, 18:42
Saygideger babayek;
Diyalektik mantigin devri; hem maddesel, hem de tanrisal karsitligin teke indirgenmesi tartismasi olarak 19. Yuzyilda, devrini tamamlamis ve bitmistir. Epistemolojik mantik; bugun hem bilimin, hem felsefenin de mantigini verir.
Evrensel'in Kosesi'ne biraz once aciklamali bir yazi yazildi. Bence once o yaziyi oku ve herhangibir sorun, katkin, onerin, yorumun v.s. olacaksa da; oraya yazabilirsin.
Evrensel'in Kosesi-Felsefe ve Psikoloji bolumundedir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Absürdist
27-09-2009, 12:32
Saygıdeğer evrensel-insan,
"Diyalektik; epistemolojik olarak baslangici ne kabul ederse acilimi onunla yapar."
"Burada bir bilimsellik aranacaksa; o da epistemoloji ile mumkundur."
Epistemeloji bilimsel ise, açılımı onunla yapan diyalektik neden bilimsel olmuyor?
"Materyalizm; baslangici madde; idealizm ise tanri kabul ederler."
Materyalizm başlangıcı madde kabul ediyorsa burada bilimdışılık göremiyorum?
evrensel-insan
27-09-2009, 15:50
Saygideger Absurdist;
Baslangic; insanoglunun herseyi ortaya koyabilen yaratimi olan kavramdir. Madde de, Tanri da, Dusunce de, Insanoglu da; hepsi birer kavramdir. Kavram da dusuncenin urunudur, dusuncede beynin, yani maddenin fonksiyonudur.
Oyuzden baslangic; insandisi degil, yani madde ve tanri; insanoglunun urunu kavramdir. Bu da ancak madde ve dusunce ile mumkundur.
Buradan da baslangicin bir uclem oldugu ortaya cikar. Madde-dusunce-kavram.
Bunlarin biri ortaya konmadan, digerleri ortaya konamaz. Ortaya koyan da; insanoglu ve insanoglu dahil herseyin ortaya konumu ise, kavramdir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
deli_cevat
12-11-2009, 11:12
marksizmi leninizmden ayırmaya çalışmak sakat bir çocuk yaratmaktır bir marksist toplumların toplumsal gelişme kademesinde ilerlemesinin gerekliliğini tahlil ediyorsa bu konuyla ilgili yapabileceği tek şey leninist örgüt ile mücadele etmektir marksizm sadece bu güne kadarki sınıflı toplumların gelişim süreçleri ve onların kendi iç diyalektiklerini açıklamakla yetinmez tarihe bir motor itici güç olarak üretici güçler ve üretim ilişkileri arasındaki çelişkiyi tarif eder 2009un dünyasında kapitalizm hüküm sürerken ne bu "itici güç" yok olmuştur nede marksizm-leninizm in herhangibi bir saptamasının bilimsel arenadaki yanlışlığı ortaya çıkmıştır
eğer markstan beri marksistler düşüncelerini hangi sistematiğe dayandırdıklarını açıklıyorlarsa ve bunca zamandır ortada yanlışlanan birşey olmadığı gibi ortada çok büyük bir reel sosyalizm deneyimi varsa kusura bakmayın marksizmin bilimsel bir uğraşı alanı olmadığını iddia etmek ancak marksizmi kavra(ya)mayanların harcıdır
evrensel-insan
12-11-2009, 15:06
Saygideger deli cevat;
Su marxizmin bilimselligini, kendi ifadenizle bir anlatsaniz da, bizde ne demek istediginizi bir anlasak.
Isterseniz once bilimselligin ne oldugunu ortaya koyabilirsiniz.
Saygilarimla;
evrensel-insan