Orijinalini görmek için tıklayınız : Yaratan yoksa dünya nasıl yaratıldı?
aliveli123
17-12-2005, 15:54
Arkadaşlar. İlk canlının oluşumunu proteinlerin birleşmesine, proteinlerden küçük bir canlının oluşmasına falan bağlıyorsunuz. Peki güneş, yıldızlar, gezegenler ve İLK PROTEİN nasıl var oldu? Vallahi meraktan soruyorum.
exclusive
17-12-2005, 17:06
Bak arkadaşım Einstein demiş ki "Bugün bildiklerimizin tümü gerçeklerle karşılaştırıldığında sadece çocuk oyuncağıdır"
Senin bu sorduğun soru yani dünya nasıl var oldu- insan, yıldızlar, börtü böcek nasıl var oldu sorusu sorulmasa zaten bir tanrı fikri de çıkmazdı. İnsan bu soruyu isadan da muhammetden de yüzlerce yıl önce kendi kendine sormuş ve kendi aklıyla "tanrı(ya da tanrılar) var. bizi o yarattı" diyip ateşe güneşe tanrı diyip tapınmıştır. Neyseki bu durum gerçek tanrının çok gücüne gitmiş. Hemen bi peygamber yollayıp (hemen dediysek yüzyıllar sonra) "atmayın ulan kendi kıçınızdan, tamam ben varım onu iyi bildiniz aferin ama öyle ateşmiş güneşmiş felan değilim" diyerek insan oğlunu büyük bi yanılgıdan kurtarmıştır.
Ben senin sorun için şu cevabı uygun gördüm umarım beğenirsin: Dünya da, kainat da kısaca herşey hep vardı ve hep var olacak, sonsuza kadar. Bildiğin gibi madde yoktan var olamayacağı gibi varken yok olamaz.
Eğer illaha bir varlığı, maddeyi vs. yaratan bir gücün olması gerektiğini düşünüyorsan neden tanrı denen varlığı bir istisna olarak gördüğünü sorarım sana. Hep de şurdan yola çıkarsınız "insan gibi kusursuz bir varlığın mutlaka bi yaratıcısı olmalı" Eee yani tanrı kusurlu olduğu için mi onun bi yaratıcıya ihtiyaç duymadan da var olabilme gibi bi ayrıcalığı var?
Arkadaşlar. İlk canlının oluşumunu proteinlerin birleşmesine, proteinlerden küçük bir canlının oluşmasına falan bağlıyorsunuz. Peki güneş, yıldızlar, gezegenler ve İLK PROTEİN nasıl var oldu? Vallahi meraktan soruyorum.
alivali
Varsa var yani tanrı. Ama o tanrı kesinlikle Muhammedin tarif ettiği tanrı değil. Muhammedin tanrısı muhammedin hep sex işleriyle uğraşmış. karılarıyla yatma sırasını düzenlemiş. ( Ayeti var )
Başı kıçı ile uğraşmış. neresini nasıl oynatak neresini oynatmayacak ayağındaki zilleri yere nasıl vuracak. ÇOOOK işi varmış Muhammedin tanrısının . Boş zamanı olmamıştır yer gök yaratmaya. TAHMİNİM.
İlk insan Ademi yaratırkaen bile şaşırmış. Cennette sex yasak olsun b elmayaı yemeyin demiş ama yemişler. Madem sex yasaktı ademe ve havvaya cinsel organı neden verdi. Eğer yok idiyse organsız bu işi nasıl becerdiler. Yoksa boynuz gibi sonradan mı çıktı.
Erkek kadın hormonlarını nerden buldular. Vs çooook karışık işler bunlar. Bu işlere muhammedin Allahının aklı bile ermez yahu. Dünyanın yuvarlak olduğunu bilmeyen biri nasıl yaratmış olabilirki.
ISTEMIANKI
17-12-2005, 18:12
Siz Allah'la alay etmeyi bırakın da arkadaşın sorduğu soruya cevap verin. İlk protein, dünya vb. nasıl var oldu? Ayrıca Allah'ın dünyanın yuvarlak olduğunu bilmediğini nereden çıkardınız?
Siz Allah'la alay etmeyi bırakın da arkadaşın sorduğu soruya cevap verin. İlk protein, dünya vb. nasıl var oldu? Ayrıca Allah'ın dünyanın yuvarlak olduğunu bilmediğini nereden çıkardınız?
(HİCR suresi 19. ayet)
Yeri uzatıp yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik, yine orada miktarı ve ölçüsü belirli olan şeyler bitirdik.
Yuvarlak dünya nasıl uzatılıp yayılıyor. Şu koskoca Kuranda bir yerinde Dünya YUVARLAKTIR sözünü bulsana bana. YOK YOK.
18/83. Sana Zulkarneyn'i sorarlar, "Onu size anlatacagim" de. 18/84. Dogrusu biz onu yeryuzune yerlestirmis ve her seyin yolunu ona ogretmistik. 18/85. O da bir yol tuttu. Kehf/18/86. Sonunda gunesin battigi yere ulasinca onu, kara balcikli bir suda batiyor gordu. Orada bir millete rastladi. "Zulkarneyn! Onlara azap da edebilirsin, iyi muamelede de bulunabilirsin" dedik. 18/87-8. "Haksizlik yapana azap edecegiz, sonra Rabbine dondurulur, onu gorulmemis bir azaba ugratir; ama inanip yararli is isleyene, mukafat olarak guzel seyler vardir, ona buyrugumuzdan kolay olani soyleriz" dedi. 18/89. Sonra yine bir yol tuttu. Kehf/18/90. Sonunda gunesin dogdugu yere ulasinca, gunesi, kendilerini elbise, bina gibi seylerle ortmedigimiz bir millet uzerine doguyor buldu.
Görülüyor ki, Kuran'a göre insan dünya üzerinde yürüyerek güneşin battığı yere ulaşabiliyor ve güneşin kara balçıklı bir suda battığını görüyor.. Bu ifadeden Muhammed'in dünyayı tepsi gibi düz sandığı anlaşılıyor. Dünyanın yuvarlak olduğunu bilseydi, kişinin dönüp dolaşıp yola çıktığı noktaya geleceğini söylerdi.. Ayrıca, güneşin batma yerinin de, günümüz astronomi bilgisine göre yanlış verildiği görülüyor. Halbuki Dünya her gün her saat bir yerden batıyor bir yerden doğuyor. Orada bir millete rastladi. "Zulkarneyn! lerin üzerine değil herkesin üzerine doğuyor ve kherkesin üzerine batıyor.
hak geldi
03-08-2010, 12:28
ateistlere ve evrimcilere tek bir soru soracam kısa ve öz
ayrıca kısa ve öz bir cevap istiyorum ilgililerden
kısa ve öz
madde nasıl var oldu??????????????????????
kespır:)
03-08-2010, 12:49
ateistlere ve evrimcilere tek bir soru soracam kısa ve öz
ayrıca kısa ve öz bir cevap istiyorum ilgililerden
kısa ve öz
madde nasıl var oldu??????????????????????
du bıraz dusunsunler kesın bı kılıf bulur bunlar.ee camı yı calan kılıfınıda hazırlar dı mı?allah bunlara oyle bı kılıf gıydırecek kı inanamıyacaklar ay nede guzelmiş bu dıyecekler:)
ateistler maddenin nasıl meydana geldiğini açıklayamaz.
ama inananlar tanrının nasıl meydana geldiğini açıklıyor.
üstelik madde denen şeyi göremiyoruz.
madde sadece bir isim ve varsayım.
ama tanrı heryerde ve görülüyor.
ateizm bitmiştir ya.
Bak arkadaşım Einstein demiş ki "Bugün bildiklerimizin tümü gerçeklerle karşılaştırıldığında sadece çocuk oyuncağıdır"
Senin bu sorduğun soru yani dünya nasıl var oldu- insan, yıldızlar, börtü böcek nasıl var oldu sorusu sorulmasa zaten bir tanrı fikri de çıkmazdı. İnsan bu soruyu isadan da muhammetden de yüzlerce yıl önce kendi kendine sormuş ve kendi aklıyla "tanrı(ya da tanrılar) var. bizi o yarattı" diyip ateşe güneşe tanrı diyip tapınmıştır. Neyseki bu durum gerçek tanrının çok gücüne gitmiş. Hemen bi peygamber yollayıp (hemen dediysek yüzyıllar sonra) "atmayın ulan kendi kıçınızdan, tamam ben varım onu iyi bildiniz aferin ama öyle ateşmiş güneşmiş felan değilim" diyerek insan oğlunu büyük bi yanılgıdan kurtarmıştır.
Ben senin sorun için şu cevabı uygun gördüm umarım beğenirsin: Dünya da, kainat da kısaca herşey hep vardı ve hep var olacak, sonsuza kadar. Bildiğin gibi madde yoktan var olamayacağı gibi varken yok olamaz.
Eğer illaha bir varlığı, maddeyi vs. yaratan bir gücün olması gerektiğini düşünüyorsan neden tanrı denen varlığı bir istisna olarak gördüğünü sorarım sana. Hep de şurdan yola çıkarsınız "insan gibi kusursuz bir varlığın mutlaka bi yaratıcısı olmalı" Eee yani tanrı kusurlu olduğu için mi onun bi yaratıcıya ihtiyaç duymadan da var olabilme gibi bi ayrıcalığı var?
Bence cok iyi aciklamissiniz durumu. Maddenin olusumunu Tanri ile aciklayan görüs ve varsayimlar da Tanri nasil olustu sorusu soruldugunda bicare kaldiklari icin anlamsizlasmistir. Nasil Tanrinin yaratilmadigi ve dogrulmadigi , edebiyen hep var oldugu savlaniyorsa ve buna inanabiliniyorsa evrenin de yaratilmadigi, dogrulmadigi ve edebiyen hep var oldugu kabul edilebilir. Yazarlarca sorulan basit ve o derece yüzeysel sorular ve iddialar da Tanrinin var olduguna bir kanit olusturamiyorlar.
Siz Allah'la alay etmeyi bırakın da arkadaşın sorduğu soruya cevap verin. İlk protein, dünya vb. nasıl var oldu? Ayrıca Allah'ın dünyanın yuvarlak olduğunu bilmediğini nereden çıkardınız?
sen önce bir yoktan var edilmeyi anlat
o zaman bakarız hele
bizim tahminimiz madde sonsuz zamanda her zaman vardı
hiç bir şey yoktan var edilemez,var olan ise hiç bir zaman yok edilemez
o yüzden "yoktan var edilmeyi" anlatacak olan sizlersiniz ,bizim sorunumuz değil sizin sorununuz
hackercesur
03-08-2010, 14:01
ateistlere ve evrimcilere tek bir soru soracam kısa ve öz
ayrıca kısa ve öz bir cevap istiyorum ilgililerden
kısa ve öz
madde nasıl var oldu??????????????????????
Insanoglunun, beyninin icinde beliren "!?" isaretinin, anlami "var" demektir. Sonra "ne var?" sorusuna verilen cevap ta, ne ise odur. Yok varin karsiti degil; var olarak duyusal, ya da duyumsal algilan KAVRAMIN negatif bir IFADESIDIR. Cunku kavramin varlamasinin, algidaki yansimamasi YOK icerigindedir. Yani, varin kendisi var, karsiti yoktur. O yuzden, varligin ifade edilisinde ya varlanan varlik, kendisine, ya da varlanan varlik karsitina yani yoka tasinarak ifade edilir. Cunku varlik kavrami, em pozitif; ifadesi ya kendisi, olan var pozitif, ya da karsiti olan yok negatiftir.
Oyuzden, once evren deyip, sonra da yok ile ifade etmek, mantiksal degildir.
Ne yok ?evren, bunun bir mantigi yoktur. Once varlanan kavramin ifade olarak yoklanmasi, kavramsal varligini yok etmez.
O yuzden insanoglu VAR KILAR ve VAR SAYAR. Yoklanan, VAR KILINANIN VAR SAYILMIS IFADESIDIR.
Bu temelde, dusuncende cevabi olmayan bir soru varsa, onun cevabi ifade olan yok degil; "?" isareti olan vardir. Yani, cevabini bulacak olan soru var kilinacaktir.
evrensel-insan'dan alıntıdır...
Sorularının cevabı aşagıdaki belgeselde arkadaşım...
http://vimeo.com/8175208
Bu arada başlıktaki soru yanlış... :)
Yaratmak farklı, oluşum farklıdır...
ateistlere ve evrimcilere tek bir soru soracam kısa ve öz
ayrıca kısa ve öz bir cevap istiyorum ilgililerden
kısa ve öz
madde nasıl var oldu??????????????????????
Var olmadı vardı.
Belliki sen sonradan var edildiğine inanıyorsun, Sen de bakalım allahın bu maddeyi nasıl var etti?
haa unutmadan şunu, şuna şöyle döşek yaptık şunu da yastık yaptık sonra ayıda gece lambası yaptık içine bade koyduk gibi kutsal saçmalıklar anlatacaksan karnımız tok mantıklı makul cevaplar bekliyoruz teşekkürler
alivali
Varsa var yani tanrı. Ama o tanrı kesinlikle Muhammedin tarif ettiği tanrı değil. Muhammedin tanrısı muhammedin hep sex işleriyle uğraşmış. karılarıyla yatma sırasını düzenlemiş. ( Ayeti var )
Başı kıçı ile uğraşmış. neresini nasıl oynatak neresini oynatmayacak ayağındaki zilleri yere nasıl vuracak. ÇOOOK işi varmış Muhammedin tanrısının . Boş zamanı olmamıştır yer gök yaratmaya. TAHMİNİM.
İlk insan Ademi yaratırkaen bile şaşırmış. Cennette sex yasak olsun b elmayaı yemeyin demiş ama yemişler. Madem sex yasaktı ademe ve havvaya cinsel organı neden verdi. Eğer yok idiyse organsız bu işi nasıl becerdiler. Yoksa boynuz gibi sonradan mı çıktı.
Erkek kadın hormonlarını nerden buldular. Vs çooook karışık işler bunlar. Bu işlere muhammedin Allahının aklı bile ermez yahu. Dünyanın yuvarlak olduğunu bilmeyen biri nasıl yaratmış olabilirki.
siz Allahı nasıl bişi olarak arıyorsunuz sipariş olarakmı haşa
yaw siz kendi keyfinize göre Allah istiyorsunuz
öyle bir Allah kavramı yok o isteğe bağlı deyil olduğu gibidir
sizin keyfinize göre ilah yok
"Muhammedin tanrısı muhammedin hep *** işleriyle uğraşmış. karılarıyla yatma sırasını düzenlemiş..." ..canli..
Canli, mealden çıkarmış olduğunuz tuhaf mana 'ya mukabil yine Kurandan örnekler vermek istiyorum:
إِنَّ الْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِتِينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِقِينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِرِينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِعِينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّقِينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّائِمِينَ وَالصَّائِمَاتِ وَالْحَافِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِرِينَ اللَّهَ كَثِيرًا وَالذَّاكِرَاتِ أَعَدَّ اللَّهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا
Gerçekten İslâm olan (Allah'a teslim olan) erkekler ve İslâm olan kadınlar ve mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, kanitin olan erkekler ve kanitin olan kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Rabbine) huşû duyan erkekler ve huşû duyan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah'ı çok zikreden erkekler ve (çok) zikreden kadınlar! Allah, onlar için mağfiret ve azîm bir ecir (mükâfat) hazırladı. (Ahzab suresi 35)
Şimdi her iki neve de bu vaadi vermiş, iki cinside ceza ve mükafatta eşit tutmuş Kur'an-ı Kerim nasıl olurda nefsini tahrik gibi mana çıkarılır?
Şimdi erkekler için huriler var anladık kadınlar içinde nuriler mi var, ben karımın cennete gitmesini istemem doğrusu.
emperrordiablo
03-08-2010, 20:30
Hiç bir yazılmış metni okumadan bu kadar sığ mantıkla nereye varılabiliri ispatlamak adına tek bir şey soracağım?
Yaratan yoksa dünya nasıl yaratıldı?Cümlesi baştan yanlış ve anlam düşüklüğü barındırsa da dersimiz dil bilgisi olmadığından aynı sığ mantıkla daha basit bir soruyu ben soracağım.
Yaratan varsa dünya neden yaratıldı?İnsan neden yaratıldı?Tüm onca düzen kainat vs.Neden yaratıldı=?
Yaratan imkanları doğrultusunda strateji oyunu mu oynuyor bizim düşünsel süreçlerimiz de bu oyunun yamaları mı?
yucemanitu
03-08-2010, 20:52
Şimdi erkekler için huriler var anladık kadınlar içinde nuriler mi var, ben karımın cennete gitmesini istemem doğrusu.
Böyle bir fıkra var aklıma geldi. Temel camide hoca vaaz veriyormuş demiş ki Cennet'te mümin erkeklerin her birine 72 huri var. Temel peki kadınlara bir şey var mı, demiş. Hoca onlara da yakışıklı Nuriler var, demiş Temel üzgün bir şekilde eve dönmüş bakmış Fadime namaz kılıyor bir tekme atmış karnına "Ula kılma Cennete gidip de o...pu mu olacan!" demiş.
yucemanitu
03-08-2010, 21:01
Madem var olan her şey yaratılmış bir yaratıcısı yoksa Allah'ı kim yarattı?
marlboro
04-08-2010, 23:54
ateistlere ve evrimcilere tek bir soru soracam kısa ve öz
ayrıca kısa ve öz bir cevap istiyorum ilgililerden
kısa ve öz
madde nasıl var oldu??????????????????????
tanrı yarattı maddeyı, yaratıcı olmadan madde nasıl var olsun
pekı tanrı nasıl var oldu
o hep vardı
sonuc
tanrınında hep var olan bı yaratıcısı vardıkı var oldu(yanı o yarattı) bu boyle uzayıp gıder sımdılık madde ıle ılgılı kısma ınanmak daha mantıklı gelıyo....
ateistler maddenin nasıl meydana geldiğini açıklayamaz.
ama inananlar tanrının nasıl meydana geldiğini açıklıyor.
üstelik madde denen şeyi göremiyoruz.
madde sadece bir isim ve varsayım.
ama tanrı heryerde ve görülüyor.
Neye benziyor? Boyutu, ebadı, fiziği, kokusu nasıl?? Neyce konuşuyor? Madem görülüyor anlat dinleyelim:) Ben bu soruyu sürekli sorarım bu lafı edenlere ve bir türlü cevabını alamadım.
kemalistcan
05-08-2010, 01:32
Önce şunda anlaşalım: Yaratma kavramından yoktan yaratmayı mı anlıyoruz? Eğer böyle düşünüyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız(en azından müslümanlar); kuranda bu tür bir var etmeden hiç bahsetmiyor. Sizi topraktan yarattık, alakadan yarattık, sudan yarattık, evreni evreler halinde yarattık, önce yer ve gök birleşikti göğü ayırarak yarattık şeklindedir ayetler; onun için sakın bunun tersini demeye kalkışmayın.
Yoktan birşey var etmediğine gere tüm yaptığı düzenlemedir tanrının. Peki bu düzenlemeye gerek var mıdır? Bu düzenleme maddenin kendi iç dinamikleri ile olmaz mı? Bunun yanıtını merak ediyoruz değil mi?
İnternette burayı bulan adam GOOGLE'a "gezegenler, dünya, yıldızlar, galaksiler nasıl oluşur" diye yazmayı ya da bununla ilgili bir kitap okumayı da düşünecek kapasitededir diye düşünüyorum.
Her yıldızın belli bir ömrü var. Bu yüzden evrenin yaşı düşünüldüğünde yıldızları yaratan bir olsaydı günümüzde çok az(ya da hiç) yıldız olacağı aşikar. Demek ki halen yıldız, galaksi, gezegen oluşumu devam ediyor. Astronomlarda bunu gözlüyorlar. Biraz araştırın bakalım.
Bunun yaninda evrenin her kösesinde Füzyonlarla Günes ve yildizlarda Helyum, Oksijen, Demir gibi elementlerin yaninda insan eliyle reaktörlerde dogada var olmayan yeni yeni elementler de olusturulabiliyor...
selmanex
26-09-2010, 18:03
ateistler maddenin nasıl meydana geldiğini açıklayamaz.
ama inananlar tanrının nasıl meydana geldiğini açıklıyor.
üstelik madde denen şeyi göremiyoruz.
madde sadece bir isim ve varsayım.
ama tanrı heryerde ve görülüyor.
ateizm bitmiştir ya.
paralel evrendeki karşıt maddeyi algılayamadan maddenin ortaya çıkışını
anlıyamassınız ;)
Voltaire Darwin
27-09-2010, 08:22
Aristoteles ve Demokritos'un görüşlerini takip eden her bilimadamı ve filozofun tanımladığı evren, içeriğindeki madde ile hep buradaydı. Yoktan var olmadı.
Devamlı bir hareket halinde olan atomlar yıldızları, gezegenleri ve dünyamızı oluşturdu.
Burada ister teist, ister materyalist olun, açıklanamayan "ilk hareket nasıl oluştu?" dur. Ancak ilk hareketi veren tanrıdır, diyerek yapılan açıklama, tanrının da varolmasına bir ilk hareket veren olması gerekliliği paradoksunu doğurur.
Sonuçta sonsuz sayıda tanrıya ulaşılacağından, bu varsayım asla tek tanrılı bir dine inanan kişilerin cevap aramaması gereken bir soru olarak kalacaktır.
selmanex
29-09-2010, 20:55
Siz Allah'la alay etmeyi bırakın da arkadaşın sorduğu soruya cevap verin. İlk protein, dünya vb. nasıl var oldu? Ayrıca Allah'ın dünyanın yuvarlak olduğunu bilmediğini nereden çıkardınız?
inanmanın dayanılmaz hafifliği...
varsak -varız .ilk proteinide ilk canlılarıda araştırıp duruyoruz işte ..
bilim insanları bir adımda olsa attılar gerçeği bulma adına ..
tamam geriye gidince ilk te takılıp kalıyorlar .ama hiç olmassa bilmediklerini biliyorlar .ilahi dinlerdeki gibi ( atalarımızın dini) saflığını atabilmişler en azından üzerlerinden .
gerçeği henüz kimse bilmiyor .Ama muhammedin yarattığı allahın masal kahramanı olduğunu pek çok kişi biliyor artık ..
Aristoteles ve Demokritos'un görüşlerini takip eden her bilimadamı ve filozofun tanımladığı evren, içeriğindeki madde ile hep buradaydı. Yoktan var olmadı.
bu bilimadamları ve filozoflar bir noktayı kaçırıyorlar. size şurdan yola çıkarak açıklayayım biliyorsunuz yıldızlar birer ateş topu gibidir ve içlerindeki bu enerji sonsuz değildir ve hepsi zamanı geldiğinde sönecektir. zamanı tersine çevirdiğimizde içlerindeki bu enerjinin bir başlangıcı olmalıdır. bigbang teorisinin temel referanlarından biri budur diğeri de evrenin sürekli genişlemesini tersine çevirirsek birnoktadan yayıldığı anlaşılır zaten tüm kanıtlar bigbang teorisini doğruluyor şuan. sitede bir arkadaşımız çok güzel bir noktaya değinmişti.. fizikte bir kural vardır hiçbir patlama düzenli bir yapı oluşturmaz örneğin bir arabayı patlattığımızda başka bir araba oluşmaz dolayısıyla bir noktadan patlayarak oluşan ve kusursuz bir düzen içinde olan bu evren sonsuz ilim ve kudret sahibi bir Yaratıcı olmadan oluşamaz.
aliyarasfal
29-09-2010, 21:57
Sayın dağcı;
Bing bang teoremi bir noktada yoktan varolduk mu diyor ki siz bu patlamayı maddenin kendi fiziksel ve kimyasal özellikleri dışında bir güce bağlamaya çalışıyorsunuz.Bir noktada olması maddeyi yok etmiyor, maddenin kendi özellikleri ile bir reaksiyon oluşturup bing bangin başladığını anlatıyor bing bang teoremi. Ayrıca enerjisi bitince yıldızlar yokolmaz, bittiğini sandığınız enerjide yokolmaz, sadece uzayda yer ve biçim değiştirir ,maddenin özelliğidir bu, yoktan varolmaz vardan yokolmaz.
Tanrınız bu düzenin içinde nerde?Onu kim yarattı.Onun yaratılmadığına inanıyorsunda gözünün önündeki maddenin özellikleri gereği fiziksel kuralların işleyişi ile oluşmuş evrenimi reddediyorsunuz?
Arabayı maddenin özellikleri ile oluşmuş insan bilinci yapar, arabayı allahınız yapsında göreyim. Ne hikmetse arabayı madde olan insanın yaptığını gözardı ediyorsunuz ve bu bilincinde maddenin kendi özellikleriyle elde ettiğinide anlamıyorsunuz, hadi araba yapsın madde diyorsunuz.
Hadi araba yapsın tanrınız, ben malzemeyi ortaya koyayım oda yapsın. Sizler ne saçma önermelerle geliyorsunuz be güzel kardeşim.Önce tanrıyı ispatlada ondan sonra ahkam kes.
Bu arada hoş gelmişsiniz...
Şimdilik saygımla gittim...
sayın aliyarasfal,
bigbang teorisi bir noktadan yoktan varolduk diyor (tabiki maddesel anlamda) yani enerjinin maddeye dönüşümüdür. yani atomların oluşumudur, atomlara baktığınızda öyle basit yapılar değildir kusursuz tasarımları vardır.. enerji bilinçli bir şekilde bu yapılara kendiliğinden dönüşemez çünkü ortada mükemmel bir tasarım vardır.
Bu arada şunu da belirteyim ben enerjisi bitince yıldızlar yokoluyor demedim sönüyor dedim.. bunu belirtmemin sebebi bu enerjinin başlangıç noktasına gitmekti.
Bakın aynı saçma önermeleri siz de yapıyorsunuz. "Tanrı bu düzenin içinde nerde?" bu ne demek şimdi!? Allah zamandan ve mekandan münezzehtir. Bakınız Allah bu dünyayı bir sınav olarak yaratmıştır, Kendini gösterdiği takdirde bu sınavın ne anlamı kalır. Ancak öldükten sonra onun varlığını direkt olarak algılayabileceğiz.
İyi peki ben de şöyle bir soru sorayım, seni atomlarına ayıralım şu bilimadamlarınız ve filozoflarınız bir araya getirsinler. Ya Allah aşkına şu canlılık kendiliğinden nasıl oluşabilir!? neden eğik büğük canlılar oluşmamış da (kalıntıları yok) hep tasarımları göze hoş gelen canlılar oluşmuş, birde neden hayvanlar alemi hep simetriktir mesela neden 2 göz!? bilinçsiz bir karar mekanızması şöylemi düşünmüş.. 2 göz olmalıki 3 boyutlu görüntü sağlanabilsin!? bu nasıl bir ihtimaller silsilesi böyle!?
ExEgoist
29-09-2010, 23:24
sayın dağcı,
Siz bir müslüman olarak inancınızı teoremlere mi dayandırıyorsunuz?
Big Bang henüz kanıtlanmamış,adı üstünde teoremdir.
Big bangden bahsedilmeden önce de müslümanlar fikir mücadelesi veriyorlardı...Niteki yarın başka bir kanıt ile çökebilir de...O durumda sizin inancınız hemen yeni bir "bilimsel" dayanak aramak zorunda kalacaktır.
Evrim de yine bir teoridir..Kanunlaşma yolunda adım adım ilerlemektedir.
Kuran ise kesinlikle Evrim ile çelişmez.Ama bazı aklıevveller pahalı baskı kitablar bastırır ve zokayı Sinek diye yutturmaya çalışır,aklınca evrim teorisini çökerttiğini zanneder.
Burada evrim konusunda Fight arkadaşımızın yazılarını özellikle okumanızı tavsiye ederim.
Kuran kavramları konusunda ise bendenizin yazılarına gözatmanızda fayda olabilir.
Takva ile,Allaha tevekkül ile,hiçbir teoriye ve kanuna ihtiyac duymadan farkıdalığınızı artırır,Bilincinizi yükseltebilirsiniz.
Bunun için yalnız Kuranı+Evreni+İnsanı OKUmanız gerekir.
selam.
Sayın dağcı ;
Ben sadece görelilik getiren bir insanım o kadar...
sayın aliyarasfal,
bigbang teorisi bir noktadan yoktan varolduk diyor (tabiki maddesel anlamda) yani enerjinin maddeye dönüşümüdür. yani atomların oluşumudur, atomlara baktığınızda öyle basit yapılar değildir kusursuz tasarımları vardır.. enerji bilinçli bir şekilde bu yapılara kendiliğinden dönüşemez çünkü ortada mükemmel bir tasarım vardır.
Enerjiden ortaya çıkan yapıların olabileceği şekil ancak budur belki? Bunun içinde akıllı bir tasarımcının parmağı olmayabilirde. Ancak bu kadar olur dediğiniz hiç bir şey yok mu? Ben atom için bile ancak bu kadar olur derim.
Bakın aynı saçma önermeleri siz de yapıyorsunuz. "Tanrı bu düzenin içinde nerde?" bu ne demek şimdi!? Allah zamandan ve mekandan münezzehtir. Bakınız Allah bu dünyayı bir sınav olarak yaratmıştır, Kendini gösterdiği takdirde bu sınavın ne anlamı kalır. Ancak öldükten sonra onun varlığını direkt olarak algılayabileceğiz.
Şeytanla yapılmış olan bir anlaşma vardı yanlış hatırlamıyorsam. Kendini göstermesi sınava anlam katmaz ise, "Benim Kitabım" dediklerini niye göndererek varlığından dem vuruyor? Benim peygamberim dedikleride sınava anlam katmaz... Ha kendini göstermiş ha kendi kitabını, ha kendini göstermiş ha elçisini...Sonuçta sürekli varlığından dem vuruyor. Kitabın ve resülün varlığı sınavın anlamını öldürür zaten...
İyi peki ben de şöyle bir soru sorayım, seni atomlarına ayıralım şu bilimadamlarınız ve filozoflarınız bir araya getirsinler. Ya Allah aşkına şu canlılık kendiliğinden nasıl oluşabilir!? neden eğik büğük canlılar oluşmamış da (kalıntıları yok) hep tasarımları göze hoş gelen canlılar oluşmuş, birde neden hayvanlar alemi hep simetriktir mesela neden 2 göz!? bilinçsiz bir karar mekanızması şöylemi düşünmüş.. 2 göz olmalıki 3 boyutlu görüntü sağlanabilsin!? bu nasıl bir ihtimaller silsilesi böyle!?
2 göz 3 boyutlu görmek için gereken bir etmen değildir. Askerlik yaptı iseniz tüfek dürbünündende bakmışsınızdır. Tek çıkışlı dürbünde bakarken nesnelerin uzaklık-yakınlığını fark edemiyormusunuz? Kaldıki örümceğin birsürü gözü vardır. Birsürü+1 boyutlumu görüyor dünyayı?
bu bilimadamları ve filozoflar bir noktayı kaçırıyorlar. size şurdan yola çıkarak açıklayayım biliyorsunuz yıldızlar birer ateş topu gibidir ve içlerindeki bu enerji sonsuz değildir ve hepsi zamanı geldiğinde sönecektir. zamanı tersine çevirdiğimizde içlerindeki bu enerjinin bir başlangıcı olmalıdır. bigbang teorisinin temel referanlarından biri budur diğeri de evrenin sürekli genişlemesini tersine çevirirsek birnoktadan yayıldığı anlaşılır zaten tüm kanıtlar bigbang teorisini doğruluyor şuan. sitede bir arkadaşımız çok güzel bir noktaya değinmişti.. fizikte bir kural vardır hiçbir patlama düzenli bir yapı oluşturmaz örneğin bir arabayı patlattığımızda başka bir araba oluşmaz dolayısıyla bir noktadan patlayarak oluşan ve kusursuz bir düzen içinde olan bu evren sonsuz ilim ve kudret sahibi bir Yaratıcı olmadan oluşamaz.
Atladigin kücük bir nokta var ! Yildiz süper nova olmadan önce cok cok cok daha cok asiri sicaklar yaratir !
Patladikdan sonra bu sicak öyle yogundurki ! Tekrar Füzyon olmaya baslar buda yeni bir yildizin dogusudur !
Ben düzenli birsey göremiyorum ! Okadar asiri sicagi bu dünyada kontroll edebilseler insanlarda füzyon yapabilir !
Cok uzun zamandir kafami kurcalayan soru icin özellikle baslik acmadim,uygun olan bu baslikda yazabilirim,,herseyin tesadüfen olusabileceyine inanabilirim ama duygularin ve bilincin tesadüfen olusabileceyine inanamiyorum,kafada kayit yapabiliyoruz,gelecekden hayaller kurabiliyoruz,sevebiliyoruz ve nefret edebiliyoruz vakti geldiyinde kafadaki kayitlari ortaya döküp analiz yapabiliyoruz hani bütün bunlar tesadüfen olabiliyorsa tanri veya tanrilar neden tesadüfen olamiyor?ücbes bilimadami biraraya gelip kainat yaratmaya yeltendi bu insanlar kainat yaratabilirlerse neden bir veya birden fazla tanrilar bunu yapamasin?saygilar
sayın exegoist,
Kuranı+Evreni+İnsanı okuyan biri olarak bana Allahın varlığını ıspatlayın?
2 göz 3 boyutlu görmek için gereken bir etmen değildir. Askerlik yaptı iseniz tüfek dürbünündende bakmışsınızdır. Tek çıkışlı dürbünde bakarken nesnelerin uzaklık-yakınlığını fark edemiyormusunuz? Kaldıki örümceğin birsürü gözü vardır. Birsürü+1 boyutlumu görüyor dünyayı?
sayın aera,
bu konuyu bir araştırın isterseniz?? mantık yürütmeyin burda
sayın aera,
bu konuyu bir araştırın isterseniz?? mantık yürütmeyin burda
Araştırmaya hiç gerek yok, üzülerek söylüyorum ki ben bunu hergün tecrübe ediyorum zaten:pout:. Hergün etmeye devam edeceğim üstelik. 3 boyutlu görmek, nesneler arasındaki boyutlandırmayı yapabilmek, uzağı yakını fark edebilmek için 2 gözlü olmaya gerek yok... Monoküler bir tanıdığınız yok mu? Ona bir sorun derim ben...
evrensel-insan
30-09-2010, 01:03
Saygideger arkadaslar;
Felsefi yanasimda, inancsal ve dusunsel bakis acilari farki dolayisiyle bir ifade vardir. Bu ifade "Wrong question, yani yanlis soru" dur.
Cunku dusunsel ve bilimsel cevaplar yanlis sorular uzerine kurulamaz. Ustelik temeli de, deneye, gozleme dayanir. Bilimin yaptigi da, algilanan dunyayi, deneye, gozleme tutmaktir.
Bu temelde de, bilimsel acidan, ne bir yaratilan, ne de bir yaratilanabagli olarak yaratilan soz konusu degildir. Sadece yaratima bagli olarak yaratilan soz konusudur, o da insanoglu turu ve birinin, epistemolojik olarak alternatifsiz soyutlama yetisidir. O yuzden basligin sorucu, bilim ve bilimsellik uygulama ve dusuncesi adina, YANLIS SORUDUR.
Saygilarimla;
evrensel-insan
"Yaratan yoksa dünya nasıl yaratıldı?" güzel soru.
Zira kafa karışıklığına sebep olmuyor.
Yaratan yok dünya yaratılmadı.
Belkide bizler tanrinin organlariyiz hmmm !
Milyarlarca Galaksiler hepsi bir bir hûcre
Galaksileri olusturan yildizlar ise Atom olsun ( enerji yüklû )
Eh yörüngesindeki gezegenlerde nötron ve protonlar olsun
Bu enerjinin yasam kaynagi hidrojende tanrinin soludugu oksijen olsun
Bak evren git git genisliyor allah gittikce büyüyor yani :P
Ama biz insanlar birer virus oldugumuz kesin :D
spartacus
30-09-2010, 09:01
Yaratan yoksa dünya nasıl yaratıldı?
Dünya(insan) Yoksa(yokken) yaratan nasıl yaratıldı. : )
Dünya yaratılmadı. Akılla, iradeyle, bilinçle oluşturulmadı. Buna dair milyonlarca kanıt var.
Yer kabuğunun sürekli hareket etmesi, süper volkan patlamalarının canlıları yok etmesi, meteorların süper volkanlar kadar dünyayı tehdit etmesi, canlıların evrim geçirerek gelişmesi ve bazı türlerin (%99) yok olması, vs. bir irade ile dünya ve canlıların yaratılmadığının kanıtlarından birkaçı sadece. Bir irade ya da akıl tarafından yaratılsaydı bu kadar risk olurmuydu? Eğer tanrı varsa çok ciddi hatalar yapmış demektir. Hata versa tanrı yoktur değilmi?
Ancak yaratıldığına dair tek bir kanıt yok.
ha_babam
11-10-2010, 03:29
Dünya yaratılmadı. Akılla, iradeyle, bilinçle oluşturulmadı. Buna dair milyonlarca kanıt var.
Yer kabuğunun sürekli hareket etmesi, süper volkan patlamalarının canlıları yok etmesi, meteorların süper volkanlar kadar dünyayı tehdit etmesi, canlıların evrim geçirerek gelişmesi ve bazı türlerin (%99) yok olması, vs. bir irade ile dünya ve canlıların yaratılmadığının kanıtlarından birkaçı sadece. Bir irade ya da akıl tarafından yaratılsaydı bu kadar risk olurmuydu? Eğer tanrı varsa çok ciddi hatalar yapmış demektir. Hata versa tanrı yoktur değilmi?
Ancak yaratıldığına dair tek bir kanıt yok.
o hareket eden Yer kabuğu kendi kendinemi oluştu..?
sonu olan herşeyin elbet bir başlangıcı vardır.oda bizi Yaratandır...
Başlangıcı olan herşeyin bir sonu vardır yani..
Allahında sonu olacak o zaman.
spartacus
11-10-2010, 10:07
Aynı şeyleri tekrar yazmamak adına, başka bir başlıkda örtüşen düşüncelerimi link olrak vereyim...
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=345512&postcount=22
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=345514&postcount=23
sonu olan herşeyin elbet bir başlangıcı vardır.oda bizi Yaratandır...
Şimdi bu akıl yürütmen bir kanıtmı?
son aslında başlangıçtırda, her başlangıç içerisinde sonu da barındırır.
Tanrı bunun neresinde?
o hareket eden Yer kabuğu kendi kendinemi oluştu..?
Evet. Tamamen kendi kendine, maddesel ilişkilerin iç işleyişi çerçevesinde oluştu. Bu iddiayı destekleyen çok sayıda bilimsel veri var.
Ancak tanrı'nın yarattığına dair tek bir veri-kanıt yok.
Sn. ha_babam
Hayal gücün çalışıyor. Yarattığın tanrının açıklarını zorlama akıl yürütmelerle kapatmaya çalışıyorsun. Ancak nesnel-maddi denenbilir tekrarlanabilir, gözlemlenebilir yani bilimsel tek bir kanıtın yok.
Ben herşeyi uçan spagetti canavarı yaptı dersem senden daha yanlış söylemiş olmam.
Dünya varoldu yaratan niye yok?,var demeyin,bu kadar zulme iskenceye seyirci kalacak bir yaratici düsünemiyorum,kaliyorsada,nedir bunun sirri?sinavla aciklamayin cok basit kaliyor.saygilar
ha_babam
12-10-2010, 05:33
Evet. Tamamen kendi kendine, maddesel ilişkilerin iç işleyişi çerçevesinde oluştu. Bu iddiayı destekleyen çok sayıda bilimsel veri var.
Ancak tanrı'nın yarattığına dair tek bir veri-kanıt yok.
bu nasıl mantık maddesel işlevi kim yaratmışta ondan kainat oluşmuş,bizim dediğimiz her yaratılan ve bulunan nesnenin hep bir ilki vardır o ilkide yaratan Rabbimizdir..yok volkan patlamış ,yok nötron çarpışmış yok maymundan türemişiz ilk atamız şuymuş buymuş gibi faraziyelere inanmak akıl karı değil çünkü her anlatılan nesnede,maddede bir ilk var..Edit..
Ya peki senin rabbini yaratti ?
Eger evrende her somut cisim bir yaratilis ise yaradani olan allahi soyut düsünmek akla mantiksiz bir durum cünkü eserleri vardir !
Ses de bir somuttur cünkü kulaklariz algilar !
Bilinenlerin ûstünede somut kavramlar yaratildiysa o halde rabbinin yaraticisi kim ?
spartacus
12-10-2010, 09:16
bu nasıl mantık maddesel işlevi kim yaratmışta ondan kainat oluşmuş,bizim dediğimiz her yaratılan ve bulunan nesnenin hep bir ilki vardır o ilkide yaratan Rabbimizdir..yok volkan patlamış ,yok nötron çarpışmış yok maymundan türemişiz ilk atamız şuymuş buymuş gibi faraziyelere inanmak akıl karı değil çünkü her anlatılan nesnede,maddede bir ilk var.
Her şeyin bir ilk i varmıdır? Mantığınıza göre var olmalı... İlk, son gibi zamansal düşünceler, ister istemez kurgusal düşüncelerdir. Zihinsel akıl oyunlarıdır. İlk ne peki ? Zamansal düşünceler ve kurgular böyle işliyorsa sorumuzu soralım, ilk Tanrı'mıdır?
İnsan bilinci, aklı bir kez tahterevalliye binmeye görsün, hep aynı şeyi yapar. İner, çıkar, iner, çıkar....... iner, çıkar ......... iner çıkar. hep aynı yerde aynı noktada, düz, düpedüz, dümdüz iner, çıkar...
ha_babam
12-10-2010, 22:15
Her şeyin bir ilk i varmıdır? Mantığınıza göre var olmalı... İlk, son gibi zamansal düşünceler, ister istemez kurgusal düşüncelerdir. Zihinsel akıl oyunlarıdır. İlk ne peki ? Zamansal düşünceler ve kurgular böyle işliyorsa sorumuzu soralım, ilk Tanrı'mıdır?
İnsan bilinci, aklı bir kez tahterevalliye binmeye görsün, hep aynı şeyi yapar. İner, çıkar, iner, çıkar....... iner, çıkar ......... iner çıkar. hep aynı yerde aynı noktada, düz, düpedüz, dümdüz iner, çıkar...
Evet İlk ve Evveli,Zahiri olmayan yegane güç Allah(c.c.)dir...gayrısı yok inansanda,inanmasanda..,işte hakikat burada..!!!
Evet İlk ve Evveli,Zahiri olmayan yegane güç Allah(c.c.)dir...gayrısı yok inansanda,inanmasanda..,işte hakikat burada..!!!
Ben yarattım, tanrı benim desem, iddiandan daha mantıklı ciddiye alınabilir bir durumla karşı karşıya olurduk.
Oysa ne sesi, ne ağırlığı, ne görüntüsü, ne manyetik alanı, kısaca kendisine dair hiçbir veri bilgi olmayan bir şeyi ben peygamberim diye ortaya çıkan birileri savunuyor.
Bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış bulgular mantıksız, akılsız oluyor, ama 40 derece ateşle halüsinasyonlar görerek ben peygamberim yaratıcının elçisiyim diyenlerin iddiaları mantıklı akıllı oluyor.
Sanırım tercih meselesi. Siz hangisini seçiyorsunuz?
spartacus
13-10-2010, 11:04
Ha babam, Verdiğim linkde ki yazıları okumamışsınız, sizin önermeleriniz kısır döngüye varır bu nedenle değil düşünerek bir sonuca varmak, inandırıcı dahi değildir. Kısır döngüde nasıl bir inandırıcılık olabilir?
Şimdi
İLK ve Evveli demişsin. Bunları derken düşünerek mi diyorsun yoksa inanarak mı? İnanacaksak düşünmenin anlamı ne düşünecek isek inanmanın anlamı ne? Adı üstünde inanmak, yani olası doğru yada yanlış çıkacak bir bilgi. Şimdi bir yalan nasıl hayata geçebilir? İnandığınızda değil mi? Demek ki inanmak bir şeyin doğru yada yanlış olduğunun ayırdımına varamama, bir aldanma durumu da içerir. Pekala mantıklı ve akıllıca düşünerek yola çıkan her insan, inandığı ne varsa aldatıcılığını da bilir, bilmesi gerekir, bilmek zorundadır-eğer körü körüne bir batıl bağımlılığı yok ise-
Şimdi İLK ve EVVELİ dediğine göre, yine zamansal kurgu ortaya çıkıyor? İlk, son, önceki, sonraki gibi izafi düşünce ile yola çıktığınızda mantığı kapı dışarı etmeniz gerekir. Sizde o nu yapıp, ardından da kendi mantığınızı hiçe sayarak inanın diyorsunuz? Bu yolla çizilmiş bir akıl oyununun nesi inandırıcıdır ki, nesine inanmalı? İnsan o düzeyde inandıkdan sonra zaten Noel baba'ya da inanıyor.. Sizin yaptığınız çorabın içine oyuncak koyup bacanın dibine bırakıp -aaa, bak Noel Baba hediye getirmiş demektir.
Her şeyin bir ilki vardır? Bu söz sizlere ait ve haliyle burada bir MANTIK var. O halde tanrı'nın da bir ilki olmalı, mantık buraya gelir.
Hayır Tanrı'nın ilki yoktur mu dediniz, o halde herşeyin bir ilki olmak zorundadır önermeniz geçersizdir, işte burada ise MANTIK yok.
iki önerme de konu varlık olunca zaten mantıklı değildir, bunlar içsel olgular için geçerli akıl yürütümleridir.
İnanmak, aldanmanın diğer yarısıdır, o nedenle işi inanıya dökeceksek evveli tüm yorumlar, düşünmeler, mantık yürütmeler, bir cambazın ipte oynaması gibidir.
Neden-sonuç ilişkisi, zaman, mekan gibi şeyler içseldir. Sizin bilmediğiniz budur. Yani nedenler ve sonuçlar ve zaman gibi ilkler ve sonlar varlığın(var-yok'uda kapsayan uzay anlamında) dışında değil içinde, gerçekleşen bir süreçtir (örneğin A nın ilki yoktur, tüm ilkler-sonlar onun içinde-üzerinde gerçekleşir, anlam ve hayat bulur).. Haliyle ilkler, sebepler, başlangıçlar gibi öznel şeyler varlığı kuşatmazlar, varlık bu tür ölçeklere vurulamaz ve ölçümlenemez. Anlaşılması, yüzyıllardır insanlığa saplantılı ve sınırlandırılmış düşüncelerin enjekte edilmesinden dolayı hiç de kolay değildir
Biraz kolaylaştırayım;
Mekan nereyi kapsar, içini! Varlığın kapsamı nedir içidir. Şimdi neden sonuç ilişkisi dediğiniz tüm ilişkiler içseldir, içeride gerçekleşir dolayısıyla sizler içeride gerçekleşen şeyleri, izafi düşünce ve gözlemlerinizi götürüp varlığın kendisine ölçekleyemezsiniz, haliyle varlığı ölçemez ve ona içsel ölçeklerinizle ne maddi nede izafi(ilk-son, başlangıç-bitiş gibi) sınırlar belirleyemezsiniz. Böyle bir ölçeğiniz olamaz, zaten mantıklıda değildir, imkanlıda. İlk, son, önceki, sonraki, gün 24 saat, yıl, neden-sonuç hepsi ama hepsi içsel ve özneldir, bunları baz alarak varlığı, yani kapsayanı ölçemez, ölçekleyemez, ona uyduramazsınız. Sizin yaptığınız şuna benzer, hacim dediğimiz içsel! ölçü ile, dışı ölçmeye çalışıyorsunuz ya da almışsınız elinize bir metre, ağırlık ölçüyorsunuz.
Varlık var-yok düzlemine vurulamaz. var'da, yok'da bir bütündür, ayrı ayrı değillerdir ve bu ikisi de yine varlığın -kolay izahı ile- bir fonksiyonudur. Pekala kendinize sorabilirsiniz, yokluk alan kapsar mı?(kapsar). Oysa yokluk* dediğiniz nedir herhangi bir maddenin olmadığı uzay boşluğudur(varlığıdır**), ve bir alan kaplar(içsellik taşır), o halde öyle yokluğu düşünürken varlıkdan**, varlığı düşünürken yoklukdan* bağımsız ele alamazsınız, ve ikiside hem varlık hemde yokluk uzay'ın içindedir, uzay bunlarla ölçeklenemez, sınırlanamaz.
Eğer anlattıklarım anlaşılmıyor ise, anlaşılmayan nedir, eleştirilecek yerler neresidir, inanın, inanın demeden düşünelim diyen varsa teker teker dediklerimi detaylandırabilr, daha basite indirgenmiş anlamlar çıkartabiliriz.
basit bir örnekle, hiç bir şeyin olmadığı bir an düşünebilir misiniz? Düşünebilen var ise örneklesin!. Oysa bizim varlık dediğimiz şey yoklukla bir bütündür, kopartılamaz. Bir değneğin iki ucudur bunlar, bin parçaya da bölsen ayrıştırılamaz.
İzafi veya salt zihni düşüncelerle, hiç bir şey yoktu gibi oluşturulmuş kurguların mantıksızlığı açık ve nettir ve o düşünceler yine düşünsel yolla çürütülürler. peki düşüncenin olmadığı varlığı düşünebilir misiniz? Elbette, bir gece önceki uykunuzdaki derin uyku anını düşünün. Nasıldı? İşte varlık işte yokluk...
ha_babam
13-10-2010, 21:26
Ben yarattım, tanrı benim desem, iddiandan daha mantıklı ciddiye alınabilir bir durumla karşı karşıya olurduk.
Oysa ne sesi, ne ağırlığı, ne görüntüsü, ne manyetik alanı, kısaca kendisine dair hiçbir veri bilgi olmayan bir şeyi ben peygamberim diye ortaya çıkan birileri savunuyor.
Bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış bulgular mantıksız, akılsız oluyor, ama 40 derece ateşle halüsinasyonlar görerek ben peygamberim yaratıcının elçisiyim diyenlerin iddiaları mantıklı akıllı oluyor.
Sanırım tercih meselesi. Siz hangisini seçiyorsunuz?
dostum kainattaki düzen,insan varlığındaki oluşturulan yapı bile anlıayan insanoğluna yeterde artar bile,her yaşadığın hadisede biimsel gerçek aramak hacmi ,cismi ,sesi varmı vb. gibi oysa öyle işlevler vardırki onun varlığını sadece yaptığı eylemlerle farkına varabiliriz örneğin sizdeki AKIL varmı bunun cismi,hacmi,görüntüsü,sesi v.s. yok ama nerden anlıyoruz bizdeki aklın olduğunu yaptığımız fiillerden..o halde şimdi sende dediğin gibi bilimsel elde tutulan bir değer yoksa şimdi sizde AKIL yok gibi deneme lüksümüz olurdu..
ha_babam
13-10-2010, 21:32
Ha babam, Verdiğim linkde ki yazıları okumamışsınız, sizin önermeleriniz kısır döngüye varır bu nedenle değil düşünerek bir sonuca varmak, inandırıcı dahi değildir. Kısır döngüde nasıl bir inandırıcılık olabilir?
Şimdi
İLK ve Evveli demişsin. Bunları derken düşünerek mi diyorsun yoksa inanarak mı? İnanacaksak düşünmenin anlamı ne düşünecek isek inanmanın anlamı ne? Adı üstünde inanmak, yani olası doğru yada yanlış çıkacak bir bilgi. Şimdi bir yalan nasıl hayata geçebilir? İnandığınızda değil mi? Demek ki inanmak bir şeyin doğru yada yanlış olduğunun ayırdımına varamama, bir aldanma durumu da içerir. Pekala mantıklı ve akıllıca düşünerek yola çıkan her insan, inandığı ne varsa aldatıcılığını da bilir, bilmesi gerekir, bilmek zorundadır-eğer körü körüne bir batıl bağımlılığı yok ise-
Şimdi İLK ve EVVELİ dediğine göre, yine zamansal kurgu ortaya çıkıyor? İlk, son, önceki, sonraki gibi izafi düşünce ile yola çıktığınızda mantığı kapı dışarı etmeniz gerekir. Sizde o nu yapıp, ardından da kendi mantığınızı hiçe sayarak inanın diyorsunuz? Bu yolla çizilmiş bir akıl oyununun nesi inandırıcıdır ki, nesine inanmalı? İnsan o düzeyde inandıkdan sonra zaten Noel baba'ya da inanıyor.. Sizin yaptığınız çorabın içine oyuncak koyup bacanın dibine bırakıp -aaa, bak Noel Baba hediye getirmiş demektir.
Her şeyin bir ilki vardır? Bu söz sizlere ait ve haliyle burada bir MANTIK var. O halde tanrı'nın da bir ilki olmalı, mantık buraya gelir.
Hayır Tanrı'nın ilki yoktur mu dediniz, o halde herşeyin bir ilki olmak zorundadır önermeniz geçersizdir, işte burada ise MANTIK yok.
iki önerme de konu varlık olunca zaten mantıklı değildir, bunlar içsel olgular için geçerli akıl yürütümleridir.
İnanmak, aldanmanın diğer yarısıdır, o nedenle işi inanıya dökeceksek evveli tüm yorumlar, düşünmeler, mantık yürütmeler, bir cambazın ipte oynaması gibidir.
Neden-sonuç ilişkisi, zaman, mekan gibi şeyler içseldir. Sizin bilmediğiniz budur. Yani nedenler ve sonuçlar ve zaman gibi ilkler ve sonlar varlığın(var-yok'uda kapsayan uzay anlamında) dışında değil içinde, gerçekleşen bir süreçtir (örneğin A nın ilki yoktur, tüm ilkler-sonlar onun içinde-üzerinde gerçekleşir, anlam ve hayat bulur).. Haliyle ilkler, sebepler, başlangıçlar gibi öznel şeyler varlığı kuşatmazlar, varlık bu tür ölçeklere vurulamaz ve ölçümlenemez. Anlaşılması, yüzyıllardır insanlığa saplantılı ve sınırlandırılmış düşüncelerin enjekte edilmesinden dolayı hiç de kolay değildir
Biraz kolaylaştırayım;
Mekan nereyi kapsar, içini! Varlığın kapsamı nedir içidir. Şimdi neden sonuç ilişkisi dediğiniz tüm ilişkiler içseldir, içeride gerçekleşir dolayısıyla sizler içeride gerçekleşen şeyleri, izafi düşünce ve gözlemlerinizi götürüp varlığın kendisine ölçekleyemezsiniz, haliyle varlığı ölçemez ve ona içsel ölçeklerinizle ne maddi nede izafi(ilk-son, başlangıç-bitiş gibi) sınırlar belirleyemezsiniz. Böyle bir ölçeğiniz olamaz, zaten mantıklıda değildir, imkanlıda. İlk, son, önceki, sonraki, gün 24 saat, yıl, neden-sonuç hepsi ama hepsi içsel ve özneldir, bunları baz alarak varlığı, yani kapsayanı ölçemez, ölçekleyemez, ona uyduramazsınız. Sizin yaptığınız şuna benzer, hacim dediğimiz içsel! ölçü ile, dışı ölçmeye çalışıyorsunuz ya da almışsınız elinize bir metre, ağırlık ölçüyorsunuz.
Varlık var-yok düzlemine vurulamaz. var'da, yok'da bir bütündür, ayrı ayrı değillerdir ve bu ikisi de yine varlığın -kolay izahı ile- bir fonksiyonudur. Pekala kendinize sorabilirsiniz, yokluk alan kapsar mı?(kapsar). Oysa yokluk* dediğiniz nedir herhangi bir maddenin olmadığı uzay boşluğudur(varlığıdır**), ve bir alan kaplar(içsellik taşır), o halde öyle yokluğu düşünürken varlıkdan**, varlığı düşünürken yoklukdan* bağımsız ele alamazsınız, ve ikiside hem varlık hemde yokluk uzay'ın içindedir, uzay bunlarla ölçeklenemez, sınırlanamaz.
Eğer anlattıklarım anlaşılmıyor ise, anlaşılmayan nedir, eleştirilecek yerler neresidir, inanın, inanın demeden düşünelim diyen varsa teker teker dediklerimi detaylandırabilr, daha basite indirgenmiş anlamlar çıkartabiliriz.
basit bir örnekle, hiç bir şeyin olmadığı bir an düşünebilir misiniz? Düşünebilen var ise örneklesin!. Oysa bizim varlık dediğimiz şey yoklukla bir bütündür, kopartılamaz. Bir değneğin iki ucudur bunlar, bin parçaya da bölsen ayrıştırılamaz.
İzafi veya salt zihni düşüncelerle, hiç bir şey yoktu gibi oluşturulmuş kurguların mantıksızlığı açık ve nettir ve o düşünceler yine düşünsel yolla çürütülürler. peki düşüncenin olmadığı varlığı düşünebilir misiniz? Elbette, bir gece önceki uykunuzdaki derin uyku anını düşünün. Nasıldı? İşte varlık işte yokluk...
Değerli arkadaşım orada yaratılan her nesnenin bir ilki vardır,yani kendi kendine var olmamıştır,forumda o bahsi çok geçen maddeninde bir yaratıcısı var ondan bahsediyorum,buradan nasılda Allah(c.c.) bir ilki var demekle onuda yaratılan bir varlıkla kıyaslamanız bence çok mantıksız olmuş..O ALLAH ki ne Yaratılmıştır,onun evveli ve zahiri yoktur o Yaratıcı her daim Baki OLARAK KALACAKTIR...
ozgur_beyin
13-10-2010, 23:13
Değerli arkadaşım orada yaratılan her nesnenin bir ilki vardır,yani kendi kendine var olmamıştır,forumda o bahsi çok geçen maddeninde bir yaratıcısı var ondan bahsediyorum,buradan nasılda Allah(c.c.) bir ilki var demekle onuda yaratılan bir varlıkla kıyaslamanız bence çok mantıksız olmuş..O ALLAH ki ne Yaratılmıştır,onun evveli ve zahiri yoktur o Yaratıcı her daim Baki OLARAK KALACAKTIR...
sevgili ha babam , dediğin doğruysa şunuda anlat .eğer herşeyi allah yarattıysa onu kim yarattı? nasıl var oldu. arşta oturuyorsa onuda oraya yerleştiran bir güç olmalı
ha_babam
14-10-2010, 01:29
Allah (c.c.) mekandan münezzehtir ona Arşta oturuyor diyen küfre girer bunuda vahhabi ve şimdiki adı ile selefi akıdesinin öncüsü İbni Teymiyyeden alırki bu zatın biz Ehli sünnet müslümanlarınca bu görüşünden uzağız...Adı üzerinde "El Evvel" herşeyden önce var olan..Yaratılan her ilk nesnenin yaratıcısı odur o yüce varlığa onu kim yarattı demek Yaratıcıya ortak koşmaktır..Ki ismi üzerinde Yaratıcı olan zaten yaratılmaz,buda çok mantıksız olup Uluhiyyet sıfatı ile bağdaşmaz..
evrensel-insan
14-10-2010, 01:38
Saygideger ha babam;
Allah "Herseyden once de var olsa", ancak bir mekanda, boslukta, habitatta, yerde var olabilir. Cunku varligin anlami ve icerigi, mekandaki belirtidir. Oyuzden varlik, mekan olmadan mumkun olmaz, zaman ise sadece varliklardan insanoglunun bir soyutlamasidir.
Mesela, dinazorlar devrinde; mekan ve mekanin varliklari vardi. Insanoglu olmadigi icinde, zaman soyutlamasi yoktu. Insanoglu varligi mekanda belirdikten sonra, kendi merkezli zamasn icerikli varliklarin ve mekanin zaman icerikli soyutlamasini ortaya atti.
Oyuzden zaman degeri olarak, once mekan, sonra varlik, daha sonrada zaman gelir. Ama; insanoglu, zamana endeksli olarak hem kendini, hem mekanin diger parcalarini hem de mekani ortaya koymustur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Iste simdi anlamistir Ha- babam.:)
evrensel-insan
14-10-2010, 04:07
Saygideger vartor;
Spartacus, ustteki mesajinda konuya bodaslama dalmis ben de arkadasi, su yuzune cikarayim, dedim. Hepsi, bu.:)
Saygilrimla;
evrensel-insan
spartacus
14-10-2010, 10:15
Ha Babam'ın anlayabileceğini sanmıyorum, anlamak iksiri bozar çünkü, o yüzden ilk yazımda bir durumu tespit etmiştim..
İnsan bilinci, aklı bir kez tahterevalliye binmeye görsün, hep aynı şeyi yapar. İner, çıkar, iner, çıkar....... iner, çıkar ......... iner çıkar. hep aynı yerde aynı noktada, düz, düpedüz, dümdüz iner, çıkar...
Ha Babam'ın yazılarında bakın neler var. Neden-sonuç ilişkisi, Sebebin-sebebi, İlk-son, başlangıç-bitiş, başlayan-başlatan(irade)...... hepsi de düşünsel mantık yürütümleri. Bu mantık yürütümlerinin açıklığa kavuşması gerekir, açıklığa kavuşmalı ki, kişinin tapınma düzeyinde öne sürdüğü şeylere gölge olamasın. Ha gönül ister ki, bu tür mantık yürütümlerinin ardına saklanan düşünce sahipleride, kendilerine verilen cevaplara, sabit bir şekilde, yaratan yaratandır, yaratmıştır, o yaratılmaz, o zahirdir vs gibi kalıp ve üzerinde düşünelemeyecek sözler ve kendi öne sürdüğü mantıkla çelişmeyen düşünceler üretebilsin.
Tabi sevgili Vartor'un imzası da önemli "Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler."
Evet İlk ve Evveli,Zahiri olmayan yegane güç Allah(c.c.)dir...gayrısı yok inansanda,inanmasanda..,işte hakikat burada..!!!
Sayin hababam evrim cok yavas gerceklestigi icin hic bir canli farkina varmiyor ! Sana bunu iddia edebilirim
Allah yazarken c.c yazmaya özen gösteriyorsun. Ama yazdigindan cikardigim su ki onlari yazarken cece dir diye okuyorsun !
cünkü c.c (nun) nin acilimi = celle celelühu dur
Bu kisaltmayi acilimi olarak okusaydin sonuna kesinlikle dir degil dur ekini getirirdin.
Artik bunun sende farkinda degilsin ama birseyler degistiginin kanitidir bu ! Bir 500 yil sonra bu c.c nin anlami degismeyecegi ne malum ?
Simdiden degistirmeye basladiniz yakinda baska bir anlam kazanir artik !
Özelliklede kendinize yaratici olarak bildiginiz Allah celle celelühu diye icinizden gecirmediginiz tam tersi artik allah cece diye icinizden gecirdiginizde belli
Peki sorarim simdi sana cece nedir ?
Cok dikkat ettimde Yazinda ı yazilmasi gereken yereler dogru sekilde ı yazmissin! birde parantez icinde kullanmissin c.c yi lakin klavyende ı harfi varken Allah dır demen gerekirdi ozaman dir yazmanla olay degisiyor parantez icindeki c.c icin ekledigin belli oluyor
ha_babam
15-10-2010, 17:02
Sayin hababam evrim cok yavas gerceklestigi icin hic bir canli farkina varmiyor ! Sana bunu iddia edebilirim
Allah yazarken c.c yazmaya özen gösteriyorsun. Ama yazdigindan cikardigim su ki onlari yazarken cece dir diye okuyorsun !
cünkü c.c (nun) nin acilimi = celle celelühu dur
Bu kisaltmayi acilimi olarak okusaydin sonuna kesinlikle dir degil dur ekini getirirdin.
Artik bunun sende farkinda degilsin ama birseyler degistiginin kanitidir bu ! Bir 500 yil sonra bu c.c nin anlami degismeyecegi ne malum ?
Simdiden degistirmeye basladiniz yakinda baska bir anlam kazanir artik !
Özelliklede kendinize yaratici olarak bildiginiz Allah celle celelühu diye icinizden gecirmediginiz tam tersi artik allah cece diye icinizden gecirdiginizde belli
Peki sorarim simdi sana cece nedir ?
Cok dikkat ettimde Yazinda ı yazilmasi gereken yereler dogru sekilde ı yazmissin! birde parantez icinde kullanmissin c.c yi lakin klavyende ı harfi varken Allah dır demen gerekirdi ozaman dir yazmanla olay degisiyor parantez icindeki c.c icin ekledigin belli oluyor
Sayın Nail; yazınızı esefle okudum öncelikle dediğiniz gibi doğrusu Celle Celalahu'dur( Şanı Yüce olan) ama ben orada Allah(c.c.) dir derken oradaki demek istediğimin Celle Celaluhu olduğunu sizin hatırınıza gelen kelimenin o manayı kast ettiği mesajınızdanda anlaşılmıştır,ama siz o kısaltmanın "Cellle Celalihidir" şeklinde anlamayıp orada nasıl da cece(aslı Çece) dir manasını çıkardığınızı üzülerekde olsa gördüm ve buradada bir kısır döngü yaşadığınız ortaya çıkmıştır, bahsettiğiniz kelimenin anlaşılan mana ile bir benzerliğinin olmadığıda aşikardır onun için dır,dir,dur vb.ile uğraşacağınıza Nail olduğunuz Rabbaniyeti keşfedin Evrimden önce..
Philosophe
15-10-2010, 17:46
Seviye çooook dü$ük, tarti$malariniz birinci Dünya sava$indaki Verdun sava$ini animsatiyor: Herkez kendi hendegine girmi$ oradan öbür tarafa bir $eyler salliyor da pek kaliteli bir $eyler yok ortada.
Evrimci / Dinci tarti$masi olmu$, bu da tabiiki tamamen verimsiz, hiç kimse hiç kimseyi kendi çukurundan çikaramiyacak.
Evrimciler, Scientist'ler, yani pozitivist dü$ünceyi takip edenler, sizin agziniza "tahmin", "inanç" gibi kelimeler yaki$miyor. "Tahmin ediyoruz ki madde hep vardi"! Yok öyle, dinciler tahmin edebilirler ve inanabilirler, kendi sistemlerinde bu bir temel unsur, ama siz tahmin edemezsiniz. Gerçegin gerçek olmasi için bilimsel kanitlar olmasi lazim ... Tahmin demeniz le kendi ayaginiza kur$un sikiyorsunuz.
Bu arada, Bilim'in TEK ses olarak yukselmesi lazim ... Yani siz buyuk ihtimal bilim adami da degilsiniz ya, neyse. Bing Bang teorisi, yani Dünya küresinin olu$masi teorisi üzerinde çali$an bilim adamlarinin yarisi Kreasyonist, yani bir Tanri'nin bu dünyayi olu$turduguna inaniyorlar... ne kadar dü$ündürücü degil mi?
Bu arada, ne Kuran, ne Islam, hiç bir zaman Dünya'nin Tepsi gibi (veya Pizza gibi) düz oldugunu savunmadi. BU inanç, ve bu gibi degi$ik inançlar Katolik hristyanlarda mevcut, bu yuzdendir ki Galileo gibi Bilim adamlari zor gunler ya$adilar. Bu hurafeler de Yunanlilar tarifindan (Ptolemee okulu) incil'e eklendi, yeni isimler le beraber (Isa, Ortadogulu, nasil olur da Jesus Christ oluvervi? Peter/Pedro/Pierre, John/Jean, ...).
Islam'in bilimle zit oldugu tek nokta Evrim. Bilimciler size sesleniyorum, bu hendekden bo$ laflar sallama oyunu ho$unuzu gidiyorsa, siz buradan Evrimden sallayin, gerisinde biraz zor geçerli kanit bulabilirsiniz...
Saygilarimla
spartacus
15-10-2010, 21:14
Seviye çooook dü$ük, tarti$malariniz birinci Dünya sava$indaki Verdun sava$ini animsatiyor: Herkez kendi hendegine girmi$ oradan öbür tarafa bir $eyler salliyor da pek kaliteli bir $eyler yok ortada.
Evrimci / Dinci tarti$masi olmu$, bu da tabiiki tamamen verimsiz, hiç kimse hiç kimseyi kendi çukurundan çikaramiyacak.
"Tahmin ediyoruz ki madde hep vardi"!
Bu arada, Bilim'in TEK ses olarak yukselmesi lazim ... Yani siz buyuk ihtimal bilim adami da degilsiniz ya, neyse.
Bu arada, ne Kuran, ne Islam, hiç bir zaman Dünya'nin Tepsi gibi (veya Pizza gibi) düz oldugunu savunmadi.
Islam'in bilimle zit oldugu tek nokta Evrim. Bilimciler size sesleniyorum, bu hendekden bo$ laflar sallama oyunu ho$unuzu gidiyorsa, siz buradan Evrimden sallayin, gerisinde biraz zor geçerli kanit bulabilirsiniz...
Saygilarimla
gerçekten bu başlıkda ciddi yazılar var sanmıştım, taki hiç bir şey anlatmayan yazınızla karşılaşana kadar. Hiç bir şey söylemeden bu kadar ciddi yazmayı başarmış olmanız dahi umduğumun üstündedir.
nerden, hangi açıdan baktınızda yargı ürettiniz hiç belli değilse bile, hangi dereceden(akademik anlamda) yaklaştığınızıda kestirmek güç.
Kimsenin, kimseyi çukurdan çıkartmak gibi bir amacı yoksa bile, konu başlığına ister uzman düzeyde olsun isterse hiç olmasın, isterse inançsal bilgiler temelinde olsun, herkes fikrini söylüyor. Bir konu kişiselleşmediği ve konudan sapılmadığı sürece, çukur arzetmez. Gerçi sizin yaklaşımınız taamen kişisel olmuş ama yinede neyi neye göre değerlendirip yargı ürettiğiniz yine size kalmış. Sır gibi..
"Tahmin ediyoruz ki madde hep vardi"!
Sizden başka Kim söyledi bu tahmini nerede?
İslam'ın sadece evrim konusunda bilimle çeliştiği ise ciddi anlamda çarpıtmadır. Bu şekilde ayrım yapmaya bile gerek yok, bu kadar özele inmeye gerek yok, zihni kurgularla türetilmiş her türlü dinsel masal bilim ile çelişir. uzağa gitmeye bile gerek yok metod dahi bu çelişkiyi çözmek için yeterlidir.
Bu arada, ne Kuran, ne Islam, hiç bir zaman Dünya'nin Tepsi gibi (veya Pizza gibi) düz oldugunu savunmadi.
doğru Pizza gibi dememiştir, kesinlikle doğru, ama güneşi bir balçıkda batar görmüştür. Bunlar bir yana, evreni kubbe(yarım ay) dünyayı ise altında düzlük olarak görmüştür, ay ve güneşin hareketini ise kubbe olarak biçimlemiştir ki, güneş yerin altında bir yere gimekte(saklanmakta)ve çıkmakta geceleride gökyüzünde pul olan kandiller yanmaktadır.. hatta yıldırımlar bile Allah tarafından kullanılan mızraklardır, dilediğini çarpar, dilediğini onla yola getirir. iyiki bilim, din ile çelişmiştir de, metafizik süslemelerle yazılan masallardan bağımsız çözümlemeler geliştirilmiş misal Paratoner bulunmuştur... Yoksa haşa, düşüncelerimizde sırf namaz kılmadık diye her gün bir yerlerimize mızrak yiyecektik...