PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hayattan zevk almak


Ebu Süfyan
20-12-2004, 02:20
Hayattan zevk almak

Müslümanlar, öbür tarafta ceza çekerim diye, bu dünyaya ait zevklerden mahrum kalıyorlarmış. Üstelik hiç görmedikleri Allah’tan korktuklar için ve yine hiç görmedikleri ve varlığından emin olmadıkları cehennemde yanmamak için. Bu yüzden de zarardalar.

Ateistler Müslümanlar’ı bu yüzden zararda görürler. Onlar ise öldükten sonra yanarım diye hayatlarını zehir etmezler ve hayattan zevk alırlar. Yada öyle iddia ederler.
Ateistlerin gerçekten hayattan zevk aldıklarını söyleyebilir miyiz? Yoksa kendilerini mi kandırıyorlar?

Tüm imkanlara rağmen hastalığı iyileşmeyen bir insan düşünün. Kurtulma ümidi yok ve birkaç aylık ömrü kalmış. Bu insan ise “ Madem birkaç aylık ömrüm var, o halde bu sürede hayattan alabileceğim kadar zevk alayım.” diyor ve aklına gelen her türlü zevki tatmaya başlıyor. Acaba bu insanın hayattan zevk aldığını ve mutlu birisi olduğunu söyleyebilir miyiz? Tabii ki söyleyemeyiz. Çünkü;
dışta mutlu ve hayattan zevk alıyor gibi gözükse, her zevk alışında öleceği ve hayata veda edeceği aklına geldiğinden, içte sürekli olarak üzüntü duyacaktır ve o zevkler adeta ızdıraba dönüşecektir. Ve o insan istediği kadar zevk aldığını iddia etse bile aslında kendini kandırmaktadır.

İşte hayattan zevk almayı kazanç olarak gören ve Müslümanları, cehennem ve Allah korkusuyla hayattan zevk alamadıkları için zararda gören ateistlerin durumu. Onlarda aynı bu şekilde, hayattan zevk aldıklarını iddia ederler ama ancak kendilerini kandırırlar.

Eminin buna itiraz eden ve hayattan gerçekten zevk aldığını iddia edenler olacaktır. “Biz yukarıdaki insan gibi, hasta falan değiliz ve birkaç ay sonra öleceğiz diye bir durum yok, o yüzden zevk alırken hiçbir şekilde mutsuz olmuyoruz tam tersine çok mutluyuz.” Diyeceklerdir. Belki onların böyle bir hastalıkları yok, ama yıllar yıllar boyu yaşayacaklarını nereden biliyorlar. Yarına kadar dahi ölmeyeceklerini garanti edebiliyorlar mı? Edemeyeceklerine göre yukarıdaki insandan farkları yoktur.

İşte ateistlerin zevk almaya çalıştıkları hayat.

Saygılar.
Ebu Süfyan

ngcoskun
20-12-2004, 10:48
ebu süfyan
Tüm imkanlara rağmen hastalığı iyileşmeyen bir insan düşünün. Kurtulma ümidi yok ve birkaç aylık ömrü kalmış. Bu insan ise “ Madem birkaç aylık ömrüm var, o halde bu sürede hayattan alabileceğim kadar zevk alayım.” diyor ve aklına gelen her türlü zevki tatmaya başlıyor. Acaba bu insanın hayattan zevk aldığını ve mutlu birisi olduğunu söyleyebilir miyiz? Tabii ki söyleyemeyiz. Çünkü;
dışta mutlu ve hayattan zevk alıyor gibi gözükse, her zevk alışında öleceği ve hayata veda edeceği aklına geldiğinden, içte sürekli olarak üzüntü duyacaktır ve o zevkler adeta ızdıraba dönüşecektir. Ve o insan istediği kadar zevk aldığını iddia etse bile aslında kendini kandırmaktadır.

işte aramızdaki fark burada ben ölüm anımın yakınlarda olduğunu hep hissederim zaten ama sizin gibi aman allahım hayatım bitiyor bari öbür dünya olsa bir mükafat için diye bir masala inanmam.tabi ki ölmek istemem ama ölücem ve herşey bitecek fikri bana nasılsa öbür dünya var fikrinden daha kolay kabullenilebilir birşey.
öbür dünya olmalı diye inanmanın sebebi doyumsuzluktur.

ReS
20-12-2004, 13:54
gercektende Allah sevgisi,Allah korkusu ve Allah inanci ile yasamak ne guzel bir sey,insanin bu dunyada siginacagi bir yakin dostudur o.O ne yucedir,ne uludur.onunla bereber olan hic kimse helak olmamistir. insan hasta dusse bile hayattan zevki onu anarak alir.cunku onu anmak "sifadir."Kalplerin sifasidir.Birakin hasta dosegini olum doseginde olsa dahi,ona kavusacagini arzular.
Cunku fikrimiz;

"Dua ve ibadet, Allah ile olmaktır. Allah ile olan kimse için ölüm de, ömür de hoştur."

Mevlana

fikridir.insanin sigina bilecegi bir dostunun oldugunu bilmesi ne hos bir sey.Keske bunu inanmayan arkadaslar bilselerdi.
-guvenme insana ölur,
-siginma duvara yikilir,
-yaslanma agaca kurur,
-ona guven,ona sigin o ebedidir.