kaanansay
07-10-2009, 15:56
Karaciğer yaşamak için gerekli olan birçok kimyasal olayın gerçekleştiği bir organdır. Karın boşluğunun sağ üst kısmında yer alır. Yaklaşık 2 kg ağırlığında olan bu et parçası son derece karmaşık işlemleri yerine getiren, olmazsa olmaz organlardan biridir. Bir karaciğer hücresi, yaklaşık 500'den fazla işlemi aynı anda yapabilir.
Karaciğerin yerine getirdiği insan için hayati olan fonksiyonlar şunlardır:
Glukoz üretir : Karaciğerin vücudun en önemli enerji kaynağı olan glukozu üretir Beslenme sırasında aldığı glukozu, glikojene çevirip depolar. Karaciğer kandaki glukoz oranını sürekli kontrol eder. Yemek aralarında besin alınmadığı ve kandaki glukoz miktarı düşmeye başladığı zaman, karaciğer depoladığı glikojeni glukoza çevirip kana verir. Böylece kandaki glukoz düzeyinin fazlaca düşmesi engellenmiş olur. Karaciğer ayrıca yağ asitleri ve amino asitlerden de glukoz üretebildiği gibi, enerji üretiminde kullanılması mümkün olmayan diğer karbonhidratları da glukoza çevirebilir.
Kanı depolar: Karaciğerin genişleyebilen veya küçülebilen bir yapısı vardır. Bu özelliği sayesinde kan damarlarındaki kanı depolayabilir veya salabilir.
Karaciğer sağlıklı bir vücutta, 450 ml kanı yani kanın % 10'unu, bünyesinde tutabilir. Kalp yetmezliği sözkonusu olduğunda vücutta dolaşan kan miktarı, kalbin çalışma temposuna fazla geleceğinden karaciğer kan tutma hacmini iki kat daha arttırıp, 1 litre kanı fazladan depolayabilir. Böylece kalbin, kaldırabileceği bir tempoda çalışmasına fırsat yaratır.
Ağır egzersizler sırasında yani vücutta kan ihtiyacı arttığında bünyesinde depoladığı kanı dolaşıma vererek kan ihtiyacını giderir.
Demiri Depolar : Vücutta çok önemli işlevleri olan demirin depolandığı organdır.
Savunma sistemini destekler: Karaciğer sadece beslenme ve metabolizma atıkları için bir filtre olarak kalmaz. Bunun dışında bağışıklık maddeleri olan globulinleri ve damar tamir grupları olan enzimleri de üretir.
Bakterileri temizler: Karaciğerde bulunan Kupffer hücreleri, buradan geçen, özellikle de bağırsaklardan gelen kanda bulunan önemli miktardaki bakterileri yutarlar. Kupffer hücreleri kandaki parçacıkların ya da öteki yan ürünlerin artması durumunda, bunları kandan filtre edebilmek için kendi sayılarını da arttırırlar.
Ekonomik çalışır: Kaslarda glukoz harcanması sırasında, metabolizma artığı olan laktik asit açığa çıkar. Laktik asit kasta kaldığı sürece acı verir ve çalışmasını engeller. Karaciğer bu asidi kaslardan toplar ve yeniden glukoza döndürebilir.
Pıhtılaşmada rol oynayan protrombin ve fibrinojeni üretir.
Lenf yapımında görev alır. Antikorların önemli bir kısmını üretir.
Kendi kendini onarabilir: Kendi kendini onarabilen tek organdır. Bir kısmı tahrip olsa bile kalan diğer hücreler hemen çoğalarak eksik kısmı tamamlayabilir. Hatta organın üçte ikisi alınsa bile, kalan kısım karaciğeri bir bütün olarak yeniden meydana getirebilir.
Ölü alyuvarların yenilerini üretir: Karaciğer ve dalak, ölen alyuvarların yerine yenilerinin üretildiği, proteinin büyük bir kısmının parçalandığı ve amino asitler olarak yeniden farklı amaçlar için kullanıldığı yerdir.
Safra adı verilen bir salgı üretir. Safra sıvısı büyük yağ damlalarını daha küçük parçalara ayırarak yağların sindirimine yardımcı olur.Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı safra salgılar.
Vücudun en mükemmel deposudur: Tüm mineralleri, proteinleri, az miktarda yağı ve vitaminleri depolar. İhtiyaç duyulduğunda, depoladığı maddeyi en kısa yoldan gerekli bölgeye iletir.
Karaciğerin yerine getirdiği insan için hayati olan fonksiyonlar şunlardır:
Glukoz üretir : Karaciğerin vücudun en önemli enerji kaynağı olan glukozu üretir Beslenme sırasında aldığı glukozu, glikojene çevirip depolar. Karaciğer kandaki glukoz oranını sürekli kontrol eder. Yemek aralarında besin alınmadığı ve kandaki glukoz miktarı düşmeye başladığı zaman, karaciğer depoladığı glikojeni glukoza çevirip kana verir. Böylece kandaki glukoz düzeyinin fazlaca düşmesi engellenmiş olur. Karaciğer ayrıca yağ asitleri ve amino asitlerden de glukoz üretebildiği gibi, enerji üretiminde kullanılması mümkün olmayan diğer karbonhidratları da glukoza çevirebilir.
Kanı depolar: Karaciğerin genişleyebilen veya küçülebilen bir yapısı vardır. Bu özelliği sayesinde kan damarlarındaki kanı depolayabilir veya salabilir.
Karaciğer sağlıklı bir vücutta, 450 ml kanı yani kanın % 10'unu, bünyesinde tutabilir. Kalp yetmezliği sözkonusu olduğunda vücutta dolaşan kan miktarı, kalbin çalışma temposuna fazla geleceğinden karaciğer kan tutma hacmini iki kat daha arttırıp, 1 litre kanı fazladan depolayabilir. Böylece kalbin, kaldırabileceği bir tempoda çalışmasına fırsat yaratır.
Ağır egzersizler sırasında yani vücutta kan ihtiyacı arttığında bünyesinde depoladığı kanı dolaşıma vererek kan ihtiyacını giderir.
Demiri Depolar : Vücutta çok önemli işlevleri olan demirin depolandığı organdır.
Savunma sistemini destekler: Karaciğer sadece beslenme ve metabolizma atıkları için bir filtre olarak kalmaz. Bunun dışında bağışıklık maddeleri olan globulinleri ve damar tamir grupları olan enzimleri de üretir.
Bakterileri temizler: Karaciğerde bulunan Kupffer hücreleri, buradan geçen, özellikle de bağırsaklardan gelen kanda bulunan önemli miktardaki bakterileri yutarlar. Kupffer hücreleri kandaki parçacıkların ya da öteki yan ürünlerin artması durumunda, bunları kandan filtre edebilmek için kendi sayılarını da arttırırlar.
Ekonomik çalışır: Kaslarda glukoz harcanması sırasında, metabolizma artığı olan laktik asit açığa çıkar. Laktik asit kasta kaldığı sürece acı verir ve çalışmasını engeller. Karaciğer bu asidi kaslardan toplar ve yeniden glukoza döndürebilir.
Pıhtılaşmada rol oynayan protrombin ve fibrinojeni üretir.
Lenf yapımında görev alır. Antikorların önemli bir kısmını üretir.
Kendi kendini onarabilir: Kendi kendini onarabilen tek organdır. Bir kısmı tahrip olsa bile kalan diğer hücreler hemen çoğalarak eksik kısmı tamamlayabilir. Hatta organın üçte ikisi alınsa bile, kalan kısım karaciğeri bir bütün olarak yeniden meydana getirebilir.
Ölü alyuvarların yenilerini üretir: Karaciğer ve dalak, ölen alyuvarların yerine yenilerinin üretildiği, proteinin büyük bir kısmının parçalandığı ve amino asitler olarak yeniden farklı amaçlar için kullanıldığı yerdir.
Safra adı verilen bir salgı üretir. Safra sıvısı büyük yağ damlalarını daha küçük parçalara ayırarak yağların sindirimine yardımcı olur.Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı safra salgılar.
Vücudun en mükemmel deposudur: Tüm mineralleri, proteinleri, az miktarda yağı ve vitaminleri depolar. İhtiyaç duyulduğunda, depoladığı maddeyi en kısa yoldan gerekli bölgeye iletir.