Orijinalini görmek için tıklayınız : Muhammed'ten Mucize ve Azap Talepleri
Kuran’da çeşitli kavimlerin iman etmeleri için gönderilen peygamberlerden, bu peygamberlerin gerçekleştirdiği mucizelerden ve inanmayanların başına gelen helaklardan söz edilmektedir.. Muhammed de bunu kendi kavmine duyurmaktaydı. Ancak bazı ayetlerden anlaşılmaktadır ki, kavminden bazı kimseler onunla alay etmekteler ve bazıları da inanmak için Muhammed’den de mucizeler beklemekteler:
Araf 203: (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: “Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya.” De ki: “Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kuran ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir.”
Nahl 101: Biz bir ayeti değiştirip başka bir ayet getirdiğimiz zaman –ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.
Furkan 32: İnkâr edenler, “Kuran ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler. Biz, Kuranla senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve ağır ağır okuduk.
Ta Ha 133: İnanmayanlar, “Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!” dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kuran) onlara gelmedi mi?
Enbiya 5-6: Onlar, “Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu; hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse, önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin” dediler. Onlardan önce helak ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecekler?
Saffat 36-37: “Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?” diyorlardı. Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.
İsra 90-93: Dediler ki: “Yerden bize pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim.”
Furkan 7-8: Dediler ki: “Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber uyarıcı olsaydı ya!” “Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!” Zalimler, (inananlara): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler.
Enfal 32-33: Onlara karşı ayetlerimiz okunduğu zaman, “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” dediler. Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kuran) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi. Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerken de Allah onlara azap edecek değildir.
II.
Görüleceği üzere, Muhammed’i çevresinden fazlaca sıkıştıran var. Yüzyıllar boyunca ve hâlâ günümüzde de geçerli olmak üzere, İslam çevresince en çok bu adamlar kınanmıştır. Önemli olanın, mucize olmadan kalpten inanmak olduğu vurgulanmış, mucize karşısında herkes inanacağı için bunun anlamının kalmayacağı savunulmuştur. Oysa bazı ayetlerde (Al-i İmran 176, Enam 25, Enam 110-111, Enam 125, Araf 186, Yunus 99-100, Nahl 37, Secde 13 gibi) Allah tarafından kendisi istemedikçe, ölüler bile konuşsa, melekler bile inse, inanmayanların gene de inanmayacakları söylenmiştir. Bunun ötesinde Muhammed, çevresindekilere önceki peygamberleri hatırlatıyor, onların nasıl mucizeler gerçekleştirdiğini söylüyordu. Onların kitaplarında, kendisinin geleceğinin yazıldığını bildiriyor, sürecin bir parçası olduğunu vurgulamaya çalışıyordu. Ve onca mucizeye rağmen, öncekilerin de kendi peygamberlerine inanmadığını anlatıyordu.
İslam dünyasının kınamasına ve lanetlemesine rağmen, bu inanmayan kişilere kızılabilir mi? Veya haksız oldukları söylenebilir mi? Önceki dönemlerde yapılan mucizelere bakıldığında (mucizelerin ne kadar akıl ve bilim içerisinde gerçek kabul edilebileceklerinden de ilginç olarak), bunlardan bazılarının çok ilginç şartlarda yapıldığı görülüyor: İbrahim’in “Allah’ım, ben sana inandım ama kalbimde inansın” demesi gibi, İsrailoğullarının her aşamada inkâr ve aşırı gitmelerine rağmen gözleri önünde yapılan birçok mucize gibi, İsa’nın beşikte iken konuşup “Bana İncil geldi” demesi gibi… Bir peygamber bile inanmak için bir mucize istiyorsa, çevredekilerin mucize istemesi aşırı mıdır? İsrailoğullarının asla kabul edilmeyecek günahları karşısında sürekli affedilmelerinin ve yeni mucizelerle donatılmalarının karşısında, Muhammed’in çevresindekilerin bunlardan en az birini talep etmeleri aşırı mıdır? İsa’nın henüz bebekken konuşması, kendisine beşikte İncil indiğini söylemesi, herkesin gözü önünde çamurdan kuşlar yapıp uçurması, ölüleri diriltmesi, körleri iyileştirmesi karşısında, kendisi 40 yaşında iken peygamber olmuş bir kimseye “Sana neden tek seferde Kuran inmiyor, neden sen de bunları yapmıyorsun” denmesi aşırı mıdır? Bu mucizeleri Muhammed anlatmaktadır; bir nevi çevresinin kafasında peygamber profilini böyle çizmiştir. O halde kendisinden beklenmesi mantıksız mıdır? Hangi iddianın delilsiz kabulü mümkündür, hele ki peygamberlik gibi bir konuda? Üstelik çevresindekiler sadece mucize beklememiş, azabı da delil olarak kabul edeceklerini beyan etmişlerdir. Bu sonuncusu, bu insanların kendilerine ne kadar güvendiklerini göstermektedir ki, “önceki efsanelerden alıntılar”, “onu da bir yerlerden derleyip toparlasaydın ya”, “bu adam ancak hayal gören bir şairdir” gibi ifadelerle meydan okudukları görülmektedir. Çünkü önceki peygamberler mucizeler yapmış, halkları inanmayınca da başlarına çeşitli azaplar gelmiştir. Demek ki, bu insanlar inanmak için veya iddialarını kanıtlamak için bunu bile talep etmişlerdir. Onlara göre çarşıda pazarda dolaşıp günlük işlerini yapan bir adamın peygamberlik ilan etmesi ilginç gelmişse, bunun yadırganması aşırı mıdır?
III.
Tüm bunlar karşısında tekrar Kuran’a göz atıldığında, çevresinin bu baskısı nedeniyle Muhammed’in çok sıkıntılı anlar çektiğini, moralinin çok bozulduğunu gösteren ayetler de görüyoruz. Bunlardan bazıları:
Kasas 49: De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah katından, doğruya bu ikisinden (Tevrat ve Kuran’dan) daha çok ulaştıran bir kitap getirin de, ben ona uyayım.”
Şuara 4: Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.
Enbiya 41: Andolsun, senden önce de birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.
Ta Ha 2-3: (Ey Muhammed!) Biz, Kuran’ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah’ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
Enam 33: Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki, söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah’ın ayetlerini inadına inkar ediyorlar.
Hicr 97: Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
Enam 114: “Size Kitab’ı (Kuran’ı) hak olarak indiren O iken ben Allah’tan başka bir hakem mi arayacağım?” (de). Kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde, sakın şüphecilerden olma.
Bu ayetlerden Muhammed’in sıkıntıya düştüğü anlaşılıyor. Yukarıda aktarılan ayetlerden Enam 114 için Diyanet İşleri bir dipnot koymuş. Bu dipnotta: “Kureyş müşrikleri peygamberimize, “Aramızda Yahudi veya Hıristiyan âlimlerinden bir hakem seçelim. Senin getirdiğin din hakkında onların kitaplarında bulunanı bize haber versinler” demeleri üzerine bu ayetle onlara cevap verilmiştir” diyor Diyanet İşleri. Yani anlaşılan, o dönemin insanları, Muhammed’den sadece mucize ve azap beklemiyorlar, diyorlar ki, “Madem senin gelecek olduğun önceki kitaplarda yazılı, madem senin kitabın önceki kitapları onaylayan bir kitap, o halde gel o kitapların âlimleriyle bir karşılaştırma yapalım” şeklinde, aslında gerçekten güzel bir teklif getiriyorlar. Ama ayetten anlaşıldığına göre, Muhammed buna da yanaşmıyor.
IV.
Geçtiğimiz satırlarda vurgulandığı gibi, Muhammed öncesi peygamberlere mucizeler verilmiş ve inanmayan topluluklar helak edilmiştir. Şimdi aynı sorun (mucize olmaması hariç) Muhammed’in başında bulunmaktadır. Mucize olmamaktadır ama Allah’ın yaklaşan azabı hakkında bilgiler gelmeye başlar:
Enam 158: (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin ayetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez. De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”
Saffat 176-179: Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar? Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur! Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir. (Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.
Zümer 39-40: De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. Kişiyi rezil edici azabın kime geleceğini ve sürekli azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz!”
Duhan 59: Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
Necm 56-58: Bu da önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır. Yaklaşmakta olan (Kıyamet iyice) yaklaştı. Onu Allah’tan başka açacak kimse yoktur.
Rahman 31: Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!
Kalem 5-6: Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Bu ayetlerden anlaşıldığı üzere, Allah alay eden kimseleri işaret ederek, Muhammed’e yakında azabın geleceği haberini veriyor. Burada kıyametin zamanı verilmemiş iddiası geçerli olamaz, çünkü Muhammed’e “deli” diyenler kastedilerek “yakında kimin deli olduğunu sen de göreceksin, onlar da görecekler” deniyor. Yani bu kıyamete Muhammed’in ve ona deli diyenlerin şahitlik edeceği anlaşılıyor. Yine yukarıda Duhan süresine ait ayette “Onların başına gelecekleri bekle artık, zaten onlar da bekliyorlar” deniyor. Herhalde, bir anlamda eski peygamberlerin intikamı olan azapların, kendi kavminin de başına gelmesini isteyen Muhammed, artık bu durumu ummakta veya çevresindekilerden bu eski durumlara bakarak bir an önce kendisine inanmalarını istemektedir. Tarihi sürece baktığımızda, bu ikisinin de gerçekleşmediği görülüyor. Tabi okuyucu kendini, geçmişte olan bazı olayları “azap” şeklinde yorumlamak ihtiyacı içerisinde hissederse, yorum kendisine aittir.
...kendisi 40 yaşında iken peygamber olmuş bir kimseye “Sana neden tek seferde Kuran inmiyor, neden sen de bunları yapmıyorsun” denmesi aşırı mıdır? Bu mucizeleri Muhammed anlatmaktadır; bir nevi çevresinin kafasında peygamber profilini böyle çizmiştir. O halde kendisinden beklenmesi mantıksız mıdır? Hangi iddianın delilsiz kabulü mümkündür, hele ki peygamberlik gibi bir konuda? Üstelik çevresindekiler sadece mucize beklememiş, azabı da delil olarak kabul edeceklerini beyan etmişlerdir...
Önceki dinlerin kutsal kitaplarında ve peygamber hikâyelerinde mucizeler doludur. Nitekim bunlar sadece o kitaplarla sınırlı kalmamış, bunların doğruluğunu Kuran da kabul etmiştir. Bunlarla ilgili bazı ayetlere aşağıda yer verilmiştir:
MUSA’NIN MUCİZELERİ
Ta Ha 65-73: Sihirbazlar: “Ey Musa! Ya önce atmayı tercih edersin, ya da ilk atan biz oluruz” dediler. Musa: “Yok, (önce) siz atın” dedi. Bir de ne görsün, onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı hızla sürünür gibi görünüyor. Bunun üzerine Musa, içinde bir korku hissetti. Şöyle dedik: “Korkma (ey Musa!). Çünkü, sensin en üstün olan.” “Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez.” (Musa’nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, “Harun ve Musa’nın Rabbine inandık” dediler. Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.” Sihirbazlar şöyle dediler: “Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.” “Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”
Araf 107-108: Bunun üzerine Musa, asasını yere attı. Bir de ne görsünler, apaçık bir ejderha. Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.
Araf 160: Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa’dan su istediğinde biz ona, “Asanı taşa vur” diye vahyettik. (Vurunca) taştan on iki pınar fışkırdı. Herkes (kendi) su içeceği yeri bildi. Üzerlerine bulutu da gölgelik yaptık ve onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve temiz olanlarından yiyin” (dedik). Onlar bize zulmetmediler, fakat kendi nefislerine zulmediyorlardı.
İSA’NIN MUCİZELERİ
Meryem 20-21: Meryem, “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi. Cebrail, “Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir” dedi.
Meryem 27-34 : Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!” “Ey Harun’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi.” Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler. Bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni bir peygamber yaptı.” “Nerede olursa olayım beni mutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti.” “Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı.” “Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selam (esenlik verilmiştir).” Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.
Maide 110-115 : O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi. Hani bir de, “Bana ve Peygamberime iman edin” diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da “İman ettik. Bizim Müslüman olduğumuza sen de şahit ol” demişlerdi. Hani havariler de, “Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi. İsa da, “Eğer mü’minler iseniz, Allah’a karşı gelmekten sakının” demişti. Onlar, “İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın. Senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım” demişlerdi. Meryem oğlu İsa, “Ey Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın” dedi. Allah da, “Ben onu size indireceğim. Ama ondan sonra sizden her kim inkar ederse, artık ben ona kainatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim” demişti.
DİĞER PEYGAMBERLERİN MUCİZELERİ
Diğer peygamberlere ait mucizeler, Kuran’da farklı yerlerde birçok kere tekrarlanmıştır. Enbiya 80-91 arası ayetlerde bunlar hakkında bir bilgi veriliyor. Bu ayetlere göre, Davud’a zırh yapma sanatı; Süleyman’a güçlü esen rüzgârlar, dalgıçlık ve başka işler yapan şeytanlar; Eyyub’a dertlerden kurtulma ve ailesini iki misline çıkarma; İsmail, İdris ve Zülkifl’e rahmet; Zünnun’a (Yunus’a) balık karnından kurtarılma; Zekeriya’ya kendisi ve karısı çocuk yapamayacak kadar yaşlıyken Yahya’nın doğumu gibi üstünlükler ve mucizeler verilmiştir. Nuh’un bilindik hikayesine ek olarak 950 sene yaşadığı söylenebilir.
KURAN’DA GEÇEN DİĞER MUCİZELER
Muhammed öncesi yapılan mucizelerden diğer bazıları da şunlardır:Öldürülmüş bir adamın ölü bir sığır parçasıyla kendisine vurulmasından sonra dirilmesi (Bakara 72-73); binlerce kişinin öldürülüp diriltilmesi (Bakara 243); bir adamın 100 yıl ölü kalıp diriltilmesi (Bakara 259); Bazı gençlerin (yedi uyurlar olsa gerek) bir mağarada 300+9 sene (Kurandaki ifade böyle) uykuda kalıp uyandırılmaları (Kehf 10-12/19-26) gibi…
İNANMAYANIN SONU
Her türlü mucize ve uyarılara karşın bunlardan ders almayan kavimlerin sonlarının ne olduğunu anlatan ayetlere de kısaca bakılırsa: Nuh’a inanmayanların suda boğulması ve tufan (Şuara 119-120); Hûd’a inanmayan kavminin helak edilmesi (Şuara 139); Salih’e inanmayan Semûd kavmini azabın yakalaması (Şuara 158); Lût’a inanmayan kavminin helak edilmesi ve başlarına taş yağdırılması (Şuara 172-173); Şu’ayb’e inanmayan Eyke halkına azap edilmesi (Şuara 189) gibi…
Şaman Türksoy
31-10-2009, 20:12
Değerli Ahbap, elinize sağlık.
Başka bir forumdan arkadaşım olan 'sesli' ayamalı kişi hep şöyle der:Farkındalık herşeydir,aklı kenara koymadan düşünenler hiçbir ilahi(!)dinin mensubu olamazlar!..
Bu kabul edişe itibar edenler ilahi dinler için şunu demek zorundalar: Eski ve Yeni Ahit, Kur'an. Büyüklere masallar...
Ya aklı bir yana koyup paşa paşa inanır, iman edersiniz.Ya da aklınızın sizi götürdüğü yerde demir atarsınız...
Sağlıcakla kalınız...
Meryem 27-34 : Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!” “Ey Harun’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi.” Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler. Bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni bir peygamber yaptı.” “Nerede olursa olayım beni mutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti.” “Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı.” “Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selam (esenlik verilmiştir).” Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.
sevgili ahbap,aslında benim bildigim meryemin sadece bir kız kardeşinin var olduğudur .bilginiz varsa düzeltin lütfen .
meryem süresinin 28 ayetinde ,ey harunun kız kardeşi,diye başlıyan bir ayet .
bu ayet ,musa ve harunun kız kardeşiyle ilgili bir izlenim bıraktı benden ,ne dersiniz. selamlar..
sevgili ahbap,aslında benim bildigim meryemin sadece bir kız kardeşinin var olduğudur .bilginiz varsa düzeltin lütfen .
meryem süresinin 28 ayetinde ,ey harunun kız kardeşi,diye başlıyan bir ayet .
bu ayet ,musa ve harunun kız kardeşiyle ilgili bir izlenim bıraktı benden ,ne dersiniz. selamlar..
Bu konunun bir gaf olduğu söyleniyor. Meryem'in, Musa ve Harun'un kızkardeşi olan Meryem ile karıştırıldığı ve bunun da Kuranın diğer bir çelişkisi olduğunu okudum. Çoğu konuda bilgim var, ancak bu konuyu tamamen bilmiyorum. Yani, Meryem'in sadece kızkardeşi mi vardı, onu bilmiyorum.
hakgeldi
12-12-2009, 23:52
I.
Kuran’da çeşitli kavimlerin iman etmeleri için gönderilen peygamberlerden, bu peygamberlerin gerçekleştirdiği mucizelerden ve inanmayanların başına gelen helaklardan söz edilmektedir.. Muhammed de bunu kendi kavmine duyurmaktaydı. Ancak bazı ayetlerden anlaşılmaktadır ki, kavminden bazı kimseler onunla alay etmekteler ve bazıları da inanmak için Muhammed’den de mucizeler beklemekteler:
Araf 203: (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: “Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya.” De ki: “Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kuran ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir.”
Nahl 101: Biz bir ayeti değiştirip başka bir ayet getirdiğimiz zaman –ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.
Furkan 32: İnkâr edenler, “Kuran ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler. Biz, Kuranla senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve ağır ağır okuduk.
Ta Ha 133: İnanmayanlar, “Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!” dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kuran) onlara gelmedi mi?
Enbiya 5-6: Onlar, “Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu; hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse, önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin” dediler. Onlardan önce helak ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecekler?
Saffat 36-37: “Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?” diyorlardı. Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.
İsra 90-93: Dediler ki: “Yerden bize pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim.”
Furkan 7-8: Dediler ki: “Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber uyarıcı olsaydı ya!” “Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!” Zalimler, (inananlara): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler.
Enfal 32-33: Onlara karşı ayetlerimiz okunduğu zaman, “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” dediler. Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kuran) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi. Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerken de Allah onlara azap edecek değildir.
EL CEVAP:
(Eğer o [peygamber] bize atfen, [Kur’ana] bazı sözler katsaydı, biz onu kuvvetle yakalayıp şah damarını koparır, helak ederdik, hiçbiriniz de buna engel olamazdınız.) [Hakka 44-47]
(Kur’anı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: O halde Allah’tan gayri çağırabildiklerinizi [yardıma] çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sure getirin.) [Hud 13]
22 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur? ( KAMER SURESİ )
EL CEVAP:
(Eğer o [peygamber] bize atfen, [Kur’ana] bazı sözler katsaydı, biz onu kuvvetle yakalayıp şah damarını koparır, helak ederdik, hiçbiriniz de buna engel olamazdınız.) [Hakka 44-47]
(Kur’anı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: O halde Allah’tan gayri çağırabildiklerinizi [yardıma] çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sure getirin.) [Hud 13]
22 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur? ( KAMER SURESİ )
Sevgili Hakgeldi,
Bu "EL CEVAP" tam olarak neye cevaptır? Açabilirsen daha anlaşılır olacak.
hakgeldi
13-12-2009, 00:32
Sevgili Hakgeldi,
Bu "EL CEVAP" tam olarak neye cevaptır? Açabilirsen daha anlaşılır olacak.
EL CEVAP:
onu kuran-ı mucizil beyan-ı anlayanlar anlar sen anlamazsın???
EL CEVAP:
onu kuran-ı mucizil beyan-ı anlayanlar anlar sen anlamazsın???
Madem anlamayacağım, neden "EL CEVAP" verme gereği duyuyorsun? Madem anlamıyorum, neden anlatmıyorsun?
Alıntıladığın kısım, Kuran'da Muhammed'den mucize isteyenlerin ve Muhammed ile alay edenlerin olduğunu anlatan ayetler. Demek istediğin şey, böyle taleplerin olmadığı veya Muhammed ile alay edilmediği mi? Çünkü o kısmı alıntılamışsın ve hiçbir açıklama yapmamışsın. Sorduğuma da cevap vermemişsin.
Bir dene bakalım, belki anlarım. Ben anlamayacak olsam bile, anlayacak olanlar vardır ve anlayanlar anlamayanlara anlatır.
Sayın hakgeldi
Sen Furqan'ı bilir misin? Kur'an gibi şiirsel kitap ve grametik yanlışı yok. Kur'an'ın o iddasını yalanlayan bir kitap.
Saygılarımla
Umurcan Görür
hakgeldi
13-12-2009, 17:18
Sayın hakgeldi
Sen Furqan'ı bilir misin? Kur'an gibi şiirsel kitap ve grametik yanlışı yok. Kur'an'ın o iddasını yalanlayan bir kitap.
Saygılarımla
Umurcan Görür
EL CEVAP:
Bunu sadece lafla ya da sözle söyleme özünü yani hangi yerde şiiirlik mevcut göster sana açılımını yapayim!!!
EL CEVAP????
(Eğer Kur’an, Allah’tan başkasından gelmiş olsaydı, içinde pek çok tutarsızlık [tenakuz, çelişki] bulunurdu. Bunu düşünemiyor musunuz?) [Nisa 82]
(Eğer Kur’an, Allah’tan başkasından gelmiş olsaydı, içinde pek çok tutarsızlık [tenakuz, çelişki] bulunurdu. Bunu düşünemiyor musunuz?) [Nisa 82]
EL SUAL:
Harbiden bunu düşünemiyor musun Sayın Hakgeldi?
EL CEVAP???
EL CEVAP
Bunu sadece lafla ya da sözle söyleme özünü yani hangi yerde şiiirlik mevcut göster sana açılımını yapayim!!!
EL CEVAP????
(Eğer Kur’an, Allah’tan başkasından gelmiş olsaydı, içinde pek çok tutarsızlık [tenakuz, çelişki] bulunurdu. Bunu düşünemiyor musunuz?) [Nisa 82]
Sayın hakgeldi
http://www.turandursun.com/biliyormuydunuz/p2007_articleid/11 bu adreste link mevcut, inceleyin, açılımını yapın.
Kur'an içinde bir çok çelişki mecuttur, siteyi gezerseniz bunlara ulaşabilirsiniz.
Saygılarımla
Umurcan Görür
hakgeldi
13-12-2009, 17:34
EL SUAL:
Harbiden bunu düşünemiyor musun Sayın Hakgeldi?
EL CEVAP???
EL CEVAP:
18 - Çünkü o bir düşündü, ölçtü, biçti.
19 - Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti.
20 - Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti.
21 - Sonra baktı.
22 - Sonra kaşını çattı, surat astı.
23 - Sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı.
24 - "Bu, dedi, başka değil öğretilegelen bir sihirdir."
25 - "Bu, sadece bir insan sözüdür."
26 - Ben onu Sekar'a (cehenneme) sokacağım.
27 - Bilir misin sen, nedir o sekar?
28 - Ne geriye bir şey kor, ne bırakır.
29 - Durmadan derileri kavurur. ( MÜDDDESSİR SURESİ )
bu kuran ne açık değil mi? çünkü senin içini anlatıyor değil mi? Ahbap???
hakgeldi
13-12-2009, 17:35
Sayın hakgeldi
http://www.turandursun.com/biliyormuydunuz/p2007_articleid/11 bu adreste link mevcut, inceleyin, açılımını yapın.
Kur'an içinde bir çok çelişki mecuttur, siteyi gezerseniz bunlara ulaşabilirsiniz.
Saygılarımla
Umurcan Görür
EL CEVAP:
Ben onları biliyorum sen diyorsun çelişki var diye o artık yok diyen sorsun istediğini cevaplayayim buyur???
bu kuran ne açık değil mi? çünkü senin içini anlatıyor değil mi? Ahbap???
Ben senden EL SAFSATA istemedim ki! EL CEVAP istedim, çünkü meraklısı sensin.
Kuran benim içimi değil, daha Allah'ı ve kendini anlatamayan, basit, aciz ve çelişkiler yumağı bir laf salatasıdır. Senin iç'in bunlarla o kadar dolmuş ki, ne sorulan soruları anlayabiliyor ne de neden bahsettiğini biliyorsun. Kuran'a Kuran'dan başka destek bulamayacağını biliyorum; en azından sorulan soruyu anla da ona uygun ayetleri yapıştırmaya çalış. Hani senin kitabın "Andolsun, biz her türlü misali verdik" diyor ya, sen mi bulamıyorsun yoksa Kuran'da o misal mi unutulmuş?
EL CEVAP:
Ben onları biliyorum sen diyorsun çelişki var diye o artık yok diyen sorsun istediğini cevaplayayim buyur???
Sayın hakgeldi
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12912&highlight=matematik+hatas%FD
Senin Allah'ın matematik bilmiyor ama evreni yaratıyor. Bu bir çelişkidir.
Saygılarımla
Umurcan Görür
hakgeldi
13-12-2009, 17:44
Ben senden EL SAFSATA istemedim ki! EL CEVAP istedim, çünkü meraklısı sensin.
Kuran benim içimi değil, daha Allah'ı ve kendini anlatamayan, basit, aciz ve çelişkiler yumağı bir laf salatasıdır. Senin iç'in bunlarla o kadar dolmuş ki, ne sorulan soruları anlayabiliyor ne de neden bahsettiğini biliyorsun. Kuran'a Kuran'dan başka destek bulamayacağını biliyorum; en azından sorulan soruyu anla da ona uygun ayetleri yapıştırmaya çalış. Hani senin kitabın "Andolsun, biz her türlü misali verdik" diyor ya, sen mi bulamıyorsun yoksa Kuran'da o misal mi unutulmuş?
EL CEVAP:
onu da biliyorum fakat en uygunu oydu zamanında şimdiki gibi ölçüp tartıp şimdi laf atıyorsun sihirdir demiyormusun
bak kuran ne kardar mucizevi adamın içini okuyor tıpkı senin gibileri olduğu gibi
hakgeldi
13-12-2009, 17:45
Sayın hakgeldi
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12912&highlight=matematik+hatas%FD
Senin Allah'ın matematik bilmiyor ama evreni yaratıyor. Bu bir çelişkidir.
Saygılarımla
Umurcan Görür
EL CEVAP:
ugorur bu verdiğin link açılmadı ya başka yerden ver ya da başaksını ver
önce kendinizde çelişki mevcut hani nerdesin çabuk ol işim var çıkıcağım netten birazdan
EL CEVAP:
onu da biliyorum fakat en uygunu oydu zamanında şimdiki gibi ölçüp tartıp şimdi laf atıyorsun sihirdir demiyormusun
bak kuran ne kardar mucizevi adamın içini okuyor tıpkı senin gibileri olduğu gibi
Neye sihirdir diyorum? Sen neden bahsettiğini gerçekten bilmiyorsun. Varsa Kuran'dan net bir cevabın paylaş, sayende öğrenelim. Ben Kuran'a kendi röntgen filmim için bakmadım. Kuran, kendisinden 1400 sene evvel mevcut bilimsel gerçeklerden birhaberken, 1400 sene sonraki benden ve çağımdan nasıl haberdar olsun? Ancak sen kendini Kuran'a indirgersen bulursun elbet EL SAFSATALARINI.
hakgeldi
13-12-2009, 17:50
Neye sihirdir diyorum? Sen neden bahsettiğini gerçekten bilmiyorsun. Varsa Kuran'dan net bir cevabın paylaş, sayende öğrenelim. Ben Kuran'a kendi röntgen filmim için bakmadım. Kuran, kendisinden 1400 sene evvel mevcut bilimsel gerçeklerden birhaberken, 1400 sene sonraki benden ve çağımdan nasıl haberdar olsun? Ancak sen kendini Kuran'a indirgersen bulursun elbet EL SAFSATALARINI.
EL CEVAP:
kuran indiği gündne beri değişmedi ahirte gününe kadar değişmez değişen senin gibileridir.
EL CEVAP:
kuran indiği gündne beri değişmedi ahirte gününe kadar değişmez değişen senin gibileridir.
Tam da bu soruyu sormuştum: "Kuran değişmiş midir? Kuran değişmediyse kim gibiler değişmiştir?" diye.
Çok etkili bir EL CEVAP olmuş, artık sana soracak soru bulamıyorum.
hakgeldi
13-12-2009, 17:57
Tam da bu soruyu sormuştum: "Kuran değişmiş midir? Kuran değişmediyse kim gibiler değişmiştir?" diye.
Çok etkili bir EL CEVAP olmuş, artık sana soracak soru bulamıyorum.
EL CEVAP:
(Kur’anı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: O halde Allah’tan gayri çağırabildiklerinizi [yardıma] çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sure getirin.) [Hud 13]
EL CEVAP:
ugorur bu verdiğin link açılmadı ya başka yerden ver ya da başaksını ver
önce kendinizde çelişki mevcut hani nerdesin çabuk ol işim var çıkıcağım netten birazdan
Sayın hakgeldi
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1464
Buyrun burdan yakın.
Saygılarımla
Umurcan Görür
EL CEVAP:
(Kur’anı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: O halde Allah’tan gayri çağırabildiklerinizi [yardıma] çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sure getirin.) [Hud 13]
Sayın hakgeldi
http://www.turandursun.com/biliyormu...7_articleid/11 (http://www.turandursun.com/forumlar/../biliyormuydunuz/p2007_articleid/11) bu adreste link mevcut, inceleyin, açılımını yapın.
Saygılarımla
Umurcan Görür
hakgeldi
13-12-2009, 18:04
Sayın hakgeldi
http://www.turandursun.com/biliyormu...7_articleid/11 (http://www.turandursun.com/forumlar/../biliyormuydunuz/p2007_articleid/11) bu adreste link mevcut, inceleyin, açılımını yapın.
Saygılarımla
Umurcan Görür
EL CEVAP:
UGORUR!!!
bu adrese daha önce sen vermeden önce zaten girmiştim turan dursun bu sitede böyle şeyler söylemiş
o şu an yok
ben sana soruyorum diyorum ki kuran çlişki dersin???
bir tane örnek göster ben de sana çelişki olup, olmadığına dair cevap vereyim kaidı ki çelişki denen bir şey yok kafdan uydurmuşsunuz
buyur meydan senin soruyu buraya ya da özel mesajıma at senin soru sormnanı bekledim çıkacağım netten işim var şu an soruyu özelime at sonr aben buraya çeker sohbet ederiz şu an ben çıkıyorum !!!
EL CEVAP:
(Kur’anı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: O halde Allah’tan gayri çağırabildiklerinizi [yardıma] çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sure getirin.) [Hud 13]
EL SUMERRIYE suresi:
1. Nun Me Kaskal!
2. Ey Muhammed! Kuran'da Ludingirra'yı da an. Şüphesiz o, salih ameller işleyenlerden idi.
3. Tulum peynire andolsun, biz Sümer kavmini uyardık.
4. Ancak onlar anlamayan bir kavim idi.
5. "Haydi" dedik, "(yazdığınız) tabletler kurtarsın sizi."
6. Artık helak hak olunca, boşuna vızıldayıp durdular.
7. Ama benden "Andolsun ki Sümerlilerden, Babillilerden ve Akadlardan cehennemi dolduracağım" sözü çıkmıştı. Şüphesiz Rabbin affedenlerin en hayırlısıdır.
8. Onların tabletlerini ellemedim ki, 4000 yıl sonra kafalar karışsın.
9. Elçimiz Ludingirra'dan da bahsetmedim. Allah, (içine) peygamber doğan, hissiyatı güçlü kullarıyla beraberdir.
10. Bu apaçık delillerimizi görmediler de isyan edenlerden oldular.
Bunun gibi 9 sure daha yazayım mı?
EL CEVAP:
UGORUR!!!
bu adrese daha önce sen vermeden önce zaten girmiştim turan dursun bu sitede böyle şeyler söylemiş
o şu an yok
ben sana soruyorum diyorum ki kuran çlişki dersin???
bir tane örnek göster ben de sana çelişki olup, olmadığına dair cevap vereyim kaidı ki çelişki denen bir şey yok kafdan uydurmuşsunuz
buyur meydan senin soruyu buraya ya da özel mesajıma at senin soru sormnanı bekledim çıkacağım netten işim var şu an soruyu özelime at sonr aben buraya çeker sohbet ederiz şu an ben çıkıyorum !!!
Sayın hakgeldi
Bu site Turan Dursun tarafından açılmadı ki bu sitede yazmış olsun. Hatta bu site açılmadan çok önce leş kargaları tarafından vuruldu. Ayrıca başka birinin olup olmaması senin vereceğin cevabı neden engelliyor?
İlla benim yazmamı mı istiyosun. Başkası yazınca kabul olmuyo mu? Bak yukarda Ahbap yazmış sana güzel bir sure. O da kabul olmaz mı?
Çelişki içinde link verdim sana. Bir daha vereyim: http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1464 Allah matematik bilmiyor, sen hala siz uyduruyosunuz diyosun. k/y yapacağına ne diyo bu diye okusan sende göreceksin çelişkileri.
Saygılarımla
Umurcan Görür
Kemaloğlu
13-12-2009, 19:04
EL SUMERRIYE suresi:
1. Nun Me Kaskal!
2. Ey Muhammed! Kuran'da Ludingirra'yı da an. Şüphesiz o, salih ameller işleyenlerden idi.
3. Tulum peynire andolsun, biz Sümer kavmini uyardık.
4. Ancak onlar anlamayan bir kavim idi.
5. "Haydi" dedik, "(yazdığınız) tabletler kurtarsın sizi."
6. Artık helak hak olunca, boşuna vızıldayıp durdular.
7. Ama benden "Andolsun ki Sümerlilerden, Babillilerden ve Akadlardan cehennemi dolduracağım" sözü çıkmıştı. Şüphesiz Rabbin affedenlerin en hayırlısıdır.
8. Onların tabletlerini ellemedim ki, 4000 yıl sonra kafalar karışsın.
9. Elçimiz Ludingirra'dan da bahsetmedim. Allah, (içine) peygamber doğan, hissiyatı güçlü kullarıyla beraberdir.
10. Bu apaçık delillerimizi görmediler de isyan edenlerden oldular.
Bunun gibi 9 sure daha yazayım mı?
Sende gülüyorsun dimi benim gibi yazdıklarına
gerçekten ciddi olamazsın
Ama ciddisin galiba
Kuran-ı kerimin şunu dediğini sanıyorsun galiba bazı kelimeleri değiştir yaz
bunun ne kadar kolay olduğunu herkes bilir
Tulum peyniri ha:pound:
Sende gülüyorsun dimi benim gibi yazdıklarına
gerçekten ciddi olamazsın
Ama ciddisin galiba
Kuran-ı kerimin şunu dediğini sanıyorsun galiba bazı kelimeleri değiştir yaz
bunun ne kadar kolay olduğunu herkes bilir
Tulum peyniri ha:pound:
Ciddiyetle bir alakası yok. Ismarlama bir sure bu. Hakgeldi'nin siparişi üzerine.
Daha çok güleceğin sureler de var. Bkz. Kuran.
Evet gerçekten çok kolay. Tevrat'taki kelimelerin değiştirilerek Kuran yaratılması neden 23 sene sürdü, ben de anlamıyorum. Halbuki bir çırpıda olabilirdi. Nasılsa serbest atış.
hakgeldi
14-12-2009, 18:24
EL SUMERRIYE suresi:
1. Nun Me Kaskal!
2. Ey Muhammed! Kuran'da Ludingirra'yı da an. Şüphesiz o, salih ameller işleyenlerden idi.
3. Tulum peynire andolsun, biz Sümer kavmini uyardık.
4. Ancak onlar anlamayan bir kavim idi.
5. "Haydi" dedik, "(yazdığınız) tabletler kurtarsın sizi."
6. Artık helak hak olunca, boşuna vızıldayıp durdular.
7. Ama benden "Andolsun ki Sümerlilerden, Babillilerden ve Akadlardan cehennemi dolduracağım" sözü çıkmıştı. Şüphesiz Rabbin affedenlerin en hayırlısıdır.
8. Onların tabletlerini ellemedim ki, 4000 yıl sonra kafalar karışsın.
9. Elçimiz Ludingirra'dan da bahsetmedim. Allah, (içine) peygamber doğan, hissiyatı güçlü kullarıyla beraberdir.
10. Bu apaçık delillerimizi görmediler de isyan edenlerden oldular.
Bunun gibi 9 sure daha yazayım mı?
EL CEVAP:
79 - Artık o kimselerin vay haline ki, kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için "Bu Allah katındandır." derler. Artık vay o elleriyle yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!.. ( BAKARA SURESİ )
EL CEVAP:
79 - Artık o kimselerin vay haline ki, kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için "Bu Allah katındandır." derler. Artık vay o elleriyle yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!.. ( BAKARA SURESİ )
:)
İşbu sure senin isteğin üzerine olup, Allah katından olduğu iddiası ve para kazanma amacı taşımamaktadır.
Şimdi bu yazdığıma da alakasız bir ayet yapıştır bakalım.
hakgeldi
14-12-2009, 18:38
Sayın hakgeldi
Bu site Turan Dursun tarafından açılmadı ki bu sitede yazmış olsun. Hatta bu site açılmadan çok önce leş kargaları tarafından vuruldu. Ayrıca başka birinin olup olmaması senin vereceğin cevabı neden engelliyor?
İlla benim yazmamı mı istiyosun. Başkası yazınca kabul olmuyo mu? Bak yukarda Ahbap yazmış sana güzel bir sure. O da kabul olmaz mı?
Çelişki içinde link verdim sana. Bir daha vereyim: http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1464 Allah matematik bilmiyor, sen hala siz uyduruyosunuz diyosun. k/y yapacağına ne diyo bu diye okusan sende göreceksin çelişkileri.
Saygılarımla
Umurcan Görür
EL CEVAP:
Feraiz ilminde Avl hesabı
Sual: Bir ateist, Kur’anda miras taksiminde hata olduğunu zannedip, Nisa suresi 11 ve 12.âyet-i kerime meallerini yazarak diyor ki:
Varsayalım ki, bir adam öldü ve geride üç kız evlat, bir ana, bir baba ve karısını bıraktı... Üç kız evlada mirasın 2/3'ü, ana ve babanın her birine 1/6, karısına 1/8 kalacaktır. (2/3)+(1/6)+(1/6)+(1/8 ) = 1,125 bulunur! (1,0 olması gerekirdi!) Ölen adamın 1000 lira parası var ama hesaba göre 1125 lira miras dağıtılması gerekiyor. O fazladan 125 lirayı Allah mı yollayacak?
EL CEVAP:
Ateist, feraiz ilmini bilmediği için böyle yanlış hesap yapıyor. Önce feraiz ilmine göre hesabı yapalım, sonra gerekçelerini bildirelim. Feraiz ilmine göre, feraiz programları yapılmıştır.
3 KIZ + 1 ANA + 1 BABA + 1 ZEVCE varsa, Kızların her biri, 16/ 81 hisse alır. Üç tanesi 48/81 ini alır. Anne, 12/ 81, baba, 12/81, zevce, 9/ 81 alır. 48 +12+12+9 = 81 eder.
Ateistler avl nedir bunu bilmiyorlar.
S. Ebediyye kitabında avl bahsi şöyle anlatılıyor:
Meselâ, zevce ve ana ve iki kız kardeş ve anadan iki kız kardeş bulunduğu zaman, mîrâs on ikiye taksîm edilip, zevceye üç hisse, anaya iki hisse, iki kız kardeşe sekiz hisse [her birine dört hisse], ana bir kız kardeşe dört hisse [her birine ikişer hisse] verilir ki, hisseler mecmû’u 17 oluyor. Şu hâlde, meselenin aslı on yediye (Avl) etti denir ve mîrâs on yediye taksîm edilir.
Mesela, zevc ve beş kız kardeş bulunduğu zaman, meselenin aslı altıdan ise de, hisselerin toplamı yediye avl ediyor [yani hisselerin toplamı yedi oluyor] ve beş kız kardeşe, dört hisse düşüyor. Dört hisse, beş kız kardeşe bölünemeyeceği için, meselenin aslı, 5 x 7 = 35 olur. Beş kıza, [4 x 5 = 20] yirmi hisse verilir. Zevc, [3 x 5 = 15] on beş hisse alır.
Fetâvâ-yı Hindiyye)de diyor ki, meyyitenin zevci, kız kardeşi ve babadan kız kardeşi olsa, zevc yarısını ve kız kardeş de yarısını, babadan kız kardeş altıda birini alıp, meselenin aslı, altıdan yediye avl eder. Babadan erkek kardeş de bulunsaydı, babadan kız kardeşi, farz hissesinden düşürüp asabe yapardı. Zevcden ve kız kardeşten geriye bir şey kalmadığı için, babadan kız kardeş, hiçbir şey alamazdı.
Avl: Meyyitin oğlu yoksa, zevc ve zevce, kız ve kardeşler olursa, avl durumu gündeme gelmekte ve hisse sayısı otomatik yükselmektedir. Bununla ilgili örnekler:
1 zevc 3/7, 2 tane kız kardeş - her biri 2/7 Ortak payda 6 idi, fakat avl ederek 7 oldu. Ortak payda = 6, Toplam 7 hisse. Meselenin aslı 6 dan ise de hisselerin toplamı 7 ye avl ediyor. Yani hisselerin toplamı 7 oluyor.
1 zevce 3/17, 2 tane kız kardeş - her biri 4/17, 2 tane anadan kardeş - her biri 2/17
1 ana 2/17 Ortak payda 12 idi, fakat avl ederek 17 oldu. Ortak payda = 12 toplam 17
1 zevc 9/21, 6 kız kardeş - her biri 2/21, Ortak payda 18 idi, ama avl ederek 21 oldu.
1 zevc 21/49, 7 kız kardeş - her biri 4/49, Ortak payda 42 idi, fakat avl ederek 49 oldu.
Fatihcrs
26-12-2009, 19:54
Hakgeldi kardeşim Allah razı olsun
Benimde onlara karşı sorum var
İnsan Rüyasında olacak bir işi daha önceden görebiliyor şahsen benim çok başıma geliyor bana inanmayabilirsiniz ama çevrenize sorunuz mutlaka vardır.Sizce bu Kader'i ispatlamıyormu...
Ayrıca En uzun rüya 7 veya 8 saniye diye biliyorum bu da Ahiret hayatındaki zamana eş değer (belki ahirette daha farklı da olabilir) olmuyormu...
Tahmin ediyorum buna da kılıf bulunur...
Ama inkar edilen basit birşey değil siz yaratanı inkar ediyorsunuz bunun üzerinde çok düşünmeniz gerekiyor öyle sağdan soldan toplama bir kaç kişinin bilgisiyle yazılar yazmayın rica ediyorum.
Hakgeldi kardeşim Allah razı olsun
Benimde onlara karşı sorum var
İnsan Rüyasında olacak bir işi daha önceden görebiliyor şahsen benim çok başıma geliyor bana inanmayabilirsiniz ama çevrenize sorunuz mutlaka vardır.Sizce bu Kader'i ispatlamıyormu...
Ayrıca En uzun rüya 7 veya 8 saniye diye biliyorum bu da Ahiret hayatındaki zamana eş değer (belki ahirette daha farklı da olabilir) olmuyormu...
Tahmin ediyorum buna da kılıf bulunur...
Ama inkar edilen basit birşey değil siz yaratanı inkar ediyorsunuz bunun üzerinde çok düşünmeniz gerekiyor öyle sağdan soldan toplama bir kaç kişinin bilgisiyle yazılar yazmayın rica ediyorum.
Sayın Fatihcrs,
Sana kılıfı ben bulmayacağım. Ama bilemem, çoğu müslüman arkadaş gibi "kendi dininin peygamberi müslümanlar"dan mısın ve Kuran'ın kılıfını kabul eder misin ama Kuran'a göre gaybı bilen sadece Allah'tır. Bu durumda, senin Allah katında ne gibi bir sıfatın vardır da bu gayb rüyalar yoluyla sana malum olmaktadır?
Ama bana ÖM yoluyla önümüzdeki haftanın sayısal loto numaralarını bildirirsen ve doğru çıkarsa, işin rengi değişir. Bu durumda iman edebilirim! Hem de bana çıkan parayla salih amel işleyenlerden olurum!
Şu sağdaki soldaki iki-üç kişinin kim olduğunu da bir zahmet söyle, madem bu kadar eminsin, biz de kimin papağanlığını yaptığımızı bilelim!
güneşinzaptıyakın
27-12-2009, 06:29
.............................
Şu sağdaki soldaki iki-üç kişinin kim olduğunu da bir zahmet söyle, madem bu kadar eminsin, biz de kimin papağanlığını yaptığımızı bilelim! değerli dostum güneşizaptıyakın'de...
Fatihcrs
27-12-2009, 11:18
Sayın Ahbap ben sihirli güçlerim olduğunu iddia etmiyorum hemde bu sadece bana mahsus olan birşey de değildir dedimya çevrenize sorun deyin hiç gerçekleşen bir rüyanız oldumu diye mutlaka oldu diyeceklerdir yani bu olay vardır bunu mutlaka sorun
ayrıca ben size başımdan geçen bir kaç olay anlatırım ama biliyorum dalga geçersiniz alay edersiniz bana deli dersiniz...
sağdaki soldaki dediklerim siz bilirsiniz işte bu yanlış bilgileri edindiğiniz bir kaç kişi (şu an için)
Enam 158: (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin ayetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez. De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”
Saffat 176-179: Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar? Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur! Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir. (Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.
Zümer 39-40: De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. Kişiyi rezil edici azabın kime geleceğini ve sürekli azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz!”
Duhan 59: Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
Necm 56-58: Bu da önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır. Yaklaşmakta olan (Kıyamet iyice) yaklaştı. Onu Allah’tan başka açacak kimse yoktur.
Rahman 31: Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!
Kalem 5-6: Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Vakit hâlâ dolmadı mı?
Vakit hâlâ dolmadı mı?
Dolmuyor, dolamıyor!*
* MFÖ'den bir şarkı...
cenkvarol
25-10-2011, 02:10
Enfal 32:
"Ve onlar: “Allah'ım şâyet bu (Kur'ân-ı Kerim), o hak olan (Kitap), Senin indinden ise o zaman üzerimize semadan taş yağdır veya bize acı azabı getir.” demişlerdi."
Burda allaha "allahım" (kâlû allâhumme) diye seslenip kuran konusunda yanılmaları durumunda ondan azap dileyenler kimler?
Üç olasılık var;
1-bunu söyleyenler allah adında herhangi bir tanrıya inanmayan putperestler,
2-allah adında bir puta da tapmakta olan putperestler,
3-allahın varlığına inanıp kurana inanmayanlar.
Birinci olasılığı elememiz gerekiyor, çünkü varlığını kabul etmediğiniz bir tanrıya kendisini ispat etmesini dilerken "allahım" diye seslenmezsiniz. Mesela zeusun tanrı olduğuna inanmadığınız halde "tanrım bu yağmurları sen yağdırıyorsan bana yıldırımlar gönder" der misiniz. "zeus bir tanrıysa hadi yıldırımlar göndersin" dersiniz.
İkinci ve üçüncü olasılığı da elemek gerekiyor. Çünkü bu kişiler kuranın sonuçta inandıkları bir tanrıdan gelme ihtimalini hesaba katarak seslenmişlerse kendilerine bunun karşılığında azap dilemeleri saçmadır. "allahım bu kitap sendense yıldırımlar düşür de bizi yak" demek yerine "yıldırımlar düşür ki biz de senden olduğunu bilip ona inanalım" felan demeleri gerekirdi.
O zaman hem allahım diye seslenen hem de kuranın allahtan gelen bir kitap olması durumunda ona inanmak yerine azap görüp yok olmayı isteyenler kimler?