PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ''Allah varlığını kesin olarak bildirseydi imtihanın anlamı kalmazdı'' Argümanı


Sayfa : [1] 2

ulpian
12-10-2009, 21:08
Genel olarak bir Tanrının/Yaratıcının veya özel olarak Kuran'daki Allah'ın varlığı/yokluğu üzerine yürütülen tartışmalarda, müslüman arkadaşlarımız bu iddiayı -hem de bir argüman olarak- sıkça kullanmaktalar:

''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''. (kısaca: ''imtihan argümanı'')

Bu iddia hakkındaki eleştirilerimi sunmak ve tartışmaya açmak istiyorum.

(1) İmtihan argümanı ile diğer bazı iddialar arasındaki çelişki
(2) İmtihan argümanı ile Kuran arasındaki çelişki
(3) İmtihan argümanı ve hür irade
(4) İmtihan argümanı ve adil imtihan




(1) İmtihan argümanı ile diğer bazı iddialar arasındaki çelişki

İlk göze çarpan tuhaflık, bu argümanı kullananların büyük çoğunluğunun başka bağlamlarda (hatta bazen aynı başlık altında) aynı zamanda ''Allah'ın varlığı açık-seçik ortadadır. Akleden herkes kabul eder.'' gibi iddialarda bulunması. Aslında tartışma genelde, müslüman tarafın bu oldukça iddialı teziyle başlıyor ve fakat argümanların zannedildiği kadar da güçlü/geçerli olmadığı tek tek gösterilince yavaş yavaş, bahsi geçen ''açık seçik'' delillerin bilimsel/felsefi anlamda objektif ve zorunlu deliller olmadığı, daha çok sübjektif, mistik veya şahsi tecrübeye bağlı olduğu noktasına geliniyor. Son ''tahlil''de ise, iman'ın ilahi bir lütuf ve nasip meselesi olduğuna karar kılınıyor. (Bütün bu farklı iddia dereceleri için, Kuran ayetlerinin bulunabilmesi ise ayrı bir rahatlığı beraberinde getiriyor.)

Oysa tartışmaya çok iddialı başlanılmıştı: ''Allah'ın varlığı açık-seçik ortadır. Salt akıl yoluyla kabul edilmelidir.'' Bunun böyle olmadığını kabul etmek zorunda kalan dindar taraf, bu sefer de neden bunun böyle olmadığını açıklamak zorunda kalıyor. İşte burada devreye imtihan argümanı giriyor: ''Eğer Allah varlığını açık seçik belli etseydi, o zaman zaten herkes inanırdı. İmtihan olmazdı.'' Bu argümanla, tartışmaya ilk başlanıldığında savunulan o iddialı tezin arasındaki çelişki daha açık olamaz oysa.



(2) İmtihan argümanı ile Kuran arasındaki çelişki

İmtihan Argümanı şöyle diyor: ''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''.

Fakat bizzat Kuran'ın kendisi bunun tam tersini söylüyor. Kuran'a göre Allah'ın varlığını veya Muhamed'in peygamber olduğunu kesin olarak bilenler bile, iman etmeyebiliyor.



Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah’ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi. => Bakara/75 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=2&ayet=75)

Elmalılı Tefsiri (Bakara/75) => tıkla (http://www.enfal.de/telmalili/bakara1.htm)

Ey iman ehli! Artık bu katı kalblilerin sizin iyilik dolu temennilerinizden dolayı toptan imana geleceklerini ve ahir zaman Peygamberini ve onun getirdiği kitabı tasdik eyliyeceklerini ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir grup vardı ki; Allah'ın kelâmını, yani Tevrat'ı işitirler, bellerlerdi de sonra yine onu tahrif ederlerdi, mânâsını değiştirecek bir surette kelimelerin ve harflerin yerlerini, mânâlarını değiştirirlerdi. Hem bunu anlayamadıklarından, akıl ve idrak noksanlığından dolayı değil, akılları erdikten, ne mânâsında, ne de Allah kelâmı olduğunda asla şüpheleri kalmadıktan sonra bile bile ve kasden yaparlardı. Artık böylelerinden iman ve hayır umulur mu?


Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler. => Bakara/146 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=2&ayet=146)

Elmalılı Tefsiri (Bakara/146) => tıkla (http://www.enfal.de/telmalili/bakara2.htm)

Tevrat'ta, Hz. Musa'ya benzer bir peygamber, diye vasıfları anlatılmış bulunduğu için öteden beri kitap ehli tarafından Hatemü'l-Enbiya (Peygamberlerin sonuncusu), ahd ifade eden "lâm" ile "en-Nebiy" Yani "O peygamber" diye anılırdı, böyle tanınırdı. "O" dedikleri zaman bunu anlarlardı. Ancak onun Hz. Muhammed olduğunu gösterecek bir belgeye, kesin bir delile ihtiyaç vardı. Hz. Muhammed'in getirdiği açıklayıcı âyetler ve apaçık mucizelerle bu da hakkıyle temin edilmişti. Bunların karşısında özellikle o zamanki Kitap ehlinin âlimlerinin hiçbir şekilde şüphe ve tereddüdü kalmamıştı. Bunu, çocuklarını bildikleri gibi kesin bir şekilde biliyorlardı.

(...)

Bu âyet, özellikle şunu da isbat ediyor ki, sadece bilmek, sırf kalbe ait olan ilim ve marifet, iman için yeterli değildir. Şer'î iman için itaat ve boyun eğmek, bundan başka gerçeği gizlemeyip açıktan ikrar ve itiraf etmek de lazımdır.

İmanın kökü, kalbe ait bir nitelik olmakla beraber onun geçerli bir iman olması, o kökün, zorunlu bir engel bulunmadıkça açıktan ortaya çıkıp yayılmasına bağlıdır. Kitap ehlinin âlimleri O peygamberi, kalben pek iyi tanıdıkları halde mümin olamamışlar, aksine bile bile gerçeği gizlediklerinden halktan daha fazla yerilen ve ayıplanan inatçı kâfirlerden olmuşlardır.
=> Demek ki, Kuran'ın kendi iddiasına göre, insan kesin olarak, açık seçik bildiği halde yine de boyun eğmeyebiliyor, iman etmeyebiliyor. Yani Allah, varlığını açık delillerle herkesin bileceği şekilde gösterseydi bile, yine de İMTİHAN gayesi ortadan kalkmış olmazdı. Çünkü ''bilmek'' -Kuran'ın iddiasına göre- iman için zaten yeterli değil.



Allah'ın varlığını açık seçik bilenlerin bile -Kuran'ın iddiasına göre- inkar edebileceğine diğer bir örnek:



Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. => Lokman/23 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=31&ayet=23)
Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz. => Lokman/24 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=31&ayet=24)
Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka “Allah” derler. De ki: “Hamd, Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu bilmezler. => Lokman/25 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=31&ayet=25)


Allah'ın varlığını açık seçik bilenlerin bile -Kuran'ın iddiasına göre- şirke ''düşebileceği''ne bir örnek:


O’nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler. => Zuhruf/86 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=43&ayet=86)
Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, “Allah” derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar? => Zuhruf/87 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=43&ayet=87)



=> Sonuç olarak bizzat Kuran'ın kendisine göre, Allah varlığını açık seçik delillerle ortaya koysaydı bile, yine de bazı insanlar boyun eğmeyerek imandan uzak duracak, inkar edecek veya da şirke düşecekler. Dikkat ediniz: Yukardaki ayetlerde (Elmalılı'nın tefsirinde de vurgulandığı gibi) insanların ''şüheye düştükleri'' için DEĞİL, hiçbir şüphe olmadan kesin olarak bildikleri halde iman etmedikleri anlatılıyor!

Kaldı ki, İslam'a göre tek ''ayrıştırıcı'' kriter iman-küfür de değil. Bir insan Allah'ın varlığını, Muhammed'in peygamberliğini, Kuran'ın Allah sözü olduğunu kesin olarak bilse bile, (İslam'a göre) yine de zaman zaman nefsine yenik düşüp günahlar işleyebilir. Yani herşey ayan beyan ortada olsaydı bile, bu açıdan da hayatın (iddia edilen) ''imtihan'' özelliği ortadan kalkmış olmazdı.


(3) İmtihan argümanı ve hür irade

Kısaca bu noktaya da değinmek istiyorum. Bazı müslümanlar, ''Allah varlığını açık-seçik ortaya koysaydı, hür irade kalmaz, herkes mecburen kabul ederdi.'' şeklinde bir iddia atıyorlar ortaya. Oysa konunun hür irade ile bir ilgisi yok. Dünya'nın yuvarlak olduğunu kesin ve zorunlu delillere binaen kabul etmemiz, hür irademizle kabul etmediğimiz anlamına gelmez (eğer ''hür irade'' diye birşey genel olarak varsa tabii). Burada kanıtların kesin/zorunlu olması ile irade'nin hür olup olmaması gibi iki farklı kategori birbirine karıştırılmakta. Hür irade örneğin bazı kimyasal maddelerin etkisi altında bazı şeyleri ''yapmaya'' fiziken mecbur bırakıldığımız zaman yoktur (ki aslında bu durumda biz birşey yapmıyoruzdur.). Aklen/mantıken zorunlu olan şeyleri kabul ederken, (hep ''hür irade'' diye birşeyin genel olarak olduğu varsayımından hareketle) irademiz hürdür.


(4) İmtihan argümanı ve adil imtihan

İmtihan argümanını işleyen müslüman yazarlar, genelde şöyle bir örnekleme getirirler: ''Allah'ın varlığını açık-seçik, herkesin akıl yoluyla kabul edebileceği bir şekilde ortaya koyması, ÖSS'den önce öğrencilere cevapları vermek gibi olurdu. İmtihan adil olmazdı''.

Oysa durum, bundan çok farklı. ÖSS örneğinde kalmak gerekirse, durum şöyle: Bırakın cevapları ve hatta muhtemel soruları, imtihanın olup olmayacağına dair kesin ve net bir duyuru/bildiri yok ortada. Bazı dinler şöyle bir sınav olacağını iddia ediyor, bazı dinler böyle bir sınav olacağını, kimi dinlerde hiçbir sınav yok. Kimse neye çalışacağını, hangi kriterlere göre imtihan edileceğine dair net ve kesin bir bilgiye sahip değil.

Adil bir imtihan, en azından imtihan'ın kendisinin gerçekleşeceği konusunda net ve kesin bir bilgi gerektirirdi. İnsanlığın büyük çoğunluğu müslüman değil ve müslümanların iddia ettikleri gibi bir imtihana inanmıyor. Müslümanların da ezici çoğunluğu -diğer bütün dinlerin mensupları gibi- araştırarak sonradan müslüman olmuş değil, inancını içine doğduğu toplumun sosyal gerçekliği olarak devralmış durumda. Buna rağmen, Kuran'ın müslüman olmayan herkesin ebedi cehennemde kalacağını söylemesi (bkz. Allah neden bu kadar acımasız olsun? (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13309)) ve müslümanların da buna inanması, ya kendilerinin çok zeki, müslüman olmayan herkesin de oldukça aptal olduğuna, ya da Allah'ın sebepsiz bir şekilde milyarlarca insana sunmadığı bir lütufu kendilerine sunarak aslında büyük bir adaletsizlik içinde olmasına inanmaları demektir.


saygılarımla

Şaman Türksoy
13-10-2009, 23:04
Evren ya da (eski deyimle) kainat...
Öyle muhteşem bir yapı ki tahayyül etmek bile insan usunu çok zorluyor.
Başka bir yaklaşım:Evren'in yarı çapı 14,5 milyar ışık yılıdır. Yaklaşık olarak tam çap 29 milyar ışık yılı...Kuramsal olarak Evren'i baştan başa katetmek için ışık hızına sahip bir uzay aracı ile yirmi dokuz milyar ışık yılı seyehat etmek gerekiyor...Ayrıca Evren genişlemeye devam ediyor.

Bu kadar değil, tanımlamaya çalışılan muazzam yapı içinde bütün denizlerdeki ve çöllerdeki kum taneleri sayısınca irili ufaklı milyarlarca yıldız yer almakta.Gezegen,meteor vs gibi nispeten küçük gök cisimlerini hesaba katmıyoruz.

Evren'deki toplam madde miktarı göz önüne alındığında on metreküplük uzay hacmine isabet eden madde miktarı sadece bir elektron kadardır.
Bu akıl almaz yapıda insan ise yok sayılabilecek bir varlık.

Şimdi bir soru:Çok basit ve sade olarak tanımlamaya çalıştığımız akıllara zarar bu yapıyı yaratan tanrı, tüm yapı içinde bir elektron kadar hükmü olmayan aciz insanı kendisine elçi yapar da Dünya'ya gönderir mi?

Allah'ın elçileri ve Kur'an ile öteki ilahi kitaplar (!) sonuçturlar.Biz öncelikle sonucu değil, sebebi tartışmalıyız.

Titan
14-10-2009, 22:34
Niçin imtihana gerek duyuluyor? İmtihan sonunda bir kısım cennete, diğer bir kısımda cehenneme gidecek, insanları yaratıp sonra kategorilere ayırarak onları sınava çekmenin ne anlamı var? Bu sınavın bir argümanı olması lazım, durup-dururken böyle bir şeye neden ihtiyaç duyulmuştur? Bizden başka canlılar da böyle bir sınava tabi tutulmuşlar mı? Sınav sonunda insanların bir kısmı sonsuza kadar yanarken, diğer bir kısmı da sonsuza kadar yaşayacak, sonsuza kadar yaşayacak olanları nasıl bir hayat bekliyor? Her günleri aynı mı olacak? Canları sıkılacak mı? Yaratıcıyla diyalogları nasıl olacak?

Evet, bunlar da benim zamanında "sınav" hakkında aklımda kalan sorulardı, gerçekten şu soruyu merak ediyorum; bir yaratıcı neden böyle bir sınava gereksinim duyar?

ozgur_
14-10-2009, 23:48
Fakat bizzat Kuran'ın kendisi bunun tam tersini söylüyor. Kuran'a göre Allah'ın varlığını veya Muhamed'in peygamber olduğunu kesin olarak bilenler bile, iman etmeyebiliyor.


Bu soru hep kafama takılırdı. Örneğin bizlerde imtahan ediliyoruz peygamberlerde, bizlerde imtahan ediliyoruz isanın, musanın vs. mücizlerini görenlerde. Bu durumun olması, imtahanda haksız bir durum olmuyor mu ?

evrensel-insan
15-10-2009, 00:01
Saygideger arkadaslar;

Imtihanlar iyidir. Burada cogu isyerlerinde akredite imtihanlari yapilir, her sene. Bu imtihanlarin amaci; calisan elemenlarin;is yerlerindeki teknolojinin gelismislik duzeyine ayak uydurmasinin bir sinanmasidir.

o yuzden herkesin; gelisen dunyaya heryonuyle uyum saglayip, saglamadigini gorebilmek icin; bir akredite imtihanindan gecmesi iyi olur. Boylece Turkiye de, kendini aydin goren cogu kisi, 18. ve 19. yuzyilin dusunce tarzini, yanasimini, tabularini ve ideolojik/inancsal dogrularini kullanacagina ve savunacagina; en azindan 21. yuzyilin dunyasinin dusunce icerik ve duzeyini yakalama firsati bulur. O yuzden; imtihan iyidir. Kisilerin bilgi duzeyini ve bilinc duzeyini yukseltir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
15-10-2009, 00:42
yahu allah hiçbir şeyi bedavaya gitmesin diye böyle bir sistem kurmuş.
deli dumrul susuz dereye köprü kurmuş, misali ,köprüden geçenden bi akça geçmeyenden iki akçe allahta böyle bir sistem deniyor.maksat imtihan olsun

siparisci
15-10-2009, 01:00
Demek ki, Kuran'ın kendi iddiasına göre, insan kesin olarak, açık seçik bildiği halde yine de boyun eğmeyebiliyor, iman etmeyebiliyor. Yani Allah, varlığını açık delillerle herkesin bileceği şekilde gösterseydi bile, yine de İMTİHAN gayesi ortadan kalkmış olmazdı. Çünkü ''bilmek'' -Kuran'ın iddiasına göre- iman için zaten yeterli değil.


Elbette. Öyle kibirli insanlar vardır ki her şey gün gibi yüz üstüne çıksa bile reddeder. Bunlar sanki günümüzde yokmuş gibi konuşuyorsunuz Sayın Ulpian.


Kısaca bu noktaya da değinmek istiyorum. Bazı müslümanlar, ''Allah varlığını açık-seçik ortaya koysaydı, hür irade kalmaz, herkes mecburen kabul ederdi.'' şeklinde bir iddia atıyorlar ortaya. Oysa konunun hür irade ile bir ilgisi yok. Dünya'nın yuvarlak olduğunu kesin ve zorunlu delillere binaen kabul etmemiz, hür irademizle kabul etmediğimiz anlamına gelmez (eğer ''hür irade'' diye birşey genel olarak varsa tabii). Burada kanıtların kesin/zorunlu olması ile irade'nin hür olup olmaması gibi iki farklı kategori birbirine karıştırılmakta. Hür irade örneğin bazı kimyasal maddelerin etkisi altında bazı şeyleri ''yapmaya'' fiziken mecbur bırakıldığımız zaman yoktur (ki aslında bu durumda biz birşey yapmıyoruzdur.). Aklen/mantıken zorunlu olan şeyleri kabul ederken, (hep ''hür irade'' diye birşeyin genel olarak olduğu varsayımından hareketle) irademiz hürdür.


Sen inançla bilimi birbirine karıştırmışsın Sayın Ulpian. Bilimde kanıtlanan teorilere inkâr edebilirsin. Sen dünya dönmüyor diyebilirsin yine de dünya dönmektedir. Ama dediğim gibi bunu inkâr edemez miyiz ? Elbette ederiz. Bu sefer de bilime ters düşmüş oluruz. Tıpkı sizin İslam'a ve Allah'â ters düştüğünüz gibi.


Adil bir imtihan, en azından imtihan'ın kendisinin gerçekleşeceği konusunda net ve kesin bir bilgi gerektirirdi. İnsanlığın büyük çoğunluğu müslüman değil ve müslümanların iddia ettikleri gibi bir imtihana inanmıyor. Müslümanların da ezici çoğunluğu -diğer bütün dinlerin mensupları gibi- araştırarak sonradan müslüman olmuş değil, inancını içine doğduğu toplumun sosyal gerçekliği olarak devralmış durumda. Buna rağmen, Kuran'ın müslüman olmayan herkesin ebedi cehennemde kalacağını söylemesi (bkz. Allah neden bu kadar acımasız olsun? (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13309)) ve müslümanların da buna inanması, ya kendilerinin çok zeki, müslüman olmayan herkesin de oldukça aptal olduğuna, ya da Allah'ın sebepsiz bir şekilde milyarlarca insana sunmadığı bir lütufu kendilerine sunarak aslında büyük bir adaletsizlik içinde olmasına inanmaları demektir.



Sen sınavı sadece sıralar ve kalemlerden ibaret sanmışsın. Sınav her dakikadır, her andır. Bunun adına sınav demeyebiliriz zaten. Ne dersen de sonuç aynı kapıya çıkacaktır. SINANIYORUZ.

Bizden olanlar akıllı diğerlerinin ise aptal olduğu gibi bir düşünümü nasıl oluyor da bir ateist yapabiliyor ? Asıl pervasızca hareket eden ve sürekli eleştirilerini alayla sürdüren ateistler değil midir ? Diğerlerinden üstün olduğuna inanan yalnızca yahudilerdir. Biz kimseyi kendimizden küçük görmeyiz. Müslüman olmak alçakgönüllü olmayı gerektirir.

Sonuç olarak yaptıkların sadece kelime oyunlarından başka bir şey değildir. Çalı çırpıyı toplayarak kıvılcım yaratarak ateş elde etmek isteyen bir izciden ileri gidemezsin. Hep ara kelimelerin üzerinde durulması, asıl temel noktayı almama, anlamama, konudan tamamen uzakta konumlanma vesayre. Sizden daha güzel şeyler bekliyoruz Sayın Ulpian.

siparisci
15-10-2009, 01:05
Niçin imtihana gerek duyuluyor? İmtihan sonunda bir kısım cennete, diğer bir kısımda cehenneme gidecek, insanları yaratıp sonra kategorilere ayırarak onları sınava çekmenin ne anlamı var? Bu sınavın bir argümanı olması lazım, durup-dururken böyle bir şeye neden ihtiyaç duyulmuştur? Bizden başka canlılar da böyle bir sınava tabi tutulmuşlar mı? Sınav sonunda insanların bir kısmı sonsuza kadar yanarken, diğer bir kısmı da sonsuza kadar yaşayacak, sonsuza kadar yaşayacak olanları nasıl bir hayat bekliyor? Her günleri aynı mı olacak? Canları sıkılacak mı? Yaratıcıyla diyalogları nasıl olacak?

Evet, bunlar da benim zamanında "sınav" hakkında aklımda kalan sorulardı, gerçekten şu soruyu merak ediyorum; bir yaratıcı neden böyle bir sınava gereksinim duyar?

Sayın Titan, sınavın nedenini de sınavı yapana bırakmak lazım. Elbette Yüce Allah'ın nedenleri vardır. Şüphesiz Allah sonsuz ilim sahibidir. Sen daha kısıtlı beyninin bile %3ünü bile kullanamazken bunu nasıl anlamaya çalışıyorsun :) Yoksa elle tutamadığım benim değildir mi diyorsun.

Diğer sorularına, ilerde cevap bulursun Sayın Titan.

vartor
15-10-2009, 01:12
allah ne ogretiyor ki, imtihanini yapsin? Bir iki akilli cikip, birilerini peygamber ilan ediyor, sonra ayikla pirincin tasini. Isa'yi, Musa'yi, Muhemmedi ve daha 124 bin peygamberi ogretmen olarak yolayan bir tanrinin basarisiz olmasi, ne yaptigini bilmeyen bir basogretmen durumuna dusurmez mi?
Yalniz seytan degil, insan karsisinda da tanrinin dustugu acze imanlilar nasil sasirmiyor ben hayret ediyorum. Ucsuz bucaksiz evrenin hesabini kitabini yapanin, basit hesaplar pesinde, muhammedin ve ummetinin, cinsel hayatini dusunmesini ve bir kitabi 22,5 senede indirdirmesini normal kabul etmek icin yalniz imanli degil, biraz da saf olmasi gerekir kisinin.

siparisci
15-10-2009, 01:31
allah ne ogretiyor ki, imtihanini yapsin? Bir iki akilli cikip, birilerini peygamber ilan ediyor, sonra ayikla pirincin tasini. Isa'yi, Musa'yi, Muhemmedi ve daha 124 bin peygamberi ogretmen olarak yolayan bir tanrinin basarisiz olmasi, ne yaptigini bilmeyen bir basogretmen durumuna dusurmez mi?
Yalniz seytan degil, insan karsisinda da tanrinin dustugu acze imanlilar nasil sasirmiyor ben hayret ediyorum. Ucsuz bucaksiz evrenin hesabini kitabini yapanin, basit hesaplar pesinde, muhammedin ve ummetinin, cinsel hayatini dusunmesini ve bir kitabi 22,5 senede indirdirmesini normal kabul etmek icin yalniz imanli degil, biraz da saf olmasi gerekir kisinin.

Allah'ı başarısız görebilecek kadar şu dünyada neler yaptınız/yapabildiniz Sayın Vartor ? Sizin düşüncelerinizdeki "Allah" kavramı nasıl bir şey acep ?

Sen şuan bilinçli bilinçsiz konuşabiliyorsan bu Allah'ın en basit bir başarısıdır. Sen yanlış yoldasın diye bunu Allah'a mı lanse ediyorsun yoksa :)

simply a good person
15-10-2009, 02:21
[QUOTE=siparisci;249244]Sen daha kısıtlı beyninin bile %3ünü bile kullanamazken bunu nasıl anlamaya çalışıyorsun :) [QUOTE]

Sayin siparisci;

merak ettim dogrusu. Siz anladiklarinizda beyninizin ne kadarini kullanabiliyorsunuz?

vartor
15-10-2009, 02:35
Benim babam allahi yener sayin siparisci; Benimle mukayese ederek bile siz hayalinizdeki allahi kul seviyesine, hatta adaha da assagi cektiginizi goremiyor musunuz. Bir yaratici varligina inanacaksaniz inanin size huzur ve umit veriyorsa, buna hicbir itirazim yok; Ancak boyle bir yaraticiyi dininizdekinin seviyesine indirirseniz uzulurum, cunku yakismaz, insan zekasina hakarettir semavi dinlerin kiskanc, gaddar, irk, kavim secen, insan ayiran tanrisi (allah).

taabbud
15-10-2009, 11:47
[QUOTE=Şaman Türksoy;248578]Evren ya da (eski deyimle) kainat...
Öyle muhteşem bir yapı ki tahayyül etmek bile insan usunu çok zorluyor.
Başka bir yaklaşım:Evren'in yarı çapı 14,5 milyar ışık yılıdır. Yaklaşık olarak tam çap 29 milyar ışık yılı...Kuramsal olarak Evren'i baştan başa katetmek için ışık hızına sahip bir uzay aracı ile yirmi dokuz milyar ışık yılı seyehat etmek gerekiyor...Ayrıca Evren genişlemeye devam ediyor.

Bu kadar değil, tanımlamaya çalışılan muazzam yapı içinde bütün denizlerdeki ve çöllerdeki kum taneleri sayısınca irili ufaklı milyarlarca yıldız yer almakta.Gezegen,meteor vs gibi nispeten küçük gök cisimlerini hesaba katmıyoruz.

Evren'deki toplam madde miktarı göz önüne alındığında on metreküplük uzay hacmine isabet eden madde miktarı sadece bir elektron kadardır.
Bu akıl almaz yapıda insan ise yok sayılabilecek bir varlık.

Şimdi bir soru:Çok basit ve sade olarak tanımlamaya çalıştığımız akıllara zarar bu yapıyı yaratan tanrı, tüm yapı içinde bir elektron kadar hükmü olmayan aciz insanı kendisine elçi yapar da Dünya'ya gönderir mi?

Bakıyorumda mesajında kendinin ne kadar akıllı olduğunu akılsız kesime ıspatlamaya çalışır gibi bi havan var. Mesajın sonundada kendinle çelişiyorsun. İnsan aklını asla küçümseme, bak insan senin dediğin gibi değersiz bir varlık olsaydı bütün bu evreni nasıl araştırıp bunca bilgiye ve ilime ulaşırdı? demekki yaratılanların en şereflisi İnsanmış bunu sen hala anlayamamışsın anlaşılan. Haa ama bilmen gereken bişey var oda şu Ne kadar akıllı olursa olsun insan aklı herşeyi yaratan Allah'ın bütün işlerine mantık erdiremeyecek kadar acizdir. Tıpkı evrende acizliği olan bütün canlılar gibi. Bana acizliği bulunmayan bir canli gösterebilen varsa çıksın hadi!

taabbud
15-10-2009, 12:12
Niçin imtihana gerek duyuluyor? İmtihan sonunda bir kısım cennete, diğer bir kısımda cehenneme gidecek, insanları yaratıp sonra kategorilere ayırarak onları sınava çekmenin ne anlamı var? Bu sınavın bir argümanı olması lazım, durup-dururken böyle bir şeye neden ihtiyaç duyulmuştur? Bizden başka canlılar da böyle bir sınava tabi tutulmuşlar mı? Sınav sonunda insanların bir kısmı sonsuza kadar yanarken, diğer bir kısmı da sonsuza kadar yaşayacak, sonsuza kadar yaşayacak olanları nasıl bir hayat bekliyor? Her günleri aynı mı olacak? Canları sıkılacak mı? Yaratıcıyla diyalogları nasıl olacak?

Evet, bunlar da benim zamanında "sınav" hakkında aklımda kalan sorulardı, gerçekten şu soruyu merak ediyorum; bir yaratıcı neden böyle bir sınava gereksinim duyar?

İmtihan diye küçücük bir kelimeyi kafaya takmışsınız niye imtihan var ne gerek var falan filan. Sen ilah olsaydın aynı fabrikasyon ürünü gibi standart insanlarmı yaratırdın, öyle bişey yaparsan bütün insanlar birbirine benzer ve kimin kim olduğu anlaşılmazdı, eğer görünüşleri farklı insanlar yaratsaydın bu sefer görünüşünü beğenmeyip niye bu insan benden daha güzel diye soranlar olacaktı, eğer onların hepsine aynı ilmi aynı yeteneği verseydin dünya üzerinde diğer işleri yapacak insanları nerden bulacaktın. her ne şekilde yaractacak olursan ol, sonunda bazılarının haksızlığa uğradıklarını düşünmelerine mani olamayacaktın. Tıpkı senin şimdi düşündüğün ama aklının almadığı gibi. İşte bunun için Allah Ahiret hayatını yarattı. Burada haksızlığa uğradığını düşünen özürlü kardeşim orada başına gelen şeyin Allah'tan geldiğini ve buna sabredip isyan etmediği sürece öbür dünyada kendisini sonsuz ve sorunsuz sıkıntısız nimetlerle dolu bulacağını bilir ve sabreder. Hem haşa Allah adaletsiz diyenler nereden biliyorlar. Onlara Allah'ın gördüğü bir hesabın sonucumu ulaşmış. Allah ceza kanunu gibi bir kitap gönderip 1 sevap şu kadar cennet dakikası, 1 günah şu kadar cehennem azabı diye bildirmemiştir. O zaman sen Allah'ın adaletsiz olduğunu nerden uyduruyorsun. Senin aklının ilmi yetermi bunu anlamaya. 20 li yaşlarda kendini ne sanıyorsun. Allah'ı yarattıkları canlılarla mı kıyaslıyorsun? Allah bu dünyada gördüğün hiçbir yaratılmışa benzemez. Üşenme Allah'ın sıfatlarını bi oku.

Şaman Türksoy
15-10-2009, 13:11
Bakıyorumda mesajında kendinin ne kadar akıllı olduğunu akılsız kesime ıspatlamaya çalışır gibi bi havan var.

Sayın taabbud ; kullandığınız ayamaya bakarak sizin henüz özgür birey mertebesine erişmemiş olduğunuzu düşünüyorum. Tercihiniz "kulluk" ise özgür zihinler sizi rahatsız eder. Hem taabbud ehli olup, hem de özgür beyine malik olduğunu düşünmek ise çelişkilerin en derinidir.

Ayrıca hitap biçiminiz ve hiç tanımadığınız birine karşı kullandığınız üslup "forum kültürü" nüzün hangi seviyede olduğunun kanıtıdır. Benimle muhatap olmayınız, olacaksanız lütfen üslubunuzu gözden geçiriniz.

taabbud
15-10-2009, 13:22
Bu soru hep kafama takılırdı. Örneğin bizlerde imtahan ediliyoruz peygamberlerde, bizlerde imtahan ediliyoruz isanın, musanın vs. mücizlerini görenlerde. Bu durumun olması, imtahanda haksız bir durum olmuyor mu ?

Bakın siz işin kolayına kaçanlar, islamı neden kabul etmiyorsunuz ben size açıklayayım mı? Yok Allah varmı? ispatlayın, bunlar haksızlık değil mi? falan filan gibi kendinize bahaneler bulup ancak kendinizi ve kendiniz gibi olanları kandırıyorsunuz. Siz korkuyorsunuz, islamda namaz var, oruç var,zina yapmamak var, faiz yememek var, kul hakkını gaspetmemek var, haram var, helal var, zekat var, sadaka var, fitre var, günah var, sevap var var da var, işte buna herkesin gücü yetmez. Herkes bu yükü kaldıramaz. Allah kimseyede kaldıramayacağı bir yükü yüklemez buyrulmuştur. Sizde ne var: haram yok, herşey helal, namaz yok, abdest yok, gusul yok, oruç tutup günboyu aç kalmak yok, faiz yememek yok, anaya babaya saygı itaat gibi bi zorunluluk yok, zina diye bişey yok, kızkardeşinle bile ilişkiye girmene sadece senin karekterin karar verir sonuçta size göre bi günahı yok. hatta insan annesiyle bile yatabilir sizin gibi ilahı olmasa demi, ne güzel ya demi, günah yok herşeyi yap, hırsızlık yap, adam öldür, tecavüz et, insanların kafasını kes, parçalara ayır, hayvanlara işkence yap, hayvana bile tecavüz et. anneni sat, erkeklerle ilişkiye gir, daha nice nice faliyet bulabilirsin zorlanmadan. Sizin gibi olmakta nevarki ya, marifet iman edip ibadet etmekte, siz müslümanları akılsız cahil zannediyorsunuz ama adamların katlandıklarına bi bakın bakalım. herkesin harcı değildir yani. Müslümanlar en şerefli en değerli insanlardır, tabi Allah'ın katında. ee bizede bu yeter, sizden takdir bekleyen, saygı bekleyen yok. hatta benden nefret etmenizi ve bana küfürler yağdırmanızı temenni ediyorum. Rabbim benden razı olsun yeter.

ulpian
15-10-2009, 13:40
hatta benden nefret etmenizi ve bana küfürler yağdırmanızı temenni ediyorum.

sayın taabbud,

temenninizin aksine biz sizden nefret de etmeyiz, size küfür de etmeyiz.

Ama şu yazdıklarınızı tekrar bir insaflıca okuyunca belki görürsünüz ki, siz bizlere demedik laf bırakmamışsınız.

hatta insan annesiyle bile yatabilir sizin gibi ilahı olmasa demi, ne güzel ya demi, günah yok herşeyi yap, hırsızlık yap, adam öldür, tecavüz et, insanların kafasını kes, parçalara ayır, hayvanlara işkence yap, hayvana bile tecavüz et. anneni sat, erkeklerle ilişkiye gir, daha nice nice faliyet bulabilirsin zorlanmadan.


Non-teist insanlara böyle bir pencereden bakmanız çok düşündürücü! Diyecek pek birşey bulamıyorum ve birkaç gün evvel başka bir arkadaşımızın sorusuna cevaben yazdığımı aynen alıntılamakla yetiniyorum:


(1) Kastettiğiniz eğer başkalarına zarar veren haksızlıklar ise, ve siz bunu sadece cehennem korkusu veya cennet vaadi ile yapmıyorsanız, zaten çok sakat bir durum var ortada.

(2) Bugün ateistlerin en çok olduğu ülkelere bakın ve bu ülkelerdeki suç oranlarını müslüman ülkelerle kıyaslayın. Geceleyin tek başınıza müslüman bir ülkenin şehirlerinde mi kendinizi daha güvende hissedersiniz, yoksa İsviçre'nin sokaklarında mı?

(3) Hapishanelerde sizce (orantısal olarak) ateistler mi daha çoktur, inançlı kişiler mi?

(4) Eski Yunan Felsefesinden günümüze kadar nice filozof, düşünür, yazar hukuk ve ahlak felsefesi hakkında düşünce üretirken, hiç Tanrı, Kitap, cennet ve cehennem'e ihtiyaç duymamışlar. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu insan aklı ile ortaya koymaya çalışmışlar.

(5) ''Dinler olmasa idi, iyi insanlar iyi şeyler kötü insanlar da kötü şeyler yaparlardı. Ama iyi insanların kötü şeyler yapmaları ancak din ile mümkün''


saygılarımla

taabbud
15-10-2009, 13:45
yahu allah hiçbir şeyi bedavaya gitmesin diye böyle bir sistem kurmuş.
deli dumrul susuz dereye köprü kurmuş, misali ,köprüden geçenden bi akça geçmeyenden iki akçe allahta böyle bir sistem deniyor.maksat imtihan olsun

Merak ediyorum sizinle bir anlaşma yapılsa ve dense ki; sadece Allah'ın varlığını kabul edin ama yine ateist gibi yaşayın. yani ibadet falan yok, ceza yok, sorgu sual yok dense, yinede Allah yok dermiydiniz? Siz Allah var derseniz bisürü şeyide kabul etmek zorunda kalacağınızın farkında olduğunuz için diyemiyorsunuz bunu. Tıpkı firavunun düşünceside buna benziyordu. Adam milleti rabbiniz benim diye inandırmış, yediği önünde yemediği arkasında, servet içinde yüzüyo karı kız bol miktarda, ee adamın zoruna gitti şimdi bunlardan vazgeçmek ve inkar etti, ama bakıyorum sizin onun gibi bi servetiniz, imkanınız falanda yok ama siz yinede Allah yoktur diyorsunuz, bence tevbe etmezseniz firavundan bile daha ağır cezalandırılacaksınız.

taabbud
15-10-2009, 13:52
[QUOTE=ulpian;249371]sayın taabbud,

temenninizin aksine biz sizden nefret de etmeyiz, size küfür de etmeyiz.

Ama şu yazdıklarınızı tekrar bir insaflıca okuyunca belki görürsünüz ki, siz bizlere demedik laf bırakmamışsınız.

ben kimseye siz bunu yapıyorsunuz demedimki, bunu yapmaktan bir ateisti ne alıkoyabilir bana bunun cevabını verebilirmisin. insanlık falan deme ama insanlığını yitirmiş bir adam bunu yapabilir, bir müslümanda bunu yapabilir deme bana çünkü bunları yapan müslüman olamaz. Müslüman nasıl olunur ve müslüman nasıl kalınır bunu bi araştırın. Etrafı gözlemleyip aha bak adam müslümanım diyo bunu yapmış gibi klişe şeyleri kendinize örnek almayı. Müslüman elinden, belinden ve dilinden zarar gelmeyen insandır.

ulpian
15-10-2009, 14:01
ben kimseye siz bunu yapıyorsunuz demedimki, bunu yapmaktan bir ateisti ne alıkoyabilir bana bunun cevabını verebilirmisin.

Güzel ve eski bir soru sayın taabbud,

insanları haksızlıklardan alıkoyan sebepleri, neyin haksız neyin haklı olduğunu tayin edebilme yetilerini, tanrı-ahiret inancı olmayan toplumlarda (tarihde ve günümüzde) hangi kuralların ve neden hüküm sürdüğünü, dilerseniz ayrı bir başlık altında tarihi, felsefi, sosyolojik, evrimsel açıdan etraflıca tartışabiliriz (zati forumumuzda biraz daha göz gezdirirseniz bu konuyla ilgili açılmış bir çok başlık olduğunu görebilirsiniz. Ama kendi araştırma, analiz, yorum ve düşüncelerinizi derli-toplu bir şekilde sunmak ve tartışmaya açmak isterseniz, elbette yeni bir başlıkta da zevkle tartışırız.)


saygılarımla

taabbud
15-10-2009, 14:21
Güzel ve eski bir soru sayın taabbud,

insanları haksızlıklardan alıkoyan sebepleri, neyin haksız neyin haklı olduğunu tayin edebilme yetilerini, tanrı-ahiret inancı olmayan toplumlarda (tarihde ve günümüzde) hangi kuralların ve neden hüküm sürdüğünü, dilerseniz ayrı bir başlık altında tarihi, felsefi, sosyolojik, evrimsel açıdan etraflıca tartışabiliriz (zati forumumuzda biraz daha göz gezdirirseniz bu konuyla ilgili açılmış bir çok başlık olduğunu görebilirsiniz. Ama kendi araştırma, analiz, yorum ve düşüncelerinizi derli-toplu bir şekilde sunmak ve tartışmaya açmak isterseniz, elbette yeni bir başlıkta da zevkle tartışırız.)


saygılarımla

Ben burada senden bi cevap bekliyorum. Bana kelime kalabalığı yapma, senin eğitim düzeyin beni hiçmi hiç alakadar etmiyor. Bu kadar basit bir soruya basitce bir cevap veremiyorsan o kadar okulu kitabı ne için okudun. Sorum gayet açık Allah'tan korkmadığına göre bir ateisti bunları yapmaktan ne alıkoyabilir.

ulpian
15-10-2009, 14:30
Ben burada senden bi cevap bekliyorum. Bana kelime kalabalığı yapma, senin eğitim düzeyin beni hiçmi hiç alakadar etmiyor. Bu kadar basit bir soruya basitce bir cevap veremiyorsan o kadar okulu kitabı ne için okudun. Sorum gayet açık Allah'tan korkmadığına göre bir ateisti bunları yapmaktan ne alıkoyabilir.


sayın taabbud,

ben de size nazikçe sorunuzun önemli olduğunu, fakat bu başlıkla ilgili olmadığını anlatmaya çalışmıştım. Bakınız bu konu ile ilgili müslüman bir üyemiz şu başlığı açmıştı örneğin: Utanç Veren Madde/ler (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12875)

En son orada bu sorduğunuz sorular soruldu ve tartışıldı. Benim de birkaç cevabım var başlıkta. Ama ben sizi illa ki somut bir başlığa yönlendirmek istemediğimden, dilerseniz bu konuyu sizin açacağınız yeni bir başlıkta da tartışabileceğimizi veya forumda bu konuyla ilgili açılmış olan diğer bir başlıkta devam edebileceğimizi söylemiştim.

Böye yapmamın sebebi ise çok basit: Ben size şimdi burada birkaç cevap vermeye çalışacağım (ki bir önceki sayfada da çok kısa cevap vermiştim aslında), siz haklı olarak bu cevaplara bazı itirazlar ve açılımlar getirmek isteyeceksiniz, ben tekrar bu itirazlarınıza yanıt vereceğim... böylece başlık konusunun dışına çıkılmış olacak. Başlık sahibi olarak bunu istemediğimden, buyurunuz bu konuyu ilgili başlıklarda veya açacağınız yeni bir başlıkta tartışalım, demekteyim.


saygılarımla

taabbud
15-10-2009, 14:37
[QUOTE=Şaman Türksoy;249366]Sayın taabbud ; kullandığınız ayamaya bakarak sizin henüz özgür birey mertebesine erişmemiş olduğunuzu düşünüyorum. Tercihiniz "kulluk" ise özgür zihinler sizi rahatsız eder. Hem taabbud ehli olup, hem de özgür beyine malik olduğunu düşünmek ise çelişkilerin en derinidir.

Eğer müslümansan sana en güzel şekilde hitap ederim ama bilmediğin bişey var bizim dinimizde müslüman olmayana hayran olmak, saygı duymak ne güzel demiş adam demek insanı dininden edebilir. Diğer konuya gelince ben özgür bir beyine sahibim diye bişey dediğimi hatırlamıyorum, sen bunu nereden çıkardın, neden siz diye hitap etmediğimi anlamışsındır umarım. Ben Allah'a teslim olmuşum, asla özgür bir beynim var diyemem. Ondan gelen herşeye razıyım, bunlarıda buraya sen bu yazdıklarıma ister istemez şahit ol diye yazıyorum anladın mı?

taabbud
15-10-2009, 14:40
sayın taabbud,


Böye yapmamın sebebi ise çok basit: Ben size şimdi burada birkaç cevap vermeye çalışacağım (ki bir önceki sayfada da çok kısa cevap vermiştim aslında), siz haklı olarak bu cevaplara bazı itirazlar ve açılımlar getirmek isteyeceksiniz, ben tekrar bu itirazlarınıza yanıt vereceğim... böylece başlık konusunun dışına çıkılmış olacak. Başlık sahibi olarak bunu istemediğimden, buyurunuz bu konuyu ilgili başlıklarda veya açacağınız yeni bir başlıkta tartışalım, demekteyim.


saygılarımla

Anladım, tamam orayada birazdan bakıcam.

taabbud
15-10-2009, 15:09
Dinle ulpian: Orada yazılanların hepsini okumam mümkün değil ama gördüğüm kadarıyla bilimsel cevaplar vermeye çalışılmış hep. Benim sorum ise oradaki konulardan farklı bir soru, bütün bu topluma ahlaka aykırı şeyleri bir ateist kendisini toplumdan soyutlamış herşeyi göze almış biri yapabilir mi yapamaz mı? Elbetteki yapar ama bir müslüman bunu yapamaz, toplum buna müsade etsede yapamaz, bu dünyada herhangi bir ceza verilmesede yapamaz, hatta kendisine dünyalarıda versen bunu yapmaz. Çünkü o bu dünyanın yalan olduğunu ve Allah'a hesap vereceğini bilir. kısaca Müslümansa yapmaz, yaparsa Müslüman olamaz işte bu aramızdaki farktır.

Yargan Kam
15-10-2009, 15:50
Dinle ulpian: Orada yazılanların hepsini okumam mümkün değil ama gördüğüm kadarıyla bilimsel cevaplar vermeye çalışılmış hep. Benim sorum ise oradaki konulardan farklı bir soru, bütün bu topluma ahlaka aykırı şeyleri bir ateist kendisini toplumdan soyutlamış herşeyi göze almış biri yapabilir mi yapamaz mı? Elbetteki yapar ama bir müslüman bunu yapamaz, toplum buna müsade etsede yapamaz, bu dünyada herhangi bir ceza verilmesede yapamaz, hatta kendisine dünyalarıda versen bunu yapmaz. Çünkü o bu dünyanın yalan olduğunu ve Allah'a hesap vereceğini bilir. kısaca Müslümansa yapmaz, yaparsa Müslüman olamaz işte bu aramızdaki farktır.

richard dawkin den alıntıdır..

Ebeveynlerimin, “eğer hükümet kolluk kuvvetlerini bir kenara iterse her yer cehenneme dönecektir” nasihatine gülüp geçmiştim. Rekabet içindeki tahminlerimiz 17 Ekim 1969, sabah saat 8:00′de Montreal kolluk kuvvetleri greve başladığında sınanmaya başlandı. Öğleye doğru saat ll:20′de ilk banka soygunu gerçekleşti. Öğlen olduğundaysa şehir merkezindeki dükkanların çoğu yağmalama yüzünden kapandı. Bu olaylar üzerinden daha birkaç saat geçmemişti ki, taksi şoförleri havaalanı müşterileri için kendileriyle rekabet halindeki bir limuzin kiralama şirketinin binasını ateşe verdiler. Bir keskin nişancı çatılardan birine çıkarak bir polis memurunu öldürdü. İsyancılar bazı otel ve restoranları bastı ve bir doktor banliyödeki evine giren bir hırsızı öldürdü. Günün sonunda, altı banka soyulmuş, neredeyse yüz dükkân yağmalanmış, on iki yangın başlatılmış, kırk araba dolusu dükkân camı kırılmış, şehir otoriteleri orduyu ve elbette Kanada Atlı Polislerini düzeni yeniden sağlamak adına çağırmadan evvel mülk zararı üç milyon doları aşmıştı. Bu belirleyici, deneysel sınav siyasi görüşlerimi sükûtu hayale uğratmıştı…


Belki de, insanların gözetim altında tutulmadıkları ya da Tanrı tarafından yönetilmedikleri zamanda iyi olmayı sürdüreceklerine inanarak Polyannacılık oynuyorumdur. Madalyonun diğer yüzünde, Montreal nüfusunun büyük çoğunluğu muhtemelen Tanrı inancı olan kişilerdi. Yeryüzü üzerindeki kolluk kuvvetleri kısa bir süreliğine sahneden yok olduğunda, Tanrı korkusu bu insanları bu kötülükleri yapmaktan neden alıkoymadı? Montreal grevi Tanrı inancının bizi iyi insanlar yaptığı varsayımını sınamak için oldukça sağlam bir doğal deney değil miydi? Ya da kinik (kötümser) H.L.Mencken keskin bir dille şu görüşünü bildirdiğinde haklı mıydı?: İnsanlar dine ihtiyacımız var dediklerinde asıl imaları kolluk kuvvetlerine ihtiyacımız olduğudur.’ Elbette polis güçleri grevdeyken tüm Montreal kötülük yapma peşinde değildi. Dindarların yağma ve yıkım olaylarına karşı dindar olmayanlara nazaran daha az eğilimli olup olmadığına dair bir istatistiksel sonucun elimizde olmaması üzücü. Bu konu hakkında bilgisiz birisi olarak bir tahmin yaparsam eğer, dindarların yıkıp yağmalamaya daha eğilimli olduklarını söylerim. Sık sık şu iğneleyici yorumu duyarım, ateistler polise karşı direnmekten çekinirlermiş. Kim bilir belki de hapishanelerde çok az sayıda ateist olmasının nedeni budur (ki birkaç küçük kanıt olsaydı, bir sonuç çıkarmak daha basit olurdu elbette.) Ateizmin kesin bir şekilde ahlaklı olmanın seviyesini arttırdığını iddia etmiyorum, ama hümanizm (insancılık) büyük ihtimalle bu noktada başarılıdır (Genelde ateizmin yolunu takip eden ahlaki sistem.) Bir diğer iyi olasılık ateizmin, yüksek eğitim, zekâ ya da özgür düşünce gibi bir üçüncü etmenle bağ kurması ve bunun suç dürtüsünü etkisizleştirebilmesidir. Mevcut bu tür araştırmaya dayalı ispatlar hiç kuşku yok ki dinin ahlakla olumlu yönde bir ilişkisi olduğu ortak görüşünü desteklemeyecektir.

Sevgili güzel bir insan olan Mare bunu paylaştığı için zamanında ona yürekten teşekkürlerimi sunarım. Belki buralardadır da =)

vartor
15-10-2009, 16:29
Sadece dinleme taabbud, ogren!
Bir ateist, sizlerdeki allah korkusu olmadan, bir mukaafat veya cezbeklemeden, sadece insan oldugunu farkedip, diger hemcinslerinin de kendi gibi dusunen, uzulen veya sevinen, aglayan , gulen, yani tum hislerini anlayabildigi icin, karsisindakine kendine yapilmasini istemedigi sekillerde davranmaktan cekinir.
Halbuki; bir musluman, veya hristiyan ya da musevi, dini icabi sadece kendi gibilereine karsi sorumlu hisseder kendini. karsisindakileri kafir diye oldurebilir, mallarina el koymaya kendinde hak bulabilir, onun bunun karisina kizina tecavuz etmeye, harp ganimeti olarak gorebilir. ( peygamber'in savaslari, hacli seferleri, yurdumuzda bile defalarca suregelmis hadiseler, vs, vs......

taabbud
16-10-2009, 14:34
richard dawkin den alıntıdır..

Ebeveynlerimin, “eğer hükümet kolluk kuvvetlerini bir kenara iterse her yer cehenneme dönecektir” nasihatine gülüp geçmiştim. Rekabet içindeki tahminlerimiz 17 Ekim 1969, sabah saat 8:00′de Montreal kolluk kuvvetleri greve başladığında sınanmaya başlandı. Öğleye doğru saat ll:20′de ilk banka soygunu gerçekleşti. Öğlen olduğundaysa şehir merkezindeki dükkanların çoğu yağmalama yüzünden kapandı. Bu olaylar üzerinden daha birkaç saat geçmemişti ki, taksi şoförleri havaalanı müşterileri için kendileriyle rekabet halindeki bir limuzin kiralama şirketinin binasını ateşe verdiler. Bir keskin nişancı çatılardan birine çıkarak bir polis memurunu öldürdü. İsyancılar bazı otel ve restoranları bastı ve bir doktor banliyödeki evine giren bir hırsızı öldürdü. Günün sonunda, altı banka soyulmuş, neredeyse yüz dükkân yağmalanmış, on iki yangın başlatılmış, kırk araba dolusu dükkân camı kırılmış, şehir otoriteleri orduyu ve elbette Kanada Atlı Polislerini düzeni yeniden sağlamak adına çağırmadan evvel mülk zararı üç milyon doları aşmıştı. Bu belirleyici, deneysel sınav siyasi görüşlerimi sükûtu hayale uğratmıştı…


Belki de, insanların gözetim altında tutulmadıkları ya da Tanrı tarafından yönetilmedikleri zamanda iyi olmayı sürdüreceklerine inanarak Polyannacılık oynuyorumdur. Madalyonun diğer yüzünde, Montreal nüfusunun büyük çoğunluğu muhtemelen Tanrı inancı olan kişilerdi. Yeryüzü üzerindeki kolluk kuvvetleri kısa bir süreliğine sahneden yok olduğunda, Tanrı korkusu bu insanları bu kötülükleri yapmaktan neden alıkoymadı? Montreal grevi Tanrı inancının bizi iyi insanlar yaptığı varsayımını sınamak için oldukça sağlam bir doğal deney değil miydi? Ya da kinik (kötümser) H.L.Mencken keskin bir dille şu görüşünü bildirdiğinde haklı mıydı?: İnsanlar dine ihtiyacımız var dediklerinde asıl imaları kolluk kuvvetlerine ihtiyacımız olduğudur.’ Elbette polis güçleri grevdeyken tüm Montreal kötülük yapma peşinde değildi. Dindarların yağma ve yıkım olaylarına karşı dindar olmayanlara nazaran daha az eğilimli olup olmadığına dair bir istatistiksel sonucun elimizde olmaması üzücü. Bu konu hakkında bilgisiz birisi olarak bir tahmin yaparsam eğer, dindarların yıkıp yağmalamaya daha eğilimli olduklarını söylerim. Sık sık şu iğneleyici yorumu duyarım, ateistler polise karşı direnmekten çekinirlermiş. Kim bilir belki de hapishanelerde çok az sayıda ateist olmasının nedeni budur (ki birkaç küçük kanıt olsaydı, bir sonuç çıkarmak daha basit olurdu elbette.) Ateizmin kesin bir şekilde ahlaklı olmanın seviyesini arttırdığını iddia etmiyorum, ama hümanizm (insancılık) büyük ihtimalle bu noktada başarılıdır (Genelde ateizmin yolunu takip eden ahlaki sistem.) Bir diğer iyi olasılık ateizmin, yüksek eğitim, zekâ ya da özgür düşünce gibi bir üçüncü etmenle bağ kurması ve bunun suç dürtüsünü etkisizleştirebilmesidir. Mevcut bu tür araştırmaya dayalı ispatlar hiç kuşku yok ki dinin ahlakla olumlu yönde bir ilişkisi olduğu ortak görüşünü desteklemeyecektir.

Sevgili güzel bir insan olan Mare bunu paylaştığı için zamanında ona yürekten teşekkürlerimi sunarım. Belki buralardadır da =)

Benim demek istediğimi gayet iyi anlıyor fakat basitce bunun böyle olmayacağını anlatmaya çalışıyorsun. Benim demek istediğimi aklı başında olan herkes anlamıştır, lafı döndürüp dolaştırmaya gerek yok.

taabbud
16-10-2009, 14:49
Sadece dinleme taabbud, ogren!
Bir ateist, sizlerdeki allah korkusu olmadan, bir mukaafat veya cezbeklemeden, sadece insan oldugunu farkedip, diger hemcinslerinin de kendi gibi dusunen, uzulen veya sevinen, aglayan , gulen, yani tum hislerini anlayabildigi icin, karsisindakine kendine yapilmasini istemedigi sekillerde davranmaktan cekinir.
Halbuki; bir musluman, veya hristiyan ya da musevi, dini icabi sadece kendi gibilereine karsi sorumlu hisseder kendini. karsisindakileri kafir diye oldurebilir, mallarina el koymaya kendinde hak bulabilir, onun bunun karisina kizina tecavuz etmeye, harp ganimeti olarak gorebilir. ( peygamber'in savaslari, hacli seferleri, yurdumuzda bile defalarca suregelmis hadiseler, vs, vs......


Nerden uydurdun şimdi bunları, Fatih Sultan Mehmet İstanbulu fethettiği zaman milletin karısına kızına tecavüzmü ettirmiş, onrarı kılıçtanmı geçirmiş. Peygamber efendimiz Mekke'yi fethettiğinde bunlarımı yapmış. Bilip bilmeden sallıyorsun. İftirayıda bir Peygambere hemde Allah'ın en sevdiği kuluna atıyorsun. Rabbimden dilerim bu iftiranın cezasını sen çekerken bende orada olayım. Müslümanlar kadına ve çocuğa dokunmazlar. Erkeklerinde kendi canına kastedenleriyle savaşırlar. Allah aşırıya gitmekten men etmiştir. Müslümanlar sadece kendilerini yok etmek isteyenlerle savaşmıştır.

Bir olay anlatayım bilmeyenler duysun. Hz Ali bir savaş sırasında düşmanının kılıcı yere düşüpte aciz kaldığında onu öldürmek için hamle yapacakken düşmanı onun yüzüne tükürmüştür, Hz. Ali bu durum karşısında onu öldürmekten vazgeçmiş, bırakmıştır. Adam şaşkınlık içinde ona kendisini öldürmekten neden vazgeçtiğini sorunca ona şöyle demiştir. Bana tükürmeden önce seni Allah rızası için öldürecektim ama bana tükürünce sana kızdım ve araya nefsimde girdi, seni kendi nefsim kızdı diye öldürmekten korktum o yüzden seni bıraktım deyince, adam; böyle keskin bir hak ve adaletin savunulduğu dinin gerçek olduğuna inanıp iman etmiştir.

Müslüman zulmetmez, müslüman elinden dilinden ve belinden zarar gelmeyen insandır. Bu bütün müslümanlar böyledir anlamına gelmez, bunu anlayabilecek zekan vardır sanırım.

liopleurodon
16-10-2009, 16:05
>>> Nerden uydurdun şimdi bunları, Fatih Sultan Mehmet İstanbulu fethettiği zaman milletin karısına kızına tecavüzmü ettirmiş, onrarı kılıçtanmı geçirmiş.

Evet..

O savaşta esir düşenler kılıçtan geçirildi. Karı ve kızlarına da peygamberin kavliyle tecavüz edildi..

>>> Peygamber efendimiz Mekke'yi fethettiğinde bunlarımı yapmış. Bilip bilmeden sallıyorsun.

Mekke'de bu pek yaşanmadı, doğru.

Ama dilersen bir beni kureyza'da neler olmuş, bunu bir araştır.

Mesela şu kapı gibi sahih hadis sana yol gösterebilir:

Resulullah (sav)'la birlikte Beni'l-Müstalik Gazvesi'ne çıktık. Arap esirlerinden çokça esir ele geçirdik. Kadınlara karşı arzu duyduk. Çünkü üzerimizde bekarlık şiddet kesbetmişti. Hep azil yapmak istiyorduk ve: "Aramızda Resulullah (sav) varken, ona sormadan azil yapmak olur mu?" dedik ve sorduk. "Hayır!" buyurdular. "Bunu yapmamanız (azlden kaçınmamanız) gerekir. Kıyamete kadar geleceği takdir edilen her canlı mutlaka yaratılacaktır (siz tedbirinizle önüne geçemezsiniz)."

taabbud
16-10-2009, 16:25
>>> Nerden uydurdun şimdi bunları, Fatih Sultan Mehmet İstanbulu fethettiği zaman milletin karısına kızına tecavüzmü ettirmiş, onrarı kılıçtanmı geçirmiş.

Evet..

O savaşta esir düşenler kılıçtan geçirildi. Karı ve kızlarına da peygamberin kavliyle tecavüz edildi..

>>> Peygamber efendimiz Mekke'yi fethettiğinde bunlarımı yapmış. Bilip bilmeden sallıyorsun.

Mekke'de bu pek yaşanmadı, doğru.

Ama dilersen bir beni kureyza'da neler olmuş, bunu bir araştır.

Mesela şu kapı gibi sahih hadis sana yol gösterebilir:

Sana varya gülmekten kendimi alıkoyamadım. Sen bu anlatılanları kanıtla bakalım. Nerden bilelim bunu birilerinin uydurmadığını. Hep bizmi size bişeyler kanıtlıcaaz, sizde iftiralarınızı kanıtlamaya bi çalışın bakalım.


böyle bir hadis varsa bile bu hadisten sen onlara tecavüz edildiğinimi çıkardın pes yani, bunca hadis alimi bunu anlayamadı sen anladın öylemi? Senin aklının anlayamadığı bişey olamaz demi, senin aklın aciz kalamaz demi?

Şunuda ek bilgi olarak vereyim, müslümanlarda Allah'ın emretmediklerini yapar, onların yaptıkları kendilerini bağlar. Her yaptıklarını Allah veyahut peygamber emretti diyebilirmisin.

liopleurodon
16-10-2009, 16:32
>>> böyle bir hadis varsa bile bu hadisten sen onlara tecavüz edildiğinimi çıkardın pes yani, bunca hadis alimi bunu anlayamadı sen anladın öylemi? Senin aklının anlayamadığı bişey olamaz demi, senin aklın aciz kalamaz demi?

Evet, tecavüz edildi. Zira, peygamber onay vermiş işte. Bu noktadan sonra, tecavüz edilmiş, edilmemiş, ötesi hikaye oluyor zaten.

>>> Nerden bilelim bunu birilerinin uydurmadığını.

Basitçe şuradan bilebilirsin. İstanbul fethedildikten sonra, islami hükümlere göre, esirlerin vs. malı, karısı, kızı vs. durumu ne olacaktır?

taabbud
16-10-2009, 16:47
>>> böyle bir hadis varsa bile bu hadisten sen onlara tecavüz edildiğinimi çıkardın pes yani, bunca hadis alimi bunu anlayamadı sen anladın öylemi? Senin aklının anlayamadığı bişey olamaz demi, senin aklın aciz kalamaz demi?

Evet, tecavüz edildi. Zira, peygamber onay vermiş işte. Bu noktadan sonra, tecavüz edilmiş, edilmemiş, ötesi hikaye oluyor zaten.

>>> Nerden bilelim bunu birilerinin uydurmadığını.

Basitçe şuradan bilebilirsin. İstanbul fethedildikten sonra, islami hükümlere göre, esirlerin vs. malı, karısı, kızı vs. durumu ne olacaktır?

Sen azil kelimesinin ne anlama geldiğini biliyormusun bana onu bi anlat bakalım.

İkincisi esirlerin malı ganimet olarak kazanan tarafa geçer elbetteki. Karısına kızına falanda tecavüz edilmez. Nikahlanabilir sadece oda rızasıyla tabii. Zorla nikah islamda yoktur. Kıt bilgilerinizi biraz budayarak yeniden yeşermelerine fırsat verebilmişimdir umarım.

taabbud
16-10-2009, 16:56
Liopleurodondan alıntı bu hadis denen şey.



Resulullah (sav)'la birlikte Beni'l-Müstalik Gazvesi'ne çıktık. Arap esirlerinden çokça esir ele geçirdik. Kadınlara karşı arzu duyduk. Çünkü üzerimizde bekarlık şiddet kesbetmişti. Hep azil yapmak istiyorduk ve: "Aramızda Resulullah (sav) varken, ona sormadan azil yapmak olur mu?" dedik ve sorduk. "Hayır!" buyurdular. "Bunu yapmamanız (azlden kaçınmamanız) gerekir. Kıyamete kadar geleceği takdir edilen her canlı mutlaka yaratılacaktır (siz tedbirinizle önüne geçemezsiniz)."

Azil Dışarı boşalmaktır. Hadisin uydurma bir hadis olduğu o kadar açıkki adamlar soruyor azil yapmak istiyoruz diye cevaben Hayır bunu yapmamanız azilden kaçınmamanız gerekir deniyor. Azilden kaçınmamak demek azil yapabilirsiniz demektir. oysa sanki azilden kaçının demiş gibi geliyor hadisin sonunda öyle değil mi?
Bence bu iki farklı hadisin veya biri hadis diğeri uydurma bir lafın birleşmiş hali, bunuda sahihi buhariden almadın herhalde, yada müslimden. Eğer sahih hadis diyorsan hadis nosunuda yazda bakalım varmıymış böyle bir hadis.

vartor
16-10-2009, 17:15
Masallah bayagi kacinan bir peygamber; yatagina almadigi kalmamis. karilarinin sayisini bile dogru durust bilen yok.
Onunki bununki yetmemis, bir de uvey oglunun karisina goz dikmis. Dup-dupùn baska isis gucu olmadigindan sikintisini anlamis da biz sana onu dsa helal kildik diye taze ayet bile yollamis.
Iyi uyutmus hepinizi ahlakin temsilcisi; Oyle ya karisan yok, postalayan allah, ayetlerin ulastigi yer muhammed. sahit allah ve onun bozacisi, baskasi yok. Dup dup akil fikir versin!!!!

liopleurodon
16-10-2009, 22:26
>>> Hadisin uydurma bir hadis olduğu o kadar açıkki adamlar soruyor azil yapmak istiyoruz diye cevaben ...

Ben uydurma, zayıf hadis yazmam, elbette öğrenemediniz.

http://www.sevde.de/kadin/17.htm

Bir oku bakalım, bu "islami sitede" aynı hadis daha açık olarak var mı yok mu?

Elbette sana hadis nosunu filanda yazarım ama, altında kalmanı gönlüm istemiyor şimdi, ezilme çabucak, dişlere değecek bir yanın olsun.

taabbud
17-10-2009, 13:08
>>> Hadisin uydurma bir hadis olduğu o kadar açıkki adamlar soruyor azil yapmak istiyoruz diye cevaben ...

Ben uydurma, zayıf hadis yazmam, elbette öğrenemediniz.

http://www.sevde.de/kadin/17.htm

Bir oku bakalım, bu "islami sitede" aynı hadis daha açık olarak var mı yok mu?

Elbette sana hadis nosunu filanda yazarım ama, altında kalmanı gönlüm istemiyor şimdi, ezilme çabucak, dişlere değecek bir yanın olsun.

Orada yazan hadisi aynen aktarıyorum.

"Rasulullah ile beni Mustalık gazvesine katıldık. Araplardan esirler aldık. Kadınları arzuladık, gençlik bizi sardı. Azil yapmak istedik. Durumu Rasulullah (s.a.v.)'a sorduk. Şöyle buyurdu: Azil yapmamanızı gerektiren bir şey yoktur. (Yani azil yapabilirsiniz) Şüphesiz ki yüce Allah kıyamete kadar yaratacaklarını yazmıştır."

Bu hadiste bir olumsuzluk görünmüyor ama birde senin yazdığın hadis dediğin şeye bak bununla aynı mı? Adamlar sormuş azil yapabilirmiyiz diye, hayır yapabilirsiniz diye cevap olur mu sen söyle. Hadisin aslını yaz o zaman konuşalım.

Gelelim asıl konuya
Şimdi Ben diyorum ki bir müslüman, nikahında olmayan bir kadınla veya esirle hiçbir şekilde cinsel ilişkiye giremez. Burada hadis özetle azilin haram olmadığını anlatıyor. Tutupta bize orada geçen bütün mevzuyu nikah olayını şahitlerin beyanını falan anlatacak değil. Bu hadis azil yapmanın haram olmadığını gösteren bir hadistir. Sen bu hadisten esirlere tecavüz edildiğini çıkardıysan bu senin İslam bilginin eksikliğindendir. O kadınlarla mutlak suretle nikah kıyılmıştır. Nikah kıydığın bir kadınıda kullanıp atamazsın, Onunla ilişkiye girmek için onu nikahlayamzsın. Demek istediğimi nikahın gerektirdiklerini bilenler anlar.

taabbud
17-10-2009, 13:22
Bu birden fazla kadınla nikahlanmak konusunu burada değilde başka bir başlık altında açıklayabiliriz tabiki ama yeri gelmişken küçük bir açıklama yapalım. Yaradılış gereği erkekler cinsellik konusunda kadınlardan farklıdır. Erkek nefsinin en zayıf olduğu en karşı koyamayacağı mevzu, cinselliktir. Bunun içindirki müslüman olsun veyahut olmasın her erkek birden fazla kadınla hatta hatta güzel görüp arzuladığı her kadınla birlikte olmayı arzular. Bu ayıp değildir, buna karşı direnemezsiniz. Bunun içindirki Allah yarattığının isteklerini herkesten iyi bildiği için erkeğe zulmetmemek açısından ona böyle bir hak vermiştir. Bunuda sınırsız vermemiştir elbetteki, Aralarında adaletle hükmedebilirsen 4 e kadar(gücün yeterse şartı var burda) müsaade etmiştir. Bu cariye konusuda o dönemin bir ortada olan mevzusudur. Tıpkı kölelik gibi, Şu anda cariyelik diye bir kavram olmadığına göre kimse ben şu kadar cariye ile nikah kıyarım diyemez.

Netice olarak Savaşlarda eşleri ölen kadınların bakıma muhtaç kalacakları malumdur. Bunun içinde Allah bunu haram kılmamıştır. Bizim bilemeyeceğimiz ve yalnız O'nun bileceği başka nedenleride olabilir. Sonuçta bizler aklımızın alabildiği kadar bilebiliriz.

alfred
17-10-2009, 16:26
Netice olarak Savaşlarda eşleri ölen kadınların bakıma muhtaç kalacakları malumdur. Bunun içinde Allah bunu haram kılmamıştır. Bizim bilemeyeceğimiz ve yalnız O'nun bileceği başka nedenleride olabilir. Sonuçta bizler aklımızın alabildiği kadar bilebiliriz.

İsrail askerleri, kocaları İsrail'le savaşta ölmüş Filistinli kadınları nikahlasalar hoşunuza gider mi? Bakıma muhtaç kalacaklardı, o yüzden iyi oldu der misiniz?

Ya da Amerikan askerleri Iraklı kadınlara aynı şeyi yapsa mutlu olur musunuz?

Savaşta öldürdüğün adamın karısının, kızının seninle evlenmek isteyeceğini düşünmüyorsun herhalde. Yoksa bunun olabileceğini düşünüyor musun?

taabbud
17-10-2009, 16:46
İsrail askerleri, kocaları İsrail'le savaşta ölmüş Filistinli kadınları nikahlasalar hoşunuza gider mi? Bakıma muhtaç kalacaklardı, o yüzden iyi oldu der misiniz?

Ya da Amerikan askerleri Iraklı kadınlara aynı şeyi yapsa mutlu olur musunuz?

Savaşta öldürdüğün adamın karısının, kızının seninle evlenmek isteyeceğini düşünmüyorsun herhalde. Yoksa bunun olabileceğini düşünüyor musun?

Ya beni sizin bu halleriniz çok güldürüyo,:) siz bizim aklımızın kıt olduğunu, empati kuramadığımızı, kendisine dini konularda hiç soru sormadan boşver kurcalamaya gerek yok diye inanan, biz ibadetimize bakalım. Böyle şeyleri fazla düşünürsen kafayı yersin dinden çıkarsın gibi düşünen insanlar olduğumuzu mu sanıyorsunuz. Böyle sorular yalnız sizin mi aklınıza geliyor sanıyorsunuz. Gerçekten bu kadar hayalgücünden yoksun olamazsınız. Ben size bişey söyleyim mi? bu forumda gördüğüm yüzlerce benzer soruyu ve hatta bunlardan daha değişik soruların hepsini ben kendime 15 li yaşlarda sormuş ve cevaplarını araştırp bulmuştum. Yani siz şuanda benim çook çook arkamdan geliyorsunuz. Daha çok yolunuz var.

Tek cümleyle şöyle deyim ben size: Siz giderken ben geliyordum :)

emil
17-10-2009, 16:57
Sen azil kelimesinin ne anlama geldiğini biliyormusun bana onu bi anlat bakalım.

İkincisi esirlerin malı ganimet olarak kazanan tarafa geçer elbetteki. Karısına kızına falanda tecavüz edilmez. Nikahlanabilir sadece oda rızasıyla tabii. Zorla nikah islamda yoktur. Kıt bilgilerinizi biraz budayarak yeniden yeşermelerine fırsat verebilmişimdir umarım.

Sanırım yaşın dolayısıyla böyle yaşın biraz ilerlesin gerçek dünyayla da tanışırsın elbet..Ayrıca fatih 3 gün yağmaya izin vermiştir.Hakkı mıdır hakkıdır çünkü öneriyi bizans hükümdarı kabul etmeyip savunmayı tercih etmiş,tartışılan o değil de şimdi askerler insanların kapılarını iki kere çalıp afedersiniz biz birşeyler alıp gideceğiz mi derler savaş şartlarında hele ki savaş suçları vs. bilinçlerin olmadığı dönemlerde...Diyorsun ki müslümanlar öyle yapmaz öyle bir yapar ki.Bu işi haçlılar da yaptı müslümanlar da yaptı moğollar da yaptı tarih savaşlardan ve yağmlardan geçilmiyor ki zaten.

vartor
17-10-2009, 17:04
Kendine olan cevaplarinin bir ikisini ogrendik zaten; Yok kalp dum-dum, al-lah diye iki hecede atarmis. yok erkegin akli seyine takili dolastigindan dort kadin almaya hakkki varmis....
Kafani kuran gibi dusunmeye zorlayacagina, uyan, dunyaya in de etrafina bir bak, duzinelerle degisik dinlere, senin gibi inanlari, ama seninkinden farkli olduklarini gor. Empati yapacaksan mahallenden disari cikmayi ogren. Pek fazla da gulme acinacak haline.

alfred
17-10-2009, 17:20
Ya beni sizin bu halleriniz çok güldürüyo,:) siz bizim aklımızın kıt olduğunu, empati kuramadığımızı, kendisine dini konularda hiç soru sormadan boşver kurcalamaya gerek yok diye inanan, biz ibadetimize bakalım. Böyle şeyleri fazla düşünürsen kafayı yersin dinden çıkarsın gibi düşünen insanlar olduğumuzu mu sanıyorsunuz. Böyle sorular yalnız sizin mi aklınıza geliyor sanıyorsunuz. Gerçekten bu kadar hayalgücünden yoksun olamazsınız. Ben size bişey söyleyim mi? bu forumda gördüğüm yüzlerce benzer soruyu ve hatta bunlardan daha değişik soruların hepsini ben kendime 15 li yaşlarda sormuş ve cevaplarını araştırp bulmuştum. Yani siz şuanda benim çook çook arkamdan geliyorsunuz. Daha çok yolunuz var.

Tek cümleyle şöyle deyim ben size: Siz giderken ben geliyordum :)

Sorularıma cevap vermediniz.

Savaşta müslümanlar galip gelince öldürdükleri askerin karısını, kızını nikahlayabilir diyen sizsiniz.


İkincisi esirlerin malı ganimet olarak kazanan tarafa geçer elbetteki. Karısına kızına falanda tecavüz edilmez. Nikahlanabilir sadece oda rızasıyla tabii. Zorla nikah islamda yoktur. Kıt bilgilerinizi biraz budayarak yeniden yeşermelerine fırsat verebilmişimdir umarım.

Hangi kız babasını öldüren bir ordunun askeriyle, komutanıyla kendi istediğiyle evlenmek ister?

Hangi kadın kocasını öldüren bir ordunun askeriyle, komutanıyla kendi isteğiyle evlenmek ister?

Hangi çocuk babasını öldüren bir ordurun askerini, komutanını üvey baba olarak başında görmek ister? Hangi çocuk öz babasının yattığı yatakta belki onu bizzat öldüren adamın şimdi annesiyle yatmasını kabullenebilir?

taabbud
17-10-2009, 17:43
[QUOTE=alfred;250424]den alıntı

İsrail askerleri, kocaları İsrail'le savaşta ölmüş Filistinli kadınları nikahlasalar hoşunuza gider mi? Bakıma muhtaç kalacaklardı, o yüzden iyi oldu der misiniz?

Ya da Amerikan askerleri Iraklı kadınlara aynı şeyi yapsa mutlu olur musunuz?



Bir müslüman ancak başka bir müslümanla nikahlanırsa bu durum beni hiç rahatsız etmez. Bir kafirin bir müslümanı nikahlaması mümkün değildir. Müslüman bir kadın ise kendi rızasıyla bile bir kafirle evlenemez, haramdır.

Aldın mı cevabını?

skypowernet
17-10-2009, 17:48
[QUOTE=alfred;250424]den alıntı

Bir müslüman ancak başka bir müslümanla nikahlanırsa bu durum beni hiç rahatsız etmez. Bir kafirin bir müslümanı nikahlaması mümkün değildir. Müslüman bir kadın ise kendi rızasıyla bile bir kafirle evlenemez, haramdır.

Aldın mı cevabını?


Kuranda sadece müşrik kadınlar ya da erkeklerle evlenmek yasaklanmıştır, Yani müslümanlar hristiyan ya ad museviler ile evlenebilir

taabbud
17-10-2009, 17:48
Sorularıma cevap vermediniz.

Savaşta müslümanlar galip gelince öldürdükleri askerin karısını, kızını nikahlayabilir diyen sizsiniz.



Hangi kız babasını öldüren bir ordunun askeriyle, komutanıyla kendi istediğiyle evlenmek ister?

Hangi kadın kocasını öldüren bir ordunun askeriyle, komutanıyla kendi isteğiyle evlenmek ister?

Hangi çocuk babasını öldüren bir ordurun askerini, komutanını üvey baba olarak başında görmek ister? Hangi çocuk öz babasının yattığı yatakta belki onu bizzat öldüren adamın şimdi annesiyle yatmasını kabullenebilir?

Hiçbir kız bunu kabullenemez bencede ama sen şunu bana söyle. Bu müslümanlar Peygamber efendimizin(s.a.s.) izniyle bu insanlara tecavüz etti mi diyorsun? Bu bir iddiadır ve kanıtlaman gerekir Kanıtla o zaman.

taabbud
17-10-2009, 17:49
[QUOTE=taabbud;250457]


Kuranda sadece müşrik kadınlar ya da erkeklerle evlenmek yasaklanmıştır, Yani müslümanlar hristiyan ya ad museviler ile evlenebilir

Erkek evlenebilir kadın evlenemez haramdır.

alfred
17-10-2009, 18:18
Bir müslüman ancak başka bir müslümanla nikahlanırsa bu durum beni hiç rahatsız etmez.

İran ve Türkiye saçma bir nedenle savaşmaya başladı diyelim. Savaşı da İran'ın kazandığını düşünelim. İranlı bir komutanın savaşta ölen bir askerimizin eşiyle veya kızkardeşiyle veya kızıyla evlenmesi sizi rahatsız etmez mi? Bu durumda kadının, kızın kendi rızasıyla evlenmek isteyebileceğini düşünür müsünüz?



Hiçbir kız bunu kabullenemez bencede ama sen şunu bana söyle. Bu müslümanlar Peygamber efendimizin(s.a.s.) izniyle bu insanlara tecavüz etti mi diyorsun? Bu bir iddiadır ve kanıtlaman gerekir Kanıtla o zaman.

Kendi rızası olmadan bir kadınla zorla cinsel ilişkiye girmek tecavüzdür. Savaşta kocası, babası ölen bir insanın da kendi isteğiyle düşman askeriyle evlenmeyeceğini, cinsel ilişkiye girmek istemeyeceğini kendiniz söylüyorsunuz. Hangi milletten, hangi ırktan, hangi dinden olursa olsun hiçkimse bunu kabul etmez.



İkincisi esirlerin malı ganimet olarak kazanan tarafa geçer elbetteki. Karısına kızına falanda tecavüz edilmez. Nikahlanabilir sadece oda rızasıyla tabii. Zorla nikah islamda yoktur. Kıt bilgilerinizi biraz budayarak yeniden yeşermelerine fırsat verebilmişimdir umarım.

Ama bu mesajınızda savaş esirleriyle evlenmek normal bir şeymiş gibi yazmışsınız. Kendi rızasıyla nikahlanabilir demişsiniz. Fakat, üstteki mesajınızda hiçbir kız bunu kabullenemez demişsiniz. Önce kafanızdaki bu çelişkiyi giderin. Savaşta kocası,babası öldürülmüş bir kadın/kız düşman ordusundan biriyle kendi isteğiyle evlenmek ister mi istemez mi?

Şimdi sorduğunuz soruya cevap veriyorum. Eğer Muhammed, kocası, babası savaşta öldürülen, esir düşmüş kadınlarla, kızlarla evlenebilirsiniz demişse ve Muhammed için savaşanlar da savaş esirleriyle evlenmişlerse bunun adı tecavüzdür. Çünkü hiçbir kadın veya kız kendi isteğiyle düşman ordusundan biriyle evlenmek, cinsel ilişki yaşamak istemez.

Titan
18-10-2009, 12:04
Sayın Titan, sınavın nedenini de sınavı yapana bırakmak lazım. Elbette Yüce Allah'ın nedenleri vardır. Şüphesiz Allah sonsuz ilim sahibidir. Sen daha kısıtlı beyninin bile %3ünü bile kullanamazken bunu nasıl anlamaya çalışıyorsun :) Yoksa elle tutamadığım benim değildir mi diyorsun.

Diğer sorularına, ilerde cevap bulursun Sayın Titan.

Soru içinde soru. Neden Allah yarattı dediğin zaman "sınav" dersiniz, neden sınav derseniz "Allahın sonsuz ilmi" dersiniz ama "Allahın ilmi nasıl oluyor" desem bu sefer de "Allahın hikmetinden sual olunmaz" dersiniz, yeri gelince de Allaha şirk koşmaktan da geri kalmazsınız.

Siparişci, neden ne olabilir? Başka bir yaratıcıya veya yaratıcılara karşı bir güç gösterisi olabilir mi?

Titan
18-10-2009, 12:14
İmtihan diye küçücük bir kelimeyi kafaya takmışsınız niye imtihan var ne gerek var falan filan.

Benim kafaya taktığım o küçücük kelime, sizin bu dünyada varolşunuzun asıl sebebidir, yanılıyor muyum yoksa?

taabbud
18-10-2009, 15:00
İran ve Türkiye saçma bir nedenle savaşmaya başladı diyelim. Savaşı da İran'ın kazandığını düşünelim. İranlı bir komutanın savaşta ölen bir askerimizin eşiyle veya kızkardeşiyle veya kızıyla evlenmesi sizi rahatsız etmez mi? Bu durumda kadının, kızın kendi rızasıyla evlenmek isteyebileceğini düşünür müsünüz?

TAABBUD: Günümüzün şartlarını 1400 sene evvelkiyle aynıymış gibi nasılda kolayca anlatıveriyorsun. O dönemde kadınlar şimdiki gibi kendi ayakları üzerinde durabilecek imkanlara sahipmiydi sen bunun cevabını ver bakalım. Ben sana diyorum ki Allah, rızası olmadan bir kadını nikahlayamazsın diye emretmiştir diyorum. Nikahsız bir kadına el sürmekte zina olur diyorum. Ben karnımdan konuşmuyorum, Allah kitabında bunları emretmiştir. Bunlar varken Peygamber efendimiz bir kadına nikahsız dokunulmasına izin verir mi? Sana göre vermiştir bana göre asla veremez. bitti

Kendi rızası olmadan bir kadınla zorla cinsel ilişkiye girmek tecavüzdür. Savaşta kocası, babası ölen bir insanın da kendi isteğiyle düşman askeriyle evlenmeyeceğini, cinsel ilişkiye girmek istemeyeceğini kendiniz söylüyorsunuz. Hangi milletten, hangi ırktan, hangi dinden olursa olsun hiçkimse bunu kabul etmez.

TAABBUD:Nerden biliyorsun sen o dönemi yaşadın mı? belki islamı hiç duymadılar ve belkide söylenenler onları etkiledi ve iman ettiler. o dönemlerde insanlar kızlarını diri diri toprağa gömecek kadar akıldan yoksundular. Sen kendi aklınla onlarınkini aynı kefeye nasıl koyuyorsun benim aklım bunu almıyor. Lafı uzatmaya gerek yok. Ben sana neyin olamayacağını söyledim sen bu insanlara tecavüz edildiğini kanıtla o zaman ben susarım.

Ama bu mesajınızda savaş esirleriyle evlenmek normal bir şeymiş gibi yazmışsınız. Kendi rızasıyla nikahlanabilir demişsiniz. Fakat, üstteki mesajınızda hiçbir kız bunu kabullenemez demişsiniz. Önce kafanızdaki bu çelişkiyi giderin. Savaşta kocası,babası öldürülmüş bir kadın/kız düşman ordusundan biriyle kendi isteğiyle evlenmek ister mi istemez mi?

TAABBUD:Ben onu günümüz şartlarına göre istemez demek istedim. O dönemin şartları altında kendin durumu değerlendir. Başka bir sansın varmı bir bak. Mendil satıp karnını doyuracak değilsin herhalde?

Şimdi sorduğunuz soruya cevap veriyorum. Eğer Muhammed, kocası, babası savaşta öldürülen, esir düşmüş kadınlarla, kızlarla evlenebilirsiniz demişse ve Muhammed için savaşanlar da savaş esirleriyle evlenmişlerse bunun adı tecavüzdür. Çünkü hiçbir kadın veya kız kendi isteğiyle düşman ordusundan biriyle evlenmek, cinsel ilişki yaşamak istemez.

TAABBUD:Peygamber efendimize bir düşman kabilenin insanları gelip. Hükümdarlarının eşi olan kadının esir düşmesinin onur kırıcı olacağını ve bunu Hükümdarlarının karısının taşıyamayacağı bir yük olduğunu, kendisinin sizin eşlerinizden olmayı arzuladığı ve bunu yaparak onun onurunu koruyacağınızı düşündüğünü bildirmişlerdir. Bunun üzerine Peygamber efendimizin onu nikahladığı bilinmektedir.

Sana cevap vermek istemiyorum artık açacağım konularda sen benim sorularıma cevap ver bakalımda birde senin yeteneğini görelim cevap vermedeki. Soruyu 3 yaşındaki çocukta sorar önemli olan cevap verebilmektir. cevaplarını beklicem.

taabbud
18-10-2009, 15:09
Benim kafaya taktığım o küçücük kelime, sizin bu dünyada varolşunuzun asıl sebebidir, yanılıyor muyum yoksa?

Evet yanılıyorsun tabikide. Bizim bu dünyadaki varoluşumuzun asıl sebebini Allah açıklamıştır.

Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.(Zariyat 56 ayet)

alfred
18-10-2009, 23:26
TAABBUD:Nerden biliyorsun sen o dönemi yaşadın mı?

Çok güzel bir soru. Peki sen Muhammed'e vahiy gelirken yanında mıydın? Cebrail'i Muhammed'le konuşurken gördün mü? Sen o dönemi yaşadın mı?

Ayrıca verdiğin cevaplardan şu çıkıyor. 1400 yıl önce yazılan bir kitap yazarı Allah bile olsa günümüzde geçerliliğini yitiriyor.

no_panik
19-10-2009, 01:04
Çok güzel bir soru. Peki sen Muhammed'e vahiy gelirken yanında mıydın? Cebrail'i Muhammed'le konuşurken gördün mü? Sen o dönemi yaşadın mı?

sevgili alfred, belki direk senin için demiyorum ama yukarıda eleştirdiğin hususa benzer noktaları ateist arkadaşlarımızda çoğu zaman yapmıyor değil. hatta daha da fazlasını yapıyor dersek abartmış olmayız herhalde.

liopleurodon
19-10-2009, 08:52
TAABBUD:Peygamber efendimize bir düşman kabilenin insanları gelip. Hükümdarlarının eşi olan kadının esir düşmesinin onur kırıcı olacağını ve bunu Hükümdarlarının karısının taşıyamayacağı bir yük olduğunu, kendisinin sizin eşlerinizden olmayı arzuladığı ve bunu yaparak onun onurunu koruyacağınızı düşündüğünü bildirmişlerdir. Bunun üzerine Peygamber efendimizin onu nikahladığı bilinmektedir.

Sana cevap vermek istemiyorum artık açacağım konularda sen benim sorularıma cevap ver bakalımda birde senin yeteneğini görelim cevap vermedeki. Soruyu 3 yaşındaki çocukta sorar önemli olan cevap verebilmektir. cevaplarını beklicem.

Taabbud, martavallara inanıyorsun sadece.

Bir düşman kabilenin insanlarının gelip öyle bir şeyler söylediği filan yok. Zira, bunu söyleyebilecek olanlar, o sırada kellelerini kestirmekle meşguldü.

Geri kalan kadınlar ise, mübarek mücahitler tarafından "kesbeden şiddetli bekarlığı" söndürmek için kullanılıyordu.

Safiyye, oraya kendisi geldi, tecavüz edilerek veya doğrudan, onu bilemiyoruz. Bildiğimiz, muhammedin ona -islama aykırı olarak aslında, çünkü safiyye'nin cariye olarak muhammede düşüp düşmeyeceği belli değildi- el koyup orackıta kurulan meşin çadırda becerdiği.

Sence, hangi kadın, kocası, babası şurada kıtır kıtır kesilirken gidip bir erkeğin altına yatmayı kabul eder?

spdymsc35
19-10-2009, 15:17
bu imtihan konusu biraz acaib. allah insanı yaratıyor yarattığı diğer tüm canlılardan üstün. sonra onu cennete gönderiyo orda yaşasın diye. sıkılmasın diye yanına birde eş gönderiyor. ve eğer kovulmasalardı orda üreyeceklerdi kendi çocukları birbiri ile ensest ilişki yaşayacaktı.
cennette ensest ilişki serbestmi ?
allah insanı yarattıktan sonra şeytan karşı geliyo ben daha üstünüm diyo sonrada aralarında yarış başlıyo. şeytan insanları kandıracağını söylüyo allahta kendisine inananları cennete alacağını diğerlerini cehennemde yakacağını söylüyor. yani şeytan bir kısım insanı yoldan çıkaracak allah bunu kesin olarak biliyor
allah ın zaferinin yüz de yüz olması gerekmezmi ?
eğer hayatımız bir imtihansa bunu (hayatı) şeytana borçluyuz o allahı kışkırtmasa adem tek başına cennette takılacaktı. bu koskoca evren galaksiler ıvr zıvır boşuna yaratılmış olacaktı

vartor
19-10-2009, 15:55
Cennette hersey serbest kardesim, sadece dunyada yasak. cunku dunya gercek, cennet hayal.

skypowernet
19-10-2009, 16:22
insanlar cenneti de cehennemide bu dünyada yaşıyor aslında çevrenize bir bakın

bunyas
20-10-2009, 13:29
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=251550#post251550

spdymsc35
20-10-2009, 22:56
birde bu imtihanla ilgili yaygın söylemlerden biride biz allah ın varlığını kesin olarak bilsek onu ve gücünü görüp şahit olsak ne yapacağımızı şaşıracağımız yönünde
şimdi bütün kutsal kitaplarda yazdığına göre melekler,cinler ıvır zıvır nasıl mahlukatlar varsa hepside allahın yanında bulunmuş varlığını kesin olarak biliyor acaba onlarda ne yapacaklarını şaşırmış bir şekilde sağa sola koşturuyorlarmıdır.
koşuştururken birbirlerine çarpıp cennette sağa sola zarar veriyorlarmıdır

highone
20-10-2009, 22:57
ne sınavı yahu

Tanrı kullarını şeytana kaptırcak kadar aciz midir?

sınav çooktan bitti.

cennetin tadını çıkarın

spdymsc35
20-10-2009, 23:03
allah insanı yarattıktan sonra şeytan karşı geliyo ben daha üstünüm diyo sonrada aralarında yarış başlıyo. şeytan insanları kandıracağını söylüyo allahta kendisine inananları cennete alacağını diğerlerini cehennemde yakacağını söylüyor. yani şeytan bir kısım insanı yoldan çıkaracak allah bunu kesin olarak biliyor
allah ın zaferinin yüz de yüz olması gerekmezmi ?

eyvallah hıgh one sayende sorumun cevabını aldım
mekanının cennet olsun

Titan
21-10-2009, 23:17
Evet yanılıyorsun tabikide. Bizim bu dünyadaki varoluşumuzun asıl sebebini Allah açıklamıştır.

Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.(Zariyat 56 ayet)

Bilmem farkında mısın ama beni tekzip etmişsin.

mindar
22-10-2009, 10:11
Yaratıcı olan Allah hüküm sahibi o istediği gibi yaratır istediği gibi imtihana tabi tutar bize ne yaratıcı o bizde kullarıyız.
diyorki Allah ister benim istediğim gibi yaşa ister yaşama özgürsün. ama sonunda cennete veya cehennme gitmek var ona göre yaşaa.

spdymsc35
22-10-2009, 17:48
ben kimsenin kulu değilim
kul olmayı bu kadar çabuk kabul edenler zamanında firavunlara kulluk etmişlerdi.
artık işler değişti şimdi sadece soyut şeylere kulluk ediyorlar.
insanlar kimbilir 1000 sene sonra neye kulluk decekler

mindar
23-10-2009, 09:47
sen istemesen de onun kulusun sen var kabul etme neye fayda göreceksin ama görene kadar da inanmayacaksın.

uyar
23-10-2009, 10:04
sen istemesen de onun kulusun sen var kabul etme neye fayda göreceksin ama görene kadar da inanmayacaksın.

mindar sen ne gördün ki?? sadece inanıyorsun..... gayet kişisel...

mindar
23-10-2009, 11:35
görene kadar derken ölümden sonrasını kastediyorum
benimde gördüğüm bişey yok yani :D peygamber gibi bende bişey görmedim.

işin şakası bi yana.
insan çevresini gögü yeri izlerde bişey görmedim dermi?
illa ki allahın sana cismini göstermesi mi gerekli
yarattıklarını görmen zaten onun olduğunu hissetmene sebep değil mi?
inş orda olursak cennette inş. göreceğimizi düşünüyorum sende görmek istiyorsan cennet için çalış:)

uyar
23-10-2009, 11:46
görene kadar derken ölümden sonrasını kastediyorum
benimde gördüğüm bişey yok yani :D peygamber gibi bende bişey görmedim.

işin şakası bi yana.
insan çevresini gögü yeri izlerde bişey görmedim dermi?
illa ki allahın sana cismini göstermesi mi gerekli
yarattıklarını görmen zaten onun olduğunu hissetmene sebep değil mi?
inş orda olursak cennette inş. göreceğimizi düşünüyorum sende görmek istiyorsan cennet için çalış:)

ölümden bahsediyorum ben.. sonrasını bilmiyorken nasıl bu kadar kesin konuşup inanabiliyorsun anlayamıyorum??? yok mu mesela şüphen.. sahi ölünce sahiden devamı yoksa diye düşünmüyor musun hiç? kimse gerçekten cennet var mı bilmiyor?? nasıl bu kadar emin olabiliyorsun??

spdymsc35
23-10-2009, 13:52
sen istemesen de onun kulusun sen var kabul etme neye fayda göreceksin ama görene kadar da inanmayacaksın.

kişinin kendi isteği dışında olan kulluk değil olsa olsa kölelik olur. zaten bu sitede üzerinde defalarca konuşulan ayetler göstermiştirki islamiyette kölellik serbest. senin sözlerinde gösteriyorki allah sıradan bir köle tüccarı:phone::help:

mindar
23-10-2009, 15:21
ölümden bahsediyorum ben.. sonrasını bilmiyorken nasıl bu kadar kesin konuşup inanabiliyorsun anlayamıyorum??? yok mu mesela şüphen.. sahi ölünce sahiden devamı yoksa diye düşünmüyor musun hiç? kimse gerçekten cennet var mı bilmiyor?? nasıl bu kadar emin olabiliyorsun??

samimi olayım düşünüyorum tabiki ya yoksa diye.. ozamanbüyük bir hayalkırıklığı yaşıyor ve tekrar kurana dönerek avunuyorum. kendimi uyutuyorum. :) yoksa bile ben inanmak istiyorum..
kimseye zararı yok bu isteğimin
işin bi tarafı bu.(çoğumuzun düştüğü bi durumdur) hemen bu sözlerden nemalanmayın olmasa bile bi tanrı varlığı insanı huzura erdiriyor. bu dünyada çekilen çilelerin sıkıntıların haksızlıkların iyiliklerin karşılığı (ticaret hesabı olarak düşünmeyin) olduğunu bilmek insanı rahatlatıyor.

diğer tarafı
illa onu görmem gerekmiyor ama onun ayetlerini çevremde görebiliyorum. her tarafım mucizelerle dolu ben inanmayayım da aklı düşüncesi olmayan solucanlarmı inansın, mantarlarmı inansın anlamadım gitti :)

mindar
23-10-2009, 15:26
insan yokluktan yaratılırken buna inanıp çok basit görebiliyorken cennet denen görmediğimiz muhteşem bi yere inanmamız da basit olmalı

insanı çözdük mü ki cenneti cehennemi çözelim.
aklımız yetiyormuki.

mindar
23-10-2009, 15:28
o bir damla sperm nasıl bir çiğnem et oluyor da sonra hayat bulup bir canlı çıkıyor onun içinden. akıl sır eriyormu? spermi ete döndüren kim ona can veren kim kemikleri yaratan ona et giydiren organlarını yaratan anne karnında aylarca onu besleyen kim?

uyar
23-10-2009, 15:29
samimi olayım düşünüyorum tabiki ya yoksa diye.. ozamanbüyük bir hayalkırıklığı yaşıyor ve tekrar kurana dönerek avunuyorum. kendimi uyutuyorum. :) yoksa bile ben inanmak istiyorum..


tebrikler mindar söylüyorum ya... bu işler böyle :)

çok zor biliyorum... öfke, hayal kırıklığı, hatta kendini zorlayarak inanmak istediğini de biliyorum ve seni çok iyi anlıyorum...

çünkü ben de çok ama çok inanmak istedim birzamanlar... buralara kolay mı geldik sanıyorsun.. gökten zembille mi indik... kendim için konuşayım ben de bu toprakların insanıyım.. ama gerçekler balçıkla sıvanmıyor.. acı da olsa gerçek gerçektir..

Yergin
23-10-2009, 15:58
Sayın uyar,

İnanmak istenilmez ki çok istedim diyorsunuz :)

İnanç kavramını yanlış değerlendiriyorsunuz. Oyuncak değil ki bu, inanmak isteyeceksiniz, istemeyeceksiniz.

Saygılarımla

uyar
23-10-2009, 19:10
Sayın uyar,

İnanmak istenilmez ki çok istedim diyorsunuz :)

İnanç kavramını yanlış değerlendiriyorsunuz. Oyuncak değil ki bu, inanmak isteyeceksiniz, istemeyeceksiniz.

Saygılarımla

74 nolu yazıya bakın ben ona (mindar arkadaşa) cevap verdim....

hem neden inanmak istenmesin??? inanmak kişisel bir tercih değil mi sevgili envyme???

uyar
23-10-2009, 19:13
o bir damla sperm nasıl bir çiğnem et oluyor da sonra hayat bulup bir canlı çıkıyor onun içinden. akıl sır eriyormu? spermi ete döndüren kim ona can veren kim kemikleri yaratan ona et giydiren organlarını yaratan anne karnında aylarca onu besleyen kim?

siz DNA diye birşey duymadınız mı??

stemcell yani kökhücre diye birşey duymadınız mı???

kardeşim bunlar eğitimle olur tabiii.... birşey bilmezsen ağzın açık hayran hayran bakarsın... boşuna inek-tren benzetmesi yapılmamış

Yergin
23-10-2009, 23:05
74 nolu yazıya bakın ben ona (mindar arkadaşa) cevap verdim....

hem neden inanmak istenmesin??? inanmak kişisel bir tercih değil mi sevgili envyme???

Sayın uyar, mesajları okumuyor değilim. Ama sizin, bende inanmak istedim demenizin sayın mindar ile bir alakası olamaz ki. Bir zamanlar demişsiniz orada çünkü. Yani ben orada sayın mindar'a verdiğiniz cevabı değil, sizin bir zamanlar sahip olduğunuz düşünceye cevap vermek istedim.

Bu vesile ile, size inanmak istenilmez, inanılır demek istedim. Ben Allah'a inanmak istiyorum ama kafamda şu sorular var gibi birşey yok yani. Böyle bir durumda zaten inanmıyorsunuz demektir. Bu yüzden inanç kavramını yanlış değerlendiriyorsunuz dedim. Unutmadan, inanmak tabi ki kişiye özgü birşeydir. Herkes inanıp inanmamakta özgürdür. Ama bu, istiyorum, istiyormuyum acaba vs lerle olmaz.

Saygılar

kim
24-10-2009, 12:27
siz DNA diye birşey duymadınız mı??

stemcell yani kökhücre diye birşey duymadınız mı???

kardeşim bunlar eğitimle olur tabiii.... birşey bilmezsen ağzın açık hayran hayran bakarsın... boşuna inek-tren benzetmesi yapılmamış
sevkili Uyar arkadaş bu kökhücre diyene söylenen şeyi ben duydum valla.
Nedirki bu kökhücre. nasıl var olmuş. içindeki kodları hanki bilgisayar müyendizi yazmış.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=253118
Yoksam böyle piyankodanmı çıkmış.:help:

uyar
24-10-2009, 12:33
sevkili Uyar arkadaş bu kökhücre diyene söylenen şeyi ben duydum valla.
Nedirki bu kökhücre. nasıl var olmuş. içindeki kodları hanki bilgisayar müyendizi yazmış.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=253118
Yoksam böyle piyankodanmı çıkmış.:help:

kim kardeş...

piyango ile mühendis arasında başka şıkların yok mu senin??

bi düşün madem okumuyorsun...

kim
24-10-2009, 12:38
kim kardeş...

piyango ile mühendis arasında başka şıkların yok mu senin??

bi düşün madem okumuyorsun...

Aga düşünüyorm bulamıyorum. Nolur bi yardımcı olsan. He üstünelikte piyankoyu diyen bilim şeyi senin gibi düşünen bir adam.

Niye okamayım evrim.org dan ilk gözüme takılanı yazdım.
Bide size diyormki ben vatandaş Rızayım. Benim anayacakım bi şekilde anlatın şu evrimi neyli.:help::help::help:

uyar
24-10-2009, 12:50
Aga düşünüyorm bulamıyorum. Nolur bi yardımcı olsan. He üstünelikte piyankoyu diyen bilim şeyi senin gibi düşünen bir adam.

Niye okamayım evrim.org dan ilk gözüme takılanı yazdım.
Bide size diyormki ben vatandaş Rızayım. Benim anayacakım bi şekilde anlatın şu evrimi neyli.:help::help::help:

bak resimle anlarsın belki :)

şu linke bak tüm canlılar DNA kodlarına göre nasıl birbirlerinin devamı :)

http://en.wikipedia.org/wiki/File:Tree_of_life_with_genome_size.svg

kim
24-10-2009, 12:59
bak resimle anlarsın belki :)

şu linke bak tüm canlılar DNA kodlarına göre nasıl birbirlerinin devamı :)

http://en.wikipedia.org/wiki/File:Tree_of_life_with_genome_size.svg

Linke basıyom yegane kitapımız wikipedia açılıyo.
ordada bir tekerlek vaa. ona büyüt diyom büyümüyo. sayfa bulnup göstermiyo.
yaaa beni böyle moklu işlerle uraştırmadan eymeden bükmeden benimde annaycam bişekilde annatsana yaaa.
Hemde belki bende imansız oluram. sende mutlu kutlu olarsın hee.

uyar
24-10-2009, 13:01
sabırsızlığını heyecanını anlıyorum.....

tekerlek demek ha...

kim
24-10-2009, 15:20
sabırsızlığını heyecanını anlıyorum.....

tekerlek demek ha...
Ya İmansız Uyar sabrında bi sınrı var.
hadi annat artıkın nasıl oluyo bu işler. Milli piyankomu lottomu. sayısalmı.

Niye hayret ettin verdiğin likteki tekerlek deyilmi.

uyar
24-10-2009, 17:34
Ya İmansız Uyar sabrında bi sınrı var.
hadi annat artıkın nasıl oluyo bu işler. Milli piyankomu lottomu. sayısalmı.

Niye hayret ettin verdiğin likteki tekerlek deyilmi.


yaw yobaz arkadaş :) (biraz komik oldu ama)

zar atmak en kolayı... hadi tavla başına :)

Anyon€
26-10-2009, 02:59
Allah varlığını kesin olarak bildirseydi; bırak imtihanı, varlığı aşikar olurdu.Eğer imtihandaysak, kime göre neye göre?

Dorlar imtihanday mıydı? yada Yehova şahitleri imtihan da mıdır? Eğer ki imtihan varsa semavi dinler dışında ki bu insanların yaptırımları nedir?

burkay
10-11-2009, 15:11
Genel olarak bir Tanrının/Yaratıcının veya özel olarak Kuran'daki Allah'ın varlığı/yokluğu üzerine yürütülen tartışmalarda, müslüman arkadaşlarımız bu iddiayı -hem de bir argüman olarak- sıkça kullanmaktalar:

''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''. (kısaca: ''imtihan argümanı'')

Bu iddia hakkındaki eleştirilerimi sunmak ve tartışmaya açmak istiyorum.

(1) İmtihan argümanı ile diğer bazı iddialar arasındaki çelişki
(2) İmtihan argümanı ile Kuran arasındaki çelişki
(3) İmtihan argümanı ve hür irade
(4) İmtihan argümanı ve adil imtihan




(1) İmtihan argümanı ile diğer bazı iddialar arasındaki çelişki

İlk göze çarpan tuhaflık, bu argümanı kullananların büyük çoğunluğunun başka bağlamlarda (hatta bazen aynı başlık altında) aynı zamanda ''Allah'ın varlığı açık-seçik ortadadır. Akleden herkes kabul eder.'' gibi iddialarda bulunması. Aslında tartışma genelde, müslüman tarafın bu oldukça iddialı teziyle başlıyor ve fakat argümanların zannedildiği kadar da güçlü/geçerli olmadığı tek tek gösterilince yavaş yavaş, bahsi geçen ''açık seçik'' delillerin bilimsel/felsefi anlamda objektif ve zorunlu deliller olmadığı, daha çok sübjektif, mistik veya şahsi tecrübeye bağlı olduğu noktasına geliniyor. Son ''tahlil''de ise, iman'ın ilahi bir lütuf ve nasip meselesi olduğuna karar kılınıyor. (Bütün bu farklı iddia dereceleri için, Kuran ayetlerinin bulunabilmesi ise ayrı bir rahatlığı beraberinde getiriyor.)

Oysa tartışmaya çok iddialı başlanılmıştı: ''Allah'ın varlığı açık-seçik ortadır. Salt akıl yoluyla kabul edilmelidir.'' Bunun böyle olmadığını kabul etmek zorunda kalan dindar taraf, bu sefer de neden bunun böyle olmadığını açıklamak zorunda kalıyor. İşte burada devreye imtihan argümanı giriyor: ''Eğer Allah varlığını açık seçik belli etseydi, o zaman zaten herkes inanırdı. İmtihan olmazdı.'' Bu argümanla, tartışmaya ilk başlanıldığında savunulan o iddialı tezin arasındaki çelişki daha açık olamaz oysa.



(2) İmtihan argümanı ile Kuran arasındaki çelişki

İmtihan Argümanı şöyle diyor: ''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''.

Fakat bizzat Kuran'ın kendisi bunun tam tersini söylüyor. Kuran'a göre Allah'ın varlığını veya Muhamed'in peygamber olduğunu kesin olarak bilenler bile, iman etmeyebiliyor.



Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah’ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi. => Bakara/75 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=2&ayet=75)




Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler. => Bakara/146 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=2&ayet=146)


=> Demek ki, Kuran'ın kendi iddiasına göre, insan kesin olarak, açık seçik bildiği halde yine de boyun eğmeyebiliyor, iman etmeyebiliyor. Yani Allah, varlığını açık delillerle herkesin bileceği şekilde gösterseydi bile, yine de İMTİHAN gayesi ortadan kalkmış olmazdı. Çünkü ''bilmek'' -Kuran'ın iddiasına göre- iman için zaten yeterli değil.



Allah'ın varlığını açık seçik bilenlerin bile -Kuran'ın iddiasına göre- inkar edebileceğine diğer bir örnek:



Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. => Lokman/23 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=31&ayet=23)
Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz. => Lokman/24 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=31&ayet=24)
Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka “Allah” derler. De ki: “Hamd, Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu bilmezler. => Lokman/25 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=31&ayet=25)


Allah'ın varlığını açık seçik bilenlerin bile -Kuran'ın iddiasına göre- şirke ''düşebileceği''ne bir örnek:


O’nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler. => Zuhruf/86 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=43&ayet=86)
Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, “Allah” derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar? => Zuhruf/87 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=43&ayet=87)



=> Sonuç olarak bizzat Kuran'ın kendisine göre, Allah varlığını açık seçik delillerle ortaya koysaydı bile, yine de bazı insanlar boyun eğmeyerek imandan uzak duracak, inkar edecek veya da şirke düşecekler. Dikkat ediniz: Yukardaki ayetlerde (Elmalılı'nın tefsirinde de vurgulandığı gibi) insanların ''şüheye düştükleri'' için DEĞİL, hiçbir şüphe olmadan kesin olarak bildikleri halde iman etmedikleri anlatılıyor!

Kaldı ki, İslam'a göre tek ''ayrıştırıcı'' kriter iman-küfür de değil. Bir insan Allah'ın varlığını, Muhammed'in peygamberliğini, Kuran'ın Allah sözü olduğunu kesin olarak bilse bile, (İslam'a göre) yine de zaman zaman nefsine yenik düşüp günahlar işleyebilir. Yani herşey ayan beyan ortada olsaydı bile, bu açıdan da hayatın (iddia edilen) ''imtihan'' özelliği ortadan kalkmış olmazdı.


(3) İmtihan argümanı ve hür irade

Kısaca bu noktaya da değinmek istiyorum. Bazı müslümanlar, ''Allah varlığını açık-seçik ortaya koysaydı, hür irade kalmaz, herkes mecburen kabul ederdi.'' şeklinde bir iddia atıyorlar ortaya. Oysa konunun hür irade ile bir ilgisi yok. Dünya'nın yuvarlak olduğunu kesin ve zorunlu delillere binaen kabul etmemiz, hür irademizle kabul etmediğimiz anlamına gelmez (eğer ''hür irade'' diye birşey genel olarak varsa tabii). Burada kanıtların kesin/zorunlu olması ile irade'nin hür olup olmaması gibi iki farklı kategori birbirine karıştırılmakta. Hür irade örneğin bazı kimyasal maddelerin etkisi altında bazı şeyleri ''yapmaya'' fiziken mecbur bırakıldığımız zaman yoktur (ki aslında bu durumda biz birşey yapmıyoruzdur.). Aklen/mantıken zorunlu olan şeyleri kabul ederken, (hep ''hür irade'' diye birşeyin genel olarak olduğu varsayımından hareketle) irademiz hürdür.


(4) İmtihan argümanı ve adil imtihan

İmtihan argümanını işleyen müslüman yazarlar, genelde şöyle bir örnekleme getirirler: ''Allah'ın varlığını açık-seçik, herkesin akıl yoluyla kabul edebileceği bir şekilde ortaya koyması, ÖSS'den önce öğrencilere cevapları vermek gibi olurdu. İmtihan adil olmazdı''.

Oysa durum, bundan çok farklı. ÖSS örneğinde kalmak gerekirse, durum şöyle: Bırakın cevapları ve hatta muhtemel soruları, imtihanın olup olmayacağına dair kesin ve net bir duyuru/bildiri yok ortada. Bazı dinler şöyle bir sınav olacağını iddia ediyor, bazı dinler böyle bir sınav olacağını, kimi dinlerde hiçbir sınav yok. Kimse neye çalışacağını, hangi kriterlere göre imtihan edileceğine dair net ve kesin bir bilgiye sahip değil.

Adil bir imtihan, en azından imtihan'ın kendisinin gerçekleşeceği konusunda net ve kesin bir bilgi gerektirirdi. İnsanlığın büyük çoğunluğu müslüman değil ve müslümanların iddia ettikleri gibi bir imtihana inanmıyor. Müslümanların da ezici çoğunluğu -diğer bütün dinlerin mensupları gibi- araştırarak sonradan müslüman olmuş değil, inancını içine doğduğu toplumun sosyal gerçekliği olarak devralmış durumda. Buna rağmen, Kuran'ın müslüman olmayan herkesin ebedi cehennemde kalacağını söylemesi (bkz. Allah neden bu kadar acımasız olsun? (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13309)) ve müslümanların da buna inanması, ya kendilerinin çok zeki, müslüman olmayan herkesin de oldukça aptal olduğuna, ya da Allah'ın sebepsiz bir şekilde milyarlarca insana sunmadığı bir lütufu kendilerine sunarak aslında büyük bir adaletsizlik içinde olmasına inanmaları demektir.


saygılarımla


SELAM ATEİST ARKADAŞ ..

Bu sarf ettiğin cümleler tam bir ateistin yazabileceği türde ve o yönde olduğunu apaçık görüyoruz .. acaba biri dışarıdan bu yazıları bilmese görmese böyle bir yazının olup olmadığını bilecek mi ?

oysa apaçık olan bir yazı görebilen için !!!

demişssinki : ''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''. (kısaca: ''imtihan argümanı'')

İmtihan argümanı değil güzel kardeşim ..

sen allahı bilmiş olsan bile o istemedikden sonra sen isteyemezssin ..
sen kalben istersen allahda seni kabul eder ..

İBLİSİ ELE ALALIM ( ŞEYTAN ) ..

O da allahın açık seçik varolduğunu bildiği halde allaha karşı gelmişdir ...

yani allah kendini açık seçik gösterseydi bildirseydi bizler inanırdık cümlesi de geçersiz kalıyor ..

konunda şöyle haklı olurdun .. allah herhangi bir elçi göndermez kitap göndermez ozaman dersinki allahım sen kitap peygamber vs.. gönderseydin biz sana inanırdık ..

oysa sana apaçık kuranı kerimi peygamberleri gönderen odur sen görmek ve kabul etmek istemiyorsan kendi bileceğin ..

olaya benim açıdan baktığın zaman herhangi bir terslik göremezssin ..

senin yönünden baktığın zaman , zaten allaha inanmıyorsun bu türde düşünmen olayları da bu şekil araştırman ateist olarak gayet normal ..

zaten allahın ilminin zerresi bizde olsaydı bu durumlarda soru işareti olmazdı ..

sevgiyle kal ..

vartor
10-11-2009, 15:44
konunda şöyle haklı olurdun .. allah herhangi bir elçi göndermez kitap göndermez ozaman dersinki allahım sen kitap peygamber vs.. gönderseydin biz sana inanırdık ..

Once hos geldin diyelim; 3.5 senelik bir araliktan sonrasi bile, fazla degismedigini goruyorum.
Ogrenmen gerekir ki, ateist allaha peygambere inanmadigi iicin ateisttir; onlara 'peygamber" gondermese hakli olabilirdin demek, mantikli dusunme yoluna henuz giremediginin delilidir. Sitemizde yazan ateistlerin belki %90ndan fazlasinin, once namazinda, ibadetinde insanlar oldugu gercegini sanki bilmiyormus gibi konusuyorsun; yine buyuk bir cogunluk use, sana dinini ogretecek kapasitede bilgiye sahip olanlar. Ders verme degil de alma zamanin geldi bana kalirsa, artik buyumus olmalisin:)

fosilcibaba
10-11-2009, 17:55
Bakın siz işin kolayına kaçanlar, islamı neden kabul etmiyorsunuz ben size açıklayayım mı? Yok Allah varmı? ispatlayın, bunlar haksızlık değil mi? falan filan gibi kendinize bahaneler bulup ancak kendinizi ve kendiniz gibi olanları kandırıyorsunuz. Siz korkuyorsunuz, islamda namaz var, oruç var,zina yapmamak var, faiz yememek var, kul hakkını gaspetmemek var, haram var, helal var, zekat var, sadaka var, fitre var, günah var, sevap var var da var, işte buna herkesin gücü yetmez. Herkes bu yükü kaldıramaz. Allah kimseyede kaldıramayacağı bir yükü yüklemez buyrulmuştur. Sizde ne var: haram yok, herşey helal, namaz yok, abdest yok, gusul yok, oruç tutup günboyu aç kalmak yok, faiz yememek yok, anaya babaya saygı itaat gibi bi zorunluluk yok, zina diye bişey yok, kızkardeşinle bile ilişkiye girmene sadece senin karekterin karar verir sonuçta size göre bi günahı yok. hatta insan annesiyle bile yatabilir sizin gibi ilahı olmasa demi, ne güzel ya demi, günah yok herşeyi yap, hırsızlık yap, adam öldür, tecavüz et, insanların kafasını kes, parçalara ayır, hayvanlara işkence yap, hayvana bile tecavüz et. anneni sat, erkeklerle ilişkiye gir, daha nice nice faliyet bulabilirsin zorlanmadan. Sizin gibi olmakta nevarki ya, marifet iman edip ibadet etmekte, siz müslümanları akılsız cahil zannediyorsunuz ama adamların katlandıklarına bi bakın bakalım. herkesin harcı değildir yani. Müslümanlar en şerefli en değerli insanlardır, tabi Allah'ın katında. ee bizede bu yeter, sizden takdir bekleyen, saygı bekleyen yok. hatta benden nefret etmenizi ve bana küfürler yağdırmanızı temenni ediyorum. Rabbim benden razı olsun yeter.

Merhaba,

Adamın katlandıgı şeyleri sayması çok ilginç, "anasını satmak" , "bacısına sarkmak", "hırsızlık yapmak" , "adam öldürmek" vb. bunları islam olmasa yapacak ahmak...

Varmı ötesi daha. Müslüman olmasa anasını, bacısını satacak deyyus.

Vay vay vay. Yaşa be

siparisci
10-11-2009, 20:30
Bence birinci seçilebilecek kadar güzel bir makale değil.

Çünkü Kur'an'ı parça pincik ederek aralardan yanlış anlaşılmış maddelere cumburlop dalma sanatı yapmış Sayın Ulpian.

Başka bir dalda birinci olmalı.

Iman
10-11-2009, 23:41
''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''.

Bu arguman dediginiz sey, Kuran`da yer aliyor mu?
Hayir almiyor.

Boyle bir Hadis var mi?
Hayir yok.

Oyleyse bu arguman dediginiz seyi Islam`a maledebilir misiniz?
Hayir.

Oyleyse sizin bu makale niye yazilmistir?
Bosuna.

Peki siz kisacik omrunuzu neden Allah`in varligini inkar etmeye harciyorsunuz?
Allah`in varliginin garantisi, tescili, isbati yok diyorsunuz.

Peki aksinin isbati var mi?
O da yok...

Peki Allah yoksa, ve biz Islami bir sekilde yasadiysak, olumden sonrasi icin kaygilanmamiz gerekir mi?
Hayir.

Peki Allah varsa ve biz Islami bir yasam surmemissek?
Sonsuz cehennem azabi!

Deger mi?
Deger mi?
Benim yasantimda sizin yasantinizdan eksik olan bir sey var mi?
Benim yasam seklim cok mu kotu?
Mutsuz muyum?
Kesinlikle hayir.
Sosyalistken, ateistken, psikolojik ve sosyal bir suru sorunum vardi hatta...

Ancak Islam ile gercek huzuru buldum...

Butun ateistlerin Allah`a inandiklarini, ama varligini kabullenemediklerini cok iyi biliyorum. Acinacak bir durum gercekten...


Allah Subhane We Teala Peygamberimiz Muhammed Sallallahu Teala aleyhi Wesellem Hazretlerine Bakara Suresi 6 ve 7 inci ayetlerinde buyuruyor ki:

6. Şu bir gerçek ki, o küfre batmış olanları sen uyarsan da uyarmasan da onlar için aynıdır; iman etmezler.

7. Allah onların kalpleri, kulakları üzerine mühür basmıştır. Onların gözleri üstünde de bir perde vardır. Onlar için korkunç bir azap öngörülmüştür.

Neden mi?
Iste cevabi:

A`raf suresi 146. ayet

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım: Onlar hangi mucizeyi görseler ona inanmazlar. Doğruya varan yolu görseler, onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Bu böyledir. Çünkü onlar ayetlerimizi yalanladılar ve onlara karşı kayıtsız kaldılar.

kasimpasalitayyar
11-11-2009, 00:04
''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''.

Bu arguman dediginiz sey, Kuran`da yer aliyor mu?
Hayir almiyor.

Boyle bir Hadis var mi?
Hayir yok.

Oyleyse bu arguman dediginiz seyi Islam`a maledebilir misiniz?
Hayir.

Oyleyse sizin bu makale niye yazilmistir?
Bosuna.

Peki siz kisacik omrunuzu neden Allah`in varligini inkar etmeye harciyorsunuz?
Allah`in varliginin garantisi, tescili, isbati yok diyorsunuz.

Peki aksinin isbati var mi?
O da yok...



bu allahi nasil tanimladiginiza baglidir. kurani allahin gönderdigi bir kitap olarak ele alacak olursak, böyle bir tanri gercekte var olamaz, cünkü bu kadar cok sacma cümleyi anca o zamanlar 15 sene bir magaraya kapanan sizofren bir bedevi yazabilir. hayata biraz farkli bakabilen her akilli insan evladi bunu görür.



Peki Allah yoksa, ve biz Islami bir sekilde yasadiysak, olumden sonrasi icin kaygilanmamiz gerekir mi?
Hayir.



ölümden sonrasi icin degil de, öncesi icin kaygilanmaniz gerekir. neden mi?
cünkü bütün hayatinizi yanlis bilgilere körü körüne inanarak gecirmis olmaniz büyük bir zaman kaybi demektir. ben hayatimi insanlik adina biseyler yapmak icin dolu dolu yasarken, hayatin bana verdigi güzellikleri tadarken ve zevkime bakarken, ögrenirken ve benden sonra gelen nesillere ögretirken sen günde 5 vakit namaz kilip esini kapatmissin, cocuklarina yanlis bilgiler vermissin ve onlari da bu din adina savasmalari icin yetistirmissin. sonuc olarak sen ve senin gibiler insanliga zarari olan, kapitalist sistemin kuklasi kisilersiniz ve kendiniz bunun farkinda degilsiniz.



Peki Allah varsa ve biz Islami bir yasam surmemissek?
Sonsuz cehennem azabi!

Deger mi?
Deger mi?
Benim yasantimda sizin yasantinizdan eksik olan bir sey var mi?
Benim yasam seklim cok mu kotu?
Mutsuz muyum?
Kesinlikle hayir.
Sosyalistken, ateistken, psikolojik ve sosyal bir suru sorunum vardi hatta...

Ancak Islam ile gercek huzuru buldum...

Butun ateistlerin Allah`a inandiklarini, ama varligini kabullenemediklerini cok iyi biliyorum. Acinacak bir durum gercekten...


Allah Subhane We Teala Peygamberimiz Muhammed Sallallahu Teala aleyhi Wesellem Hazretlerine Bakara Suresi 6 ve 7 inci ayetlerinde buyuruyor ki:

6. Şu bir gerçek ki, o küfre batmış olanları sen uyarsan da uyarmasan da onlar için aynıdır; iman etmezler.

7. Allah onların kalpleri, kulakları üzerine mühür basmıştır. Onların gözleri üstünde de bir perde vardır. Onlar için korkunç bir azap öngörülmüştür.



en cok da bu ayetine güldüm senin. celiskiyi görmüyor musun? simdi allah benim kalbime, kulagima mühür basmis,gözlerimin önüne bir perde cekmis, e o halde suclu kim? irade kimin elinde? benim mi, yoksa senin allahinin mi? simdi sadistce bir hareket degil midir bu?
aklini kullan ve birkac dakikaligina bile olsa biraz farkli bir taraftan bakmayi dene.. bu kitabin üzerindeki uyusturucu etkisini farket, bil ki din seni degil sen dini kontrol edebilirsin.

cenker
11-11-2009, 00:16
o bir damla sperm nasıl bir çiğnem et oluyor da sonra hayat bulup bir canlı çıkıyor onun içinden. akıl sır eriyormu? spermi ete döndüren kim ona can veren kim kemikleri yaratan ona et giydiren organlarını yaratan anne karnında aylarca onu besleyen kim?

embriyoloji denen koskoca bilim dalı var.bilimsel olarak açıklanan şeyler bunlar.esas tanrı yemek yemeden kimseyle konuşmadan evi barkı olmadan nasıl duruyor.eti yok kemiği yok ama nasıl yaşıyor.buna akıl sır eriyor mu ermiyor.

Iman
11-11-2009, 00:20
Yazimi okumus olsaydin, bu tur bir cevap yazmazdin.
Bir daha dikkatli bir sekilde okumani, ve anlamaya calismani tavsiye ederim.
Birbirimizi anlamaya calismadan iletisim kurabilecegimizi zannetmiyorum.

Ayrica Allah Subhane We Teala`nin, Senin, eger Kafirsen, gozlerini, kulaklarini ve kalbini neden muhurleyip onune perde cektigini son paragrafimi okusaydin anlardin.

Iyice anlayasin diye ben bir daha buraya yaziyorum:

A`raf suresi 146. ayet

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım: Onlar hangi mucizeyi görseler ona inanmazlar. Doğruya varan yolu görseler, onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Bu böyledir. Çünkü onlar ayetlerimizi yalanladılar ve onlara karşı kayıtsız kaldılar.

Iste Allah, kibirlenip, Allah`in ayetlerini inkar edenleri, dogruyu gormekten men edecek. Onlar kibirlerini birakmadikca, dogruyu goremeyecek, anlamayacak, kavramayacaklar.

kasimpasalitayyar
11-11-2009, 00:28
celiskiyi cok güzel anlatmissin, anlasilmayacak bir tarafi yok.
1. ben inanmadiktan sonra gözlerimin önüne perde cekmenin ne anlami var?
2. allah, ayetlerini inkar edenleri, dogruyu görmekten men edecek, onlar kibirlerini birakmadikca dogruyu göremeyecek demissin. e peki ben dogruyu görmekten men edildigim sürece nasil bir daha dogruyu görme sansina kavusacagim?
lütfen cevap..

Iman
11-11-2009, 00:39
Degerli Tayyar,

cok guzel bir soru sormussun. Cevaplayayim.

Muhammed (s.a.s) adli bir sahis bundan 1400 yil once butun kainati yoktan var ettigini iddia ettigi yaraticinin sozlerini insanlara sundugunu soyluyor.
Suan dunyada en az 1.3 milyar musluman var. Yeryuzundeki en cok inanana sahip din. Ikincisi katoliklik. Hergun yuzlerce insan bu dine kosuyor. Bilimadamlari, diger dinlerin din adamlari ve toplumun her kesiminden insanlar musluman oluyor.

Boyle oldugu halde, sen hic Kurani acip okudun mu?

Bu kadar buyuk bir iddia ile gelen bir dinin kitabini okumadan, pesin kararla reddetmek, ancak ve ancak kibir havuzunda bogulan insanlarin isidir. Iste sen bu inadinda devam ettikce, yani Islam`i, anlamaya calismadikca, Allah senin Islama girmene mani olacak ve baktigin her yerde seni Kufre daha cok ceken seyleri goreceksin.

Eger, aklini kullanip, Islamin dogru olma ihtimalini goz onunde bulundurup, arastirisan, yani Kurani okursan, yani ilk adimi atarsan, Allah Teala da sana bir sans verecek ve kurtulanlardan olacaksin.


Not:
1- Kuran okumak derken, anlayarak okumak...
2- Ayet derken Allah Teala kuranda yazili paragraflari kastetmiyor, yeryuzunde Allah`in varligini gosteren her seyden bahsediyor.
Hucrelerin yapisindan, uzaydaki kara deliklere kadar her sey birer ayettir.
Bunlara bakip Allah`in varligina kanaat getiren de var, azitan da...

kasimpasalitayyar
11-11-2009, 01:03
Degerli Tayyar,

cok guzel bir soru sormussun. Cevaplayayim.

Muhammed (s.a.s) adli bir sahis bundan 1400 yil once butun kainati yoktan var ettigini iddia ettigi yaraticinin sozlerini insanlara sundugunu soyluyor.
Suan dunyada en az 1.3 milyar musluman var. Yeryuzundeki en cok inanana sahip din. Ikincisi katoliklik. Hergun yuzlerce insan bu dine kosuyor. Bilimadamlari, diger dinlerin din adamlari ve toplumun her kesiminden insanlar musluman oluyor.



evet, hakli olabilirsin, hergün yüzlerce insan bu dine kosabilir, fakat görmezden geldigin sey her gün binlerce insanin gerceklere uyanip bu dinden cikmasidir. 2ncisi: 6 milyar koyunun bir dine inanmasi o dinin dogrulugunu kanitlar mi? toplumun büyük bir kismini egitimsiz ve cahil insanlar olusturuyor, azinlik bir kitle de bu cahil kesimi kontrol ediyor..
yerim ben öyle dogruyu..


Boyle oldugu halde, sen hic Kurani acip okudun mu?


evet, okudum ve ara sira canim sikildiginda hala okuyorum



Bu kadar buyuk bir iddia ile gelen bir dinin kitabini okumadan, pesin kararla reddetmek, ancak ve ancak kibir havuzunda bogulan insanlarin isidir. Iste sen bu inadinda devam ettikce, yani Islam`i, anlamaya calismadikca, Allah senin Islama girmene mani olacak ve baktigin her yerde seni Kufre daha cok ceken seyleri goreceksin.

Eger, aklini kullanip, Islamin dogru olma ihtimalini goz onunde bulundurup, arastirisan, yani Kurani okursan, yani ilk adimi atarsan, Allah Teala da sana bir sans verecek ve kurtulanlardan olacaksin.


Not:
1- Kuran okumak derken, anlayarak okumak...
2- Ayet derken Allah Teala kuranda yazili paragraflari kastetmiyor, yeryuzunde Allah`in varligini gosteren her seyden bahsediyor.
Hucrelerin yapisindan, uzaydaki kara deliklere kadar her sey birer ayettir.
Bunlara bakip Allah`in varligina kanaat getiren de var, azitan da...

soruma bir cevap alamadim, benim asil sormak istedigim, gözlerimin önüne perde cekip kulaklarimi mühürleyen sadist bir allah nasil olurda benden bu dine inanmami ister..
cevap pls..

Jolly Joker
11-11-2009, 01:14
Şu halde iken bile, birşeyler birileri vesilesi ile sana sunuluyorsa, bu inanmanı istemesine işaret değil midir?

vartor
11-11-2009, 03:33
ben de sana ateistlik insanlik yoludur, kainati yaratan allah degildir, cunku allah basarisiz kalmis, isini iyi bilmediginden, peygamber ustune peygamber, kitap usutune kitap yollamis olmasi, beceriksizliginin delilidir desem ne dersin? Bunca basarisizlik temsili bir hayali varliga inanacagina, kendine, yakinindakilere ve diger insanlara inan, beraber bu dunyayi cennete cevirebiliriz desem, fena mi olur?

mongus
11-11-2009, 07:09
ben de sana ateistlik insanlik yoludur, kainati yaratan allah degildir, cunku allah basarisiz kalmis, isini iyi bilmediginden, peygamber ustune peygamber, kitap usutune kitap yollamis olmasi, beceriksizliginin delilidir desem ne dersin? Bunca basarisizlik temsili bir hayali varliga inanacagina, kendine, yakinindakilere ve diger insanlara inan, beraber bu dunyayi cennete cevirebiliriz desem, fena mi olur?
yanılıyosun vartor,peki niye cebrail öyleyse tek vahiy meleğidir.

mongus
11-11-2009, 07:28
Niçin imtihana gerek duyuluyor? İmtihan sonunda bir kısım cennete, diğer bir kısımda cehenneme gidecek, insanları yaratıp sonra kategorilere ayırarak onları sınava çekmenin ne anlamı var? Bu sınavın bir argümanı olması lazım, durup-dururken böyle bir şeye neden ihtiyaç duyulmuştur? Bizden başka canlılar da böyle bir sınava tabi tutulmuşlar mı? Sınav sonunda insanların bir kısmı sonsuza kadar yanarken, diğer bir kısmı da sonsuza kadar yaşayacak, sonsuza kadar yaşayacak olanları nasıl bir hayat bekliyor? Her günleri aynı mı olacak? Canları sıkılacak mı? Yaratıcıyla diyalogları nasıl olacak?

Evet, bunlar da benim zamanında "sınav" hakkında aklımda kalan sorulardı, gerçekten şu soruyu merak ediyorum; bir yaratıcı neden böyle bir sınava gereksinim duyar?
insanın yaratılış gayasi sahip olmak,yani Allah'ın yarattığı mülklere sahip olabilme özelliği taşıyor.onun yarattığıla kendini geliştiriyor.kendi şekillendirip kullanıyor..

insana verilen yeti yaratmaktır.cennet nedir,her istediğinin olması yani cennetin büyüklüğü konusunda bir betimleme yapılmaz.insan dünyada,dünyada bulunan şeylerle,aklının alabildiği kadar birşeyler geliştirmekle meşgul,insan beyninin yüzde 2si çalışır vaziyette.herşeyi sınırlı olduğu gibi aklıda sınırlı.

ben şunu düşünüyorum insan yüzde yüz imiyle cennette istediğini yapabilecek bir kapasite ile ,ölümsüz olarak yaşama adına yaratılmıştır.sonsuz yaratıcılık ilmine sahip olmak argümanı budur.

o yüzdende tüm yaratılan varlıktan üstün kılınmıştır.yani sınırsızca yaratma ödülüne sahip olmak,insanın özelliğidir. tabiki dünyada değil,cennette orda ama yine Allah'ın yarattığı cennete.

cehennem ise ona inanmayan ve ortak koşan,ölçüyü aşan insanın,kendi ölçülerine sahip olamıyacağı ve aksine cezalı olduğu için azaba tutulacağı yerdir.

mongus
11-11-2009, 07:43
sayın taabbud,

temenninizin aksine biz sizden nefret de etmeyiz, size küfür de etmeyiz.

Ama şu yazdıklarınızı tekrar bir insaflıca okuyunca belki görürsünüz ki, siz bizlere demedik laf bırakmamışsınız.




Non-teist insanlara böyle bir pencereden bakmanız çok düşündürücü! Diyecek pek birşey bulamıyorum ve birkaç gün evvel başka bir arkadaşımızın sorusuna cevaben yazdığımı aynen alıntılamakla yetiniyorum:


(1) Kastettiğiniz eğer başkalarına zarar veren haksızlıklar ise, ve siz bunu sadece cehennem korkusu veya cennet vaadi ile yapmıyorsanız, zaten çok sakat bir durum var ortada.

(2) Bugün ateistlerin en çok olduğu ülkelere bakın ve bu ülkelerdeki suç oranlarını müslüman ülkelerle kıyaslayın. Geceleyin tek başınıza müslüman bir ülkenin şehirlerinde mi kendinizi daha güvende hissedersiniz, yoksa İsviçre'nin sokaklarında mı?

(3) Hapishanelerde sizce (orantısal olarak) ateistler mi daha çoktur, inançlı kişiler mi?

(4) Eski Yunan Felsefesinden günümüze kadar nice filozof, düşünür, yazar hukuk ve ahlak felsefesi hakkında düşünce üretirken, hiç Tanrı, Kitap, cennet ve cehennem'e ihtiyaç duymamışlar. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu insan aklı ile ortaya koymaya çalışmışlar.

(5) ''Dinler olmasa idi, iyi insanlar iyi şeyler kötü insanlar da kötü şeyler yaparlardı. Ama iyi insanların kötü şeyler yapmaları ancak din ile mümkün''


saygılarımla
valla bu ülkede daha güvenliyiz kardeşim.:)
en çok liseli tecavüzü olan ülkede isviçreymiş

olmuyo işte ölçüyü aşmama adına Allah yaratığına seslenmiş.

dini inabışı olan insan sadece cennet ve cehennemi düşünmez.ilkönce rabbini düşünür.herkesin yaratık olduğunu düşünür.ona göre kıstas belirler.
ateistin, günah yok,sevap yok,ölümden sonra hayat yok düşüncesi onu her türlü şeye sürükler.

uyar
11-11-2009, 08:20
olmuyo işte ölçüyü aşmama adına Allah yaratığına seslenmiş.dini inabışı olan insan sadece cennet ve cehennemi düşünmez.ilkönce rabbini düşünür.herkesin yaratık olduğunu düşünür.ona göre kıstas belirler.
ateistin, günah yok,sevap yok,ölümden sonra hayat yok düşüncesi onu her türlü şeye sürükler.


mongus bunu diyen sen misin?? daha biraz önce anasına karısına bacısına saldırırım ırzına geçerim diyen sen değil miydin?? en büyük günah günah kavramını yaratan dindarlarda zaten... asıl öbür dünya düşüncesiyle hayasızca adam öldüren dinciler değil mi??

vartor
11-11-2009, 16:56
ben de sana ateistlik insanlik yoludur, kainati yaratan allah degildir, cunku allah basarisiz kalmis, isini iyi bilmediginden, peygamber ustune peygamber, kitap usutune kitap yollamis olmasi, beceriksizliginin delilidir desem ne dersin? Bunca basarisizlik temsili bir hayali varliga inanacagina, kendine, yakinindakilere ve diger insanlara inan, beraber bu dunyayi cennete cevirebiliriz desem, fena mi olur?
mongus, cebrail diye bir melek olduguna da, diger butun masallara inanan da kendinsin; Thor, tanrilarin en kralidir derim ben de sana.
Bir an basit dusunmekten vazgec ve dusun; Hirosima ve Nagazaki'de, atom bombasi sonucu bir anda olen yuz binlerce insana, bir anda azrail nasil eristi diye. Yine son sunami olayinda bir anda bogulanlari ve azraili dusun.herhalde kendini 400 bin parcaya bolmus olmasi gerekir. Uyan artik yaw, baska dunya yok! gozunun gordugunu adam etmeye calis, gormedigine, var oldugunu sadece masal kitabinda soylenene yaranmaya calisacagina.

Jolly Joker
11-11-2009, 17:06
Allah inancı kabul edilerek yola cıkıldığında; nasıl oluyor da azrailin, binlerce kişiye nasıl eriştiği tartışılabiliyor.. Oysa sonsuz bir güçten bahsediliyor. Büyük bir kudretten..

Dostlar ben mi anlamıyorum sizleri , yoksa sizler mi istediğiniz yöne çekip anlam çıkartıyorsunuz bilmiyorum.

Yergin
11-11-2009, 17:31
mongus, cebrail diye bir melek olduguna da, diger butun masallara inanan da kendinsin; Thor, tanrilarin en kralidir derim ben de sana.
Bir an basit dusunmekten vazgec ve dusun; Hirosima ve Nagazaki'de, atom bombasi sonucu bir anda olen yuz binlerce insana, bir anda azrail nasil eristi diye. Yine son sunami olayinda bir anda bogulanlari ve azraili dusun.herhalde kendini 400 bin parcaya bolmus olmasi gerekir. Uyan artik yaw, baska dunya yok! gozunun gordugunu adam etmeye calis, gormedigine, var oldugunu sadece masal kitabinda soylenene yaranmaya calisacagina.

Azrail'in de yardımcı melekleri vardır sayın vartor. Hatta şunu bile söyleyebilirim size. Azrail'in direk kendisinin bir müslümanın canını alacak olması, o müslüman için büyük bir şereftir.

Diğer yetişme olayına gelince, biraz tuhaf olmamışmı örneğiniz?
Mesela youtube a konan bir videoya, dakikalar içerisinde kaç milyon veya kaç milyar insan erişebiliyor sizce?

Saygılarımla

Jolly Joker
11-11-2009, 17:41
Sevgili EnvyMe,

*Ben inandıktan ve bağlandıktan sonra, ölümün hiçbir türlüsü beni rahatsız etmez. Canımı alan her ne olursa olsun, ben nefsimle olan savaşımı sürdürdüğüm sürece, yenilmeden ölüyorsam bu benim için şereftir.



*Video ile ilgili vermiş olduğunuz örnek güzel fakat bir yerde teknik açıdan bakıldığında mantık hatalarına sebebiyet veriyor.

Bahsi geçen sitedeki bir videoya tıklama sayısının milyonlarca olması, o sitedeki videonun izlenme sayısını bildiriyor öyle değilmi?

Fakat milyonlarca farklı şahıs bir şeye dokunuyor, tek bir el milyonlarca videoya değil.

Saygılarımla, Joker ..

Yergin
11-11-2009, 18:15
Sevgili EnvyMe,

*Ben inandıktan ve bağlandıktan sonra, ölümün hiçbir türlüsü beni rahatsız etmez. Canımı alan her ne olursa olsun, ben nefsimle olan savaşımı sürdürdüğüm sürece, yenilmeden ölüyorsam bu benim için şereftir.



*Video ile ilgili vermiş olduğunuz örnek güzel fakat bir yerde teknik açıdan bakıldığında mantık hatalarına sebebiyet veriyor.

Bahsi geçen sitedeki bir videoya tıklama sayısının milyonlarca olması, o sitedeki videonun izlenme sayısını bildiriyor öyle değilmi?

Fakat milyonlarca farklı şahıs bir şeye dokunuyor, tek bir el milyonlarca videoya değil.

Saygılarımla, Joker ..

Sayın Joker, vermiş olduğum video örneği bence mantık hatası vermiyor ama eksiklik olduğunu söylemiş olsanız kabulumdür.
Milyonlarca farklı şahıs bir videoyu izliyor evet ama orada vermiş olduğum örnekte milyonlarca farklı şahısı değil, youtube şirketini öne çıkartmak istemiştim. Yani tek el firma, milyarlarca insana belki milyonlarca videoyu aynı anda sağlıyor.

İlk söylediğinize gelince, elbette ki ölümün hiçbir türlüsü bizi rahatsız etmez, dediğiniz gibi eğer yenilmeden ölürsek. Orada aslında asıl söylemek istediğim, canımı almaya Azrail'in yardımcı meleği değilde, direk kendi gelirse o zaman ben yenilmemiş olduğumu göreceğim. Çünkü bildiğim kadarı ile Azrail, herkesin canını direk kendi almaz. Bu benim için önemli birşey olur o zaman. Allah hepimize nasip eder inşallah.

Saygılarımla

Jolly Joker
11-11-2009, 18:19
İnandıklarınıza saygı duyarım sevgili EnvyMe..

Video örneğinizi yanlış idrak etmişim, kusura bakmayın. Ben okuduğumda aklıma gelen ilk şey o olmuştu. Ve öteki okuyanlarında akıllarına gelebileceğini düşündüğüm için belirtmek istedim.

Anlayışınız için teşekkür ederim..

Yergin
11-11-2009, 18:30
Ben uyardığınız için teşekkür ederim. Eksik anlaşılabilecek şekilde aktarmışım.

Saygılarımla

mongus
11-11-2009, 21:48
mongus bunu diyen sen misin?? daha biraz önce anasına karısına bacısına saldırırım ırzına geçerim diyen sen değil miydin?? en büyük günah günah kavramını yaratan dindarlarda zaten... asıl öbür dünya düşüncesiyle hayasızca adam öldüren dinciler değil mi??
ben öyle bişey demedim uyar.
canımı ,vatanımı,inancıma kastedeni,yendikten sonra karısını ,kızını alırım dedim.beslerim,doğru insanın yanında oldduklarını söylerim.
ben tahrih edilirsem böyle şeyleride doğal olarak söyleme hakkım var.

mongus
11-11-2009, 21:52
mongus, cebrail diye bir melek olduguna da, diger butun masallara inanan da kendinsin; Thor, tanrilarin en kralidir derim ben de sana.
Bir an basit dusunmekten vazgec ve dusun; Hirosima ve Nagazaki'de, atom bombasi sonucu bir anda olen yuz binlerce insana, bir anda azrail nasil eristi diye. Yine son sunami olayinda bir anda bogulanlari ve azraili dusun.herhalde kendini 400 bin parcaya bolmus olmasi gerekir. Uyan artik yaw, baska dunya yok! gozunun gordugunu adam etmeye calis, gormedigine, var oldugunu sadece masal kitabinda soylenene yaranmaya calisacagina.
nasıl erişti,insanın yaptığı atom erişiyorsa,Allah'ın yarattığı güneşin dünyanın yarısını kavurması gibi erişir. öyle güçlüdür onlar.
hatta güneşden bile büyük olabilecek varlıktır 4 büyük melek.

redkit86
11-11-2009, 23:13
Bakın siz işin kolayına kaçanlar, islamı neden kabul etmiyorsunuz ben size açıklayayım mı? Yok Allah varmı? ispatlayın, bunlar haksızlık değil mi? falan filan gibi kendinize bahaneler bulup ancak kendinizi ve kendiniz gibi olanları kandırıyorsunuz. Siz korkuyorsunuz, islamda namaz var, oruç var,zina yapmamak var, faiz yememek var, kul hakkını gaspetmemek var, haram var, helal var, zekat var, sadaka var, fitre var, günah var, sevap var var da var, işte buna herkesin gücü yetmez. Herkes bu yükü kaldıramaz. Allah kimseyede kaldıramayacağı bir yükü yüklemez buyrulmuştur. Sizde ne var: haram yok, herşey helal, namaz yok, abdest yok, gusul yok, oruç tutup günboyu aç kalmak yok, faiz yememek yok, anaya babaya saygı itaat gibi bi zorunluluk yok, zina diye bişey yok, kızkardeşinle bile ilişkiye girmene sadece senin karekterin karar verir sonuçta size göre bi günahı yok. hatta insan annesiyle bile yatabilir sizin gibi ilahı olmasa demi, ne güzel ya demi, günah yok herşeyi yap, hırsızlık yap, adam öldür, tecavüz et, insanların kafasını kes, parçalara ayır, hayvanlara işkence yap, hayvana bile tecavüz et. anneni sat, erkeklerle ilişkiye gir, daha nice nice faliyet bulabilirsin zorlanmadan. Sizin gibi olmakta nevarki ya, marifet iman edip ibadet etmekte, siz müslümanları akılsız cahil zannediyorsunuz ama adamların katlandıklarına bi bakın bakalım. herkesin harcı değildir yani. Müslümanlar en şerefli en değerli insanlardır, tabi Allah'ın katında. ee bizede bu yeter, sizden takdir bekleyen, saygı bekleyen yok. hatta benden nefret etmenizi ve bana küfürler yağdırmanızı temenni ediyorum. Rabbim benden razı olsun yeter.

Arkadaşım sen bunları inançlı olduğun için yapmıyorsan inan bana tanrın seni cehennemde kaçak şeytanın yanına oturtturur..Patlıcan oturtma olursun valla:wave:..Bahsettiğin eylemler ahlak ile ilgilidir..Kızılderililer senin tanrına mı inanıyor da bunları yapmıyor?Kusura bakma ahlak yoksunuysan(seni tenzih ediyorum fakat bunları müslüman olduğun için yapmıyorsan bence zaman kaybetme hemen başla) bunları yaparsın,müslüman olduğun için değil!!!!Türkiye Avrupa'da müslüman nüfusu en fazla olan ülke..Hatta bazılarının deyimine göre %99'u müslüman..Fakat bazı suçlarda Avrupa'daki çoğu ülkeyi sollamış durumda..Tecavüz olayları almış başını gidiyor,hortumculuğun haddi hesabı yok,vatanını satan satana cebine girecek 3-5 fazla dolar için,gemicikler için,hapisanelerde yer kalmamış.....Bunları %1'lik kesim yapıyordur ama senin mantığına göre...O zaman AKVARYUMUNDA SANA BAŞARILAR dilemekten başka bir şey yapamayız...

Aslında sen neden ateistler gibi olmak istemiyorsun ben sana söyleyeyim...(şu an araştırma safhasında olan ve hala ateist olarak hissetmeyen birisi olarak bunları söylüyorum)

ÇÜNKÜ toplumsal olaylara kafa yorup çözüm aramak işine gelmiyor..ÇÜNKÜ sivil toplum örgütlerine gönüllü olarak katılıp insanlık adına bir şeyler yapmak zamanını alıyor ve işine gelmiyor!!!!ÇÜNKÜ diğer tarafta vadedilen iyi bir hayat için yaşamak kolayına geliyor çünkü hayatı menfaatlerin üzerinden tanımlıyorsun!!!!(Burada bir soru sormak istiyorum tüm bu bahsettiklerinin yanında sana diğer tarafta daha iyi bir hayat vadedilmeseydi yine de yapar mıydın?Cevabın:Evet yapardım olacak biliyorum fakat kendin de dahil kimseyi kandıramazsın)
ÇÜNKÜ gerçekleri öğrenip kendini azınlıkların yanında bulmak sana zor geliyor!!!!ÇÜNKÜ senin için doğru olmak,dürüst olmak değil önemli olan ÇÜNKÜ önemli olan çoğunluğun haklı olduğu düşüncesini güdüyor olman!!!ÇÜNKÜ insanlık adına bir şeyler yapmak,insanlık adına bir şeyler yaptığını söylemekten zor!!!!ÇÜNKÜ dininin zaten insanlık adına geldiğini düşünüyorsun fakat yaşananlar tam tersini gösteriyor!!!!ÇÜNKÜ din denilen kavramın ümmetçilik anlayışını getirdiğini ve sana getireceği faydaları bırakmak zor geliyor!!!!ÇÜNKÜ İNSAN GİBİ İNSAN OLABİLMEK KUL OLMAKTAN ÇOK DAHA ZOR!!!!Çünkü...Çünkü...Çünkü....:ban:

Eminim binlerce,onbinlerce sayılabilir..Önce insanlık,ahlak kavramları hakkında bilgi edin sonra neye inanırsan inan...Ama sadece bu bahsettiğin özelliklerin müslümanlarda olduğunu iddia etme!!!!! İşte o noktada hiçbir zaman anlaşamayız...Ayrıca müslüman adam öldürmez diyorsun ama Sivas,Maraş olaylarını hatırlatırım...Ama buna da cevabın eminim şu olacaktır,dur ben senin yerine cevap vereyim:Onlar gerçek müslüman değiller ki...

mongus
11-11-2009, 23:56
Kardeşim müslüman adam öldüremez diye bir kaidemi var,insanların dinine ,ahlakına,bu vatanı o inanışla kazananlara küfür edicen,raha rahat gezip dolaşacan,varmı öyle dünya.müslümanlar kendilerine savaş açanlara savaş açarak onları öldürmüşlerdir doğru.müslümanda insan ve Allah tarafından yaratıldığını,gönderdiği elçi gibi yada ona en yakın değerlerde yaşamaya inanmış,benimsemiştir.
elçisinin hayatını insanlara örnek olarak göstermiştir.Allah'ın koyduğu ölçüyü yaşamaya çalışır müslümanlar,insanların yada ona inanmayan insanların ahlakı,insanlığı,vicdanı onları ilgilendirmez,inanmadığıda ilgelendirmez.kimseye küfretmeden,inancına,yaşamına saygı göstererek yaşamalıdır inanmayanlar.çoğunluğun oluşturduğu bir inanç milletinin içinde,bazı kendini bilmezlerin laflarına kulak tıkamalıdırlar kendi hayatları için.

sahilde bir bankta ,öpüşen ,sevişen bir çift varsa ve müslüman olsa bile insanlar onları kınıyo.çünkü bu işleri,n adabı,usülü var.halkın açık alanında,ailelerin gezip dolaştığı yerde,kimsenin böyle bişey yapması iyi değildir.

yüce yaratıcı Allah,yaşama kurallarını indirmiştir,gerçi inanmayanlar kuran-ı kerimden ayetleri bölüp kendine pay çıkartıyor.sonrada yaratıcının indirdiği kuralları hiçe sayıp,yok bilmem ne derneği,insan hakları,normal insan ahlakı diyip duruyolar.sen ilkönce yaratıcının indirdiği yaşamı yaşa bir gör bakalım,senin kurallarınmı iyi O nunkimi.

müslüman adam öldürmez,müslüman içki içmez,müslüman tecavüz etmez,müslüman,zina etmez,müslüman kadına bakmaz,müslüman günah işlemez.

kardeşim müslüman robotmu,müslümanlık kelimei-tevhidle başlar.istisnalar kaideyi bozmaz.Dünyada olup bitenlere bakıcak olursak,şu müslümanların yaptığı onların yanında bi kum tanesidir.neymiş efendim müslüman karıncayı ezmiş.

redkit86
12-11-2009, 00:27
Kardeşim müslüman adam öldüremez diye bir kaidemi var,insanların dinine ,ahlakına,bu vatanı o inanışla kazananlara küfür edicen,raha rahat gezip dolaşacan,varmı öyle dünya.müslümanlar kendilerine savaş açanlara savaş açarak onları öldürmüşlerdir doğru.müslümanda insan ve Allah tarafından yaratıldığını,gönderdiği elçi gibi yada ona en yakın değerlerde yaşamaya inanmış,benimsemiştir.

Burada tam olarak ne söylemek istediğini açar mısın?Kim bu vatanı senin bahsettiğin inançla alanlara küfür etmiştir?Kim bu vatanı o inançla almıştır?Ve bunun konumuzla ne ilgisi vardır?

sahilde bir bankta ,öpüşen ,sevişen bir çift varsa ve müslüman olsa bile insanlar onları kınıyo.çünkü bu işleri,n adabı,usülü var.halkın açık alanında,ailelerin gezip dolaştığı yerde,kimsenin böyle bişey yapması iyi değildir.

Bunun konumuzla ne ilgisi var?

yüce yaratıcı Allah,yaşama kurallarını indirmiştir,gerçi inanmayanlar kuran-ı kerimden ayetleri bölüp kendine pay çıkartıyor.sonrada yaratıcının indirdiği kuralları hiçe sayıp,yok bilmem ne derneği,insan hakları,normal insan ahlakı diyip duruyolar.sen ilkönce yaratıcının indirdiği yaşamı yaşa bir gör bakalım,senin kurallarınmı iyi O nunkimi.

Senin,benim,onun,şunun kurallarından bahseden kim?Sensin...Ben ise insanlıktan,insanlığın gelişmesi için neler yapılabileceğinden bahsediyorum...Mesaj sayını arttırma kaygısıyla hareket etmemelisin..Yazmak zorunda değilsin,yazacaksan da konuyla ilgisi olursa belki yorum yapabiliriz..

müslüman adam öldürmez,müslüman içki içmez,müslüman tecavüz etmez,müslüman,zina etmez,müslüman kadına bakmaz,müslüman günah işlemez.

kardeşim müslüman robotmu,müslümanlık kelimei-tevhidle başlar.istisnalar kaideyi bozmaz.Dünyada olup bitenlere bakıcak olursak,şu müslümanların yaptığı onların yanında bi kum tanesidir.neymiş efendim müslüman karıncayı ezmiş.

Arkadaşım ben bunları iddia etmedim..Ama bunları yapmayız diye iddia eden ve kendini müslüman olarak görenleri herkes biliyor..Ayrıca madem inanıyorsun,nefsine hakim olabiliyorsun dinin gereğince(ki bunu insan olduğu için yapabilmeli insan) o zaman tabi yapmamalısın..Ayrıca benim için bir ilksin..İlk defa tüm bu pislikleri yaptığını,yani dinine ne kadar inandığını,güvendiğini gösteren bir müslüman ile karşılaştım..Hala kendini ateist olarak görmeyen biri için sanırım doğru yolu bulmamı sağlayacak bir örnek!!!!

mongus
12-11-2009, 01:28
Burada tam olarak ne söylemek istediğini açar mısın?Kim bu vatanı senin bahsettiğin inançla alanlara küfür etmiştir?Kim bu vatanı o inançla almıştır?Ve bunun konumuzla ne ilgisi vardır

ülkemizde yaşayan bazı ateist,agnostik ve çarpık inanca sahip olanlar,müslümanlara her türlü hakaret edebilmekte.mesela orhan pamuk gibi tezler savunanlarda var.

Türkler bu toprakları tek tanrı inancı taşıyarak ,müslüman kimliğiyle Allah inancını yaymak için,bu inancın gerçekliği ile toprakları genişletmek için savaşıp fethettiler.

yine 1.ci dünya savaşında keza o inançla bir grup savaşırken bir grup namaz kılardı.
öyle bir iman gücü hakim olup ölmekten hiç çekinmeden savaşmışlardır.

konumuzla ilgiside bu inanç sayesinde bu topraklarda rahatlıkla yaşayıp,nesilleri için canlarını feda edenlere saygı duyulup,hakaret edilmemelidir.

.[QUOTBunun konumuzla ne ilgisi var?
E][/QUOTE] anlatmak istediğim bireysel işleyeceğin günahlar ayrıdır,toplumun içinde yapısını bozucak,tahrik içeren hareketler ayrıdır.yaşadığın topluma uygun hareket edilmesi gerekir.çünkü bu tür şeyler ahlak çöküntüsü yaratabilir.

[QUOTE][/QUOTE
orda sen derken senin şahsına konuşmadım,genelleme yaptım.
toplumda birşeyler yapılmalı ,insanların hakları tabiki savunulmalı,bir grup polis birini dövüyorsa bu olayın üzerine gidilmeli,sonuna kadar peşi bırakılmamalıdır.onları besleyen toplum bireylerini bu şekilde aşağılayarak kimse dövemez.o şahıs polise küfrederse etkisiz hale getirilip ,sorgusu alınır,mahkemeye verilir.kimsenin onu yaralamaya hakkı yoktur.insanların kendini geliştirmesine kimse bişey demez zaten.

çalışıp birşeyler keşfeden, bulan, insanlık için yararlı şeyler sunan kimsenin emeğine saygısızlık yapmam.

[QUOTE][/QUOTE

Arkadaşım ben bunları iddia etmedim..Ama bunları yapmayız diye iddia eden ve kendini müslüman olarak görenleri herkes biliyor..Ayrıca madem inanıyorsun,nefsine hakim olabiliyorsun dinin gereğince(ki bunu insan olduğu için yapabilmeli insan) o zaman tabi yapmamalısın..Ayrıca benim için bir ilksin..İlk defa tüm bu pislikleri yaptığını,yani dinine ne kadar inandığını,güvendiğini gösteren bir müslüman ile karşılaştım..Hala kendini ateist olarak görmeyen biri için sanırım doğru yolu bulmamı sağlayacak bir örnek!!!!

Kardeşim müslümanlık bunları yapmamak değildir.bunları yapmıyıpta ölen ve hiç bir inanca mensup olmayan insanlar vardır.müslümanlık nedir ne yaparsan kendine der.

içki içersin .hem beynine hem cebine,hemde ahrette yargılanırken günah kefene birşeyler koyarsın.

tecavüz edersin,bir insan hakkına tecavüz etmiş olursun, böyle bi durumda ,Allah ne diyor, o kul affetmedikçe affetmem seni, o günahın vebalini,cezzsını çekersin diyor.

zaten kadına bakmak,rıza ile zina vs. veya küçük günahlar gibi şeyleri yapıp bunları yapmıycağına tövbe edersen af var. ha yok bunları yapıp yine Allah'a ve peygamberine iman ettiğin taktirde affın Allah insayatifinde ve elçisine inandığın için senin affedilmen için Allah'a el açıp affını ister.

mesela elini cinsel organına götürüp,sonrada o elle bişey yemen günahtır.elini yıkaman gerekir.cünup isen gusül alman gerekir.Gusül gün içerisinde yaptığın ,bildiğin ve bilmediğin küçük günahlarıda temizler.

İslamda en önemli şey Allah'a inanç,elçisine inanç,evrenin yükünü çeken meleklere inanç ve sonrada diğer yarattıklarına,bundan sonrası çorap söküğü gibi gelebilir.insanlara zarar vermeden,kendine az zarar vererek yada vermeyerek yaşayabilirsin.

İslamda farzları yada emredileni yapmamak günahtır.günahını affettirmen içinde her türlü imkanı sunar.herhangi bir yerde bile el açıp dua etmen,af dilemen vaciptir,olağandır.İslam arınma,arınabilme dinidir.

mesela ben,içki içtim,kadınlarla beraber oldum,bunlar zaten insan doğasında, fakat İslam daha uygun olanını emreder.içki içmemeyi, evliliği emreder.

bununla beraber yapıp yapmadığın şeyler sevap ve günah olarak karşına çıkar,bir güzel söz söylemek bile salih ameldir.iyiliğin karşılığı 10 ile 700 katı arasında olup.kötülük sadece 1 değerindedir.seni her türlü kendine ve çevrene en zararsız hale sokucaktır.

redkit86
12-11-2009, 02:56
ülkemizde yaşayan bazı ateist,agnostik ve çarpık inanca sahip olanlar,müslümanlara her türlü hakaret edebilmekte.mesela orhan pamuk gibi tezler savunanlarda var.

Türkler bu toprakları tek tanrı inancı taşıyarak ,müslüman kimliğiyle Allah inancını yaymak için,bu inancın gerçekliği ile toprakları genişletmek için savaşıp fethettiler.

yine 1.ci dünya savaşında keza o inançla bir grup savaşırken bir grup namaz kılardı.
öyle bir iman gücü hakim olup ölmekten hiç çekinmeden savaşmışlardır.



Yazdıklarınla ilgili yorum yapmak isterim ama konunun çok dışına çıkmışız,bu yüzden kısa tutmaya çalışacağım..
1.si müslümanlara hakaret edildiğini iddia ederek,müslümanların onları öldürme,yok etme hakkı olduğunu iddia ediyorsun..(bu mesajda yazdıkların ve bir önceki mesajı göz önünde bulundurursak bu anlamı çıkartıyorum,yanlış düşündüğümü zannetmiyorum)
Senin gibi düşünmeyenleri öldürme hakkını kendinde gören bir din ise tartıştığımız,bence daha fazla konuşmamızın anlamı olmadığını düşünüyorum..

2.si bu ülke için sadece inanan insanlar savaşmadı ve inananlar sadece Hanefi-İslam anlayışıyla yaşamıyorlardı..Alevisi de vardı,şafisi de vardı,ateisti de vardı..İnananlar sayesinde burada olduğunu düşüyorsan yanılırsın..Çünkü aynı inananlar dünyanın en büyük imparatorluğunu batırmayı başardılar..Burada anlatmak istediğim de işin inançla ilgisi yok,yönetim anlayışı,vatan sevgisi vb başka kavramlarla ilgili..Her konuyu Allah sevgisine dayandırmakta da üstünüze yok diye düşünüyorum..Konu dışına daha fazla çıkmayalım istersen,daha uygun bir başlık altında tartışabiliriz..

vartor
12-11-2009, 04:11
Orada aslında asıl söylemek istediğim, canımı almaya Azrail'in yardımcı meleği değilde, direk kendi gelirse o zaman ben yenilmemiş olduğumu göreceğim. Çünkü bildiğim kadarı ile Azrail, herkesin canını direk kendi almaz. Bu benim için önemli birşey olur o zaman. Allah hepimize nasip eder inşallah.

Mongus, sen ciddi misin? yoksa hakikaten azrail elinde tirpani canini alacagini mi dusunuyorsun? Bu kadari da olamaz, bu asirda demek senin gibilerden hala var, hem de elinde klavye, onunde hz'reti google varken? inanilir gibi degil.
bu inandiklarinizi, sizin gibi buyutulmemis, 10 yasindaki bir cocuga soyleseniz,ustunuze guler, bu kadar mi kor edermis insani bu iman denilen beyin hastaligi... .o kadar da kesin ve eminsiniz ki, sanki duyan da, etrafinizda melekler can tasima yarisinda cirit atar sanirsin. Basit bir soru mongus; azrail'i neresinden taniyacaksin? hani sevinecen ya, sunu bi tarif et de ben de gorursem yanilmiyayim, bakarsin pot kirariz, allah gelir de canimizi almaya, azrail sanariz.

mongus
12-11-2009, 14:41
onu ben yazmadım vartor.

mongus
12-11-2009, 14:44
Yazdıklarınla ilgili yorum yapmak isterim ama konunun çok dışına çıkmışız,bu yüzden kısa tutmaya çalışacağım..
1.si müslümanlara hakaret edildiğini iddia ederek,müslümanların onları öldürme,yok etme hakkı olduğunu iddia ediyorsun..(bu mesajda yazdıkların ve bir önceki mesajı göz önünde bulundurursak bu anlamı çıkartıyorum,yanlış düşündüğümü zannetmiyorum)
Senin gibi düşünmeyenleri öldürme hakkını kendinde gören bir din ise tartıştığımız,bence daha fazla konuşmamızın anlamı olmadığını düşünüyorum..

2.si bu ülke için sadece inanan insanlar savaşmadı ve inananlar sadece Hanefi-İslam anlayışıyla yaşamıyorlardı..Alevisi de vardı,şafisi de vardı,ateisti de vardı..İnananlar sayesinde burada olduğunu düşüyorsan yanılırsın..Çünkü aynı inananlar dünyanın en büyük imparatorluğunu batırmayı başardılar..Burada anlatmak istediğim de işin inançla ilgisi yok,yönetim anlayışı,vatan sevgisi vb başka kavramlarla ilgili..Her konuyu Allah sevgisine dayandırmakta da üstünüze yok diye düşünüyorum..Konu dışına daha fazla çıkmayalım istersen,daha uygun bir başlık altında tartışabiliriz..
Neyse RED KİT.boşver sen olduğun gibi yaşa,ben kendi düşüncelerimi yazdım.bunları yorumlamak ve değer çıkartmak sana ait.nasıl istersen öyle düşün,öyle uygula,istediğin çerçevede ol.

redkit86
13-11-2009, 19:44
Neyse RED KİT.boşver sen olduğun gibi yaşa,ben kendi düşüncelerimi yazdım.bunları yorumlamak ve değer çıkartmak sana ait.nasıl istersen öyle düşün,öyle uygula,istediğin çerçevede ol.

Ben de kendi düşüncelerimi yazdım fakat yazdıklarını görünce böyle bir dinin insanlığa zararlı olduğunu düşündüm açıkçası...Ben öyle düşünmek istemedim ama...Sen öyle düşündürttün..Sen de nasıl istersen öyle düşün fakat öyle uygulama..Uygulamadan önce bir kez daha düşün ve insani bir şeyse uygula bence!! İnsani olan her değer,din,kavram benim için değerlidir...

siparisci
14-11-2009, 01:57
embriyoloji denen koskoca bilim dalı var.bilimsel olarak açıklanan şeyler bunlar.esas tanrı yemek yemeden kimseyle konuşmadan evi barkı olmadan nasıl duruyor.eti yok kemiği yok ama nasıl yaşıyor.buna akıl sır eriyor mu ermiyor.

Sen Allah'ı ortak mı belledin ? Öyle her yaptığı şeyi bileceksin diye sana sır mı verdi ?

Yok insan beyni de tam olarak çözülemedi, yani buna akıl sır ermedi acaba beynin yok mu ?

mitch
17-11-2009, 09:54
''Allah varlığını kesin olarak bildirseydi imtihanın anlamı kalmazdı'' ArgümanıSınav'ın amacı; sorulan bir soru'nun karşılığının hangi şıklardan biri olduğu dur.

Veya "ne" olduğu dur. Bu soruyu soran ise sizi sınav yapan kişidir. Ve bu kişi sorduğu sorunun doğru cevabını bilerek size sorar.

Allah'ın varlığı böyle bir sınav ile mukayese ediliyorsa... O, zaman soruyu soran'ın Allah olması gerekmez mi?

Peki bu güne kadar Allah size böyle bir soru sordu mu?

Allah sormadıysa Allahın yanından gelen Cibril'in sorması gerekmiyormuydu?

Hatta bu soru Kur'anda sorulması gerekmiyormuydu?

Ku'anda böyle bir Ayet olduğunu ispat edebilirmisiniz?

İyilik yap denize at felsefesine sıkı sıkıya sarıldığını iddia eden Müslümanlar; Allah'ın ben Kainat'ı yarattım sözündeki "Böbürlenme" manasını görmüyorlar mı? Diğer bir husus ise; Allah'ın varlığının ispatı olarak; bir insanın ömür boyu çektiği eziyetleri örnek gösterip Allah sizi imtihan ediyor demeleri hangi mantığa sığabiliyor?

mongus
17-11-2009, 11:28
Bu sınav dünyadaki bir sınav algılaması değil.

peki bir şey icad etsen sen, ben yaptım demezmesin. gidip notere tasdik ettirmezmisin.

mitch
17-11-2009, 12:06
Bu sınav dünyadaki bir sınav algılaması değil.

peki bir şey icad etsen sen, ben yaptım demezmesin. gidip notere tasdik ettirmezmisin.

Sayın mongus; bu sözünüz ne yazık ki baltayı taşa vurmak deyimi'ni ortadan yardığı gibi beni de yardı diyebilirim.

Nedemek şimdi bu? Allahın yarattıklarına birşey ispat etmesi mi gerekiyor? Ve bunu kendinden yüksek bir mercii'ye (Çünkü; Noterle kıyasladığınız zaman ülkenin bekaası için gerekli olan tescil kurumlarının başında gelmektedir ki o devlet için Noter onayı bir kanundur) onaylatması zorunlu mu?

Bence tüm bu saçmalıklara gerek duymadan her gün birkaç saniye görünmesi veya varlığına dair somut işaretler yollaması gerekmezmiydi?

Üstelik ben birşey icat edersem onun her gereksinimini karşılardım. Yerden yere vurmazdım ki!

Ana karnında doğmadan ölen çocuklar için neler diyeceksiniz? Veya hayata gözlerini açamadan ölen yeni doğmuş bebekler?

Kur'andaki yeminler gibi sizde Allah tan başka ikinci bir üstün varlığın olduğu sözünü sürekli ağzınızdan kaçırıyorsunuz.

Genlerinizdeki çok Tanrılı dinlerden gelen bir alışkanlık olmasın bu?

Sword of Allah
17-11-2009, 12:56
allah ne ogretiyor ki, imtihanini yapsin? Bir iki akilli cikip, birilerini peygamber ilan ediyor, sonra ayikla pirincin tasini. Isa'yi, Musa'yi, Muhemmedi ve daha 124 bin peygamberi ogretmen olarak yolayan bir tanrinin basarisiz olmasi, ne yaptigini bilmeyen bir basogretmen durumuna dusurmez mi?
Yalniz seytan degil, insan karsisinda da tanrinin dustugu acze imanlilar nasil sasirmiyor ben hayret ediyorum. Ucsuz bucaksiz evrenin hesabini kitabini yapanin, basit hesaplar pesinde, muhammedin ve ummetinin, cinsel hayatini dusunmesini ve bir kitabi 22,5 senede indirdirmesini normal kabul etmek icin yalniz imanli degil, biraz da saf olmasi gerekir kisinin.

Allah bu kişileri gönderirken ve yanlarında onlarca sayfa kitapla sence başarısız olmak içinmi göndermiş sayın vartor?Yani senin nefes almana bile sebep o iken böle bişeye kalkışmış olması enterasan değilmi?Ve sence bu kadar büyük bir gücün dünyada eğitimini tamamlayıp olgun bir ruh olarak yanına almak istemesi bu kadar güç anlaşılır bişeymi?
Evet uçsuz bucaksız herşeyi yaratmış ama maalesef okadar büyük ve af ediciki senin kendisi hakkında şuraya yazıdıgın ACİZ kelimesini bile bu sınav uğruna affediyor,ama bununda mutlaka bir zamanı gelecektir.Ayrıca 22,5senede kitap indiriyor diyorsun,sen öğrendiklerini okadar kitabı ve seni bu hale getiren bu felsefenin eseri olan kitapları 5 dakikadamı öğrendinde bu hale geldin? Sen istiyorsun diye 5 dakkada beşiktaşmı yapacak haşa huzurda Allah?

ozgur_beyin
17-11-2009, 13:08
kılıç birdi ikilendi ali ve sword of allah.
sevgili sword 22 senede indirmek bir zaaftır. yahut önünü görmemektir altı ayda bir roman yazabilen jules verne beni kurandan daha çok heyecanlandırmıştır.
demekki sorun uzun yazmdada değil içerikte.
22 senede yazılan kitapta kendi içinde bir anlam bütünlüğü yok birinci ayet bavuldan
bahsederken ikinci ayet davula geçiyor içerik olarak bumu sanat bumu 22 yılın tecrübesi. acemi bir yazılar bütüü olduğu kendi içinde apaçık ama senin şartlanmış havsalna bunu almıyor

mitch
17-11-2009, 13:59
22.5 senede indirilen Kur'an 22 cilt lik ana Britannica dan daha mı çok yararlı insanlara?

mongus
17-11-2009, 15:06
Sayın mongus; bu sözünüz ne yazık ki baltayı taşa vurmak deyimi'ni ortadan yardığı gibi beni de yardı diyebilirim.

Nedemek şimdi bu? Allahın yarattıklarına birşey ispat etmesi mi gerekiyor? Ve bunu kendinden yüksek bir mercii'ye (Çünkü; Noterle kıyasladığınız zaman ülkenin bekaası için gerekli olan tescil kurumlarının başında gelmektedir ki o devlet için Noter onayı bir kanundur) onaylatması zorunlu mu?

Bence tüm bu saçmalıklara gerek duymadan her gün birkaç saniye görünmesi veya varlığına dair somut işaretler yollaması gerekmezmiydi?

Üstelik ben birşey icat edersem onun her gereksinimini karşılardım. Yerden yere vurmazdım ki!

Ana karnında doğmadan ölen çocuklar için neler diyeceksiniz? Veya hayata gözlerini açamadan ölen yeni doğmuş bebekler?

Kur'andaki yeminler gibi sizde Allah tan başka ikinci bir üstün varlığın olduğu sözünü sürekli ağzınızdan kaçırıyorsunuz.

Genlerinizdeki çok Tanrılı dinlerden gelen bir alışkanlık olmasın bu?
MİTCH ,saçmalamışsın, Allah kendini gösterecek, ben buyum, inanın , yaşayın huzuruma gelin diyecek,çıkacak karşısına, bunu yapın şunu yapın diyecek, sen anlamıyosun, Allah, dünyevi olan,maddesel, olan varlıkjlara direk hitap etmez.kendini bile tanıyamayan insanoğluna, kendini gösterip tanıtmaz.

ölen çocukların ne hissettiğini sen biliyomusun. yaratmışsa ,alır geri, o yaratmıyomu.

ne kaçırmışım ağzımdan ikinci bir varlık diye.

kendini bilmeyen insanoğlu ,uyduruk taşlara , saçma fikirlere taparsa Allah niye bildirmesin sizi ben yarattım diye.

Bide şu Kuran-ı kerimi niye 23 senede indi meslesi, sizin istediğiniz yaşamadan ölmek gibi birşey. zaten o britanica gibi kitapların kısa zamanda yazılmasıda eski insanların, uğraşları, tarihleri gibi toplanan bilgilerin kitaplaştırılması, dediğiniz gibi 5 dakikada yazılan şeyler değil.

Anlayıp kavrayabilmek dileğinizle.

vartor
17-11-2009, 15:33
Demek kainati 6 gunde yaratip, bu masali yutan herkesi "vay be " dedirten allah, kurana 22.5 sene ugrasmasi normal sizce. allah degil mi bu, insanlari dogru yola sokmak istiyor idi ise, herkesin tepesine ol der, birer kitap indirir. Bir kere islamdan baska, kitap indirdi iddiasi yapan semavi bbir din yoktur. Musa sadece 10 emiri indirdigini iddia eder, gerisi masaldir; ayni zamanda hristiyanllarin da indirilmis diye iddia ettikleri bir kitap yoktur.
Dikkatinizi, imtihan imtihan haykirislari icinde, allahin meleklerini savasa gonderip muhammed'den yana dovusturmesi, yani taraf tutmasina, ve islam peygamberinin elinde kilic allah adina kelle ucurmasina cekerim. Madem imtihandi, madem hersey ahirette sorulacakti, bu zorlama neden? neresinden bakarsaniz bakin, imtihan diyen allahin, kurallari kendisinin bozdugunu, masal kitaplarini iyice inceleyince goreceksiniz. gerci iman denilen hastaliga tutulanllarin gorme ihtimalleri sifira yakin ama yine de arada bir kivilcim, bir insanin aklini basina getirebiliyor.

mongus
17-11-2009, 15:37
İman edenlerin düşmanı, Allah'ın da düşmanıdır. Gerektiği yerde orantı yoksa orda melekleri görevlendirip orantıyı sağlar.

dusunen_adam
17-11-2009, 16:03
bende 22 cilt britannica var bir sürü bilgin tarafından binlerce yıllık bilgi birikimi ile yazılmış. Evimdeki 1992 baskısı günümüze güncellenmesi gerekli.

Bak burda eskimiş ansiklopedilerin aksine kendini devamlı güncelleyen bir kitap var. 1400 sene sonrasında bile

yazılış Tarihi ms 600' lü yıllar:

Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip donattık ve bir koruma (altına aldık) İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah'ın) takdiridir (41/12)

Bilimsel İspatı : 20 yy.

1- TROPOSFER
2- STRATOSFER
3- OZONOSFER
4- MEZOSFER
5- TERMOSFER
6- İYONOSFER 7- EKZOSFER

Yukarıdaki Ayette belirtilen zaman yorumlanır iken gün olarak geçmiştir. Gerçekte evre olarak işaret edilmiştir. boşuna gün diye iddia etmeyin işte kanıtı :


Dünyanın oluşumundan sonraki ilk 500 milyonlu yıllarda atmosferin su buharı ve gazlardan oluştuğu düşünülmektedir. 3.5 milyar yıl öncesinde ise, atmosferin muhtemelen karbondioksit (CO2), karbonmonoksit (CO), su buharı (H2O), azot (N2) ve hidrojen (H2) gibi gazlardan oluştuğu varsayılmaktadır. ( dikkat ederseniz oksijen hala serbest halde değil ikinci evrede oluşuyor.)
---------------------------------------------------------------------------
Hem diyorsunuz ki biz ateistiz. matematiğe inana biri olduğuna şüphem yok o zaman unutmayın ki her alt kümenin bir elemanı boş kümedir. yani inanmayan biri olduğunuzu söylesenizde aslında sizde birşeylere inanma ihtiyacınız var. ateizmi yada deizme inanıp kanıtlamaya çalışıyorsunuz. Eğer Allah inanma olmasaydı inanma isteğide olmazdı.

-------------------------------------------------------------------------------

Son bir nokta Ebu Talip yiğeninin peygamberliğinden hiç şüphesi yoktu. hatta rahip bahiranın isteği ile şam a gitmemişti. yanlız atalarının dininden vazgeçmedi. onun için kalbi mühürlenmiş deniliyor. çünkü o inadı ile hareket ediyordu.

--------------------------------------------------------------------------------

alın size bir kanıt: http://msnyasam.ekolay.net/index.asp?url=http%3a%2f%2fhaber.ekolay.net%2fHabe r%2f64%2f653872%2fbu%2bcocugun%2bvucudunda%2bkuran dan%2bayetler%2bbelirmeye%2bbasladi.aspx (http://msnyasam.ekolay.net/index.asp?url=http%3a%2f%2fhaber.ekolay.net%2fHabe r%2f64%2f653872%2fbu%2bcocugun%2bvucudunda%2bkuran dan%2bayetler%2bbelirmeye%2bbasladi.aspx)

Eğer gerçekten Allah kendisini gösterseydi sınav olmazdı çünkü asıl sınav onu görmeden onu bulabilmektir. öss sınavında çıkacak konuları biliyoruz eğer çalışır isek soruları rahatlıkla çözebiliriz. bunun için Kuran yeter...

dusunen_adam
17-11-2009, 16:09
Mekke nin fethinde hangi dine inanırsa inansın evlerin kapılarından içeri girilmemesi emredildi zorlama olmadı. Ayrıca ayetlerin inişine bakarsanız bir medeniyeti nasıl doğru yola sevkettiğini rahatça görebilirsiniz. 3 yaşındaki çocuğa türev integral anlatılmaz olgunlaştıkça ufku daha da açılır o zaman anlamaya başlar.

eğer mesele gördüğüne inanmak ise Allah ın bir çok delilleri var etrafınıza bakınız. Eğer onuda göremiyorsanız boş bir duvara bakınız ve nasıl tasadüfi olduğunu düşününüz. yetmiş yaşında kötürüm bir dede bir paket çimento taşıyıp duvar öremez gücü yoktur. Ama bir usta gücü varsa onu taşır bir emek harcar ve bir duvar örebilir. Doğru değil mi?

mitch
17-11-2009, 17:41
=dusunen_adam;261030]bende 22 cilt britannica var bir sürü bilgin tarafından binlerce yıllık bilgi birikimi ile yazılmış. Evimdeki 1992 baskısı günümüze güncellenmesi gerekli.

Mademki Kur'an'ın var ozaman 22 cilt'lik britannica'ya neden gerek duydun?

mitch
17-11-2009, 18:16
Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip donattık ve bir koruma (altına aldık) İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah'ın) takdiridir (41/12)

Bilimsel İspatı : 20 yy.

1- TROPOSFER
2- STRATOSFER
3- OZONOSFER
4- MEZOSFER
5- TERMOSFER
6- İYONOSFER 7- EKZOSFER

Yukarıdaki Ayette belirtilen zaman yorumlanır iken gün olarak geçmiştir. Gerçekte evre olarak işaret edilmiştir. boşuna gün diye iddia etmeyin işte kanıtı :

1- TROPOSFER
2- STRATOSFER
3- OZONOSFER
4- MEZOSFER
5- TERMOSFER
6- İYONOSFER
7- EKZOSFER
8-Hetrosfer: Yeryüzeyinden 100 km yükseklikten itibaren atmosferin bileşim açısından bu türdeş yapısı kaybolmaya başlar. Bu nedenle 'heterosfer' adı verilen ve atmosferin son derece seyrek olduğu bu alanlarda, hareketlilik az olduğu için, gazlar uzun dönemde moleküler ağırlıklarına göre alçaktan yükseğe doğru hafife gidecek şekilde tabakalanma eğilimindedir. Güneş ışınlarının iyonize edici etkisinin güçlü hissedildiği bu bölgelerde, fotokimyasal etkinlikler de giderek önemli hale gelir, ve atmosfer bileşimini etkiler.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Atmosfer

http://derman.science.ankara.edu.tr/kitap/theme/sekil3.10.gif

Atmosfer'in katmanları 5 tir. Senin anlatmak istediğin neydi onu anlamış değilim. Yoksa Kur'an güncellemeyi mi gerektiriyor?

mitch
17-11-2009, 18:21
Dünyanın oluşumundan sonraki ilk 500 milyonlu yıllarda atmosferin su buharı ve gazlardan oluştuğu düşünülmektedir. 3.5 milyar yıl öncesinde ise, atmosferin muhtemelen karbondioksit (CO2), karbonmonoksit (CO), su buharı (H2O), azot (N2) ve hidrojen (H2) gibi gazlardan oluştuğu varsayılmaktadır. ( dikkat ederseniz oksijen hala serbest halde değil ikinci evrede oluşuyor.)

Siz neden hâlâ düşünüyorsunuz? Kur'anda yazmıyormu bunlar yoksa(!)

mitch
17-11-2009, 18:25
Son bir nokta Ebu Talip yiğeninin peygamberliğinden hiç şüphesi yoktu. hatta rahip bahiranın isteği ile şam a gitmemişti. yanlız atalarının dininden vazgeçmedi. onun için kalbi mühürlenmiş deniliyor. çünkü o inadı ile hareket ediyordu.

Bana ne! Benim sizin gibi masallara ayıracak zamanım yok. Kış günlerinde bunları birbirinize anlatırken Mısır da patlatın (Popcorn) çok iyi gider.

dusunen_adam
17-11-2009, 19:40
1 http://www.nasa.gov/audience/forstudents/9-12/features/912_liftoff_atm.html
istersen kendin say.. 7 katman var....

2-britannicaya ihtiyacım var çünkü baksana neleri keşfediyorum. Avicenna da müslümandı ve yunan ve mısır kaynaklarını araştırdı. dinimiz bize yerinizde saymayın ilerleyin diyor...

3- zaten imanda böyle birşey Allah ı her zerrede buldukça ona teslim oluyorsun

4- bu anlattığım masal ise tarih bilmine ihtiyacımız olmazdı ne gerek var tarihe?

senin müslümanlığın beni etkilemez.. ben sen gibiyken bazı gerçekleri görebildim.. derdim sadece seninde görebilemen.. yoksa bana ne ve inatla değil bilimle görebilmen

Sword of Allah
17-11-2009, 19:57
kılıç birdi ikilendi ali ve sword of allah.
sevgili sword 22 senede indirmek bir zaaftır. yahut önünü görmemektir altı ayda bir roman yazabilen jules verne beni kurandan daha çok heyecanlandırmıştır.
demekki sorun uzun yazmdada değil içerikte.
22 senede yazılan kitapta kendi içinde bir anlam bütünlüğü yok birinci ayet bavuldan
bahsederken ikinci ayet davula geçiyor içerik olarak bumu sanat bumu 22 yılın tecrübesi. acemi bir yazılar bütüü olduğu kendi içinde apaçık ama senin şartlanmış havsalna bunu almıyor

Özgür beyin arkadaşım,
sence Allah gibi alemlerin rabbi yani senin bulundugun alem haricinde 18000 tane aleme hükmeden bi zat bir kitap göndermek istese 22 senede yazma aczine sahip olabilirmi?senin gibi komplike bir varlığı ve senin gibi tonlarcasını yaratan bir kitabı 22 senedemi yazmış diyorsun?Azcık bilgin olsaydı sana kurandaki bir çok surenin daha dünya yaratılmadan önce Allah tarafından emir olarak okutuldugunu konuşurdum ama...neyse..
Sonra bu bavuldan çantadan bahseden ayetlerin isimlerini verde o ayetler hakkında bizimde bilgimiz olsun be arkadaşım.Ve sana sormak istediğim acaba kuran-ı kerim alıp tamamını okudunmu?
Böyle bir mucizeye karşı nasıl böyle şeyler yazabiliyorsun şaşırıyorum.Hani dinsiz oldugun için üzerine pislik at kalsın yapıyorsun dicem ama...

ozgur_beyin
17-11-2009, 20:16
22 senedemi yazmış diyorsun?Azcık bilgin olsaydı sana kurandaki bir çok surenin daha dünya yaratılmadan önce Allah tarafından emir olarak okutuldugunu konuşurdum ama...SWORD OF ALLAH
SEVGİLİ ALLAHIN KILICI(nasıl oluyorsa)
sendaha leb demeden ben islamdaki bütün leblebileri ve savunmaları bilirim.
anlatsan anlatsan levhi mahfuzu anlatırsın oda seni şirke götürür eğer allahın yanında levhi mahfuz varsa buda allahın bir mekanı olduğu anlamına gelir mekanı olan mabud değil mahluktur

Sword of Allah
17-11-2009, 20:35
ozgur_beyin´isimli üyeden Alıntı http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/buttons/viewpost.gif (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=261006#post261006)
kılıç birdi ikilendi ali ve sword of allah.
sevgili sword 22 senede indirmek bir zaaftır. yahut önünü görmemektir altı ayda bir roman yazabilen jules verne beni kurandan daha çok heyecanlandırmıştır.
demekki sorun uzun yazmdada değil içerikte.
22 senede yazılan kitapta kendi içinde bir anlam bütünlüğü yok birinci ayet bavuldan
bahsederken ikinci ayet davula geçiyor içerik olarak bumu sanat bumu 22 yılın tecrübesi. acemi bir yazılar bütüü olduğu kendi içinde apaçık ama senin şartlanmış havsalna bunu almıyor
Özgür beyin arkadaşım,
sence Allah gibi alemlerin rabbi yani senin bulundugun alem haricinde 18000 tane aleme hükmeden bi zat bir kitap göndermek istese 22 senede yazma aczine sahip olabilirmi?senin gibi komplike bir varlığı ve senin gibi tonlarcasını yaratan bir kitabı 22 senedemi yazmış diyorsun?Azcık bilgin olsaydı sana kurandaki bir çok surenin daha dünya yaratılmadan önce Allah tarafından emir olarak okutuldugunu konuşurdum ama...neyse..
Sonra bu bavuldan çantadan bahseden ayetlerin isimlerini verde o ayetler hakkında bizimde bilgimiz olsun be arkadaşım.Ve sana sormak istediğim acaba kuran-ı kerim alıp tamamını okudunmu?
Böyle bir mucizeye karşı nasıl böyle şeyler yazabiliyorsun şaşırıyorum.Hani dinsiz oldugun için üzerine pislik at kalsın yapıyorsun dicem ama...

Sword of Allah
17-11-2009, 20:45
Arkadaşım,

Ne levhi mahfuzu???Ben nie sana bu konuyu anlatayım???Konumuz başka ben sana sadece Allahın yüceliğini anlatıyorum.Seni yaratanın nasıl bu anlattıklarından çok daha yükseklerde olduğunu anlatıyorum.
EDIT
Sonra sen nasıl oluyorda herşeyden münezzeh olan Allahı (c.c) mahluk olarak adlandırıyorsun?
Ayrıca sen sor ben anlatayım.Ben böyle deplasman maçlarına gayet alışkınım...

AhbAp
17-11-2009, 21:54
Klasik bir "yeni müslüman üye" tarzı...

Şu açıdan ki, gayrimüslim olmayı Kuran okumamış olmaya bağlıyor, öyle varsayıyor. Sanki araştırmalarımızı yaparken, Kuran'a da bir göz atmak aklımıza hiç gelmiyor. Oysa bırakın "bir göz atmayı", Kuran'dan ve fazlasından çok iyi haberimiz var.

O nedenle, "leblebiden kule" yaparak abesle iştigal edeceğine, genel forum başlıklarına bakarak, müslüman arkadaşlarımızın inatla cevap vermekten kaçındığı konulara bir göz atmanı, varsa bir cevabın, kaynaklara dayanan karşı tezlerin, sunmanı tavsiye ederim. Tabi bunu da yapmadan önce, üslubunun ne olacağına da karar vermelisin. Zira bu üslupla cevap alabileceğini sanmıyorum.

proximo
17-11-2009, 23:47
Klasik bir "yeni müslüman üye" tarzı...

Şu açıdan ki, gayrimüslim olmayı Kuran okumamış olmaya bağlıyor, öyle varsayıyor. Sanki araştırmalarımızı yaparken, Kuran'a da bir göz atmak aklımıza hiç gelmiyor. Oysa bırakın "bir göz atmayı", Kuran'dan ve fazlasından çok iyi haberimiz var.

O nedenle, "leblebiden kule" yaparak abesle iştigal edeceğine, genel forum başlıklarına bakarak, müslüman arkadaşlarımızın inatla cevap vermekten kaçındığı konulara bir göz atmanı, varsa bir cevabın, kaynaklara dayanan karşı tezlerin, sunmanı tavsiye ederim. Tabi bunu da yapmadan önce, üslubunun ne olacağına da karar vermelisin. Zira bu üslupla cevap alabileceğini sanmıyorum.
Tanrıya, tanrılara, evrenin ulu mimarına, ruha, parapsikolojiye, reenkarnasyona, tabiata, fala, büyüye, burçlara/astrolojiye, rüyaya, cinlere, şeytana… Bunlara inananları Batı bilimi herhalde aynı başlık altında değerlendirmiş ve bir terimle sınıflandırmıştır? Bilmiyorum… Bence, aynı başlık altında ırka, komünizme, insana, paraya, mala, güce, bilime, evrende (insan benzeri) canlı varlıklar bulunduğuna iman edenleri de dahil etmeliyiz. Çünkü yine “iman” sözkonusudur ve bunlar, kanıt bulunmamasına, tersine çok sayıda aksi argümana ve kanıta rağmen, birincilere benzer olarak tezleri, görüşleri üzerinde ısrarla iman etmektedirler. Birinci ve ikinci grup aynı başlık altında iki veya daha fazla kategoriye ayrılabilir, ve (mesela çoklu iman* kombinasyonlarına göre) alt kategoriler oluşturulabilir.
Dolayısıyla, yukarıda (kabaca) iki grup halinde sınıflanan insanları “imancı” üst başlığı/terimi ile tanımlamayı (şimdilik) uygun görüyorum (“İnanç” Türkçe kökenli kelime olmasına rağmen, telaffuzu zor olduğundan “inanççı”yı değil “imancı”yı seçtim. ). İmancıların “felsefe”sine de “imancılık” diyelim.
İmancılar’ın, “bir şeye” inanma, iman etme güdülerinin temelinde meşrepleri yatmaktadır kanaatindeyim (Elbette dış faktörler (aile, çevre, eğitim…) de, göreli olarak, az veya çok etkilidir.).
Birkaç cümle de imancıların özellikleri hakkında yazalım: İmancılar belirsizliğe tahammül edemez, her şeyin mutlaka bir cevabının olmasını ister, tek boyutlu (lineer) düşünür, kendi inancı dairesindeki farklı yorumlara bile tahammül edemez, değişik görüşte olanlara saldırganlaşır, onlara karşı en acımasız, ahlak-vicdan dışı yöntemler kullanır, sorunları-sonuçları tek nedene indirger, olaylara ve insanlara “siyah-beyaz” mantığı ile bakarlar; tek başlarına yola çıkamaz, yolda gidemez, her zaman tutunacak bir dal (insan veya sebep) arar, yalnızlığa katlanamazlar; ne kadar imanlı gözükseler de hiçbir zaman ruhları teskin olmaz, sürekli huzursuzdurlar. Çünkü inandıkları, var, oluyor dedikleri şeyler aslında “hakikat” değildir; bunu “derinliklerinde” hissederler…
Elbette bu bir hipotez. Harika bir araştırma konusu. Sosyal bilimciler çok şanslı!
* “Çoklu iman”da, özünde aykırı imanlar daha çoktur. Örnek: Din-Atatürk
(Mete tunç)Sayın ahbap odanız hala halısız mı?:)

mitch
18-11-2009, 00:17
1 http://www.nasa.gov/audience/forstudents/9-12/features/912_liftoff_atm.html
istersen kendin say.. 7 katman var....

Sayın düşünen adam; Önce yarım yamalak verdiğiniz Ayetleri tam anlamıyla verlim: Bakara suresi-29.ayet: O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Fussilet suresi-12. ayet:Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.

Ayetleri de verdikten sonra mucizenin ne olduğuna bakalım. Bu ayetlerde geçen yedi gök kelimesinin Atmosfer’in 7 katmanı olduğunu ve bunun kur’an’ın bir mucizesi olduğunu iddia ediyorsunuz. İddianıza göre Atmosfer’in 7 katı da şöyleymiş;


1- TROPOSFER
2- STRATOSFER
3- OZONOSFER
4- MEZOSFER
5- TERMOSFER
6- İYONOSFER 7- EKZOSFER


Daha önce de söylediğim gibi; Atmosfer 7 tabakadan değil 5 tabakadan oluşmuştur.Bu tabakalar sırasıyla;
1-Traposfer
2-Stratosfer
3-Mezosfer
4-Termosfer
5-Ekzosfer olmak üzere 5 tabakadır. Peki kur’an’dan mucize çıkaracağız diye fazladan eklediğiniz "İyonosfer ve Manyetosfer" nedir?



O kaynağa göre de fazladan olan "Ozonosfer ve İyonosfer" nedir?
Aslında fazla söze gerek yok. Kur’an’dan mucize çıkartacağız diye bilim’i çöplüğe çevirdiğiniz ve bilim’i kirlettiğiniz gayet açık.



Tamamlayalımda, kur’an’dan mucize çıkaralımda ne olursa olsun diyorsunuz.
İyonosfer, termosfer’in uzantısıdır.Ayrı bir tabaka değildir.Daha detaylı bilgi için buyurun okuyun;
http://en.wikipedia.org/wiki/Ionosphere
http://www.windows.ucar.edu/tour/link=/earth/Atmosphere/ionosphere.html


Şimdi geldik "Ozonosfer'e";
Evet Anlayacağınız üzere "Ozonosfer’de" Atmosfer tabakası değildir. Peki nedir?
Ozonosfer veya Ozon tabakası, Güneşten gelen ulturaviyole ışınları emer ve Stratosfer tabakasının içinde yer alır.Atmosfer’in ayrı bir tabakası değildir.Daha ayrıntılı bilgi edinmek için;
http://www.meteor.gov.tr/2006/arastirma/arastirma-ozon-ozontabakasi.aspx
http://en.wikipedia.org/wiki/Ozone_layer
http://www.nas.nasa.gov/About/Education/Ozone/ozonelayer.html


Son olarak Atmosfer tabakası diye uydurulmuş olan Manyetosfer’e bakalım; Manyetosfer, Atmosfer’in bir tabakası dahi olmayıp, dünyanın manyetik alanını ifade etmek için kullanılır. Ayrı bir tabaka değildir. Manyetosfer ile de ilgili bir kaç kaynak vereyim;

http://science.nasa.gov/ssl/pad/sppb/Edu/magnetosphere/
http://tr.wikipedia.org/wiki/Manyetosfer


Görüldüğü üzere,bazı müslümanlar’ın kur’an’dan mucize çıkartıcam diye uydurmuş olduklarını ve bu uydurmalarının bilim ile uzaktan yakından alakası olmayıp,amaçlarının sadece kur’an’da bahsedilen 7 gök kelimesiyle Atmosfer’in katlarını ilişkilendirmek olduğunu anlıyoruz.


Bilim’i din ile denemenin yanında, bilim’i işine geldiği gibi kullanan ve başkalarının bulmuş olduğu şeyi, kur’an da vardı diyerek iddia eden bu insanların ne kadar yalancı olduklarını bir düşünün.



Kur’an’da kesinlikle mucize YOKTUR. Kur’an’da çelişki ve yanlışlar vardır.
Atmosfer tabakalarının 5 tane olduğunu ve hangileri olduğunu Hâlâ alayamadım diyorsanız; buyrun size bir tane türkçe kaynak, üstelik Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü sitesinden’ ;
http://www.meteor.gov.tr/2006/arastirma/arastirma-ozon-atmosferinyapisi.aspx
Bundan sonraki kaynaklar ingilizce dilindedir.Daha ayrıntılı bilgi almak isteyen arkadaşlar bakabilir;
http://en.wikipedia.org/wiki/Atmosphere
http://www.windows.ucar.edu/tour/link=/earth/Atmosphere/layers.html
http://www.allstar.fiu.edu/aero/fltenv2.htm
http://www.nasa.gov/audience/forstudents/9-12/features/912_liftoff_atm.html
ds9.ssl.berkeley.edu/lws_gems/3/graph_1.htm——–>Berkeley üniversitesi
http://www.srh.noaa.gov/jetstream/atmos/layers.htm –>A.B.D Ulusal Hava Servisi
MUCİZENİN(!) BİR DİĞER BOYUTU
Sözü edilen mucizenin(!) sahtekarlık olduğunu ve yanlış olduğunu kaynaklarıyla ve bilimsel verilerle anlattıktan sonra mucizenin(!) bir diğer boyutuna bakalım.


Bakara suresi-29.ayet: O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.


Fussilet suresi-12.ayet: Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah”ın takdiridir.


"En yakın göğü kandillerle süsledik" kısmını dikkatlice tekrar okuyalım.

Yani sözü edilen mucizevi(!) ayette en yakın gökte yani(mucizecilere göre Traposfer) yıldızlar varmış.
Atmosfer’in en yakın katmanı Traposferdir.Bu katman kutuplarda 6 km,ekvatorda 16 km kalınlıktadır.Yani mucizevi ayet’e göre;
Kutuplarda 6 km yakınında yıldızlar var,ekvatorda 16 km yakınında yıldızlar vardır.
Bilim’e göre bize en yakın yıldız,Güneş’tir ve uzaklığı yaklaşık 150 milyon km’dir.


Kur’andan mucize çıkartıcam diye hem bilimi çarpıtıyorlar hem insanlara yalan-yanlış bilgiler veriyorlar hemde kendi kitaplarında çelişkiye neden oluyorlar.



Atmosfer'in katları’na İ E ile internetten bakın ve sonra sayfayı ingilizceye çevirin(wikipedia’da).Ne kadar gerçekçi olduğumu anlayacaksınız.
Linkler buyrun;

Türkçe dilinde wikipedia’da atmosfer’in katmanları;
http://tr.wikipedia.org/wiki/Atmosferin_katmanlar%C4%B1
Şimdi aynı wikipedi’a sayfasını ingilizce dilinde görüntüleyin(sizde görüntüleyin,bende hazır link vereyim);
http://en.wikipedia.org/wiki/K%C3%A1rm%C3%A1n_line
Görmüş olduğunuz üzere bilim böyle çarpıtılıyor işte!

vartor
18-11-2009, 01:35
Umarim ugrastigina deger mitch. Bir kisi bile ogrense yine kardir; kaldi ki tum diretmelerine ragmen, verilen bilgiyi eninde sonunda dogru oldugunu farkedecek, belki de bizlerin coktan yaptigi gibi, masal kitaplarina masal diyebilecekler cikacaktir.

mongus
18-11-2009, 01:36
Tanrıya, tanrılara, evrenin ulu mimarına, ruha, parapsikolojiye, reenkarnasyona, tabiata, fala, büyüye, burçlara/astrolojiye, rüyaya, cinlere, şeytana… Bunlara inananları Batı bilimi herhalde aynı başlık altında değerlendirmiş ve bir terimle sınıflandırmıştır? Bilmiyorum… Bence, aynı başlık altında ırka, komünizme, insana, paraya, mala, güce, bilime, evrende (insan benzeri) canlı varlıklar bulunduğuna iman edenleri de dahil etmeliyiz. Çünkü yine “iman” sözkonusudur ve bunlar, kanıt bulunmamasına, tersine çok sayıda aksi argümana ve kanıta rağmen, birincilere benzer olarak tezleri, görüşleri üzerinde ısrarla iman etmektedirler. Birinci ve ikinci grup aynı başlık altında iki veya daha fazla kategoriye ayrılabilir, ve (mesela çoklu iman* kombinasyonlarına göre) alt kategoriler oluşturulabilir.
Dolayısıyla, yukarıda (kabaca) iki grup halinde sınıflanan insanları “imancı” üst başlığı/terimi ile tanımlamayı (şimdilik) uygun görüyorum (“İnanç” Türkçe kökenli kelime olmasına rağmen, telaffuzu zor olduğundan “inanççı”yı değil “imancı”yı seçtim. ). İmancıların “felsefe”sine de “imancılık” diyelim.
İmancılar’ın, “bir şeye” inanma, iman etme güdülerinin temelinde meşrepleri yatmaktadır kanaatindeyim (Elbette dış faktörler (aile, çevre, eğitim…) de, göreli olarak, az veya çok etkilidir.).
Birkaç cümle de imancıların özellikleri hakkında yazalım: İmancılar belirsizliğe tahammül edemez, her şeyin mutlaka bir cevabının olmasını ister, tek boyutlu (lineer) düşünür, kendi inancı dairesindeki farklı yorumlara bile tahammül edemez, değişik görüşte olanlara saldırganlaşır, onlara karşı en acımasız, ahlak-vicdan dışı yöntemler kullanır, sorunları-sonuçları tek nedene indirger, olaylara ve insanlara “siyah-beyaz” mantığı ile bakarlar; tek başlarına yola çıkamaz, yolda gidemez, her zaman tutunacak bir dal (insan veya sebep) arar, yalnızlığa katlanamazlar; ne kadar imanlı gözükseler de hiçbir zaman ruhları teskin olmaz, sürekli huzursuzdurlar. Çünkü inandıkları, var, oluyor dedikleri şeyler aslında “hakikat” değildir; bunu “derinliklerinde” hissederler…
Elbette bu bir hipotez. Harika bir araştırma konusu. Sosyal bilimciler çok şanslı!
* “Çoklu iman”da, özünde aykırı imanlar daha çoktur. Örnek: Din-Atatürk
(Mete tunç)Sayın ahbap odanız hala halısız mı?:)

Bu verileri ortaya attığına göre sende bu süreçlerden geçmişsin anladığım kadarıyla. Ruhun teskin olmayışıda şeytanın insana fısıldaması ve onu belirsizliğe itme çabasıdır. İnsan bunları yenerse iiman etmeyi başarır.

vartor
18-11-2009, 01:57
Iman etmek sadece muslumanlara mahsus bir ruh hali degildir; Diger inanc sistemlerine mensup olanlar da kendi dinlerine iman ederler; onlarin da kendi inandiklari en dogrusu en iyisidir. bunda herhalde hepimiz, imanl imansiz hemfikiriz. Hangisinin en dogrusu oldugunu, ferdin icinde yasadigi toplum tayin eder. Bir museviye gore, hristiyanlar ve muslumanlarin dini uyduruktur. Bir hristiyana gore, musevilik dogru ama hristiyanlik en dogrusudur, bir muslumana gore, hem musevi hem de iseviler dogru ama tahrif edilmis dinlerdir. 1.5 milyar musluman mi dogrum 2,5 milyar hristiyan mi, yoksa diger dinlerin baz aldigi tevrat midir en dogrusu?1milyar hindu, ve bir o kadar budisti de unutmayalim, tabi ki onlara gore de en dogrusu kendi inandiklari.Iman ettigin her ne ise, sadece senin dogrundur mongus kardesim, birak diger imanlilari, kendi din kardeslerinin arasinda bile, iman seklinde farkliliklarin bolca oldugunu, eminim sen de gorebiliyorsun...

mitch
18-11-2009, 02:03
Umarim ugrastigina deger mitch. Bir kisi bile ogrense yine kardir; kaldi ki tum diretmelerine ragmen, verilen bilgiyi eninde sonunda dogru oldugunu farkedecek, belki de bizlerin coktan yaptigi gibi, masal kitaplarina masal diyebilecekler cikacaktir.

Yılmak yok devam. Sonunda haklı olduğumuzu anlayacaklar Hocam. :typing:

mongus
18-11-2009, 02:09
Görüyorum, görebiliyorum, yanlışı, doğruyu görebiliyorum Vartor.

Barnabas başlığımı okyabilirsin, yada barnabas incili tam metini aramaa motoruna yazıp oku.

kanıtlı ve 48 yılına ait kitaptan, bak nasıl doğrular çıkıcak karşına.

Ama yok ben böyle masallara inanmam diyorsan,karbon testi ve içindeki yazıdan m.s 48 yılına ait kitabı yalanlıyorsan, ben de seni Allah düşmanı olarak görürüm. Ayrıca bana diğer yazarların, tarihsel kitapların, bilim kitaplarının örneklemeleriyle karşıma çıkmamanı tavsiye ederim, bunu yalanlarsan.

AhbAp
18-11-2009, 02:15
Mongus,

Kuran'a baktın olmadı. Kuran'daki ayetlerin anlamlarını değiştirdin, gene olmadı. Şimdi bir incilden mi arıyorsun İslam'ın delilini?

O da olmazsa, sırada ne var?

mongus
18-11-2009, 02:22
İslam'a delil aramıyorum İslam kendini fazlasıyla ispat etti.

Bende yeteri kadar gerçek kanıt sunuyorum.

Ama siz gerçek olupta kanıtlanmış olan şeyleri bile yalanlıyosunuz.

Kuran-ı kerim ayetlerini değiştirmiyorum sadece anladığım gibi açıklıyorum.

AhbAp
18-11-2009, 02:26
İslam'a delil aramıyorum İslam kendini fazlasıyla ispat etti.

Bende yeteri kadar gerçek kanıt sunuyorum.

Ama siz gerçek olupta kanıtlanmış olan şeyleri bile yalanlıyosunuz.

Kuran-ı kerim ayetlerini değiştirmiyorum sadece anladığım gibi açıklıyorum.

İlk ve son olarak hangi gerçek kanıtı sunmuştun Mongus? Ben mi takip edemedim yoksa? Sadece başlık olarak yazar mısın, yormayayım seni bu saatte...

mitch
18-11-2009, 02:28
Ama yok ben böyle masallara inanmam diyorsan,karbon testi ve içindeki yazıdan m.s 48 yılına ait kitabı yalanlıyorsan, ben de seni Allah düşmanı olarak görürüm.

Allah düşmanı olarak mı görürsün?!!:der:

Olmayan soyutsal'ın ne gibi bir düşmanı olur ki?

Ama siz ona sormadan da birilerini düşman ilan edebiliyorsunuz ona.

Bence bizler değil... Düşmanlığı besleyen sizlersiniz. Doğruları açıklamak nezamandan beri düşmanlık sayılıyor?

Yoksa birilerini uyandırmamız işinize gelmiyor da bunu kendinize saldırı olarak mı görüyorsunuz?

Demek ki insanların gerçeği öğrenmesi sizin gibilerin işlerini bozacak!

mongus
18-11-2009, 02:52
İlk ve son olarak hangi gerçek kanıtı sunmuştun Mongus? Ben mi takip edemedim yoksa? Sadece başlık olarak yazar mısın, yormayayım seni bu saatte...

sizin sümerlilerden , tek tanrılı dine geçilme yalanı ve nice yazılar.

Hatırımda değil 400 mesajım var burda.

mongus
18-11-2009, 02:56
Allah düşmanı olarak mı görürsün?!!:der:

Olmayan soyutsal'ın ne gibi bir düşmanı olur ki?

Ama siz ona sormadan da birilerini düşman ilan edebiliyorsunuz ona.

Bence bizler değil... Düşmanlığı besleyen sizlersiniz. Doğruları açıklamak nezamandan beri düşmanlık sayılıyor?

Yoksa birilerini uyandırmamız işinize gelmiyor da bunu kendinize saldırı olarak mı görüyorsunuz?

Demek ki insanların gerçeği öğrenmesi sizin gibilerin işlerini bozacak!
MİTCH; bana şu kainatın bulunamayan yerlerinde neler olabileceğini açıklarmısın.

O görünmeyen yer ve sonsuz olduğu bahsedilen kainatta , şu çok güvendiğin bilim bunu niye bulup açıklayamadı, öyleyse o sonsuz evrende daha çok şey vardır.

senin o görünmeyen yerlerde bir şeylerin yok olabileceğini iddaa etmen bilimide yalanlamaktır.

AhbAp
18-11-2009, 02:57
sizin sümerlilerden , tek tanrılı dine geçilme yalanı ve nice yazılar.

Hatırımda değil 400 mesajım var burda.

Hmm, kaçırdığım birşey olmamış o zaman.

Senin hissiyatının ve sanrılarının ürünü olan şeyler "kanıt" ise, sözümü geri aldım. Senden kanıt falan istemiyorum.

mitch
18-11-2009, 03:23
MİTCH; bana şu kainatın bulunamayan yerlerinde neler olabileceğini açıklarmısın.

O görünmeyen yer ve sonsuz olduğu bahsedilen kainatta , şu çok güvendiğin bilim bunu niye bulup açıklayamadı, öyleyse o sonsuz evrende daha çok şey vardır.

senin o görünmeyen yerlerde bir şeylerin yok olabileceğini iddaa etmen bilimide yalanlamaktır.

Ben Evrenin görünmeyen bir yerlerinde ne olduğunu maalesef açıklayamam. Ama; sende açıklayamazsın. Çünkü; bunu sen zaten aklınla yapamayacaksın ancak Kur'anda yazsaydı bazı iddiaların olabilirdi.

Evren sonsuz da değildir. Bilim bu gün açıklayamadığını yarın kesinlikle açıklayacaktır, ve sizler de yine hazıra konacaksınız.

Bizler o görünmeyen yerlerde birşey yok diye iddia etmedik. Araştırıyoruz. Ama o görünmeyen yerlerde birşeyler olduğunu ima ediyorsanız bunu açıklayın.

Şunu untmayın ki; Evrenin çok az bir bölümünü araştırabildik.

Gökbilimci Laplace beş ciltlik Gök Mekaniği’nin bir kopyasını Napolyon’a sunar.
İmparator kitabın yapraklarını hızla çevirir;
“Bu koca kitabı evrenin yaratıcısından bir kere bile söz etmeden yazmışsın, öyle mi?” der.
“Öyle bir varsayıma hiç ihtiyacım olmadı, efendim” der Laplace .

Siz ise Bilim'e; Bir zamanlar ülkenin birinde bir kral yaşarmış” diye başlayan masal gibi yaklaşıyorsunuz. Geçmişe dair ise Tanrının zihnini okuyorsunuz.

Peki gelecek için neden Kıyametten başka şeyler düşünemiyorsunuz?

mongus
18-11-2009, 03:39
Yarın kesinlikle açıklayacaktır. ya açıklayamazsa. Kuran-ı kerim, zaten bunun yapılamayacağını bildirmiş, göğü yıldızlarla donattıki, insanğlu ve cinler oyalansın orda diye.bir şey bulmak isterlerse bulamasınlar diye diyor.

madem iddaa etmiyorsun , ne diye tanrı olamaz diye iddaa ediyorsun, onu anlamış değilim. şimdi bu evrende her geçen gün gezegenler, galaksiler keşfedilirken, nedir bu tanrı kersinlikle yoktur iddası.

Tanrı gerksinimi duymayan araştırmacının yaklaşımı normal. çünkü insan araştırır, öğrenir, bir iş olarak bunu algılayabilir.

kimi bir deha sayesinde bir sistem kurulduğunun kanıtına varır. kimide bir iş olarak, bir meslek olarak görür, ama tanrıya yormaz. Fakat bir dahi düzeni olduğu , tek bir insanın, yada 1 kaç kişinin, varsayıma ihtiyac duymamasıda bir kanıt değildir.çünkü bilgileri bulmuştur. Tanrıyı somut olarak göremez, sadece düzeni, sistematiği bulur. ama aklı yatmayabilir.muhakkak ki bir düzen bir sistematik varsa , bunun bir deha sahibi vardır.

Kıyamet neden gelmesin, sen bana bir gök taşının dünyaya çarpmamasını garanti edebilirmisin. Şu ana kadarda dünyayı yok eden bir olay olmadı , fakat bilimin gözlemi bir göktaşı dünyayı yok edebilir. şu ana kadarda bu olmadıysa , düzen iyi işliyo demektir.

vartor
18-11-2009, 04:48
Görüyorum, görebiliyorum, yanlışı, doğruyu görebiliyorum Vartor.

Barnabas başlığımı okyabilirsin, yada barnabas incili tam metini aramaa motoruna yazıp oku.

kanıtlı ve 48 yılına ait kitaptan, bak nasıl doğrular çıkıcak karşına.

Ama yok ben böyle masallara inanmam diyorsan,karbon testi ve içindeki yazıdan m.s 48 yılına ait kitabı yalanlıyorsan, ben de seni Allah düşmanı olarak görürüm. Ayrıca bana diğer yazarların, tarihsel kitapların, bilim kitaplarının örneklemeleriyle karşıma çıkmamanı tavsiye ederim, bunu yalanlarsan.
Guzel kardesim, benim yazdigimi herhalde okumadan cevapladin, ya da anlamadin demek istedigimi. kimin umurunda barnabas ve peter veya yuhanna ya da digerleri... ben sana imandan bahsediyorum. iman eden herkes icin kendi inandigi dogrudur diyorum, sen ne anliyorsun. Hakikaten baska lisan konusuyor gibiyiz, siz on kelimeden birini ancak anliyorsunuz benim lisanimdan.Yaw mongus, bilmem dunyanin yasini 4'5 milyar yil civarinda tahmin edildigini biliyor musun? Bu surede dunya az meteor bombardimanina ugramadi ve kanitlari da mevcut
Insanin dunyada ortaya cikmasi, yani sizin deyiminizle yaratilis, kainatin yasini bir sene olarak dusunursek, insan birkac dakikalik bir sureci kapliyor bu zaman biriminde. Bir an gozunu kapa ve dusun; herseyin yaraticisi bir tanri, elinde sihirli degnek, ol dedikce oluyor, ve alti gunde kainat ve insani yaratiyor. ama kainat ile insan arasinda 6 gun degil, 14'5 miyar sene fark var. Bir insan olarak kendini biraz fazla onemli goruyorsun bana kalirsa,bir zerre bile degil koca dunya kainatin buyuklugune kiyasla.

mongus
18-11-2009, 04:58
O 6 gün ,bildiğin 6 gün değil, bunun hakkında 6 evre dniliyor.

zaten bizim yaşama zamanımızda 1000 yıl, Allah katında 1 gün.BU da 6000 yıl yapar bizim zamanımızla.

yani iş bizim tahminimiz gibi değil.Dünya 4.5 milyar yaşında olabilir.Ama insanlık tarihi 10000 bilemedin 15000 yıllık.

biz yavaş varlıklarız. mesela sen bi yunus kadar hızlı yüzemessin, yada çita kadar hızlı koşamassın, her varlığın hızı, zaman hızına göredir.

cinlere inanmıyosun biliyorum, ama ben sana şunu söylüyüm, o cinler, sen gözünü açıp kapayna kadar aya çıkar. öyle hızlılar, sen imana gelsen belki bunları görebilirsin.

ulpian
18-11-2009, 06:05
yani iş bizim tahminimiz gibi değil.Dünya 4.5 milyar yaşında olabilir.Ama insanlık tarihi 10000 bilemedin 15000 yıllık.

sayın mongus,

işte bu gibi ifadeleriniz yüzünden (de) ciddiye alınmıyor, ondan sonra da bizlere kızıyorsunuz. :)

yine de saygılarımla

proximo
18-11-2009, 12:54
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

mitch
18-11-2009, 13:20
O 6 gün ,bildiğin 6 gün değil, bunun hakkında 6 evre dniliyor.

Sayın mongus; Evre'nin ne demek olduğunu verdiğim videoya bakarak daha iyi anlarsınız:
http://www.youtube.com/watch?v=afp3N5oh00U&feature=player_embedded#


yani iş bizim tahminimiz gibi değil.Dünya 4.5 milyar yaşında olabilir.Ama insanlık tarihi 10000 bilemedin 15000 yıllık.

Sayın mongus verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler. Bizleri oldukça aydınlatıyorsunuz doğrusu. :help:

Fakat bilgilerimizi tazelemek, aklımıza mukayyet olmamız gerekirse; sizin bu anlattıklarınıza itibar etmememiz gerekiyor. Çünkü; Bilim insanlık yaşı için ne demiş bir bakın: İki milyon yılı aşkın bir süredir evrimeşen insanın kültürü içerisinde ölülerini gömme davranışı yaklaşık ellibin yıl öncesine rastlamaktadır.

Bilim ve Teknik Dergisi / Kasım 1993

zaten bizim yaşama zamanımızda 1000 yıl, Allah katında 1 gün.BU da 6000 yıl yapar bizim zamanımızla.

yani iş bizim tahminimiz gibi değil.Dünya 4.5 milyar yaşında olabilir.Ama insanlık tarihi 10000 bilemedin 15000 yıllık.

Bunları Allah'ın yanından gelmiş biri olarak mı yoksa Kur'anda yazdığı için mi söylüyorsunuz? Bize bu konudaki kanıtlarınızı lütfen gösteriniz.


biz yavaş varlıklarız. mesela sen bi yunus kadar hızlı yüzemessin, yada çita kadar hızlı koşamassın, her varlığın hızı, zaman hızına göredir.


Evet böyle canlılar var ama benim bildiğim kadarıyla onun adı da "Kuala" oluyor. İnsanları Kuala'larla karıştırdınız heralde!

cinlere inanmıyosun biliyorum, ama ben sana şunu söylüyüm, o cinler, sen gözünü açıp kapayna kadar aya çıkar. öyle hızlılar, sen imana gelsen belki bunları görebilirsin.

Siz bu sözleriniz karşısında iyi olduğunuzu iddia edebilirmisiniz?

Bu ay'a çıkanlar derken sanırım Amerikalıları kast ediyorsunuz?

Çevremde bir sürü imana gelmiş Müslüman kişiler var. Bunların çoğunluğu da Hanefi mezhebinden. Ve bu kişiler asla sizin gibi konuşmuyorlar. Yoksa siz Allah'ın özel yarattığı bir canlımısınız? Tüm bu iddialarınızın kaynağı nedir. Kur'an derseniz bana bununla ilgili bir ayet göstermeniz gerekecek. Yoksa sizin için kaygılanmaya başlayacağım(!) :typing:

AhbAp
18-11-2009, 14:41
cinlere inanmıyosun biliyorum, ama ben sana şunu söylüyüm, o cinler, sen gözünü açıp kapayna kadar aya çıkar. öyle hızlılar, sen imana gelsen belki bunları görebilirsin.

Sen imana geldin Mongus. Göz kırpma hızında cinlerin aya çıkışlarını görebiliyor musun?

vartor
18-11-2009, 14:53
Ah mongus, vah mongus;
Imanin insani ne hallere soktugunu ibret-i alem icin senin iletilerinle ispat edilebilir, ama maalesef imanli kardeslerin bile guluyordur bu yazdiklarina..

Sword of Allah
18-11-2009, 17:52
http://www.turandursun.com/forumlar/images/avatars/avatar6228_1.gif (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=6228) AhbAp (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=6228) http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/statusicon/user_online.gif
Yazar
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 248


http://www.turandursun.com/forumlar/images/icons/icon1.gif
Klasik bir "yeni müslüman üye" tarzı...

Şu açıdan ki, gayrimüslim olmayı Kuran okumamış olmaya bağlıyor, öyle varsayıyor. Sanki araştırmalarımızı yaparken, Kuran'a da bir göz atmak aklımıza hiç gelmiyor. Oysa bırakın "bir göz atmayı", Kuran'dan ve fazlasından çok iyi haberimiz var.

O nedenle, "leblebiden kule" yaparak abesle iştigal edeceğine, genel forum başlıklarına bakarak, müslüman arkadaşlarımızın inatla cevap vermekten kaçındığı konulara bir göz atmanı, varsa bir cevabın, kaynaklara dayanan karşı tezlerin, sunmanı tavsiye ederim. Tabi bunu da yapmadan önce, üslubunun ne olacağına da karar vermelisin. Zira bu üslupla cevap alabileceğini sanmıyorum.

Youtube ve çeşitli sitelerden sen ve senin gibi Kuran'a sadece bir bakıpta Kuran hakkında herkesten fazla bilgisi olduğunu sanan hatta Allah hakkında ve onun mucizleri hakkında bir çok şeyi haşa Allahtan iyi bildiğini sanan bikaç kişi ile tanışmıştım.Hatta bu site menşeili bikaç videoyada göz atmak gafletinde bulundum.Kuran'da geçen Cebrail veya Peygamber Efendimizin göğe yükseliş ve inişleri hakkında aslında ufacık kapasitesi olmasına rağmen yorum yapan birçok insan var.Sanıyorum sende onlardansın.Hani üç beş kelime ezberletilmiş sonrada sizlerden çok biliriz biz o Kuranı diyenlerden...
Sonra sen kim oluyorsunda sanki ortaya bir tez atmışta o tezde kimse tarafından çürütülemiş biri gibi bana ortaya tez koy diyorsun?Kuran ve Allah yüzyıllarca okunacak hakiki TEZ konusudur.Aç oku!
Heee şu müslümanların cevap vermekten çekiniyor dediğin konuları Allah aşkına bir bana gönder saatlerce yazışalım senle...Sanmıyorum ya burdaki hiçbir müslümanın Kuran ve Allaha ve Peygamber efendimize isnat edilen yalanlara cevap veremicek kadar aciz olduğunu ama!Hani senin gönlün olsun.
Ayrıca üslübumdan hoşnut değilsen beni kendine ne muhatab alıyorsun be adam???diye sorarlar adama...

AhbAp
18-11-2009, 18:29
http://www.turandursun.com/forumlar/images/avatars/avatar6228_1.gif (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=6228) AhbAp (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=6228) http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/statusicon/user_online.gif
Yazar
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 248


http://www.turandursun.com/forumlar/images/icons/icon1.gif
Klasik bir "yeni müslüman üye" tarzı...

Şu açıdan ki, gayrimüslim olmayı Kuran okumamış olmaya bağlıyor, öyle varsayıyor. Sanki araştırmalarımızı yaparken, Kuran'a da bir göz atmak aklımıza hiç gelmiyor. Oysa bırakın "bir göz atmayı", Kuran'dan ve fazlasından çok iyi haberimiz var.

O nedenle, "leblebiden kule" yaparak abesle iştigal edeceğine, genel forum başlıklarına bakarak, müslüman arkadaşlarımızın inatla cevap vermekten kaçındığı konulara bir göz atmanı, varsa bir cevabın, kaynaklara dayanan karşı tezlerin, sunmanı tavsiye ederim. Tabi bunu da yapmadan önce, üslubunun ne olacağına da karar vermelisin. Zira bu üslupla cevap alabileceğini sanmıyorum.

Youtube ve çeşitli sitelerden sen ve senin gibi Kuran'a sadece bir bakıpta Kuran hakkında herkesten fazla bilgisi olduğunu sanan hatta Allah hakkında ve onun mucizleri hakkında bir çok şeyi haşa Allahtan iyi bildiğini sanan bikaç kişi ile tanışmıştım.Hatta bu site menşeili bikaç videoyada göz atmak gafletinde bulundum.Kuran'da geçen Cebrail veya Peygamber Efendimizin göğe yükseliş ve inişleri hakkında aslında ufacık kapasitesi olmasına rağmen yorum yapan birçok insan var.Sanıyorum sende onlardansın.Hani üç beş kelime ezberletilmiş sonrada sizlerden çok biliriz biz o Kuranı diyenlerden...
Sonra sen kim oluyorsunda sanki ortaya bir tez atmışta o tezde kimse tarafından çürütülemiş biri gibi bana ortaya tez koy diyorsun?Kuran ve Allah yüzyıllarca okunacak hakiki TEZ konusudur.Aç oku!
Heee şu müslümanların cevap vermekten çekiniyor dediğin konuları Allah aşkına bir bana gönder saatlerce yazışalım senle...Sanmıyorum ya burdaki hiçbir müslümanın Kuran ve Allaha ve Peygamber efendimize isnat edilen yalanlara cevap veremicek kadar aciz olduğunu ama!Hani senin gönlün olsun.
Ayrıca üslübumdan hoşnut değilsen beni kendine ne muhatab alıyorsun be adam???diye sorarlar adama...

İlginç bir alıntı şekli... İlk önce yazının son kısmına bakınca, bir an "Ben bunları ne zaman yazdım yahu?" diye şaşırdım. :)

Üslubunda hiçbir değişiklik yok. Tekrarı halinde son cümleni dikkate alıp muhatap kabul etmeyeceğimden emin olabilirsin.

Şimdi bir kişiyi veya bir konuyu tartışmadan önce, o kişi veya konu hakkında veri toplamak akıllıca olur. Böylece söylediklerin ezberden olmaz, havada kalmaz.

Benim Kuran'ı "şöyle bir" okuduğumu nereden biliyorsun? İslam hakkında ne kadar bilgiye sahip olduğumu nereden biliyorsun? Bana birkaç şeyi kim ezberletti, onun adını neden vermiyorsun?

BUnlar hakkında hiçbir fikrin yokken, tam da dediğim gibi ezberden ve varsayımsal olarak konuşursan, söylediklerinin bir anlamı olmaz. Üstüne şu üslubunla iyice itici oluyorsun.

"Aç oku!"... Merak etme; öylesine değil, bir kere değil, ezberletilerek değil. Çokça okudum Kuran'ı. Bu sitede karşıt argümanlar sunan arkadaşlar da öyle. Zira, bir kitap okuyup, onu hafızaya alıp "bu böyleymiş" diye iddia zinciri sunan kişiler değiliz. O halde, zaten Kuran'dan başka referans tanımayan kişilerden bir farkımız kalmayacağı için eleştiri hakkımız da olmazdı.

Önce, karşındaki kişinin kim olduğunu bilmeden (ve de kim olursa olsun), ezberden bir değer belirleyip canının istediği gibi hitap etme hakkın yok. İkincisi, konular hakkında bilgi sahibi olmadığını düşünüyorum çünkü "neredeymiş o başlıklar?" diye soruyorsun, bunları da bir araştır. İslam forumu, Mucize forumu bunlarla dolu. Üçüncüsü, cevap vermeyen arkadaşlarımızın cevap vermekten kaçındıklarını söyledim, sen onlara bile aciz göndermesi yapıyorsun. Cevap verememek acizliğin göstergesi değildir. İnsan araştırarak ve öğrenerek bilgisizliğini giderebilir. Kimseye böyle yaftalar yapıştırmanın veya cevap verememe durumunun acizlik göstergesi olduğunu söylemenin alemi yok. Kimse "Sorun, söyleyelim" köşesi değil.

Sen yeni üyesin. Başlıklardan çok haberin olmayabilir. Öncelikle bunlara bir göz atmanı tavsiye ederim. Sıklıkla cevap vermekten imtina edildiğini veya cevap verebilmek adına Kuran ayetlerinin dindaşların tarafından nasıl değiştirildiğini göreceksin. Bunlar hakkında tartışmak istediğin konu olursa, gerek o başlıkta veya kendi argümanlarını ortaya koymakla başlayabileceğin bir başlık aç, fikri olanlar dahil olacaktır meseleye.

Ama, "Hooop lan ben geldim! Ne oluyor burada?" diye bağırıp kapıya bir tekme vurarak içeri girme misali davranışlarda bulunursan, muhatap bulman biraz zor olacak.

Kaynaklara dayanan, eleştirisel ve yapıcı tarzı benimseyen ve saygılı bir üslup içerisinde tartışma taraftarıysan sorun yok. Ama benzeri bir tutumda, benden bir cevap daha almayacağından emin olabilirsin.

kuranyeter
18-11-2009, 19:10
ulpian yazdı,
Müslümanların da ezici çoğunluğu -diğer bütün dinlerin mensupları gibi- araştırarak sonradan müslüman olmuş değil, inancını içine doğduğu toplumun sosyal gerçekliği olarak devralmış durumda.

merhaba ulpian,

sevgili süper moderetör,yapmış olduğunuz tespite katılıyorum ama yapmış olduğunuz tespit sonucu kendilerine müslüman diyen bu aileden görmecilerin sence ALLAH katında müslüman olarak görüldüğü anlamımı çıkıyor,acaba aileden görme bu müslümanların aslında müslümanlıkla hiç alakası olmayan bir topluluk olduğu allah katında onaylanmışsa o zaman müslümanlığa bakış açınız değişebilirmi,bu konuda samimi bir cevaz ile kaldığımız yerden devam ederiz.

selamlar

mongus
18-11-2009, 20:22
Arkadaşlar cin konusunda ben gördüğümü söylüyorum.

Kimsenin gülüp gülmemeside hiç önemli değil brnim için.

İnsanlık tarihi, bulunan insan fosillerinden kaynakılı, en fazla 9000- 10000 yıllık fosiller var.

ulpian
18-11-2009, 20:23
merhaba ulpian,

sevgili süper moderetör,yapmış olduğunuz tespite katılıyorum ama yapmış olduğunuz tespit sonucu kendilerine müslüman diyen bu aileden görmecilerin sence ALLAH katında müslüman olarak görüldüğü anlamımı çıkıyor,acaba aileden görme bu müslümanların aslında müslümanlıkla hiç alakası olmayan bir topluluk olduğu allah katında onaylanmışsa o zaman müslümanlığa bakış açınız değişebilirmi,bu konuda samimi bir cevaz ile kaldığımız yerden devam ederiz.

selamlar


sayın kuranyeter,

tespitinize ben de katılıyorum, bugün (hele Türkiye'de) ''ben müslümanım'' diyenlerin büyük çoğunluğunun Kuran'daki İslamla pek bir ilgisi yok.

Bu insanların bence ''Allah katında da müslüman sayılıp sayılmadıklarını'' sormuşsunuz. Fakat ben bu soru için yanlış mutahabım. :) Tanrı'nın, hele hele Kuran'daki Allah'ın varlığına inanmıyorum. Varlığını kesin veya en azından muhtemel kılacak yeterli delil, sebep, gerekçe veya argüman göremiyorum.

İkinci olarak anladığım kadarı ile, müslümanların gerçek, yani Kuran'daki İslam'ı yaşaması durumunda, bakışımın değişip değişmeyeceğini sormuşsunuz. Hayır, değişmezdi. Çünkü ben sizin, müslümanların çoğunun Kuran'daki İslamla pek ilgisi olmadığı tespitinize katılıyorum. Ve fakat ''iyikine de böyle'' diye düşünüyorum. Çünkü Kuran'daki İslam çok daha katı, adaletsiz, çağ-dışı, akıl-dışı ve itici geliyor bana.

saygılarımla

burkay
19-11-2009, 21:58
ulpian evet haklısın şu an türkiyede yaşıyan ve ben müslümanım diyenlerin islam ile kuran ile pek alakası yok ..
çünki islamı ve allahı ve kuranı bilmiyorlar .. örneğin sen nüfüs cüzdanında müslüman yazıyor ama müslümanlık ile alakan yok ..

ben de derimki türkiyede yaşıyan ateistler arasındada ateistliği yaşıyan çok az insan var :)))

çünki ateist olan dürst dür kıvırgan değildir ..

toplum içinde ben ateistim diyen çok az ateiste rastladım ...

sevgiyle kal ..

mongus
19-11-2009, 22:08
Arkadaşlar; müslüman olmak için hatim indirmeye gerek yok,

kelimei şehadet getiren müslüman olur, sonra islamı öğrenen öğrenir, ona göre yaşar, ibadet eder. İbadet etmeyenlerde salih amellerle yoluna devam eder.

Dediğim gibi islam tevhid diidir, Tevhid adı altında işlenen her sevap hanene yazılır, günahlarda af ve tövbe yoluna gidlip affettirilebilir. İslam geniştir. Siz kafanızda kapatıyosunuz sadece.

mitch
19-11-2009, 22:21
Arkadaşlar; müslüman olmak için hatim indirmeye gerek yok,

kelimei şehadet getiren müslüman olur, sonra islamı öğrenen öğrenir, ona göre yaşar, ibadet eder. İbadet etmeyenlerde salih amellerle yoluna devam eder.

Dediğim gibi islam tevhid diidir, Tevhid adı altında işlenen her sevap hanene yazılır, günahlarda af ve tövbe yoluna gidlip affettirilebilir. İslam geniştir. Siz kafanızda kapatıyosunuz sadece.

Peki sayın mongus; ben şu anda kelimei şahadet getirsem Cin'leri görebilirmiyim? Çünkü yanılmıyorsam her Müslüman Cinleri görebiliyor. Sizde diyorsunuz - her kelimei şahadet getiren Müslüman olabilir diye.

Ayrıca; bize gördüğünüz Cin'leri tarif edebilirmisniz? Ne maçla size yaklaşmışlardı? Veya tesadüfen mi görmüştünüz?
Saygılar.

mongus
19-11-2009, 22:37
sayın Mitch, sana müslüman olursan cinleri görürsün garantisi veremem, çünkü ben gaybı bilemem, büyücü fian da değilim.

Kelime-i şehadet gerçekten kalbinden gelerek , dilinle teyid edersen müslüman olursun.

Gördüğüm cin olayıysa şöyle, yani ben buna cin diyorum.

2 sene önce tam uyuycaktım, yani daha tam uykuyla, uyanıklık arası, bir anda kendimi

eski manitanın evinin bahçesinde buldum, o evin penceresine bakıyordum, ay dolunaydı. o anda uykudan uyanıp yatağımın solundaki büyük pencereye baktım, siyah bi insan siliüeti, ama insanın 4 -5 katı büyüklükte , bana doğru havadan geldi.

onu görmem kafamı çevirip bakıyım dedim. bi anda sağ ayağımın dışından 1 saniye gibi kısa bi sürede sürünüp boğazıma baskı uyguladı.5-6 saniye sonra bıraktı. tabi o sana değdikten sonra hareket edemiyosun, sesin çıkmıyo.bıraktıktan sonrada odamdan ayı görüyorum, ayda 2 delik var. sonra kalkıp ışığı yaktım, 2 saat sonra da uyudum.

proximo
19-11-2009, 22:42
sayın Mitch, sana müslüman olursan cinleri görürsün garantisi veremem, çünkü ben gaybı bilemem, büyücü fian da değilim.

Kelime-i şehadet gerçekten kalbinden gelerek , dilinle teyid edersen müslüman olursun.

Gördüğüm cin olayıysa şöyle, yani ben buna cin diyorum.

2 sene önce tam uyuycaktım, yani daha tam uykuyla, uyanıklık arası, bir anda kendimi

eski manitanın evinin bahçesinde buldum, o evin penceresine bakıyordum, ay dolunaydı. o anda uykudan uyanıp yatağımın solundaki büyük pencereye baktım, siyah bi insan siliüeti, ama insanın 4 -5 katı büyüklükte , bana doğru havadan geldi.

onu görmem kafamı çevirip bakıyım dedim. bi anda sağ ayağımın dışından 1 saniye gibi kısa bi sürede sürünüp boğazıma baskı uyguladı.5-6 saniye sonra bıraktı. tabi o sana değdikten sonra hareket edemiyosun, sesin çıkmıyo.bıraktıktan sonrada odamdan ayı görüyorum, ayda 2 delik var. sonra kalkıp ışığı yaktım, 2 saat sonra da uyudum.
Peki bi hadiste peygamberiniz ''Kemiklerle taharet yapmayınız'' buyurmuştur,zira kemikler cinlerin yemeğidir demiştir.Bu bağlamda cinlerin sindirim sistemi nasıldır,nasıl çalışıyordur,bilgi verirmisin sayın mongus.

mongus
19-11-2009, 23:03
Onu hiç bilmiyorum be Proximo, Ama cinler dumansız ateşmiş, belkide kemikleri yakıp, yakıt olarak kullanıyo olabilirler, biraz komik ama bi tahmin sadece.

Bu konu çok farklı bişey. Ona hiç şahit olmadım, ama yıllar önce bi çöplükte cin gördüğünü yazan biri vardı bi gazetede.

mitch
19-11-2009, 23:26
=mongus;261740sayın Mitch, sana müslüman olursan cinleri görürsün garantisi veremem, çünkü ben gaybı bilemem, büyücü fian da değilim.

Kelime-i şehadet gerçekten kalbinden gelerek , dilinle teyid edersen müslüman olursun.

Gördüğüm cin olayıysa şöyle, yani ben buna cin diyorum.

2 sene önce tam uyuycaktım, yani daha tam uykuyla, uyanıklık arası, bir anda kendimi

eski manitanın evinin bahçesinde buldum, o evin penceresine bakıyordum, ay dolunaydı. o anda uykudan uyanıp yatağımın solundaki büyük pencereye baktım, siyah bi insan siliüeti, ama insanın 4 -5 katı büyüklükte , bana doğru havadan geldi.

onu görmem kafamı çevirip bakıyım dedim. bi anda sağ ayağımın dışından 1 saniye gibi kısa bi sürede sürünüp boğazıma baskı uyguladı.5-6 saniye sonra bıraktı. tabi o sana değdikten sonra hareket edemiyosun, sesin çıkmıyo.bıraktıktan sonrada odamdan ayı görüyorum, ayda 2 delik var. sonra kalkıp ışığı yaktım, 2 saat sonra da uyudum.Ben bu şekilde görmüş olabileceğinizi tahmin etmemiştiim doğrusu.
Sanıyordum ki;size bir şekilde yardım etmek için gelmiş olabilir. Çünkü ; gördüğünüz bir hayal değilse mutlaka bir amaç için gelmiş olmalı. Bu durumda siz Şeytanlardan olan Cinlerden bahsediyorsunuz ki; benim de bu konuda meraqkım şu yöne kaydı; O, halde Cin'ler sebepsiz yere, ve üztelik te savunmasız insanlara (Çünkü onlar görünmeden işlerini görebilirler dolayısı ile insanlara karşı bir çok üstünlükleri olmalı, bu durumda da insanlar onlara karşı çok savunmasız diyebiliriz) yaklaşıp zarar verebiliyorlar!

Tekrar şunu soracağım; peki Allah bu durumda insanlara Cin'lere karşı kullanmaları için bir savunma aracı olarak hiç bir şey öenermiyor mu? Çünkü; insanların çok zor durumda kalacağı gayet açık. Mesela orada diyorsunuz ki; boğazıma sarıldı! Eee o halde sizi öldürmesi işten bile değil.

Ama sizi öldirmesi için bir sebebi olması gerekmez mi? Yani burada gerçekten dumur olmuş durumdayım. Korkunç birşey bu. Kaldı ki karanlıkta bile doğru dürüst göremezken bir de kendini kamufle edebilmiş olması Cin'lerin insanlara istedikleri an zarar verebilmesi çok basit.

Ve sanırım onların size zarar vermesini önlemek için onlara karşı bir suç işlemeye de gerek yok. Canı sıkılan insanlara saldırabiliyor. Bu durumda insanların hiç şansı kalmıyor. Bence Allah buna karşı insanlara da savunma aracı vermiş olması gerekirdi.
Sanırım bu konu okadar da basit değil.
Saygılar.

mongus
19-11-2009, 23:47
Mitch; savunma olarak evinde veye gün boyu temiz olup, temizliğine dikkat etmen gerekir ve Ayet-el kürsi'nin okunması gerekir, ben okumuyorum, ama temizliğime dikkat etmeye çalışıyorum. Yani temiz olmadan yattığın zaman bide karanlıktaysan seni rahatsız etme durumları var.Muhtemelen seni rahatsız edende temiz olmayan yada kötü bir cin olabilir.

Dediğin gibi onlar bizi evimizde görebiliyor, hemde görünmeden,belki Allah tarafından gönderilen uyarıcı bir zebani de olabilir bunlar.

Seni öldürme lüxüne sahip değiller, anacak seninm canını Azrail yada yardımcı melekleri alabilir ki bunu zaten idrak edersin , ozamanda zaten ölmüş olursun.

Dediğim gibi Belki bir uyarıcı zebaniydi,çünkü bilincin açık , acı çekiyosun,ne kımıldıyosun nede sesin çıkıyo, yani bi nevi kısa ölüm gibi.bir ceza şekli.

Ben geçenlerde , semavi dinlerin ,sümerlerden geldiğine karşıt yazılarda , ölüm hakkında yazmıştık, dedimnki filistinli, Irak'lı çocuklar ölüyo, ben de onlar müslüman olduğu için şehit oluyo dedim.Ölüm safhasını bilmediğimiz için acısının nasıl olduğunu bilemeyiz. Ancak, ölüm acısının safhalarının, en düşüğü teryağından kıl çekme gibi denir. Diğerleri insan yaşayış şekline göre değişir.

Yani masum insanların fazla acı çektiğini sanmıyorum. şu benim yaşadığım olay çok fazla acı çekmeden felce uğramak gibi birşeydi. Bir çocuğun üzerine düşen bombanın ona ne kadar acı verdiğini bilemeyiz. çünkü şu yaşadığım olaydaki gibi vücut felç edilip acı hissettirilmeyebilir.

Anlatabildiysem ne mutlu.

mitch
20-11-2009, 00:02
Sanırım sizin düştüğünüz duruma uyku felc'i deniyor.

Bence şu lik'i bir okursanız belki size yardımcı olabilir. Çünkü ben herşeyin bilimsel bir açıklaması olduğuna eminim.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Uyku_felci

Bu arada konu gerçekten çok saptı. İsterseniz bir başlıkta tartışalım bunları.

mongus
20-11-2009, 00:09
Sanırım sizin düştüğünüz duruma uyku felc'i deniyor.

Bence şu lik'i bir okursanız belki size yardımcı olabilir. Çünkü ben herşeyin bilimsel bir açıklaması olduğuna eminim.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Uyku_felci

Bu arada konu gerçekten çok saptı. İsterseniz bir başlıkta tartışalım bunları.

Baktım da, sana bu kadar bunu anlatmak için boşuna parmak yormuşum

Neyse Mitch.

mitch
20-11-2009, 00:14
Ama anlattığınızın tümü Uyku felci verilerine uyuyor.
Sizi yorduysam özür dilerim. Benim başıma gelmediği için bilemiyorum tabii. Fakat hiç değilse sizden bilgi almış oldum.
Teşekkürler.

mongus
20-11-2009, 00:16
O bilime göre uyku felci, bizlere göre, insanlara göre bir cin yada uyarıcı, çünkü ben sana anlattığım silüeti herkes anlatmaz., ve onun geldiği zaman bambaşka bir boyuta giriyosun onuda söylüyüm. felç filan değil yani.

Öyle bi felç yok.

vartor
20-11-2009, 15:39
Bir de uyusturucu kullananlarin cinlerle arasi iyi oldugunu duymustum; Peki senin cin diye iddia ettigin goruntu, uyku felci neden olamaz? Ustelik allah, boyle yaratiklar yollayarak, imtihan kurallarini bozmus olmaz mi dersin?

mongus
20-11-2009, 16:28
imtihan'ın anlamı niye kalmasınki, sana bir uyarıcı gelip , dünya dışı bir varlık olduğu gösteriliyorsa , daha çok Allah'a yönelebilirsin.

vartor
21-11-2009, 01:49
Kendini gosterse allah, cin yerine, o zaman herkes inanir degil mi? Hani amac imtihandi, hani gormeden inanmak gerekiyordu? Kendini gostersin diyenlere, imtihan diyen de sizsiniz, cin gorerek inancinizi pekistiren de...

mongus
21-11-2009, 15:18
Ben görmedende inanıyodum sayın vartor.

saroz
21-11-2009, 17:04
Ben görmedende inanıyodum sayın vartor.


Zaten inanıyorken neden uyarıldın? Yoldan çıkmak üzeremiydin yoksa:)

mongus
21-11-2009, 18:29
Kendine gel uyarısı olabilir.

Ki-Adi
27-11-2009, 23:41
"Allah varlığını kesin olarak bildirseydi imtihanın anlamı kalmazdı " diyen müslümanların %99'u evrime karşı çıkıp canlıların tek tek Allah tarafından yaratıldığını ve hatta bununda %100 kanıtlanmış olduğuna inanırlar.

Eğer canlıların Allah tarafından yaratılmış olduğu %100 kanıtlamışsa böyle yaparak Allah varlığının kesin olarak bildirmiş olmuyor mu?

Gönderildiği iddia edilen kitapları, peygamberleri geçtim onların üstüne tartışma yapılır fakat canlıların oluşumu üzerine şu anda tartışabileceğimiz iki başlık var. Birincisi evrim yolu ile türler arasın geçiş İkicisi ise Allah tarafından teker teker aralarında hiç bağlantı veya geçiş olmadan yaratılmış olması.

Bu ikisi dışında benim bildiği herhangibir canlılar üzerine bir tez yok. Uzaylılar filan gibi konuları saymıyorum çünkü uzaylıda sonuçta bir canlı ve elbet bir şekilde olmuşmuş olmalı.

Aslında bu ikisine üçüncü bir tez ekleyebiliriz bunda ikisinin ortak karışımı olan Tanrının canlılığı evrimle yaratmış olma durumu. Fakat bu durumda bahsi geçen Tanrı, İbrahim dinlerinin Tanrılarından farklı bir tanrı olmak zorundu kalıyor çünkü İbrahim dinlerinin Tanrısı canlıları kendisinin yarattığını bunuda evrimle yapmadığını açık açık söylemektedir.

Bu durumda da Evrimi tanrı kavramından bağımsız olarak ele alırsak ortada iki ana görüş kalıyor o da evrim ve yaratılış. Yeni bir tez ortaya atıladığı sürece bu iki tezden biri doğru diğer yanlış olmak durumundadır.

Evrim yok ise Yaratılış görüşü doğru olur ve böylece Allah varlığını Yaratılışla kesin olarak bildirmiş olur bunda imtihanın anlamı kalmazdı argümanına ters düşer.

Yani Allah bir taraftan ben kendi varlığımı kesin olarak bildirmem derken diğer yandan alın size yaratılış ben varlığımı kesin olarak bildiriyorum demektedir.

Allaha inananlar ve Dünya hayatının bir imtihan olduğunu düşünüyorsanız bu durumda Yaratlışı değil evrimi kabul etmek zorundadırlar aksi halde imtihanın bir anlamı kalmıyor.

SULTAN
29-11-2009, 11:32
bu ince bir yazı.
üzerinde uzun uzun düşünmek gerek.
bir kere şu gerçektir ,Allah(c.c.) isterse hepimizi müslüman yapar ama sınavın anla mı kalmaz.!!!

ama dikkat etmek gerek bu her kişi için mi geçerli?mesela firavun başına gelen onca şeyden sonra yinede yolundan dönemedi...yani içinde bir kibir birikmişti.ama doğar doğmaz mucizelerle donatılsaydı islam ı kabul ederdi...ama kibir olunca artık ne olursa olsun OLMUYOR KİŞİ DEĞİŞMİYOR...!!!!!

mitch
29-11-2009, 12:01
bu ince bir yazı.
üzerinde uzun uzun düşünmek gerek.
bir kere şu gerçektir ,Allah(c.c.) isterse hepimizi müslüman yapar ama sınavın anla mı kalmaz.!!!



Yanılıyorsunuz sayın Sultan. Sizin levh-i mahfuz'dan haberiniz olmadığı açık.
Siz de ömrünüzün sonuna kadar Müslüman olduğunuzu kimseye garanti edmezsiniz. Kendinizi yırtsanız Allah levh-i mahfuz'a ne yazdıysa o olacaktır.

Siz bunun üzerinde uzun uzun düşünün. Hem herkesten fazla sizin düşünmeniz gerek.
Allah taa başından yapacağını yapmıştır. Yani kimsenin yağcılık yapmasına gerek yok. İsterseniz ağzınızla kuş tutun en kral Müslümanınız bile yarın Allah'ın huzuruna çıktığında de get "kafir" olarak karşılanabilirsiniz (!):biggrin1:
Kafiristan'a :welcome:
Siz bence hayatınızı yaşamaya bakın yoksa sonunda!!!!!:frusty:




Levh-i mahfuz ne demektir?

Levh-i mahfuz,olmuşların ve olacakların, zamandaki bütün anların ve mekandaki bütün varlıkların, kısacası, her şeyin yazılı bulunduğu bir İlâhî muhafaza levhası; İlahi ilmin aynası, kaderin defteri, kâinatın programıdır.

SULTAN
29-11-2009, 13:48
işte burada hata yapan sensin kardeş....

bak arkadaş "galubela" adlı dönemi biliyormusun bilemiyeceğim.aam kader herşeyin yazıldığı yer değildir.biraz zor olacak ama biraz düşünürsen anlarsın.

kader bir takvim gibidir.yani yaratıcı olacakları sadece bilir ve "böyle olacak" der.yani "böyle olsun" demez!!!şimdi düşün...

takvimde "bahar gelince çiçekler aççak" der.sence orda öyle dediği için mi çiçekler açar???hayır orda yazar sadece....işte buda böyledir...




not:galubela demek şudur:yaratıcı herkezin ruhunu yaratır ve sorar "ben sizin rabbinizmiyim?" .bu soruya kimisi "evet" kimsi öyle böyle kimsi ise "hayır (haşa)" değilsin derler...
işte orda öyle konuşanlara bir şans daha verilir ve burada devam ederler.kimisi kendini düzeltir kimisi ise............ama yaratıcı bilmemsine rağmen bizi dünyaya salmıştır.neden mi?çünkü bizim ondan şüpeye düşmemizi istemez de ondan....

mitch
29-11-2009, 14:20
işte burada hata yapan sensin kardeş....

bak arkadaş "galubela" adlı dönemi biliyormusun bilemiyeceğim.aam kader herşeyin yazıldığı yer değildir.biraz zor olacak ama biraz düşünürsen anlarsın.

kader bir takvim gibidir.yani yaratıcı olacakları sadece bilir ve "böyle olacak" der.yani "böyle olsun" demez!!!şimdi düşün...

takvimde "bahar gelince çiçekler aççak" der.sence orda öyle dediği için mi çiçekler açar???hayır orda yazar sadece....işte buda böyledir...




not:galubela demek şudur:yaratıcı herkezin ruhunu yaratır ve sorar "ben sizin rabbinizmiyim?" .bu soruya kimisi "evet" kimsi öyle böyle kimsi ise "hayır (haşa)" değilsin derler...
işte orda öyle konuşanlara bir şans daha verilir ve burada devam ederler.kimisi kendini düzeltir kimisi ise............ama yaratıcı bilmemsine rağmen bizi dünyaya salmıştır.neden mi?çünkü bizim ondan şüpeye düşmemizi istemez de ondan....

Eyvah eyvah!!!! Siz o dediğiniz yer; galubela dan geldiyseniz işimiz var demektir.

Sayın Sultan; anlatımlarınızı daha gerçekçi, bu dünyadan, ve inanılası şeyler olmasına dikkat ediniz lütfen.

Galu Bela kelimesi de dediğiniz gibi değil: Galu Bela insanın belasını bulduğu o dünya'ya atıldığı ilk gün demektir; yani çok eski Adem ile Havva'nın Cennetten atıldığı zamanı anlatmaktadır.

Burada anlaşıldığına göre siz de çok yaşlı olmalısınız. Bundan yanlış bir şey çıkartmayın lütfen, size çok daha saygı hürmet etmem gerektiğini anladım bu kelimenizden, onun için söylüyorum.

Çünkü sizden genç olduğum için bazı cümlelerimden rahatsız olabilirsiniz.

İşte bu da bir hata. daha siteye girer girmez benim bildiğim 2. hatanız.

kader bir takvim gibidir.yani yaratıcı olacakları sadece bilir ve "böyle olacak" der.yani "böyle olsun" demez!!!şimdi düşün...

Çok yanlış bir terim. İnanın siz bunu yanlış anlamışsınız. Bakınız tekrar veriyorum: Levh-i mahfuz,olmuşların ve olacakların, zamandaki bütün anların ve mekandaki bütün varlıkların, kısacası, her şeyin yazılı bulunduğu bir İlâhî muhafaza levhası; İlahi ilmin aynası, kaderin defteri, kâinatın programıdır.

Son paragrafta da gördüğünüz gibi Program deniyor. Yani önceden kesinleşmiş olan. Bakınız TDK sözlük:

program Fr. programme a. 1. İzlence: �Ne yapacaksa yapmadan kurar hatta programını yanındakilere de söylerdi.� -Ö. Seyfettin. 2. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. 3. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt. 4. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. 5. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. 6. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. 7. eğt. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek.
Güncel Türkçe Sözlük

http://www.tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=verilst&kelime=program&ayn=tam

Saygılarımla.

meRnn
29-11-2009, 15:52
yaratıcı herkezin ruhunu yaratır ve sorar "ben sizin rabbinizmiyim?" .bu soruya kimisi "evet" kimsi öyle böyle kimsi ise "hayır (haşa)" değilsin derler...

ulan allah karşısında hangi ruh sen yoksun falan der ya
bu nasıl bir mantık

ozgur_beyin
29-11-2009, 16:24
kalu bela. dinsel bir efsanedir.
arapça. kalu dediler bela -evetdini literatürde vardır bu hikaye ama kuranda yoktur.
ve uydurmadır

mongus
29-11-2009, 17:00
Levhi mahfuz, Allah'ın yarattığı evrende olacak işlerin yazıldığı yer değilmi, Yani Allah yarattığı varlığa etki etmeden , yarattıklarının yaptığı , yapacağı işleri oraya yazmıştır.

mehmet1965
29-11-2009, 21:23
Tek tanrili dinlerde, tanri kavramina bakinca, herseye mutlak kadir oncesiz sonrasiz, yaratilmada hata yapmayan bir varlik olarak lanse ediliyor.
Gel gor ki insanlar burasini (Dunya) bir imtihan sahasi olarak gosteriliyor.
Halbuyse imanin 6 sartinda biriside kaza ve kadere imandir. Bunun icin imtihan soz konusu olamaz. Kuran da insanin kalbini islama acma veya acmama konusunda net ayetler var.
Bu dunya imtihan sahasi olmasi icin insan kaderini kendisi cizmesi gerekir, allah ezeli ve ebediyi bilmiyor olmasi gerekiyor ki imtihan olmasi olmasi gerekir.
Ama islamda insanlar dogmadan once ana rahminde alin yazisi dedigimiz yaziliyor, insanin rotasi ciziliyor. Sonrada imtihan diye cezalandirilmaya calisiyor.
Bu buyuk bir celiskidir.
Zaten tanrinin (ki eger varsa) insanlari duzeltmek veya dogru yola getirmek icin peygamber gondermesine gerek olmamasi gerekir. Tanri hata yapmayacagina gore neden uyarici gondersin, yoksa hatasini duzeltmek icin caresizliginden mi gonderme ihtiyaci duyuyor.
Bu konularda cok dusunceler ileri suruluyor. Gozu acik dinci kesim bu dusunceyi siyasete alet ederek cikar saglamaya calisiyor.
Muhammed doneminde bu kadar dini konular konusulup tartisilmiyordu.
Herkes zaten isi ile hayat mucadelesi ile ugrasiyordu.
Bakma simdi iletisim caginda herkes bu konuda ahkam kesiliyor.
Kisaca isin ozu budur.
EN IYILERIMIZ GERI DONMEDILER........

mehmet1965
29-11-2009, 21:29
Burada ilk once tanrinin vasiflarina bir goz atmamiz gerekir. Herseye mutlak tanri neden uyarici gondersin?
Tanri yoksa ezeli ve ebedi bilmiyor mu?
Kader olayi dinde basli basina bir konu, bunun uzerinde net ayetler var.
Tanri insanin gelecegini, davranislarini bilmiyor o zaman, onun icin sinava ihtiyac duyuyordur.
Bu da olmadigina gore insanlar kendi dusuncelerinde korkularinda umutlarinda tanri dusuncesi ortaya cikmistir.
Bunu kabul ederim.

mecal
29-11-2009, 22:07
Genel olarak bir Tanrının/Yaratıcının veya özel olarak Kuran'daki Allah'ın varlığı/yokluğu üzerine yürütülen tartışmalarda, müslüman arkadaşlarımız bu iddiayı -hem de bir argüman olarak- sıkça kullanmaktalar:

''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''. (kısaca: ''imtihan argümanı'')

Bu iddia hakkındaki eleştirilerimi sunmak ve tartışmaya açmak istiyorum.

(1) İmtihan argümanı ile diğer bazı iddialar arasındaki çelişki
(2) İmtihan argümanı ile Kuran arasındaki çelişki
(3) İmtihan argümanı ve hür irade
(4) İmtihan argümanı ve adil imtihan




(1) İmtihan argümanı ile diğer bazı iddialar arasındaki çelişki

İlk göze çarpan tuhaflık, bu argümanı kullananların büyük çoğunluğunun başka bağlamlarda (hatta bazen aynı başlık altında) aynı zamanda ''Allah'ın varlığı açık-seçik ortadadır.
.......
...
..
.
.
Öncelikle Ateistplatform'dan tanıdığım ve sevdiğim sevgili mitch arkadaşıma sevgilerimi iletiyorum...

Allah, hem Zahir, hem de Batın'dır. Zat itibariyle batın yani gizlidir. Fakat bu gizliliğini, alemlerin zuhuratı ile açığa çıkarmıştır. Açığa çıkan yani zahir olan, Allah'ın esma ve sıfatlarının sonsuz manalarıdır.
Bu hale göre, Allah hem açık hem de gizlidir.

mitch
29-11-2009, 22:28
Öncelikle Ateistplatform'dan tanıdığım ve sevdiğim sevgili mitch arkadaşıma sevgilerimi iletiyorum...

Allah, hem Zahir, hem de Batın'dır. Zat itibariyle batın yani gizlidir. Fakat bu gizliliğini, alemlerin zuhuratı ile açığa çıkarmıştır. Açığa çıkan yani zahir olan, Allah'ın esma ve sıfatlarının sonsuz manalarıdır.
Bu hale göre, Allah hem açık hem de gizlidir.

Sevgili mecal; Hoş geldiniz. Sizi burada görmekten çok mutlu oldum. Umarım sürekli bizimle olur ve bu konuları tartışırız.

Sevgiler.

SULTAN
01-12-2009, 09:22
iyide kardeşim bu bakarada olan bir şey ben ne yapayım???????????????????

arkadaş (mitch) program kelimesini nereden uydurdun sen?????*?bilmek suç değildir.....bçyle olucak demiştir yaratan!!!böyle olucak demedi..........

birde sayın mernn demişki:

""""""""""yaratıcı herkezin ruhunu yaratır ve sorar "ben sizin rabbinizmiyim?" .bu soruya kimisi "evet" kimsi öyle böyle kimsi ise "hayır (haşa)" değilsin derler...

ulan allah karşısında hangi ruh sen yoksun falan der ya
bu nasıl bir mantık """"""""""""""

kardeş ben sana "yaratanın gözüne baka baka onun önünde inkar edmiştirmi dedim?yaratıcının bunu nasıl sorduğu vede nasıl bir şekilde yanıt aldığı tartışmalı bir konu......ama şunu bilmelisinki bazı insanlar başlarına bir şeyin gelceğini bile bile önlem almaz...mesela adamın yarına sınavı vardır ama salak gibi çalışmaz be bunu kast ettim okey????

saroz
01-12-2009, 10:15
Levhi mahfuz, Allah'ın yarattığı evrende olacak işlerin yazıldığı yer değilmi, Yani Allah yarattığı varlığa etki etmeden , yarattıklarının yaptığı , yapacağı işleri oraya yazmıştır.


Mongus kopardın beni yine yaw:))

Allah yarattığı varlığa etki etmeden, yarattıklarının yaptığı, yapacağı işleri oraya yazmış:)))

Etki etmeden ne yapacağını yazmak:)))

mitch
01-12-2009, 10:19
arkadaş (mitch) program kelimesini nereden uydurdun sen?????*?bilmek suç değildir.....bçyle olucak demiştir yaratan!!!böyle olucak demedi..........



Sevgili sultan; Alıntı bir islam sitesindendir, kendiniz de bakabilirsiniz.
Program kelimesi orada geçiyor. Zaten boşuna uğraşmışsınız; program kelimesi yazmasa da Levhi mahfuz'un anlamı aynı ifadeyi doğrular.
Alıntı buradan yapılmıştır (http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=2513)

SULTAN
01-12-2009, 15:02
yahu mitch ben sana bir şey analatamadım mı???

tamam orada yazıyor ama az dikkat et....YARATAN OLACAKLARI SADECE YAZMIŞ...

o olsun bu olsun dememiş.doğru olacaklar orada.ama orda olduğundan yazmamış.öyle olucağı için yazılmış.analması zor olabilir ama üstünde biraz düşün istersen......

mitch
01-12-2009, 18:34
yahu mitch ben sana bir şey analatamadım mı???

tamam orada yazıyor ama az dikkat et....YARATAN OLACAKLARI SADECE YAZMIŞ...

o olsun bu olsun dememiş.doğru olacaklar orada.ama orda olduğundan yazmamış.öyle olucağı için yazılmış.analması zor olabilir ama üstünde biraz düşün istersen......

Sevgili sultan; bu şekilde birşey anlamam mümkün değil. Ya anlamak istemiyorsunuz ya da kendi üstünlüğünüz adına inatçılık yapıyorsunuz.

Ozaman buyrun ben size sizin okumadığınız Kuran'daki ( Çünkü okusanız konuyu bu şekilde uzatmaz haklılığımı görür sesizliğinizi korurdunuz. ve ben de sizin üzerinize gitmezdim; ama Kur'an'ı okumadığınız çok açık) Kur'anda levh-i mahfuz ile alakalı 9 ayet'i vereyim, okuyun ve yorumlayın:

13:39 -Allah dilediğini imha eder, dilediğini de yerinde bırakır. Ana kitap O'nun katındadır.
43:4 - Gerçekten o bizim nezdimizde bulunan ana kitapta mevcut yüce ve hikmet dolu bir kitaptır.
50:4 - Fakat biz toprağın onlardan neyi eksilttiğini elbette biliyoruz. Yanımızda herşeyi kaydedip muhafaza eden bir kitap vardır.
57:22 - Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır.
80:13 - O, değerli sahifelerdedir.
80:14 - Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.
80:15 - Yazıcıların ellerindedir,
80:16 - Değerli, iyi yazıcıların.
85:22 - Levh-i Mahfuz'dadır.

Sevgiler.

eekangal
01-12-2009, 23:24
yav ne allah ne de peygamber hepsi numara........

mongus
02-12-2009, 01:57
Mongus kopardın beni yine yaw:))

Allah yarattığı varlığa etki etmeden, yarattıklarının yaptığı, yapacağı işleri oraya yazmış:)))

Etki etmeden ne yapacağını yazmak:)))

Yani şöyle herkesin yaptığı eylemleri Allah bildiğinden levhi mahfuzda yazar

nasıl amel defterine melekler yapacağını yazıyorsa , orda daha önceden yzılmıştır, çünkü Allah her şeyi bilendir, kıyamet alametleri verilmiş, bildirilmiş ise buda Allah'ın geleceği bildiğindendir. VE bu konuma, küresel ısınma gibi, ozon tabakasının genişlemesi, atom, nükleer silahlar insan icadıdır. o yüzden eyleme Allah karışmaz ama bilir, tabiki duanın karşılığını verebilir ve bu yine senin yaptığın eylemin sonucudur.:)

SULTAN
02-12-2009, 14:09
eekangal laflarına dikkat et lütfen......................

ayrıca gelelim şu argümana....................

yahu lütfen anla artık..önemli olan olayların nasıl yönetildiği değildir!önemli olan sonuştur.kaldıki yaratan herşeyi bilir ve buna göre yazılan senaryo birşeyi değiştirmez....

hem söylesene "Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır."

bu sence benim söylediklerimin aksi mi?yaratan bildiklerini önceden yazmış ne var bunda söylesene???anlamanın ve kavramanın zor olduğunu biliyorum...biraz zor bir kavram ama azcık gayret lütfen


saytgılarımla SULTAN...........

Crita
04-12-2009, 22:24
Sayın Ulpian,

(1) İmtihan argümanı ile diğer bazı iddialar arasındaki çelişki

Bu ifadede haklı görünüyorsunuz ancak, herhangi bir tartışmada taraflardan birinin argümanının çürük olması savunduğu şeyin gerçekliğinden bağımsızdır. Laf ustalığı ile üste çıkmak; her zaman gerçeğe ulaşma garantisi vermemektedir. Müslümanların da mantıki izahatla mutlaka galip gelecekleri gibi bir yanılgıları var, bu her ortamda mümkün olmayabiliyor.

Söz konusu ilk eleştirinize kendimce cevap vermeye çalışayım: Her şeyden önce Kuran'da sık geçen "akletmez misiniz? tezekkür etmez misiniz?" ifadelerini insani ve bireysel akıl olarak anlamak son derece yanlış bir algılama biçimi olacaktır. Kuran'daki akıl, İlahi akla, Kuran aklına uygun bir akletmeye işaret etmektedir kanımca. Evet açık-seçik olma yalnızca müslümanların argümanı değildir; Allah-u Teala'da bir çok ayette bu netlikten bahsetmektedir. Ancak yine Kuran'ın genel terminolojisine ve bütününe baktığımızda meselenin Allah'ın varlığını kabul etmekten ibaret olmadığını görürüz. Hatta Allah'ı inkar etmekten ziyade üzerinde durulan şey, inanmasına rağmen ÖNEMLİ bir şeyleri eksik bırakan insanlardır. O kadar ki; (sakın alınmayın) Allah'ın kendisine inanmayanları çok fazla muhatap almadığı dahi iddia edilebilir. Henüz Kuran'ın ilk ayetlerinde önce hidayette olanların detay özelliklerinin verildiğini, sonra da "Allah'a ve ahir güne iman ettik" dediği halde mümin olmayan insanlardan bahsedildiğini görürüz. Demek ki Kuran'daki "mümin" kavramı inanmak kelimesinin içerdiği kadar basit değildir. Haliyle lafzın ötesine geçtiğinizde Kuran'da kategorizasyonun inanan-inanmayan sadedinde ve sığlığında olmadığını kolaylıkla görebilirsiniz. Bunun da ötesinde gizli şirk ve gizli şirke müteallik konular üzerinde sıklıkla durulduğunu görürsünüz.

Sizin, müslümanlar sıkışınca da "bu bir iman meselesi diyorlar" serzenişinizde olduğu gibi Allah (c.c.) da bir çok ayette "sinelerin özünde olanı" bildiğini söylemektedir. Mesela Bakara 256'da irşad ve gayy yollarının açıkça birbirinden ayrıldığını (ve dinde zorlama olmadığını) ifade ettikten sonra "Allah, işiten ve bilendir" demesi boşuna değildir. Evet, açıkça ayrılmıştır, bu açıklığı Allah niyet ile, yani sinelerdeki o gerçek talep ile ortaya koymaktadır. Yoksa Kuran'ın tenkit ettiği insanlar gerizekalıydı da, Allah'ın övdüğü bütün insanlar üstün zekalı demek değildir. Kaldı ki konu; zeka ya da bilgi konusu değildir. Felsefi bir konu hiç değildir. Bir ilahiyat profesörü ya da cami imamı ya da bir fakihin dağ başında bir çobandan bu anlamda en küçük bir üstünlüğü ve ayrıcalığı bulunmamaktadır. Bahususta da sayısız ayet örneği verilebilir. Gerçekten de en çok tenkit edilenler arasında sadatların, yani din öğretme keyfiyetinde olan insanların olduğunu, dini kitaplar yazan insanların, olduğunu görürüz. Doğal olarak Kuran açısından konu, basit bir inanma-inanmama mevzuu olamaz asla. O anlamda da Kuran'ın Allah'ın varlığına inanmayan insanları enine boyuna kafaya taktığını düşünüyorsanız gerçekten yanılıyorsunuz.

(2) İmtihan argümanı ile Kuran arasındaki çelişki

''bilmek'' -Kuran'ın iddiasına göre- iman için zaten yeterli değil.

demişsiniz. Elbette sevgili arkadaşım, ne sanıyordunuz ki? Allah'ın varlığından kesin olarak emin olsanız ve bunu bilseniz çok makbul kullar olacağınızı mı? Yapmayın lütfen. Konu hiçbir zaman bu olmamıştır. Bu konu fazlaca grifit bir konu değildir aslında. Yani imtihan sırrı insandaki nefste açığa çıkan ve gizli şirk sebebiyle insanı Cehennem'e götüren bir şeydir. Açık şirk Peygamber'in dahi endişe ettiği bir konu olmamıştır, nerede kaldı inançsızlık??? Ancak gizli şirk, nefsin heva ve hevesi, bu dahi "inkar" kategorisinde değerlendirilir. O bakımdan "kafir" kelimesini her gördüğünüz yerde üzerinize alınmamalısınız. İnkar etmek, Allah'ın varlığını inkar etmek değildir! Bunu ısrarla vurguluyorum. O meselenin apaçık yönü ve gerçekte mühim bir konu değil.

Yani herşey ayan beyan ortada olsaydı bile, bu açıdan da hayatın (iddia edilen) ''imtihan'' özelliği ortadan kalkmış olmazdı.
Bunu güzel söylemişsiniz, ağzınıza sağlık. Doğuştan tuzu kuru müslüman diye bir kategori yoktur arkadaşım. Vehbi ilim ve makam sahibi istisnai insanlar dışında, İslam'da tuzukuruluk müessesesi bulunmamaktadır. Kaldı ki doğuştan herkesin kalbinde dalalet yazıyor olması, yani (hanif fıtratı ile doğmuş olmakla birlikte) dalalet üzere olmak, kaçınılmaz bir başlangıçtır. Bu anlamda da mezopotamya civarında doğmuş olmak çok fazla bir şey ifade etmemektedir. Yani avantajları kadar dezavantajları olan bir vergidir müslüman bir çevrede doğmak.

(3) İmtihan argümanı ve hür irade

Kanıtların kesin olup olmaması son derece göreceli bir konu. Bana göre yeterli kanıt size göre yetersiz olabilir. Siz iç dünyanızda beni safdillikle, bense sizi anlayışsızlıkla, soyut zekadan mahrumiyetle suçlarım. Hem kanıtlar kesin olsa ne yazar ki? Hemfikir olduğumuz gibi. Öte yandan Allah'ı bu dünyada herkesle birebir (simaen) muhatap olmak zorunda olan bir varlık olarak değerlendirme saplantınızdan da vazgeçmelisiniz. Bir çok yerde "ben" değil, "biz" ifadesini kullanmaktadır. Bir çok yerde Sünnetullah'a işaret etmektedir. Öncelikle muhatabımız Sünnetullah'tır diye düşünüyorum. Tabirin hoşunuza gitmeyeceğini tahmin ediyorum ama bilim dediğimiz şeyin zeminini işte o sünnetullah oluşturuyor. Biz müslümanların bilimle olan barışıklığımız da oradan geliyor. Bilemiyorum, belki size takiyye gibi geliyordur. Dilediğinizi düşünebilirsiniz.

(4) İmtihan argümanı ve adil imtihan
Arkadaşım, sizin argümanınız o müslüman yazarlarınkinden daha da facia. Mazur görün yani. Her türlü imtihanın önceden bildirilmesi gereğini ben anlayamadım doğrusu. Bir örnekle izah edeyim, bir arkadaşınızın dostluğundan şüphelisiniz ve onu denemeye, ihtiyacınız olmadığı halde yardımını istemeye karar verdiniz diyelim, ona "ben seni şu konuda deneyeceğim" der misiniz? Yapmayın lütfen. İmtihan zaten, içerik olarak karmaşık bir kavramdır. Dileyen dilediği imtihanı yapar. Sizin ya da benim adalet anlayışımızla Allah-u Teala'nın adalet anlayışı arasında çok büyük uçurumlar bulunmaktadır. Maalesef sınırlı bir izanın sahibi olan biz insanların mutlak adaleti terminolojik ve pratik olarak ve zaman dışı bir gerçeklik olarak çözümleme imkanımız bulunmamaktadır. Şu an verdiğimiz sözü hatırlamamaktayız. Ancak Rabbimiz bir söz verdiğimizi söylüyor. Çok özel bir ortamda, bir kısım sözler vermişiz. Bekleyip görecez artık.

Ancak kimi dinler diye bir şey yok. Dejenere olarak farklılaşmış dinler var. Kuran-ı Kerim nebiler arasında ve resuller arasında "doğruyu izhar etme" sadedinde ayrım gözetmemektedir. Aksini iddia eden, İslam son dindir, kamil dindir diyen bir müslüman Kuran'dan bu anlamda yeterince nasiplenmemiş görünmektedir. Yani bizim kitabımıza göre, hepsi aynı dini tebliğ etmişler. Ki bu başkaca bir konudur, fazla detayına girmeyeceğim. Şu kadar ki;

İnsanlığın büyük çoğunluğu müslüman değil ve müslümanların iddia ettikleri gibi bir imtihana inanmıyor.
argümanınız da bir miktar yersiz olmuş. Hem bu konuya yukarıdaki satırlarda kısaca da olsa cevap vermiştim diye hatırlıyorum. Satır aralarını okumanız, bu argümanın anlamsızlığını anlamanız için yeterli olacaktır diye düşünüyorum.

Saygılar ve iyi akşamlar...

Crita
05-12-2009, 00:31
Hem, aklıma gelmişken yazayım :)
"Böyle bir imtihandan haberimiz yok, hatırlamıyoruz, habersiz imtihan mı olur?" diyorsunuz ya...
E hiç mi uyarılmadınız? Cahil insanlar da değilsiniz ki, ille bi peygamber ya da resul gelsin ayağınıza da uyarsın sizi. Bu öyle bir imtihan ki, imtihanın içinde dahi ipuçları alıyorsunuz, uyarılıyorsunuz, hatırlatılıyorsunuz.
Hani, Mülk suresinin 8-10. ayetlerinde geçtiği gibi; cehenneme girenlere kendilerine nezir (uyarıcı) gelip gelmediği sorulacak ve onlar da "evet geldi, ama biz onlara inanmış olsak burada mı olurduk?" diyeceklerdir. Eee naparsın, bu da böyle bir sınav işte :))
İyi geceler tekrar ve saygılar...

vartor
05-12-2009, 03:33
Bir turlu anlatamiyoruz su imanli kardeslerimize: biz kuran insan uydurmasi, daha da acikcasi muhammedin eseri diyoruz, siz bize bakin kurann ne diyior diyorsunuz. Hic mi mantik birakmiyor bu iman denilen sey insanda?
Imtihan var farzedelim, siz de sinifi gectiniz, sonra? Ikinci sinifa mi gececeksiniuiz? mezuniyette ne olacak? ebedi hayat mi? cenette zenginlik, bol yiyecekler (en cok da hurma, insan kusar be bu kadar hurmadan) erkeksen huriler, gilmanlar.. Baska? var mi unuttugumuz?
Eksik olsun boyle mekan, hurmayi da ayvayi da yiyebiliyoruz, gilmanla isimiz yok ama melek gibi hurriyem, 35 yillik karim var yanimda. yani cenneti bu dunyada edindim, siz imtihan sonucunu bekleyedurun bakalim....

ulpian
05-12-2009, 15:05
Sayın Crita,

eleştirinizi dikkatle okudum ve açık-yüreklilikle değerlendirmeye çalıştım.

Fakat, bence burada bazı düzlemleri birbirine karıştırmaktasınız.

Şu an içinde bulunduğumuz tartışma düzlemi, Allah'ın varlığının sorgulandığı düzlem.
Başka bir başlıkta, mesela İslam'da kölelik, Kuran'daki kısas hükümleri vs. gibi normatif düzlemli bir tartışmada, kurani ve islami cevaplar vermeniz uygun olurdu. Ama bu düzlemde zaten inanmıyor olanlara bu gibi argümanlar getirmeniz biraz garip kaçmış.


Ama çok daha önemlisi:

Sayın Ulpian,
Bu ifadede haklı görünüyorsunuz ancak, herhangi bir tartışmada taraflardan birinin argümanının çürük olması savunduğu şeyin gerçekliğinden bağımsızdır.

Zaten, cevap verdiğiniz metnin bundan öteye bir iddiası yok. Metin, zaten Allah'ın yokluğunu ispatlamaya çalışmıyor. Sadece Allah'ın varlığı/yokluğu tartışmalarında varlığına inananlar tarafından getirilen bir sürü argümandan yalnızca birinin çürüklüğü gösterilmeye çalışılıyor. Cevabınızın genelinden bana bu noktada katıldığınızı, yani benim ''imtihan argümanı'' olarak adlandırdığım argümanın çürük olduğunu onayladığınızı anlıyorum. Dolayısı ile eleştirinizi (en azından bu başlığı ilgilendiren cihetiyle) eleştiri olarak değil, teyid olarak görmekteyim. Bundan öteye giden soruları, örneğin genel olarak Allah'ın varlığını/yokuluğunu başka bir başlıkta etraflıca tartışabiliriz (bunu da öylesine söylemiyorum, gerçekten de istediğiniz an yeni bir başlık açıp, tezlerinizi sunun ve tartışalım).

saygılarımla

Crita
05-12-2009, 16:17
Sayın ulpian,
vartor arkadaşımızın yazdığı yorumu ciddiye dahi almamıştım, hatta yazdığım cevabı silmiştim. Ancak sizin cevabınız beni hayal kırıklığına uğrattı. Bu yazdığınız yorumu araştırmacı kişiliğinize dahi yakıştıramadım. Allah'ın varlığını ve Kuran'ı kabul etmenizi beklemiyoruz. Tartışmanın platformu ortada, Kuran'ın iç çelişkilerini dilinize doluyorsunuz bunu da Kuran ve İslami öğretiyi kullanarak yapıyorsunuz. Haliyle bizler de o çerçevede cevaplar veriyoruz ve beyin jimnastiği yapıyoruz. Verdiğim cevapların size Kurani gelmemesini de anlarım. Çünkü siz Kurani bir zihnin sahibi değilsiniz. Ancak sonuçta hakikate gerçeğe ulaşmıyoruz, her hepimiz kendi çapımızda felsefe yapıyoruz. Burada bilgi alış verişinde bulunduğumuz fizik kanunları, pozitif bilim ya da kimyasal denklemler değil. İnsanların zihni-kalbi bütünlüklerini sorguluyorsunuz sonuçta. Yani hayretler içerisindeyim.
Saygılar...

ulpian
05-12-2009, 22:05
sayın Crita,

o halde başka kelimelerle aynı şeyi tekrarlamaya çalışayım. Belki birbirimizi daha iyi anlayabiliriz. Siz metinde konu edilen argümanın çürük olduğunu teyid etmişsiniz. Yanlış mı anlıyorum?

Eğer doğru anlıyorsam, söz konusu metnin bundan öte bir iddiası zaten yok. Salt bilgi vermek anlamında, İslam'a göre Allah'ın varlığının hangi anlamda aşikar/zahir olduğunu, hangi anlamda ise gizli/batın olduğunu, İslam'a göre bu konuların nasıl değerlendirildiğini uzun uzun anlatabilirsiniz elbette. Kimse de size ''anlatma bunları'' demez. Fakat bu, metnin kendisine eleştiri değildir. Çünkü -anladığım kadarı ile- ''imtihan argümanı''nın non-teistlerle müslümanlar arasında yürütülen Tanrının varlığı/yokluğu tartışmalarında argüman değeri olmadığı konusunda hemfikiriz zaten.

saygılarımla

mentalist
14-12-2009, 20:06
''Allah varlığını kesin olarak bildirseydi imtihanın anlamı kalmazdı'' Argümanı

Yazısına cevaben;


(1) İmtihan argümanı ile diğer bazı iddialar arasındaki çelişki


Oysa tartışmaya çok iddialı başlanılmıştı: ''Allah'ın varlığı açık-seçik ortadır. Salt akıl yoluyla kabul edilmelidir.'' Bunun böyle olmadığını kabul etmek zorunda kalan dindar taraf, bu sefer de neden bunun böyle olmadığını açıklamak zorunda kalıyor. İşte burada devreye imtihan argümanı giriyor: ''Eğer Allah varlığını açık seçik belli etseydi, o zaman zaten herkes inanırdı. İmtihan olmazdı.'' Bu argümanla, tartışmaya ilk başlanıldığında savunulan o iddialı tezin arasındaki çelişki daha açık olamaz oysa.



Demişsiniz, Yazının amacı sanıyorum ki bu argümanı çürütmek fakat burada yazdıklarınız argümana çürütmek adına değil. Bu argümanı savunan bir insanla yaptığınız ve dışardan bakıldığında siz haklı çıkmışsınız gibi gözüken bir tartışmadan ibarettir karşı tarafın kendini savunamaması onun argümanının yanlış olduğunu kanıtlamaz.



(2) İmtihan argümanı ile Kuran arasındaki çelişki


İmtihan Argümanı şöyle diyor: ''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''.

Fakat bizzat Kuran'ın kendisi bunun tam tersini söylüyor. Kuran'a göre Allah'ın varlığını veya Muhamed'in peygamber olduğunu kesin olarak bilenler bile, iman etmeyebiliyor.


Demişsiniz, fakat burada da konuyu tamamen saptırmışsınız, Tanrı’nın bize kendini açık bir şekilde gösterdiğini düşünün o zaman iman etmeyen kimse kalmazdı çünkü Tanrı’nın varlığını görmüş olurduk bu argümanda işte bundan bahseder kesin ve herkesin kabul edeceği kanıtlardan İzafiyet Teorisin’ de nasıl hemfikirsek Tanrının varlığına da şüphe bırakmayacak şeylerden

Ama sizin yazınızda gösterdiğiniz ayetlerde Tanrı’nın var olduğuna kesin olarak inanmış kişilerden bahsediyor yani siz yine argümanın değil insanların üzerinden konuşuyorsunuz
Ayetler de geçen kişiler Allah’ın kesin olarak var olduğunu ispatlayan deliller görmüş kişiler değiller sadece kesin olarak İNANMIŞ kişilerden bahsediyor ayette geçen kişilere de en güzel örnek Turan Dursun olmalı herhalde.



(3) İmtihan argümanı ve hür irade




Kısaca bu noktaya da değinmek istiyorum. Bazı müslümanlar, ''Allah varlığını açık-seçik ortaya koysaydı, hür irade kalmaz, herkes mecburen kabul ederdi.'' şeklinde bir iddia atıyorlar ortaya. Oysa konunun hür irade ile bir ilgisi yok.



Demişsiniz, Yazının amacı ''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı'' argümanını çürütmek sanıyordum fakat burada da tamamen konunun dışına çıkmışsınız

Birincisi;
Bazı Müslümanlar demişsiniz, bazı ateistlerin Paraya inandıkları gerçeği hepsini inandığını nasıl kanıtlamıyorsa bu da Müslümanların tamamının buna inandığını göstermez

İkincisi;
Tamamen farklı bir argümanı eleştirmişsiniz başlıkla alakası yok

Üçüncüsü;


Ama illa bu argümanı da çürütmek adına konuşmak isterseniz bu argüman zaten kökten yanlıştır çünkü İslam ‘geleceği Allah’tan başka kimse bilemez’ der yani olmamış bir şey hakkında mutlak bir doğru bulunamaz

Dördüncüsü;

Yine herhangi bir insandan duyduğunuz şeylerin aksini ispat etmeniz ''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı'' argümanını çürütmez sadece o insanın haksız olduğunu ortaya koyar fakat İslam’ı değil İslam’ın bir yorumunu çürütmüş oldunuz.






(4) İmtihan argümanı ve adil imtihan



İmtihan argümanını işleyen müslüman yazarlar, genelde şöyle bir örnekleme getirirler: ''Allah'ın varlığını açık-seçik, herkesin akıl yoluyla kabul edebileceği bir şekilde ortaya koyması, ÖSS'den önce öğrencilere cevapları vermek gibi olurdu. İmtihan adil olmazdı''.

Demişsiniz, bakınız tekrar birkaç Müslüman yazardan bahsediyorsunuz yani insanların yanlış örnekler vermesi üzerine konuşuyorsunuz



Oysa durum, bundan çok farklı. ÖSS örneğinde kalmak gerekirse, durum şöyle: Bırakın cevapları ve hatta muhtemel soruları, imtihanın olup olmayacağına dair kesin ve net bir duyuru/bildiri yok ortada. Bazı dinler şöyle bir sınav olacağını iddia ediyor, bazı dinler böyle bir sınav olacağını, kimi dinlerde hiçbir sınav yok. Kimse neye çalışacağını, hangi kriterlere göre imtihan edileceğine dair net ve kesin bir bilgiye sahip değil.

Adil bir imtihan, en azından imtihan'ın kendisinin gerçekleşeceği konusunda net ve kesin bir bilgi gerektirirdi. İnsanlığın büyük çoğunluğu müslüman değil ve müslümanların iddia ettikleri gibi bir imtihana inanmıyor. Müslümanların da ezici çoğunluğu -diğer bütün dinlerin mensupları gibi- araştırarak sonradan müslüman olmuş değil, inancını içine doğduğu toplumun sosyal gerçekliği olarak devralmış durumda. Buna rağmen, Kuran'ın müslüman olmayan herkesin ebedi cehennemde kalacağını söylemesi (bkz. Allah neden bu kadar acımasız olsun? (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13309)) ve müslümanların da buna inanması, ya kendilerinin çok zeki, müslüman olmayan herkesin de oldukça aptal olduğuna, ya da Allah'ın sebepsiz bir şekilde milyarlarca insana sunmadığı bir lütufu kendilerine sunarak aslında büyük bir adaletsizlik içinde olmasına inanmaları demektir.




Demişsiniz, Sadece mantıklı açıdan bakmanızı istiyorum
Katolik bir aileden geldiğinizi düşünün kiliseye gittiğinizi sizce sizden tek farkının dini daha iyi bilen ve hayatını buradan kazanan bir adamın günahlarınızı affetmesi mümkün mü?
Ya da Hindistan da yaşadığınızı varsayın sizce sizi yaratan tanrıların sürekli başka bedenlerde ortaya çıkması ya da tanrınızın maymun olması? Hangi coğrafya da doğarsa doğsun insanın aileden gelen din kavramını gözden geçirmesi gerekir. İslam harici dinlerde ise ya mantık hataları ya da kişisel çıkarlar adına bozulmalar vardır ki zaten bunlarda mantık hatalarını doğurur işte bu yüzden İslam mantık dinidir işte bu yüzden İslam inancına göre İman etmeyen herkes cehennemde cezalandırılacaktır. Bunun Allah’ın acımasızlığıyla değil İnsanların aptallığıyla alakası vardır. Ama sizin bahsettiğiniz gibi kendilerinin çok zeki olduklarına değil, sadece insanların aptallığına inanırlar. Önemli bir noktada insanların içinde yaşadığı ortamın ‘’hesap verme gününde’’ günahları ve sevapları karşılaştırılırken hesaba dahil olmasıdır. Mesela Ateist bir ailede yetişen çocuk, ailem bana din olmadığını öğretti savunmasını yapabilir. Müslüman bir aile ve çevrede yetişen çocuğun ise günahları daha çok cezalandırılır.

Zaten İslam inancının temelinde de hak ve adalet kavramları vardır. Tanrı her şeyi affedebilir istisnai tek durum kul hakkı dır.

Saygılarımla

mentalist
16-12-2009, 22:54
bekliyorum 2 gündür yok mu cevap vericek bi Allah'ın yada kimsenin yada herhangi bi şyin kulu?

ulpian
16-12-2009, 23:11
bekliyorum 2 gündür yok mu cevap vericek bi Allah'ın yada kimsenin yada herhangi bi şyin kulu?


sayın mentalist,

eleştirileriniz ve katkılarınız için çok teşekkür ederim. Maalesef aşırı yoğunluktan dolayı eleştirinizi henüz okuyamadım. En kısa zamanda -mümkün olursa bu gece- okuyup cevap vermeye çalışacağım.

saygılarımla

ulpian
17-12-2009, 03:22
sayın mentalist,

üzülerek görüyorum ki, metni yeterince dikkatle okumamışsınız.


(2) İmtihan argümanı ile Kuran arasındaki çelişki

Bakın eleştiri olarak şunları diyorsunuz:




Demişsiniz, fakat burada da konuyu tamamen saptırmışsınız, Tanrı’nın bize kendini açık bir şekilde gösterdiğini düşünün o zaman iman etmeyen kimse kalmazdı çünkü Tanrı’nın varlığını görmüş olurduk bu argümanda işte bundan bahseder kesin ve herkesin kabul edeceği kanıtlardan İzafiyet Teorisin’ de nasıl hemfikirsek Tanrının varlığına da şüphe bırakmayacak şeylerden

Ama sizin yazınızda gösterdiğiniz ayetlerde Tanrı’nın var olduğuna kesin olarak inanmış kişilerden bahsediyor yani siz yine argümanın değil insanların üzerinden konuşuyorsunuz
Ayetler de geçen kişiler Allah’ın kesin olarak var olduğunu ispatlayan deliller görmüş kişiler değiller sadece kesin olarak İNANMIŞ kişilerden bahsediyor ayette geçen kişilere de en güzel örnek Turan Dursun olmalı herhalde.


Oysa bu söylediklerinizin yanlış olduğu ilgili ayet ve tefsirlerle -cevap vermiş olduğunuz ilk mesajda- açıklanmış zaten.

Üstelik karşı çıktığınız yorum bana da ait değil, Elmalılı Hamdi'ye ait. Dilerseniz başka tefsirleri de karıştırabiliriz. Sizin yapmış olduğunuz yorum ise şahsi görüşünüz ve sizi bağlar.

''İnandıkları'' halde inkar edenlerden değil, kesin olarak bildikleri halde inkar edenlerden bahsediliyor.

Elmalılı'dan ilgili birkaç ibareyi tekrarlamak gerekirse:



Elmalılı Tefsiri (Bakara/75) => tıkla (http://www.enfal.de/telmalili/bakara1.htm)
Hem bunu anlayamadıklarından, akıl ve idrak noksanlığından dolayı değil, akılları erdikten, ne mânâsında, ne de Allah kelâmı olduğunda asla şüpheleri kalmadıktan sonra bile bile ve kasden yaparlardı. Artık böylelerinden iman ve hayır umulur mu?
Elmalılı Tefsiri (Bakara/146) => tıkla (http://www.enfal.de/telmalili/bakara2.htm)
"O" dedikleri zaman bunu anlarlardı. Ancak onun Hz. Muhammed olduğunu gösterecek bir belgeye, kesin bir delile ihtiyaç vardı. Hz. Muhammed'in getirdiği açıklayıcı âyetler ve apaçık mucizelerle bu da hakkıyle temin edilmişti. Bunların karşısında özellikle o zamanki Kitap ehlinin âlimlerinin hiçbir şekilde şüphe ve tereddüdü kalmamıştı. Bunu, çocuklarını bildikleri gibi kesin bir şekilde biliyorlardı.

(...)

Bu âyet, özellikle şunu da isbat ediyor ki, sadece bilmek, sırf kalbe ait olan ilim ve marifet, iman için yeterli değildir. Şer'î iman için itaat ve boyun eğmek, bundan başka gerçeği gizlemeyip açıktan ikrar ve itiraf etmek de lazımdır.

İmanın kökü, kalbe ait bir nitelik olmakla beraber onun geçerli bir iman olması, o kökün, zorunlu bir engel bulunmadıkça açıktan ortaya çıkıp yayılmasına bağlıdır. Kitap ehlinin âlimleri O peygamberi, kalben pek iyi tanıdıkları halde mümin olamamışlar, aksine bile bile gerçeği gizlediklerinden halktan daha fazla yerilen ve ayıplanan inatçı kâfirlerden olmuşlardır.




(3) İmtihan argümanı ve hür irade



Demişsiniz, Yazının amacı ''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı'' argümanını çürütmek sanıyordum fakat burada da tamamen konunun dışına çıkmışsınız.


??
Bu eleştiriyi getirdiğiniz satırların başlığından belli zaten, bu altbaşlıkta argümanın kendi başına tutarsızlığını değil, bu argümanın hür irade mevzuuyla ilişkilendirilmesini eleştirdiğim. Siz de zaten benim bu ilişkilendirmeye yönelttiğim eleştiriye karşı çıkmamış, ''bununla İslam'ı çürütmüş olmazsınız'' demişsiniz. Bu alt-başlığın böyle bir amacı olmadığı gibi, metnin tamamının böyle bir amacı yok zaten.

Bu altbaşlığın girişinde şöyle yazmışım:


Kısaca bu noktaya da değinmek istiyorum. Bazı müslümanlar, ''Allah varlığını açık-seçik ortaya koysaydı, hür irade kalmaz, herkes mecburen kabul ederdi.'' şeklinde bir iddia atıyorlar ortaya. Oysa konunun hür irade ile bir ilgisi yok.


Ve birkaç cümleyle konunun hür iradeyle neden ilgisi olmadığını yazmışım. Eğer sizce de konunun hür irade meselesiyle ilgisi yok ise, yani bu altbaşlıktaki tezime katılıyorsanız, neye karşı çıkıyorsunuz? Bu konuya da ''kısaca değinmek istiyorum'' deyip, kısaca değindiğime mi?


(4) İmtihan argümanı ve adil imtihan



Demişsiniz, Sadece mantıklı açıdan bakmanızı istiyorum
Katolik bir aileden geldiğinizi düşünün kiliseye gittiğinizi sizce sizden tek farkının dini daha iyi bilen ve hayatını buradan kazanan bir adamın günahlarınızı affetmesi mümkün mü?
Ya da Hindistan da yaşadığınızı varsayın sizce sizi yaratan tanrıların sürekli başka bedenlerde ortaya çıkması ya da tanrınızın maymun olması? Hangi coğrafya da doğarsa doğsun insanın aileden gelen din kavramını gözden geçirmesi gerekir. İslam harici dinlerde ise ya mantık hataları ya da kişisel çıkarlar adına bozulmalar vardır ki zaten bunlarda mantık hatalarını doğurur işte bu yüzden İslam mantık dinidir işte bu yüzden İslam inancına göre İman etmeyen herkes cehennemde cezalandırılacaktır.

:)

''Argümanınız'' kısaca şundan ibaret:
''Bak dünyada şu şu dinler var. İslam hariç diğer dinlerin hepsinde bir ton saçmalıklar var. O halde İslam doğrudur''.

Böyle bir ''argüman''a (!) diyebilecek çok fazla laf kalmıyor aslında. Ama üç ufak not:

(1) Diğer dinleri çok fazla tanımadığınız belli oluyor.

(2) ''İslam mantık dinidir'' tezinizi yeni bir başlık açarak savunmanızı, gerekçelendirmenizi ve gelecek eleştirilere cevap vermenizi şiddetle belkiyorum.

(3) ''İslam mantık dinidir işte bu yüzden İslam inancına göre İman etmeyen herkes cehennemde cezalandırılacaktır.'' cümesini bu kadar rahat, pervasızca kurabilmeniz bile oldukça sıhhatsiz bir adalet anlayışınızın olduğunu göstermekte.

saygılarımla

Yergin
17-12-2009, 10:34
Sevgili ulpian,

Malesef işlerimin yoğunluğundan dolayı tam okuyamadım tüm mesajları lakin, gördüğüm kadarı ile, Allah'a iman etmemeyi hala çok küçük birşeymiş gibi görüyorsunuz. Bu çok önemlidir, çok...

Saygılarımla

Karçiçeği
20-12-2009, 21:41
sayın taabbud,

ben de size nazikçe sorunuzun önemli olduğunu, fakat bu başlıkla ilgili olmadığını anlatmaya çalışmıştım. Bakınız bu konu ile ilgili müslüman bir üyemiz şu başlığı açmıştı örneğin: Utanç Veren Madde/ler (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12875)

En son orada bu sorduğunuz sorular soruldu ve tartışıldı. Benim de birkaç cevabım var başlıkta. Ama ben sizi illa ki somut bir başlığa yönlendirmek istemediğimden, dilerseniz bu konuyu sizin açacağınız yeni bir başlıkta da tartışabileceğimizi veya forumda bu konuyla ilgili açılmış olan diğer bir başlıkta devam edebileceğimizi söylemiştim.

Böye yapmamın sebebi ise çok basit: Ben size şimdi burada birkaç cevap vermeye çalışacağım (ki bir önceki sayfada da çok kısa cevap vermiştim aslında), siz haklı olarak bu cevaplara bazı itirazlar ve açılımlar getirmek
isteyeceksiniz, ben tekrar bu itirazlarınıza yanıt vereceğim... böylece başlık konusunun dışına çıkılmış olacak. Başlık sahibi olarak bunu istemediğimden, buyurunuz bu konuyu ilgili başlıklarda veya açacağınız yeni bir başlıkta tartışalım, demekteyim.

Sayın ulpian,
Boşuna gayret sarfediyorsunuz. Elin oğlu, koşullar ne olursa olsun ben kendimi bir inanca bağlamışım, bireysel canımı cennete gönderebilmek için elimden geldiğince çaba göstereceğim diyor, sizler de ona bazı şeyler anlatmaya çelışıyorsunuz. Esir bir beyne ne anlatabileceğinizi sanıyorsunuz?
Kimi insanlar tuzla dolaşarak bir hıyara tat vermeye uğraşırken, kimi insanların da tuzla buyluşarak hıyar olmanın keyfini çıkarmak çabasında olduklarını anlamıyormusunuz?

mongus
21-12-2009, 00:19
Hür bir insanın kendi seçimi nasıl esir bir beyin olabilir Karçiçeği.

UlulElbab
24-12-2009, 15:08
Hür bir insanın kendi seçimi nasıl esir bir beyin olabilir

Sayın mongus siz hür vicdanınızlamı islamı seçtiniz? Yoksa müslüman doğan "şanslı" zümreden misiniz?

selam

Yergin
24-12-2009, 20:30
Sayın mongus siz hür vicdanınızlamı islamı seçtiniz? Yoksa müslüman doğan "şanslı" zümreden misiniz?

selam

Farkedermi sayın UlulElbab? Bunu söylediği anda hür iradesi ile söylüyor ise bence farketmez.

Saygılar

mongus
25-12-2009, 16:32
Envyme cevabı vermiş. zaten de

Doğru iz ürere doğmakda denilebilir, Bizim çağlarımızda az çok dinlerin hepsi bilinir ,Tüm güçleri yöneten tek varlık olabileceğini düşünüyorum, Melekler aracılığı ile üstün ahlaka sahip insanlardan haberciler seçtiğine ve insanların bazılarının yada bir çoğnun onları dinlemediği ve inanmadığına, son peygambere kadar gelen peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed'e inanıyorum. Diğer peygamberlerin ve indirilen kitapların eskiden varolduğuna , kitapların bozulduğuna , tahrife uğradığına ve Kuran-ı kerimin bozulmadığına inanıyorum. Zaten arkeolojik bulgular, geçmiş tarih ve eserler bunun böyle doğru olabilecğini söylüyor.

saroz
25-12-2009, 17:46
Envyme cevabı vermiş. zaten de

Doğru iz ürere doğmakda denilebilir, Bizim çağlarımızda az çok dinlerin hepsi bilinir ,Tüm güçleri yöneten tek varlık olabileceğini düşünüyorum, Melekler aracılığı ile üstün ahlaka sahip insanlardan haberciler seçtiğine ve insanların bazılarının yada bir çoğnun onları dinlemediği ve inanmadığına, son peygambere kadar gelen peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed'e inanıyorum. Diğer peygamberlerin ve indirilen kitapların eskiden varolduğuna , kitapların bozulduğuna , tahrife uğradığına ve Kuran-ı kerimin bozulmadığına inanıyorum. Zaten arkeolojik bulgular, geçmiş tarih ve eserler bunun böyle doğru olabilecğini söylüyor.


Sayın Mongus, kırmızı ve alt çizgili belirginleştirdiğim iddialarınızın kaynak ve belgeleri nelerdir?

mongus
25-12-2009, 17:55
Yapılan çalışmalar sonucu, Kuran-ı kerimde belirtilen hatta tahrife uğrayan incil ve tevrattada yer alan Lut kavmini anlatan olaylarla, pompei halkının ve günyüzüne yeni çıkan bulguları aynıdır.

Zaten ürdünde Lut gölü ve çevresindeki bulgular bunu doğrular.Ayrıca Lut gölünün üzerindeki kayalıklar da Lut peygamberin eşinin olduğu söylenen ve insan büstüne benzer bir taş vardır.

Öte yandan Oxford universitesi arkeoloji profesörlerinden stephen langdon babilde yaptığı kazılarda 1 tanrının sıfatlarının , insanlarca farklılaştırılp , doğa güçlerine tapınılan putlar hale getirildiğini açıklıyor.

Yine günümüzde çıkan kanıtlar, barnabas incili, on emir, eski yapılar, kabenin geçmişi,tarihi eserler, Bize Bir tek tanrının var olduğunu , islamın taptığı Allah'ı açıklıyor.

mehmet1965
01-01-2010, 00:51
Dunyada biz insanlar gerekli bilgiden yoksun oldugundan, dunyadaki tabiat olaylarini cozemediginden dolayi bunlari gorunmez guclu varliklara havale etmisizdir.
Insanoglu yavas yavas olaylarin neden-sonuc iliskilerini ogrenmeye baslayinca, yavas yavas yaratici konusunda supheye dusmeye baslamistir.
Burada tanriyi kurtarmak adina '''imtihan'' olayinin ardina siginmaya calisiyorlar.
Bende soyle bir soru soruyorum, Allah 124 bin peygamber (uyarici) gondermisde neyi halletmis? Dunya ya baris mi mutluluk mu refah mi gelmis, Savaslar, acliklar sefaletler mi ortadan kalkmis?
Dahasi peygamberler allah adina savaslar yapmislar milyonlarca insan oldurmuslerdir.
Muhammet zamaninda yapilan savaslarda kardes kardese, baba ogula, amca yigene, amca dayiya kilic cekip oldurusmuslerdir.
Dinci insanlar tanriyi aciz birsey yapamaz bir hale sokmuslardir, seytani tanridan guclu gostermeye calisiyorlar bilmeden. Tum kitapli dinlerde bunlari kolayca gorebiliriz.
Eger yaratici varsa kitapli dinlerdeki gibi bir yaratici asla olamaz.
Cunku once kaderini yazipda sonra benim dediklerimi yapmadin diye bir insani cezalandiramaz. Once kalplerini muhurleyipde sonra islam olmadin diye ona eza veremez, vermeyede hakki yok zaten.

mongus
01-01-2010, 02:03
Dahasi peygamberler allah adina savaslar yapmislar milyonlarca insan oldurmuslerdir.
Muhammet zamaninda yapilan savaslarda kardes kardese, baba ogula, amca yigene, amca dayiya kilic cekip

Sayın Mehmet


Madem bunlara inanıyosun. Sence böyle amca yiğen, baba oğula niye sebepsiz yere kılıç çeksin.

alimcan
16-01-2010, 03:28
Genel olarak bir Tanrının/Yaratıcının veya özel olarak Kuran'daki Allah'ın varlığı/yokluğu üzerine yürütülen tartışmalarda, müslüman arkadaşlarımız bu iddiayı -hem de bir argüman olarak- sıkça kullanmaktalar:

''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''. (kısaca: ''imtihan argümanı'')

Bu iddia hakkındaki eleştirilerimi sunmak ve tartışmaya açmak istiyorum.

(1) İmtihan argümanı ile diğer bazı iddialar arasındaki çelişki
(2) İmtihan argümanı ile Kuran arasındaki çelişki
(3) İmtihan argümanı ve hür irade
(4) İmtihan argümanı ve adil imtihan




(1) İmtihan argümanı ile diğer bazı iddialar arasındaki çelişki

İlk göze çarpan tuhaflık, bu argümanı kullananların büyük çoğunluğunun başka bağlamlarda (hatta bazen aynı başlık altında) aynı zamanda ''Allah'ın varlığı açık-seçik ortadadır. Akleden herkes kabul eder.'' gibi iddialarda bulunması. Aslında tartışma genelde, müslüman tarafın bu oldukça iddialı teziyle başlıyor ve fakat argümanların zannedildiği kadar da güçlü/geçerli olmadığı tek tek gösterilince yavaş yavaş, bahsi geçen ''açık seçik'' delillerin bilimsel/felsefi anlamda objektif ve zorunlu deliller olmadığı, daha çok sübjektif, mistik veya şahsi tecrübeye bağlı olduğu noktasına geliniyor. Son ''tahlil''de ise, iman'ın ilahi bir lütuf ve nasip meselesi olduğuna karar kılınıyor. (Bütün bu farklı iddia dereceleri için, Kuran ayetlerinin bulunabilmesi ise ayrı bir rahatlığı beraberinde getiriyor.)

Oysa tartışmaya çok iddialı başlanılmıştı: ''Allah'ın varlığı açık-seçik ortadır. Salt akıl yoluyla kabul edilmelidir.'' Bunun böyle olmadığını kabul etmek zorunda kalan dindar taraf, bu sefer de neden bunun böyle olmadığını açıklamak zorunda kalıyor. İşte burada devreye imtihan argümanı giriyor: ''Eğer Allah varlığını açık seçik belli etseydi, o zaman zaten herkes inanırdı. İmtihan olmazdı.'' Bu argümanla, tartışmaya ilk başlanıldığında savunulan o iddialı tezin arasındaki çelişki daha açık olamaz oysa.



(2) İmtihan argümanı ile Kuran arasındaki çelişki

İmtihan Argümanı şöyle diyor: ''Allah, insanlara varlığı hakkında açık seçik deliller vermiş olsaydı, herkes varlığını kabul ederdi ve imtihanın bir anlamı kalmazdı''.

Fakat bizzat Kuran'ın kendisi bunun tam tersini söylüyor. Kuran'a göre Allah'ın varlığını veya Muhamed'in peygamber olduğunu kesin olarak bilenler bile, iman etmeyebiliyor.



Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah’ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi. => Bakara/75 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=2&ayet=75)



Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler. => Bakara/146 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=2&ayet=146)

=> Demek ki, Kuran'ın kendi iddiasına göre, insan kesin olarak, açık seçik bildiği halde yine de boyun eğmeyebiliyor, iman etmeyebiliyor. Yani Allah, varlığını açık delillerle herkesin bileceği şekilde gösterseydi bile, yine de İMTİHAN gayesi ortadan kalkmış olmazdı. Çünkü ''bilmek'' -Kuran'ın iddiasına göre- iman için zaten yeterli değil.



Allah'ın varlığını açık seçik bilenlerin bile -Kuran'ın iddiasına göre- inkar edebileceğine diğer bir örnek:



Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. => Lokman/23 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=31&ayet=23)
Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz. => Lokman/24 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=31&ayet=24)
Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka “Allah” derler. De ki: “Hamd, Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu bilmezler. => Lokman/25 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=31&ayet=25)

Allah'ın varlığını açık seçik bilenlerin bile -Kuran'ın iddiasına göre- şirke ''düşebileceği''ne bir örnek:


O’nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler. => Zuhruf/86 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=43&ayet=86)
Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, “Allah” derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar? => Zuhruf/87 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=43&ayet=87)


=> Sonuç olarak bizzat Kuran'ın kendisine göre, Allah varlığını açık seçik delillerle ortaya koysaydı bile, yine de bazı insanlar boyun eğmeyerek imandan uzak duracak, inkar edecek veya da şirke düşecekler. Dikkat ediniz: Yukardaki ayetlerde (Elmalılı'nın tefsirinde de vurgulandığı gibi) insanların ''şüheye düştükleri'' için DEĞİL, hiçbir şüphe olmadan kesin olarak bildikleri halde iman etmedikleri anlatılıyor!

Kaldı ki, İslam'a göre tek ''ayrıştırıcı'' kriter iman-küfür de değil. Bir insan Allah'ın varlığını, Muhammed'in peygamberliğini, Kuran'ın Allah sözü olduğunu kesin olarak bilse bile, (İslam'a göre) yine de zaman zaman nefsine yenik düşüp günahlar işleyebilir. Yani herşey ayan beyan ortada olsaydı bile, bu açıdan da hayatın (iddia edilen) ''imtihan'' özelliği ortadan kalkmış olmazdı.


(3) İmtihan argümanı ve hür irade

Kısaca bu noktaya da değinmek istiyorum. Bazı müslümanlar, ''Allah varlığını açık-seçik ortaya koysaydı, hür irade kalmaz, herkes mecburen kabul ederdi.'' şeklinde bir iddia atıyorlar ortaya. Oysa konunun hür irade ile bir ilgisi yok. Dünya'nın yuvarlak olduğunu kesin ve zorunlu delillere binaen kabul etmemiz, hür irademizle kabul etmediğimiz anlamına gelmez (eğer ''hür irade'' diye birşey genel olarak varsa tabii). Burada kanıtların kesin/zorunlu olması ile irade'nin hür olup olmaması gibi iki farklı kategori birbirine karıştırılmakta. Hür irade örneğin bazı kimyasal maddelerin etkisi altında bazı şeyleri ''yapmaya'' fiziken mecbur bırakıldığımız zaman yoktur (ki aslında bu durumda biz birşey yapmıyoruzdur.). Aklen/mantıken zorunlu olan şeyleri kabul ederken, (hep ''hür irade'' diye birşeyin genel olarak olduğu varsayımından hareketle) irademiz hürdür.


(4) İmtihan argümanı ve adil imtihan

İmtihan argümanını işleyen müslüman yazarlar, genelde şöyle bir örnekleme getirirler: ''Allah'ın varlığını açık-seçik, herkesin akıl yoluyla kabul edebileceği bir şekilde ortaya koyması, ÖSS'den önce öğrencilere cevapları vermek gibi olurdu. İmtihan adil olmazdı''.

Oysa durum, bundan çok farklı. ÖSS örneğinde kalmak gerekirse, durum şöyle: Bırakın cevapları ve hatta muhtemel soruları, imtihanın olup olmayacağına dair kesin ve net bir duyuru/bildiri yok ortada. Bazı dinler şöyle bir sınav olacağını iddia ediyor, bazı dinler böyle bir sınav olacağını, kimi dinlerde hiçbir sınav yok. Kimse neye çalışacağını, hangi kriterlere göre imtihan edileceğine dair net ve kesin bir bilgiye sahip değil.

Adil bir imtihan, en azından imtihan'ın kendisinin gerçekleşeceği konusunda net ve kesin bir bilgi gerektirirdi. İnsanlığın büyük çoğunluğu müslüman değil ve müslümanların iddia ettikleri gibi bir imtihana inanmıyor. Müslümanların da ezici çoğunluğu -diğer bütün dinlerin mensupları gibi- araştırarak sonradan müslüman olmuş değil, inancını içine doğduğu toplumun sosyal gerçekliği olarak devralmış durumda. Buna rağmen, Kuran'ın müslüman olmayan herkesin ebedi cehennemde kalacağını söylemesi (bkz. Allah neden bu kadar acımasız olsun? (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13309)) ve müslümanların da buna inanması, ya kendilerinin çok zeki, müslüman olmayan herkesin de oldukça aptal olduğuna, ya da Allah'ın sebepsiz bir şekilde milyarlarca insana sunmadığı bir lütufu kendilerine sunarak aslında büyük bir adaletsizlik içinde olmasına inanmaları demektir.


saygılarımla


merhaba
öncelikle yazını okudum.
şunu ifade etmek istiyorum..
şayet verdiğin cevapta samimi isen senle vakit buldukça tartışmaya hazırım. yok sen dava adamı değil de geyik muhabbeti cinsinden kafa bulmak istiyorsan hiç girmeyelim ne sen sor ne ben söyleyeyim..senin her müşkülün halledilir..hiç merak etme saygı ve sevgi çerçevesinde ve seviyeli bir tartışmayla
..?

Len Terani
21-02-2010, 06:19
Niçin imtihana gerek duyuluyor? İmtihan sonunda bir kısım cennete, diğer bir kısımda cehenneme gidecek, insanları yaratıp sonra kategorilere ayırarak onları sınava çekmenin ne anlamı var? Bu sınavın bir argümanı olması lazım, durup-dururken böyle bir şeye neden ihtiyaç duyulmuştur? Bizden başka canlılar da böyle bir sınava tabi tutulmuşlar mı? Sınav sonunda insanların bir kısmı sonsuza kadar yanarken, diğer bir kısmı da sonsuza kadar yaşayacak, sonsuza kadar yaşayacak olanları nasıl bir hayat bekliyor? Her günleri aynı mı olacak? Canları sıkılacak mı? Yaratıcıyla diyalogları nasıl olacak?

Evet, bunlar da benim zamanında "sınav" hakkında aklımda kalan sorulardı, gerçekten şu soruyu merak ediyorum; bir yaratıcı neden böyle bir sınava gereksinim duyar?



Allah ilmini bilmeyenler sadece bildiklerini sanarlar..Ancak Allah ilminden birazcik nasiplenen insanlar zaten olayi anlamistir...Ki onlarda Pir Sultan Abdallar, Yunus Emreler ve Mevlanalardir...


Simdi senin su imtihan isine gelelim...

Bi sinava girdigini düsün...Sinavin baslayinca odaya ayni sinava tabi tutulan baska bi kisi girip diyor ki,arkadaslar sinav sonuclanmis... bazilarimiz bu sinavi kazanmisiz, bazilarimiz da kaybetmisiz...yalniz ben, bize bu sinavi hazirlayip, sonuclari elinde bulunduran kisiden bi cevap anahtari getirdim...Alin bu cevap anahtarini sorulari cevaplayin...Ancak bazilari bu cevabi getiren kisiden, dogal olarak da cevap anahtarindan süphe edip, biz kendi bildigimizi yapariz, cünkü sende bizler gibi sinava tabi tutulan bi kisisin..bu yüzden sana güvenemeyiz derler..cevap anahtarini gönderen, ayni zamanda sonuclari elinde bulunduran zát , bunlarin farkinda oldugu icin, cevap anahtarini sinava girenlere götüren elcisine "önemli degil, sen sadece teblig ettin görevini yerine getirdin, cevap anahtari ellerinde artik kim ona göre cevaplarsa onlar sinavi kazanip mezun olacak, cevaplamayan da ona göre sonucuna katlanacak" der..Cevap anahtarinin yanlis oldugunu düsünenler, cevap anahtarina ragmen, sorulari kendi bildikleri gibi yanitlarlar..Ayni sekilde cavap anahtarinin dogruluguna inananlarda o anahtara göre cevap verirler..Sinav süresi bitince, Sinavi hazirlayip, cevaplari gönderen, sinava tabi tutulanlari cagirip hepsine tek tek sonuclari bildirir...Kazanan mutludur, kaybeden pisman...


Simdi asil can alici noktaya gelelim...Sinav nicin var..?

Ben de bu konuyu cok düsündüm..Allah´a sükür biraz düsününce buldum...

Allah katinda olaylar yasanip bitmistir...Yani zaman diye bi kavram yoktur..sadece an vardir...ki o an da bu dünya yasamidir(maddesel anlamda)..cünkü Allah katindakiler sonsuzdur...Sayet Allah kendi ilmine göre, insanlari, cezalandirsa yada mükafatlandirsaydi, bunun sebebini anlayamayan, Allah ilminden mahrum olan insan icin neden ve nasil sorulari akla gelecekti..

Kisi örnegin Allah´a "ben neden cennete veya cehenneme gidiyorum" yada...Bu duruma nasil geldim diye sorular yöneltebilirlerdi...Iste bu tür süphelerin ortadan kalkmasi ve bu tür sorularin söz konusu olmamasi icin Allah fani olan bu yasami yaratmistir..Cünkü bu sayede kisi neden ve nasil sorularinin cevabina kendisi sahitlik edecektir...

Vesselam, cennete yada cehenneme gidecekler zaten belli..Ama gel gör ki insan hangi safta oldugunu bilemiyor...ne tuhaf..

Sonuc olarak kimse sonunun nasil olacagini bilemiyor..Sadece kendini kurtaranlar ve kendine yazik edenler asikar...Ama bunlarin da kim oldugu Allah´in acikca bildirdikleri disinda bilinmiyor...Iste bütün caba da bu ugurda aslinda...Yelkenlerini hangi tarafa cevirirsen, orda demir atarsin


umarim anlatabilmisimdir...

uyar
21-02-2010, 17:11
merhaba
öncelikle yazını okudum.
şunu ifade etmek istiyorum..
şayet verdiğin cevapta samimi isen senle vakit buldukça tartışmaya hazırım. yok sen dava adamı değil de geyik muhabbeti cinsinden kafa bulmak istiyorsan hiç girmeyelim ne sen sor ne ben söyleyeyim..senin her müşkülün halledilir..hiç merak etme saygı ve sevgi çerçevesinde ve seviyeli bir tartışmayla
..?

kardeş derdin neyse buraya yaz..

neden özel tartışma peşindesin???

cin
25-02-2010, 18:11
Allah ilmini bilmeyenler sadece bildiklerini sanarlar..Ancak Allah ilminden birazcik nasiplenen insanlar zaten olayi anlamistir...Ki onlarda Pir Sultan Abdallar, Yunus Emreler ve Mevlanalardir...


Simdi senin su imtihan isine gelelim...

Bi sinava girdigini düsün...Sinavin baslayinca odaya ayni sinava tabi tutulan baska bi kisi girip diyor ki,arkadaslar sinav sonuclanmis... bazilarimiz bu sinavi kazanmisiz, bazilarimiz da kaybetmisiz...yalniz ben, bize bu sinavi hazirlayip, sonuclari elinde bulunduran kisiden bi cevap anahtari getirdim...Alin bu cevap anahtarini sorulari cevaplayin...Ancak bazilari bu cevabi getiren kisiden, dogal olarak da cevap anahtarindan süphe edip, biz kendi bildigimizi yapariz, cünkü sende bizler gibi sinava tabi tutulan bi kisisin..bu yüzden sana güvenemeyiz derler..cevap anahtarini gönderen, ayni zamanda sonuclari elinde bulunduran zát , bunlarin farkinda oldugu icin, cevap anahtarini sinava girenlere götüren elcisine "önemli degil, sen sadece teblig ettin görevini yerine getirdin, cevap anahtari ellerinde artik kim ona göre cevaplarsa onlar sinavi kazanip mezun olacak, cevaplamayan da ona göre sonucuna katlanacak" der..Cevap anahtarinin yanlis oldugunu düsünenler, cevap anahtarina ragmen, sorulari kendi bildikleri gibi yanitlarlar..Ayni sekilde cavap anahtarinin dogruluguna inananlarda o anahtara göre cevap verirler..Sinav süresi bitince, Sinavi hazirlayip, cevaplari gönderen, sinava tabi tutulanlari cagirip hepsine tek tek sonuclari bildirir...Kazanan mutludur, kaybeden pisman...


Simdi asil can alici noktaya gelelim...Sinav nicin var..?

Ben de bu konuyu cok düsündüm..Allah´a sükür biraz düsününce buldum...

Allah katinda olaylar yasanip bitmistir...Yani zaman diye bi kavram yoktur..sadece an vardir...ki o an da bu dünya yasamidir(maddesel anlamda)..cünkü Allah katindakiler sonsuzdur...Sayet Allah kendi ilmine göre, insanlari, cezalandirsa yada mükafatlandirsaydi, bunun sebebini anlayamayan, Allah ilminden mahrum olan insan icin neden ve nasil sorulari akla gelecekti..

Kisi örnegin Allah´a "ben neden cennete veya cehenneme gidiyorum" yada...Bu duruma nasil geldim diye sorular yöneltebilirlerdi...Iste bu tür süphelerin ortadan kalkmasi ve bu tür sorularin söz konusu olmamasi icin Allah fani olan bu yasami yaratmistir..Cünkü bu sayede kisi neden ve nasil sorularinin cevabina kendisi sahitlik edecektir...

Vesselam, cennete yada cehenneme gidecekler zaten belli..Ama gel gör ki insan hangi safta oldugunu bilemiyor...ne tuhaf..

Sonuc olarak kimse sonunun nasil olacagini bilemiyor..Sadece kendini kurtaranlar ve kendine yazik edenler asikar...Ama bunlarin da kim oldugu Allah´in acikca bildirdikleri disinda bilinmiyor...Iste bütün caba da bu ugurda aslinda...Yelkenlerini hangi tarafa cevirirsen, orda demir atarsin


umarim anlatabilmisimdir...


Sayın Len Terani,

Birazcık düşününce binlerce yıllık soruların cevaplarını hemencecik bulman beni korkunç bir dehşete düşürdü inan :) Öncelikle Mesih'liğin hayırlı olsun diyorum,

Cennet yada cehenneme gidecekler belli iken sana göre sınav saçmalığınıda imtihana bağlaman da ayrıca bir absürtlük oluşturmuş,

İslam Tanrısı kuluna hesap vermektenmi korkuyor ki imtihan gereği duyuyor, sistem kurulmuş zaten size göre herşeyin sonucu yazılı çizili daha ne parçalanıyorsunuz bişileri değiştirmek için 124 bin peygamber gönder sonra kitaplar indir sonra farz ederek insanları savaştır ve kelle kopart, imtihanın amacı nedir uyarmak mı gebertmekmi ?

Konu bellidir imtihan dışında allah kendini apaçık gösterse bile imtihanı geçemez, geçtirtmezler adama çünkü sistem bellidir düzen kuruludur sizin dininizde,

Adem ile havva cennete kondu sebep nedir,

adem ile havva cennet içinmi yaratıldı yoksa yeryüzüne halife mi,

Yeryüzüne halife yarattıysan insanları imtihan saçmalıkları ile cennete yerleştirip sonra dümen yaparak sürmessin dünyaya

İbrahime oğlunu kurban et dersin ama kurban gerçekleşmediği halde imtihanı geçmiş kabul edersin vuku bulmamış gerçekleşmemiş bir icraat nasıl imtihan geçme nedeni olur,

Senin imtihan sınıfın'da sınava bile gelmemiş bir öğrencinin geçmesi gibi bişi,

Musayla Tanrı konuşur Musa delil ister, sebep " Kalbi Tatmin olsun" Tanrı kendini musaya göstermişmidir, " hayır " musa tatmin olmuşmudur " hayır " peki musa imtihanı geçtimi " evet " Saçmalıklardan bir buket daha;

İslam tanrısını gören Adem, Havva ve Şeytan imtihanı geçemedi,

İslam tanrısıyla şahsen konuşan Musa imtihanda sınıfta kaldı ,

İslam tanrısı ile mülakatı olmamakla beraber cebrail desteği almış Muhammed'in kişisel menfaat ve çıkarları için neler yaptığı zaten ortada ( 9 yaşındaki ayşe ile evliliği, Ganimet Sevdası , Yalnızca kendine has 10 larca kadın ve bi o kadarda cariye, savaş ve katliam tutkusu v.s)

İslam tanrısının kendini saklaması daha uygun gibi görünüyor,

Kendini görenler duyanlar pek uslu durmuyor hemen yoldan çıkıyor yoksa,

Saygı ve Sevgilerimle

Len Terani
01-03-2010, 01:36
Sayın Len Terani,

Birazcık düşününce binlerce yıllık soruların cevaplarını hemencecik bulman beni korkunç bir dehşete düşürdü inan :) Öncelikle Mesih'liğin hayırlı olsun diyorum,

Cennet yada cehenneme gidecekler belli iken sana göre sınav saçmalığınıda imtihana bağlaman da ayrıca bir absürtlük oluşturmuş,

İslam Tanrısı kuluna hesap vermektenmi korkuyor ki imtihan gereği duyuyor, sistem kurulmuş zaten size göre herşeyin sonucu yazılı çizili daha ne parçalanıyorsunuz bişileri değiştirmek için 124 bin peygamber gönder sonra kitaplar indir sonra farz ederek insanları savaştır ve kelle kopart, imtihanın amacı nedir uyarmak mı gebertmekmi ?

Konu bellidir imtihan dışında allah kendini apaçık gösterse bile imtihanı geçemez, geçtirtmezler adama çünkü sistem bellidir düzen kuruludur sizin dininizde,

Adem ile havva cennete kondu sebep nedir,

adem ile havva cennet içinmi yaratıldı yoksa yeryüzüne halife mi,

Yeryüzüne halife yarattıysan insanları imtihan saçmalıkları ile cennete yerleştirip sonra dümen yaparak sürmessin dünyaya

İbrahime oğlunu kurban et dersin ama kurban gerçekleşmediği halde imtihanı geçmiş kabul edersin vuku bulmamış gerçekleşmemiş bir icraat nasıl imtihan geçme nedeni olur,

Senin imtihan sınıfın'da sınava bile gelmemiş bir öğrencinin geçmesi gibi bişi,

Musayla Tanrı konuşur Musa delil ister, sebep " Kalbi Tatmin olsun" Tanrı kendini musaya göstermişmidir, " hayır " musa tatmin olmuşmudur " hayır " peki musa imtihanı geçtimi " evet " Saçmalıklardan bir buket daha;

İslam tanrısını gören Adem, Havva ve Şeytan imtihanı geçemedi,

İslam tanrısıyla şahsen konuşan Musa imtihanda sınıfta kaldı ,

İslam tanrısı ile mülakatı olmamakla beraber cebrail desteği almış Muhammed'in kişisel menfaat ve çıkarları için neler yaptığı zaten ortada ( 9 yaşındaki ayşe ile evliliği, Ganimet Sevdası , Yalnızca kendine has 10 larca kadın ve bi o kadarda cariye, savaş ve katliam tutkusu v.s)

İslam tanrısının kendini saklaması daha uygun gibi görünüyor,

Kendini görenler duyanlar pek uslu durmuyor hemen yoldan çıkıyor yoksa,

Saygı ve Sevgilerimle

İslam Tanrısı kuluna hesap vermektenmi korkuyor ki imtihan gereği duyuyor

Inanmadigin ve istesen de inanamayacagin, yalnizca hesap soran Hakk seni dünyaya göndermeden hesaba cekseydi ve sana deseydi "sayet seni dünyaya gönderseydim bana zaten iman etmeyecektin..Ben senin, sana yarattigim anda verdigim yetkiyi, iyiye yada kötüye kullanacagini biliyordum..O yüzden yikil karsimdan gir cehenneme" deseydi inanacakmiydin??

Ama su fani dünyada kendi nefsin kendi yaptiklarina sahitlik ediyor...Kolaysa yasadigini inkar et..

.50 Cal
01-03-2010, 04:19
Burdan iman etmeyenlere bir sorum olacak biz iman edenler diyelimki yanıldık öldüğümüzde kaybedeceğimiz hiç bi şey yok. Yanlız siz yanıldıysanız ?

evrensel-insan
01-03-2010, 04:31
Saygideger .50 Cal;

Yanlız siz yanıldıysanız ? -.50 Cal-

Ben bir birey olarak, kendi olumumu (olmek) kendim yasayamayacagim icin bir yasam duygusu olan yanilgiyi, yasami algilamayan vucudum acisindan bir anlam ifade edecegini dusunmuyorum.

Sizce "cansiz" bir madde, yanilir mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

.50 Cal
01-03-2010, 04:44
cansız bi madde yanılmaz ama eğer bizim inandığımız doğruysa ki benim şüphem yok beden ölecek ruhunuz canlı kalacak eğer sizin inandığınız yani inanmadığınız gerçekse dediğin gibi bi yanılmada söz konusu olmayacak. imzanı da beğendim umarım bir gün insan olursun dileğinde kimden onu merak ettim ayrıca ?

evrensel-insan
01-03-2010, 04:48
Saygideger .50 Cal;

imzanı da beğendim umarım bir gün insan olursun dileğinde kimden onu merak ettim ayrıca ? -.50 Cal-

Kendimden.

Saygilarimla;
evrensel-insan

zapata
01-03-2010, 04:55
Sayın .50 Cal

''Burdan iman etmeyenlere bir sorum olacak biz iman edenler diyelimki yanıldık öldüğümüzde kaybedeceğimiz hiç bi şey yok. Yanlız siz yanıldıysanız ? '' demişsiniz.

İşte burada çok tehlikeli bir noktaya gelmiş oluyorsunuz. Bu tam bir bir tüccar zihniyeti her halükarda cenneti garantiye almak istemek. Geldiğiniz bu noktada ''tanrı olmayabilirde ama ben yinede işimi sağlama bağlayayım nolur nolmaz iman edeyim'' düşüncesinin varlığı dahi aslında sizinde tanrı hususunda şüphede olduğunuzu göstermez mi derinlerde bir yerlerde. Ben iman etmeyen biri olarak yanılmadığımı çok iyi biliyorum. Ama ''acaba tanrı varmıdır biraz olsun iman etsemmi neticede cennet var işin ucunda'' düşüncesinde biraz şüphe yokmu. Birimiz yanılıyor evet. Ben yanılmadığımı BİLİYORUM. Ama siz bundan emin değilsiniz ve Tanrıya iman etmeyi salt ona olan sevgi için değilde acaba cehennemde yanarmıyım korkusu ile hayata geçiriyorsunuz. Ben kurtulayımda diğerlerine ne olursa olsun mantığı ile hareket ediyorsunuz. Bense tüm insanların özgür iradeleri ile yaşamlarını insanca sürdürerek cennet denen o mükafata bu dünyada tüm insanların ortaklaşa ulaşabileceklerine inanıyorum.

İmtihan konusunda da birşey söylemek isterim. Bu konuyu felsefenin içine çekerek laf kalabalığı üretmek entellektüeller için hoş bir zaman geçirme metodu olabilir, ama bana göre gereksiz zaman kaybı. Ne diye oraya buraya çekiştirilir anlamam. Kuranda gayet açık
Dilediğinin kalbine mühür vurup kafir yapan, dilediğini doğru yola sokan tanrı o kafiri nasıl bir imtihandan geçiriyor anlayamıyorum doğrusu. Bu kadar keyfilik TANRI ya bile fazla.
Herkese sevgilerimle......

.50 Cal
01-03-2010, 05:15
benim eğer zerre kadar şüphem olsaydı sizler gibi çelişki arardım ayet ayet hadis hadis ama yok altım kuru keyfim yerinde gecenin 5 inde az biraz düşünün diye birşeyler söylüyorum kolay yoldan anlayın diye lakin benim lafımdan siyasetciler gibi farklı anlamlar türetmeye çalışıyorsunuz bizim dinimizde inanıp inanmamak bile özgürken siz islamiyetle uğraşıp kendi kendinize çelişkiler icat ediyorsunuz

zapata
01-03-2010, 05:47
Sayın .50 Cal

Sizin imanınınızın sağlam olduğundan eminim. İnançlı biri olduğunuz su götürmez. Öğrenmek istediğim şuydu sadece. İnanmayabilirimde ama eğer inanırsam kazançlı çıkarım bu işten. İnanmayanlar ise çok şey kaybeder eğer tanrı var ise. Yanılıyormuyum. Sorduğunuz soru bu anlamda değilmi. Ve eğer soru bu ise bunun içinde azda olsa tanrının olmayabileceği iması yokmu. Ben sizin inancını sorgulamıyorum haddimde değil. Sadece sorduğunuz sorunun anlamı tanrının olmayabileceğinide içermiyormu bunu sordum sadece.
Bizler çelişki aramayız. O çelişkiler zaten ortada apaçık. Ama birtakım kelime oyunlarıyla yalan yanlış tercümeler ile gizlemeye çalışılan bu apaçık ortada duran çelişkileri görmemek yada görmeyi istememek benim değil sizin sorununuz. Ben onları görüyorum çünkü kuranı bir kul olarak değil özgür bir birey olarak okuyorum. Ve inanın kuranı defalarca okumuş ve iyi bilen birisiyim. İnançsızlığımı bizzat kuranın kendisine borçluyum. Sizi dinden çıkarmak gibi bir kaygımda yok. Bunu ancak siz kendi özgür iradenizle yapabilirsiniz. Bir ateistin sizi dinizden döndürmeye uğraştığına falan inanmayın. Bizlerin öyle bir sorunu yoktur. Ama bizlerde bizzat dinlerin ortaya attığı insanoğlunu esaret altında zincirleyen bize göre köhne kuralların yıkılması ve insanların özgürleşebilmeleri için takdir edersinizki çabalamak isteriz. Ve bunu her fırsatta anlatmak tartışmak isteriz. Bizim sorunumuz yalnızca islamiyet değil tüm dinlerin insanoğlunun fikri gelişimi için bir engel olduğunu insanlara anlatabilkmek. Yoksa bunu özel olarak sizin şahsınıza yapmıyoruz. Sonuçta şu güzel şarkı sözleri ile bitirmek istiyorum

bilimle anla beni, felsefeyle anla beni,
tarihle anla beni,
ve öyle yargıla.

Len Terani
01-03-2010, 16:49
Sayın .50 Cal

''Burdan iman etmeyenlere bir sorum olacak biz iman edenler diyelimki yanıldık öldüğümüzde kaybedeceğimiz hiç bi şey yok. Yanlız siz yanıldıysanız ? '' demişsiniz.

İşte burada çok tehlikeli bir noktaya gelmiş oluyorsunuz. Bu tam bir bir tüccar zihniyeti her halükarda cenneti garantiye almak istemek. Geldiğiniz bu noktada ''tanrı olmayabilirde ama ben yinede işimi sağlama bağlayayım nolur nolmaz iman edeyim'' düşüncesinin varlığı dahi aslında sizinde tanrı hususunda şüphede olduğunuzu göstermez mi derinlerde bir yerlerde. Ben iman etmeyen biri olarak yanılmadığımı çok iyi biliyorum. Ama ''acaba tanrı varmıdır biraz olsun iman etsemmi neticede cennet var işin ucunda'' düşüncesinde biraz şüphe yokmu. Birimiz yanılıyor evet. Ben yanılmadığımı BİLİYORUM. Ama siz bundan emin değilsiniz ve Tanrıya iman etmeyi salt ona olan sevgi için değilde acaba cehennemde yanarmıyım korkusu ile hayata geçiriyorsunuz. Ben kurtulayımda diğerlerine ne olursa olsun mantığı ile hareket ediyorsunuz. Bense tüm insanların özgür iradeleri ile yaşamlarını insanca sürdürerek cennet denen o mükafata bu dünyada tüm insanların ortaklaşa ulaşabileceklerine inanıyorum.

İmtihan konusunda da birşey söylemek isterim. Bu konuyu felsefenin içine çekerek laf kalabalığı üretmek entellektüeller için hoş bir zaman geçirme metodu olabilir, ama bana göre gereksiz zaman kaybı. Ne diye oraya buraya çekiştirilir anlamam. Kuranda gayet açık
Dilediğinin kalbine mühür vurup kafir yapan, dilediğini doğru yola sokan tanrı o kafiri nasıl bir imtihandan geçiriyor anlayamıyorum doğrusu. Bu kadar keyfilik TANRI ya bile fazla.
Herkese sevgilerimle......

Gözlerim doldu..Sanki simdiye kadar özgür iradeyle yasamamissin, kafir olunca özgürlüge kavusmussun gibi konusuyorsun..Özgürlükmüs..Duyan da sanki kapisinda kanlilari pusu kurmus disari adim atinca kesecekler sanar..Milletin kafasindan bomba yagiyor, aci cekiyorlar, ölüyorlar yakinlari öldürülüyor herseye ragmen Allah birdir diyorlar...Sizlerde özgür degilmismissiniz..Bu yüzden inkar edermissiniz...Sizin ....... imaminiz turan inkar ettide noldu..Basi göge mi erdi..Kendisi .....................biri tarafindan gebertildi, gitti öteki tarafa...Allah azabini artirsin ne diyelim

°Sizin° gibiler oldugu sürece insanlik huzura ermez...

zapata
03-03-2010, 03:13
...............

Aferim len. Ağzımın payını vermişsin he. Ne güzelde sıralamışsın hakaretleri. ..................... Yazdıklarının hiçbirine cevap verecek değilim. Çünkü sen bu siteye medeni insanlar gibi tartışmaya değil, provoke etmeye gelmişsin belli. Bak .................... burası turandursun.com Hacı fışfışın tekkesi değil. ................................... Burası aklın gösterdiği yolda ilerleyenlerin yeridir. Beğenmediğin o Turan Dursun, beş vakit elleri uçkurlarında, gözleri evlatlığının karısında, akılları dokuz yaşındaki kızları gerdeğe nasıl atarım düşüncesinde olan senin imamların gibi değil hiç olmazsa. Gelipte ateist mahallesinde hurma satmaya kalkma. ...................... Filistinde kafasına bomba yağan insanların, hele o günahsız çocukların duyduğu acıyı ben de duyarım. Ama sen bu acıyı duymaz sadece o acıyı pazarlamak istersin. Her bir ölen çocuğun ardından ellerinizi oğuşturup pazarlama malzemesi çıktığına sevinirsiniz. Öyle olmasa idiniz sadece orada değil bütün dünyada kafalarına bomba yağan çocuklar için savaşırdınız. Farkımız burda işte. Aslında yazdıklarına cevap vermeyecektim ama ölen insanları pazarlamanıza dayanamıyorum bir türlü. Ama senin suçun yokki. Senin dinin ancak bu kadarını verebilir sana. Onun için dinin ne diyorsa o kadarı ile yaşa sen. Gelipte aydınlanmaya çalışan insanların karşısında o küçücük beyninle laf yarıştırmaya kalkma.

H@mlet
04-03-2010, 02:41
1. Kitap ve elçi çalışması....
.....
.....
tühhhh yanlış olduuuu.
2. kitap ve elçi çalışmasıı...
....
....
....
ulan bu da yanlış oldu... bi daha...
3.kitap ve elçi çalışması...
...
...
...
yinemiii...
...
...
...
...
n.kitap ve elçi çalışması...
...
...
...


Bir yerlerde bir hata var.
Nedense Ömer Hayyam'ın dizeleri geldi alkıma
şarap testimi kırdın tanrım
zevk yolumu tıkadın tanrım
nar rengi şarabımı yere çaldın tanrım
tövbeler olsun
yoksa sarhoşmusun tanrım

cin
04-03-2010, 11:26
Gözlerim doldu..Sanki simdiye kadar özgür iradeyle yasamamissin, kafir olunca özgürlüge kavusmussun gibi konusuyorsun..Özgürlükmüs..Duyan da sanki kapisinda kanlilari pusu kurmus disari adim atinca kesecekler sanar..Milletin kafasindan bomba yagiyor, aci cekiyorlar, ölüyorlar yakinlari öldürülüyor herseye ragmen Allah birdir diyorlar...Sizlerde özgür degilmismissiniz..Bu yüzden inkar edermissiniz...Sizin ....... imaminiz turan inkar ettide noldu..Basi göge mi erdi..Kendisi .....................biri tarafindan gebertildi, gitti öteki tarafa...Allah azabini artirsin ne diyelim

°Sizin° gibiler oldugu sürece insanlik huzura ermez...

Len Terani,

Sana bakınca tanrınızı anlamak hiç zor olmuyor inan :)

öfke,

hiddet,

nefret,

hakaret,

düşmanlık,

cehalet,

Lanet,

Öfke ile başladığı söze Lanet ile son veren bil bakalım Senden başka kim var :)

Demekki, Şeytan varolduğu sürece, Allah ta Melek'leride Pek huzur bulamayacak, Bizim gibiler oldukça sizin gibilerin huzur bulamayacağı gibi :D Ama Şeytan da hep olacak bizlerde, huzuru size kim sağlayacak merak ediyorum :)

Saygılarımla

Len Terani
06-03-2010, 13:46
...............

Aferim len. Ağzımın payını vermişsin he. Ne güzelde sıralamışsın hakaretleri. ..................... Yazdıklarının hiçbirine cevap verecek değilim. Çünkü sen bu siteye medeni insanlar gibi tartışmaya değil, provoke etmeye gelmişsin belli. Bak .................... burası turandursun.com Hacı fışfışın tekkesi değil. ................................... Burası aklın gösterdiği yolda ilerleyenlerin yeridir. Beğenmediğin o Turan Dursun, beş vakit elleri uçkurlarında, gözleri evlatlığının karısında, akılları dokuz yaşındaki kızları gerdeğe nasıl atarım düşüncesinde olan senin imamların gibi değil hiç olmazsa. Gelipte ateist mahallesinde hurma satmaya kalkma. ...................... Filistinde kafasına bomba yağan insanların, hele o günahsız çocukların duyduğu acıyı ben de duyarım. Ama sen bu acıyı duymaz sadece o acıyı pazarlamak istersin. Her bir ölen çocuğun ardından ellerinizi oğuşturup pazarlama malzemesi çıktığına sevinirsiniz. Öyle olmasa idiniz sadece orada değil bütün dünyada kafalarına bomba yağan çocuklar için savaşırdınız. Farkımız burda işte. Aslında yazdıklarına cevap vermeyecektim ama ölen insanları pazarlamanıza dayanamıyorum bir türlü. Ama senin suçun yokki. Senin dinin ancak bu kadarını verebilir sana. Onun için dinin ne diyorsa o kadarı ile yaşa sen. Gelipte aydınlanmaya çalışan insanların karşısında o küçücük beyninle laf yarıştırmaya kalkma.


Kocaman peygambere sübyanciliktan tutun da, sahtekarliga kadar ne kadar iftira varsa atmissiniz sonra burda cikip bana provakatörlükten bahsediyorsunuz...Gözünle mi gördün benim insanlarin acilarini pazarladigimi...?Yada dünyada ki tüm cocuklarin acilarini dindirmek icin caba harcamadigimi??Insan sacmalayabilir ki sizler gibi kitapsizlardan daha fazlasi beklenilemez zaten, ama bu kadar da olmamali...HICBIR dayanaginiz olmadan insanlara iftira atiyorsunuz, bir de merhamet bekliyorsunuz...Dinime küfreden de müslüman olsa misali...Sizler gibi ahmaklara laf anlatmaya calismak, dogustan körlere renkleri izah etmekten cok daha zor...Allah ben mühürledim diyor, hadi iddia ettginiz gibi hakli iseniz kaldirin o mührü...Amacim da sizin gibi yoldan cikmislari yola getirmek yada dogruyu iyiyi güzeli anlatmak degil...Sadece haddinizi bildirmek...Sinirlarinizi göstermek...

Ne haliniz varsa görün, neye inanmak istiyorsaniz ona inanin, neye inanmak istemiyorsaniz onlara da inanmayin...AMA Allah´a, peygamberlerine, ve kitabina dil uzatmayin...

cin
06-03-2010, 21:09
Kocaman peygambere sübyanciliktan tutun da, sahtekarliga kadar ne kadar iftira varsa atmissiniz sonra burda cikip bana provakatörlükten bahsediyorsunuz...Gözünle mi gördün benim insanlarin acilarini pazarladigimi...?Yada dünyada ki tüm cocuklarin acilarini dindirmek icin caba harcamadigimi??Insan sacmalayabilir ki sizler gibi kitapsizlardan daha fazlasi beklenilemez zaten, ama bu kadar da olmamali...HICBIR dayanaginiz olmadan insanlara iftira atiyorsunuz, bir de merhamet bekliyorsunuz...Dinime küfreden de müslüman olsa misali...Sizler gibi ahmaklara laf anlatmaya calismak, dogustan körlere renkleri izah etmekten cok daha zor...Allah ben mühürledim diyor, hadi iddia ettginiz gibi hakli iseniz kaldirin o mührü...Amacim da sizin gibi yoldan cikmislari yola getirmek yada dogruyu iyiyi güzeli anlatmak degil...Sadece haddinizi bildirmek...Sinirlarinizi göstermek...

Ne haliniz varsa görün, neye inanmak istiyorsaniz ona inanin, neye inanmak istemiyorsaniz onlara da inanmayin...AMA Allah´a, peygamberlerine, ve kitabina dil uzatmayin...


Sayın Len Terani,

Haklısın, Kitapsız çok insan var, :)

Birde Kitab'ı olanlar var ama Kitap'larını olduğu gibi kabul etmeyenler var,

2. el bir kitap yapmaya çabalamaktansa , Kitapsız kalmak daha mantıklı sanırım ,

Nasılsa her ikiside aynı sınıfa girmiyormu kardeşim, ikiside inkar içinde biri tamamen inkar ediyor, diğeri işine geleni; Ancak ikisininde sıfatı bellidir,

KİTAPSIZLAR,

Saygılarımla

Len Terani
07-03-2010, 14:00
Sayın Len Terani,

Haklısın, Kitapsız çok insan var, :)

Birde Kitab'ı olanlar var ama Kitap'larını olduğu gibi kabul etmeyenler var,

2. el bir kitap yapmaya çabalamaktansa , Kitapsız kalmak daha mantıklı sanırım ,

Nasılsa her ikiside aynı sınıfa girmiyormu kardeşim, ikiside inkar içinde biri tamamen inkar ediyor, diğeri işine geleni; Ancak ikisininde sıfatı bellidir,

KİTAPSIZLAR,

Saygılarımla

Sorunun korsancilarlaysa, gidip derdini onlara anlatacaksin...Sayet sorunun sahte kitapsa, gercegine yöneleceksin...Yok sorunun her durumda kitabi da, yazdirani da, yayinlayani da inkar etmekse, araya da ipsiz sapsiz bahaneler sokmakyacaksin, ben inanmiyorum, ne haliniz varsa görün diyeceksin...Gidince yerine zaten görürsün kim dogru kim yanlis..

cin
07-03-2010, 15:51
Sorunun korsancilarlaysa, gidip derdini onlara anlatacaksin...Sayet sorunun sahte kitapsa, gercegine yöneleceksin...Yok sorunun her durumda kitabi da, yazdirani da, yayinlayani da inkar etmekse, araya da ipsiz sapsiz bahaneler sokmakyacaksin, ben inanmiyorum, ne haliniz varsa görün diyeceksin...Gidince yerine zaten görürsün kim dogru kim yanlis..

sorunun korsan yada korsancılar la ilgisi nedir pek anlamadım, sorun korsan beyinlilerle

Tevrat, nasibini almıştır korsan beyinler tarafından,

İncil, En büyük korsan istilasına maruz kalmıştır zaten,

Kur'an , hanginiz Kur'anı olduğu gibi kabul ediyor ki ,

Herkes kendine göre yorumluyor,

Herkes kendine göre şekil veriyor,

Sonra sen çıkıyorsun ya kabul et yada inkar et çek git diyorsun,

Ama sen ve senin gibiler hala bir yerlerinden kemirmeye yontmaya yeni şekiller vermeye devam ediyorsunuz,

Olduğu gibi kabul et yada bırak öyle kalsın sen yanıma yaklaş korkma ısırmam :)