Orijinalini görmek için tıklayınız : İSLAM ÇAĞDIŞI BİR YAŞAM TARZIDIR!
Yalnız bir din değildir İslam. Aynı zamanda bir yaşam tarzıdır. Bu yaşam tarzı daha çıktığı an çağ dışı olmuştur. İslam hiç bir zaman ileri sürüldüğü gibi deneyimlenmemiştir. Çünkü bu mümkün değildir. Çünkü İslam’ın temeli çürüktür. Çünkü İslam eksik ve kusurludur. İlk dört mezhebin ortaya çıkış nedeni bunun ilk belirtisidir.
Bugün bile aramızda İslam’ı öven, göklere çıkaran Müslüman’lar İslam’ın ne kadar yetersiz ve ilkel bir din olduğunu yeterince bilmemektedirler. Onlar kandi akıl ve imajinasyonlarındaki İslam’ı gerçek dünyada mevcut İslam’la karıştırmaktadırlar. Pratiğe uygulanan İslam anında bütün kusur ve eksikliklerini gözler önüne sermekte gecikmeyecektir.
İslam’ı yalnız bir din olarak ele alırsak, kusur ve eksikliklerine rağmen, kabul edebiliriz. İnsanlar ne kadar sapkın olursa olsun, her inanca inanabilmelidirler. Ama bu inanç bu kadarla yetinmez ve bize nasıl yaşamamızı da emretmeye başlarsa, çizmeyi aşmış demektir.
Günümüzde hiç bir inanç bunu yapamaz. Bunun yapılabileceği çağ çoktan tarihin karanlık sayfalarına gömülmüştür. İslam doğmadan ölmüş bir din ve yaşam tarzıdır..
Selamlar
HACI
quixsoul
20-12-2004, 18:32
Ben atalarımızın bu şekilde bir dini tercih etmelerinde hep rahatsız oldum.Çektiğimiz sıkıntılar hep bu önkoşul ve körü körüne aldanmalardan..
Ülkemizden yinede bir umut var.Bu umut en azından islamın daha ılımlı bir hale kavuşması.Darısı iran,pakistan,afganistan ve diğer özgür inançların tutsak olduğu ülkelere..
Hersey anlasiliyor. Bu sitenin amaci resmen islam düsmanligi yapmak. Ve bunu yapanlarin tarih bilgilerinin de ne kadar eksik oldugu gözler önün seriyorlar. Deselerki bazi müslümanlar gerici ve yobaz anliyacagim. Ama dünya ya cagdasligi ve medeniyeti (medeniyet kelimesinin kökeni de Medine den gelir) getirmis bir dine bu saldirinin yapilmasinin ardinda ideolejik baska nedenler var.
Emperyalizmin usakligini yapmak.....(kisacasi)
selamlar
Quixsoul kardeşim:
Önemli olan bir insanın kendisi için saptadığı öncelikleridir. Bu da onun eğitim düzeyi, sosyal ve ekonomik durumu ve yaşam felsefesi ile direkt olarak ilgilidir. Türkiye bu bahsettiğiniz Müslüman ülkelerden farklıdır. Çünkü Türk Müslüman’larının eğitim düzeyi ve sosyo-ekonomik durumu daha farklıdır. Tabiri caizse, ilerdedir.
Bu forumda yazan ve İslam’ı savunarak, İslamsal akideleri yaşam tarzı yapmayı isteyen Müslüman’lar elbette bu isteklerinde haklıdırlar. Kimse onları bu isteklerinden dolayı suçlayamaz.
Ama onlar bu isteklerinin sapkın olduğunun bilincinde değillerdir. İslam’a güvenmekte ve inanmaktadırlar. Ama İslam’ın onların idealindeki bir rejimi sağlayamayacağının bilincinde değillerdir. Onlar İslam’ı tanımamakta veya tanımak istememektedirler. Onlar tarihsel gelişmeleri bilmemektedirler.
Biz bir konuyu gündeme getiriyor ve tartışmaya açıyoruz... Onlar bunlara katılıyorlar ama, yazılarından hemen her konuda oldukca geride oldukları anlaşılıyor. Evrimi bilmeyen birileri ile evrimi nasıl tartışabilirsiniz? İslam’ı bilmeyen ve anlamayanlarla, O’nu tartışmaya ve ortak bazı konsensuslara ulaşmaya olanak yoktur. Onların kendilerine ait bazı saplantıları vardır. Kadınlar hakkında, pratik İslam hakkında, eğitim alanında, teknolojik ilerleme konusunda ve daha birçok konuda aramızda anlaşmazlık vardır. Bu yüzden ben onlarla dişe diş tartışarak, polemik yapmaktansa, bazı konulardaki düşüncelerimi belirtmekle yetinmek istiyorum. Onlar da kendi düşüncelerini belirtirler. Yazılanları izleyen izleyici kendine göre bir sonuç çıkarabilir. Biz doğru bildiklerimizi yazmaya ve bazı düşünce ve inançların neden sapkın olduklarını açıklamaya devam etmeliyiz. Bunu polemiğe girmeden başarabilirsek, halkımıza çok daha yararlı olabiliriz.. Bunu söylemek, yapmaktan daha kolay görünüyor tabii.. Yine de çaba harcamalıyız.. İlerisi için kötümser olmanın bir nedeni yok. Bence İslam giderek zayıflıyor. Bir gün yok olacak.. Ama o günleri göreceğimizi sanmıyorum.. Sadece umut ediyorum..
Selamlar
HACI
Tam tersi, insanlar islamiyetten uzaklastikca gerici olmuslar, bilimden uzaklasmislar. Tarihimizi incelerseniz göreceksiniz. Türkler sanki islamiyetle tanismadan önce cok mu medeni idilerki, Barbar yikici vs.
Batı İslam değildir.. İlerdedir..
Bu örnek İslam’a gerek olmadığını göstermeye yeter.
HACI
Batinin teknik olarak ileride olduguna bir sey diyemiyecegim. Ama Avrupa da yasayan biri olarak teknikte ne kadar da ileri olsalar maneviyat da da o kadar gerideler. Hele birde insan iliskileri, o ayri bir tartisma konusu olurdu herhalde... O konuda birazcik olsun arastirma yapmanizi öneririm. Zaten bu konu üzerine bir tartisma konusu baslatmayi düsünüyorum...
Siz kendinizi maneviyat alanında ilerde görüyorsunuz ama, değilsiniz. Ben de Batı’da yaşıyorum. Sizin bile daha batınızda.. Adamların bizim Müslüman’lardan daha çok maneviyatı var.. Siz kendinizi aldatıyorsunuz.. Maneviyat deyince yalnız din anlaşılmaz. Siz maneviyatın ne olduğunu bilmediğiniz için maneviyat deyince İslam’ı anlıyorsunuz.
Yanılıyorsunuz!
HACI
ngcoskun
21-12-2004, 11:39
dinler hayatı inançlar doğrultusunda yönlendirir.inanılan şey gerçekmiş gibi savunulur ve yaşanır.oysa ki olması gereken gerçekleri kabul edip onları hayata uygulamaktır.inadıklarınızı hayata geçirmek daha kolay olduğu için gerçekleri kabul edip hayata geçirmek de zorlanırsınız
quixsoul
22-12-2004, 11:03
dallog.com dan alıntı:
Bugün kesinlik kazanan bilgilere göre Türkler, Tengri (tanrı) dedikleri bir yaratıcıya inanmaktaydılar. Tanrının iradesinin üstünlüğüne inanılır, her işte onun rızası düşünülürdü. Kazâ ve kadere inanırlar, Yaratan öyle istediği için bir işin öyle olduğunu kabul ederlerdi. Bu yaratıcıya Gök-Tanrı denildiği de olurdu. Bazıları bu sebeple, tanrının gökyüzü olduğunu belirttiler. Oysa Orhun Kitabelerinde: "Üstte mavi gök, altta yağız yer yaratıldıkta, ikisi arasında insanoğlu yaratılmış" denilerek bunların mahluk (yaratılmış şey) oldukları belirtilmiştir. Yine onların "Tanrı yapar, Tanrı yaşar" inancına göre, Tanrı mahlûk değil, yaratandır. Dolayısıyla Gök-Tanrı meselesinin, gökyüzünü tanrı olarak kabul etmek değil, olsa olsa yanlış bir inanışla tanrının gökyüzünde, yani üstte olduğunu kabul etmek gibi bir düşünceyle ortaya çıktığı kabul edilebilir. Nitekim bugün dahi, çok yanlış ve söylenmesi çok tehlikeli olan "üstümüzde Allah var" sözü bazan kullanılmaktadır.
Diğer taraftan eski Türklerde ahlâkî prensipler bakımından, zina etmek, yalan söylemek, dedikodu yapmak, düşmanları bile olsa bir kimseyi aldatmak, zulüm etmek, hırsızlık yapmak gibi hususlar büyük suç olarak kabul edilip, bunları yapanlar çok ağır şekilde cezalandırılırdı
Bugün islamı sırf olumlu göstermek isteyen insanların büyük kısmı ahmet gibi islamiyetden önceki türkleri aşırı barbar ve ahlakı zayıf göstermekteler.Saldırganlık çağın getirdiği bir mücadele ve Türklerin ırk olarak sahip oldukları bir anlayıştır.Bu osmanlıdada devam etmiştir.
Benim anlatmak istediğim islamiyetden önceki Türk toplumlarında şimdi sahip olduğumuz genel ahlakın o dönemde var olduğu ve kadına verilen değerin islam modülünden oldukça fazla olduğu..
ngcoskun
22-12-2004, 11:10
o zaman peki neden islama gerek duyulmuş acaba.
Bugün islamı sırf olumlu göstermek isteyen insanların büyük kısmı ahmet gibi islamiyetden önceki türkleri aşırı barbar ve ahlakı zayıf göstermekteler.Saldırganlık çağın getirdiği bir mücadele ve Türklerin ırk olarak sahip oldukları bir anlayıştır.Bu osmanlıdada devam etmiştir.
Türklerin ve orta asya topluluklarinin kadina deger verdiklerini tabiki biliyoruz ama bu sadece dogurgan gözü ile bakildigi icin. Ve hala da öyle,.. Kültürel bakimdan bana biraz örnek verin. islamiyetten önce seslerini ne kadar duyurabilmisler. Ki islamiyetle birlikte yerlesik yasama gectikten sonra bir hareket var... Islam medeniyetinin kücük görülmesi ve horlanmasi aslinda bugünkü Müslümanlarin zorunlu olarak geri biraktirilmasi, islamiyetten uzaklasmalari ve bati nin saldirgan politikalarindan kaynaklanmakta. Eger Tarihi biraz okursak ve önyargigan da uzak yaklasirsak iyi olur kanisindayim...
ngcoskun
22-12-2004, 12:48
ahmet İSLAM VE KADIN 2 başlıklı yazıyı okudun mu.okumadıysan bir okur musun lutfen.orada islamın kadına verdiği değer açıkca ifade edilmiştir.ordan cevabını bekliyorum
saygılar.
quixsoul
22-12-2004, 19:12
Türkler göçebe hayatı benimsesede devletleşmeyi çok iyi bilmişlerdir.Ve birbirine bağları çok sağlamdır.
Ben islamın sosyal ve kültürel yaşantımıza vecibelerden başka bir şey katmadığı görüşündeyim.Yani eskidende ahlaklı vede sosyal olarak çok ilerideydik.Bizim şuan ki konumumuz devletçilikde dini kaldırmamız ve mustafa kemalin yaptığı devrimler ürünüdür.
ngcoskun
23-12-2004, 08:31
kesinlikle sana katılıyorum quixsoul . ve devrimlerle çağdaş olmayı , çağdaş yaşamayı benimsememiz zor olmamıştır.
quixsoul;
...Yani eskidende ahlaklı vede sosyal olarak çok ilerideydik.Bizim şuan ki konumumuz devletçilikde dini kaldırmamız ve mustafa kemalin yaptığı devrimler ürünüdür.
Dogru buradaki "eskidende ahlaki vede sosyal olarak cok ilerdeydik" sozlerinize katiliyorum.
Cunku Selcuklulardan tutunda,Osmanlinin sonuna kadar,buyuk bir sahsiyetle ciktik dunyanin karsisina.Hele Osmanli zamaninda,devlet islam la yonetildigi icin,adalet ve baris iciceydi.bunun sonucunda 6 asirdan fazla hukum surduk dunyada.Biz her zaman TURK ve Musluman olmaktan gurur duyduk.Onurlu idik.
Ama dediginiz gibi;
....Bizim şuan ki konumumuz devletçilikde dini kaldırmamız ve mustafa kemalin yaptığı devrimler ürünüdür
dogru,insanimizin fakirligi,avrupaya ve diger dunya ulkelerine goc eden insanlarimizin hali,ekonomimizin zayifligi,ulkemizdeki,Alevi-sunni,Kurt-Turk kavgalari,askeriyemizdeki zayiflilik,devlet dairelerindeki beceriksizlik ve akliniza gelen butun olumsuzluklar Kemalin yaptigi devrimlerin urunudur.
size bu konuda katiliyorum,tesbitinizi destekliyorum...
ya aklima gelmisken sunu da soyleyeyim
Turk pasaportu ile avrupanin bir ulkesine giden Turklerin,pasaportunu ozel odalarda mercek altina aliyorlarmis.herhengi bir sahtekarliga karsi. ne kadar itibarli insanlar haline geldik,devletcilikte devrim yapanlarin sayesinde... :lol: :lol: :lol: