Orijinalini görmek için tıklayınız : Size bir mantik sorusu...
Iste bir mantik problemi
Evren bugun bu haldedir, cunku eger daha farkli sekilde gelismis olsaydi bu halde olmazdi.
Bu arguman dogru mudur, yanlis midir?
Bana yanlış göründü. Tarihte farklı şekilde gelişmeler yaşansaydı gene bu şekilde olmayacağımızı gösteren kanıtlara ulaşamayız. Deney ve gözlem yapamayız bu konuda diye düşünüyorum.
Mutezile
02-01-2006, 12:32
Bence bu kozmolojiyi çok yakından ilgilendiren bir soru. Hipotetik savlar öne sürmek; ya da Steven Weinberg, Chandrasekhar, Hawking, Friedman gibi adamların kitaplarından Big Bang ve sonrasını okuyup anlamaya çalışmak...
Başkaca opsiyon da sanırım yok. (Kuran ayetleri de evreni açıklama iddiasındadır; unuttum pardon)..Ben uslu bir öğrenci olarak kozmoloji okuyup anlama yolundayım. Hubble teleskobuna o kadar parayı boşuna saymış olmayalım en azından..
Hem işe de yarıyor meret. Magellan Nebulasından gönderdiği resimlerde
bir devasa karadeliğin etrafındaki yıldız kümelerinin orbitlerini bozduğunu; ve kendi(karadeliğin kendisi) Onları etrafında helezonik bir dönüşe zorladığı (akıl dışı bir çekim kuvvetiyle) görülüyor... Resimler olağanüstü güzel. Hubble'ın kendi sitesinde var. Öneririm.
Yav, ben bilimi seviyorum.
Evren bu hale nasıl bir gelişmeyle gelmiş ki ;
Başka bir gelişme öne sürülüyor olsun da farklı gözüksün..
Büyük patlama'yı asıl model olarak alıyorsak eğer ve buna karşın
başka bir gelişme olsaydı diyorsak;
bu bence yanlış bir mantık olurdu...
Bütün ileri sürülen modeller,evrenin görünen özelliklerinden yola çıkılarak tasarlanırlar..
Tabi evreni gözlemlenebilen bu haliyle gerçek olarak kabul ediyorsanız...
Peki ya tersi bir olay var ise;
Yani genişleyen evrenden söz ediyoruz.Daha sonra bu genişlemenin geri döneceğini düşünüyoruz..Ama
Asıl evrenin merkezi,patlamanın merkezi,şu an gidilen yöndeyse ve bu gidiş genişlemeden sonraki geri dönüş ise...
Bunun aksini,yanlış olduğunu kim söyleyebilir..
Bu benim öne sürdüğüm bir görüş,bir yerden okumuş değilim ve kendim de inanmıyorum ama neticede bir modeldir..İspatı,delili de;
genişleme hızının gittikçe artmasıdır...
Bigbang'e karşı bir düşünce olarak şu da söylenebilir ;
İlk patlamadan itibaren patlamanın çevresine tüm koordinat noktalarına eşit bir dağılım olması gerekirdi.Merkezden itibaren de galaksi oluşumları, bir atomun yörüngesindeki elektronlar gibi sıralanmalıydı..
Patlamanın merkezi gözlemleyebildiğimiz evrende olmuş olsa, bu düzeni görebilirdik..
Yani bence evren görünenden,gözlemlenenden çok daha büyük...
Yapısını bilmediğimiz için,nasıl oluştuğunu bilmemiz imkansız..
Daha biz güneş sistemini keşfedebilmiş değiliz,gezegenleri tam olarak bulamamışız, evren hakkında erken inanışlara giriyoruz herhalde...
Aliminyum
02-01-2006, 17:24
İyi soru da eksik öncül ama öğretmenim (bu haldedir=hangi hal?), sözlü notundan kıvırma payı bırakırsan cevaplarım :p
Kozmolojiyle alakasını çözemedim ama bir durum herhangi belirli bir halde ise o halde olmasının nedeni
1) başka halde olmamış olması ile
2) O hali oluşturan sebeplerin gelişim seyri
3) Gelişim seyrine etki eden iç-dış şeyler (faktörler lafını kullanmamak için şeyler dedim, alınmayın:) )
4) Kahrolsun determinizm diyecem ama sebep-sonuç arasındaki ilişkiyi zorunlu görmediğim için kahrolup olmamasını da görmemem gerek aslında ama ehr neyse.
Şimdi Cem bu yazxıyı anlamaz propaganda yapıyon diye siler bak görün.
Bu arada Empedoklesçi kozmoloji anlayışı Bilim diye yutturulmaya çalışırsa bumerang gibi geri kafanıza fırlatırım ona göre, bilimi milimi bulaştırmayın şimdi ne alaka?
Sen kimin kafasına bumerang gibi fırlatıyon lan öküz aliminyum. Goril. Şebelek aliminyum. Dana
...............................it's been edited..................................
Bu argumani Stephan Hawking’in sitesindeki sozlugunden aldim.
http://www.hawking.org.uk/activity/acindex.html
Bu arguman bir “circular argument”tir. Buna “totoloji” de diyoruz. Peki hangi maddenin karsisina yazilmis bu aciklama. Antropic Principle.Yani su meshur “insani ilke”.
Circular arguman, birseyi kendi ile aciklayan argumandir. Baska bir deyisle ispatlanmya calisilan sey zaten dogru olarak varsayilmaktadir. Descartes’in unlu sozu “dusunuyorum, oyleyse varim” sozu gibi. Descart bu argumani formule etmistir, cunku “dusunuyorum” dedigi anda zaten var oldugunu kabul etmektedir. Ve circular argumanlar yuzyillardir insanlari ugrastirir.
En basit haliyle “ A dogrudur, cunku A dogrudur”
Biraz daha karmasik bir ornek: “A dogrudur, cunku B dogrudur, ve B dogrudur cunku A dogrudur”
Onerme daha cok bilesenden de olusabilir: “A dogrudur, cunku B dogrudur, B dogrudur, cunku C dogrudur, Ve C dogrudur cunku A dogrudur.”
Bu tur argumanlar dinde ve politikada cok sik kullanilirlar:
“Kutsal Kitap(KK), Tanrinin oldugunu soyler. KK tanrinin sozu olduguna gore ve tanri yanlis birsey soylemeyecegine gore, KK’da olan hersey dogru olmalidir. Demek ki Tanri vardir.”
“Evrenin bir baslangici vardir. Baslangici olan hersey bir nedene sahiptir. Demek ki, evrenin Tanri denilen bir baslangici vardir.”
“Idam gereklidir, cunku vahsice oldurmelere karsi caydirici bir olum cezasina ihtiyacimiz var”
“Serbest ticaret bu ulke icin iyi birseydir. Nedeni acik. Ulkeler arasinda sinirlandirilmamis bir mal akisi oldugu zaman saglanan faydanin ulkenin heryerinde sinirsiz ticari iliskilerin gelismesini sagladigi acik degil midir?”
Peki totoloji ve celiski nedir?
Totoloji
Bir önermesel formülün (veya bileşik önermenin) doğruluk cetvelindeki son değerlendirme sütunundaki bütün değerler “doğru” çıkıyorsa, bu önermesel formüle “totoloji” denir. (wikipedi)
Çelişki
Bir önermesel formülün (veya bileşik önermenin) doğruluk cetvelindeki son değerlendirme sütunundaki bütün değerler “yanlış” çıkıyorsa bu önermesel formüle “çelişki” denir.
Totoloji ile celiskiyi birlikte aldim. Cunku bu ikisi mantikta (formel mantik) aciklama degeri olmayan argumanlardir.
Bir argumanin her kosulda dogru yada her kosulda yanlis cikmasi durumudur ki, gunluk hayatta da sik sik kullaniriz bu tur argumanlari.Ornegin:
“Yalnizlik paylasilmaz( paylasilirsa yalnizlik olmaz.)”
Sonuc olarak circular argument’ler birer totolojilerdir ve her zaman dogru sonuc verirler. Ancak hicbir aciklama degerleri yoktur.
Antropic principle’in temel yaklasimi baslangicta verdigim argumanla ozetlenebilir. Tekrarlarsak
"Evren bugun bu haldedir, cunku eger daha farkli sekilde gelismis olsaydi bu halde olmazdi. "
Bir sure once Panteidar'in "Bilincli Tasarim" adi altinda actigi topic'te cok sayida tasarimcilara ait arguman vardir ve hepsi de bilimsel gercekler bicimindedir. Ornekler su tarzdadir:
"1. Evreni meydana getiren patlama biraz daha şiddetli olsaydı, evrendeki tüm madde dağılırdı; eğer patlama biraz daha yavaş olsaydı, bütün madde hemen kapanacaktı. Her iki durumda da ne galaksiler, ne yıldızlar, ne dünyamız, ne de canlılar oluşurdu. Patlamanın galaksileri, yıldızları, Dünya’mızı ve canlıları oluşturacak şekilde olmasının olasılığı havaya atılan bir kurşun kalemin sivri ucu üstünde durması kadar bile değildir."
Bilincli tasarimcilarin bu tarzda kurduklari argumanlarin hepsini Stephan Hawking circular argumant olarak niteler.
exclusive
02-01-2006, 23:10
Hocam çok güzel yazmışsın tebrik ediyorum...
Hawking'in "ceviz kabuğundaki evren" kitabını okuyasım geldi yahu...
Yav, ben bilimi seviyorum.
Mutezile sen bilimimi seviyorsun,yoksa kendi bildiklerini mi?
Yanlış anlama illada karşı birşey söylemek için yazmadım.
Ama gerçek olan şu:insanın içinde nefis denen birşey var,işte bildiklerinle aslında nefsin göğsünü şişiriyor,kabarıyor ve ''BEN'' diyor;Ben ne kadar bilgiliyim be!..Oysa,bildiklerimiz bir okyanusdan aladığımız bir damla bile değil..
torpil hızında(?) giden bir gemini içindeyiz,ama hiç hissetmiyoruz ne kadar güzel bir sanat değil mi?
Gündüzleri lambamız hazır..
Yürümeye elverişli bir çekim kuvvetiyle,kolaylıkla yürüyebiliyoruz..Ya bu çekim kuvveti az olsaydı..Veya fazla...
Kainat kitabı gerçekten güzel..Okunmalı..Ama manasını anlayarak..Yoksa sadece nefislerimizi,benliklerimizi şişiririz...
Sargon ben sana şöyle bir önerme getirsem ne dersin?
Gaybı kimse bilemez..Gaybı ancak Allah(c.c) bilir..Kur'an gaybden haber verir...Öyleyse,Kur'an Allah'ın kitabıdır..O'nu insanlara getirende o zaman onun Resulu'dur.
Ensareo, senin sevdigin onerme diyebiliriz bence buna :)
Ben de sana en sevdigim onermeyi soyluyum bak.
Ege bir Yunan gölü deeldir.
Ege bir Türk gölü de deeldir.
Binaenaleyh, Ege bir göl deeldir.
exclusive
03-01-2006, 13:40
Gaybı kimse bilemez..Gaybı ancak Allah(c.c) bilir..Kur'an gaybden haber verir...Öyleyse,Kur'an Allah'ın kitabıdır..O'nu insanlara getirende o zaman onun Resulu'dur.
Gaybden haber vermek için gaybı bilmek mi gerekir????
"insanoğlunu zuzaylılar uzay laboratuarında üretmiş ve dünyaya bırakmıştır, 5015 yılında da geri gelip tekrar laboratuara götüreceklerdir"
Bak gaybden haber verdim... O halde ben allahım :)
Sargon;
Evrendeki maddenin kütlesini düşündüğümüzde rakamlara sığdıramayız.
Üstelikte bu bilinen bir uçtan diğer uca 28 milyar ışık yılı mesafedeki evren.
Ya ötesi.Ne olduğunu bilemediğimiz için yok saysak dahi;
Bu rakamlara sığdıramadığımız kütle miktarının büyük bir hızla genişlemesinden dolayı;
O hızı sağlayan kuvvetin büyüklüğü akıl almazdır.
Küçük bir bezelye tanesine sıkışmış yoğun enerjinin patlamasıyla bu azametin oluşumunu açıklamanın mantığını yakalamak çok zor..
"Enerjinin sakınımı kanunu gerçekten doğru mu acaba?" diye düşünmüyor değil insan.
Bu büyük enerjinin evrimini kim açıklıyabilir?
Bigbang kabul edilmese, bu milyarlarca galaksiden oluşan sistemin - sonsuzdan geldiği ve + sonsuza gideceğini bir evrime dayandırmadan nasıl öne sürebilir ?..
Enejinin-maddenin sakınımı kanunundan + sonsuzu anlarım da,
Yani her ne olursa olsun mevcut maddelerin yokolmayacağı ve evrenin daima devam edeceğini,
Ama - sonsuzu tanrı olgusuna dayanmadan anlatabilmek elde değil...
Gaybden haber vermek için gaybı bilmek mi gerekir????
saçma olmuş be bu...heralde yani, bilmediğin şeyden nası bilgi verirsin. o şeyin bilgisine sahip değilsen, söylediklerin senin yazının aşağısındaki örnek gibi uydurma olmaktan öteye gidemez.
"insanoğlunu zuzaylılar uzay laboratuarında üretmiş ve dünyaya bırakmıştır, 5015 yılında da geri gelip tekrar laboratuara götüreceklerdir"
Bak gaybden haber verdim... O halde ben allahım
burda gaybden haber vermiş falan olmuyorsun, sadece hayal gücünü kullanıp bşeyler türetmişsin. bahsettiğin olayın bilgisi sende yok. ama Allah ta geçmişin de, şu anın da, geleceğin de bilgisi var ve hala bundan korkmamak ne acı....
Peki ya tersi bir olay var ise;
Yani genişleyen evrenden söz ediyoruz.Daha sonra bu genişlemenin geri döneceğini düşünüyoruz..Ama
Asıl evrenin merkezi,patlamanın merkezi,şu an gidilen yöndeyse ve bu gidiş genişlemeden sonraki geri dönüş ise...
Bunun aksini,yanlış olduğunu kim söyleyebilir..
Bu benim öne sürdüğüm bir görüş,bir yerden okumuş değilim ve kendim de inanmıyorum ama neticede bir modeldir..İspatı,delili de;
genişleme hızının gittikçe artmasıdır...
Evet evrenin genisleme hizinin artmasi nasil aciklanacak? Gercekten patlamadan sonra giderek yavaslama olmasi gerekirdi. Ancak eger bir geriye donus doneminde isek bu sefer evrenin genislememesi, sikismasi gerekirdi. Ancak genisleme suruyor, sadece hizi artiyor.
Sargon;
Ben görünen galaksiler içinde bir merkeze geri dönüşten söz etmiyorum.
Yani evren küçük bir noktanın patlamasından sonra balon gibi şişmeye başladı.Bu şişme-genişleme sürüyor ve de hızlanarak.
Ben de tersi modelleri düşünüyorum.
Yani binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete gibi..
1-Denildiği gibi bu genişleme daha sonra geri dönüşe geçebilir.
2- Bu gidişin dönüşü olmayabilir.
3-İçiçe evrenler ya da paralel evrenler olabilir.Bir çekim kuvvetiyle de bu hızlanma artabilir.
Ben bir anlamda Evreni bir atom ve yörüngesinde galaksiler gibi de olabilir diye düşünüyorum.Tabi sadece şekil olarak,özellik olarak değil.
Bu atom tipi evren birkaç yörüngeli de olabilir.Biz iç yörüngede olabiliriz.
4-Eğer bir balon, bir küre gibi düzenli bir genişleme değilse;
Görebildiğimiz evrenin dışında bir merkeze geri dönüşe geçmiş olabiliriz.Yaklaştıkça da hızlanabiliyor olabiliriz..
5-Görünen evren gerçek evren olmayabilir.(Bu çok idealistçe oldu !!)
Panteidar, aslinda bu big bang modeli benim de kafama tumuyle yatmis bir aciklama degil, ama henuz daha iyi bir teori gelistirilmis de degil. Bilim dunyasi agirlikli olarak su anda bu modeli benimsemis durumda. Ama bu, modelin dogru oldugu anlamina gelmiyor tabii.
Kuantum fizigi ile ilgili de benzer seyler dusunuyorum aslinda. Isler bu kadar karisik olmamali bence. :)
Aliminyum
04-01-2006, 19:02
Son günüm, bugüne kadar kullanmadığım saçmalama haklarım mahfuz tutulmak kaydıyla ve bundan sonra saçmalama hakkımı kullanmayacağıma dair iradî bir niyet ve kasıt ile başlıyom savurmaya, sıkı durun Destur;
1) İnsan için Mutlak ve tamamlanmış bilgi imkansızdır. İgnoramus; İgnorabimus (Bilmiyoruz, bilmeyeceğiz) Bilginin imkansızlığının başat nedeni; İnsan, bildiğini iddia ettiği şeyin bilmediği yönlerinin de olduğunu kavrar.
İkincil neden; Özne olarak insan, nesneler hakkındaki akıl yürütmelerini bilinçdışı tasarımlararası ilinti ve hassalardan oluşturmak zorunda olduğu için (Çünkü kainatta başka birşeyle alakadar olmayan hiçbirşey yoktur) sonsuz sayıdaki nesnelerarası ilişkileri tam bir kavramışlık ve bitirmişlik kıvamını asla tutturamaz.
"Evren bugun bu haldedir, cunku eger daha farkli sekilde gelismis olsaydi bu halde olmazdi." önermesini yukarıdaki ilkeye göre ele alırsak şunlar ilk akla gelen sorular şunlar olmalı;
1) Evren bugün ne haldedir? (Cümle içinde geçen "Bu" işaret zamirinin neliği)
2) Evrenin bugün bu halde olduğu iddiası bir bilgiye mi dayanmaktadır? Cevap evetse ne tür bir bilgiye? "Şu tür bir bilgiye" denilirse o tür bilginin doğruluk derecesine bizi ulaştıran nedir? Cevap hayırsa bu önermeye itiraz önermeyi savunmaktan daha anlamlı olacaktır.
3) Bir durum, örneğin bir elma (Evrenin bugünkü hali gibi oldukça soyut bir olguyu az daha somutlaştırmak adına herhangi bir elma diyelim) elma oluşunu kendinden önceki geçirdiği safhalara borçludur iddiası kabul edilecek olursa bu iddia elmanın elma olmadan önceki geçirdiği safhalardaki sonsuz sayıdaki ilişkilerin tek tek açık ve seçik bir biçimde bilinmesine bağlıdır. O halde şu sonuç ortaya çıkar; Bir şeyin bir hal ifade eden durumu o hale gelmezden önceki bileşkelerin çözümlenmesinin tamlığı imkansız olduğu için bilinemez, o halde o bir hal durumunu ifade eden evren (ya da elma) için de bugünkü halini daha önceki geçirdiği safhaların sonucu olarak görmek saçmalıktır. Bu, sebep sonuç ilişkilerine alıştığımız için bize doğrulanması imkanlı gelebilir ama bu alışkanlık kaçınılması gereken bir durumdur çünkü gerçeklik alışkanlıklara göre belirlenmez.
4) "Farklı şekilde gelişmiş olsaydı" Farklı şekilde gelişmiş olması imkan dışı değildir, "farklı" terimin şimdiki hali ile karşıtını ifade ettiğimiz şimdiki durumunu bilemediğimiz gibi sonsuz sayıdaki farklılıklar ihtimallerini de bilemeyiz. Dolayısıyla önceden geçirilen safhaların farklılığı gibi birşeyden bahsetmek "Arjantin'de 4 kenarlı bir üçgen bulundu." haberini duyduğumuzdaki göstereceğimiz tepki ile aynı olması elzemdir.
5)"farkli sekilde gelismis olsaydi bu halde olmazdi" Neden? Bir gelişme sürecinin farklılığı gelişmiş-kıvama ermiş-bir hal'i ifade eden bir olgu için yeter sebep değildir. Leibniz böyle düşünüyor ve böyle diyor, yeter-sebep ilkesinin ilk savunucusudur kendisi ama determinizmin yasaları her zaman teoriktir, hiçbir pratiğin açıklanmasına yönelik de değildir üstelik. Şimdiki Hal'i ifade eden bir olgunun geçirdiği gelişme sürecinin bile tam kavranılamaması, önceki süreçlerin farklı buudlarını üzerinde kesin yargıya vardırıcı önermelerde bulunmamızı engellemeli. Olasılıklar geçmişe yürümez beyler.
Bir diğer mevzu; Sebep-sonuç arası ilişki zorunlu değildir. Uçuk bir örnek vereyim. Hayali bir senaryo ama gerçekleşmesi imkansız değil. Bir gün evde kitap okuyorsunuz diyelim, okumanızı yarıda bıraktınız ve kitabı kapayıp masanızın üstüne bırakıp dışarı çıktınız, birkaç saat sonra döndüğünüzde masanızın üzerine bıraktığınız kitabı bir portakal ağacı olarak bulabilirsiniz. Bu, imkansız değildir. Bunu imkansız olarak görmek, bugüne kadar böyle birşeye rastlanılmadığı için bundan sonra da böyle birşeyin olmayacağına kesin bir şekilde İNANMANIN getirdiği bir içsel tepkidir. Hiç kimse güneş bugüne kadar her sabah doğdu diye yarın da KESİNLİKLE veya kaçınılmaz olarak doğacağını iddia edemez, sadece buna inanır, bunu bilemez.
Bu mevzu hakkındaki Sondan bir önceki sözüm; Bilimsel Yöntemin Temelinde İnanç Vardır.
Son sözüm; İmkan aleminde olabilirliğine rağmen emir aleminde Madde diye birşey yoktur. Çünkü hiçbirşey zıddıyla kaim değildir.
Alüminyum'un açıklamalarına katılıyor,kendisine hayırlı tezkereler diliyorum.Allah kazasız belasız yeniden sevdiklerine kavuştursun..Gülegüle git,gülegüle gel...
Aliminyum, ben seni sevdim bak. Askerden sonra yine gel tartismaya devam edelim. Ama su kullandigin sacmalama hakkinda bir söz söylemeden seni burdan göndermeyim diyorum.
Daha önce Exclusive'in kafasina bir kitap atmistim, simdi senin kafana da bir kitap atmam lazim ki, kitabin benim elimden cikisi ile senin kafana varisi arasinda gecirdigi evrelerin bilgisine varasin. :) Yoksa sen daha cok felsefe karistiracan. Birak olm yeter bu felsefe, asker ocagi bekliyo seni. De get. :)
Aliminyum
04-01-2006, 22:27
Abi Heidegger'in Varlık ve Zaman'ı piyasada bulamadım. Kafama atacağın kitap o olsun, beleşe getiririz en azından :)p
""Ege bir Yunan gölü deeldir.
Ege bir Türk gölü de deeldir.
Binaenaleyh, Ege bir göl deeldir."".... :) *:(
sodomo--
17-03-2006, 18:11
sargon senide özledik be kardeşim...
“Kutsal Kitap(KK), Tanrinin oldugunu soyler. KK tanrinin sozu olduguna gore ve tanri yanlis birsey soylemeyecegine gore, KK’da olan hersey dogru olmalidir. Demek ki Tanri vardir.”
Sayın sargon'un bahsini ettiği 'circular argument'lerden üstte yazılı olanı beni düşünmeye sevketti ve şu kanıya vardım, mantık bilimi kendi içerisinde bir tutarlılık yaratsa dahi mantıken doğru olan her şey, gerçek olmak zorunda değildir.
Bu sonuca varmamda şunun etkisi oldu; eğer kutsal kitapların 'vahiy edicileri' kendi cümlelerini tanrının sözü olarak gösterdiler ise bu yukardaki önermeyi geçersiz kılar. Çünkü tanrının sözü olmaması, "Tanrı vardır." önermesinin 'kutsal' gerçek statüsüne erişmesini engeller. Kendi öncüllerinin doğru olmaması doğal olarak önermenin gerçekliğini yok eder. Bu durum elbette, söz konusu önermenin mantıksal tutarlılığını bozmaz.
bilader o argüman yanlış. nesnel değil, pratik bir arcüman. o argüman evren ve bizler için geçerli, evren üzerinde tasarruf sahibi olanlar için değil.
ozgur_beyin
24-01-2007, 11:58
bendende mantıksız! sorular,seri tamamlansın.
* *gaybı sadece allahmı biliyor?
* *meteoroloji'de gaybı biliyor.
* *nasa uzay mekiğinin geri dönüşünü saniyen biliyor
* nasa da gaybı biliyor
* *güneşin benzini! bitince dünyada kıyamet kopacak.
* *bende gaybı biliyorum.
* *gaybı sadece tanrımı biliyor?
* *gaybı bilenler tanrı mıdır?
Evren bugun bu haldedir, cunku eger daha farkli sekilde gelismis olsaydi bu halde olmazdi.
önermeyi anlamakta zorlandım biraz, sanırım sorulmak istenen evrende bir düzenin olup olmadığı. konuyu biraz daha açacak olursak düzen tanımımızın altında yatan faktör nedir. eğer evrende mevcut koşullardan daha farklı denklemler olsaydı, düzen dediğimiz şey bu denklemlere dayalı argümanlar mı olacaktı?
sanırım kabaca soruda anlatılmak istenen bu?
buna benzer bir argümanda daha öncesinde evrim teorisiyle yapılan tartışma da karşıma çıkmıştı.
şu andaki düzen insanın varolması için en elverişli koşulları içeriyor.
a) insan bu düzene uyum sağlayacak bir canlı olarak mı evrimleşti
yoksa
b) insan ancak bu şartlarda yaşabilecek bir canlıydı (önceden belirlenmiş) ve bu şartlar insanın yaratılışına uygun hale mi getirildi.
bu tartışma içerisinde tekrarlanan şey herşeyi bilmediğimiz, bilemediğimiz gerçeği. evet bu noktadan sonra işin içine inanç giriyor zaten. birşeylere inanmaya başlıyoruz.
inanan bir insan olarak bing bang ya da bir başka teori benim inancımı çok etkilemez çünkü bing bang ve ya bir başka teori nihayetinde bir "neden"i değil "nasıl"ı açıklıyor olacaktır. bir mekanizmanın işleyişini.
--------------------
aşağıya yazacağım önerme bir "circular argument" mıdır biraz tartışalım.
hasta 500 mg xxxx alarak iyileşti. eğer daha fazla ya da daha az verilseydi iyileşmeyecekti.
Meraklı,
Sanırım pek iyi bir çeviri olmamış. İngilizcesini yazayım. Hatta daha iyi bir çeviri yapan olursa sevinirim. Orijinal cümle şuydu:
"We see the universe the way it is because if it were different we would not be here to observe it."
Benim önerim Circular argument konusunu dinle ilgili olmayan diğer önermelerden yola çıkarak anlamaya çalışmaktır. Yoksa boşuna birbirimizi yorarız.
"We see the universe the way it is because if it were different we would not be here to observe it."
bu cümle nasıl çevrilir????
ben bir deneme yapayım :
insanoğlu evreni bu haliyle görüyor çünkü eğer bu halinden farklı olsaydı bu durumu gözlemleyecek insanoğlu olmazdı.
yani hiçbir zaman evrenin bu hali dışındaki bir hali gözlemlenemez gibi birşey :D
bunlar circular argument oluyor mu?
Hani kuyuya taş atılmışda çıkartmaya çalışıyorlarmış ya işte öle.
Kolay gelsin...
Kaygusuz
14-02-2009, 01:45
Bana kelebek etkisini hatirlatti bu konu. Gecmiste olan kücük bir olayinin gelecekte cok büyük etkilerinin olabilmesi. Sözgelimi eger yakup peygamber, gercekten yasadiysa, cocukken bir hastalip gecirip ölseydi, su an neler degisirdi :D
ardı ardına meydana gelen olaylar zinciri, bir olay sonucu bir başka olayın nedeni oluyor. zincirin halkası gibi, halka bozulursa en son meydana gelecek evren şimdikinden farklı olurdu. evren belki şimdikine benzerdi ama şimdiki olmazdı. evren bu gün bu haldeyse bunun tek nedeni geçmişte oluşan olaylar ve bunların oluş sırsıydı. sıra yada olaylar değişseydi bu gün başka bir evren olurdu.
ANARCHY_
03-04-2009, 04:18
bence hiçbişey kesin değil bu konuda... olaylar başka türlü gelişseydi bu gün aynı sonuç olabilirdi, ama başka türlü bi sonuçta olabilirdi.. %50 olasılık vardır, ya şimdiki gibi olur ya da başka türlü..