07-01-2006, 11:14
Akıl, insan için hayati önem taşıyan ve bir anlamda insanı insan yapan en önemli özelliklerden biridir. Derin düşünebilmek, incelikleri kavrayabilmek, hikmetli konuşabilmek, doğruyu yanlışı birbirinden ayırt edebilmek ancak akıl sayesinde mümkün olabilir. Kuşkusuz bu özelliklerin önemini bugün dünya üzerinde bilmeyen yoktur. Ancak insanların birçoğunun bilmedikleri ya da gözden kaçırdıkları çok önemli bir gerçek vardır: Zannedildiği gibi her insan akıllı değildir. Elbette her insan doğuştan belirli bir zekaya sahiptir, fakat akıl belirli şartlara bağlı olarak oluşan özel bir yetenektir. Bu iki kavram toplumda genellikle aynı anlamda algılanır. Oysa Kuran'da bu konunun özü şöyle açıklanmıştır:
… onların çoğu akıl erdirmez. (Maide Suresi, 103)
İnsanların çoğu aklını kullanmamaktadır. Peki öyleyse "akıl" nedir? Aklın kaynağına nasıl ulaşılır? Kimler gerçekten akıl sahibidir? İşte bu soruların doğru cevabı da bize sadece Kuran'da verilir. Çünkü Kuran Allah katından indirilmiştir ve her konuda mutlak doğru bilgilere ulaşabileceğimiz kaynak da yine bu kitaptır. Kuran'a baktığımızda ise şu bilgiyi ediniriz; akıl ancak iman ile oluşabilmektedir.
Vicdanının sesini dinleyerek Allah'a yönelen her insan hiçbir fiziksel çaba harcamadan bu büyük nimete sahip olabilir. Yapılması gereken, Allah'a samimiyetle iman etmek, O'ndan gereği gibi korkmak ve O'nun istediği gibi bir yaşam sürmektir. İşte bu samimi iman, insana aklı kazandırır. Hayatın her anını etkisi altına alan bu berrak akıl da insanı doğru yola iletir.
Bu yazı dizisinde aklın gerçek tanımı yapılacaktır. "Aklı oluşturan şartlar nelerdir?", "Akıl artar ya da azalır mı?", "Aklı örten etkenler olabilir mi?", "Varsa bunlar ortadan kaldırılabilir mi?" gibi belki de pek çok insanın gerçek cevaplarını ilk kez öğreneceği sorulara yanıt verilecek ve tüm insanlara aklın ne kadar değerli bir nimet olduğu bir kez daha hatırlatılacaktır.
Bununla birlikte Kuran'da verilen akıl ve akılsızlık örneklerine dikkat çekilerek aradaki keskin farklılık ortaya konacaktır. Kuran'a uyan akıl sahibi insanların dünyada ve ahirette alacakları güzel karşılık anlatılacaktır. Akıllarını kullanmayarak dinden uzaklaşan kişilerin ise içinde bulundukları büyük kayıp anlatılacak ve her insanın aklını kullanması için çağrıda bulunulacaktır. Bütün bunlarla, "… dileyen Rabbine bir yol bulabilir" (Müzzemmil Suresi, 19) ayetiyle de belirtildiği gibi Rabbimize yakınlaşma yolu arayanlara Allah'ın büyüklüğünü kavrama, Kuran ahlakını yaşama ve aklın nimetlerinden faydalanma konusunda bir yol açmak amaçlanmaktadır.
… onların çoğu akıl erdirmez. (Maide Suresi, 103)
İnsanların çoğu aklını kullanmamaktadır. Peki öyleyse "akıl" nedir? Aklın kaynağına nasıl ulaşılır? Kimler gerçekten akıl sahibidir? İşte bu soruların doğru cevabı da bize sadece Kuran'da verilir. Çünkü Kuran Allah katından indirilmiştir ve her konuda mutlak doğru bilgilere ulaşabileceğimiz kaynak da yine bu kitaptır. Kuran'a baktığımızda ise şu bilgiyi ediniriz; akıl ancak iman ile oluşabilmektedir.
Vicdanının sesini dinleyerek Allah'a yönelen her insan hiçbir fiziksel çaba harcamadan bu büyük nimete sahip olabilir. Yapılması gereken, Allah'a samimiyetle iman etmek, O'ndan gereği gibi korkmak ve O'nun istediği gibi bir yaşam sürmektir. İşte bu samimi iman, insana aklı kazandırır. Hayatın her anını etkisi altına alan bu berrak akıl da insanı doğru yola iletir.
Bu yazı dizisinde aklın gerçek tanımı yapılacaktır. "Aklı oluşturan şartlar nelerdir?", "Akıl artar ya da azalır mı?", "Aklı örten etkenler olabilir mi?", "Varsa bunlar ortadan kaldırılabilir mi?" gibi belki de pek çok insanın gerçek cevaplarını ilk kez öğreneceği sorulara yanıt verilecek ve tüm insanlara aklın ne kadar değerli bir nimet olduğu bir kez daha hatırlatılacaktır.
Bununla birlikte Kuran'da verilen akıl ve akılsızlık örneklerine dikkat çekilerek aradaki keskin farklılık ortaya konacaktır. Kuran'a uyan akıl sahibi insanların dünyada ve ahirette alacakları güzel karşılık anlatılacaktır. Akıllarını kullanmayarak dinden uzaklaşan kişilerin ise içinde bulundukları büyük kayıp anlatılacak ve her insanın aklını kullanması için çağrıda bulunulacaktır. Bütün bunlarla, "… dileyen Rabbine bir yol bulabilir" (Müzzemmil Suresi, 19) ayetiyle de belirtildiği gibi Rabbimize yakınlaşma yolu arayanlara Allah'ın büyüklüğünü kavrama, Kuran ahlakını yaşama ve aklın nimetlerinden faydalanma konusunda bir yol açmak amaçlanmaktadır.