Orijinalini görmek için tıklayınız : bir soru
gameover
10-01-2006, 03:41
müslüman arkadaşlarımızın hissettiği allah aşkı ( ki bir zamanlar ben de hissetmiştim ama şuan bunu kendimi öyle şartladığım için yine kendi çabalarımla hissettiğimi düşünüyorum ) nasıl bir duygusal durumdur ? neden hissedilir ? niye hissedilir ? hissedilmesi gerekli midir ?
yani bende şuan o aşk yok.çünkü aşk sorgulanmazsa aşktır.ama ben zamanında aşk hissettiğim bu varlığı şu an sorguluyorum.sonra şöyle düşünüyorum kainattaki herşeyi kusursuz olarak düşünüp bunların faili olarak da allahı görüp ve bilinçaltımıza bu mesajı verirsek beyin buna inanarak allah aşkı denen bu olguyu yaratıyor.ama kainatta herşeyin kusursuz olup olmadığı gerçeğini sorgularsak bu seferde ortaya daha başka şeyler çıkıyor.
kısacası bıktım ulen artık :) allah ya da tanrı her neyse ya gizemi çok seviyor ya da bla bla bla bla.üff sıkıldım.kafamda beş yüz milyon tez ve anti tez var.hala çözemedim olayı.neyse araştırma ve düşünmeye devam.saygılar.
gameover.
exclusive
10-01-2006, 03:57
O allah aşkı nasıl bişey bende çok merak ediyorum.. Yani bildiğimiz aşk gibi buluşacağın zaman heyecanlandığın, uzun süre göremediğin zaman özlediğin, kavga ettiğin zaman içinin sıkıldığı-rahat uyuyamadığın bir aşk olmasa gerek...
Nerden anlıyorsunuz allaha aşık olduğunuzu?
gameover
10-01-2006, 04:26
ya ben zamanında tek başıma kaldığımda zikir yapardım bazen.açıkçası o zamanlarda müthiş duygular kaplıyor insanı.ama dediğim gibi bu trance haline başka inançlara sahip olanlar başka hallerde geçiyor.
insanda bu potansiyel var.ama bu hal doğru mu mantıklı mı gerekli mi ?
bilinçaltımıza hangi inancı pompalarsak beynimiz onun gerçek olduğuna kendini inandırıyor.
işte sorun bu ? gerçek nedir peki ? yani bi nevi what is the matrix durumları :)
exclusive
10-01-2006, 09:13
Vallaha gerçek nedir onu bilemiyorum ama gerçeği kavramaya en yakın olduğumuz hal tam ayıklık halimizdir...
Hocam bu Zikir ve mediyasyon gibi olayların anfetamin kullanmaya çok benzediğini duymuştum. Hatta ikisinde de tecrübeli bir arkadaş tamamen aynı etkiyi yaşadığını sadece bu etkiyi anfetaminle çok daha güçlü hissettiğini söylemişti. (tabi ne tür bir anfetamin olduğunu reklamını yapmamak için açıklamıyorum :) sakıcalı şeyler bunlar)
İnsanlar gerçeği keşfetmek için sarhoş olmaz aksine gerçeklerden uzaklaşıp rahatlamak, gevşemek için sarhoş olurlar. Ara sıra alkol lazım tabi ama o kafayla gerçek aranmaz.
Gameover,fıtrat olarak insanda bu vardır.Yaratılanın Yaratıcı'ya olan hayranlığı,sevgisi..Bu boşda değil,eğer bu durumda dua ettiysen kabul edildiğinede şahit olmuş olabilirsin..Başka şeyler var buna benziyor diyorsun..Gözünün görme sınırları dışında olan şeytan sana fısıldıyor anlaşılan..Bazıları alkol alınca da böyle hissetiğini söylüyor,veya amfetamin..vs...Şunu söylemem gerek,onlarınki; sihir,göz boyayıcılık, aldatmaca,virtualizm,öyle görünme...Fakat Musa'nın(a.s) asası gerçekten yılan olmuştu;sihir değildi;bu yüzden sihirbazlar iman etti..(-kıssayı bilmiyorsan anlamıyabilirsin.) Kalpler ancak Allah'ı anmakla mutmain olur..Bir araştır ben mutluyum diyenlere,yoga yapanlara.. yalandan başka birşey söylemiyorlar.
carpediem
28-01-2006, 12:34
haklısın hemde cok...yasayan bılır derler ya oyle olsa gerek..namaztan kalktıktan sonra hıssedılen huzur gercek sevgılıyle kıyaslanamaz bıle...ama bu yaratan aşkını bılmedıınız ıcın gercek askla kıyaslamanız sıze gore gayet normall...
Hiç bir zaman böyle bir aşk hissetmedim. Fizik yasalarını öğrendikçe, etraftaki varlıklara baktıkça bu tasarımı yapana karşı hayranlık duyuyordum ama bu asla aşk değildi.
Bu evrene (ya da yaratıcı varsa ona) hala hayranım. Duygularım değişmedi. Beni heyecanlandıran en büyük şey bu evreni keşfetmeye çalışmak.
narnia demiş ki; "Hiç bir zaman böyle bir aşk hissetmedim"
ona aşk demeyelim de "sevgi" diyelim istersen. O zaman da "hiç sevgi nedir bilmiyorum" diyeceğini zannetmiyorum mesela anne sevgisi, kardeş, arkadaş, sevgili sevgisi vb. bunlarıda yaşamadım deme. İşte bu sevgiler dostum senin öğretmenindir.
Sevgi adına yapılan herşey iyiliğin ve kötülüğün ötesinde yapılır.
-F. Nietzsche-
kendi adima soyle diyeyim ..biz ilk once bir kisiyi taniriz.sonra onu biliriz sonra sevmeye baslariz.Allaha uzanan yolda bu asamalardan belki gecmek lazim.yani once ben onun varligina inanmaliyim ,sonra omu iyice bir tanimaliyim .sonradan sevgi veya muhabbet duyarim.bunu sirasiyla soylersek imani billah,marifetullah(bilme),muhabbetullah,ve en son nokta fena fillah(yani kendinden gecme,hemdem olma.tipki hallaci mansur gibi..o enel hak diyordu.ama onun halinden anlamiyan insanlar sirke girdi ve kendine Allah dedi diye onu astilar.fakat o Rabbiyle o kadar butunlesmistiki artik bende ne zvarsa O diyordu.bu mertebe herkesin anlayacagi bir mertebe degil,ulasmasi zor ama ornekleri cok.)biz hangi merhaledeyiz onu kendimiz belirliyoruz. cunku Allah ayeti kerimede ben size sah damarinizdan daha yakinim buyuruyor.insanin kendisine sah damarindan daha yakin birsey varmi.demekki var o da Allah.fakat biz niye kendimizi yakin hissetmiyoruz.cunku ondan biz uzaklasiyoruz .yoksa o hep sabit.hep bize yakin ama biz belki isledigimiz hatalar ve gunahlarla aramiza perde koyuyoruz.veyahut dedigim gibi onu tanimiyoruz ki daha .
onun bizi sevdigi kesin.cunku bz biliyoruz ki bize verilen hersey ondan ,verilen yetenekler,nimetler..yasamimiz,yaratilisimiz..vs.. ..eger sevmeseydi vermezdi.o zaman kendimizde birseyler aricaz.bunun en guzel yolu da tefekkur etmek yani dusunmek.
Allahi sevme ask derecesinde bir zevk isidir.yani bunu herkes hissetmeyebilir.fakat mutlak hissedilen zamanlar vardir.mesela ibedetlerden ornek vereyim.mesela namazi siz gunahtan kacinmak ,cehenneme girmemek icin kilarsiniz.bir baskasi onu sukur etmek icin kilar.bir baskasida ondan ayrilmamak herdaim onla olmak,rizasina kavusmak icin kilar.hepsi dogrudur.fakat insanlarin Allaha yakinliklari farklidir.kimisi seccadesinde o vakit namazini kildiktan sonra bir digerini bekler.bu iste muhabbetin gostergesidir.ve onun duydugu bu lezzet aslinda bir Allahin ikramidir.kimisi sadece mesuliyetten kurtulayim diye hizli hizli kilar....o da hissetmez belki bu normaldirde.ama ici huzurludur yine vazifesini yapmistir.lakin lezzeti digeri kadar degildir.
biraz uzun oldu ama onemli olan bizim ona olan yakinligimizdir.ve bizim Ona yakinligimizi hissettigimiz zamanlar bizim elimizden birsey gelmedigi ,aciz oldugumuz zamanlar....ne kadar aciz oldugunu anlarsan ona o kadar yakin olursun.....
"bilinçaltımıza hangi inancı pompalarsak beynimiz onun gerçek olduğuna kendini inandırıyor."demissin.
malesef beynimiz o kadar da mahir degil.Allahi bilme onu sevme kalb ile olur arkadasim.akil sadece yol acar.kabul eden kalbtir.sevgiyi de biz beynimizle degil kalbimizle yasariz.iman dedigimiz tarifte kalb ile tastik etmek dil ile bunu idase yani ikrar etmektir.zikir cektigini ve bundan haz aldigini soylemissin bu dogru fakat ardindan bunu yapan baska inanctaki insanlarda hissediyor demissin.burda zannimca onemli olan neyimiz zevk aliyor.yani Allahi andigimiz da zevk alan kalbimizdir.ama gidip siz zina etseniz ondan zevk almak icin zevk alirsiniz lakin bu nefsani yani kotu bir zevktir.bunu nefsiniz alir.dogru ,guzel ve iyi olan hersey vicdani rahatsiz etmez .bunu beynimiz ayarlamaz.vidanina danis derim .ve sesini duymaya calis
selamlar...