PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cennet-Cehennem-Ahiret Bilgi Bankası


pante
13-01-2006, 21:45
Bu başlık "Müslümanlara sorum var" başlığı altındaki cennet ile ilgili konuda sorularıma 3 gün geçmesine rağmen cevap verilmediği için açılmıştır..
Gerek kutsal kitaplarda gerekse insanların kafasında farklı cennet-cehennem-ahiret bilgileri-inanışları var..İnanmayanların yanında , acaba diyenler , inananlar içinde ise yanlış bilgilerle donatılmış ve yaşamlarını cennet hesabı ile düzenleyenler var..Önce Ömer Hayyam'dan başlayalım :

NEDİR O CENNET CEHENNEM
Sen sofusun, hep dinden dem vurursun;
Bana da sapık, dinsiz der durursun.
Peki, ben ne görünüyorsam oyum;
Ya sen? Ne görünüyorsan o musun?

Molla fahişeye demiş ki: -Utanmaz kadın;
Her gün sarhoşsun, onun bunun kucağındasın.
Doğru demiş fahişe, ben öyleyim; ya sen?
Sen bakalim şu göründüğün adam mısın?

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tesbih, post, seccade güzel ama;
Lan, Tanrı kanar mı bunlara?

Seni kuru softaların softası seni!
Seni cehenneme komür olası seni!
Sen mi Hak'tan akıl dileyeceksin bana?
Hak'ka akıl öğretmek senin haddine mi?

Ben kadehten çekmem artık elimi;
Tutmam senin kitabını, minberini.
Sen kuru bir softasın, ben yaş bir sapik;
Cehennemde sen mi iyi yanarsın, ben mi?

Toprak olup gitmişlere sorarsan
Ha gavur olmuşsun ha müslüman.
Kimler bu dünyada eğlenmemişse
Otekinde yalnız onlar pişman.

Kim gormüş o cenneti, cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş , haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya
Ozlenmeye korkulmaya değer mi?

Bir elde kadeh bir elde Kuran
Bir helaldir işimiz bir haram
Şu yarım yamalak dünyada
Ne tam kâfiriz ne tam müslüman

"Göklerde öküz yıldızı Ülker vardir,
Bir başka öküz de altta derler vardır...
Gerçekleri aklın ile gör etrafta,
Alt üst arasinda çok eşekler vardır!.."

"Koydun yemi, kurdun tuzak ey yaradan!
Tuttun avı, verdin ona bir ad: insan!
Her hayrı ve her şerri düzenler, sonra
Herkeste bulursun yine sen bir noksan!..."

Madem ki elinde yok açık bir gercek,
Boştur bir ömur şüphe edip beklemek...
Keyfince iç, olmuyor gidişten haberin!
Sarhoş ol, ayık ol, o da farketmez pek...

Hep böyleyim işte! sarhoşum çok zaman
Alnım apaçık, bende temizdir vicdan!
Sarhoş edebilseydi diğer haramlar,
Kalmazdı cihanda bir tek ayık insan...

Kadeh alırım bir ele, bir elde Kuran,
Bir yanda haramdayım, helal bir yandan!
Gök kubbenin altında geçer ömrümüz,
Kafir değiliz biz, ne de tam müslüman..

Dilberleri Rabbim bize hem gönderdin
Hem onlara bakmanız günahtır dedin!
Uymaz yasagın emrine, dersin bana:
"Ters tut onu sen dokülmesin kadehin"!

Mezhep ile din peşindeler bir halk var,
Bir halk da kesinle şüpheden gördü zarar,
Birden bire seslendi gelip bir tellal!
"Heyhat! ne odur yol ne bu, ey şaşkinlar..."

Dostum, çaresizsen gamı koy bir yana!
Boş şeylere takma sen kıyılmaz cana...
Gel dünyada bir hoşça geçir ömrünü,
Alem yaratıldığında kim sordu sana?

"Hayyam! gunahım çok diyerek gamlanma!
Yoktur sana bir faydası, tek gamlanma!
Gelmezdi bağiş eger günah olmasa,
Af var gunahın sonunda pek gamlanma..."

Zerdüşt şarabından içiverdim, kime ne!
Kafir ya mecusi, putperestim, kime ne?
Benden yana bir şüphesi var herkesin,
Benim bana sahip, karışan kim? Kime ne? "

Kurdun bana yüzlerce tuzak, olmaz bu!
Daldım gama attıkça ayak, olmaz bu!
Hem dünyada her zerreye hükmün geçsin,
Hem sonra "asisin" de bırak, olmaz bu!..."

Et, denmede gündüz gece mutlak tövbe,
Yok kadehi artik ele almak, tövbe!...
Gül mevsimi geldi, gam keder yok şimdi,
Rabbim ederim tövbeye ancak tövbe!..."

Onlar diyor ki hurili cennet sana hoştur
Yok yok derim, üzüm suyu içmek bana hoştur
Sen bak peşin gelen şeye boşver o hayale
Zira davul uzakta çalarken daha hoştur

Beni özene bezene yaratan kim?
sen!..
Yolumu da çizmişsin önceden
Madem bana günah ileten de sen
Öyleyse nedir o cennet cehennem?.."

pante
14-01-2006, 01:09
Ünlü bilgin Ömer Hayyam'ın "Öyleyse nedir o cennet cehennem" sorusuna geçmeden önce "Ahiret" konusundan başlayalım..
Cennet-cehennem ve ahiret konularına Kitab-ı Mukaddes yeterince değinmediği için Kur'an ve hadislerden yola çıkarak konuları irdeleyeceğiz..

AHİRET İÇİN İSLAM NE DİYOR
Ahiret, kıyametin kopmasıyla başlayacak olan ve sonsuza kadar devam edecek olan âlemin/hayatın ismidir. Dünya nasıl Yüce Allah'ın kudretiyle kurulmuş ve hazırlanmış bir alemse ahiret de öyledir. Yüce Allah ahireti de kudretiyle yaratmış ve içinde farklı bir hayat hazırlamıştır.

Kıyametin kopması, sûra üfürülmesi, ölülerin diriltilmesi, amel defterlerinin dağıtılması, mizanın kurulması, kulların allah huzurunda, dünyadaki yaptıklarından hesap vermesi, şefaat, Sırat, Cennet, Cehennem vardır, haktır ve ahiret gününde olacaktır.

Ahiretten önce kıyamet alametleri, kabîr hayatı ve suâli vardır.

Ahiret hayatı, bütün hak kitapların bahsettiği bir gerçektir. Bütün peygamberler o hayatı ümmetlerine anlatmışlar ve dehşetinden sakındırmışlardır. Yüce Rabbimiz bütün kullarını şöyle uyarmıştır:

"Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar edersa tam manasıyla sapıtmış olur."

"Bizim sizi boş yere yarattığımızı ve sizin bize döndürülmeyeceğinizi mi zannettiniz."

Ahireti Yüce Allah yaratmış ve hazırlamıştır. Bize ilk defa hayat veren Rabbimiz, bizi tekrar diriltecektir. Bu iş, bizim için zor gözükse de O'nun için kolaydır.

Ahirete iman akla, içtihada, tecrübeye değil; doğru habere dayanır. Bu tür konulara "sem'iyyat" yani işitme yoluyla öğrenilen şeyler denir.

Ahirete iman, oraya hazırlık içindir. ahirete iman, Allahu Teala ile buluşmaya iman etmek demektir. Bu en büyük saadettir.

Ahiret günü ölülerin dirilme günüdür.

O gün, insanların kabirlerinden çıkıp alemlerin Rabbinin huzuruna doğru sevk edildikleri gündür.

Gözleri zillet ve dehşetten düşmüş olarak , sanki yayılan çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar. (Kamer Suresi, 7)


Allah'ı sakın zulmedenlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma, onları yalnızca gözlerin dehşetle belireceği bir güne ertelemektedir. Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp-çevrilmez. Kalbleri bomboştur. (İbrahim Suresi, 42-43)

Şimdi inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını sana uzatıp koşuyorlar. Sağ yandan ve sol yandan bölükler halinde. Onlardan her biri, nimetlerle donatılmış cennete gireceğini mi umuyor ? (Mearic Suresi, 36-38)


O gün, herkesin dünyada yaptıklarının karşılığını eksiksiz bulduğu gündür.

O gün, iyilerin kötülerden ayrıldığı; iyilerin cennete, kafir ve münafıkların cehenneme sevk edileceği gündür.

O gün, bütün çekişmelerin ve ihtilafların çözüldüğü gündür.

Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir. (Nebe Suresi, 38)

Kuran'da bildirildiğine göre Allah ahirette kullarına en yüce makamda azametini gösterecektir. O gün Allah'ın arşını sekiz melek taşır:

Melek(ler) ise, onun çevresi üzerindedir. O gün, Rabbinin arşını onların da üstünde sekiz (melek) taşır. Siz o gün arz olunursunuz; sizden yana hiçbir gizli (şey), gizli kalmaz. (Hakka Suresi, 17-18)

O gün, Allahu Teala'nın bütün müjdelerinin görüldüğü ve tehditlerinin gerçekleştiği gündür.

O gün, bütün peygamberlerin ve onlara tabi olan müminlerin haklı çıkacağı, sevineceği, rahmete ereceği ve cennete gireceği gündür.

O gün, kafirlerin, münafıkların, zalim ve günaha dalıp tövbe etmeyenlerin âh-vâh çekeceği ve gözyaşı dökeceği gündür. O gün, dehşetinden çocukların ihtiyarlayacağı gündür.

O gün, herkesin kendi derdine düşeceği; babanın evladından, kocanın hanımından, dostun dosttan kaçacağı gündür.

O gün, dünya malının ve saltanatının hiçbir işe yaramayacağı, sadece temiz kalbin ve güzel amelin fayda vereceği bir gündür.

Ahiret, gerçek hayatın başladığı gündür.

aspartam
14-01-2006, 09:03
Ahiretten önce kıyamet alametleri, kabîr hayatı ve suâli vardır.
Panteidar kabir hayatı ve sualinin olacağını neye dayanarak söylüyorsun?Kur'an da böyle birşey geçmiyor.

pante
14-01-2006, 11:54
"Panteidar kabir hayatı ve sualinin olacağını neye dayanarak söylüyorsun?Kur'an da böyle birşey geçmiyor."

İslami kesimde sadece Kur'an'ı referans alan ,kur'an dışındaki hadis,icma,kıyas gibi ilimleri reddeden çok küçük bir grup var.Ama islama hakim olanlar , ehli sünnet ve şia kabir sorgusuna ve kabir azabına inanıyor..Biz de burada Kur'an'la birlikte hadisleri ve hakim olan inanışları irdeleyeceğiz..
Şimdi buraya kadar olan kısımda akla gelen ve sıkça sorulan soruları görelim :

1- "Kıyametten sonra , sur'a üflenince insanlar kabirlerinden çıkarlar" deniyor..Kabri olmayanlar , yani denizde boğulmuş , vahşi hayvanlar tarafından parçalanıp yenmiş , yanmış ya da Hindularda olduğu gibi yakılmış , kemikleri kayıp ya da olmayan ölüler nereden çıkacaklar??

2- "Çağrıldıkları hedefe doğru ,başları dik şekilde koşarak gelirler"
Bu hedef dünyada mıdır ki koşarak geliyorlar?
Amerika'dakiler nereye , Çin'dekiler , Avustralya'dakiler nereye koşacak?
Toplanılacak yer koşmakla varılabilecek yakınlıkta mı?

3- Hesap yeri , Mahşer dünya üzerinde bir yer mi? Sırat köprüsü Kur'an'da geçmemesine rağmen herkesin dilinde..Cehennem üzerine kurulmuş bu kıldan ince,kılıçtan keskin köprüden geçemeyenlerin cehenneme düşeceği söyleniyor.Bu sorgudan sonra mı olacak?Sorguya rağmen köprüyü geçme şansı mı veriliyor?

aspartam
14-01-2006, 12:30
İslami kesimin tamamı sadece Kur'an ı referans alır.Sadece Kur'an ı referans almayanlar İslami kesim olamazlar.

pante
14-01-2006, 14:36
Aspartam;
Bu durumda Ehlisünnet ,şia ve bunların çizgisindeki tüm tarikatlar islami kesim değilse ne öyleyse..
Sadece kur'an'ı referans alıyorsan kabir azabının olmamasının haricinde şunları da kabul etmelisin;

Ramazan ve Kurban Bayramını,Bayramda kurban kesmeyi,
Mezhepleri,tarikatları,hadis kitaplarını,
Hac farizesinin belirli günlerde aynı anda yapmayı,şeytan taşlamayı,
Türbanı,tesettürü,başörtüsünü,takkeyi,şalvarı,çarş afı,
Cuma namazını kadınsız ve 12 rekat kılmayı,
Teravih ve bayram namazlarını, mevliti,
Sünnet olmayı, Sakal bırakmayı, ölüler için kur'an okumayı
Halifeliği,imamlığı,müezzinliği,
Namazı,duayı Arapça yapmayı , sırat köprüsünü,
Orucu bozduğunda 61 gün borçlu olmayı,
İslam dinininden saymayabiliriz..Ayrıca ;
Resim,heykel ve müziğin ,evlerde köpek beslemenin,
Kadından devlet başkanı ve yönetici olmasının,
Kadınla erkeğin tokalaşmasının, erkeğin altın yüzük takmasının caiz olduğunu ,günah olmadığını kabul etmelisin..
Çünkü bunlar da kur'an'da yok..

Ahiret konusuna,yeniden dirilmeye,mahşer gününe,hesap gününe ait başka soruları ve bu sorulara ait cevapları-bunlarda bir çelişki olmadığına dair izahlarını bekliyoruz..

aspartam
14-01-2006, 15:23
Dini ancak Kur'an merkezli bir anlayış şekillendirebilir.Hükmünü Kur'an dan almayan hiçbir anlayış dine maledilemez.Airetle ilgili sorularına dah sonra cevap vereceğim inşallah.Şu an pek vakit ayıramıyorum.

pante
14-01-2006, 19:36
Cennetten devam edelim..
NE DİLERSEN ANINDA :
"Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır." [(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 431/14]

Orada nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz herşey de sizindir. (Fussilet Suresi, 31)

... Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar. (Enbiya Suresi, 102

UÇABİLECEKSİN
Eğer nasip olur da cennete girersen, "Kızıl yakuttan bir beygire bineyim" dersen binersin. "Uçayım dersen uçarsın." [Ramuz el-Ehadis-1, s. 149/5]

YEDİĞİN YENİDEN CANLANACAK
Cennette senin canın kuş isteyecek. Hemen kızartılmış olarak önüne getirilip konacaktır. [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 414/10123]

kuşun etinden yemek o kimsenin hatırına gelir ve bunun üzerine hemen çeşitli et yemekleri halinde onun önüne varır. Cennet ehli ondan istediği kadar yer. Doyduğu zaman, kuşun kemikleri toplanır. Sonra uçar, dilediği gibi cennette otlamaya başlar. [Tezkire-i Kurtubi-1, s. 58]

İSTEYENE İŞ :
Bir adam (cennette) ziraat yapmak için Rabbinden izin isteyecek. Rabbi ona diyecek ki: "Sen arzuladığın hal üzerine değil misin? O da şöyle diyecek: "Evet. Fakat ben ziraati seviyorum." diyecek. Ona izin verilecek, hemen tohum ekecek bir anda ekin verecek, büyüyecek, harmanı yapılıp, dağlar gibi mahsul yığılacak... [(Buhari), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 413/10119]

İSTEDİĞİN ŞEKİLDE OLABİLECEKSİN-kadın-erkek-sarışın-kumral
Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın suretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o surete girer. [(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 434/17]

ANINDA ÇOCUK :

Mümin cennette çocuk arzu ettiği zaman; onun hamli, doğması, yaşı bir anda olur. [Tezkire-i Kurtubi-1, s. 55]

GECE YOK-UYKU YOK :
Cennette gece yoktur. O, ışık ve nurdan ibarettir... [Ramuz el-Ehadis-2, s. 366/4]

"Uyku, ölümün kardeşidir. Cennet ehli uyumazlar." [Büyük Hadis Külliyatı-5, s.414/10125]

KAVGA-ANLAŞMAZLIK YOK :
Kalpleri, tek bir kimsenin kalbi gibidir. Aralarında ihtilaf, husumet yoktur... [Kütüb-i Sitte-14, s. 449/3]

DERT YOK DERMAN YOK :
Orada hiçbir dert ve tehlike yoktur... [Ramuz el-Ehadis-1, s. 170/1]

İNCİL'DEN :

... "Beyaz kaftan giyinmiş olan bu kişiler kimlerdir, nereden geldiler?"... Bana dedi ki, "Bunlar, o büyük sıkıntıdan geçip gelenlerdir... Bunun için, Allah'ın tahtının önünde duruyorlar... Taht üzerinde oturan, çadırını onların üzerine gerecektir... Tanrı onların gözlerinden bütün yaşları silecektir." (Yuhanna'ya Gelen Esinleme, 7. bölüm, 13-17)

Ancak cennete giren rahata kavuşur. [Ramuz el-Ehadis-1, s. 138/13]

Cennet ebedi bir ikamet halinde parıldayan bir nur, yaygın bir koku, çok iyi inşa edilmiş bir köşk, akan bir ırmak, olgun bir meyve, yeşillik, neşe, serinlik, tazelik mahallidir. [Ölümden Sonra Diriliş, s.47]

"Cennet" devam edecek.Ardından da sorular tabi!! :)

pante
15-01-2006, 19:27
Böyle sonsuz cennet için değil 5 vakit namaz
Ömür boyu aç-bilaç secdeden kalkmaz baş!! :)

CENNETLİKLER ALLAH'I GÖRECEK
"Ey Allah'ın Resulü! Rabbimiz'i görecek miyiz?"

"Bulutsuz berrak bir mehtap gecesinde Ay'ı görmek için itişip kakışır mısınız?" "Hayır."

"Bulutsuz bir günde Güneş'i görmek için birbirinizi itip kakarak birbirinize zahmet verir misiniz?" "Hayır."

"İşte Rabbinizi de öyle zahmetsiz ve sıkıntısız, apaçık göreceksiniz."… [(Buhari, Müslim, Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 416/10133]

KADINLAR - HURİLER - GILMANLAR
"Orada utangaç bakışlı öyle kadınlar vardır ki, bundan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmamıştır" (er-Rahmân, 55/56).

"Ve sedeflerinde saklı inciler gibi iri siyah gözlü eşler" (el-Vâkıa, 65/22, 23).
"Cennet ehlinden her birinin iki kadını vardır ki, vücutlarının şeffaflığından baldır kemiklerinin ilikleri etinin üstünden görünür." (Buhârî, Bed'ül-Halk, 59, Sıfâtü'l-Cenne).

"Müttakilere kurtuluş, başarıya ulaşma, bahçeler, bağlar, göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt (kız)lar ve dolu dolu kadehler vardır" (en-Nebe', 78/31-34)

Şimdi Sıkı Durun: :o
Peygamberimiz (SAV), ''Cennet ehlinden bir erkek, beş yüz hûri, dört yüz bin kız ve sekiz bin tane de dul ile evlenir.
Onların her biriyle eğlenmesi ve geçirdiği zaman, dünyada geçirdiği hayatı kadardır'' demişti. (İbn-i Kesir, C: 4, S. 251)

BAL-SÜT-ŞARAP IRMAKLARI

“Muhammet Suresi” (47. Sure) 15 “Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen Cennet şöyledir: Orada, temiz su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır.”

AMELLERE GÖRE DERECE DERECE CENNETLER:

Cennet yüz derecedir. Doksan dokuzu akıl ehline mahsustur. Geriye kalan biri ise diğer ahaliye. [Ramuz el-Ehadis-1, s. 200/11]


Cennet ehlinin en aşağı derecesinde bulunan kişinin seksen bin hizmetçisi, yetmiş iki eşi olacaktır. Ayrıca onun için inci, zeberced (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) ve yakuttan yapılmış bir çadır dikilecek ve bunun uzunluğu Cabiye (Şam topraklarında bir şehir adı) ile San'a (Yemen'de bir şehir adı) arası kadar olacaktır. [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 412/10114]
Siz bir de en üst derecede olanı düşünün artık!! :D

15-01-2006, 20:08
Peygamberimiz (SAV), ''Cennet ehlinden bir erkek, beş yüz hûri, dört yüz bin kız ve sekiz bin tane de dul ile evlenir.
Onların her biriyle eğlenmesi ve geçirdiği zaman, dünyada geçirdiği hayatı kadardır'' demişti. (İbn-i Kesir, C: 4, S. 251) [quote]

pes yani...burada adeta kucuk bir cocugu kandirir gibi kandiriyorlar muslumanlari...rakamlara bakarmisiniz...bukadarmi destursuz atilir yahu..

[quote="panteidar"] Cennet yüz derecedir. Doksan dokuzu akıl ehline mahsustur. Geriye kalan biri ise diğer ahaliye. [Ramuz el-Ehadis-1, s. 200/11]

burada sozu edilen "diger ahali" kimdir...onlar neden "digerdir....

[quote="panteidar"] Cennet ehlinin en aşağı derecesinde bulunan kişinin seksen bin hizmetçisi, yetmiş iki eşi olacaktır. Ayrıca onun için inci, zeberced (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) ve yakuttan yapılmış bir çadır dikilecek ve bunun uzunluğu Cabiye (Şam topraklarında bir şehir adı) ile San'a (Yemen'de bir şehir adı) arası kadar olacaktır. [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 412/10114] [quote]

bana kalirsa komikten oteye bir durum bu...80.000 hizmetci...boyle bir seye ihtiyac varmidir...anlasilan cennette hizmet servisleri cok iyi...burada muhammed bence gonlunden gecenleri soyluyor...kendisi bu dunyada 64 kadin aldigina gore kadina bakisini anlamis oluyoruz..

hadi canim sende :D :D :D

pante
16-01-2006, 16:37
Cennet konusunda akılalmaz tanımlamalar var.Bunların hangisi gerçek İslamın düşüncesi? Hangisi uydurma? İçinden çıkmak mümkün değil..
Çünkü hadisler de Kur'an'a pek ters değil..

Bir önceki yazıdaki hadiste isteyene cennette çocuk verileceği vardı..
Tersini söyleyen hadis de var:

ÇOCUK YOK

5097 - Ebu Rezin el-Ukayli radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Cennet ehlinin çocuğu olmaz, (orada doğum yoktur)."

Tirmizi, Cennet 23, (2566).

CİNSEL GÜÇ :

5098 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Mü'mine cennette şu şu kadar (kadınla) cima gücü verilir!" buyurmuşlardı. Kendisine:

"Ey Allah'ın Resûlü! Buna tâkat getirilebilir mi?" diye soruldu.

"Yüz (kişinin) gücü verilir! (Böyle olunca takat getirir!)" buyurdular."

HERKES 30 YAŞINDA

5095 - Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir."

Tirmizi, Cennet 23, (2565).

TUVALET YOK

5094 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm : "Cennet ehli cennette yerler ve içerler. ancak tükürmezler, küçük ve büyük abdest bozmazlar, sümkürmezler de!" buyurmuştu. Ashab:

"Peki yedikleri ne olur?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam:

"Geğirmek ve misk sızıntısı gibi ter! Onlara tıpkı nefes ilham olunduğu gibi tesbih ve tahmid ilham olunur."

Müslim, Cennet 18, (3835); Ebu Davud, Sünnet 23, (4741).

KILSIZ - SAKALSIZ

5096 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Cennet ehlinin vücudu kılsız, yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir, gençlikleri zail olmaz, elbiseleri eskimez."

Tirmizi, Cennet 8, (2542).

CENNETLİKLER

Kur'an-ı Kerîm namazını eksiksiz kılanların, malından bir kısmını yoksullara ayıranların, ceza-hüküm gününe inananların, Allah'ın gazabından korkanların, ırzlarına sahip olanların, sözlerine ve emânete sadık kalanların, doğru şahitlikte bulunanların Cennete gireceklerini bildirmektedir. (el-Meâric, 70/23, 24, 25, 26, 27, 29, 33).
Ayrıca Cenâb-ı Hakk'ın rızasını dileyerek sabredenlere (er-Ra'd, 13/20, 21, 22, 23);
Şükredenlere (el-Ahkâf, 35/15-16)
Yürekten tövbe edenlere (et-Tahrim, 66/8);
Allah yolunda canını feda eden şehitler (el-Bakara, 2/154)
Ve "Allah'ın ölçüsünde Allah'a yönelenlere" (Kaf, 50/31-34) Cennet müjdelenmiştir.

aspartam
31-01-2006, 16:12
Adem'in yaratıldığı cennet,ahirette mü'minlerin mükafat olarak girecekleri cennet değildir.Cennet güzel bahçe demektir.Adem'in yaratıldığı cennet,dünyada olan güzel bir bahçedir.Daha iyi anlamak için kalem suresinde geçen bahçe sahipleriyle ilgili ayetlere bir bakalım.

Gerçek şu ki, biz o bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi, bunlara da bela verdik. Hani onlar, sabah vakti (erkenden ve kimseye haber vermeden) onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine dair and içmişlerdi. (Kalem 17)


İnna belevnahum kema belevna ashabelcenneti iz aksemu leyasri munneha musbihıyne.(Kalem 17)

Ayette dikkat edildiği gibi ashab-ı cennet geçmektedir.Yani bahçe halkı-sahipleri.Bu ayetteki cennet kelimesinden anlaşıldığı gibi dünyadaki bahçelerede cennet denilmektedir.İşte Adem'in yaratıldığı cennette tıpkı bahçe sahiplerindeki cennet gibi dünyadaki bir cennettir.Zaten Allah'ta Adem i yeryüzünde yaratacağını söylüyor."Hani Rabbin Meleklere: "Muhakkak ben yeryüzünde bir halife var edeceğim" demişti. 2/30"

pante
31-01-2006, 17:52
Aspartam'ın Adem'in kovulduğu cenneti yeryüzündeki bir bahçe olduğu açıklamasının doğru olduğunu kabul edelim..
Bu durumda şu sorulara da cevap arayalım:

1- Adem'le Havva cennette çıplak mı dolaşıyorlardı?
2- Cinsel organlarının gözükmesini engelleyen bir unsur mu vardı?
3- Şu anda cennet cehennem var mıdır?
4- Cennetler 7.gök - Sidretül-Münteha yakınlarında mıdır?
5- Neden "O şimdi cennette" "cennete gitti" denilir.Ölenler içinde kıyametten önce cennete gidenin olması mümkün mü?
6- Cennette cinsel organlar , cinsel ilişki yok mudur?
7- Varsa dölleme-üreme de var mıdır?
8-Üreme yoksa , meni-yumurta-üreme organları da yok mu demektir?
Bu durumda cinsel haz nasıl sağlanır.Yoksa başka bir sistem mi var?
9-Cennet ve cehennemdeki insanlar , dünyadakinden farklı bir bedende mi olacaklar?
10- Hep aynı yaşta mı kalınacak? Yaşlanma olmayacak mı?
11-Cennette ve cehennemde beden ve sima yenileme mümkün mü?
12-Cennette kölelik mi var?
13-Cennette evlilik var mı?
14-Kıskançlık , ego, öfke , kavga ,nefret var mı?
15-Cehennem kademeli katları olan çok büyük bir kazan mı?
16-Yakılanlar , sürekli deri mi değiştiriyor?
17-Cehennemliklerin kurtuluşu mümkün mü?
18-Cehennemde evlilik,cinsel hayat,çocuk var mı?
19-Cehennemden cennet görünür mü?

Sorularımızı 19'da bitirdik..Çünkü cehennem'in üstünde 19 var!! :)

aspartam
31-01-2006, 20:06
Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. (3/7)

pante
01-02-2006, 00:25
O halde muhkem ayetlere dayanarak ve akıl çerçevesinde cevaplıyalım..
Önce Ahiret hayatı başlangıcındaki sorulara yanıt arayalım..

1- "Kıyametten sonra , sur'a üflenince insanlar kabirlerinden çıkarlar" deniyor..Kabri olmayanlar , yani denizde boğulmuş , vahşi hayvanlar tarafından parçalanıp yenmiş , yanmış ya da Hindularda olduğu gibi yakılmış , kemikleri kayıp ya da olmayan ölüler nereden çıkacaklar??

Kıyametten sonra , Ahiret hayatının başlangıç işareti duyulunca tüm insanların ruhları , bekledikleri yerden çıkarlar..
Çürümüş cesetlere-kemiklere yeniden ihtiyaç yoktur..
Allah'ın ilmi ve iradesi , ruhları ahiret hayatının özelliklerine göre yeniden bedenlemeye muktedirdir..


2- "Çağrıldıkları hedefe doğru ,başları dik şekilde koşarak gelirler"
Bu hedef dünyada mıdır ki koşarak geliyorlar?
Amerika'dakiler nereye , Çin'dekiler , Avustralya'dakiler nereye koşacak?
Toplanılacak yer koşmakla varılabilecek yakınlıkta mı?

Çağrıldıkları hedef , Ahiretteki cennet ve cehennem hayatı öncesi , toplanma yeri olan "Mahşer Meydanı" dır.. Yani dünya değildir..
Ruhlar bu meydanı hatırlar.. " Galu bela'dan"
Dolayısıyla o meydana koşarak- yani hızlı bir şekilde giderler..

3- Hesap yeri , Mahşer dünya üzerinde bir yer mi? Sırat köprüsü Kur'an'da geçmemesine rağmen herkesin dilinde..Cehennem üzerine kurulmuş bu kıldan ince,kılıçtan keskin köprüden geçemeyenlerin cehenneme düşeceği söyleniyor.Bu sorgudan sonra mı olacak?Sorguya rağmen köprüyü geçme şansı mı veriliyor?

Mahşer Meydanı dünya'da değildir..Çünkü kıyametin sonunda dünyadan eser kalmaz..
Sırat köprüsü bir benzetmedir..Hesap gününün zorluğunu anlatmak içindir..Gerçekte öyle bir köprü yoktur..

Bu konularda farklı yorum yoksa , cennet - cehennem sorularına geçebiliriz..

pante
01-02-2006, 18:41
Gelelim cennet-cehennem konusuna;

1- Adem'le Havva cennette çıplak mı dolaşıyorlardı?
2- Cinsel organlarının gözükmesini engelleyen bir unsur mu vardı?

Tevrat'taki bilgilere göre Adem ve Havva , cennete uygun fiziki ve karakteristik özelliklere sahip idiler..
Dolayısıyla çıplaklığın , onlar için herhangi bir önemi yoktu..Cinsel organları da , kol-ayak gibi normal organlar olarak görüyorlar ve etkilenmiyorlardı..
Yasak meyva olarak sembolize edilen ve dünyevi özelliklere dönüşe neden olan meyvayı yiyince , çıplaklıklarının farkına vardılar..
Hem cinselliklerinin bilincine vardılar.Hem de utanma,kıskanma vb.huyları edinmiş oldular..

01-02-2006, 21:32
görünen o ki, adem ile havva hakkında bayağı bilgi sahibisin.
Boylari, ten, saç, göz renkleri hakkında biraz bilgi verebilir misin?
Bir de biliyorsun y kromozomu babadan x kromozomu anneden gelir.
Adem ile havva nın anne babaları olmadığına göre bu kromozomlar nereden geldi?

Bizi aydınlatır mısın :)

pante
01-02-2006, 22:15
Mamuli şimdi bunun sırası mı kardeşim ya!!
Şurda güzel bir cennet-cehennem projesi çiziyoruz!!
Bozma havamızı!! :)
Karıştırma şimdi dünyevi meseleleri ...
Kromozomdu , X'di , Y'ydi ,saç-göz rengi..
Fizik ötesindeyiz şimdi!! :)
Dönünce kromozomları da konuşuruz...

01-02-2006, 22:21
:)

Elbette, öbür dünyada desteksiz sallamak serbest....
Fani dünyaya indiğinde haber ver konuşuruz :D

Cennette süt, bal akan ırmaklar varmış.

Ne sütü akıyor. İnek, koyun keçi manda?
Light süt de var mı?

Bir de balın cinsini merak ettim? Anzer balıysa süper valla. Cennete giden köşeyi döner....

pante
01-02-2006, 22:54
A bak o konuda açıklama yapacaktım..
Erken davrandırdın beni..
Dünyadaki yiyecekler , cennettekinin kötü bir benzetmesi..
Her şeyin en güzeli , en lezizi orda..
Posasız , çekirdeksiz , artıksız vaziyette..
Sadece tat almanı sağlayan ürünler..
Büyük tuvalet ihtiyacı yok yani..
Küçük tuvalet deriden ter olarak ve mis kokularla atılıyor..
Ayrıca bir parfüm kullanmaya ihtiyaç yok..
Sütün en alası kaynaklardan fışkırıyor, pınar gibi , nehir gibi akıyor..
Bal ise , anzerden daha yiyimli , boğazı yakmıyan ve ye yiyebildiğin kadar.. Sınır yok..Ama zaten insanın gönlü tok orada..Hayran hayran seyretmesi daha güzel bal göletlerini..
Hoşuna gitti değil mi?
Ama ne istersen bu dünyada ona kavuşursun!!
Cenneti istemek gerekiyor..
Cehennemi isteyene cehennem..
Cenneti isteyene cennet!! :)

02-02-2006, 00:07
Gitmiş gibi anlattın, orası atış serbest alanı herhalde.
(At tabi, zaten herkes atıyor...)

Hazır oraya gitmişken manzarası güzel bir yerden 1 dönüm çevirseydin.
Apartman falan dikerdin.

pante
02-02-2006, 00:47
Mamuli;
Aspartamla anlaştık.Muhkem ayetler ışığında ve Kur'an'a ters düşmeyecek şekilde cennet-cehennem sorularını yanıtlıyor , bu çerçevede de tasvirini oluşturuyoruz..Atış yok..Kur'an'da yazılı ayetler..
İnanan inanır..Senin kesin inkarın var , benim tereddütlerim var..Tartışarak aydınlanacağız bu konularda..

Biz soruları cevaplandırmaya devam edelim..

3- Şu anda cennet cehennem var mıdır?
4- Cennetler 7.gök - Sidretül-Münteha yakınlarında mıdır?
5- Neden "O şimdi cennette" "cennete gitti" denilir.Ölenler içinde kıyametten önce cennete gidenin olması mümkün mü?

1- Şu anda cennet ve cehennem yoktur..

2- Kur'an'a göre göre cennet göktedir..Yani dünyada değildir..
NECM
14. Sidretü’l Müntehâ’nın yanında.
15. Me’va cenneti onun (Sidre’nin) yanındadır.

3- Kıyamet ve din gününden önce cennet ve cehenneme gitmek söz konusu olamaz..

aspartam
02-02-2006, 10:55
Ahiret,cennet,cehennem gibi gaybla ilgili ayetler muhkem ayetler değildir,müteşabih ayetlerdir.Bu yüzden bu konularda konuşurken kesin ifadelerden kaçınmak gerekir.

03-02-2006, 01:14
Müslümanlar cennet ve cehenneme ahiret te gidecekler ama hiristiyanlar ve museviler hemen gidiyor.

Onlar cennette en güzel yerleri kapacaklar, müslümanlara yer kalmayacak.

İnan ölünce cennete cehenneme gitmiyorsa ruhları ne oluyor? Bir de bazı mezarlar kaldırılıyor. Bu mezarda ölenlerin ruhları nereye gidiyor....

Merak ediyorum neler söyleyeceksiniz? :)
Bakalım mantıklı bişeyler uydurabilecek misiniz... :)

pante
03-02-2006, 01:34
Aspartam ;
Muhkem ayetlerden yola çıktık , çoğu konuyu sınırlı yazıyoruz.Yine de kabul etmiyorsun..Hadise bakma..Ayete bakma..Yanlış inanışlar devam mı etsin yani!!

Mamuli;
Hristiyanın da müslümanında cenneti aynı..
Onlar istedikleri kadar parsellesinler hayali cenneti!! :)

Kabir meselesini daha önce yazdım..
Kabir ceset içindir.Dünya bedenidir , işi bitmiştir..Toprak olmuştur..
Ruhun kabirle ilgisi yoktur..
Ölenlerin ruhları ne yapıyor..Allah bilir..
Farklı boyutun özelliklerini bilemeyiz..
Ben öldükten sonra , dünyayı ve olayları-haberleri izleme imkanım olsa çok sevinirdim mesela! :)

04-02-2006, 12:14
Panteidar,
son dediğini herkes ister :) ama yapabileceğini pek sanmıyorum.
Bu dünyaya gelmiş olmak da güzel. Bu firsatı değerlendirmek lazım başka şansımız yok.

Bir defa gelmişim bu dünyaya. Öleceğim belli. Bu yaşama fırsatını, ölmekten korkuyorum diye, cennet cehennem saçmalıklarıyla mı geçireceğim. Yok onu anlayamazsın, yok onu düşünemezsin...

Geçelim bunları. Bir kere yaşama şansını elde etmişim. Hayatımı saçmalıklarla doldurmaya kendimi kandırmaya hiç niyetim yok. Anlayabildiğim kadar anlarım dünyayı.
Okuyabildiğim kadar okurum.
Neyin doğru olduğunu düşünüyorsam onu yaparım.
:)

Sorular: Insanın verilerini, dna, beyin yapısı, noronlar ve bağlantılarını bir diske kaydetsek. Bir program bu verileri işleyerek aynı bizim karakterimizde bizim gibi konuşan bir video kameralı (etrafı göreceğiz yani) PC veya robot olsa ölmüş sayılır mıyız?

Beyinin ölümü genelde insanın ölümü olrak algılanır. Beyindeki bilgileri ciplere yerleştirsek ve insanı o çip idare etse, o insan yine ölmüş olur mu?

A kişisinin kopyası (B diyelim) cıkarılsa (aynı kendisi gibi bir insan yapılsa), A daki tüm bilgiler B ye aktarılsa,

B A ya denktir diyebilir miyiz?

(Bu sorulara aklı başında cevaplar verilebilir. Bir de öbür sorulardan sorayım bari)

Cennette kelebek var mı? Ölen tüm kelebekler mi cennete gitti yoksa oradaki kelebekler başka kelebekler mi? Cennette de bir kelebeğin kanat çırpması cennetin başka bir köşesinde bir süre sonra fırtına çıkmasına neden olur mu? Allah bunu bilebilir mi (sen önceden bilemez demiştin)? bilemezse cennette çıkan fırtınalara nasıl önlemler alınıyor? Kurtarma ekipleri var mı?

pante
04-02-2006, 16:17
"Insanın verilerini, dna, beyin yapısı, noronlar ve bağlantılarını bir diske kaydetsek. Bir program bu verileri işleyerek aynı bizim karakterimizde bizim gibi konuşan bir video kameralı (etrafı göreceğiz yani) PC veya robot olsa ölmüş sayılır mıyız?"

Bu dediğin gerçekleştirilebilse dahi ;
O insanın can'ı=nefs'i=ruh'u olmadan , yaşatmış olamıyacağından ve o beyine kumanda etmek zorunda olacağından ya da bir program kapasitesi içinde hareket edebileceğinden;
Ölmüş sayılırsın..

"Beyinin ölümü genelde insanın ölümü olarak algılanır. Beyindeki bilgileri ciplere yerleştirsek ve insanı o çip idare etse, o insan yine ölmüş olur mu?"

Beyin direk insanı yöneten değil.İlk soruda belirttiğim gibi , beyni kopyalamış olursun ama ruh farklı olmuş olur..

Buna daha açık bir örnek vereyim..Ölümsüzlüğü dünyada arıyan büyük zenginler içinde bu umutta olanlar var..Yaşlanan-yıpranan organını değiştirmek..
İş kafaya ve beyine gelindiğinde , bugünkü tıp imkanları buna elvermiyor.
Farzedelim ki oldu..Kabaca bir kafa nakli düşünelim..
A insanı B insanının kafasını nakil almış olsa ;
Sana göre yeni insan B dir..Beyin B'de çünkü..
Bana göre ise yeni insan yine A dır.Ama B'nin beyin özelliklerini ve kapasitesini kullanmak zorunda kalan A.. Anlatabildim mi?

"A kişisinin kopyası (B diyelim) cıkarılsa (aynı kendisi gibi bir insan yapılsa), A daki tüm bilgiler B ye aktarılsa,
B A ya denktir diyebilir miyiz?"

Önceki açıklamam doğrultusunda , tam denklik sağlanamaz..
A'nın ruhsal özelliklerini B'ye aktaramazsın..Sadece özelliklerini kullanma imkan ve kapasiteleri değişmiş olur..Hatta bunalımlar ortaya çıkabilir..

"Cennette kelebek var mı? Ölen tüm kelebekler mi cennete gitti yoksa oradaki kelebekler başka kelebekler mi? Cennette de bir kelebeğin kanat çırpması cennetin başka bir köşesinde bir süre sonra fırtına çıkmasına neden olur mu? Allah bunu bilebilir mi (sen önceden bilemez demiştin)? bilemezse cennette çıkan fırtınalara nasıl önlemler alınıyor? Kurtarma ekipleri var mı?"

Cennetteki kelebekler ölümsüzdür..Dünyadakilerden kat kat daha güzel ve çeşitlidir..Ölen kelebekler , tekrar dünyada can bulur..Kıyametten sonra 8. sınıf cennette yerlerini alırlar..Cennette sınıf farkı vardır..Ama hepsi ayrı cennetlerdir..Cennette fırtınaya gerek yoktur ..Doğa şartları mükemmel dzayn edilmiştir..Rüzgar ve esintiler vardır..Dolayısıyla kelebekler fırtına çıkaramaz..Cennette okyanuslar da yoktur.Küçük gezinti denizleri ve gemileri vardır..Kaptanları maaş almaz..Zevk için yaparlar..Kurtarma ekiplerine gerek olmaz..İnsanlar kurtarılacak duruma düşmez , düşse dahi kendileri kurtulabilecek özellikdedirler.. :) :) :)

Mamuli nasıl , gerçekten gitmiş gelmiş gibi anlatabiliyor muyum dersin!!

04-02-2006, 22:04
Panteidar,
süper atıyorsun, pardon anlatıyorsun :) . Önceki yaşamında cennetlik olmalısın (ben reernekasyona inanmam. bu açıdan değerlendirin lütfen) seni neden geri gönderdiler hayret. Cennette biraz "yaramazlık" yapmış olmayasın.

Beyin fonskiyonlarıyla ruh u ayırıverdın hemen. Daha önceki yazında (hani ruh ispat edilirse ateizmi bırakırım dedığım yazıda) sanki beyin fonksiyonlarıyla ruhu aynı kefeye koyuyordun.

Panteidar, mantıklı sorulara verdiğin cevaplar her ne kadar senin de bunların olabileceğini kabul ettiğini gösteriyorsa da, "ruh" kavramına takılıp kalmışsın. ruh transfer edilemez düşüncesi senin dayanak noktan olmuş. Ruh diye birşey yoktur zaten.

Insanı oluşturan DNA da zaten bir çeşit program di mi? Ha DNA programlaması ha bizim bildiğimiz programlama...

Yazılımın soyut olmasının hiçbir önemi yok, yazılımın vardığı sonuçları uygularsak insanın yaptığı yapacağı işin benzerini yapmış olmayacak mıyız.

Demek istediğim nasıl geçmişteki hastalıklardan bir sürü insan ölürken şimdi bu hastalıklar iyileştirilebiliyor, insan ölümü de bir şekilde aşacaktır.
Ölümün tek sebebi, bilimde yeterince ilerlemiş olmayışımızdır.

Sevgiler, Saygılar

pante
04-02-2006, 22:37
Cennet-cehennem ilgili sorularımızı cevaplandırmaya devam ediyoruz..

6- Cennette cinsel organlar , cinsel ilişki yok mudur?
7- Varsa dölleme-üreme de var mıdır?
8-Üreme yoksa , meni-yumurta-üreme organları da yok mu demektir?
Bu durumda cinsel haz nasıl sağlanır.Yoksa başka bir sistem mi var?

Bu soruları birlikte cevaplandıralım..

Huri ve gılman ayetlerinin insanları büyük yanılgıya sürüklemekte olduğunu görmekteyiz..
Halbuki Adem ve Havva'nın cennetteki , kovulma öncesi yaşamları fikir veriyor bize..
Döllenme dünya hayatı içindir..Cennette ise çoğalma yoktur..
Dolayısıyla ne döllenme organları ne de bildiğimiz anlamda bir cinsel yaşam vardır..
Cinsel hazzın sağlanması için bir sistem var mıdır? Farklı bir sistem midir onu bilemiyoruz..

Huriler ve gılmanlar ise cennetliklere hizmet için vardır..
Bunlara cennet köleleri gözüyle eleştirilse de , bu amaçla yaratılmış ve sadece hizmete programlanmış robotlar oldukları için köle gibi düşünülmesi yanlıştır..

05-02-2006, 01:06
Huriler ve gılmanlar ise cennetliklere hizmet için vardır..
Bunlara cennet köleleri gözüyle eleştirilse de , bu amaçla yaratılmış ve sadece hizmete programlanmış robotlar oldukları için köle gibi düşünülmesi yanlıştır...

Tabi canım onlar insan değil, bu iş için yaratılmış hizmetli... Beyazlar da siyahları uzun bir süre insan olarak görmemişti. Köleci Yunan demokrasilerinde bile köleler insan sayılmazdı.

Sonuçta senin de bildiğin ama nedense kabul etmemeye çalıştığın gibi, cennette vaad edilen bir kölelik rejimidir (sizin deyiminizle "zikirleri" ne ki fikirleri kölelikten başka birşey olsun). Sadece en alttakiler siz en altta olmayacaksınız vaadiyle kandırılmaya çalışılıyor.

Sizin yaptığınız köleci bir dönemde ortaya çıkan bir dinin köleci anlayışını, kapitalizmin hakim olduğu (köleci anlayışın tasfiye edilip ücretli emekçinin yerine geldiği) bir dönemde,yüceltmek.

Feodalizm tasfiye edileli birkaç yüzyıl oldu. Biraz daha günümüze uygun şeyler söylerseniz daha inandırıcı olursunuz :)

pante
05-02-2006, 01:35
Dostlar;
Mamuli Yoldaş dünyadaki örgütleme çalışmalarının yanısıra ,
cennetteki huri ve gılman denilen hizmetkar robotların kurtuluş mücadelesi için propaganda çalışmalarına başlamıştır..

"Tüm cennetlerin huri ve gılmanları birleşiniz"

Ya İstiklal Ya Ölüm! Kurtuluşa kadar Savaş!
Cennetlik Faşistlere karşı omuz omuza!
Cennetliklere ölüm! Huri ve Gılmanlara Hürriyet!
:o :o

05-02-2006, 01:47
:)
Valla önümüze din diye koyduğunuz yemek bozuk olduğu için hem bu dünya da hem öbüründe (o da sizin uydurmanız) kokuyor. Mamuli ne yapsın.

Zihniyeti bozuk; kölelikten başka birşey düşünemiyor ki? Mamuli ne yapsın.

pante
26-06-2006, 23:15
Biraz da cehennemden bahsedelim..
cehennem: Allah ın azap diyarı ve kahır ülkesidir. Elem ve ıstırap yurdu, hıçkırık ve pişmanlık beldesidir. Cennette rıza ile lezzet birlikte zevk edildiği gibi, cehennemde de azapla gazap beraber tadılacaktır; hem de zifiri karanlık içinde. *Şeytanla birlikte yanmanın elemine, bir de peygamberlerden, velilerden, sevdiklerinden ayrı kalmanın elemi katılacak ve ruh bu manevi ıstırapla kıvranıp duracaktır.


Dünyada Allah ın emirlerine karşı büyüklük taslayanlar, orada ebediyen zilleti tadacaklar, bu dünyada nefislerinin emrine girenler, orada aralıksız pişmanlık çekeceklerdir. Burada şeytanın peşini bırakmayanlar, orada ona en büyük düşman kesilecekler ve azap arkadaşları olan şeytanın "ben size bir şey yapmış değilim, aklınızı kullansaydınız." diye çıkışması ise onları büsbütün çıldırtacaktır.


Ebedi Cehennemlikler

1- Allah'a inanmayanlar:Bakara/39. İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. *

2- Dinden dönenler:Bakara/217. *Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır. *

3- Faiz Yiyenler:Bakara/275. Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alış veriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. (Allah onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır. *

4- Müslüman katilleri:Nisa/93.Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır. *

5- Kibirli Kur'an inkarcıları:Araf/36. Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır. *

6- Kötüler:Bakara/81.Kim kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, artık onlar ateşin halkıdırlar, orada ebedi kalırlar.

7-Asiler:Nisa/14. Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve onun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır. *

8- Kafirleri dost edinenler:Maide/80.Onlardan birçoğunun kâfirleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendilerine sunduğu şey ne kadar kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir. Onlar ebedî olarak azap içinde kalacaklardır.

9- Günahları sevaplarından çok olanlar:Müminun/103. Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır. *

10- Doğru yola iletilmeyen unutkanlar:Secde/13-14. Dileseydik, herkesi doğru yola iletirdik. Fakat; “Cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağım” diye söz verdim. Siz madem bu güne ulaşacağınızı unuttunuz. Biz de sizi unuttuk. Tadın ebedi azabı.

pante
27-06-2006, 00:21
Ey aziz, malûm olsun ki, müfessirler ve muhaddisler ittifak etmişlerdir ki: Hak Taâlâ, kudretiyle yerleri birbirinin altında yedi tabaka yaratmıştır. Her yerin genişliği ve her iki yerin ara mesafesini beşyüz yıllık yol edip, hava ile dolu eylemiştir. İlk tabakanın nâmı: Dimka'dır. Kısır rüzgâr gibi havası nâhoştur. Onda bi çeşit yaratık vardır ki, Berşem nâmıyle meşhurdur. onlara hem hesap, hem azap vardır. İkinci tabakanın adı: Celde'dir. Onda cehennemlikler için azabın he türlüsü hazırdır. Buranın kavminin ismi: Tamas'ıdr. Birbirlerini yerler. Üçüncü tabakanın adı: Celde'dir. Onda cehennemlikler için azabın her türlüsü hazırdır. Buranın kavminin ismi: Tamas'dır. Birbirlerini yerler. Üçüncü tabakanın ismi: Arka'dır. Onda katır gibi akrepler vardır ki, kuyrukları mızraklar benzeridir. Her birinin kuyruğunda üçyüz boğum vardır ki, öldürücü zehir ile dolmuştur. Onun sakinleri bir hasis taifedir ki onlara: Kabes derler. Onların yiyeceği toprak, içeceği rutubettir. Dördüncü tabakanın adı: Harba'dır. Onda dağlar gibi ejderhalar vardır ki, kuyrukları uzun hurma ağacı gibidir. eğer birinin zehiri bahr-i muhite karışsa, denizdeki yaratıkların cümlesi helak olurlardı. Onun sâkinlerine: Cülhan deler. Onların ne gözleri, ne ayakları vardır, ancak iki kanatları vardır ki, uçarlar. Beşinci tabakanın adı: melsa'dır. kavminin adı: Muhtat'dır. Sayıları hesaba gelmez. Biribirlerini yerler. Orada kükürtten dağlar gibi taşlar vardır ki, kâfirlerin boyunlarına bağlayıp, cehenneme bırakırlar. Altıncı tabakanın adı: Siccin'dir. Cehennemliklerin amel defterleri oradadır. Sakinlerine: Kutata derler. Cümlesi kuş şeklindedir. Lâkin elleri adam eli gibi, kulakları öküz kulağı gibi, ayakları koyun ayağı gibidir. Onlar, melekle gibidir; yemezler, içmezler, uyumazlar ve cinsî ilişkide bulunmazlar. Daima Hak Taâlâ'ya ibadet ederler. Bir rivayette, ateşliklerin ruhları, kıyamete kadar orada hapsolmuşlardır. Yedinci tabakanın adı: Ucba'dır. Kavminin adı: Cüsum'dur. Cümlesi kısa boylu, siyah habeşli gibidir. Elleri ve ayakları, yırtıcı hayvan pençesi gibidir. Ye'cüc ve Me'cüc'ü onlar helak etseler gerektir. Halen, lânetlenmiş İblis, taraftarlarıyla onda sâkindir. Kendisi bir taht üzerinde oturur. Yandaşları etrafında saf saf durup, her biri yeryüzünde insanoğlunu sapıtmakla ettikleri fesat ve fitneleri, İblis'e arz ederler. Onlardan her kimin şer ve fesadı çok ve büyük ise; İblis onu yanına alıp, sahte övgüler düzüp, iltifat ederek yakınlarından sayar. Hak Taâlâ, Ümmet-i Muhammed'i onların şerlerinden korusun. Amin. Anlatılan bu yerin ortasında karanlıktan bir perde vardır.

Bu yedi tabaka yer, büyük bir meleğin omuzunda karar kılmıştır. Hak Taâlâ, yedi yer altında bulunan yeşil kaya, kırmızı öküz, büyük balık ve büyük denizden aşağıda kendi haşmetinden yedi tabaka cehennem yaratmıştır ki, birbirinden aşağıdadır. Her tabakanın arası beşyüz yıllık mesafedir. Cehennemin yedi kapısı vardır ki, her birinin içinde ateşten yetmişbin dağ vardır. Her dağda ateşten yetmişbin vâdi vardır. Her bir vâdide ateşten yetmişbin kale vardır. Her kalede ateşten yetmişbin ev vardır. Her ev içinde ipler, sandıklar, tokmaklar, topuzlar, zincirler, bukağılar, köpekler, yılanlar, zehirli akrepler, kaynar ve irinli sular, zehir ve zakkum emsali bin türlü azap vardır. Onda kara yüzlü, gök gözlü zebani melekleri vardır ki, cümlesi sağırdır ve onlarda merhamet duygusu yaratılmamıştır. Öyle çoktur ki hesabı yoktur. Hak Taâlâ, zebanilere bir büyük ve heybetli melek vekil etmiştir ki, ona Mâlik derler. Yedi cehennemin hâkimi ve kapıcısı odur.

İlk cehennemin adına: Cehennem derler ve azabı, ötekilerinden hafif, daha zariftir. Bu, Muhammed Ümmetinin âsileri için yapılmıştır. İkinci tabakanın adı: Sair'dir. Hıristiyanlar onda eserdir. Üçüncü tabakanın adı: sakar'dır. Yahudiler için kararlaştırılmış ebedî duraktır. Dördüncü tabakanın adı: Cahim'dir. Mürtedler ve şeytanlar için azabı elimdir. Beşinci tabakanın adı: Hutame'dir. Gayya kuyusu ondadır. Ye'cüc, Me'cüc ve kâfirlerin yeridir. altıncı tabakanın adı: Leza'dir. Puta tapanlar, ateşe tapanlar ve sihirbazlar için hazırdır. Yedinci tabaka ki, ta diptedir ve adı: Haviye'dir. O, mülhitleri, zındıkları, yalancıları ve münafıkları kucaklayıcıdır. onun ateşi, harareti, azap ve şiddeti hepsinden üstündür. Cehennemin tabakalarının tümü, yedibin tabakadan ziyadedir. (Allahım, bizi cehennem azabından koru; affınla ey bağışlayıcı!)

(Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın "Rezaletname" sinden / Marifetname'sinden)

hiramusta
27-06-2006, 09:27
Hesap günü,cennet,cehennemle ilgili ayetler gayb haberlerindendir ve müteşabihtirler.Allah cenneti,cehennemi insanların kullandıkları kelimelerle teşbih yaparak anlatmıştır.İşte cennetle ilgili baldan ırmaklar,sütten ırmaklar,cehennemle ilgili sekar,hutame,bukağılar,prangalar,irin gibi.Bu sebepten ahiret hayatıyla ilgili vahiyden uzak yorumlar gaybi taşlamaktan öteye bir anlam ifade etmemektedir.Butür anlatımlar fazlasıyla mevcuttur ve Panteidarında dediği gibi birer rezaletnamedir.Panteidar kardeş yukarıya ebedi cehennemliklerle ilgili birkaç ayet almış.Bununla ilgili birçok ayet var.Ayetlerin bütününe baktığınız zaman hayatını Allah'a teslimiyetle geçirmeyen herkesin (müşriklerin,kafirlerin,münafıkların,zalimlerin,fa sıkların,mücrimlerin,vs.)ebedi cehennemlik olduğunu görürüz.Ve Kur'anda cehennemle ilgili ayetleri dikkatle incelediğiniz zaman cehennem hayatının hiçbir zaman sonlu olmadığını görürsünüz.Geleneksel anlayışta mü'min-kafir herkesin cehenneme gireceği kafirlerin ebediyyen cehennemde kalacağı mü'minlerinde cezası bittikten sonra cennete gireceği anlatılır.Bu batıl bir anlayıştır.Kur'ana dayanmayan bir anlayıştır.Geleneksel inanca İsrailiyyat(2/80) haberleriyle sokulmuştur.Hemen sonrasındaki 2 ayette kötülüğü içselleştirerek işleyenlerin yani kötülük yapmayı bir karakter haline getirenlerin ebedi cehennemlik,iman edip bu imanın bir yansıması olması gereken iyi ve doğru davranışlarda bulunanlarında ebedi cennetlik olacaklşarı anlatılır.Yani Allah bu ayetlerde önce yanlış olan anlayışı ortaya koyup eleştiriyor.Sonra da doğru olan anlayışı gösteriyor.

Esen kalınız.

K.C.
27-06-2006, 11:10
Ben de aklıma takılan bir hususu dile getirmek istiyorum.

Cennete ilk girecek kişi Hz. Muhammet. En azından İslam dünyası bu şekilde biliyor ve inanıyor.

Miraçta Muhammet diğer alemleri geziyor ve Cennet ehlini de Cehennemdekileri de görüyor. Kendisi daha oraya girmeden o cennetlikler nasıl girmişler?

Cehennem ehlinin çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu da herhalde miraç'tayken görüyor. Kıyamet kopmadan, hesap günü olmadan nasıl gitmiş o kadınlar oraya?

hiramusta
27-06-2006, 11:22
Cevap basit;Öyle birşey hiç olmadı.Bu tür uydurmalar Peygamber yarıştırma eylemleriyle beraber ortaya çıkmıştır.Hristiyanlar demişlerki İsa göğe yükseldi.Bizimkiler de dururlar mı.İsa yükselir de Muhammed yerinde mi duracak.Ammavelakin Kur'an da böyle birşey yok.Ne yapılır ozaman hemen senetleriyle beraber hadis uydurulur.Kur'andan malzeme olabilecek 1-2 ayette buna ilave edilir (isra ve necm surelerinden) böylece Muhammed de hayattayken göğe yükselmiş,Allah katına çıkmış (Allah'ın katı artık neresiyse),cenneti,cehennemi içerisindekilerle beraber görmüş.(henüz kıyamette kopmadı ama hocalarımız söylüyorsa doğrudur kardeşim.Sen şimcik bunu mu sorgulayacaksın,sapık olursun ,dinden çıkarsın Mazallah :))

K.C.
27-06-2006, 11:28
hiramusta, aklımı iyice karıştırdınız... cevap basit de düşündürdükleri basit değil.

Yani şimdi siz, miraç'la ilgili ayetlerin Kur'an'a sonradan mı konduğunu söylüyorsunuz?

Yoksa o ayetlerle anlatılmak istenen başka bir şeydir de müslümanlar bunu miraç olarak yorumlamışlardır, miraca adapte etmişlerdir mi demeye çalışıyorsunuz?

Miraç kandili tedavülden kalkıyor galiba. :)

pante
27-06-2006, 16:55
Hiramusta akılcı müslümanlardan. Soröğren gibi değil yani.
Hadislere değil Kur'an'a dayanıyor. Olaylara bilimsel yaklaşmaya çalışıyor. Kur'anda açıkça yazılmamış, uydurma hadislerle desteklenerek bilimdışı, akıldışı hurafeler haline sokulmuş kimi inançları sorguluyabiliyor. Bu konulardan biri de Mirac. Kur'an'da Hz.Muhammed'in göğe yükseltilmesinden bahsetmez. Ama Mekke'den Kudüs'e götürüldüğünden söz edilir. Akılcılara göre bu rüyada gerçekleşmiştir. Söröğren gibi müslümanlar ise, bu ayeti Mirac'ın bir parçası ve ispatı olarak öne sürerler.

İsra/1. Kulu Muhammed'i geceleyin, Mescidi Haram'dan kendisine bazı âyetlerimizi göstermek için, etrafını mübarek kıldığımız Mescidi Aksâ'ya götüren Allah, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O'dur.

hiramusta
27-06-2006, 17:11
Panteidar kardeş gerekli açıklamayı yaptı.Bize sadece tasdiklemek düşer.Denildiği gibi Kur'an da miraç olayı geçmez.İsra olayı vardır.O miraçtan farklı bir olaydır ve miraçla hiçalakası olmayan bir olaydır.Şayet miraç isranın devamı olan bir olaysa niye Kur'an da İsra varda miraç yoktur?Daha önce de dediğim gibi bu Peygamberleri yarıştıranlar tarafından ortaya atılan hurafeden başka birşey değildir.Senin Peygamberin mi üstün benim Peygamberim mi üstündür?davası bu..
Bakın Peygamberimizin mucizeleriyle ilgili rivayetlere, büyük bir çoğunluğu istisnasız İncilde Hz. İsa ile ilgili geçmiş olayların tıpkısıdır.Hristiyanlar İsa ilgi ile ilgili birşey uydurmuşlar,bizimkiler de aynısını Peygamberimiz için uydurmuşlar.

sorogren
27-06-2006, 17:19
evet müslüman fırka fırkadır pante.

pante
27-06-2006, 17:39
"evet müslüman fırka fırkadır pante."

İşte doğrusu bu Soröğren. Ama açtığın başlıkta Hiramusta'yı müslümanlık dışına iter, kendini ve cemaatini hakiki müslüman gösterir gibisin. Muhakkak ki her fırka kendini doğru yolda görecektir ama karşı tarafı eleştirirken bazan doz kaçıyor. Örneğin Nurcuları kafir olarak tanımlayanlar gibi. Burada yer verdiğin risalelerden alıntıları kimi İslamcı sitelerde zor yayınlarsın. Onların yanında beğenmediğin Hiramusta sana en yakın müslüman kalır ona göre..
Kıymetini bil..

sorogren
27-06-2006, 18:04
kimseyi müslümanlık dışına itmek haddim değil benim.
benim nurcu olduğumu herkes biliyorsa hiramın da neci olduğunu bilelim dedim başka birşey yok.

sorun hiram sorunu değil.
hiramın dinsizlerle aynı jargonu kullanmasıdır.


insanda eğer inanıyorsa Allaha ve islama biraz Allah korkusu olur kullandığı kelimelere dair.

pante
27-06-2006, 18:54
Cehennem İbranice'den gelir, aslı Gehinnom'dur ve bu da Kudus dışında "Hinnom" köyünde boş bir arazidir. "Ge" vadi demektir. " Gehinnom" ise *Hinnom vadisi. Tarihte burası ölen kimsesiz kişilerin cesetlerinin atıldığı bir yerdir, akşam vakitlerinde kurtlar, çakallar, gündüzleri kartallar gelip bu cesetleri yerlerdi. Baktılar olacak gibi değil cesetleri yakmaya başladılar. Ayrıca İlah Molek'e yakı sunulan yer olarak da bilinir. "Seni cehenneme yollarım", "cehennemin dibine" lafları da bu yüzden söylenmiştir. Cehennem denilen bu yer, daha sonradan da çöp yakım yeri olarak kullanıldı.
İngilizcesi olanlar aşağıdaki linkten cehennem fotoğraflarını görebilirler:

http://www.what-the-hell-is-hell.com/HellPhotos/index.htm


Musevilik'te Cehennem

Jewish Encyclopedia Musevi inancını şu şekilde açıklar: Dünyanın sonu geldiğinde insanların ruhunun üç çeşidi olacak:

"Bunlardan, doğrular hemen sonsuz yaşama yazılacaklar,
Kötüler cehennem için yazılacaklar; fakat,
İyi ve kötü tarafı terazide dengede olanlar önce cehenneme gidecekler. Bunlar cehennemde temizlendikten sonra oradan çıkarılacaklardır."
İsa'nın yaşadığı dönemde Museviler, birisi öldüğünde ruhunun Gehenna'da işkence çektiğine inanıyorlardı. Buna karşın Encyclopedia Judaica ise şunları söylemektedir: "Kutsal Yazılarda ölüm sonrasında Gehenna'yla ilgili düşüncelerin hiç bir dayanağı yoktur."

K.C.
27-06-2006, 20:50
Panteidar, çok ilginç bilgiler bunlar. Yani İbranilerde kimsesiz cesetlerin yakıldığı mekanın adı Cehennemdi ve bu Kur'an'a ahirette yakılacakların mekanı olarak girdi. Gerçekten ilginç.
Kelimelerin kökenlerinden yola çıkarak kim bilir daha neler bulunur neler...

Tevratta Cehennem yok muymuş, ben mi yanlış anlamışım?

Bir de Musevilik inancıyla ortak bir noktamız olduğunu gördüm. İslamiyette de cennetlik cehennemlik herkese önce Cehennemin gösterileceği var. Ayeti hatırlayamadım şimdi.

sorogren
27-06-2006, 21:28
kc
pante ,hiristiyan misyonerlerin kendi dini inanislarina gore belki yazdiklari bir belgeyi okumus.okudugunu aktarmis.
tentmaker (http://http://www.tentmaker.org/)

As Bible translations become purer, we find that references to Hell vanish from the pages of the Bible. Most translations only contain the word "Hell" a dozen times or so and many do not contain the word at all. The primary word some Bibles translate "Hell" is the Greek word "Gehenna."


ama bu yazilanlar belki turistik hedeflerle ortaya atilmis seyler olabilecegi gibi,eskiden beri suregelen cehennem mefhumundan esinlenerek bu iskence ve mezarlik yerlerine bu ismi vermis olabilirler.yani burasi daha yokken cehennem mefhumu olmus olabilir buyuk ihtimalle ve de o insanlar bundan dolayi bu ismi vermis olabilirler bu yere.
ben hemen sazan gibi her internet yazisina atlamamaya gayret ediyorum.yani bunlar iddia ve sebebi simdilik belli degil ama bunlari hemen islamin anlayisina temel varsaymak cok buyuk haksizlik bence.

cehennemin herkese gosterilmesi meselesi de,genelde kimse hakedis olarak cennete sahip olamaz.cennet Allahin fazl ve lutfundandir ki,istedigine de verebilir.dolayisiyla bizler ancak daha ucuz olan cehennemi kazanabiliriz total islemde,ve kazandigimiz yeri de goruruz ki,hakkimizin ne oldugunu fakat Rabbimizin fazl ve kereminden bizi cennetine aldigini bilelim ve rahmeti ve rahimiyeti bir kez daha yasayalim.
bu mana tabii ki Allah tarafindan tesis edilen eski yeni her dinde mevcut olabilir.

aldostu
27-06-2006, 22:10
Hiramusta akılcı müslümanlardan.

Pante iyi yakalamışsın,doğru lafı çok severim.

Hiramusta dostumuzun tarafsız dini yaklaşımlarını ilgiyle izliyorum.

Soröğren dostumuz da efendilik sınırlarını zorlamadan,inançlarını müdafaa ediyor.

Bütün inanç sahibi arkadaşlarımız, özellikle de
"Allah" adını yücelttiklerini sanarak siteye
iğrenç saldırılar yapan ah-mak müslüman bozuntuları
bu iki arkadaşımızı örnek alsınlar.

Şia ve Ensareo dostlarımızı da bu sınıfta görüyor ve takdir ediyorum.

Sevgilerimle…

İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...)
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.

hiramusta
28-06-2006, 00:17
Ayet şu K.C. kardeş;
Ve sizin her biriniz onu görebilecek bir noktaya varacaksınız: Bu, Rabbin katında yerine getirilmesi gerekli bir hükümdür.
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.(19/71-72)

pante
28-06-2006, 01:35
Evet. Tevrat'ta cennet'ten bahseder ama dünyadaki bir bahçedir o. Cehennem ise Tevrat'ta geçmez. Tahrifatçılar çıkarmış olabilir.:)

Hristiyanlık'ta Cehennem

Katolik inancına göre Hölle,
Tanrı tarafından oraya atılanların sonsuz bir keder içinde bulunduğu yer,
Protestan inancına göre Hölle,
Kötülerin gelecekte cezalandırıldığı bir yer,
Hristiyanlık'ta cehennem için kullanılan bazı sözcükler şunlardır: Hölle, İnferno, Fegefeuer (Fegefeuer: Silip süpüren ateş – Almanca) Cehennem inancı yüzyıllardır Hristiyanlık'ta ateşli bir yer olarak kabul görmüştür. Günümüzde ise bazı Hristiyanlık çevrelerinde, bu inancın Kutsal Yazılarda dayanak bulmadığına ilişkin farklı yorumlar da vardır.

İsa'nın Günlerindeki Hinnom Vadisi
Hinnom vadisi daha sonra, şehrin çöplüğü olarak kullanılmaya başlandı; ve burası zamanla, ağır suç işlemiş kişilerin cesetlerinin, hayvan ölüsünün ve ayrıca her çeşit çöpün atıldığı bir yer durumuna geldi. Ve insanlar bu çöplerin yığılmasını önlemek için bunları yaktılar ve kükürt atarak ateşin devamını sağladılar. Tıpkı günümüzde de çöplerin yakılması gibi. Burası artık insanların canlı olarak putlara kurban olarak yakıldığı bir yer olmaktan çıkıp sadece gömülmeye değer bulunmayan kişilerin cesetlerinin atıldığı bir yer olarak kullanıldı. İsa'nın Ge-Hinnom sözcüğünü kullandığı dönemde de Hinnom Vadisi aynı bu amaçla kullanılan bir çöplüktü.

İsa, kendi yaşadığı dönemdeki Yahudi din adamları için şu sözleri kullanmıştı. İsa'nın onlara söylediği bu sözler Hinnom Vadisi'yle ilgili bir yargıyı içerir. İsa'nın kullandığı bu sözlerden bazı kısımlar şöyledir: Matta 23: 13-15, 33:

Vay halinize yazıcılar ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Çünkü göklerin krallığının kapısını insanlara kapatıyorsunuz; ne kendiniz içeri giriyorsunuz, ne de girmeye çalışanları bırakıyorsunuz. - Vay halinize yazıcılar ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Çünkü siz birine inancınızı benimsetmek için denizler karalar aşarsınız. O kişi sizden biri olduğunda ise onu Hinnom Vadisine atılacak hale getirirsiniz; hem de kendinizden iki kat beter ederek.
Ey yılanlar, ey engerekler soyu Hinnom Vadisi cezasından nasıl kaçacaksınız?
İsa'nın sözlerini anlamak için, onun hakkındaki şu sözleri göz önünde bulundurmak gereklidir. Markos 4: 33-34:

Tanrı'nın bir şeyi yaratması için onu aklından geçirmesi gerekir. Cehennemin ebedi işkence çekilen ateşli bir yer olduğu düşünüldüğünde akla şu gibi sorular gelebilecektir: Tanrı sevgi ve merhamet dolu olduğuna göre, insanlara böyle bir işkenceyi uygun görebilir mi? Örneğin bir babanın oğlu ıslah olmaz derecede kötü ise, bu baba çocuğunu sobaya atarak cezalandırır mı?
Bir hayvanı yakabilir misiniz?

Bir anne ve baba doğacak çocukları için önceden hazırlık yaparlar ve giysi, beşik gibi şeyleri hazırlarlar. Peki "çocuğum ilerde ıslah olmazsa ben onu şurada cezalandırırım" diye, evin bir köşesine fırın hazırlar mı?

Hangi suçlar sizce gerçekten ebedi olarak yakılmayı haketmiştir? Sayabilir misiniz?

K.C.
28-06-2006, 02:11
Benim aklım 'imtihan sırrına' ermiyor ki Cehennem'i çözeyim.

Evladını severek dünyaya getiren hiç bir ana baba onu aynı zamanda imtihan etmek için dünyaya getirmez. Bana iyi davranır, annesi olduğuma inanırsa onu mükafatlandırayım, gönderdiğim postacıya inanmazsa onu yakayım diye düşünebilen bir zihniyet insansa eğer sağlıklı bir zihniyet değildir bence.
Evladını istemeden dünyaya getirenler de var, cinnet geçirmedikleri sürece doğurdukları çocuğu bir başkasının bulabileceği bir yere terk etmeyi yeğliyorlar. Sevgisiz ve istenmeden dünyaya gelmiş çocukların ebeveynleri dahi o çocuğa büyük bir zarar vermeyi düşünmüyor, değil ki yakmak.
Her şeye kadir Allah, bizlere tüm bu zaafları ve günah işleme kapasitesini veren Allah, istese bizi doğru yola iletecek olan Allah, bizi SEVDİĞİ için yarattığını söyleyen Allah BİZİ NİÇİN İMTİHAN ETMEK İSTİYOR? Niçin Cehennemi insanlar ve cinlerle dolduracağına dair kendi kendine yemin ediyor?

Ebedi olarak yakılmayı hak eden suç yok bence... (Yakılmayı hak eden var belki ama ebediyen değil) Bizlere bu merhameti veren Allah bizden daha merhametli olmalı. Bence Allah kimseyi sonsuza dek yakmaz. Bu yüzden Kur'an'da ve diğer kitaplarda tarif edilen Allah'ı kabullenemiyorum.

hiramusta
28-06-2006, 09:32
K.C.kardeş,savaş,adaletsiz gelir dağılımı,sömürü,vb. nedenlerle milyonlarca insanın ölümünden,yaralanmasından,sakat kalmasından,sefalet içinde yaşamasından sorumlu olanları düşündükçe ben de seni anlayamıyorum.

K.C.
28-06-2006, 10:26
Hiramusta,
en vahşi olayları ve cinayetleri düşünüyorum, mesela Sırpların Boşnak kadınlara yaptıkları işkenceleri, ortadoğuda parçalarına ayrılmış bebek cesetlerini v.s. Evet diyorum, tüm bu zulümleri yapanlar muhakkak cezalandırılmalı, muhakkak yanlarına kar kalmamalı...
Kur'an'daki ayetleri düşünüyorum, 'dileseydik onları doğru yola iletirdik' türünde olan epeyce ayet var. Tüm vahşetlerin Allah'ın dilememesi sonucu olduğunu görmek (Kur'an'da tarif edilen Allaha göre) saptıranın Allah olduğunu bilmek (Yine Kur'an'da tarif edilen Allah) benim mantığıma sığmıyor. En vahşi zalimler için dahi SONSUZ BİR CEHENNEM azabını düşünemiyorum. Ceza olmalı ama hiç mi iyi bir yönü yoktu o insanın?

Bir de hiç bir zulüm yapmadığı halde sadece Muhammet'e inanmadı, dinini değiştirip müslüman olmadı veya dinini değiştirip mürted oldu diye SONSUZ CEHENNEMDE kalacak olanlar var. Sizin aklınız bunu alıyor olabilir benim aklım bunu HEPTEN ALMIYOR. Müslümanken de almıyordu şimdi de almıyor. Şu halde, şu inancımla ölsem size göre SONSUZ CEHENNEM'i hak etmiş durumdayım. Oysa ben ne bir vahşet yaptım, ne yer yüzünde fesat çıkardım, ne cana kıydım, kalp kırmaya da çekinirim, kul hakkından da sakınırım... faiz yemem, haram yemem, ırzımı korurum, yalandan sakınırım... bir önemi var mı bütün bunların? Sonsuz cehennemde daha iyi bir yer kapma belki...

pante
28-06-2006, 12:01
Tevrat'taki yazılanlarla öldürme, katletme, soykırım emirleriyle Tanrı, İsrailoğulları dışındaki kavimlere karşı zalimleştirilmiştir. Ancak insanları cehennemde yakacak kadar zalimleştirilmemiştir.
İncil'de Tanrı, dünya yaşamına sevgi ile yaklaşan bir tarzda tanıtıldıysa da, insanlara cehennem azabını layık görecek şekle sokularak zalimleştirme Tevrat'a göre daha da fazlalaştırılmıştır.

Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri, kıtaları dolaşırsınız. Dininize döneni de kendinizden iki kat cehennemlik yaparsınız.Matta 23:15/6


Bu ayetten, İncil'de Ferisilerin cehennem azabından söz ettiğinin, dininden dönenlere iki misli cehennem azabı biçtiklerinin belirtildiğini görmekteyiz. Buradan anlaşılmaktadır ki İsa'dan önce ve İsa zamanında Yahudiler mezheplere/gruplara bölünmüştü ve bunlar içinde cehennem inancı mevcuttu. Yani, cehennem ilk defa İncil'de yazıldı ama İncil'den önce cehennem Tevrat'ta yazmasa da Yahudiler arasında konuşuluyordu.

Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir.Matta 5:29/2

Bu ayet ve benzerlerinde Kur'an'dan farklı bir yaklaşım görmekteyiz. Kur'an, yakılan bedenlerin yeniden oluşturulup tekrar tekrar yakılacağını belirtir. Dünyada bir bedeni kesilmiş, yokolmuş insanın, tüm uzuvları yerinde olarak diriltileceğine inanılır. Ama İncil'e göre, cehennemlik bir insan tüm uzuvlarını kesip atsa, onların yakılmasını önleyebilecektir.

Tanrı günah işleyen melekleri esirgemedi; onları cehenneme atıp karanlıkta zincire vurdu. Yargılanıncaya dek orada tutulacaklar.2. Petrus 2:4/13

Bu ayetten de İncil'e göre melekler içinde de suç işleyen günahkarlar olduğunu, onların da saf olarak yaratılmadığını görüyoruz.

Tanrıyı zalimleştirmenin aşama aşama yükseltildiğini ve Kur'an'da zirveye ulaştığını görmekteyiz.
Şöyle ki;
Kur'an'a göre, Allah insanları yaratmadan önce cehennemi insan ve cinlerle dolduracağına söz vermiştir.
Kur'an'a göre, Allah insanları kısım kısım yaratmıştır. Bir kısmını cennetlik, bir kısmını önce cehennemlik sonra cennetlik, bir kısmını ise ebedi cehennemlik. Ebedi cehennemlikler baştan seçilmiştir ve perdeli, mühürlü olarak yaratılmışlardır. İsteseydi Allah onları cennetlik olarak yaratabilirdi.
Kur'an'a inanmayan, dünyada ne kadar iyi bir insan da olsa, çok faydalı işler de yapsa bunların kendisine bir faydası olmayacak, cehennemde ebedi olarak yakılacaktır.

K.C.
28-06-2006, 12:32
Merhaba panteidar,
Genel olarak neredeyse tamamına katılacağım bir yazı kaleme almışsınız, ancak incil'deki bir ayeti sizden daha farklı yorumladığımı belirtmek istiyorum:

Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir.Matta 5:29/2
İncil'e göre, cehennemlik bir insan tüm uzuvlarını kesip atsa, onların yakılmasını önleyebilecektir.
Bu ayetten benim anladığım: Eğer bir uzvunuz sizi günaha sürüklüyorsa, ki bu günah bütün vücudunuzun cehenneme atılmasına sebep olacaktır o uzvunuzu bu dünyada söküp atıp, günahtan bu şekilde sakının. Bu dünyadaki bir uzvunuzun yok olması cehennemde tüm vücudunuzun yanmasından daha iyidir. (benim yorumum böyle)
selamlar...

pante
28-06-2006, 17:32
Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tek gözle yaşama kavuşman, iki gözle cehennem ateşine atılmandan iyidir.
Matta 18:9/5

K.C. kardeşim;
Senin yorumun, ayetin asıl amacı, insana vermek istediği mesajdır. Kötülük yapmana sebep olan uzvunu kesip atarak kötülükten korunmak. Dolayısıyla cehennemden kurtulmak.
Eğer mecazi yanıyla ele alırsak mesajı doğru anlayabiliriz.
Ama mecazi tarafını bir kenara bırakıp akıl, bilim ölçüsünde değerlendirirsek ayetin saçma olduğunu görürüz. Şöyle ki;

Yukarıdaki ayette "Günah işlemeye neden olan gözünü çıkarıp at, tek gözle yaşa, iki gözle cehenneme atılmandan iyidir." diyor.
Günah işlemeye sebep olan fiil beyinden oluşur ve uzva ulaşır. Göz, gözlük gibi sadece bir araçtır. Aslolan beyindir. Gözün biri başka, diğeri başka iş görmez. Birini söküp atsak dahi, günah eylemi engellenemiyecektir. El de öyle.

İncil'deki bu yaklaşım, yani günah işleyen uzvun kesilip atılması, Kur'an'daki hırsızlığın önlenmesi için hırsızın elinin kesilmesi hükmünün zeminini hazırlamıştır.

Eğer sağ elin günah işlemene neden olursa, onu kes at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir.
Matta 5:30/3

Hiçbir insan günah işlemesine neden olan uzvunu kesip atamayacağına göre, bu işi o kişinin değil başkalarının yapması zorunlu hale gelir. Hırsız kendi elini kesmez ama şeriat keser.
İncil'deki bu ayetler Kur'an için bir esinlenme oluşturmuştur. Ayet, senin benim mecazi tarafıyla algıladığımız gibi algılanmamış, yazıldığı haliyle anlaşılmıştır.

K.C.
28-06-2006, 21:03
çok güzel yakalamışsınız pante,

sizin esinlenmek dediğinize ben 'kelime anlamlarıyla dikkate alıp yanlış anlaşılma sonucu ortaya çıkan adaptasyon hatası' diyeceğim. (biraz ağır oldu belki ama bu tür şeyleri okudukça öfkem artıyor, kullanılmış inancımın öfkesi... kelama dökmek zor)

sodomo--
27-08-2006, 03:57
Zannedersem sitedeki kalite düşüklüğünün Pante'nin uzaklaşması ile yakın ilişkisi var ve bence Pante gelmeden de bu site kendini doğrultamaz.

Güncelliyorum.

K.C.
27-08-2006, 04:50
Panteidar'ın yeniden sitede yazmasını ben de çok arzuluyorum.
Ondan öğreneceğim çok şey var.
Onun akıl ve mantık süzgecinden süzülüp yazıya döktüklerini okumayı özledim açıkçası. İnşallah onu kıracak bir kusurumuz olmamıştır.

Aynı şekilde Mutezile'yi de yeniden burada görebilmeyi isterdim.

pante
04-11-2006, 11:44
Hadislerdeki cehennem tasvirlerini de görmekte yarar var:

Hadis No : 5102
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennem ateşi bin yıl yakıldı. Öyle ki kıpkırmızı oldu. Sonra bin yıl daha yakıldı, öyle ki beyazlaştı. Sonra bin yıl daha yakıldı. Şimdi o siyah ve karanlıktır." [Metin Tirmizi'ye aittir.] *

Kaynak: Tirmizi, Cehennem 8, (2594); Muvatta, Cehennem 2, (2, 994)

Hayal edilen cehennem öylesine büyük düşünülmüş ki, renk değiştirmesi bin yıl yanmasıyla mümkün olabiliyor.


Hadis No : 5103
Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennemi kuşatan surun dört (ayrı) duvarı vardır. Her duvarın kalınlığı kırk yıllık yürüme mesafesi kadardır." *

Kaynak: Tirmizi, Cehennem 4, (2587)

Bu hadise göre, cehennemi kuşatan çevre surları kare şeklinde ve çevresi 160 yıllık yürüme mesafesinde. Bu da yaklaşık olarak 3 güneşi içine alabilecek bir büyüklük. Çok fazla değil mi?


Hadis No : 5104
Ravi: Hasan Basri
Tanım: Utbe İbnu Gazvan (ra), Basra'da minberde (hutbe esnasında) dedi ki: "Resulullah (sav) bize şöyle buyurmuşlardı: "Cehennemin kıyısından büyük bir taş bırakıldı. Bu taş yetmiş yıl aşağı doğru düştü de henüz dibe ulaşmadı." (Utbe İbnu Gazvan, devamla) der ki: "Hz. Ömer (ra): "Ateşi çok zikredip hatırlayın. Zira onun harareti pek şiddetlidir; derinliği çok fazladır, çengelleri demirdendir" buyurdu." *

Kaynak: Tirmizi, Cehennem 2, (2578)


Hadis No : 5105
Ravi: Ebu Said el-Hudri
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Veyl, cehennemde bir vadidir. Kafir orada, kırk yıl batar da dibine ulaşamaz." *

Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3164)


Hadis No : 5110
Ravi: Mücahid
Tanım: İbnu Abbas (ra) bana: "Cehennemin genişliği ne kadardır, biliyor musun?" diye sordu. Ben: "Hayır!" deyince: "Doğru, Allah'a yemin olsun, bilemezsin!" dedi.

ve ilave etti: "Bana Hz. Aişe (ra) dedi ki: Resulullah (sav)'a: "Kıyamet günü arz toptan O'nun bir kabzasıdır (tam tasarrufundadır). Gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüşlerdir" (Zümer 67) ayetinden sormuş ve: "Bu sırada insanlar nerede olurlar [ey Allah'ın Resulü]" demiştim. Aleyhissalatu vesselam: "Cehennem köprüsünde!" cevabını verdi." *

Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Zümer, (3242)

Hadis No : 5111
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri cenneti yarattığı zaman Cibril aleyhisselam'a: "Git ona bir bak!" buyurdular. O da gidip cennete baktı ve: "[Ey Rabbim!] Senin izzetine yemin olsun, onu işitip de ona girmeyen kalmayacak, herkes ona girecek!" dedi. (Allah Teala hazretleri) cennetin etrafını mekruhlarla çevirdi. Sonra: "Hele git ona bir daha bak!" buyurdu. Cebrail gidip ona bir daha baktı. Sonra da: "Korkarım, ona hiç kimse girmeyecek!" dedi. Cehennemi yaratınca, Cebrail'e: "Git, bir de, şuna bak!" buyurdu. O da gidip ona baktı ve: "İzzetine yemin olsun, işitenlerden kimse ona girmeyecektir!" dedi. Allah Teala hazretleri de onun etrafını şehvetlerle kuşattı. Sonra da: "Git ona bir kere daha bak!" dedi. O da gidip ona baktı. Döndüğü zaman: "İzzetine yemin olsun, tek bir kişi kalmayıp herkesin ona gireceğinden korkuyorum!" dedi." *

Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 25, (4744); Tirmizi, Cennet 21, (2563); Nesai, Eyman 3, (7, 3)

Bu hadisten anlaşıldığına göre, Allah'ın sınaması, aldatması öbür dünyada da devam ediyor.

23-11-2006, 10:09
Sevgili Pante;

Acaba binlerce yıldan beri insanoğlunun hep merak ettiği yaşam ve ölüm olayındaki esrarı çözme çabalarını şuna benzetebilirmiyiz ?:
Tanrı insanı,kendini tanımak ve kendine yakın gelmek kabiliyeti(içsel donanım)ile mi varlık alanına çıkardı ?
Allahı tanımak anlamına gelen elçilerin tanınmasını Cennet ve tanınmamaları ve yüz çevirme durumlarına da cehennem mi olarak niteledi.Peygamberlerin tanınması demek o dönem için gelen insanı geliştirmesi hedeflenen yeni sosyal yasalar olarak mı görülmelidir ?

Bildiğin gibi bizler doğduğumuzdan ölene kadar aynı kişiler olmakla birlikte
hayatımızın her aşamasında bilgiyi ve anlayışı daha da geliştirerek büyürüz.Acaba insanlık alemininde büyümesi,anlayış kazanması bu yönde olabilir mi ?
5 yaşındaki bir çocuğa herhangi bir konuyu anlatmaya çalışırken ona 18 yaşında ki birine anlatır gibi bilgi verebilir miyiz ?Verirsekte o bunu alabilecek,anlayabilecek kapasiteye sahip midir ?

Şu an yaşadığımız dünyanın geldiği medeniyet durumunda nesnel gerçekleri geçmişe göre çok daha iyi anlayabilen bizler neden bu nesnel gerçekleri mükemmel kavrarken içsel bazı davranışlarda gerileme içindeyiz ?Bilimsel olarak maddi olaylarda ileri noktalara çıkarken neden aynı ivmeyi içsel konumda gösteremiyoruz ?
Maddi konumunu çok ileri taşıyabilen insanlık;neden bizim ruhani dediğimiz diğer arkadaşlarımızın ahlaki normlar dedikleri,o bölümde aynı başarı oranına sahip değiliz ?


"Dini inançlarına bağlı biri İlyas peygamberi ziyarete gitti. Cennet ve cehennemle ilgili sorular onu harekete geçirmişti, çünkü doğal olarak hayatını bu kavramlara göre yaşamak istiyordu. "Cennet nerede?Cehennem nerede?". Bu sözleri söyledikten sonra, peygambere yaklaştı ama İlyas ona cevap vermedi; adamın elini tuttu ve onu karanlık geçitlerden geçirerek bir saraya götürdü. Demir bir kapıdan geçerek, zengin ve fakir, kimisi partallar, kimisi mücevherler içerisinde insanlara dolu büyük bir odaya girdiler. Odanın ortasında, ateş üstünde büyük bir kazanda, "aş" denilen çorba duruyordu. Kaynayan tencereden bütün odaya nefis bir koku yayılıyordu. Kazanın etrafındaki avurtları çökmüş, boş gözlerle bakan kalabalık hakkını alabilmek için itişip duruyordu. İlyas'ın yanındaki adam insanların ellerindeki kaşıkları görünce çok şaşırdı, çünkü kaşıklar neredeyse onları taşıyanlar kadar büyüktü. Kaşıklar, çorbanın sıcaklığından beyazlaşmış demir bir kaseden ibaretti ve uçlarında küçük tahta sapları vardı. Aç insanlar hırsla kazana bakıyordu. Herkes kendi hakkını almak istediği halde, kimse alamıyordu. Ağır kaşığı kazandan çıkarmak zordu, ve kaşık çok uzun oldüğü için en güçlü adamlar bile onları ağızlarına kadar kaldıramıyordu. En arsız olanlar kollarım, yüzlerini bile yaktılar veya çorbayı kazara komşularını üstüne döktüler. Birbirlerini azarlayarak, kavga ettiler ve kaşıklan açlıklarını doyurmak için kullanacaklarına, onlarla birbirlerine vurmaya başladılar. İlyas peygamber yanındaki adamın kolunu tuttu ve "İşte bu cehennem," dedi.

Odadan çıktılar ve biraz sonra cehennemi çığlıkları arkalarında bıraktılar. Karanlık geçitlerde yaptıkları uzun yolculuk sonunda, değişik bir odaya girdiler. Burada da etrafta oturan bir sürü insan vardı. Odanın ortasında yine bir kazan dolusu çorba vardı.Oradaki insanların herbirinin elinde İlyas ve adamın cehennem de gördüklerinin aynısı olan dev bir kaşık vardı. Ama buradaki insanlar iyi beslenmişti. Çorbaya dalan kaşıkların çıkardığı sesi yanı sıra yalnızca sakin, memnun bir mırıltı duyuluyordu. Daima iki kişi çalışıyordu. Birisi kaşığı daldırıp partnerini besliyor, kaşık bir kişi için çok ağırlaşırsa diğer iki kişi yardım ediyor, böylece herkes barış içinde karnını doyurabiliyordu. Biri doyar doymaz diğerine sıra geliyordu. İlyas peygamber yanındaki adama "Bu cennettir!" dedi."

Binlerce yıldır sözel geleneğin bir parçası olan bu hikaye, yaşamın gerçek bir resmidir. Çekirdek ailelerde yaşanan problemlere baktığımızda gördüklerimizi sergiler ebeveynler arasındaki tartışmalar, çocukların kavgaları ve anababalarla çocukları arasında yaşanan savaşlar. Aynı durumu bireyin çevresiyle ilişkisinde ve toplumlar ve insanlar arasındaki anlaşmazlıklarda bile görebiliriz. Hikayedeki "cehennem", insanlar birbirlerine karşı veya salt yanyana çalışırlarken var olur. Öte yandan "cennet", olumlu ilişkiler kurmaya gönüllüysek var olur. Her iki durumdaki insanlar cehennemdekiler olduğu kadar cennettekiler de aynı tarz problemlere sahiptir. Hayatlarının cennet mi cehennem mi olacağını bu problemleri nasıl çözdükleri belirler.

Her aile bu iki farklı dünyanın bir parçasını içerir. Seçim bize kalmıştır. Seçtiğimizi gerçeğe bağlı olarak başarma şansımız büyük ölçüde iki şeye dayanır: İlk olarak, kendi deneyimlerimiz ve problemleri çözmeyi nasıl öğrendiğimiz, ikincisi ise, bu deneyimi kullanma ve çevremizdeki diğer insanlarla paylaşma gönüllülüğümüzdür.

Psikolog Prof.Dr.Nossrat Peseschkian Pozitif aile terapisi kitabından syf-55/56/57

pante
29-03-2007, 15:58
İslam'da dünya yaşamında insanlar hürler ve köleler olmak üzere sınıflandırılıyor.
Sadece dünya yaşamında değil, cennette de köleler var.
Huriler ve gılmanlar, cennetle mükafatlandırılmış olanların köleleri bir anlamda.
Daima yanıbaşlarında olacak ve her isteneni yerine getirecekler.
Bir de hizmetçiler var.
En düşük kademedeki bir cennetlik insan dahi 80.000 hizmetçiye sahip hadise göre.
Hizmetçilerin de hür olduğunu söyleyemeyiz.
Belki de bunlar, cehennemde cezalarını çektikten sonra cennete gönderilmiş olanlardır.

Bir de cin konusu var. İslam'da cinlerin de müslüman olanlarından, imansız olanlarından söz edilir. Cinler de ahirette sorguya tabi imişler. Öyleyse cinlerinde cennetlik ve cehennemlik olanları var. Cennetteki cinlerden hiç bahsetmez Kur'an ya da hadisler.
Acaba cinler cennette de mi görünmez olacaklar.
Yoksa onların cenneti ayrı bir cennet mi olacak?

K.C.
29-03-2007, 16:28
Sevgili Pante,
Bildiğim kadarıyla Cin'ler de çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu bazı müslümanlarla birlikte Cennette olacaklar.
Bunun için denir ki: Bu dünyada Cinler bizi görür biz onları görmezdik, ahirette ise biz onları göreceğiz onlar bizi görmeyecekler. Bu insanlara bir mükafat bir lütuf olarak anlatılır.

cinin bu dünyada niye insanlara görülmediği de böylece anlaşılıyor.
Nedense bu tür şeyler hep diğer tarafta görünür hale geliyor. İnanmayalım diye elden gelen arda konmamış.

InVitatio
29-03-2007, 17:15
Selam Arkadaslar,

ben Imanli biri olmama ragmen Kurani Kerimdeki Cennet ve Cehennemin; Hadislerdeki Cennet ve Cehennemden farkli seyler oldugunu savunuyorum...nedeni de su, Hadisler sonucta bir Insan Yorumudur, ve Insan'da Allah'in da yer yer Kurani Kerimde bize beyan ettigi gibi, zaaflari olan bir varliktir, hata yapmaya / "günah" islemeye megilli bir varlik , öyle oldugu icin Allah kul'una "tövbe" etme imakani vermistir, yani önce kendi akli ile kavrayacak yaptigi isin dogru olmadigini ve sonra tövbe edip, dogrusunu yapmaya caliscak....

Ama Hadisler / Hadisciler kendi varlik sebebni korumak icin bir Cehennem yaratilar onlarin yaratigi Cehennem sadece "mantik" disi degil, Islamin genel durumu ile de celisir....
neden ?
Biz Müslümanlar insanlarin ölecegini kabul ediyoruz, ve ölümün sadece bendensel olacagini, ruhun yasayacagini kabul ediyoruz, yasayacak olan ruh ise, cehennemde yanacak olan nedir ? cünkü beden/madde ölmüstür...

evet Kurani Kerim'deki Cehennem baska bir sey olmali, yani bir Müslüman'in mantigini daha doyurgun bir sey...bu konu ile ilgili Hidir dostumuzun bir makalesi var , ilgilenler buyursun

http://www.invitatio.org/Forum/viewtopic.php?t=184


Yani ateist arkadaslar tabiki Hadisleri sorgulayacaklar cünkü ben kendimce cogu ateistin bu ipe sapa gelmez Hadisler yüzünden Iman etmediklerini düsünüyorum....
ama Hadisleri tartisilmaz kabul edenlerde sonucta en cok ateist arkadaslar, islerine yaradigindan dir...

Su Hadisci sunu demis bu Hadisci böyle demis diye ne Imanli olunur nede Olunmaz, ama sonucta bir yorumdur ve ben Cennet ve Cehennem hakkindaki Hadislerin icindeki yorumlarinin bir coguna inanmiyorum...islami acidan böyle de bir mecburiyetim yok.....

ama son olarak sunu da söyleyim.....

cehennem korkusundan iman edeni
cennet umudu ile niyaz edendeni
Allah ile icten pazarlik yapani
sevmedim hic , ve sevemiyorum.....

ibadet sirf ve sadece Allah'in rizasi icin yapilir....yoksa icten ince hesaplarla degil.....


bu hayatin sizlere bir "cehennem" olmamasi dilegi ile


InVitatio

pante
29-03-2007, 20:18
Sevgili K.C., cinlerin cennetteki yaşamlarıyla ilgili bilgiler sanıyorum ne ayet ne de hadis. Sadece rivayetten, hadis olmayan sözlerden ibaret.
Kur'an'da sadece cehennemin insanlarla ve cinlerle doldurulacağı yazılı.
Cennet ve cehenneme gittikleri kesin de. Cennetteki görünümleri, hangi cennette ya da cennetin hangi mekanında olacakları vs. hakkında bir hadis bulabilmiş değilim.

"ben Imanli biri olmama ragmen Kurani Kerimdeki Cennet ve Cehennemin; Hadislerdeki Cennet ve Cehennemden farkli seyler oldugunu savunuyorum"

InvItatio kardeşim;
Hadisler ayrıntıları içerir. Her konuda bu böyledir. Namazda, hacda, cennet-cehennem tasvirlerinde. Kur'an'da anlatılan cennet-cehennem tasvirleri ile hadislerdeki arasında pek fark yoktur. Benzer farkları namazda, abdestte, her konuda görebilirsiniz. Elbette, hadislerin Kur'an'a göre doğrulukları şüphelidir. Zayıf hadisler kendini belli eder zaten.
Ama hiçbir hadiste farklı tasvir görülmez. Dediğim gibi ayrıntılar hariç.
Örneğin Kur'an huriler der. Hadis 70 küsur huri der. Eğer bunu reddediyorsanız, Kur'an peygamberler der, hadis 124.000 peygamber der. Bunu da reddediyor musunuz?
Yoksa eleştirilebilecek olanları red, eleştirilemiyecek olanlara kabul mu diyorsunuz?
Ya tümden reddedeceksiniz hadisleri ya da ayırım yapmayacak, kabulleneceksiniz..
Tümden reddettiğinizde Kur'an yeterli olacak mıdır müslümanlara?
Ayrıca birilerinin reddetmesi birşey ifade etmiyor. Tüm islam ülkeleri hadis dini üzerine kuruludur. Müslümanların neredeyse tamamı, istisnalar hariç hadislere ayet gibi inanır.
Dolayısıyla dini konuları münazara ederken kişilere göre değil genel kabullere göre ediyoruz.
Kişi sadece bu konuda kendi inancını belirtebilir. İslam adına hadisleri kenara atamaz.

Cehennem konusu da Kur'an'da farklı değildir. Cehenneme gidecek olanlar da çok basit sebeplerden ebedi ateş azabı görecektir kur'an'a göre.
Mesela faiz mi kullandınız, bankada vadeli paranız mı var. Ebedi cehennemliksiniz.
Mesela günahlarınız 51 sevaplarınız 49 mu ? Ebedi cehennemliksiniz.
Bir ateist, bir hristiyan, bir yahudi dostunuz mu var? Ebedi cehennemliksiniz.
Bunlar mı sizi tatmin ediyor?

pante
10-06-2007, 00:25
MARİFETNAME'DEN CENNETLER/ İbrahim Hakkı Erzurumlu

Hak Taala, arş ve kürsün altında, yedi göğün üstünde, arşın nuru ile sudan sekiz cennet yaratmıştır. Bunlar, biribirinden yüksektir. En yükseği adn cennetidir ki, Mevla'nın görülme yeridir.

Birinci cennetin ismi, darülcelaldir ki, beyaz incidendir.
İkinci cennetin ismi, darüsselamdır ki, kırmızı yakuttandır.
Üçüncü cennetin ismi, cennetülme'vadır ki, yeşil zebercettendir.
Dördüncü cennetin ismi cennetülhulddur ki, sarı mercandandır.
Beşinci cennetin ismi, cennetünnaimdir ki, beyaz gümüştendir.
Altıncı cennetin ismi, cennetülfirdevsdir ki, kırmızı altındandır.
Yedinci cennetin ismi, cennetülkarardır ki, misktendir.
Sekizinci cennetin ismi, cennetüladndir ki, terleyen incidendir.

Bu adn cenneti, surlarla çevrili bir şehrin ortasındaki yüksek dağın üzerinde bulunan iç kale gibidir. Bütün cennetlerin içinde ve ortasında olduğundan, hepsine komşu, şereflendirilmiş bir mekandır; cennetlerin nehirlerinin çoğunun kaynağıdır. Burası sıddıkların, hâfızların makamıdır. Rahman'ın tecelli mahallidir.

Her cennetin bir kapısı vardır ki, uzunluğu ve genişliği yüz yıllık yoldur. Her kapı iki kanatlıdır ve tek parça sarı altındandır. Çeşitli renklerde cevherle işlenmiş ve nice bin nakış ile süslenmiştir. Birinci cennetin kapısı üzerinde: "La ilahe illallah Muhammedün resulüllah" yazılmıştır. Öteki kapıları üzerinde: "La ilahe illallah diyene azap etmem" yazılmıştır.

pante
10-06-2007, 01:29
Cennetlerin genişliği, yani sekiz sûrundan her iki sûrun arası, yer ve gök arası kadar farz olunup, cennetlerin uzunluğu hudutsuz ve sınırsız sayılmıştır. Fakat cennetlerin derecelerinin tümü, altıbin altı yüz altmışyedi derece bilinmiştir; Kur'an âyetleri sayısınca hesaplanmıştır. Her iki derecenin arası, beşyüz yıllık mesafe bulunmuştur. Çünkü cennetlikler, ezberledikleri Kur'an ayetleri adedince derecelere nail olmuşlardır. O halde Kur'an hâfızları, cennetlerin en üstününü bulmuşlardır ve adn cennetinin ortasına ulaşmışlardır.

Müminler için renkli döşeklerle süslü saraylarda ve şatolarda, yastıklar üzerinde aner saçlı, hilal kaşlı, kara gözlü, güneş yüzlü, şirin sözlü, işveli ve nazlı, inci dişli, mercan dudaklı, gül yanaklı, selvi boylu, güzel huylu, gülden taze ve taravetli huri kızları vardır. Bunlar cennetliklerin temiz eşleridir. Her birisi yetmiş kat elbise giymiştir. Renkleri çeşitli, ölçüleri hafiftir. Her hurinin taravetli teni cam gibi şeffaftır. Başlarına nur renkleriyle ışıldayan taçlar koymuşlardır. Çeşitli cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde oturup, müminlere bakarlar. Karşılarında hizmet için nice bin çocuk ve gılman saf saf dizilmişlerdir.

Her bir cennette zaferandan yetmiş bin bahçe vardır. Her bir bahçede inci ve mercandan yetmiş bin belde vardır. Her bir belde içinde kırmızı yakuttan yetmişbin saray vardır. Her bir sarayda zebercetten yetmişbin daire vardır. Her bir dairede sarı altından yetmişbin oda vardır. Her bir oda içinde sarı yakuttan yetmiş bin yatak vardır. Her bir yatak üzerinde süslü ipekten yetmiş bin döşek döşenmiştir. Her bir döşek üzerinde bir huri kızı ve her bir hurinin önünde sarı altından bir sini vardır. Her bir sinide renkli cevherlerde yetmişbin tabak vardır. Her bir tabakta başka çeşit yemek vardır. Her bir saray altında akan dört nehir vardır. Bunlardan biri su, biri süt, biri şarap, biri saf baldır. Her bir nehrin kenarında yetmiş bin ağaç vardır. Her bir ağacın yetmişbin çeşit meyvesi ve yetmişbin renk yaprağı vardır. Her bir ağaç üzerinde renkli kuşlardan yetmişbin çeşit kuş vardır. Her bir kuş yetmişbin çeşit sada ile bana tesbih eder.

pante
10-06-2007, 11:46
Hak Taâlâ, yedi yerin altında bulunan yeşil kaya, kırmızı öküz, büyük balık ve büyük denizden aşağıda kendi haşmetinden yedi tabaka cehennem yaratmıştır ki, birbirinden aşağıdadır.
Her tabakanın arası beşyüz yıllık mesafedir. Cehennemin yedi kapısı vardır ki, her birinin içinde ateşten yetmişbin dağ vardır. Her dağda ateşten yetmişbin vâdi vardır. Her bir vâdide ateşten yetmişbin kale vardır. Her kalede ateşten yetmişbin ev vardır. Her ev içinde ipler, sandıklar, tokmaklar, topuzlar, zincirler, bukağılar, köpekler, yılanlar, zehirli akrepler, kaynar ve irinli sular, zehir ve zakkum emsali bin türlü azap vardır. Onda kara yüzlü, gök gözlü zebani melekleri vardır ki, cümlesi sağırdır ve onlarda merhamet duygusu yaratılmamıştır. Öyle çoktur ki hesabı yoktur. Hak Taâlâ, zebanilere bir büyük ve heybetli melek vekil etmiştir ki, ona Mâlik derler. Yedi cehennemin hâkimi ve kapıcısı odur.

İlk cehennemin adına: Cehennem derler ve azabı, ötekilerinden hafif, daha zariftir. Bu, Muhammed Ümmetinin âsileri için yapılmıştır.
İkinci tabakanın adı: Sair'dir. Hıristiyanlar onda eserdir.
Üçüncü tabakanın adı: sakar'dır. Yahudiler için kararlaştırılmış ebedî duraktır.
Dördüncü tabakanın adı: Cahim'dir. Mürtedler ve şeytanlar için azabı elimdir.
Beşinci tabakanın adı: Hutame'dir. Gayya kuyusu ondadır. Ye'cüc, Me'cüc ve kâfirlerin yeridir. Altıncı tabakanın adı: Leza'dir. Puta tapanlar, ateşe tapanlar ve sihirbazlar için hazırdır.
Yedinci tabaka ki, ta diptedir ve adı: Haviye'dir. O, mülhitleri, zındıkları, yalancıları ve münafıkları kucaklayıcıdır. onun ateşi, harareti, azap ve şiddeti hepsinden üstündür.
Cehennemin tabakalarının tümü, yedibin tabakadan ziyadedir. (Allahım, bizi cehennem azabından koru; affınla ey bağışlayıcı!)

pante
10-06-2007, 17:41
Kıyametin açık alâmetleri ondur.

1- Deccalın çıkışı.

2- Üç gece üstüste ay tutulması.

3- Üç sene boyunca yedi iklimde kıtlık olması.

4- Büyük bir dumanın her tarafı kaplaması.

5- İsa aleyhisselamın Şam'daki beyaz minare üzerine inip, Deccal'ı öldürerek, Şeriat-ı Muhammediyye ile amel etmesi.

6- Resul-ü Ekrem'in soyundan Mehdi çıkıp, kırk yıl adâlet üzere gidip, Hazreti İsa aleyhisselamı bulması.

7- Dâbbe-tül-Arz'ın vücuda gelmesi.

8- Ye'cüc ve Me'cüc'ün İskender seddinden çıkarak, yedi iklimi istilâ etmesi.

9- Hazreti İsa aleyhisselamın Mekke-i Mükerreme'ye gelip, buradan ahirete gitmesi; bundan sonra da Kâbe'nin yıkılması.

10- Güneşin batıdan doğup, orada dolanması.

pante
11-06-2007, 13:09
Bu şartların ve alâmetlerin ortaya çıkmasından sonra misk ve anber kokusu gibi serin ve temiz rüzgâr esip, müminlerin ruhları bu rüzgârın tatlılığıyla çıkar. Bundan sonra Kur'an-ı Kerim'in hükümleri yeryüzünden kalkıp, halkın cümlesi cehalette kalır. Yüz yıl dahi öyle gider.

Müfessirler dahi ittifak etmişlerdir ki: Bütün bunlardan sonra Hak Taâlâ, İsrafil aleyhisselama suru üfürmekle emreder. Hemen o an surun narasının heybetinden yedi gökte olan meleklerin ve yedi yerde olan yaratıkların cümlesi, kıyamet koptu sanıp, yüzleri üzere düşüp, kendilerinden geçerler. Gökler ve yerler titreyiş ve sarsıntıyla düşüp, yıldızlar dökülür. Saçlar, sakallar ağarıp, hamileler doğurup, insanların cümlesi kendinden gidip, sarhoşlar misali kalırlar. Bu, surun ilk üfürülüşüdür ki, ondan bu heybetleri alırlar. Kırk yıl dahi bu minval üzere gider.

Bundan sonra Hak Taâlâ, İsrafil aleyhisselama yine sura üfürmekle emreder. Bunun üzerine o dahi ikinci üfleyişte suru öyle güçlü üfler ki, şiddetinden bütün dağlar o demde düzlenerek yerlerinden kopup, havaya çıkıp, atılmış pamuk gibi bulut olurlar. Yedi gök, pare pare olup, yeryüzüne su gibi eriyip dökülürler. Denizlerin suyu kupkuru olup, güneş ve ayın ışığı gidip, kapkara olurlar. Cihanı karanlık kaplayıp, arş-ı âlâdan aşağıların aşağısına belki perde altına dek, her ne kadar yaratık ve melek varsa cümleten helâk olup, fena bulurlar. Ancak Allah'a yakın meleklerden sekiz melek kalırlar. Onlar; Cebrail, Mikail, Rıdvan ve Azrail'dir. Öteki dördü; arşın taşıyıcılarıdır ki, birisi İsrafildir. Bundan sonra Azrail aleyhisselam, o yedi meleğin dahi ruhlarını kabzeder. En son kendi ruhunu kabzederken bir çığlık atar ki, narasının sadası gökleri geçip, yerlere gider.

Şu halde her can, ölümü tadıp, yok olur. İki âlemde bir kimse kalmayıp, ancak Celal ve ikram sahibi olan Allah Taâlâ kalır. Bu âlem, harap, boş, tenha virane gibi, kırk yıl daha bu durum üzere kalır. Ve kimse olmadığından yine kendisi: "Her şeye galip olan tek Allah'ın!" (40/16) deyip, kendi kendisine cevap eder.

pante
11-06-2007, 15:35
Yeniden Diriliş:

Ey aziz, malûm olsun ki, müfessirler ve muhaddisler ittifak etmişlerdir ki:
Hak Taâlâ, yeryüzünü şiddetli bir rüzgâr ile dümdüz edip, Şam sahrasının hizasında mahşer yerini yüzbin yeryüzü kadar geniş eder. Arş altındaki hayat denizinden kırk gün devamlı olarak insan menisi gibi bu dünyaya yağmur iner. Bütün yeryüzü deniz gibi doldukta; çamur tabakasında toprak olan insan ve hayvan bedenlerinin tümü, o yağmuru çekip, bütün parçaları bir yere gelip, her ceset evvelki görünümünde olup, yeryüzünde bakla gibi biter. Her beden, kendi olgunluğuna ulaşır.

Sonra Hak Taâlâ, en son ölen sekiz meleği diriltip, İsrafil aleyhisselama: "Suru üfle!" diye emreder. O dahi, üçüncü üfleyişi öyle zarif ve lâtif üfler ki, surun içinde sakin olan ruhlar, o demde ufuklara yayılıp, her can kendi kafesini bulur. Nasıl ki, koyun sürüsü içinde her kuzu kendi anasını bilir; bunun gibi her can kendi cismini bilip ve bulup onunla kalır. İlk ve son yaratıklar, melekler, huriler, insanlar, cinler, şeytanlar, deniz hayvanları ve her hayvanları, bütün haşereler, kıyametin bir anında tamamen ruh bulurlar ve mahşer yerine her taraftan toplanırlar. Peygamberlere, velilere, âlimlere ve salihlere cennetten elbiseler ve buraklar gelip; giyip ve binip, arşın gölgesine gidip, minber ve kürsüler üzerinde rahat ve selametle otururlar.

Geri kalan yaratıkların cümlesi, aç, susuz, başları açık, çıplak, yalınayak yürüyerek, düşe kalka Arafat meydanına gelip, mahşer yerinde haşrolurlar. Sıklaşıp, ayak üzerinde dururlar. Tepelerine güneş, bir mil miktarı yakın olup, hararetten çok ter dökerler. Kimi topuğuna, kimi dizine, kimi göğsüne, kimi boğazına dek ter içinde kalırlar. Niceleri ter denizinde gömülürler.

Cehennemi, yeraltından mahşer meydanına yetmişbin saf zebaniler getirirler. Mahşer halkını, halka gibi kuşatırlar. Mahşer halkı, ellibin yıl kadar hesabı beklemekle o halde sıkıntı içinde kalırlar. Dünyada, Kiramen kâtibin; yazdığı amel defterlerini sahiplerine verirler. Müminler ve itaatli olanlara sağdan, kâfirlere ve bozgunculara soldan verirler. Hak Taâlâ, bütün yaratıklarına orada vasıtasız kelam söyler. Kıyametin bir anında hepsinin hesabını görüp; kimine hitap, kimine itap eyler. Hak Taâlâ, mazlumun hakkını zâlimden alıp, zâlimin hasenâtı varsa mazluma verir; yoksa, mazlumun günahlarını zâlime yükler. Hesaptan sonra hayvanları toprak eder. Kâfirler, hayvanlara gıpta edip, keşke biz de toprak olaydık, derler.

pante
23-09-2007, 19:26
Ramazan programlarında cennet-cehennem konuları da geçiyor.
Nihat Hatipoğlu artık Ramazan'ın vazgeçilmez isimlerinden.

Saçma sapan hadislerin, hurafelerin *kitaplarda, internette olması doğaldı da,
bunların tv'de anlatılması bir rezalet.
Bu yanlışlarla birçok müslümanın kafasını karıştırdıklarının da farkında değiller.

Bir gece Ammar'a yapılan işkenceleri anlatıyor.
Putperestler diyorlarmış ki;
"Allah yok de! Allah-peygamber yok de!"
Yahu artık alim geçinenlerin, hocaların, imamların tümü biliyor ki ve de Kuran'da yazıyor ki;
Putperestlerin de inandığı ilah Allah.
"Hiç Allah yok de!" derler mi?
Hala mı bu yalan-dolanla dini anlatacaksınız?

Cenneti anlatıyor zat-ı muhterem;
Herkesin boyu 30 metre olacak diyor. Yuhh!

"Çocuk isteyen bir kadının o anda karnı hemen şişecek ve çocuğu elinde bulacak, hiç bir sancı, göbek kesimi, kanama, şu bu olmayacak" mış.

Ebubekir'in bir köşkü varmış cennette, Allah bir meleğe yüzbin melek kanadı takmış, yıllarca uçmuş cennette melek de, katettiği yol Ebubekir'in köşkünün bir kenarı kadarmış.
Olur da bu kadar olmaz. Çocuğa masal anlatır gibi tv'den halka anlatıyorlar bunları, utanmadan..

pante
29-02-2008, 23:08
http://img265.imageshack.us/img265/9797/b25620cehennemvc2.th.jpg (http://img265.imageshack.us/my.php?image=b25620cehennemvc2.jpg)

Kimse korkmasın böyle bir cehennem yok.
Olsa olsa cehennem, aşırı sıcak bir ortam ve yakıcı bir güneştir.
Herhalde klima kullanımı ve gölgelikler yasaktır, zebaniler tarafından engelleniyordur.
Ama yukarıdaki resimde olduğu gibi ateşin direk teması olamaz.
Neden mi?
Kur'an öyle diyor:

Nisa/ 56. Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bakmayın siz ayetteki "Ateşe atacağız" ifadesine.
Müteşabih ifade o.
Asıl önemli ifade, derilerin soyulması, dökülmesi ve yenilenmesidir.
Devamlı ateşte yanmak insanı küle döndürür. Ne vücut kalır ne organlar.
Halbuki ayet sadece derilerin değişmesinden bahsediyor.
Aynı güneş altında bronzlaşacağım derken piliç gibi kızarıp sonra da derisi soyulanlar gibi.

Ee, bunca günaha o kadarı da olsun artık!
Bol bronzlaşmalar..

vgm.1
01-03-2008, 01:59
Güneş yağını orda veriyorlarmı yoksa bizmi getireceğiz, bir de havlu da getirelim mi.

Selamlar.

vartor
01-03-2008, 05:15
Pante, sevmeye basladim ben bu cehennemi. Buradaki soguklardan olacak, su gunlerde kavrulacagimi da bilsem cehennem daha cazip geliyor sokaktan.

pitxtr
01-03-2008, 14:08
Cehennemde bissürü hacı, hoca vardır.
Cehennem daha kafa insanlarla doludur. :)

suzi
01-03-2008, 14:43
pante öyle bir anlatmışki uykum geldi bu siteyi çok seviyorum onlarla birlikte olsun da cehenneme gitmeye razıyım.

pante
01-03-2008, 19:32
Cehennemde bissürü hacı, hoca vardır.
Cehennem daha kafa insanlarla doludur.

pante öyle bir anlatmışki uykum geldi bu siteyi çok seviyorum onlarla birlikte olsun da cehenneme gitmeye razıyım.

Yeni cehennemlik arkadaşlar gelmiş. *:)
Hoşgeldiniz Suzi ve pitxtr. Herhalde trübündeydiniz, sahaya indiniz. Katılımlarınızı bekleriz.

Cehennem kafa adamlarla mı doludur acaba?
Herhalde müzisyenlerin, sanatçıların, ressamların, heykeltraşların tümü ordadır.
Şairleri, yazarları, dansçıları, balerinleri, sinema ve tiyatrocuları orda görebiliriz.
Yani, ünlülerin tümü ordadır herhalde.
Tavlacılar, satrançılar, briçciler, kingçiler, batakçılar, okeyciler de.
Tesettürsüz yüzenler, tesettürsüz spor yapanlar.
Ateistler, agnostikler, deistler, panteist-panenteistler, sosyalistler, Atatürkçüler,
liberaller, sosyal demokratlar.
Ümmetçiliği reddeden milletçiler, milliyetçiler.
Tatlı su müslümanları. Cumadan cumaya namaz kılanlar ya da bayramdan bayrama.

En kötüsü de bu son maddedekiler.
Hatta bu forumdaki müslüman arkadaşlarımız da bunlara dahil olabilirler.
inansalar da, arada ibadetlerini yapsalar da sıratı geçemeyebilirler.
Ee, bunca tartışmayı boşa mı yaptılar?
Spartan'a, aspendos'a ve daha nice müslüman olup da sıratı geçmesi zor gözüken müslüman arkadaşlar için biz şahidiz, şefaat ya resulullah!
( Bunlar şimdi cehennemde kafamızı ütüler "Biz demedik mi" diye. *:) *)

vartor
01-03-2008, 19:55
Biz hazirlikli gidecegimizden, gunes kremimizden onlara da verir odesiriz.

pante
12-03-2008, 19:30
Gelelim dünyada yaşamış, yaşayan, yaşayacak olan hayvanların, bitkilerin kıyametten sonra durumunun ne olacağına..

Bu konuda bilgisi, fikri, talebi, tahmini olanların görüşlerini alabiliriz.
Özellikle müslüman arkadaşlardan bu konuda açıklama gelirse memnun oluruz.

vartor
12-03-2008, 19:42
Kopegini, kedisini hatta esegini cok seven insanlar, eminim onlar icin de, eger henuz yok ise, bir cennet yaratacaklarina eminim. Aslanlar allah diye bosuna kukremiyor, tavuklar su icerken allaha bedavaya bakmiyordur herhalde. Baliklari da unutmayalim, pullarinda allah yazanlari internette az mi gorduk?

pante
12-03-2008, 22:06
Anlaşıldı müslümanlardan hayır yok, yine iş başa düştü. *:)

İslam'a göre hayvanlar da kıyametten sonra diriltilecek.
Hesap günü onlar da hesap verecek ve hiçbir hayvanın hakkı kalmayacakmış.
Hayvanlar arasında birbirinden hakkı olanlar, hakkını alıp ödeştikten sonra hepsi toprak olacakmış.
Ama ruhları kalacakmış. Allah onların ruhunu ne yapar, nerde saklar bilinmezmiş, Allah bilirmiş.

http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=157

Size hiç mantıklı geliyor mu?
Hem cennete, hem de hayvanların tümünün toprak olacağına inanacaksınız.
Hayvansız cennet olur mu?

Kuş sesleri olmadan, renk renk balıklar, güzelim kediler, köpekler, sincaplar, tavşanlar, kuzular olmadan cennetin tadı olur mu?

Ayrıca hesap günü nasıl ödeşiyorlar?
Diyelim ki bir yılan ömrü boyunca 1500 hayvanı yiyerek öldürmüş olsun. Bu hayvanlar yılanla nasıl ödeşecek? Haklarını helal ederek mi?
Yoksa orada kendilerine kıymetli yiyecekler mi sunulacak?

Herşeye gücü yeten, "ol" deyince olduran Allah bu hayvanlara da bir yaşam tanımaktan aciz mi?

Sevgili Vartor'un dediği gibi cennette insanlara gereksiz hayvanlara ayrı bir cennet, insanların olduğu cennette de istenilen hayvanların olması lazım.
Etle beslenenlere bir çare bulur Allah.
Ya et ağaçları yaratır, ya da et yiyenleri, ot yiyenlere dönüştürür. *:)

evrensel-insan
12-03-2008, 22:44
Saygideger arkadaslar;

Eger muslumanlik arabistandan degilde,sibirya'dan yayilsaydi,sizce cennet-cehennemin tanitimi yine ayni mi olurdu?

Bir dusunelim,adamlar sicaga hasret,ee cehennemde sicak ya,aman ne guzel,adamlar" oh be bu dunyada don,ondan sonra bu dunya da her turlu halti isle ve cehennemin sicagina git,ulan bu bizim icin ikili odul,herhalde allah,bize bu donmus yasami verirken adaleti saglamayi dusunmuski,hem gunah isle hemde obur dunyada isin diye bizi odullendiriyor"

Sizce cennetin tarifi nasil olurdu dersiniz?Oyle bir tarif bulmalisiniz ki sicaga tercih edilsin!

Acaba sibiryalilar-eskimolar da araplar gibi-susuzluktan-pis mi geziyorlardi,cunku gezmiyorlarsa o zaman abdest te degisebilirdi,belki daha kimbilir neler.

Tabi butun bunlar peygamberin gozuyle,peygamber de sibirya dan ciksaydi herhalde dusunce yapisi da degisik olurdu.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
12-03-2008, 23:36
Eger muslumanlik arabistandan degilde,sibirya'dan yayilsaydi,sizce cennet-cehennemin tanitimi yine ayni mi olurdu? evrensel-insan


sevgili evrensel, eğer bu satırları hem yazıp, hemde islamı savunuyorsan, büyük bir çelişki içindesiniz

evrensel-insan
13-03-2008, 01:36
Saygideger ozgur_beyin;

Savundugumu hangi yazimdan cikardin?

Saygilarimla
evrensel-insan

pante
27-05-2008, 08:05
Eger muslumanlik arabistandan degilde,sibirya'dan yayilsaydi,sizce cennet-cehennemin tanitimi yine ayni mi olurdu?

Bence cehennem için farketmezdi.
Ateş her yerde ateştir. Yakılmak da herkes için, Eskimolar için de korkunçtur.

Ama cennet tasvirlerinde güneşli, sıcak günlerden bahsedilirdi herhalde.

Bir yobazın "Karakışı en çok herkes kapanmak zorunda kaldığı için seviyorum"
demesinden yola çıkarak, eğer İslam Kuzey Kutbunda ortaya çıksaydı tesettürden, kapanmaktan bahsetmezdi belki, çünkü herkes kapalı olurdu zaten.


Şimdi bir soru da ben sorayım:
Kur'an'a göre cehennemin yiyeceği sadece darı dikeni.
Bir başka ayette de zakkum.
Yanında içecek olarak da kaynar irin suyu ikramı var.
Peki bu ikramlar reddedildiğinde ve yemek boykotu yapılıp ölüm orucuna gidildiğinde ne olur dersiniz?

Aydınus
27-05-2008, 11:01
Yeni cehennemlik arkadaşlar gelmiş. *:)
Hoşgeldiniz Suzi ve pitxtr. Herhalde trübündeydiniz, sahaya indiniz. Katılımlarınızı bekleriz.

Cehennem kafa adamlarla mı doludur acaba?
Herhalde müzisyenlerin, sanatçıların, ressamların, heykeltraşların tümü ordadır.
Şairleri, yazarları, dansçıları, balerinleri, sinema ve tiyatrocuları orda görebiliriz.
Yani, ünlülerin tümü ordadır herhalde.
Tavlacılar, satrançılar, briçciler, kingçiler, batakçılar, okeyciler de.
Tesettürsüz yüzenler, tesettürsüz spor yapanlar.
Ateistler, agnostikler, deistler, panteist-panenteistler, sosyalistler, Atatürkçüler,
liberaller, sosyal demokratlar.
Ümmetçiliği reddeden milletçiler, milliyetçiler.
Tatlı su müslümanları. Cumadan cumaya namaz kılanlar ya da bayramdan bayrama.

En kötüsü de bu son maddedekiler.
Hatta bu forumdaki müslüman arkadaşlarımız da bunlara dahil olabilirler.
inansalar da, arada ibadetlerini yapsalar da sıratı geçemeyebilirler.
Ee, bunca tartışmayı boşa mı yaptılar?
Spartan'a, aspendos'a ve daha nice müslüman olup da sıratı geçmesi zor gözüken müslüman arkadaşlar için biz şahidiz, şefaat ya resulullah!
( Bunlar şimdi cehennemde kafamızı ütüler "Biz demedik mi" diye. *:) *)

Hay Allah ya ; gülmekten altıma edecektim az kalsın .

İlahi Pante ; sen beni güldürdün , Ulu Manitu da seni güldürsün .

İnşaallah cennetlik olursun .

( Şu işe bak ya ; sözde ateistiz ama , içinde Allahçı kelime geçmeyen tek cümle kuramıyoruz , ne dersiniz , bu da Allah'ın işi olsa gerek , vardır bunda da bir hayır . :p )

Ya , ben okudukça bu siteyi daha çok sevmeye başladım .

Ellerine sağlık Pante .

Neva
15-08-2013, 10:07
Cennet bahislerinden iki ayet;
Hud/107
Onlar, gökler ve yerler durdukça orada ebedî olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin istediğini yapandır.

108
Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedî kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.

Anlasilan kitaba gore, ahiret hayati, yine kitapta tarif edilen dunya benzeri, gokler ve yerlerden olusan bir ortam olsa gerek..