Orijinalini görmek için tıklayınız : Süpürge Deneyi Gerçekten Varmı?
kuranyeter
20-12-2009, 14:25
Bu yazımda anlatmaya çalışacağım husus , t.dursunun tenkitlerindeki ''fevkalade-akılcılığı'' na dair bir belge sayılabilecek küçük bir tespitidir.t.dursunun sitesinde ''sık sorulan sorular'' diye bir bölüm var.Bu bölümde ilk karşınıza çıkan sorulardan bir tanesi, şu meşhur felsefe ve bilim tarihinde ''çağ açıp kapatan'' hatta Miler-Urey deneyini dahi gerilerde bırakan ''süpürge'' deneyi..!
Evet yanlış okumuyorsunuz, bu deneyin adı süpürge deneyi..!
Öncelikle sitenin bu konuyu nasıl izah ettiğine bakalım:
QUOTE
Turan Dursun' un yaptığı söylenen süpürge deneyi doğru mu, bu nedenle ateist olduğu gerçek mi?
Turan Dursun süpürge deneyini ciddiye almış olsaydı bunu bir kitabına yazardı. Oysa onun binlerce sayfalık kitapları içinde süpürge deneyi diye bir şey yoktur.
Turan Dursun süpürge deneyini bir röportajında anlatmıştır, kitabında değil. Bu nokta çok önemlidir. Çünkü bir yazar öncelikle yazdığı kitaplardaki iddialardan sorumludur. Günlük hayatta kafamızdan pek çok konuda sayısız düşünceler geçer. Elbette bunlardan da sorumluyuz ancak esas olarak düşünüp, muhakeme edip yazıya döktüğümüzde daha iddialı fikirler öne sürmüş oluruz. . İslamcı kesim, Turan Dursun' un bir açığını yakaladığını düşünerek bu konuyu büyütmüştür. Bu, en iyi savunma saldırıdır düşüncesinin de bir ifadesidir.
Ayrıca şurası da önemlidir ki Turan Dursun daha ziyade bir din uzmanıdır, özellikle de İslam olmak üzere semavi dinler konusunda uzmandır. Ateizm konusunda uzman değildir. Ateizmin felsefi, bilimsel yönleri ile ilgili hiç bir kitabı ve makalesi yoktur. Bu nedenle onun ateizm konusundaki kişisel tecrübesini anlatan bir kaç cümlelik röportaj kayıtlarını önemsememek gerekir. Turan Dursun'u büyük yapan, İslamı derinliğine sarsan eleştirileri ve aydın cesaretidir, ateizmi değil. Tanrının varolup olmadığı meselesi daha ziyade ateizmin meselesidir. Turan Dursun kitaplarında bir tanrının olmadığı tezini değil, dinlerin ve özellkler İslamın yanlışlarını, çelişkilerini ortaya dökmüştür.
Tarihe süpürge deneyi adıyla kendisini süpürge sarısı renkleriyle yazdırmış bu deneyin özeti şöyle:
Bir gün t.dursun evine gelir ve eline aldığı bir süpürge ve su dolu kovayla hemen duvarın önüne geçer , başlar süpürgeyi kovaya daldırıp sonra duvara sallamaya...Sonra duvarda sulardan oluşan sanatının karşısına geçerek, o tarihi sözünü söyler: ''İşte dünya ve evren, böyle tesadüfen oluştu''.
Yani demek istiyor ki nasılki , bu süpürge darbeleri rast gele şekiller oluşturuyorsa aynen öylede evrende rastgele oluşmuştur.
Yukarıda alıntısını yaptığım yerde t.durusunun bu hezeyanını kurtarmak için yazılan satırlarda vurgulanan temel düşünce, dursunun bir felsefeci olmadığı ve bu nedenlede , böyle kişisel bir tecrübesinin önemli olmadığıdır.Ama dursunun açığını resmen ört pas etmekten öteye geçmeyen bu ifadeler, t.dursunun din alanında söylediklerinden ayrı tutulmaya ve ''her ne kadar felsefede söyledikleri kale alınmayacak şeyler olsada,din alanında uzman olduğu için , İslam aleyhinde ne söylerse doğrudur.'' demeye getirilmiştir.
Bu ifadelerin tüm çarpıklığına rağmen nasılda kurtarılmaya çalışıldığını görüyoruz.Böylesine ayan beyan bir hezeyanın üstünü büyük bir maharetle örtmeye çalışan bu arkadaşlarımızı,
İş İslama gelince, zerre kadar tevile yer bırakmayan , çarpıttıkları konu hakkında bilgi verildiğinde alaycı usluplarla gülüp eğlenen, kafalarının almadığı mesleleri kendilerine izah edenleri ''yobaz'' yaftasıyla niteleyen kimseler olarak görmekteyiz..!
Neden ateizm hakkındaki eleştirilerime bu alıntıyla başladım?
Bu alıntıyla başlamamın nedeni, Türkiye'de ateizm denilince ilk akla gelen adres t.dursunculardır.Böylece Kur'anı tenkit ederek prim yapmaya çalışan bu insanların, Kur'ana , çelişkiler kitabı derken ve bu yola hayatlarını adamışlarken,
evet bu yolda nasıl ''eşsiz bilimsellikllerle'' dolup taşdıklarını anlatan , ''süpürge deneyi'' ile başlamayı uygun gördüm.
Evet elindeki süpürgeyi ''sebepler'', duvarı ve su dolu kovayı ''varlık-madde alemi'' gören t.dursunun deneyinde bir eksiklik var, sanki taşlardan biri eksik..!
Bu deneyde hakim olan üç unsur vardı.Biri süpürge, diğeri kovayla duvar ve sonuncusu t.dursun..!
Şimdi denyindeki unsurları sırayla evren modeline uygulayalım , adapte etmeye çalışalım.
1.Süpürge = evrende , madde aleminde olup bitenler, sebepler...bu tamam.
2.Duvar ve su dolu kova= Buda maddenin bizzat kendisi, yani varlık aleminin temel yapı taşları..buda tamam
3.t.dursun= tanrı...! Evet deneyde ''kaybedilen,hasır altı edilen'' unsurların en mühimmi, hatta deneyin olmazsa olmazı diyebileceğimiz materyali...!
Soruyoruz acaba bu materyal neden gözardı edildi..!
Yahu neyse meseleyi iyice ironileştirmeden burada bitirelim...
Ama şunları söylemeden geçemeyeceğim:
Evreni ve yaratılma hadisesini ''çelik çomak'' oyunu gibi mütaala eden, evreni ve varlık aleminin ortaya çıkması gibi azametli bir vakıayı, süpürge deneyi ile bitirmiş( ! ) bir zihniyetin, Kur'an'a ait yapacağı tenkitler de, bu deneydeki hakim mantık kadar ''akli ve ilmi '' olacaktır...!
Ve yine bu hezeyanın nasıl kurtarılmaya çalışıldığıda t.dursunun ''yaverlerince'' yine en az bu deney kadar , bilimsel bir şekilde anlatılmıştır..!
Sonuç olarak, t.dursun zihniyetine ait bir iddia nameyi gördüğünüzde tarihe kendisini ''süpürge sarısı'' renklerle yazdırmış bu deneyi aklınızda tutarak değerlendirin ki, iddiaların arka planını ve bilimselliklerini ve çok kuvvetli mantıklarını çok daha iyi anlamış olasınız.
Saygılar Sevgiler.
alıntı/himyata
ALINTIDIR....
1.Süpürge = evrende , madde aleminde olup bitenler, sebepler...bu tamam.
2.Duvar ve su dolu kova= Buda maddenin bizzat kendisi, yani varlık aleminin temel yapı taşları..buda tamam
3.t.dursun= tanrı...!
Evet deneyde ''kaybedilen,hasır altı edilen'' unsurların en mühimmi, hatta deneyin olmazsa olmazı diyebileceğimiz materyali...!
Soruyoruz acaba bu materyal neden gözardı edildi..!
Burada neden t.dursun tanrı olsun ki.BIG BANG olamaz mı?
İşte sana deneyin hasır altı edilmemiş BIG BANG i.
"Şimdi denyindeki unsurları sırayla evren modeline uygulayalım , adapte etmeye çalışalım." -kuranyeter-
Şimdi adapte oldu mu?
Rahatladın mı sevgili dostum.
kuranyeter
21-12-2009, 12:21
merhaba sayın AerA.
ben bu konuda oldukça rahatım,bu konuda da çok samimiyim,şunu bilirim her cami hocası ve şeyh tarzı insanların boş dini bilgisi aynı şekilde turan dursuna da verildi,bu içi boş dini bilgiler karşısında turan dursun bir doğru bir de yanlış yaptı,doğrusu olan şık,ona öğretilen dinin sapık bir din olması yapmış olduğu yanlış ise gerçek dini aramaması ki buda çok kolay değil,ben turan dursunu bir konuda taktir ediyorum çünkü aynı şekilde var olan yanlış öğretilen batıl atalar dininin yanlış olduğunu bende savunuyorum,yukardaki yazıya gelince o yazı bir alıntı benim ekleyeceğim çok fazla bir şey yok.
muhabbetle
merhaba sayın AerA.
ben bu konuda oldukça rahatım,bu konuda da çok samimiyim,şunu bilirim her cami hocası ve şeyh tarzı insanların boş dini bilgisi aynı şekilde turan dursuna da verildi,bu içi boş dini bilgiler karşısında turan dursun bir doğru bir de yanlış yaptı,doğrusu olan şık,ona öğretilen dinin sapık bir din olması yapmış olduğu yanlış ise gerçek dini aramaması ki buda çok kolay değil,ben turan dursunu bir konuda taktir ediyorum çünkü aynı şekilde var olan yanlış öğretilen batıl atalar dininin yanlış olduğunu bende savunuyorum,yukardaki yazıya gelince o yazı bir alıntı benim ekleyeceğim çok fazla bir şey yok.
muhabbetle
Sayın kuranyeter cevabınızda ki hoş uslup takdire şayan.
Fakat ister istemez şöyle düşünceler şekilleniyor aklımda ,boş din bilgisi ile bir insan müftü olabilir mi?Yahu bu kadar uyduruk bir mertebemidir bu müftülük?
"Yanlış öğretilen batıl atalar dininin...."
Doğru söylersiniz ki ,Turanım'da sıklıkla söyler ,din içinde bir din kadar daha hurafe vardır.Fakat Turanım bu noktada zaten hurafeleri ile beraber rafa kaldırılmasını savunanlardan.Tüm hurafelerinden kurtulsakta ,bir çok ayet var ki insanın kanını donduracak seviyede vahşi.
Sizede muhabbetle ve esen kalınız sayın kuranyeter.
kuranyeter
21-12-2009, 17:50
merhaba AerA,
evet müftü olunabilir, ama içi boş bir müftülük,yada uydurulmuş bilgileri ezberlemeyle olunur, şimdiki ateistlerin beğenmediği ve devamlı eleştirdikleri din zaten birileri tarafından uydurulmuş buraya kadar her şey normal,ama turan dursun samimi olarak doğruyu aramadığı için yapılacak en kolay işi yaptı ve kendiyle olan savaşını kaybetti.
şuan ki sözde islam devletlerinin hiç biri yaşanılması gereken islamı malesef ki yaşayacak kapasiteye gelmemişir,hiç bir islam ülkesi gerçekten bir yaratıcının var olduğuna inanmıyor,bu yüzden de rezalet içinde yaşayıp insanlıktan çıkmış bulunmaktadırlar,yani şu aşamada ateistlerin eleştirdiği din zaten sapkın bir din karşınıza ne zaman bu dini olduğu gibi yaşayan bir topluluk çıktığında işte o zaman sizde en iyi kararınızı o zaman verirsiniz.
ama şu sapkın sözde islam devletlerini eleştirirken gerçekten kaybedilen zamanımıza yazık.
muhabbetle
Burada eleştirilen sadece sapkınlaştırılmış din şeriatının tamamı değil ,ayrıca ayetleri ile bir bütün olarak Kur-an'da eleştiriliyor.Benzeri tutumu sergileyen Turan Dursunun "samimi olarak doğruyu aramadığı" fikrine nasıl kapıldığınızı bilmiyorum ,çünkü herşeyden önce Kur-an dan sergilemeler yapıyordu.
saygılar ,esen kalınız.
Averroes
22-12-2009, 21:45
Kitaplarında Muhammed'in doktorluğu diye bölüm açıp, tükrükle tedaviyi ti ye alan Turan Dursun demek evinde (yokluğun canı çıksın) süpürgesiyle boş zamanlarında evreni daha iyi anlamaya yönelik bilimsel deney yapıyormuş. yaşasaydı kendisine bir kaç tane de biz önerirdik. Sarımsak kabuğu modeli, Havaya atıldığında Hep Farklı Yerlere Düşen Top Teorisi, Halı Çırpmanın Ateizm Bağı...
Ben de Din Bu'yu okurken bu adam neden ateizmle ilgili hiçbir şey demiyor diye merak etmiştim. Hatta yoksa bir Yaratıcı'ya, gönderdiği Kitaba inanıyor da, rehberi olarak mı kabul etmiyor diye içimden geçirmiştim. Meğer adam İslam'dan, Peygamber'inden, Yaratıcısından iğrenmiş, ateizmiyle ilgili boşluğu da Süpürge Deneyi ile kapatmış. Her halde Jean Paul Sartre okuyacak hali yoktu ateizmi öğrenmek için.
Bu da bizi, ironik olarak, Türk ateistlerinin İslam-karşıtlığı temelli yaşam felsefelerine, isim gaspı yaparak, (ben evrensel bir ateist olsam dava açardım), kendilerine ateist sözcüğünü kamuflaj yaparak aslında "İşimiz temelde İslam'la değil, üff daha Demokritos, Epiküros, Albert Camus falan okuyacağım, ama ne yapalım İslamcılara da başka nasıl cevap vereceksin?" yollu yaklaşımlarla gerçek niyetlerini gizledikleri gerçeğine götürmektedir. Çünkü Türk ateistlerin elinden Kur'an'ı alın üç cümle kuramazlar. Varlık nedenleri de Kur'an ve onun vaaz ettiği dindir.
Sitede ateist, deiist, panteist, agnostik'i İslam düşmanlığı ortak paydasının dışında sahip oldukları tek bir ortak özelliği hiç kimse söyleyemez. Deniyor ki biz Hıristiyanlığı da, Museviliği de reddediyoruz. Yav kardeşim, güldürme adamı, sen ne anlarsın Hıristiyanlıktan Musevilikten? Bana kızma, vicdanlı ol biraz. Senin elinden Kur'an'ı alalım, varlık nedenin ortadan kalkar. Sen adını aldığın ateizmin ne olduğunu, tarihsel sürecini, dünyadaki genel mevcut tablosunu bilmiyorsun, Hıristiyanlık ve Tevrat için hiçbir şey bilmediğin, hakkında bir şey bilmediğin bu dinler için eleştiri de yapamadığın gerçeği forumlarda ortada. Kur'an'ı bir müslüman olarak benden daha iyi biliyorsun. Şuna kısaca ben ateizmi falan iplemiyorum. Umrumda da değil. Hıristyianlık ya da Musevilikte mühim değil. Benim işim gücüm İslam! Deyiver de biraz saygınlık kazan. Biz de helal olsun adamın içi dışı bir bir, cicili bicili Aydınlanma felsefelerinin arkasına sığınıp iki yüzlülük yapmıyor, açık açık benim derdim İslam diyor diyelim. Sonuç itibariyle söylenmek istenen "Din Bu" değil, "Kin Bu". Türk ateistlerini (!)İbretle izlemeye devam ediyoruz.
Kitaplarında Muhammed'in doktorluğu diye bölüm açıp, tükrükle tedaviyi ti ye alan Turan Dursun demek evinde (yokluğun canı çıksın) süpürgesiyle boş zamanlarında evreni daha iyi anlamaya yönelik bilimsel deney yapıyormuş. yaşasaydı kendisine bir kaç tane de biz önerirdik. Sarımsak kabuğu modeli, Havaya atıldığında Hep Farklı Yerlere Düşen Top Teorisi, Halı Çırpmanın Ateizm Bağı...
Ben de Din Bu'yu okurken bu adam neden ateizmle ilgili hiçbir şey demiyor diye merak etmiştim. Hatta yoksa bir Yaratıcı'ya, gönderdiği Kitaba inanıyor da, rehberi olarak mı kabul etmiyor diye içimden geçirmiştim. Meğer adam İslam'dan, Peygamber'inden, Yaratıcısından iğrenmiş, ateizmiyle ilgili boşluğu da Süpürge Deneyi ile kapatmış. Her halde Jean Paul Sartre okuyacak hali yoktu ateizmi öğrenmek için.
Bu da bizi, ironik olarak, Türk ateistlerinin İslam-karşıtlığı temelli yaşam felsefelerine, isim gaspı yaparak, (ben evrensel bir ateist olsam dava açardım), kendilerine ateist sözcüğünü kamuflaj yaparak aslında "İşimiz temelde İslam'la değil, üff daha Demokritos, Epiküros, Albert Camus falan okuyacağım, ama ne yapalım İslamcılara da başka nasıl cevap vereceksin?" yollu yaklaşımlarla gerçek niyetlerini gizledikleri gerçeğine götürmektedir. Çünkü Türk ateistlerin elinden Kur'an'ı alın üç cümle kuramazlar. Varlık nedenleri de Kur'an ve onun vaaz ettiği dindir.
Sitede ateist, deiist, panteist, agnostik'i İslam düşmanlığı ortak paydasının dışında sahip oldukları tek bir ortak özelliği hiç kimse söyleyemez. Deniyor ki biz Hıristiyanlığı da, Museviliği de reddediyoruz. Yav kardeşim, güldürme adamı, sen ne anlarsın Hıristiyanlıktan Musevilikten? Bana kızma, vicdanlı ol biraz. Senin elinden Kur'an'ı alalım, varlık nedenin ortadan kalkar. Sen adını aldığın ateizmin ne olduğunu, tarihsel sürecini, dünyadaki genel mevcut tablosunu bilmiyorsun, Hıristiyanlık ve Tevrat için hiçbir şey bilmediğin, hakkında bir şey bilmediğin bu dinler için eleştiri de yapamadığın gerçeği forumlarda ortada. Kur'an'ı bir müslüman olarak benden daha iyi biliyorsun. Şuna kısaca ben ateizmi falan iplemiyorum. Umrumda da değil. Hıristyianlık ya da Musevilikte mühim değil. Benim işim gücüm İslam! Deyiver de biraz saygınlık kazan. Biz de helal olsun adamın içi dışı bir bir, cicili bicili Aydınlanma felsefelerinin arkasına sığınıp iki yüzlülük yapmıyor, açık açık benim derdim İslam diyor diyelim. Sonuç itibariyle söylenmek istenen "Din Bu" değil, "Kin Bu". Türk ateistlerini (!)İbretle izlemeye devam ediyoruz.
Sevgili Schopenhauer,
Çeşitli başlıklarda Türk ateistlerini ve (bu durumda dolayısıyla) Türk ateizmini eleştirdiğin iletilerini gerçekten keyifle okuyorum.
Artık Türk ateistlerine göstereceğin doğru yolu bekliyorum. Türk ateistler öncelikli olarak hangi dinle uğraşmalıdır? Dini/dinleri hangi yönleriyle ele almalıdır?
Örneğin sen, Hıristiyanlık ve Museviliği hangi yönleriyle reddettiğini, bunu yaparken ne tür bir yaklaşım uyguladığını anlatarak, biz duygusal Türk ateistlerine büyük katkılar sağlayabilir ve bir örnek oluşturabilirsin.
Schopenhauer'in Türk ateistlerine Hitabı'nı sabırsızlıkla bekliyorum.
sevgili shopenhauer
açıkçası ben biraz sıkıldım bu eleştirilerinize cevap vermekten. Çünkü olur olmaz her başlığa aynı mesnetsiz ve genellemeci sözde eleştirilerinizi yazıyorsunuz, cevaplar veriyoruz ve bence her defasında yenik düşüyorsunuz. Ama buna rağmen birkaç gün sonra yine farklı bir başlıkta yine aynı şeyleri (gelen itirazları hiç okumamış gibi) yazmaya devam ediyorsunuz.
Dilerseniz, Bire Bir forumunda ikili tartışalım bu konuyu uzun uzun ve noktalayalım artık.
saygılarımla
.....Sen adını aldığın ateizmin ne olduğunu, tarihsel sürecini, dünyadaki genel mevcut tablosunu bilmiyorsun......
Ateizmin ne olduğunu ,tarihsel sürecini ,dünyadaki genel mevcudunu bildiğimizde yahut schopenhauer (c.c.) den öğrendiğimizde bize diplomamı verilecek.
Evladım okullarda okutulan bir ders değil bu.Bunların tamamını bilince kalifiye ateistmi olduğunu zannediyorsun sen?
Averroes
22-12-2009, 22:58
Sevgili Schopenhauer,
Çeşitli başlıklarda Türk ateistlerini ve (bu durumda dolayısıyla) Türk ateizmini eleştirdiğin iletilerini gerçekten keyifle okuyorum.
Artık Türk ateistlerine göstereceğin doğru yolu bekliyorum. Türk ateistler öncelikli olarak hangi dinle uğraşmalıdır? Dini/dinleri hangi yönleriyle ele almalıdır?
Örneğin sen, Hıristiyanlık ve Museviliği hangi yönleriyle reddettiğini, bunu yaparken ne tür bir yaklaşım uyguladığını anlatarak, biz duygusal Türk ateistlerine büyük katkılar sağlayabilir ve bir örnek oluşturabilirsin.
Schopenhauer'in Türk ateistlerine Hitabı'nı sabırsızlıkla bekliyorum.
Sevgili Ahbap,
Cevaben yazdığın, "Artık Türk ateistlerine göstereceğin doğru yolu bekliyorum. Türk ateistler öncelikli olarak hangi dinle uğraşmalıdır? Dini/dinleri hangi yönleriyle ele almalıdır?" cümlen bile Türk ateizminin bakış açısını ortaya koymaya yetiyor. Zira ateist birincil anlamıyla "dinle uğraşan" kişiye değil, "Tanrı'nın yokluğuna/var olmadığına inanan" kişiye deniyor. Dolayısıyla Kur'an'dan ayet mealleri seçerek, bu ayetlerin gayri-ahlakiliği üzerinden sanki Tanrı'ya inanıyormuş da, bunları tanrı'ya yakıştıramıyormuş gibi bir bilinç altıyla eleştirmek bir ateistin temel görevi değil.
Ulpian'la da tartışırken, kendisi bana senin sorduğun gibi benim de İslam dışındaki dinleri neden reddettiğimi, hepsini tek tek tanıyıp tanımadığımı sormuştu. Cevabım yine aynıdır. Bu soru bana sorulabilecek bir soru değildir.
Benim durumumla sizin durumunuz aynı değil ki. Ben müslüman olunca, neden hıristiyan olmadığımı açıklama zorunluluğum yok. Çünkü hırstiyanlığa karşı tavrım yok. İsa'nın çarmıha neden gerildiğine inanmıyorsun sorusu bana sorulabilecek bir soru değildir. Çünkü ben bu konuda müddei değilim. Ama siz dinlerin "hepsinden" özgür olduğunuzu söylerseniz, bütün dinlerden kapsamına giren bütün dinlerin hepsinden neden özgür olduğunuzu tek tek açıklama sorumluluğunuz var. Mesela İsa'nın neden çarmıha gerilmediğini, ya da kızıldenizin Musa tarafından ikiye ayrıldığına inanmadığınızı açıklamanız gerekir. Kzıldenizin ayrılıp ayrılmadığı beni ilgilendirmez diyemezsiniz. Çünkü ortada iki şık var: Ya ayrıldığını kabul eder dinsel metinlerin mucizevi yanına katılırsınız ya da etmezsiniz ama niye etmediğini anlatırsınız. Bu konuda bana ne diyemezsiniz.
Ben kendime dinlerden özgür demiyorum ki, onu diyen sizsiniz. Ben sadece tavuk eti yiyince, diğer et türlerini yememeye yeminli falan olduğum anlaşılmaz. Ama potansiyel olarak yiyebilirim de. AMa siz hiçbir et türü yemeyeceğim diye site açmışsınız. Biz niye diye soruyoruz, siz "Etler zararlıdır" diyorsunuz. Biz de sizden bütün et ürünlerinin neden zararlı olduğunu açıklamanızı istiyoruz. Dikkat edin "Et zararlıdır" demiyorsunuz, "Etler zararlıdır" diyorsunuz, her ne kadar çoğunuz "tek bir et"in zararlı olduğuna inansanız da/bilseniz de. Çünkü (bir çoğunuzun) tanıdığınız tek et o
sevgili shopenhauer
açıkçası ben biraz sıkıldım bu eleştirilerinize cevap vermekten. Çünkü olur olmaz her başlığa aynı mesnetsiz ve genellemeci sözde eleştirilerinizi yazıyorsunuz, cevaplar veriyoruz ve bence her defasında yenik düşüyorsunuz. Ama buna rağmen birkaç gün sonra yine farklı bir başlıkta yine aynı şeyleri (gelen itirazları hiç okumamış gibi) yazmaya devam ediyorsunuz.
Dilerseniz, Bire Bir forumunda ikili tartışalım bu konuyu uzun uzun ve noktalayalım artık.
saygılarımla
Sevgili Ulpian,
Sizin gibi üslubu ortalama ılımlı birinden alışık olunmadık şekilde sert bir karşılık. İş yoğunluğundandır muhtemelen.
Yazınıza gelince...
Beni tek teke davet etmenizi garipsedim. Diğer ateist arkadaşları cevap yazma hakkından niye mahrum edelim? Derdim sizinle değilki, sadece sizin cevaplarınızla yetineyim. Üstelik ben eleştirilerimi sadece size yöneltmiş olsaydım, bunu size yapabilirdim. Olay biraz da müslümanlardan gelen her iddiaya cevap verebileceğinize dair kendinize olan büyük güveninizle mi alakalı? Yoksa super moderatörlüğün bizim bilmediğimiz yönlerinden biri mi bu ayrım yapmadan bütün ateistleri koruma ve kollamacılık? Farkındaysanız böyle yaparak genellemeyi ben değil, siz yapıyorsunuz. Hepsini tek mesajda müdafaa etmeye kalkarak...
Benim benzeri iddialarım için sıkıldığınızı söylemişsiniz. Sizi cevap yazmaya zorlayan nedir? İddialarım siizn ateizm anlayışınızı kapsamış olmalı ki, cevap konumunda hissetmişsiniz kendinizi. Oysaki, evrensel ateizmden de bahsediyorum orada.
Şunu açıklıkla söyleyebilirim ki, bu bir problem sahasıdır ve öyle "Hadi teke tekte şu işi görelim"lerle, "artık sıkıldımlarla" geçiştirilemeyecek kadar önemlidir ve tekrarlamaya değer. Siz sıkıldınız diye düşüncelerimi hasır altı edecek değilim.
Her defasında yenik düştüğümü yazmışsınız. Nerede? Yenik düşmüş olmayı nasıl ölçebiliyorsunuz? "İtirazları okumamış gibi" diyerek o itirazları doğru olarak kabul etmem gerektiğini mi bana söylüyorsunuz? Ben sizin cevabınızla niye yetineyim söyler misiniz? Her defasında bana pozitif ve negatif ateizm tanımlarını ve siizn hangi tarafta olduğunuzu anlatmanız için mi? Sizin şahsi ateizm ilişkinizi öğrenmek istediğimi de nerden çıkardınız?
Konuyu tartışma yerine, bana niye bunları yazdığımı söyleyeceklerden bir ricam var: Bu başlığa yazmayın.
Sevgili Ahbap,
Cevaben yazdığın, "Artık Türk ateistlerine göstereceğin doğru yolu bekliyorum. Türk ateistler öncelikli olarak hangi dinle uğraşmalıdır? Dini/dinleri hangi yönleriyle ele almalıdır?" cümlen bile Türk ateizminin bakış açısını ortaya koymaya yetiyor. Zira ateist birincil anlamıyla "dinle uğraşan" kişiye değil, "Tanrı'nın yokluğuna/var olmadığına inanan" kişiye deniyor. Dolayısıyla Kur'an'dan ayet mealleri seçerek, bu ayetlerin gayri-ahlakiliği üzerinden sanki Tanrı'ya inanıyormuş da, bunları tanrı'ya yakıştıramıyormuş gibi bir bilinç altıyla eleştirmek bir ateistin temel görevi değil.
Ulpian'la da tartışırken, kendisi bana senin sorduğun gibi benim de İslam dışındaki dinleri neden reddettiğimi, hepsini tek tek tanıyıp tanımadığımı sormuştu. Cevabım yine aynıdır. Bu soru bana sorulabilecek bir soru değildir.
Schopenhauer,
Ben senin derdini tam olarak anlayabilmek adına, senin Türk ateistlerine (ki ben Türk ateisti de değilim, müsaadenle dinlerden özgür olduğum gibi ırklardan/milliyetlerden de özgür nitelendiriyorum kendimi; her ne kadar ikisiyle de iç içe yaşamak durumunda olsam da) yönelttiğin her türlü eleştiriyi bir an için doğru kabul edelim diyorum. Bak yorumunda yazmışsın, "Şöyle şöyle demiş olman bile Türk ateizminin bakış açısını gösteriyor" diye. Şimdi seninle şöyleydi, böyleydi diye tartışmayacağım. Diyorum ya, bir an için kabul ettik eleştirini. O halde söyle, Türk Ateizmi nedir ve bakış açısı nasıl olmalıdır? Aslında sen baktığında neyi görmeyi umardın?
Ve bir de şu var ki, asıl noktayı senin kaçırdığını sanıyorum. Bu sitede ben dahil, yazılarını takip ettiğim bir çok ateist arkadaş, söz gelimi din olarak İslam'ı eleştiriyorlarsa, bunu müslümanlar üzerinden değil Kuran üzerinden yapmaya gayret ediyorlar. Ve bu son derece doğal."Ateistler gitsin tanrının yokluğuyla ilgilensin, ayetle-hadisle uğraşmasınlar" diyorsun ve bunun ateizmin/ateistlerin temel görevi olmadığını söylüyorsun. Ancak ateistlerin temel veya özel hiçbir görevi yoktur. Burada bir görevi ifaya çalışan kimseler değiliz. Aslında görevimiz olmamasına rağmen, işimiz yine tanrıyla. Tanrı=Allah olarak kabul edilen ve Allah isimli yaratıcının bir de kitap gönderdiğine inanılan bir ülkede, değinmemiz gereken konu kendiliğinden ortaya çıkmıyor mu sence? Ben ayetler yoluyla Kuran'ı ve dolayısıyla Allah'ı reddetmeyeceksem, neyle reddedeceğim (az önce başlattığım İslam örneği üzerinden gidiyorum, yoksa yine din=islam olarak kabul ediliyor diye eleştirme)? Aynı yolla sen de o tanrıya bağlanacak değil misin?
O halde, aynı ayetlere bakarak neden farklı yollara gittiğimiz üzerinde yoğunlaş. Az önce dedim ki, bizler müslümanlar üzerinde değil, müslümanlık üzerinde yoğunlaşmaya çalışıyoruz. Ancak sen, sürekli olarak bir ateizmden bahsetmene rağmen, aslında ateistler ile uğraşıyorsun. Bunu senin bir tezatın olarak görüyorum. Hayır bu konuda ben yanılıyorsam, o zaman tekrar ediyorum, ateist nedir, ne yapmaya ve nasıl yapmaya çalışır, anlat bunları bize.
Sen bana/bize duygusal ateistler, Türk ateistler, ateist olmayan ateistler vs ne dersen de. Ama söylediklerimize ve itirazlarımıza da kulak ver. Seninle olan tartışmalarda, konunun başlığı ne olacak diye o kadar fazla zaman harcıyoruz ki, konunun kendisini konuşmaya hiç fırsat ve zaman kalmıyor. Bu nacizane, benim sana dostça bir eleştirim.
Ateistlerin duygu ve düşünce dünyasında boşluklar arayacağına, ileri sürdükleri argümanlar içerisinde boşluklar ara, bunları tartış ve ortaya koy. O zaman "Ya bak gördünüz mü, işte bu yanlışları yaparak duygusal ve mantıksal hata yapmaktasınız" diye bağla ki, ne demek istediğin anlaşılmış olsun. Ama bu türlü, en azından kendi adıma söyleyeyim, yazdıklarından hiçbir şey anlamıyorum ve yazışmalarımızı verimsiz buluyorum.
Saygılarımla...
Averroes
23-12-2009, 00:08
Değerli arkadaşım, ateist adını alan sizseniz, içeriğini bilmesi gerekenler ve de bu içeriğe uygun hareket etmeleri gerekenler de yine sizler olmalısınız. Benim eleştirim ayet meallerinin gayri ahlakiliği üzerinden, imamdan yediği dayak yüzünden, AKp'nin ülkedeki "dinci örgütlenmesi" yüzünden ateizmini açıklayan ve ona temel sağlamaya çalışan bir insan kitlesine yönelik. Ha siz bu gurpta değilseniz, o halde yazı sizi kapsamıyordur ve size benzemeyen ve de eleştirilme konumunda olan insanları adınızın sözümona aynılığı dışında hangi ortak noktalara dayanarak savunuyorsunuz?
Diyorsun ki, " Ancak sen, sürekli olarak bir ateizmden bahsetmene rağmen, aslında ateistler ile uğraşıyorsun."
O halde bana ateist manifestonun yerini göster de kaynağım ateistler olmaktan çıksın da ateizmin yazılı kaynağı olsun. Oradan eleştireyim seni. Yok! İşte nereyi kazsam hazine çıkıyor. Bak Kur'an ortada, rahat rahat eleştiriyorsun. Ama siz kimsiniz diye sorduğumuzda kafa sayısınca cevap çıkıyor ortaya. Sadece bu başlıkta bile, herkes kendisini baz alarak bana cevap veriyor. Yahu, bir felsefenin kendisine inanan bireylerin keyfine kaldığı nerde görülmüş? Ben şimdi sana 5 dakika içinde "schopen'in ateizm tarifi" adı altında yeni bir ateizm çeşidi türetirim. Peki benim ortak noktam ne aynı adı paylaştığım diğer insanlarla? Öyle ya, Ulpian da ateist, Ahbap da, Vartor da. Birisi ben yokluğundan çıkarım diyor, diğeri tanrı kavramdır ve ihtiyaç üzerine bina edilmiştir diyor, diğeri imamdan dayak yiyip ateist oluyor, diğeri Tanrı nasıl işkenceci olur diye sorarak, yokluğuna hükmediyor. Dolayısyla geriye bir tek ortak payda kalıyor: İslam-karşıtlığı. Herkesi aynı anda bağlayan ikinci bir ortak paydanız yok. Ben de öneriyorum diyorum ki; bu adı kullanın ve bu ad hepinizi aynı anda kapsasın. Dikkat et, niye İslam düşmanısınız diye sorgulamıyorum sizi, sadece adınız hatalı diyorum. Çünkü aynı adı alan bireylerin geniş ölçekte bu kadar farklılaşmaması lazım. Bu kadar farklılaşmak size inananlar karşısında çok geniş bir hareket serbestisi sağladığı gibi, biz inanırları da dar alana hapseder. Çünkü biz size ne söylersek söyleyelim, siz aslında o değilsiniz. Zaten yazdıklarıma "Bu ne diyor böyle?" yollu cevaplarınızın kaynağı bu. Çünkü benim iddialarımı herkes kendisini baz alarak açıklamaya çalışıyor. Çünkü felsefenin bağlayıcılığı olmayınca, herkes kendi ateizmine saldırılmış hissediyor. Ve tek bir adın hürmetine, herkes biribirini savunmak durumundaymış gibi hissediyor. Ancak gerçekte hürmet edilen şey ateizm falan değil, anti-teizm, anti-İslam. Çünkü tek ortak payda o.
Bu kafir-romantik ateistler yokmu; hepsi muhammedin ç.kü,uçkuruyla kafayı bozmuşlar..
Oysaki saygıdeğer müslümanlarımızın çoğu son derece teknik ve akademik araştırmalar sonrası allah katında tek din olan islama iman etmişlerdir..
Averroes
23-12-2009, 00:22
Bu kafir-romantik ateistler yokmu; hepsi muhammedin ç.kü,uçkuruyla kafayı bozmuşlar..
Oysaki saygıdeğer müslümanlarımızın çoğu son derece teknik ve akademik araştırmalar sonrası allah katında tek din olan islama iman etmişlerdir..
En azından sen ve Vrael gibi histerik cevaplar veren biri olmadığım için hala kendimle iftihar etme hakkına sahibim.
Kendinle iftihar ediyor olman kimin umrumda olsun ki???..
"romantik ateist" gibi komik kavramlar icat edip sayfalarca laf kalabalığı yapıyor olman asıl senin ne tür bir duygusal kişilik bozukluğu içersinde olduğunun kanıtı bana kalırsa.
evrensel-insan
23-12-2009, 00:35
Saygideger schopenhauer;
Bence konuya mantiksal yanasmak gerekir. Ateizm, teizmden dogmustur. Bu su demektir. Dunyanin neresinde olursa olsun, bir kisi; icinde bulundugu cografi ve tarihsel veriden dolayi, bir cesit teizmle beslenmis ve kendi oz iradesiyle bu teizmi kendi algisi temelinde sorgulayarak; reddetmis ve ateizme yonelmistir. Bir hristiyan, musevi, musluman agirlikli toplumlarda bu boyle olmustur.
Burasi TD sitesi, Turkce ve TC vatandaslarina ve Turkiye'ye yonelik. Bu cografya da, tabiki ateizme gecis; Islam ve muslumanlik degerlerini sorgulayarak gerceklesecektir. Baskasini beklemek veya ummak, zaten abes ve mantiksal degildir.
Fakat; kisiler ateist olduktan sonra, bunun felsefi icerigini gelistirebilirler. Ama bu bir ihtiyac ve onemseme ve de ilgi meselesidir. Bugun ateizmin tek bir anlami vardir, pozitivist olarak ve mustakil var olan varlik temelinde, yaraticiyi, tanriyi, Allahi, ilahi v.s. yok saymaktir.
Bunun disinda ateizmde ortak bir nokta aranmaz. Cunku her kendini sirf bu bakis acisiyla ateist tanimlayan bir kisi, mutlaka, baska bir ateiste gore diger her konuda bir farklilik gosterecektir ve bu da dogaldir.
Yalniz, her kendine ateist diyenin, mutlaka metafizigin varlik temelinde ve etigin inanc temelinde bir temeli vardir ve olmalidir. Ama; bu temeli tum ateistlere mal edemezsin. Zaten metafizik varlik temelinin pozitivizm oldugu, tanriyi yoklamalarinda yansimaktadir.
Bir baska konuda, bu ateizmin bir mucadeleye tasinip tasinmama konusudur. Yine bu da ulke sartlarindan kaynaklanmaktadir. Cunku bireysel bir ateist bilinc yerine, toplumsal bir ateist bilinc vardir. Bu da ister istemez, ateisti ve ateizmini, toplumsal bir mucadeleye ceker. Tabi ki, bu mucadele de, anti teist olacaktir. Cunku bir ateist, toplumsal mucadelesini baska turlu veremez.
Tanri konusu ise, tamamen farkli felsefi bir konudur. Tanrinin varligini, metafizik olarak yoka tasimak ve burada durmak, ateizmin uyguladigi en kolay dusuncedir. Eger konu etiksel ve inancsal degerler ise; her ateist kendi algisi temelinde, bir dusunce ve davranis sunabilir.
Sana daha once yazdigim ve cevapsiz biraktigin yazida bu anlatilmaktadir. Bu etiksel degerlerin, kokeni dine de dayanabilir, ama ozunde insansal olup olmadigi konudur.
Eger konu bilissel temelde degerlendirilirse; ben Turkiye de bunun konu olmadiginin ve bilinmediginin dusuncesindeyim. Cunku tanrinin bilissel temelde incelenmesi ve ortaya konmasi, Ateizmi asar.
Bu konuda ben, yeni bir baslik actim, felsefe-psikoloji bolumunde.
Saygilarimla;
evrensel-insan
sevgili schopenhauer,
bir önceki mesajımı gerçekten de sert formüle etmişim, kusura bakmayınız. Ama aynı şeyi, neredeyse kelimesi kelimesine o kadar çok başlıkta yazdınız ki, bir an bunalma duygusu geldi sanırım.
Bire bir forumuna davet etmemin sebebi, olur olmaz her başlığa aynı şeyi yazmanızdan bunalıp, bu konuyu tek bir başlığa çekme ve orada enine boyuna tartışmak istememdi. Benim olmam şart değil, bu veya diğer başlıklarda size itiraz eden her non-teist arkadaşımız olabilir. Ayrıca Bire Bir forumu olması da şart değil, lütfen açınız İslam Forumunda ''Türk ateistlerinin eleştirisi'' veya benzer bir başlık, orada enine boyuna ve hep beraber ele alalım.
Yani itiraf ediyorum, epey bir ''gıcık'' olarak yazmıştım üstteki mesajımı. :)
Ama dediğim gibi, bunun sebebi son zamanlarda olur olmaz her başlıkta aynı kelimelerle aynı (bence sözde) eleştirilerinizi getirmeniz oldu. Çok açık konuşmam gerekirse beni asıl gıcık eden, ''Dini inançlardan nasıl kurtuldum'' forumunda samimice, dürüstçe kendi sorgulama süreçlerini anlatanlarla alay eder ve küçük düşürürcesine yazışmalarınız oldu (ki orda da aynı şeyleri yazdınız ve orada hiç müdahil olmamayı yeğledim).
Yani şu son bir iki haftada, haklı veya haksız, ama bu sebeplerden ötürü size karşı bir birikmişliğim oluşmuştu.
(Olayı mod statüsüne bağlamanız biraz kırıcıydı. Ama sert yazan, böyle cevapları da hesaba katmalı. Bu yüzden birşey diyemiyorum bu konuda.)
İşin ''gıcık edici'' diğer bir yanı da, genel bir ateizm eleştirisi değil, kendinizce küçük görerek ''Türkiye ateistleri'' diye ayırarak eleştirmeniz ve ana gerekçe olarak da Türkiye ateistlerinin en yoğun şekilde İslam'ı eleştirmelerini göstermeniz.
Yani, ya bilmiyorsunuz ya da bilmezden geliyorsunuz: Dünyanın her yerinde ''din eleştirisi'' yapan/yapmaya çalışan ateistler (genel olarak her türlü doğaüstüne inancı eleştirmenin yanısıra) en çok, en yoğun, en sert olarak kendi toplumlarında hakim olan somut dini eleştirirler. Ki doğal olan, normal olan, (ateizm açısından) gerekli olan da budur zaten.
Bunu defalarca konuştuk. Defalarca size bir sürü örnek getirildi. Ama siz yarın yine farklı bir başlıkta ''Bu Türkiye ateistleri de kafayı bir tek İslam'la bozmuşlar. Aslında ''ateist'' ismini bile haketmiyorlar. Salt İslam düşmanları'' gibi şeyler yazacaksınız. :(
saygılarımla
Sevgili Schopenhauer,
Daha bu ilk kelimelerinle, olaya ne kadar farklı bir açıdan baktığın görülüyor. "Biz", ateist diye bir ad almadık. Ve Tanrı kavramını reddettiğimizde (ki sanırım reddetmenin ne anlama geldiği kafa karıştırıyor), "içeriğine uygun hareket edeceğimizi gösteren" bir sözleşme de imzalamadık. "Siz" dediğin kimselerin belki de tek ortak noktaları var: Tanrı "kavramını" reddetme, var olan bir Tanrı'yı değil.
Şimdi bu reddetme meselesini biraz açalım. Benim kastettiğim reddediş ile senin kastettiğin reddediş farklı olduğu için, sanırım "duygusal ateistler" gibi bir tanım bulma ihtiyacı duyuyorsun.
Bir arkadaşının seni sinemaya davet ettiğini düşün. Bazı gerekçelerden ötürü (mesela ona kızgınsın, gıcıksın, onunla görüşmek istemiyorsun gibi) bu teklifini reddediyorsun. Şimdi sen buna yakın bir örneği alıp, Ateist ile Tanrı arasında bir reddediş oluşturuyorsun ve bunun arkasında bir duygunun olduğunu söylüyorsun. Arkadaşının seni sinemaya davet etmesi gibi, Allah da yarattığı herşeyle ve özellikle de Kuranla beni dinine/kendine davet ediyor. Ama benim onu bazı gerekçelerden ötürü (yine mesela adaletsiz olduğu, acımasız olduğu, kindar olduğu gibi) reddettiğimi düşünüyorsun. İşte bu iki örnek aynı değil. Ama sence aynı.
Eğer bir kişi Kuran'ı açıp okusa, orada zalim, adaletsiz bir tanrı görse ve bunun üzerine "Ben böyle bir tanrıya iman etmem, isterse beni cehennemde yaksın" dese, senin söylemeye çalıştığını daha iyi anlarım. Fakat konu, Kuran'ı açıp okuduğunda iyi-kötü, zalim-müşfik, adil-adaletsiz her ne dersen de, bir tanrı görememektir. Orada bir tanrı yoktur, insan elinden çıkan bir takım çelişkili hükümler barındıran ve bilimsel doğrulara uymayan bir kitap vardır. Buradaki reddediş, "Kuran'ın tanrısı gerçek değildir" reddedişidir; "Böyle bir tanrıya iman etmem" reddedişi değil.
Kuran gibi bir kitabı bu kadar derinlemesine sorgulayan ve böyle bir sonuca ulaşan kişide, diğer dinleri de araştırma güdüsü doğması son derece doğaldır. Teizm üzerinden devam edersek, diğer tek tanrılı dinlerin söylemleri, senaryoları tabanda benzer olduğu için "Bu tanrılar da gerçek değildir" reddedişi zor değildir(burada ezbere bir reddediş algılama; bu reddedişin çok benzer yönleri olduğunu vurgulamaya çalışıyorum). Burada senin -bence- ikinci yanlışına geliyoruz: Diyorsun ki, "Siz duygusal Türk ateistleri, bu üç tek tanrılı dini reddederek ateist olduğunuzu sanıyorsunuz. Aslına non-teist bir yaklaşım geliştirmişsiniz. Hadi bunları reddettiniz ama olası bir Tanrı'yı daha yok edemediniz, o halde ezbere bir ateistlik sizinkisi".
Teist inançtan kurtulan kişilerin çoğunda, ilk başlarda deizme kayış görülür. Bu kişi, kafasının içinde bir tanrı inşa etmeye başlar. Bu tanrı, teist inanışlardaki tanrının aksine daha iyi, daha adil ve daha müşfik bir tanrıdır. Ancak bence, kişi bu tanrıyı tek başına inşa ederken bile özgür değildir. Mutlaka ki, başka tanrılara benzetmek isteyecektir onu. Örneğin, Dionysos'un Şarap ve Eğlence Tanrısı olmasından bir parça katabilir bu tanrısına. Bunu bilinçli olarak yapacağını söylemiyorum; Tanrı kavramı, daha çocukluğun ilk aşamalarında bilinçaltına itildiği için, bilinçaltında Tanrısal ne varsa (efsaneler, hikayeler, masallar), bu yeni inşa edilecek tanrıyı etkileyecektir.
Zamanla bu dürtü, Tanrı kavramının ve Tanrıya bağlı cennet, cehennem, melek, şeytan, cin gibi kavramların ne zamandan beri konuşulmaya başlandığını aramaya yönelecektir; çünkü tanrı mükemmel olmak zorundadır, inşa edilen tanrı bir süre sonra yetersiz gelebilir veya daha karizmatik bir şekilde tanımlanabilir. Bunların da ayrıntısına girmiyorum; zaten çok iyi biliyorsun, eski efsaneler, esinlenmeler (ve hatta izninle) araklamalar olduğuna dair çokça yazı okumuşsundur. Eğer tanrının, tarihten bugüne hangi ihtiyaçları karşılamaya yönelik bir şey olduğunu düşünürsen ve de geçmiş ve günümüz dinlerinin barındırdığı tanrı kavramlarının somuta dayanan hiçbir gerçekliğinin olmadığını, özellikle bugünün sorularına mantıklı bir cevap veremediğini görebilirsen, Tanrı denen şeyin kendisinin bir yanılsama olduğunu anlayabilirsin. Ve bu netice (yani ateizm), inan bana, hiç de duygusal bir netice değil.
Belki, kendine bir tanrı inşa eden deistler veya ateizm aşamasında olmayan diğer görüşlerdeki insanları bir miktar duygusallıkla değerlendirebilirsin. Örneğin, ben 17 yaşında İslam'dan kurtulup 18 yaşında kendine bir tanrı inşa eden biriydim. Bu tanrının (tanrıların demiyorum dikkatini çekerim, tanrının diyorum çünkü "duygusal" olarak hala "tek tanrı" kavramının etkisindeydim) cenneti vardı (teist inanışların cenneti gibi değil) ama cehennemi yoktu. Şimdi bu durumda olsam ve bunları anlatsam, sen hangi duygusallıkla böyle bir inanışa sürüklendiğimi araştırmak isteyebilirsin. Ama ateizmde böyle duygusallıklara yer yoktur. Yani sen, -yine bence- bir kişiyi "ateist" olarak veya "duygusal" olarak nitelendirebilirsin belki, ama "duygusal ateist" olarak nitelendiremezsin. Hele ki, bunu milliyet tabanlı bir yaklaşıma yaslayarak "Duygusal Türk Ateistleri" hiç diyemezsin. Diyebilmen için belli tanımlar getirmen gerekir ve elbette oluşturduğun o metadolojinin de yanlışlanabilirliğe açık olması gerekir. Şimdi bunu yapmıyorsun, ben sorduğumda cevap vermiyorsun ve hatta "Ateist olan sizsiniz, siz cevap verin" diyorsun. Bu biraz haksızlık.
Şunu tekrar etmek isterim; bir kişinin "İmamdan tokat yedim, öyleyse ben bu imamın temsil ettiği dine inanmıyorum" gibi bir yaklaşımı olacağını hiç ama hiç sanmıyorum. Kuran'a bakarak, "Aaa! Burada 'Karını dövebilirsin' yazıyor, bu tanrıyla işim olmaz" diyeceğini de sanmıyorum. Asıl duygusal olanlar, ayetler son derece açıkken, ona yeni mealler yüklemeye çalışan müslümanlardır(teistlerdir), "Allah adil olduğunu söylüyor ama kadın-erkek eşitsizliği Kuran'da çok açık, o halde bu mealde bir hata var çünkü Allah'ın adaletsiz olması mümkün değildir. O halde, olsa olsa şöyledir" diyenlerdir asıl duygusal olanlar.
Bir insan, örneğin Allah'a inanıp, onun tüm evreni yarattığına iman edip, cennete gitme arzusu ile tutuşup, cehenneme gitme korkusu ile ezilip de sadece birkaç tokat nedeniyle veya birkaç ayet akla takıldı diye İslam'ı reddetmez. Cehennem korkusu, kurban kesmeyi içi kaldırmadığı için reddetmekten çok daha öte bir duygudur ve bu korku duygusallığın ağa babasıdır. Ateist, bu duygusallıkları yok edebildiği için ateist olmuştur ve bunları yok etmek adına, hiç de küçümsenmeyecek araştırmalar yapmış ve çabalar göstermiştir.
"Dinsel inançlardan nasıl kurtuldum" forumu, "Nasıl ateist oldum" forumu değil. Bir de bunu karıştırıyorsun. Orada okuduğun her hikayeyi "ateist öyküler" olarak baştan kabul ettiğin için, böyle bir yanılgı olması muhtemeldir.
Dolayısıyla, senin kastettiğin anlamda "duygusal ateizm" diye bir şey yoktur.
Saygılarımla...
Averroes
23-12-2009, 22:52
Sevgili Evrensel İnsan, Ulpian ve Ahbap,
Yazılarınızı okudum ve üç uzun yazının her bir cümlesine bir kaç sayfa yazı yazsam yine yetmez. Zaman darlığım ve ilham-kesici aniden bastıran sigara krizlerimden dolayı (çocuk var diye içerde içemiyorum) Pc'nin olduğu yerde uzun süre kalamıyorum. Dolayısyla üç muhatabıma da cevap olabilecek ortalama bir yazı hedefliyorum.
Sitenin genel çizgisinin en azılı münekkidlerinden biriyim. Bu tenkitlerimi sevgili Ulpian'ın da gıcıklık hissederek hatırladığı üzere defalarca gerek kendi açtığım başlıklarda gerekse de açılan başlıklara yorumlar yazmak suretiyle yazdım çizdim. Bu eleştirilerde özellikle gıcıklık hissi yaratmamak için verili durumlardan (mesela nasıl ateist oldum başlıkları) sıcağı sıcağına yararlanma yoluna gittim. Ya da yeri geldi, tanışalım forumunda deist olup evrime inanan kişiye bunu nasıl başarabildiğini sordum. Yine nasıl din karşıtı oldum başlığında, dinsel bir figürden dayak yiyerek ateist olan kişiye katılarak (hepimiz benzer şekilelrde ateist olmuşuz) diyen kişiye bu benzerliğin çıkış noktalarını hatırlattım.
Elbette tüm bunları daha fazla nefret edilmek için değil, daha fazla düşündürtmek yaptım. Ancak maalesef karşılığında cevap yerine (Peki sizin Kur'an ne olacak) yollu saldırı nitelikli cevaplarla karşılaştım.
Aynı şeyleri tekrarlamanın bu başlığın hayrına bir şey olup olmayacağı konusunda emin değilim. Ancak altı çizilmesi gereken bir yanlış anlaşılma var gibi hissediyorum. Eleştirilerim sadece ateistlere yönelik bir eleştiriye indirgenmemeli. Evet ateistleri masum bir Tanrı'nın (çünkü yok) işlerini yerden yere vurmaları tezatıyla şimdi de eleştiririm. Ateizmin felsefi bir duyumsamadan ziyade, bir politik duruş olarak görülmesi ve bunun kişinin kocaman hayatının tam göbeğine oturtulması durumunu da eleştiririm. İslam karşıtlığının ateizm gibi servis edilmesi de eleştiri konusudur bana göre.
Ancak ateizmin bu yukarıdaki itiraz noktalarına ek olarak, belki de en az ateistler kadar eleştirebilecek deizm sorunu vardır. Çünkü deizm Tanrısal bir akımdır. Bu önemli bir ayrıntıdır. Hakeza panteizm de öyledir. Üstelik peygamberliğini bizzat kendilerinin yaptığı bir ekoldür. Çünkü benim bildiğim Tanrısından haber veren kişiye peygamber denir. Biz onun Tanrı'sını nerden tanıyoruz?
Şimdi birbirine benzemezliği aşikar olan ateizm, deizm, panteizm, agnostisizm gibi akımlar ne şekilde bir araya getirilmiş ve hatta bu birliktelik halinden Türk ateistlerinin başvuru kaynağı olan Td sitesinin site meclis başkanının bile Tanrı'ya inanan biri seçilmiştir. Bu ne şekilde mümkün olabilmektedir? Bunun İslam karşıtlığından başka anlaşılır ikinci bir yorumu var mıdır?
Görünen o ki, sitenin kurucusu/kurucuları Turan Dursun beyin de hayatını vakfettiği bir dava (İslam karşıtlığı) uğruna, (ki o Dursun'un Tanrıyı anlama yolu ya Kur'an dır ya da süpürge) yine aynı şahsın yolundan giderek bir site açmışlar, salt İslam-karşıtı görünmemek uğruna kendilerine Aydınlanma felsefesinden isimler takarak, asıl gaye olan Dinin (dinlerin değil) deşifre edilmesine, "Din Bu" denebilmesine ön ayak olmaktadırlar. Hedef İslam dini olduğu için sitede kardeş felsefeler (!)in inanırlarının birbirleriyle tartıştıklarını göremezsiniz. Mesela ben şimdiye kadar bir ateistin, bir deistin ya da panteistin inandığı Tanrı'yı sorguladığını görmedim. Din gönderen Tanrı sevimsiz oluyor da, dünyayı yaratıp gerisine karışmayan Tanrı (deizm) nasıl daha sevimli olabiliyor? Dünyayı tanzim etmek üzere rehberler (peygamberler) ve yazılı kaynaklar gönderen Tanrı kötücül olup yerden yere vuruluyor ama evreni sorumsuzca yaratıp, yine sorumsuzca başıboş bırakan Tanrı iyicil oluyor ve hatta onun inanırları bu sitede ödüllendiriliyor. Şimdi bu sorulmaması gereken bir soru mudur?
Dolayısıyla herkes aslında ne olduğunu söylesin, amacının ne olduğunu söylesin demek kötü bir tavsiye çeşidi midir?
Sevgili Ahbap, burada sorgulanan İslam'ın Allah'ının buyruklarının neden eleştirildiği ya da bu Allah'a neden inanılmadığı değil, bunu hangi etiket adı altında yapıldığıdır.
Ha şimdi sen, Ulpian ya da bir başkası bu suçlamadan münezzeh olabilir, zaten ben hiç bir şahsı töhmet altında bırakıcı bir üslup kullanmamaya dikkat ediyorum. Eğer yukarıda yazılanlar sizinle ilgisizse, ki serzenişlerinizden öyle olduğu anlaşılıyor, cevap verme konumunda zaten değilsiniz. Bu iddialara cevap konumunda olanlar değil, ne hikmetse olmayanlar bana cevap yazıyorlar. Üstelik bir de beni gıcık buluyorlar :(
evrensel-insan
23-12-2009, 23:18
Saygideger schopenhauer;
Dolayısyla üç muhatabıma da cevap olabilecek ortalama bir yazı hedefliyorum.
-SCH-
Diger iki arakadasi bilemem ama; ben, senin yazinin iceriginde, benim yazima yonelik bir yanasim bulamadim.:sorry: Tabi ki, yazilan yaziya yanit vermek mecburiyeti gibi bir durum yok, baslikta lakabimi kullandigin icin, bu mesaji yazdim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Ha şimdi sen, Ulpian ya da bir başkası bu suçlamadan münezzeh olabilir, zaten ben hiç bir şahsı töhmet altında bırakıcı bir üslup kullanmamaya dikkat ediyorum. Eğer yukarıda yazılanlar sizinle ilgisizse, ki serzenişlerinizden öyle olduğu anlaşılıyor, cevap verme konumunda zaten değilsiniz. Bu iddialara cevap konumunda olanlar değil, ne hikmetse olmayanlar bana cevap yazıyorlar. Üstelik bir de beni gıcık buluyorlar :(
sevgili schopenhauer,
seni gıcık bulmadığımı biliyorsunuz. :)
Sadece son günlerde hep aynı şeyi yazmanızdan gıcık olduğumu söylemiştim. Onu da bir suçlama olarak değil, daha çok bu başlıktaki ilk mesajımın sertliğini mazur gösterecek bir açıklama olarak.
Eleştirilerinize, asıl muhatablar yanıt vermiyor da, bu eleştiriden münezzeh olanlar yanıt veriyorsa eğer, demek ki, siz eleştirinizi çok genellemeci bir lafızla yazıyorsunuz. Bir de böyle düşünün lütfen.
Şu noktada size katılırım:
Türkiye ateistlerinin önemli bir kısmı (çoğunluk olduğunu sanmıyorum, ama yabana atılmayacak bir oranı), şeriat paranoyasına dayalı bir müslüman düşmanlığı yapmaktalar. Serinkanlı İslam eleştirisi yerine müslümanları kompe ötekileştirme ve düşmanlaştırma derdindeler. Üstelik, her ne kadar ateist olduklarını söyleseler de, çoğu müslümandan daha çok tabuları, dogmaları ve dokunulmazları var.
Bu eleştiriyi ben de sık sık dile getiriyor ve tartışıyorum zaten. Ama siz çok genellemeci bir üslupla ve birkaç birbirinden ilgisiz kategoriyi biraraya getirerek yapıyorsunuz bu hep aynı eleştirileri.
TD Sitesinin misyonu ve amaçları gayet açık:
Tüzüğün 1. maddesinden:
''Turan Dursun Sitesi aydın ve cesur insan Turan Dursun anısına oluşturulmuş bağımsız bir internet sitesidir. Sitemiz, ateizm, deizm, panteizm, panenteizm ve agnostizm gibi din karşıtı felsefeleri benimsemiş olan bireyleri bir araya getirerek, bireysel-toplumsal gelişime katkıda bulunma ve ortak amaçlar doğrultusunda dayanışma amacı güder.''
Bunu gizleyen veya farklı bir kılıf bulmaya çalışan yok ki zaten.
Sitenin ana amaçlarından biri din eleştirisi, ''din eleştirisi'' alanında en çok yoğunluk verdiği alan ise İslam eleştirisi. Bunu bilmeyen, anlamayan yok ki zaten. Neden her defasında birşeyleri deşifre etmiş edasıyla bunu söylüyorsunuz?
saygılarımla
Averroes
25-12-2009, 16:38
İşlerimin yoğunluğundan dolayı yazmaya fırsat bulamamıştım. PC'nin başına geçip tekrar yazılanları okuduğumda iddialarım ile ilgili teşhislerimde büyük ölçüde haklı olduğumu bir kez daha gördüm. Yazıların bir müddet demlenmeye bırakılmasını ikinci sefer okunduğunda hem özeleştiri için, hem de dışarıdan kendi yazını üçüncü bir şahısmış gibi okunmasına olanak verdiğinden faydalı buldum. Sanıyorum bunu siz de denemelisin.
Gayet açıklıkla ve düzgün bir Türkçe ile ortaya konan eleştiriler ısrarla "Ne diyor be bu adam?" denilerek, diğer okuyucularda da "hakkaten bu adam ne diyor?" izlenimi verdirilmeye çalışılmış. Siz anlamadığınız ya da anlamak istemediğiniz için "hadi ben anlamadım siz de anlamayın" gibi bir temenni var satır aralarında. Oysa tekrarlamanın bu aşamada gereksiz olduğu eleştirilerimin nesi anlanmadı ben de onu anlamadım.
Sanıyorum bu bir yazı taktiği. Özellikle vicdanda aksini bulan bazı tespitler iddia sahibine getirilen muğlaklık suçlamasıyla psikolojik baskı altına alınmaya çalışılarak okuyucularda da aynı hissin yaratılması beklenmiş. "Sizin okumanıza bile gerek yok, ben okudum, kayda değer birşey bulamadım, hatta sizin yerinize tepki bile veriyorum" denmek istenmiş.
Oysa iddia sahibi ne diyor? Din karşıtı bütün felsefeler niye bir araya gelmiş mi diyor? Hayır. Aralarında dağlar kadar fark olan, ve içeriği itibariyle birbirine rakip olabilecek tüm bu felsefeler, dinler karşıtlığında değil, sadece İslam karşıtlığı etrafında birleşmiş diyor. İddiasını ispat edebiliyor mu? Evet. Peki cevap ne ? Tüzük madde 1.
Peki tüzük madde 1'de ortak amaçlar doğrultusunda diyor. Nedir bu ortak amaçlar? Hadi birinci ortak amaç İslam'ın deşifre edilmesi. İkinci ortak amaç ne? Çoğul takısı kullanıldığına göre en az iki amaç olması gerekiyor.
İddia sahibi ne diyor? Turan Dursun derinlikli ateizm bilgisi olmayan bir din hocası ebatlarında bildiği Arapça bilgisiyle Kur'an'dan ayetler seçerek günümüz dünya algısıyla onu ti'ye alan biri. Derinlikli bilimsel evren bilgisi olmadığı süpürge deneyiyle ortada. Peki karşılığında demogoji dışında buna bir cevap var mı? Mesela, hayır TD bilimsel sınırlar dahilinde ateisttir, kanıtı da şudur şudur denmiş mi? Hayır.
İddia sahibi ne diyor? Deizm ve panteizm Tanrı düşünceli felsefelerdir. Üstelik eleştirdikleri peygamberlik müesssini de kendileri oluştururlar. Bu bir iddia. Hayır efendim, yanlış söylüyorsun, ben deistim ama bu bir iftira diyen olmuş mu? Hayır. İddiama Ulpian'ın bütün ihtiyaç sahiplerine dağıtmaya ahdettiği yazıları dışında cevap var mı, hayır. Bunun yerine, neden ısrarla aynı konuları işlediğim sorgulanmış. Sanki TD sitesinde yıllardır Peygamber'in cinsel hayatını, Ayşe'nin yaşını ağızlarına sakız yapanlar kendileri değilmiş gibi.
Sanki ben bunları özellikle birilerine sormuşum gibi, birileri bana cevap yazmış ve bu başlığa benden sonra gelenler, konuya sonradan dahil olanlar, sanki ben bu iddiaları şereflerine açmışım gibi lutfetmişler ve başlığı alakasızlığa boğmuşlar. Ama yazılarım gerekli kişilerin vicdanlarında karşılığını bulmuştur. En azından bu noktadan teselli bulabilirim.
Not: Benim bu suyu çıkarılmış başlıkla ilgili son yazacaklarımdır.
spartacus
26-12-2009, 17:18
QUOTE
Turan Dursun' un yaptığı söylenen süpürge deneyi doğru mu, bu nedenle ateist olduğu gerçek mi?
Turan Dursun süpürge deneyini ciddiye almış olsaydı bunu bir kitabına yazardı. Oysa onun binlerce sayfalık kitapları içinde süpürge deneyi diye bir şey yoktur.
Neden ateizm hakkındaki eleştirilerime bu alıntıyla başladım?
Bu alıntıyla başlamamın nedeni, Türkiye'de ateizm denilince ilk akla gelen adres t.dursunculardır.Böylece Kur'anı tenkit ederek prim yapmaya çalışan bu insanların, Kur'ana , çelişkiler kitabı derken ve bu yola hayatlarını adamışlarken,
evet bu yolda nasıl ''eşsiz bilimsellikllerle'' dolup taşdıklarını anlatan , ''süpürge deneyi'' ile başlamayı uygun gördüm.
Evet elindeki süpürgeyi ''sebepler'', duvarı ve su dolu kovayı ''varlık-madde alemi'' gören t.dursunun deneyinde bir eksiklik var, sanki taşlardan biri eksik..!
Bu deneyde hakim olan üç unsur vardı.Biri süpürge, diğeri kovayla duvar ve sonuncusu t.dursun..!
Şimdi denyindeki unsurları sırayla evren modeline uygulayalım , adapte etmeye çalışalım.
1.Süpürge = evrende , madde aleminde olup bitenler, sebepler...bu tamam.
2.Duvar ve su dolu kova= Buda maddenin bizzat kendisi, yani varlık aleminin temel yapı taşları..buda tamam
3.t.dursun= tanrı...! Evet deneyde ''kaybedilen,hasır altı edilen'' unsurların en mühimmi, hatta deneyin olmazsa olmazı diyebileceğimiz materyali...!
Soruyoruz acaba bu materyal neden gözardı edildi..!
Yahu neyse meseleyi iyice ironileştirmeden burada bitirelim...
Ama şunları söylemeden geçemeyeceğim:
Evreni ve yaratılma hadisesini ''çelik çomak'' oyunu gibi mütaala eden, evreni ve varlık aleminin ortaya çıkması gibi azametli bir vakıayı, süpürge deneyi ile bitirmiş( ! ) bir zihniyetin, Kur'an'a ait yapacağı tenkitler de, bu deneydeki hakim mantık kadar ''akli ve ilmi '' olacaktır...!
Ve yine bu hezeyanın nasıl kurtarılmaya çalışıldığıda t.dursunun ''yaverlerince'' yine en az bu deney kadar , bilimsel bir şekilde anlatılmıştır..!
Sonuç olarak, t.dursun zihniyetine ait bir iddia nameyi gördüğünüzde tarihe kendisini ''süpürge sarısı'' renklerle yazdırmış bu deneyi aklınızda tutarak değerlendirin ki, iddiaların arka planını ve bilimselliklerini ve çok kuvvetli mantıklarını çok daha iyi anlamış olasınız.
Saygılar Sevgiler.
alıntı/himyata
ALINTIDIR....
Alıntı olduğundan zaten şüphe duymadığım bir yazı olmuş. İbarede en sona düşülmüş buda güzel.
1.Süpürge = evrende , madde aleminde olup bitenler, sebepler...bu tamam.
2.Duvar ve su dolu kova= Buda maddenin bizzat kendisi, yani varlık aleminin temel yapı taşları..buda tamam
3.t.dursun= tanrı...! Evet deneyde ''kaybedilen,hasır altı edilen'' unsurların en mühimmi, hatta deneyin olmazsa olmazı diyebileceğimiz materyali...!
Soruyoruz acaba bu materyal neden gözardı edildi..!
Şimdi burada toprağı alıp, heykel yapan bir tanrıdan bahsediyor olmalı. Evet evet toprakla oynayan bir 8 yaş grubu bir çocuğun hayallerini süsleyen heykeller gibi. Daha? Tabi dahasıda var. Yine 8-12 yaş arası masallar gibi. Yasaklanmış elması olan, durmadan deney yapan(sınayan), hımm kızan, hiddetlenen, sevgili kahramanları olan(peygamberler), arşı(tahtı)na kurulan binbirgece masallrının dahi, yanında daha büyük yaşdaki çocuklara hitap ettiği aşina olan cennetleri, alemleri, sınırsız ve sonsuz atmasyon yapılıp yüklenebilecek bir kudreti olan, kahramanların en kahramanı, masalların en masalı, babaların en babası bir tanrı bu! Hatta sınarken öyle bir sınarki, Turan Dursun aklında bir düşünceyi sınamak isterken koskoca masallar masalı tanrı, oturup kullarını sınar. Gah açlık verir sabrını ölçer, gah yasaklar koyar şeytana uymalarını gözler, gah acı verir sabır dener, gah insanları insanlara kırdırır, öldürtür, ölümü hak kulluğu-köleliği helal görür. Tam bir oyunlar içinde oyun! Daha mı daha neler yapsın, tuzaklar kurar, celallenir, sevinir, öc alır. tanrı değil tam bir ağa dır. uzatmaya gerek var mı? Bu kadar basit bir sınamayı dillerine dolayanlar, hallerine bakmaktan aciz insnalar olmalı. Yoksa önce çamurdan oyuncakları ve hatta henüz 6 yaşındaki Tanrı 'nın(yani dinlerin) tamamen oyuncakları(kullar) olmuşluğu görmek gerekir...
Gelelim 3 maddeye
1.Süpürge = evrende , madde aleminde olup bitenler, sebepler...bu tamam.
2.Duvar ve su dolu kova= Buda maddenin bizzat kendisi, yani varlık aleminin temel yapı taşları..buda tamam
3.t.dursun= tanrı...! Evet deneyde ''kaybedilen,hasır altı edilen'' unsurların en mühimmi, hatta deneyin olmazsa olmazı diyebileceğimiz materyali...!
Soruyoruz acaba bu materyal neden gözardı edildi..!
farzedelim ki 3 nolu madde yerine tanrı yazmış olalım? Bu halde Turan Dursun kendisini yazmamış diyenin mantıksal bir sorunu var demektir. Acaba nedir, nedir?
crazy_pretty_murat
27-04-2011, 23:51
Uzun zaman önce okumuştum bu süpürge olayını.Zaten Turan Dursun'un süpürge deneyinden çıkarttığı o ilginç sonuçları okuyunca,bu insanı araştırdığım her vakti boş vakit olarak değerlendirdim.Tesadüf ne demek ben yanlış biliyorum sanırım.Turan Dursun'un tesadüf anlayışıyla,TDK'da yazan tesadüf anlayışı çok daha farklıymış.Yazık ama gerçekten.Bu süpürge deneyini yaptıysan bile söyleme.İçinde kalsın.
yucemanitu
28-04-2011, 00:58
Adam Kuran ayetlerini ortaya sermiş ayetlerin içindeki vahşeti, işkenceyi, kini göstermiş. Buna cevap veremeyenler de tutturmuş bir süpürge deneyi... Yahu Turan Dursun süpürgeyle duvara su sıçratmış ya da sıçratmamış ne önemi var ki adamın dediklerine cevap veremeyenler onu öldürdü işte. Adam madem bu kadar ciddiye alınmayacak biriydi neden ondan bu kadar korkuldu ve hâlâ da korkuluyor.
darkmasturbater
12-08-2011, 19:47
Zaten olmus bir olayin olma ihtimalini verip bu bir mucizedir dersek, bunu boyle kabul edersek her saniyemiz mucizedir zaten.Buraya girmek istemiyorum bile.
Burada bir kisinin argumanlarini curutemeyen kalbi ile dusunengillerden olanlarin soyle bir seyden haberi olmasi lazim derim ben.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ad_hominem
Once kisinin argumanlarini curutun.Ondan sonra bu adam aslinda soyleydi, boyleydi dedikodusuna girersiniz.
pavelkalouda
13-08-2011, 22:28
ateistlerin savunduğu 1.konu "tutturmuşsunuz bi süpürge deneyi"..e tutturacağız tabi. siz kendinize göre çelişki diye adlandırdığınız ayetleri her bulduğunuz yere yazıyosunuz
2.konu ise turan bilim adamı değil ki..o zaman bu saçmalığı niye yapıyosun..hadi yaptın bari söyleme be adam içinde kalsın bu mükemmel deneyin
fifty-fifty
13-08-2011, 23:23
Turan dursun islamin sifresini cözmüs bir adam,bugün bircok alim islami konuda turan dursun kadar bilgisi olmadigi icin halen inanmakda,(ne kadar az bilirsen,o kadar cok inanirsin,,,ne kadar cok bilirsen o kadar az inanirsin).
Albetr einsteinin hizmetcisi bir gün acil carsiya gitmek zorunda olunca einsteinada yumurtalarini kendisinin haslamak zorunda oldugunu söyler,,hizmetci carsiya alisverise gider ve eve geri döner,,birde ne görsün,,yumurtalar albertin elinde ve saat suyun icinde kayniyor.(albert yumurtasini belli dakka kaynamis sever)
Büyük beyinlerin ufak islere kafasi calismaz,,ayni süpürge deneyi gibi,,turan baba zaten bütün inanc sisteminin sifresini cözmüs,,özünde süpürge deneyine zaten gerek yok.(ben sahsen böyle büyük bir beynin böyle ufak islerle ugrascaani hic sanmiyorum,bunlar onu kücük düsürmek isteyenlerin iftiralari,,ikili oynayanlarin.).
yucemanitu
13-08-2011, 23:31
Adamın sözlerine cevap veremeyenlerin sığındığı tek şey bu. "Ehe ehe züpürge ehiğk!" Kardeşim adam Kuran ayetlerini gösterirken hadisleri anlatırken süpürge salladım diye öyle, demiyor ki. Yiyorsa söylediklerini çürütün. Bu arada süpürge deneyini komik bulan aynı kişilerin Kuran'daki bir ton komediyi görmemelerine değinmiyorum bile. O başka başlığın konusu olur.
crazy_pretty_murat
13-08-2011, 23:35
Turan dursun islamin sifresini cözmüs bir adam,bugün bircok alim islami konuda turan dursun kadar bilgisi olmadigi icin halen inanmakda
Turan Dursun islamın şifresini mi çözmüş?Hiç birşey diyemiyorum bu cümlene.YORUMSUZ.
(ne kadar az bilirsen,o kadar cok inanirsin,,,ne kadar cok bilirsen o kadar az inanirsin)
Sen şimdi ihaliyat fakültesinden mezun olan ve kariyer yapıp doçent,profesör seviyesine yükselen ilahiyat profesörlerinin,Turan Dursun'dan daha az bildiğini söylemiyorsun inşallah.
Yukarıdaki yazdığın söze göre,ilahiyat profesörleri çok biliyor.O zaman onların az inanması lazım.Demek ki benim bilgisine güvenmek istediğim kişi(ler) Turan Dursun değil,ilahiyat doçentleri ve profesörleridir.
fifty-fifty
14-08-2011, 00:02
Turan Dursun islamın şifresini mi çözmüş?Hiç birşey diyemiyorum bu cümlene.YORUMSUZ.
Sen şimdi ihaliyat fakültesinden mezun olan ve kariyer yapıp doçent,profesör seviyesine yükselen ilahiyat profesörlerinin,Turan Dursun'dan daha az bildiğini söylemiyorsun inşallah.
Yukarıdaki yazdığın söze göre,ilahiyat profesörleri çok biliyor.O zaman onların az inanması lazım.Demek ki benim bilgisine güvenmek istediğim kişi(ler) Turan Dursun değil,ilahiyat doçentleri ve profesörleridir.
Sevgili pretty,sen bilmezsin ama bütün dünya bilirki,sevgili hocam turan dursun herkesi bütün dünya onünde tartismaya davet etmisdir ama kimsenin macasi yemediyinden bu tartismaya katilmamisdir ancak sevgili turan hocam katledildikden sonra arkasindan düzmeceler baslamisdir.
ateistlerin savunduğu 1.konu "tutturmuşsunuz bi süpürge deneyi"..e tutturacağız tabi. siz kendinize göre çelişki diye adlandırdığınız ayetleri her bulduğunuz yere yazıyosunuz
2.konu ise turan bilim adamı değil ki..o zaman bu saçmalığı niye yapıyosun..hadi yaptın bari söyleme be adam içinde kalsın bu mükemmel deneyin
Sayin pavelkalouda ;
Siz Turan Dursun'u bilimadami olarak mi algiliyorsunuz? Oyle algiliyorsaniz kulliyen yalan, kandirmislar sizi.
Sacma ise, herkesin sacmalama hakki vardir. Turan Dursun "peygamberim ben, Allah'tan vahiy aldim" diye ortaya cikmis biri degil ki...?
Elbette Turan Dursun bilimadami degildir.
Harun Yahya bilim adami mi?
Said-i Nursi bilim adami mi?
Hadisleri reddediyorum, bana tek basina Kuran yeter diyenler bilim adami mi?
Sen şimdi ihaliyat fakültesinden mezun olan ve kariyer yapıp doçent,profesör seviyesine yükselen ilahiyat profesörlerinin,Turan Dursun'dan daha az bildiğini söylemiyorsun inşallah.
Yukarıdaki yazdığın söze göre,ilahiyat profesörleri çok biliyor.O zaman onların az inanması lazım.Demek ki benim bilgisine güvenmek istediğim kişi(ler) Turan Dursun değil,ilahiyat doçentleri ve profesörleridir.
Sorun az bilmek, cok bilmek degil ki..
Ilahiyat profesorleri objektif mi, tarafsiz mi?
Once bunu koymak gerekir ortaya..
pavelkalouda
15-08-2011, 14:57
Sayin pavelkalouda ;
Siz Turan Dursun'u bilimadami olarak mi algiliyorsunuz? Oyle algiliyorsaniz kulliyen yalan, kandirmislar sizi.
Sacma ise, herkesin sacmalama hakki vardir. Turan Dursun "peygamberim ben, Allah'tan vahiy aldim" diye ortaya cikmis biri degil ki...?
Elbette Turan Dursun bilimadami degildir.
Harun Yahya bilim adami mi?
Said-i Nursi bilim adami mi?
Hadisleri reddediyorum, bana tek basina Kuran yeter diyenler bilim adami mi?
yok beni kimse kandıramaz merak etme. turan bilim adamı değilse neden böyle bir deneye girişiyor. madem bu konudan uzaksın niye bilgin olmadığı bi alanda böyle bi işe girişiyosun. kanımca böyle bi şeyi mantıklı zanneti kendisi
bir de böyle bir deneyden anlamlı bir sonuç çıkarmak için bilim adamı olamaya gerek yok. ama turanın çıkardığı sonucu çıkarmak farklı bi yetenek gerektiriyo zannedersem
yok beni kimse kandıramaz merak etme. turan bilim adamı değilse neden böyle bir deneye girişiyor. madem bu konudan uzaksın niye bilgin olmadığı bi alanda böyle bi işe girişiyosun. kanımca böyle bi şeyi mantıklı zanneti kendisi
bir de böyle bir deneyden anlamlı bir sonuç çıkarmak için bilim adamı olamaya gerek yok. ama turanın çıkardığı sonucu çıkarmak farklı bi yetenek gerektiriyo zannedersem
Iste ben de onu soruyorum size.. Size gore Peygamber mi? Allah mi? Bilim adami mi?
Girmemesi icin engel teskil eden nedir? Siradan bir insanin kendince deney yapmamasi icin sebebiniz nedir?
Elbette diledigi sonucu cikarabilir.
En azindan Kuran'dan zorlama mucize uydurmamistir. Bu yonuyle daha durusttur. Bu yuzden de oldurulmustur.
Turkiye'de Seker Hoca gorevini birakmis, sebebini okudunuz mu? Kendince bir fikir yurutmus. Din adami degilse, niye girisiyor boyle bir ise diyebilir miyiz?
pavelkalouda
16-08-2011, 01:26
Iste ben de onu soruyorum size.. Size gore Peygamber mi? Allah mi? Bilim adami mi?
Girmemesi icin engel teskil eden nedir? Siradan bir insanin kendince deney yapmamasi icin sebebiniz nedir?
Elbette diledigi sonucu cikarabilir.
En azindan Kuran'dan zorlama mucize uydurmamistir. Bu yonuyle daha durusttur. Bu yuzden de oldurulmustur.
Turkiye'de Seker Hoca gorevini birakmis, sebebini okudunuz mu? Kendince bir fikir yurutmus. Din adami degilse, niye girisiyor boyle bir ise diyebilir miyiz?
okuyup okuduğu kitaptan kendi istediği sonuçları çıkaran bir adam diyebilirim
neden bu işe girişiyor derken kesinlikle yapamaz anlamında söylemedim.
istediği sonucu çıkarabilir. ne kadar bu özgürlüğe sahipse ben de o deneyden çıkan sonucu eleştirme hakkına sahibim.
bilim adamı olmaması yaptığı deneyi değerlendirmemi engellemez ve ben bu deneyle birlikte turan dursunun islama saldırırken aslında ne kadar çaresiz olduğunu anlayabilirim
evet neden bıraktığını okudum şeker hocanın..herkesin görevini yapmadığı kendi görüşüdür...bu sorun çat diye bitirilebiliyorsa çözüm önerisini getirip öyle istifa etseydi bari
Böyle bir denemenin -deney değil-, ateizm ile ne bağlantısı var.
Çıkarmaya çalışıyorum fakat olmuyor.
Hayır, Turan Dursun böyle bir şeyi hezeyan anında, belki de makarasına yapmış olabilir.
Şimdi bunun üzerinden birtakım çıkarımlarda bulunmaya çalışmak, akilane mi sizce?
Yani, duvara onu atan birisi gene var. Hatta "onu" dediğimiz bir malzeme bile var.
Bunlar kendiliğinden nasıl oluştu?
Birisi attı ise, mutlak bir Tanrı varlığından söz edilmesi gerekmez mi?
Yolun "deizm" yerine "ateizm"e çıkması mantıklı değil.
pavelkalouda
16-08-2011, 03:05
süpürgeyi sallayan biri olduğuna göre dünyayı da yaratan biri vardır bu kadar basit bir mantığı kuramamasının ya da kurmamasının sebebi nedir acaba?
ben bu noktaya takılıyorum. yani dalgın bi anına gelmiştir ağzından kaçırmıştır makarasına söylemiştir gibi durumu kurtarma çabalarını da dikkate almayacak kadar komik buluyorum
yucemanitu
18-08-2011, 03:42
Adam sağken köşe bucak kaçtılar Müslümanlaın en bilgili alimleri karşısına çıkamadı. Kaç kez tartışmaya davet etti kardeşim, madem Turan Dursun aciz, madem Turan Dursun cahil çıkıp karşısına rezil etselerdi o zaman. Ada öldükten sonra sağken ondan fellik fellik kaçanlar konuşuyorlar ama. Bu adamdan bu kadar korkulması bile onun bilgisi hakkında bir fikir veriyor.