paslıçivi
21-12-2009, 08:50
konu:bu dünyada gelmiş geçmiş ve gelecek olan tüm inançlar güzel bir efsane, güzel bir rüya, güzel bir uyuşturucudan başka bir şey değildir..
davetli: tüm dünya insanlığından herhangibir inancı olan teist ya da nonteist..
paslıçivi
23-12-2009, 08:23
nonteistleri geçtim.. inandığı allahı uğruna ölmeyi şehit olmayı göze alan babayiğit bilgili bir müslüman da mı yok... o kuranı tefsirleri satır satır bilen müslüman kardeşlerim, buyrun size nasıl derin bir uykuda rüya gördüğünüzü göstereyim.. o kuran denen kitabın nasıl güzel bir efsane olduğunu algılayın... ya da bir hristiyan musevi budist hindu.. buyrun efendim.. gerçekleri görmek istiyorsanız önce uyuduğunuz uykudan uyanmanız gerekiyor.. belki de bir kez deneyimleme şansınız olan ve varoluşun size çok kıymetli hediyesi olan biricik yaşamınızı ıskalamadan gerçek insan bilinci düzeyinde yaşayın..
thunderpoint
23-12-2009, 13:34
Baldız da baldan tatlıdır.. :hug:Böylece uyku=baldız mı oluyor..
Not: Benim baldızım yok ve olmayacak..:croc:
davetli: tüm dünya insanlığından herhangibir inancı olan teist ya da nonteist..
Bu ne kibir sayın paslıçivi,azıcık sakin olun...
evrensel-insan
23-12-2009, 19:32
Saygideger arkadaslar;
"Uyku, ruhun gidasidir" derler. Ne demek isterler, acaba?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sayin pasli civi,uykuya(inanclara)bazi insanlarin gercekden ihtiyaci var,Adam gerceklerle yasiyamiyorsa uykuyla mutluysa bunu ona cok görmemek lazim,aydoe nin de herzaman dile getirdiyi gibi bizlerin inanclarla isi yok inancin siyasi güc olup üzerimizde otorite kurmasina karsiyiz,yoksa kim neyle uyumak istiyorsa onunla uyusun,daha dogrusu kim nasil mutlu yasiyorsa öyle yasasin,benim ailemdede uykuyu seven var.saygilar
paslıçivi
24-12-2009, 07:02
Bu ne kibir sayın paslıçivi,azıcık sakin olun...
sevgili nogada..
kibir; kendini beğenmişlik, kendini büyük görmedir.. ve dünyadaki tüm dogma dinlerde en büyük günahlardan biridir.. doğu dinleri de batı dinleri de kibiri onaylamaz.. çünkü bütün dinlerin özünde insanın varolan doğasına karşı çıkıp onu bastırıp bir koyun haline getirme amacı vardır.. kendini tanımayan/bulamayan insanlara hükmetme ideali taşır, toplum sağlığı huzuru açısından.. insanın özünde/özbenliğinde vardır kibir..
dünyadaki tüm canlılar bencildir, yani richard dawkins'in dediği gibi gen bencildir.. yani varoluşun dayatması "hayatta kal ve soyunu devam ettir"in gerçekleşmesi için genlerin doğasında bencillik vardır.. tüm canlılara varoluşun bu dayatması "ben/biz hayatta kalayım, benim/bizim soyum devam etsin" olarak yansır.. bunu görebilmeniz için doğada varolan bitkiden insana tüm canlıları biraz uyanıklıkla/farkındalıkla gözlemlemeniz yeterlidir.. dünyadaki bu 3 canlı türü arasında ve kendi türleri arasında amansız savaşın, hakim/egemen canlı olma mücadelesinin adı yaşamdır/canlılıktır işte..
insan denen canlı türü de özünde bencildir ama insan toplumsal/sosyal bir canlı türü olmuştur zaman içerisinde.. çünkü doğaya karşı canlılığını devam ettirmede fiziksel özellik açısından oldukça zayıf bir donanımı vardır.. bir çok canlının tek başına canlılığını sürdürebildiği ortamda insan yaşamını idame ettiremez.. o yüzdendir ki bilinci gelişip evrimleşmiştir.. yaşamda kalıp canlığını devam ettirebilmesi, soyunu sürdürebilmesi için diğer insanlarla uyumlu bir şekilde yaşama zorunluluğu gelmiştir.. işte bu insana toplumsal sosyal olma zorunluluğu getirmiştir..
ama özünde bencillik olan bu canlının sosyal/toplumsal bir denge içinde yaşayabilmesi için bu kişisel bencilliğin törpülenip toplumsal bencilliğe yönlendirilmesi gerekmektedir.. işte bunu dinler çok güzel yapar.. dinlerin insanın doğasına aykırı olmasının nedeni budur.. dinler belli bir coğrafyada yaşayan insan topluluğunda bu kişisel bencilliği toplumsal bencilliğe dönüştürür.. farklı dünya dinlerinin arasındaki binlerce yıldır süren bu insanlıkdışı ilkel savaşın nedeni budur.. aynı tanrıya inandığını zanneden semavi dinler arasında bile bu toplumsal bencilliğin yansımalarını çok net gözlemleyebilirsiniz.. israil filistin savaşı, haçlı seferleri, muhammedin savaşları, musanın ırkçı vahşi tanrısının öğütleri çok güzel örneklerdir.. ama tabi biraz uyanıklık ve farkındalığınız varsa bunu görebilirsiniz..
bitki ve hayvanlar özünde yaşayan canlı türledir.. yani sonradan bir takım öğretilerin himayesine girmeden yaşarlar.. o yüzden bitki ve hayvanlarda alçakgönüllülük, tevazu, paylaşım gibi unsurlara rastlayamayız, bu paylaşımı tevazuyu sadece kendi soyu için gösterebilir.. yani öncelik yavrusu ve varsa eşi içindir.. çünkü soyunun devamı için bu iki canlı hayati öneme haizdir.. bu yavrusu ve eşi dışındaki canlılara karşı çok merhametsiz ve acımasızdır, kendi soyunu koruması, devam ettirmesi gerektiği zamanlarda..
nonteist(dinsiz) insanları gözlediğinizde normal populasyona göre daha kibirli olduğunu göreceksiniz.. bu bir neden değil bir sonuçtur.. kişi dinlerin baskısından kurtulduğu için özüne doğru bir yolculuğa başlamıştır çünkü.. artık insanlar arasında insan gibi yaşayabilmesi için bir tanrı, bir ölüm sonrası cehennem, yeniden kötü doğumlar, insandışıdışı canlı olarak dünya gelmesi gibi yaptırımlara ihtiyacı kalmayacak şekilde bilinci yükselmeye başlamıştır.. kişi artık o derin uykudan uyanmaya başlamıştır..
dinler(dünyadaki tüm dinlerden bahsediyorum ateist budizm dahil); bilinci düşük/minimum insanlar için bir gerekliliktir, zorunluluktur, hem mutluluğu açısından hem toplum sağlığı açısından.. çünkü bilinci düşük bir canlının üzerinden din denen yaptırımı alırsanız bir canavar yaratırsınız.. bir tanrı ya da hiçbir zaman deneyimleme/sınama şansı olmayan ölümsonrası yaşamlar kişinin o bilinçsiz yapısının üzerinde demoklasin kılıcı gibi durur.. o kılıcı aldığınızda vahşi bir canavar ortaya çıkar.. o yüzden teistler nonteistlerle empati kurup onları algılayamazlar.. zannederler ki tanrı ve ölüm sonrası yaşam korkusu olmayan ateistler/nonteistler tüm kötülüklere açık insanlardır, işte insanları öldürebilirler, her türlü ahlaksızlığı yaparlar, diğer canlılara zarar verirler falan gibi.. oysa nonteist bir insanın suç işleme oranı bir teiste oranla çok düşüktür.. bir teist tanrısı ve dininin yaptırımlarından korktuğu için toplumsal uyumluluk içinde yaşarken bir nonteist insan denen canlının değerini anlayıp insan sevgisi geliştiği için toplumsal uyumluluk/barış içinde yaşar..
tevazu/alçakgönüllülük insana ataları tarafından sonradan zihin olarak eklenen/aktarılan bir düşünce davranış şeklidir, bir öğretidir.. yoksa insanın özünde böyle bir tutum yoktur.. insanın özüne sonradan eklenen zihin katmanları dediğimiz şey sahtebenliktir, yani bilimsel adıyla egodur.. ego kişideki egoizmi(bencilliği) törpüleyip/bastırıp toplumsal barışı/uyumluluğu sağlamaya yönelik hizmet eder.. tevazu aslında derinden çok ince yine bir ego tatminidir, çünkü tevazu tüm dünya insanlığında onay gören bir tutum şeklidir ve tevazu sahibi iseniz daha doğrusu böyle bir tutum yansıtıyorsunuz yaşadığınız toplum tarafından beğenilir ve yüceltilirsiniz.. yani işin altında yine kişisel ego kazancı/tatmini yatar..
bu sahtebenliğin etkisinden kurtulmaya başlamış insanlar nonteist bilinçaçıklığında olan kişilerdir işte.. onlarf artık dinsizdir ve tevazu gibi yalancı bir tutum içine girmezler/giremezler.. bu sözlerinde sahte olarak değil yaşamlarında insana saygı sevgi olarak yansır.. insan derken belli bir kişi ya da grup insandan bahsetmiyorum, insan denen canlıdan bahsediyorum, yani tüm dünya insanlığından..
toplumlara yön veren kişiler/mistikler özüne çok yaklaşmış insanlardır, yani sahtebenlikten mümkün olduğunca arınmışlardır ve bu kişiye müthiş bir bencillik olarak yansır.. kişi artık bir tanrıdır, tanrının oğludur, elçisidir, resuludür, kainatın efendisidir falan... bencilliğin zirve yaptığı noktadır.. ve bu dünyada özüne inmeyi başarabilmiş insanlar müthiş bir bioenerji yayarlar, yaratıcıdırlar, etkileyicidirler, sürükleyicidirler, mutlak mutlu, mutlak cesarette, algı sezgi dünyasında yaşayan insanlardır.. ve bu insanlar binlerce yıl sürecek öğretiler geliştirirler.. kimler için? düşük bilinçteki insanlar için.. batının peygamberleri doğunun budhası taosu mahavirası bunlara çok güzel örneklerdir..
insan özünde vahşi bir yırtıcı kedi gibidir, bunu, vahşi kediyi dizginleyen kontrol altına alan din dediğimiz zihin hapsi, ağır zincirlerdir.. bu vahşi kedi evcilleştiğinde, vahşiliği kalmadığında bu hapise bu zincirlere gerek yoktur ve nonteizme(dinsizliğe) sıçrar..
sevgili nogada sakin olmam mümkün değil, çünkü meditasyon yapan biriyim, özüme yaklaştıkça kendimi tanıyıp buldukça artan bir mutlak mutluluk ce cesaret var.. ve bu insana coşku olarak yansıyor.. bazı şeyleri deneyimlemeden algılayabilmeniz mümkün değil..
alçakgönüllülük, tevazu gibi bir riyakarlık içine girmem mümkün değil, neysem oyum, olduğum gibi görünenim, göründüğüm gibi olanım.. uykuda farkındalıksızlıkla tevazu içinde insana/canlıya zarar bir yaşamdan, uyanıklık farkındalık içinde kibirli ama insan denen canlıya evrensel manada değer veren bir yaşama geçiş yapmış biriyim..