Orijinalini görmek için tıklayınız : Demirin İndirilmesi
Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com (http://www.mucizeyalanlari.com/) Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.
=> Demirin İndirilmesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/)
Sitemizdeki metin, bu başlıktaki öneri, açılım ve eleştirilere binaen veya çalışma grubunun kendi araştırmalarıyla değişebilir.
Forumumuzda daha önce bu konu >şu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1680)< ve >şu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6459)< başlıklarda tartışılmıştır.
Demirin İndirilmesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/)
1. Mucize iddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#1)
2. Hadid/25′teki “enzelna” kelimesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#2)
3. İddianın tutarsızlığı (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#3)
4. ”Göğün armağanı” olarak ‘demir’ (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#4)
5. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#5)
1. Mucize İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Mucize yaratıcılarımızın meşhur iddialarından biri de ”demirin indirilmesi” meselesidir. Önce bu mucize yalanını orijinal haliyle okuyalım:
Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
”Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik… (Hadid Suresi, 25)(…)
Modern astronomik bulgular Dünya’daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur. Bu bilimsel gerçek Kuran’da mucizevi bir şekilde bildirilmektedir.
Hadid Suresi’nin 25. ayetinde demir için kullanılan “enzelna” yani “indirme” kelimesi mecazi olarak insanların hizmetine verilme anlamında düşünülebilir. Fakat kelimenin yağmur ve güneş ışınları için kullanılan “gökten fiziksel olarak indirme” şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında ayetin yukarıda ifade ettiğimiz bu önemli bilimsel gerçeğe işaret ettiği görülmektedir. Sadece Dünya’daki değil tüm Güneş Sistemi’ndeki demir dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü Güneş’in sıcaklığı demir elementinin oluşması için yeterli değildir. Güneş’in 6000 santigrat derecelik yüzey ve 20 milyon santigrat derecelik bir çekirdek sıcaklığı vardır. Demir ancak Güneş’ten çok daha büyük yıldızlarda ve birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur.
(…)
Bu bilginin Kuran’ın indirilmiş olduğu 7. yüzyılda bilimsel olarak tespit edilemeyeceği ise açıktır. Ancak bu gerçek, herşeyi sonsuz bilgisiyle kuşatan Allah’ın sözü olan Kuran’da yer almaktadır.”
2. Hadid/25′deki “enzelna” kelimesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Hadid/25′te geçen ”enzelna” kelimesinin ”indirdik” anlamına gelebildiği de bilinmektedir. Ancak sözün doğru anlamını (yani söyleyenin ne kastettiğini) anlamak için hiçbir zaman kelimelerin tek tek sözlük anlamına bakılmaz; cümle içerisindeki bağlamı, somut kullanılış şekli ve diğer cümlelerde nasıl kullanılmış olduğu gibi noktalar dikkate alınır.
Mucize iddaicıları buradaki ”enzelna” kelimesini sözlük anlamında olduğu gibi ”indirdik” -hem de ”dış uzaydan indirdik”- olarak yorumlamaktalar. Peki, gerçekten öyle midir? Şayet kelime ”gökyüzünden ya da uzaydan indirme” anlamına geliyorsa Kuran’ın başka bir bölümünde nasıl yer almaktadır. Kısaca bir göz atalım ve ”enzelna” sözcüğü yerine meali gereği ”indirdik” koyarak okuyalım:
enzelnâ-lhadîde. (Hadid 25 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=57&ayet=25))
Demiri indirdik.
vezallelnâ ‘aleyhimu-lġamâme veenzelnâ ‘aleyhimu-lmenne ve-sselvâ. (Araf 160 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=7&ayet=160))
Onlara kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik.
enzele lekum mine-l-en’âmi śemâniyete ezvâ (Zümer/6 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=39&ayet=6))
Sizin için davarlardan sekiz çift indirdik.
Şayet bu kelime ”Dünya dışında oluştu”, ”uzaydan indirdik” anlamı taşıyorsa o zaman bıldırcın, kudret helvası, davar ve hattâ bazı ayetlerdeki elbise gibi şeylerin de uzaydan geliyor olması gerekir. Sadece ”enzelna” kullanılan yerlerin karşılaştırılması bile mucize iddiacılarının nasıl bir çarpıtma ve akıl fukaralığı içinde olduklarını göstermeye yeter.
Şimdi de bu ayetin Müslüman kesimler tarafından genel kabul gören birkaç tefsirine bakalım:
Diyanet Vakfı’nın yayımladığı tefsir:
“İndirme” anlamına gelen kelime Zümer 39/6 âyetinde olduğu gibi “yarattı, lütfetti; insana onu kullanabilme yeteneğini ilham etti” anlamındadır.
Kur’an Yolu – Türkçe Meâl ve Tefsir, Heyet: Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağırıcı, Prof. Dr. İ. Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Ankara/2007, Hadid/25
Elmalılı Tefsiri:
”Bir de demiri indirdik; yani bolca yaratıp varlığını bildirdik, kullanılmasını öğrettik.”
Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Hadid/25
Seyyid Kutub Tefsiri:
”Bu ayette “demiri indirdik” deyiminin bir başka benzeri “size sekiz hayvan çifti indirdik” ayetinde görülüyor. (Zümer suresi, 6) Her iki ifade de yüce Allah’ın nesneleri ve olayları yaratmaya yönelik iradesine ve planına işaret eder. Gerçekten demir, yüce Allah’ın planı ve tasarısı uyarınca yeryüzüne inmiştir. Ayrıca bu deyim, ayetin havasına da uyuyor. Çünkü ayetin genel havası “kitap” ve “ölçü” indirmeyi yansıtır. Başka bir deyimle yüce Allah’ın yarattığı herşey “kitap” gibi, “ölçü” gibi plâna bağlı olarak yaratılmıştır.”
Seyyid Kutub, Fizilal’il Kur’an, Hadid/25
3. İddianın Tutarsızlığı (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Fakat biz yine de mucize iddiacılarının yorumunun doğru olduğunu yani ayetteki cümleden gerçekten de ”demiri gökten/uzaydan indirdik” anlamının kastedildiğini varsayalım. Durum böyle olsa bile bu ayetle söz konusu bilimsel bulguları ilişkilendirmek mümkün değil.
Bunun için mucizecilerin bu çarpıtmaya temel gösterdikleri bilimsel gerçeklere bir göz atmak da gerekiyor. Evrendeki tüm maddelerin kimyasal yapısında –yaklaşık olarak- % 70-73 hidrojen, % 25 helyum ve % 2 de diğer ağır elementler bulunur. Ağır elementlerin hepsi yıldızların içinde evrimle oluşmuş ve uzaya atılmıştır. Keza bunların füzyonu için gerekli ısı ancak bu yıldız patlamalarından elde edilebilir. Dünyamız bu oluşumu sağlayacak sıcaklığa erişemez.
O hâlde sadece demir değil pek çok diğer element de Dünyamızın oluşumundaki toz ve gaz bulutunun içinde yer almaktaydı; Dünyamız demiri de içinde bulunduracak şekilde katılaştı ve kabuklaştı. Demek ki Dünyamızın oluşumu sırasında zaten içinde demir vardı ve bugün de element yapısının % 5 i demirdir.
Dünya’nın oluşumu sırasında erimiş hâlde olan ağır metaller Dünya’nın merkezinde (biz ona çekirdek diyoruz) toplanmışlar ve yoğun bir şekilde çekirdeği oluşturmuşlardır. Bu çekirdeğin üzerinde “magma” diye tarif ettiğimiz ve viskozitesi yüksek yoğun bir sıvı bulunmaktadır. Bu mantonun üzerinde de yerkabuğu vardır. Bütün madenler yerkabuğundan elde edilmektedir. Yerkabuğundaki bu madenlerin oluşmasında en temel sebep magmadır. Çeşitli sebeplerle yeryüzünde bulduğu boşluklardan fışkıran magma atmosferik, kimyasal ve fiziksel etkilerle soğuyarak yerkabuğunu ve belirli yoğunluklarda bulunan madenleri oluşturmuştur.
O halde ”demirin Dünya’ya indirilmiş olması” söz konusu olamaz. Demir, gezegenimizin oluşum sürecinde zaten vardı. Yani doğumundan itibaren Dünya’da demir hep vardı; sonradan uzaydan indirilmedi. Ayrıca Dünya’nın oluşumu sırasındaki toz ve gaz bulutunun içinde bulunan demir dışındaki birçok element de güneş sistemimiz dışındaki patlamalar sonucu oluşmaktaydı.
4. ”Göğün Armağanı” olarak Demir (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Yukarda da belirtildiği gibi Hadid/25′teki ilgili kelimenin ”gökten/uzaydan indirdik” olarak okunması başlıbaşına sorunlu bir yorumdur; çünkü bu durumda Kuran’ın diğer ayetlerine göre davarların, bıldırcının, kudret helvasının da uzaydan indirilmiş olması gerekirdi.
Ama biz yine de mucize iddiacılarının bu yorumunun doğru olduğunu varsayalım. Yani diyelim ki: “Bu ayet gerçekten de demirin uzaydan/gökten indirildiğini kastetmiş olsun!”
Peki bunun nasıl bir açıklaması olabilir?
Demirin saf halde göktaşları üzerinde dünyaya ulaşması aynı zamanda onun kullanımının da başlangıcıdır. Demir ilk olarak göktaşlarından elde edilmiştir. Dünya’da demir cevherinin çıkarılması M.Ö. 10 – 9. yüzyıllara rastlar ve Anadolu’da gerçekleşmiştir. Ancak bu metal Mısırlılarca işlenmiş ve Onlar gökten gelen bu metale ”Göğün Armağanı” ismini takmıştır. Sümerlerin de ”Göğün Madeni” demesine şaşırmamak gerekir. Bulunan ilk demir eşya örnekleri bu göksel armağandan yapılmıştır. Demek ki demirin Dünya’da işlenmesinden çok daha önce insanlar demiri “tanrıların bir armağanı” olarak nitelendirmekteydiler. Çünkü saf olarak ancak ve ancak göktaşlarında bulunan demiri elde etmişler ama henüz yer kabuğundaki cevherin üretimine geçmemişlerdi.
Kuran’ın ortaya çıktığı coğrafyada inançlar Sümer, Babil ve Mısır etkisini taşıyordu. Uygarlık açısından çok önemli bir element olan demir, mucizevi ve tanrı/tanrılar tarafından gönderilen bir şey olarak tanınıyordu. Gökten gelmişti ve tanrıların armağanıydı.
Hâl böyleyken Kuran yazıcılarının ”demiri gökten indirdik” demelerine şaşmamak gerekir. Çünkü onlar yüzyıllarca dillerde dolaşan bu söylenceden haberdardılar; bunlarla büyümüşlerdi. Demirin göktaşları ile dünyaya indiğini gözlemleyen atalarının anlatımlarını biliyorlardı. Demirin, önemi sebebiyle de “ancak bir tanrı armağanı olabileceği” düşüncesi de toplumun dinsel yapısına uyumluydu.
O çağlarda insanların bu şekilde düşünmesi ve düşüncelerine uygun kutsal metinler yaratmaları tuhaf karşılanmamalıdır; hattâ bu gayet doğal ve anlaşılabilirdir.
5. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Sonuç olarak Kuran’da ”Demiri gökten/uzaydan indirdik” yazıyor olması hiçbir bilimsel bulguyla bağdaştırılamaz. Çünkü, zaten bu bilgilerin dayandığı temel olan bilime göre demir Dünya’ya indirilmemiştir; Dünya’nın ve Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlerin oluşumundan önce Güneş Sistemi dışındaki büyük patlamalar sonucu oluşmuştur. Patlamalarla ortaya çıkan toz ve gaz bulutları da gezegenimizi oluşturmuştur. Dolayısıyla patlamalarla ortaya çıkan demir için henüz ”indirdik” denebilecek bir Dünya ortada yoktur. Üstelik tüm bunlar sadece demir için değil diğer birçok element için de geçerlidir.
Hadid/25′teki ilgili sözcüğün anlamının ”gökten/uzaydan indirdik” olarak kabul edilmesi bir sorundur. Çünkü bu durumda Kuran’daki diğer ayetlere göre davarların, bıldırcının ve kudret helvasının da uzaydan indirilmiş olması gerekir. Ayrıca mucize iddiacılarının “demirin göklerden indirildiği” yorumunu o dönemin efsaneleri ve inançları bağlamında açıklamak da mümkündür.
spdymsc35
10-01-2010, 16:50
Güneş’in 6000 santigrat derecelik yüzey ve 20 milyon santigrat derecelik bir çekirdek sıcaklığı vardır. Demir ancak Güneş’ten çok daha büyük yıldızlarda ve birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur.
ulpian
paylaşımiçin sana ve ekibe teşekkür ederim. sabahtan beri bilgi bombardımanı içerisindeyim. ve sonu gelecek gibi görünmüyor.
yukarıdaki c/p ile ilgili soru sorucaktım. bu güne kadar algıladığım şey güneşin de yıldız olduğu için patlayacağı ve bir kara deliğe dönüşeceği şeklindeydi.
fakat c/p de güneşte demir oluşamayacağını patlayan yıldızların demir miktarı arttığı için patlar demişsin.
buradan güneşin patlamayacağı gibi bir sonuç çıkarabilirmiyiz.
Biz de teşekkür ederiz sevgili spdymsc35,
fakat c/p de güneşte demir oluşamayacağını patlayan yıldızların demir miktarı arttığı için patlar demişsin.
Alıntılamış olduğunuz cümleler bizim metnimize ait değil, bizim de Harun Yahya'dan alıntılamış olduğumuz ve cevap verdiğimiz metne ait.
saygılarımla
spdymsc35
11-01-2010, 00:22
benim hatam teşekkürler
sidarta_kalyani
12-01-2010, 20:56
bizi aydınlattığınız ve islamın saçmalıklarını herkese gösterdğiniz için teşekkurler!
t_turgay
23-01-2010, 01:49
Hocam bu kurukafa taifesine boşa bir şey anlatmaya gerek yok. Ne zaman nerede bir keşif yapılsa onun üzerine, mal bulmuş mağribi gibi, fırıkdak fırıldak dönmeye başlarlar. Kendilerinin ne bir konuyu aydınlattıkları ne de aydınlatanlara alkış tuttukları görülmüştür. Ay'da, vakum olması hasebiyle, astronotlar bile birbirleriyle telsizle konuşmaları gerekirken, bu zavallılar orada "ezan sesi" duyduklarını idda etme ve bunu üniversitelere değin dillendirme, hatta Neil Armstrong'un "Müslüman" olduğunu öne sürme ezikliğini göstermişlerdir. Dünyanın neredeyse bütün aydınları en büyük mücadelelerini bunlara karşı vermek zorunda kalmışlardır malesef. Sorun isterseniz hocam, evrenin genişlediğini nereden bildiğimizi, bunun delilinin ne olduğunu... Söyleyecek tek kelimeleri yoktur; deneyin hocam, sorun bu kurukafa taifesine. Bilemezler...
1. Enzelna kelimesenin Arapçada indirme manası var mı yok mu? Var, hem de en açık manalarından bir tanesi indirmektir. Türkçe de de bir çok kelime bir çok mana da kullanılıyor. Bir metinde mesela 'yüz' kelimesini birbirinden farklı manalarda bulabilirsiniz. Kuranda da enzelna kelimesi niçin farklı manada kullanılıyor olmasın?
2. Güneş sistemimizi netice veren bir toz ve gaz bulutunun içinde demir ve diğer madenlerin olup olmadığını bilmiyoruz. Toz ve gaz bulutunu, yıldızımızın doğumunu netice verecek şekilde tetikleyen süpernova patlaması ile sisteme demir gelmiş olmasın?
3. Kuran ın indiği dönemde, demir yerden çıkartılıyordu, artık gök taşlarından elde edilmiyordu. Buna rağmen Kuran demiri indirdik diye ısrar ediyorsa oturup düşünmek lazım. Ben bir sahtekar olsam ve kitap yazmaya kalsam 'önceleri demiri gökten indiriyorduk şimdi yerden de çıkartıyoruz' şeklinde yazardım.
4. Demir, peryodik cetvelin 8. grubunda yer alır. Atom numarası (elektron sayısı) 26 olup, dört kararlı izotopu mevcuttur. Bu izotopların atom ağırlıkları (proton ve nötron toplam sayısı) 54,56, 57 ve 58'dir.
a. Kuran’da her harfin sayısal bir değeri vardır. Demir’in (Arapça’sı Hadid) sayı değeri 26’dır.
b. Demir’den bahseden ayet, Hadid (Demir) Suresi’nin 25. ayetidir. Eğer bu surenin başındaki numarasız Besmele’yi sayarsak 26. ayeti olur.
c. Kuran’ın mesajının temeli, Allah ile alakalıdır. Demir (Hadid) Suresi’nin başından demirden bahseden ayetin sonuna kadar Kuran’ın en temel kelimesi olan Allah 26 defa geçer.
d. "El - Hadid" yani "Demir" suresinin sıra numarasına dikkat ediniz. Baştan 57. suredir. Nitekim nötron sayısı 31 olan demir izotopunun atom ağırlığı da 57'dir. Sondan, yani "Nas" suresinden başlayarak sayarsanız bu sefer 58'inci sure olduğunu görürsünüz. 58 dahi nötron sayısı 32 olan demir izotopunun atom ağırlığıdır.
e. Bütün bunları 'tesadüf' kaçamaklığı ile izah edemeyiz.
5. Aklımızı kullanacağız ve bilimsel olacağız fakat bilimin her şeyi çözdüğünü iddia edemeyiz. Bilim bir zamanlar atomu üzümlü keke, bir zamanlar güneş sistemine, şimdilerde ise quantum teorisi ile açıklamaya çalışıyor. Yarın nasıl bir izah getirecek bilemiyoruz. Öyleyse bilim de mutlak doğru yoktur. Dolayısıyla mutlak ilim sahibi birisinin söyledikleri ancak mutlak doğru olur. Bilimin bu gün söyledikleri Kuran ın yüksek hakikatlerine daha ulaşmamış olabilir.
6. Cevap yazacak arkadaş olursa, çok rica ediyorum; edep ve ahlak sınırlarını aşmasın, çok üzülürüm.
sayın lida,
iddiaları tekrarlamışsınız, fakat işte bu iddialara yukarda getirilen reddiyelerin büyük kısmına değinmemişsiniz.
En azından bir kısmını tekrarlıyayım:
Şayet kelime ”gökyüzünden ya da uzaydan indirme” anlamına geliyorsa Kuran’ın başka bir bölümünde nasıl yer almaktadır. Kısaca bir göz atalım ve ”enzelna” sözcüğü yerine meali gereği ”indirdik” koyarak okuyalım:
enzelnâ-lhadîde. (Hadid 25 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=57&ayet=25))
Demiri indirdik.
vezallelnâ ‘aleyhimu-lġamâme veenzelnâ ‘aleyhimu-lmenne ve-sselvâ. (Araf 160 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=7&ayet=160))
Onlara kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik.
enzele lekum mine-l-en’âmi śemâniyete ezvâ (Zümer/6 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=39&ayet=6))
Sizin için davarlardan sekiz çift indirdik.
Şayet bu kelime ”Dünya dışında oluştu”, ”uzaydan indirdik” anlamı taşıyorsa o zaman bıldırcın, kudret helvası, davar ve hattâ bazı ayetlerdeki elbise gibi şeylerin de uzaydan geliyor olması gerekir. Sadece ”enzelna” kullanılan yerlerin karşılaştırılması bile mucize iddiacılarının nasıl bir çarpıtma ve akıl fukaralığı içinde olduklarını göstermeye yeter.
Seyyid Kutub Tefsiri:
”Bu ayette “demiri indirdik” deyiminin bir başka benzeri “size sekiz hayvan çifti indirdik” ayetinde görülüyor. (Zümer suresi, 6) Her iki ifade de yüce Allah’ın nesneleri ve olayları yaratmaya yönelik iradesine ve planına işaret eder. Gerçekten demir, yüce Allah’ın planı ve tasarısı uyarınca yeryüzüne inmiştir. Ayrıca bu deyim, ayetin havasına da uyuyor. Çünkü ayetin genel havası “kitap” ve “ölçü” indirmeyi yansıtır. Başka bir deyimle yüce Allah’ın yarattığı herşey “kitap” gibi, “ölçü” gibi plâna bağlı olarak yaratılmıştır.”
Seyyid Kutub, Fizilal’il Kur’an, Hadid/25
Bu ayetteki ''enzelna'', ''uzaydan indirdik'' anlamında kullanıldıysa, aynı kelimenin geçtiği diğer ayetlerde neden farklı anlamlarda kullanılmış olduğunu açıklama yükümlülüğü size ait. Ama bu konuda söylediğiniz en ufacık birşey yok. Tutarlı olmak için, kudret helvasının, bıldırcının ve davarın da uzaydan indirildiğini savunmanız gerekir.
Ayrıca: Yazdıklarınızla siz de teyid etmişsiniz ki, demir'in süpernovalarla oluştuğu sırada henüz Dünya gezegeni yoktu.
2. Güneş sistemimizi netice veren bir toz ve gaz bulutunun içinde demir ve diğer madenlerin olup olmadığını bilmiyoruz.
Tam olarak ne demek istiyorsunuz? ''Bugün Yerküre'deki demir madeni, Dünya Gezegeninin oluşumu sırasında yoktu, önce gezegen oluştu ve sonradan demir madeni uzaydan gezegenin içerisine yerleştirildi'' mi, diyorsunuz? Ancak böyle bir iddiada bulunursanız, ''Demiri İndirdik'' cümlesinin bir anlamı olur. Fakat böyle bir iddianın ne denli mesnetsiz olduğunu takdir edersiniz sanırım. Demir Dünya'ya, Dünya oluştuktan sonra, sonradan indirilmedi. Dünya'nın başlangıcından beri zaten vardı. Aksini mi iddia ediyorsunuz?
Üstelik neden sadece ''demir''? Bütün bu konuştuklarımız (güneş sistemi dışındaki süpernovalarla oluşma) zaten diğer birçok element için de geçerli.
saygılarımla
hakgeldi
28-01-2010, 14:57
sayın lida,
Seyyid Kutub Tefsiri:
”Bu ayette “demiri indirdik” deyiminin bir başka benzeri “size sekiz hayvan çifti indirdik” ayetinde görülüyor. (Zümer suresi, 6) Her iki ifade de yüce Allah’ın nesneleri ve olayları yaratmaya yönelik iradesine ve planına işaret eder. Gerçekten demir, yüce Allah’ın planı ve tasarısı uyarınca yeryüzüne inmiştir. Ayrıca bu deyim, ayetin havasına da uyuyor. Çünkü ayetin genel havası “kitap” ve “ölçü” indirmeyi yansıtır. Başka bir deyimle yüce Allah’ın yarattığı herşey “kitap” gibi, “ölçü” gibi plâna bağlı olarak yaratılmıştır.”
Seyyid Kutub, Fizilal’il Kur’an, Hadid/25
Bu ayetteki ''enzelna'', ''uzaydan indirdik'' anlamında kullanıldıysa, aynı kelimenin geçtiği diğer ayetlerde neden farklı anlamlarda kullanılmış olduğunu açıklama yükümlülüğü size ait. Ama bu konuda söylediğiniz en ufacık birşey yok. Tutarlı olmak için, kudret helvasının, bıldırcının ve davarın da uzaydan indirildiğini savunmanız gerekir.
Ayrıca: Yazdıklarınızla siz de teyid etmişsiniz ki, demir'in süpernovalarla oluştuğu sırada henüz Dünya gezegeni yoktu.
Tam olarak ne demek istiyorsunuz? ''Bugün Yerküre'deki demir madeni, Dünya Gezegeninin oluşumu sırasında yoktu, önce gezegen oluştu ve sonradan demir madeni uzaydan gezegenin içerisine yerleştirildi'' mi, diyorsunuz? Ancak böyle bir iddiada bulunursanız, ''Demiri İndirdik'' cümlesinin bir anlamı olur. Fakat böyle bir iddianın ne denli mesnetsiz olduğunu takdir edersiniz sanırım. Demir Dünya'ya, Dünya oluştuktan sonra, sonradan indirilmedi. Dünya'nın başlangıcından beri zaten vardı. Aksini mi iddia ediyorsunuz?
Üstelik neden sadece ''demir''? Bütün bu konuştuklarımız (güneş sistemi dışındaki süpernovalarla oluşma) zaten diğer birçok element için de geçerli.
saygılarımla
1. Demirin indirilmesi;
Kuran-ı Mucizil Beyan'ın 57. Sure-i Celilesinin ismi " HADİD " 'dir.
Türkeçe Kelime karşılığı; " DEMİR " denmektedir. medine de inmiştir. Adını 29. Ayet-i Celilesinden Demirin öneminden bahsettiği için bu adı almıştır.
Sure-i Celile'de bir Ayet-i Celilesinde CENAB-I HAKK ZÜLCELAL HAZRETLERİ şöyle buyurmuştur;
25. Andolsun ki resûllerimizi beyyinelerle (açık delillerle, ispat vasıtaları ile) gönderdik. Ve onlar ile beraber kitabı ve mizanı indirdik ki insanlar arasında adaletle hükmetsinler diye. Ve içinde kuvvetli sertlik bulunan demiri indirdik. Ve onda insanlar için pekçok menfaatler (faydalar) vardır. Ve (bu), gaybda (görmeden) kendisine ve resûllerine yardım edecek olan kimseleri, Allah'ın bilmesi (belli etmesi) içindir. Muhakkak ki Allah; Kavî'dir (güçlüdür, kuvvetlidir), Azîz'dir.
ve Ayet-i Celilenin demir Hakkında sözcüğü yani; Arapaça- Türkçe Tercümesi şöyledir;
1. Ve Enzelna; Ve İndirdik
2. El Hadide; Demir
3. Fi-Hi; Onda, Onun İçinde
4. Be'sun; Sertlik
5. Şedidun; Kuvvetli
6. Ve Menafiu; Ve Pek Çok Menfaatler, Faydalar
7. Li En Nasi; İnsanlar İçin
8. Ve Li Ya'leme; Ve Bilsin, Belirtsin, Belli Etsin 1.
2. Demirde Ki Sır;
Demir dünya üzerinde üçüncü en yaygın elementtir ve yerkabuğunun yüzde beşini oluşturur. Demir elementi, Dünya'da bu kadar fazla miktarda bulunmasına karşın, demirin oluşumu Dünya dışında gerçekleşmiştir. Modern astronomik bulgular, Dünya'daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur 2.
Sadece Dünya'daki değil, tüm Güneş Sistemi'ndeki demir, dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü Güneş'in sıcaklığı demir elementinin meydana gelmesi için yeterli değildir. Güneş'in 6000 0C'lık bir yüzey ısısı ve 20 milyon 0C'lık bir çekirdek ısısı vardır. Demir ancak Güneş'ten çok daha büyük yıldızlarda, birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur. 3.
Hadid Suresi Kuran'ın 57. suresidir, El-Hadid kelimesinin Arapçadaki sayısal değeri ise 57'dir. Sadece "hadid" kelimesinin sayısal değeri 26'dır. Yandaki periyodik cetvelde de görüldüğü gibi 26 sayısı demirin atom numarasıdır. Üstün kudret sahibi olan Allah, Hadid Suresi'nde indirdiği ayetle hem demirin nasıl oluştuğuna dikkat çekmekte hem de ayetin içerdiği matematiksel şifreler ile bilimsel bir mucizeyi bize göstermektedir.
Merhum Elmalılı Hamdi Yazır Bu Ayet-i Celile Hakkında Şöyle Bir tefsir beyan Etmiştir.
Açıklama;
Çelik silahlar ve harp âletleri ondan yapılır. Ve insanlar için çok faydaları vardır. İğneden ipliğe hiçbir sanat yoktur ki onda demirin hizmet ve menfaati olmasın. Demir bütün sanayiin, hem belkemiği hem eli ve tırnağı gibidir. Mezarlar onunla kazılır, şehirler onunla yapılır. Yiyecek de onunla, giyecek de onunladır. Fahreddin-i Razî'nin dediği gibi demirin insanlığa hizmeti, altından çok fazladır. Denilebilir ki, altın bulunmasaydı dünya için büyük bir eksiklik olmazdı. Lakin demir bulunmasaydı hemen hemen bütün dünya işleri bozulurdu. Zamanımızda makinecilikle demir sanayiinin ulaştığı derece ise, hemen hemen her şeyi kuşatmıştır. Böylece hem gücü artırmış, hem faydaları çoğaltmıştır. Öyle ki devletler küçük bir kağıt parçasını altının yerine koymak suretiyle, altının kıymetini değilse de tedavülünü (elden ele dolaşımını) hayli durdurmuş ve hatta altın ölçeğinin kaldırılmasını bile lakırdı sahasına atmış oldukları halde, demirin bir iğnesini eksiltmek şöyle dursun, demir ihtiyacının günden güne şiddetini artırdığını görmekten başka bir şey yapamamışlardır. 4.
Hz. Musa ( Aleyhisselam)'ın Kavmine bıldırcın ve kudret helvası indirmesi;
Müfessirler, "Kudret Helvası"nın (Menn) ne anlama geldiği konusunda değişik görüşler ileri sürüyorlar. Ali bin Ebu Talha, İbn Abbas'tan naklederek, "Kudret Helvası, onların üzerine ağaçlara iniyordu ve onlar bu helvadan istedikleri şekilde yeyip besleniyorlardı" diyor. Mücahit ise, Kudret Helvası'nın yapışkan birşey olduğunu belirtiyor. Süddi, "Onlar, (Ey Musa, burada bu şekilde nasıl olacak, bizim için yiyecek nerede?) dediler. Bunun üzerine Allah Kudret Helvası'nı indirdi. O zencefil ağacının üzerine düşüyordu" derken, Katade ise, Kudret Helvası'nın onların bulunduğu yere kar iner gibi indiğini, sütten daha beyaz, baldan daha tatlı olduğunu söylüyor. Katade ayrıca fecrin doğuşundan güneşin doğuşuna kadar olan sürede helvanın yağdığını kaydediyor. 5.
Sonuç;
ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ demiri uzaydan güneşten patlayan kıvılcımlarla indirmiştir. Bu bilimsel olarak saplanmıştır.
Hz. Musa ( Aleyhisselam )'ın kavmine kudret helvası ve bıldırcını ise katından indirmiştir. çünkü CENAB-I HAKK ZÜLCELAL HAZRETLERİ bir Ayet-i celile'de bir şey olmasını isteyince sadece Ol demesi yeter oda hemen olmaya kadirdir. 6.
KAYNAK;
1. Kuran-ı Mucizil Beyan, Hadid suresi;25. Ayet-i Celile
2. ://www.nekkah.com/Main/EngPage/Scientific_Signs_in_the_Quran.htm http://www.turandursun.com/forumlar/../../resim_menu/uparrow.gif (http://www.turandursun.com/forumlar/#41.)
42. Dr. Mazhar, U. Kazi, 130 Evident Miracles in the Qur'an, Crescent Publishing House, New York, 1997, ss. 110-111; http://www.wamy.co.uk/announcements3.html; Prof. Zighloul Raghib El-Naggar'ın konuşmasından.
3. Dr. Mazhar, U. Kazi, 130 Evident Miracles in the Qur'an, Crescent Publishing House, New York, 1997, ss. 110-111; http://www.wamy.co.uk/announcements3.html
4. http://www.kuranikerim.com/telmalili/hadid.htm
5. http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=9336
6. Kuran-ı Mucizil Beyan; Yasin Suresi; 82. Ayet-i Celile
sayın lida,
iddiaları tekrarlamışsınız, fakat işte bu iddialara yukarda getirilen reddiyelerin büyük kısmına değinmemişsiniz.
En azından bir kısmını tekrarlıyayım:
Şayet kelime ”gökyüzünden ya da uzaydan indirme” anlamına geliyorsa Kuran’ın başka bir bölümünde nasıl yer almaktadır. Kısaca bir göz atalım ve ”enzelna” sözcüğü yerine meali gereği ”indirdik” koyarak okuyalım:
enzelnâ-lhadîde. (Hadid 25 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=57&ayet=25))
Demiri indirdik.
vezallelnâ ‘aleyhimu-lġamâme veenzelnâ ‘aleyhimu-lmenne ve-sselvâ. (Araf 160 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=7&ayet=160))
Onlara kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik.
enzele lekum mine-l-en’âmi śemâniyete ezvâ (Zümer/6 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=39&ayet=6))
Sizin için davarlardan sekiz çift indirdik.
Şayet bu kelime ”Dünya dışında oluştu”, ”uzaydan indirdik” anlamı taşıyorsa o zaman bıldırcın, kudret helvası, davar ve hattâ bazı ayetlerdeki elbise gibi şeylerin de uzaydan geliyor olması gerekir. Sadece ”enzelna” kullanılan yerlerin karşılaştırılması bile mucize iddiacılarının nasıl bir çarpıtma ve akıl fukaralığı içinde olduklarını göstermeye yeter.
Seyyid Kutub Tefsiri:
”Bu ayette “demiri indirdik” deyiminin bir başka benzeri “size sekiz hayvan çifti indirdik” ayetinde görülüyor. (Zümer suresi, 6) Her iki ifade de yüce Allah’ın nesneleri ve olayları yaratmaya yönelik iradesine ve planına işaret eder. Gerçekten demir, yüce Allah’ın planı ve tasarısı uyarınca yeryüzüne inmiştir. Ayrıca bu deyim, ayetin havasına da uyuyor. Çünkü ayetin genel havası “kitap” ve “ölçü” indirmeyi yansıtır. Başka bir deyimle yüce Allah’ın yarattığı herşey “kitap” gibi, “ölçü” gibi plâna bağlı olarak yaratılmıştır.”
Seyyid Kutub, Fizilal’il Kur’an, Hadid/25
Bu ayetteki ''enzelna'', ''uzaydan indirdik'' anlamında kullanıldıysa, aynı kelimenin geçtiği diğer ayetlerde neden farklı anlamlarda kullanılmış olduğunu açıklama yükümlülüğü size ait. Ama bu konuda söylediğiniz en ufacık birşey yok. Tutarlı olmak için, kudret helvasının, bıldırcının ve davarın da uzaydan indirildiğini savunmanız gerekir.
Ayrıca: Yazdıklarınızla siz de teyid etmişsiniz ki, demir'in süpernovalarla oluştuğu sırada henüz Dünya gezegeni yoktu.
Tam olarak ne demek istiyorsunuz? ''Bugün Yerküre'deki demir madeni, Dünya Gezegeninin oluşumu sırasında yoktu, önce gezegen oluştu ve sonradan demir madeni uzaydan gezegenin içerisine yerleştirildi'' mi, diyorsunuz? Ancak böyle bir iddiada bulunursanız, ''Demiri İndirdik'' cümlesinin bir anlamı olur. Fakat böyle bir iddianın ne denli mesnetsiz olduğunu takdir edersiniz sanırım. Demir Dünya'ya, Dünya oluştuktan sonra, sonradan indirilmedi. Dünya'nın başlangıcından beri zaten vardı. Aksini mi iddia ediyorsunuz?
Üstelik neden sadece ''demir''? Bütün bu konuştuklarımız (güneş sistemi dışındaki süpernovalarla oluşma) zaten diğer birçok element için de geçerli.
saygılarımla
ulpian!!!!
demir bu gün kuran da insanlar için menfaatlar olduğunu belirtmiş
bilim ise bunu kanıtlamış bulunmaktadır. ayrıca kudret helvası uzaydan değil ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ'nin kıymetli katından israiloğullarına özel ikram verilmiştir.
bu sahebe ve tabinin görüşlerinde mevcuttur.
ulpian bence çok yararasız alakasız bir konu açmışsınız.
ulpian!!!!
demir bu gün kuran da insanlar için menfaatlar olduğunu belirtmiş
bilim ise bunu kanıtlamış bulunmaktadır.
Yahu Kozmos aşkına... Ne dediğinizi kendiniz anlıyor musunuz? Kuran, demirin insanlar için faydalı olduğunu söylemiş. Ve bilim de bunu kanıtlamış... Bu mu mucize?
Lütfen bir araştırınız, demir madenini insan ne zamandan beri kullanıyor ve ne zamandan beri faydalı olduğunun farkında.
ayrıca kudret helvası uzaydan değil ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ'nin kıymetli katından israiloğullarına özel ikram verilmiştir.
Peki ya Zümer/6 ayerindeki ''indirilen'' davarlar? :)
Yahu Kozmos aşkına... Ne dediğinizi kendiniz anlıyor musunuz? Kuran, demirin insanlar için faydalı olduğunu söylemiş. Ve bilim de bunu kanıtlamış... Bu mu mucize?
Lütfen bir araştırınız, demir madenini insan ne zamandan beri kullanıyor ve ne zamandan beri faydalı olduğunun farkında.
Peki ya Zümer/6 ayerindeki ''indirilen'' davarlar? :)
sayın ulpian!!!
Kuran-ı Mucizil Beyan demirin insanlar için faydalı olduğunu beyan etmiştir. eğer kurandan öncede demir vardı dersen doğru dersin
Fakat kuran burdaki mucize olarak insanlar için demirin indirdik demesi değil
buradaki mucize nedir şudur;
El-Hadid Suresi Kuran'ın 57. suresidir, El-Hadid kelimesinin Arapça'daki sayısal değeri ise 57'dir. Sadece "hadid" kelimesinin sayısal değeri 26'dır. periyodik cetvelden de görüldüğü gibi 26 sayısı demirin atom numarasıdır. Üstün kudret sahibi olan Allah, Hadid Suresi'nde indirdiği ayetle hem demirin nasıl oluştuğuna dikkat çekmekte hem de ayetin içerdiği matematiksel şifreler ile bilimsel bir mucizeyi bize göstermektedir.
sayın ulpian!!!
Kuran-ı Mucizil Beyan demirin insanlar için faydalı olduğunu beyan etmiştir. eğer kurandan öncede demir vardı dersen doğru dersin
Fakat kuran burdaki mucize olarak insanlar için demirin indirdik demesi değil
buradaki mucize nedir şudur;
El-Hadid Suresi Kuran'ın 57. suresidir, El-Hadid kelimesinin Arapça'daki sayısal değeri ise 57'dir. Sadece "hadid" kelimesinin sayısal değeri 26'dır. periyodik cetvelden de görüldüğü gibi 26 sayısı demirin atom numarasıdır. Üstün kudret sahibi olan Allah, Hadid Suresi'nde indirdiği ayetle hem demirin nasıl oluştuğuna dikkat çekmekte hem de ayetin içerdiği matematiksel şifreler ile bilimsel bir mucizeyi bize göstermektedir.
sayın faran,
(1) Neden başka bir siteden kopyala/yapıştır yaptığınız cümleler için o sitenin linkini vermeyi gerekli bulmazsınız?
Cümleniz şuradan alıntıdır:
http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html)
(2) Bu başlığın ismi: ''Demirin İndirilmesi''. Siz şu an farklı bir mucize iddasında bulunuyorsunuz. Onu da o konuyla ilgili başlıkta tartışabiliriz elbette. Ama mucizenin ''indirdik'' kelimesinde olduğunu söyleyen/yazanlar var (reddiyemizin başında alıntıladık). Bu reddiyede bu iddiaya cevap veriliyor. Siz ''indirdik kelimesinde mucize yoktur'' diyerek bu başlıkta bizim görüşümüze katılmaktasınız zaten.
saygılarımla
sayın faran,
(1) Neden başka bir siteden kopyala/yapıştır yaptığınız cümleler için o sitenin linkini vermeyi gerekli bulmazsınız?
Cümleniz şuradan alıntıdır:
http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html (http://www.kuranmucizeleri.com/bilimsel_mucizeler_30.html)
(2) Bu başlığın ismi: ''Demirin İndirilmesi''. Siz şu an farklı bir mucize iddasında bulunuyorsunuz. Onu da o konuyla ilgili başlıkta tartışabiliriz elbette. Ama mucizenin ''indirdik'' kelimesinde olduğunu söyleyen/yazanlar var (reddiyemizin başında alıntıladık). Bu reddiyede bu iddiaya cevap veriliyor. Siz ''indirdik kelimesinde mucize yoktur'' diyerek bu başlıkta bizim görüşümüze katılmaktasınız zaten.
saygılarımla
sen siteyi boşver kardeşim!!!
sen hadiseye mucizeye bak kabul etmemk için bana fire vermeye lütfena çlışmayınız.
ulpian kardeş!!!!
bazen kabullenmekte bir erdemdir.
Sayın Ulpian,
1. Kuranda geçen bütün enzelna kelimelerini aynı manaya sokmak doğru mudur? İngilizce den Türkçe ye bir çeviri yaptığınızda kelimelerin birebir manalarını mı alıyorsunuz, yoksa anlatılmak istenen konuya ve cümlenin gelişine göre mi bir kelimeyi seçersiniz. Keşke vaktim olsa İngilizce bir metindeki aynı kelimeleri Türkçeye birebir çevirip ortaya çıkan anlam bozukluklarını size gösterebilsem. Aslında keşke ikimiz de Arapça bilseydik orijinali üzerinden konuşsaydık.
2. Uzaydaki toz ve gaz bulutları, yıldızların doğdukları yerlerdir. Bu toz ve gaz bulutlarının, kütle çekimi kuvvetinin etkisinde bir araya toplanmalarını tetikleyen ise süpernova patlamalarıdır. Güneş sisteminin meydana geldiği toz ve gaz bulutunun içinde bütün elementler var mıydı yok muydu bilemiyoruz. Süpernova patlaması ile demir, bu toz ve gaz bulutuna taşınmış olabilir. Bu manada demir sistemimize sonradan eklenmiştir.
3. Neden sadece demir? Kuran sadece bu devre indirilmiş bir kitap değildir. İndirildiği devirde en fazla kullanılan demir, bakır, altın, gümüş gibi madenlerden bahsetmesi gayet tabidir. Amerikanyumdan bahsetmesini beklemezsiniz herhalde. Bizim ilim ve teknoloji devrimiz için sadece demiri indirdik demesi yeterlidir.
4. Yukarıda yazdığım 4. maddenin a, b, c, d ve e şıkları için tesadüf demediğiniz için teşekkür ederim.
Sayın Ulpian,
1. Kuranda geçen bütün enzelna kelimelerini aynı manaya sokmak doğru mudur? İngilizce den Türkçe ye bir çeviri yaptığınızda kelimelerin birebir manalarını mı alıyorsunuz, yoksa anlatılmak istenen konuya ve cümlenin gelişine göre mi bir kelimeyi seçersiniz. Keşke vaktim olsa İngilizce bir metindeki aynı kelimeleri Türkçeye birebir çevirip ortaya çıkan anlam bozukluklarını size gösterebilsem. Aslında keşke ikimiz de Arapça bilseydik orijinali üzerinden konuşsaydık.
sayın lida,
elbette aynı kelime farklı bağlam ve cümlelerde farklı anlamlarda kullanılabilir. Fakat burada neden bu ayetteki enzelna kelimesinin ''uzaydan indirdik'' anlamına geldiğini, fakat diğer ayetlerde başka bir anlamda kullanıldığına dair hiçbir gerekçe sunamıyorsunuz. Yorum ''istenen amaç''a yönelik yapılmaz. Mucize bulma hevesinden tamamen bağımsız olarak, örneğin cümlenin gramer yapısına işaret ederek veya kelimenin 7. yüzyıl Hicaz Arapçasında kullanımda olan bir ifade kalıbında geçtiğine dikkat çekerek bu farklı yorumunuzu gerekçelendirmeniz lazım. Bunu yapamıyorsunuz ve adeta ''böyle yorumlamamız lazım ki, mucize yerini bulsun'' diyorsunuz.
Oysa ''enzelna'' sözcüğü söz konusu ayetlerin hepsinde aynı şekilde geçmektedir. Gramer, cümle yapısı, kullanım şekli açısından bir fark yok. Ve bu yüzden aynı anlamda kullanılmış olmasıdır akla yatkın olanı.
Bu sadece benim şahsi yorumum da değil, -metinde kaynakları ile verdiğimiz üzere- Seyyid Kutub, Elmalılı Hamdi Yazır, Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağırıcı, Prof. Dr. İ. Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş gibi uzmanların ortak yorumudur.
2. Uzaydaki toz ve gaz bulutları, yıldızların doğdukları yerlerdir. Bu toz ve gaz bulutlarının, kütle çekimi kuvvetinin etkisinde bir araya toplanmalarını tetikleyen ise süpernova patlamalarıdır. Güneş sisteminin meydana geldiği toz ve gaz bulutunun içinde bütün elementler var mıydı yok muydu bilemiyoruz. Süpernova patlaması ile demir, bu toz ve gaz bulutuna taşınmış olabilir. Bu manada demir sistemimize sonradan eklenmiştir.
Bakın böyle gerçekten komik oluyor. ''Demiri indirdik'' sözünde mucize aramak, ancak ''Önce Dünya gezegeni oluştu. Sonra dış uzaydan bu gezegenin içine demir yerleştirildi'' gibi uçuk bir iddiada bulunursanız ''anlamlı'' (!) olabilir. Buna ihtimal mi veriyorsunuz gerçekten de?
3. Neden sadece demir? Kuran sadece bu devre indirilmiş bir kitap değildir. İndirildiği devirde en fazla kullanılan demir, bakır, altın, gümüş gibi madenlerden bahsetmesi gayet tabidir. Amerikanyumdan bahsetmesini beklemezsiniz herhalde. Bizim ilim ve teknoloji devrimiz için sadece demiri indirdik demesi yeterlidir.
Yine soruyorum: Neden sadece demir? Neden bakır, altın, gümüş gibi o dönemde yaygın kullanımda olan madenler de zikredilmemiş örneğin? Veya neden ''demir ve diğer birçok maden'' gibi bir ifade kullanılmamış da, sadece demirden bahsedilmiş.
Demir için geçerli olan bilimsel açıklamaların tamamı (güneş sistemimizin dışındaki süpernovalarla oluşmuş olması) bir sürü farklı element için de aynı şekilde geçerlidir.
Bakın, gerçekten de buradan mucize çıkmaz. İnanacaksanız yine inanın dine, ama bu iddia mesnetsiz ve tutarsızdır.
4. Yukarıda yazdığım 4. maddenin a, b, c, d ve e şıkları için tesadüf demediğiniz için teşekkür ederim.
Bunun bu başlık konusu ile ilgisiz olduğunu söylemiştim yukarda. Başlığın adı ''demirin indirilmesi''. Bu başlıkta sadece ''indirilme'' üzerine kurulan mucize iddiasını tartışıyoruz. Yoksa ''demir''le ilgili olan bütün mucize iddialarını değil.
Her mucize iddiasını -farketmişsinizdir- ayrı bir başlıkta ele alıyoruz. O konuyu işlemek için lütfen o konuyla ilgili başlığa yazarak (yoksa yenisini açarak) tartışmaya açınız iddialarınızı.
saygılarımla
ömer çelakıldan duymuştum ilk.adam ciddi ciddi inanıyor bu saçmalıklara.dünyanın çekirdeğinde demir var demişti 3-5 cümle sonra demir gökten indi dedi.dünyada oluşamazmış vb vb.
müslüman kardeşlerimiz böyle saçmalıkları uydurarak dinden çıkıyorlar ve kurana inanmadıkları ortaya çıkıyor bence.
Sayın Ulpian
Sizden Alıntı: Bakın böyle gerçekten komik oluyor. ''Demiri indirdik'' sözünde mucize aramak, ancak ''Önce Dünya gezegeni oluştu. Sonra dış uzaydan bu gezegenin içine demir yerleştirildi'' gibi uçuk bir iddiada bulunursanız ''anlamlı'' (!) olabilir. Buna ihtimal mi veriyorsunuz gerçekten de?
1. Size komik gelebilir. Ama bilim adamları bunu tartışıyor ve bilimsel makaleler yazıyorlar. Bakınız aşağıdaki siteler ne diyor?
http://www.psi.edu/projects/moon/moon.html
http://starchild.gsfc.nasa.gov/docs/StarChild/questions/question38.html
The Earth has a large iron core, but the moon does not. This is because Earth's iron had already drained into the core by the time the giant impact happened. Therefore, the debris blown out of both Earth and the impactor came from their iron-depleted, rocky mantles. The iron core of the impactor melted on impact and merged with the iron core of Earth, according to computer models.
Kısaca demir içerikli büyük bir cisim dünyaya çarpmış, çarpışmadan dolayı Ay oluşmuş ve demir eriyerek dünyanın merkezine yerleşmiş.
Şimdi Sayın Ulpian komik dediğiniz şeyi bilimsel sitelerde ve dergilerde bolca bulabilirsiniz. Where did the Moon come from? şeklinde google da bir aşartırma yap istersen.
2. Güneşimizin çekirdeğinde demir, nikel kobalt gibi ağır metaller sentezlenemez. Öyleyse bütün bu madenler nereden geldi. İşte bilim adamları da bunu bulma peşindeler. Kuran gökten indirdik diyor ve bugünkü teorilerle örtüşen bir şey söylüyor. Eğer Kuranın söylediğini çürütmeye kalkışıyorsanız yapacağınız bir tek şey var. O da: Kuranın söylediğinin tersini ispatlamaktır.
Öyleyse size düşen görev demirin gökten gelmediğini, başından beri Dünya da var olduğunu ispat etmektir.
Ama siz Kuranın başka ayetlerinde geçen kelimeler üzerinden çalışıyorsunuz.
Teklifim şudur: Siz demirin baştan beri Dünyada olduğunu ispatlamak için biraz araştırma yapın ben de diğer iddialarınıza cevap yazayım. Mesela Dünyanın düz olduğu meselesini ele alalım.
3. Biz mucize avcısı değiliz. Sadece gördüğümüz mucizeye gözümüzü kapatmak istemiyoruz. Demirin sure numarası, geçtiği ayet, kelimesinin sayısal değeri gibi rakamların demirin kütle numarasına, atom numarasına, izotoplarına denk gelmesi meselesi için başka bir konu başlığına ihtiyaç duymuyorum. Ama tesadüf deyip geçmeyecekseniz açalım.
4. Neden sadece demir? Kuranın indiği devirde bir dinin insanlara benimsetilmesi mevzu ortadadır. Kuran en mühim konuları o zaman işlemiştir. Her devri de nasipsiz bırakmamıştır. Demir en iyi bilinen maden olduğuna göre elbette önceliği ona verecektir. O zaman ki insanlara kobalttan, nikelden bahsetmenin bir manası var mı? Kuran az kelime ile çok şey ifade eden bir özelliğe sahiptir. Yani inanmanız için illa Kobalt mı demesi gerekir. İndirilen bütün madenlerin ismini sayıp uzun uzun izah mı etsin istiyorsunuz? Azıcık da beyin kullanın diyor. Kuran ısrarla akletmiyor musunuz diyor. Aklınız ermiyor mu diyor.
Başarılar diliyorum.
sayın lida,
lütfen biraz mantıklı düşünün. ''Demiri İndirdik'' ifadesinden söz konusu mucizenin çıkıp çıkmayacağı tartışması için, demirin bizim Güneşimizin çekirdeğinde oluşamayacağı, dolayısı ile güneş sistemimizin dışındaki daha büyük patlamalarla meydana gemiş olması gerektiği bilgisinin ne önemi var?
''Demiri İndirdik'' ifadesinden ''güneş sisteminin de dışından indirdik'' anlamını nasıl çıkartıyorsunuz?
Demir, örneğin bizim Güneşimizce oluşturulmuş olsaydı bile, siz yine bu ifadeden mucize çıkartacaktınız ve ''Dünyada değil, Dünya dışında oluşmuş işte, ayette de ''indirdik'' yazıyor. Dolayısıyla bu bir mucizedir'' diyecektiniz. Lütfen bari bu konuda biraz samimi olunuz. Sizin iddianız için, demirin güneş sisteminin içinden veya dışından gelmiş olmasının hiçbir önemi yok. Sadece iddia daha ''bilimsel'' dursun diye, iddianın özüyle alakası olmayan her türlü bilimsel bulguları sokuşturmaktasınız, o kadar...
saygılarımla
Sayın Ulpian,
1. Demir eğer dünyada yaratılsaydı, zaten kuran indirdik demezdi. Kainatın yaratıcı neyi nasıl yarattığını biliyor ona göre konuşuyor.
2. Kuran demiri indirdik diyor, indirilme keyfiyetini bilmiyoruz. Sadece bilimsel olarak şu an demirin dünyamıza başka bir şekilde geldiğini biliyoruz. Kuranın bilimle hiç bir çelişkisi olmadığı halde, bu kabullenmemenin sebebi ne? Eğer demir, hakikaten baştan beri dünya da var olduğu bilimsel olarak ispatlansaydı. O zaman konuşurdunuz, biz de haklısınız derdik ve size katılırdık.
3. Sayın Ulpian, demirin sure numarası, geçtiği ayet, kelimesinin sayısal değeri gibi rakamların demirin kütle numarasına, atom numarasına, izotoplarına denk gelmesi meselesi en azından içinizde bir kıpırdanma uyandırmalı. 1400 yıl önceki bir kitapta bu bilimsel tevafuk nasıl olur demelisiniz? Bu konuda hayranlığınızı ifade ederseniz, beni çok memnun edersiniz.
4. Bakınız biz kuranda mucize çıkartma peşinde değiliz. Kuran ayetlerinden zorlama ile de bir şey çıkartmak istemiyoruz. Hatta bunu yapanlara şiddetle karşıyız. Kuranın 1400 yıl önce söyledikleri bilimle uyuşunca hayranlığımız artıyor o kadar.
Selam ve saygılarımla
3. Sayın Ulpian, demirin sure numarası, geçtiği ayet, kelimesinin sayısal değeri gibi rakamların demirin kütle numarasına, atom numarasına, izotoplarına denk gelmesi meselesi en azından içinizde bir kıpırdanma uyandırmalı. 1400 yıl önceki bir kitapta bu bilimsel tevafuk nasıl olur demelisiniz? Bu konuda hayranlığınızı ifade ederseniz, beni çok memnun edersiniz.
İnanın hiç bir ''kıpırdama'' uyandırmıyor. Ama bu konudaki söylediklerimi üçüncü ve son kez tekrarlıyorum:
Bunun bu başlık konusu ile ilgisiz olduğunu söylemiştim yukarda. Başlığın adı ''demirin indirilmesi''. Bu başlıkta sadece ''indirilme'' üzerine kurulan mucize iddiasını tartışıyoruz. Yoksa ''demir''le ilgili olan bütün mucize iddialarını değil.
Her mucize iddiasını -farketmişsinizdir- ayrı bir başlıkta ele alıyoruz. O konuyu işlemek için lütfen o konuyla ilgili başlığa yazarak (yoksa yenisini açarak) tartışmaya açınız iddialarınızı.
2. Kuran demiri indirdik diyor, indirilme keyfiyetini bilmiyoruz. Sadece bilimsel olarak şu an demirin dünyamıza başka bir şekilde geldiğini biliyoruz.
sayın lida,
bakın demir de diğer bütün elementler gibi uzaydaki patlamalar sonucu oluşmuştur. Modern bulgular üstelik birçok elementin ayrıca bizim güneş sistemimizin dışındaki patlamalardan oluştuğundan, çünkü bizim Güneşimizin bu elementleri oluşturmaya yetmeyeceğinden yola çıkmakta. Fakat bu son bulgunun ''indirdik'' kelimesiyle bir alakası yok.
Çünkü ''indirdik'' ifadesi için (eğer bu ifade İslam alimlerinin yorumladığı gibi değil de mucizecilerin yorumladığı gibi ''Dünya'nın dışından indirdik'' anlamında kullanılıyorsa), bizim Güneşimizde oluşmuş veya bizim güneş sistemimizin dışında oluşmuş olmasının hiçbir önemi yok. Her iki durumda da bu anlamda ''indirdik'' denilebilirdi/derdiniz. Ama bu bütün elementler için geçerli olan bir durum, hepsi Dünya dışında, Dünya henüz yokken oluştu. Neresinden bakarsanız bakın, ''demiri indirdik'' ifadesiyle bu bulguları ilişkilendirmeniz zorlama ve kasma'dan başka birşey değil.
Bu arada iki konuda hala cevap vermediniz:
elbette aynı kelime farklı bağlam ve cümlelerde farklı anlamlarda kullanılabilir. Fakat burada neden bu ayetteki enzelna kelimesinin ''uzaydan indirdik'' anlamına geldiğini, fakat diğer ayetlerde başka bir anlamda kullanıldığına dair hiçbir gerekçe sunamıyorsunuz. Yorum ''istenen amaç''a yönelik yapılmaz. Mucize bulma hevesinden tamamen bağımsız olarak, örneğin cümlenin gramer yapısına işaret ederek veya kelimenin 7. yüzyıl Hicaz Arapçasında kullanımda olan bir ifade kalıbında geçtiğine dikkat çekerek bu farklı yorumunuzu gerekçelendirmeniz lazım. Bunu yapamıyorsunuz ve adeta ''böyle yorumlamamız lazım ki, mucize yerini bulsun'' diyorsunuz.
Oysa ''enzelna'' sözcüğü söz konusu ayetlerin hepsinde aynı şekilde geçmektedir. Gramer, cümle yapısı, kullanım şekli açısından bir fark yok. Ve bu yüzden aynı anlamda kullanılmış olmasıdır akla yatkın olanı.
Bu sadece benim şahsi yorumum da değil, -metinde kaynakları ile verdiğimiz üzere- Seyyid Kutub, Elmalılı Hamdi Yazır, Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağırıcı, Prof. Dr. İ. Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş gibi uzmanların ortak yorumudur.
ve
Lütfen somut ve net olarak cevap verin. Siz şu iddiada mı bulunuyorsunuz: ''Önce Dünya gezegeni oluştu. Sonra dış uzaydan bu gezegenin içine demir yerleştirildi''
saygılarımla
Sayın Ulpian,
1. Yeni başlık açma yetkim yokmuş. Siteniz açmama izin vermedi. Lütfen Kuran’da tefavuk diye bir başlık açar mısınız? Tefavuklarla ilgili ne diyeceksiniz merak ediyorum.
2. Sizden alıntı: Modern bulgular üstelik birçok elementin ayrıca bizim güneş
sistemimizin dışındaki patlamalardan oluştuğundan, çünkü bizim Güneşimizin bu elementleri oluşturmaya yetmeyeceğinden yola çıkmakta.
Bilimsel hata yapıyorsunuz: Elementler dış uzayda patlamalar şeklinde oluşmazlar. Aksine yüksek basınç altında büyük kütleli yıldızların merkezinde sentezlenirler.
3. Sizden alıntı: Lütfen somut ve net olarak cevap verin. Siz şu iddiada mı bulunuyorsunuz: ''Önce Dünya gezegeni oluştu. Sonra dış uzaydan bu gezegenin içine demir yerleştirildi''
Kesin ve net cevap veriyorum: Bilim adamları demirin dış uzaydan geldiğinden hem fikir. Nasıl geldiği hususunda ise teori üretmekle meşguller. Ben sadece bilim adamlarının ve Kuranın dediği gibi demirin dışarıdan geldiğini söylüyorum. Ama bu gelme işlemi; demir içerikli bir büyük kütlenin dünyaya çarpması ile mi, güneş sisteminin oluşması sürecinde sisteme eklenme şeklinde mi veya başka bir şekilde mi onu kesin bilmiyoruz.
Umarım bu soruyu tekrar sormazsınız.
4. Sizden alıntı: Çünkü ''indirdik'' ifadesi için (eğer bu ifade İslam alimlerinin yorumladığı gibi değil de mucizecilerin yorumladığı gibi ''Dünya'nın dışından indirdik'' anlamında kullanılıyorsa), bizim Güneşimizde oluşmuş veya bizim güneş sistemimizin dışında oluşmuş olmasının hiçbir önemi yok. Her iki durumda da bu anlamda ''indirdik'' denilebilirdi/derdiniz.
Niyet okuyorsunuz: ‘Böyle olsaydı böyle derdiniz, şöyle olsaydı farklı derdiniz’ diyorsunuz. Benim farklı durumlarda ne diyeceğimi kimse bilemez. Ben şu an ne diyorsam lütfen onun üzerinde konuşun veya yazın.
5. Gelelim cevap istediğiniz konuya:
a. Ben dil bilimci değilim, Arapça da bilmiyorum. Dolayısyla ayetlerin gramer yapısı üzerinde bir tahlil yapamayacağım. Bunu Arapça bilen bir arkadaşıma soracağım.
b. Ben her ayetteki kelimenin illa farklı manaya geldiğini söylemiyorum. Sadece sizin hepsini aynı manada almanızı yadırgadım ve aynı mana üzerinden demir mucizesini çürütmeye kalkışmanızı hayretle gördüm.
6. İşi yokuşa sürmenize gerek yok: Daha önce söyledim. Eğer ayetin dediğini çürütmek istiyorsanız, tersini ispatlayacaksınız. Tersini ispatlamak yerine farklı ayetlerdeki enzelna kelimesi üzerinden kafa karıştırıyorsunuz. Bizim konumuz Kurandaki bütün enzelna kelimelerinin hangi manalarda kullanıldığı değil. Konumuz, Dünya ya Kuranın dediği gibi demirin dışarıdan gelip gelmemesi. Gelmediğini ispat et ne dersen onu yapacağım. İspat edemiyorsan da sadece ‘La ilahe illallah’ de.
7. Merak ediyorum: Niyet okuyuculuğu yapmak istemediğimden soruyorum. Gökte yıldızlarla ‘La ilahe illallah’ yazılsaydı inam eder miydiniz?
Vesselam
ozgur_beyin
31-01-2010, 13:02
a. Ben dil bilimci değilim, Arapça da bilmiyorum. Dolayısyla ayetlerin gramer yapısı üzerinde bir tahlil yapamayacağım. Bunu Arapça bilen bir arkadaşıma soracağım.
b. Ben her ayetteki kelimenin illa farklı manaya geldiğini söylemiyorum. Sadece sizin hepsini aynı manada almanızı yadırgadım ve aynı mana üzerinden demir mucizesini çürütmeye kalkışmanızı hayretle gördüm. LİDA
sevgili lidakuranda hüküm ayetlerinde anlamıyla(meal) oynanmaz oynana anlamlar ise mealden yapılır. bunlarda tamamen zorlama tevillerdir. bütününe bakarsanız bunlar kurani bile değildir
her ayrı dilde meali yapılan dile göre mucize uydurulabilir . uzun lafın kısası bu mucizeler
şirktir çünkü bu mucizelere cifr gereklidir. hurufilik gereklidir. ebced gereklidir, kahve falı gereklidir en önemlisi kabalacılık gereklidir.
eğer bu yöntem kurani diyorsanız o zaman bende diyorumki bu mucizeler olabilir ve bu yönteme görede her metinden mucize bulunabilir.
bakın size bir mucize örneği vereyim konu daha iyi anlaşılır.
bu site şeriatçı bir site bu yüzden yazmak yerine müslümanlardan anlatmak daha uygundur diye düşündüm
http://www.islam-tr.net/tevhid/11604-ebced-ve-cifir-yahudi-kabalasinin-sirkidir.html
sayın lida,
Yeni başlık açma yetkim yokmuş. Siteniz açmama izin vermedi.
10 mesaj sayısını geçer geçmez yeni başlık da açabilirsiniz (eğer aynı konu için daha önce açılmış bir başlık yoksa).
Kesin ve net cevap veriyorum: Bilim adamları demirin dış uzaydan geldiğinden hem fikir. Nasıl geldiği hususunda ise teori üretmekle meşguller. Ben sadece bilim adamlarının ve Kuranın dediği gibi demirin dışarıdan geldiğini söylüyorum. Ama bu gelme işlemi; demir içerikli bir büyük kütlenin dünyaya çarpması ile mi, güneş sisteminin oluşması sürecinde sisteme eklenme şeklinde mi veya başka bir şekilde mi onu kesin bilmiyoruz.
Umarım bu soruyu tekrar sormazsınız.
Bakın bu sefer anlaşabileceğimizi umuyorum. :)
Birincisi: Dışardan gelmeyen herhangi bir element mi var? Bütün elementler Dünya gezegeni dışında oluşmadı mı?
İkincisi: Bundan da bağımsız olarak, ''demiri indirdik'' cümlesinden mucize çıkartabilmeniz ancak, önce Dünya gezegeni oluşmuş, daha sonra dışardan bu gezegenin içine demir yerleştirilmiş olsaydı, anlamlı olabilirdi. Fakat bilim böyle birşey demiyor!!!
Bilim sadece - bunu siz de teyid ettiniz - bütün elementlerin Dünya dışında ve Dünya zaten yokken oluştuğunu söylüyor. Siz de buradan hareketle ''ee zaten Kuranda 'demiri indirdik' yazıyor'' diyorsunuz. :)
a. Ben dil bilimci değilim, Arapça da bilmiyorum. Dolayısyla ayetlerin gramer yapısı üzerinde bir tahlil yapamayacağım. Bunu Arapça bilen bir arkadaşıma soracağım.
b. Ben her ayetteki kelimenin illa farklı manaya geldiğini söylemiyorum. Sadece sizin hepsini aynı manada almanızı yadırgadım ve aynı mana üzerinden demir mucizesini çürütmeye kalkışmanızı hayretle gördüm.
Bakın birincisi: Bu mucize iddiası zaten başlıbaşına çürük. Enzelna kelimesini sizin istediğiniz şekilde (''uzaydan indirdik'' şeklinde) yorumlasak bile iddia çürük. Yani bu ''dil tartışması'' reddiyemizin tek dayanağı değil zaten.
İkincisi ise: ''Enzelna'' kelimesinin geçtiği diğer ayetlerle aynı yorumlanması gerektiği benim şahsi görüşüm değil. Madem Arapça dil bilimcisi değiliz, o halde bu konuda uzman görüşlerine başvuracağız. Size kaynak olarak Seyyid Kutub, Elmalılı Hamdi Yazır, Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağırıcı, Prof. Dr. İ. Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş gibi uzmanları sundum.
Hepsi de ''enzelna'' kelimesinin geçtiği ayetlerin aynı şekilde yorumlanması görüşünde.
saygılarımla
ozgur_beyin
01-02-2010, 18:43
sevgili ulpian daha önce açıklamıştım sanırım tekrar edeyim.
enzelne arapçadaki nezele kökünden gelmedir enzelna'nın sonundaki na biz demektir enzelnada bu vechile biz indirdik demektir ve başka anlam yüklenirse yalancılık olur
sevgili ulpian daha önce açıklamıştım sanırım tekrar edeyim.
enzelne arapçadaki nezele kökünden gelmedir enzelna'nın sonundaki na biz demektir enzelnada bu vechile biz indirdik demektir ve başka anlam yüklenirse yalancılık olur
sevgili ozgur_beyin,
''enzelna''nın Lugat manası olarak ''indirdik'' anlamına geldiğini zaten biz hem kendi metnimizde de yazmışız hem de alıntıladığımız tefsirlerde de bu geçmekte. Yani kelimenin sözlük anlamı olarak ''indirdik'' manasına geldiğini zaten inkar eden yok.
Mesele şu: Müfessirler, bu kelimenin bu şekilde kullanıldığında Arapçada sözlük anlamıyla değil, mecazi anlamda (''yarattık, lütfettik, insanların hizmetine verdik'' anlamında) kullanıldığını söylüyor. Bu görüş için en önemli argüman da aynı kelimenin aynı şekilde ''bıldırcık'', ''davarlar'' gibi şeyler için de kullanılmış olması ve dolayısı ile bu ayetlerin hepsinin aynı şekilde yorumlanması gerektiği.
Yani diğer ayetlerde aynı şekilde kullanılmış olan bu kelimeyi mecazi yorumlamak, fakat bu ayette -hiçbir gerekçe sunmadan ve sadece mucize çıkartabilmek için- lugat manasıyla ele almak sakattır.
Ama reddiyede söylendiği ve yeterince açıklandığı gibi, bu kelimeyi biz yine de mucizecilerin istediği şekilde (''uzaydan indirdik'' olarak) alsak dahi, buradan yine hiçbir mucize çıkmaz.
Çünkü bunun için, önce Dünya gezegeninin oluşmuş, sonradan da bu gezegenin içine demir yerleştirilmiş olması gerekirdi. Oysa bilim buna benzer birşey demiyor. Bilimin dediği tek şey, bütün elementlerin Dünya'nın dışında ve Dünya gezegeni henüz yokken oluşmuş olması. Bu bulguyla ''Biz demiri uzaydan indirik'' gibi bir cümleyi ilişkilendirmek ise gayri-ciddi ve gayri-samimi, komik bir iddiadan ibarettir.
saygılarımla
UlulElbab
02-02-2010, 07:16
İnzal,Tenzil,Tenzilat aynı kökten türemiştir.
Kelimenin zıddı "Suud"dür.Yükselmek anlamında kullanılır.
Download ve Upload olarak da çevirebiliriz.
Ek bir bilgi olarak Suudi Arablar da kendi çaplarında "yükselen arablar"dır...
Nezele ve enzele aynı mânâda olup, ikisi de bir şeyi yukarıdan aşağı indirdi anlamındadır.
Bu da Kur’an ve yağmur gibi nimetin, ya kendisini veya “Demiri indirdik” ve “Elbise indirdik...” ayetlerinde olduğu gibi, sebeplerini ve onu elde etme bilgi ve kabiliyetini size verdik, anlamındadır...
Kur’an ve Meleklenin tavsif edildiği ayetlerde geçen, inzâl ile tenzîl kelimeleri arasında anlam farkı vardır.
Tenzîl, indirilmesi işaret edilen yere bir şeyin, ayrı ayrı ve farklı zamanlarda indirilmesine mahsustur; inzâl ise, geneldir...
Örneğin “Nezzelnahu tenzîlâ”; “İnnâ nahnu nezzelnâ’z-zikra...” “Ve lev lâ nüzzile haza’l-kur’anu...” gibi ayetlerde, Kur’an’ın zamanla, bölüm bölüm indirildiği ifade edilmiştir... “Biz onu kadir gecesinde indirdik...”
Kaynak:Rağıb el-İsfehanî’nin el-Müfredât fî Garibi’l-Kur’an adlı eseri
http://www.akademikmakaleler.net/makaleler/ragib-el-isfahani-ve-el-mufredat-fi-garibi-l-kur-an-i
1. Ulpian’dan alıntı: Birincisi: Dışardan gelmeyen herhangi bir element mi var? Bütün elementler Dünya gezegeni dışında oluşmadı mı?
Cevap: Hayır oluşmadı. Dünya, diğer gezegenler ve güneşin oluşmasında vazife alan toz ve gaz bulutunun içeriğini bilmiyoruz. Bu bir toz ve gaz bulutuysa, yani bir madde ise karışımda değişik elementler vardı.
Bildiğimiz bir şey var: Bu toz ve gaz bulutu güneş ve diğer gezegenleri doğurduktan sonra içinde demir sentezleyecek yüksek sıcaklık yoktu. Öyleyse nereden geldi bu demir. İşte bilim bunu çözmekle meşgul, Kuran da bilime yol gösteriyor. İndirdik diyor, akılınızı kullanın, araştırın bulun diyor. Benim dediğime geldiğinizde de benim hak bir kelam olduğunu görün diyor.
Takıldığınız nokta: Niçin bütün elementlerden bahsetmedi diyorsunuz:
Kuran hem bir ilim, hem bir fıkıh, hem bir zikir, hem bir dua, hem bir fikir, hem bir edep kitabıdır. Her mesele kendi kameti kıymetine göre onda yer bulur. Elementler namına termonükleer sentez olayının son aşaması olan demirden bahsetmesi ilim adına çok güzel olmuş.
114 küsür elementten bahsetseydi, o zamanın kafir ve zalimleri kahkahalarla gülmeyecekler miydi acaba? Haşa bu adam neden bahsediyor demeyecekler miydi? O zamanlar en iyi bilinen altın, gümüş, demir, bakır gibi elementlerden bahsetmiş, bunların içinden de demirin ehemmiyetine binaen ve devrimiz de nasiplensin diye indirdik demesi pek hoş olmuş. Bir kelimesi ile günümüzün ilmi bir gerçeğine işaret etmesi pek harika olmuş.
Merakımı gidermediniz: Gökte yıldızlarla ‘La ilahe illallah’ yazılsaydı inam eder miydiniz?
2. Ulpian’dan alıntı: İkincisi: Bundan da bağımsız olarak, ''demiri indirdik'' cümlesinden mucize çıkartabilmeniz ancak, önce Dünya gezegeni oluşmuş, daha sonra dışarıdan bu gezegenin içine demir yerleştirilmiş olsaydı, anlamlı olabilirdi. Fakat bilim böyle bir şey demiyor!!!
Maalesef bilim öyle bir şey diyor!!!
http://www.newscientist.com/article/mg18324605.200-the-planet-that-stalked-the-earth.html
okuyun görün. Bunun gibi size onlarca makale bulup gösterebilirim.
3. Ulpian’dan alıntı: Bakın bu sefer anlaşabileceğimizi umuyorum.
Ben de öyle ümit ediyorum: Mesele artık şu noktaya dayandı. Eğer demir dünya ya dışarıdan geldiyse bütün iddialılarınızdan vazgeçeceksiniz. Yukarıda newscientist dergisinden verdiğim makaleyi dikkatlice okuyun ve başka reddiyelerinize geçelim artık.
Selamlar
sidarta_kalyani
03-02-2010, 00:13
ulpian!!!!
demir bu gün kuran da insanlar için menfaatlar olduğunu belirtmiş
bilim ise bunu kanıtlamış bulunmaktadır. ayrıca kudret helvası uzaydan değil ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ'nin kıymetli katından israiloğullarına özel ikram verilmiştir.
bu sahebe ve tabinin görüşlerinde mevcuttur.
ulpian bence çok yararasız alakasız bir konu açmışsınız.
SEN BURDA ANLATILAN KONUYU ANKADIĞINA EMİN MİSİN?
1_DEMİRİN İNSANLARIN MENFAATİNE OLDUĞUNU İNKAR EDEN YOK
2_DEMİRİN İNSANLARIN İŞİNE YARADIĞINI İSPATLAMAK MI GEREKİR BUNU GÖREN HERKES ANLAYABİLİR?!
3_ULPİAN'IN BURDA DEMEK İSTEDİĞİ ENZELNA KELİMESİ GÖKTEN FİZİKSEL OLARAK İNDİRMEKSE..OZAMN KUDRET HELVASIDA GÖKTEN FİZİKSEL OLARAK İNDİ..
YANİ MUCİZECİLERİN AYETLERİ İŞİNE GELECEK ŞEKİLDE KULLANIYOR DEMEK İSTİYOR! MESELA GÖK 7 KATMAN DERKEN SEMA KELİMESİ KULLANILIYOR..BURDA ATMOSFERİ KASDEDİYOR DİYOR MUCİZECİLER...BİZ EVRENİ GENİŞLETİCİYİZ DERKENDE SEMA KELİMESİ KULLANIYOR AMA BURDA BÜTÜN EVRENİ KASDEDİYOR(!)...YANİ BİRAZ OBJEKTİF OLALIM MADEM ENZELNA İNSANLARIN HİZMEİNE VERME ANLAMI VAR OZAMAN DEMİR İÇİNDE O GEÇERLİDİR..MADEM FİZİKSEL OLARAK UZAYDAN İNDİRME ANLAMI VAR OZAMANDA KUDRET HELVASIDA GÖKTEN SÜPER NOVALARLA GELDİ(!!!!!):roll::pound:
Diyorlar ki Demir uzayda yıldızlardaki bir takım hareketlerle ve tepkimelerle oluşur.Demiri indirdik diyen Kuran,bunu haber veriyor.Muhammed bunu 1400 yıl önce nereden biliyordu?
Yeryüzünde Kuran ı en az anlayanlar müslümanlardır.Kuranın genel mantıgından habersiz olan biri ancak demirle ilgili olan ayeti böyle acemice yorumlayabilir.
Çünkü,Kuran SADECE DEMİR İÇİN İNDİRDİK KELİMESİNİ KULLANMAZ.İnsanın kullandıgı her şey için İNDİRDİK kelimesini kullanır.
''Allah sizin için 4 AYAKLI HAYVANLAR İNDİRDİ=ZUMER SURESİ:6.AYET-KURAN''
http://www.kuranmeali.org/kuran_meali.aspx?suresi=zumer&ayet=6
İndirdi kelimesinden eğer YILDIZLARDA YAPILDI lafını anlıyorsanız,o zaman gökten indiği söylenen bütün bu hayvanlar da uzayda süper nova patlamalarıyla oluşmuş olmalı.Bu hayvanlar da yıldızlar da mı yapılıp dünyaya indirildi?
''Allah ın size GÖKTEN İNDİRDİĞİ YİYECEKLERin bir kısmını kendinize haram kılmayın=YUNUS SURESİ:59.AYET-KURAN''
http://www.kuranmeali.org/kuran_meali.aspx?suresi=yunus&ayet=59
Umarım yiyeceklerde yıldız patlamalarıyla uzayda üretilmemiştirler?
Yiyecekler ve Hayvanlar nasıl insanın hizmetine verildiyse,demir de aynı şekilde insanlıgın hizmetine verildiği için hepsine birden SİZİN İÇİN GÖKTEN İNDİRDİK deniliyor.
Yani ayetlerdeki SİZE DEMİRİ,HAYVANLARI VE YİYECEKLERİ İNDİRDİK gibi sözler,kullanımınıza sunduk,bahşettik anlamında kullanılıyor.Yoksa nasıl üretildikleriyle ya da süpernova patlamalarıyla ilgili ayetler değil bunlar.
Ayrıca Müslümanların kendi tefsirlerinde bile bu ayetlerde İNDİRİLDİ DERKEN ALLAH KATINDAN BAHŞEDİLDİ,ALLAH TARAFINDAN SİZE SUNULDU anlamının kastedildiği gayet açıkça yazıyor.Nasıl yapıldıgı değil,insanlıga hediye edilmesinin önemi vurgulanıyor.
(http://allah.gen.tr/wp-admin)
Gökyüzünün Tabakaları (http://allah.gen.tr/gokyuzunun-tabakalari.html)
Birbirleriyle uyumlu bir şekilde (tabakalar halinde) yedi göğü yaratmış olan odur. Merhametli olanın yaratmasında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevirip gezdir. Herhangi bir çarpıklık(çatlaklık) görüyor musun? 67 Mülk Suresi 3
“Gök” diye çevirdiğimiz Arapça’daki “sema” kelimesinin aynen Türkçe’deki “gök” kelimesi gibi tüm Dünya’nın üstünü tarif ettiğini daha önce söyledik. Nasıl Türkçe’de “gökteki bulutlar” tamlamasında göğü Dünya’nın yakın üstü olarak, “gökteki yıldızlar” tamlamasında ise göğü, Evren’in tümü olarak kullanıyorsak, aynı şey Arapça’daki “sema” kelimesi için de geçerlidir. Bu yüzden Kuran’ın göğün yedi kat olduğu açıklamasıyla, Evren’de yedi ayrı tabakanın, yedi ayrı boyutun veya yedi ayrı çekim alanının olduğu düşünülebilir. Fakat Dünya’nın Atmosfer’ini incelediğimiz zaman çıplak gözle sıradan bir yapıda olduğu zannedilebilecek olan Atmosfer’in, apayrı tabakalardan oluştuğunu farkediyoruz. Ayette “birbiriyle uyumlu bir şekilde” diye tercüme ettiğimiz tabaka kelimesi hem bu anlama, hem de “tabakalar halinde” anlamına gelmektedir. Nitekim bu kelime Türkçe’ye de geçmiştir ve “mutabık” kullanımıyla ilk anlamı, “tabaka” kullanımıyla ikinci anlamı ifade etmektedir. Ayetin ifadesiyle Atmosfer’imizin uyumlu, farklı tabakalardan oluştuğu gerçeği tamamen mütabıktır (uyumludur). Peygamberimiz dönemindeki bilim seviyesiyle ile bu gerçeğin bilinmesi imkansızdır. Atmosfer’in bu şekilde tarifinin rastgele bir şekilde söylenen bir ifadeyle uyum göstermesi de akla aykırıdır. Görüldüğü gibi Kuran’daki bu ayetin en azından bir işareti Atmosfer’deki tabakalardır. Ayrıca tüm Uzay’da da farklı tabakalar, farklı boyutlar olduğu da düşünülebilir.
Allah’ın ayrı ayrı tabakalar yaratması ve bu tabakaların birbiriyle uyumu, atomun mikro seviyesinden makro seviyesindeki Evren’imize kadar gözlemlenebilen bir olgudur. Atomu incelediğimizde de çekirdeğin etrafında elektronların oluşturduğu tabakalara, yörüngelere rastlarız. Atomun içindeki bu yörüngelerin maksimum yedi tane olabilmesi, yediden fazla yörüngeli atomun bulunmaması da ilginçtir.
Yedi sayısının diğer bir özelliğine de dikkat etmemiz gerekir. Arapça’da yedi sayısı aynı zamanda çokluğu ifade etmektedir. “yedi tabakalı gök” tabiriyle “yedi adet gök” anlaşılabileceği gibi “birçok gök” de anlaşılabilir. Arapça’daki bu özelliği tarih boyunca birçok araştırmacı belirtmiştir. Ayrıca Kuran’da Lokman Suresi 21. ayette “yedi deniz” tabiri geçmesi, Tevbe Suresi 80. ayette Peygamber’e hitaben “Onlar için yetmiş kez af dilesen de Allah onları affetmeyecektir.” denmesi; yedi, yetmiş sayılarının Türkçe’deki yüz sayısı gibi çokluk ifade etmek için de kullanıldığı kanısını güçlendirmektedir. 7 rakamının benzer şekilde kullanımına eski Yunan’da ve Roma’da da rastlayabiliriz.
ATMOSFER’İN TABAKALARI VE HİZMETLERİ
Atmosfer’i incelediğimizde birbirinden ayrı tabakalar halinde katmanlarının olduğunu görüyoruz. Atmosfer’in bu katmanları Dünya’mızda hayatı olanaklı kılmaktadır. Bu tabakalardan herhangi birinin yokluğu Dünya’daki hayatı sekteye uğratacak ve canlılığın yok olmasına sebep olacaktır. Evren’in her yerinde kusursuz sanatını gösteren Allah, Atmosfer’de yarattığı tabakalarda da sanatını göstermekte ve buna ayetlerle dikkat çekmektedir. Her tabaka kendisine verilen görevi yerine getirmekte ve Atmosfer’in katmanları arasında paylaştırılan iş bölümüne uyumlu bir şekilde katılmaktadır. Atmosfer’deki cansız atomların bilinçli bir varlık gibi insana hizmet etmeleri, Allah’ın bizlere olan merhametinin bir sonucudur. Alıntıladığımız ayette Allah’ın merhametinin vurgulanması bu dediğimizi desteklemektedir.
Atmosfer’in Dünya’mıza en yakın katmanı Troposfer’dir(1). Bu tabakanın kalınlığı kutuplarda 6 km’ye kadar inmekte, ekvatorda 12 km’ye kadar çıkmaktadır. Hava olayları Troposfer’in 34 km’lik kısmında oluşur. Atmosfer’in gazlarının %75′i bu katmandadır. Troposfer’in üzerinde 50 km. kadar yüksekliğe uzanan Stratosfer (2) vardır. üçüncü olarak Ozonosfer (3), Ozon Tabakası olarak da anılır ve canlılar için öldürücü etki yapan mor ötesi ışınları tutar. Bunun üzerinde Mezosfer(4) vardır. Mezosfer’in üstünde Termosfer(5), Termosfer’in üzerinde yeryüzünden 500 km kadar yükseklikteki İyonosfer(6) vardır. Bu tabaka radyo dalgalarını yansıttığı için yeryüzündeki haberleşmeyi mümkün kılmaktadır. Atmosfer’in en üst katı ise Ekzosfer’dir(7) ve 10000 kilometreye kadar uzanır. Bu katmanda gaz oranı iyice azalmış ve iyonlara ayrılmış durumdadır. Görüldüğü gibi Atmosfer’i 7 tabakaya ayırıp incelememiz mümkündür. Fakat bazı araştırmacılar eğer bu tabakalardan bir kaçını birleştirip incelerlerse 7 sayısının değişmesi mümkündür. Fakat o zaman da ayetteki 7 sayısının çoğul ifadesi düşünülüp, ayetin mucizevi işaretinde bir değişiklik olmaz. 7 sayısının böylece iki türlü değerlendirilmesi, hem “7 katman” izahıyla mutabık olmaktadır, hem de itiraz olarak gelebilecek diğer sınıflandırmalara cevap vermektedir. Tek bir ayetin tek bir kelimesinde bile sayılamayacak kadar incelik olduğu Kuran’ı iyice araştırdıkça ortaya çıkmaktadır.
Her durumda Atmosfer’in ayrı ve uyumlu tabakalardan oluştuğunu söylemek son yüzyıllarda mümkün oldu. Kuran’ın indiği dönemlerdeki bilimsel seviye ile Atmosfer’in katmanlarının incelenmesi ve katmanların var olduğunun söylenmesi mümkün değildir. Fussilet suresi 12. ayette söylenen “… Her göğe kendi iş ve oluşunu vahyetti” ifadesi de katmanların incelenmesiyle anlaşılmakta ve her tabakanın ayrı bir görevle donatıldığı anlaşılmaktadır. Her tabakanın üzerine düşen görevi yerine getirmesi sayesinde Dünya’mızda yaşayabiliyoruz.
Diğer bir ilginç nokta da Kuran’da 7 gök tabirinin tam 7 kez geçmesidir. Bu geçişler 2 Bakara Suresi 29, 17 İsra Suresi 44, 23 Muminun Suresi 86, 41 Fussilet Suresi 12, 65 Talak Suresi 12, 67 Mülk Suresi 3, 71 Nuh Suresi 15. ayetlerde gerçekleşmektedir.
Yorumlar (18) (http://allah.gen.tr/gokyuzunun-tabakalari.html#comments)
18 Yorum » (http://www.turandursun.com/forumlar/#postcomment)
wolkann (http://harikaaaaaa=) Tarafından Yapılan Yorum ya ben okudumm wede coookk beğendimm bu siteye böleeee yazılar gndermenizi istioyorumm=)
Nisan 11th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-16)
hasan emre Tarafından Yapılan Yorum neden dünyanın taba kasını da yazmasın böylece çoçukların derslerine yardımcı olursunuz
Nisan 17th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-29)
Emre Dorman (http://www.emredorman.com) Tarafından Yapılan Yorum Merhaba
İlgili yazıda Dünyamızın atmosferinin tabakaları sırasıyla ifade edilmiştir.
Atmosfer’in Dünya’mıza en yakın katmanı Troposfer’dir(1). Troposfer’in üzerinde 50 km. kadar yüksekliğe uzanan Stratosfer (2) vardır. Üçüncü olarak Ozonosfer (3), Bunun üzerinde Mezosfer(4) vardır. Mezosfer’in üstünde Termosfer(5), Termosfer’in üzerinde yeryüzünden 500 km kadar yükseklikteki İyonosfer(6) vardır. Atmosfer’in en üst katı ise Ekzosfer’dir(7).
Nisan 17th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-31)
bloom Tarafından Yapılan Yorum merhaba
bence çok güzel olmuş fakat tabakalarını da yazsalar çok daha iyi olacak
Mayıs 5th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-82)
funda Tarafından Yapılan Yorum bence çok güzel bir site ama benim istrdiğim bu değil ama yinede ben ben beğendim
Mayıs 10th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-96)
inşirah Tarafından Yapılan Yorum buraya çok güzel ve anlamlı cümleler yazmışsınız ama ben azıcık daha fazla bilgi istiyorum …
Ağustos 21st, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-255)
rabia Tarafından Yapılan Yorum slm öncelikle bu siteye çok tş ederim bu ödevi internette aradım ama bir türlü bulamadım çok güzel yardımınız dokunda çok ama çok tşk ederim üstelik çok güzel ve ayrıntılarıyla anlatmaışsın sağolun
Eylül 24th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-386)
mert Tarafından Yapılan Yorum merhaba ben siteyi çok beğendim fakat birde 7 tabakanın isimleri olursa dahada güzel olur
Eylül 27th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-420)
furkan Tarafından Yapılan Yorum yani çok güzel bir site de yeryüzünün tabakaları ve gazın dağılımını bulamadım
Eylül 27th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-422)
=)=)=) Tarafından Yapılan Yorum çok güzel bir site.bütün herşey detaylı olarak verilmiş;fakat tabakaların hepsinin görevi yazılmamış.buyönden biraz zorlandım.netse işime yarayanı aldımya
Ekim 1st, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-462)
cem Tarafından Yapılan Yorum çok güzel bir site çok beğendim ödevimi de buldum bu arada ve bu site için teşekkür ederim
Ekim 13th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-539)
Burak Tarafından Yapılan Yorum tam istediğim deil ama yine de güzel olmus aramaya devam edeceğim…
Ekim 14th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-541)
cemil Tarafından Yapılan Yorum Kıssa ve net olsaydı daha iyi olurdu. Özetleseydiniz daha beyenilirdi.
Ekim 27th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-609)
sena Tarafından Yapılan Yorum güzel gökyüzünü tanıtıyor
Şubat 13th, 2008 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-1205)
ayşe Tarafından Yapılan Yorum bizne aradık ne çıktı?
Mart 19th, 2008 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-1298)
fadime Tarafından Yapılan Yorum çooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooo ooooooooooooooooooooookgüzel
Ekim 14th, 2008 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-10228)
habip_baba_02@hotmail.com Tarafından Yapılan Yorum süper_ötesi
Şubat 27th, 2009 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-15058)
derin Tarafından Yapılan Yorum harbi güzel yazı allah razı olsun
Ekim 12th, 2009 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-18045)
murat Tarafından Yapılan Yorum 41:12- Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah’ın takdiridir. (görüldüğü gibi Kuran 7 gökten bahsettikten sonra en yakın göğü kandilerle donattık diyor!!!)
en yakın göğün yıldazlarla süslendiği yazıyor.demekki yedi kat dediğiniz atmosfer değil.
insanları kandırmayın burda.yıldızlar bizim galaksimizdeki de olabilir dahada başkası olabilir.yani atmosfer ve gördüğümüz yıldızlar ilkkatı oluşturuyor ayete göre.
insanlara nasıl yalanlar söyleyerek kandırıyorlar buyrun.
Bu konuyla ilgili birde şöyle bir mucize iddiası var.
''Bununla birlikte Hadid Suresi, demir elementinin kimyasal sembolüne de işaret etmektedir. Çünkü bu surenin tam ortasındaki 15. ayetin Arapça okunuşu, "Fe" harfi ile başlamaktadır. Demir elementi de kimyada "Fe" olarak gösterilmektedir.
Aynı zamanda Kuran'ın 57. suresi olan "El-Hadid" kelimesinin Arapçadaki sayısal değeri (ebcedi) hesaplandığında karşımıza çıkan rakam, sure numarası ile aynıdır: "57" Sadece "hadid" kelimesinin sayısal değeri hesaplandığında ise elde ettiğimiz sayı 26'dır. 26 sayısı, periyodik cetvelde de görüldüğü gibi, demirin atom numarasıdır. Atom numarası, demir dahil tüm elementler için en önemli kavramdır. Herşeyin bilgisine sahip Rabbimiz'in vahyi olan Kuran'da, Hadid Suresi ile hem demirin oluşumuna hem de atom numarasına işaret edilmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.) ''
bununlar ilgili ne düşüyorsunuz?
Bilge Engin
18-08-2010, 16:27
Ben bu konu ile ilgili fikrimi yazmak isterim üye001
Kuranda en basit atom olan hidrojeni ve doğadaki bulunan hali olan H2 atomunu arattım. Baştan saydım 1 yok, 2 yok, belki izotopları varır dedim 3,4 yok, sondan saydım yok, sure sure baktım yok. gerçi kedimi zorlayınca arapçanın içerisinde H harfi var demekki hidrojenden bahsediyor. Hatta H harfi çeşit çeşit var, demekki izotoplardan bahsediyor, hatta H harfi çeşit çeşit ve çok fazla var ve kelimelerin içerisinde diğer harflerin yanında; demekki bileşik oluşturmuş dedim. Direk hidrojen atomu demiyor hatta özelliğinden de bahsetmiyor ama çok fazla H var kesin hidrojendir. Bu da tesadüf değil. Yoksa allah boşuna H harfini kullanmaz. Helyum için de aynı baştan sondan tutmuyor ama He geçiyor, Ama bi sıkıntı var tek başına He yok, sonuna ve başına harfler getirmişler, demekki Helyum aslında bağ yapabiliyormuş ama bilim adamları salak bir türlü başaramıyorlar. Birgün vaktim çok olursa periyotlar cetvelini elden geçireceğim. mutlaka harfleri sırası arapça harf değeri felan bi şekilde denk gelir. Olmadı elementi bulanın diline kuranı çevirir bir daha harf harf sayarım. bi şekilde mutlaka denk gelir. Bu denk gelmede kesinlikle tesadüf değil. Atom numarasıyla elektron sayısını da bir ara birbirine karıştırır öyle sayarım. olmadı bir yerden kes kopyala yaparım ama kesin tesadüfen değil de hesaplanmış bi şeydiri ispatlarım. Yazan bir çok arkadaş (Kopyala yapıştır yapmayan) güzel şeyler yazmış, bir de işin bilimsel tarafına bakalım.
İnsan haricinde kan dolaşımı ile hücrelerini besleyen tüm canlların kanlarındaki alyuvarlar demir atomu içerir. Dolayısıyla insan için değil insandan çok önce, insanlığa hizmet etmek için değil evrimsel süreç ile beraber tüm canlıların yaşam devamlılığı sağlamak için demir atomu dünyada mevcuttur. Yapılan araştırmalarda soğumuş volkanik yapılarda da demir ve demirden daha ağır elementler bulunmuş bu durum demirin dünyanın ilk oluşumu sırasında gökten düşmeden (düşmesi için çekimin olduğu bir çekim alanı ve bir yüzey bulunmalıdır) var olduğunu göstermiştir.
Sayısal hesaplamalara gelince Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabını alıp 1400 sene üzerinde milyonlarca insan yorum yapsa emin olun tüm elementler, tüm yeni buluşlar vb. aklınıza gelebilecek tüm saçmalıklar kitabın içerisinden çıkar. Tabi bu milyonların bu işten çok ciddi bir rant elde etmesi lazım. Kendi mezheplerinı kurması, karı ve cariyelerden oluşan haremlerinin olması, parmağını şıklattığında canını verecek müritlerinin olması vb. gerekli.
Bir diğer konuda şu; adamın biri yok şu şekilde sayınca bu şayıya ulaşılıyor, o tutmassa buna ulaşılıyor deyip saçma sapan bir hesap yapan bir insana bakıp bulduğu sayıya afallamak sadece islam dininde var. Tevratta aynısını yaptığınızı düşünsenize, bi kuruş kazanabilir misiniz? Sebebi de şu; dünya üzerinde cehaletin ve aptallığın en yaygın olduğu din İslam dini. Ne yazdığını bilmeden anlamadan hayatı boyunca bir kitaba inanmaya adıyorlar mümin canlılar. Sonra okuduğunu anlamamak ve anlamlı şeyleri okumamak adamlarda bir hayat görüşü haline geliyor. Sonra da bu türlü tartışmalarda bir kelime bile düşünemeden bir yerden kopyalayıp yapıştırıyorlar. Kopyalayıp yapıştırdıkları yanlış bile olsa. (Elektron sayısı=atom numarası yazısını kopyalayıp yapıştırması gibi) Sonra da gökten kemik yağdıracak dualar ediyoruz, akıl fikir vere diye.
Düşüüp yazan arkadaşlara saygılarımla...
Tamam Fe harfi falan çok önemli değil diyelim ama atom numarası bu kadar önemsiz bi iddia gibi durmuyor sonuçta proton sayısına denk yani(:Bu konuda ebced hakkında falan bilginiz varmı ne diyorsunuz bu konuda(:
Sn. Bilge Engin,
Söyledikleriize canı gönülden katılıyorum. Cemaat-i müslim eğer ister ise insanın DNA zincirini bile çıkarır Kuran'dan.
Saygılar.
Bilge Engin
25-08-2010, 11:19
Bilgim var
Eb ced hesabı: Deli uydurması
Eb ced hesabı: Harflere sayı verip sonra ayete göre değişen kurallar doğrultusunda toplayan sistem
Eb ced hesabı: Bir ayette uygulanan toplamanın diğer ayette uygulanmadığı sayıya ulaşmak için her yolun denendiği sistem.
Eb ced hesabı: İstenilen sayılara ulaştığında kişiyi zengin eden saçma toplama sistemi
Eb ced hesabı: Dünyanın en aptal toplumu olan arapların uydurduğu hesap sistemi.
Eb ced hesabı: üstlü sayılar, türev ve integrali bilmeyen canlıların kabul ettiği bakkal hesabı toplama sistemi.
Eb ced hesabı: herhangi bir kitaba uygulndığında kitabı kutsal yapan toplama sistemi
Eb ced hesabı: Dostoyevski'nin Budala kitabının tanrı tarafından yazıldığını ispatlayan toplama sistemi.
Daha bir dünya yazabilirim. Eskiden insanlar dünyayı öküzün boynuzlarında sanırdı. O insanlara kızmıyorum. muhammedin yazdığına da kutsal diyebilirler, Bunada kızmam. Herkes buna inanacak inanmayanlara baskı uygulanacak, zorla din dersi verilecek, oruç tutmayan dışlanacak vb. buna kızarım.
Her beyin kapasitesi düzeyinde açıklamalar üretebilir. Basit beyinler ol dedi oldu der. Üzgünüm basit bir beyne sahip değilim. bu yüzden ne ben sizi ne de siz beni suçlayabilirsiniz.
Saygılarımla
zallas003
09-09-2010, 00:36
Bu çok çürük bir şey zaten demir TARİHİ ÇAĞLARDAN ÖNCE BİLE sert olması nedeniyle av silahlarında kullanılmaktaydı.
AvniSinanoglu
13-09-2010, 00:33
Affedersiniz ama Hadid 25 de Tanri Elci gönderdigini yazmis, bildiginiz gibi Tanri elcileri (farzca peygamberler) gökten zembille inmedi insan olarak dogdu büyüdü ve secildi. Simdi demir konusunu bu sekilde algilamak zormu? Ve enzelna yani indirdik diyerek demiri gökten zembillemi indirdi anliyorsunuz? Komik!
Bilge Engin
13-09-2010, 09:36
Sayı AvniSinanoğlu
Bu bizim iddiamız değil; din mucize atıcılarının iddialarını çürütmek için açılmış bir başlıktır.
/dev/null
17-09-2010, 15:38
Yerkürde bulunan demir elementinin indirilişinin "gökten indirme" şeklinde anlaşılması doğru değildir. "nezele" (indirmek) fiili, Kuran'da genel olarak, olayların normal gelişimi dışında, bir takdir ve müdahale neticesinde vuku bulan bir eylemi ifade eder. Kuran'a göre bu fill ile ifade edilen ve kendi açısından normal akışı içinde cereyan eden bir tabiat olayı olarak değerlendirilmemesi gereken şu hususlar vardır:
Kitap'ın indirilişi
Davarların indirilişi
Kudret helvasının indirilişi
Demirin indirilişi
Hadid suresini bırakın, Kuran'dan bile doğru dürüst haberi olmayan meraklılar tarafından da gizemli görülen bir husustur, demir elementinin nasıl olup da güneş sisteminde bulunduğu. Sonuçta nasıl olduysa demir elementi yerküremizde yoğun olarak bulunmakta, endüstri devriminin akabinde bulunduğumuz çağa yön veren element konumunda bulunmaktadır.
tamercosgun
24-09-2010, 23:57
Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com (http://www.mucizeyalanlari.com/) Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.
=> Demirin İndirilmesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/)
Sitemizdeki metin, bu başlıktaki öneri, açılım ve eleştirilere binaen veya çalışma grubunun kendi araştırmalarıyla değişebilir.
Forumumuzda daha önce bu konu >şu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1680)< ve >şu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6459)< başlıklarda tartışılmıştır.
Demirin İndirilmesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/)
1. Mucize iddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#1)
2. Hadid/25′teki “enzelna” kelimesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#2)
3. İddianın tutarsızlığı (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#3)
4. ”Göğün armağanı” olarak ‘demir’ (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#4)
5. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#5)
1. Mucize İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Mucize yaratıcılarımızın meşhur iddialarından biri de ”demirin indirilmesi” meselesidir. Önce bu mucize yalanını orijinal haliyle okuyalım:
Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
”Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik… (Hadid Suresi, 25)(…)
Modern astronomik bulgular Dünya’daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur. Bu bilimsel gerçek Kuran’da mucizevi bir şekilde bildirilmektedir.
Hadid Suresi’nin 25. ayetinde demir için kullanılan “enzelna” yani “indirme” kelimesi mecazi olarak insanların hizmetine verilme anlamında düşünülebilir. Fakat kelimenin yağmur ve güneş ışınları için kullanılan “gökten fiziksel olarak indirme” şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında ayetin yukarıda ifade ettiğimiz bu önemli bilimsel gerçeğe işaret ettiği görülmektedir. Sadece Dünya’daki değil tüm Güneş Sistemi’ndeki demir dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü Güneş’in sıcaklığı demir elementinin oluşması için yeterli değildir. Güneş’in 6000 santigrat derecelik yüzey ve 20 milyon santigrat derecelik bir çekirdek sıcaklığı vardır. Demir ancak Güneş’ten çok daha büyük yıldızlarda ve birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur.
(…)
Bu bilginin Kuran’ın indirilmiş olduğu 7. yüzyılda bilimsel olarak tespit edilemeyeceği ise açıktır. Ancak bu gerçek, herşeyi sonsuz bilgisiyle kuşatan Allah’ın sözü olan Kuran’da yer almaktadır.”
2. Hadid/25′deki “enzelna” kelimesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Hadid/25′te geçen ”enzelna” kelimesinin ”indirdik” anlamına gelebildiği de bilinmektedir. Ancak sözün doğru anlamını (yani söyleyenin ne kastettiğini) anlamak için hiçbir zaman kelimelerin tek tek sözlük anlamına bakılmaz; cümle içerisindeki bağlamı, somut kullanılış şekli ve diğer cümlelerde nasıl kullanılmış olduğu gibi noktalar dikkate alınır.
Mucize iddaicıları buradaki ”enzelna” kelimesini sözlük anlamında olduğu gibi ”indirdik” -hem de ”dış uzaydan indirdik”- olarak yorumlamaktalar. Peki, gerçekten öyle midir? Şayet kelime ”gökyüzünden ya da uzaydan indirme” anlamına geliyorsa Kuran’ın başka bir bölümünde nasıl yer almaktadır. Kısaca bir göz atalım ve ”enzelna” sözcüğü yerine meali gereği ”indirdik” koyarak okuyalım:
enzelnâ-lhadîde. (Hadid 25 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=57&ayet=25))
Demiri indirdik.
vezallelnâ ‘aleyhimu-lġamâme veenzelnâ ‘aleyhimu-lmenne ve-sselvâ. (Araf 160 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=7&ayet=160))
Onlara kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik.
enzele lekum mine-l-en’âmi śemâniyete ezvâ (Zümer/6 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=39&ayet=6))
Sizin için davarlardan sekiz çift indirdik.
Şayet bu kelime ”Dünya dışında oluştu”, ”uzaydan indirdik” anlamı taşıyorsa o zaman bıldırcın, kudret helvası, davar ve hattâ bazı ayetlerdeki elbise gibi şeylerin de uzaydan geliyor olması gerekir. Sadece ”enzelna” kullanılan yerlerin karşılaştırılması bile mucize iddiacılarının nasıl bir çarpıtma ve akıl fukaralığı içinde olduklarını göstermeye yeter.
Şimdi de bu ayetin Müslüman kesimler tarafından genel kabul gören birkaç tefsirine bakalım:
Diyanet Vakfı’nın yayımladığı tefsir:
“İndirme” anlamına gelen kelime Zümer 39/6 âyetinde olduğu gibi “yarattı, lütfetti; insana onu kullanabilme yeteneğini ilham etti” anlamındadır.
Kur’an Yolu – Türkçe Meâl ve Tefsir, Heyet: Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağırıcı, Prof. Dr. İ. Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Ankara/2007, Hadid/25
Elmalılı Tefsiri:
”Bir de demiri indirdik; yani bolca yaratıp varlığını bildirdik, kullanılmasını öğrettik.”
Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Hadid/25
Seyyid Kutub Tefsiri:
”Bu ayette “demiri indirdik” deyiminin bir başka benzeri “size sekiz hayvan çifti indirdik” ayetinde görülüyor. (Zümer suresi, 6) Her iki ifade de yüce Allah’ın nesneleri ve olayları yaratmaya yönelik iradesine ve planına işaret eder. Gerçekten demir, yüce Allah’ın planı ve tasarısı uyarınca yeryüzüne inmiştir. Ayrıca bu deyim, ayetin havasına da uyuyor. Çünkü ayetin genel havası “kitap” ve “ölçü” indirmeyi yansıtır. Başka bir deyimle yüce Allah’ın yarattığı herşey “kitap” gibi, “ölçü” gibi plâna bağlı olarak yaratılmıştır.”
Seyyid Kutub, Fizilal’il Kur’an, Hadid/25
3. İddianın Tutarsızlığı (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Fakat biz yine de mucize iddiacılarının yorumunun doğru olduğunu yani ayetteki cümleden gerçekten de ”demiri gökten/uzaydan indirdik” anlamının kastedildiğini varsayalım. Durum böyle olsa bile bu ayetle söz konusu bilimsel bulguları ilişkilendirmek mümkün değil.
Bunun için mucizecilerin bu çarpıtmaya temel gösterdikleri bilimsel gerçeklere bir göz atmak da gerekiyor. Evrendeki tüm maddelerin kimyasal yapısında –yaklaşık olarak- % 70-73 hidrojen, % 25 helyum ve % 2 de diğer ağır elementler bulunur. Ağır elementlerin hepsi yıldızların içinde evrimle oluşmuş ve uzaya atılmıştır. Keza bunların füzyonu için gerekli ısı ancak bu yıldız patlamalarından elde edilebilir. Dünyamız bu oluşumu sağlayacak sıcaklığa erişemez.
O hâlde sadece demir değil pek çok diğer element de Dünyamızın oluşumundaki toz ve gaz bulutunun içinde yer almaktaydı; Dünyamız demiri de içinde bulunduracak şekilde katılaştı ve kabuklaştı. Demek ki Dünyamızın oluşumu sırasında zaten içinde demir vardı ve bugün de element yapısının % 5 i demirdir.
Dünya’nın oluşumu sırasında erimiş hâlde olan ağır metaller Dünya’nın merkezinde (biz ona çekirdek diyoruz) toplanmışlar ve yoğun bir şekilde çekirdeği oluşturmuşlardır. Bu çekirdeğin üzerinde “magma” diye tarif ettiğimiz ve viskozitesi yüksek yoğun bir sıvı bulunmaktadır. Bu mantonun üzerinde de yerkabuğu vardır. Bütün madenler yerkabuğundan elde edilmektedir. Yerkabuğundaki bu madenlerin oluşmasında en temel sebep magmadır. Çeşitli sebeplerle yeryüzünde bulduğu boşluklardan fışkıran magma atmosferik, kimyasal ve fiziksel etkilerle soğuyarak yerkabuğunu ve belirli yoğunluklarda bulunan madenleri oluşturmuştur.
O halde ”demirin Dünya’ya indirilmiş olması” söz konusu olamaz. Demir, gezegenimizin oluşum sürecinde zaten vardı. Yani doğumundan itibaren Dünya’da demir hep vardı; sonradan uzaydan indirilmedi. Ayrıca Dünya’nın oluşumu sırasındaki toz ve gaz bulutunun içinde bulunan demir dışındaki birçok element de güneş sistemimiz dışındaki patlamalar sonucu oluşmaktaydı.
4. ”Göğün Armağanı” olarak Demir (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Yukarda da belirtildiği gibi Hadid/25′teki ilgili kelimenin ”gökten/uzaydan indirdik” olarak okunması başlıbaşına sorunlu bir yorumdur; çünkü bu durumda Kuran’ın diğer ayetlerine göre davarların, bıldırcının, kudret helvasının da uzaydan indirilmiş olması gerekirdi.
Ama biz yine de mucize iddiacılarının bu yorumunun doğru olduğunu varsayalım. Yani diyelim ki: “Bu ayet gerçekten de demirin uzaydan/gökten indirildiğini kastetmiş olsun!”
Peki bunun nasıl bir açıklaması olabilir?
Demirin saf halde göktaşları üzerinde dünyaya ulaşması aynı zamanda onun kullanımının da başlangıcıdır. Demir ilk olarak göktaşlarından elde edilmiştir. Dünya’da demir cevherinin çıkarılması M.Ö. 10 – 9. yüzyıllara rastlar ve Anadolu’da gerçekleşmiştir. Ancak bu metal Mısırlılarca işlenmiş ve Onlar gökten gelen bu metale ”Göğün Armağanı” ismini takmıştır. Sümerlerin de ”Göğün Madeni” demesine şaşırmamak gerekir. Bulunan ilk demir eşya örnekleri bu göksel armağandan yapılmıştır. Demek ki demirin Dünya’da işlenmesinden çok daha önce insanlar demiri “tanrıların bir armağanı” olarak nitelendirmekteydiler. Çünkü saf olarak ancak ve ancak göktaşlarında bulunan demiri elde etmişler ama henüz yer kabuğundaki cevherin üretimine geçmemişlerdi.
Kuran’ın ortaya çıktığı coğrafyada inançlar Sümer, Babil ve Mısır etkisini taşıyordu. Uygarlık açısından çok önemli bir element olan demir, mucizevi ve tanrı/tanrılar tarafından gönderilen bir şey olarak tanınıyordu. Gökten gelmişti ve tanrıların armağanıydı.
Hâl böyleyken Kuran yazıcılarının ”demiri gökten indirdik” demelerine şaşmamak gerekir. Çünkü onlar yüzyıllarca dillerde dolaşan bu söylenceden haberdardılar; bunlarla büyümüşlerdi. Demirin göktaşları ile dünyaya indiğini gözlemleyen atalarının anlatımlarını biliyorlardı. Demirin, önemi sebebiyle de “ancak bir tanrı armağanı olabileceği” düşüncesi de toplumun dinsel yapısına uyumluydu.
O çağlarda insanların bu şekilde düşünmesi ve düşüncelerine uygun kutsal metinler yaratmaları tuhaf karşılanmamalıdır; hattâ bu gayet doğal ve anlaşılabilirdir.
5. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Sonuç olarak Kuran’da ”Demiri gökten/uzaydan indirdik” yazıyor olması hiçbir bilimsel bulguyla bağdaştırılamaz. Çünkü, zaten bu bilgilerin dayandığı temel olan bilime göre demir Dünya’ya indirilmemiştir; Dünya’nın ve Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlerin oluşumundan önce Güneş Sistemi dışındaki büyük patlamalar sonucu oluşmuştur. Patlamalarla ortaya çıkan toz ve gaz bulutları da gezegenimizi oluşturmuştur. Dolayısıyla patlamalarla ortaya çıkan demir için henüz ”indirdik” denebilecek bir Dünya ortada yoktur. Üstelik tüm bunlar sadece demir için değil diğer birçok element için de geçerlidir.
Hadid/25′teki ilgili sözcüğün anlamının ”gökten/uzaydan indirdik” olarak kabul edilmesi bir sorundur. Çünkü bu durumda Kuran’daki diğer ayetlere göre davarların, bıldırcının ve kudret helvasının da uzaydan indirilmiş olması gerekir. Ayrıca mucize iddiacılarının “demirin göklerden indirildiği” yorumunu o dönemin efsaneleri ve inançları bağlamında açıklamak da mümkündür.
Tarihten örnek verdiğiniz konularla ilgili dipnot verebilirmisiniz; demir konusunddaki araştırmalarınıza kaynak olan eserleride dipnot olarak verebilirmisiniz çünkü büyük bir iddaa da bulunmuşunuz ve bunu birde benden okuyun bakalım sonra karşılaştırma yaparız.
tamercosgun
25-09-2010, 00:11
Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com (http://www.mucizeyalanlari.com/) Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.
=> Demirin İndirilmesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/)
Sitemizdeki metin, bu başlıktaki öneri, açılım ve eleştirilere binaen veya çalışma grubunun kendi araştırmalarıyla değişebilir.
Forumumuzda daha önce bu konu >şu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1680)< ve >şu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6459)< başlıklarda tartışılmıştır.
Demirin İndirilmesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/)
1. Mucize iddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#1)
2. Hadid/25′teki “enzelna” kelimesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#2)
3. İddianın tutarsızlığı (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#3)
4. ”Göğün armağanı” olarak ‘demir’ (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#4)
5. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#5)
1. Mucize İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Mucize yaratıcılarımızın meşhur iddialarından biri de ”demirin indirilmesi” meselesidir. Önce bu mucize yalanını orijinal haliyle okuyalım:
Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
”Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik… (Hadid Suresi, 25)(…)
Modern astronomik bulgular Dünya’daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur. Bu bilimsel gerçek Kuran’da mucizevi bir şekilde bildirilmektedir.
Hadid Suresi’nin 25. ayetinde demir için kullanılan “enzelna” yani “indirme” kelimesi mecazi olarak insanların hizmetine verilme anlamında düşünülebilir. Fakat kelimenin yağmur ve güneş ışınları için kullanılan “gökten fiziksel olarak indirme” şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında ayetin yukarıda ifade ettiğimiz bu önemli bilimsel gerçeğe işaret ettiği görülmektedir. Sadece Dünya’daki değil tüm Güneş Sistemi’ndeki demir dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü Güneş’in sıcaklığı demir elementinin oluşması için yeterli değildir. Güneş’in 6000 santigrat derecelik yüzey ve 20 milyon santigrat derecelik bir çekirdek sıcaklığı vardır. Demir ancak Güneş’ten çok daha büyük yıldızlarda ve birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur.
(…)
Bu bilginin Kuran’ın indirilmiş olduğu 7. yüzyılda bilimsel olarak tespit edilemeyeceği ise açıktır. Ancak bu gerçek, herşeyi sonsuz bilgisiyle kuşatan Allah’ın sözü olan Kuran’da yer almaktadır.”
2. Hadid/25′deki “enzelna” kelimesi (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Hadid/25′te geçen ”enzelna” kelimesinin ”indirdik” anlamına gelebildiği de bilinmektedir. Ancak sözün doğru anlamını (yani söyleyenin ne kastettiğini) anlamak için hiçbir zaman kelimelerin tek tek sözlük anlamına bakılmaz; cümle içerisindeki bağlamı, somut kullanılış şekli ve diğer cümlelerde nasıl kullanılmış olduğu gibi noktalar dikkate alınır.
Mucize iddaicıları buradaki ”enzelna” kelimesini sözlük anlamında olduğu gibi ”indirdik” -hem de ”dış uzaydan indirdik”- olarak yorumlamaktalar. Peki, gerçekten öyle midir? Şayet kelime ”gökyüzünden ya da uzaydan indirme” anlamına geliyorsa Kuran’ın başka bir bölümünde nasıl yer almaktadır. Kısaca bir göz atalım ve ”enzelna” sözcüğü yerine meali gereği ”indirdik” koyarak okuyalım:
enzelnâ-lhadîde. (Hadid 25 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=57&ayet=25))
Demiri indirdik.
vezallelnâ ‘aleyhimu-lġamâme veenzelnâ ‘aleyhimu-lmenne ve-sselvâ. (Araf 160 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=7&ayet=160))
Onlara kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik.
enzele lekum mine-l-en’âmi śemâniyete ezvâ (Zümer/6 (http://kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=39&ayet=6))
Sizin için davarlardan sekiz çift indirdik.
Şayet bu kelime ”Dünya dışında oluştu”, ”uzaydan indirdik” anlamı taşıyorsa o zaman bıldırcın, kudret helvası, davar ve hattâ bazı ayetlerdeki elbise gibi şeylerin de uzaydan geliyor olması gerekir. Sadece ”enzelna” kullanılan yerlerin karşılaştırılması bile mucize iddiacılarının nasıl bir çarpıtma ve akıl fukaralığı içinde olduklarını göstermeye yeter.
Şimdi de bu ayetin Müslüman kesimler tarafından genel kabul gören birkaç tefsirine bakalım:
Diyanet Vakfı’nın yayımladığı tefsir:
“İndirme” anlamına gelen kelime Zümer 39/6 âyetinde olduğu gibi “yarattı, lütfetti; insana onu kullanabilme yeteneğini ilham etti” anlamındadır.
Kur’an Yolu – Türkçe Meâl ve Tefsir, Heyet: Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağırıcı, Prof. Dr. İ. Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Ankara/2007, Hadid/25
Elmalılı Tefsiri:
”Bir de demiri indirdik; yani bolca yaratıp varlığını bildirdik, kullanılmasını öğrettik.”
Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Hadid/25
Seyyid Kutub Tefsiri:
”Bu ayette “demiri indirdik” deyiminin bir başka benzeri “size sekiz hayvan çifti indirdik” ayetinde görülüyor. (Zümer suresi, 6) Her iki ifade de yüce Allah’ın nesneleri ve olayları yaratmaya yönelik iradesine ve planına işaret eder. Gerçekten demir, yüce Allah’ın planı ve tasarısı uyarınca yeryüzüne inmiştir. Ayrıca bu deyim, ayetin havasına da uyuyor. Çünkü ayetin genel havası “kitap” ve “ölçü” indirmeyi yansıtır. Başka bir deyimle yüce Allah’ın yarattığı herşey “kitap” gibi, “ölçü” gibi plâna bağlı olarak yaratılmıştır.”
Seyyid Kutub, Fizilal’il Kur’an, Hadid/25
3. İddianın Tutarsızlığı (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Fakat biz yine de mucize iddiacılarının yorumunun doğru olduğunu yani ayetteki cümleden gerçekten de ”demiri gökten/uzaydan indirdik” anlamının kastedildiğini varsayalım. Durum böyle olsa bile bu ayetle söz konusu bilimsel bulguları ilişkilendirmek mümkün değil.
Bunun için mucizecilerin bu çarpıtmaya temel gösterdikleri bilimsel gerçeklere bir göz atmak da gerekiyor. Evrendeki tüm maddelerin kimyasal yapısında –yaklaşık olarak- % 70-73 hidrojen, % 25 helyum ve % 2 de diğer ağır elementler bulunur. Ağır elementlerin hepsi yıldızların içinde evrimle oluşmuş ve uzaya atılmıştır. Keza bunların füzyonu için gerekli ısı ancak bu yıldız patlamalarından elde edilebilir. Dünyamız bu oluşumu sağlayacak sıcaklığa erişemez.
O hâlde sadece demir değil pek çok diğer element de Dünyamızın oluşumundaki toz ve gaz bulutunun içinde yer almaktaydı; Dünyamız demiri de içinde bulunduracak şekilde katılaştı ve kabuklaştı. Demek ki Dünyamızın oluşumu sırasında zaten içinde demir vardı ve bugün de element yapısının % 5 i demirdir.
Dünya’nın oluşumu sırasında erimiş hâlde olan ağır metaller Dünya’nın merkezinde (biz ona çekirdek diyoruz) toplanmışlar ve yoğun bir şekilde çekirdeği oluşturmuşlardır. Bu çekirdeğin üzerinde “magma” diye tarif ettiğimiz ve viskozitesi yüksek yoğun bir sıvı bulunmaktadır. Bu mantonun üzerinde de yerkabuğu vardır. Bütün madenler yerkabuğundan elde edilmektedir. Yerkabuğundaki bu madenlerin oluşmasında en temel sebep magmadır. Çeşitli sebeplerle yeryüzünde bulduğu boşluklardan fışkıran magma atmosferik, kimyasal ve fiziksel etkilerle soğuyarak yerkabuğunu ve belirli yoğunluklarda bulunan madenleri oluşturmuştur.
O halde ”demirin Dünya’ya indirilmiş olması” söz konusu olamaz. Demir, gezegenimizin oluşum sürecinde zaten vardı. Yani doğumundan itibaren Dünya’da demir hep vardı; sonradan uzaydan indirilmedi. Ayrıca Dünya’nın oluşumu sırasındaki toz ve gaz bulutunun içinde bulunan demir dışındaki birçok element de güneş sistemimiz dışındaki patlamalar sonucu oluşmaktaydı.
4. ”Göğün Armağanı” olarak Demir (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Yukarda da belirtildiği gibi Hadid/25′teki ilgili kelimenin ”gökten/uzaydan indirdik” olarak okunması başlıbaşına sorunlu bir yorumdur; çünkü bu durumda Kuran’ın diğer ayetlerine göre davarların, bıldırcının, kudret helvasının da uzaydan indirilmiş olması gerekirdi.
Ama biz yine de mucize iddiacılarının bu yorumunun doğru olduğunu varsayalım. Yani diyelim ki: “Bu ayet gerçekten de demirin uzaydan/gökten indirildiğini kastetmiş olsun!”
Peki bunun nasıl bir açıklaması olabilir?
Demirin saf halde göktaşları üzerinde dünyaya ulaşması aynı zamanda onun kullanımının da başlangıcıdır. Demir ilk olarak göktaşlarından elde edilmiştir. Dünya’da demir cevherinin çıkarılması M.Ö. 10 – 9. yüzyıllara rastlar ve Anadolu’da gerçekleşmiştir. Ancak bu metal Mısırlılarca işlenmiş ve Onlar gökten gelen bu metale ”Göğün Armağanı” ismini takmıştır. Sümerlerin de ”Göğün Madeni” demesine şaşırmamak gerekir. Bulunan ilk demir eşya örnekleri bu göksel armağandan yapılmıştır. Demek ki demirin Dünya’da işlenmesinden çok daha önce insanlar demiri “tanrıların bir armağanı” olarak nitelendirmekteydiler. Çünkü saf olarak ancak ve ancak göktaşlarında bulunan demiri elde etmişler ama henüz yer kabuğundaki cevherin üretimine geçmemişlerdi.
Kuran’ın ortaya çıktığı coğrafyada inançlar Sümer, Babil ve Mısır etkisini taşıyordu. Uygarlık açısından çok önemli bir element olan demir, mucizevi ve tanrı/tanrılar tarafından gönderilen bir şey olarak tanınıyordu. Gökten gelmişti ve tanrıların armağanıydı.
Hâl böyleyken Kuran yazıcılarının ”demiri gökten indirdik” demelerine şaşmamak gerekir. Çünkü onlar yüzyıllarca dillerde dolaşan bu söylenceden haberdardılar; bunlarla büyümüşlerdi. Demirin göktaşları ile dünyaya indiğini gözlemleyen atalarının anlatımlarını biliyorlardı. Demirin, önemi sebebiyle de “ancak bir tanrı armağanı olabileceği” düşüncesi de toplumun dinsel yapısına uyumluydu.
O çağlarda insanların bu şekilde düşünmesi ve düşüncelerine uygun kutsal metinler yaratmaları tuhaf karşılanmamalıdır; hattâ bu gayet doğal ve anlaşılabilirdir.
5. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/#)
Sonuç olarak Kuran’da ”Demiri gökten/uzaydan indirdik” yazıyor olması hiçbir bilimsel bulguyla bağdaştırılamaz. Çünkü, zaten bu bilgilerin dayandığı temel olan bilime göre demir Dünya’ya indirilmemiştir; Dünya’nın ve Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlerin oluşumundan önce Güneş Sistemi dışındaki büyük patlamalar sonucu oluşmuştur. Patlamalarla ortaya çıkan toz ve gaz bulutları da gezegenimizi oluşturmuştur. Dolayısıyla patlamalarla ortaya çıkan demir için henüz ”indirdik” denebilecek bir Dünya ortada yoktur. Üstelik tüm bunlar sadece demir için değil diğer birçok element için de geçerlidir.
Hadid/25′teki ilgili sözcüğün anlamının ”gökten/uzaydan indirdik” olarak kabul edilmesi bir sorundur. Çünkü bu durumda Kuran’daki diğer ayetlere göre davarların, bıldırcının ve kudret helvasının da uzaydan indirilmiş olması gerekir. Ayrıca mucize iddiacılarının “demirin göklerden indirildiği” yorumunu o dönemin efsaneleri ve inançları bağlamında açıklamak da mümkündür.
Ayette “İnsanlar için yerden demiri çıkarttık” denilmeyip “Demiri indirdik” denilmesi, demirin tümüyle nimet olmasına işaret eder. Benzeri bir durumu koyun-keçi sığır ve deveyle ilgili olarak bunlardan birer çiftin indirildiğini bildiren ayette de görürüz. (Zümer,6 )
Yağmurun indirilmesi “inzal” ile ifade edildiği gibi, tüm bu hayvanların hem de demirin insanların istifadesine sunulması “inzal” ile ifade edilmiştir. Nasıl ki yağmur-ışık-sıcaklık semavî birer nimettirler, gökten gönderilirler. Öyle de bu mübarek hayvanlar ve sert demir aynı şekilde en büyük nimetlerden olup insanoğlunun hayatında çok mühim yerler işgal ederler.
Konumuzla alakalı mühim bir yön de şudur : “İnzal” ifadesi her zaman “indirmek” manası taşımaz. Bazı zaman da “ikram-ı lütuf” gibi manalar ifade eder. Mesala, uzaktan gelen misafire daha gelir gelmez yapılan ikrama “nüzul” denilir. Al-i İmran 198 , Kehf 102 ve 107, Secde 19, Saffat 62, Fussilet 32 Vakıa 56 ve 93’de kelime ikram etmek ziyafet vermek anlamında kullanılmıştır.
Dolaysıyla “inzal” kelimesi “ikram” anlamına da gelebilmektedir. (Doç. Dr. Şadi Eren)
Bazı müfessirler buradaki "indirdik" kelimesinin Arap diline göre "yarattık" mânâsına da gelebileceğini ifade etmişlerdir. Son devir müfessirlerinden Tantavi, 26 ciltlik ansiklopedik tefsirinde ayetteki bu "enzelna = indirdik" kelimesinin dünyanın ilk zamanlarına işaret olduğunu ve demirin buhar halindeyken yağmur gibi gökten inişinin ancak yeryüzünün ilk zamanlarında sözkonusu olabileceğini beyan ederek, bu ayetin ilmi icazından bahsetmiştir. Yer küremizin milyarlarca sene önce bir ateş parçası olduğunu ve zamanla soğuyarak kabuk bağladığını ve yer merkezinin hâlâ binlerce derecelik ateş kütlesi halinde bulunduğu artık kesin olarak bilinmektedir.
Dünyanın yaratılışı hakkındaki nazariyelerden biri ve kuvvetlisi olanı; arzın, başlangıçta küçük zerrelerin sıkışması ile meydana gelmiş olan soğuk bir kütleden ibaret olduğudur. Daha sonra bu kütle içerisindeki radyoaktif maddelerin tesirinde kalan bu zerreler, bütünüyle veya kısmen ergimiş ve daha sonra meydana gelen soğumalar neticesi yer kabuğu yaratılmıştır.
Halond, yaratılış süresini üç devreye ayırırken, birinci devre dünyanın ilk anlarına tekabül eder. Bu devrede ergimiş haldeki serbest demir mantonun üst seviyelerinde bol miktarda bulunmaktadır.
İkinci devrede demir, montonun üst seviyelerinden derinlere göç etmiştir. Bu da demirin yukarıdan aşağılara indirildiğini (inzal edildiğini) ifade etmektedir.
Kelimenin, yağmur ve güneş ışınları için kullanılan "gökten fiziksel olarak indirme" şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, ayetin çok önemli bir bilimsel mucize içerdiği görülmektedir. Çünkü modern astronomik bulgular, Dünya'daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur. Sadece Dünya'daki değil, tüm Güneş Sistemi'ndeki demir, dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü Güneş'in sıcaklığı demir elementinin meydana gelmesi için yeterli değildir. Güneş'in 6000 0C'lık bir yüzey ısısı ve 20 milyon 0C'lik bir çekirdek ısısı vardır. Demir ancak Güneş'ten çok daha büyük yıldızlarda, birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur.
tamercosgun
25-09-2010, 07:10
Arkadaşlar ayrıca şunu belirtmeden geçemeyecem; demirin(pekçok madenle birlikte) bugün nova veya süpernova patlamalarından sonra dünya üzerine geldikleri Avrupa bilim camiası tarafından kabul edilen bir husustur. Bu konuda araştırma yapacak arkadaşlar Türk internet sitelerine güvenmesin çünkü biizim ülkemizde malum Avrupadan alınan bilim, çıkarlar doğrultusunda kulanıldığı için yanılltıcı blgiler olabiliyor olabiliyor. Bu konuda azda olsa ufkunuzu genişleteceğini düşündüğüm tarafsız bır link atacam. Adamlar bilim ne dyorsa onu söylüyorlar inanc felan pek umurlarında değil: http://www.newworldencyclopedia.org/entry/Iron
bu konuyla ilgili dıscovery'nin bir belgeseli vardı ama burda nasıl paylaşacaağımı bilemediğim için yayınlayamayacağım. isteyene meil olarak gönderebilirm
Çok zorlama yorumlar. Herşeyin gökten indirildiğini sanan bir çağın insanlarının muhtemelen demirin de gökten indiğini zannetmesi garip değil. Ama bu insanların ne süper novadan ne de uzayın derinliklerindeki olaylardan haberi olmadığı ortada. Gökten inmeyi bariz bulutların arasından düşen demir parçaları olarak tahayyül ettiğini düşünüyorum.
Bilge Engin
25-09-2010, 22:21
Arkadaşlar ayrıca şunu belirtmeden geçemeyecem; demirin(pekçok madenle birlikte) bugün nova veya süpernova patlamalarından sonra dünya üzerine geldikleri Avrupa bilim camiası tarafından kabul edilen bir husustur. Bu konuda araştırma yapacak arkadaşlar Türk internet sitelerine güvenmesin çünkü biizim ülkemizde malum Avrupadan alınan bilim, çıkarlar doğrultusunda kulanıldığı için yanılltıcı blgiler olabiliyor olabiliyor. Bu konuda azda olsa ufkunuzu genişleteceğini düşündüğüm tarafsız bır link atacam. Adamlar bilim ne dyorsa onu söylüyorlar inanc felan pek umurlarında değil: http://www.newworldencyclopedia.org/entry/Iron
bu konuyla ilgili dıscovery'nin bir belgeseli vardı ama burda nasıl paylaşacaağımı bilemediğim için yayınlayamayacağım. isteyene meil olarak gönderebilirm
Göktaşları içerisinde demir elementini olması bir bilinmez değil ki. Bunu bilmeyen yok. Ama demirin yaratıcınız tarafından dünyaya sonradan indirilmiş olması saçma ve mesnetsiz bir iddia. Bu iddiada bulunan da biz değil, muhaffazakar Karun Kahya cılar. Sorması ayıp plütonyum demir atomundan daha büyük bir atom yapısına sahip. Demirle aynı mantıkla baktığınızda güneş sisteminde oluşma ihtimali yok o damı göktaşı ile gelmiş ve tanrınız tarafından indirilmiş? bu konuda bir ayet var mı canım?
tamercosgun
26-09-2010, 00:39
Göktaşları içerisinde demir elementini olması bir bilinmez değil ki. Bunu bilmeyen yok. Ama demirin yaratıcınız tarafından dünyaya sonradan indirilmiş olması saçma ve mesnetsiz bir iddia. Bu iddiada bulunan da biz değil, muhaffazakar Karun Kahya cılar. Sorması ayıp plütonyum demir atomundan daha büyük bir atom yapısına sahip. Demirle aynı mantıkla baktığınızda güneş sisteminde oluşma ihtimali yok o damı göktaşı ile gelmiş ve tanrınız tarafından indirilmiş? bu konuda bir ayet var mı canım?
sizle tartışmayacağım çünkü bilgi birikimiz yok sadece beni oyalıyorsunuz; link'i okusaydınız demirle ilgili sorularınıza cavep bulurdunuz. Tekrardan açıklamayacağım.merak edenler doğru bilgiye ulaşmak isteyenler yazılarımı okusun yeter. Tüm yazdıklarım bilimsel niteliktedir kesinlikle inanç yada yorum içermezler.
saygılarımla...
tamercosgun
26-09-2010, 00:40
Çok zorlama yorumlar. Herşeyin gökten indirildiğini sanan bir çağın insanlarının muhtemelen demirin de gökten indiğini zannetmesi garip değil. Ama bu insanların ne süper novadan ne de uzayın derinliklerindeki olaylardan haberi olmadığı ortada. Gökten inmeyi bariz bulutların arasından düşen demir parçaları olarak tahayyül ettiğini düşünüyorum.
taylan keşke yorumu yapmadan önce yazılarımı br okusaydın en azından linki okusaydın.
saygılarımla....