PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İsa Tanri midir ?


hur-kus
02-02-2010, 05:33
İsa Tanrı mıdır ?

Bizzat Yehova Tanrı, Kendi Oğlunun kimliğini kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklar.
Matta İncili İsa’nın vaftizinden sonra olanları şöyle anlatır:

“Göklerden bir ses dedi: Sevgili Oğlum budur, ondan razıyım.” (Matta 3:16, 17) Evet, İsa Mesih Tanrı’nın Oğludur.

Bununla birlikte, bazı dinler İsa’nın Tanrı olduğunu söyler.
Başkaları ise O’nun üçlü bir tanrı olduğunu söyler.

Bu öğretiye göre, “Baba Tanrı’dır, Oğul Tanrı’dır ve Mukaddes Ruh Tanrı’dır; fakat yine de üç değil, tek Tanrı vardır.” Bu üçünden söz edilirken, “hepsinin sonsuz ve hepsinin eşit olduğu” ileri sürülür. (The Catholic Encyclopedia)

Bu görüşler doğru mudur?

İlham edilmiş Kutsal Yazılar Yehova hakkında şöyle der:

“Ezelden ebede kadar, sen Allahsın.” (Mezmur 90:2) O başlangıcı ve sonu olmayan “devirlerin Kıralı”dır. (I. Timoteos 1:17)

Öte yandan İsa “bütün hilkatin [yaradılışın] ilk doğanı” ve “Allahın hilkatinin başlangıcı”dır. (Koloseliler 1:13-15; Vahiy 3:14)

İsa Tanrı’ya Babası olarak değinerek şöyle dedi: “Baba benden büyüktür.” (Yuhanna 14:28)
İsa aynı zamanda kendisinin ve meleklerin bilmediği, sadece Tanrı’nın bildiği bazı şeyler olduğunu açıkladı. (Markos 13:32)
Üstelik Babasına “Benim iradem değil, seninki olsun” diyerek dua etti. (Luka 22:42)
Kendisinden üstün bir Kişiye değilse kime dua ediyordu?
Ayrıca İsa kendi kendine dirilemezdi, onu Tanrı diriltti.—Resullerin İşleri 2:32.

Öyleyse Kutsal Yazılara göre, Yehova Mutlak Güce Sahip Tanrı’dır,

İsa da O’nun Oğludur.
İsa yeryüzüne gelmeden önce de yerdeki yaşamı sırasında da Babasına eşit değildi;
gökte yaşamak üzere diriltildiğinde de O’na eşit olmadı. (I. Korintoslular 11:3; 15:28)
Gördüğümüz gibi, Üçlüğün sözde üçüncü kişisi olan mukaddes ruh da bir kişi değildir. Aslında o, Tanrı’nın istediği her şeyi yerine getirmek üzere kullandığı güçtür.

O halde, Üçlük Kutsal Yazılara dayanan bir öğreti olamaz. Mukaddes Kitap, “Allahımız RAB bir olan RABDİR” der.—Tesniye 6:4.

Tanrı’yı Daha İyi Tanıyın

Tanrı’yı sevmek ve hakkı olan özel bağlılığı göstermek için O’nu gerçekte olduğu gibi tanımalıyız.
Tanrı’yı nasıl daha iyi tanıyabiliriz?

Mukaddes Kitap şöyle der: “Dünyanın yaratılışından beri, Tanrı’nın görünmeyen nitelikleri, yani sonsuz gücü ve Tanrılığı, O’nun yaptıklarıyla anlaşılarak açıkça görülüyor. Bu nedenle özürleri yoktur.” (Romalılar 1:20, Müjde)

Tanrı’yı daha iyi tanımanın bir yolu yarattığı şeyleri gözlemlemek ve bunlar üzerinde minnettarlıkla derin düşünmektir.

Bununla birlikte, yaradılış bize Tanrı hakkında bilmemiz gereken her şeyi anlatmaz. Örneğin,

O’nun eşsiz bir ismi olan gerçek bir ruhi Kişi olduğunu anlamak için Mukaddes Kitaba bakmalıyız.

Aslında, Mukaddes Kitabı incelemek Tanrı’yı tanımanın en iyi yoludur. Yehova Kutsal Yazılarda Kendisinin nasıl bir Tanrı olduğu hakkında çok daha fazla bilgi verir. Aynı zamanda bize amaçlarını bildirir ve yolları hakkında eğitim verir. (Amos 3:7; II. Timoteos 3:16, 17)

Tanrı’nın, sevgi dolu nimetlerinden yararlanmamız için ‘tam bir hakikat bilgisi’ edinmemizi istemesine çok sevinebiliriz! (I. Timoteos 2:4)

Öyleyse, Yehova hakkında elimizden geldiği kadar çok bilgi almak için çaba harcayalım.

Saygılarımla

UlulElbab
06-02-2010, 05:23
Selam,

Tanrı ihtiyacsız değilmidir? Sonsuz ve sınırsız güç sahibi olan bir varlık neden bir "Oğul"

sahibi olmak durumunda olsun?

İsa mesih ve tüm inanırlar açısından Allah/Tanrı/Yehva nın "Baba" olarak tanımlanmasını bir noktaya kadar anlayabilirim.

İsa mesihte "Göklerde ki Babam" ifadesi ile bildiğimiz anlamda bir "Baba-Oğul" ilişkisini kast etmiyordu diye düşünüyorum.

Rab ifadesi ise iki farklı anlamı barındırıyor...Müslümanlarda Nasraniler de RAB kelimesini doğru algılayamışlardır.

"Efendimiz" olarak çevirilen ve aslında İbranice ye Aramiceden orayada Sanskritceden geçen
RABB kelimesi bir yönü ile SAHİB diğer yönü ile PROGRAMLAMACI anlamlarını içinde barındırır.

Efendi veya Sahib kelimesi Tanrı dışında Dünyasal sahiblikler içinde kullanılırken.

Yüce Programcı ancak Kainatın Yaratıcısı ve Tasarlayıcısına işaret eder.

Örneğin Kuranda Yusuf Suresinde Yusuf Zindanda iki Mahkumun Ruyasını yorumlar ve

onlardan serbest bırakılacak olan Şarabcı olana der ki:"Rabbine benden bahset"

Orada Rabbi O kişinin efendisi Firavundur.

Oysa İsa mesih Tanrıya Rabb diye seslenirken daha ziyade O'nun Yüce Programcı yönüne sesleniyordu ancak elbette Sahibi de yine Allahtır.

Kendisine Havarilerin Rabb diye seslenmesi tamamen bir Saygı ifadesi olup,Üstadlık ilşkisinden kaynaklıydı.Sanırım bu zamanla yanlış bir zemine kaydırılmış olabilir.

Son olarak müslümanlığın bence sapan Mezheplerinin uydurduğu "İSMET"lik iddiası vardır.

İsmet Günahsız ve Sorumsuz olmayı ifade eder.Zamanla Halifelerde İsmet kabul edilmişlerdir.
Oysa Muhammedin bazı hataları Kuranda apaçık eleştirilmiştir.
Hatta Allahtan "fırça" yediği dahi söylenebilir.

Acaba İsa mesihin bu anlamda İSMET özelliği varmıdır? Rabb olarak kabul edildiğin göre
Hatasız ve Günahsız kabul edildiğini yani İSMET kabul edildiğini tahmin ediyorum.

Oysa Peygamber dahi olsa bir İnsanın hatasız olması mümkün değildir.

Sevgi ile...

YOLCULUKLAR
07-02-2010, 18:41
Selam,

Tanrı ihtiyacsız değilmidir? Sonsuz ve sınırsız güç sahibi olan bir varlık neden bir "Oğul"

sahibi olmak durumunda olsun?

İsa mesih ve tüm inanırlar açısından Allah/Tanrı/Yehva nın "Baba" olarak tanımlanmasını bir noktaya kadar anlayabilirim.

İsa mesihte "Göklerde ki Babam" ifadesi ile bildiğimiz anlamda bir "Baba-Oğul" ilişkisini kast etmiyordu diye düşünüyorum.

Rab ifadesi ise iki farklı anlamı barındırıyor...Müslümanlarda Nasraniler de RAB kelimesini doğru algılayamışlardır.

"Efendimiz" olarak çevirilen ve aslında İbranice ye Aramiceden orayada Sanskritceden geçen
RABB kelimesi bir yönü ile SAHİB diğer yönü ile PROGRAMLAMACI anlamlarını içinde barındırır.

Efendi veya Sahib kelimesi Tanrı dışında Dünyasal sahiblikler içinde kullanılırken.

Yüce Programcı ancak Kainatın Yaratıcısı ve Tasarlayıcısına işaret eder.

Örneğin Kuranda Yusuf Suresinde Yusuf Zindanda iki Mahkumun Ruyasını yorumlar ve

onlardan serbest bırakılacak olan Şarabcı olana der ki:"Rabbine benden bahset"

Orada Rabbi O kişinin efendisi Firavundur.

Oysa İsa mesih Tanrıya Rabb diye seslenirken daha ziyade O'nun Yüce Programcı yönüne sesleniyordu ancak elbette Sahibi de yine Allahtır.

Kendisine Havarilerin Rabb diye seslenmesi tamamen bir Saygı ifadesi olup,Üstadlık ilşkisinden kaynaklıydı.Sanırım bu zamanla yanlış bir zemine kaydırılmış olabilir.

Son olarak müslümanlığın bence sapan Mezheplerinin uydurduğu "İSMET"lik iddiası vardır.

İsmet Günahsız ve Sorumsuz olmayı ifade eder.Zamanla Halifelerde İsmet kabul edilmişlerdir.
Oysa Muhammedin bazı hataları Kuranda apaçık eleştirilmiştir.
Hatta Allahtan "fırça" yediği dahi söylenebilir.

Acaba İsa mesihin bu anlamda İSMET özelliği varmıdır? Rabb olarak kabul edildiğin göre
Hatasız ve Günahsız kabul edildiğini yani İSMET kabul edildiğini tahmin ediyorum.

Oysa Peygamber dahi olsa bir İnsanın hatasız olması mümkün değildir.

Sevgi ile...

Bahsetmiş olduğunuz bir çok düşünceye (özellikle de Rab kelimesinin anlamına) katılıyorum.

AMA

Rab ifadesi ise iki farklı anlamı barındırıyor...Müslümanlarda Nasraniler de RAB kelimesini doğru algılayamışlardır.

Bu düşüncelerinize katılmıyorum.

Çünkü şuan elimizde var olan İncil'de İsa Mesih'in yoruma el vermeyecek kadar net bir şekilde Tanrı olarak betimlendiği yerler vardır ki bunların da en popüler örneği Yuhanna İncil'inin ilk cümleleridir (meşhur Logos tartışması).

Burada kimseyi yanlış anladığından dolayı suçlayamayız. Çünkü bizzat Hristiyanlığın içinde bile bu konuda fikir ayrılıkları yaşanırken dışarıdan birilerini yanlış anladığından dolayı eleştiremeyiz.

Burada en önemli sorun İncil'in orjinal metinlerinin elimizde olmamasıdır. Şuanda elimizde tuttuğumuz İncil milyarlarca/tirilyonlarca(?) kopya sonucu ortaya çıkmış olan bir İncildir.

Bu tartışılacak çok uzun bir konudur. İncil neden Yunancadır? Eksi Antlaşma Tanrı'nın ismini YHVH olarak belirtirken ve bunun kesinlikle değişmemesi gerektiğini söylerken niçin Yunanca İncil'de Tanrı'nın ismi YHVH olarak geçmez? İşte bunların hep cevabı Orjinal İncil'in günümüze ulaşmamasından ve orjinal İncil'in kopyalarını okuyor oluşumuzda yatar.

Eğer bu sözlerime itiraz edecek hristiyanlar varsa lütfen gidip çevirisi Kitabı Mukaddes Şirketi'ne ait olan bir İncil alsınlar ve bir de çevirisi Yeni Yaşam Yayınlarına ait olan bir İncil alsınlar. Sonra her iki İncil'in Meryem Ana hakkında kullanmış olduğu sıfatlara baksınlar. Muazzam farklar vardır. Bu neden böyledir? Çünkü elimizde orjinal İncil yoktur ve herkes kafasına göre tercüme etmektedir.

Günümüzde bile kopyalanma sonucu (tercüme farklılıklarından kaynaklanan) Meryem Ana hakkında sıfatsal hatalar yapılmışsa emin olun ki o günün teknolojisinde Yuhanna İncil'inin çevirilerinde de hatalar yapılmış olabilir.

Bunlar benim düşüncelerimdir/tahminlerimdir.

Bu konuda çok eksiğim.

Örneğin Yehova Şahitlerinden bihaberim. Büyük yatırımlarla, büyük araştırmalar yaptıklarını bilmeme ve bir çok eserler yayınlamış olmalarını bilmeme rağmen henüz Yehova Şahitlerinin kitaplarını alıp okumadım. Belki onlarınkini de okumuş olsaydım daha net ve kesin bir şekilde konuşabilirdim.

Bilgim Protestan çevirileri (Yeni Yaşam Yayınları) ile objektif çeviri (Kitabı Mukaddes Şirketi) arasında sınırlıdır. Kim haklıdır, kim haksızdır bilemiyorum. Bildiğim tek şey iki çeviri arasında büyük farklılıkların olduğudur.

Ve bu tarz farklılıkların/hataların Yuhanna'da da yapılmış olabileceğini düşünüyorum.

hur-kus
27-03-2010, 23:33
Yeryüzüne gelen isa’nın, aslında
Tanrı'nın Kendisi olduğu fikri uzun Zaman
Hristiyan Alemi tarafından kabul ediliyor
ve Üçleme Öğretisinin temelini oluşturuyor.

Halbuki Isa yeryüzünde yaşarken ortada böyle
bir düşünce yoktu.
Tersine Ana Britannica’
nın dediği gibi, "Yeni Ahitte üçleme terimi ve
bu ögretiye iligkin açık bir ifade yer almıyor.
.... Öğreti birkaç yüzyıl süresince çeşitli tar-
tışmalarla gelişti..."

İsa'nın insan bedenine bürünmüş Tanrı
olduğunu ögretenler aslnda İsa’yı yüceltmek
yerine ona hakaret etmiş olurlar.

Bunu şöyle örnekleyelim:

Diyelim ki bir işyerinde
çalışanlar müdürlerinden bir istekte bulunuyor.
Müdür bu istegi yerine getirecek yetkiye sahip olmadiğinı söylüyor. Bu doğruysa,
müdür haddini aşmayarak doğru olanı yapıyor demektir.

Ama aslında bu yetkiye sahipse, sırf çalişanlarin istediğini yapmamak için
yalan söylüyor demektir.

Isa da buna benzer bir durumla karşılaşmıştı. Bir keresinde iki öğrencisi ondan kendilerini yüksek bir konuma getirmesini istedi.

O acaba nasıl cevap verdi? Şöyle dedi:

"Sağima ya da soluma oturacaklari seçme
hakki bana verilmemiştir; Babam bu yerleri kimler için hazırlamışsa onların olacak" (Matta 20:23).

Eger iddia edildigi gibi
Isa aslında Tanrı olsaydi, bu sözlerle yalan söylemiş olmaz miydi?

Fakat tersine İsa

bu sözlerle hem haddini bilmek konusunda
mükemmel bir örnek birakti hem de Tanrı'
ya eşit olmadiğını açıkça gösterdi..

Saygılarımla

onurmusa
28-03-2010, 08:20
Bu konuda hur-kus'a katılıyorum. İsa'nın tanrı olduğuna dair İncil'de tek bir ayet yoktur. İsa Mesih tek bir ayette dahi açıkça "ben Tanrı'yım" dememiştir. Gerçekten beden alarak insan biçimde dünyaya gelen Tanrı olsaydı bunu en azından herhangi bir konuşmasında belirtmesi gerekmez miydi? Bu, unutulacak ya da atlanacak bir detay mı? Böyle bir şeyi tek bir kez söylemiş olsaydı ne havariler bu "detay"ı atlarlardı ne de Hristiyanlık tarihinde İsa'nın kimliğine dair bunca mezhep savaşı olurdu. Havariler bunu hemen İncil'in girizgah kısmına yazarlardı. Hristiyan tefsirciler de dinlerinin temeli olan bu kadar kritik bir konuda uzun uzun açıklamalar ve çıkarımlar yapma gereği duymazlardı. Oysa İncil'de "İsa'nın tanrısallığı" na dair öne sürülen ayetlerin en bilineni "Ben ve baba biriz(Yuhanna 10:30)" dir ki söylemeye gerek yok, bu tek başına İsa'yı Tanrı yapmaya yetmez. Hristiyanlık tarihinde İsa'nın sadece bir insan olduğunu öne sürenler olduğu gibi, İsa'nın sadece Tanrı'nın oğlu olduğunu öne sürenler de çoktur. Bu ayetse her görüşe uygun bir şekilde açıklanabilir. İsa'nın dua etmesi bile onun Tanrı olmadığı yönündeki şüpheleri güçlendirmektedir. Biliyorum Hristiyan dostlarım bu satırları okurken bana "bunlar çok eski tartışmalar" diyecekler. 20 asırdır tartışılıyor farkındayım ama değil 20 asır, 2000 asır da tartışılsa açıklanamaz bu durum. İncil'de bile net, açık bir ayet yokken, İsa bile böyle bir şeyi iddia etmemişken İsa'nın Tanrı'nın kendisi olduğuna inanmak çok güç!

insan_olmak
28-03-2010, 10:58
incil'in hiçbiryerinde bizzat ben tanrıyım demmemiştir ama tevrat'ta tanrıya verilen birçok sıfat ona verilmiştir.yada thomas'ın Rabbim ve Tanrım diye haykırmasıda örnek verilebilir.
Yada şu ayet:

Yahudiler şöyle cevap verdiler: «Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun.»(yuhanna 10:33)





"Sağima ya da soluma oturacaklari seçme
hakki bana verilmemiştir; Babam bu yerleri kimler için hazırlamışsa onların olacak" (Matta 20:23).

Eger iddia edildigi gibi
Isa aslında Tanrı olsaydi, bu sözlerle yalan söylemiş olmaz miydi?

Fakat tersine İsa

bu sözlerle hem haddini bilmek konusunda
mükemmel bir örnek birakti hem de Tanrı'
ya eşit olmadiğını açıkça gösterdi..

başka bir konudada dediğim gibi İsa'nın insan doğası ile tanrısal doğası karışmaz diye kilise kendince bir sonuç çıkarmıştır.
İncil'de bazen tanrı olmadığını bazende bariz şekilde tanrılığı ilan edilmektedir bu yüzden kilise en akıllı yolu şeçerek ikisi bir arada ama ne ayrılırlar ne karışırlar demiştir :)

Tomas "Rabbim ve Tanrım" (Yuhanna 20:28) diye seslenmiştir.


Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı(yuhanna 1:1)

Söz insan olup aramızda yaşadı. Biz de O'nun yüceliğini, Baba'dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu olan biricik Oğul'un yüceliğini gördük(yuhann 1:14)

dahada yazabilirim.

malesef incile göre isa tanrıdır bazı yerlerde tanrı değil gibi görünmüş olabilir eh onuda hristiyan dünyası düşünsün zaten kilise'nin ilk döneminden beri tanrımı insan mı ikisi birlikte mi tartışmalarıyla var olmuş bir kilise...


saygılar

Natan
28-03-2010, 13:09
Tanrıya bakmak içn isaya bakmak lazım. İsa Görünmeyen tanrını görüntüsüdür,öyle yazar.

YOLCULUKLAR
28-03-2010, 14:16
Mukaddes Kitap Üçlük hakkında bir şey söyler mi?

Aşağıdaki soruların yardımıyla bazı ilginç sonuçlara varabilirsiniz.

1. Eğer Tanrı bir Üçlük Tanrısı ise ve her zaman böyle idiyse, Yahudiler bu öğretiyi İbranice Kutsal Yazılarda (“Eski Ahit”) buldular mı?

2. İbranice Kutsal Yazılar Tanrı hakkında ne der?—Tesniye 6:4; Mezmur 145; Zekarya 14:9.


3. İbranice Kutsal Yazılar mukaddes ruha değinir mi?—Hâkimler 15:14; Zekarya 4:6.

4. İbranice Kutsal Yazılarda, mukaddes ruha bir kişi olarak mı, yoksa Tanrı’nın faal kuvveti olarak mı değinilir?—Hâkimler 14:6; İşaya 44:3.

5. İbranice Kutsal Yazılar vaat edilen bir Mesih’e veya Meshedilmiş Olan’a değinir mi?—Daniel 9:25, 26.

6. İbranice Kutsal Yazılardaki herhangi bir ayet, Mesih ile Tanrı’yı eşit olarak gösterir mi?—Mezmur 2:2, 4-8; İşaya 45:18; 61:1.

7. Herhangi bir İbranice ayette, Yehova’nın, tek Tanrı’da üç kişi olduğuna inanmak için sağlam bir dayanak var mıdır?—İşaya 44:6; 46:9, 10.

8. İsa’yı yeryüzüne kim gönderdi? O halde, kim daha üstündür?—Yuhanna 5:19, 23, 30; 8:42; 14:28; 17:3.

9. İsa hiç kendisinin Tanrı olduğunu söyledi mi?—Yuhanna 7:28, 29; 14:6.

10. İsa’yı birçok kişi gördü, fakat herhangi bir insan Tanrı’yı hiç gördü mü?—Yuhanna 1:18; 6:46.
11. İsa, kendisinin ‘Tanrı’nın Oğlu’ mu yoksa ‘Tanrı olan Oğul’ mu olduğunu söyledi?—Yuhanna 10:36; I. Yuhanna 4:15; 5:5, 13.

12. İsa hiç kendisinin Tanrı’ya eşit olduğunu söyledi mi?—Yuhanna 14:28; 20:17.

13. “Ben ve Baba biriz” sözleri Üçlüğü kanıtlar mı?—Yuhanna 10:30; 17:21; Matta 24:36.

14. İlk şakirtleri İsa’ya ne gözle baktılar?—Yuhanna 1:29, 34, 41, 49; 6:69; I. Korintoslular 11:3.

15. Tanrı İsa’ya ne gözle baktı?—Markos 9:7; Luka 2:9-11.

16. Yunanca Kutsal Yazılar (“Yeni Ahit”), mukaddes ruhun Tanrı’nın faal kuvveti olduğu konusunda İbranice Kutsal Yazılarla çelişkiye düşer mi?—Matta 3:11; Luka 1:41; Yuhanna 14:26; Resullerin İşleri 1:8; 4:31; 10:38.

17. İsa’nın vaftizi sırasında Baba, Oğul ve mukaddes ruh neredeydiler? Üçü bir miydi?—Matta 3:16, 17.

18. Diriltilmiş İsa’nın, göklerdeki mevkii nedir?—Resullerin İşleri 7:55, 56; Romalılar 8:34; Koloseliler 3:1; İbraniler 12:2.

19. İsa’yı bu yüksek mevkie kim getirdi?—Filipililer 2:9-11.

20. Bu gerçek, İsa’yı Tanrı mı, yoksa evrende Tanrı’dan sonraki ikinci kişi mi yapar?—I. Korintoslular 11:3; Filipililer 2:9-11.

21. Evrenin En Üstün Egemeni kimdir?—Tesniye 3:24; Resullerin İşleri 4:24-27; I. Korintoslular 15:28.


Hur-kus'a bu yazı tanıdık gelecektir :)

hur-kus'tan alıntıladım. Ve gerçekten cevaplanması gereken sorular....

Natan
28-03-2010, 16:24
şu "faal kuvvet" nedir? nasıl bir yapıya sahiptir ? bilinçsiz bir şey se varlığı nasıl kanıtanmakta ? nasıl konuşur ?nasıl üzülür ? nasıl yönlendirir ?nasıl sevinir ?nasıl armağanlar dağıtır ? nasıl yaratır ? orjinalde faal kuvvet olarak mı geçer ? birileri açıklayabilir mi ? "bilinçsiz bir kuvvet "demekle ne kastediliyor ? "Tanrının faal kuvveti" açıklaması nasıl tatmin edebilir sizi ?

Natan
28-03-2010, 16:32
sevgili yolcu. "Mukaddes Kitap Üçlük hakkında bir şey söyler mi? " başlığına benzer bir çalışmayı islamcılarda da gördüm. şahitlerin islamcılarla ortak bir noktası mı var ?ikisi de sürekli "hakikat ,hakikat" diyor,ikisi de "rabbin gözünde tek din " var diyor," teokratik yönetimden" dem vuranlar onlar. "uzun uzun etekler giyerler " .ikisi de "isanın tanrılığına " inanmaz. her ikisinin de sevdiği "cemaat" kavramı vardır. "mukaddes ruh" gibi gerçek türkçeden uzak terimlerde ısrar ediyorlar .birbirlerine "hemşire, brader" diyip duruyorlar. ki neden Türkçe kullanmak yerine bu tur eski ,püskü kelimeler var ? Hangi çağdayız ki kan nakli ÖLÜMCÜL günah sayılıyor ?

onurmusa
28-03-2010, 17:09
Tarihi kazananlar yazıyor. Kaybedenlerse ne kadar doğru ve kutsal şeyler söylemiş olurlarsa olsunlar tarihin gayya kuyusunda kaybolup gidiyorlar. Miladi ilk yüzyıllarda sayısız farklı Hristiyan grup birbirine girdi. Kimi İsa sadece insan, kimi sadece Tanrı, kimi dediğiniz gibi her ikisi de dedi. Sadece elçidir ya da sadece öğretmendir diyenler de vardı. Teolojik tartışmayla başlayan süreç kanlı savaşlarla sonuçlandı ve kazanan bugünkü egemen mezhepler kazandı. İsa Tanrı değildir diyenler sürüldü, öldürüldü ve sapkın ilan edildi. Hatta İsa insan değil sadece Tanrı'dır diyenler bile yasaklandı ve mevcut egemen görüş kaldı yani Katolik ve Ortodoks mezhepleri. Bunlara göre, dediğiniz gibi İsa yüzde yüz Tanrı, yüzde yüz insandı.

Söylemek istediğim Yeni Ahit o kadar karışık ve o kadar çok detayla dolu bir kitap ki. İsa'nın kimliğine dair taban tabana zıt düşüncelere bile İncil'den rahatlıkla dayanak bulabiliyorsunuz.

Çünkü birçok yerde alçakgönüllü davranmıştır İsa ve pek çok meseleyi "göklerdeki babası"na havale etmiştir. Kendisi de el açıp ona dua etmiştir.

Demem o ki sözlerinize sonuna kadar katılıyorum "İsa'nın tanrı olduğu ama bunu doğrudan söylemediği" yönünde biraz zorlama çıkarımlar var evet ve bunlar günümüz dünyasındaki Hristiyanlığın inanç temellerini oluşturuyor.

Ancak ne tarihte ne de bugün bunlar apaçık gerçekler değil, sadece bir yorum.

"Kendisine Tanrım denmesine kızmadı, demek ki Tanrı olsa gerek"
"Sen Tanrı olduğunu iddia ediyorsun dediler, o da buna sessiz kaldı demek ki Tanrıydı" gibi çıkarımları bana hep zorlama gelmiştir.

Tanrı tahtında milyarlarca yıl oturdu sonra insanlığı kurtarmak üzere beden aldı indi ama ben sizin yaratan Tanrı'nızım bana tapınacaksınız demedi! Yıllarca süren tebliğinde küçük bir detay olan bu diyaloglarda sessiz kaldı diye Tanrılığını öne sürdü demek bana kalırsa Kilise'nin İncil'den en zorlama çıkarımları. Ne tuhaftır ki bu çıkarımları, Kilise'nin bütün inancının temeli...

Saygılarımla...

YOLCULUKLAR
28-03-2010, 19:37
sevgili yolcu. "Mukaddes Kitap Üçlük hakkında bir şey söyler mi? " başlığına benzer bir çalışmayı islamcılarda da gördüm. şahitlerin islamcılarla ortak bir noktası mı var ?ikisi de sürekli "hakikat ,hakikat" diyor,ikisi de "rabbin gözünde tek din " var diyor," teokratik yönetimden" dem vuranlar onlar. "uzun uzun etekler giyerler " .ikisi de "isanın tanrılığına " inanmaz. her ikisinin de sevdiği "cemaat" kavramı vardır. "mukaddes ruh" gibi gerçek türkçeden uzak terimlerde ısrar ediyorlar .birbirlerine "hemşire, brader" diyip duruyorlar. ki neden Türkçe kullanmak yerine bu tur eski ,püskü kelimeler var ? Hangi çağdayız ki kan nakli ÖLÜMCÜL günah sayılıyor ?


Natan dostum,

Şimdi konunun İslam ile alakası ne :)

Yani burada Yehova şahitlerinin iddiaları var. İslamın iddiası yok.

İslam ile Yehova şahitleri benzer iddialarda bulunabilirler, bu gayet normaldir, ama bu demek değildir ki İslam ve şahitler birbirine çok benzer.

Misal, sen bir Hristiyansın dimi? Ve tek Tanrı vardır diyorsun dimi? Oysa İslamda tek Tanrı vardır diyor.

Eeee şimdi İslam ile Hristiyanlık aynı şeyi söylediğinde dolayı Hristiyanlığı sapkın bir yolda mı diye gösterelim?

Mantıksız bir iş olur sanırım :)

Doğru tektir Natan dostum.

Bu doğruyu sadece tek bir grupta görebilir, bir çok grupta görebilir.


Yehova Şahitlerinin bu görüşü doğrudur demiyorum.

Araştırmaya değer buluyorum. Haklı olabileceklerinin ihtimalini veriyorum.

Bu güne kadar bana bu grup sapkın olarak öğretildi.

Ama kendi araştırmalarım sonucunda bana öğreti verenlerin bir çok sapkınlığını/yalanını/ ve her şeyden önemlisi sevgisizliğini gördüm. Peki ya bu Hristiyanlık dışı tutumlarını Yehova Şahitlerine de yansıtmışlarsa? Böyle bir ihtimal de var işte.

Araştırmam gerekiyor Yehova Şahitlerini... Kulaktan dolma bilgilerle haklılar ya da haksız demek istemiyorum... Sadece zamana ihtiyacım var.

YOLCULUKLAR
29-03-2010, 01:32
"mukaddes ruh" gibi gerçek türkçeden uzak terimlerde ısrar ediyorlar .birbirlerine "hemşire, brader" diyip duruyorlar. ki neden Türkçe kullanmak yerine bu tur eski ,püskü kelimeler var ?


Bende o kadar çok hristiyan/ortodoks forumda YHVH/Yahşuah isimlerinde diretildiğini okuyorum ki...

neden Türkçe var iken bu tarz ibranicede ısrar ediliyor ?

Hadi YHVH yi anladım, Rab bunu istedi, adım değişmeyecek dedi. Eee peki Yahşuah'ta diretme nereden çıkıyor? Bak bir ortodoks olarak bu sorunun cevabını verdiğin zaman her hangi bir grubun kelimeler üzerindeki hassasiyetini de aynı mantıkla anlayabilirsin



Hangi çağdayız ki kan nakli ÖLÜMCÜL günah sayılıyor ?


Bak gerçekten bu iş bana da çok mantıksız geliyor.

Mana veremiyorum.

Ama bu işin MANTIĞINI bir Yehova Şahidinden dinlemek ve ona sorular sormak isterim.

Ama "hangi çağdayız" lafını garipsedim :)

Sen de 2000 yıl önceki çağda yaşamış İsa'ya inanıyorsun. Sen de 2000 önceki kültürü kullanmış, o kültürlerle bezetmeler yapmış, o kültürlere hitap etmiş bir düşünceyi/inancı 2000 yıl sonraya taşıyıp bu gün inanmıyor musun?

Eğer eski antlaşmaya da girecek olursak bu 2000 yıl olur bir kaç 2000 yıl.

Şimdi aklıma geldi. Mesela Musa'nın Asa'sı yılana falan dönüşüyordu, rakiplerini yeniyordu.

Bunu çizgi film yap 6 yaşındaki çocuğun hayal dünyasını büyüler daha da ileri gidemez.

İyi de hangi çağdayız da bu şeylere inanıyorsun natan ? :)

Ama inanırsın tabiki... İnancın çağla bir alaksı yoktur... Senin için bir doğru vardır. Bu doğru 2000 sene önce de doğrudur. 2000 yıl sonra da doğru olacaktır.

Şahitler 21. yüzyılda kan nakli yaptırmıyor.

Ama bu adamlar 20. yüzyılda da kan nakli yaptırmıyordu.

Yani bu işlerde çağın, gelişmişliğin, gelişmemişliğin bir faktörü yoktur. İnsanın doğrusu her .apda doğrudur.

Paolo
29-03-2010, 02:21
Sayın hur-kuş.Bildiğim kadarıyla Yehova Şahidisiniz.Öyle değil mi?Neden ayetleri işinize göre yorumlarsınız?İsa Mesih Efendimizin Tanrılığına ilişkin birçok ayet gösterebilirim size!

Natan
29-03-2010, 11:12
burda teolojik çarpıklıklarını tek tek gösterebilirim. Bu benm bakış açıma göre değil,K.K.ya göre olur. Ancak bu tekrar tekrar yapmak istemiyorum .
Şahitler türkçesi varken eski ,luzumsuz,gereksiz sözcüklerde neden diretiyor ? Bu sorunun cvbını istiyorum . Bu eskiye özlem onları başka yaklaşımlarıyla teokratik yönetimlere sürüklüyor. Laik eğitim sistemi bile onlar içn tehlike olabilir. YHVH/Yahşuah diyorsun. Doğrudur,kullananlara bir şey demem. Orjinal ve orjinale yakın kelimeler. Teolojiye uygun kullanımlar. Konu bu değil. Şhitler neden bu eski dile merak sarıyorlar,arapça,farsça kökenli sözcüklere bayılıyorlar. ? Bunlar her seferinde mukaddes kitap demiyorlar mıydı ? bunun daha güzeli kutsal kitap değil midir? neyde diretiyorlar ? Örneğin her ayda iki defa düzenli yayımlanan kule de(güncel sayılar ) daha ilk sayfasında üç tane "mukaddes" sözcüğünü saydım şimdi.
Neden bu eski kullanımlar ?

islama gelince. tabiki bir yakınlık görebilirim. şahitler yayınlarında sürekli hrıstıyan /kilise karşıtı tavır sergiler, bir gün olsun çıkıp islamiyet alehine yazı yazdılar mı ? Yayınları evrenseldir, her konuda çıkar. teoloji ve başka yan konu larda sahte din deyince önce hrıstıyanlıktan başlarlar,yazılarında islamiyet diye ibir şey bile geçmiyor. onların terimleriyle sarhoş olmuşlar. hatta havari,elçi kelimeleri dururken bunlar bi ara "resul" de inat etmediler mi ? eski yayınlarda bu var. Allah larda diretmediler mi? eski yayında bu da var. Ama bugün araştırmacılar Allahı bir ARAP PUTU olduğunu ortya çıkardılar.

kan nakline gelince , eski antlaşmada "kan yemeyeceksin" ve incilde de "kandan sakının " emri vardır. bunlar kan yemek le ilgilidir. Şimdiki modern tıpla da alakası yok. O dönemlerde kimileri kan içerek ayinler yaparlardı. Kan ,candır,hayattır, bu uygulama hem iğrenç hem de putperest bir şeydi. Tanrı bunu yasakladı. Ancak şimdiki durumla alakası yoktur.Diyelim ki bi çocuğun var . çocuk bi rahatsızlıktan dolayı kan nakline ihtiyacı var. sen bi baba olarak diyosun ki "HAYIR ,ÇOCUĞUMA KAN VERME !" doktor,uyarıyor, "bakın çocuk ölebilir "diyor. sen diretiyorsun. Çocuk kurtulabilecekken kan naklini reddettiği için ölüyor.Kan nakli İsanın zamanında da yoktu. Tanrı kan nakliyle ilgili bir şey mi demiştir ? Hayır. peki bu anlayışı kim getirdi?

bu konuda bilgi almak istersen ,ingilizcen varsa şu linke Tıkla (http://www.sixscreensofthewatchtower.com/1medical.html)!!

Sana söyleyeyim ; Şahitlerin yayınlarını hazırlayan ABD deki merkez bürolarındaki bir avuç insan. Bunlar kutsal ruhun etkisinde olan ve tüm cemaate ruhsal gıdayı sağlayan isanın özel hizmetçileri. Onlar kesin kurtuluşa ermiş, ancak diğer şahitler henuz erememişler. Onlar yeniden doğmuş,ama sıadan şahitler doğmamış,doğmalarına da grek olmadığı açıklanmıştır. Onlar rabbin sofrası /komünyon dan alabilir, sıradan şahitler alamazlar. Onlar öldükten sonra cennete / gök 'e gidecekler sıradan şahitler ölüm uykusuna dalacaklar.onlar isanın yanında yönetici sınıftır, sıradan şahitler yönetilendir. onlar tanrı tarafından meshedilmişlerdir, sıradan şahitlerin meshedilmesine grek yoktur.Onlar göksel krallığa girecekken ,sıradan şahitler yerde yaşayacaklardır. Onlar doğru bilgi ve anlayışa sahiptir, sıradan şahitler onların yönetimine ve anlayışına tabidir.

"Bu şekilde, Kutsal Kitap‘a göre kelime anlamıyla İsa yalnızca meshedilmiş Hıristiyanların (yani 144.000'in) aracısıdır." Bu mantık incilin nersinde vardır ?

Hemen hemen yeni beliren bütün sapkın tarikatlarda var olan bu "süper sınıf" öğretisi Kutsal Kitap'a dayalı bir öğreti değildir. ayetleri ayetleri çarpıtarak kendilerine özel bir güç ve yetki atfedip, peygamber süsü veren ve bu şekilde insanları kendilerine uşak durumuna sokmaya didinen kişi ve teşkilatlardan tamamen sakınmamız gerekir !!! (I. Kor. 7:23; II. Pet. 2:3).

YOLCULUKLAR
29-03-2010, 14:33
YHVH/Yahşuah diyorsun. Doğrudur,kullananlara bir şey demem. Orjinal ve orjinale yakın kelimeler. Teolojiye uygun kullanımlar. Konu bu değil.

Konu bu Natan :)

YHVH hakkında açıklama getirebilirsin. Sonuçta Rab'bin emri vardır ve adım değişmeyecek der.

Ama Yahşuah'a Kutsal Kitap referanslı bir açıklama getirebilir misin?

Kesinlikle getiremezsin.

Ama bu insanların niçin Yahşuah isminde direttiklerinin Kutsal kitap referanssız açıklamasını yapabilirsin. İşte aynı açıklamayı da her hangi bir görüşün her hangi kelimeler üzerinde diretmesi için de yapabilirsin.

şahitler yayınlarında sürekli hrıstıyan /kilise karşıtı tavır sergiler, bir gün olsun çıkıp islamiyet alehine yazı yazdılar mı ?

Değerli Natan,

Kutsal Kitap'a iman etmiş, mesih'in izinden giden hiç bir kimse, hiç bir şekilde farklı düşünceleri kötülemez. Farklı düşüncelerin aleyhinde konuşmaz. Farklı düşüncelerle çatışma içine girmez.

Eğer bir kişi kendisini Hristiyan olarak tanımlıyorsa ama Hristiyanlığı anlatmak yerine farklı inançları eleştiriyor/kötülüyorsa o kişinin Hristiyanlığından hemen/anında şüpe edebilirsin.

Mesih'in hayatını çok iyi bildiğini biliyorum.

Mesih öğrencilerini diğer uluslara müjdeyi duyurmak için görevlendirdiğinde, onlara çok önemli bir nasihatta/emirde bulunmuştu.

kapıyı çalın dedi. Ama çaldığınız kapının sahibi sizin inancınızı taşımayabilir. Sizinle aynı düşünmeyebilir ve hatta sizi istemeyebilir dedi.

peki böyle bir durumda Mesih öğrencilerden ne yapmasını istemişti?

O kişilerle didişin mi demişti? O kişileri eleştirin mi demişti? O kişilerle kavga mı edin demişti? O kişilerle karşılıklı munakaşaya mı girin demişti?

YOKSA SİZİ KABUL ETMEDİKLERİNDE AYAĞINIZIN TOZUNU SİLKİN VE HEMEN ORADAN GİDİN mi demişti?

Dolayısıyla, Hristiyan, Hristiyanlığı anlatır. Hepsi budur. Karşıt görüşte insanlar var ise, o kişilerle münakaşaya girmez. o kişileri kötülemez. Ayağındaki tozu silker ve çeker gider.

Bu yüzden şahitlerin İslam'ı eleştirmemesi tam yerinde bir karar. Sadece İslam değil, bir Hristiyan hiç bir karşıt görüş ile münakaşaya girmemelidir.

Yehova şahitlerinin kiliseyi sürekli olarak kötülemesine gelince (kilise demeyeyim de, Üçlü Birlikçilerin ibadethanedi diyeyim).

Bu kesinlikle yanlıştır. Belki de bu konuda duygusal davranıyorlar. Sonuçta Şahitlerin kökeni Aryus'a dayanır. (Bu bizim bildiğimizdir, belki de daha eskidir). Ve malum, "kilise" diye tabir etmiş olduğun topluluğun Aryusçulara nasıl davrandığı, onları nasıl kılıçtan geçirdiklerini çok iyi biliyorsundur. Geçenler okudum şok oldum ya. İsmini hatırlamıyorum ama bir Ortodoks azizinden bahsediyorlardı. Konsil zamanı o aziz (!) bütün milletin önünde Aryus'u tokatlamış. Aman bu bu ne büyük bir meziyetmiş . Bak eğer istiyorsan bu yazının orjinalini bulur sana yollarım. İşte Aryusçular bu ve benzeri olaylarla karşılaştıklarında duygusal davranıp kilise için çok da iyi konuşmayabilirler.

"resul" de inat etmediler mi ? eski yayınlarda bu var. Allah larda diretmediler mi? eski yayında bu da var. Ama bugün araştırmacılar Allahı bir ARAP PUTU olduğunu ortya çıkardılar.


Emin ol ki bu kelimelerin tamamını ortodoks, katolik, protestan bütün mezheplerden de kullananlar var. Eğer istiyorsan, kütüphanemden tek tek bulur, tüm bu kelimelerin geçti, 3 mezhebe ait yayınların hepsinin referansı sana tek tek verebilirim. Yani bu kelimeler Hristiyanlığın tamamına aittir, sadece Yehova Şahitleri değil.

Sana tek bir örnek vereyim şimdilik, eğer istiyorsan örneklerimi çoğaltabilirim.

Kitab-ı Mukaddes şirketini bilirsin.

Kitab'ı Mukaddes şirketinin çeviri komisyonunda görev alanların tamamı Yahova Şahitlerini sapkın olarak nitelendirdiğini de bilirsin.

Ama gel gör ki, Kitab-ı Mukaddes şirketinin 2006 yılında yapmış olduğu çeviride "Elçilerin İşleri" bölümü "Resullerin İşleri" olarak geçer.

Al sana kitabın referansını da vereyim: "ISBN 975-462-011-3"

kan nakline gelince , eski antlaşmada "kan yemeyeceksin" ve incilde de "kandan sakının " emri vardır. bunlar kan yemek le ilgilidir. Şimdiki modern tıpla da alakası yok. O dönemlerde kimileri kan içerek ayinler yaparlardı. Kan ,candır,hayattır, bu uygulama hem iğrenç hem de putperest bir şeydi. Tanrı bunu yasakladı. Ancak şimdiki durumla alakası yoktur.Diyelim ki bi çocuğun var . çocuk bi rahatsızlıktan dolayı kan nakline ihtiyacı var. sen bi baba olarak diyosun ki "HAYIR ,ÇOCUĞUMA KAN VERME !" doktor,uyarıyor, "bakın çocuk ölebilir "diyor. sen diretiyorsun. Çocuk kurtulabilecekken kan naklini reddettiği için ölüyor.Kan nakli İsanın zamanında da yoktu. Tanrı kan nakliyle ilgili bir şey mi demiştir ? Hayır. peki bu anlayışı kim getirdi?

Dediğim gibi bu konuda yeterince bilgim yok. Bilgi dahilimde sana hak veriyorum. Ama bunların açıklamasını bir de Yehova Şahitlerinden duymak isterim. O zaman onlar çok farklı şeyler anlatabilirler ki bu çok da sık başıma gelmiş bir şeydir.

Sana söyleyeyim ; Şahitlerin yayınlarını hazırlayan ABD deki merkez bürolarındaki bir avuç insan.

Şuan Türkiye'deki protestan cematlerinin merkezi ABD'de değil midir?

pastörlerin tamamı yurt dışından maaşlı değil midir?

Şuan Katolik Kilisenin rahiplerinin tamamı Vatikan'dan maaşlı değil midir?

Şuan Rum Ortodoksların tamamı Rum patriğinden maaşlı değil midir?

Umarım "bağışlarla geçinme" yalanına inananlardan değilsindir :)

Ortodokssun diye sana Ortodoks kiliseden örnek vereyim. Bu gün patrikhane de aidat toplanır (pazar günkü bağışlardan bahsetmiyorum). Bu aidatlar güya Rum Ortodoks Kilisesine ait yoksul insanlara veriliyormuş. Konuyu nereye bağlamak istediğimi anlamışsındır sanırım...

nlar kesin kurtuluşa ermiş, ancak diğer şahitler henuz erememişler. Onlar yeniden doğmuş,ama sıadan şahitler doğmamış,doğmalarına da grek olmadığı açıklanmıştır. Onlar rabbin sofrası /komünyon dan alabilir, sıradan şahitler alamazlar. Onlar öldükten sonra cennete / gök 'e gidecekler sıradan şahitler ölüm uykusuna dalacaklar.onlar isanın yanında yönetici sınıftır, sıradan şahitler yönetilendir. onlar tanrı tarafından meshedilmişlerdir, sıradan şahitlerin meshedilmesine grek yoktur.Onlar göksel krallığa girecekken ,sıradan şahitler yerde yaşayacaklardır. Onlar doğru bilgi ve anlayışa sahiptir, sıradan şahitler onların yönetimine ve anlayışına tabidir.

Bak bu açıklamalar sana Eski Antlaşmada ki SEÇİLMİŞ YAHUDİLER i çağrıştırmıyor mu?

"Bu şekilde, Kutsal Kitap‘a göre kelime anlamıyla İsa yalnızca meshedilmiş Hıristiyanların (yani 144.000'in) aracısıdır." Bu mantık incilin nersinde vardır ?

İncil dediğin kitap bir yorum kitabıdır.

İncil'in neresinde üçlü birlik yazar?

Ama okursun, yorumlarsın ve Üçlü Birlik kavramını bulursun.

144.000 de bu şekilde.

Hemen hemen yeni beliren bütün sapkın tarikatlarda var olan bu "süper sınıf" öğretisi Kutsal Kitap'a dayalı bir öğreti değildir.

Süper sınıf tabirini senden duydum ama SEÇİLMİŞ SINIF tabirini de Kutsal Kitap'tan duydum :)

Natan
29-03-2010, 17:03
ahh,kardeşim ,nerden başlıyayım bilmiyorum.
katıldığım noktalar var katılmadıklarım da.

YHVH hakkında açıklama getirebilirsin. Sonuçta Rab'bin emri vardır ve adım değişmeyecek der.
Ama Yahşuah'a Kutsal Kitap referanslı bir açıklama getirebilir misin?İşte aynı açıklamayı da her hangi bir görüşün her hangi kelimeler üzerinde diretmesi için de yapabilirsin.
Ben aynı düşünmüyorum. Burda terimlerden bahsediyoruz. Ben YHVH nin kullanımına bakarım. Halkubi yuarıda bahsedilen bu özel terim /isim değil usluptur. Aynı şey değil mi natan ? diyebilirsin ama aynı şey değil bence.

Kutsal Kitap'a iman etmiş, mesih'in izinden giden hiç bir kimse, hiç bir şekilde farklı düşünceleri kötülemez. Farklı düşüncelerin aleyhinde konuşmaz. Farklı düşüncelerle çatışma içine girmez.

Bu dediğinizi binlerce yıldır insanlar yapıyor. Karşıt fikirleri ele alıp ,tartışır ,doğruluğunu nedenleyip -sorgular .Alehine de konuşabilir ancak bunun da bir adabı vardır. Kimse kimseye hakaret de etmiyo.


Bu yüzden şahitlerin İslam'ı eleştirmemesi tam yerinde bir karar. Sadece İslam değil, bir Hristiyan hiç bir karşıt görüş ile münakaşaya girmemelidir.


Ne anlatmak istediğinizi anladım .Ancak işler bu şekilde yürümüyor. Yanlışlar varsa bunlar tesbit edilmeli,nesnel /olgusal kaynaklara göre temellendirilmeli,açıklanmalıdır. Ortada yalan varsa ne yapacaksın. Ya benm dinim ne diyor ben onu anlatayım mı diceksin. Sanmıyorum sevgili kardeşm.


Yehova şahitlerinin kiliseyi sürekli olarak kötülemesine gelince (kilise demeyeyim de, Üçlü Birlikçilerin ibadethanedi diyeyim).
Bu kesinlikle yanlıştır.


Şahitler kendi oluşumlarına kilise demezler.Cemaat derler. İnglizcede ayrıca "krallık salonu" dur. Yayınarı temel amacı kendisinden olmayan tüm hristiyanları eleştirmek,onların şeytanın temsilcieri olduğunu vurgulamaktır.Bu böyledir. Okuyan herkes de bilir.

Aryusçulara nasıl davrandığı, onları nasıl kılıçtan geçirdiklerini çok iyi biliyorsundur. Geçenler okudum şok oldum ya. İsmini hatırlamıyorum ama bir Ortodoks azizinden bahsediyorlardı. Konsil zamanı o aziz (!) bütün milletin önünde Aryus'u tokatlamış. Aman bu bu ne büyük bir meziyetmiş . Bak eğer istiyorsan bu yazının orjinalini bulur sana yollarım.

Aziz Nikholas ,benm de haberim var :)


Emin ol ki bu kelimelerin tamamını ortodoks, katolik, protestan bütün mezheplerden de kullananlar var. Eğer istiyorsan, kütüphanemden tek tek bulur, tüm bu kelimelerin geçti, 3 mezhebe ait yayınların hepsinin referansı sana tek tek verebilirim. Yani bu kelimeler Hristiyanlığın tamamına aittir, sadece Yehova Şahitleri değil.



Diyelim ki kullanıyorlar. Katolikler bunu açıkça kabul ettiler. Kardeşim biz katoliker Allah kelimesini kullanırız dediler. Protestan kilisesi hakkında bir yorum yapamam çünkü hangi protestan kilisesi. Bi defa evrensel kiliseler değil. Hepsi birbirinden farklı. Biz ne diyebiliriz. Hangisini söyliyelim.Ortodoks kilisesi eski yayınları da dahil benzer kelimeleri kullanır fakat şimdilerde insanlar aydınlanmaya başladı. Gelecek umutlu. Bunların islam litr.ne ait olduğunu biliyorlar.

Ancaaakkk , sadece y.şahitleri diyosun .Bundan kastın nedir? Bu kelimeleri şahitler kullanmaz mı diyosun. Öyle diyosan sana istediğin kadar örnek verebilirim. Eğer yanlış anladıysam özür dilerim.Ancak pek çok yayınında "Allah" , "Resul" ,"Cemaat" kavramlarını kullandıkları bir gerçek. Hatta kendilerinin "kitap ehli "olduğunu da söylüyorlar.


Ama gel gör ki, Kitab-ı Mukaddes şirketinin 2006 yılında yapmış olduğu çeviride "Elçilerin İşleri" bölümü "Resullerin İşleri" olarak geçer.

Al sana kitabın referansını da vereyim: "ISBN 975-462-011-3"



Ben de de 1997 basımı kitabı mukaddes çevirisi var.Pek çok yerinde de Alllah geçer. Kitabı Mukaddes ciler kendi anlayışlarında devam etsinler bakalım. Ne diyelim.

Kan nakli konusunda ise sana gerçeği yazdım. İnanırsın inanmazsın ancak gerçek bu, bir yanlış varsa açıkça yanlışımı yazabilir.Ki kesinlikle durum budur. Ortada bir yorum yok. (kanın kullanımı haricinde) ölen pek çok yetişkin ve çocuk bebek vardır. Özellikle Abd de pek çok dava açılmış bazı şahitler çocuğnun ölümüne yöz yumduğu için davalar açılmış,pek çok protesto düzenlenmiş "Wachtower- baby killers"-bebek katilleri- sloganlarıı atılmış ,dövizleri açılmıştır. Bazı memleketlerde ise yasaklanmıştır. Yada çok rahat değillerdir.


Ama okursun, yorumlarsın ve Üçlü Birlik kavramını bulursun.
144.000 de bu şekilde.


İncilin açıkça ne dediği ortadadır. Hiç üçlük doktrini gibi ağır bi konuya girmene gerek yok . Onun adına iman eden Rabbin çocuğu olduğu yazılıdır. kişilerin yeniden doğması gerektiği söylenir. Bunlar tamamen 144 ler iiçin geçerli sıradan şahitler çin değil. Bu sınıf özel bi sınıftır. Direkt Tanrının yönlendirmesi altında bulunuyor-muşşş.. Bu sınıfa hayır demek Tanrıya yada tanrısal düzenlemelere hayır demek miş. bu şekilde kendilerine güç atfedip, başkalarını köle ,itaatkar kılmak isteniyor. İslamda da bazı soytarılar yok mu ,keramet sahibi olan ,elini eteğini öptüren !Halbuki akıllı,sağduyulu,çağdaş bi insan ,kendilerine güç atfedn -peygamber miş gibi gösteren bi sınıfın kölesi olabilir mi ?Hem bu sınıf pek çok KIYAMET TARİHİ vermiş, hepsi de Hüsranla sonuçlanmış, gelecek peygamberler için özel villa bile yaptırmış (büyük bahçeli ). Kıyamet kopmayıp,peyg.ler gelmeyince REZİL OLMUŞtur.

hur-kus
30-03-2010, 07:18
İsa'nın insan bedenine bürünmüş Tanrı
olduğunu ögretenler aslnda İsa’yı yüceltmek
yerine ona hakaret etmiş olurlar.

Bunu şöyle örnekleyelim:

Diyelim ki bir işyerinde
çalışanlar müdürlerinden bir istekte bulunuyor.
Müdür bu istegi yerine getirecek yetkiye sahip olmadiğinı söylüyor. Bu doğruysa,
müdür haddini aşmayarak doğru olanı yapıyor demektir.

Ama aslında bu yetkiye sahipse, sırf çalişanlarin istediğini yapmamak için
yalan söylüyor demektir.

Isa da buna benzer bir durumla karşılaşmıştı. Bir keresinde iki öğrencisi ondan kendilerini yüksek bir konuma getirmesini istedi.

O acaba nasıl cevap verdi? Şöyle dedi:

"Sağima ya da soluma oturacaklari seçme
hakki bana verilmemiştir; Babam bu yerleri kimler için hazırlamışsa onların olacak" (Matta 20:23).

Eger iddia edildigi gibi
Isa aslında Tanrı olsaydi, bu sözlerle yalan söylemiş olmaz miydi?

Fakat tersine İsa

bu sözlerle hem haddini bilmek konusunda
mükemmel bir örnek birakti hem de Tanrı'
ya eşit olmadiğını açıkça gösterdi..

Saygılarımla

Sayın Natan,

Öncelikle yukarıdaki örneği göz önünde tutarak İsa'nın konumunu tartışalım. Diğer konulardaki sorularınıza ayrıca tek tek cevap vermeye çalışırım.

İsa'nın yukarıdaki cevabı konusunda değerli görüşlerinizi bekliyorum.

Saygılarımla

Paolo
30-03-2010, 07:58
Sayın hur-kuş.İsa Mesih Efendimizin Tanrılığına dair o kadar çok ayetler var ki!Lütfen ayetleri çarpıtmayınız.

YOLCULUKLAR
30-03-2010, 14:41
İsa'nın yukarıdaki cevabı konusunda değerli görüşlerinizi bekliyorum.

Saygılarımla


Sevgili hur-kus

Biraz konu dışına çıkacam ama bu yine de direk konuyla bağlantılı olacak.

İlk başta şunu belirtmek isterim ki Ne İncil, Ne Eski Antlaşma İsa'nın Tanrı olduğunu yazmaz.

Eğer aklınızda İsa'ya Tanrı demek var ise, ayetleri alırsınız, yorumlarsınız, bu bunu kast ediyor tarzında açıklamalarda bulunursunuz ve İsa 'Ya Tanrı dersinirz. Ama dediğim gibi, İncil İsa'nın Tanrı olduğunu kesinlikle yazmaz. (Bugünkü İncillerde kimi yerlerde İsa'ya Rab dendiğini okuyorum ama orjinalinde İsa için kullanılan Rab kelimesinin Tanrı olmadığını da çok iyi biliyorum).

Bu gün İsa'nın Tanrı ilan edilmesi kesinlikle kilisenin bir yorumudur. Bu yorumlardan en popüler olanıda İznik Konsilidir.

Ama şu var sevgili hur-kus.

Eğer sadece Kutsal Kitap'a bakalım, Kutsal Kitap ne yazıyor ise ona iman demekle bir çok şeyi de havada bırakmış olmuyor musunuz?

En basit örneğiyle bu kanon nasıl oluştu?

bu kanonu oluşturan Kilise değil miydi?

Kilise mektuplar ve yazılar arasından metinleri seçip te kanonu oluşturmadı mı?

Yani bu gün elinizde tutmuş olduğunuz Kutsal Kitap bile aslında Kilisenin yorumu değil midir?

Siz "ben Kutsal Kitap'a iman ediyorum" dediğinizde aslında Kilise'nin yorumuna da iman ediyorum demiyor musunuz?

Yoksa siz Yehova şahitleri olarak bu kanonun oluşum sürecini Hristiyanlardan daha farklı mı değerlendiriyorsunuz?

Yok eğer aynı şekilde değerlendiriyorsanız o zaman Kutsal Kitapa (kilisenin yorumuna) inanan bir kişi olarak niçin kilisenin İsa'nın Tanrılığı için getirmiş olduğu yoruma inanmıyorsunuz?

Natan
30-03-2010, 15:08
İsa yeryüzünde yaşarken sınırlı bir yapıya sahipti bence. Yukarıda yazdıklarınız bu sınırlılık içerisinde değerlendirilebilr. Üçlük doktrini ne yazıkki beni aşan bi konu. Ayrıntılarıyla açıklayamam. Bu bi gizem olabilir. Tanrı çok karmaşık bi yapıya sahip olmalı kim çözebildi ki! Subjektif yorumlarda bulunabiliriz ancak bu bizi bağlar. Kilise iki bin yıldır söylüyor, bi birikimleri var. Kilise dediyse yalandır mantığı bence kendimizi kandırmak olur.

YOLCULUKLAR
30-03-2010, 23:05
İsa yeryüzünde yaşarken sınırlı bir yapıya sahipti bence.

Tam bir reform görüşü :)

Çok klasik bir şey olacak ama...

Sınırlı bir Tanrı olabilir mi Natan?

Paolo
31-03-2010, 02:02
Sayın hur-kuş bu ayetleri neden görmezden gelirsiniz?

13«Sizbeni Öğretmen ve Rab diye çağırıyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz, öyleyim. 14Ben Rab ve Öğretmen olduğum.Yuhanna 13

10Benim Baba'da, Baba'nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor. 11Bana iman edin; ben Baba'dayım, Baba da bendedir. Yuhanna 14

30Ben ve Baba biriz.» Yuhanna 10

Bu arada Yolculuklar Eski Ahitte İsa Mesih efendimizin Tanrılığından bahseder.Yeşeya 9' geçer.



Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı,
Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak.

Yeşeya 9

hur-kus
31-03-2010, 07:28
Ama şu var sevgili hur-kus.

Eğer sadece Kutsal Kitap'a bakalım, Kutsal Kitap ne yazıyor ise ona iman demekle bir çok şeyi de havada bırakmış olmuyor musunuz?

En basit örneğiyle bu kanon nasıl oluştu?

bu kanonu oluşturan Kilise değil miydi?

Kilise mektuplar ve yazılar arasından metinleri seçip te kanonu oluşturmadı mı?

Yani bu gün elinizde tutmuş olduğunuz Kutsal Kitap bile aslında Kilisenin yorumu değil midir?

Siz "ben Kutsal Kitap'a iman ediyorum" dediğinizde aslında Kilise'nin yorumuna da iman ediyorum demiyor musunuz?

Yoksa siz Yehova şahitleri olarak bu kanonun oluşum sürecini Hristiyanlardan daha farklı mı değerlendiriyorsunuz?



Sayın YOLCULUKLAR merhaba, güzel sorunuz için cevabım bir uzun olmak zorunda, kusura bakmayın.

Yehova’nın Şahitleri, Mukaddes Yazılarda önemli bir kitabın eksik olmadığından neden emindirler?

Çünkü ‘öğretmek için faydalı’ olan bu ilham edilmiş yazılar, genellikle Mukaddes Kitap listesi diye adlandırılan değişmez bir kataloğa sahiptir. (II.*Timoteos 3:16) Aslında “liste” için kullanılan Yunanca kanon sözcüğü, ölçme çubuğu olarak kullanılan bir kamış anlamına gelmektedir. Mukaddes Yazılardaki kitapların listesi, gerçekten Tanrı tarafından ilham edilmiş olduğu kabul edilen iman, öğreti ve davranışları ölçen bir cetvel olarak kullanılmaya layık kitaplar dizisine verilen ad olmuştur.

Genellikle (Eski Ahit olarak da adlandırılan) İbranice Yazıların resmi listesi MÖ*5.*yüzyılın sonuna doğru tespit edilmiştir.

İsa Mesih ve resulleri, Kutsal Yazılardan iktibaslar yaparken, sadece bu katalogdaki kitapları kullandılar. Bu nedenle, Yehova’nın Şahitleri İbranice Mukaddes Yazılar için bu örneği kabul etmektedirler.

Fakat Yeni Ahit veya Yunanca Mukaddes Yazılar için ne denilebilir?

Delillere göre Yunanca Mukaddes Yazıların teyit edilmiş listesi, MS*90-100 yıllarından beri oluşturulmaya başlanmıştır. Ve 2.*yüzyılın sonlarında, Yunanca Mukaddes Yazılar listesinin tamamlandığına dair hiçbir şüphe kalmamıştı.

MS*170’te kaleme alınan Muratori Metin parçasından MS*397’deki 3.*Kartaca Konseyine kadar geçen devreye ait en az 16 eski Yunanca Mukaddes Yazı katalogu mevcuttur. Buna ek olarak, orijinal dildeki (Yunanca) Mukaddes Kitabın bu kısmına ait el yazmalarının toplamı 5.200’den fazladır. Hiçbir eski belge bu kadar kuvvetli şekilde teyit edilmemiştir. Bu nedenle, Yehova’nın Şahitleri, Yunanca Mukaddes Yazılara tamamlanmış gözüyle bakarlar.

Sizinde ifade ettiğinizi gibi günümüzde bazı yazarlar Yunanca Kutsal Yazıları oluşturan kitapların yüz yillar sonra imparator Büyük Constantinus'un yetkisi altındaki iktidar sahibi kilise tarafından seçildiğini iddia ediyor. Fakat gerçekler öyle olmadığını gösteriyor.
Örneğin Kilise Tarihi Profesörü Oskar Skarsaune şuna dikkat çekiyor:

"Hangi yazıların Yeni Ahit'e dahil olduğuna ve hangilerinin olmadığına asla her hangi bir kilise konsili ya da herhangi bir kişi karar vermedi.....Ölçütler son derece açık ve mantıklıydı: MS birinci yüzyıla tarihlendirilen bu yazılar, elçiler veya onların hizmet arkadaşları tarafından yazılmış ve güvenilir kayıtlar olarak kabul edilmişti. Sonradan yazılan metinler, mektuplar veya inciller bunlara dahil değildir.....Bu süreç temel olarak Büyük Constantinus'tan ve onun iktidar sahibi kilisesinin kurulmasından çok uzun süre önce tamamlandı. Yeni Ahit'i oluşturan kitapları belirleyen, iktidarda olanların değil imanları uğruna şehit edilenlerin kilisesiydi."

Yunanca Kutsal kitapları araştıran doçent Ken Berding, Kutsal Yazıları oluşturan kitapların listesinin belirlenmesi hakkında şöyle bir yorumda bulundu:

" Kilise seçim yaparak bir kitap listesi oluşturmadı; kilisenin Hristiyanların baştan beri Tanrı'nın sözü olarak kabul ettikleri kitapları tanıdığını söylemek daha doğru olur"

Fakat Yehova’nın Şahitlerini ikna etmek için daha çok delile gerek vardır.
Yehova’nın Şahitlerinin bir kitabın kutsal yazılara ait olduğunu kabul etmelerinin başlıca nedeni, onun insan yapısı listelere dahil olması değildir.

Onlar kitabın içinde mevcut delilleri ararlar.

Örneğin:

Tanrı’nın mukaddes ruhu tarafından ilham edildiğini kanıtlayan bir içerik.

Batıl itikatlara, cinciliğe ve yaratılan herhangi bir şeye tapınmaya karşı öğüt.
Mukaddes Kitabın tüm diğer kısmıyla tam bir uyum.

İnsanları, Yehova’ya tapınmaya sevk edebilecek ve Tanrı’nın işi ve maksadı için derin saygı uyandıracak bir mesaj.

Tanrı’yı sevmeye ve O’na hizmet etmeye dair bir çağrı.

Tanrısal “sağlam sözlerin örneği”ne uygunluk ve İsa’nın öğretileriyle ahenk.—II.*Timoteos 1:13.

hur-kus
31-03-2010, 07:47
Yehova’nın Şahitleri, bu aradıkları delillerden hiçbirini gnostik yazılarda bulamazlar.

Mistik gnostikler, ilk iki yüzyıl boyunca gelişti ve gizli Tanrısal bilgiye veya gnosise sahip olduklarını iddia ettiler. Onlar, kimin İsa ve resullerinin gerçek öğreti ve yazılarına sahip olduğu konusunda, hakiki Hıristiyanlara meydan okudular.

Gnostik kitaplar, Hıristiyan imanını kuvvetlendirmeye yarayan bilgiler verir mi? Hayır.

Ansiklopedilerin ve Mukaddes Kitap araştırmacılarının çoğu, bu gnostik yazıları yalnız apokrif (Mukaddes Kitap listesine dahil olmayan) değil, aynı zamanda psödepigrafik (Mukaddes Kitap yazarlarına sahte olarak isnat edilen yazılar) olarak nitelendiriyorlar.

Psychology Today (Bugünün Psikolojisi) dergisinde değinildiği gibi, bir Roma katolik papazı ve Arizona Üniversitesinde sosyoloji profesörü olan Andrew M.*Greeley, bu kitaplar hakkında şöyle dedi:

“Onlar, hayatın önemini reddetmek yerine, yaşam problemlerini çözmek amacıyla dine yönelen herhangi bir kimseye hiçbir yardımda bulunamazlar.” Ve Greeley, gnostik incilleri Mukaddes Kitabınkilerle karşılaştırdığı zaman, “Gnostiklerin İsa’sı, bazen tutarsız, anlaşılmaz ve hatta tüyler ürpertici bile olabiliyor” sonucuna vardı.
Gnostik incillerin öğretileriyle Mukaddes Kitabın İncillerinin öğretileri arasında büyük bir uçurum vardır. Bu iki eserin öğretileri karşılaştırıldığında, ayrılık, özellikle Tanrı, dirilme ve kurtuluş gibi konularda belirginleşir. Bununla beraber, gnostisizm ile eski Yunan felsefesi, Budizm ve Hinduizm arasında bir benzerlik görülür.

Gnostik yazarlar, İsa’yı, Mukaddes Kitabın tarifinden şaşırtıcı derecede farklı bir şekilde tanımlarlar. Gnostik olan “Filip’in incili” Mecdeli Meryem’i İsa’nın en yakın arkadaşı olarak niteler ve İsa’nın “onu [sık sık dudağından] öptüğünü” beyan eder. Encyclopedia Britannica’nın şu ifadesine şaşmamak gerek: “Gnostik ahlak, son derece serbest fikirli bir cinsellikten aşırı tutuculuğa kadar gider.”

TANRI’NIN MAKSADININ BEYANINDA HİÇBİR EKSİK YOKTUR

Mukaddes Kitabın başından sonuna kadar mevcut tüm baplarında Tanrı’nın, yer ve onun sakinleriyle ilgili maksadı belirgin bir şekilde açıklanmıştır. Kayıt, Tanrı’nın yöresel bir cennette yaşayan iki insanı mübarek kılmasıyla başlar ve küresel bir cennette yaşayacak sayısız insanı takdis etmesiyle sona erer. Arada geçen 1187 bap, ilerler tarzda Tanrı’nın, insanlığı nasıl mübarekleyeceğini ve kendimizi nasıl O’nun Tanrısal maksadıyla uyumlu hale getirebileceğimizi açıklar. Mukaddes Kitap, diğer belgelerle tamamlanmasıne gerek kalmayacak şekilde ve en ufak hayati bilgiyi atlamadan bunu yapar.
‘Bütün bunlar iyi, hoş, fakat Mukaddes Kitabın nasihatleri tam ve şimdiki hayatım için uygulanabilir mi?’ diyebilirsiniz.

GEREKLİ ÖĞÜDÜN SAĞLANMASINDA HİÇBİR EKSİK YOKTUR

Yehova’nın Şahitleri, Mukaddes Kitaba günlük yaşam için gerekli tam bir rehber gözüyle bakarlar. İnsanların temel ihtiyaçları, Mukaddes Kitap tarihi boyunca olduğu gibi, bugün de aynıdır. Mukaddes Kitap, bu ihtiyaçları acaba nasıl karşılar? Buna bir göz atalım:
AİLE—“Ey kadınlar, Rabde lâyık olduğu üzre, kocalarınıza tâbi olun. Ey erkekler, karılarınızı sevin, ve onlara karşı acı muamele etmeyin. Ey çocuklar, her şeyde ana babalarınıza itaat edin, çünkü bu Rabde makbuldür. Ey babalar, cesaretten düşmesinler diye, çocuklarınızı incitmeyin.”—Koloseliler 3:18-21.
KARARLAR—“Sözlerinde acele eden bir adam gördün mü? Ondan ziyade akılsızdan bir şey umulur.” “Bütün yollarında [Tanrı’yı] tanı, o da senin yollarını doğrultur. Kendi gözünde hikmetli olma; Yehova’dan kork, ve şerden ayrıl.”—Süleymanın Meselleri 29:20; 3:6,*7.
BUNALIM—“Hiç bir şeyde kaygı çekmeyin fakat her şeyde istekleriniz, Allaha dua ve yalvarışla, şükranla bildirilsin. Ve Allahın her anlayışın çok üstünde olan barışı Mesih İsada yüreklerinizi ve düşüncelerinizi muhafaza edecektir.”—Filipililer 4:6,*7.
KANAAT—“Fakat kanaat ile Tanrısal bağlılık büyük kazançtır; çünkü dünyaya bir şey getirmedik, çünkü ne de ondan bir şey götürebiliriz; fakat yiyeceğimiz ve örtüneceğimiz oldukça, onlarla kanaat edeceğiz.”—I.*Timoteos 6:6-8.
ARKADAŞLIK—“Dost çoğaltan kendini yıkmak için eder; fakat kardeşten daha yakın dost vardır,” “Birbirinize lûtufkâr ve şefkatli olun; ve Allah sizi Mesihte bağışladığı gibi, birbirinize bağışlayın.”—Süleymanın Meselleri 18:24; Efesoslular 4:32.

Bu kısa :) bilgilendirmede, Yehova’nın Şahitlerinin neden Mukaddes Kitabın hayat için gerekli prensiplerin sağlanmasında tam bir rehber olduğuna inandıklarını anlayabildiniz mi? Birçok kişi bunu anladı. Örneğin bir adam Mukaddes Kitabı inceledikten sonra şu sonuca vardı:
“Mukaddes Kitap ve öğütleri üniversitede okuduklarımızdan daha uygulanabilir ve ileri derecede üstündür. Ben, bir lise danışmanı olarak yüksek okul mezunu ve lisans sahibi olup zihin sağlığı ve psikoloji ile ilgili çok sayıda kitap okumuş olmama rağmen, başarılı bir evlilik yapabilmek, çocukların işlediği suçları önlemek ve nasıl arkadaş kazanmak ve bu arkadaşlığı nasıl muhafaza etmek gibi konularda Mukaddes Kitap nasihatlerinin, okuduğum şeylerle veya üniversite eğitiminde verilenlerden çok daha üstün olduğunu gördüm.”

Öyle ise, Mukaddes Kitabın tamlığı hakkında neden bu kadar çok soru var?

Bazıları için, mesele, gerçeklerin sağlıklı bir şekilde incelenmemesinden kaynaklanabilir. Diğerleri için, sorumluluktan kaçmak için gizli bir arzunun sonucu olabilir. Bundan dolayı resul Pavlus’un, Timoteos’a yönelttiği öğüde kulak vermek çok önemlidir: “Ey Timoteos, emaneti hıfzet, .*.*.*. yalan yere bilgi denilen şeyin itirazlarından sakın; bazıları bunu iddia ederek iman hakkında saptılar.”—I.*Timoteos 6:20,*21.

Arkeolojik bulgular devam edecektir ve bazıları Mukaddes Kitap tarihini anlamamız için ek bilgiler sağlayacaktır. Fakat hiçbir bulgu, Mukaddes Kitabın doğruluğunu tasdik veya reddedemez.

Mukaddes Kitap, öz değeri ile kendini doğrular.

Pavlus’un yazdıklarına inanıp inanmama kararı şüphesiz herbirimize düşer: “Eğer biz, yahut gökten bir melek de, size vâzettiğimiz incilden başka bir incil vâzederse, lânetli olsun.” (Galatyalılar 1:8) Yehova’nın Şahitlerine gelince, onlar kararlarını verdiler. Onlar için Mukaddes Kitapta, yani Tevrat, Zebur ve İncil’de kutsal yazıların tümü mevcuttur.

Aşağıdaki konu ve sorular hakkında tatmin edici cevap ve bilgi Kutsal Yazılarda bulunmaktadır.


Tanrı’nın Açıklanmış Maksadı

Niçin Yaşıyoruz?

Cennet yeryüzünü yönetmek; Yehova Tanrı’ya itaat etmek ve tapınmak; komşumuzu sevmek.—Tekvin 1:28; Vaiz 12:13; Luka 10:27.

Gelecekte Bizleri Neler Bekliyor?

Barış dolu bir cennet yeryüzünde, tam sağlıklı ebedi bir yaşam; ölmüş olan sevdiklerimizle tekrar birlikte olmak.—Vahiy 20:12,*13; 21:3,*4.

Tanrı Bunu Nasıl Yapacak?
Yeryüzünü kötülüklerden arındıracak ve ölüleri diriltecek olan Mesih’in yönetimindeki adil bir hükümet vasıtasıyla.—Luka 1:32,*33; Yuhanna 11:25; Vahiy 11:17,*18.


Saygılarımla

YOLCULUKLAR
31-03-2010, 09:54
Cevabınız için çok teşekkür ederim

Sizinde ifade ettiğinizi gibi günümüzde bazı yazarlar Yunanca Kutsal Yazıları oluşturan kitapların yüz yillar sonra imparator Büyük Constantinus'un yetkisi altındaki iktidar sahibi kilise tarafından seçildiğini iddia ediyor. Fakat gerçekler öyle olmadığını gösteriyor.
Örneğin Kilise Tarihi Profesörü Oskar Skarsaune şuna dikkat çekiyor:

"Hangi yazıların Yeni Ahit'e dahil olduğuna ve hangilerinin olmadığına asla her hangi bir kilise konsili ya da herhangi bir kişi karar vermedi.....Ölçütler son derece açık ve mantıklıydı: MS birinci yüzyıla tarihlendirilen bu yazılar, elçiler veya onların hizmet arkadaşları tarafından yazılmış ve güvenilir kayıtlar olarak kabul edilmişti. Sonradan yazılan metinler, mektuplar veya inciller bunlara dahil değildir.....Bu süreç temel olarak Büyük Constantinus'tan ve onun iktidar sahibi kilisesinin kurulmasından çok uzun süre önce tamamlandı. Yeni Ahit'i oluşturan kitapları belirleyen, iktidarda olanların değil imanları uğruna şehit edilenlerin kilisesiydi."

Yunanca Kutsal kitapları araştıran doçent Ken Berding, Kutsal Yazıları oluşturan kitapların listesinin belirlenmesi hakkında şöyle bir yorumda bulundu:

" Kilise seçim yaparak bir kitap listesi oluşturmadı; kilisenin Hristiyanların baştan beri Tanrı'nın sözü olarak kabul ettikleri kitapları tanıdığını söylemek daha doğru olur"

Ama bu bölüme katılmıyorum pek.

Eğer kitapları toplayıp, İncil'i oluşturan kilise değilse kim? Eğer bunun cevabı kilise olmayacaksa bence durum çok daha vahimdir.

Kanon (BANA GÖRE) kesinlikle bir kilise yorumudur.

En basit örneğiyle şu an ilk çağlara ait yasaklı listeler yok mudur elimizde?

Katolik Kilisenin yasaklamış olduğu ve okunmasını/yayınlanmasını kesinlikle yasakladığı kendisine Kutsal diyen metinler yok mu? (Demek ki bazı mektuplar/yazılar elenmiş ve yasaklı listesine konmuş)

Ve ayrıca kanonun kilise yorumu olduğunu gösteren deliller yok mu bu gün elimizde? En basit örneğiyle bu gün Katolik Kilise'nin kullanmış olduğu kanon ile sizin kullanmış olduğunu kanon aynı mı? Değil. O zaman bu durumda Kanonu Katolik kilise farklı yorumlarken siz farklı yorumlamış olmuyor musunuz?

Ben bunun cevabını bir türlü veremedim kendime. "Kilisenin Elçisel Yetkisi" kavramını söküp atabilsem kafamdan her şey aklımda çok daha rahat çözülebilecek ama... :)

Natan
31-03-2010, 11:43
Kilisenin Elçisel Yetkisi" kavramını söküp atabilsem kafamdan her şey aklımda çok daha rahat çözülebilecek ama


Bunu sorun olarak görmnizi anlıyamıyorum. İman bildiriisnde "elçisel kilise "demiyor mu ? diyor. Neye isyan ediyosun ? Neyi kabul etmediğini biliyorum .Kafan da az biraz karışık. Tamam ama sen bence GÜVENMİYOSUN . bir tanrı ya d hrıstıyan inancına da .

YOLCULUKLAR
31-03-2010, 12:47
Bunu sorun olarak görmnizi anlıyamıyorum. İman bildiriisnde "elçisel kilise "demiyor mu ? diyor. Neye isyan ediyosun ? Neyi kabul etmediğini biliyorum .Kafan da az biraz karışık. Tamam ama sen bence GÜVENMİYOSUN . bir tanrı ya d hrıstıyan inancına da .

isyan etmiyorum ki:)

red etmiyorum.

kabul etmiyorum.

bu konuda kafam karışık.

YOLCULUKLAR
31-03-2010, 12:54
Yehova’nın Şahitleri, bu aradıkları delillerden hiçbirini gnostik yazılarda bulamazlar.

Mistik gnostikler, ilk iki yüzyıl boyunca gelişti ve gizli Tanrısal bilgiye veya gnosise sahip olduklarını iddia ettiler. Onlar, kimin İsa ve resullerinin gerçek öğreti ve yazılarına sahip olduğu konusunda, hakiki Hıristiyanlara meydan okudular.

Gnostik kitaplar, Hıristiyan imanını kuvvetlendirmeye yarayan bilgiler verir mi? Hayır.

Ansiklopedilerin ve Mukaddes Kitap araştırmacılarının çoğu, bu gnostik yazıları yalnız apokrif (Mukaddes Kitap listesine dahil olmayan) değil, aynı zamanda psödepigrafik (Mukaddes Kitap yazarlarına sahte olarak isnat edilen yazılar) olarak nitelendiriyorlar.

Psychology Today (Bugünün Psikolojisi) dergisinde değinildiği gibi, bir Roma katolik papazı ve Arizona Üniversitesinde sosyoloji profesörü olan Andrew M.*Greeley, bu kitaplar hakkında şöyle dedi:

“Onlar, hayatın önemini reddetmek yerine, yaşam problemlerini çözmek amacıyla dine yönelen herhangi bir kimseye hiçbir yardımda bulunamazlar.” Ve Greeley, gnostik incilleri Mukaddes Kitabınkilerle karşılaştırdığı zaman, “Gnostiklerin İsa’sı, bazen tutarsız, anlaşılmaz ve hatta tüyler ürpertici bile olabiliyor” sonucuna vardı.
Gnostik incillerin öğretileriyle Mukaddes Kitabın İncillerinin öğretileri arasında büyük bir uçurum vardır. Bu iki eserin öğretileri karşılaştırıldığında, ayrılık, özellikle Tanrı, dirilme ve kurtuluş gibi konularda belirginleşir. Bununla beraber, gnostisizm ile eski Yunan felsefesi, Budizm ve Hinduizm arasında bir benzerlik görülür.

Gnostik yazarlar, İsa’yı, Mukaddes Kitabın tarifinden şaşırtıcı derecede farklı bir şekilde tanımlarlar. Gnostik olan “Filip’in incili” Mecdeli Meryem’i İsa’nın en yakın arkadaşı olarak niteler ve İsa’nın “onu [sık sık dudağından] öptüğünü” beyan eder. Encyclopedia Britannica’nın şu ifadesine şaşmamak gerek: “Gnostik ahlak, son derece serbest fikirli bir cinsellikten aşırı tutuculuğa kadar gider.”

TANRI’NIN MAKSADININ BEYANINDA HİÇBİR EKSİK YOKTUR

Mukaddes Kitabın başından sonuna kadar mevcut tüm baplarında Tanrı’nın, yer ve onun sakinleriyle ilgili maksadı belirgin bir şekilde açıklanmıştır. Kayıt, Tanrı’nın yöresel bir cennette yaşayan iki insanı mübarek kılmasıyla başlar ve küresel bir cennette yaşayacak sayısız insanı takdis etmesiyle sona erer. Arada geçen 1187 bap, ilerler tarzda Tanrı’nın, insanlığı nasıl mübarekleyeceğini ve kendimizi nasıl O’nun Tanrısal maksadıyla uyumlu hale getirebileceğimizi açıklar. Mukaddes Kitap, diğer belgelerle tamamlanmasıne gerek kalmayacak şekilde ve en ufak hayati bilgiyi atlamadan bunu yapar.
‘Bütün bunlar iyi, hoş, fakat Mukaddes Kitabın nasihatleri tam ve şimdiki hayatım için uygulanabilir mi?’ diyebilirsiniz.

GEREKLİ ÖĞÜDÜN SAĞLANMASINDA HİÇBİR EKSİK YOKTUR

Yehova’nın Şahitleri, Mukaddes Kitaba günlük yaşam için gerekli tam bir rehber gözüyle bakarlar. İnsanların temel ihtiyaçları, Mukaddes Kitap tarihi boyunca olduğu gibi, bugün de aynıdır. Mukaddes Kitap, bu ihtiyaçları acaba nasıl karşılar? Buna bir göz atalım:
AİLE—“Ey kadınlar, Rabde lâyık olduğu üzre, kocalarınıza tâbi olun. Ey erkekler, karılarınızı sevin, ve onlara karşı acı muamele etmeyin. Ey çocuklar, her şeyde ana babalarınıza itaat edin, çünkü bu Rabde makbuldür. Ey babalar, cesaretten düşmesinler diye, çocuklarınızı incitmeyin.”—Koloseliler 3:18-21.
KARARLAR—“Sözlerinde acele eden bir adam gördün mü? Ondan ziyade akılsızdan bir şey umulur.” “Bütün yollarında [Tanrı’yı] tanı, o da senin yollarını doğrultur. Kendi gözünde hikmetli olma; Yehova’dan kork, ve şerden ayrıl.”—Süleymanın Meselleri 29:20; 3:6,*7.
BUNALIM—“Hiç bir şeyde kaygı çekmeyin fakat her şeyde istekleriniz, Allaha dua ve yalvarışla, şükranla bildirilsin. Ve Allahın her anlayışın çok üstünde olan barışı Mesih İsada yüreklerinizi ve düşüncelerinizi muhafaza edecektir.”—Filipililer 4:6,*7.
KANAAT—“Fakat kanaat ile Tanrısal bağlılık büyük kazançtır; çünkü dünyaya bir şey getirmedik, çünkü ne de ondan bir şey götürebiliriz; fakat yiyeceğimiz ve örtüneceğimiz oldukça, onlarla kanaat edeceğiz.”—I.*Timoteos 6:6-8.
ARKADAŞLIK—“Dost çoğaltan kendini yıkmak için eder; fakat kardeşten daha yakın dost vardır,” “Birbirinize lûtufkâr ve şefkatli olun; ve Allah sizi Mesihte bağışladığı gibi, birbirinize bağışlayın.”—Süleymanın Meselleri 18:24; Efesoslular 4:32.

Bu kısa :) bilgilendirmede, Yehova’nın Şahitlerinin neden Mukaddes Kitabın hayat için gerekli prensiplerin sağlanmasında tam bir rehber olduğuna inandıklarını anlayabildiniz mi? Birçok kişi bunu anladı. Örneğin bir adam Mukaddes Kitabı inceledikten sonra şu sonuca vardı:
“Mukaddes Kitap ve öğütleri üniversitede okuduklarımızdan daha uygulanabilir ve ileri derecede üstündür. Ben, bir lise danışmanı olarak yüksek okul mezunu ve lisans sahibi olup zihin sağlığı ve psikoloji ile ilgili çok sayıda kitap okumuş olmama rağmen, başarılı bir evlilik yapabilmek, çocukların işlediği suçları önlemek ve nasıl arkadaş kazanmak ve bu arkadaşlığı nasıl muhafaza etmek gibi konularda Mukaddes Kitap nasihatlerinin, okuduğum şeylerle veya üniversite eğitiminde verilenlerden çok daha üstün olduğunu gördüm.”

Öyle ise, Mukaddes Kitabın tamlığı hakkında neden bu kadar çok soru var?

Bazıları için, mesele, gerçeklerin sağlıklı bir şekilde incelenmemesinden kaynaklanabilir. Diğerleri için, sorumluluktan kaçmak için gizli bir arzunun sonucu olabilir. Bundan dolayı resul Pavlus’un, Timoteos’a yönelttiği öğüde kulak vermek çok önemlidir: “Ey Timoteos, emaneti hıfzet, .*.*.*. yalan yere bilgi denilen şeyin itirazlarından sakın; bazıları bunu iddia ederek iman hakkında saptılar.”—I.*Timoteos 6:20,*21.

Arkeolojik bulgular devam edecektir ve bazıları Mukaddes Kitap tarihini anlamamız için ek bilgiler sağlayacaktır. Fakat hiçbir bulgu, Mukaddes Kitabın doğruluğunu tasdik veya reddedemez.

Mukaddes Kitap, öz değeri ile kendini doğrular.

Pavlus’un yazdıklarına inanıp inanmama kararı şüphesiz herbirimize düşer: “Eğer biz, yahut gökten bir melek de, size vâzettiğimiz incilden başka bir incil vâzederse, lânetli olsun.” (Galatyalılar 1:8) Yehova’nın Şahitlerine gelince, onlar kararlarını verdiler. Onlar için Mukaddes Kitapta, yani Tevrat, Zebur ve İncil’de kutsal yazıların tümü mevcuttur.

Aşağıdaki konu ve sorular hakkında tatmin edici cevap ve bilgi Kutsal Yazılarda bulunmaktadır.


Tanrı’nın Açıklanmış Maksadı

Niçin Yaşıyoruz?

Cennet yeryüzünü yönetmek; Yehova Tanrı’ya itaat etmek ve tapınmak; komşumuzu sevmek.—Tekvin 1:28; Vaiz 12:13; Luka 10:27.

Gelecekte Bizleri Neler Bekliyor?

Barış dolu bir cennet yeryüzünde, tam sağlıklı ebedi bir yaşam; ölmüş olan sevdiklerimizle tekrar birlikte olmak.—Vahiy 20:12,*13; 21:3,*4.

Tanrı Bunu Nasıl Yapacak?
Yeryüzünü kötülüklerden arındıracak ve ölüleri diriltecek olan Mesih’in yönetimindeki adil bir hükümet vasıtasıyla.—Luka 1:32,*33; Yuhanna 11:25; Vahiy 11:17,*18.


Saygılarımla

Mesela size bir örnek daha vermek istiyorum.

Elimde Yeni Yaşam Yayınlarına ait, 2003 basımlı bir İncil var.

(Referans: ISBN 975-8318-43-8)

Son sözünde şunlar yazar;

Kutsal yazıların ana listesi, yani ilk dört kitapçık, Elçilerin işleri, Pavlus'un mektupları, 1. Petrus ve 1. Yuhanna, üçüncü yüzyılın başlarına gelindiğine tartışmasız olarak kabul edildi. İbraniler, 2.Petrus, 2. ve 3. Yuhanna, Yahuda, vahiy kitapçıklarının derlenmesi daha uzun sürdü.

Buradada görülüyor ki hiç bir vakit tek bir kanon yoktu.

yani siz 21. yy da değilde 3. yy da yaşamış olsaydınız çok farklı bir kanona sahip olacaktınız.

Zaman içinde kilise kanonu belirledi.

Ve devam ediyor...

Kilise konseyleri, örneğin İS 397 yılında toplanan Kartaca Konseyi, hangi kitapların benimsenmesi, hangilerinin red edilmesi yönünde inanlılara baskı uygulamış değiller; ama bu konseyler, onaylanan yazılara bir resmiyet kazandırma yönünde kararlar almıştı.

Zaten son alıntıladığım yer hiç bir yorum da gerektirmiyor. Kanonu belirleyen konsildir, yani kilisedir.

hur-kus
31-03-2010, 23:05
Cevabınız için çok teşekkür ederim


Ama bu bölüme katılmıyorum pek.

Eğer kitapları toplayıp, İncil'i oluşturan kilise değilse kim? Eğer bunun cevabı kilise olmayacaksa bence durum çok daha vahimdir.

Kanon (BANA GÖRE) kesinlikle bir kilise yorumudur.

En basit örneğiyle şu an ilk çağlara ait yasaklı listeler yok mudur elimizde?

Katolik Kilisenin yasaklamış olduğu ve okunmasını/yayınlanmasını kesinlikle yasakladığı kendisine Kutsal diyen metinler yok mu? (Demek ki bazı mektuplar/yazılar elenmiş ve yasaklı listesine konmuş)

Ve ayrıca kanonun kilise yorumu olduğunu gösteren deliller yok mu bu gün elimizde? En basit örneğiyle bu gün Katolik Kilise'nin kullanmış olduğu kanon ile sizin kullanmış olduğunu kanon aynı mı? Değil. O zaman bu durumda Kanonu Katolik kilise farklı yorumlarken siz farklı yorumlamış olmuyor musunuz?

Ben bunun cevabını bir türlü veremedim kendime. "Kilisenin Elçisel Yetkisi" kavramını söküp atabilsem kafamdan her şey aklımda çok daha rahat çözülebilecek ama... :)

Sayın YOLCULUKLAR, size göre "KİLİSE" nedir ?

Örneğin, 1.Yy da ki Kilise hakkında ne denebilir ?

MS 33 Yılında elçilerin önderliğinde ve Yeruşalim şehrindeki yönetim Kurulunun yönetiminde Cemaatler bulunduğunu hatırlarsak, gökte olduğu gibi yeryüzünde de O'nun elinin bulunduğu bir Teşkilatlanma yok muydu?

İsrail oğullarınaki muazzam teşkilatlanmaya ve tüm örneklere baktığımızda, şimdi bile Tanrı'nın yerde bir teşkilatı olması gerektiğini sanırım kabul ediyorsunuzdur....

Dolayısıyle, "KİLİSE" ifadesini kullanırken, zaman içinde irtidat etmiş, Kutsal kitaptan uzaklaşmış, bu dünyanın siyasetine ve savaşlarına karışan "KİLİSE" yle pak tapınma için mücadele eden ve uzlaşmak yerine arenalarda aslanlara yem olmayı göze alan gerçek "KİLİSE" yi yani gerçek Hristiyan cemaatini ayrı tutmak lazım.

Şu bir gerçek şu ki tarih boyunca, Tanrı kaynaklı "HAKİKİ TAPINMA" ve onun muhalifi İblis Şeytan'ın arkasında olduğu ve hakiki tapınmya, gerçek paraya çok benzeyen fakat aslında sahte olan para gibi benzeyen "SAHTE TAPINMA" var olmuştur ve hala var olmaya devam ediyor.

İsa bu yüzden "Onları meyvelerinden tanıyacaksınız.." diye özellikle uyarıyor.

O halde gerçek "kilise" yani Mesih'in örneğine göre yaşamaya çalışan Hristiyanlar ile İsa'yı işleriyle takip etmediklerini açıkça ortaya koyan veya geçmişte koymuş olan kişileri ayırmak çok önemlidir diye düşünüyorum.

Çok önemli bir konu da şudur ki, kendi yazılı sözünü ilham ettirmiş olan Tanrı, onun tamamlanması ve muhafaza edilmesi için bu sadık kullarını ruhuyla yönlendirmiştir. Bu sayede bugün Kutsal Yazıların tümüne sahibiz.

Bunun dışında bir şey söylemek, Yehova Tanrı'yı acizlikle suçlamak olabilir.

Saygılarımla

Paolo
31-03-2010, 23:47
Hur kuş.Bu ayetleri niye görmezden geliyorsunuz?

13«Sizbeni Öğretmen ve Rab diye çağırıyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz, öyleyim. 14Ben Rab ve Öğretmen olduğum.Yuhanna 13

30Ben ve Baba biriz.» Yuhanna 10


Beni görmüş olan, Baba'yı görmüştür. Sen nasıl, `Bize Baba'yı göster' diyorsun? 10Benim Baba'da, Baba'nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor. 11Bana iman edin; ben Baba'dayım, Baba da bendedir. Yuhanna 14

Görüldüğü gibi Rab İsa Efendimizin Tanrılığı çok net şekilde açıklanır yüce kelamda!

Natan
01-04-2010, 01:34
"Onların kilisesi sahteydi, kanon listesi beni bağlamaz. Bizim cemaatimiz hakiki " bırakalım bu tavırları ,yapmayın arkadaşlar. Müslümanlar da diyo aynı şeyi, inanç mentalitesi temelinde pek çok oluşum var görüş var,hepsi aynı şeyleri diyo. Mormonlar mesela. Bi arkadaşım var.Onlar da benzer iddalara sahip, "aralarındaki sevgi den gerçek din anlaşılır" derseniz ben bunu da dürüstlk olarak karşılamıyorum. Biz ne kadar iyiyiz ki başkasını yargılayacağız. Nerden biliyoruz iyi olmadıklarını? Savaşlar , vs mi? Başkalarının suçları bunlar .Kendimize bakalım ,günümüz insanlarını yargılamayalım. Haçlı seferlei geceli çok oldu."Putperest öğretileri var ama " mı diceksiniz. Kardeşim ,size göre putperest onlara göre değil. Yaklaşımlar değişebilir.

Natan
01-04-2010, 01:53
Şu bir gerçek şu ki tarih boyunca, Tanrı kaynaklı "HAKİKİ TAPINMA" ve onun muhalifi İblis Şeytan'ın arkasında olduğu ve hakiki tapınmya, gerçek paraya çok benzeyen fakat aslında sahte olan para gibi benzeyen "SAHTE TAPINMA" var olmuştur ve hala var olmaya devam ediyor.

izin almadan kopyaladığım için umarım özgür hocam kızmaz bana ;

"sence bir senin inancın doğru ötekiler yalancımı ?
şunu iyi bil senin inancın ne kadar doğtuysa
ötekilerde o kadar doğru." ----özgür -beyin

nihilist
01-04-2010, 12:03
şuraya bakın ya.
kurtuluşa ermemizin yegane anahtarı olan isa tanrı mı değil mi bunu tartışıyoruz; hem de akılla.
aklı bile inkar ederek ancak iman ile kurtulacağımızı söyleyenler, neye iman etmemiz gerektiğini ise bilmiyorlar ve neye iman etmek gerektiğini akılla çözmeye çalışıyorlar.
bu ne yaman çelişki be .

Paolo
02-04-2010, 02:06
Zaten akıl imandan ayrılamaz ki:)Neye mi?İsa Mesih efendimizi Rabbimiz ve Kurtarıcımız kabul ederek kurtulabiliriz:)

YOLCULUKLAR
02-04-2010, 17:28
Zaten akıl imandan ayrılamaz ki:)Neye mi?İsa Mesih efendimizi Rabbimiz ve Kurtarıcımız kabul ederek kurtulabiliriz:)

Bir Katolik Aziz'in sözüydü... Eğer istiyorsan bu azizin kim olduğunu araştırır bulurum.

Diyorki,

"Araştıran, okuyan Tanrı'yı bulamaz. İman eden Tanrı'yı bulur".

Yada bu tarz bir sözdü.

Şimdi bu cümleyi baz alarak akıl ile imanın birbirinden ayrılmadığını söyleyebilir misin?

Natan
03-04-2010, 01:19
paolo ,aklı yada bilimi teolojiyle çatıştırma gözünü seveyim. Sonra bize patlıyo bunlar :)

Natan
03-04-2010, 01:20
sevgili -Y- ,bu söz kesin gerici katolik kilisenin sözüdür.

Paolo
03-04-2010, 02:40
Aslında çok merak ettim sözü söyleyen Azizi.Aslında bir bakıma doğru.Sonuçta adamın gerçekleri görmeye niyeti yoksa sırf merakını yada hobi amaçla yapıyorsa gerçekleri,Tanrıyı bulması çok zor.Tabi önyargısızde olmak lazım.Natan neden ikide birde Katolikliği kötülüyorsun?Rabbin sözü böyle mi öğretti sana?Tek Rab var,Tek efendi,Tek Kitap,Tek Ruh var.Koyunlarda tek Çobana aittir!

insan_olmak
03-04-2010, 14:21
incil'in hiçbiryerinde bizzat ben tanrıyım demmemiştir ama tevrat'ta tanrıya verilen birçok sıfat ona verilmiştir.yada thomas'ın Rabbim ve Tanrım diye haykırmasıda örnek verilebilir.
Yada şu ayet:

Yahudiler şöyle cevap verdiler: «Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun.»(yuhanna 10:33)







başka bir konudada dediğim gibi İsa'nın insan doğası ile tanrısal doğası karışmaz diye kilise kendince bir sonuç çıkarmıştır.
İncil'de bazen tanrı olmadığını bazende bariz şekilde tanrılığı ilan edilmektedir bu yüzden kilise en akıllı yolu şeçerek ikisi bir arada ama ne ayrılırlar ne karışırlar demiştir :)

Tomas "Rabbim ve Tanrım" (Yuhanna 20:28) diye seslenmiştir.


Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydive Söz Tanrı'ydı(yuhanna 1:1)

Söz insan olup aramızda yaşadı. Biz de O'nun yüceliğini, Baba'dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu olan biricik Oğul'un yüceliğini gördük(yuhann 1:14)

dahada yazabilirim.

malesef incile göre isa tanrıdır bazı yerlerde tanrı değil gibi görünmüş olabilir eh onuda hristiyan dünyası düşünsün zaten kilise'nin ilk döneminden beri tanrımı insan mı ikisi birlikte mi tartışmalarıyla var olmuş bir kilise...


saygılar

şuna cevap alamadım sevgili yehova şahidi dostumuzdan ?

hur-kus
03-04-2010, 18:03
Yeryüzüne gelen isa’nın, aslında
Tanrı'nın Kendisi olduğu fikri uzun Zaman
Hristiyan Alemi tarafından kabul ediliyor
ve Üçleme Öğretisinin temelini oluşturuyor.

Halbuki Isa yeryüzünde yaşarken ortada böyle
bir düşünce yoktu.
Tersine Ana Britannica’
nın dediği gibi, "Yeni Ahitte üçleme terimi ve
bu ögretiye iligkin açık bir ifade yer almıyor.
.... Öğreti birkaç yüzyıl süresince çeşitli tar-
tışmalarla gelişti..."

İsa'nın insan bedenine bürünmüş Tanrı
olduğunu ögretenler aslnda İsa’yı yüceltmek
yerine ona hakaret etmiş olurlar.

Bunu şöyle örnekleyelim:

Diyelim ki bir işyerinde
çalışanlar müdürlerinden bir istekte bulunuyor.
Müdür bu istegi yerine getirecek yetkiye sahip olmadiğinı söylüyor. Bu doğruysa,
müdür haddini aşmayarak doğru olanı yapıyor demektir.

Ama aslında bu yetkiye sahipse, sırf çalişanlarin istediğini yapmamak için
yalan söylüyor demektir.

Isa da buna benzer bir durumla karşılaşmıştı. Bir keresinde iki öğrencisi ondan kendilerini yüksek bir konuma getirmesini istedi.

O acaba nasıl cevap verdi? Şöyle dedi:

"Sağima ya da soluma oturacaklari seçme
hakki bana verilmemiştir; Babam bu yerleri kimler için hazırlamışsa onların olacak" (Matta 20:23).

Eger iddia edildigi gibi
Isa aslında Tanrı olsaydi, bu sözlerle yalan söylemiş olmaz miydi?

Fakat tersine İsa

bu sözlerle hem haddini bilmek konusunda
mükemmel bir örnek birakti hem de Tanrı'
ya eşit olmadiğını açıkça gösterdi..

Saygılarımla


"Sağima ya da soluma oturacaklari
seçme hakki bana verilmemiştir; Babam bu yerleri kimler için hazırlamışsa onların olacak" (Matta 20:23).


Sayın insan_olmak,

Siz önce İsa'nın yukarıdaki sözlerini ve o sözlerine göre onun konumunu , TARAFSIZCA nasıl anladığınızı izah edin lütfen. :)

Ben de sizin değindiğiniz ayetleri cevaplarım.

Saygılarımla

insan_olmak
03-04-2010, 18:24
Benim isa'yı nasıl anladığım hiç önemli değildir.Çünkü ben hristiyan değilim.
Ben sadece sorularıma cevap istemekteyim.
incil'de diyor ki:
Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı(yuhanna 1:1)

burası gayet açık ve nettir.Söz'ün tanrı olduğu söylenmektedir.Hemen devamında ise

Söz insan olup aramızda yaşadı. Biz de O'nun yüceliğini, Baba'dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu olan biricik Oğul'un yüceliğini gördük(yuhanna 1:14)

Söz'ün yani tanrı olan sözün insan olup aramıza karıştığı söylenmektedir.bu gayet açık ve nettir.

Bana ''Bak buradaki ayetlerde de şöyle diyor ama''gibi bir yaklaşım sergilemeyin lütfen.İncil'in kendi içindeki tutarsızlıklar yada anlaşmazlıklar beni ilgilendirmemektedir.
Ben dışardan bir gözlemci olarak bu ayetlerin yorumunu açıklamasını istiyorum.

Devam edeyim ben İsa'nın tanrısallığını ilan eden ayetlere

Yahudiler şöyle cevap verdiler: «Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun.»(yuhanna 10:33)



13 "Gece görümlerimde göğün bulutlarıyla İnsanoğlu'na benzer birinin geldiğini gördüm. Eskiden beri var olanın yanına doğru ilerledi, onun önüne getirildi.

14 Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır.
(Daniel 7:13-14)

bilirsiniz isa kendine insanoğlu der bir ayette şöyle demekte

"İki gün sonra Fısıh Bayramı olduğunu biliyorsunuz" dedi, "insanoğlu çarmıha gerilmek için ele verilecektir."(Matta 26:2)

Ben şimdi soruyorum Tanrı'dan başka kime tapılır?

tabi yehova şahidleri ''İsa aracılığıyla Baba'ya tabınıyoruz'' derler iyide zaten bu isa'nın sözüdür ''Yol ve gerçek yaşam benim.Benim aracılığım olmadna kimse tanrı'ya ulaşamaz diye''

birde işin ilginç tarafı tapınıyoruz ama tanrı değildir denmesi.

Tanrı gibi tapınılıyor.Ona Tanrının bütün sıfatları veriliyor ama tanrı değil :)

Bu şu demek oluyor:İşlevsel olarak tanrı lafta ise tanrı değil

komik oluyor tabiki

devam edelim..

Yuhanna 8:58 İsa, Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce Ben varım.

Vahiy 22:13 “Alfa ve Omega, birinci ve sonuncu, Başlangıç ve Son Ben’im.”

yine bu ayetler neyi desteklemekte

Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı(yuhanna 1:1)

başlangıçta isa varsa ve başlangıçta söz varsa yine isa'nın tanrı olduğu donucu çıkacaktır.


Tomas isa için "Rabbim ve Tanrım!" (Yuhanna 20:28) diye seslenmiştir

örnekler uzatılabilir.

2.kere yazamama rahmen cevap vermediniz daha doğrusu veremedizin

buda 3. kez yazışım oluyor örnekleri zenginleştirerek cevap verirseniz sevinirim.

Gerçi Yehova şahitlerinin pek cevap veridğini görmedim ama bekliyorum yinede

Saygılar.

hur-kus
03-04-2010, 20:07
Benim isa'yı nasıl anladığım hiç önemli değildir.Çünkü ben hristiyan değilim.

Ok., bu durumda bir araştırmacı olduğunuzu anlıyorum. Samimi bir araştırmacı olduğunuzu düşünerek, öncelikle alıntı yaptığınız ve üçlü birlik inancını benimsetmeye çalışan mezheplerin kaleme aldığı Türkçe İncili baz aldığınızda yanlış ya da yanlı sonuçlara varabileceğinizi söylemek isterim.

Ben sadece sorularıma cevap istemekteyim.

Emriniz olur. :)

incil'de diyor ki:
Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı(yuhanna 1:1)
burası gayet açık ve nettir.Söz'ün tanrı olduğu söylenmektedir.Hemen devamında ise

Bakınız bir çok tercüme yukarıdaki ayeti nasıl kaleme almıştır:


1808 “ve söz bir tanrıydı” The New Testament, in An
Improved Version, Upon the
Basis of Archbishop Newcome’s
New Translation: With a
Corrected Text, Londra.
1829 “ve Logos bir tanrıydı” The Monotessaron; ya da
The Gospel History, According
to the Four Evangelists, Vol.
1, John S. Thompson, Baltimore.
1864 “ve bir tanrıydı Söz” The Emphatic Diaglott (J21,
satırlararası okuma), Benjamin
Wilson, New York ve Londra.
1879 “ve Söz bir tanrıydı”* La Sainte Bible,
Segond-Oltramare, Cenevre ve
Paris.
1928 “ve Söz tanrısal La Bible du Centenaire,
bir varlıktı”* Société Biblique de Paris.
1935 “ve Söz tanrısaldı” The Bible—An American
Translation, J. M. P. Smith ve
E. J. Goodspeed, Chicago.
1950 “ve Söz bir tanrıydı” New World Translation of the
Christian Greek Scriptures,
Brooklyn.
1975 “ve Söz bir tanrıydı Das Evangelium nach
(ya da tanrısal Johannes, Siegfried Schulz,
bir varlıktı)”# Göttingen, Almanya.
1978 “ve Logos, tanrı Das Evangelium nach Johannes,
benzeri biriydi”# Johannes Schneider, Berlin.
1979 “ve bir tanrıydı Logos”# Das Evangelium nach Johannes,
Jürgen Becker, Würzburg, Almanya.
1996 “Tanrı neyse Tanrısal İncil, Çağdaş Türkçe Çeviri.
Söz O’ydu.”

Bu İngilizce, Fransızca, Almanca ve Türkçe çeviriler “bir tanrı”, “tanrısal” ya da “tanrı benzeri” gibi sözcükler kullanıyor, çünkü Yunanca θεός (theos) sözcüğü yüklemden önce gelir, yüklem öbeğine ait bir tekil isimdir ve başında belgili tanımlık (harfi tarif) bulunmaz.
Bu, tanımlıksız theos’tur. Söz ya da Logos’un birlikte olduğu Tanrı ise, burada Yunanca ǒ θεός ifadesiyle, yani başındaki ho belgili tanımlığıyla birlikte theos olarak adlandırılıyor. Bu, tanımlıklı theos’tur.
İsim, tanımlıklı yapıda kullanıldığında bir kimliği, kişiyi gösterir. Oysa yüklem öbeği içinde, yüklemin başında tekil ve tanımlıksız olarak kullanıldığında birinin niteliğini gösterir.
Dolayısıyla, Yuhanna’nın Söz ya da Logos’un “bir tanrı” olduğu ya da “tanrısal” olduğu şeklindeki ifadesi, onun, bizzat birlikte bulunduğu Tanrı olduğu anlamına gelmez. Bu yalnızca, Söz ya da Logos’un bir niteliğini anlatır, onu Tanrı ile bir ve aynı kişi olarak tanıtmaz.
Yunanca metinde, tanımlıksız tekil ismin yüklem öbeği içinde ve yüklemin başında bulunduğu birçok yer vardır. Markos 6:49; 11:32; Yuhanna 4:19; 6:70; 8:44; 8:48; 9:17; 10:1, 13,*33; 12:6; 18:37 ayetleri buna örnektir. Bu yerlerde, çevirmenler, kendi dillerinin gerektirdiği durumlarda öznenin niteliğini ya da tanıtıcı özelliğini göstermek üzere yüklemsel ismin önüne belgisiz tanımlık koyarlar. Bu tür metinlerde yüklem öbeğindeki ismin başına belgisiz tanımlık konulduğuna göre, Yuhanna 1:1’deki tanımlıksız θεός’tan önce de bir belgisiz tanımlığın konulması onun Türkçe’de “bir tanrı” olarak okunmasını sağlar.

Bu yerinde bir uygulamadır. Kutsal Yazılar bu şekildeki tercümenin doğru olduğunu gösterir.
Philip B Harner, Philadelphia çıkışlı Journal of Biblical Literature’ın 1973 tarihli 92. Cildinin 85. sayfasında yer alan, “Qualitative Anarthrous Predicate Nouns: Mark 15:39 and John 1:1,” (Niteleyici Tanımlıksız Yüklemsel İsimler: Markos 15:39 ve Yuhanna 1:1) adlı makalesinde Yuhanna 1:1’deki gibi cümleciklerin “yüklemin başında bulunan, yükleme ait tanımlıksız isimle birlikte, öncelikle niteleyici anlam” taşıdığını yazıyor. “Bunlar logos’un theos yapısında olduğunu gösterir. Yüklemsel bir isim olan theos’u tanımlıklı gibi görmek için bir temel yoktur.” Makalesinin 87. sayfasında Harner şu sonuca varıyor:

“Bana göre, Yuhanna 1:1’deki yüklemsel ismin niteleyicilik vasfı o derece açıktır ki, tanımlıklı olarak düşünülemez.”



Söz insan olup aramızda yaşadı. Biz de O'nun yüceliğini, Baba'dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu olan biricik Oğul'un yüceliğini gördük(yuhanna 1:14)
Söz'ün yani tanrı olan sözün insan olup aramıza karıştığı söylenmektedir.bu gayet açık ve nettir.

Burada sorun yok,
MS 61 yıllarında, Resul Pavlus İsa’nın İbrani takipçilerini Mesih’in yeryüzüne gelişinin taşıdığı büyük önemi ve Başkâhin olarak yaptığı işi takdir etmeleri için teşvik etti. İsa’nın Sözcü olarak rolüne dikkat çekerek şöyle yazdı:

“Tanrı uzun zaman önce atalarımızla birçok kez çeşitli yollarla konuşmuştu; bunu o zaman peygamberler aracılığıyla yapmıştı, 2*bugünlerin sonunda ise bizimle, her şeye mirasçı olarak belirlediği ve farklı ortamları yaratmakta kullandığı Oğul aracılığıyla konuştu.." İbraniler 1:1,2

İsa da bu konudaki görevi hakkında açıkça konuştu:

“Ben kendiliğimden konuşmadım. Beni gönderen Babam, ne anlatacağım ve ne konuşacağım konusunda bana emir verdi” (Yuhanna 12:49). İsa’nın öğretileri kendi fikirleri değildi, Babasından gelen öğretilerdi.



Bana ''Bak buradaki ayetlerde de şöyle diyor ama''gibi bir yaklaşım sergilemeyin lütfen.İncil'in kendi içindeki tutarsızlıklar yada anlaşmazlıklar beni ilgilendirmemektedir.
Ben dışardan bir gözlemci olarak bu ayetlerin yorumunu açıklamasını istiyorum.

Devam edeyim ben İsa'nın tanrısallığını ilan eden ayetlere

Yahudiler şöyle cevap verdiler: «Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun.»(yuhanna 10:33)

Öncesi ve sonrasındaki ayetleri okursanız cevabını kendiniz bulursunuz.:

20*Birçokları, “Onda cin var, bu adam deli. Neden onu dinliyorsunuz?” diyordu. 21*Başkaları da, “Bunlar cinli bir adamın sözleri değil. Cin körlerin gözünü açabilir mi?” diyorlardı.
22*O sırada mevsim kıştı ve Yeruşalim’de Adama Bayramı kutlanıyordu.
23*İsa, mabette Süleyman’ın Sıra Sütunları altında yürüyordu.
24*Yahudiler etrafını çevirip ona şöyle demeye başladılar: “Bizi daha ne kadar merakta bırakacaksın? Mesih’sen açıkça söyle.”
25*İsa da şöyle karşılık verdi: “Size söyledim ama inanmıyorsunuz. Babam adına yaptığım işler benim hakkımda tanıklık ediyor.
26*Fakat siz inanmıyorsunuz; çünkü benim koyunlarımdan değilsiniz. 27*Koyunlarım benim sesimi dinler, ben onları tanırım, onlar da peşimden gelir. 28*Onlara sonsuz yaşam vereceğim ve asla yok olmayacaklar. Kimse onları elimden kapamayacak.
29*Babamın bana verdikleri, her şeyden değerlidir. Onları Babamın elinden kimse kapamaz.
30*Ben ve Babam biriz.”
31*O zaman Yahudiler onu taşlamak için bir kez daha yerden taş aldılar.
32*İsa onlara şu karşılığı verdi: “Ben size Babamın isteğiyle birçok iyi iş gösterdim. Bu işlerden hangisi için beni taşlıyorsunuz?”
33*Yahudiler, “Biz seni iyi bir işten dolayı değil, küfrettiğin için taşlıyoruz. Çünkü insan olduğun halde kendini tanrı yerine koydun” diye cevap verdiler.
34*İsa onlara şöyle söyledi: “Kendi Kanununuzda, ‘Siz ilahlarsınız dedim’ diye yazılı değil mi?
35*Tanrı, Kendi sözünde mahkûm ettiği o kişilere ‘ilahlar’ dediğine ve Kutsal Yazılar da geçerliliğini yitirmediğine göre,
36*siz Babanın kutsal kılıp dünyaya gönderdiği bana, Tanrı’nın Oğluyum dediğim için mi ‘küfrettin’ diyorsunuz?
37*Babamın istediği işleri yapmıyorsam bana inanmayın.
38*Fakat bunları yapıyorsam, bana inanmasanız da yaptığım işlere inanın ki, Babamın benimle benim de Babamla birlik içinde olduğumuzu anlayın ve unutmayın.”
39*O zaman yine onu yakalamaya çalıştılar, fakat ellerinden kurtuldu."


Gerçekten araştırmacıysanız, yukaridaki ayetleri açıklamama gerek yoktur sanırım...



13 "Gece görümlerimde göğün bulutlarıyla İnsanoğlu'na benzer birinin geldiğini gördüm. Eskiden beri var olanın yanına doğru ilerledi, onun önüne getirildi.

"Eskiden beri var olan kimdir? İnsanoğlu olan İsa olmadığı belli....
Burada bile "getirilen", "eskiden beri var olan" iki ayrı kişidir. Birisi Baba olanYehovadır, diğeri İsa'dır.


14 Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır.
(Daniel 7:13-14)

O ayetler öyle değil. Siz önce gidip kendinize doğru dürüst bir tercüme bulunuz..Hiç bir şey bulamıyorsanız yada yabancı diliniz yoksa, "KİTABI MUKADDES" Türkçe tercümesini alıp okuyun..

Daniel 7:13-14 Doğrusu aşağıdaki gibidir:

" Ben bakarken gece görüntüleri devam etti; o sırada insanoğluna benzer birinin göklerin bulutlarıyla geldiğini gördüm. Devirlerin Efendisinin huzuruna kabul edilip önüne kadar getirildi. 14*Bütün halklar, milletler ve diller kendisine hizmet etsinler diye ona saltanat, itibar ve krallık verildi. Onun saltanatı sonu gelmeyecek kalıcı bir saltanattır ve krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır."




bilirsiniz isa kendine insanoğlu der bir ayette şöyle demekte

"İki gün sonra Fısıh Bayramı olduğunu biliyorsunuz" dedi, "insanoğlu çarmıha gerilmek için ele verilecektir."(Matta 26:2)

Ben şimdi soruyorum Tanrı'dan başka kime tapılır?

Tapma diye bir şey olamadığını anlamış olmanız gerekir.

Hala ısrar ediyorsanız ben size sormak isterim: İsa kime tapındı ?

Yok öyle bir şey. Lütfen ayetleri, Hristiyan forumlardan kopyalayıp doğru gibi sunmayın. Tarafsız araştırmacılara yakışmıyor.. :)

tabi yehova şahidleri ''İsa aracılığıyla Baba'ya tabınıyoruz'' derler iyide zaten bu isa'nın sözüdür ''Yol ve gerçek yaşam benim. Benim aracılığım olmadan kimse tanrı'ya ulaşamaz diye''

birde işin ilginç tarafı tapınıyoruz ama tanrı değildir denmesi.

Hayır, biz İsa'ya değil, İsa'nın da tapındığı kişiye Babaya yani Yehova Tanrı'ya tapınıyoruz.

Tanrı gibi tapınılıyor.Ona Tanrının bütün sıfatları veriliyor ama tanrı değil :)

Şöyle izah

Bu şu demek oluyor:İşlevsel olarak tanrı lafta ise tanrı değil

Yanlış biliyorsunuz,

İsa Tanrı'nın yarattığı ilk oğlu olarak ve ölüme kadar sadık kalmış biri olarak çok üstün bir konuma Tanrı tarafından getirilmiştir, bu doğrudur.
Ancak o hiç bir zaman babasına eşit olmayacaktır. Daima babasına itaat ve boyun eğecektir.

1.Kor.15:28
. "28*Her şey onun yetkisine verildiği zaman, Oğul kendisi de her şeyi onun yetkisine verenin yönetimine boyun eğecektir ki, Tanrı herkesin her şeyi olsun."


komik oluyor tabiki

devam edelim..

Yuhanna 8:58 İsa, Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce Ben varım.

Doğrudur, İsa gökten gen biri olduğuna göre burada bir gariplik yoktur.

Vahiy 22:13 “Alfa ve Omega, birinci ve sonuncu, Başlangıç ve Son Ben’im.”
yine bu ayetler neyi desteklemekte

Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı(yuhanna 1:1)

başlangıçta isa varsa ve başlangıçta söz varsa yine isa'nın tanrı olduğu donucu çıkacaktır.

“Alfa ve Omega” unvanı Yehova’ya aittir ve Kendinden önce mutlak güce sahip bir Tanrı olmadığını ve Kendinden sonra da olmayacağını vurgular. O “başlangıç ve son”dur (Vah. 21:6; 22:13). Vahiy 22:13’te “birinci ve sonuncu” olarak kastedilen kişi Yehova’dır, çünkü O’ndan önce ve sonra kimsenin olmadığı vurgulanmaktadır. Fakat Vahiy kitabının birinci bölümündeki “Birinci ve Sonuncu” ifadesi, bağlamdan anlaşılacağı gibi İsa Mesih’e atfeder. İsa, ölümsüz bir ruh olarak diriltilen ilk ve yine aynı şekilde Yehova’nın kişisel olarak dirilttiği son insandı.
"18*kendisi bedenin, yani cemaatin başıdır. Her şeyin ilki olması için, başlangıç odur, ölümden ilk diriltilen de odur.
Kol. 1:18)."

Tomas isa için "Rabbim ve Tanrım!" (Yuhanna 20:28) diye seslenmiştir

Bu sorunuza cevap, üç ayet sonra verilmektedir:
Yuhanna 20:31
"31*Yazılanlar, İsa’nın Tanrı’nın Oğlu Mesih olduğuna iman etmeniz ve bu imanla, onun adıyla hayata kavuşmanız için yazılmıştır."

İsa Tanrı değil, Tanrıdan hayat almış olan oğludur.. Melekler de "oğullar" olarak adlandırılır...Adem'de...

Üçlüğü savunanlar Yuhanna 20:28’i de kullanıyorlar. Orada Tomas İsa’ya: “Rabbim ve Allahım!” dedi.
Tomas'ın ağzından çıkan eğer bir hayranlık ifadesi değilse, (Biz de muhteşem bir manzara veya olay esnasında benzer tepkiler ortaya koyarız) İsa’dan bir tanrı diye söz etmesine itiraz yoktur.

Bu söz, İsa’nın insan öncesi varlığında kesinlikle bir tanrı, yani güçlü, tanrısal türden bir kişi olduğu gerçeğiyle uyum içindedir. Ölüp gökteki hayata diriltildikten sonra da İsa, yine kesinlikle böyle biridir.

İsa, güçlü insanların, “ilahlar” olarak adlandırıldıklarını göstermek için, Mezmur’dan bile iktibasta bulunmuştu. (Mezmur 82:1-6; Yuhanna 10:34,*35) Resul Pavlus, “çok ilahlar ve çok rabler”in varlığına değindi. (I.*Korintoslular 8:5)
Şeytan bile ‘bu sistemin tanrısı’ olarak adlandırılmaktadır.—II.*Korintoslular 4:4.
Mesih, nakâmil insanların veya İblis’inkinden çok daha yüksek bir mevkiide bulunmaktadır.
Onlardan “tanrı” diye söz edilebilirse, İsa için de böyle denilebilir ve bir tanrı olduğu söylenebilir.
Yehova’nın yanında eşsiz bir durumda bulunduğu için İsa aslında “yegâne tevlit edilmiş tanrı” (Yuhanna 1:18), “Kadir Allah” (İşaya 9:6) ve “bir tanrı”dır (Yuhanna 1:1). Dolayısıyla Tomas’ın İsa’ya tanrım demesinde uygunsuzluk yoktu.
Tomas, İsa’nın kendisi için bir tanrı, tanrısal güçte olan biri olduğunu söylüyordu. Fakat İsa’nın Yehova olduğunu söylemedi. Tomas, “Tanrı” değil “Tanrım” dedi.


örnekler uzatılabilir.

2.kere yazamama rahmen cevap vermediniz daha doğrusu veremedizin

buda 3. kez yazışım oluyor örnekleri zenginleştirerek cevap verirseniz sevinirim.

Gerçi Yehova şahitlerinin pek cevap veridğini görmedim ama bekliyorum yinede

Artık bunu söylemezsiniz.. :)


Saygılar.

Benden de saygılar

YOLCULUKLAR
03-04-2010, 21:19
Aslında çok merak ettim sözü söyleyen Azizi.Aslında bir bakıma doğru.Sonuçta adamın gerçekleri görmeye niyeti yoksa sırf merakını yada hobi amaçla yapıyorsa gerçekleri,Tanrıyı bulması çok zor.Tabi önyargısızde olmak lazım.Natan neden ikide birde Katolikliği kötülüyorsun?Rabbin sözü böyle mi öğretti sana?Tek Rab var,Tek efendi,Tek Kitap,Tek Ruh var.Koyunlarda tek Çobana aittir!

Bana biraz zaman tanı, bulacam bu sözü söyleyen kişiyi.

Eğer not almış isem iş kolay hemen yazarım bu gece.

Eğer not almamışsam okuduğum kitaplarda altını çizdiğim yerlere tek tek bakmam gerekecek ki 3-4 günü alabilir.

Ama böyle bir sözün olduğuna ve bu sözü süyleyenin de bir aziz olduğuna çok eminim.

insan_olmak
03-04-2010, 22:20
yuhanna 1:1'in lütfen ingilizce çevirisine bir bakın

çevirisi hiç iyi olmayan googletranslate bile şu cümleyi çok basit ve tane tane çevirmektedir.

᾿Εν ἀρχῇ ἦν ὁ Λόγος, καὶ ὁ Λόγος ἦν πρὸς τὸν Θεόν, καὶ Θεὸς ἦν ὁ Λόγος.



In the beginning was the Word and the Word was with God, and God was the Word


müslümanlar gibi yok o sözcük şu anlamdadır yok budur gibi çarpıtmalara başvurmayın.Aynı çarpıtma olayını Tomas olayında da yaparsınız siz.



Yuhanna 20:28: 'Tomas O'na 'Rabbim ve Tanrım' diye yanıtladı' '
demektedir ancak yehova şahitleri bunu
Tomas, 'Efendim, Tanrım' dedi'.

diye çevirmektedirler

ancak yunanca olarak:
ἀπεκρίθη Θωμᾶς καὶ εἶπεν αὐτῷ· ὁ Κύριός μου καὶ ὁ Θεός μου.

ho teos mu kay ho kruyos mu

diyerek zaten tanrım ve efendim demektedir
καί
kai
kahee

sözcüğü ve demektir ancak yehova şahitleri yine çarpıtma yoluyla ve bağlacını atmaktadırlar.Dolayısıyla gerçeği Rabbbim ve Tanrım demek demektir.Yıınanca olduğu için benim rabbim ve benim tanrım diye çevirmek daha doğru olacaktır.Genelde yehova şahitleri böyle açıklama yapmaktadır.


siz buna şöyle bir açıklama getirmişsiniz.

Tomas isa için "Rabbim ve Tanrım!" (Yuhanna 20:28) diye seslenmiştir

Bu sorunuza cevap, üç ayet sonra verilmektedir:
Yuhanna 20:31
"31*Yazılanlar, İsa’nın Tanrı’nın Oğlu Mesih olduğuna iman etmeniz ve bu imanla, onun adıyla hayata kavuşmanız için yazılmıştır."

İsa Tanrı değil, Tanrıdan hayat almış olan oğludur.. Melekler de "oğullar" olarak adlandırılır...Adem'de...

Üçlüğü savunanlar Yuhanna 20:28’i de kullanıyorlar. Orada Tomas İsa’ya: “Rabbim ve Allahım!” dedi.
Tomas'ın ağzından çıkan eğer bir hayranlık ifadesi değilse, (Biz de muhteşem bir manzara veya olay esnasında benzer tepkiler ortaya koyarız) İsa’dan bir tanrı diye söz etmesine itiraz yoktur.

Bu söz, İsa’nın insan öncesi varlığında kesinlikle bir tanrı, yani güçlü, tanrısal türden bir kişi olduğu gerçeğiyle uyum içindedir. Ölüp gökteki hayata diriltildikten sonra da İsa, yine kesinlikle böyle biridir.

İsa, güçlü insanların, “ilahlar” olarak adlandırıldıklarını göstermek için, Mezmur’dan bile iktibasta bulunmuştu. (Mezmur 82:1-6; Yuhanna 10:34,*35) Resul Pavlus, “çok ilahlar ve çok rabler”in varlığına değindi. (I.*Korintoslular 8:5)
Şeytan bile ‘bu sistemin tanrısı’ olarak adlandırılmaktadır.—II.*Korintoslular 4:4.
Mesih, nakâmil insanların veya İblis’inkinden çok daha yüksek bir mevkiide bulunmaktadır.
Onlardan “tanrı” diye söz edilebilirse, İsa için de böyle denilebilir ve bir tanrı olduğu söylenebilir.
Yehova’nın yanında eşsiz bir durumda bulunduğu için İsa aslında “yegâne tevlit edilmiş tanrı” (Yuhanna 1:18), “Kadir Allah” (İşaya 9:6) ve “bir tanrı”dır (Yuhanna 1:1). Dolayısıyla Tomas’ın İsa’ya tanrım demesinde uygunsuzluk yoktu.
Tomas, İsa’nın kendisi için bir tanrı, tanrısal güçte olan biri olduğunu söylüyordu. Fakat İsa’nın Yehova olduğunu söylemedi. Tomas, “Tanrı” değil “Tanrım” dedi.





bir kere işaya 9:6 da kadir allah demez!


zaten tevrat'ta allah sözcüğüde geçmemektedir.

אל'êl --ale sözcüğü geçmektedir.buda allah diye okunmaz allah diye çevrilemez.

aynı hatayı Üçlüğü savunanlar Yuhanna 20:28’i de kullanıyorlar. Orada Tomas İsa’ya: “Rabbim ve Allahım!” dedi.

diyerekte yapmışsınız.




Resul Pavlus, “çok ilahlar ve çok rabler”in varlığına değindi. (I.*Korintoslular 8:5)


Pavlus burda yerde ve gökte ilahlar ve rabler olduğunu söylememektedir!Pavlus orda şunları söylemektedir:


Yerde ya da gökte ilah diye adlandırılanlar varsa da -nitekim pekçok "ilah", pekçok "rab" vardır bizim için tek bir Tanrı Baba vardır. O her şeyin kaynağıdır, bizler O'nun için yaşıyoruz. Tek bir Rab var, O da İsa Mesih'tir. Her şey O'nun aracılığıyla yaratıldı, biz de O'nun aracılığıyla yaşıyoruz.

Burda sözde ilahlardan ve rablerden söz ediyor.

Ve hristiyan teolojisine göre insanlardan yüksek kötü varlıklar vardır.Şeytan ve cinler buna örnektir.

ilk başta yaptığınız yunanca üzerinde oynamaya dönecek olursak;


θεος ην ο λογος = açık ve nettir tanrı sözdür.

bunu yok böyle yok şöyle diye dili çarpıtmaya çalışmayın




kendinizin bile anlamadığı yok şu yazar böyle diyor yok şöyle diyor gibi alıntılarla açıklama yapamazsınız.


Yahudiler şöyle cevap verdiler: «Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun.»(yuhanna 10:33)

Öncesi ve sonrasındaki ayetleri okursanız cevabını kendiniz bulursunuz.:

20*Birçokları, “Onda cin var, bu adam deli. Neden onu dinliyorsunuz?” diyordu. 21*Başkaları da, “Bunlar cinli bir adamın sözleri değil. Cin körlerin gözünü açabilir mi?” diyorlardı.
22*O sırada mevsim kıştı ve Yeruşalim’de Adama Bayramı kutlanıyordu.
23*İsa, mabette Süleyman’ın Sıra Sütunları altında yürüyordu.
24*Yahudiler etrafını çevirip ona şöyle demeye başladılar: “Bizi daha ne kadar merakta bırakacaksın? Mesih’sen açıkça söyle.”
25*İsa da şöyle karşılık verdi: “Size söyledim ama inanmıyorsunuz. Babam adına yaptığım işler benim hakkımda tanıklık ediyor.
26*Fakat siz inanmıyorsunuz; çünkü benim koyunlarımdan değilsiniz. 27*Koyunlarım benim sesimi dinler, ben onları tanırım, onlar da peşimden gelir. 28*Onlara sonsuz yaşam vereceğim ve asla yok olmayacaklar. Kimse onları elimden kapamayacak.
29*Babamın bana verdikleri, her şeyden değerlidir. Onları Babamın elinden kimse kapamaz.
30*Ben ve Babam biriz.”
31*O zaman Yahudiler onu taşlamak için bir kez daha yerden taş aldılar.
32*İsa onlara şu karşılığı verdi: “Ben size Babamın isteğiyle birçok iyi iş gösterdim. Bu işlerden hangisi için beni taşlıyorsunuz?”
33*Yahudiler, “Biz seni iyi bir işten dolayı değil, küfrettiğin için taşlıyoruz. Çünkü insan olduğun halde kendini tanrı yerine koydun” diye cevap verdiler.
34*İsa onlara şöyle söyledi: “Kendi Kanununuzda, ‘Siz ilahlarsınız dedim’ diye yazılı değil mi?
35*Tanrı, Kendi sözünde mahkûm ettiği o kişilere ‘ilahlar’ dediğine ve Kutsal Yazılar da geçerliliğini yitirmediğine göre,
36*siz Babanın kutsal kılıp dünyaya gönderdiği bana, Tanrı’nın Oğluyum dediğim için mi ‘küfrettin’ diyorsunuz?
37*Babamın istediği işleri yapmıyorsam bana inanmayın.
38*Fakat bunları yapıyorsam, bana inanmasanız da yaptığım işlere inanın ki, Babamın benimle benim de Babamla birlik içinde olduğumuzu anlayın ve unutmayın.”
39*O zaman yine onu yakalamaya çalıştılar, fakat ellerinden kurtuldu."


Gerçekten araştırmacıysanız, yukaridaki ayetleri açıklamama gerek yoktur sanırım...


bu ayetin böyle devam ettiğini bende görmekteyim.

ancak bu isa'nın tanrı olduğunu ilan ettiği gerçeğini değiştirmemektedir.Sadece yahudilere kendi kitaplarından bir cevap veridiğinin kanıtıdır.


13 "Gece görümlerimde göğün bulutlarıyla İnsanoğlu'na benzer birinin geldiğini gördüm. Eskiden beri var olanın yanına doğru ilerledi, onun önüne getirildi.

"Eskiden beri var olan kimdir? İnsanoğlu olan İsa olmadığı belli....
Burada bile "getirilen", "eskiden beri var olan" iki ayrı kişidir. Birisi Baba olanYehovadır, diğeri İsa'dır.


14 Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır.
(Daniel 7:13-14)

O ayetler öyle değil. Siz önce gidip kendinize doğru dürüst bir tercüme bulunuz..Hiç bir şey bulamıyorsanız yada yabancı diliniz yoksa, "KİTABI MUKADDES" Türkçe tercümesini alıp okuyun..

Daniel 7:13-14 Doğrusu aşağıdaki gibidir:

" Ben bakarken gece görüntüleri devam etti; o sırada insanoğluna benzer birinin göklerin bulutlarıyla geldiğini gördüm. Devirlerin Efendisinin huzuruna kabul edilip önüne kadar getirildi. 14*Bütün halklar, milletler ve diller kendisine hizmet etsinler diye ona saltanat, itibar ve krallık verildi. Onun saltanatı sonu gelmeyecek kalıcı bir saltanattır ve krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır."


bu dediğinize ibranicede baktım ingilizcede baktım söyledikleriniz bu konuda doğrudur.ancak bana doğru çeviri bulmamı söyleyen siz allah sözcüğünü bir güzel yamayabiliyorsunuz buda ilginç bir iddadır.

ve en garibi de bana ingilizce ya bakmamı söylerken aynı davranışı yuhanna 1:1 de göster miyorsunuz?


bazı şeylere açıklama getirdiniz teşekkür ediyorum ama bazı yerlerde çarpıtma yaptığınız aşikardır.

ve en önemlisi şunun açıklaması nedir?

Baba'nın nesi varsa benimdir. 'Benim olandan alıp size bildirecek' dememin nedeni budur. (Yuhana 16:15)


Saygılar

insan_olmak
03-04-2010, 22:38
ayırca eklemek istediğim birkaç isa'nın tanrısallığına dair ayetler var

Koloseliler 2:9': "Çünkü tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih'te bulunuyor"

ve ayrıca KMİ'nin çarpıklıklarını buraya yazdırmayın bana nedersiniz?

sonuçta bu çeviri yehova şahitlerine aittir.Sizin bu konudaki görüşünüzü merak ediyorum doğrusu

Saygılar

hur-kus
03-04-2010, 23:48
ayırca eklemek istediğim birkaç isa'nın tanrısallığına dair ayetler var

Koloseliler 2:9': "Çünkü tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih'te bulunuyor"

ve ayrıca KMİ'nin çarpıklıklarını buraya yazdırmayın bana nedersiniz?

sonuçta bu çeviri yehova şahitlerine aittir.Sizin bu konudaki görüşünüzü merak ediyorum doğrusu

Saygılar

Söz konusu çeviride o ayet farklıdır:

"Çünkü o, tanrısallık niteliğini eksiksiz olarak benliğinde barındırmaktadır."

Bu ayette de yanlış bir şey yoktur.
Çağlar boyunca gökteki Babasının yanında olduğundan İsa, Tanrı’nın kişiliğini ve isteğini herkesten daha iyi bilir.
Yerdeki hizmeti boyunca Babasının ona öğrettiklerini başkalarına öğretti ve Babasından görerek geliştirdiği nitelikleri yaşamında sergiledi.
Bu nedenle İsa şunları söyleyebildi: “Beni görmüş olan Babamı da görmüş olur” (Yuhn. 14:9).
Tanrı’yla ilgili hikmet ve bilgi Mesih’te gizlidir, yani onun benliğinde barınır ve Yehova’yı tanımanın en iyi yolu İsa hakkında olabildiğince çok şey öğrenmektir.

İyi akşamlar.

insan_olmak
04-04-2010, 00:00
tanrısallık niteliğini eksiksiz olarak ...burda hiçbir eksik olmadan tüm tanrısallığın mesihta bulunduğu söylenmektedir.Yani tanrısal bir erdem olan ölümsüzlük,herşeyi yaratma,herşeyi değiştirebilme,herşey üzerinde egemen olma vb.. tüm tanrısal nitelikleri eksiksiz olarak kendinde taşımaktadır.Buda isa'yı zaten Tanrı yapmaktadır.

Saygılar

hur-kus
04-04-2010, 00:17
[QUOTE=insan_olmak;297851]

bu dediğinize ibranicede baktım ingilizcede baktım söyledikleriniz bu konuda doğrudur.

Teşekkür ederim.

ancak bana doğru çeviri bulmamı söyleyen siz allah sözcüğünü bir güzel yamayabiliyorsunuz buda ilginç bir iddadır.

O yazımda, üçlü birliği savunanların metninden alıntı yapmıştım. Daha aşağıda "Tanrı" sözcüğünü kullandığımı gördünüz, niye bu kadar büyüttünüz anlamadım.... :)

ve en garibi de bana ingilizce ya bakmamı söylerken aynı davranışı yuhanna 1:1 de göster miyorsunuz?

Yuhanna 1:1 in farklı tercümelerde nasıl kaleme alındığını yazdım. Çoğu İsa'nın tanrısallığının vurgulandığını gösteriyor. Ayrıca, tercümeleri doğrulamak için şimdiki değil, eski Yunancaya bakmak gerektiğini hatırlatmama gerek yok sanırım.

bazı şeylere açıklama getirdiniz teşekkür ediyorum ama bazı yerlerde çarpıtma yaptığınız aşikardır.

Çarpıtma yapmak, kötü niyetli bir eylemdir. Böyle bir şey yapmak bizim inancımızla çelişir. Hata ve eksikler her insanda olabilir...

ve en önemlisi şunun açıklaması nedir?

Baba'nın nesi varsa benimdir. 'Benim olandan alıp size bildirecek' dememin nedeni budur. (Yuhana 16:15)

Aşağıdaki sözleri İsa'nın ne demek istediğini anlamamıza yardım eder:

(Matta 11:27) Her şeyi bana Babam verdi. Babanın dışında kimse Oğlu tam olarak tanımaz. Oğlun dışında ve Oğlun O’nu tanıtmak istediği kişi dışında kimse de Babayı tam olarak tanımaz.

(Yuhanna 3:35) Baba Oğlu sever ve her şeyi onun eline vermiştir.

Nasıl anlamak isterseniz anlayın, açıkça alt-üst ilişkisi İsa'nın tüm sözlerinde görülebilir. Buda İsa'nın herşeye kadir evrenin egemeni Yehova Tanrı olmadığını gösterir.

Saygılar

insan_olmak
04-04-2010, 00:25
bakın bana şunun sayesinde anlar sınız gibi önermelerde bulunmayınız.

incil'in ayetleri kend içinde çelişiyorsa bunu bilemem ama ayet açıktır

Baba'nın nesi varsa benimdir. 'Benim olandan alıp size bildirecek' dememin nedeni budur. (Yuhana 16:15)

şimdi nesi var oyunu oynayalım isterseniz?

babanın nesi var?

ölümsüzlüğü var

babanın nesi var?

herşeyi değiştirebilme gücü var

babanın nesi var?

sonsuz gücü var

babanın nesi var?
....


Sonuç:baba'nın tanrısal ebedi güçleri vardır.

Ve bu yetiler özellikler nesi varsa isanındır.

Yani isa tanrıdır.bunun yok şu ayeti yok bu ayeti diye bir açıklaması olamaz ayet açık ve nettir.

çarpıtma konusuna gelince bunu isteyerek yaptığınızı söyemek istemiyorum.Sizin dediğiniz gibi söylemem uygun olacaktır.

ancak bana doğru çeviri bulmamı söyleyen siz allah sözcüğünü bir güzel yamayabiliyorsunuz buda ilginç bir iddadır.

O yazımda, üçlü birliği savunanların metninden alıntı yapmıştım. Daha aşağıda "Tanrı" sözcüğünü kullandığımı gördünüz, niye bu kadar büyüttünüz anlamadım.... :)

ve en garibi de bana ingilizce ya bakmamı söylerken aynı davranışı yuhanna 1:1 de göster miyorsunuz?

Yuhanna 1:1 in farklı tercümelerde nasıl kaleme alındığını yazdım. Çoğu İsa'nın tanrısallığının vurgulandığını gösteriyor. Ayrıca, tercümeleri doğrulamak için şimdiki değil, eski Yunancaya bakmak gerektiğini hatırlatmama gerek yok sanırım.


siz bana düzgün bir çeviri bulun dediğinizde aynı şeyi bende size söyleyebilirim.

incil'de allah sözcüğü geçmemektedir dolayısıyla çeviriniz yanlıştır.Bunlar basit ama önemli noktalardır.Daha dikkatli olunması gerekir hele ki isa'nın kimliği gibi hassa bir konuda

Yuhanna 1:1 için açıklama getirdim yukarı tekrar bakıp açıklama getirebilirsiniz.

Saygılar.

Natan
04-04-2010, 02:43
Koloseliler 2:9': "Çünkü tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih'te bulunuyor"
Bu ayeti Yehovaciların yaptığı "yeni dünya çevirisi"nde şöyle okuyoruz;

"Çünkü o, tanrısallık niteliğini eksiksiz olarak benliğinde barındırmaktadır."

Nasıl çevrilmesi gerektiğini ben söyleyemem. Ancak her ne şekilde çevrilirse çevrilsin diyor ki ; "tanrılığın bütün doluluğu " yada "tanrısallık niteliğini " EKSİKSİZ olarak İsa'da bulunuyor.

Bu gayet açık değil mi ?

hur-kus
04-04-2010, 09:41
[QUOTE=insan_olmak;297898]

şimdi nesi var oyunu oynayalım isterseniz?

babanın nesi var?

ölümsüzlüğü var

babanın nesi var?

herşeyi değiştirebilme gücü var

babanın nesi var?

sonsuz gücü var

babanın nesi var?
....

Sonuç:baba'nın tanrısal ebedi güçleri vardır.

Ve bu yetiler özellikler nesi varsa isanındır.

Yani isa tanrıdır.bunun yok şu ayeti yok bu ayeti diye bir açıklaması olamaz ayet açık ve nettir.

Sayın insan_olmak,

Konu belki biraz uzadı ama,

Sizin dediğiniz gibiyse İncil'e göre iki Tanrı var. Baba ve Oğul İsa...

Neyse, hiç olmazsa üç Tanrı var demediniz.:)

Son bir şey sormak isterim:

İsa nasıl bir Tanrı'dır ki

İTAAT EDER,

TABİ OLUR,

DUA EDER,

BABAYI BAŞ OLARAK KABUL EDER,

HER ŞEYİ BİLMEZ

YETKİSİ BABA KADAR DEĞİLDİR,


Bütün bunlar da İncilde kayıtlı değil midir?

Bu konulardaki fikirlerinizi de öğrenmek isterim.

Saygılarımla

insan_olmak
04-04-2010, 11:12
[QUOTE=insan_olmak;297898]

şimdi nesi var oyunu oynayalım isterseniz?

babanın nesi var?

ölümsüzlüğü var

babanın nesi var?

herşeyi değiştirebilme gücü var

babanın nesi var?

sonsuz gücü var

babanın nesi var?
....

Sonuç:baba'nın tanrısal ebedi güçleri vardır.

Ve bu yetiler özellikler nesi varsa isanındır.

Yani isa tanrıdır.bunun yok şu ayeti yok bu ayeti diye bir açıklaması olamaz ayet açık ve nettir.

Sayın insan_olmak,

Konu belki biraz uzadı ama,

Sizin dediğiniz gibiyse İncil'e göre iki Tanrı var. Baba ve Oğul İsa...

Neyse, hiç olmazsa üç Tanrı var demediniz.:)

Son bir şey sormak isterim:

İsa nasıl bir Tanrı'dır ki

İTAAT EDER,

TABİ OLUR,

DUA EDER,

BABAYI BAŞ OLARAK KABUL EDER,

HER ŞEYİ BİLMEZ

YETKİSİ BABA KADAR DEĞİLDİR,


Bütün bunlar da İncilde kayıtlı değil midir?

Bu konulardaki fikirlerinizi de öğrenmek isterim.

Saygılarımla


Sevgili hur-kus
ben size daha öncede söyledim bana !!bak incilde böyle de diyor ama?''
gibi bir yaklaşımla gelmeyin.Ben hristiyan değilim ve İsa'nın tanrısallığını inancım gereği savunmuyorum.O yüzden bunları nasıl açıklayacaksınız diye gelmeyiniz.

İsa bu tanım göre tanrıdır çünkü babanın nesi varsa isa'nındır.

yine bir başka ayette
yukarıda bir diğer arkadaşın verdiği gibi:

Nasıl çevrilmesi gerektiğini ben söyleyemem. Ancak her ne şekilde çevrilirse çevrilsin diyor ki ; "tanrılığın bütün doluluğu " yada "tanrısallık niteliğini " EKSİKSİZ olarak İsa'da bulunuyor.


görüldüğü gibi bunun evirip çevirilecek bir yanı yok.

Ama size şunu önerebilirim.Kilise'nin ilk dönemlerine bakmanızı istiyorum.
Arinustan tutun birçok gnostik düşünceye isa'nın tanrısallığı ve insanlığı üzerine tartışmalar olmuştur.Doğu kiliseleri insan yönünü vurgularken batı kilisesi tanrısal yönünü vurgulamış ve nice kanlar akmıştır.Aynı olay bizansta ikonlarar olayında baş göstericektir.

Yehova şahitlerinin iddaları yeni değildir.Arinus ve benzer birçok rahip bunu yıllar önce dile getirmiştir.Bu kanlı olaylar neticesinde kilise şöyle diyecektir:''Mesih'in insan doğası ile tanrısal doğası ne birbirinden ayrılı nede birbirine karışır''ortodoks ve katolik kilisesi böyle kabul etmektedir.Bildğim kadarıyla birçok mezhep böyle kabul etmektedir.
Ve en meşhur söz şudur ki:''üçlü birlik insan aklının tam anlamıyla alamayacağı bi gizemdir''
buda eklenecek ve olay yukarıya havale edilecektir.
Maksat kelimede isa'nın tanrı olmamasıyla sırf bu ayrılıkla ayrı bir mezhep olabilirsiniz ben bişey diyemem.Ama artık dikkatlice okuyup inceleyiniz
Kilise Babalarının neler yaptığını iyice inceleyiniz.

Lütfen eski kilise tarihini biraz araştırınız.Karşınıza çıkan sonuçlara gerçekten şaşıracaksınız.


Saygılar

Natan
04-04-2010, 13:39
Yehova şahitleri İsanın tanrılığına inanmaz. Düşünceleri Arius adındaki eski bir papaza yakındır .Diğer taraf İsanın tarı olduğunu söylüyordu. HJer iki taraf ta isanın tanrı olup olmadığı yönünde açıklamalar yapmış,kaba kuvvete başvurmuş,pek çok muritler ölmüştür.

UlulElbab
04-04-2010, 15:28
Tanrı olma yada olmamayı bu kadar irdelemenin altında yatan nedir ? Onunaraştırmak gerek diye düşünüyorum.
Misal Rab Musaya yemeğe geleceğini söylemişti ve gelmişti de nitekim...
O gün tüm Halk hazırlıklar yapmış heyecan içinde Rabbi beklemişlerdi...
Rab elbette sözünü tutmuş ve yoksul bir adamın suretinde gelmişti...Ama Onu aç bıraktılar...Önemsemediler..telaşlıydılar,hazırlık lar yapılıyordu ve bir zavallı yoksulu doyurmak kimsenin aklına gelmemişti...
Oysa ne şüpheler ortaya çıktı ilerleyen saatlerde...Tanrı gelmemişti onlara göre:)
Sözünde durmayan bir Tanrı! olabilir mi?İşte böyle yanılır insanoğlu?

İşte böyle...Logos veya Kelimatullah veya SÖZ tanrı ise kim onun ortaya çıkışını engelleyebilir ki?

Dilediği kişinin şekline bürünmesini kim engelleyebilir ki?

Bu bilgiler ışığında,
kim İsa Mesihin Rabliğine karşı çıkabilir? ve
kim kesin olarak Onun Tanrı olduğunu iddia edebilir?
İnsanoğlu bilmediğine düşmandır...ancak tartışır durur...Şimşekler çaktığında kulaklarını tıkar ve olduğu yerde dona kalır...Yinede şimşeklerin ışığında araziyi tanırda, bir sonra ki
Şimşek çakmasına kadar karanlıkta ilerler...

Sevgi ile...

YOLCULUKLAR
04-04-2010, 18:23
bakın bana şunun sayesinde anlar sınız gibi önermelerde bulunmayınız.

incil'in ayetleri kend içinde çelişiyorsa bunu bilemem ama ayet açıktır

Baba'nın nesi varsa benimdir. 'Benim olandan alıp size bildirecek' dememin nedeni budur. (Yuhana 16:15)

şimdi nesi var oyunu oynayalım isterseniz?

babanın nesi var?

ölümsüzlüğü var

babanın nesi var?

herşeyi değiştirebilme gücü var

babanın nesi var?

sonsuz gücü var

babanın nesi var?
....


Sonuç:baba'nın tanrısal ebedi güçleri vardır.

Ve bu yetiler özellikler nesi varsa isanındır.

Yani isa tanrıdır.bunun yok şu ayeti yok bu ayeti diye bir açıklaması olamaz ayet açık ve nettir.

çarpıtma konusuna gelince bunu isteyerek yaptığınızı söyemek istemiyorum.Sizin dediğiniz gibi söylemem uygun olacaktır.



siz bana düzgün bir çeviri bulun dediğinizde aynı şeyi bende size söyleyebilirim.

incil'de allah sözcüğü geçmemektedir dolayısıyla çeviriniz yanlıştır.Bunlar basit ama önemli noktalardır.Daha dikkatli olunması gerekir hele ki isa'nın kimliği gibi hassa bir konuda

Yuhanna 1:1 için açıklama getirdim yukarı tekrar bakıp açıklama getirebilirsiniz.

Saygılar.

Sevgili insan olmak,

Aslında yazdıklarınıza verilebilecek, yazılabilecek, kafa yorulacak, hak verilecek, karşı çıkılacak... çok yer var.

Zaman oldukça bunların üzerinde uzun uzun düşünürüz.

Yalnız şöyle bir şey var. Malum İsa Tevratta müjdelenmişti. Yani hiç bir şey Yuhanna ya da Pavlus ile başlamamıştı.

Ve yine malum olduğu gibi şuan İsrailoğulları hala bir kurtarıcı beklemektedir.

Şimdi biz bir hahama gitsek ve desek ki "Sizin beklediğiniz kurtarıcı Tanrı mıdır?". Acaba o hahamın cevabı bize ne olurdu? Bu sorumuza güler miydi yoksa "Evet, beklediğimiz Mesih insanın bedeni almış Tanrıdır." mı derdi.

YOLCULUKLAR
05-04-2010, 15:33
Aslında çok merak ettim sözü söyleyen Azizi.Aslında bir bakıma doğru.Sonuçta adamın gerçekleri görmeye niyeti yoksa sırf merakını yada hobi amaçla yapıyorsa gerçekleri,Tanrıyı bulması çok zor.Tabi önyargısızde olmak lazım.Natan neden ikide birde Katolikliği kötülüyorsun?Rabbin sözü böyle mi öğretti sana?Tek Rab var,Tek efendi,Tek Kitap,Tek Ruh var.Koyunlarda tek Çobana aittir!

2 gündür kitaplara baktım durdum, meğer web sayfasında okumuşum bu cümleyi :D

http://www.meryemana.net/merye/tr/miscshow.php?f=1057342764

İlk cümle.

Natan
09-04-2010, 23:48
Bu bilgiler ışığında,
kim İsa Mesihin Rabliğine karşı çıkabilir? ve
kim kesin olarak Onun Tanrı olduğunu iddia edebilir?
İnsanoğlu bilmediğine düşmandır...ancak tartışır durur...Şimşekler çaktığında kulaklarını tıkar ve olduğu yerde dona kalır...Yinede şimşeklerin ışığında araziyi tanırda, bir sonra ki
Şimşek çakmasına kadar karanlıkta ilerler...

Sevgi ile...

Bir başka başlıkta söyledim ya ( sen de vardın o tartışmada ,değerli düşüncelerini paylaştın ) O varolduğu herşeyde yaşar..Yaşadığı herşeyde varolur . Ona insani değerler yükleyen biz!iz.

Gören benim bilen benim iştiten benim ,Ona anlam yükleyen ben , arayan ben . İnsan kendisini bilmeli ki Rabbini bilsin .

Sana güzel bir şey yazayım ;

Elleri olsaydı öküzlerin,atların ve aslanların
yahut resim ve iş yapabilselerdi elle insan gibi
Atlar atlara,öküzler öküzlere benzer
tanrı tasvirleri çizerler ve vücut yaparlardı
herbiri kendi şekli nasılsa ona göre.

Toprakla sudur hepsi ,bütün doğan ve yetişenlerin ,hepimiz topraktan ve sudan doğduk zira ,Doğadan evrenden, Yada Tanrıdan doğduk. O olmasaydı biz nerden doğacaktın ? :)

topraktan gelir bütün şeyler ve toprağa döner sonunda.Farketmiyor ki
ölümlüler doğduğunu sanıyor tanrıların ve kendileri gibi giyimleri,sesleri ve şekilleri olduğunu düşünüyor.

hur-kus
10-04-2010, 07:51
Bir başka başlıkta söyledim ya ( sen de vardın o tartışmada ,değerli düşüncelerini paylaştın ) O varolduğu herşeyde yaşar..Yaşadığı herşeyde varolur . Ona insani değerler yükleyen biz!iz.

Gören benim bilen benim iştiten benim ,Ona anlam yükleyen ben , arayan ben . İnsan kendisini bilmeli ki Rabbini bilsin .

Sana güzel bir şey yazayım ;

Elleri olsaydı öküzlerin,atların ve aslanların
yahut resim ve iş yapabilselerdi elle insan gibi
Atlar atlara,öküzler öküzlere benzer
tanrı tasvirleri çizerler ve vücut yaparlardı
herbiri kendi şekli nasılsa ona göre.

Toprakla sudur hepsi ,bütün doğan ve yetişenlerin ,hepimiz topraktan ve sudan doğduk zira ,Doğadan evrenden, Yada Tanrıdan doğduk. O olmasaydı biz nerden doğacaktın ? :)

topraktan gelir bütün şeyler ve toprağa döner sonunda.Farketmiyor ki
ölümlüler doğduğunu sanıyor tanrıların ve kendileri gibi giyimleri,sesleri ve şekilleri olduğunu düşünüyor.

Sayın Natan,

Mezmurlar 115:16 da kayıtlı aşağıdaki ayeti nasıl anlamalıyız sizce?


16 "Gökler Rabbin (Yehova’nın) gökleri,
Fakat yeryüzünü insanoğullarına verdi."




.

Paolo
10-04-2010, 09:19
Pek bu ayetleri nasıl açıklayabiliriz hur kuş?

5Büyük atalar onların atalarıdır. Mesih de bedence onlardandır. O, her şeyin üzerinde hüküm süren, sonsuza dek övülecek Tanrı'dır. Amin.

ROMALILAR 9




Beni daha tanımadın mı? Beni görmüş olan, Baba'yı görmüştür. Sen nasıl, `Bize Baba'yı göster' diyorsun? 10Benim Baba'da, Baba'nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor. 11Bana iman edin; ben Baba'dayım, Baba da bendedir.

YUHANNA 14

3Oğul, Tanrı'nın yüceliğinin parıltısı ve O'nun varlığının öz görünümüdür.

İBRANİLER 1

insan_olmak
10-04-2010, 12:21
cevap verebileceğini sanmıyorum

zira

Baba'nın nesi varsa benimdir. 'Benim olandan alıp size bildirecek' dememin nedeni budur. (Yuhana 16:15)

bu konuda da doyurucu açıklama yapamadı.

yuhanna 1:1 konusunda yaptığı yunanca üzerindeki kelime oyunlarınıda gösterdim cevap veremedi.

vermek gibi bir niyeti olduğunu sanmıyorum.Amacı belki bir kişiyi daha düşünceme çekerim olsa gerek

saygılar.

hur-kus
10-04-2010, 14:49
Pek bu ayetleri nasıl açıklayabiliriz hur kuş?

Sayın Paolo,

Hangi tercümeyi kullanıyorsunuz?

Ne yapıp yapıp sonunda İsayı Tanrı yapacaksınız.! :)

5Büyük atalar onların atalarıdır. Mesih de bedence onlardandır. O, her şeyin üzerinde hüküm süren, sonsuza dek övülecek Tanrı'dır. Amin.

ROMALILAR 9

Buyrunuz Romalılar 9:5 de nasıl yazıyor:

. 5*Atalar onlarındır ve Mesih onların soyundandır. Her şeyin hâkimi olan Tanrı’ya sonsuza dek şükürler olsun. Amin.



Beni daha tanımadın mı? Beni görmüş olan, Baba'yı görmüştür. Sen nasıl, `Bize Baba'yı göster' diyorsun? 10Benim Baba'da, Baba'nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor. 11Bana iman edin; ben Baba'dayım, Baba da bendedir.

YUHANNA 14

Yuhanna 14:10,11 is gerçekte neler yazıyor:

10*Benim Babamla, Babamın da benimle birlik içinde olduğuna inanmıyor musun? Sizlere söylediklerimi kendiliğimden söylemiyorum. Benimle birlik içinde olan Babam işlerini böyle yapıyor.


3Oğul, Tanrı'nın yüceliğinin parıltısı ve O'nun varlığının öz görünümüdür.

İBRANİLER 1

İbraniler 1:3 de şunlar kayıtlıdır:

3*Bu Oğul, Tanrı’nın ihtişamını yansıtır ve O’nun öz varlığının tıpatıp benzeridir. Kendisi kudretli sözüyle her şeyin sürmesini sağlar; bize günahlarımızdan arınma olanağı verdikten sonra, yücelerde Ulu Tanrı’nın sağında oturmuştur.


Buyrunuz.

İsa elbette herhangi biri değildir, Tanrı onu özel bir konuma getirmiştir.

Ama o, Tanrı'nın sağında oturduğuna göre kadiri mutlak her şeye kadir TANRI DEĞİLDİR.

Tanrının yani Babanın hakimiyetine boyun eğmektedir.

Saygılarımla

insan_olmak
10-04-2010, 15:25
Beni daha tanımadın mı? Beni görmüş olan, Baba'yı görmüştür. Sen nasıl, `Bize Baba'yı göster' diyorsun? 10Benim Baba'da, Baba'nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor. 11Bana iman edin; ben Baba'dayım, Baba da bendedir.

YUHANNA 14

Yuhanna 14:10,11 is gerçekte neler yazıyor:

10*Benim Babamla, Babamın da benimle birlik içinde olduğuna inanmıyor musun? Sizlere söylediklerimi kendiliğimden söylemiyorum. Benimle birlik içinde olan Babam işlerini böyle yapıyor.



father in me der ingilizce çeviriler father with me değil!

peki grekçesi ne diyor?

πατὴρ ἐν ἐμοὶ (peter en emoi)


ἐν burda biryerde olamak anlamındadır cümlede babada( πατὴρ ἐν)

anlamı vardır.
yunaca eğer sizin dediğiniz gibi babamla babanında benimle yani ingilizcede ki with sözcüğü olsaydı yunancada bu sözcüğün karşılığı μετά (meta) dır
yani şöylle bişeyler olurdu tam cümle kuramasamda
πατὴρ μετά ἐμοὶ
örnek bir cümle :
Mat 26:23O da, "Bana ihanet edecek olan" dedi, "Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.
And he answered and said, He that dippethhishand with me in the dish, the same shall betray me.
ὁ δὲ ἀποκριθεὶς εἶπεν· ὁ ἐμβάψας μετ᾿ ἐμοῦ ἐν τῷ τρυβλίῳ τὴν χεῖρα, οὗτός με παραδώσει.
μετ εμου =benimle birlikte with me anlamı vardır.

yine bu sözcüklerden sonra ἐν kullanılmış buda in the dish derken in anlamı taşımaktadır.

yani sizin yunaca bu uydurma çeviriniz yine tutmamaktadır sayın hur-kus
lütfen araştırıp çeviri konusunda bilgi edindikten sonra yazınız.

verilen çeviri doğrudur sizin çeviriniz yunanca üzerinde oynamaktır.
aynı kelime oyununu yuhanna 1:1 de de yaptınız.

Saygılar

hur-kus
10-04-2010, 15:44
father in me der ingilizce çeviriler father with me değil!

peki grekçesi ne diyor?

πατὴρ ἐν ἐμοὶ (peter en emoi)


ἐν burda biryerde olamak anlamındadır cümlede babada( πατὴρ ἐν)

anlamı vardır.
yunaca eğer sizin dediğiniz gibi babamla babanında benimle yani ingilizcede ki with sözcüğü olsaydı yunancada bu sözcüğün karşılığı μετά (meta) dır
yani şöylle bişeyler olurdu tam cümle kuramasamda
πατὴρ μετά ἐμοὶ
örnek bir cümle :
Mat 26:23O da, "Bana ihanet edecek olan" dedi, "Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.
And he answered and said, He that dippethhishand with me in the dish, the same shall betray me.
ὁ δὲ ἀποκριθεὶς εἶπεν· ὁ ἐμβάψας μετ᾿ ἐμοῦ ἐν τῷ τρυβλίῳ τὴν χεῖρα, οὗτός με παραδώσει.
μετ εμου =benimle birlikte with me anlamı vardır.

yine bu sözcüklerden sonra ἐν kullanılmış buda in the dish derken in anlamı taşımaktadır.

yani sizin yunaca bu uydurma çeviriniz yine tutmamaktadır sayın hur-kus
lütfen araştırıp çeviri konusunda bilgi edindikten sonra yazınız.

verilen çeviri doğrudur sizin çeviriniz yunanca üzerinde oynamaktır.
aynı kelime oyununu yuhanna 1:1 de de yaptınız.

Saygılar








Sayın insan_olmak,

Dediklerine bakacam söz. :)

Peki ayını kitap aynı bölümde yani Yuhanna 14:28-31 ayetlerinde sizin araştırmalarınıza göre ne kayıtlıdır?

Ben yazacam da oynamış falan dersiniz diye yazmıyorum..

Lütfen siz iktibas eder misiniz?

Başka bir konuya geçmeden yapın lütfen.

Bekliyorum.

Saygılarımla

insan_olmak
10-04-2010, 15:57
sayın hur-kus siz bir idda da bulundunuz daha doğrusu yunanca ile oynadınız.

ben bunu size örnek ayetlerle gösterdim.Madem elinizdeki çeviri konusunda yeterli bilginiz yok neden gerçeği böyle çevrilir diyosunuz?
ben size bunun yanlış çeviri olduğunu ispatladım sizde hayır diyin ve bana yunanca üzerinden örnekler vererek kanıtlayın.

tamam araştıracam diyorsunuz iyi güzel buda bir ilerleme ama bilmediğiniz emin olmadığınız çevirileri nedne orjinali budur diye sunuyorsunuz?

önce gidin bunu araştırın.sorduğunuz soru cevaplana bilir konuşulabilir ki bundan kaçmam.ama şu anda ilk bunun bitmesini istiyorum.

adım adım zamanımız çok aceleye gerek yok ilk bunu bir bitirelim diğer düşüncenize geçeriz.

şimdi tekrar söylüyorum siz bir çevirinin yanlış olduğunu orjinalinin böyle olduğnu söylediniz.Bende bunun yanlış olduğunu yunanca üzerinden kanıtladım
demekki çeviriniz yanlışmış yunaca üzerinden oyun taşıyormuş?

eğer böyle değilse ispat ediniz.Araştıracağım diyorsunuz madem yeterli bilginiz yok neden bu ayet orjinal halidir diyorsunuz? anlamıyorum ki insan önce bir araştırır.Her duyduğuna inanmaz her okuduğunu doğru kabul etmez.lütfen ispatlayamayacağınız iddalarda bulunmayın.Buda size bir ders olmuştur umarım.

Saygılar.

hur-kus
10-04-2010, 17:24
sayın hur-kus siz bir idda da bulundunuz daha doğrusu yunanca ile oynadınız.

ben bunu size örnek ayetlerle gösterdim.Madem elinizdeki çeviri konusunda yeterli bilginiz yok neden gerçeği böyle çevrilir diyosunuz?
ben size bunun yanlış çeviri olduğunu ispatladım sizde hayır diyin ve bana yunanca üzerinden örnekler vererek kanıtlayın.

tamam araştıracam diyorsunuz iyi güzel buda bir ilerleme ama bilmediğiniz emin olmadığınız çevirileri nedne orjinali budur diye sunuyorsunuz?

önce gidin bunu araştırın.sorduğunuz soru cevaplana bilir konuşulabilir ki bundan kaçmam.ama şu anda ilk bunun bitmesini istiyorum.

adım adım zamanımız çok aceleye gerek yok ilk bunu bir bitirelim diğer düşüncenize geçeriz.

şimdi tekrar söylüyorum siz bir çevirinin yanlış olduğunu orjinalinin böyle olduğnu söylediniz.Bende bunun yanlış olduğunu yunanca üzerinden kanıtladım
demekki çeviriniz yanlışmış yunaca üzerinden oyun taşıyormuş?

eğer böyle değilse ispat ediniz.Araştıracağım diyorsunuz madem yeterli bilginiz yok neden bu ayet orjinal halidir diyorsunuz? anlamıyorum ki insan önce bir araştırır.Her duyduğuna inanmaz her okuduğunu doğru kabul etmez.lütfen ispatlayamayacağınız iddalarda bulunmayın.Buda size bir ders olmuştur umarım.

Saygılar.

sayın insan_olmak,

Ben tercümeden şüphe falan etmiyorum. Sizin "uydurma dediğiniz" tercüme, Mukaddes Kitap otoritesi kabul edilen bilginlerden övgüler alan bir tercümedir.

Sadece size hemen cevap vermek istemedim.

Yuhanna 14:10 ayetinin diğer tercümelerde nasıl yazıldığına bakacağım.

Ama ilk gözlemimi size söyleyeyim,

siz "Baba ile birlik içinde olmak" ifadesi ile "Baba ile birlikte olmak" ifadesini karıştırıyorsunuz gibi geliyor.

Size daha kesin cevabımı diğer tercümelere baktıktan sonra söyleyeceğim..

Dediğiniz gibi ACELEMİZ YOK..

Saygılar

insan_olmak
10-04-2010, 17:36
tamam efendim bekliyor olacağım :)

saygılar.

Paolo
11-04-2010, 08:56
Madem İsa Mesih Efendimiz Tanrı değilse nasıl günahları bağışlayabilir?Günahları sadece Allah bağışlar.Kendisine karşı işleneni.İkinci sorum madem Tanrı değil.Neden kendisine tapınılmasına izin verdi?Bunlar bile Tanrılığına delildir.

nihilist
12-04-2010, 15:53
paolo
bir bilsen kendisine tapılmasına izin veren ne kadar çok insanoğlu var.
senin mantığın; madem buna izin veriyorlar o halde onlar da tanrıdır demek ki..

yahu yapmayın beyler..
tanrı insanın hayalgücünün ürünüdür.
somut tek delili bile olmayan bir kurgu.
hepsi bu.

UlulElbab
12-04-2010, 16:05
Merhaba arkadaşlar,

Cidden merak ettiğim bir nokta var;

Lütfen bilen arkadaşlarımız açıklasınlar...

Bir Hristiyan benim canıma veya malıma kast etti diyelim...kısacası bir haksızlık söz konusu...

Onu kim bağışlayıp affediyor? İsa mesih onu bağışlıyor mu?

Cennete gidip keyfini mi çıkarıyor?

Yada Papazlar mı onu affediyor? Ben Affetmediysem kim Onu yaptığı haksızlıklardan dolayı hesapsız cennetle müjdeleyebiliyor?
Bir Hristiyanın başka bir Hristiyana yaptığı haksızlık ile bir müslüman veya Ateiste yaptığı eşit cezayı mı gerektiriyor?

Paolo
13-04-2010, 01:52
Öyle olsa bile Onların Tanrı olduğu anlamına gelmez.İsa Mesih Efendimizin Tanrılığına sadece bu yok delil oalrak merak etme!Günahları Rab affeder.Peder(Rahip) aracılığıyla işaret gösterir!Şöyle izah edeyim.İmanlının yargılanmasıyla imansızın yargılanması biraz daha farklıdır normalde!Ama imanlıda olsa haksızlık edip tövbe etmezse Oda cezasını görür!

insan_olmak
16-04-2010, 19:05
sanırım sayın yehova şahidi arkadaşımız 1 haftadır cevapları bekliyor.neyse ben hala bekliyorum sayın hur-kus:)

saygılarımla

hur-kus
17-04-2010, 00:13
sanırım sayın yehova şahidi arkadaşımız 1 haftadır cevapları bekliyor.neyse ben hala bekliyorum sayın hur-kus:)

saygılarımla

Sayın insan_olmak,

Cevap çoktan hazır, sadece yoğunluğum nedeniyle yazacak zamanım şimdilik yok.....Çok kısa yazmak istemiyorum..

Siz de isterseniz bu arada 14:20 ve 14:28 ayetlerinİ güzelce okuyun,
"en muteber" tercümelerden....... Hatta tarafsızca yorumlayın isterseniz..

O zaman bazıları 14:10 ayetini daha doğru anlayabilir sanırım...

Haftaya görüşürüz.

Saygılarımla

insan_olmak
17-04-2010, 00:18
efendim demogoji yapmayın sizin grekçe üzerinde yaptığınız çarpıtmayı çıkardım siz baba benimle diye çeviri üzerinde oynama yaptınız.bende onun öyle olmadığını birliktelik için hangi sözcüğün kullanıldığını gösterdim.hala yok ,yi okuyun yok şunu yapın diyorsunuz.lütfen boş sözlerle vakit kaybetmeyin.

father in me der ingilizce çeviriler father with me değil!

peki grekçesi ne diyor?

πατὴρ ἐν ἐμοὶ (peter en emoi)


ἐν burda biryerde olamak anlamındadır cümlede babada( πατὴρ ἐν)

anlamı vardır.
yunaca eğer sizin dediğiniz gibi babamla babanında benimle yani ingilizcede ki with sözcüğü olsaydı yunancada bu sözcüğün karşılığı μετά (meta) dır
yani şöylle bişeyler olurdu tam cümle kuramasamda
πατὴρ μετά ἐμοὶ
örnek bir cümle :
Mat 26:23O da, "Bana ihanet edecek olan" dedi, "Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.
And he answered and said, He that dippethhishand with me in the dish, the same shall betray me.
ὁ δὲ ἀποκριθεὶς εἶπεν· ὁ ἐμβάψας μετ᾿ ἐμοῦ ἐν τῷ τρυβλίῳ τὴν χεῖρα, οὗτός με παραδώσει.
μετ εμου =benimle birlikte with me anlamı vardır.

yine bu sözcüklerden sonra ἐν kullanılmış buda in the dish derken in anlamı taşımaktadır.

yani sizin yunaca bu uydurma çeviriniz yine tutmamaktadır sayın hur-kus
lütfen araştırıp çeviri konusunda bilgi edindikten sonra yazınız.

verilen çeviri doğrudur sizin çeviriniz yunanca üzerinde oynamaktır.
aynı kelime oyununu yuhanna 1:1 de de yaptınız.

Saygılar

hur-kus
23-04-2010, 20:46
Sayın insan_olmak merhaba,

Öncelikle söz konusu Yuhanna 14:10 ayetini devamındaki 11. Ayetle tekrar birlikte hatırlayalım:

New World Tranlation of the Holy Scriptures TR

10 Benim Babamla, Babamın da benimle birlik içinde olduğuna inanmıyor musun? Sizlere söylediklerimi kendiliğimden söylemiyorum. Benimle birlik içinde olan Babam işlerini böyle yapıyor.
11 İnanın, Babam benimle ben de Babamla birlik içindeyiz. Buna hiç olmazsa yaptığım işlerden dolayı inanın.

Kitabı mukaddes Şirketi Kutsal Kitap Yeni Çeviri

10 Benim Babada, Babanın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor.
11 Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.

Öncelikle İsa’nın ne demek istediğini yine kendi sözlerinden görelim.
Böylece New World Tranlation of the Holy Scriptures TR Tercümesindeki anlamın doğru ya da yanlış olduğu sonucuna varabiliriz:

Kitabı mukaddes Şirketi Kutsal Kitap Yeni Çeviri ile devam edelim

Yuhanna 14:20
O gün anlayacaksınız ki, ben Babamdayım, siz bendesiniz, ben de sizdeyim.

Yuhanna 17:20
Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin.
22 Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.
23 Ben onlarda, sen bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki, dünya beni senin gönderdiğini, beni sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın.

Sayın insan_olmak,
görüldüğü gibi İsa’nın Benim Babada, Babanın da bende olduğuna inanmıyor musun? Diye tercüme edilen sözleri, İsa ile Babası arasındaki birliği ve uyumu anlatmaktadır.
Bir çok tarafsız MK bilgini bunun bu anlama geldiğinde hemfikirdir.
Bu durumda New World Tranlation of the Holy Scriptures tercümesi okuyucuların doğru bir anlayışa sahip olmasını sağlamıştır.


Gelelim tercümedeki teknik konuya:

Söz konusu Yuhanna 14:10 ayeti, hemen hemen tüm yunanca metinlerde aşağıdaki gibi kayıtlıdır.
10 ου πιστευεις οτι εγω εν τω πατρι και ο πατηρ εν εμοι εστιν τα ρηματα α εγω λεγω υμιν απ εμαυτου ου λαλω ο δε πατηρ εν εμοι μενων ποιει τα εργα αυτου

Bu ayeti İngilizce genel olarak aşağıdaki gibi tercüme ettikleri doğrudur:

King James Bible

Believest thou not that I am in the Father, and the Father in me? the words that I speak unto you I speak not of myself: but the Father that dwelleth in me, he doeth the works.

Bu tercüme yanlış değildir, çünkü İsa’nın ne demek istediği bellidir.

Ancak aynı ayeti bazı tercümeler daha farklı tercüme ettiler:

Örneğin,

Complete Jewish Bible

10 Don't you believe that I am united with the Father, and the Father united with me? What I am telling you, I am not saying on my own initiative; the Father living in me is doing his own works. 11Trust me, that I am united with the Father, and the Father united with me. But if you can't, then trust because of the works themselves.

Contemporary english version

10Don't you believe that I am one with the Father and that the Father is one with me? What I say isn't said on my own. The Father who lives in me does these things. 11Have faith in me when I say that the Father is one with me and that I am one with the Father. Or else have faith in me simply because of the things I do.

New World Tranlation of the Holy Scriptures

10 Do you not believe that I am in union with the Father and the Father is in union with me? The things I say to You men I do not speak of my own originality; but the Father who remains in union with me is doing his Works.


Farklı anlamlara gelebilecek kelimelerin özellikle konu bütünü içerindeki anlamına veya kelimenin ilk kaleme alındığı dönemdeki manasına bakarak tercüme etmeye çalışmak yanlış bir uygulama değildir. Hatta doğrudur. Böylece doğru anlayıp doğru sonuca varabiliriz.


Şimdi değindiğiniz bazı hususlar üzerinde duralım:

Alıntı:
insan_olmak´isimli üyeden Alıntı
father in me der ingilizce çeviriler father with me değil!

peki grekçesi ne diyor?

πατὴρ ἐν ἐμοὶ (peter en emoi)


ἐν burda biryerde olmak anlamındadır cümlede babada( πατὴρ ἐν)

anlamı vardır.
yunaca eğer sizin dediğiniz gibi babamla babanında benimle yani ingilizcede ki with sözcüğü olsaydı yunancada bu sözcüğün karşılığı μετά (meta) dır
yani şöylle bişeyler olurdu tam cümle kuramasamda
πατὴρ μετά ἐμοὶ
örnek bir cümle :
Mat 26:23O da, "Bana ihanet edecek olan" dedi, "Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.
And he answered and said, He that dippethhishand with me in the dish, the same shall betray me.
ὁ δὲ ἀποκριθεὶς εἶπεν· ὁ ἐμβάψας μετ᾿ ἐμοῦ ἐν τῷ τρυβλίῳ τὴν χεῖρα, οὗτός με παραδώσει.
μετ εμου =benimle birlikte with me anlamı vardır.

Yunanca ἐν sözcüğü İngilizcede sadece in olarak mı tercüme edilir?

Bakınız.
Original Word: ἐν
Transliteration: en
Phonetic Spelling: (en)
Short Definition: about

Word Origin
a prim. preposition denoting position and by impl. instrumentality
Definition
in, on, at, by, with

NASB Word Usage
about (3), afterwards* (2), along (1), amid (1), among (124), among* (4), because (3), before (1), before* (3), besides (1), between* (1), case (2), child* (4), circumstance (1), circumstances (1), conscious* (1), death* (1), during (7), earnestly* (1), free* (1), had (1), here* (2), how* (1), means (1), outwardly* (1), over (1), there* (2), through (18), throughout (4), together (1), under (5), under...circumstances (1), undisturbed* (1), until* (1), way (4), when (19), when* (3), where* (2), while (19), while* (3), within (14), within* (1).

Ayet ve ona bağlı ayetlerin nasıl anlaşılması gerektiği hususunda MK tercümeleri yayımlayan bir web sitesinde (YŞ olmayan) bir yorumcu şunları yazıyor:

http://bibletools.org/index.cfm/fuseaction/Bible.show/sVerseID/26679/eVerseID/26679

John 14:10

Of and by Himself, Jesus had no morepowerthan any other human being. But because the Father in heaven was actively, dynamically working in and through Him, and because Jesus yielded to Him—whenever power was needed to heal, to raise somebody from the dead, to make food multiply—God did the miracle. Not Jesus Christ—God did it. He responded to Jesus' requests because He was perfectly submissive to the Father in doing His will. If it can be put this way, this is what we need to work toward.
John 14:10-11
The wordincould prove to be quite a puzzle because, if we understood it as "inside" rather than "in unionwith," we would have God andChristcrawling inside and out of each other. It would create a farcical, "Where is He now? The Son is in the Father. No, the Father is in the Son." Or, because Christians are included in verse 20, it would be, "No, He's in me." "No, He's in you." Or, "No, I'm in Him." We could get all confused. But God is logical.
Here, the sense is definitely "in union with." The Father and Son are two separate Beings who sit side by side in carrying out the responsibilities of providing for and maintaining the operation of His creation both physically and spiritually. When the Son was on earth, He was in union with the Father, and the Father was in union with Him.
It is almost as if they were—well, humanly, we would say "one flesh." When a man and a woman marry, are they two different beings? Yes, they are. Are they commanded by God to marry for the purpose of becoming one, in union with each other? Yes (Genesis 2:24).
Do they crawl in and out of each other? No, of course not. Nevertheless, a blending takes place: a blending of mind and personality. And what eventually happens? It is something that begins even before the two become married. No matter where one of them goes, because of their experiences together, he or she carries the presence of the other with him or her, and they can call up those memories in the blink of an eye. Is that not simple?
The same principle is involved in the union of the Father and the Son—and the union of God and the Christian.

John 14:6-10

Mosesasked to see the visibleglory of God, and He proclaimed His name verbally.Jesusis saying, "If you want to see the mind and nature of God, if you want to see His attitudes, look at Me." God reveals Himself and declares His glory to us through the life, works, and words of Jesus of Nazareth as He opens our minds by His Holy Spirit.
Jesus is "the way" because of all mankind, only He, unmarred bysin, has intimate knowledge of God. Knowing God depends on our knowledge of thetruthabout Jesus. He shows the way we must walk, the direction and manner of living and relating to others. This is precisely the knowledge Jesus gives. Many times when we ask directions in a strange city, the response confuses us because we are unfamiliar with the town. But when we ask directions of Jesus, He says, "Come, follow Me, and I will take you there."
Some people may teach truth, but He embodies truth; He is "the truth." A man may teach geometry, and his character may not affect his teaching.But if one teaches moral truth, character is paramount. Keeping thethird commandmentproperly revolves around knowing the truth about God and His way.
Colossians 1:15;2:9are among the strongest statements in the Bible about the divine nature of Jesus: "He is the image of the invisible God, the firstborn over all creation. . . . For in Him dwells all the fullness of the Godhead bodily." He not only is equal to and reflects God, but He also reveals God to us because He is God. He is completely holy and has authority to judge the world.
We can have no clearer view of God than by looking at Christ. He is the full revelation of God to man. He is the complete of God in a human body. He is unique: God became a man, imposing upon Himself the same time-space limitations as other men.
He had every opportunity to waste time, get sick, eat gluttonously and become overweight, drink and experience a hangover, "fly off the handle" inanger, or attack others when someone pricked His vanity. He could have become bitter from rejection or depressed when things did not go His way. He could have worked or played with intense competitiveness to "win at all costs." He had to face death, His own as well as of loved ones. He could have felt "the deck was stacked" against Him.

The gospels show God coping with life on the same terms as men. Now we can really see what kind of character God possesses. Jesus' life gives us firsthand knowledge of what the true way of life is, allowing us to cooperate with Him in His purpose. Among many other things, wesee Godteaching, healing, sacrificing His life, correcting inlove, guarding His flock, andpatientlycounseling.

JohnW.Ritenbaugh

Bu yorumdan da anlaşılacağı üzere, New World Tranlation of the Holy Scriptures tercümesi “berbat” bir tercüme değil, tersine Tanrısal sözlerin doğru anlaşılmasına yardımcı olmuş bir tercümedir.
Umarım düşünceleriniz biraz değişmiştir.

Saygılarımla

insan_olmak
23-04-2010, 21:50
tekrar merhaba sayın hur-kus bakalım neler demişsiniz

Sayın insan_olmak merhaba,

Öncelikle söz konusu Yuhanna 14:10 ayetini devamındaki 11. Ayetle tekrar birlikte hatırlayalım:

New World Tranlation of the Holy Scriptures TR

10 Benim Babamla, Babamın da benimle birlik içinde olduğuna inanmıyor musun? Sizlere söylediklerimi kendiliğimden söylemiyorum. Benimle birlik içinde olan Babam işlerini böyle yapıyor.
11 İnanın, Babam benimle ben de Babamla birlik içindeyiz. Buna hiç olmazsa yaptığım işlerden dolayı inanın.

Kitabı mukaddes Şirketi Kutsal Kitap Yeni Çeviri

10 Benim Babada, Babanın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor.
11 Bana iman edin; ben Babadayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.

Öncelikle İsa’nın ne demek istediğini yine kendi sözlerinden görelim.
Böylece New World Tranlation of the Holy Scriptures TR Tercümesindeki anlamın doğru ya da yanlış olduğu sonucuna varabiliriz:

Kitabı mukaddes Şirketi Kutsal Kitap Yeni Çeviri ile devam edelim

Yuhanna 14:20
O gün anlayacaksınız ki, ben Babamdayım, siz bendesiniz, ben de sizdeyim.

Yuhanna 17:20
Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin.
22 Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.
23 Ben onlarda, sen bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki, dünya beni senin gönderdiğini, beni sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın.

Sayın insan_olmak,
görüldüğü gibi İsa’nın Benim Babada, Babanın da bende olduğuna inanmıyor musun? Diye tercüme edilen sözleri, İsa ile Babası arasındaki birliği ve uyumu anlatmaktadır.
Bir çok tarafsız MK bilgini bunun bu anlama geldiğinde hemfikirdir.
Bu durumda New World Tranlation of the Holy Scriptures tercümesi okuyucuların doğru bir anlayışa sahip olmasını sağlamıştır.


sayın hur-kus yuhanna 14:11 den 11:20 ye kadar olan yerdeki ayetleri neden yazmıyorsunuz.kişinin söyledikleri tam bütünlük içinde incelenmeli

bakalım ne diyor yuhanna 14:19 nediyor?

19Az sonra dünya artık beni görmeyecek, ama siz beni göreceksiniz. Ben yaşadığım için siz de yaşayacaksınız.

görüldüğü gibi isa yaşadığı için onlarda yaşayacaktır bunun üzerine anlayacaklarki onlar mesihte mesihte onlarda yani burda söylenen daha farklı bişeydir kendi varlığından dolayı onların var olduğunu söylemiştir.Baba ile kendi ilişkisi aynı değildir

Yuhanna 17:20
Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin.
22 Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.
23 Ben onlarda, sen bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki, dünya beni senin gönderdiğini, beni sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın.

baba ile isa nın bir olması inananlar ile isa nın bir olması arasında farklar vardır diye yukarıda söyledim

başından beri baba isadaydı isada babadaydı

burdada görüldüğü gibi isa kendisiyle olması için dilekte bulunuyor yani başından beri isa ile birlikte değillerdi daha sonradan isa ile birlikte oldular oysa isa ve baba başından beri biraradaydılar.

yuhanna 17:25
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.

dünyada hiçkimse babayı tanımıyordu sadece isa tanıyordu.

oğluda sadece baba tanıyordu

Babam her şeyi bana emanet etti. Oğul'u, Baba'dan başka kimse tanımaz. Oğul'dan ve Oğul'un Baba'yı tanıtmayı dilediği kişilerden başkası da Baba'yı tanımaz.(matta 11:27)

görüldüğü gibi oğuluda babadan başkası tanımaz eğer iman edenler oğulu tanıyor olsalardı (sa'nın babayı tanıdığı gibi) bir benzerlik kurulabilirdi ama aynı ilişki söz konusu değil.



sonuç isa ile babanın birlikteliği isa ile imanlıların birlikteliğinden farklıdır

teknik kısmı biraz sonra yazacağım(aslında yazmıştım ama bir hata sonucu sildim)

saygılar.

insan_olmak
23-04-2010, 22:05
ἐν burda biryerde olmak anlamındadır cümlede babada( πατὴρ ἐν)

anlamı vardır.
yunaca eğer sizin dediğiniz gibi babamla babanında benimle yani ingilizcede ki with sözcüğü olsaydı yunancada bu sözcüğün karşılığı μετά (meta) dır
yani şöylle bişeyler olurdu tam cümle kuramasamda
πατὴρ μετά ἐμοὶ
örnek bir cümle :
Mat 26:23O da, "Bana ihanet edecek olan" dedi, "Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır.
And he answered and said, He that dippethhishand with me in the dish, the same shall betray me.
ὁ δὲ ἀποκριθεὶς εἶπεν· ὁ ἐμβάψας μετ᾿ ἐμοῦ ἐν τῷ τρυβλίῳ τὴν χεῖρα, οὗτός με παραδώσει.
μετ εμου =benimle birlikte with me anlamı vardır.

Yunanca ἐν sözcüğü İngilizcede sadece in olarak mı tercüme edilir?

Bakınız.
Original Word: ἐν
Transliteration: en
Phonetic Spelling: (en)
Short Definition: about

Word Origin
a prim. preposition denoting position and by impl. instrumentality
Definition
in, on, at, by, with


sayın hur-kus söyledikleriniz doğrudur ancak söylenenler cümlenin gelişiyle ilgilidir birazda

kutsal kitapta benimle yani birliktelik anlamı taşıyan diğer ayetlere bakalım

esinlenme 3:4

Thou hast a few names even in Sardis which have not defiled their garments; and they shall walk with me in white: for they are worthy.

Ama Sart'ta, aranızda giysilerini lekelememiş birkaç kişi var ki, beyazlar içinde benimle birlikte yürüyecekler. Çünkü buna layıktırlar.

ἀλλὰ ἔχεις ὀλίγα ὀνόματα ἐν Σάρδεσιν, ἃ οὐκ ἐμόλυναν τὰ ἱμάτια αὐτῶν, καὶ περιπατήσουσι μετ᾿ ἐμοῦ ἐν λευκοῖς, ὅτι ἄξιοί εἰσιν


μετά
meta
met-ah'

yine meta sözcüğünü görmekteyiz

diğer örneklere bakalım

bir başka örnek


Luk 22:28 Ye are they which have continued with me in my temptations.


υμεις δε εστε οι διαμεμενηκοτες μετ εμου εν τοις πειρασμοις μου

yine görüyoruz ki meta


eğer sizin deidğiniz gibi ἐν benimle birlikte anlamında kulanılacaksa bana böyle kulanıldığına dair bir ayet gösterin kutsal kitaptan

çünkü birliktelik beraber olma anlamı olacağında meta kullanılmıştır.

bişeyin bişeyde olması içinde ἐν kullanılır


saygılar

insan_olmak
23-04-2010, 22:10
ayrıca unutulmamalı ki

15Baba'nın her nesi varsa benimdir. `Benim olandan alacak ve size bildirecek' dememin nedeni budur.(yuhanna 16:15)

babanın nesi varsa güç ölümsüzlğk kudret nesi varsa mesihindir dolayısıyla aynıdırlar

saygılar

Natan
23-04-2010, 23:50
esinlenme 3:4

Thou hast a few names even in Sardis which have not defiled their garments; and they shall walk with me in white: for they are worthy.

Ama Sart'ta, aranızda giysilerini lekelememiş birkaç kişi var ki, beyazlar içinde benimle birlikte yürüyecekler. Çünkü buna layıktırlar.

ἀλλὰ ἔχεις ὀλίγα ὀνόματα ἐν Σάρδεσιν, ἃ οὐκ ἐμόλυναν τὰ ἱμάτια αὐτῶν, καὶ περιπατήσουσι μετ᾿ ἐμοῦ ἐν λευκοῖς, ὅτι ἄξιοί εἰσιν


μετά
meta
met-ah'

yine meta sözcüğünü görmekteyiz

diğer örneklere bakalım

bir başka örnek


Luk 22:28Ye are they which have continued with me in my temptations.


υμεις δε εστε οι διαμεμενηκοτες μετ εμου εν τοις πειρασμοις μου

yine görüyoruz ki meta


eğer sizin deidğiniz gibi ἐν benimle birlikte anlamında kulanılacaksa bana böyle kulanıldığına dair bir ayet gösterin kutsal kitaptan

çünkü birliktelik beraber olma anlamı olacağında meta kullanılmıştır.

bişeyin bişeyde olması içinde ἐν kullanılır

Sözün özü bu sanırım

paylaştığın için teşekkürler

insan_olmak
23-04-2010, 23:51
rica ederim sayın natan :)

insan_olmak
24-04-2010, 01:44
özür dilerim çok önemli bir düzeltme yapmak zorundayım meta sözcüğü eylem olduğunda birliktelik anlamı katar


Αγκαλιάζομαι με ...(...)le kucaklaşmak
Αγωνίζομαι με ...(...)le mücadele etmek Είμαι παντρεμένος με ...(...)le evliyim

benimle birlikte sadece birliktelik söylenirken yani bir durum varken


3Evet, gerçek yoldaşım sana da yalvarırım, bu kadınlara yardım et. Çünkü onlar benimle, Klement'le ve adları Yaşam Kitabı'nda bulunan diğer emektaşlarımla birlikte Müjde'yi yaymak için mücadele ettiler.(Filipililer 5:2)


And I intreat thee also, true yokefellow, help those women which laboured with me in the gospel, with Clement also, and with other my fellowlabourers, whose names are in the book of life.


ναὶ ἐρωτῶ καὶ σέ, σύζυγε γνήσιε, συλλαμβάνου αὐταῖς, αἵτινες ἐν τῷ εὐαγγελίῳ συνήθλησάν μοι μετὰ καὶ Κλήμεντος καὶ τῶν λοιπῶν συνεργῶν μου, ὧν τὰ ὀνόματα ἐν βίβλῳ ζωῆς.

συναθλέω
sunathleō
soon-ath-leh'-o

kulanılır

yani tamda sizin uydurma çevirinizdeki gibi baba benimle

onlar benimle görüldüğü gibi herhangi biriyle durum halinde birliktelik varsa
συνεργῶν μου

kulanılıyor.

ama baba benimle diye çevirdiğiniz ayette sunathleo bulunmamaktaıdr onun yerine ἐν

kulanılmaktadır.Dolayısıyla önermeniz tamamiyle çökmektedir

saygılar

Natan
24-04-2010, 12:14
O halde bu noktadan onra belli oluyor ki Yehova Şahiterinin kutsal kitap çevirisi ideolojiktir ,metinlere birşeyler "katmışlar", kendi "yorum"larını sokuşturmaya çalışmışlardır.

İncil bunu yapan kişilere "lanet" etmektedir.

insan_olmak
24-04-2010, 13:33
O halde bu noktadan onra belli oluyor ki Yehova Şahiterinin kutsal kitap çevirisi ideolojiktir ,metinlere birşeyler "katmışlar", kendi "yorum"larını sokuşturmaya çalışmışlardır.

İncil bunu yapan kişilere "lanet" etmektedir.

tabikide ideolojiktir sayın natan yunancayı katlederek kendi ideolojilerini yerleştirmekteler.

saygılar

Natan
24-04-2010, 17:07
Kesinlikle katılıyorum .


Peki Romalılar 14:8-9 ayetleri için ne düşünüyorsunuz.

Genelde tüm çevriler bu ayetleri şöyle çevirir:

"Yaşarsak Rab için yaşarız; ölürsek Rab için ölürüz. Öyleyse, yaşasak da ölsek de Rab'be aitiz. Mesih hem ölülerin hem yaşayanların Rabbi olmak üzere ölüp dirildi".

Bu ayetin tamamının Mesih'le ilgili olduğu apaçık ortada. "Hem ölülerin hem yaşayanların" Rabbi.

Yehova Şahitleri şu şekilde çeviriyor :

"Çünkü yaşarsak, Yehova için yaşıyoruz, ölürsek de Yehova için ölüyoruz. Dolayısıyla, yaşarsak da ölürsek de Yehova'ya aitiz. Mesih de bu amaçla öldü ve yeniden hayata döndü ki, hem ölülerin hem de yaşayanların Efendisi olabilsin"

ÇARPITMAYI GÖRÜYOR MUSUNUZ !!!

Buraya da Eski Antlaşma'dan hiçbir alıntı olmadan Yehova ismi iki kez ekleniyor. Oysa ki bu ayette dört kez kullanılan "Rab" ismi olduğu gibi Mesih'le ilgilidir. Şahitler yine Yehova ismini ekleyerek ve Mesih'i sıradan bir Efendi gibi sunarak O'nun görkemini gölgelemeye çalışıyor.


KENDİ İNANÇLARINA GÖRE AYETİ DEĞİŞtirip ,


Kafalarına göre ekleme - çıkarma yapıyorlar.


Syn. hur-kuş bunun açıklamasını yapabilir mi ?

Orjinal metinlerde böyle midir ?

Natan
24-04-2010, 17:35
Amplified Bible :

If we live, we live to the Lord, and if we die, we die to the Lord. So then, whether we live or we die, we belong to the Lord.
For Christ died and lived again for this very purpose, that He might be Lord both of the dead and of the living.

Today's New International Version

If we live, we live to the Lord; and if we die, we die to the Lord. So, whether we live or die, we belong to the Lord. For this very reason, Christ died and returned to life so that he might be the Lord of both the dead and the living.

New International Version - UK

If we live, we live to the Lord; and if we die, we die to the Lord. So, whether we live or die, we belong to the Lord.

For this very reason, Christ died and returned to life so that he might be the Lord of both the dead and the living.

Worldwide English -New Testament

If we live, we live for the Lord. And if we die, we die for the Lord. So then, if we live or if we die we belong to the Lord.

Christ wanted to be Lord, both of dead people and of living people. That is why he died and lived again.

Bakın hiç bir çeviride YEHOVA - MEHOVA yok !

Ayetler İsadan bahsediyor. Eğer Yehova diye kafasına göre ekleme yapıyorsa şahitler , İsanın Yehova olduğunu da kabul etsinler o zaman !!

Şahitler olmayan şeyleri İncile ekleme yapıyorlar.
Bu ayetlere göre mesela , HERHANGİ BİR orjinal metin gösterebilirler mi ?

Hayır!! Din tüccarları yine YANILGIDA !

insan_olmak
24-04-2010, 17:51
ayrıca bir yerde efendi bir yerde yehova diye çevirdikleri sözcük

grekçede aynı sözcüktür yani



κυριεύω
kurieuō

aynı sözcüğü bir yerde efendi diye çevirirlerken bir yerde yehova diye çeviriyorlar!

bu nasıl iştir düşünmek gerek

saygılar

Natan
24-04-2010, 18:17
ayrıca bir yerde efendi bir yerde yehova diye çevirdikleri sözcük

grekçede aynı sözcüktür yani



κυριεύω
kurieuō

aynı sözcüğü bir yerde efendi diye çevirirlerken bir yerde yehova diye çeviriyorlar!

bu nasıl iştir düşünmek gerek

saygılar


Grekceden paylaştığuınz için teşekkür ederim.

Ünlü King James Version' undan göstermek gerekirse ;

For whether we live, we live unto the Lord; and whether we die, we die unto the Lord: whether we live therefore, or die, we are the Lord's.

For to this end Christ both died, and rose, and revived, that he might be Lord both of the dead and living.

Young's Literal Translation

For none of us to himself doth live, and none to himself doth die;

for both, if we may live, to the Lord we live; if also we may die, to the Lord we die; both then if we may live, also if we may die, we are the Lord's

Holman Christian Standard Bible

If we live, we live to the Lord; and if we die, we die to the Lord. Therefore, whether we live or die, we belong to the Lord.

Görüldüğü gibi birçok çevirinin ne dediği ortadadır.

karşılaştırma yapılabilmesi için astığım bu versiyonlar şahitlerin çevirisinin hatalı olduğunu göstermekte.



İtiraz ediyolarsa orjinal metinlerden göstermekle yükümlüler.

SHADOWofGODonEARTH
24-04-2010, 20:07
İsa diye biri yaşamamıştır..

hur-kus
24-04-2010, 21:09
Sayın insan_olmak,

Pastör, JohnW.Ritenbaugh in açıklamalarından hiç bahsetmiyorsunuz.
Sanırım sizin ve Natan beyin ingilizcesi buna yeterlidir.

Kendisi aslında İsa'nın Tanrılığına inanan biri olmasına ve Kilisede görevli biri olmasına rağmen, Yuhhanna 14:10 ayetini New World Tranlation of the Holy Scriptures tercümesinin açıkladığı biçimde izah etmektedir.

Yani aynen bizim dediğimiz ve İsa'nın demek istediği gibi:

Baba ile İsa arasında tam bir uyum söz konusudur ve İsa'nın anlatmak istediği şey budur.

Demek ki doğru anlamak için niyetinizin de ne olduğu önemlidir.

Yani biz yoğurda beyaz desek bile siz "hayır siyahtır" demeye kararlısınız.

Bu durumda sizinle bir konu tartışmak sadece boşa zaman gibi geliyor bana....

Ama umarım tarafsız olanlar durumu anlamıştır.

İsa ısrarla "BABA BENDEN BÜYÜKTÜR" demesine rağmen onu zorla Tanrı yapacaksınız.

Üstelik bunu, tartıştığımız sözleri söylediği aynı anda söylüyordu. Yuhanna 14:28

Ben konu hakkında daha evvel yazdıklarımı hatırlatarak bu konuya son vermek istiyorum.


İsa ne dedi?


▪ “Beni seviyorsanız Babama gittiğim için sevinirsiniz. Çünkü Baba benden büyüktür (Yuhanna 14:28). İsa Baba olarak hitap ettiği Tanrı ile kendisinin eşit olmadığını ortaya koydu.

▪ “Benim Babamın, sizin Babanızın, benim Tanrımın ve sizin Tanrınızın yanına çıkacağım (Yuhanna 20:17). İsa kendisinden Tanrı olarak söz etmedi, Tanrı’dan ayrı bir Kişi olarak bahsetti.

▪ “Ben kendiliğimden konuşmadım. Beni gönderen Babam, ne anlatacağım ve ne konuşacağım konusunda bana emir verdi (Yuhanna 12:49). İsa’nın öğretileri kendi fikirleri değildi, Babasından gelen öğretilerdi.

İSA, Mutlak Güce Sahip Tanrı değil, Tanrı’nın Oğlu olduğunu söylemişti.

Eğer İsa Tanrı’ysa, yeryüzündeyken dua ettiği kişi kimdi? (Matta 14:23; 26:26-29).

İsa’nın bir başkasıyla konuşmadığı halde böyleymiş gibi gösterdiğini düşünmek akla yatkın değildir.

İki öğrencisi İsa’ya gelip kendilerine Krallıkta özel bir yer ayırmasını istediklerinde o şöyle cevap verdi:
- Sağıma ya da soluma oturacakları seçme hakkı bana verilmemiştir; Babam bu yerleri kimler için hazırlamışsa onların olacak (Matta 20:23).

İsa onlara bu ricalarını yerine getirecek yetkisi olmadığını söylediğinde yalan mı söylüyordu?

Kesinlikle hayır! O, alçakgönüllü bir şekilde bu konularda karar verme yetkisinin sadece Tanrı’ya ait olduğunu belirtti.

Hatta İsa, kendisinin de meleklerin de bilmediği, sadece Babasının bildiği şeyler olduğunu bile söyledi (Markos 13:32).

İsa sadece bu yeryüzünde bir insanken mi Tanrı’dan daha alt konumdaydı?

Hayır.

Kutsal Kitap İsa’nın ölüp diriltildikten sonra da Tanrı’dan daha alt konumda olduğunu gösterir.
İsa gökte iken Elçi Pavlus bize şunu hatırlatıyor: Mesih’in başı da Tanrı’dır (1.*Korintoslular 11:3).

Kutsal Kitap gelecekte olacakları şöyle anlatır: “Her şey onun [Mesih’in] yetkisine verildiği zaman, Oğul kendisi de her şeyi onun yetkisine verenin yönetimine boyun eğecektir ki, Tanrı herkesin her şeyi olsun” (1.*Korintoslular 15:28).

Açıkça gördüğümüz gibi İsa, Mutlak Güce Sahip Tanrı değildir.
Bu nedenle Babasından “Tanrım” diye söz eder (Vahiy 3:2,*12; 2.*Korintoslular 1:3,*4).

Saygılarımla

insan_olmak
24-04-2010, 21:45
sayın hur-kus çok büyük mantık hatası yapıyorsunuz.
bana'' bak bu ayetler tanrı olmadığına işaret'' diye gelmeyiniz.diğer ayetler kendi içinde çelişiyorsa bu benim deiğl incilin sorunudur.


yani şu açıklamanız
İsa ne dedi?


▪ “Beni seviyorsanız Babama gittiğim için sevinirsiniz. Çünkü Baba benden büyüktür (Yuhanna 14:28). İsa Baba olarak hitap ettiği Tanrı ile kendisinin eşit olmadığını ortaya koydu.

▪ “Benim Babamın, sizin Babanızın, benim Tanrımın ve sizin Tanrınızın yanına çıkacağım (Yuhanna 20:17). İsa kendisinden Tanrı olarak söz etmedi, Tanrı’dan ayrı bir Kişi olarak bahsetti.

▪ “Ben kendiliğimden konuşmadım. Beni gönderen Babam, ne anlatacağım ve ne konuşacağım konusunda bana emir verdi (Yuhanna 12:49). İsa’nın öğretileri kendi fikirleri değildi, Babasından gelen öğretilerdi.

İSA, Mutlak Güce Sahip Tanrı değil, Tanrı’nın Oğlu olduğunu söylemişti.

Eğer İsa Tanrı’ysa, yeryüzündeyken dua ettiği kişi kimdi? (Matta 14:23; 26:26-29).

İsa’nın bir başkasıyla konuşmadığı halde böyleymiş gibi gösterdiğini düşünmek akla yatkın değildir.

İki öğrencisi İsa’ya gelip kendilerine Krallıkta özel bir yer ayırmasını istediklerinde o şöyle cevap verdi:
- Sağıma ya da soluma oturacakları seçme hakkı bana verilmemiştir; Babam bu yerleri kimler için hazırlamışsa onların olacak (Matta 20:23).

İsa onlara bu ricalarını yerine getirecek yetkisi olmadığını söylediğinde yalan mı söylüyordu?

Kesinlikle hayır! O, alçakgönüllü bir şekilde bu konularda karar verme yetkisinin sadece Tanrı’ya ait olduğunu belirtti.

Hatta İsa, kendisinin de meleklerin de bilmediği, sadece Babasının bildiği şeyler olduğunu bile söyledi (Markos 13:32).

İsa sadece bu yeryüzünde bir insanken mi Tanrı’dan daha alt konumdaydı?

Hayır.

Kutsal Kitap İsa’nın ölüp diriltildikten sonra da Tanrı’dan daha alt konumda olduğunu gösterir.
İsa gökte iken Elçi Pavlus bize şunu hatırlatıyor: Mesih’in başı da Tanrı’dır (1.*Korintoslular 11:3).

Kutsal Kitap gelecekte olacakları şöyle anlatır: “Her şey onun [Mesih’in] yetkisine verildiği zaman, Oğul kendisi de her şeyi onun yetkisine verenin yönetimine boyun eğecektir ki, Tanrı herkesin her şeyi olsun” (1.*Korintoslular 15:28).

Açıkça gördüğümüz gibi İsa, Mutlak Güce Sahip Tanrı değildir.
Bu nedenle Babasından “Tanrım” diye söz eder (Vahiy 3:2,*12; 2.*Korintoslular 1:3,*4).


beni bağlamamaktadır çünkü bu incilin kendi içindeki tutarsızlıktır bir yerde tanrı olduğunu söylerken bir yerde olmadığını söylüyorsa bu incilin kendi sorunudur.
umarım anlatabilmişimdir
söyleyen kim olursa olsun beni bağlamaz isterse bu papa olsun ben teolojik açıklamamı yaparım.

bakın baba ile isa'nın ilişkisinin isa ile imanlılar arasındaki gibi olmadığı çok açıktır.

az önceki sayfada açıkladım lütfen ona cevap veriniz.

sizin çarpık yunanca ile oynayan çevirilerinizi gözler önüne serdim az önceki sayfada lütfen onlara da açıklama getiriniz.

bazı hatırlatmalar yapayım

Baba'nın nesi varsa benimdir. 'Benim olandan alıp size bildirecek' dememin nedeni budur. (Yuhana 16:15)


bu demektir ki babanın nesi varsa ölümsüzlük sonsuz yaşam ne varsa isa'nındır.

siz bunun üzerine bana şunu dediniz sayfa 5 te

İsa nasıl bir Tanrı'dır ki

İTAAT EDER,

TABİ OLUR,

DUA EDER,

BABAYI BAŞ OLARAK KABUL EDER,

HER ŞEYİ BİLMEZ

YETKİSİ BABA KADAR DEĞİLDİR,

iyide sayın hur-kus bu incilin kendi içindeki çarpıklıkların ürünüdür.Ben hristiyan değilim bu beni bağlamaz

ama isa ne diyor baba'nın nesi varsa benimdir bu kadar açık.

yine isa ne diyor?



Koloseliler 2:9': "Çünkü tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih'te bulunuyor"



yine aynı zihniyet şurda var

İbraniler 1:3 de şunlar kayıtlıdır:

3*Bu Oğul, Tanrı’nın ihtişamını yansıtır ve O’nun öz varlığının tıpatıp benzeridir. Kendisi kudretli sözüyle her şeyin sürmesini sağlar; bize günahlarımızdan arınma olanağı verdikten sonra, yücelerde Ulu Tanrı’nın sağında oturmuştur.


Buyrunuz.

İsa elbette herhangi biri değildir, Tanrı onu özel bir konuma getirmiştir.

Ama o, Tanrı'nın sağında oturduğuna göre kadiri mutlak her şeye kadir TANRI DEĞİLDİR.

Tanrının yani Babanın hakimiyetine boyun eğmektedir.


öz varlığının tıpatıp benzeri diyorsa öyledir yani aynısıdır yani tanrıdır.

ayrıca lütfen üçlü birlik nedir nasıl bir yapıdır araştırınız.

tomasın Rabbim ve tanrım diye seslenmesine ne demeli?!


”Rabbim ve Tanrım” (Yuhanna 20:28).


saygılar

kenos
21-01-2011, 22:58
Yuhanna 20: 28 konusunda bir anlayış sıkıntısı var gerçekten. Şimdi Grekçede bu Rabbim ve Tanrım meselesini inceleyebiliriz bu konuda iki görüş var ama çok ayrıntılı bunlar şimdi girmeyelim. Ben kısaca şunu söylemek istiyorum ki kuvvetle muhtemel burada sizin söylediğiniz gibi tek bir kişi kastediliyor. Yani Rabbim ve Tanrım derken Rab ile Tanrının ayrı kişiler olmadığını düşünüyorum ben. Her ne kadar aradaki 'kai' yani 've' Yeni Ahitte bazen bu gibi sıralı sıfatlarda iki farklı kişiyi ifade etsede burada tek kişiden bahsettiğini düşünebiliriz.

Tomas elbette Eski Ahit kültürüyle yetişmişti. Burada İsa'nın gerçekten dirildiğini görünce Grekçe "ho Kurios mou kai ho Theos mou" diyor. Şu aradaki kai ile baştaki ho tartışmayı yaratan şey aslında ama ben şöyle düşünüyorum; Bu ifade Eski Ahitte Tanrıyı övmek için kullanılan bir kalıp aslında. Mesela Mezmurdaki;

Mez. 35: 23 "...ey Tanrım ve Rab'bim!" Davut burada iki kişiye mi seslendi? Hayır, tek kişiye. Peki kime? Tanrıya. Bu ayet meşhur Grekçe çevirisinde "ho Theos mou, kai ho Kurios mou" olarak çevrilmiş. Arada yine kai var ve başta ho. Ama iki farklı kişiyi ifade etmiyor.

Şimdi o dönemde bölgede Grekçeninde konuşulduğunu hatta bazı bölgelerde Yahudilerin İbraniceyi unutup Grekçeyi öğrendiklerini, bu yüzden Eski Ahitin Grekçe çevirisinin yapılmak zorunda kalındığını biliyoruz. Dolayısıyla Tomas İsa'nın hakikaten dirildiğini görünce muhtemelen birazda şaşkınlıkla, bildiği bir kalıpla Tanrı'yı övmüştür; "ho Kurios mou kai ho Theos mou"

Ben şimdi İsa'yı odamda görsem kültürümle bağlantılı olarak söyliyeceğim şey muhtemelen şudur; "Allahım!" Bu cümlemi birileri görüp yazarsa ileride benim İsa'ya Tanrım demek istediğim anlaşılabilir. Halbuki kastım bu değildir. Zamanla bu başlıktaki diğer ayetlerle ilgili de yazıcam.

TANRICI
22-01-2011, 19:09
Tanrı insanları affetmek için kendini insan olarak enkarne edip yahudilere öldürttü..Böylelikle tevratla olan onlarca hükümden onları kurtardı..Ancak biz insanların bir sorunu daha var..Sözde sevgi tanrısı bu kanıtı olmayan hikayeleri inanmayanları cehenneme atıyor:)

İncil güzel kitap..Güzel sözler var..Ama yalnızca o kadar..

kenos
26-01-2011, 00:05
Üçlemeciler Yeni Ahit'in İsa'nın yeryüzü hizmetinde bulunduğu sıradaki yaşamının anlatıldığı bölümlerde onun dua etmesi vb. gibi Tanrı olmadığını gösteren bölümleri kenosisle açıklamaya çalışıyorlar. Ki eğer üçleme gerçekten doğru olsaydı bu düşünce doğru olabilirdi. Ama İsa'nın yeryüzündeki hizmetini tamamlayıp göğe dönüşünden sonrası hakkında ki ayetler ne olacak?

Pavlus en açık ifadeyle Tanrı'nın Baba olarak çağırıldığını söyledi;
"...Tanrı'yı Baba diye çağırdığınıza göre..." (1.Pe.1: 17) Bir çok ayette Baba'nın İsa Mesih'in Tanrısı olduğu ifade edilir; "Efendimiz İsa Mesih'in Tanrısı, yüce Baba, kendisini tanımanız için size bilgelik ve vahiy ruhunu versin diye dua ediyorum." (Ef.1: 17) Ancak hiç bir ayette 'Baba'nın Tanrısı İsa Mesih' sıfatını göremeyiz. Halbuki üçleme öğretisi üç karakter arasındaki şaşmaz eşitliğe dayanmaktadır. Bu durum basit bir tesadüf olmaktan çok uzakta duruyor.

Üçlemecilerin bir diğer çıkmazı da Tanrı ile İsa arasındaki ilişkiyi kuramamalarıdır. Üçleme öğretisine göre Tanrı kavramı tek bir yuvarlak olarak ele alınırsa bu yuvarlağın içinde Baba, Oğul yani İsa ve Kutsal Ruh olacaktır. Fakat Kutsal Kitap sürekli olarak Tanrı ve İsa'dan aynı cümlede bahseder.

2.Ko.1: 3 Her türlü tesellinin kaynağı olan Tanrı'ya, merhametli Baba'ya, Efendimiz İsa Mesih'in Tanrısı ve Babası'na övgüler olsun!

Bu ayete dikkat edelim; Tanrı'ya bir övgü yapan elçi Tanrı dediğinde kimi kastettiği konusunda herhangi bir üstü kapalı açıklama yapmış mı? Elbette hayır! Tanrı derken Baba'yı kastettiğini söyledikten sonra Baba'nın kim olduğunu açıklıyor; İsa Mesih'in Tanrısı.

Eğer üçleme doğruysa Tanrı denildiğinde zaten İsa'yıda kapsayacak bir formül verilmiş olur. Üçleme öğretisi hakikat olsaydı yazar Tanrı ve İsa demezdi. Şu ayet üzerine düşünmek gerekir;

2.Pe.1: 2 Tanrı'yı ve Efendimiz İsa'yı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.


"...herkese Babamız Tanrı'dan ve Efendi İsa Mesih'ten lütuf ve esenlik olsun."
(1.Ko.1: 1-3)

hur-kus
02-02-2011, 06:25
Üçlemeciler Yeni Ahit'in İsa'nın yeryüzü hizmetinde bulunduğu sıradaki yaşamının anlatıldığı bölümlerde onun dua etmesi vb. gibi Tanrı olmadığını gösteren bölümleri kenosisle açıklamaya çalışıyorlar. Ki eğer üçleme gerçekten doğru olsaydı bu düşünce doğru olabilirdi. Ama İsa'nın yeryüzündeki hizmetini tamamlayıp göğe dönüşünden sonrası hakkında ki ayetler ne olacak?

Pavlus en açık ifadeyle Tanrı'nın Baba olarak çağırıldığını söyledi;

"...Tanrı'yı Baba diye çağırdığınıza göre..." (1.Pe.1: 17)
Bir çok ayette Baba'nın İsa Mesih'in Tanrısı olduğu ifade edilir;
"Efendimiz İsa Mesih'in Tanrısı, yüce Baba, kendisini tanımanız için size bilgelik ve vahiy ruhunu versin diye dua ediyorum." (Ef.1: 17)

Ancak hiç bir ayette 'Baba'nın Tanrısı İsa Mesih' sıfatını göremeyiz. Halbuki üçleme öğretisi üç karakter arasındaki şaşmaz eşitliğe dayanmaktadır. Bu durum basit bir tesadüf olmaktan çok uzakta duruyor.

Üçlemecilerin bir diğer çıkmazı da Tanrı ile İsa arasındaki ilişkiyi kuramamalarıdır. Üçleme öğretisine göre Tanrı kavramı tek bir yuvarlak olarak ele alınırsa bu yuvarlağın içinde Baba, Oğul yani İsa ve Kutsal Ruh olacaktır. Fakat Kutsal Kitap sürekli olarak Tanrı ve İsa'dan aynı cümlede bahseder.

2.Ko.1: 3 Her türlü tesellinin kaynağı olan Tanrı'ya, merhametli Baba'ya, Efendimiz İsa Mesih'in Tanrısı ve Babası'na övgüler olsun!

Bu ayete dikkat edelim; Tanrı'ya bir övgü yapan elçi Tanrı dediğinde kimi kastettiği konusunda herhangi bir üstü kapalı açıklama yapmış mı? Elbette hayır!
Tanrı derken Baba'yı kastettiğini söyledikten sonra Baba'nın kim olduğunu açıklıyor; İsa Mesih'in Tanrısı.

Eğer üçleme doğruysa Tanrı denildiğinde zaten İsa'yıda kapsayacak bir formül verilmiş olur.
Üçleme öğretisi hakikat olsaydı yazar Tanrı ve İsa demezdi. Şu ayet üzerine düşünmek gerekir;

2.Pe.1: 2 "Tanrı'yı ve Efendimiz İsa'yı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun."

"...herkese Babamız Tanrı'dan ve Efendi İsa Mesih'ten lütuf ve esenlik olsun."
(1.Ko.1: 1-3)



Sayın kenos, yazdıklarınıza aynen katılıyorum.

Kutsal yazılarda İsa'nın Tanrılığı anlatılmaz.
Ancak insanüstü yönü ayrıca sadakati sonucunda Tanrı tarafından aldığı yetki sonucunda ulaştığı üstün konum üçlükçüler tarafından Tanrılıkla karıştırılmaktadır.

Saygılarımla

Natan
03-02-2011, 00:00
Üçlemeciler ...- Kenos -

Üçlükçüler - hürkuş -

Sayın kenos neden üçleme öğretisine inanan insanları bu şekilde etiketliyorsunuz ?

Ben hiç bir hristiyan görmedim ki kendisini yada bağlı bulunduğu kurumu,kiliseyi,topluluğu "üçlemeci" olarak nitelesin bu şekilde tanımlasın.!!

Onlar da sizi "Yehovacılar" ,"Russellcılar" vs olarak tanımlasalar bu ne kadar doğru olur ?

Sizin kurumunuz "yehovacılar" ismiyle anılmıyor.Yehova Şahidi şeklindede belirtilmez. Nedir ? Yehova'nın şahitleri.Kurumun ,teşkilatın adı budur.

Milyonlarca belki milyarlarca insan kendisini "hristiyan" olarak adlandırıyor. Siz istediğiniz kadar kutsal kitabı farklı yorumlayın. Bu başka bir şey.

Teolojik farklılığınıza dayanarak birilerini hiç bir şeyle yaftalamayın lütfen.

Kendi kurumunuza nasıl yaklaşılmasını istiyorsanız aynısını başkaları için de düşünün.İsa diyor ya hani :)

Teslis doktrinine inanan insanlar kendilerini "üçlemeciler" olarak adlandırmaz !!

saygı duymalısınız

Natan
03-02-2011, 00:39
İşaya 9:6'da şöyle okuyoruz: "Çünkü bize bir çocuk doğdu, bize bir çocuk verildi; ve reislik onun omzu üzerinde olacak, ve onun adı: Muhteşem Öğütçü, kadir Allah, Ebediyet Babası, Selamet Reisi çağırılacak."

Türkçesi bu şekildedir. Ayette İSA İÇİN geçen " Kadir Allah/ Güçlü Tanrı " ifadesi İsa'nın Yehovayla aynı kişi olduğunu gösteriyor.

Kadir Allah yada Güçlü Tanrı ifadesi KK'da geçen Gercek Tanrı YHVHden farklı olarak güçlü kudretli yaratıklar için de kullanılabilir mi?

Bundan sonrasını yoruma bağlayabilirsiniz ama ben Orjinalden uzaklaşmak istemiyorum.

Bir şeye çok dikkat etmenizi rica ediyorum.

Bu ayetin Orjinali şu şekilde :

כי־ילד ילד־לנו בן נתן־לנו ותהי המשרה על־שכמו ויקרא שמו פלא יועץ אל גבור אביעד שר־שלום׃

Burada İsa için kullanılan Kadir Allah ifadesi גִּבּוֹר dir .Yani ghib-bore' ..

İSA İÇİN kullanılan aynı tanımlama sonraki ayetlerde YEHOVA İÇİN kullanılmıştır.. Yeşeya 10:21'de.

שאר ישוב שאר יעקב אל־אל גבור׃

Yani İşeya 9:6 da İsa, Kadir Allah iken

İşeya 10:212de Yehova, kadir Allah'tır !!

ghib-bore' = İsa

ghib-bore' = Yehova

Bir de bu tesbit üzerinde üşünün bakalım :)

Saygılar

kenos
03-02-2011, 02:20
Yeşeya 9:6 ile ilgili çok ayrıntılı izahımız var fakat onunla ilgili bir konu açmayı düşünüyorum.

'Üçlemeciler' sözüne gelince...

Üçleme öğretisine inananlar kendilerine üçlemeci diyorlar ve bunda bir sakınca görmüyorlar. Hemde biz bunu kötü bir sıfat olarak kullanmıyoruz ki. Mesela Türkçede bilmiyorum ne söylenir, birlemeci deseler mesela ben hiç alınmam. Tersi non-trinitarian. (Ayrıca Yehova'nın Şahidi değilim.)

Onlar bu ismi kendileri için kullanmaktan kaçınmıyorlar ayrıca. Mesela bakın;

www.trinitarianbiblesociety.org (http://www.trinitarianbiblesociety.org)

http://www.trinitarians.org/

we-are-trinitarians.blogspot.com

Bakın adamlar ne yazmışlar; "We are trinitarians"

trinitarian ne demek?

'Üçlemeci'

Yani bu bizim yapıştırdığımız kötü bir etiket değildir.

Basic
03-02-2011, 02:36
Yeşeya 9:6 ile ilgili çok ayrıntılı izahımız var fakat onunla ilgili bir konu açmayı düşünüyorum.

'Üçlemeciler' sözüne gelince...

Üçleme öğretisine inananlar kendilerine üçlemeci diyorlar ve bunda bir sakınca görmüyorlar. Hemde biz bunu kötü bir sıfat olarak kullanmıyoruz ki. Mesela Türkçede bilmiyorum ne söylenir, birlemeci deseler mesela ben hiç alınmam. Tersi non-trinitarian. (Ayrıca Yehova'nın Şahidi değilim.)

Onlar bu ismi kendileri için kullanmaktan kaçınmıyorlar ayrıca. Mesela bakın;

www.trinitarianbiblesociety.org (http://www.trinitarianbiblesociety.org)

http://www.trinitarians.org/

we-are-trinitarians.blogspot.com

Bakın adamlar ne yazmışlar; "We are trinitarians"

trinitarian ne demek?

'Üçlemeci'

Yani bu bizim yapıştırdığımız kötü bir etiket değildir.


Hakikatten benim de dikkatimi cekti. Sn. Natan neye dayanarak sizi "Yehova Sahidi" olarak gördü.

Mesela ben sizi protestan olarak gördüm.

YOLCULUKLAR
03-02-2011, 10:43
Ben teşekkür ederim. Ben üçlemeci değilim. (hamdolsun) İsa'yı Tanrı olarak görmenin İncilde bir yeri yok.

Sizce bu cümleleri kurmuş olan bir zat Protestan olabilir mi?

zallas003
03-02-2011, 12:35
Hatta komple olarak da söymeliyiz Üçlü Birlik e inanmayan Hristiyan Olabilir mi ? : )

zallas003
03-02-2011, 12:46
Beyler Neyin Tartışmasını yapıyorsunuz. Ben Hristiyanım bazı arkadaşlar Yehova Şahidi
Bazıları deist bazıları ateist bunlar bir şeyi değiştirir mi? İnsanların yaşama biçimleri düşünce sistemleri ve aile yapılarıyla İnanç yapıları şekillenmiştir. Kutsal Kitaptan karşılıklı cümleler gösterererek kısır bir tartışma içindesiniz.

hur-kus
03-02-2011, 13:05
Hatta komple olarak da söymeliyiz Üçlü Birlik e inanmayan Hristiyan Olabilir mi ? : )

Sayın zallas,

Örneğin Kutsal kitaptan okuduğum kadarıyla, İsa Üçlü birliğe inanmıyordu.

Dikkat edin hep babası ile olan birliğe dikkat çekti... Yuh. 10:30

Bu durumda İsa için ne diyeceksiniz... :) Diye bir soru sorsam...kısır bir tartışma içine mi girmiş olurum acaba...

Saygılarımla

Natan
03-02-2011, 23:09
" Yehova'nın Şahidi değilim." - Kenos

Hakikatten benim de dikkatimi cekti. Sn. Natan neye dayanarak sizi "Yehova Sahidi" olarak gördü.


Sevgili basic ;

Konumuz kimin hristiyan kimin ateist yada müslüman olduğu değil. Ki bu bizim için önemli de değil. Fakat ben sayın kenos'un YŞ'nin bir sempatizanı olduğunu,burada paylaştığı argumanların da YŞ'nin görüşlerine dayandığını hatta bizzat Yehovanın Şahitlerinin (YŞ) söylemlerini ve iman esaslarını sıraladığını görüyor ve anlıyorum.

Mesela sayın kenos'un şu mesajda (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=360089&postcount=4)dile getirdiği doktrinler Yehova'nın Şahitlerinin teolojik temelini oluşturuyor .Buraya da ilgili kısmı herkesin görmesi için asıyorum ;

1. Tek gerçek Tanrı olan Yehova'yı
2. Gönderdiği İsa Mesih'i tanıyıp inanmamız gerekir. Arada ayrıma gidilmesine dikkat edin. Gönderen ve gönderilen, TEK gerçek TANRI ve Mesih.


"Tek tanrı Yehova ve Onun oğlu İsa Mesih ."

İsterseniz resmi Web sitesinden aynı açıklamaları (hatta alıntısını yaptığım aynı cümleleri ) buraya taşıyabilirim.

Sayın kenos ,

Madem YŞ değilsiniz neden YŞ argumanlarını buraya taşıyorsunuz ?

Foruma astığınız her yazınızı dikkatle takip ediyorum ve içerik olarak YŞ adlı cemaate ait görüşler olduğunu görüyorum.

Bu soruyu kişisel olarak algılayıp cevap vermeyebilirsiniz fakat sormak istedim.

saygılarımla

Natan
03-02-2011, 23:19
Yeşeya 9:6 ile ilgili çok ayrıntılı izahımız var
fakat onunla ilgili bir konu açmayı düşünüyorum. - Kenos

Sayın kenos ,dikkatimi çeken bir şey var ;

"şu konuda izahımız var" diyorsunuz .Merak ediyorum Siz KİMsiniz ? Hangi grup,mezhep,oluşumsunuz ?

YŞ'nin iman esaslarını temel alarak yazıyorsunuz sonra YŞ değilim diyorsunuz. Sonra "siz"den bahsediyorsunuz biz de merakla bekliyoruz :)

(YŞ olup olmamanız bizim için bir sorun değil )

Ayrıca ayrıntılı izahınızı da paylaşırsanız seviniriz.Fikir zenginliği olur,tartışabiliriz.

Zaman probleminiz varsa bu başlıkta verdiğim bilgiler üzerinden gidelim.Siz nasıl uygun görürseniz yani .

Saygılarımla

Basic
03-02-2011, 23:25
" Yehova'nın Şahidi değilim." - Kenos



Sevgili basic ;

Konumuz kimin hristiyan kimin ateist yada müslüman olduğu değil. Ki bu bizim için önemli de değil. Fakat ben sayın kenos'un YŞ'nin bir sempatizanı olduğunu,burada paylaştığı argumanların da YŞ'nin görüşlerine dayandığını hatta bizzat Yehovanın Şahitlerinin (YŞ) söylemlerini ve iman esaslarını sıraladığını görüyor ve anlıyorum.

Mesela sayın kenos'un şu mesajda (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=360089&postcount=4)dile getirdiği doktrinler Yehova'nın Şahitlerinin teolojik temelini oluşturuyor .Buraya da ilgili kısmı herkesin görmesi için asıyorum ;



"Tek tanrı Yehova ve Onun oğlu İsa Mesih ."

İsterseniz resmi Web sitesinden aynı açıklamaları (hatta alıntısını yaptığım aynı cümleleri ) buraya taşıyabilirim.

Sayın kenos ,

Madem YŞ değilsiniz neden YŞ argumanlarını buraya taşıyorsunuz ?

Foruma astığınız her yazınızı dikkatle takip ediyorum ve içerik olarak YŞ adlı cemaate ait görüşler olduğunu görüyorum.

Bu soruyu kişisel olarak algılayıp cevap vermeyebilirsiniz fakat sormak istedim.

saygılarımla



Sevgili Natan;

Ben de yazimin lüzumsuz oldugunu farkettim. En iyisi görmemezlikten gelin.

Natan
03-02-2011, 23:52
Belki iyi de oldu sorduğunuz :)

Saygılarımla


Not: Bizim için gercekten kimin ne olduğunun bir önemi yok. Dini görüşlerden tanımlardan ve kavramlardan öte insani değerler üzerine odaklanıyoruz.

kenos
03-02-2011, 23:56
" Yehova'nın Şahidi değilim." - Kenos



Sevgili basic ;

Konumuz kimin hristiyan kimin ateist yada müslüman olduğu değil. Ki bu bizim için önemli de değil. Fakat ben sayın kenos'un YŞ'nin bir sempatizanı olduğunu,burada paylaştığı argumanların da YŞ'nin görüşlerine dayandığını hatta bizzat Yehovanın Şahitlerinin (YŞ) söylemlerini ve iman esaslarını sıraladığını görüyor ve anlıyorum.

Mesela sayın kenos'un şu mesajda (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=360089&postcount=4)dile getirdiği doktrinler Yehova'nın Şahitlerinin teolojik temelini oluşturuyor .Buraya da ilgili kısmı herkesin görmesi için asıyorum ;



"Tek tanrı Yehova ve Onun oğlu İsa Mesih ."

İsterseniz resmi Web sitesinden aynı açıklamaları (hatta alıntısını yaptığım aynı cümleleri ) buraya taşıyabilirim.

Sayın kenos ,

Madem YŞ değilsiniz neden YŞ argumanlarını buraya taşıyorsunuz ?

Foruma astığınız her yazınızı dikkatle takip ediyorum ve içerik olarak YŞ adlı cemaate ait görüşler olduğunu görüyorum.

Bu soruyu kişisel olarak algılayıp cevap vermeyebilirsiniz fakat sormak istedim.

saygılarımla



Sorabilirsiniz tabi ki. Ben elbetteki 'Yehova'nın bir şahidiyim' ama bilinen teşkilat bakımından 'Yehova'nın Şahidi' değilim. Bunu buradaki Yehova'nın Şahidi hur-kus'da biliyor.

İnandığım bazı şeylerin Yehova'nın Şahitleri Teşkilatının öğretileriyle uyuştuğu doğru. Ama en az uyuşan görüşlerim kadar uyuşmayanlarda var. Mesela cehennem, çarmıh/işkence direği, 1914 yılı meselesi, Sofranın uygulanışı, kan naklinin durumu gibi kesinlikle farklı inanışlarımız var.

Ben Tanrı'ya Yehova demeyi uygun görüyorum ve çoğu zaman bu ismi kullanıyorum çünkü kendi anılmak istediği ismi budur. (Çık.3:15) Belki bu yüzden öyle sanılmış olabilir.

teşekkürler...

Natan
04-02-2011, 00:07
Açıklamanız için teşekkür ederim.
Konudan uzaklaşmamak ve özelinize girmemek adına
bu konuda yazmıyorum.

saygılarımla

Natan
14-02-2011, 21:58
İsa Tanrı değildir - Kenos -

Bakın binlerce yıldır dünya insanlığı bu konuda hemfikir olamamış,tam tersi yönünde kesin ,mutlak açıklamalar yapmışlardır.Dünya insanlığının çözemediği bu problemi siz çözmüşsünüz ,sizi tebrik ederim.:kiss:

Sayın Kenos ;

İncilde İsanın Tanrı olduğu yazılıdır.Bu tanrı kavramı sadece belirli bir güce sahip yaratık anlamında değildir.TANRI YHVH için söylenen tanımlamanın aynısı İsa için söylenmiştir. Bu belirli bir güç sahibi varlıktan öte bir şey.

Tanrı olan Yahve için kullanılan tanımlama sadece Ona yani YHVH'ye özgüdür.Bu özel tanımlamalar bir başkası için kullanılamaz.Bu konuda hemfikir miyiz sayın kenos ?

Bakın size özel ünvan temeli üzerinden bir örnek vereyim .

Yas.Tekrarı 10:17 :


Çünkü Tanrınız Yahve, tanrıların Tanrısı, rablerin Rabbi'dir. O kimseyi kayırmayan, rüşvet almayan, ulu, güçlü, heybetli Tanrı'dır.
Eski antlaşmada Tanrı Yahve için " Tanrıların tanrısı, Rablerin Rabbi " tanımlaması (Yahve: אֱלֹהִים) geçiyor.

Dikkat edin İncilde Yahve için kullanılan bu tanımlamanın aynısı İsa için de kullanılmış:


Kaftanının ve kalçasının üzerinde şu ad yazılıydı: KRALLARIN KRALI VE RABLERİN RABBİ (Vah.19:16)
Eski antlaşmada rablerin rabbi ,yüce kral ünvanları yeni antlaşmada İsa için kullanılıyor.


Saygılarımla

kenos
20-02-2011, 18:29
İsa Tanrı değildir - Kenos -

Bakın binlerce yıldır dünya insanlığı bu konuda hemfikir olamamış,tam tersi yönünde kesin ,mutlak açıklamalar yapmışlardır.Dünya insanlığının çözemediği bu problemi siz çözmüşsünüz ,sizi tebrik ederim.:kiss:

Sayın Kenos ;

İncilde İsanın Tanrı olduğu yazılıdır.Bu tanrı kavramı sadece belirli bir güce sahip yaratık anlamında değildir.TANRI YHVH için söylenen tanımlamanın aynısı İsa için söylenmiştir. Bu belirli bir güç sahibi varlıktan öte bir şey.

Tanrı olan Yahve için kullanılan tanımlama sadece Ona yani YHVH'ye özgüdür.Bu özel tanımlamalar bir başkası için kullanılamaz.Bu konuda hemfikir miyiz sayın kenos ?

Bakın size özel ünvan temeli üzerinden bir örnek vereyim .

Yas.Tekrarı 10:17 :


Çünkü Tanrınız Yahve, tanrıların Tanrısı, rablerin Rabbi'dir. O kimseyi kayırmayan, rüşvet almayan, ulu, güçlü, heybetli Tanrı'dır.
Eski antlaşmada Tanrı Yahve için " Tanrıların tanrısı, Rablerin Rabbi " tanımlaması (Yahve: אֱלֹהִים) geçiyor.

Dikkat edin İncilde Yahve için kullanılan bu tanımlamanın aynısı İsa için de kullanılmış:


Kaftanının ve kalçasının üzerinde şu ad yazılıydı: KRALLARIN KRALI VE RABLERİN RABBİ (Vah.19:16)
Eski antlaşmada rablerin rabbi ,yüce kral ünvanları yeni antlaşmada İsa için kullanılıyor.


Saygılarımla

Sevgili Natan, sizinle hiç bir konuda hemfikir değiliz. Fikirlerimiz hiç bir konuda birbirinin yanından bile geçemez.

Her zaman ki gibi yine yanıldınız. Sizi bu şaşmayan tavrınızdaki istikrarınızdan ötürü tebrik ederim. :) O kadar gözü dönmüşsünüz ki, beni büyük bir tartışmaya nokta koymakla yargılarken, 3 satır sonra kendiniz aynısını yapmaya kendinizde hak görüyorsunuz. Bu kısaca kibrin insanı köreltmesidir. Bu körlüğünüz kalksın diye dua ediyorum.

Eski Ahitteki Tanrıların Tanrısı ifadesi ile İncilde İsa için kullanılan efendilerin Efendisi tanımını aynı görmeniz, göz bozukluğunuzun yanı sıra dile de hakim olmadığınız anlamına geliyor. Eski Ahitte Yehova'ya yapıldığını gibi İsa'ya Tanrıların Tanrısı denilen bir İncil ayeti var mı? Yoksa Allah İsa'dan 3 yüzyıl sonra kanlı bir darbeyle gerçekleştirilen Üçleme eklentisini açıkça söylemeye çekindi de mi lafı dolandırdı? Ey Allahım, böyle hadsizlerin hayrı için bile senin sonsuz merhametine sığınıyoruz.

Yehova için kullanılan bir ifade niye başkası için kullanılmasın? Bu forumda ayrıntılı şekilde açıkladım. Yehova için en çok kullanılan en temel ifade yani elohim (Tanrı demek), pek çok kişi için kullanılıyor. Bunları tekrar mı yazayım? O zaman onların hepsi Yehovamı oluyor. Sizin Kutsal Kitaptan haberiniz yok yada bilerek ortalığı karıştırmak istiyorsunuz ki bence ikincisi doğru.

Umarım sizde yukarıda söylediğim bu iki sorun vardır yoksa inanmadığınız bir kitabın sözlerini kasıtlı olarak çarpıtan biri olarak anılmak sizin için daha ağır olacaktır.

Bilmiyorsanız kolayı var; yazmayın.

İş öyle renkli renkli yazılarla ahkam kesmeye dayanmıyor. :)

Natan
21-02-2011, 19:55
Sayın kenos ,siz hem öğrenmek istemiyorsunuz hem de kendi ideolojinizi sabitleyip "diğer" sınıflandırmasına giren herşeye ön-yargıyla bakıyorsunuz.

Dolayısıyla kendi öğretilerinizi "hakikat" zannediyorsunuz.

Benim her konuda yanıldığımı düşünmeniz de bu yüzdendir..

Öğrenmeye açık olduğunuzu hissetsem bu konuda argumanlarınızı çürütecek bir yazı yazardım. Fakat böyle bir sürece kapalı olduğunuzu düşündüğümden yazmıyorum.

SİZ teolojiyi daha iyi bilirsiniz, biz ise bir şey bilmeyiz. Bu mantıkla bir adım yol alamazsınız ya neyse..

Saygılarımla

hur-kus
21-02-2011, 21:13
YÜZLERCE yıldır Hıristiyan aleminden birçok kişi, İsa Mesih’e Her Şeye Kadir Tanrı’ymış gibi tapınmaktadır.

Ancak bizzat İsa, ilgiyi ve tapınmayı sadece Yehova Tanrı’ya yöneltti.

Örneğin, İblis’e bir tapınma hareketinde bulunması istendiğinde İsa şöyle dedi:
“Rab Allahına tapınacak, ve yalnız ona kulluk edeceksin.” (Matta 4:10) Daha sonra İsa öğrencilerine şunu öğretti:
“Yeryüzünde kimseyi babanız diye çağırmayın; zira babanız birdir, semavî Babadır.”—Matta 23:9.

İsa, Samiriyeli bir kadına insanların Tanrı’ya sunması gereken tapınma şeklini açıklamıştı. Tapınma temel olarak ruhla ve hakikatle olmalı.
Gerçekten, “Baba kendine böyle tapınanları arar.” (Yuhanna 4:23, 24)

Evet, saygı dolu bir tapınma sadece Tanrı’ya sunulmalıdır. Başka bir şeye ya da kişiye tapınmak putperestliğin bir türüdür ve bu hem İbranice hem de Yunanca kutsal yazılarda mahkûm edilmektedir.—Çıkış 20:4, 5; Galatyalılar 5:19, 20.

“Fakat” bazıları “Mukaddes Kitap aynı zamanda İsa’ya da tapınmamız gerektiğini göstermiyor mu?” diye karşı çıkabilir.

Pavlus İbraniler 1:6’da [Müjde] “Tanrı’nın bütün melekleri O’na [İsa’ya] tapınsınlar” demedi mi?
Mukaddes Kitabın putperestlik hakkında söylediklerinin ışığında bu ayeti nasıl anlayabiliriz?
Mukaddes Kitapta Tapınma Konusu

İlk önce, Pavlus’un burada tapınma kelimesiyle ne demek istediğini anlamamız gerekir. O, Yunanca pro·sky·ne′o kelimesini kullandı.
Unger’s Bible Dictionary, bu kelimenin gerçekte “büyük saygının simgesi olarak ya da saygıdeğer birine hürmet göstermek amacıyla birinin elini öpmek” anlamına geldiğini belirtiyor.
W. E. Vine’ın hazırladığı An Expository Dictionary of New Testament Words bu kelimenin “insana . . . . ya da Tanrı’ya gösterilen bir saygı hareketini ifade ettiğini” belirtti. Mukaddes Kitabın yazıldığı devirlerde pro·sky·ne′o çoğu zaman yüksek makamda olan birinin önünde eğilmeyi de içerirdi.

İsa’nın, efendisine oldukça büyük miktardaki bir parayı geri ödeyemeyen köleyle ilgili verdiği meseli düşünün.
Bu meselde, aynı Yunanca kelimenin bir şekli görülmektedir ve King James Version bunu şöyle çeviriyor: “Hizmetçi yere kapandı ve ona [krala] tapınarak [pro·sky·ne′o kelimesinin bir şekli] dedi: Efendim, bana karşı sabırlı ol, ve sana hepsini ödeyeceğim.” (Matta 18:26; )

Bu adam putperestlik mi yapıyordu?

Kesinlikle hayır!

Onun krala gösterdiği saygı, efendisine ve yüksek makamda olan birine gösterilmesi gereken saygıydı.

Bu şekilde yere eğilmek ya da saygı ifadelerinde bulunmak, Mukaddes Kitabın yazıldığı devirlerde, Doğu’da oldukça yaygındı.
Yakub kardeşi Esav’ı karşılarken yedi kere yere eğildi. (Tekvin 33:3)

Yusuf’un kardeşleri, onun Mısır sarayındaki konumuna saygı göstererek, önünde yere kapandılar ya da eğildiler. (Tekvin 42:6)

Bunların ışığında, astrologların, ‘Yahudilerin Kıralı olarak doğduğunu’ kabul ettikleri küçük çocuk İsa’yı bulduklarında neler olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Müjde tercümesinde çevrildiği gibi onlar “yere kapanarak O’na tapındılar [pro·sky·ne′o].”—Matta 2:2, 11.

O halde bazı Mukaddes Kitap tercümelerinde “tapınmak” olarak çevrilmiş olan pro·sky·ne′o kelimesi, sadece özel olarak Yehova Tanrı’ya sunulması gereken tapınma için kullanılmaz.
Bu aynı zamanda başka birine gösterilen saygı ve hürmete de değiniyor olabilir.

Bazı Mukaddes Kitap tercümeleri herhangi bir yanlış anlamayı önlemek için İbraniler 1:6’daki pro·sky·ne′o kelimesini
“ona saygı gösterin” (New Jerusalem Bible),
“onu onurlandırın” (The Complete Bible in Modern English),
“onun önünde eğilin” (Twentieth Century New Testament) ya da
“onun önünde yere eğilin” (New World Translation) diye çevirir.

İsa Önünde Saygıyla Eğilmemizi Hak Eder

İsa bu şekilde önünde eğilmemizi hak eder mi? Kesinlikle evet!

Pavlus, İbraniler’e yazdığı mektupta “her şeyin mirasçısı” olan İsa’nın “yücelerde ulu Tanrı’nın sağında” oturduğunu söyledi. (İbraniler 1:2-4, Müjde)

Bu yüzden, “İsanın isminde bütün göktekiler ve yerdekiler ve yer altındakiler diz çöksün, ve Baba Allahın izzeti için her dil İsa Mesih Rabdir diye ikrar etsin.”—Filipililer 2:10, 11.
İsa bu yüce konumunu ve bunun beraberinde gelen kapsamlı yürütme yetkisini, yeryüzünü küresel bir cennete dönüştürmek için kullanacak. Tanrı’nın yönlendirmesiyle ve sunduğu fidye kurbanlığının bir sonucu olarak, İsa adil yönetimine boyun eğen kişilerin yararı için dünyadan bütün üzüntüyü, acıyı ve kederi kaldıracak. O halde onurlandırılmayı, saygı görmeyi ve itaati hak etmez mi?—Mezmur 2:12; İşaya 9:6; Luka 23:43; Vahiy 21:3, 4.

‘Özel Bağlılık Talep Eden Bir Tanrı’

Bununla birlikte, Mukaddes Kitap tapınmamızın –dinsel saygı ve bağlılık anlamında– sadece Tanrı’ya yöneltilmesi gerektiğini belirtiyor.

Musa O’nun, ‘özel bağlılık talep eden bir Tanrı’ olduğunu açıkladı. Ayrıca Mukaddes Kitap bizleri “Göğü, yeri, denizi ve su pınarlarını yaratana tapının” diye ısrarla teşvik eder.—Tesniye 4:24; Vahiy [Esinleme] 14:7, Müjde.

İsa’nın gerçek tapınmada kesinlikle çok önemli bir rolü vardır ve o onurlandırılmayı ve saygı görmeyi hak eder. (II. Korintoslular 1:20, 21; I. Timoteos 2:5)

O, Yehova Tanrı’ya yakınlaşabilmemizin tek yoludur. (Yuhanna 14:6) Buna uygun olarak, İsa’nın gerçek takipçileri tapınmalarını sadece Her Şeye Kadir Yehova Tanrı’ya yöneltirler.

Saygılarımla

kenos
21-02-2011, 21:35
Sayın kenos ,siz hem öğrenmek istemiyorsunuz hem de kendi ideolojinizi sabitleyip "diğer" sınıflandırmasına giren herşeye ön-yargıyla bakıyorsunuz.

Dolayısıyla kendi öğretilerinizi "hakikat" zannediyorsunuz.

Benim her konuda yanıldığımı düşünmeniz de bu yüzdendir..

Öğrenmeye açık olduğunuzu hissetsem bu konuda argumanlarınızı çürütecek bir yazı yazardım. Fakat böyle bir sürece kapalı olduğunuzu düşündüğümden yazmıyorum.

SİZ teolojiyi daha iyi bilirsiniz, biz ise bir şey bilmeyiz. Bu mantıkla bir adım yol alamazsınız ya neyse..

Saygılarımla

Teşekkür ederim :)

Jolly Jocker
25-02-2011, 00:37
İsa, Tanrı mıdır?

''Ben Hakk'ım'' diyen Hallac Tanrı mıydı?

Bu iki soru arasında pek fark yok.

Hallac'ın inancı ortada. Peki o Tanrı mıydı?

Bunun cevabı, İsa konusunun da cevabıdır bence.

Tanrı yerine Hakk demeyi tercih ederek cevaplarsak, ikisi de Hakk idi tabi. :)

kenos
25-02-2011, 14:16
İsa, Tanrı mıdır?

''Ben Hakk'ım'' diyen Hallac Tanrı mıydı?

Bu iki soru arasında pek fark yok.

Hallac'ın inancı ortada. Peki o Tanrı mıydı?

Bunun cevabı, İsa konusunun da cevabıdır bence.

Tanrı yerine Hakk demeyi tercih ederek cevaplarsak, ikisi de Hakk idi tabi. :)

Süper. En yaygın kelimelerin manalarında bile ittifak değiliz aslında. 'İsa Tanrı'dır' cümlesini iki taraftan çekmek lazım.

İsa?
Tanrı?

Yani siz İsa derken kimi kastediyorsunuz?
Tanrı denildiğinde kabul ettiğiniz ölçü neye ait?

İsa denildiğinde Kuranda bahsi geçen bir kişiyi kabul ediyorsanız tartışmama gerek yok. İstediğiniz şeye inanabilirsiniz. Eğer İsa denildiğinde Kutsal Kitabın bahsettiği İsa'yı anlıyorsanız burası tamam.

Peki ya Tanrı? Eğer Kutsal Kitabın İsa'sını alıp kendi Tanrı tanımlamanızla yukarıda ki cümleyi kurarsanız yine olmaz. Cümlenin iki yarısı başka kaynakların kontrolünde olur. Eğer Tanrı kelimesinin sizdeki çağrışımı, cümlenin ilk yarısını (İsa) ele aldığınız kaynakla aynıysa o zaman tamamdır.

Kutsal Kitaba göre Tanrı kimdir?

Bunu açıkladık. Kutsal Kitaba göre tek bir Tanrı olmasına rağmen bazı başka kişiler de ilah olarak anılır. Hemde Tanrıyla aynı kelime kullanılarak; Elohim. Musa, İsa, Hakimler, sözün gönderildikleri ve hatta İblis. Çünkü Kutsal Kitabın kelimeyi ele alışında İlah, güçlülüğü veya yetkiyi anımsatır. Firavun karşısında yetkilendirilmiş Musa için Yehova, "Bak, Seni Firavuna karşı Tanrı yaptım" (Çık. 7: 1) dediğinde Musa 'Bir dakika şimdi ben Tanrılığın ikinci kişisi mi oldum?' demedi. Yada bu ifadenin çok Tanrıcı bir geleneği oluşturmasına sebep olmadı.

Çünkü Musa, cümlenin her iki yarısını da doğru kaynaktan tahlil etti. İsa'da bunu biliyordu, açıklamalarından çok net anlaşılıyor.

Yu.10: 33 Şöyle yanıt verdiler: "Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun."

Yu.10: 34 İsa şu karşılığı verdi: "Yasanızda, 'Siz ilahlarsınız, dedim' diye yazılı değil mi?

Yu.10: 35 Tanrı, kendilerine sözünü gönderdiği kimseleri ilahlar diye adlandırır. Kutsal Yazı da geçerliliğini yitirmez.

Yu.10: 36 Baba beni kendine ayırıp dünyaya gönderdi. Öyleyse 'Tanrı'nın Oğlu'yum' dediğim için bana nasıl 'Küfür ediyorsun' dersiniz?

YOLCULUKLAR
26-02-2011, 12:59
"Bak, Seni Firavuna karşı Tanrı yaptım" (Çık. 7: 1) dediğinde Musa 'Bir dakika şimdi ben Tanrılığın ikinci kişisi mi oldum?' demedi.

O ayetin aslı "Bak, seni Firavuna karşı Tanrı GİBİ yaptım" dır.

Oradaki "gibi" yi söküp, ayeti "seni Tanrı yaptım" şeklinde yazarsanız, Kutsal Kitap'ı eline hiç almamış kişileri etkiliyebilirsiniz.

Natan
26-02-2011, 17:13
Sayın yolculuklar ,

Kenos bey de biliyor ki Musa Yahve değildir.Fakat dikkat çekmek istediği oradaki betimleme.Çünkü Aynı mantıkla İsanın tanrı olmadığını kanıtlamak.

Yani düşünüyor ki "İsa için Yahve denilse bile İsa yahve değildir". :fish2:

"Gibi " konusuna gelince, NIV,NLT,DRB, WLC,WEB, GUZ,DAR,ERV, SPT,DBY, WBS,YLT ,BHT BHO gibi dünya cevirileri "gibi "edatını boşuna kullanmaktadır.

Yukarıda saydığım ceviriler sayın kenos'a göre yanlış versiyonlar olabilir.Bir ön kabulle hareket edince bu sonuç çıkıyor zaten.

İnancı doğrulusunda hareket etmesini ben doğal karşılıyorum.


Saygılarımla

YOLCULUKLAR
26-02-2011, 22:28
Natan, Kutsal Metinlerde bizzat Rab'bin kendisi insanlara "sizler ilahsınız" der.

Şimdi burada insanlara ve Musa'ya yapılan ilah benzetmesiyle, İsa'yı Tanrı kabul ederken kullanılan ayetlerin manasal bakımdan farklı olduğunu belirtmeye gerek yok dimi?

Şimdi kenos, Musa için "Bak, Seni Firavuna karşı Tanrı yaptım" denildiğini savunuyor.

Bende Musa için "Bak, Seni Firavuna karşı Tanrı GİBİ yaptım" denildiğini savunuyorum.

Kenos burada NIV,NLT,DRB, WLC,WEB, GUZ,DAR,ERV, SPT,DBY, WBS,YLT ,BHT BHO gibi çevirileri elinin tersiyle itip, 2000 yıllık kilise öğretilerine yüz çevirecekse, o zaman buyursun, kaynağıyla birlikte o ayetin doğru çevirisni yapsın, bizde teşekkür edelim.

kenos
27-02-2011, 18:59
Benim muhatabım Natandır. Ben bir kaç kişiye aynı anda cevap vermem.

Sevgili Natan; Hayırdır KJV ne oldu?

İbranice orjinalde 'gibi' geçiyor mu?

Bakın ön kabul filan yok. Soru soruyorum. İbranice metinde 'gibi' ifadesi geçiyor mu geçmiyor mu? Bunu sorgularsak niye biz ön kabullere sahip oluyoruz? Asıl sorgulamayanlar ön kabule sahip değil mi? Sizde orada 'gibi' geçmediğini biliyorsunuz.

Bu nasıl bir düşünce anlamıyorum. Şu öyle dedi, bu öyle diyor diyerek bir inanç yada inançsızlık bina ediyorsunuz. Yahu kardeşim sizin kendi aklınız yok mu ki konu üzerinde çalıştırasınız?

Hadi övdüğünüz çevirilere bakalım;

"And the Lord said vnto Moses, See, I haue made thee a god to Pharaoh, and Aaron thy brother shalbe thy prophet."

King James Version - 1611

Ne diyor burada? 'Tanrı gibi' mi yoksa 'bir Tanrı' mı? Ben ne diyorum? Farklı bir şey mi söylüyorum?

Bir İncil yorumu şöyle söylemiş; "...magistrates are called gods, because they are God's vicegerents. He was authorized to speak and act in God's name..."

Biz ne diyoruz? Farklı bir şey mi?

NIV kalkmış "See, I have made you like God to Pharaoh" demiş. Peki kardeşim kimse sormamış mı siz tefsir mi yazıyorsunuz yoksa çevirimi yapıyorsunuz diye. Oradaki like nereden geliyor. Hem siz ne olduda savunduğunuz KJV'yi tüm 'kök ve geleneğin rağbetine' rağmen listelerden kaldırıverdiniz. Niye elinizle itiverdiniz?

Bakın bir İngilizce çeviri sizin söylediğiniz gibi 'like' yani 'gibi' ekledikten sonra, dip not olarak ne yazmış;

"The word “like” is added for clarity..."

Bu ne demek? Yani "aslında bu kelime yok, biz daha iyi anlayın diye ekliyoruz" demektir.

Eğer bunları gördükten sonra iddianızdan hala geri dönmezseniz, sizin bilgiye zerre kadar saygınız yok demektir. Dediğim dedik olmayın. Benim düşüncemi desteklemek zorunda değilsiniz ama orjinal metinde 'gibi' ifadesinin geçmediğini, Musa'nın bir Tanrı olarak anıldığını kabul etmek zorundasınız.

Bunu kabul etmiyorsanız, inat ediyorsunuz demektir.

Şu böyle çevirmiş, bu böyle çevirmiş demenin anlamı yok. Herşey ortada. Ön kabulle yaklaşan sizsiniz...

Allah ıslah etsin.

YOLCULUKLAR
28-02-2011, 02:38
Natan dostum, madem kenos bir kaç kişiyi aynı sayfada yazdıklarını okuyup, cevap veremiyor o zaman ben de sana hitaben yazayım. Yazdıklarımı uygun/anlaşılabilir cümlelerle kenosa iletirsen sevinirim :D

Şimdi,

Eğer bir kişi, Kutsal Kitabı sondan başa okuma becerisini göstermiyorsa... Yani, normal bir şekilde, baştan sona okuyabiliyorsa... Mısırdan Çıkış 7:1 ayetine gelmeden önce Mısırdan Çıkış 4:16 ayetiyle karşılaşır.

Ve gerçekte bu Mısırdan Çıkış 7:1 ayetinin açıklaması (orada kullanılan "Elohim" kelimesi) Mısırdan Çıkış 4:16 da çok rahat anlaşılabilir.

Ama bir kişi azmetmişse, 2000 yıllık kilise haksızdır, ben haklıyımdır gayretiyle cımbızlama Mısırdan çıkış 7:1 i seçiyorsa burada kelimeleri değil, o kişinin mantığını tartışmalıyızdır.

Mısırdan Çıkış 7:1 de "Like", "As", "Gibi" yahut herhangi bir benzetme sıfatının yazılması yanlış değildir. Doğrudur. Hala ısrar ediliyorsa Mısırdan Çıkış 4:16 ya bakılsın. Orada daha rahat anlaşılabilir bir çok şey.

kenos
28-02-2011, 02:59
İşte şimdi tamamen bilgisiz olduğunuz ortaya çıktı sayın taklitçi.

Çıkış 4: 16'da da orijinalde 'gibi' yok. Oda siz değerli 'bilgisiz ama ısrarcı'ların eklemesi :) İncil dipnotlarını oku, bu ifadelerin 'clarity' yani 'netlik sağlamak' için eklendiği yazılı. Aynı dipnot 4: 16. ayette de var.

Bu nasıl bilgisizce tartışmak. Gerçekten komik...

'Gibi' kelimesi orada yok. Ayette olmadığı halde ekleniyor. Madem bu konuda ısrarlıyım dediniz. Haydi ispat edin. Orada 'gibi' ifadesi yok. 2 bin yıldır vardır mı diyorlar? Saçma konuşmanın anlamı yok.

"Bende Musa için "Bak, Seni Firavuna karşı Tanrı GİBİ yaptım" denildiğini savunuyorum." - YOLCULUKLAR

Ancak ayet tam olarak benim söylediğimi gösteriyor.

Kalan sizin yanlıştaki ısrarınız ile bilgi eksikliğinizin su yüzüne çıkmasıdır.

Ne oldu? :)

YOLCULUKLAR
28-02-2011, 04:52
Kalan sizin yanlıştaki ısrarınız ile bilgi eksikliğinizin su yüzüne çıkmasıdır.

Ne oldu? :)

Heyecan yapmaya gerek yok :)


İşte şimdi tamamen bilgisiz olduğunuz ortaya çıktı sayın taklitçi.

Konu dışına çıkmadan, konuya bağlı kalarak, konu ile alakalı kavramlar üzerinde ispata kalkışsak?




İşte şimdi tamamen bilgisiz olduğunuz ortaya çıktı sayın taklitçi.

Çıkış 4: 16'da da orijinalde 'gibi' yok. Oda siz değerli 'bilgisiz ama ısrarcı'ların eklemesi :) İncil dipnotlarını oku, bu ifadelerin 'clarity' yani 'netlik sağlamak' için eklendiği yazılı. Aynı dipnot 4: 16. ayette de var.

Bu nasıl bilgisizce tartışmak. Gerçekten komik...

'Gibi' kelimesi orada yok. Ayette olmadığı halde ekleniyor. Madem bu konuda ısrarlıyım dediniz. Haydi ispat edin. Orada 'gibi' ifadesi yok. 2 bin yıldır vardır mı diyorlar? Saçma konuşmanın anlamı yok.

"Bende Musa için "Bak, Seni Firavuna karşı Tanrı GİBİ yaptım" denildiğini savunuyorum." - YOLCULUKLAR

Ancak ayet tam olarak benim söylediğimi gösteriyor.

Kalan sizin yanlıştaki ısrarınız ile bilgi eksikliğinizin su yüzüne çıkmasıdır.

Ne oldu? :)

Herşeyden önce, heyecana kapılmadan önce, son sözü ben söyliyeyim stresini de yaşamadan önce... Yazılanları okuyalım.

Ben Mısırdan Çıkış 4:16 da "gibi" kelimesinin kullanıldığını söylemedim.

Söylediğimi iddia ediyorsanız buyrun yazdığımı kopyalayın.

Bakın, 7:1 de geçen ELOHİM kelimesini kavramakta, anlamakta zorlanıyorsanız; 4:16 ya bakın dedim. ELOHİM'in 4:16 da daha açık, daha anlaşılır betimlemesi var.

Siz 4:16 daki ELOHİM betimlemesine baktığınızda, eğer buradaki benzetmeyi, kavrayabiliyorsanız; 7:1 de yazılan "Like", "As", "Gibi" tarzındaki benzetme kelimelerinin kullanımının yanlış olmadığını da anlarsanız.

Eğer, 4:16 da herhangi bir benzetme görmüyorsanız... Söylenecek bir şey de kalmıyor....

Konuyu "bilgizisin", "cahilsin", "taklitçisin" tarzı sokak geyiğine çevirmeden adam akıllı bir şeyler yazabileceksek mutlu olacam :)

YOLCULUKLAR
28-02-2011, 04:53
Herşey bir yana...

Bana Türkçe'ye çevrilmiş ve doğru bulduğunuz, yayın eviyle birlikte bir Kutsal Kitap çevirisi tavsiye eder misiniz?

Psiko
28-02-2011, 13:22
Bir arkadaşın imzasını çok severdim.
İmza şu idi :
"Kişilikler değil,fikirler eleştirilmelidir."

İlgi ile izlediğim başlıklardan birisi.
Bilgilerimizdeki bir çok küsufu rafine ettiğiniz için hepinize teşekkürler değerli sitedaşlar :)

Natan
28-02-2011, 17:30
Orjinal el yazmalarında bahsedilen noktada " e·lo·him " olarak geciyor.Fakat cümlede asıl özne Yahveh'dir ve Tanrının Musayı Yahve yapmadığını gösteren aynı harflere dikkat edilmelidir .

יְהוָה֙ ayette Yehovah olarak cevrilir fakat kökeni "havah"dır sevgili kenos.

Ne demek bu ? Yani bahsedilen kişi YHVHdir.

Musa için ise Yehovadan farklı olarak "el-o-heem'" geciyor.Orjinali el-oah olup tanrı,tanrı(lar),ilahlar anlamı taşımaktadır.

Bunun anlamı Tanrı YHVH'nin Musa'yı gercekten TANRI yapmadığı fakat tanrısal gibi güçlü bir varlık ettiğidir. Verilen anlam açıktır : Musa TANRI değil güçlü bir valıktır.Bu güç Musanın başından beri sahip olduğu bir enerji, etkinlik , statü değil tanrı tarafından verilen bir kuvvettir.

Sevgili Kenos ;


Biz kendi görüşümüze yada algımıza göre kutsal kitabı cviremeyiz.Bu işin üstatları kapsamlı ve birikimli bir çalışmayla bu işi yapmaktadırlar.

"Gibi" eklenmesi problem olmayan bir ayrıntıdır ki doğru anlayışı sergiler.İşte bu yüzden neredeyse bütün dünya cevirileri aynı şeyi söylemektedir.

Siz o kadar kelimelere dikkat ediyorsanız başka konularda gösterdiğim ayetleri de kabul etmelisiniz ki bu sizi dinden bile çıkarabilir.

bakın tekrar söylüyorum :

"Gibi" edatı orjinal el yazmalarında yoktur fakat verilmek istenen mesajı sergilemek için neredeyse zorunludur.

Ayetteki 'elohiym / el-o-heem'in kullanım yerlerine ilişkin bakın aşağıda sıralanıyor:

angels, exceeding, God (gods)(-dess, -ly), (very) great, judges, mighty.

Saygılarımla

Natan
28-02-2011, 17:33
Herşey bir yana...

Bana Türkçe'ye çevrilmiş ve doğru bulduğunuz, yayın eviyle birlikte bir Kutsal Kitap çevirisi tavsiye eder misiniz?

Aslında ben de aynı şeyi merak etmekteyim.

Fakat kişisel görüşüm şudur ki Kutsal kitap cevirileri güvenilir değildir.Pek çok hata ve yanlış kullanım içermektedir.

Saygılarımla

Natan
28-02-2011, 17:47
Ayrıca eklemek istediğim bir şey daha var .

İncil'e yada herhangi bir kutsal kavrama inanmayan,dinsel bilinç ve tanrısal zihniyete hayatında yer vermeyen bireyler için 2000 yıllık kilise tarihi ve geleneği önemli bir değer taşımamaktadır.

Bunlar toplumsal kültür içerisinde araştırma alanı olarak görülebilir.

Dolayısıyla benim bu konuda düşünsel yanaşımım , hristiyanlığa inanan bir bireyin kilise geleneklerine ve teolojik esaslarına doğru orantılı bir yaklaşım sergilemesidir.Yoksa cevrede pek çok farklı ve birbirinden tamamen bağımsız hristiyan kavramları türecektir. Nitekim bu kilise alanında gözlemlenen bir olgudur.

Birey kendini hristiyan olarak görüyor fakat tüm hristiyan iman esaslarını kendi bakış açısına göre bireysel temelde yeniden şekillendirmeye kalkıyor veya pek çoğunu yadsıyor.(aslında bir yönden haklı da olabilir)

Öte taraftan kendisini hristiyan olarak adlandıran başka bireyler hristiyanlığın doktrinlerini sorgusuz kabul ediyor ve cevresindeki herhangi bir mezhebe dahil olup düşünsel faliyetine devam ediyor.

Eğer bu doğrultuda düşünürsek kim hristiyandır kim değildir tartışmasına kayacağız. Konu bu olmadığı için sadece genel bir fikir belirtmek istedim.

Birey, kutsal kavramları ve İncil metinlerini herhangi bir mezhep ve dinden bağımsız olarak kendi algısına göre açıklayabilir mi ?

Bu soruya kısa ve öz bir cevap verebilir misiniz yolculuklar ve kenos kardeşlerim ..



saygılarımla

YOLCULUKLAR
28-02-2011, 20:09
A
Birey, kutsal kavramları ve İncil metinlerini herhangi bir mezhep ve dinden bağımsız olarak kendi algısına göre açıklayabilir mi ?



Hayır açıklayamaz.

Açık ve net yazdım :)

Neden açıklayamaz?

Bakın, diğer dinlerde olduğu gibi Kutsal Kitap gökten inmedi.

Kutsal Ruh tarafından esinlene yoluyla oluştu ve yine Kilise Kutsal Metinleri belirledi (Kutsal Ruh yardımı ile).

Siz eğer bugünkü Kutsal Kİtap'ın oluşum aşamasına kadar Kutsal Ruh aracılığıyla elçisel yetkiyi kabul ediyorsanız, Kutsal Kitap oluştuktan sonra Elçisel yetkiyi yok sayamazsınız.

Eğer elçisel yetkiye inanmıyor iseniz o zaman bu Kutsal Kİtap nasıl oluşmuş, bu kanon nasıl belirlenmiş bana birisi açıklasın.

kenos
28-02-2011, 23:58
Niye son söz stresine gireyim, forum kapanmıyor ki, istediğimiz kadar yazarız bunun stresi yok.

Arkadaşım, gerçek tanımlamalardan kaçınmaya gerek yok :)

Orada 'gibi' denilmiyor. Ben sizin yorumunuzu kabul etmek için neden kutsal kitabın söylemediği bir şeyi kutsal kitaba ekliyeyim? Halbuki sizin benim söylediğimi (çeviriyi) kabul etmeniz için sadece kitabın söylediğine bir şey eklemeden kabul etmeniz yeterli. Yani ben demiyorum, ayet diyor.

Ben size orada 'gibi' filan denilmediğini, bunun Kutsal Kitaba eklendiğini söylüyorum. Israrla reddediyorsunuz.

Söyleyeceğiniz şey şu;

"Evet, ayette gibi ifadesi yok. Musa'ya doğrudan Elohim denilmiştir."

Sonra bunun nasıl yorumlanacağını tartışabiliriz. Yorumlar ayet metinlerine dahil değildirler.

Bak, ben bir yorumu yada sonucu size kabul ettirmeye çalışmıyorum. Sadece ayetin gerçek dilinde olmayan ve sonradan 'kafadan' eklenmiş bir ifadenin çevirilerde hata olarak bulunduğuna dikkat çekiyorum. Siz 'gibi' ifadesini, ayeti yorumlarken, vaaz ederken, kitap yazarken dipnotta 'aslında şöyle bir oalydır' diyerek açıklayabilirsiniz. Ama ayete ekleme yapamazsınız. Bu, Tanrı adına ekleme yapmak demektir. Siz yaparsanız herkes yapar. Yehova'nın Şahitlerine hep bunu söylersiniz; "Çevirilerinde yanlışlıklar, yorumlar var." O zaman siz ayette olmayan bir şeyi 'kastedilen budur o zaman bizde ekleyelim' diyerek niye ekliyorsunuz? Zaten çeviriye yorum katan herkes 'burda kesin bizim düşündüğümüz anlatılıyor o zaman öyle çevirelim" diyerek bakmıyorlar mı olaya?

Yani siz yukarıda kalın olarak yazdığım tırnak içindeki ifadeyi söyleyerek benim herhangi bir düşüncemi kabul etmiş olmayacaksınız. Ama Kutsal Kitabın bir ayetinde aslında geçmeyen bir kelimenin, çevirilere eklendiğini söylemiş olacaksınız.

Bunu aslında sizin gibi birinden değil, Natandan bekliyorum. Natan'ın burada söylemek istediğim şeyi anladığını düşünüyorum. Çünkü yukarıda bir iletisinde tam söylemek istediğim şeyi anladığını göstermiş, yine benim önyargıma bağlamış ama daha yorum yapmadım ki ben.

Öncelikle gerçek metinde 'gibi' ifadesinin olmadığını dolayısıyla Musa'ya metinde doğrudan Elohim denildiğini söyleyin, sonra devam edelim. Metinde anlaştıktan sonra bu konudaki yorumlarımız üzerine konuşalım. Eğer herkes yorum katarak çevirecekse o zaman herkes istediği gibi çevirir. Ben yorum yaparak çevirmeyelim sadece yazanı aktaralım diyorum. Önyargılı oluyorum :)

Çeviri konusuna gelince. Henüz Türkçede uygun bir çalışma yok. Ancak İngilizce bazı çalışmalar var. Şuanda ancak tek tek ayetler konusunda düşüncemizi sorarsanız cevap verebilirim. Çalışmalar biterse, bende burda olursam, sizede bildirirm tabi.

kenos
01-03-2011, 00:34
"Birey, kutsal kavramları ve İncil metinlerini herhangi bir mezhep ve dinden bağımsız olarak kendi algısına göre açıklayabilir mi ?" - Natan

Evet Natan, açıklayabilirsiniz.

Kutsal Kitabın anlaşılmasında Kutsal Kitaptan başka herhangi bir güç etkili olamaz.

Eğer öyle olsaydı Hristiyanlık bazı kötü kişilerin kontrolüne girebilirdi. (Ki çoğu kişi girdi) Bu konuda kanonun oluşumu ile bazı önderlerin yetkisi arasında bağ kurulacaksa, o zaman eski ahitin kanonunu oluşturan Yahudi geleneğini ve İsa zamanında ki temsilcisi olan Sanhedrinin Tevrat yorumlarını 'yetkili ve doğru' kabul etmek zorunda kalırız. Çünkü Yahudi dini geleneğinde Sanhedrinin kökeni Musa'ya kadar dayanır. Bunu çok ayrıntılı aktarıp ispatlayabilirim. Sanhedrin olayı aslında hakimlere ve peygamberlere kadar dayanıyor. Yukarıda ki talihsiz açıklamalar yapan kişi şöyle demiş; "Kutsal Kitap oluştuktan sonra Elçisel yetkiyi yok sayamazsınız." O zaman Eski Ahit kanonunun oluşumunu sağlayan Yahudi dini geleneğinin tefsir yetkisi (ki bu yetki Talmud gibi kitaplarda gücünü gösteriyor) ne olacak? Yani konu kilise olunca yetki kanondan sonra yok olmuyor ama Yahudiler olunca birden yok oluyor. Halbuki mantık tam tersini söyler. İsa, ilk etapta Musevilere konuştu. Eğer İsa, yukarıda 'hayır' yazan arkadaşın düşündüğü anlamda bir yorumlama yetkisinin kilisede olacağına inanıyor olsaydı, Yahudilere hiç bir cevap veremezdi. Zira O, kutsal kitabı Yahudi dini geleneğinin tersine yorumladı. Şimdi sizin her türlü düşünceniz bir Musevi için boştur. Çünkü o şöyle diyecektir; "Eski Ahit kanonu oluştuktan sonra geleneğimizin ve peygamberlerin izindeki dini yorumlama teşkilatının yetkisi yok olmamıştır dolayısıyla onların Tevrat yorumu sahihtir."

O yoruma göre de İsa, Mesihiyet özelliklerini taşımamaktadır. Aslında şimdi ki sözde yetkili kiliseye otorite verip, onun dediklerini kayıtsız şartsız 'ilginç bir yetkiye' dayayanlar, İsa'yı sırf Yahudi geleneğinin otoritesini kabul ettiği için 'onlar en doğru yorumu yapar, biz anlayamayız' mantığıyla bakarak reddeden musevilerden farkı kalmaz. Şimdi aynı yetkiyi gören Musevinin suçu ne diye soran yok. Çünkü sanıyorlar ki dünyada bir tek gelenek, bir tek yetki iddiası kendilerine ait. İsa Efendimiz işte bu görüşü yıkmaya çalıştı. Bir sınıf, bir grup halleder, biz takip ederiz görüşü Kutsal Kitaba uymaz. Bakın sevgili Natan, Elçilerin İşleri kitabını okuyalım ne diyor;

Elç.17: 11 Veriya'daki Yahudiler Selanik'tekilerden daha açık fikirliydi. Tanrı sözünü büyük ilgiyle karşılayarak her gün Kutsal Yazılar'ı inceliyor, öğretilenlerin doğru olup olmadığını araştırıyorlardı.

Yani? Kim söylerse söylesin, hangi yetki, hangi otorite, hangi güç bir öğretiyi verirse versin. Bizim bunun kaynağının gerçekten Kutsal Yazılar olup olmadığını şahsi olarak incelememiz övülmüştür. Yani eğer bir şeyi şahsımız, bir samimiyet ve büyük bir ilgiyle Kutsal Yazılara uygun, Kutsal Yazılara göre doğru bulmazsak herhangi bir yetki ve otorite gücü olduğu için kabul etmek zorunda değiliz. Bu adamlar için şöyle de denilebilirdi; "Veriya'da ki Yahudiler büyük bir hadsizlik ederek, özel yetkiyi önemsemeden, elçilerden duydukları öğreti ve yorumların doğruluğunu kendi başlarına Kutsal Yazılardan kontrol etmeye kalktılar."

Sizce benim uydurduğum şekil ile orijinal olan arasında kendi görüşlerim lehine pozitif bir fark yok mu? Bence var. 'Açık fikirlilik' Kutsal Yazıları inceleyip, şahsi olarak herşeyi doğrulamaya dayanır. Bunu sizin adınıza birilerine yaptırıyorsanız, düşüceleriniz ve imanınız onların kölesi olur.

Yani bu elçisel yetki adını kirleten masal aslında çelişkilere dayanıyor, kutsal yazılara uymuyor. Kutsal Kitabı kendimiz araştırıp, kaynağı ve sözde yetkisi ne olursa olsun tüm öğretileri O'na şahsi olarak danışabilir ve karar alabiliriz. İstenen budur.

Siz Kutsal Kitabı, kutsal kitap ayetlerine, anlatım ve üslubuna uygun olmak şartıyla hiç bir pedere, papaza ve hatta topluluğa inanmak zorunda olmadan hayatınıza yansıtabilirsiniz.

Teşekkürler...

kenos
01-03-2011, 01:14
Şimdi kendi görüşümü açıklayayım.

Yukarıda ki 'like' tartışmasının aksine bunu size kabul ettirmeye çalışmak gibi bir gayretim yok. Bu benim imanım. Ama diğer mesele ayete yorum eklenmesidir.

Bahaullah'ın oğlu Abdülbaha'nın (Psiko'ya selam) Mufavezat-ı Abdulbaha adlı bir kitabı var. İçindeki herşeye katılmam ama benim başucu kitaplarımdan biridir. Bu konuda konuşmadan önce söyleyelim ki yanlış anlaşılmasın. Aşağıda ben Abdülbaha'yı övmeyeceğim. Ne onun benim övgüme ihtiyacı var, ne benim onu övmeye ihtiyacım var. Ona da babasına da kendi sözlerinde ki şekliyle inanmıyorum. Ama aşağıda yazacağım konu da kesinlikle doğru söylüyor. Yazılarını okumayı seviyorum.

Şuanda kalkıp kontrol etmedim ama büyük ihtimalle Abdülbaha'nın orada geçen bir tarifi var. Ben bu sözleri, yazdığım defterimden aktarıyorum, kitapta geçtiği yerin sayfasını da merak eden olursa yazarım.

O, Mesih'i tarif ederken şöyle söylüyor; "son derece temiz ve latif olan saf ve şeffaf bir ayna"

Şimdi durun.

Tam olarak temiz ve latif bir ayna, kristal bir ayna, şeffaf bir ayna. Yani üstünde parlayan ziyanın, ayna içindeki aksinde kendi varlığına nazaran hiç bir kaybı yok. Ayna'ya akseden gerçeklik neyse, aynadan yansıyan da aynısı. Bu aynanın sırrı bildiğimiz gibi değil yani. 'Son derece temiz ve latif ayna'dan anladığım budur.

Şimdi devam edelim;

"Hakikat Güneşi olan uluhiyetin zatı o aynada tecelli eyledi, nuraniyet ve harareti onda göründü..." (Bu cümlede kendisine ait)

Şu cümleyi anlayarak okudunuz mu?

Eğer öyleyse şimdi dönüp bir daha okuyun. Anlatılmak istenen -bence- şudur;

Hepimizin tozlu ve paslı aynalar olmamıza rağmen Mesih öyle temiz ve parlak bir aynadır ki Hakikat güneşini hiç görmemiş olanlara onu tam olarak tanıtmıştır. Hakikatin sureti onun Mesihliğine 'tam' zuhur etmiştir. Tam derken aklınıza gelebilecek en yüksek dereceden bahsediyorum. Üstünde daha parlak bir hal bulunmayan derece. Bu yüzden ki Yuhanna şöyle söylüyor; "Tanrı'yı hiçbir zaman hiç kimse görmedi...biricik Oğul O'nu tanıttı."

Şimdi ortadoğunun çöllerinde kafasını kaldırıp bu hakikat güneşine hiç bakamamış yani Tanrıyı hiç görmemiş, duyduklarını da yanlış anlamış insanların İsa ile karşılaştıklarında nasıl bir Tanrısal deneyim yaşadıklarını düşünelim. Onlar bu berrak aynadaki suretin alev alev yanan gerçekliğiyle karşılaşınca Tanrı ile karşılaşmış olmadılar mı? Bu saf aynada Tanrısal güneşin parmalarını görünce, gerçekten Tanrı güneşini görmüş gibi gözleri kamaşmadı mı? Bu aynanın yansıması, hakikat güneşinin kendisi gibi onların yüreklerini yakmadı mı?

Mesih kendi iradesini Allahın iradesi karşısında erittiği ve tüm işlerinde Baba'nın iradesi işlediği için bazıları Mesihi doğrudan Allahın zatıyla eşlediler. Bu çoğu cahil insanların bazılarının Mesih'in "beni gören beni göndereni de görmüştür" gibi sözlerinde ki derinliği anlayamamalarını anlamak zor değil. İnsanların kurtarıcılığını yapan Mesih İsa, tüm bunlarla 'bir Tanrı' olarak anılmıştır. (Yu. 1:1) Bu yanlış değildir.

Buna en yakın deneyim belki de konuşması yüzünden belki de biraz kendine güveni az olan Musa'nın, Firavunun karşısında kendinle olan bir güç ile değil ama aynası olduğu Ziya'nın gücüyle harikalar yapması, gözleri kamaştırması değil miydi? Musa böylece 'Firavunun karşısında ki Tanrı' oldu. İsa'da böyledir. Musa için 'Seni Firavuna karşı Tanrı yaptım' diyen ayetin anlamı budur. İsa'ya 'Söz bir Tanrıydı' diyen ayette olduğu gibi.

Bakın, hiç bir ekleme (like, as, gibi vb) yapmadan hakikati nasıl anlatıyoruz...

Hamd olsun ki hakikatin ayetlere ekleme çıkartma yapmaya ihtiyacı yok.

Doğrular Kutsal Kitabın, yanlışlar benim olsun. Tüm bunlar için hamd olsun. Amin.

Psiko
01-03-2011, 09:44
Sual : Teslis veya üç uknum (1) nedir?
Cevap: Varlıkların idrakinden münezzeh ve mukaddes, akıl ve idrak sahiplerinin tasavvurundan büsbütün hariç ve bütün düşüncelerden müberra olan Tanrı hakikati bölünmez.
Bölünme ve çoğalma, varlığı mümkün olan yaratıkların hassalarından olup varlığı zarurî olan Tanrı'ya geliveren arızalardan değildir.
Tanrı'nın mahiyeti, taaddüt şöyle dursun, vahdaniyetten bile münezzehtir.
Tanrı hakikatinin makam ve mertebelere inmesi, noksanın kendisi olup kemale aykırıdır. Mümteni ve muhaldır.
O, daima kendi takdis ve tenzihinin yüceliğinde olmuş ve olacaktır.
Tanrı'nın zuhur ve işrakına dair söylenen şeylerden murad, Tanrı tecellisidir, varlık mertebelerine inme değildir.
Hak sırf kemaldir, mahluk ise sırf noksandır.
Hak için varlık mertebelerine inme noksanların en büyüğüdür.
Hak'kın zuhur, doğuş ve parlayışı güneşin lâtif ve saf ve şeffaf bir aynaya yansıması gibidir.
Bütün varlıklar Hak'kın birer parlak ayetidir.
Güneş, dağ, ova, ağaç ve meyve gibi bilcümle zeminî varlıklar üzerine ışık saçar ve bunların büyüyüp kendi varlıklarındaki gayeye erişmelerine sebep olur.
Fakat mükemmel insan, saf bir ayna gibidir; Hakikat Güneşi bütün sıfatları ve kemalleri ile onda görünür.
Mesih'in hakikati son derece temiz ve lâtif olan saf ve şeffaf bir ayna idi; bunun için Hakikat Güneşi olan ulûhiyetin zatı o aynada tecelli eyledi, nuraniyet ve harareti onda göründü.
Bu demek değildir ki, güneş kendi bulunduğu mukaddes yücelikten ve tenzih semasından indi de aynada yerleşip mesken tuttu; hayır, güneş eskisi gibi kendi yüceliğinde ve yüksekliğinde daima durmaktadır; vukua gelen şey, ancak güneşin Cemal ve Kemal ile yansıması ve tecelli eylemesidir.
Eğer biz güneşi, biri Mesih ve öbürü Ruhulkudüs olmak üzere, iki aynada, yani biri gökte ve öbür ikisi de yerde olmak üzere, üç aynada gördük der isek, doğru söylemiş oluruz; ve eğer, bir tek güneş vardır, sırf tekliktir, eşi ve benzeri yoktur, der isek, yine doğru söylemiş oluruz.
Sözün kısası, Mesih' in hakikati saf bir ayna idi; Hakikat Güneşi, yani Ahadiyet Zatı, sonsuz sıfatları ve kemalleri ile Mesih'in aynasından görünmüştür.
Bu demek değildir ki, güneş, yani Tanrı'nın zatı, parçalanmış ve sayıca çoğalmıştır; hayır, tek güneştir.
Görünen şey ancak aynadaki akisdir.
Onun içindir ki, Mesih: ``Baba oğuldadır'' demiştir.
Yani güneş bu aynaya vurmuş ve onda görünmüştür.
Ruhulkudüs, Mesih'in hakikatinde görünen Tanrı feyzinin kendisidir.
Nübüvvet, Mesih'in kalbinin makamıdır.
Ruhulkudüs ise onun ruhunun makamıdır.
Şimdi Tanrı zatının tek bir birlik olup eş ve benzeri bulunmadığı isbat olundu.
Tanrı'da üç uknumdan maksat budur; aksi takdirde, Tanrının dini aklın aslâ alamıyacağı gayri makûl bir esasa, dayanmış olur; akıl, tasavvur edemiyeceği bir şeye inanmakla nasıl mükellef olur?
Böyle bir akla sığmaz ki makûl suretlerden bir suret olsun; böyle bir şey sırf evhamdır.
İşte, teslisten maksat ne olduğunu, bu izahattan anlarsınız.
Aynı zamanda Tanrı birliği de sabit oldu.
(1)Hıristiyanlıkta Baba,Oğul ve Ruhulkudüs inancı
http://www.bahaitr.org/yayinlar/mufavezat.htm

Natan
08-03-2011, 21:10
Sayın kenos ;

İki gündür eski antlaşma ile yeni antlaşmayı derinlemesine inceliyor ve Yahve eşleşmesine tanık oluyorum.Eski antlaşmada Yahve için kullanılan cümleler,eylemler,sıfatlarve her türlü tanımlama İncil'de İsa için kullanılmıştır.

İsa'nın Yehova ile özdeşleştirilmesi hristiyan inancının da temel doktrinlerindendir.Siz bu inanışı kabul etmek istemeyebilirsiniz,elinizin tersiyle itebilirsiniz fakat beim şimdiki ve daha önceki incelemelerim bu yönde ağırlık kazanmaktadır.

Öte yandan İsanın Yahve olamayacağını gösteren ayetlerin de varlığı İncilde çelişki ve tutarsızlık örneğini gözler önüne seriyor. İşte o yüzden İncilde ÇELİŞKİ vardır.

Bu konuda eski antlaşmadan bir ayeti ele alıp İncille karşılaştırmayı ve üç ayrı ayetle de temellendirmeyi düşünüyorum.Sonra bu konuda bir soru yönelteceğim.

İlk ayetimiz Mezmur 102. bölüm 25/27'dir.



Çok önceden attın yeryüzünün temellerini,
Gökler de senin ellerinin yapıtı.

Onlar gidici, ama sen kalıcısın;
Hepsi bir giysi gibi eskiyecek.
Onları bir kaftan gibi değiştireceksin,
Geçip gidecekler.
Ama sen hep aynısın,
Yılların hiç tükenmeyecek.


Burada bahsedilen kişi Yahvedir.Yahve'ye seslenen yazar ( ki yazarı bile belli değil ) Yah'ın bu işleri yaptığını söylüyor. İncil'in ibraniler kitabının yazarı ( bu mektubu kimin kaleme aldığı da belli değil )aynı cümleleri direkt İsaya uyarlamaktadır. İncil yazarına göre eski antlaşmada bu işleri yapan kişi İsa'dır.

Yazarı bile bilinmeyen İbraniler mektubunda birinci bölümde şunları okumaktayız :


Ya Rab, başlangıçta
yerin temellerini sen attın.

Gökler de senin ellerinin yapıtıdır.
Onlar yok olacak, ama sen kalıcısın.
Hepsi bir giysi gibi eskiyecek.
Onları bir kaftan gibi düreceksin
ve bir giysi gibi değiştirilecekler.
Ama sen hep aynısın,
yılların tükenmeyecektir


Bu cümlelerin öznesi eski antlaşmada Yahve iken yeni antlaşmada İsadır. Yoruma yer bırakmayacak açıklıkta bir Yahve -------İsa eşleşmesini görüyoruz.

Bakın direkt olarak Özneyle ilgili bir durum. Öznenin kendisi yani kimliği ortadadır.

Bu eşleşmeden sonra diğer ayetlerle örneklemede bulunacağım.

Saygılarımla

Natan
08-03-2011, 21:26
Dikkat edilmesi ve üzerinde düşünülmesi gereken bir noktadan devam edelim." Yerin temellerini " eski antlaşmada Yahve atmıştır.Eyup 38.bölüm 4. ayeti asıyorum :


Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.
Birinci ayettte ve devamında görüldüğü gibi konuşan KİŞİ Yahve'dir." Ben" birinci tekil şahısa dikkat edin.

İkinci ayet Yeşeya 48:13'tür.Şöyle diyor :


Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi.
Özne yine "Ben"dir ve tüm bu yaratışı gercekleştirdiğini söyleyen de Yahve'dir.İşte tüm bu birinci tekil şahıs "BEN" öznesi tevratta Yahve iken İncilde İsa ile özdeşleşiyor.Bu konuda herhangi bir itirazınız varsa lütfen belirtin.

Üçüncü örneğim Zekerya 12:1 ayetidir. Aynen şöyle yazılmış :


Gökleri geren, yeryüzünün temelini atan, insanın içindeki ruha biçim veren RAB şöyle diyor..
Bu ayetler tüm bu yaratışı Tanrının tek başına yaptığı izlenimini uyandırmaktadır ki zaten açıkça böyle söyleniyor.RAB Yahve yerin temellerini atmış gökleri germiş ise bunu tek başına yapmış olmalı.İncildeki aracı denklemine şimdi girmek istemiyorum ama Yahve nin yaratışı İncilde İsaya uyarlanıyor.

Çünkü İncil'de şöyle yazıldı :

Ya Rab ( İSA ), başlangıçta
yerin temellerini sen attın.
Gökler de senin ellerinin yapıtıdır.

Bu yazdıklarım üzerinde derin düşünmenizi öneriyorum.Yani öznenin İsa ve Yahve eşleşmesini.İbraniler kitabını kim yazdıysa ,mezmurlarda yazılan bu bölümde Yahveyi İsa zannediyordu muhtemelen.

Saygılarımla

Natan
08-03-2011, 21:34
Sayın Kenos ;

Yazdığım 130 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=370044&postcount=130) ve 131 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=370051&postcount=131). mesajlarda Mezmur 102:25-27 ayetleriyle İbraniler 1:10 ayetlerini karşılaştırdım ve eski antlaşmada Yahve için söylenen eylemlerin İsa'ya atfedildiğini gösterdim.

Yani bu iki bölümü karşılaştırırsanız aynı kişiden bahsedildiğini göreceksiniz.

Saygılarımla

kenos
09-03-2011, 03:22
İncildeki aracı denklemine şimdi girmek istemiyorum


Neden girmek istemiyorsunuz? İncil şöyle söylüyor;

"Her şey O'nun aracılığıyla yaratıldı..."

İbr.1: 2 Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğlu'yla bize seslenmiştir.

Yani?

Evreni hem İsa yaratmıştır diyebiliriz. Hem de kendisi aracılık ederek yarattığı için aslında Yehova yaratmıştır diyebiliriz.

Aslında İbraniler 1: 10'un doğrudan İsa için söylenilmediğini yazabiliriz. Ama bunu durumu kurtarmak için yapmaya gerek yok.

Ben İsa ile konuşurken 1: 10'un aynısını hatta daha ilerisini kullanıyorum. Size inanışımı yazayım;

Evreni Yehova yaratmıştır.
Evreni İsa yaratmıştır.

Ama Yehova=İsa değildir.

Kutsal Kitaptan başka bir örnek vereyim.

2.Sa.24: 1 RAB İsrail halkına yine öfkelendi. Davut'u onlara karşı kışkırtarak, "Git, İsrail ve Yahuda halkını say" dedi.

Sayım için Davut'u kışkırtan kim? Yehova

Şimdi aynı olayın anlatıldığı tarihler kitabına bakalım. Olayların paralel gittiğini biliyorsunuzdur.

1.Ta.21: 1 Şeytan İsrailliler'e karşı çıkıp İsrail'de sayım yapması için Davut'u kışkırttı.

Sayım için Davut'u kışkırtan kim? Şeytan

Sizin mantıkla (ki bu üçlemeci mantığıdır) hareket edersek; Şeytan = (Mukaddes isim) olur. Halbuki Tanrı şeytana belli konularda izin vermiştir. Şeytanın bir amacı varken, Tanrının da bir amacı vardır. Ve bir çok zaman bu amaç ortak bir kişide çakışır. Eyüpte olduğu gibi. Şeytan dahi Tanrının otoritesi altındadır. Zira şeytan bile bir yönüyle Tanrıya hizmet eder. Ama kendisi bunun farkına varamaz. Bu yüzden bazen Şeytan'ın icraatında Tanrı'nın amacı işleyebilir. Tanrı şeytani işler yapar demek istemiyorum. Samimi bir göz benim böyle söylemeyeceğimi bilir. Fakat bazen aynı konu hakkında hem Şeytan hem de Tanrı bir amaç koymuş olur. İkisi içinde çeşitli neticeler çıkar. Mesela Eyüpte Tanrının amacı O'nun imanını arttırmakken, Şeytan'ın amacı Eyübün Tanrıya küfrünü sağlamaktı. Ne oldu? Eyüp'ün Tanrıya imanı arttı.

İkinci örneğimde şu olacak;

Matta 8: 5-6'ya göre yüzbaşı İsa'ya uşağıyla ilgili olarak onu iyileştirmesi için yalvarmıştı. Ama aynı olayın anlatıldığı Luka 7:2'ye göre yüzbaşı değil, yüzbaşı adına bazı ihtiyarların aynı ricada bulunduklarını okuyoruz.

Öyle ise 'bahsi geçen ihtiyarlar aslında yüzbaşının kendisidir' sonucuna varmamız gerekirdi. Ama ihtiyarlar ile yüzbaşı farklı kişilerdi. Burada bir çelişki yok çünkü temsil ve aracılık kuralını atlamamak lazım. Yüzbaşı, ihtiyarlar aracılığıyla İsaya derdini aktardı. Bu şuna benzer.

"Daniel Natan'dan borç istedi."

"Daniel Natan'ın eşiyle konuşup Natan'dan borç istedi."

Şimdi Daniel gerçekten araya birini koyup Natandan borç istemişse, sonuç olarak Natandan borç istemiş olduğu gerçeği değişmez. Yukarıdaki iki cümle de yanlış olmaz. Yani hem İsa'dır yaratan, hem Yehova. Çünkü İsa'yı var edip ona yetki veren kendisidir. Yüzbaşı ile ihtiyarlar gibi...


Şimdi siz yüzbaşı ile ihtiyarları aynı kişi olarak görmüyorsanız, neden aynı sebeple İsa ile Yehova'yı da temsil ve aracılık anlayışını göstererek farklı kişiler olarak kabul etmiyorsunuz? Bir çok İncil ayetinin İsa'nın Tanrı olmadığını alenen söylediğini sizde biliyorsunuz. Zaten bu yüzden arada çelişki var yazmışsınız. Halbuki siz yüzbaşıyı ihtiyarlarla aynı adam olarak görene kadar ortada bir çelişki yoktur. Gerçekten öyle görüyor olsaydınız zaten tartışıyor olamazdık.

Ama gerçekten yüzbaşı ile ihtiyarlar aynı kişidir diyorsanız üçlemeye hak vericem. Yok demiyorsanız, o zaman neden sırf iş İsa'ya gelince hemde çelişki yaratacak bir şekilde (bunu siz söylediniz) bir öğretiyi burnumuza sokuyorlar.

Bir de çok rahatsız olduğum bir tutumunuz var Natan arkadaşım.

Ben üçlemeyi elimin tersiyle itmiyorum. Eğer tatmin olsaydım kesinlikle savunurdum. Mesela bakın Budizmi elimin tersiyle itiyorum. Hiç araştırmadım, bilmiyorum ve elimin tersiyle itmiş oluyorum. Araştırmamış olmam doğru yada yanlış demiyorum. Ama elimin tersiyle ittiğim yani o inanışı ne olduğunu tam olarak bilerek reddetmediğim doğru. Ama benim üçleme konusunda kesinlikle elimin tersini kullandığım söylenemez. Ben fikirlerimi savunduğum delillerimin çürük olduğunu ve üzerinde konuşmaya gerek bile duyulmayacak kadar saptırmalı yorumlara dayandığını düşünmüyorum. Gayet anlaşılır ve makul şeyler yazıyorum. İki anlaşmanın metnini en etkin şekilde kullanmaya çalışıyorum. Kendi tatmin olmadığım cevabı buraya aktarmıyorum. Yanlızca 'bilinen Hristiyanlığın üçleme öğretisine' ters olması bu konuda sizin için sorun yaratıyor.

Yorumlarım bu konuda Kutsal Kitaba uygun. Ve ortadaki sizin farkettiğiniz çelişkiyi yok ediyor. Çünkü Kutsal Kitap, İsa'nın Yehova ile eş Tanrı yada Yehova'nın kendisi olduğunu öğretmiyor.

Nazzam-Cubbai
29-03-2011, 01:54
Slm

Natan yazilarin mükemmel

---------------------

Incilde üclü vardir



.İsa Tanri
1.Yaratıcı (Yuhanna 1:1-3; Kol. 1:15-17).
2.Yaratılmadı (Yuhanna 1:1-3; Kol. 1:15-17).
Tomas O'na (Isaya), «Rabbim ve Tanrım!» diye cevap verdi.Yuhanna 20:28
Bedendeki Tanrı (Yuhanna 1:1,14; 8:58 with Çıkış. 3:14; Kol. 2:9; Phil. 2:5-8; İbr. 1:
Rom 9:5 (Isa)övülecek Tanrı'dır. Amin.
1Yu 5:20(Isa) Kendisi gerçek Tanrı ve sonsuz yaşamdır.
Yuhanna 6:55-56 Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir. Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.

Natan
30-03-2011, 18:08
Beğendiğinize sevindim.
Okuduğunuz için teşekkür ederim Cubbai

selamlar

kenos
02-04-2011, 01:05
1.Yu.5: 20 Yine biliyoruz ki, Tanrı'nın Oğlu gelmiş ve gerçek Olan'ı tanımamız için bize anlama gücü vermiştir. Biz gerçek Olan'dayız, O'nun Oğlu İsa Mesih'teyiz. O gerçek Tanrı ve sonsuz yaşamdır.

Burada İsa'ya mı Tanrı diyor? Cümleleri tek tek okusanız keşke;

1. "...Tanrı'nın Oğlu gelmiş ve gerçek Olan'ı tanımamız için bize anlama gücü vermiştir." Gerçek Olan kim? Tanrı.

2. "Biz gerçek Olan'dayız, O'nun Oğlu İsa Mesih'teyiz." Bakın Gerçek Olan kimmiş? Oğlu İsa Mesih olan yani. İsa kimin oğluydu? Tanrı'nın. Demek ki 'Gerçek Olan' Tanrıdır.

3. "O gerçek Tanrı ve sonsuz yaşamdır." Burada da 'O' yani ayetin tamamında bahsettiği 'Gerçek Olan'ın gerçek Tanrı ve sonsuz yaşam olduğunu söylüyor.

Hani İsa'nın Tanrılığı?

Tomas İsa'ya mı demiş 'Rabbim ve Tanrım' diye?

İsa anladığınız manada Tanrı ise Musa'da Tanrıdır, Hakimlerde Tanrıdır.

Üçleme değil yüzleme gerekiyor sanırım.

Kutsal Kitaba göre tek gerçek Tanrı Babamız Yehovadır;


Yu.17: 3 Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih'i tanımalarıdır.

Siz inanmadığınız İncil'i aklınıza estiği şekilde yorumlayıp birbirinizi teselli etmeye devam edin.

hur-kus
25-04-2011, 13:14
Örneğin Yehova Şahitlerinden bihaberim. Büyük yatırımlarla, büyük araştırmalar yaptıklarını bilmeme ve bir çok eserler yayınlamış olmalarını bilmeme rağmen henüz Yehova Şahitlerinin kitaplarını alıp okumadım. Belki onlarınkini de okumuş olsaydım daha net ve kesin bir şekilde konuşabilirdim.

Bilgim Protestan çevirileri (Yeni Yaşam Yayınları) ile objektif çeviri (Kitabı Mukaddes Şirketi) arasında sınırlıdır. Kim haklıdır, kim haksızdır bilemiyorum. Bildiğim tek şey iki çeviri arasında büyük farklılıkların olduğudur.

Ve bu tarz farklılıkların/hataların Yuhanna'da da yapılmış olabileceğini düşünüyorum.

Sayın Yolculuklar,

YŞ nin Kutsal Kitaba dayanan inançları hakkındaki yayınları (Türkçe, Kutsal Kitap Yeni Dünya çevirisi dahil olmak üzere) ücretsiz temin etmek (Kargo ücreti olabilir) isterseniz bana özelden mesaj atabilirsiniz.

Tabi arzu eden başkaları da bunu yapabilir. Söz değil ama elimden geleni yaparım.

Saygılarımla

SAV
28-05-2011, 13:41
HZ.İSA tanrı değildir, ALLAHIN oğluda değildir.Allah doğurmaz, eşi yoktur.

De ki: “O Allah'tır, Ahad'dır, tektir. Allah’tır, tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir / Samed'dir. Ne doğurmuştur O, ne de doğurulmuştur. Hiç kimse Onun dengi ve benzeri olmamıştır ve olamaz.”

kenos
28-05-2011, 22:16
Ne Tanrıdır, ne insandır.

Tanrı olduğunu söylemek ne kadar yanlışsa, insan olduğu söylemek o kadar yanlıştır.

Tabi cümle kurarken başka çaresi olmayanlar hariç :)

Squall
29-05-2011, 15:47
Tanrılığından önce tarihte yaşamış bir kişilik olarak kanıtlanması gerekir bence..

legend
12-08-2011, 11:27
HZ.İSA tanrı değildir, ALLAHIN oğluda değildir.Allah doğurmaz, eşi yoktur.

De ki: “O Allah'tır, Ahad'dır, tektir. Allah’tır, tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir / Samed'dir. Ne doğurmuştur O, ne de doğurulmuştur. Hiç kimse Onun dengi ve benzeri olmamıştır ve olamaz.”

İncili, Kuran-ı Kerim ile açıklamak büyük yanlıştır...
Bu matematik problemini müzik ile çözmeye benzer...
İsa ya Tanrı nın oğlu derken, Sizin ve İslamın anlattığı şekilde veya algıladığı şekilde Tanrının oğlu demiyoruz... Bilmediğiniz Mantık yoluyla açıklama yapmaya çalıştığınız için size saçma geliyor...
Allah senin benim anlayabileceğimden çoooooooookkkk daha karmaşıktır. Bu nedenle incil ve tevrat Allahı anlatırken % 90 oranında benzetme kullanmıştır...
Siz onları okuduğunuz anlamıyla çözmeye çalışıyorsunuz. Aslında İncilde veya Tevratta "a" derken "z" diyor ama siz onu "a" sanıyorsunuz.
Okuduğunuzu anlamadığınız için saçma geliyor...
ONLARDA GİZLİ ANLAMLAR YÜKLÜ ama siz bunu bilmediğiniz için Mantık ile çözmeye çalışıyorsunuz bu yüzden "o doğmamıştır, doğurmamıştır" gibi bi kelime kullanılmış..
Orda okuduğunuz bi çok şeyi ham olarak almayın. derin anlamları var ve bu derin anlamlarını eğitim almadan kulaktan dolma bilgilerle çözemezsiniz.
O yüzden size saçma geliyor mantık hatası var deniyor...

legend
12-08-2011, 11:30
Tanrılığından önce tarihte yaşamış bir kişilik olarak kanıtlanması gerekir bence..

Roma kaynaklarında İsa nın yaşadığı ve çarmıha gerilip idam edildiği resmi belgelerle açıklanıyor..
TARİH OKU BİRAZ...