PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Apokrif Kitaplar Dini Metinler


ALKA
15-02-2010, 07:25
INCIL VE TEVRAT'TA APOKRIF KITAPLAR VE DINI METINLER

Latince "gizli" ve Yunanca "saklanmis" anlamina gelen "apokrif", dini otoritelerce genel kabul görmüs olmayan dini metinlere verilen isimdir. Apokrif dini metinler ve kitaplar bazen dogruluklarinin süpheli oldugu durumlardan, bazen de bazi dini politik gerekceler sebebiyle sakinca bulundugundan Kitabi Mukaddes'e eklenmemislerdir.

Apokrif Kitaplar konu ve icerik acisindan bazen tarihsel olaylarin metinlerini icerir, bazen dua ve ezgilere yer verir, bazen de gelecege dair kehanetlerde bulunur. Cogu da bilgelik sözleri ve söylenceleri kapsar.

Apokrif Kitaplari ve metinleri ikiye ayirmak mümkündür.

1- TEVRAT'A YANI ESKI AHIT'E AIT APOKRIFLER
Enok, Tobit, Yudit, Ester, Bilgelik, Sirak, Baruk, Yeremya’nın Mektubu, Azarya’nın Duası ve Üç Genç Adamın Ezgisi, Suzanna, Bel ve Ejderha, 1.Makabeler, 2.Makabeler, 3.Makabeler, 1.Esdras, 4.Ezra, Manaşşe’nin Duası, 151.Mezmur ve 4.Makabeler vs...
(Bu kitaplar ve metinler daha sonra tek tek ele alinacak)



2- INCIL'E YANI YENI AHIT'E AIT OLAN APOKRIFLER

*Peter Incili
1886'da Misir'da Akhmim'deki bir rahibin mezarinda bulunmusturi, M.S. 2.yy'a ait olup icerik olarak sadece Isa'nin ölümünü ve tekrar dirilisine yer vermekte.

*Oxyrhynchus veya Al Bahna metinleri
1897'de Misir'daki Oxyrhynchus antik kentinde bugünkü ismiyle Al Bahna'da bulundu. Textler bir cok degisik fragmanlar iceriyor; M.S. 3. veya 4.yy'dan kalma Hermas'li coban, M.S. 3.yy'dan Ireneus'un eseri, yine 3.yy'dan kalma Ibraniler Incili, M.S. 4 ve 5.yy'dan kalma Baruch'un apokalipsesi, Thomas Incil'inin bir kismi ve bazi dua parcalari ile bugünkü Incil'de de bulunan bazi metinler gibi..

*Egerton papirüs metinleri
H.I. Bell ve T.C. Skeat tarafindan 1935'de Misir'da bulundu. M.S. 150 ya da 200 yillarin ait oldugu saniliyor. Eski Yunanca metnin yazarinin Filistinli olmayacagi saniliyor. Mezopotamyali ya da Anadolu'dan birisi oldugu saniliyor.

*Thomas Incili
1945-47'de Misir'da Nag Hammadi'de bulundu. Nag Hammadi papirüsleri olarak da bilinir. M.S.100-110 yillarina aittir

*Gizemli Marko Incili
Secret Mark veya kisaltilmis olarak SecMark olarak da taninir, aslinda yunanca mistik Marko Incil'i olarak isimlendirilmistir. M.S. 150 ile 215 yilinda yasamis Iskendireye'li Klemens'in bir mektubunda bulunmus olmasina ragmen Kudüs'te Mar Saba manastirinda bir zamanlar var olan orijinali kaybolmustur. 18'yy'a ait bir el yazisi kopyasi mevcuttur.

*Papyrus Cairensis 10 735
6. veya 7.yy'dan kalma papirüse yazilmis bir kac fragman parcasi, sadece Isa'nin dogumuna ve Misir'a kacisa dair olan kismi icerir.

*Fajjum fragmani
1887'de Viyana'da bir müzede G. Bickel tarafindan Misir kaynakli papirüsler arasinda bulunmustur. Isa'nin son yemegini anlatir

*Strasburg Kipti Incili
M.S. 5. ve 6.yy'a ait papirüs parcalari 1885'de Strasburg Üniversite Kütüphaneliginde cok kötü bir durumda bulunmus ve bunlarin bilinmeyen bir Incil'e ait oldugu sonradan anlasilmistir.

*Yunanca Misir Incili
Yunanca yazilmis olup 2.yy'a ait.

*Kiptice Misir Incili
Yukaridaki Yunanca Misir Incilinin kipti dilindeki tercümesidir.

*Bartholomeus Incili
M.S. 250'ye ait

*Mesih'in Dialogu
?

*Harmonia evangelica veya Tatyan'in dörtlüsü
4.yy'da özellikle Urfa hristiyanlari ve Suriyeli hristyanlar tarafindan kullanilan Incil. M.S.170 yilinda Tatyan tarafindan edite edilmistir. M.S 400 yilinda piskopos Theodoret biraz da Tatayan'a olan düsmanligindan bu Incili seytani bulur ve yasaklar.

*Ebionim Incili (judeo hristiyan Incil)
M.S. 66/67 yilinda hristiyanliktan ve Kudüs'ten ayrilan bir grup yahudi-hristiyanin kullandiklari Incil. Salamis'li Efifanius'tan kalma bazi yazi metinleri mevcuttur.

*Yakobus Prot-Incili
M.S. 2.yy'a ait olup daha cok Meryem'in hayat hikayesini ve gecmisini anlatir. Bir zamanlar Kitabi Mukaddes'te yer almis ama daha sonra cikarilmistir. Ermenice, Süryanice, Yiunanca, Latince, Gürcüce, Etiyopca'ya da cevrilmisti.

......

Hepsi bu degil tabi, listenin devami....

Almanca
http://de.wikipedia.org/wiki/Apokryphen

Ingilizce
http://wesley.nnu.edu/biblical_studies/noncanon/index.htm

Rusca
http://ru.wikipedia.org/wiki/%D0%90%D0%BF%D0%BE%D0%BA%D1%80%D0%B8%D1%84_(%D1%80 %D0%B5%D0%BB%D0%B8%D0%B3%D0%B8%D1%8F)

UlulElbab
15-02-2010, 14:16
Sayın ALKA,
Öncelikle hazırladığınız bu kapsamlı yazı için ve verdiğiniz Link/kaynaklar için tekrar teşekkür ederim.
Konuyu ilgi ile takip edeceğim...

Yunanlıların TİTANlar yada Giantlar,yani devler ile ilgili "Mit"leri nereden kaynaklanıyor diye
araştırırken rastladım.
Açıkcası şimdiye kadar Mitoloji ve Dini kaynakların bu kadar tutarlı kesiştiklerine rastlamamıştım...
Aşağıda ki alıntı açıkca Yunanlıların o kadar da "Yalancı"olmadıklarını gösteriyor?!!!


ENOCH-Kap. 7
1. Es geschah, nachdem die Menschenkinder sich gemehrt hatten in diesen
Tagen, daß ihnen herrliche und schöne Töchter geboren wurden.
2. Und als die Engel, die Söhne des Himmels sie erblickten, erbrannten sie
in Liebe zu ihnen und sprachen zueinander: Kommt, laßt uns für uns Weiber
auswählen aus der Nachkommenschaft der Menschen und laßt uns Kinder zeugen.
3. dann sprach Samjaza, ihr Anführer, zu ihnen: ich fürchte, daß ihr
vielleicht der Ausführung dieses Unternehmens abgeneigt werdet,
......
9. Dies sind die Namen ihren Häupter: Samjaza, welcher ihr Führer war,
Urakabarameel, Akibeel, Tamiel, Ramuel, Danel, Azkeel, Sarakujal, Afael,
Armers, Batraal, Anane, Zavebe, Samsaveel, Ertael, Turel, Jomjael, Arazjal.
Dies waren die Vorsteher der zweihundert Engel und die Übrigen waren mit
ihnen.
10. Dann nahmen sie Weiber, ein jeder wählte sich; ihnen begannen sie sich
zu nahen und ihnen wohnten sie bei, lehrten sie Zauberei, Beschwörungen und
das Teilen von Wurzeln und Bäumen.
11. Und die Weiber empfingen und gebaren Riesen


Kısaca özetlemek gerekirse; İnsanoglunun Kızlarına göz koyan Melek?leri isimleri ile veriyor ve bir SOY Karışımından bahsediyor ki bunun sonucu Melez Devler doğuyor...

Paragrafın çevirisi için şu an vaktim olmadığı için kısa bir özet yaptım..

"Kutsal metin"ler arasına alınmamasını bir anlamda anlayışla karşılıyorum...

İnsanlara bazı şeyleri açıklamakta zorlanacakları kesin:)

Diğer APOKRIFLER de kim bilir daha neler ile karşılaşacağız...Bunların Türkiyede araştırma konusu yapılmamış olması gerçektende bir kayıp...



Sevgi ile...

YOLCULUKLAR
15-02-2010, 15:04
Diğer APOKRIFLER de kim bilir daha neler ile karşılaşacağız...Bunların Türkiyede araştırma konusu yapılmamış olması gerçektende bir kayıp...

Bunun sorumlusu Müslümanlardır :)

Keşke herşeyi kendi üstlerine çekip, tüm alengerli olayları işaret edip, bunları Kutsal Kitap'ın tahtifatına işaret gösterip, herşeyi Kuran'nın gerçekliğine yormasalardı.

İşte o zaman at gözlüklerini çıkartıp çok daha objektif bir şekilde araştırmalar yapılıp sonuçlar alınabilirdi.

Şimdi bahsetmiş olduğunuz benzerlikler gerçrktir.

Çok daha fazla benzerlikler vardır.

Olayın iki cepesi var.

Birincisi kavramların mitlerden, paganlardan çalıntı olmasıdır.

Bu olayın bir yüzü.

Aslında bir diğer yüzü de var.

Örneğin Nuh'un Tufanı.

Bazı güneş Tanrılı dinlerde de bu tufafndan bahsedilir.

Şimdi Kutsal Kitapta'da Nuh Tufanı olduğu için hemen direk olarak Kutsal Kitap'taki Nuh Tufanı'nın güneş Tanrılı dinlerden çalıntı olduğu düşünülür ama acaba bu ne kadar doğrudur?

Eğer gerçekten Nuh Tufanı yaşanmış ise, Güneş Tanrı'ya inananlarında bu olaydan haberdar olduğu ve bunu dile getirmeleri garipsenmemelidir.

Bir örnek vermek istiyorum. Aslında inancınızın vereceğim örnekle bağdaşmayacağını biliyorum ama aklıma başka bir örnekte gelmedi :)

Misal, İslam, Hristiyanlığın Kutsal Kitabını yalanlar. İncil'e inanmazlar. İncil'e inandıklarını söylerler ama onların inanmış olduğu İncil'i günümüzde yaşayanlardan kimse görmüş değildir. bu gün var olan İncil'i ise yalanlarlar ve gerçek olmadığını söylerler.

Bu günkü İncil'i açıp okuduğumuz zaman tek Tanrı inancından bahseder.

İslam'a baktığımız zaman ise de tek Tanrı inancından bahsedilirdi.

Oysaki İslam, günümüz Hristiyanlığını yalanlar ve kabul etmez. Ama oysaki bazı noktalarda da aynı şeyi söylerler (tek Tanrı inancı gibi).

Çünkü bir gerçek vardır oda Tanrı'nın tek oluşudur.

Ve bu gerçekliği yalan söyleyende yalan söylemeyende kabul eder, metinlerine yazar.

Birisi yalancı, birisi ise yalancı değil. Ama her ikiside tek Tanrı'dan bahsediyor.

İşte böyle bir atmosferde birisinin birinden bir şey çaldığını da düşünebiliriz. Gerçek olan bir şeyi (tek Tanrıcılığı) her ikisininde sahiplenmiş olduğunu da düşünebiliriz.

Sanırım karış oldu biraz :) Ama umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir...

Natan
15-02-2010, 16:43
Paylaşımlarınız mümkünse ingilizce olsun arkadaşlar. Almancamız kıt:)

ALKA
15-02-2010, 17:12
Paylaşımlarınız mümkünse ingilizce olsun arkadaşlar. Almancamız kıt:)

O halde Almanca metni Türkcelestirmeye calisalim. Eski Ahit'te yer almayan Enok Kitabinin Ingilizcesini ise asagidaki linkte bulabilirsiniz.
http://www.sacred-texts.com/bib/boe/index.htm


ENOK - bölüm 7
1.Insanogullari güzel kizlar dogurup cogalmaya basladiktan sonra,
2. Ve göklerin ogullari olan melekler onlari görünce, onlara sevdalanirlar ve aralarinda konusmaya baslarlar; Gelin, insanlarin soyundan kendimize karilar alalim ve cocuklar yapalim
3.Onlarin önderi Samyaza onlara der; "Korkarim ki sizler asil hedeflerinizi yerine getirmekten kaciyorsunuz"

......
9.Önderlerinin isimleri bunlar; Hepsinin önderi Samyaza, Urakabarameel,
Akibeel, Tamiel, Ramuel, Danel, Azkeel, Sarakujal, Afael, Armers, Batraal, Anane, Zavebe, Samsaveel, Ertael, Turel, Jomjael, Arazjal.
Bunlar iki yüze yakin meleklerin ve onlarla birlikte olan digerlerinin önderleriydi.
10. Her birisi kendine bir kadin secer ve kari alirlar. Onlara yakinlasmaya baslarlar ve onlarla otururlar. Onlara sihiri, tilsim yapmayi, agaclarla köklerini ayirmayi ögretirler.
11. Ve karilari gebe kalirlar ve onlara devler* dogurlar.

Bu devler ne kadar devdi? Enok kitabinin devamina göre,


12. Onlarin uzunluklari üc yüz arşın* ölcerdi. Ve insanlarin tüm emegini onlara kalmayana ve artik yetmeyene kadar yiyip bitirler.
13. Sonra insanlara yönelir ve bu sefer onlari yemeye baslarlar.
14. Ve kuslari, hayvanlari, böcekleri, baliklari incitip tek tek onlarin etlerini yer ve kanlarini icmeye baslarlar.....

*1 Arşın Misir Kral arsini 52 cm, Mezopotamya arsini 51,72 cm yani 300x0,52 m= 156 m

ALKA
15-02-2010, 17:54
Sayın ALKA,
Öncelikle hazırladığınız bu kapsamlı yazı için ve verdiğiniz Link/kaynaklar için tekrar teşekkür ederim.
Konuyu ilgi ile takip edeceğim...

Yunanlıların TİTANlar yada Giantlar,yani devler ile ilgili "Mit"leri nereden kaynaklanıyor diye
araştırırken rastladım.
Açıkcası şimdiye kadar Mitoloji ve Dini kaynakların bu kadar tutarlı kesiştiklerine rastlamamıştım...
Aşağıda ki alıntı açıkca Yunanlıların o kadar da "Yalancı"olmadıklarını gösteriyor?
"Kutsal metin"ler arasına alınmamasını bir anlamda anlayışla karşılıyorum...

İnsanlara bazı şeyleri açıklamakta zorlanacakları kesin:)
Diğer APOKRIFLER de kim bilir daha neler ile karşılaşacağız...Bunların Türkiyede araştırma konusu yapılmamış olması gerçektende bir kayıp...
Sayin UlulEbab, ilginiz icin ben size tesekkür ederim.

Halbuki ülkemiz Anadolu hristiyanligin ilk yerlesim yerlerinden olup bir cok apokrif metinler yine burada olusmustur. Ülkemizde bu konular yeteri kadar arastirilmamasinin sebebi kendinden de anlasilabilecegi gibi Islamiyet'in yerlesik olmasi ve hristiyanligin zaten zamani gecmis bir din olarak red edilisidir ve eski güncelligini korumamasindandir. Bir de tarihi eserlere ve antik caglara olan geleneksel ilgisizlik ve de bilgisizlik sözkonusudur.

Arastirmalariniza yön vermek icin bu konu basligi altinda zaman zaman link vermeyi düsünüyorum. Tabi her seyi de ayrintili olarak ben de bilmiyorum.

Yine eger Enok Kitabi'nin okumayi bitirdikten sonra Hint Mitolojisi ile Yunan Mitolojisi arasinda olan pararlelikleri ve benzerlikleri de arastirmanizi öneririm. Özellikle wikipedia'da -dilerseni Almanca dilinde- göge ucabilen "vimana" (http://de.wikipedia.org/wiki/Vimana) araclarini, Yunan Antik Mitolojiden daha eski olan Hint mitoloji yazitlarindan Vedalari (http://de.wikipedia.org/wiki/Veda), Mahabharata (http://de.wikipedia.org/wiki/Mahabharata) ve Ramanaya (http://de.wikipedia.org/wiki/Ramayana)'yi inceleyebilir, Yunan mitolojilerinin ve bilgilerinin asil orijinlerini ve nereden geldigini gözlemleyebilirsiniz. Benzerlikler ve parallelikler sizleri de sasirtacaktir. Enok'un kitabini bundan daha eski olan bu Hint anlatimlarinda bu özgün ögeleri ile birlikte tekrar bulacaksiniz. (Ucan araclar, göge yükselme, devler, Tanrilarin insanlarla evlenmesi, kibir ve bencilligini yenen kisinin göge aldirilmasi ve tanrilari görebilmesi, altindan ve degerli taslardan yapilmis tanrilarin ve meleklerin saraylari ve Tanrilarin oturduklari tahtlari, bnlarin boyutlari ile ölcüm birimleri ve ölcekler, binalar, ates ve alev sütunlari, kutsal agaclar, yanan ve yükselen isiklar gibi)

Bunun sorumlusu Müslümanlardır :)

Keşke herşeyi kendi üstlerine çekip, tüm alengerli olayları işaret edip, bunları Kutsal Kitap'ın tahtifatına işaret gösterip, herşeyi Kuran'nın gerçekliğine yormasalardı.

İşte o zaman at gözlüklerini çıkartıp çok daha objektif bir şekilde araştırmalar yapılıp sonuçlar alınabilirdi.



Sayin YOLCULUKLAR, Islam'a dair olan bazi apokrif metinler de mevcuttur. Ama bu baska bir basligin konusu olmali. Kisaca bilgilendirirsek en eski Kuran metinleri Muhammed peygamberin dogumundan önceki zamanlara rastlar, yani Islamiyet'in klasik dini anlatimlarindaki olusmasindan önceki bir döneme. Ve ilk apokrif metinler üstelik Arapca da yazilmamistir, ilk denemeler Aramice alfabesinde yazilmis daha sonra bunlardan Arapca alfabesi olusturulmustur. Üstelik Suudi Arabistan'da yani Roma'ya bagli Arabiaca bölgesinde de ortaya cikmamistir, daha kuzeyde Suriye'de ortaya cikmistir. Arapca alfabesi de Aramice alfabesinden olusturulmustur ve evriltilmistir. Yalniz Kuran'in en iyi korunan kitaplardan biri oldugunu söylemek ve bu ugrasiyi veren ve de emegi gecene insanlari da bu azmi ve basarisi icin takdir etmek gerekir. Buna ragmen cok eski, Kuran öncesi Kuran denemelerine dair dini metinlere de rastlanilmaktadir.

Bu arastirmalardan cikan sonuc Islam önce hristiyanliktan kopan ve Isa'nin Tanrinin oglu olamayacagi ve üclü teslis inancini red eden hristiyanligin bir yan mezhebi olarak ortaya ciktigi ve zaman icinde kendi ayagi üstünde durabilecek bir din haline geldigi görüsünü ortaya cikarmaktadir. Üstelik en eski Islami silkelerin bir yaninda Zerdüst ates tapinaginin sembolleri öbür yüzünde de hac isaretleri bulunmakta. Daha sonra hac sembolü kayaya dönüsüyor ve kayboluyor. Zaman icinde Islamiyetin dogusuna dair gecen olaylar ve zaman sürecleri Suriye ve Bati Mezopotamya'dan daha güneye, asagi Arabistan yarimadasina indirilmistir. Ama bu baslik altinda Eski Ahit ve yeni Ahit'e ait olan apokrif metinler ve kitaplar incelenecek.

Titan
15-02-2010, 18:38
Biraz geç oldu ama öncelikle sitemize hoşgeldin ALKA. Ölüdeniz yazmaları ile Hopi ve Navajo gibi kızılderili kabilelerinin geleceğe ilişkin kehanetleri de sözlü olarak apokrifal olarak kabul etmek anlamına geliyor, doğru mu?

Natan
15-02-2010, 18:59
İyide metinlerin benzerliğinden yola çıkarak nereye varıcaz. Hem de bu apokrif eserlerden.Bu eserler bazı hrıstıyanlar & yahudiler tarafından okunmasında faydalı bile görülmüştür.Yahudiler'in tarihi, yaşamı,sosyo -kültürel özelliklerini ne biliyim dinsel geleneklerini bu metinleri okuyarak görebilir, daha fazla öğrenebiliriz. Bu şekilde hangi şartlar altında yaşamışlar ,bunları bilmek bize anlayış kazandırır.

ALKA
16-02-2010, 04:37
Biraz geç oldu ama öncelikle sitemize hoşgeldin ALKA. Ölüdeniz yazmaları ile Hopi ve Navajo gibi kızılderili kabilelerinin geleceğe ilişkin kehanetleri de sözlü olarak apokrifal olarak kabul etmek anlamına geliyor, doğru mu?

Hosbulduk sayin Titan, tesekkürler.

Sorunuza su sekilde yanit vereyim, Genel olarak Yeni Ahit'e dair apokrip olmayan textler vahiy olduklarini iddia etmis olsalar dahi tarihsel olarak ilk bir ve ikinci yüzyila ait olduklari kanitlanmamis olan metinlerdir. Örnegin 14. veya 16yy'da yazilmis olan psoydo bir biografi olan Barnabas Incili'i , 1800-1864 yillarinda Avusturya Graz'da yasamis olan ve bazi kiliseler tarafindan yeni vahiyler olarak kabul edilen Jakop Lorber'in vahiyleri veya Rastafari kilisesinin kurucusu Holy Piby'nin yazdiklari. Yani apokrifler de dini otoriteler tarafindan okunmasi tavsiye edilen ama dogruluklari yüzde yüz garanti edilemeyecek olan metinler oluyor. Islamiyet'teki hadisi seriflerin sahih ve sahih olmayanlara ayrilmasi gibi. Dogruluklari emin olunamayan apokrifler selekte edilip Kitabi Mukaddes'ten ayri tutulmuslardir ve dini otoriteler tarafindan eklenilmemistir.

Kumran'da bulunan bir cok metinler de kismen Yeni Ahit'e kismen de Eski Ahit'e ait olan apokrifler olarak degerlendirilir. Hopi ve Navajo kizilderilerinin , söyleyisleri, vahiyleri veya kehanetleri ise hem hristiyan teolojisinin disinda hem de cografi ve de zamansal uzaklikta oldugundan dolayisiyla judeo-hristiyan teolojilerinde yer bulmaz ve dikkate alinmaz.

Judeo-hristiyan teolojisinde Musa'nin tas levhaya kazilmis olan on emrinden baska hic bir ayet gökten veya Tanri'dan inmemistir, yazicilar tarafindan peygamberlerin anlatimlari, yaptiklari ve amelleri yaziya gecirilmistir. Judeo-hristiyan teoljisinde Kuran ayetlerin gökten indigi gibi bir iddia yoktur. Bizim bildigimiz sonradan yazilmis ve anlatilmis rivayetlere dayanan hadisler ne ise Tevrat ve Incil de öz olarak odur. Yuhanna gibi bazi dini kisilikler aldiklari veya gördükleri vahiyleri biyografi seklinde kendileri de yazmislardir.

ALKA
16-02-2010, 04:45
İyide metinlerin benzerliğinden yola çıkarak nereye varıcaz. Hem de bu apokrif eserlerden.Bu eserler bazı hrıstıyanlar & yahudiler tarafından okunmasında faydalı bile görülmüştür.Yahudiler'in tarihi, yaşamı,sosyo -kültürel özelliklerini ne biliyim dinsel geleneklerini bu metinleri okuyarak görebilir, daha fazla öğrenebiliriz. Bu şekilde hangi şartlar altında yaşamışlar ,bunları bilmek bize anlayış kazandırır.

Burada haklisiniz, bu metinlerden sadece o dönemin dünya ve dini anlayisi, sosyo kültürel yapisi hakkinda bilgiler elde edebiliriz. Bir de dini inanis bicimlerin nasil sekillendigi ve gelistigine dair fikirler elde edebiliriz. Bu, dini felsefelerin ortaya cikis kosullarini ve nedenleri hakkinda da ipucu verebilir. Benim gözlemledigim mezheplerin olusumuna benzer dinlerin de kendilerinden , bir öncekinden bagimli olarak evrilme gösterdigi ve zaman icinde ayrisip farklilastigidir. Bunlari okumak eglenceli de olabilir, can sikici da olabilir. Ama insanlik tarihine ait olduklari ve insanlik tarihinin bir parcasi olup insanliga söyle ya da böyle yön verdikleri, günümüz toplum yapisina iz biraktiklari kesin.

Natan
16-02-2010, 16:04
Burada haklisiniz, bu metinlerden sadece o dönemin dünya ve dini anlayisi, sosyo kültürel yapisi hakkinda bilgiler elde edebiliriz. Bir de dini inanis bicimlerin nasil sekillendigi ve gelistigine dair fikirler elde edebiliriz. Bu, dini felsefelerin ortaya cikis kosullarini ve nedenleri hakkinda da ipucu verebilir. Benim gözlemledigim mezheplerin olusumuna benzer dinlerin de kendilerinden , bir öncekinden bagimli olarak evrilme gösterdigi ve zaman icinde ayrisip farklilastigidir. Bunlari okumak eglenceli de olabilir, can sikici da olabilir. Ama insanlik tarihine ait olduklari ve insanlik tarihinin bir parcasi olup insanliga söyle ya da böyle yön verdikleri, günümüz toplum yapisina iz biraktiklari kesin.

Katılıyorum ,pekçok inanış birbirinden etkilenmiş ,öncekini geliştirip bir yön vermiş olabilir. Birikimli olarak ilerleyen bir inanış biçimi de diyebiliriz. Bu noktada katılıyorum.

sargon
16-02-2010, 17:33
"Kutsal metin"ler arasına alınmamasını bir anlamda anlayışla karşılıyorum...

İnsanlara bazı şeyleri açıklamakta zorlanacakları kesin:)

Tevrat'in basinda meleklerle insanlarin cinsel iliskiye girme öyküsü geciyor zaten. Herhalde sadece kisaltilmis. Apokriflerde daha fazla detay varmis.

(Yaratilis, Bölüm 6, Tufan)
1 Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu.
2 İlahi varlıklar insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.
3 RAB, "Ruhum insanda sonsuza dek kalmayacak, çünkü o ölümlüdür" dedi, "İnsanın ömrü yüz yirmi yıl olacak."
4 İlahi varlıkların insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller vardı. Bunlar eski çağ kahramanları, ünlü kişilerdi.
5 RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte.

Burda Nefiller olarak gecen yaratiklar devler diye aciklanir. Tevratta devlerin kökeni konusunda bilgi yoktu, demek ki meleklerin (insan) kadinlarla ciftlesmesinden olan yaratiklarmis.

UlulElbab
16-02-2010, 19:54
Tevrat'in basinda meleklerle insanlarin cinsel iliskiye girme öyküsü geciyor zaten. Herhalde sadece kisaltilmis. Apokriflerde daha fazla detay varmis.

(Yaratilis, Bölüm 6, Tufan)
1 Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu.
2 İlahi varlıklar insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.
3 RAB, "Ruhum insanda sonsuza dek kalmayacak, çünkü o ölümlüdür" dedi, "İnsanın ömrü yüz yirmi yıl olacak."
4 İlahi varlıkların insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller vardı. Bunlar eski çağ kahramanları, ünlü kişilerdi.
5 RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte.

Burda Nefiller olarak gecen yaratiklar devler diye aciklanir. Tevratta devlerin kökeni konusunda bilgi yoktu, demek ki meleklerin (insan) kadinlarla ciftlesmesinden olan yaratiklarmis.


Evet Sayın Sargon,haklısınız ancak çok kısa değinilmiş..O nedenle o kadar dikkat çekmiyordu...

ENOK ta geniş yer ayrılmış...Tanrının emrine uymayan ve İnsanlarla BAĞ kuran Melek??lerin isimlerine kadar verilmiş...

NuH'un dedesi olan Enok , Nuh Tufanı diye bilinen hadiseyide haber veriyor...

Aslında Kuranda da geçen ve Nuhun bir Oğlunun kurtarılmaması neden ile Allaha Sitem etmesi ve cevap olarak O senin Soyundan değildi gibi bir cevap almasıda ilginç...

Apaçık bir GEN operasyonuna işaret ediyor...

Diğer Apokrifleri de inceledikce bazı karanlık noktalar aydınlanıyor...

Tobit, Yudit, Ester, Bilgelik, Sirak, Baruk, Yeremya’nın Mektubu, Azarya’nın Duası ve Üç Genç Adamın Ezgisi, Suzanna, Bel ve Ejderha, 1.Makabeler, 2.Makabeler, 3.Makabeler, 1.Esdras, 4.Ezra, Manaşşe’nin Duası, 151.Mezmur ve 4.Makabeler...

Bunlarla birlikte diğer İncile dahil edilmeyenleri bir araya getirdiğimizde

DİNLER kavramının olmadığının;

Aksine tamamının BİR AĞACIN kolları gibi aynı köke dayandığını göreceğiz...

İslam da ki Hadis,Rivayet v.s leri Apokrif olarak kabul etmek mümkün değil çünkü onlar zaten bu metinlere vakıf olanların anlattıklarının anlatılmasıdır...

Arab ve Yunan Rivayetleri işi karıştırmaktan başka bir işe yaramıyor diye düşünüyorum...

Sevgili ALKA,

Gençliğimin bir döneminde Gov.Cardlı Turizm Rehberi olarak çalışmıştım ve Tarihi mekanları,Mitoloji ve Tarihi/Dini konuları bilmek işimin bir parçasıydı...

İşim gereği çok değerli Uzmanlara Çorum -Boğazkalede.Hititleri incelemiş...Kapadokya ve VAN da...Adıyaman ve Urfada...Ayrıca Hakkari ve Mardinde..Rehberlik yapmıştım.

Bazı kazı çalışmalarına şahitlik etmiş konunun uzmanlarının yerel halk ile iletişimini sağlamıştım.Kürtce..Arabca..ve Aramice bilen bir kişi olarak...

Ayrıca Efeste...Çanakkale ve Biga da bazı çalışmalara katılmıştım...

Şimdi bir Bilgisiyar Mühendisi olarak bu konulara Hoby olarak ve kendimi geliştirmek için ilgi duyuyorum o kadar:)


Bunun sorumlusu Müslümanlardır

Keşke herşeyi kendi üstlerine çekip, tüm alengerli olayları işaret edip, bunları Kutsal Kitap'ın tahtifatına işaret gösterip, herşeyi Kuran'nın gerçekliğine yormasalardı.

İşte o zaman at gözlüklerini çıkartıp çok daha objektif bir şekilde araştırmalar yapılıp sonuçlar alınabilirdi.
Sevgili Yolculuklar,
Haklı olduğunuzu düşünmekle birlikte..amacımız "Sorumlu" bulmaktan ziyade
ortak nokta bulabilmek olmalı diye düşünüyorum.

Binlerce yıllık Freskleri kazıyarak üzerine Sevgilisinin ismini va kalp çizen bir Cahil ister müslüman olsun isterse Hristiyan...bu hiçbirşeyi değiştirmeyecektir..
Bu ancak geri kalmışlığın tezahürüdür...

Sevgi ve Saygılarımla...

ALKA
17-02-2010, 03:08
sargon´isimli üyeden Alıntı
Tevrat'in basinda meleklerle insanlarin cinsel iliskiye girme öyküsü geciyor zaten. Herhalde sadece kisaltilmis. Apokriflerde daha fazla detay varmis
Aslinda vermis oldugunuz Enok'tan bahseden örnek gibi kanonik (dini otorilerce kabul edilmis) Kitabi Mukaddes'te de dinlerin orijinlerine dair bir cok ipuculari bulmak mümkün, bunun icin cogu zaman apokrif metinlere basvurmaya gerek kalmiyor.

Mesela "Songs of Solomon" olarak bilinen Süleyman'in "Ezgiler Ezgisi"ndeki tarif ettigi yakup dudakli, zümrüt gözlü, kollari akit taslariyla süslü, Süleyman'in önünde coskuyla dans eden kadin orijin olarak aslinda bir kadin sevgili degil, Sümer terminolojilerinde ve siirlerinde de ismi gecen bir puttur; Tanrica Inanna'nin süslenmis putu.

Sümerler'de bu putun tahtadan yapildigini, bu tahtanin her tarafinin kiymetli taslarla süslendigini ve bu putun bir tabutta tasindigini eski arkeolojik metinlerde bulabilmekteyiz. Bunun yaninda Tanrica Inanna ve Tanri Temmuz her bahar evlenir, kirlarda dans yapar ve birlesirlerdi. Bu birlesmeden dolayi her yer yesillenir, kuzular ve buzagilar dogar, hayat yeniden üreyip cogalirdi.

Babil kulesinde ise Tanrica Inanna ve Tanri Tammuz'un her bahar birlesmesi olayi dönemin krali ile tapinagin ana rahibesi bu olayi temsilen birlesirler ve bu is icin kulenin en üstteki odasi (gerdek odasi) kullanilirdi. Ana rahibe kralla birlesmeden önce yikanir, süslenir, kralin kendisine her türlü hasat ve ürünlerini hediye olarak getirmesini ve tapinagin ambarina koymasini odanin kapi arasindan gözetler ve ancak ondan sonra birlesirdi. Ibrani terminolojisi ile Sümer terminolojisi inanilmaz bir sekilde benzesirler.

Süleyman'ın Ezgiler Ezgisi.

Bölüm 8

1 Ne güzel sandaletli ayakların, Ey soylu kız! Mücevher gibi yuvarlak kalçaların, Usta ellerin işi.
2 Karışık şarabın hiç eksilmediği Yuvarlak bir tas gibi göbeğin. Zambaklarla kuşanmış Buğday yığını gibi karnın.
3 Sanki bir çift geyik yavrusu memelerin, İkiz ceylan yavrusu.
4 Fildişi kule gibi boynun. Bat-Rabim Kapısı yanındaki Heşbon havuzları gibi gözlerin. Şam'a bakan Lübnan Kulesi gibi burnun.
5 Karmel Dağı gibi duruyor başın, Pırıl pırıl mora çalar saçların. Kaküllerine tutsak oldu kral.
6 Ne güzel, ne çekicidir aşk! Zevkten zevke sürükler.
7 Hurma ağacına benziyor boyun, Salkım salkım memelerin.
8 "Çıkayım hurma ağacına" dedim, "Tutayım meyveli dallarını." Üzüm salkımları gibi olsun memelerin, Elma gibi koksun soluğun,
9 En iyi şarap gibi ağzın. [Kız] Sevgilimin dudaklarına, dişlerine doğru kaysın.
10 Ben sevgilime aitim, O da bana tutkun.
11 Gel, sevgilim, kıra çıkalım, Köylerde geceleyelim.
12 Bağlara gidelim sabah erkenden, Bakalım, asma tomurcuk verdi mi? Dalları yeşerdi mi, Narlar çiçek açtı mı, Orada sevişeceğim seninle.
13 Mis gibi koku saçıyor adamotları, Kapımızın yanıbaşında Taze, kuru, Her çeşit seçme meyve var. Senin için sakladım onları, sevgilim.

http://www.wordplanet.org/tr/22/1.htm

Natan
19-03-2012, 23:38
Apokrif yazıların listesi:

Apocrypha: The Gospel of Thomas
Apocrypha: Oxyrhynchus 1224 Gospel
Apocrypha: The Egerton Gospel
Apocrypha: The Gospel of Peter
Apocrypha: Secret Mark
Apocrypha: The Gospel of the Egyptians
Apocrypha: The Gospel of the Hebrews
Apocrypha: The Apocalypse of Peter
Apocrypha: The Secret Book of James
Apocrypha: The Preaching of Peter
Apocrypha: The Gospel of the Ebionites
Apocrypha: The Gospel of the Nazoreans
Apocrypha: The Oxyrhynchus 840 Gospel
Apocrypha: The Traditions of Matthias
Apocrypha: The Gospel of Mary
Apocrypha: The Dialogue of the Savior
Apocrypha: The Gospel of the Savior
Apocrypha: The Epistula Apostolorum
Apocrypha: The Infancy Gospel of James
Apocrypha: The Infancy Gospel of Thomas
Apocrypha: The Acts of Peter
Apocrypha: The Acts of John
Apocrypha: The Acts of Paul
Apocrypha: The Acts of Andrew
Apocrypha: The Acts of Peter and the Twelve
Apocrypha: The Book of Thomas the Contender
Apocrypha: The Acts of Thomas



Pek cok arastirmaci, Nag Hammadi profesoru ve Yeni Ahit profesoru bu kadar emin degilken siz nasil bu derece emin olabildiniz?

Nag Hammadi araştırmacılarının çoğu Thomas incilinin birinci yüzyıldan sonra yazıldığını söyler. Bazı araştırmacılar, en erken ( halkın kullandığı genel , geleneksel ifadeye göre: çatlasa patlasa) İ.S. 50/70 olduğunu söylese de genel görüş 130- 170 yılları arasında yazıldığı üzerinedir. Otorite değilim ve kesin bir tarih de veremem. Yaptığım şey çoğu uzmanın genel kabul ettiği görüşü yansıtmaya çalışmaktır. Thomas inciline geçmeden önce gnostik akıma ilginizin olduğunu bildiğimden genel bir bilgiyle giriş yapacağım.

Apokrif eserleri, İsa'nın çocukluğunu konu edinen apokrifler, Yahudi/ Hristiyan incilleri, Sapkın/ heretik kabul edilen inciller, Deyişleri derleyen inciller ( thomas da girer içerisine), Ahlak dersi incilleri, Elemler incilleri, Gnostik/ Ezoterik Koleksiyonlar, Genel Gnostik yazılar, Şit / Kayin yanlısı gnostik yazılar, Meryem anaya ilişkin yazılar, Lukius yazıları, Hvarilerin yaşam öyküleri, mektuplar, vahiyler gibi sıralayabileceğimiz eserler dizgesi olarak tanıyor, biliyor ve kategorize ediyoruz.

Konumuz gereği sadece "Gnostik/ Ezoterik Koleksiyonlar" ve "Genel Gnostik yazılar" a değinelim. Zaten Thomas İncil'i de bunlarla bağlantılıdır.

Gnostik/ Ezoterik Koleksiyonlar :

Nag Hammadi kütüphanesi2. yüzyılın ortalarına ait bir çok gnostik eser toplayan yazı dizileridir. Bunlara göre ezoterik ( gizli) bilgilere yalnızca seçkinler ulaşabilir. Bu yüzden seçkin müritler çevresi dışında paylaşılmaması gerektiği yönünde bir düşünce vardır.

Genel Gnostik yazılar : 1. yüz yılın sonlarından 3.yüz yıla kadar uzanan "Petrus'un Vahyi", "Mesih İsa'nın Bilgeliği", "Kurtarıcı'nın Diyalogu", "Mecdelli Meryem'in İncil'i", "Gerçek İncil" gibi eserlerdir. Gnostik öğretisine göre mükemmelliğe "üstün bilgi" aracılığıyla ulaşılır. Fiziksel dünya kötü bir serap gibidir. Thomas İncil'i her ne kadar bu sınıflandırmaya girmese de GFnostiklerle bağlantılı olarak düşünülür ve daha çok "Deyişleri Derleyen İnciller"in alt disiplini olarak bilinir.

Thomas İncil'i gibi Filipus İncil'i de aynı kategoridedir. İsa'ya atfedilen konuşmaları aktarmaya çalışır; ancak bazıları Yahudi/ Hristiyan geleneğiyle hiç uyuşmayan, fiziksel dünyanın kötü, gizli bilgilerinse saf olduğunu savunan belli belirsiz gnostik bir anlayış sunar. Thomas İncil'inin birinci yüzyıldan sonra yazıldığına ilişkin görüş yaygındır. Metnin incelenmesi de bu sonucu haklı çıkarmaktadır. Luka kitabından deyişler aktaran ve onları geliştiren, gnostik/ panteist anlam ifadeleriyle yüklü bir şekle sokan Thomas İncil'i Bazı kilise babalrınca heretik olduğu gerekçesiyle reddedilir. Mesela İskenderiyeli Klement, mesela Origen yada Kudüslü Kiril gibi.

Thomas İncil'i tüm kiliselerce kanonik görülüp. kabul edilen snoptiklerle uyuşmayan bazı niteliklere sahiptir. Dikkate değer olan bir örneği burada paylaşmak isterim.

Thomas İncil'i 114. ayet/Söz (http://www.gnosis.org/naghamm/gthlamb.html):

Simon Peter said to him, "Let Mary leave us, for women are not worthy of life." Jesus said, "I myself shall lead her in order to make her male, so that she too may become a living spirit resembling you males. For every woman who will make herself male will enter the kingdom of heaven."- Ayrıca ;114 (http://www.gnosis.org/naghamm/gthlamb.htm)


Türkçesi :


"Simun Petrus Ona 'İzin ver Meryem ayrılsın, çünkü KADINLAR YAŞLAMI HAK ETMEZLER' dedi. İsa:" Bir erkeğe dönüşmesi için ben kendim ona rehberlik edeceğim; Öyle ki, o da sizin gibi yaşayan bir ruh haline gelsin. Çünkü kendini erkek yapan bir kadın Göklerin Egemenliğine girecektir." diye yanıt verdi.


Bu ve benzeri ifadeler genel İsa portresiyle de uyuşmuyor. Üstelik Luka'dan alıntılar yapıyor ve onları geliştirerek sunuyor. Dikkat edilmesi gereken nokta şu: ilk dönemim daha ilkel aşamasını yansıtmak yerine ikinci yüzyılda hız kazanan ve geliştirilen gnostizmin etkileri hakim. İlk dönemde daha ilkel bir biçim ve ifade vardı; Gnostizmle bu metinler geliştirildi. İsterseniz 8 yada 77. söze/ ayete bakabilirsiniz.


Dikkat çekmek istediğim ikinci bir nokta ise sünnetle ilgili. İlk dönemde süğnnet problem değil ve sorgulanmıyor. Zaten snoptiklerde de bu açıkça görülür. Sünnet NE ZAMAN sorgulanmaya ve problem yumağı haline geldi? Gentil denilen Yahudi olmayan insanlara aşılanırken. Çünkü Yahudi olmayanlar için sorun yada sorgulanan bir olgu oldu. Çünkü bu olgu onlarla ilgiliydi.

"]Thomas İncil'i 53. ayet/Söz (His disciples said to him, "Is circumcision beneficial or not?"
He said to them, "If it were beneficial, their father would beget them already circumcised from their mother. Rather, the true circumcision in spirit has become completely profitable.[/COLOR]"

Türkçesi :

Öğrenciler ona, 'sünnet yararlı mı, değil mi?' diye sordular. O da onlara "yararlı olsaydı babalar ( çocuklarını) annelerinden sünnetli olarak ''doğururlardı''. Aksine, tümüyle yararlı olan (asıl) şey ruhsal sünnettir." dedi.

Bu konular, ikincil dönem kilise konularıdır ve birinci dönemde sorun yada sorgulanan bir olgu olarak görülmemekteydi. Bu tür incil mesajları yahudi olmayan insanlara ulaştırıldıkça yahudi gelenekleri de sorgulanmış ve geleneksel görüşün dışında açıklamalar daha iyi bir şekilde sunulmuştur. Bu bir gerçektir.

(a)Bir de Thomas Incil`i, ne Isa`nin dirilisinden ne ikinci gelisinden ne de kefaretten soz eder, (b)sadece Isa`ya ait sozlerin derlemesidir

Cümlenizin -b- kısmına katılıyorum kesinlikle. Bu noktada sizinle aynı fikirdeyim çünkü Thomas İncilinden ikimizde haberdarız. Açıp okuyabiliriz. Şurada (http://www.earlychristianwritings.com/thomas.html)farklı versiyonlarıyla mevcut. Benim de kaynak olarak verdiğim.

Thomas Incil`i, ne Isa`nin dirilisinden ne ikinci gelisinden ne de kefaretten soz eder

Aslında durum şöyle;

Thomas İncil'i :


Üçlü birlik'i yani Baba/Oğul/Kutsal Ruhun varlığını (30,44)
İsa'nın Tanrı oğlu olduğunu (37)
Baba tarafından gönderilip kurban edilen oğul olduğunu (65)
Her şey üzerinde nur ve her şeyin kaynağı olduğunu (77) yazar.


Sanırım şimdi daha geniş bir bakış açısıyla bakabildik. Konuyu açalım, fikrinizi paylaşabilirsiniz. Diğer arkadaşlar da katılabilir. Yanlışımız düzeltilebilir.

Kaynak:

C.Madrigal/ Apologia
[url]http://www.earlychristianwritings.com/apocrypha.html
http://www.earlychristianwritings.com/thomas.html
http://gnosis.org/welcome.html

firatb84
20-03-2012, 01:23
Nag Hammadi araştırmacılarının çoğu Thomas incilinin birinci yüzyıldan sonra yazıldığını söyler. Bazı araştırmacılar, en erken ( halkın kullandığı genel , geleneksel ifadeye göre: çatlasa patlasa) İ.S. 50/70 olduğunu söylese de genel görüş 130- 170 yılları arasında yazıldığı üzerinedir.

Yani tarihlemede kesinligin olmadigi konusunda hemfikiriz. Thomas Incili`nin kanonik inciller doneminde yahut onlardan once yazildigini soyleyen, soylemenin de otesinde, kanitlar/argumanlar sunan konusunda uzman bilim insani sayisi hic de az degildir. Bu isimlerden ornek vermek gerekirse: Robert E. Van Voorst, Gers Theissen, Marvin Meyer, Casey Maurice, Stevan L Davies, Helmut Koester, Gregory J. Riley, April Deconick, Elaine Pagels, ALbert Hogeterp gibi...

Carlos Madrigal bildiginiz gibi Protestan bir hristiyandir ve gorusleri de tabi ki bu yonde olmak zorundadir. Kendisinin "Uc Tanri mi tek Tanri mi" ve "Apologia" kitaplarini okudum ve begendim gercekten bilgili bir hristiyan oldugu suphesiz. Ancak Nag Hammadi konusunda uzman degil. Zaten daha once bahsettigim, Thomas Incili`nin kanonik Incillerden sonra yazildigini soyleyen bilim insanlari cogunlukla (ama tabi ki hepsi degil) hristiyan olan Yeni Ahit profesorleridir. "Early Camp" in icinde ise daha cok liberal veya inancsiz Yeni Ahit uzmanlari vardir.

Thomas Incili`nin 114. deyisi zaten Nag Hammadi uzmanlarinca da tartisilan bir deyistir ve otantikligi konusunda textual anlamda supheler vardir. (Sonradan ilave edilmis olabilir). Kaldi ki bu deyis otantik bile olsa, kadinlarin Yeni Ahit`te de asagi varlik olarak goruldukleri kesindir. Dolayisiyla bu deyisi ve anlatmak istedigi sembolik manayi anlamak icin o gunku kulturun kadina nasil ve ne gozle baktigi goz onune alinmalidir.

Thomas İncil'i :


Üçlü birlik'i yani Baba/Oğul/Kutsal Ruhun varlığını (30,44)
İsa'nın Tanrı oğlu olduğunu (37)
Baba tarafından gönderilip kurban edilen oğul olduğunu (65)
Her şey üzerinde nur ve her şeyin kaynağı olduğunu (77) yazar.
Gnostik teolojiyle literalist kilise teolojisi ayni olmadigi icin bu tip benzerliklerin bence bir onemi yoktur.

Thomas Incil`inin Isa`nin dirilisinden, ikinci gelisinden ve kefaret teolojisinden soz etmemesi, cesitli arastirmacilar tarafindan onun kanonik Incillerden daha primitive yani daha "ilkel" dolayisiyla gelistirilmemis yani daha eski olduguna dair bir kanit olarak gosterilmistir. (Kanitlardan sadece biri olarak)

sargon
20-03-2012, 11:53
sevgili Natan,

ALKA'nin hangi söyledigine karsi ciktigini tam anlayamadim. Nag Hammadi metinlerinin kanonik incillerden daha önceye ait olabilecegine mi? Firat'in aciklamalarindan öyle anliyorum, ama ALKA böyle bir iddiada bulunmamis.

Natan
20-03-2012, 12:10
Hayir sevgili sargon;

Alka'ya karsi ciktigim bir durum yok.
Alkanin actigi basliktan devam edelim dedik, konu itibari ile.
Bazi apokrif metinlerin daha sonra yazildigi uzerine fikir belirttim.

Sen ne dusunuyorsun apokriflerle kanonize edilmis kitaplar arasi etkilesim uzerine?

sargon
20-03-2012, 14:04
sevgili Natan

eskiden sitede hiristiyanlik konusunda fazla bir birikim yoktu. Arada bir firat gelip birseyler yazar ve biz de onun yazdiklarindan yararlanirdik. Ama simdi sitede hiristiyanligi bilen, kimisi gecmiste hiristiyan olmus olan epey arkadasimiz var ve Turan Dursun sitesi sadece müslümanlikla ilgili degil hiristiyanlikla da ilgili iyi tartismalarin yapildigi bir yer oldu.

Ben sizin birikimlerinizden yararlanmaya calisiyorum su anda. Mircea Eliade'nin, kitaplarinda, apokrif metinleri bir anlayisi olusturan ögeler olarak gayet rahat sekilde kullanmis oldugunu görüyorum. Yani bilimsel acidan dini liderlerin hangi kitaplari kabul ettiginin hic bir önemi yok. Bu kabul etme/etmemenin bircok nedenleri olabilir. Bütün metinler ayni derecede önemlidir ve hiristiyan teolojisinin parcalarini olusturuyorlar.

Oncelik/sonralik konusunda firat'in verdigi kaynaklar var. Onlardan yararlanmak lazim. Sagolsun, hiristiyanlik konusunda gördügüm en iyi kaynak saglayici kendisi.

Aslinda bizim gibi kisilerin bu apokrif metinlerle daha fazla ugrasmasi lazim. Zira insanlar sadece resmi metinleri biliyor ve bu da tek yanli bir propagandayi kolaylastiriyor.

Dark_Prince
20-03-2012, 21:35
Aslinda bizim gibi kisilerin bu apokrif metinlerle daha fazla ugrasmasi lazim. Zira insanlar sadece resmi metinleri biliyor ve bu da tek yanli bir propagandayi kolaylastiriyor.

Ben de aynı görüşteyim,misal Muhammed bu metinlerden de çok yararlanmıştır bunların dışında Talmudlardan,Midraşlardan diğer yorumlar ve diğer dinlerin kitap dışı geleneksel inanışlarından da çok şey almıştır Kur'an'a.

Bunlar üzerinde kapsamlı bir çalışma gerek.

Jolly Jocker
27-03-2012, 01:54
Thomas İncil'i 114. ayet/Söz (http://www.gnosis.org/naghamm/gthlamb.html):

Simon Peter said to him, "Let Mary leave us, for women are not worthy of life." Jesus said, "I myself shall lead her in order to make her male, so that she too may become a living spirit resembling you males. For every woman who will make herself male will enter the kingdom of heaven."- Ayrıca ;114 (http://www.gnosis.org/naghamm/gthlamb.htm)


Türkçesi :


"Simun Petrus Ona 'İzin ver Meryem ayrılsın, çünkü KADINLAR YAŞLAMI HAK ETMEZLER' dedi. İsa:" Bir erkeğe dönüşmesi için ben kendim ona rehberlik edeceğim; Öyle ki, o da sizin gibi yaşayan bir ruh haline gelsin. Çünkü kendini erkek yapan bir kadın Göklerin Egemenliğine girecektir." diye yanıt verdi.
Bu kısmın sonradan ekleme olduğunu sanmam. Çünkü Petrus zaten algısı kıt, kadın düşmanı bir figür. İsa'nın egosunu temsil ediyor. Meryem ise ruhu temsil ediyor. İsa, Petrus'a, hakikatte öyle olduğu şekilde değil, Petrus'un anlayabileceği şekilde cevap veriyor. Mealen söylersek, diyor ki:

''Sen Petrus, yaşayan bir ruh olmayı erkeklikle ilişkilendiriyorsan, bak ben onu senin gibi erkek olması(yani yaşayan bir ruh olması) için çekeceğim. Senin algında kendini 'erkek yapan'(yani yaşayan bir ruh haline gelen) her kadın cennete ulaşacaktır.''

Burada tümüyle Petrus'un anlayacağı dilden konuşulmuş. Yoksa hakikaten de kadının kendini erkek yapmadan cennete giremeyeceği türünden bir öğreti yok. İsa önemli olanın ruh olduğunu söylüyor. Ama Petrus ruhu erkeklikle ilişkilendirdiği için İsa da ona verdiği cevapta o anlasın diye böyle söylüyor. Oysa ruhun erkeklikle de ilişkisi yok. Ve İsa ''kendini erkek yapan kadınlar'' istemiyor aslında. Anlatmaya çalıştığı şey başka. İsa'nın amacı Meryem'i erkek gibi yapmak değil. O, esas meselenin ne olduğunu yine Tomas incilindeki şu kısımda açıkça belirtiyor:

''22. İsa emzirilen çocukları görür. Havarilerine şöyle der: Bu emzirilen küçükler, cennete girenlere benzer. Havarileri derler: Öyleyse çocuk olursak mı cennete gireceğiz? İsa cevapladı: İki'den Bir yaptığınızda, içtekini dıştaki gibi, dıştakini içteki gibi, üsttekini alttaki gibi yaptığınızda, ve erkek ile dişi olandan öyle birşey yapacaksınız ki erkek erkek olmayacak, dişi de dişi olmayacak ve gözlerin yerine bir tek göz, ellerin yerine bir tek el, ayakların yerine bir tek ayak ve suretlerin yerine bir tek suret yaptığınızda, işte o zaman gireceksiniz.''

Yeterince açık olsa gerek. 114. Ayeti, 22. ayeti dikkate almadan okursak hiçbir şey anlamayız. Ya da herşeyi yanlış anlarız. Havva ile Adem bölünmeden evvel cinsiyetsiz ya da çift cinsiyetli tek bir suret oldukları düşünülüyordu. İdeal beden buydu. İsa bu bedeni tekrar kurmaya çalışıyor. Aslında bu bir beden de değil. Ruh.

114. Ayete gelir ve 22. Ayet ışığında tekrar ele alırsak, evet İsa Meryem'i kadın olmaktan çıkaracak ama erkek yapmak için değil. Zira erkekleri de erkek olmaktan çıkaracak. Kadınlık ve erkeklik bedene ilişkin. Gnostik İsa ise bedeni yerip ruhu yüceltiyor. Ruh ise ne erkek ne dişi. Aslında başka gnostik belgelerde ruhun dişi menşeili olduğu belirtiliyor. Örneğin Filip İncilinde açık açık Kutsal Ruhun bir kadın olduğu yazılı.

Jolly Jocker
27-03-2012, 01:59
Bu arada şu gnostik yazıların Türkçelerini bulabileceğimiz bir site v.s. yok mu?

Arayıp tarayıp Tomas ve Filip İnciller ile Arkonların Tabiatı ve Adem'in Vahyi metinlerinin Türkçesini buldum ama öteki gnostik metinlerin Türkçesini bulamıyorum. Yardımcı olabilecek varsa çok sevinirim.