suskun
12-02-2006, 03:58
"Ben"ve nereden geldiğini anlayabilmem için, doğadaki herşeyi dikkatle incelemem lazım; duran, büyüyen, yaşayan ve insan denilen tüm varlıkların davranışlarının nedenini ve etkisini anlamalıyım. Her yeni hal (durum) bir önceki halden kaynaklanır ve bir sonraki halin oluşmasına neden olur. Kendi halimizi anlamak için, şuan ki halimizin bir önceki durumunu ve nereye doğru gittiğimizi bilmemiz lazım, yoksa gerçeği hiç bir şekilde anlamamız mümkün olamaz. Nedensiz ve tecrübesiz, geçmişin ve geleceğin hislerini bilmeden insan ne yapacağını nasıl bilebilir ki..??
Burda dur diyip kendimizi bilime adıyorus ve kendi sorularımıza asıl gerçekçi cevapları bulduğumuza inanıyorus..?? İlginç oysaki sadece bu evrende o kadar çok soru varken sadece tek bir cevapla hepsine nasıl cevap veriyoruz..buda ilginçliğin içinde bir ilginçlik.. ?? Biz akıllıyız ve cağımız bilim uç noktaya geldiği bir çağ diyorus ne şaşırtıcı bir durumdurki arkasına sıgındımız BİLİM kelimesi ya bir gün bize ihanet ederse ve bizi sorularımızda yanıltıpta cevap buldugumuzu zanettiğimiz soru içinde bize tekrar soru sordursa..?? Ama en nihayetinde de bu oluyor ve tam spruya cevap bulmuşken cevabın içinde bir soru daha türetiyos kendimize ve zeka sınırlarımız zorlayarak hadi buna da bir cevap bulalım diyoruz..?? Peki nerde bunun sonu kimilerine göre ölümden sonraki ruhani dünyada ( Cennet+Cehhenem yani) kimilerine göre kalp atışı bitirdiği noktada..her iki durumda da bir sonuca varılıyor ve bu sonucla her iki tarafta yetınıyor..Yani inan ve inanmayan her iki tarafta cevabını kendince buluyor.Peki o zaman bunca soru ve bunca cevap niye kişi yaşadıkca ve elindeki meşale sönmedikçe meşalenin söneceğine nasıl kanaat getirebirliki kalkıpta burda inanışı olanların inançlarının yanlış oldugu vurgulanıyor..ve nasıl bir düşünceki inançsız olanın inançsızlığına yanlış diye bir yorum yapılıyor..Çok merak ediyorum kim dur diyecek bi taraf bi taraftan haklı cıkıncamı..?? veya bir taraf bir tarfa fikrini kabul ettirincemii..veya bir taraf diğer tarafın düşüncesinde kurup gerçek hayatında uyguladıgı yaşantısını kendince tatmin olna dek sorular sorup cevap aldıgındamı bitecek bu beyin fırtınası..Yapmayın sakın kımseler kımseyi ne güldürmeye nede öldürmeye ( kızdırmaya ) çalışsın bir gerçek olan var yer yüzünde sayısını tam olarak bilmediğim canlı türü var ve biz canlılar sınıfında insan olarak adlandırılmışız ve geri kalan tüm evrendeki canlı sınıfına en üstün varlık oldugumuzu kabul ettirmişiz..Şimdi bu tüm canlıların kontrolünü ele almışlığımız yetmemiş gibi bir de bunların nasıl var olduğunu sorguluyoruz kendi içimizde ve evren ötesi boyuta geçip ya dur hele bu dünyada işim bitmiş hele şu fani denen dünyayada ( Cennet + Cehennem ) el atayım birde ordan geldiğini söyleyen canlı sınıfına catayım bumudur yani neyiz biz her hasıl sonucta tek sınıfız İNSAN +İNSAN bunun dısına cıkacak her kimse varsa gelsin tartısayım yok ama bana bak BİLİM bunu diyor veya KURAN şöyle yazıyor diye tartısmaya gelecek her kımse emin olsun kendine düşen cevabını alır..Öncellikle bize bu canlılar üzerindeki yönetme yeteneği nasıl verildi ve niçin verildi buna bir cevap bulalım bulalımki geride kalan YARATICIMIZ tarafından bize gönderilen elçiler ( Peygamberler ) olduguna inanalım..Eğerki her hangi biri bana bir koyun sürüsünün meraya çobansız çıktıgını söyler ve buna şahitlik yaparsa bende elçilere ( Peygamberlere ) inanmam o zaman...Ve nasıl bir cüretki bu kadar basit sorulura içinde gerçeği göremeyeyip BİLİM kelimesi altında mantık dediğimiz kavramı bulup bize gerçekler konusunda aydınlatmaya çalışan KUTSAL Kitaplara inanmayız..Bizim geçmişimizde var olan atalarımız ne tecrübesizdi nede nedensiz bir olaya kalkışırdı..Bizde aynısını yapmak istiyorsak önce onların bize ulaştırdığı değerleri koruyup nereden geldiğimizi anlayabilmemiz , doğadaki herşeyi dikkatle incelememiz lazım; duran, büyüyen, yaşayan ve insan denilen tüm varlıkların davranışlarının nedenini ve etkisini anlamalıyız. Her yeni hal (durum) bir önceki halden kaynaklanır ve bir sonraki halin oluşmasına neden olur. Kendi halimizi anlamak için, şuan ki halimizin bir önceki durumunu ve nereye doğru gittiğimizi bilmemiz lazım, yoksa gerçeği hiç bir şekilde anlamamız mümkün olamaz....
Ey İnanlar ALLAH(cc) rahmeti,bereketi ve nuru üzerinize olsun ve Ey İnanmayanlar tekrar görüşünceye dek Aydınlık içinde Hoşça ve Sevgiyle kalın..
Burda dur diyip kendimizi bilime adıyorus ve kendi sorularımıza asıl gerçekçi cevapları bulduğumuza inanıyorus..?? İlginç oysaki sadece bu evrende o kadar çok soru varken sadece tek bir cevapla hepsine nasıl cevap veriyoruz..buda ilginçliğin içinde bir ilginçlik.. ?? Biz akıllıyız ve cağımız bilim uç noktaya geldiği bir çağ diyorus ne şaşırtıcı bir durumdurki arkasına sıgındımız BİLİM kelimesi ya bir gün bize ihanet ederse ve bizi sorularımızda yanıltıpta cevap buldugumuzu zanettiğimiz soru içinde bize tekrar soru sordursa..?? Ama en nihayetinde de bu oluyor ve tam spruya cevap bulmuşken cevabın içinde bir soru daha türetiyos kendimize ve zeka sınırlarımız zorlayarak hadi buna da bir cevap bulalım diyoruz..?? Peki nerde bunun sonu kimilerine göre ölümden sonraki ruhani dünyada ( Cennet+Cehhenem yani) kimilerine göre kalp atışı bitirdiği noktada..her iki durumda da bir sonuca varılıyor ve bu sonucla her iki tarafta yetınıyor..Yani inan ve inanmayan her iki tarafta cevabını kendince buluyor.Peki o zaman bunca soru ve bunca cevap niye kişi yaşadıkca ve elindeki meşale sönmedikçe meşalenin söneceğine nasıl kanaat getirebirliki kalkıpta burda inanışı olanların inançlarının yanlış oldugu vurgulanıyor..ve nasıl bir düşünceki inançsız olanın inançsızlığına yanlış diye bir yorum yapılıyor..Çok merak ediyorum kim dur diyecek bi taraf bi taraftan haklı cıkıncamı..?? veya bir taraf bir tarfa fikrini kabul ettirincemii..veya bir taraf diğer tarafın düşüncesinde kurup gerçek hayatında uyguladıgı yaşantısını kendince tatmin olna dek sorular sorup cevap aldıgındamı bitecek bu beyin fırtınası..Yapmayın sakın kımseler kımseyi ne güldürmeye nede öldürmeye ( kızdırmaya ) çalışsın bir gerçek olan var yer yüzünde sayısını tam olarak bilmediğim canlı türü var ve biz canlılar sınıfında insan olarak adlandırılmışız ve geri kalan tüm evrendeki canlı sınıfına en üstün varlık oldugumuzu kabul ettirmişiz..Şimdi bu tüm canlıların kontrolünü ele almışlığımız yetmemiş gibi bir de bunların nasıl var olduğunu sorguluyoruz kendi içimizde ve evren ötesi boyuta geçip ya dur hele bu dünyada işim bitmiş hele şu fani denen dünyayada ( Cennet + Cehennem ) el atayım birde ordan geldiğini söyleyen canlı sınıfına catayım bumudur yani neyiz biz her hasıl sonucta tek sınıfız İNSAN +İNSAN bunun dısına cıkacak her kimse varsa gelsin tartısayım yok ama bana bak BİLİM bunu diyor veya KURAN şöyle yazıyor diye tartısmaya gelecek her kımse emin olsun kendine düşen cevabını alır..Öncellikle bize bu canlılar üzerindeki yönetme yeteneği nasıl verildi ve niçin verildi buna bir cevap bulalım bulalımki geride kalan YARATICIMIZ tarafından bize gönderilen elçiler ( Peygamberler ) olduguna inanalım..Eğerki her hangi biri bana bir koyun sürüsünün meraya çobansız çıktıgını söyler ve buna şahitlik yaparsa bende elçilere ( Peygamberlere ) inanmam o zaman...Ve nasıl bir cüretki bu kadar basit sorulura içinde gerçeği göremeyeyip BİLİM kelimesi altında mantık dediğimiz kavramı bulup bize gerçekler konusunda aydınlatmaya çalışan KUTSAL Kitaplara inanmayız..Bizim geçmişimizde var olan atalarımız ne tecrübesizdi nede nedensiz bir olaya kalkışırdı..Bizde aynısını yapmak istiyorsak önce onların bize ulaştırdığı değerleri koruyup nereden geldiğimizi anlayabilmemiz , doğadaki herşeyi dikkatle incelememiz lazım; duran, büyüyen, yaşayan ve insan denilen tüm varlıkların davranışlarının nedenini ve etkisini anlamalıyız. Her yeni hal (durum) bir önceki halden kaynaklanır ve bir sonraki halin oluşmasına neden olur. Kendi halimizi anlamak için, şuan ki halimizin bir önceki durumunu ve nereye doğru gittiğimizi bilmemiz lazım, yoksa gerçeği hiç bir şekilde anlamamız mümkün olamaz....
Ey İnanlar ALLAH(cc) rahmeti,bereketi ve nuru üzerinize olsun ve Ey İnanmayanlar tekrar görüşünceye dek Aydınlık içinde Hoşça ve Sevgiyle kalın..