PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ]Düşler Tabuları Yenecek!


Ali_Baris
13-02-2006, 18:28
Düşler Tabuları Yenecek!

Düşlerimi vareden,fikirlerimi tekmeleyenlerin olmadığı,bütünüyle tabusuz bir diyar bulamadım henüz,hep hayel edebildim ben...

Elimde şarabımla müslüman mahallesinde gezmek,din afyondur sloganıyla camiden geçmek,ve kız arkadaşımla meydanlarda sevişmek...İşte böylesine lanetlemek tabuları,öfkeli ama istekle yaşamak bunları,hem korku duyarak hemde heyecan alarak...

Ama yetmez işte,devam...

Ezilen halkların hüküm sürdüğü,barışın ve kardeşliğin gerçekleştiği anlarıda tatmak istedim hep...

Ve zenginleşerek insani mücadele safının,tüm canların eşitleştiği,özgürlüğün sınırsız yaşandığı zamanları düşledim zevkle...

Kabul ettirmemiz gerekiyordu kendimizi,yada defolmak düşüyordu bize...

Ve kutsalca emek harcayarak,savaşarak pes etmeden,kazanmak gerekiyordu artık...

Bekleyerek geriye yürümek istemiyordum,koşmak ihtiyaçtı düşlerime...

Midemi bulandıran tüm tabulara başkaldırmalıydım,kusmadan inançlara...

Ve varedeceklerimi düşünürken ben,müslüman mahallesinde bir cuma günüydü...

Tek şişe şarabımızla başladık serseriliğe,seviştik hiç durmadan,dudakları dudaklarımda,ellerimiz geziyordu tüm organlarda...

Ve sloganların yerini inleme sesleri almıştı,bağırıyorduk zevklendikçe,çığlık atıyorduk delice...

Seksin getirileri değildi bunlar,ufak bir zaferin anlık çırpınışlarıydı sadece...

Ve özgürlük ve başkaldırı kokuyordu bedenimiz,gerçekleşiyordu işte düşlerimiz...

Fakat ikimizde biliyorduk ki,değişen hiç birşey olmayacaktı,o beyinler hep afyon kokacak,o varlıklar hep mahruz kalacaktı bu anlamsızlığa...

Bana piç,O'na ****** sıfatını yakıştıracaklardı o anlamsızlık yolunda,ve biz hep bir pislik olarak görülecektik yüksek mensubiyetli kesimlerce...

Ve yaşadıklarımız,beyinler afyonu red edene kadar ahlaksızlık boyutunda irdelenecekti,namussuz,şerefsiz birer varlık niteleğinde...

Ama hiç pişman olmadık biz,yaşayış tarzımız felsefemizdi çünkü,felsefemizi de kabullendirmekti amacımız...

Bir başkaldırıydı kendimizce,düşlerimizin gerçekleşmesiydi tek düşümüz,ve kazanıyorduk işte,amaçlarımız birer kanıttı buna...

Kanıtlı,düşlerle bütünleşmiş ve dolayısıyla geleceği hedeflemiş bir inançtı bizimkisi,biz yaratmıştık bu inancı,ve O tanrıçam,ben tanrısı olmuştum sonunda...


Düşler ölü olmayan yaşayanlar içindir,yaşayan ölülerdir düş kuramayan...

Düş kurun ve kanıtlayın varoluşunuzu,kuramıyorsanız intihar edin,gereksizsiniz çünkü...

Özgürce Sevgiler...

13 Şubat 2006


Yazar: Ali BARIŞ Kurt

Yazar İletişim : AntiFatalist@hotmail.com

pante
13-02-2006, 22:30
Ali Barış;
Senin gibi pembe düşlerle ve ülke gerçeklerini hiç takmadan , sadece egolarını tatmin amaçlı yaşayan ve sözde özgür davranışları nedeniyle ,
bilinçsiz kitleleri şeriatçilerin kucağına atan ve şeriatçi düşüncelerin güç bulmasında önemli faktörlerden biri olan lümpen ya da küçük burjuva takımını lanetliyorum..
Ülkede halkın büyük bir kısmı yoksullukla ve geçim derdiyle bunalırken , bir kısmı açlıkla boğuşurken , senin halkın arasında aleni sevişme arzunun sadistlikten farklı bir tarafı yoktur..
Gerici-yobaz düşünceler , sizin gibi ne yaptığını bilmeyen toplum adabından yoksun , saygısız , ahlaksız ,terbiyesizler üzerinden propaganda yapmaktadırlar..
Propaganda konuları "Toplumda ahlak kalmadı" ile başlamaktadır..
Otobüste , metroda , vapurda , trende , parkta , insanların gözleri önünde sergilenen ahlak dışı davranışların , açıklanabilir , hak verilebilir tutar tarafı yoktur..
İnsan sevgilisiyle elele tutuşarak ,elini beline atarak dolaşabilir..
Cinsel amaçlı olmayacak şekilde kırda , parkta , sakin yerlerde öpüşebilir de..Cinsel ilişkinin , sevişmenin yeri evlilikte yatak odalarıdır..
Zinaya açık yapıda isen , yani en adi hırsızlık olan ahlak-namus hırsızı isen, otel-pansiyon odaları ya da hiç kimsenin olmadığı dağ-tepe-orman alanları yetmiyorsa ve toplum içinde kediler-köpekler gibi aleni sevişmeden yana isen bil ki ;
Evliliğinde de çocuklarının gözü önünde sevişebilecek kadar aşağılık maymun karakterine indirgenmişsiniz demektir!! :( :(

Yöneticiye Not : Yazım kişisel hakaret içermemektedir..