Natan
22-03-2010, 16:12
Kilisenin Nazi Almanya’sında Hitler’e Desteği
Naziler Temmuz 1932de yapılan Alman seçimlerinde 608 sandalyeden 230 unu kazandı.Hemen sonra ,Bir Papalık şovalyesi olan eski şansolye (başbakan) Franz von Papen Nazilre yardım etmeye başladı.Tarihçilere göre Von Papen’in hayali yeni bir Kutsal Roma İmparatorluğu idi.Hitlerin 30 Ocak 1933te Almanyanın başbakanı olmasını sağladı. Kendisi başbakan yardımcısı oldu.ve Almanynın Katolik kilisesinin desteğini kazanmak üzere Hitler tarafından kullanıldı..İktidara geldikten iki ay sonra Hitler parlamentoyu feshetti,binlerce muhalif lideri toplama kamplarına gönderdi ve Yahudilere baskı uygulanması açık bir kampanya başlattı.
Vatikanın ,Nazi Almanyası ile yaptığı Konkordato Hitlerin Egemenliğine Nasıl yardım Sağladı ?
Vatikan’ın yükselen Nazizmine duyduğu ilgi 20Temmuz 1933’te Kardinal Pacelli (sonra Papa XII..Pius oldu) Romada Vatikan ile Nazi Almanyası arasında bir konkordato hazırlandığında ortaya çıktı.Hitlerin temsilcisi olarak belgeyi Von Papen imzaladı ve Kardinal Pacelli orada Papene "Yüce Haç Nişanı "verdi.”Bu konkordato Hitler için büyük bir zaferdi .Bu dış dünyada aldığı ilk moral desteği oldu ,ayrıca en yüce olduğu sanılan kaynaktan geldi.” (Satan in top Hat –Tibor Kueves) Vatikan böylece Hitlerin “totaliter devlet”ini desteklemiş oldu. Hitlerin şerefine 1933 Papa XI.Pius tarafından “kutsal Yıl” ilan edildi.
Ayrıca Papa XI.Pius 14 Mayıs 1929 da Mondragone Kolejinde yaptığı bir konferansta ,canların iyiliği söz konusuysa İblisle bile antlaşma yapabileceğini söylemiştir.
Ayrıca Papa XII. Pius da Yahudi soykırımıa ve diğer azınlıklara yapılan katliam ve zulum üzerine ses çıkarmamıştır. Peki Hitlerin dehşet saçan yönetimi sırasında binlerce Katolik Rahip ne yapıyordu ? Alman Katolik Piskoposları 1939da yayımladıkları bir bildiride bu konuya açıklık kazandırır :
Bu kritik anda (II..Dünya savası) Katolik askerlerimizi Führer’e itaat ederek görevlerini yapmaya ve bireyliklerinden tümüyle feragat etmeye hazır olmaya teşvik ediyoruz.İnananları ,İlahi Takdirin bu savaşı bereketli bir başarıya doğru yönlendirmesi için hararetli dualara katılmaya teşvik ediyoruz”.
Kilisenin Faşist Lider Mussolini’ye Açık Desteği
Bu tür din-siyaset ilşkileri ,savaşı,zulümleri ve sefaleti geniş çapta körükledi.Ayrıca Din-siyaset arasındaki “yasak ilşki” ,dinin siyaset içindeki rolüyle başka milletlere de acı çekmiştir..
Örneğin Faşist İtalya’da 11 Şubat 1929da Mussolini ile Kardinal Gasparri, Vatikan kentini egemen bir devlet haline getiren Laterano antlaşmasını imzaladı.Papa XI.Pius kendisinin “İtalya’yı Tanrıya ,Tanrıyı da İtalyaya geri verdiğini” idda etti.Gerçek bu muydu ? Hemen sonra İtalya Habeşistanın barbar olduğunu idda etmiş ve istila etmiştir. Asıl barbar kimdi? Vatikan Faşist Liderin Barbarlığını kınadı mı ? Papa belirsiz şeyler söylerken Onun Piskoposları gayet açık şekilde “anavatan” İtalya’nın askeri gücünü kutsuyordu.
“Udine (İtalya) Piskoposu 19 Ekim 1935 tarihli mektubunda şöyle yazdı :’Olayın doğru ve yanlış yönleri üzerinde görüş belirtmenin bizim için ne zamanı ne de yeridir. İtalyanlar olarak,
Daha önemlisi Hristiyanlar olarak görevimiz ordularımızın başarısına katkıda bulunmaktır.(Antony Rhodes,-Vatican in the Age of the Dictators )
24 Ekimde Cremona Piskoposu çok sayıda alay sancağı kutsayarak şöyle dedi :”Tanrının bereketi İtalyan uygurlığı adına Afrika topraklarında verimli ve yeni diyarlar fethedecek ve Oradakilere Roma ve Hristiyan kültürünü götürecek olan bu askerler üzerinde olsun.” (Aynı kitap) Böylece Katolik din adamlarının kutsamasıyla Habeşistan istila edildi.
Katolik kilise ve Siyaset Düzleminde İspanya Neler Çekti ?
Bu ülkede 1936-1939 yıllarındaki iç savaşa yol açan bir neden ,demokratik yönetimin ,Katolik kilisesinin muazzam gücünü azaltmak üzere harekete geçmesiydi.Savaş sürerken Devrimci güçlerin Katolik Faşist Lideri Franco ,kendini “Kutsal Haçlıların Hristiyan Başkomutanı” olarak tanımladı fakat daha sonra bu ünvanı bıraktı.Çarpışmalarda yüzbinlerce İspanyol öldü.Bundan başka ılımlı bir tahmine göre Franconun Milliyetçi güçleri 40.000 Halk cephesi üyesini öldürürken karşı taraf da rahipler,papazlar ,rahibeler ve başka gruplardan kişiler de dahil 8.000 din adamını öldürmüştü. İç savaşın yarattığı vahşet ve trajedi ,İsanın "Kılıcını yerine koy,çünkü kılıç tutanların hepsi kılıçla öleceklerdir" sözüyle nasıl bir çelişki içindedir. Katolik kilisesinin din adamları "kılıçlarını saban demirleri yapmayı " hiç bir zaman becerememiştir (Yeş.2:4)
Katolik kilise bunları yaparak kutsallığını bozduğunu göstermiştir.
Bu yapılanlar İsa ve hrıstıyan inancından uzaktır.Sevgi dini olan hrıstıyanlık ,hrıstıyanca yaşandığında hrıstıyanlık olur. Bunların Efendimiz İsayla da bir ilgisi bulunmamakta, yozlaşmış kiliselerle alakalı bir durum olduğu açıktır.
Naziler Temmuz 1932de yapılan Alman seçimlerinde 608 sandalyeden 230 unu kazandı.Hemen sonra ,Bir Papalık şovalyesi olan eski şansolye (başbakan) Franz von Papen Nazilre yardım etmeye başladı.Tarihçilere göre Von Papen’in hayali yeni bir Kutsal Roma İmparatorluğu idi.Hitlerin 30 Ocak 1933te Almanyanın başbakanı olmasını sağladı. Kendisi başbakan yardımcısı oldu.ve Almanynın Katolik kilisesinin desteğini kazanmak üzere Hitler tarafından kullanıldı..İktidara geldikten iki ay sonra Hitler parlamentoyu feshetti,binlerce muhalif lideri toplama kamplarına gönderdi ve Yahudilere baskı uygulanması açık bir kampanya başlattı.
Vatikanın ,Nazi Almanyası ile yaptığı Konkordato Hitlerin Egemenliğine Nasıl yardım Sağladı ?
Vatikan’ın yükselen Nazizmine duyduğu ilgi 20Temmuz 1933’te Kardinal Pacelli (sonra Papa XII..Pius oldu) Romada Vatikan ile Nazi Almanyası arasında bir konkordato hazırlandığında ortaya çıktı.Hitlerin temsilcisi olarak belgeyi Von Papen imzaladı ve Kardinal Pacelli orada Papene "Yüce Haç Nişanı "verdi.”Bu konkordato Hitler için büyük bir zaferdi .Bu dış dünyada aldığı ilk moral desteği oldu ,ayrıca en yüce olduğu sanılan kaynaktan geldi.” (Satan in top Hat –Tibor Kueves) Vatikan böylece Hitlerin “totaliter devlet”ini desteklemiş oldu. Hitlerin şerefine 1933 Papa XI.Pius tarafından “kutsal Yıl” ilan edildi.
Ayrıca Papa XI.Pius 14 Mayıs 1929 da Mondragone Kolejinde yaptığı bir konferansta ,canların iyiliği söz konusuysa İblisle bile antlaşma yapabileceğini söylemiştir.
Ayrıca Papa XII. Pius da Yahudi soykırımıa ve diğer azınlıklara yapılan katliam ve zulum üzerine ses çıkarmamıştır. Peki Hitlerin dehşet saçan yönetimi sırasında binlerce Katolik Rahip ne yapıyordu ? Alman Katolik Piskoposları 1939da yayımladıkları bir bildiride bu konuya açıklık kazandırır :
Bu kritik anda (II..Dünya savası) Katolik askerlerimizi Führer’e itaat ederek görevlerini yapmaya ve bireyliklerinden tümüyle feragat etmeye hazır olmaya teşvik ediyoruz.İnananları ,İlahi Takdirin bu savaşı bereketli bir başarıya doğru yönlendirmesi için hararetli dualara katılmaya teşvik ediyoruz”.
Kilisenin Faşist Lider Mussolini’ye Açık Desteği
Bu tür din-siyaset ilşkileri ,savaşı,zulümleri ve sefaleti geniş çapta körükledi.Ayrıca Din-siyaset arasındaki “yasak ilşki” ,dinin siyaset içindeki rolüyle başka milletlere de acı çekmiştir..
Örneğin Faşist İtalya’da 11 Şubat 1929da Mussolini ile Kardinal Gasparri, Vatikan kentini egemen bir devlet haline getiren Laterano antlaşmasını imzaladı.Papa XI.Pius kendisinin “İtalya’yı Tanrıya ,Tanrıyı da İtalyaya geri verdiğini” idda etti.Gerçek bu muydu ? Hemen sonra İtalya Habeşistanın barbar olduğunu idda etmiş ve istila etmiştir. Asıl barbar kimdi? Vatikan Faşist Liderin Barbarlığını kınadı mı ? Papa belirsiz şeyler söylerken Onun Piskoposları gayet açık şekilde “anavatan” İtalya’nın askeri gücünü kutsuyordu.
“Udine (İtalya) Piskoposu 19 Ekim 1935 tarihli mektubunda şöyle yazdı :’Olayın doğru ve yanlış yönleri üzerinde görüş belirtmenin bizim için ne zamanı ne de yeridir. İtalyanlar olarak,
Daha önemlisi Hristiyanlar olarak görevimiz ordularımızın başarısına katkıda bulunmaktır.(Antony Rhodes,-Vatican in the Age of the Dictators )
24 Ekimde Cremona Piskoposu çok sayıda alay sancağı kutsayarak şöyle dedi :”Tanrının bereketi İtalyan uygurlığı adına Afrika topraklarında verimli ve yeni diyarlar fethedecek ve Oradakilere Roma ve Hristiyan kültürünü götürecek olan bu askerler üzerinde olsun.” (Aynı kitap) Böylece Katolik din adamlarının kutsamasıyla Habeşistan istila edildi.
Katolik kilise ve Siyaset Düzleminde İspanya Neler Çekti ?
Bu ülkede 1936-1939 yıllarındaki iç savaşa yol açan bir neden ,demokratik yönetimin ,Katolik kilisesinin muazzam gücünü azaltmak üzere harekete geçmesiydi.Savaş sürerken Devrimci güçlerin Katolik Faşist Lideri Franco ,kendini “Kutsal Haçlıların Hristiyan Başkomutanı” olarak tanımladı fakat daha sonra bu ünvanı bıraktı.Çarpışmalarda yüzbinlerce İspanyol öldü.Bundan başka ılımlı bir tahmine göre Franconun Milliyetçi güçleri 40.000 Halk cephesi üyesini öldürürken karşı taraf da rahipler,papazlar ,rahibeler ve başka gruplardan kişiler de dahil 8.000 din adamını öldürmüştü. İç savaşın yarattığı vahşet ve trajedi ,İsanın "Kılıcını yerine koy,çünkü kılıç tutanların hepsi kılıçla öleceklerdir" sözüyle nasıl bir çelişki içindedir. Katolik kilisesinin din adamları "kılıçlarını saban demirleri yapmayı " hiç bir zaman becerememiştir (Yeş.2:4)
Katolik kilise bunları yaparak kutsallığını bozduğunu göstermiştir.
Bu yapılanlar İsa ve hrıstıyan inancından uzaktır.Sevgi dini olan hrıstıyanlık ,hrıstıyanca yaşandığında hrıstıyanlık olur. Bunların Efendimiz İsayla da bir ilgisi bulunmamakta, yozlaşmış kiliselerle alakalı bir durum olduğu açıktır.