PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yehovanın Şahitleri Kan Konusunda Haklıdır


hur-kus
05-04-2010, 15:04
İtalyan Sağlık Bakanlığına göre,
ülkedeki hastanelerde yılda aşağı yukarı 150.000 litre kan kullanılmaktadır.

İtalya’nın Ascoli Piceno bölgesindeki Ripatransone hastanesinin baş operatörü olan Dr.*Cesare Buresta bu konuda şöyle dedi:

“Kan vermek isteyeni bulmak giderek zorlaşıyor;
hastanelerin etrafında, insan kanıyla ilgili pis, hatta çirkin bir ticaret vardır; buna ek olarak da hepatit ve Rh faktörü yüzünden imünolojik uyuşmazlık tehlikeleri vardır.”

Dr.*Buresta şunu da ekledi:

“İlginç olan şey . . . . Yehova’nın Şahitlerinin, sözde bir Mukaddes Kitap yasağı yüzünden başkalarının kanını istememeleridir; başka sözlerle onlar kan nakline karşıdırlar.”

Bununla beraber, Dr.*Buresta ve operatör ekibi, üç olayda suni kanı olumlu sonuçlarla kullandıktan sonra şu sonuca vardı:

“Şimdi bilimin, [Şahitlerin] haklı olduklarını söylediği görülüyor.”

Yehova’nın Şahitleri,
sadece Mukaddes Kitabın “kandan . . . . çekinin” emrine uyarlar. (Resullerin İşleri 15:29)

Mukaddes Kitabın bu konudaki kesin talimatını uygulamaya istekli oluşları, sağlığa tehlikeli olan bazı etkenlerden onları korumaktır.

Aslında ilgilendikleri tek şey, Tanrı’yı memnun etmektir; onlar Süleymanın Meselleri 3:5,*6’daki uyarıya kulak verirler:

“Bütün yüreğinle Yehova’ya (YD) güven, ve kendi anlayışına dayanma; bütün yollarında onu tanı, o da senin yollarını doğrultur.”

Natan
05-04-2010, 15:51
Zamanında okullarda çocuklara "aşı yapılmasına" karşı çıkıyordunuz ,Bunun günah olduğunu söyleyerek ! AŞI YAPILMASI ;''Ebedi Tanrısal Antlaşmanın çiğnenmesi "demekti!! (Golden Age, 4 février 1931).

Zamanında "organ nakline "karşı çıkıyordunuz ,bunu "insan eti yemek " olarak algılayıp günah olduğunu söylüyodunuz.(15 Ağustos 1968 sayılı T. Kulesi )

Zamanında "mikroplar hastalıklara neden olmaz ama hastalıklar mikropların oluşmasına neden olur" diyordunuz ,50 sene boyunca Pastör'ün düşüncelerine karşı savaşmıştınız.


Yehova’nın Şahitleri,
sadece Mukaddes Kitabın “kandan . . . . çekinin” emrine uyarlar. (Resullerin İşleri 15:29)


Yada başka ayetlerde denildiği gibi "KAN YEMEYECEKSİN" emri gibi .

Şunu anlayın ki ; Kan naklinin bir beslenme olmayıp bir sıvı organ nakli olduğu tüm tıp tarafından kabul edilmektedir .

http://webimages.stephen-wright.net/fetus.jpg

Bundan başka kan naklinin Tanrı'nın yasasını bozmakla alakalı olmadığını bir bebeğin anne karnındaki oluşumunda da açıkça görmekteyiz. Bebek anne karnındayken hemen hemen annesinin kan içerikli bütün sıvılarını bedenine alır. Bebek annesi tarafından beslenir ve gelişir. Eğer kan nakli yanlış ve Tanrısal yasayı çiğnemek idiyse nasıl olurda bizzat Yaratıcımız Tanrı bir annenin bebeğine hemen hemen tüm kan içerikli sıvıların nakliyle bebeğin anne karnında gelişmesine müsade edebilir? Kan nakli gerçekten Tanrıca yasaklanmış bir olguysa nasıl oluyor da bizzat Tanrı anneden bebeğe kan içerikli sıvıların geçmesine müsade eder? Acaba Tanrı kendi koyduğu yasağı kendisi mi çiğniyor? Hayır! Bu tıbbi gerçek Tanrı'nın kan nakline hiç de karşı olmadığını açıkça göstermektedir.

Neymiş virüs geçermiş,sakın almamalıymışız. Bakın benim anne annem kanser hastası. Kendisine Kan verilmeseydi PİSİPİSİNE ÖLÜRDÜ !!


Yine benm annem doğumda çok kan kaybetmiş, kendisine kan verilmiş, verilmeseydi, annem de pisipisine ölecekti ..


Farzet ki bi çocuğuNUZ var.Reşit değil. Kaza geçirdi ve acilen kan verilmesi grektiği aksi taktirde öleceği söylendi doktorlar tarafındaN.Kansız tedavi diye bir olanak yok. Acilen var olan kan ünitesini vermeleri gerekiyor. Çocuk kurtulacakmış. NE YAPARDINIZ ???????


Önce bu soruyu cevaplar mısınız ?AÇIKÇA -DÜRÜSTÇE BU SORUYA CEVAP VERİR MİSİNİZ ?

ALKA
05-04-2010, 16:07
Yehova Sahitleri artik sevinebilirler. Kan ve organ nakli artik baska insanlardan olmayacak. Organlar ve kan gerektiginde insanin kendi kök hücrelerinden olusturalacak, yani kani kendi kan kök hücrelerinden, organi da kendi organ kök hücrelerinden yapilacak. Bu metoda da artik karsi cikarlarsa, günah bulurlarsa Yehova Sahitlerinin bagnaz ve aklindan zoru olduklarini düsünecegim.

Yetiskin bir insanin digerlerinden kan veya organ bagisini red edip ölümü secmesi kendi bilecegi bir is ve normal karsilanabilir, ama eger bu kendi kararlarini kendisi veremeyen bir cocuksa onun yerine bu karari verip ölüme terk etmek Yehova Sahitleri dinine sigsa bile insanliga sigmaz.

Natan
05-04-2010, 16:18
Yanlış anlaşılmasın yukarıya koyduğu resim kendliğinden değişti . Şöyle bir resim koymuştum .

http://itsmypulp.files.wordpress.com/2009/07/fetus.jpg

Bundan başka kan naklinin Tanrı'nın yasasını bozmakla alakalı olmadığını bir bebeğin anne karnındaki oluşumunda da açıkça görmekteyiz. Bebek anne karnındayken hemen hemen annesinin kan içerikli bütün sıvılarını bedenine alır. Bebek annesi tarafından beslenir ve gelişir. Eğer kan nakli yanlış ve Tanrısal yasayı çiğnemek idiyse nasıl olurda bizzat Yaratıcımız Tanrı bir annenin bebeğine hemen hemen tüm kan içerikli sıvıların nakliyle bebeğin anne karnında gelişmesine müsade edebilir? Kan nakli gerçekten Tanrıca yasaklanmış bir olguysa nasıl oluyor da bizzat Tanrı anneden bebeğe kan içerikli sıvıların geçmesine müsade eder? Acaba Tanrı kendi koyduğu yasağı kendisi mi çiğniyor? Hayır! Bu tıbbi gerçek Tanrı'nın kan nakline hiç de karşı olmadığını açıkça göstermektedir.

Neymiş virüs geçermiş,sakın almamalıymışız. Bakın benim anne annem kanser hastası. Kendisine Kan verilmeseydi PİSİPİSİNE ÖLÜRDÜ !!


Yine benm annem doğumda çok kan kaybetmiş, kendisine kan verilmiş, verilmeseydi, annem de pisipisine ölecekti ..


Farzet ki bi çocuğuNUZ var.Reşit değil. Kaza geçirdi ve acilen kan verilmesi grektiği aksi taktirde öleceği söylendi doktorlar tarafındaN.Kansız tedavi diye bir olanak yok. Acilen var olan kan ünitesini vermeleri gerekiyor. Çocuk kurtulacakmış. NE YAPARDINIZ ???????


Önce bu soruyu cevaplar mısınız ?AÇIKÇA -DÜRÜSTÇE BU SORUYA CEVAP VERİR MİSİNİZ ?

hur-kus
05-04-2010, 16:57
[QUOTE=Natan;298154]

Bundan başka kan naklinin Tanrı'nın yasasını bozmakla alakalı olmadığını bir bebeğin anne karnındaki oluşumunda da açıkça görmekteyiz. Bebek anne karnındayken hemen hemen annesinin kan içerikli bütün sıvılarını bedenine alır. Bebek annesi tarafından beslenir ve gelişir. Eğer kan nakli yanlış ve Tanrısal yasayı çiğnemek idiyse nasıl olurda bizzat Yaratıcımız Tanrı bir annenin bebeğine hemen hemen tüm kan içerikli sıvıların nakliyle bebeğin anne karnında gelişmesine müsade edebilir? Kan nakli gerçekten Tanrıca yasaklanmış bir olguysa nasıl oluyor da bizzat Tanrı anneden bebeğe kan içerikli sıvıların geçmesine müsade eder? Acaba Tanrı kendi koyduğu yasağı kendisi mi çiğniyor? Hayır! Bu tıbbi gerçek Tanrı'nın kan nakline hiç de karşı olmadığını açıkça göstermektedir.

Sayın Natan, bu konudaki bilginizin eksik olduğunu düşünüyorum.

Plazma proteinlerinin (kısımlarının) hamile kadının kanından, ayrı bir kan sistemi olan cenine (fetüse) geçtiği doğrudur. Böylece bir anne immünoglobülinleri çocuğuna geçirerek, ona yararlı bir bağışıklık sağlar.

Ceninin alyuvarları annesininkinden ayrı olarak normal yaşam sürelerini tamamlarken, oksijen taşıyan kısım işlemden geçer. Bir kısmı bilirübine dönüşür; bilirübin plasentayı aşıp anneye geçer ve annenin dışkısıyla atılır.

Bu doğal ortamda kanın küçük kısımları bir başka kişiye geçebildiğinden, İsa’nın bazı takipçileri plazma veya kan hücrelerinden elde edilmiş kanın küçük kısımlarını kabul edebileceğine karar veriyor.

Çocuklarımız konusuna gelince,

Kan nakli hakkındaki yasal davalar genellikle çocuklarla ilgili olarak açılmaktadır. Sevgi dolu ana babalar, çocuklarına kan verilmeden müdahalede bulunulmasını saygılı şekilde rica ettiklerinde, bazı tıp personeli kan nakli yapabilmek için yasal destek arama yoluna gitmektedir.

İsa’nın takipçileri, çocuklara kötü muamele yapılmasını veya ihmal edilmelerini önleyici yasal tedbirlerle hemfikirdirler.

Bazı ana babaların çocuğa gaddarca davrandığı ya da onu her türlü tıbbi tedaviden yoksun bıraktığı davalar hakkında siz de bir şeyler okumuş veya duymuş olabilirsiniz.
Gerçekten çok feci bir durum!

Elbetteki devlet, ihmal edilen bir çocuğu korumak için müdahale edebilir ve etmelidir. Diğer yandan, çocuğuna sevgi dolu özen gösteren bir ana babanın çocuğu için yüksek kaliteli, kan verilmeyecek bir tıbbi tedavi istemesinin diğerinden ne kadar farklı bir tutum olduğunu anlamak pek zor olmasa gerek.

Kan nakli ile ilgili davalar, genellikle hastaneye yatmış olan çocuklar üzerinde odaklanıyor.
Öyleyse, acaba bu çocuklar hastaneye nasıl ve neden geldiler?

Hemen her zaman, kaliteli bir tedavi görmelerini isteyen ana babaları onları oraya getirdi.

Tıpkı İsa’nın çocuklarla ilgilendiği gibi, İsa’yı izleyen ana babalar da çocuklarına özen gösterirler. Mukaddes Kitap, ‛kendi çocuklarını bağrına basan bir anneden’ söz eder. Yehova’nın Şahitleri çocukları için böylesine derin bir sevgi besler (1.*Selanikliler 2:7; Matta 7:11; 19:13-15).

Doğal olarak tüm ana babalar çocuklarının güvenliğini ve hayatını etkileyen kararlar verirler:

Acaba evin ısıtılması için doğal gaz mı yoksa katı yakıt mı kullanalım?

Çocuğu uzun mesafeli yolculuğa çıkarsak mı çıkarmasak mı?

Acaba yüzmeye gönderelim mi?

Bu gibi meseleler belirli bir risk taşır, hatta bir ölüm-kalım meselesi bile olabilir. Ama toplum ana babaları sağgörülü, ihtiyatlı kişiler olarak kabul etmektedir; bu nedenle ana babalar, çocuklarını etkileyen hemen hemen bütün kararları vermekte tek söz sahibi kılınmışlardır.

1979’da Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi açıkça şu beyanda bulundu:
“Kanunda yer alan aile kavramı, olgunluk, tecrübe ve hayattaki zor kararları verebilmek için gereken muhakeme yeteneği açısından çocuklarda ne eksikse, ana babada bulunduğu zannına dayanmaktadır . . . . Sırf bir ana babanın [tıbbi bir mesele hakkındaki] kararı bazı riskler taşıyor diye, bu kararı verme yetkisi otomatikman ana babanın elinden çıkıp, bir devlet merciine veya görevlisine devrolunamaz” (Parham v.*J.R.).

Aynı yıl New York Temyiz Mahkemesi, şu karara vardı:

“Bir çocuğun yeterli bir tıbbi tedaviden mahrum bırakılıp bırakılmadığını tayin edecek en belirgin etken, . . . . ana babanın, mevcut olan tüm şartlar çerçevesinde çocukları için makbul ölçüde bir tıbbi tedaviyi sağlamış olup olmadığıdır. Bu soruşturma, ana babanın ‛doğru’ mu yoksa ‛yanlış’ mı karar verdiği biçiminde şekillendirilemez; zira tıp alanındaki uygulamaların bugünkü durumu, dev ilerlemelere rağmen, bu gibi kesin sonuçlar çıkarmaya pek nadiren elvermektedir. Kaldı ki, bir mahkeme, hiçbir ana babanın vekilliği rolünü üstlenemez” (In re Hofbauer).

Ana babanın, bademcik ameliyatı ile antibiyotik tedavisi arasında seçim yaptığı durumları hatırlayalım.

Her iki tedavi şeklinin de kendine göre riskleri var. Sevgi dolu ana babalar, her yöntemin risklerini, yararlarını ve diğer etkenleri tartıp karar verme sorumluluğu altındadırlar.
Dr.*Jon Samuels (Anesthesiology News, Ekim 1989) bu bağlamda Guides to the judge in Medical Orders Affecting Children isimli yayının yeniden gözden geçirilmesini tavsiye ederek, bir bölümünün de aşağıdaki gibi değiştirilmesini önerdi:
“Mevcut tıp bilgisi, doktorun, hastasının yaşayıp yaşamayacağını makul ölçüde bir doğrulukla tahmin etmesini sağlayacak düzeye henüz ulaşmamıştır . . . . Şayet yöntemler arasında bir tercih söz konusu ise; örneğin, doktor, başarıya ulaşma şansı yüzde 80 olan bir yöntemi tavsiye etmişse, ama ana baba bunu tasvip etmiyorsa, öte yandan ana babanın sadece yüzde 40 başarıya ulaşma şansı olan başka bir yönteme bir itirazları yoksa; doktor, tıbbi açıdan daha riskli olan fakat ana babanın itiraz etmediği yolu seçmelidir.”

Kanın tıbbi kullanımında şimdiye kadar çok sayıda öldürücü tehlike ortaya çıktığına ve kan yerine geçebilecek etkili ve güvenilir seçenekler olduğuna göre, kandan kaçınmak aslında riski daha az olan yöntem sayılmamalı mıdır?


Doğal olarak, çocuklarının ameliyat edilmesi gereken İsa’nın takipçileri pek çok etkeni göz önünde bulundururlar. Kan kullanılsın veya kullanılmasın, her ameliyatın kendine göre bir riski vardır.

Hangi cerrah garanti verebilir ki?

Ana babalar, bazı maharetli doktorların Yehova’nın Şahitlerinin çocukları üzerinde başarılı kansız ameliyatlar yapmış olduğunu işitmiş olabilirler. Öyleyse, bir hekim veya hastane yetkilisinin kendine göre özel bir tercihi olsa bile, gerginlik yaratıp boş yere zaman kaybettiren yasal bir mücadeleye girişmektense, sevgi dolu ana babalarla işbirliği içinde çalışmak daha makul ve mantıklı bir davranış tarzı değil mi?
Yoksa ana babalar, çocuklarını bu tür vakalarda tecrübe kazanmış ve böyle hastaları kabul etmeye hazır personeli olan bir başka hastaneye nakledebilirler.

Aslında, kansız tedavi, herhalde daha kaliteli bir tedavi olacaktır; zira daha önce de belirttiğimiz gibi, ailenin “tıbbi ve tıbbi olmayan uygun hedeflere ulaşmasına” yardım edebilmektedir.

Şimdi ben size sormak isterim,

Kan ile ilgili testlerin % 100 doğru sonuç veremediği, kuluçkada olan virüslerin yıllar sonra ortaya çıkabileceğini,

bunun yanı sıra kan transfüzyonuna bir çok alternatif olduğunu bilen bir baba olarak sadece doktor istiyor diye çocuğunuzun hayatını riske atar mıydınız?

Bakınız tıp otoriteleri kanın kullanımı hakkında neler yazıyor:


Kan Nakli Gerçekten Gerekli mi?

Brooklyn’deki (New York) Long Island College Hastanesi’nin Üroloji Kliniği şefi olan Dr.*Ciril Godec’in bir gazetedeki makalesinde yukarıdaki soru yer alıyordu.

Şöyle yazmıştı:

“ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin belirlediği güvenilirlik kriterlerini karşılamayacağından, bugün kan için ilaç ruhsatı talep edilseydi, muhtemelen verilmezdi....Kan vücudun bir organıdır ve kan nakli de organ naklinden başka bir şey değildir.”

Dr.*Godec şunları da söyledi:

“Organ nakli hastalara sunulan en son tedavi seçeneğidir. Ciddi yan etkilerinin bulunma ihtimali nedeniyle, hastalar organ nakli yapılmadan önce olası tüm alternatif tedaviler hakkında tam olarak bilgilendirilir.”

Kan nakline ilişkin sözlerini şöyle bitirdi: “Yararı öyle şüphelidir ki, birçok cerrah sadece tıbbi değil, yasal nedenlerden dolayı da ‘nakilden kaçınma’ görüşünü benimsedi.”

Kan nakillerinde en büyük sorun, binlerce kişinin AIDS de dahil ölümcül hastalıklara yakalanmış olmasıdır.

Birçok yerde, kanda virüs tarama yöntemlerinde gelişmeler olduğu halde, Dr.*Godec şuna dikkat çekti:

“Hastalık bulaşmış olan ve henüz tarama testleriyle tespit edilebilecek düzeyde antikorları olmayan bireylerin bağışladığı kanlar, potansiyel bir tehlikedir.”

Dr.*Godec makalesini bitirirken, dikkati başlıktaki soruya çekti:

“Doktorlar ve cerrahlar oksijenin dağıtımının fizyolojisini daha iyi anladıkça ve hemoglobin düzeyinin eskiden sanıldığı kadar yüksek olması gerekmediğinin farkına vardıkça, kan nakline alternatif tedaviler bulmak onlar için hemen her zaman mümkün olur.

Bir yıl gibi yakın bir zaman önce, kalp ve karaciğer nakli gibi dikkat gerektiren ameliyatlarda çok fazla kan kaybı olduğundan, daima çok büyük miktarda kanın yerine konulması gerektiğine inanılıyordu.

Şimdi her iki işlem de kan nakli olmadan yapılmaktadır.

Muhtemelen, çok yakın bir gelecekte kan nakli tamamen ortadan kaldırılacaktır. .*.*.*.

Kan nakli sadece pahalı ve tehlikeli değildir; hastaların hak ettiği en yüksek bakım kalitesini de gerçekten sağlamaz.”


Gördüğünüz gibi, tıp otoriteleri de doğruyu bulmaya başladı...

Yehova Tanrı "en büyük doktor" boşuna demiyor: "Kandan Uzak Durun" diye..

Onun bir bildiği mutlaka var, lütfen doktordan daha fazla doktor olmayalım.. :)

Saygılar

hur-kus
05-04-2010, 17:29
Kan Testleriyle İlgili Sorunlar

Associated Press’in bir haberine göre,

“Dünyadaki ülkelerin yarısından fazlasında, bağışlanan kanlarda tüm testlerin yapılmaması, AIDS ve başka hastalıkların yayılma riskini artırıyor.”

Dünya Sağlık Örgütü’nden elde edilen bilgilere dayanan bu haber,

“AIDS virüsü taşıyan kişilerin yüzde 5 ila 10’una bu virüsün kan nakli yoluyla bulaştığının tahmin edildiğini” de iddia ediyor.

Ancak AIDS, bu yolla bulaşan hastalıklardan sadece bir tanesidir.

Her yıl 8 ila 16 milyon hepatit B enfeksiyonu ve 2 ila 4 milyon hepatit C enfeksiyonu, kan nakli ve güvenilir olmayan enjeksiyonlar yoluyla yayılıyor.

Bağışlanan kanlara yeterince test yapılamamasının bir nedeni, testlerin pahalı oluşudur.

Bir ünite kanda, enfeksiyona yol açan bu etkenlerin kontrolünün maliyeti 40 ila 50 dolardır. Habere göre, buna rağmen, bu testler “her zaman güvenilir değildir, özellikle de yeterince eğitim almamış personel tarafından veya yetersiz donanımla yapıldığında.”

Dr. James L.*Fletcher, Jr., şu yorumda bulundu:

“Profesyonel gururun sağlıklı tıbbi muhakemenin yerini alması korkarım nadir rastlanan bir durum değildir. ‛Bugünün en iyisi’ olarak kabul edilen tedaviler, yarın olunca ya değiştiriliyor ya da terk ediliyor.

Acaba hangisi daha tehlikeli?

‛Dindar bir ana baba’ mı? Yoksa kendi yapacağı tedavinin mutlak hayati olduğuna kendini inandırmış gururlu bir hekim mi?” (“Pediatrics,” Ekim 1988).

Natan
05-04-2010, 17:40
Yazdığım şeylere cevp vermiyorsunuz.

Önce şunun cevabını verin lütfen ;

"Farzedin ki bi çocuğuNUZ var.Reşit değil. Kaza geçirdi ve acilen kan verilmesi grektiği aksi taktirde öleceği söylendi doktorlar tarafındaN.Kansız tedavi diye bir olanak yok. Acilen var olan kan ünitesini vermeleri gerekiyor. Çocuk kurtulacakmış. NE YAPARDINIZ ???????"

Doktor kan nakli yapılmasını öneriyor, Acil kan gerekiyor diyor!
Çocuk ölecek yoksa. Siz çocuğunuzun adına karar alıp yaşayıp yaşayamayacağına -yaşam hakkına -karar veriyorsunuz.

Kansız tedavi diye bir olanak yok, doktor kan nakline karar veriyor !
Çocuğa kan verilmesine İZİN VERİR MİSİNİZ ??????



Benzer bir durum İstanbulda gördüm. Kadın Yehova Şahidi. Kan verilmesi gerekiyodu. Kadın İTİRAZ ETTİ -GÜNAH -dedi .Kocası şahit değildi ,karısına "günahı benm boynuma ,yeterki kabul et" dedi. Ancak kadın İTİRAZ ETMEYE devam etti. NE OLDU biliyo musun ?

KADIN ÖLDÜ !

Belki sen de biliyosundur benzer olayları.

kanın küçük kısımları diyorsun . Yapısı kan değil mi sonuçta, onu da kabul etme !

Plazma proteinlerinin (kısımlarının) hamile kadının kanından, ayrı bir kan sistemi olan cenine (fetüse) geçtiği doğrudur. Böylece bir anne immünoglobülinleri çocuğuna geçirerek, ona yararlı bir bağışıklık sağlar.


Anneden cenine kan ve benzeri sıvılar geçer. Geçmez diyosanız o sizi bağlar, Demogojiye girmeyin lütfen.

http://www.ajwrb.org/images/dak100x137.jpg

Okumak için http://www.ajwrb.org/experiences/mary.shtml (http://www.ajwrb.org/experiences/mary.shtml)
http://www.ajwrb.org/images/slenae1.jpg

Bu cocuklar Ölmedi mi? öldü ! KAN VERİLMEDİĞİ İÇİN. kanın tehlikelerinden bahsetmeyin, sanki "kan nakli yaparsanız ölürsünüz, " tarzında bi düşünceye sığınmayınız.

hur-kus
05-04-2010, 18:18
[QUOTE=Natan;298180]Yazdığım şeylere cevp vermiyorsunuz.

Önce şunun cevabını verin lütfen ;

"Farzedin ki bi çocuğuNUZ var.Reşit değil. Kaza geçirdi ve acilen kan verilmesi grektiği aksi taktirde öleceği söylendi doktorlar tarafındaN.Kansız tedavi diye bir olanak yok. Acilen var olan kan ünitesini vermeleri gerekiyor. Çocuk kurtulacakmış. NE YAPARDINIZ ???????"




Sayın Natan,

Her sorunuza cevap vermek zorunda değilim.

Benim çocuğumdan size ne? Ben burada doğru olduğuna inandığım şeyleri yazıyorum. Siz ister inanın ister inanmayın bana ne....

Kişiler olay anında ne yapacaklarını o zaman gösterirler...

Burada durup durup ölmüş olduğunu söylediğiniz çocukların resmini yayınlayıp duygu sömürüsü yapmak ayıp olmuyor mu?

Siz o çocukları tanıyor musunuz? HAYIR!

Gerçekten neden öldüklerini biliyor musunuz ? HAYIR!

Bize muhalif olan grupların sitesinden kopyala yapıştır yapmadan önce biraz düşünün....

O "tanıyorum, kan almadığı için öldü" dediğiniz bayan kardeşimiz için söyledikleriniz de yanlış... (Yalan demem gerekiyor aslında.....Neyse)

Çünkü ben onu sizden daha iyi tanıyorum.. Kardeşimiz çok amansız bir KAN KANSERİNE yakalanmıştı ve KAN ALSAYDI BİLE ÖLECEKTİ.....

Ne oldu şimdi, "kan almadığı için öldü" lafını kullanmanız insanları yanlış etkilemeniz çok ayıp..

Şunu da bilmenizi isterim ki,

İnsanlar kan nakli yüzünden de ölebilir, kan naklini kabul etmediğinden öldüğü de söylenebilir...Başka nedenden de ölebilir...

Gerçek şu ki, YŞ lerinden kan naklini red ettiğinden dolayı öldüğü söylenen kişiler, aslında genelikle transfüzyon kabul etmiş olsalardı bile zaten ölümcül bir hastalığa yakalanmış olan kişilerdir. Bunların da sayısı çok azdır.

Bu konudaki inancımız nedeniyle tüm dünyada "kansız alternatif tedaviler" kullanılmaya başlandı...

Varsa sizin çocuğunuz da bundan istifade edebilir...Siz veya başka bir yakınınız.... O zaman inşallah bizi daha iyi anarsınız.

Saygılarımla

Natan
05-04-2010, 18:59
[QUOTE=Natan;298180]Yazdığım şeylere cevp vermiyorsunuz.

Önce şunun cevabını verin lütfen ;

"Farzedin ki bi çocuğuNUZ var.Reşit değil. Kaza geçirdi ve acilen kan verilmesi grektiği aksi taktirde öleceği söylendi doktorlar tarafındaN.Kansız tedavi diye bir olanak yok. Acilen var olan kan ünitesini vermeleri gerekiyor. Çocuk kurtulacakmış. NE YAPARDINIZ ???????"




Sayın Natan,

Her sorunuza cevap vermek zorunda değilim.

Benim çocuğumdan size ne? Ben burada doğru olduğuna inandığım şeyleri yazıyorum. Siz ister inanın ister inanmayın bana ne....

Kişiler olay anında ne yapacaklarını o zaman gösterirler...

Burada durup durup ölmüş olduğunu söylediğiniz çocukların resmini yayınlayıp duygu sömürüsü yapmak ayıp olmuyor mu?

Siz o çocukları tanıyor musunuz? HAYIR!

Gerçekten neden öldüklerini biliyor musunuz ? HAYIR!

Bize muhalif olan grupların sitesinden kopyala yapıştır yapmadan önce biraz düşünün....

O "tanıyorum, kan almadığı için öldü" dediğiniz bayan kardeşimiz için söyledikleriniz de yanlış... (Yalan demem gerekiyor aslında.....Neyse)

Çünkü ben onu sizden daha iyi tanıyorum.. Kardeşimiz çok amansız bir KAN KANSERİNE yakalanmıştı ve KAN ALSAYDI BİLE ÖLECEKTİ.....


Saygılarımla

Çarpıtmalara gitmeyiniz. Tanıdığınızı söyleiğiniz bayanı ben de tanıyorum. O sıralar haberini almıştım yakaşık ( yılı hatırlamıyorum ama) 4 yada 5 yıl oluyor. Kendisi kanserdi. Ancak düzelebirdi. tekrar temiz kan vermek istiyolardı. Doktorlar kendileri söyledi yaşayabileceğini ! Siz neyden bahsediyorsunuz. (tedavi şeklini şuan hatırlamıyorum tam olarak epey geçti çünkü ) ancak doktorlar kocasıa söyemiş,ikna etmelerini istemişti.

O "tanıyorum, kan almadığı için öldü" dediğiniz bayan kardeşimiz için söyledikleriniz de yanlış... (Yalan demem gerekiyor aslında.....Neyse)

Olay gerçek olmasaydı,ben kafamdan uydursaydım bu yalan olurdu. Ancak doğrudur.


O çocuklar ,sizin daha doğrusu ABD deki merkez büronuzdaki bir avuç insanın doktrinleri yüzünden ÖLDÜLER. İnsan canı bu kadar UCUZ mu ! ?

Elbette ki çocukları resmen tanımıyorum . Yanına mı gittiğimi söyledim de "tanımıyosunuz o çocukları" diyorsunuz. Abes kaçtı. Y.ŞahiDİ Annesi anlatıyor herşeyi . Okumak yeterli.

Duygu sömürüsü yok, ortada ÖLEN ÇOCUKLAR var ! Bu gerçekliği sizin ithamlarınızla örtmeye çalımanız manasız,luzumsuz!

Soruma gelince ; doğrudur özel bi konu ve cevap vermek istemeybilirsiniz.
Ancak bu durumda YEHOVA ŞAHİTLEİ ŞÖYLE DAVRANIR :


ÇOCUĞUMA KAN NAKLİ YAPMAYIN , BU KUTSAL KİTABA AYKIRIDIR,

ÇOCUĞUM ÖLSE DE CENNET YERYÜZÜNDE YAŞAYACAKTIR , KARIŞMAYIN !!

sizin bu cümleleri yazacak cesaretiniz mağlesef yok.
İnsan hayatının ucuz olmadığını ana-babalar da biliyor elbette ama İNANÇları için yapıyorlar bunu. Çünkü siz yazmıyorsunuz ama Yehova şahitlerini inancında " KAN NAKLİ GÜNAHTIR!" hem de " ÖLÜMCÜL -AĞIR-GÜNAH" !,cennet yeryüzünü kaybetmektir, Yehovaya (TANRI) karşı gelmektir!

HADİ SÖYLEYİN ,BU BİLGİ DOĞRU U YANLIŞ MI ?????

Kanser hastası bi akrabam var. Dedavi görüyor. Tekrar amelyat olması lazım. KAN VERİLECEK. Bu günah değildir ! Aksine bu tedaviyi engellemek "GÜNAH"tır !

Natan
05-04-2010, 19:25
Üstelik sizin bir dediğiniz diğerini tutmuyor. Bir yıl kanın bazı kısımları için ,evet alınabilir diyorsunuz daha sonra şu kısımlar kullaılamaz diyorsunuz.

http://www.sixscreensofthewatchtower.com/images/bloodchart.GIF

Bakın 1945 yılında bir problem yok. Evet alınabilir denmiş,
1945 den 1982 ye kadar olan zaman zarfında "alınabilir "denilen kısımlar " HAYIR ALINAMAZ" deniyor.bazı kısımlar kabul ediliyor, bazıları reddediliyor,yıllar sonra görüş değişiyor .

ya ileride de değişirse ?

olan yine Y.Ş.nin muritlerine oluyor.

hur-kus
06-04-2010, 00:39
Sayın Natan,

Daniel kitabı 12:4 ayeti derki:

"Sana gelince ey Daniel, son vakte kadar bu sözleri sakla ve kitabı mühürle.
Birçokları araştıracak ve gerçek bilgi çoğalacak.”

Daniel, peygamber olmasına rağmen bazı şeyleri anlamadı...

Bir çok konuda olduğu gibi, tıbbın imkanları ile de bilgi çoğaldıkça elbette bazı şeyler değişmelidir.

Bir zamanlar kanın küçük kısımları hakkında bilgi yoktu, ama şimdi bu konudaki bilgi çoğalmaktadır.

Anlayacağınız bağnaz olmaya gerek yok.

Yehova'nın Şahitleri bir zamanlar haç kulllanıyordu. zamanla bilgi çoğaldıkça bunun pagan kökenli olduğu anlaşıldı ve vaz geçildi...

Bu konudaki değişim tenkit edilecek bir şey değil, övülmesi gereken bir durumdur ve cesaret ister.

Durum tıpkı Özdeyişler 4:18 ayetindeki gibi gerçekleşmektedir:


"Doğruların yolu ise gün ışığına benzer; tan ışığı gibi gitgide parlayıp tam aydınlığa erişir."

Siz değişimden değil, asıl tutuculuk ve bağnazlıktan korkun.

Saygılar.

Natan
06-04-2010, 03:04
Size karşı dayatma gibi bi uslubum olduysa özür dilerim.Amacım bu değil.

Yanlışlıklar fark edildiğinde elbette gerekli adımlar atılmalı. Aşı olmak,organ nakli Günah olarak görülürken (yıllarca bu hakikat bilgisi olarak aktarıldı) ,sonradan -yıllar sonra-hata yapıldığı söylendi. kan nakli için de vazgeçilemez mi? Diğerleri için de şahitler kesin -iddalı sözler söylüyorlardı. Ama vazgeçtiler zamanla. Belki bu da değişir.
neyse..

Hem şahitler kendilerini peygamber olarak görmüyor,yanılabileceğini kabul ediyor hem de başka yazılarında "kendiliğinden yazmadıklarını,Tanrının yönlendirmesiyle hareket ettiklerini" bildiriyorlar.Göstereyim ;

"İlham edilen bu kişiler, şahsî akıllarının yönlendirmesine göre yazmıyorlardı, ama işleri Tanrı tarafından ilham edilmişti. İlham edilmek sözünden ne anlaşılmalıdır? Bu sade bir şekilde, göğün ve yerin Yaratıcısı Tanrı'nın bu kişileri ruhu aracılığıyla harekete getirmesi... ruhta onların içine açıklamalar yerleştirmesi... öyle ki bunlar yazıyla... insanlığa yöneltilen sözü veya mesajı olsun... " (Une Bonne nouvelle qui vous rendra heureux, sayfa 14).

Bakın sizin teşkilatınızın bir yayınından ;

"O, (Russell) kitaplarının yazılışının asla kendisinden olmadığını, ama hepsinin kutsal ruhun aydınlatması yoluyla Tanrı' dan gelmiş olduğunu söylüyordu." (Myster Accompli, sf. 528).

Yehova şahitliği akımını kuran ilk başka Russel beyefendi ,kendiinden söylemiyormuş, direkt tanrı tarafından !!!

O dönemde haç kullanıyordu şahitler, Russell madem tanrı tarafından yazıyor, neden putperest olduğunu söylemiyor?

Durum tıpkı Özdeyişler 4:18 ayetindeki gibi gerçekleşmektedir:Doğruların yolu ise gün ışığına benzer; tan ışığı gibi gitgide parlayıp tam aydınlığa erişir." --HÜR KUŞ

Sizin bahsettiğiniz ayette güneş tam çıkıncaya kadar giderek arar . Ama şahitlerde durum böyle değildi ki , NASIL mI ? Bir örnek ;

Sodom ve Gomorranın geleceğiyle ilgili görüşler nasıl değişti ?

Russell ve Rutherford (dönemin yönetim kurulu ) Tanrısal yönlendirme atında bulunduğu iddası var. uzun bir süre bu şehirlerde oturan kişilerin, kurtuluş için tam uygun bir fırsata sahip olmadıklarından, onlar için bir kurtuluş ümidinin mevcut olduğunu bildirdiler (K. K. E. cilt 1, sayfa 110).

Yani kurtuluş fırsatı VAR !.

1954 yılında ise YŞT bu görüş tarzını tam olarak reddedip, Sodom ve Gomorra'nın tamamen harap edildiğini ve onlar için hiçbir ümidin bulunmadığını iddia etmeye başladı (T. K. 1 Şubat 1954, sf. 85).

şimdi de kurtuluş fırsatı YOK !

10 sene sonra ne oldu ? yine Rab'den geldiğini iddia ettiği yeni bir ışıkla bu görüşü terkedip yeniden ilk görüşüne, yani bu kişiler için bir ümidin var olduğu görüşüne döndü!(T. K 1 Temmuz 1965, sayfa 395).

şimdi de tekar ilk görüşe döndüler,,kurtuluş fırsatı VAR !

Ama asıl tuhaf olan durum şudur ki, şahitler , , 1988 yılında yeniden "artan hakikat ışıkları" teorisiyle bu son görüşü de reddedip, Sodom ve Gomorra' nın tam olarak harap edilip, onlar için hiçbir ümidin bulunmadığı görüşünü yeniden ileri sürmeye koyuldu! (T.K. 1 Haziran 1988, sf.31).

Bu sefer yine değişti ,kurtuluş fırsayı YOK !

Şimdi diyoun ki artan hakikat ışıkları bunlar!. İYİ DE Rab hakikatlerini böyle ÇELİŞKİLİ bir şekilde mi iletir? Yapmayın gözünüzü seveyim.

nihilist
06-04-2010, 10:33
sayın natan
akıl ile iman arasındaki farkı görüyorsun.
kişi bir kez birşeye kendisini inandırdımı;
akıl artık sadece inancını aklileştirmek içindir.
yoksa inandığı şeyi sorgulamak için değildir.
akıl artık çeyrek kapasite ile çalışır.
çünkü asıl fonksiyonu olan sorgulamayı bir tarafa bırakır ve aklileştirme ile yetinir.
söylesenize; sırf bu yüzden (kan naklinin reddedilmesi) sağlığı kurtulan kaç kişi var, ama sırf bu yüzden ölen yada daha kötü hastalıkların pençesine düşen kaç kişi var.
insan türünün önünde birer engele dönüşmüştür artık dinler.
aklımıza vurulmuş prangalara dönüşmüştür.
hemde hepsi.
çünkü sadece ne anlattıklarıyla aklımıza vurulmuş prangalar değildirler.
aynı zamanda inanma fiilinin bizzat kendisi ancak bu şekilde ortaya çıkabilir.
akıl devre dışına çıkmadan inanç olamaz.
şu inanç kötü şeyler anlatıyor ama bu inanç öyle değil de denemez.
inanç bizzat aklın alternatfi ve hatta düşmanıdır.
insan türü gelişimine ancak din ve benzeri tüm inançlardan kurtulduktan sonra devam edecektir.

hur-kus
06-04-2010, 11:32
sayın natan
akıl ile iman arasındaki farkı görüyorsun.
kişi bir kez birşeye kendisini inandırdımı;
akıl artık sadece inancını aklileştirmek içindir.
yoksa inandığı şeyi sorgulamak için değildir.
akıl artık çeyrek kapasite ile çalışır.
çünkü asıl fonksiyonu olan sorgulamayı bir tarafa bırakır ve aklileştirme ile yetinir.
söylesenize; sırf bu yüzden (kan naklinin reddedilmesi) sağlığı kurtulan kaç kişi var, ama sırf bu yüzden ölen yada daha kötü hastalıkların pençesine düşen kaç kişi var.
insan türünün önünde birer engele dönüşmüştür artık dinler.
aklımıza vurulmuş prangalara dönüşmüştür.
hemde hepsi.
çünkü sadece ne anlattıklarıyla aklımıza vurulmuş prangalar değildirler.
aynı zamanda inanma fiilinin bizzat kendisi ancak bu şekilde ortaya çıkabilir.
akıl devre dışına çıkmadan inanç olamaz.
şu inanç kötü şeyler anlatıyor ama bu inanç öyle değil de denemez.
inanç bizzat aklın alternatfi ve hatta düşmanıdır.
insan türü gelişimine ancak din ve benzeri tüm inançlardan kurtulduktan sonra devam edecektir.


Sayın anarchist tebrik ederim,

Durumdan istifade, anlaşılan kendinize yeni bir yoldaş :) sayın NATAN'ı kazanmak üzeresiniz..... ( Şaka )

Bizim öyle bir derdimiz yok.

"İnançlı" insanlar olarak inançlarımızı paylaşıyoruz.. İsteyen dinler, istemeyen dinlemez....Biz asla insanlara şirin görünmek için uzlaşmayız.....

Sevgimizden dolayı bazı şeyleri paylaşıyoruz.....

Geleceğe dair bu dünya ile ilgili güzel bir ümidimiz var.

Ya sizin ne ümidiniz var?...

İnsanoğlu bu dünyayı yok etmeye doğru koşar adımla gidiyor...

Söz ettiğiniz "aklı" keşke iyiye kullansa.....

Canlı türleri yok ediliyor,
Yeşil alan ve ormanlar hızla tüketiliyor,

Neyse ki inancımıza göre bütün bunların farkında olan ve yakında DUR! diyecek biri var. Yaratıcımız YEHOVA TANRI.

Onu biraz samimiyetle araştırıp tanımış olsaydınız, sizin de ümidiniz olurdu..
Geleceğe daha farklı bakardınız...

Umarım bana kızmamışsınızdır. İçimden gelenleri yazmak istedim..


Sevgiyle kalın..

Saygılarımla

nihilist
06-04-2010, 12:57
sayın hur-kus
isteyen dinler isteyen dinlemez derken ne kastettiğiniz açık değil.
burası özel alan değil.
tartışmanıza davetsiz katılma hakkım var.
sonuçta ben de sadece kendi düşüncemi dile getiriyorum.
forum bu yüzden var zaten.
siz sevgi doluysanız bu bana ancak keyif verir.
sevgiyi severim.
umutluysanız bu da güzel.
ama benim sevgisiz ve umutsuz olduğum önyargısını dile getirme biçiminiz ilginç.
tabiki ilginç olduğu kadar demogojik bir savsata.sevgi ve umut benim doğamda var.yhv ya ihtiyacım yok.
siz bir masal kahramanını beklemeye mi umut diyorsunuz.
siz yhv nın gökten ineceği günü bekleyedurun.
ben insandan umutluyum.
insan gerçek, yaşıyor.
insanlık gelişiyor ve ilerliyor.
sadece teknolojiyi kastetmiyorum.
bilinci kastediyorum daha çok.
bir zamanlar dünya dönüyor diyenler yakılıyordu.
bakın artık bunlar aşıldı.
sizin masal kahramanınız gökten inerek bunları aşmadı.
insanlık kendi ayakları üzerinde bunları aştı.
12000 yıl önce mağarada yaşayan insanlık bu süre içinde ne mesafeler katetti.
gelinen sürece bir bakın.
üstelik yhv sız.üstelik yhv ya rağmen.klisenin ve caminin gericiliğine rağmen akıl adamlarının çabalarıyla.
akılla sağduyuyla.
umutsuz olan asıl sizsiniz.
insandan umudunuzu kesmişsiniz.
gökyüzündeki hayali birirnin ordan inip bizi cezalandıracağı günü kurtuluş olarak bekliyorsunuz.
umudunuz bu.
sevgi dediğiniz ise inanmayanların yokolup sadece sizin isteklerinizin yerine getirilmesi.
kim tarafından.
hayalinizde yarattığınız bir süpermen tarafından.

galile gibileri oldukça ben asla umudumu kaybetmem.
öyle dostlar tanıdım ki; sevgiyi ,gökyüzündeki hayali varlıklar olmadan da gördüm ve yaşadım.görüyorum ve yaşıyorum.

Natan
06-04-2010, 14:52
Bence Tanrı Yehova size yakında "DUR" diyecek. Siz insanların,küçük çocukların bile beyinlerini yıkıyorsunuz.

sürekli aynı dergileri,konuları,makaleleri okuyarak ; sorulu cevaplı vs , adeta insanların beyinlerini "çamaşır suyuyla" yıkamaktasınız.Sadece bizim dediğimiz doğrudur mantığınızl kendinizi kandırmaktasınız.

http://media.courierpress.com/media/img/photos/2006/06/24/jr061906Jehovah1_copy_t607.jpg

Sekiz yaşındaki S.Harris , haftada en az iki kere ibadete götürülüp ,kendi eğitiminize tabbii tutuluyor. Henuz reşit dğil, anne babasının dinini benimsiyor. Yukarıa ilahi kitabını okurken.

nihilist
06-04-2010, 15:27
yukarıdaki fotoğrafa iyi bakın.
trajedinin fotoğrafına.
orda kan yok ama aklın nasıl aşama aşama öldürüldüğünün fotoğrafıdır o.
kim hangi otlakta varolmuşsa, o otlağın koyunudur.
insan olmak koyun olmaktan farklı olmak olduğu için mağaradan çıkıp aya indi insan.
inanmak koyun olmaktır.
sana sunulana, sorgulamadan, alıştırılarak boyun eğmekdir.
bilmek ise merak etmekle başlar, tarafsız olarak gözlemlemekle devam eder.
mesele sadece bu kadar:
ya inanmak ya bilmek.
neye inandığın değil önemli olan.çünkü inanmanın biçim olarak kendisi değişmez.
kimi muhammede, kimi ineğe, kimi ehrimene, kimi rab-isaya.
hep aynıdır inanma faaliyetinin varolma biçimi.
sadece inanırsın.hepsi bu.öyle olmalı dersin.nasıl olduğunu bilmen gerekmez.zaten bu konuda bilgin de yoktur.çünkü bilgi inanç için en büyük tehlikedir.
sadece kendi inandıkları tartışılmazdır.
çünkü o otlakta varolmuşlardır.

hur-kus
06-04-2010, 15:46
yukarıdaki fotoğrafa iyi bakın.
trajedinin fotoğrafına.
orda kan yok ama aklın nasıl aşama aşama öldürüldüğünün fotoğrafıdır o.
kim hangi otlakta varolmuşsa, o otlağın koyunudur.
insan olmak koyun olmaktan farklı olmak olduğu için mağaradan çıkıp aya indi insan.
inanmak koyun olmaktır.
sana sunulana, sorgulamadan, alıştırılarak boyun eğmekdir.
bilmek ise merak etmekle başlar, tarafsız olarak gözlemlemekle devam eder.
mesele sadece bu kadar:
ya inanmak ya bilmek.
neye inandığın değil önemli olan.çünkü inanmanın biçim olarak kendisi değişmez.
kimi muhammede, kimi ineğe, kimi ehrimene, kimi rab-isaya.
hep aynıdır inanma faaliyetinin varolma biçimi.
sadece inanırsın.hepsi bu.öyle olmalı dersin.nasıl olduğunu bilmen gerekmez.zaten bu konuda bilgin de yoktur.çünkü bilgi inanç için en büyük tehlikedir.
sadece kendi inandıkları tartışılmazdır.
çünkü o otlakta varolmuşlardır.

Sayın Anarchist, sayın Natan,

Lütfen dürüst olalım. Siz kendi çocuklarınıza doğru bildiğiniz şeyleri öğretmeye
çalışmaz mısınız? Bunda ne yanlış var?

Yoksa siz çocuklarınızı gerçekten "koyun" gibi çayıra mı salarsınız? :)

Kaldı ki YŞ aileler içinde çocukları aynı yolu bensimemiş bir çok anne baba var..

YŞ olmayan zevce veya kocalar var..

Tanrı zorlamıyor biz niye zorlayalım ki?

Sevgiler saygılar

nihilist
06-04-2010, 15:56
evet sayın hur-kus
ben çocuklarıma doğru bildiklerimi öğretiyorum.
mesela en büyük oğlum 17 yaşında.
ona felsefe öğretiyorum.sonra şöyle diyorum.
felsefe verilen cevaplardan birini seçmek değildir.
doğru soruyu sormakdır diyorum.
ve sonra diyorum ki.
sende hayata bak ve kendi sorularını sor.
ve tabi kendi cevabını ver.

her insan insan doğar.
ama onları aileleri koyun yapar.
bazıları ise bu tufaya düşmez.insan kalmaya ve insan olmaya devam eder.
aklıyla ve yüreğiyle.
her kes kendi potansiyelini gerçekleştirir.

hur-kus
06-04-2010, 16:20
evet sayın hur-kus
ben çocuklarıma doğru bildiklerimi öğretiyorum.
mesela en büyük oğlum 17 yaşında.
ona felsefe öğretiyorum.sonra şöyle diyorum.
felsefe verilen cevaplardan birini seçmek değildir.
doğru soruyu sormakdır diyorum.
ve sonra diyorum ki.
sende hayata bak ve kendi sorularını sor.
ve tabi kendi cevabını ver.

her insan insan doğar.
ama onları aileleri koyun yapar.
bazıları ise bu tufaya düşmez.insan kalmaya ve insan olmaya devam eder.
aklıyla ve yüreğiyle.
her kes kendi potansiyelini gerçekleştirir.

Ok. sayın anarchist,

Samimi cevabınız için teşekkür ederim.

Ben de çocuklarıma doğru bildiklerimi öğretiyorum.

Saygılarımla

Natan
06-04-2010, 22:23
http://news.nationalgeographic.com/news/2009/11/photogalleries/maya-2012-failed-apocalypses/images/primary/091105-04-jehovahs-witnesses-apocalypses_big.jpg

Ellerine propaganda dergilerini verip sokaklarda dağıtmasını istediğiniz bu çocuklar ,küçük yaşta tek taraflı düşünmeye itiliyor. Yehova şahitlerinin yayımladığı kitapların dışındaki tüm kaynakları "dünyevi" olarak adlandırıp , Y.Ş. gözlüğü ile dolaştırıyorsunuz.

http://www.watchtower.org/images/20061101/05.jpg

Baba sağolsun çocuğuna din eğitimini veriyor .

http://www.watchtower.org/images/20060401/08.jpg

Bu babanın anlatım teknikleri güzel herhalde .

http://www.watchtower.org/images/200710/10.jpg


Bakın daha minnacık çocuklara kendi propaganda kitaplarını okutturuyosunuz.Çok güzel yapıyorsunuz. Yehova şahidi olmazlarsa kurtulamazlar. Destekliyorum .
http://www.watchtower.org/images/index/study.gif

Güzel çocuk sizin broşürü dağıtıyor.broşürün adı "öldükten sonra bize ne oluyor ?"
Çok da tatlı. :)

http://www.watchtower.org/images/20011122/fp12_01.jpg

http://www.watchtower.org/images/20031222/reading.jpg

Her anne baba kendi çocuğunun eğitiminden -gelişiminden sorumludur. Şahitler de kendi doğrularıyla çocuklarını eğitmekteler. Bu noktada diyeceğimiz bir şey yok !

Yanlış anlaşılma olmasın ,elbette ana babaların buna hakkı var.
Sadece resimlendirmek istedim.Çocuklar kendi seçimlerine bırakılmamalı değil mi?
kendleri seçerse şeytanın dinine yada kafirliğe gidebilir çünkü :)

hur-kus
06-04-2010, 22:55
Sayın Natan güzel fotoğraflar için çok teşekkür ederim.

Aramızdaki aile bağlarının ne kadar güçlü olduğunu, anne ve babaların çocuklarına vakit ayırdığını gösteren güzel fotoğraflar.

Tabi biz sadece çocuklarımızla kitap okumuyoruz; oyunlar onarız, tatile birlikte gideriz, eğlenir hoşça vakit geçiririz.

Nesiller arası uçurumların yaşandığı bu zamanda bizler genç yaşlı ayırt etmeksizin gayet iyi geçinip iletişim kurarız.

Daha önce geldiniz mi bilmiyorum, ilk fırsatta bir ibadet salonumuza gitmenizi öneririm.

İnanıyorum ki hakkımızdaki olumsuz bazı düşünceleriniz değişecektir.

Özel mesajla bana hangi şehirde olduğunuzu yazarsanız size seve seve yardımcı olurum.

Tekrar teşekkürler.

Sevgiler saygılar

Natan
06-04-2010, 23:40
Seni inkar edemeyiz ey sevgili Ortodoksluk

-Bir Ortodoks iman açıklaması -
.

Yirmi iki yaşındaki genç bir adam, doğu Pennsylvania'da ciddi bir trafik kazası geçirerek yaralandı. Hızla kan kaybetmesine rağmen, kan almayı reddetti. Bilincini yitirip şoka girdi ve öldü. Bu genç bir Yehova Şahidiydi .

Bu kişi kan almayı reddettiği için cennet yeryüzünü kazandı mı ?

nihilist
07-04-2010, 14:34
neden ben o fotoğraflara bakınca sıcak aile bağları değilde;
deklanşöre basılmadan önce titizlikle hazırlanmış, sahte pozlar görüyorum.
neden ancak ebeveynleri taklit edebilecek çağdaki , bilinci gelişmemiş çocukların beyinlerinin bir daha hiç gelişemeyecek biçimde iğdiş edildiğini görüyorum.
neden baştan sona sahtekarlık kokusu alıyorum.
sakın çocukları kastettiğimi zannetmeyin, yada söylediklerimi çarpıtmayın.
belliki çocuklar oyun tadındalar.
ama ebeveynlerde bir sahtekarlık var.
kendi zihinsel mutluluğu için çocuklarını olmayan bir tanrıya kurban edenlerin sahtekarlığı.

Natan
07-04-2010, 15:29
Çok küçük yaşta çocukların beyni yıkanıyor.
Tek biçimci düşünmesi sağlanıyor. Henuz karar
verebilecek yaşya değiller. Hadi oku,okamazsan
şöyle böyle olur. Hadi yavrum !. gibi telkinler bunlar.

nihilist
07-04-2010, 16:05
hem aile bağlarından bahsedeceksiniz,
hem de can çekişmekte olan çocuğunuzun; kan almasını gökyüzündeki adamı kızdırmamak için engelleyecek ve ölmesine göz göre seyirci kalacak hatta çanak tutacaksınız.
sonra da siz sevgi adamı olacaksınız.
bir insanın en değerli şeyi hayatıdır.
bir çocuğun en değerli şeyi yaşayacağı sevgi ve mutluluk dolu günlerdir.
bir şişe kan yüzünden bunu ondan esirgeyen kimse çıkıp da sevgiden bahsetmesin.
bir tanrı yaratıttınız sonra ona inandınız.
bari şöyle doğru dürüst bir tanrı yaratsaydınız.
psikopat olması şartmıydı.
insanların kulaklarını kestiren hayvanlarını bile intikam ateşiyle öldürten bir tanrı.
üstelik can çekiştirdiği birinin kan alarak hayata tutunmasından da hoşlanmıyor.
yahudi efsaneleri evrimleşse bile içindeki psikopatlık hep sırıtıyor.
tevratın tanrısı, uydurulmuş bir tanrı değil de gerçek bile olsaydı onu sevebileceğimi sanmıyorum.

hur-kus
07-04-2010, 16:41
hem aile bağlarından bahsedeceksiniz,
hem de can çekişmekte olan çocuğunuzun; kan almasını gökyüzündeki adamı kızdırmamak için engelleyecek ve ölmesine göz göre seyirci kalacak hatta çanak tutacaksınız.
sonra da siz sevgi adamı olacaksınız.
bir insanın en değerli şeyi hayatıdır.
bir çocuğun en değerli şeyi yaşayacağı sevgi ve mutluluk dolu günlerdir.
bir şişe kan yüzünden bunu ondan esirgeyen kimse çıkıp da sevgiden bahsetmesin.
bir tanrı yaratıttınız sonra ona inandınız.
bari şöyle doğru dürüst bir tanrı yaratsaydınız.
psikopat olması şartmıydı.
insanların kulaklarını kestiren hayvanlarını bile intikam ateşiyle öldürten bir tanrı.
üstelik can çekiştirdiği birinin kan alarak hayata tutunmasından da hoşlanmıyor.
yahudi efsaneleri evrimleşse bile içindeki psikopatlık hep sırıtıyor.
tevratın tanrısı, uydurulmuş bir tanrı değil de gerçek bile olsaydı onu sevebileceğimi sanmıyorum.


Tanrı sizi bağışlasın, çünkü ne dediğinizi bilmiyorsunuz...

Sevgiyle kalın :)

hur-kus
07-04-2010, 16:51
Çok küçük yaşta çocukların beyni yıkanıyor.
Tek biçimci düşünmesi sağlanıyor. Henuz karar
verebilecek yaşya değiller. Hadi oku,okamazsan
şöyle böyle olur. Hadi yavrum !. gibi telkinler bunlar.

Ya sayın Natan, ne kadar çok şey biliyorsunuz. :)

Okuyan da sizi cemaate girmiş çıkmış falan sanacak..

Siz bizi kötülemeye devam edin, bizi tanıyan tanıyor...

İsa bu konuda gerekli uyarıyı yaptı: "bana yaptılar size de yapacaklar.."

Biz yine de sizi seviyoruz. Sizin gibi kötüleyip ilerde gerçekten bizi tanıyıp özür dileyen çok kişi gördüm..

Belki gelecekte PAVLUS gibi değişenlerden biri olmanızı dilerim.

Belli mi olur

Saygılarımla

Natan
07-04-2010, 17:41
Evet "cemaat"inizi çok iyi bilirim.cemaat lafınıda çok seversiniz.
Çok kereler geldim merak etmeyin.
Bırakın hikaye okumayı da gerçeklere dönün,
Yukarıdaki çocuklar , kan nakline ihtiyaç duysa
KESİNLİKLE ölüme terkedilecekler. Bunu "İMAN"
anlayışıyla yapacaklar,"yehova tanrıya karşı büyük
bi günah işlememek için" pisipisine ÖLECEKLERDİR!
Hayatlarını ,Russell'in (kurucu ve ilk başkan ) Yehovasına KURBAN EDECEKLERdir.

Hiç bir hrıstıyan yada tevrata inanan kişi sizin yaptığınızı YAPMIYOR
demekki sorun onlardaymış. Kan naklini kabul edip yaşama döndükleri için (çocuklarının da hayatlarını kurtarması vs) APTALlarmış.

Siz nereden okuyorsunuz ayet yorumlarını ?
Dergi ve kitaplarınızda. Kim yazıyor bunları ?
ABD deki merkez kuruylundaki bir avuç İNSAN tarafından .

http://home.scarlet.be/~sp106334/images/res.gif

Bakın çizdiğiniz bir resimde Rutherford'a(İkinci başkan ) bilgi getiren melekler görülüyor.

Ne diyodunuz :

'Melekler yeryüzündeki Teşkilatının ÜYELERİNE talimatları iletmek amacıyla Rab tarafından yetkilendirilmişlerdir. Bunun nasıl yapıldığını bilmemize ihtiyaç yoktur'' (Watch-Tower, 1 Aralık 1933, sf. 364).

''Peygamberliğin yorumu insandan gelmiyor... Rab gerekli bilgileri kutsal melekleri aracılığıyla halkına gönderiyor'' (Préparatıon, 1933, sf. 28).


gönderdiği şeye bakın ,melekler neyi bildirmiş :

"şimdiki yersel hükümetlerin tam olarak yıkılışıyla, 1914'te sona erecek olan her şeye kadir Tanrı'nın büyük gününün savaşının çoktan başlamış olduğunu gösterirsek hiç şaşırılmamalıdır.".

"Bu tarihten önce güçlü bir şekilde teşkilatlanmış olan Tanrı'nın Krallığı yeryüzünde olacaktır. O, milletlerin heykelini vurup ezmiş olacaktır ",

Diyodunuz ki Melekler bize bildiriyor. hani nerde ? Dünya devletleri yıkılıp ,Tanrının krallığı yeryüzünde başladı mı ? Hani nerde ? Bu melekler YALANCI mı ?

"Hem melekler bize bilgi veriyor " diyorsunuz ,hem de TUTMAYINCA ,"yanlış anlaşıldı ,zamanla bilgi çoğalacak" diyosunuz.

Bir de Hrıstıyanlığın 1914 yılında "tam anlamıyla YIKILACAĞINI" idda ediyordunuz .Bu bilgiyi de size Sözde "MELEKLER" bildirmişti .

(Watch-Tower, 1 Aralık 1933, sf. 364 ;K.K.etüt ,Cilt 2, sayfa 146, 255)

eee, noollduu ???? :D :D

tutmayınca..bilgi çoğalacak,biz de insanız,hata yapabiliriz diyorsunuz !

Ama zaten yazdıklarınızın "melekler tarafından yönlendirildiğini " idda eden de sizsiniz!

aha işte kaynak :

"Russell'in Hıristiyanlığa karşı yöneltmiş olduğu uyarılar direkt olarak Tanrı'dan geliyordu" ( The Finished Mystery, sayfa 378).

"Rab,Gözcü Kulesini yayın organını ,bu gerçekleri yaymak için kullanmıştır. Şüphesiz O, bu yayını yönlendirmek için bu meleklerden bazılarını yetkili kılmıştır" (Rutherford, 1930, Lumiere, Cilt 1, sf. 71)

Sizin öğretişleriniz GÜVENİLMEZdir. Güvenilir olsa ,dedikleriniz bir bir çıkardı!
Yukarıda hangileri ÇIKTI ??? :closed_2:

hur-kus
07-04-2010, 21:22
Sayın Natan,

Kutsal yazılara inanmadığınız belli...

İnansaydınız, bir sürü iftiracı gurupların kaynakları yerine iddialarınız için Kutsal Yazılardan referans verirdiniz. Özdeyişler 13:16.. (Ayette bahsedilen kişi gibi olmayın lütfen)

Buyrun size kanla ilgili görüşümüzün dayandığı temel ayetler:

Açıkça söylenen şudur: "HİÇ BİR ÇEŞİT KAN YEMEYECEKSİN,..... KANDAN UZAK DURUN"

Bunun ayrıcalığı olsaydı Tanrı bunu da yazdırırdı... Özelikle İlk Hristiyanların gününde kan tedavi amaçlı kullanılmaktaydı...

Üstelik ileriyi görebilen bir Tanrı en azından bu konuda bir istisna bırakırdı. değil mi?

" Canı kandadır. ." ifadesi üzerinde de biraz düşünmenizi rica ederim...

Biz en büyük otorite olarak kabul ettiğimi Tanrı'nın, devirler boyunca "KANDAN UZAK DURUN" diye tekrarladığı emrini şimdi tam olarak anlamıyor olabiliriz.....

Ama O her halde hepimizden ve sizden çok daha iyisini bilir.....Bahane ile onun emirlerini çiğnemek istiyorsanız bu konuda da özgürlüğünüz var.. Biz bunu tenkit falan etmeyiz.

Sadece sorulduğunda kendi inancımızı ifade ederiz.

Buyrun ayetler:


Nuh’a kanın kutsal olduğu ve hayat anlamına geldiği söylendi


9 Tanrı Nuh’u ve oğullarını kutsadı, onlara “Çocuklar sahibi olun, çoğalın ve yeryüzünü doldurun” dedi, 2*“Yerin her yaban hayvanı, göklerde uçan her kanatlı, topraktaki tüm canlılar ve denizin tüm balıkları sizden korkup çekinmeye devam edecek. Onları sizin elinize veriyorum. 3*Yeryüzünde yaşayan her hayvan size yiyecek olacak. Yeşil bitkiler gibi, hepsini size veriyorum. 4 Fakat eti, onun canı olan kanıyla yemeyeceksiniz. Başlangıç 9:4,16


Kanun ahdi kan yemeyi yasakladı


13*İsrailoğullarından biri veya aranızda yaşayan bir yabancı, eti yenen bir yaban hayvanı veya bir kuş avlarsa, hayvanın kanını akıtıp toprakla örtecek. 14 Çünkü her varlığın canı onun kanıdır, can kandadır Bu nedenle İsrailoğullarına şunu diyorum: Hiçbir canlı varlığın kanını yemeyeceksiniz, çünkü her türlü varlığın canı onun kanıdır. Kim kan yerse yaşatılmayacaktır.
Levililer 7:14.


26*Nerede yaşarsanız yaşayın, ne kuş ne de başka bir hayvanın, hiçbir canlının kanını yemeyeceksiniz. 27Kim kan yerse o can halkının arasında yaşatılmayacak.” Levililer. 7:26,27


22 Onu ceylan ya da geyik etini yediğin gibi yiyebilirsin; temiz olan da olmayan da ondan yiyebilir. 23 Ancak kan yememeye kesin kararlı ol, çünkü kan candır ve etle birlikte canı yemeyeceksin. 24 Kan yemeyeceksin. Onu su gibi toprağa dökeceksin. Tekrar 12:28



Bu yasak İsa’nın takipçilerine de tekrarlandı

28 Çünkü kutsal ruh ve bizler, şu gerekenler dışında bir şeyi size yüklememeyi uygun gördük: 29 Putlara kurban edilen şeylerden, kandan, boğularak öldürülmüş hayvanın etinden ve cinsel ahlaksızlıktan sakının. Bunlardan dikkatle sakınırsanız esenlikte olursunuz. Sağlıcakla kalın!” Elçiler 15:28,29.




. 25 Diğer milletlerden iman edenlere gelince, aldığımız kararı onlara göndermiştik; putlara kurban edilen şeylerden,kandan, boğularak öldürülmüş hayvanın etinden ve cinsel ahlaksızlıktan sakınmaları gerektiğini bildirmiştik Elçiler 21:25


Son söz;

Elçilerin işleri 5:29 Biz insanlardan önce Tanrı’ya itaat etmeliyiz.

Saygılarımla

hur-kus
07-04-2010, 21:40
Devamı

Bizim anlayışımıza göre, alkolün ağızdan alınması ile damardan alınması arsında temelde bir fark olmadığı gibi, kanın ağızdan alınması veya damardan alınması aynı şeydir.

Saygılarımla

Natan
07-04-2010, 22:06
Yazımın ikinci kısmına nedense hiç değinmediniz, bi insan hiç mi görmez. Belki de görür de yazacak bir cevaı yoktur. Neyse. Söyleyeceğiniz bir şey zaten olamaz. Herşey ortada .


İnansaydınız, bir sürü iftiracı gurupların kaynakları yerine iddialarınız için Kutsal Yazılardan


İftiracı gruplar mı ? Neyi- kimi kastediyorsunuz Beyfendi :)

Watch-Tower kimin ? Yedi ciltlik kutsal kitap etüt kitabı kimin ?
(Son cildiNİ RUSSELL yazmadı) ,Préparatıon, The Finished Mystery kitapları kimindir ???

İşinize gelmediği için mi böyle söylüyorsunuz ,Eğer öyleyse size açıktan :ban: veriyorum .Her konuda kaynak gösteriyoruz. Bi üye vardı T.D de imzası çok hoşuma gitmişti size yazıyorum bakın ;

"iman aşk gibidir,gözleri kör eder ;kulakları sağırlaştırır ." Hangi arkadaşımın olduğunu şimdi çıkaramadım .Bu söz bence Y.ş. gözlükleriyle dünyaya baktığınız için size göre .

"HİÇ BİR ÇEŞİT KAN YEMEYECEKSİN,..... KANDAN UZAK DURUN"

Tamam ,kim inkar etti bu ayetleri ? Ben de yazayım size kilit ayet ;

Levililer 17:10-13'te şöyle belirtiliyo :


"Her kim herhangi bir çeşit (hayvansal) kan yerse, ben kan yiyen cana karşı döneceğim ve onu kavmım arasından atacağım. Çünkü etin canı kandadır ve ben onu mezbah üzerinde canlarınıza kefaret etmek için size verdim; çünkü candan ötürü kefaret eden kandır. Bunun için İsrail oğullarına dedim: Sizden hiçbir can, kan yemeyecek.".
Bakın bu yasağın kan nakliyle hiçbir ilgisi yoktur .


Çünkü gördüğümüz gibi kan yeme yasağı her zaman insanların, hayvanları bir besin maddesi veya bir kurban olarak öldürüp Tanrı'ya sunması olayıyla ilişkilidir . Bu yasak hayvanların kanıyla ilgili olup, onların yenilmesi veya kurban sunulması amacıyla canlarının alınışı veya öldürülüşü bağlamında konulmuştur.


Fakat insan, hiçbir zaman ne bir besin maddesi olarak, ne de bir kurban olarak öngörülmemiştir. Herhangi bir kan naklinde de yine insanın bir kurban olarak sunulması veya bir besin maddesi olması amacıyla öldürülmesi söz konusu değildir. Kan naklinin bunlarla hiçbir ilgisi olmadığından, kan nakli uygulaması, Tanrı'nın kan yeme yasağını çiğnemek veya Tanrı'nın hayat vericiliğine saygısızlık göstermek değildir



Anlamalısınız ki tıbbii olarak kan nakliyle kan yeme olayı iki ayrı şeydir. Masada keyfi şekilde su, ayran gibi içecek -yiyecekler- ayrıdır ,yaşamla mücadele eden birinin kan naklini kabul etmesi ayrı bir olaydır. Birisi ağızdan alınır beslenmek amacıyladır, diğeriyse nakledilmedir. Besin olarak ağızdan alınan şey daha sonra İsa Mesih'in de bildirdiği gibi mideye ve oradan da ayakyoluna atılır. Fakat kan nakli bir beslenme türü değil ama bir tür sıvı organ naklidir . Yehovacilar ''Hayata Sevk Eden Hakikat'' kitabında bu tıbbi ayırımı bile yapmaktan yoksun olup bilgisizleri etkileyebilecek şöyle bir örnekte bulunur:

''Eğer bir doktor sana alkolden çekinmeni söylerse, bu ağızdan almanın doğru olmadığını, fakat doğrudan doğruya damarlarından alabileceğin anlamına mı gelir? Tabii ki, hayır! Aynı şekilde 'kandan çekinmek' bedenine hiç bir surette kan almamak anlamına gelir'' sf.167
Bu örnek "What Does the Bible Really Teach?" adlı kitapta da yer almaktadır.

Bu örnek yanıltıcı bir örnektir. Biz de ayni örneği şu şekilde değiştirerek sorabiliriz: Eğer doktorunuz size et yemeyi yasaklarsa bu yasak aynı zamanda herhangi bir organ naklini de içerip onunda bedene alınmaması anlamına mı gelir? Organ nakli ayrıdır et yeme olayı ayrıdır. Birisi ağızdan alındığında hazmedilip ayak yoluna atılır ama diğeri aynı özelliğini başka bir vücutta devam ettirir. Kan nakli de böyledir.


28 Çünkü kutsal ruh ve bizler, şu gerekenler dışında bir şeyi size yüklememeyi uygun gördük: 29 Putlara kurban edilen şeylerden, kandan, boğularak öldürülmüş hayvanın etinden ve cinsel ahlaksızlıktan sakının. Bunlardan dikkatle sakınırsanız esenlikte olursunuz. Sağlıcakla kalın!” Elçiler 15:28,29.




Elçilerin İşleri 15'inci bölümde işlenen başlıca konu kan yeme veya kan nakli değildir. O zamanlarda zaten kan nakli diye bir şey mevcut değildi. Burada işlenen veya tartışılan konu putperestlikten gelme Hıristiyanlar'ın kurtulmak için şeriati de izleyip uygulamaları gerekir mi? konusuydu .Konuyu ciddi bir şekilde ele alıp etraflıca inceleyen elçiler ve ihtiyarlar milletlerden gelen hrıstıyanlar'ın Musa'nın şeriatı altında bulunmadığı sonucuna varıp, Milletler'den gelen İnanlılar'ın da Yahudi İnanlıları tökezlendirmemek amacıyla şeriatçe yasaklanan "putlara sunulan etlerin yenmesinden, cinsel ahlaksızlıktan, boğularak öldürülen hayvanların etinden ve kandan sakınmaları gerektiğini" bildirdiler.


"Dışarıdan insanın içine giren hiçbir şeyin onu kirletmeyeceğini anlamıyor musunuz? Dışardan giren insanın yüreğine değil, midesine gider oradan da ayak yoluna atılır. İsa bu sözlerle tüm yiyeceklerin temiz olduğunu bildirmiş oluyordu." (Mar. 7:18-19).

Natan
07-04-2010, 22:10
Lütfn bu mesaja da savunma psikolojisiyle yaklaşmayın,
Düşünün biraz.

Natan
07-04-2010, 22:13
Devamı

Bizim anlayışımıza göre, alkolün ağızdan alınması ile damardan alınması arsında temelde bir fark olmadığı gibi, kanın ağızdan alınması veya damardan alınması aynı şeydir.

Saygılarımla


Eğer doktorunuz size et yemeyi yasaklarsa bu yasak aynı zamanda herhangi bir organ naklini de içerip onunda bedene alınmaması anlamına mı gelir? Organ nakli ayrıdır et yeme olayı ayrıdır.

saygılarımla

bu msj da sondu. Evimi taşııdığım için bağlantım olmayacak bi kaç gun . :gossip: ok ?

hur-kus
09-04-2010, 10:43
Sayın Natan,

Anlamak istemediğiniz bir gerçeği ben size tekrar hatırlatayım.

Tıp dünyası "kan naklinin sakıncalı bir tedavi yöntemi" olduğunu kabul ediyor mu? EVET!

Bu yüzden sürekli sürekli alternatif tedaviler peşinde koşuyor mu? EVET!

Siz hala neyi savunuyorsunuz? Bizi hala ne ile suçluyorsunuz?

Elbette bu sakıncaları bizden çok daha iyi bilen Yaratıcının "KANDAN SAKININ" diye emretmesi yerindedir.

Bizler bir zamanlar tütün kullanıyorken bundan vazgeçtik..

Şimdi tüm dünyada sigara içmek yasaklanıyor. O zaman da tenkit edildik...

Bizi kötülemek adına,

insanların duygularına hitap ederek "çocukların ölmesine nasıl izin verirsiniz" türünden yaklaşımlarla hala, "yanlış ve zararları olduğu" tıp uzmanlarınca kabul edilen bir tedavi yöntemini ISRARLA savunmanız, maalesef çağ dışında yaşadığınız gösteriyor.

Biz hiç kimsenin ölmesini istemiyoruz, ama inancımıza ve tıbba uygun kaliteli tedavilerin uygulanmasını istiyoruz. KAN NAKLİ TEK VE ALTERNATİFSİZ BİR TEDAVİ BİÇİMİ DEĞİLDİR !

Üstelik kan naklini kabul etmeyen dünyada sadece biz miyiz? HAYIR!

Buyrun size kan nakline karşı olanların kurduğu bir site:


http://www.noblood.org/

Sitenin ve kurucularının YŞ ile ilgisi olmadığına dair beyanları:

ATTENTION JEHOVAH'S WITNESSES

NoBlood, the publisher of NoBlood, is not affiliated with any political or religious organization. It is recognized that Jehovah's Witnesses likely make up the largest group using this site. Issues relating to advance healthcare directives, questions about various blood fractions and medical treatments are regularly discussed in NoBlood forums. However, please be reminded that the primary source of bloodless healthcare support for you is your local elders and Hospital Liaison Committee (HLC) . We hope that NoBlood continues to be an excellent resource to compliment your healthcare research needs. Please limit your comments to healthcare topics.

Dünyada nakli sebebiyle yakalanılan hastalıklar sebebiyle kaç dava açıldığını da araştırın lütfen.

Araştırmalarınızı biraz da bu yöne yapın isterseniz. :)

Yarın dünyada ,

"kan transfüzyonu şu şu nedenler sebebiyle sakıncalı olduğundan uygulamadan kaldırılmıştır" türünden bir karar alındığında sizi yine bu sitede görmek isterim.

İşte o zaman Kutsal Kitaptaki "Kandan Sakının " uyarısını doğru anlamış olduğumuzu siz de anlayacaksınız.

Biz de göğsümüzü gere gere "ne iyi ettik de Kutsal Yazılara itaat ettik" diyeceğiz... :)

Saygılarımla

hur-kus
09-04-2010, 11:00
Son Söz:

İsteyen istediği tedaviyi kabul etmeye veya reddetmekte özgürdür.. Biz buna saygılıyız. Kimseye de bizim gibi yapın falan demiyoruz.
İsteyen kan alır almaz. herkesin kendi sorumluluğundadır, kendi hayatıdır.
Ben, bu konuda sürekli sorular sorulduğu ve üstüme çok gelindiği için mecburen İNANCIMIZLA İLGİLİ açıklamalar yapmak zorundayım. Kimseyi etkilemek niyetinde de değilim.

Tekrar saygılar

nihilist
09-04-2010, 17:00
sayın hurkus
mesela 5 yaşında bir çocuğun kan alıp almayacağına kendi mi yoksa ebeveynleri mi karar verecek.kendi sorumluluğu kendi hayatı diyorsunuz ya.
eğer kan almaması durumunda ölecekse, kan almanın hangi sakıncasıyla ölümü kıyaslıyorsunuz.o sakıncalar, sözkonusu olan yaşamak ve ölmek olduğunda anlamını kaybetmez mi.
size kim zevk için gidelim de bu gün bikaç şişe kan alalım diyor ki.
kan kaybından ölmek üzere olan ve kan almadığı takdirde başka bir yöntemle hayatta kalamayacak olan kişinin hipotetik durumu üzerinden konuşuyoruz.
demogoji yapmayın.
mecbur kalınmadığı müddetçe zaten kimse kan alınmasını tavsiye etmez.
sigara örneğiniz de yanlış.
hayatta kalmanız ancak bir sigara içmenize bağlı olsa içmeyecekmisiniz.

hur-kus
09-04-2010, 17:21
sayın hurkus
mesela 5 yaşında bir çocuğun kan alıp almayacağına kendi mi yoksa ebeveynleri mi karar verecek.kendi sorumluluğu kendi hayatı diyorsunuz ya.
eğer kan almaması durumunda ölecekse, kan almanın hangi sakıncasıyla ölümü kıyaslıyorsunuz.o sakıncalar, sözkonusu olan yaşamak ve ölmek olduğunda anlamını kaybetmez mi.
size kim zevk için gidelim de bu gün bikaç şişe kan alalım diyor ki.
kan kaybından ölmek üzere olan ve kan almadığı takdirde başka bir yöntemle hayatta kalamayacak olan kişinin hipotetik durumu üzerinden konuşuyoruz.
demogoji yapmayın.
mecbur kalınmadığı müddetçe zaten kimse kan alınmasını tavsiye etmez.
sigara örneğiniz de yanlış.
hayatta kalmanız ancak bir sigara içmenize bağlı olsa içmeyecekmisiniz.

Sayın anar anarchist,

"Aç insan inançlarını yer" mantığını savunuyorsunuz.

Bu bize uymaz.

Sizin anlamanızı beklemiyorum ama bize göre konu "SADAKAT" konusudur.

Sadak ise zor durumlarda ortaya konur...

Biz ölsek de Tanrı'nın bizi diriltmeye istekli ve kudretli olduğuna inanıyoruz.

Tanrı'ya inanmadığınız için bunu anlamanızı beklemiyorum.

Ama size sadece şunu sormak isterim? Kusura bakmazsanız;

Konuya SADAKAT açısından bakmanızı rica ediyorum:

Varsa, eşinizden ne dereceye kadar sadakat beklersiniz?

Örneğin bir sapıkla karşılaşsa, hayatını kurtarmak için her isteğe boyun eğmesini kabul eder miydiniz? Ne de olsa insan hayatı çok önemli.

Yoksa size olan sadakatini korumak uğruna mücadele edip ölüme bile göze alması sizce yanlış mı olurdu?

Bu arada bizde olduğu gibi sizde dirilme diye bir ümit falan da yok....

Cevaplarsanız sevinirim.

Saygılarımla

Natan
09-04-2010, 18:39
Tevratta Tanrı YHVH diyor ki ;


"Hareket eden her hayvan size yiyecek olacaktır. Yeşil ot gibi size hepsini verdim. Fakat eti, onun canı olan kanı ile yemeyeceksiniz."

Bu "kandan sakının ,kan YEMEYİN " emri beslenmeyle alakalı bi durumdur. Sizin yansıttığınız anlayış biraz çarpık ve UÇUKtur!.Levililer 17:10-13'te de hayvan etiyle kanını ayırıyor. Kanını eiyl yemeyin mesajı veriyor. Bu BESLENMEYLE ilgili bi durumdur.

Tekrar etmek zorundayım ;

Eğer doktorunuz size et yemeyi yasaklarsa bu yasak aynı zamanda herhangi bir organ naklini de içerip onunda bedene alınmaması anlamına mı gelir?

Organ nakli ayrıdır et yeme olayı ayrıdır.

Kan nakli sakıncalıdır, alınsa da kişi ölecektir. demek açıkça çarpıtmadır.

saygılarımla

hur-kus
09-04-2010, 19:37
[QUOTE=Natan;298865]Tevratta Tanrı YHVH diyor ki ;

Sayın Natan, çarpıtmayalım lütfen.

Konu et kan veya başka bir şey değil, "Tanrının yasakladığı bir şeyden" bahsediyoruz. Bu et olsaydı tabi ki aynı tutumu gösterecektik.
Ayet ne diyor:


"Hareket eden her hayvan size yiyecek olacaktır. Yeşil ot gibi size hepsini verdim. Fakat eti, onun canı olan kanı ile yemeyeceksiniz."

Tanrı bunları Kime diyor?

Dünyada yegane insan olarak var olan 8 kişiye...

Yani Nuh ve ailesine.

Et yemek izni Kutsal yazılara göre insanlara ilk olarak o zaman izin olarak veriliyor.

Bütün bunlar doğruysa, yani dünyada barbarlar yoksa, insan katledenler yoksa.... Tanrı sadık Nuh'a ve ailesine neden böyle bir emir versin?

Tanrı'nın "KAN YEMEYECEKSİN" emri düşündüğünüz kadar basit değildir.

Ne güzel iktibas etmişsiniz, "ONUN CANI OLAN KANI " diyor.....

Kan konusu düşündüğünüz kadar basit olsaydı, ne olurdu boğulmuş olan hayvan yeselerdi.....

Ne olur bir istisna yapsaydı da "açlıktan ölmek üzere olursanız sakıncası yok isterseniz leş yiyin, kan falan önemli olmaz o zaman" falan deseydi...

Var mı böyle bir ayet? Tersine leşe dokunmak bile mekruhtu...

Sayın Natan, sizin canınız sizin kanınızda; benim canım benim kanımda.
Böyle diyor..

Lütfen bunun üzerinde biraz düşününün...

Bilim adamları, kişinin karakter özeliklerinin bile kan nakli yoluyla başkasına geçebileceği konusunda bilgiler veriyorlar...

Örneğin kanını aldığınız kişi kleptomani ise sizde durup dururken aynı niteliklere sahip olabiliyorsunuz..
Bunun doğru olduğunu gösteren tecrübeler yaşanmıştır.

Bu doğruysa ve Tanrı kan nakline izin izin verdiyse, bu şekilde bu tür kötü alışkanlıklardan ONUN İZİN VERDİĞİNİZ BİR ŞEYİ YAPTINIZ DİYE sizi sorumlu tutabilir mi? HAYIR

Tanrı yanlış bir şey yapar mı?


İsterseniz biraz da bu konuyu araştırın.

Saygılarımla

Natan
09-04-2010, 22:11
Bu sözlerinize rasyonel temelde bir açıklama yapmıcam. Çünkü aynı şeyleri yazmış olacağız.

Ben diyeceğimi dedim. Hiç bir soruma da yanıt gelmedi. Zaten gelse bile bu sizin inanç &fikirsel & ideolojik temelde yorumlarnız olacak ve uzlaşı sağlayamayacağız ,bu belli. O halde bu konuda benm sözüm bitti. Sizi diğer üyelerle tartışmaya bırakıyorum.Bunun olup olmayacağını da siz belirlersiniz.

saygılrımla

hur-kus
10-04-2010, 07:59
Düşünce ve inançlarımız farklı olsa da seviyeli ve takip edenler için bilgilendirici bir tartışma olmuştur sanırım.

Teşekkür ederim.

insan_olmak
10-04-2010, 12:34
Söyleyecek kelime bulamıyorum...Sayın Natan çok güzel açıklamalar yapmışsınız

Sayıh Hur-kus size gelince gerçekten sağlıklı düşünme konusunda sorunlarınız olduğunu

düşünüyorum.Lütfen sakin kafayla yazılanları ve yazdıklarınızı okuyun.Ve iyice irdeleyin

lütfen bunu yapın.

Saygılar

hur-kus
10-04-2010, 15:57
Söyleyecek kelime bulamıyorum...Sayın Natan çok güzel açıklamalar yapmışsınız

Sayıh Hur-kus size gelince gerçekten sağlıklı düşünme konusunda sorunlarınız olduğunu düşünüyorum.

Lütfen sakin kafayla yazılanları ve yazdıklarınızı okuyun.Ve iyice irdeleyin

lütfen bunu yapın.

Saygılar

Sayın insan_olmak,

Bu dünyanın görüşüne göre, Kutsal yazılara göre değerlendirmeler yapmak, adımlar atmak "sağlıksız" hatta "akılsızlık" olabilir...

Bunda şaşılacak bir şey yok...

Bakın, Hristiyan olmadığınızı ve Kutsal yazılara itibar etmediğini söylemiş biri olmanıza rağmen, Hristiyan olduğunu söyleyen sayın Natan ile ne güzel anlaşıyor ve mutabık kalıyorsunuz...

Bize muhalefette tüm dünya birleşebiliyor...

Bu durum İsa'nın, "Ben dünyadan olmadığım gibi onlar da dünyadan değildirler" sözüne uyuyor gibi...

Bakınız 1Kor. 1:27-31 ne diyor:

27*Tanrı bilgeleri utandırmak için dünyanın akılsız saydıklarını seçti, güçlüleri utandırmak için dünyanın zayıf saydıklarını seçti.
28*Dünyanın sıradan sayılan ve hor görülen şeylerini seçti; olanları yok saymak üzere, olmayanları seçti;
29*şöyle ki, hiçbir insan Tanrı’nın önünde övünemesin.
30*O’nun sayesinde Mesih İsa’yla birlik içindesiniz. Biz Tanrı’nın hikmetini Mesih’te gördük; doğruluğa, kutsallığa, fidyeyle kurtuluşa erişmemizi de o sağladı.
31*Bu yüzden de tıpkı yazıldığı gibi olsun: “Övünen Yehova’yla övünsün.”

Ne yapalım, Armagedona kadar itilip kakılmaya devam edeceğiz..

insan_olmak
10-04-2010, 16:04
aklın yolu bir efendim.bunun dinle imanla ilgisi yok akılla ilgisi var.Defalarca siznin kelime oyunlarını ortaya çıkarmama cevap vermeme rahmen bıkmadna usanmadan ve araştırmadan iddalarda bulunuyorsunuz.Zaten okuyanlar görecektir neyin doğru neyin yanlış olduğunu.

grekçe üzerinde kaç kere oyun oynadığınızı göreceklerdir?
akıl dışı kan olayını göreceklerdir?

bende size aynene isa'nın sözünü iade ediyorum.

Gördükleri halde görmezler.
Duydukları halde duymaz ve anlamazlar.'

Duyacak duyacak, ama hiç anlamayacaksınız,
bakacak bakacak, ama hiç görmeyeceksiniz!
Çünkü bu halkın yüreği duygusuzlaştı,
kulakları ağır işitir oldu.
Gözlerini de kapadılar.
Öyle ki, gözleri görmesin,
kulakları işitmesin, yürekleri anlamasın,
ve bana dönmesinler.
Dönselerdi, onları iyileştirirdim.'


ne güzel dimi efendim nereye çekerseniz otarafa gidiyor :)


aa birde amişler vardı değil mi onlarda bu ayetlerinze cuk oturuyor


27*Tanrı bilgeleri utandırmak için dünyanın akılsız saydıklarını seçti, güçlüleri utandırmak için dünyanın zayıf saydıklarını seçti.
28*Dünyanın sıradan sayılan ve hor görülen şeylerini seçti; olanları yok saymak üzere, olmayanları seçti;


nereye çekerseniz otarafa gelir efendim...


Saygılar.

Natan
10-04-2010, 16:18
Mazlum göstermeyin kendinizi ,
Anayasal bir din olmuşsunuz.
Çok rahat bi şekilde misyonerliğiniziyapıyorsunuz.
İnsanların özel mekanları olan evlerine gidip
kapılarını çalıyor, rahatsız ediyorsunuz.
Kim sizi niye "itip kaksın" ,yapmayın gözünüzü seveyim.

hur-kus
10-04-2010, 17:16
Mazlum göstermeyin kendinizi ,
Anayasal bir din olmuşsunuz.
Çok rahat bi şekilde misyonerliğiniziyapıyorsunuz.
İnsanların özel mekanları olan evlerine gidip
kapılarını çalıyor, rahatsız ediyorsunuz.
Kim sizi niye "itip kaksın" ,yapmayın gözünüzü seveyim.
Sayın Natan doğrudur;

Yehova’nın bazı Şahitleri, Pavlus, Barnabas ve diğerlerinin örneğini izleyip dolgun vakitli vaiz olarak başka ülkelere bile gittiler.

Bu şahitler politikaya veya iyi haberi vaaz etme görevinin dışındaki işlere karışmadıklarından, çalışmaları gerçekten de başarılı oldu.

Onlar sadece İsa’nın ‘giderken vaaz edin’ emrine itaat ettiler. Bununla birlikte, Yehova’nın Şahitlerinin hepsi başka ülkelere giderek vaizlik hizmetinde tüm zamanlarını harcayan kişiler değildir.
Birçoğu bir işte çalışarak geçimlerini sağlar ve kimisi de öğrencidir.
Bazıları çocuk yetiştirmektedir. Fakat Şahitlerin tümü öğrenmiş oldukları iyi haberi başkalarıyla paylaşırlar.
Genç yaşlı, kadın, erkek hepsi Mukaddes Kitabın şu teşvikine sevinçle karşılık verirler: ‘Sözü vaaz et, elverişli dönemde, sıkıntılı dönemde ivedilikle bu işin içinde ol.’ (II.*Timoteos 4:2)

Onlar ilk yüzyıldaki örnekleri gibi, ‘öğretmeye ve İsa Mesih’i müjdelemeye’ durmaksızın devam ederler. (Resullerin İşleri 5:42) Onlar insanlar için en iyi haberi ilan ediyorlar.

Saygılarımla

insan_olmak
10-04-2010, 17:19
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17615&page=7

beklemekteyim efendim:)

saygılarımla

hur-kus
10-04-2010, 17:36
Lütfen beklemeye devam edin.

Vaktim yeterse hemen, yetmezse ilk fırsatta....

Merak etmeyiniz bu konuda mutlaka bir sonuca varırız.

Bu arada bundan sonraki konumuz Yuhanna 14:28-31 ayetleri..

Unutmayın lütfen..

Saygılarımla

insan_olmak
10-04-2010, 17:37
tabiki efendim zevkle :)

saygılar

Natan
10-04-2010, 18:51
Tamam da bu iddada olan bi siz misiniz? mormonlar da üçlük öğretisini kabul etmiyor, Onlar da tasvir kullanımını onaylamıyor, onlar da tanrısal olduğunu idda ediyor, aralarında büyük ölçüde sevgi var. Onlar da sizin İsa tanrı değildir diyolar, boşanmaya karşılar vs.

Onlar da misyonerliğe önem veriyor. Sadce onlar mı, daha pek çok grup var tanrısal olduğunu söyleyen. Bin bir çeşit inanç var.

Yok yok , böyle olmıcak. Tamam siz ilahisiniz, siz tanrısal kanalsınız, siz tanrısınız hatta. Armagedonda siz kurtulacaksınız bi tek.

Kendinizi kurtardınız, başkalarını kurtaracaksınız :)