Orijinalini görmek için tıklayınız : SES FIZIGI UZERINE BIR KAC BILGI....
copy-paste yapmadan ses fizigi uzerine bilgilerimi aktaricam :
Bilindigi gibi insan kulaginin duyum esikleri alt frekansta 20 hz ust frekansta 20000 hz(20 khz)dir....birden cok dalga boyutu ve dalga sekli vardir...bunlardan sadece bir tanesi insan kaynakli uretimidir oda Sine Wave dir...buda kendini dogal kaynakli dalgalardan uretir....degisik olcumler yapmak icin insanoglu sine wave i gelistirmistir...
REZONANS :
ayni iki frekansin ususte gelip cakismasi durumuna rezonans denir...rezonans farkli durumlarda duyulabilir yada duyulmayabilir
duyulabilen durum : eger bu iki frekans farkli yonlere yada paralel olarak hareket ederlerse duyulur...buna phase adi verilir
duyulamayan durum : ayni iki frekans birbirlerinin ustune hareket ederlerse bulusup cakistiklari yerde SES DUYULMAZ OLUR...
bir ornekle aciklamak gerekirse ;
2 hoparlor alip yuzleri birbirine bakicak sekilde yerlestirilir...ikisinede ayni dalga boyutu yuklenip frekan olusumu saglanir...ama bu frekans olusumu ayni volume yuksekliginde ve ayni boyutta ayni hertz lerde olmalidir...basimizi bu iki hoparlorun arasina koydugumuzda frekanslarin bulustugu yerde duydugumuz seyin sadece SESSIZLIK oldugunu goruruz..
bu fiziksel olusumu Amerika korfez savasinda dusmana karsi silah olarak kullanmistir...nasil olduguna bakalim...
insan kalbinin rezonansi 7 hz dir...7 hz uretecek bir makine dunya uzerinde yoktur...daha dogrusu doga da insan sagligi icin 7 hz lik bir frekans uretmez....nedenine gelince yazinin devaminda bunu hep beraber anlayacagiz....
Amerika cok gizli tuttugu bir formul ile 7 hz i dogal olarak degil SUNI yoldan uretmeyi basarmis bir makine gelistirir....evlerimizde kullandigimiz muzik cihazlarida bass frekanslari suni olarak uretirler...yoksa dogal olarak uretmeye kalksalardi evlerimize sigmayacak hoparlorler olurlardi....
Amerika makineyi gelistirdikten sonra bu cihazi savasa REZONANS formulunu kullanarak adapte etmistir...
deminde yazdigim gibi insanoglunun kalp frekansi 7 hz dir....ve Amerika dusmanin ustume bu makinelerle 7 hz yollamistir...rezonans fiziginde iki frekansin bulusup cakistigi yerde sesin yok olmasindan bahsetmistik...
7 hz frekansindaki insan kalbinin ustune 7 hz gonderince KALPLER DURMUSTUR...insanlar farkina bile varamadan.....cunku en bastaki paragrafta yazilmis oldugu gibi insan 20hz ile 20000hz arasini duyabilir...7 hz 20 hz den dusuk bir frekans oldugu icin insanlarin duyum sinirlari disinda kalmis ve insanlar ne oldugunu anlayamadan kalp krizi gecirmislerdir...
not : depremde ortaya cikan frekans 23 ile 30 hz arasindadir...7 hz i siz dusunun artik...
bir baska ilginc konuda sudur....
Philips bunyesinde dvd yi ilk yaratan 6 kisiden birisi fizik hocamin abisidir....bir donem Avustralyada yasayan bu sahis yine bir donem icersinde Creative in asya-avrupa genel mudurlugunu yapmistir...Bir Turkiye ziyareti sirasinda yaptigimiz sohbetten bazi bilgiler aktarmak istiyorum.....
biz daha cd ile yeni tanisirken elinde dvd ile dolasan bu sahis :) bana yeni kesfettikleri bir cihazdan bahsetti....ismi SUBSONIC CONVERTER...bunun gelistirilme amaci ve kullanildigi yeri yazmak istiyorum sizlere...
ses fiziginde degismez 2 kural vardir
1) SES ASLA YOK OLMAZ
2)SESIN YONU HER ZAMAN YUKARI DOGRUDUR
birinci maddeyi biraz acalim...cikardigimiz sesler asla yok olmaz...bir kelime soyledigimizde en basit olarak parmak siplattigimizda bile bu ses asla yokolmayacaktir....ses baslangic noktasindan sonra volume degerini gitgide kaybedecek dalgalari duzensiz olarak yayilacak ve insan kulaginin duyulmayacagi hale gelecektir...biz bu noktada sesin bitip yok oldugunu saniriz....aslinda gercek bu degildir...NASA da gelistirilen bir odada bu ispat kazanmistir...odanin icersinde A sesi cikardigimizda odanin kapisi acilmadikca ses icerde AAAAAAAAAAA diye sonsuza kadar devam etmektedir...bunun icin kusursuz hesaplar kusursuz bir ortam sarttir....NASA nin gelstirdigi bu odada volume degeri hic dusmedigi icin ses surekli duyulur haldedir...
simdi ise birinci maddeden yola cikarak ikinci maddeyi aciklamaya calisalim....
hic bir zaman yok olmayan ses acigi yakaladigi anda yukari dogru kacmaktadir.....ornegin evin icersinde birisiyle konusuyorsunuz pencere kapali...ses icerdedir tavana en yakin noktada birikir...pencereyi actiginiz anda ses odadan kacar...ve atmosferde hizla yukari dogru ilerler....ama artik duyulamayan sekliyle...varligi sabittir ama duyulabilirligini yitirmistir...zaten duyulabilirligini yitirmeseydi surekli bir ugultu duymamiz gerekirdi atmosferde.....son olarakta atmosferden cikip uzaya dagilirlarve SUBSONIC SOUND dedigimiz baskalasima ugrarlar.....
uzaya cikmadan evvel atmosferdeki bir sesi duyulabilir hale getirmek makinleler yardimi ile mumkundu....ama uzaya ciktiktan sonra yapilabilcek bir sey yoktu....ama artik var ismide SUBSONIC CONVERTER...yukarda isminden bahsettigim SUBSONIC CONVERTER uzayda baskalasima ugrayan sesleri duyabilmek icin gelistirilmis bir teknoloji urunudur...philips ile nasa nin ortak deneyleri sonucunda bu converter ile degisik sesler uzayda yakalanmis bu converter ile duyulabilir hale getirilmistir..
yalniz bir sorun vardir ki bir cok yerde sesler kakafoni olarak duyulmaktadir....ama bazende cok ilginc sonuclar cikmaktadir....mesela 9.senfoniden bir bolum duyulmustur....eski misir diline benzeyen konusmalar tesbit edilmistir...
biliyorsunuz ki uzayda ses duyulmaz....uzayi konu alan filmlerde patlama efektleri sizi yaniltmasin....havanin olmadigi yerde ses duyulmaz...sadece var olabilir fiziksel olarak...
astronotun ezan sesi duydugu hikayeyi herkes bilir.....mucize olan ezan sesinin uzayda olmasi degildir.....yukardaki aciklamalardan anlasilacagi gibi bu gayet nomaldir....ilginc olan astronotun bunu duymus olmasidir....boyle bir sey insan kulagi ile mumkun degildir....bunun mantik ile bilim ile aciklanabilir bir tarafi yokdur....
inancla aciklanan kismini yazmiycam artik agzimin payini aldim :)
sadece ses fiziginden bile yola cikarak evrenin mukemmel bir sisteme ve olagan ustu hesplara dayali oldugunu goruyoruz....bunlarin tesaduf olduguna inanmak bana cok zor geliyor arkadaslar....bilimin ileri attigi her adim bizi tesaduflerden daha da cok uzaklastiriyor...
belkide her zaman Tanri ile celistigini dusundugumuz bilim bir gun belkide Tanriyi kanitlamak icin ortaya cikacaktir...
bu yazimdan sadece cennet-cehennem Allah korkusu yuzunden Kurana inanmadigimin anlasilmasi umulur...
saygilarimla....
mev....
DreiMalAli
23-02-2006, 11:00
mev.
Bu yazı seninmi bilmiyorum. Doğrusu, bilmekte istemiyorum.
Kusura bakma ama...
Çoktan beri bu kadar zırvayı bir arada okumamıştım.
Sadece şunu söyliyeyim:
Allah'ını seversen elini kalbine şöyle bir koy.
Bir dakika boyunca kalb atışlarını say.
Bakalım kalbin kaç sefer atmış 1 dakika boyunca.
İnsan kalbi dakikada ortalama 70-80 sefer atar. Bu da 1,17 Hz ile 1,33 Hz arası demektir. Sporcularda bu dakikada 180 kalb atışına çıkabilir. Bu da 3 Hz demektir. (Herz = Hz = 1 saniyedeki titreşim sayısı demektir sadece. Başka mucizevi bir anlamı yoktur.)
"7 hz uretecek bir makine dunya uzerinde yoktur" zırvasına da çok güldüm hani. :D
"evlerimize sigmayacak hoparlorler"
cık cık cık
Yav her hoparlör 1 Hz ilede harekat edebilirr 5 Hz ile de 7 Hz ile de.
Biz sadece, senin de dediğin gibi, yaklaşık olarak 20 ile 20 000 Hz arası titreşimleri duyabiliriz. Kulağımız bunun dışında kalan frekanslara karşı hassas değil. Filler daha düşük frekanslardaki titreşimleri duyar ve çıkarır (infraşal). Yarasalar ise daha yüksek frekansdaki titreşimleri (ultraşal).
Ha! Unutmadan söyliyeyim. 16 000 Hz den daha büyük frekansları duyabilecek insanlar çok çok nadirdir. Almanya'da onlara "altın kulak" lakabı verilir.
Sevgiler
mev, çok harika bir yazı özellikle eski mısır diline ait konuşmaların tespit edilmiş olması çok ilginç. Ne demişti fizikçilerimiz "hiç bir şey yoktan var olmaz varkende yok olmaz" bu sözün ilk kısmını hep gözümüze sokarlarda ikinci kısma gelince suskun kalırlar anlaşılan yine böyle bir durum var :)
kalbin frekansi degil rezonansi olacakti duzelttim...
7 hz ureten bir makine yoktur dunyada bu dogru bilgidir....7 hz i dogal olarak uretecek makine yoktu korfez savasi zamaninda.....amerika bunu yapti onlarda suni olarak urettiler....cunu 7 hz uretecek makina savasa tasinilmasi cok guc bir makina olucakti.....dolayisi ile amerikada bunu suni olarak urettigine gore dogal olarak ureten yok dedim.....korfez savasindan sonra uretilmisse ondan haberim yok ama ben duymadim boyle bir sey...
dolayisi ile senin evindeki teybinde belli bir baz frekansa kadar suni olarak uretir.....baska bir ornek vermek gerekirse kullandigimiz iPod kulakliklari gibi kulakici kulakliklari cok daha fazla suni uretim yaparlar hoparlor caplari dolayisi ile....
dikkat et dostum dB den bahsetmiyoruz....
kulagimiz 20 ile 20000 arasina hassastir demissin.....ama harmonic kuramlarini hice saymissin.....kulagimiz herseyi duyar ama 20-20000 arasini beyne iletme gucu vardir....o zaman neden ben 25000 hz ureten bir kopek kovucuyu kulagima dayadigimda duyuyorum.....yarasamiyim ben...frekanslar harmoniclerini olusturur....zzzzzz diye surekli ses cikaran bir sokak lambasinin altinda durdugunuzda bir sure sonra baska notalar duyamaya baslarsiniz...onlar ana frekansin harmonicleridir....
yaziyi bnm yazdigimi bilip bilmemenin bi onemi yok anladim....istemiyorsunda.....ama ben yazdim....nacizhane bilgimi paylasiyorum....bak uyardin frekansi rezonans olarak degistirdik.....birde uyari yaparken cvp yazarken su alayci tavrinizdan vazgecseniz ne guzel olucak.....rezil olmak yerine ozelden atsaydin yukardaki msj i ben sana hepsinin cevabini ordan verirdim....burda da sadece rezonans olarak degistirmek kalirdi....ama olurmu hic alay duruken dimi dostum ....
bnm kulagimin ust duyum esigi 18.5 khz (18500) hertz....artik ne kulak oluyorum bilmiyorum ama turkiyenin en unlu sarkicilari ve muzisyenleri ile calistigima gore bir muzik produktoru olduguma gore bir sound designer olduguma gore iyi bir kulak oldugumu saniiyorum :)
DreiMalAli
23-02-2006, 16:23
mev.
Alaycı yazı yazma konusunda benden aşağı kalır yok hani. Daha önceki yazılarını kastediyorum.
Yukardaki iletimde alaycı olmamaya, dolaysız bir şekilde söylemeye özellikle özen gösterdim.
Alay ettiğim iması oluştuysa özür dilerim tüm forum katılımcılarından.
İşitme frekans aralığı bebek ve çocuklarda en büyük. Yaşlandıkca azalır. Kulağının 18,5 kHz'e kadar duyarlı olmasına sevindim. İstersen sanada "platin kulak" diyelim. Benimki 15 kHz'i geçmez. Kıymetini bilmen dileğiyle.
Konuya gelirsek.
İletitinde, teknik konularla ilgili o kadar çok yanlış ve hata var ki. Sadece burada herkesin anlayabileceği bir konuya, hoparlör konusuna, değindim.
Evlerde, arabalarda kullandığımız her hoparlörü 1 Hz ilede çalıştırabilirsin 7 Hz ile de. 2500 Hz ile de. Bir elektronik frekans genarotoru devresinin maliyeti 3 doları geçmez. Bu frekans genarotorunu 7 Hz'e ayarlar hoparlöre bağlarsın. Olur biter.
Mesela benim, elektronikle hobi olarak uğraştığım zamanlardan kalma şuradakine benzer bir frekans genarotorum var. (http://leifi.physik.uni-muenchen.de/web_ph08/versuche/03hoerbereich/hoerber.htm). Bunun frekansını 0,01 Hz ile 20 mega Hz arasında ayarlayabilirim.
Sen de elektronik parça ve ölçme aletleri satan herhengi bir dükkandan bunu satın alabilirsin. Veya elektronikle uğraşan bir tanıdığına bir frekans genarotoru devresi yaptırtabilirsin.
Küçük frekanslarda hoparlörden ses duymaman gayet doğal. Çünkü kulağımız bu düşük frekanslara karşı duyarsız (Burda biyolojik/fizyolojik süreçlere girmiyorum). Ama 7 H'e ayarladıysan ve hoparlöre elinle dokunursan onun 7 Hz ile titreştiğini hissedersin.
Düşük frekanslardaki titreşimlerin insan bünyesine etkisine gelince.
Eğer senin dediğin gibi 7 Hz'lik bir titreşimle ile insan kalbi durmuş olsaydı
fillere ve balinalara yaklaşan her insan kalb krizinden ölürdü. Bu hayvanlar düşük frekanslarda (tabi bu arada 7 Hz'lik) ses çıkarıyorlar kendi aralarında "sohbet ederlerken".
Ama Almanyada, devlet eliyle, bu konuda araştırmaların olduğunuda biliyorum. Bu araştırmaların nedenlerinden birisi (belki asıl nedeni) rüzgardan enerji üreten türbinlerin pervanelerinin düşük devirlerde dönmesinden dolayı duyulan rahatsızlık. Fakat bu rahatsızlık, biraz gürültülü ortamda duyulan rahatsızlıktan fazla değil. İlgilenen olursa link ve kitap ismi verebilirim.
mev.
Yazına teknik terimleri serpiştirmekle yazın daha fazla anlam kazanmıyor.
Anlamını ve kullanmasını bilmezsen zaten yazı içerisinde sırıtıyor. Senin yazında da durum böyle maalesef. Yazıyı daha anlamsız hale getirıyor. Ayrıca kullandığın terimlerin Türkçesi de var. Sadece bir iki örnek vermekle yetineyim:
sine wave: sinus sinyali
dB: desibel
Bunlar tanımları olan ve kullanılan teknik terimler.
Ama "SUBSONIC" reklam amacı için kullanılan bir terimdir sadece. Düşük frekansdaki sesler için (bas sesler) kullanılır. Hele gençler çok severler bas-hoparlörlerinin ve bas-yükseltici-devrelerinin sağı solu nasıl titrettiğiyle caka atmayı.
Harmonik dalgaların nasıl nasıl oluştuğunu biliyorum merak etme (modulasyon). Yeteri kadar işim oldu onlarla. O "köpek kovucuda" duyduğun ses yine 20 ile 20 000 arasındaki bir sestir. Bunun dışında bir ses duymuyorsun. Sokak lambası altında durduğunda da keza öyle. Yarasa falan olmadığına eminim.
Lütfen teknik konuları teknik ve bilimsel kitaplardan öğrenelim. Sağdan soldan duyduğumuz kirli bilgilerle değil. Kirli bilgilere karşı biraz allerjim vardır.
Sevgiler
harmonic dalgalar modulasyon degil doguskanlardir.....bir frekansin ardindan gelen doguskanlaridir....modulasyon ise bir frekansin baska bir frekansa dogru hareket etmesidir....
ayrica mev ozrunu dilemistir vedasini etmistirforum başlığında var aç oku.....arkasindan konusmani kiniyor ayipliyorum...kendinden utanmalisin
Mev ;
Çok ilginç bir konuya temas etmişsin..
Konu ilgi alanımızın dışında olunca , senin yazını okuyunca ayrı etkileniyor, DrejAli'nin cevabını okuyunca bir tuhaf oluyoruz..
Ama ses ve ışık konusunda hala o kadar çok bilinmeyen var ki..
"inancla aciklanan kismini yazmiycam artik agzimin payini aldim"
Keşke , bu kısmına da değinseydin..
exclusive
23-02-2006, 22:41
...Ne demişti fizikçilerimiz "hiç bir şey yoktan var olmaz varkende yok olmaz" bu sözün ilk kısmını hep gözümüze sokarlarda ikinci kısma gelince suskun kalırlar anlaşılan yine böyle bir durum var :)
"Hiç bir şey varken yok olmaz, yokken de var olmaz" Bu söz madde için söylenen bir sözdür ve doğrudur.
Şimdiye kadar herhangi bir maddenin yokken var olduğu ya da varken yok olduğu tespit edilememiştir.
Ben madde ile enerjiyi birbirinden ayırmayı yeğlerim..
Dolayısıyla kanun "Enerjinin sakınımı" kanunudur..Ve doğrusu ;
"Enerji yoktan varedilemez ve yokedilemez"dir..
Yani ezeli ve ebedidir. :)
DreiMalAli
24-02-2006, 00:52
master
harmonic dalgalar modulasyon degil doguskanlardir
Harmonic dalgalar elbette modülasyon değildir. Öyle bir şey de iddia etmedim zaten. Her modulasyonda harmonicler çıkarlar ortaya.
bir frekansin ardindan gelen doguskanlaridir
Türkçe'deki karşılığının "doğaşkan" olduğunu bilmiyordum. Bu arada öğrenmiş oldum. Neşeli bir isim. Bunu kontrol ederken öğrendiğim diğer şey de "harmonic" değil "armonik" olduğu.
modulasyon ise bir frekansin baska bir frekansa dogru hareket etmesidir....
Hayır master. Modülasyon bu değil. Ayrıca frekans hareket ile ilgili olsa da frekans hareket falan etmez. Ama teknik ayrıntalara girmeyeceğim. Anladığım kadarıyla "alay ediyorsun" şeklinde anlaşılıyor.
Yazımın ahlaki tarafına gelince.
arkasindan konusmani kiniyor ayipliyorum...kendinden utanmalisin
1. mev'in veda yazısını ben iletimi bitirip gönderdikten sonra gördüm ve okudum.
Umarım benim yüzümden değildir.
Gidişine üzüldüm mü?
Hayır! Çünkü sempatik bulduğumu söyleyemem.
Gidişine sevindim mi?
Yine hayır! Çünkü antipatik bulduğumu da söyleyemem.
2. mev'in veda yazısını daha önceden okusaydım aynı iletiyi yazarmıydım?
Evet!
Çünkü orada haddinden fazla yanlış ve kirli bilgi var.
Sadece yazımda "sen" diye değil "o" veya "mev" diye hitab ederdim.
3. Arkasından konuşmuş falan değilim. mev'in yazısı orada duruyor. Bu yazının kendisine ait olduğunu iki sefer belirtti. Birisi bir yazı yazıyorsa içeriğinden de sorumludur.
Nasıl burada olmayan kişiler ve onların düşünceleri hakkında yazı yazıyorsak (Muhammed, Atatürk, Aritoteles, Darwin...) mev ve bıraktığı yazı hakkında da yazılabilir.
4. Bir yazı bırakıp cevap vermeye tenezül etmeyenlerin ahlaki durumlarına ne demeli?
Bunlardan birisi de YahyaHan (Umarın ismini doğru yazdım).
Sevgiler
Mev kardeşim üyeliğini sildi
Sonra senin bilgi alışverişinde bulunduğunu gördü üyeliğini sildiği için yazamadı beni vekil tayin etti bende yazdım BEN SESTEN MESTEN ANLAMAM:)
Sesi Allah yaratmıştır derim başkada bişey tanımam fikirde yürütmem
sesin armonicmi harmonicmi yapsınıda frekansıda desibellide bilmem anlamamda
O yüzden muhattabın ben diilim kardeşim üzgünüm
DreiMalAli
24-02-2006, 22:05
Hımmm.
Benim anladığım şu.
mev 7 Hz'lik bir frekansla insan kalbinin duracağını iddia ettiği bir sürü zırva yazıyor. Güya bu frekanstaki sinyal doğada yok. Bu sinyali verebilecek hoparlör bir eve sığmaz. Ancak Amerikanın yaptığı gizli bir silah bu frekansı üretebilir. Amerika bu silahı körfez savaşında kullanıyor. İnsanların aniden kalbi duruyor.
DreiMalAli; hayır diyor. 7 Hz'lik bir sinyalin üretim maaliyeti sadece 3 dolardır ve her isteyen bunu istisnasız her hoparlör ile üretebilir diyor. Ayrıca 7 Hz'lik sinyallerin doğada en azından filler ve balinalar tarafından üretildiğini ama onlara yaklaşan insanların kalplerinin durmadığını anlatıyor.
mev üyeliğini sonlandırıyor.
Ama elçisi ile haber gönderiyor.
3 dolarlık elektronik devreye mi cevap veriyor?
Hayır!
Filler ve balinaların 7 Hz'lik ses üretimine mi cevap veriyor?
Hayır!
İnsan kalbinin 7 Hz ile durmayacağına mı cevap veriyor?
Yine hayır!
Denize düşen yılana sarılır edasıyla, benim, ikinci yazımda modulasyonu harmoniclerle karıştırdığımı zannetmiş ve o noktaya balıklama dalıvermiş.
(İyi de etmiş hani. Sayesinde 2 tane Türkçe teknik terim daha öğrendim.)
Bu ahlak anlayışına hayran oldum yani.
"Gidenin ardından konuşalmaz" cümlesinin ardına sığınıp
"arkasindan konusmani kiniyor ayipliyorum...kendinden utanmalisin" diyen kimdir bilmiyorum.
Boş ver!
Elçiye zeval olmasın.
Bazı elçiler unutkan olabiliyor.
Sevgiler
slm herkese tekrardan..uyeligimi sildikten sonra dreamali arkadasimin cvp larini okudum ve sanirim konuya aciklik getirmem gerekiyordu o yuzden yeniden uyelik yaptim....
dreamali yazdigi yanlis yazilarda haklidir....cunku ben kafanizi karistirmamak icin konuyu baside indirgeyip anlattim...simdi konuyu acip dreamalinin dustugu hatalari gozler onune sermek icin degilde sizi aydinlatmak icin yazicam
7hz lik frekansla insan kalbinin durdugu gercektir.....savasta u gercekten olmustur....zirva degildir....insanlar gercekten bu sekilde olmustur....nasil oldu biraz daha acik yazmaya calisalim....
yazidaki ingilizce kelimeler icin cok ozr dilerim cunku bu konun ingilizce egitimini aldim turkcelerini bilmiyorum....dreamali arkadasim da bagislasin beni....
frekansin oldurucu etkisi volume yuksekligi yani dB ile saglanmistir....yoksa dreamali arkadasimin dedigi gibi insan filin yanina gitti zamanda kalbi dururdu....
burda ayirmamiz gereken ozellik sudur.....volume yuksekligi....orneklemeye calisalim...
diyelim ki telefon caliyor.....telefon zilleri genelde insan kulaginin en hassas oldugu freakan aaliklarinda calar uyarici etkisi yuksek olsun diye...
telefonla ayni frekans ta ses veren bir soprano vocal dusunelim....
ayni frekans volume yuksekligini dengeli kullandigimizda bir telefonda bizi uyaran olarak karsimiza cikarken bir soprano vocal bu frekansi cok yuksek volmue de kullanarak bir bardagi yada siseyi kirabilir....bunu hepmiz gormus sahir olmusuzdur....
7 hz silahina gelince.....dreamalinin dedigi gibi filler bunu kendi aralarinda sohbet etmek icin kullanirken bu frekans cok yuksek dB de bir bomba etkisi yaratbiliyor....
bir club a gittiginizde bass frekanslari(ozellikle 40-190hz arasi)gogsunuzde hissedersiniz...ama bir bomba bunu urettiginde cok yuksek dB olsuturdugu icin havaya ucarsiniz....yaninda bomba patlayan adamin havada uctugunada sahit olmusuzdur...metal parcaciklari degildir onu havaya ucuran...sesin yarattigi dalgadir...
peki 7 hz ile kalp nasil durur......kalpleri durduracak volume de bir 7 hz uretmek icin 3 dolarliklik makineden daha fazlasina ihtiyac duyariz...bunun icin cok guclu ampfilkatorlere ihtiyac vardir...dreamali ile anlasamadigimiz nokta bu.....evet Dreamali bunu evindeki 3 dolarlik bi cihaz ile yapabilir ama bu uretmek degildir....onu nasil neyle hangi volume de duyuracakasin....volume degerini unutuyorsun arkadasim....ben evimde 100 hertz ureten muzik setinin onunde durdugumda sadece gogsume vuran basi dinliyorum.....ama ayni frekansla hamburg daki calistigim DYNAUDIO hoparlorleri ile saclarimi kurutuyodum dustan sonra :)........evdeki volumde tatli bir bas duyarsin studyodali cok guclu bir hoparlorle saclarini kurutursun fon niyetine....ayni frekans bakin....ama etkilerine bakin insan ustundeki....
dolayisi ile 7 hz le bir fil homurdanirken ayri ....7 hz ile kalp krizi gecirtirken ayri.....onemli olan burda volume(dB) degeridir....
soprano-telefon ve fon maskinesi ornekleri ile sanirim frekanslarin insan ustundeki etkilerini anlatabilmisimdir.....
gelelim Dreamli ile diger farkli fikirde oldumuzz baska bir konuya....
ben 7hz i uretmenin ve bunu duyurmanin bir evde imaknsiz olabilcegini soylerken arkadasim bunu iPod kulakliklarinin bile basrdigini iddia ediyor....anlasilan o ki biraz matematiksel yaklasmamiz gerek konuya...
soyle aciklayalim....
ses hizi 344 m/s dir.....
frekans boyunu hesaplarken su formulu kullaniriz
ses hizi/ frekans degeri = frekasin boyu
bir ornekle aciklayalim SORU : 50 hz frekansinin boyu kactir ?
yukardaki formulu uygulayalim
344 / 50 = 6.88 m
bir driver bir frekansi uretebilmek icin en az frekansin boyunun dortte biri kadar caba ship olmasi gereki yani ;
6.88 / 4 = 1.72 m hoparlorunuzun capi 1.72 m ise 50 hz efektif olarak degil dogal yoldan uretebilir....evde boyunuz kadar bir subwooferiniz varsa 50 hz i dogal yoldan duyarsiniz bu mumkundur Dreamali arkadsim haklidir.........ancak simdi hep beraber ayni formulu 7 hz icin uygulayalim...
formulumuzu hatirlayalim
ses hizi/ frekans degeri = frekasin boyu
7 hz in boyunu bulmak icin uygulayalim
344 / 7 = 49.1 m
simdi bunu dogal olarak uretmek icin gerekli olan capa bakalim....
49 / 4 = 12.2 metre
dogal olarak 7 hz uretmeniz icin 3 dolarlik devreye degil 12.2 metre capinda bir hoparlore ihtiyaciniz var.....Evinize sokamazsiniz dedigim hoparlor budur.....Dreamali arkadasimin tavani 15 metre yukseklikte olan bir dev malikanesi varsa onu bilemem yanlis konusmayalim... :)
Dreamali arkadasimiz demis ki...
------Benim anladığım şu.
mev 7 Hz'lik bir frekansla insan kalbinin duracağını iddia ettiği bir sürü zırva yazıyor. Güya bu frekanstaki sinyal doğada yok. Bu sinyali verebilecek hoparlör bir eve sığmaz. -------
bu freakans dogada yok demedim arkadasim bir hoparor bunu fogal olarak uretemez dedim....efektif olarak uretilir dedim....amerika da savasa yaninda bina gibi hoparlorle gidecek degildi sanirim....bu sinyali verecek hoparlorun capinin 12.2 m oldugunu bu yuzden bir eve sigmayacagini yukarda anlatiim.....sanirim ortayi buluyoruzdur.....
sonra dreamli demis ki
-----Ayrıca 7 Hz'lik sinyallerin doğada en azından filler ve balinalar tarafından üretildiğini ama onlara yaklaşan insanların kalplerinin durmadığını anlatıyor.-------
fillerin bu frekansla sohbet ettigini ama bu frekansin yuksek volume u ile kalp duracaginida yukarda telefon-soprano vocal ornegi ile acikladik....
dreamali demis ki
------------mev üyeliğini sonlandırıyor.
Ama elçisi ile haber gönderiyor.
3 dolarlık elektronik devreye mi cevap veriyor?
Hayır!
Filler ve balinaların 7 Hz'lik ses üretimine mi cevap veriyor?
Hayır!
İnsan kalbinin 7 Hz ile durmayacağına mı cevap veriyor?
Yine hayır!
Denize düşen yılana sarılır edasıyla, benim, ikinci yazımda modulasyonu harmoniclerle karıştırdığımı zannetmiş ve o noktaya balıklama dalıvermiş.
(İyi de etmiş hani. Sayesinde 2 tane Türkçe teknik terim daha öğrendim.)--------------
uyeligimi tekrar aktif yaptim-3 dolarlik devreye cvp verdim-filleri anlattim-insan kalbinin duracagini anlattim.....sana sadece HAYIR lar kaldi arkadasim...
kalp olayi---------7 hz i yeterli yukesklikte kalpe gonderdiginde kalp rezonansa maruz kalir ve one hareketini yapamaz....ve kriz gecirir....o sirada hoporlor one dogru hareket eder ve geri itimle frekansi pompalar ve kalp o anda caresizdir...clublarin belli dB sinirlari vardir....daha yuksegi sagir eder....dahada yuksegi ile bagirsaklarini eline alirsin...jetlerin yanindaki adamlar bosuna izole edici kulakliklar kullanmiyorlar......
denize dusmus ve yilana sarilmis degiliz sevgili dostum....gidenin arkasindan konusulmaz laflarinin arkasina da siginmis degiliz....bu konuda bir egitimci olarak bilgimizi aktariyoruz bunlar zirva degil...kafana takilan seyleri daha terbiye sinirlari icersinde yazarsan artik cok sevinirm....ben dikkat ediyorum senden dikkatli olmani istemek hakkim sevgili dostum...her seyin basinda arkadasiz....
liopleurodon
25-02-2006, 17:08
HOAX üretmekte insanın üzerine yoktur. Bu anlattıklarında onlardan biridir.
Bir şeyler biliyorsun, ama eksik ve yanlış biliyorun.
bir driver bir frekansi uretebilmek icin en az frekansin boyunun dortte biri kadar caba ship olmasi gereki yani
Bu külli yanlış. Saniyede 7 kere titreyen bir şey 7 Hz ses üretir. Ayrıca, frekansın 4'te biri olması vs. gerekmez. Ses titreşimdir, havada yayılan titreşim dalgaları. Bu söylediğin hesap akustik ideal malzemenin rezonansı için geçerlidir. Yani, bu çapta bir hoparlörle bu sesi en büyük verimle elde edersiniz.
7 Hz titreşim insanı öldürür mü? Bu da bir acayip soru? Çünkü her insanın kalbi farklıdır. Boyu vs. aynı değildir. Bu yüzden rezonansı aynı olamaz. Üstelik yansıma denen bir şey var. Belki, transducer'leri kalbe yaslayıp 7 Hz ile titreştirsen kalp ritmi bozulur adam ölür. Ama bunu uzaktan yaparken çok fazla güce vs. ihtiyacın olacaktır. Bu da pratik bir silah olmaz.
Ama en ilginç tarafı şu. Seslerin yok olmaması. İki tür özel oda vardır. Tam yansımalı oda, yanstımasız oda. Eğer ses hiç soğrulmadan hep yansıyorsa ses o odada kalacaktır. Ama maalesef %100 soğurmasız bir materyal yok. Bu şu demek. Ses dalgaları çarptığı her yerden biraz yansır, biraz emilir. Bu yüzden lineer bir şekilde gücü azalır ve bir noktadan sonra havadaki atomları hareket ettiremeyecek kadar azalınca yok olur. Bu da saniyeler içinde gerçekleşir. Dahası taşıyıcı ortam olan hava, su vs. de sesi ısıya çevirmekte çok iyidir. Bu yüzden sesin uzaklara erişmez, havada yutulur ve "YOKOLUR" çünkü havayı titreştirecek takati kalmamıştır.
Kısaca, seslerin uzayda vs. duyulması şu bu olayı hikayedir. Entropi denen kanunu yok sayarak bir varsayımda bulunuyorsunuz. Dahası o uzay gemisinde şu duyulmuş, bu duyulmuş olayı da hikayeden ibarettir. Bizzat Aldrin'in kendine sordum.
arkadasim cvb in icin tesekkur ederim.....hoax ne demek bilmiyorum ozr dilerim
yazina su sekilde aciklik getirelim.....eger emilimli bir ortamdaysan dedigin sey dogrudur ses gittikce duyulmaz olur ve DUYULMAZLIGI SONLANIR....halbuki varligi asla YOKOLMAZ....bir ornek daha verirsek sesin yokolmayacagina dair....konserde yasanan FEEDBACK durumudur....NASA da feedback mantigindan yola cikip frekansi looplayip sonsuz hale getirerek calismistir bu deney uzerinde...
tam tersi bir oda da vardir........iki kisinin burunlarinin ucu birbirine degmektedir.....yakinliklarinin siz hesap edin....avazlari cikana bagirmaktadirlar ama birbirlerini duymazlar....burda ses yoktur diyebilirmiyiz hic...
demissin ki
---------Saniyede 7 kere titreyen bir şey 7 Hz ses üretir. Ayrıca, frekansın 4'te biri olması vs. gerekmez. Ses titreşimdir, havada yayılan titreşim dalgaları.--------
arkadasim ya ben anlatamiyorum yada siz anlamak istemiyorsunuz...hoparlorun capini hespalarken kullandigimiz formulden bahsediyorum hz den degil....zaten altinada dvm etmissin paragrafin ve dogrusunu yazmissin....hemfikiriz bu konuda....
seslerin uzayda duyulmayacagi konusunda da hem fikiriz yukardaki konuyu okumussan...bnm bahsettim duyulmayan ama varolan sesin varligindan yola cikilarak tekrar duyulabilir hale getirilmesidir....bu da converter ile saglanir.....aif ortaminda calisiyorsan wave formatli bir sesi duyamazsin play yaptiginda....bu sesin varolmadigi anlamina gelmez sadece duyamiyorsundur....ama wve i aif e convert ettiginde sesi duymaya algilmaaya baslarsin...
lutfen sirf muhalaefet olmak icin yazilari dikkatsizce okuyup yazmayin....hem fikir oldugumuz konularda bosubosuna tartismiz oluyoruz cunku....
bak kendin de yaziyorsun ses isiya donusur diye...sonra da diyorsunki ses yok olur.....dogrusunu yazalim istersen beraber....
sesin varligi degil algilanabilirligi yokolur...uzaydan toplanan sesler hakkinda yukarda verdigimden daha fazla bilgi veremiyorum cunku bunu yapan adamlarin biriyle turkiye ziyareti sirasinda gorustugumde bana yukarda anlattigimdan fazlasini anlatmadi....ben sadece ilginc diye paylastim....bu projenin devamini hep birlikte gorucez bende bilmiyorum....biz cd nin ismini yeni duyarken dvd ile kicini silen adamlar bunlar...umarim ne yaptiklarini biliyorlardir
DreiMalAli
26-02-2006, 02:35
Ha şöyle işte MEV.
Hoş geldin.
Bu davranışın güzel bir davranış oldu.
Şimdi sular duruldu.
Ve cevap olarak yazdığın yazı öncekilerinden daha doğru ve daha gerçekci.
Ama bu saatte ciddi bir yazı yazacak halim yok doğrusu. Ancak akşama doğru bir şeyler karalarım.
Küçük çocuklar ve DreiMalAli'lerin uyku saati çoktan geçti.
Ama ben uykuya yarım saat daha direnip foruma biraz göz atıp doooğru...
smile116
Sevgiler
liopleurodon
26-02-2006, 14:05
-Mev-, bir yanlış içindesin. Ses belli oranda azala azala sonsuza kadar azalmaya devam etmez. Bir noktadan sonra artık molekülleri titreştirecek gücü kalmaz. Bu sesin yok olduğu andır. Diğer yandan bir seviyeye düşünce sinyal/gürültü oranı o kadar kötüleşir ki sesi ayırdetmek imkansız hale gelir. Bu pembe gürültüden herhangi bir sesi çıkarmak imkansızdır.
Mantığın, Şöyle bir şey. xn = x / 2, xnn = xn / 2, xnnn = xnn/2 , yani x / (2^n) olacak, n sonsuza giderken x asla sıfır olmayacaktır. Tamam, ama bu kağıt üzerindeki formül ve ideal ortam değil. Güç bir seviyenin altına düşünce artık geri yansıyamaz, tamamen soğrulur. Yansıyan güç belli seviyenin altına inincede artık taşıyıcı ortamı hareket ettiremez. Kısaca yokolur.
DreiMalAli
01-03-2006, 00:21
MEV
Yukardaki yazılarının bir kaç yerinde 7 hz lik frekansındaki titreşimlerinin doğada olmadığını ve bunu yapacak makinanın Dünyada bulunmadığını belitmistin. İnsan kalbinin 7 Hz’e duyarlılığını da varsayarak...
Şu cümleler senin:
Birinci (başlık) yazında şöyle geçiyor:
7 hz uretecek bir makine dunya uzerinde yoktur...daha dogrusu doga da insan sagligi icin 7 hz lik bir frekans uretmez....
İkincı yazında ise yine tekrar ediyorsun:
7 hz ureten bir makine yoktur dunyada bu dogru bilgidir....7 hz i dogal olarak uretecek makine yoktu korfez savasi zamaninda.....amerika bunu yapti onlarda suni olarak urettiler....
...
dikkat et dostum dB den bahsetmiyoruz....
Bu cümlelerde yanlış anlaşılacak bir şey yok.
Bu cümlelerden yola çıkarak senin aslında (üçünde yazında belirttiğin cümleler)
frekansin oldurucu etkisi volume yuksekligi yani dB ile saglanmistir....
...
filler bunu kendi aralarinda sohbet etmek icin kullanirken bu frekans cok yuksek dB de bir bomba etkisi yaratbiliyor....
...
bir club a gittiginizde bass frekanslari(ozellikle 40-190hz arasi)gogsunuzde hissedersiniz...ama bir bomba bunu urettiginde cok yuksek dB olsuturdugu icin havaya ucarsiniz....yaninda bomba patlayan adamin havada uctugunada sahit olmusuzdur...metal parcaciklari degildir onu havaya ucuran...sesin yarattigi dalgadir...
demek istediğini kimse anlayamaz.
Teknik ile haşır neşir olmayan arkadaşların ne anladığını ise var sen düşün.
Bu arkadaşlar için kısa bir açıklama: Elimdeki kalemi sallıyorum. Eğer saniyede 2 sefer sallıyorsam bu titreşimin frekansı 2 hz’dir. Buraya kadar işin içine “volume” ve “dB” henüz girmedi. Elimdeki kalemi sadece 1 cm uzunluğunda bir çizgi üzerinde saniyede 2 sefer (2 hz) sallıyorsam çok küçün bir “kuvvete” ihtiyacım var. Ama 1 metrelik bir çizgi üzerinde ve yine saniyede 2 sefer (2 hz) sallıyorsam çok daha büyük bir kuvvete ihtiyacım var. Volume ve dB ile ima edilmek istenen bu. Buna titreşimin şiddeti diyelim (titreşimin enerjisi, gücü anlamında kullanıyorum). Bu titreşimler, hava içinde ve titreşimin şiddeti ile artan büyüklükte basınç değişimleri oluştururlar. (Basınç dalgaları. Suya attığımız taşın oluşturduğu dalgalar gibi. Suda dalgalar dairesel bir şekilde yayılırken ses dalgaları küresel bir şekilde her yine yayılırlar.).
Bu basınç dalgaları havada ses hızı ile ( yaklaşık olarak saniyede 330 metrelik = saatta 1188 km’lik bir hız ile) yayılırlar.
Aynı prensip bomba için de geçerli. Bomba patladığı an aniden gaz haline gelen patlayıcı madde büyük bir hızla genişleyerek çevresindeki havayı aniden sıkıştırır (basınç değişimi) ve bu basınç dalgası ses hızıyla ve/veya daha hızlı hareket ederek yayılır (şok dalgası).
Üçüncü yazından anladığım kadarıyla, 7 Hz’lik bir titreşimin doğada varlığı konusunda ve üretimenin kolay ve mümkün olduğu konusunda hemfikiriz.
Bunun insan vücudu üzerinde etkisi konusu:
İnsan kalbinin bir resonans frekansı var mı, varsa bu 7 Hz midir, bilmiyorum.
İnternette bazı “doğal tedavi yöntemleri” sayfalarında “vücutdaki resonanslardan” bahsediyorlar, 0,3 Hz ile 200 Hz arası titreşimleri tedavi amaçlı kullandıklarından bahsediyorlar. Ama hangi organın resonans frekansı kaç hz olduğu hakkında bilgi vermiyorlar. Gerçi verselerde onlararın verilerine şüpheyle bakacağımı da hemen belirteyim.
Sporda ve ortopedide masaj, germe vs. amaçlı aletlerin kullanıldığını biliyoruz. Bunlar düşük frekanlarda çalıştığı gibi yeteri kadar da güçlü aletler. Eğer sağlıklı bir kalp için bir rasonans frekensı olsaydı ve tehlike arzetseydi, bu çoktan bilinirdi.
Üçüncü yazında 50 Hz’lik ve 7 Hz’lik bir hoparlör için yaptığın hesaplama, liopleurodon’unda belirttiği gibi, hoparlörün o frekansda randımanlı olmasını amacıylayan bir hesap. 1/4 lük dalga boyu yerine 1/2 lik dalga boyu alsaydın 3 dB ve 1/1 lik dalga boyu ile hesaplasydın 6 dB daha randımanlı olurdu. Eğer hoparlörler çok yüksek frekanslarda titreşebiliyorlarsa (ki titreşiyorlar); öyleyse konumuzun o düşük frekansında da mutlaka titreşebilirler ve titreşiyorlar. Yoksa kimsenin evinde ve arabasında, 50 Hz’i de dinlediği halde, 1,72 metrelik hoparlör yok. Satın aldığımız “normal” hoparlörlerin verilerine bakarsak 30-50 hz den başlıyorlar. Elbette ses kalitesinden dolayı çeşitli frekanslara (bas sesler, tiz sesler) daha uygun hoparlörler de var.
Sesin şiddetini artırarak ve/veya rasonans ile bir şeylere hasar verebilirmiyiz?
Evet!
Buna örnek olarak sopranoları örnek vermişsin. Bir sopranonun, sesini, bir kaç saniye süresince hiç değiştirmeden, belli bir frekansda (bardağın resonans frekansında) tutabileceğini tahmin edebiliyorum.
Ama bu yetmiyor.
Sesin şiddeti de yeteri kadar büyük olması ve bu şiddetin belli bir süre uygulanması lazım. Bunun için yaklaşık 100-150 watt arasında bir güç gerekli. İnsan sesinin gücünün ise, ne kadar yüksek sesle bağırırsa da, 100 watta çıkabileceğini tahmin etmiyorum. Bu sadece bir tahmin. Belki Dünya'mızda istisna bir kaç kişi vardır. Ama bir ses yükseltici yardımıyla bu mümkün. Veya bir frekans genarotoru ve hoparlör yardımı ile.
İlgilenen arkadaşlar için şu adresde bu olay için güzel bir simulasyon var. http://www.wissen.swr.de/warum/glaszersingen/themenseiten/t2/s1.html#
Resme tıkladıktan sonra soldaki bardaklardan birine tıklayın. Sağdaki frekans sürgüsünü kırmızı çizgiye getirdikten sonra diğer sürgüyü yavaş yavaş artırın.
(Buradada bir deney filmi var: http://www.physik.uni-muenchen.de/expvorl/Mechanik_I/Resonanzkatastrophe%20Glas.mpg )
Resonas ile ilgili benzer olaylara örnek olarak ismini hatırlamadığım bir köprüden “uygun adım” ile marş yapan askerlerin geçmesi nedeni ile yıkılan bir köprüyü örnek verebilirim. Ve yeteri kadar şiddetli esen rüzgar dolayısıyla bazı köprülerin uygun frekansda resonasa uğrayıp yıkıldıkları bilinmekte. Ayrıca; ultraşal ile (20 000 Hz den daha yüksek frekanslar) bazı böbrek taşları resonanz olayından faydalanarak ameliyata gerek kalmadan kırılabiliyorlar. Daha bir çok örnek eklenebilir.
Yukardaki örneklerdeki materyallar titreşmeye yatkın, soğurması az ve kırılmaya uygun materyaller. Bu maddelerde resonans frekansı kullanarak az bir enerji ile onları randımanlı bir şekilde kırabiliriz. İnsan organları ise (belki kemikler hariç) bu özellikleri göstermiyor. Onlar titreşime meyilli değil, soğurması fazla ve kırılmaya uygun değil.
Resonans felaketini genellemek yanlış.
Kalbe gönderilecek her hangi bir titreşimin enerjisi, benzer materyallerden oluşan deri, göğüs kası, göğüs kafesi ve altındaki yağ tabakası tarafından büyük bir miktarda emilecek, bir kısmı ise yansıtılacak ve ancak geriye kalan miktarı kalbin hareketini belki etkileyebilecek.
Yeteri kadar güçlü hoparlör ve ses yükselticisi ile (amplifikatör) titreşimleri elbette hissedersin. Benzer örneği ben de vermiştim (gençlerin caka atması örneği). Hatta çok daha güçlü ise, senin verdiğin bomba örneği, beni havaya bile uçurabilir.
Ama bunu silah olarak kullanma konusu olanaksız.
Çok çok güçlü bir ses (titreşim) silahı yaptığımızı düşünelim. İster resonans amaçlı olsun ister resonanssız.
Bu titreşimler küresel bir şekilde yayılırlar. Yani titreşim çıktığı noktadan itibaren her yöne doğru (yukarı aşağı, sağa sola, öne arkaya) eşit bir şekilde yayılır (yönlendirme sadece çok çok cüzi miktarda mümkün).
Bu durumda bu silahı kullancak olan askerler de tehlikede demektir. Çünkü onlar titreşimin çıktığı noktaya çok daha yakınlar. Yani titreşimin en fazla ve en tehlikeli olduğu yerde bulunuyorlar. Bu askerleri titreşimin etkisinden koruyacak kabin ne kadar mümkün olur?
Küresel yayılma esnasında titreşimin şiddeti uzaklığın karesi ile ters orantılı olarak azalır. (bu; bombaların yarattığı şok dalgası için de geçerli) Uzaklık 2 katına çıkınca titreşimin gücü 4 de birine düşer, uzaklık 3 katına çıkınca güç 9 da birine düşer...
Yani 1 m ilerdeki titreşim gücü 1000 watt ise 2 m ilerdeki titreşim gücü 250 watt ( = 1000/4), 3 metre ilerdeki titreşimin gücü ise sadece 111 watt dır ( = 1000/9). 10 metre ilerde ise sadece 10 watt ( = 1000/100) etki etmektedir.
Aynı şey bombaların etkisi için de geçerli. Bombaların parça etkilerini bir kenara bırakırsak, asıl etkileri enerji dolu bir şok dalgasının küresel bir şekilde yayılıp çevresindeki binaya, cama, insana vs. çarparak hasar vermesidir. Bundan dolayı bombalar; imha edilmek istenen yerin tam üstüne veya en azından mümkün olduğu kadar yakınına atılırlar.
Sevgiler
dreaalali arkadsim yazin icin cok tesekkur ederim cok guzel bilgiler vermissin.....ilgin icin sagol
solyle bir test yaptim.....bir bomba patlama sesini ornekleyip frekans analaizi yaptim assagi yukari en guclu oldugu frekans araligi 80 ile 300 hz arasinda.....bombayi yakina atma olayi dedgin gibi oncelikli olarak parca tesirinin daha fazla etkisi icin daha sonrada bass araliginin daha yukarda olmasi nedeniyledir....
simdi 7 hz konusuna geri dondugumuzde durum biraz farklilasiyor.....
hatirlamamiz gereken bi nokta daha var.....tiz frekanslar onde bass frekanslar tiz lere nazaran daha arka tarafta yogunluk gosteriyorlar.....bu da bildigimiz gibi bass frekanslarin dalga boylarinin daha uzun olmasindan kaynaklaniyor......
7 hz in dalga boyunu hesaplamistik hatirliyorsak.....
344 / 7 = 49.1 m
kac bin watt ile 49 metrelik bir frekans gonderip insanlari oldurduler bilmiyorum.....nasil bir sistem kullandilar bilmiyorum.....ama bildigim tek bir sey var bu gercekten olmus bi sey....daha yuksek frekanlarda (40 hz ve ustu) insani sagir etmek yuksek dB lerle mumkun ve olmustur da....club lardaki KALICI ISITME SORUNUNA YOL ACABILIR uyarisi bosuna degildir.....ki bu ortamlardaki sistemler limit edilmis sistemlerdir....cok daha yuksek sistemle birak kalp durdurmayi ic organlarini disari bile cikartabilirsin.....ama 7 hz lik bir ses bombasi hakkinda bildiklerim onceki yazdiklarimdan ibarettir...
bu arada kulakici kulakliklari ile cok yuksek volume de muzik dinlemeyin arkadaslar :) ozellikle rock-metal tarzi gibi orta frekanslari ve distortion lari fazla olan seyleri dinlerken dikkat edin....buyuk kulakliklari da cok fazla basinizda tutmayin....cunku kulaginiz hemen onunden gecip beyine giden atardamarlara uzun sureli baski uyguladiginizda ve cok yuksek volumlerde muzik dinlediginizde vertigo denen bas donmesi hastaliginia yakalnma riskiniz var......sadece uyari :)
Arkadaşlar,
başlık fizik dersine döndü. Sistematik olmayınca da tam anlayamadık.
Bir fizik sitesinde konuyu basitten karmaşığa doğru bir sistem dahilinde aktarırsanız söz hepsini okuyacağım. Hatta sonunda soru falan sorarsanız çözmeye çalışacağım ama konu çok karıştı.
Benim sorum basit. Böyle bir makina varsa şimdi nerede? Pili mi bitti? Belki de şarja koymuşlardır.
LastCoder
03-06-2008, 21:13
Merhaba arkadaşlar...
Bunca bilgi yüklü ses fiziği eğitiminde emeği geçen herkese teşekkürler. Biraz da işin pratiğine bakmanızı rica edicem sizden. Soru(n)m şu; ben MCSE (Microsoft System Expert) kursuna gidiyorum ve kursta eğitimen o kadar yoğun bilgi veriyor ki neredeyse not almak imkansız...Ben de bunun için bir ses kaydetme cihazı almayı düşünüyorum. Bir marka ve model buldum. ama bu marka/modelde çok teorik bilgiler var. Anlaşılacağı üzre sesi net kaydedip etmeyeceği ile ilgili bir problemim var. Fazla uzatmadan Söyleyim; bu cihaz bir modunda: 500-5000 Hz arasındaki sesleri, bir başka modunda da: 500-3400 Hz arasındaki sesleri kaydedebiliyor. Şimdi, ben ön sıralarda oturuyorum ve Eğitmenle aramızda 1,5 - 2 m. mesafe var. Bu Hz değerleri arasında, bu mesafede ve normal ses tonunda anlatılan bir konuyu bu cihaz net bir biçimde kaydeder mi?
tahminime göre eder ama nereden ve nasıl bu sesi dinleyeceğinizde azdsa olsa önemli ...
LastCoder
04-06-2008, 00:30
teşekkür ederim kızılordu. Ben de kaydedebileceğini zannediyorum. 3. parti bir yazılımla sesi dinleme sorunu çözülebilir...
LastCoder
04-06-2008, 00:32
tahminime göre eder ama nereden ve nasıl bu sesi dinleyeceğinizde azdsa olsa önemli ...
Teşekkür ederim kızılordu...Ben de yukarda açıkladığım şekliyle kaydedebileceğimi zannediyorum. Senin bahsettiğin ''nerede ve nasıl dinleneceği'' sorunu bilgisayara yüklenecek 3. parti bir yazılıma aşılabilir...
sorun yaratacğını sanmıorum bence güzelce dienlenebilir:)