Natan
20-05-2010, 15:32
Kiliseler neden Af Diliyor ?
“Papa Kilisesinin yargılanmasını istiyor” . “Engizisyon ve Yahudi
Düşmanlığı – Kilise Mea Culpa’sını Hazırlıyor (Bir duada söylenen cümle –‘İtiraf ediyorum’ ) ,
” Yahudi Soykırımı için Mea Culpa .”
“Metodistler Uzak Batının Yerlilerinden Özür Diliyor”
Kilisenin geçmiş yüzyıllarda yaptıklarından dolayı suçlarını kabul ettiklerini ve Kilise tarafından özür dileklerini şimdilerde gazete ve dergilerde okumak mümkün. Özellikle Medya sürekli,Papanın dile getirdiği Mea Culpa’lara dikkat çekiyor.
http://www.populertarih.com/wp-content/uploads/2008/08/engizisyonda-iskence.jpg
Katolik Rahipleri dinden çıkan kişilere işkence yaparken
Papa Af Dilediğinde
Papa II.Jean Poul 1980 ile 1996 arasında en az 94 kez “Kilisenin tarihi yanlışlarını” kabul etmiş yada af dilemiştir. Katolik Kilisesinde sadece Papa yerinde olarak günah itirafı olan Mea Culpa söyleyebilir. Bu temelde Haçlı seferleri ,savaşlar ,diktatörlerin desteklenmesi ,kiliselerdeki bölünme ,Yahudi düşmanlığı ,Engizisyon ,Mafya ve ırkçılık gibi Kilisenin karanlık tarihine bakılarak rahatlıkla bir çıkarsamada bulunabiliriz. 1994’te kardinallere gönderilen bir genelgede (bazılarına göre Papalığın hazırladığı önemli bir belge ) II.Jean Poul “ikinci bin yılda işlenmiş günahlar için genel bir itiraf “ önerdi.
Belçika'da da Bruges Başpiskoposu Roger Van Gheluwe, bir çocuğa tacizde bulunduğunu açıkladı ve istifa etti.
Birkaç üst düzet din adamı da papanın örneğini izledi .Ayrıca birçok Amerikalı piskopos televizyona çıkıp ,kamera önünde af diledi. Neden ?
Birçok gencin zarar görmesine yol açan pedofil papazlar sorununu hafife aldıkları için. 1995’te Kilise tarafından büyük bir jest yapılma gereği de duyuldu ; Papa XII.Piusun Yahudi Soykırımına sessiz kalmasına değinen bir oturum gerçekleştirilmişti ve bu Katolik tarihinde büyük bir af dileme girişimi olup Nazilerin suçlarını destekleyen Roma Katoliklerinin Tanrı gözünde yaptıkları hataları teşkil ediyordu. Günümüzden bir örnek verecek olursak ;
"Almanya Katolik Kiliseleri Başkanı Robert Zollitsch, kiliselerin bugüne kadar, imajlarına zarar vereceği şeklindeki yanlış bir endişeden dolayı Katolik eğitim veren yatılı okullarda cinsel tacize uğrayanlara yeteri kadar yardımcı olmadığını” belirtti.Bu tür Taciz skandalları Kilisede hep vardı .
“Farklı bir toplumsal ortamda suçlulara karşı duyulan büyük hayal kırıklığından ve kilisenin imajına zarar vereceği şeklindeki yanlış bir endişeden dolayı tacize uğrayan insanlara yeterince yardımcı olunmadığının bugün bilincine varmaktayız
“ - Almanya Katolik Kiliseleri Başkanı Robert Zollitsch
Sadece Katolik kilise değil Protestan Kiliseler de pek çok kez özeleştiride bulunmuştur.
Af dilemek elbette yanlı bir şey değildir. Ancak Kutsal bir kurum olduğunu idda eden Kilise Neden bunu sürekli yapıyor ?
Günahkar Kilise Nasıl Kutsal Olur ?
Kiliselerin yaptıkları hatalar yüzünden tövbe etmeleri ve yollarını düzeltmeleri gerektiği fikri yeni değildir. İlk kilisede olduğu varsayılan ahlaksal bütünlüğün Ortaçağda tam bir ahlaksızlığa bürünmesi karşısında bazıları Kilisede Reform istediler.
Ancak sorun hiçbir zaman tam olarak bitmemiş, günümüzde de pek çok kilisede taciz skandalları yaşanmıştır. Bunu ne Papalık ne de Vatikan büroları önleyebilmiştir. Yakın zamanlarda Kiliseler,Yahudi Katliamı konusunda sessizlikleri yüzünden eleştirildiler. Ayrıca Üyelerinin savaşlara katılmasına karşı çıkmadıkları için de suçlandılar.
1941’de II.Dünya Savaşı tüm şiddetiyle sürerken Bir Papaz Şunları söylüyordu ;
“Roma ,daha az tehlikeli öğretiler için yaptığı ve hala da yapmaya alışık olduğu gibi ,Neden Katoliklikteki bu bozulmaya şiddetli bir tepki göstermedi ?” –Papaz Primo Mazzolari
Onun daha az tehlikeli şeylerle karşılaştırdığı şey (?) neydi ? Papaz ,o dönem uygarlığını yok eden savaş kışkırtıcısı milliyetçilikten söz ediyordu.
Bununla birlikte ,gerçek olan şu ki ,oldukça yakın zamanlara dek dinlerin suçlarını kabul etmesi olağan değil, istisnai bir durumdu. XVI. Gregorius kilisenin yeniden yapılandırılmasına ve ahlaksızlığa gömüldüğünü inkar ederek şunları söylemişti :” Kilisenin emniyeti ve gelişimi için belirli bir ‘onarma ve yenilenme’ önermenin saçma ve zararlı olduğu açıktır,sanki onun bozulmaya maruz kalması düşünülebilirmiş gibi “. Ya inkar edileyecek derecede göze batan hatalar için ne denilebilir ? Kilise yine inkar politikasını sürdürerek yaptıkları hataları maruz göstermeye çabaladı. Bazı ilahiyatçılar Kilisenin hem kutsal hem de günahkar olduğunu ileri sürdü.Kurumun kendisinin kutsal olduğu ,Tanrı tarafından hatalardan korunduğu söylendi.Ancak üyeleri günahkardır.Bu nedenle Kilise adına gaddarlık yapıldığında ,kurumun kendisi değil,kilisenin içindeki kişiler sorumlu tutulmalıdır. Peki bu size mantıklı geliyor mu ?? Katolik İlahiyatçı Hans Küng’e mantıklı gelmiyor ; O şunu yazmıştı :
”İnsanlık dünyasının tepesinde duran ideal bir kilise yoktur ;İtiraf edecek günahı olmayan hiçbir kilisenin olmayacağı gibi” .
Ekümenik Hareket ve Ahlaksal Saygınlık
Şimdi kiliselerin af dilemesine hangi gelişmelerin yol açtığını merak edebilirsiniz.Başta Protestanlar ve Ortodokslar değişik mezhepler arasındaki “geçmiş bölünmelerin” sorumluluğunu kabul ettiler . Bunu Lozan’da yapılan “inanç ve düzen” ekümenik konsilinde yaptılar. Sonunda Roma Katolik kilisesi de onların örneğini izledi. Özellikle II.Vatikan konsilinden konsa papalar da dahil üst düzey din adamları Hrıstıyanlık içindeki bölünmeler için giderek daha sık af dilemeye başladılar. Ne amaçla ? Anlaşılan Hristiyanlığın içinde daha çok birlik istiyorlar. Bunu bir stratejik hareket olarak algılamaktadırlar.
Bununla birlikte ,ekümenik hareketten fazlası söz konusudur. Bugün hristiyanlığın kötü şöhretli tarihi yaygın olarak bilinmektedir. Katolikler tüm bu tarihi bir kenara atamazlar .Bugün kesinlikle onaylanması mümkün olmayan hataları yapan Katolik kilisesinin kendisidir. Kilisenin öz eleştiriye ağırlık vermesi ve özür dileklerinin bir diğer açıklaması da kaybedilen güvenin tekrar kazanılma umududur. Saygılığını yitiren kilise başka nasıl ayakta kalabilir ? !
Özür Dilenmesini Uygun Görmeyenler de Var !
Herkes aynı fikirde değil elbette. Bazıları Kilisenin kamuoyundan af dilemesi gerektiği düşüncesine katılmıyor.Örneğin birçok Katolik ,Papaları kölelik uygulaması için af dilediğinde yada Hus ve Calvin gibi “heretiklerin” itibarını geri verdiğinde rahatsızlık hissediyor. Açıkça bazı kardinaller “Kilisenin günahı yoktur” diyor. Onlara göre Kilise ne bozulmuştur ne de ahlaksız bir şey yapmıştır. Gerçekten Papa kilisesinin tarihiyle lgili böyle korkunç bir fikre sahipse ,onun şimdi bu kiliseyi ‘insan haklarının’ savunucusu ,insanlığı pırıl pırıl üçüncü bir milenyuma tek başına taşıyabilecek “ana ve öğretmen” olarak nasl sunabileceğini anlamak zor.
Kiliseden Taciz haberlerinden ;
http://www.haberturk.com/yasam/haber/510528-isvec-katolik-kilisesinden-taciz-ozuruhttp://www.sabah.com.tr/Dunya/2010/03/12/kilisede_taciz_skandali
http://www.tumgazeteler.com/?a=2148116
saygılarımla
“Papa Kilisesinin yargılanmasını istiyor” . “Engizisyon ve Yahudi
Düşmanlığı – Kilise Mea Culpa’sını Hazırlıyor (Bir duada söylenen cümle –‘İtiraf ediyorum’ ) ,
” Yahudi Soykırımı için Mea Culpa .”
“Metodistler Uzak Batının Yerlilerinden Özür Diliyor”
Kilisenin geçmiş yüzyıllarda yaptıklarından dolayı suçlarını kabul ettiklerini ve Kilise tarafından özür dileklerini şimdilerde gazete ve dergilerde okumak mümkün. Özellikle Medya sürekli,Papanın dile getirdiği Mea Culpa’lara dikkat çekiyor.
http://www.populertarih.com/wp-content/uploads/2008/08/engizisyonda-iskence.jpg
Katolik Rahipleri dinden çıkan kişilere işkence yaparken
Papa Af Dilediğinde
Papa II.Jean Poul 1980 ile 1996 arasında en az 94 kez “Kilisenin tarihi yanlışlarını” kabul etmiş yada af dilemiştir. Katolik Kilisesinde sadece Papa yerinde olarak günah itirafı olan Mea Culpa söyleyebilir. Bu temelde Haçlı seferleri ,savaşlar ,diktatörlerin desteklenmesi ,kiliselerdeki bölünme ,Yahudi düşmanlığı ,Engizisyon ,Mafya ve ırkçılık gibi Kilisenin karanlık tarihine bakılarak rahatlıkla bir çıkarsamada bulunabiliriz. 1994’te kardinallere gönderilen bir genelgede (bazılarına göre Papalığın hazırladığı önemli bir belge ) II.Jean Poul “ikinci bin yılda işlenmiş günahlar için genel bir itiraf “ önerdi.
Belçika'da da Bruges Başpiskoposu Roger Van Gheluwe, bir çocuğa tacizde bulunduğunu açıkladı ve istifa etti.
Birkaç üst düzet din adamı da papanın örneğini izledi .Ayrıca birçok Amerikalı piskopos televizyona çıkıp ,kamera önünde af diledi. Neden ?
Birçok gencin zarar görmesine yol açan pedofil papazlar sorununu hafife aldıkları için. 1995’te Kilise tarafından büyük bir jest yapılma gereği de duyuldu ; Papa XII.Piusun Yahudi Soykırımına sessiz kalmasına değinen bir oturum gerçekleştirilmişti ve bu Katolik tarihinde büyük bir af dileme girişimi olup Nazilerin suçlarını destekleyen Roma Katoliklerinin Tanrı gözünde yaptıkları hataları teşkil ediyordu. Günümüzden bir örnek verecek olursak ;
"Almanya Katolik Kiliseleri Başkanı Robert Zollitsch, kiliselerin bugüne kadar, imajlarına zarar vereceği şeklindeki yanlış bir endişeden dolayı Katolik eğitim veren yatılı okullarda cinsel tacize uğrayanlara yeteri kadar yardımcı olmadığını” belirtti.Bu tür Taciz skandalları Kilisede hep vardı .
“Farklı bir toplumsal ortamda suçlulara karşı duyulan büyük hayal kırıklığından ve kilisenin imajına zarar vereceği şeklindeki yanlış bir endişeden dolayı tacize uğrayan insanlara yeterince yardımcı olunmadığının bugün bilincine varmaktayız
“ - Almanya Katolik Kiliseleri Başkanı Robert Zollitsch
Sadece Katolik kilise değil Protestan Kiliseler de pek çok kez özeleştiride bulunmuştur.
Af dilemek elbette yanlı bir şey değildir. Ancak Kutsal bir kurum olduğunu idda eden Kilise Neden bunu sürekli yapıyor ?
Günahkar Kilise Nasıl Kutsal Olur ?
Kiliselerin yaptıkları hatalar yüzünden tövbe etmeleri ve yollarını düzeltmeleri gerektiği fikri yeni değildir. İlk kilisede olduğu varsayılan ahlaksal bütünlüğün Ortaçağda tam bir ahlaksızlığa bürünmesi karşısında bazıları Kilisede Reform istediler.
Ancak sorun hiçbir zaman tam olarak bitmemiş, günümüzde de pek çok kilisede taciz skandalları yaşanmıştır. Bunu ne Papalık ne de Vatikan büroları önleyebilmiştir. Yakın zamanlarda Kiliseler,Yahudi Katliamı konusunda sessizlikleri yüzünden eleştirildiler. Ayrıca Üyelerinin savaşlara katılmasına karşı çıkmadıkları için de suçlandılar.
1941’de II.Dünya Savaşı tüm şiddetiyle sürerken Bir Papaz Şunları söylüyordu ;
“Roma ,daha az tehlikeli öğretiler için yaptığı ve hala da yapmaya alışık olduğu gibi ,Neden Katoliklikteki bu bozulmaya şiddetli bir tepki göstermedi ?” –Papaz Primo Mazzolari
Onun daha az tehlikeli şeylerle karşılaştırdığı şey (?) neydi ? Papaz ,o dönem uygarlığını yok eden savaş kışkırtıcısı milliyetçilikten söz ediyordu.
Bununla birlikte ,gerçek olan şu ki ,oldukça yakın zamanlara dek dinlerin suçlarını kabul etmesi olağan değil, istisnai bir durumdu. XVI. Gregorius kilisenin yeniden yapılandırılmasına ve ahlaksızlığa gömüldüğünü inkar ederek şunları söylemişti :” Kilisenin emniyeti ve gelişimi için belirli bir ‘onarma ve yenilenme’ önermenin saçma ve zararlı olduğu açıktır,sanki onun bozulmaya maruz kalması düşünülebilirmiş gibi “. Ya inkar edileyecek derecede göze batan hatalar için ne denilebilir ? Kilise yine inkar politikasını sürdürerek yaptıkları hataları maruz göstermeye çabaladı. Bazı ilahiyatçılar Kilisenin hem kutsal hem de günahkar olduğunu ileri sürdü.Kurumun kendisinin kutsal olduğu ,Tanrı tarafından hatalardan korunduğu söylendi.Ancak üyeleri günahkardır.Bu nedenle Kilise adına gaddarlık yapıldığında ,kurumun kendisi değil,kilisenin içindeki kişiler sorumlu tutulmalıdır. Peki bu size mantıklı geliyor mu ?? Katolik İlahiyatçı Hans Küng’e mantıklı gelmiyor ; O şunu yazmıştı :
”İnsanlık dünyasının tepesinde duran ideal bir kilise yoktur ;İtiraf edecek günahı olmayan hiçbir kilisenin olmayacağı gibi” .
Ekümenik Hareket ve Ahlaksal Saygınlık
Şimdi kiliselerin af dilemesine hangi gelişmelerin yol açtığını merak edebilirsiniz.Başta Protestanlar ve Ortodokslar değişik mezhepler arasındaki “geçmiş bölünmelerin” sorumluluğunu kabul ettiler . Bunu Lozan’da yapılan “inanç ve düzen” ekümenik konsilinde yaptılar. Sonunda Roma Katolik kilisesi de onların örneğini izledi. Özellikle II.Vatikan konsilinden konsa papalar da dahil üst düzey din adamları Hrıstıyanlık içindeki bölünmeler için giderek daha sık af dilemeye başladılar. Ne amaçla ? Anlaşılan Hristiyanlığın içinde daha çok birlik istiyorlar. Bunu bir stratejik hareket olarak algılamaktadırlar.
Bununla birlikte ,ekümenik hareketten fazlası söz konusudur. Bugün hristiyanlığın kötü şöhretli tarihi yaygın olarak bilinmektedir. Katolikler tüm bu tarihi bir kenara atamazlar .Bugün kesinlikle onaylanması mümkün olmayan hataları yapan Katolik kilisesinin kendisidir. Kilisenin öz eleştiriye ağırlık vermesi ve özür dileklerinin bir diğer açıklaması da kaybedilen güvenin tekrar kazanılma umududur. Saygılığını yitiren kilise başka nasıl ayakta kalabilir ? !
Özür Dilenmesini Uygun Görmeyenler de Var !
Herkes aynı fikirde değil elbette. Bazıları Kilisenin kamuoyundan af dilemesi gerektiği düşüncesine katılmıyor.Örneğin birçok Katolik ,Papaları kölelik uygulaması için af dilediğinde yada Hus ve Calvin gibi “heretiklerin” itibarını geri verdiğinde rahatsızlık hissediyor. Açıkça bazı kardinaller “Kilisenin günahı yoktur” diyor. Onlara göre Kilise ne bozulmuştur ne de ahlaksız bir şey yapmıştır. Gerçekten Papa kilisesinin tarihiyle lgili böyle korkunç bir fikre sahipse ,onun şimdi bu kiliseyi ‘insan haklarının’ savunucusu ,insanlığı pırıl pırıl üçüncü bir milenyuma tek başına taşıyabilecek “ana ve öğretmen” olarak nasl sunabileceğini anlamak zor.
Kiliseden Taciz haberlerinden ;
http://www.haberturk.com/yasam/haber/510528-isvec-katolik-kilisesinden-taciz-ozuruhttp://www.sabah.com.tr/Dunya/2010/03/12/kilisede_taciz_skandali
http://www.tumgazeteler.com/?a=2148116
saygılarımla