PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hristiyan Propaganda Kitabından İnciler


Natan
21-05-2010, 22:11
Hristiyan Propaganda Kitabından İnciler

Bahsettiğim Kitap Josh Mc Dowell tarafından yayımlanan Mesih İsa’nın Tanrılığı adlı kitaptır. Bu kitap Hristiyanların sıkça başvurduğu bir kitap olup ,kendileri tarafından ücretsiz olarak dağıtılan bir yayındır. Propaganda amacı taşır , pek çok kitleye de hediye edilmektedir. Bu konuda yazacağım şey bu propaganda kitabının içeriği ile ilgili olacak. Hristiyan arkadaşlarımın çok güvendiği ve sürekli dağıtımında bulunduğu bu kitapta bazı yanlışlıklar ve iç tutarsızlıklar mevcuttur.

Mesih İsa’nın Tanrılığı isimli bu kitap İsa’yı Tanrı ilan etmiştir. Bazı zor sorulara kesin cevaplar verdiğini idda etmektedir. Halbuki sözde kesin cevapları hristiyanlık hakkında az bilgisi olan kişileri kandırmaya yöneliktir.Fikir kurbanlarının ve düşünen bireyler için objektif davranmalarını rica ediyorum.

İsa’nın Tanrının özeliklerine sahip olduğu İddasını değerlendirelim ;




Tanrı Her Şeyi Bilir


Yeni Antlaşma Mesih'in tüm bilgiye sahip olduğunu belirtmektedir. Mesih geçmişten, bugünden ve gelecekten haberdardır. Yuhanna 2:24-25'te şöyle yazılmıştır: "İsa bütün insanların yüreğini bildiği için onlara güvenmiyordu. İnsan hakkında kimsenin O'na bir şey söylemesine gerek yoktu. Çünkü Kendisi, insanın içinden geçenleri biliyordu." İsa'nın öğrencileri O'na tanıktı; "Şimdi senin her şeyi bildiğini anlıyoruz" (Yuhanna 16:30)


Yukarıdaki açıklamaya bakarsak İsa “her şeyi bilmektedir," her türlü bilgi kendisi tarafından bilinmektedir. Hristiyan propaganda kitabında bu tür bir bilgi hem kitabın sonraki sayfalarıyla hem de Kitab-ı Mukaddesle çelişmektedir.

Öncelikle Kitaptaki çelişkiyi gösterelim ;

İsa her şeyi Bilir mi ?

Aynı kitabı 7. bölümü 88. sayfasında şunlar yazılıdır :


“İsa’nın Bilgisi Sınırlıydı
Bir insan olarak İsa sınırlı bilgiye sahipti”



İlk başta Josh Dowell İsa’nın her şeyi bildiğini idda ediyor, sonraki sayfalarda ise “İsa’nın bilgisi sınırlıydı” diyor. İkinci önermesi doğruysa İsa’ya ilişkin birinci önermesi yanlıştır, yada tam tersi. “İsa her şeyi bilir” cümlesiyle “,İsanın bilgisi sınırlıydı” cümlesi tamamen birbiriyle çelişmektedir. Birinci önermedeki “her şeyi” sözcüğü anlamsızdır.
Zaten kendisi de verdiği ayetlerle çelişmektedir ,bakın hangi ayetleri veriyor ;


"O günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başkası bilmez" (Markos 13:32).


"...Oğul Kendiliğinden birşey yapamaz" (Yuhanna 5:19)

Görüldüğü gibi tutarsızlık ortadadır. Hem” İsa her şeyi bilir ve bu özelliği Tanrılığını gösterir” diyeceksiniz hem de” İsa’nın bilgisi sınırlıydı” önermesini söyleyeceksiniz. Bu iki cümle bir biriyle çelişmektedir.


“Baba Benden Üstündür”


Kitapta İsa ile ilgili şunlar söyleniyor ;



İsa; "Baba benden üstündür" demiştir (Yuhanna 14:28). Mesih'in tanrısallığına karşı duran birisi; "Bu ayet Mesih'in Tanrı'nın altında olduğunu gösterir" diyebilir.
İsa'nın, yeryüzünde kul özünde bulunarak yapmakta olduğu hizmette, derece olarak Baba'dan aşağı olduğu doğrudur. Böyle bir derece, O'nun tanrısal doğasını reddetmez



Reddetmez deniyor halbuki burada açık bir palavra vardır. Kitabın yazarı dolayısıyla Hristiyanlar yanılmaktadır. İsa yeryüzünde BABA’dan aşağı olduğu gibi gökyüzündeyken de durum değişmez. İncile bakarsak İsa gök yüzündeyken de Baba’ya eşit OLMAMIŞTIR. İşte ayet ;


"Ama şunu da bilmenizi isterim: her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek ve Mesih'in başı Tanrı'dır." 1. Korintliler 11:3'


Bu ayet İsa’nın gökyüzündeki Konumuna işaret ediyor. İsa İncile göre ölmüş dirilmiş bir zaman sonra da Babasına kavuşmuş yani göğe yükselmiştir. Ve konum yine değişmemiş İsa her zaman Babasından aşağı konumda durmuştur.İncile göre İsa gökteyken bu ayet yazılıyor . Bildiri sa’nın yeryüzünde yaşadığı dönemi kapsamıyor. Gökle ilgilidir. Ve açıkça yazar ÇARPITMA yapmıştır,çelişmiştir.

Baba Tanrı Mesih’in “Başıdır”



Aynı türden bir ilişki 1. Korintliler 11:3'te de anlatılmaktadır: "Ama şunu da bilmenizi isterim: her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek ve Mesih'in başı Tanrı'dır."
Burada üzerinde tartışılan konu, Mesih ve Tanrı'nın karşılaştırılmasıdır. "Tanrı Mesih'in başıdır. Burada bir üstünlük yok mudur?" Bu karşılaştırmanın yetki konusu üzerinde olduğunu unutmayınız. Üstünlükten veya alçaklıktan bahsedilmemektedir.


Yazar yine yanılmaktadır. Burada sözcük olarak aşağı ve yukarı kelimeleri kullanılmıyor fakat İncile göre İsa gökteyken Yazılmıştır. Dolayısıysa Gökte olan bir varlık için yazılan bu cümle tutarsızdır. Dayanıksızdır. İsa gökteyken "Tanrı Mesih'in başıdır” deniyor. İsa gökte Babasına eşit olmamaıştır. Hristiyanlar yine yanılmaktadır.


İsa Baba’ya Boyun Eğer



Mesih'in Baba'yla olan ilişkisini gösteren başka bir ayette şu soru sahneye çıkıyor: "Her şey Oğul'a bağlı kılınınca, o zaman Oğul da her şeyi, Kendisine bağımlı kılan Tanrı'ya bağımlı olacaktır. Öyle ki, Tanrı her şeyde herşey olsun" (1. Korintliler 15:28). Burada kullanılan "bağımlı olma" (veya boyun eğme) fiili, Mesih'in Baba'ya eşit olmadığı anlamına değil, rollerin farklı olduğu anlamına gelir. Bağımlı olmak, aşağı olmak anlamına gelmez.



Bu pasajda hristiyanların başka bir çarpıtmasını görmekteyiz. Ayet açıkça İsa’nın Babaya bağımlı olduğunu söylüyor. Orijinal kelime yazarın dediği gibi “BOYUN EĞME” anlamı taşımaktadır. İsa İncile göre göğe gitmiş ve Babasına eşit olmuştur. Bu eşitlik üçlü birlik anlayışına dayanmaktadır ve İsa’nın gökteyken bile Babasına eşit olmadığını gözler önüne sermektedir. Yeryüzündeki bir durumla ilgili açıklama ayetlerin söylediği gibi değildir. Uyuşmamaktadır.Gökte ve yerde İsa babasına boyun eğer.

Dikkat ettiğimiz bu dört nokta Bu propaganda kitabının iç tutarsızlığını göstermektedir. İsa’nın Tanrı olduğu önermesini dayatması ve bu yönde zorlayıcı bir dil kullanması anlamsıuzdır ki hristiyan aleminde pek çok oluşum / mezhep İsa’nın Tanrı olduğunu da kabul etmemektedir. Bu reddiyeyi hazmedemeyenler karşı tarafı “heretik” / sapkın olarak ilan etmektedir. İsa’nın Tanrısallığı yönünde ilk resmi doktrin 325 Yılında toplanan İznik konsilinde alınmıştır.Yani İznik konsili olmazsa İsa’nın Tanrılığı a elki kabul edilmeyecekti.

İsa’nın Çelişkili Konumu :


Yukarıda bahsttiğim kitabı pek çok yerinde de denildiği üzere İsa’nın Tanrılığına ilişkin çok sayıda çelişkili ayetler vardır .


“Beni gören, beni göndereni de görür “ .-Yuhn 12:45


e karşı ;


Tanrı'yı hiçbir zaman hiç kimse görmemiştir - Yuhn:1-18


İsa Bir Peygamberdir


İsa onlara şöyle dedi: Bir peygamber, kendi memleketinden ve evinden başka yerde hor görülmez -Mat 13:57

İsa da onlara, :Bir peygamber, kendi memleketinden, akraba çevresinden ve kendi evinden başka yerde hor görülmez, dedi. -Mar 6:4


Bu ayetlerde Hiç de Tanrısallık görülmemektedir. Bir kişi Hem Tanrı ile aracı hem de bizzat Tanrı olmaz. O halde İsa Tanrı değildir yada İncildeki ayetlerle çelişmektedir. Üçüncü bir ihtimal bulunmamaktadır. Bu tamamen mantıksızdır! Anlamsızdır.

'' İsa’nın Bilgisi Sınırlıydı '' :


Bilgisi sonırlı olan biri hiçbir şekilde Tanrı olamaz.

O günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başka kimse bilmez. - Mar 13:32


İsa ‘nın yeryüzündeki konumuyla ilgili olduğu yönündeki alışıldık idda dayanaksızdır çünkü yukarıda görüğümüz gibi İsa’nın gökteki konumuyla ilgili ayetlerde de İsa sınırlı bilgiye sahip olup babasından aşağı bir konumdadır. İncil’e göre İsa gökteyken de yerdeyken de Babasına “boyun eğmektedir.” İşte bu yüzden hristiyanların bir iddası daha çürütülmüş oluyor!!!


saygılarımla

YOLCULUKLAR
22-05-2010, 09:59
Halbuki sözde kesin cevapları hristiyanlık hakkında az bilgisi olan kişileri kandırmaya yöneliktir.

Natan yazdığın herşeyin aslında bir cevabı varda.... En çok ben bunlara takıldım.

Bir kere McDowell'ın kitaplarını az bilgiye sahip olan insanlar kullanmaz. Ya da yüzeysel geçiştirilecek cevaplar içinde kullanılmaz. Ortodoksluk ne alemdedir bunu bilmiyorum lakin bu kitaplar hem Protestan hem de Katolik Kiliseler tarafından kullanılır.

Yani ilginç bir şeydir bu. Elçisel ve elçisel kilise olmayanlar tarafından kabul görmüş nadir eserlerdendir.

Bununda sebebi nedir biliyor musun? Çünkü bu kitap mezhepçiliğe yönelip propakanda yapmaz :)

Hadi bunlar bir yana...

Ve şimdi soracağım soruyu lütfen ciddiye alıp cevap yaz. Hatta diğer soracağım soruları es geçebilirsin ama bunun cevabını kesinlikle istiyorum.

Niçin insanları kandırmak istesin?

Bir insan kendi düşüncesini, inancını yaymak ister. Bunun kadar doğal bir şey yoktur. Her nasıl sen şuan ateizmi yaymak istiyorsan bir kilise önderi de Rab inancını yaymak ister.

Tamamiyle zıt düşünebilirsiniz ama niçin farklı bir düşünce yayılmak istenildiği zamanlarda insanlar kandırılmış oluyor? Yahut bu farklı düşüncelere inananlar zavallı gerizekalılar oluyor?

2000 yıllık süreçten bahsediyoruz Natan! Eğer insanlar bir şeye inanıyorsa bu süreçte, inan bana bu inanca inananlar salak değildir, gerizekalı değildir, 2000 yıldır tirilyonlarca insan kandırılmamıştır. Bunun cevabı bu kadar basit değildir. Eğer ortada bir kusur var ise, emin ol ki bu 2000 yıllık süreci bu kadar basit cevaplara indirgemek bir kusurdur.

İsa her şeyi Bilir mi ?

Aynı kitabı 7. bölümü 88. sayfasında şunlar yazılıdır :

Alıntı:
“İsa’nın Bilgisi Sınırlıydı
Bir insan olarak İsa sınırlı bilgiye sahipti”


İlk başta Josh Dowell İsa’nın her şeyi bildiğini idda ediyor, sonraki sayfalarda ise “İsa’nın bilgisi sınırlıydı” diyor. İkinci önermesi doğruysa İsa’ya ilişkin birinci önermesi yanlıştır, yada tam tersi. “İsa her şeyi bilir” cümlesiyle “,İsanın bilgisi sınırlıydı” cümlesi tamamen birbiriyle çelişmektedir. Birinci önermedeki “her şeyi” sözcüğü anlamsızdır.
Zaten kendisi de verdiği ayetlerle çelişmektedir ,bakın hangi ayetleri veriyor ;

Aslında getirdiğin eleştirilerin cevabı yine kendi yazında saklı.

“İsa’nın Bilgisi Sınırlıydı
Bir insan olarak İsa sınırlı bilgiye sahipti”

Cevap bu işte, turuncu ile belirttiğim yer.

Ve bu "Bir insan olarak" sıfatıda üçlü birlik kuramından doğar.

Eğer üçlü birlik kuramını tanımıyorsan, yok sayıyorsan yazdıklarında haklısın.

Ama eğer burada Hristiyanlığı eleştiriyorsan ve Hristiyanların üçlü birlik kuramını tanıdıklarını biliyorsan, dolayısıyla eleştirinde objektif isen yani bir Hristiyanı bir Hristiyan olarak ele alıyorsan ve onun üçlü birlik inancını taşıdığının farkına varıp eleştirilerini bu şekilde yapıyorsan... Sence biraz garip olmamış mı? :)

Ama Hristiyanlık dışındaki (Hristiyanlığın sapkın ilan ettiği) mezheplerin düşüncelerini baz alıp Hristiyanlığı eleştiriyorsan emin ol ki burada ateizmi övmüyorsun; Hristiyanlığın sapkın ilan ettiği, onlarında Hristiyanları sağkın ilan ettiği mezhepleri övmüş oluyorsun.

Baba’ya eşit OLMAMIŞTIR. İşte ayet ;


"Ama şunu da bilmenizi isterim: her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek ve Mesih'in başı Tanrı'dır." 1. Korintliler 11:3'


Bu ayet İsa’nın gökyüzündeki Konumuna işaret ediyor. İsa İncile göre ölmüş dirilmiş bir zaman sonra da Babasına kavuşmuş yani göğe yükselmiştir. Ve konum yine değişmemiş İsa her zaman Babasından aşağı konumda durmuştur.İncile göre İsa gökteyken bu ayet yazılıyor . Bildiri sa’nın yeryüzünde yaşadığı dönemi kapsamıyor. Gökle ilgilidir. Ve açıkça yazar ÇARPITMA yapmıştır,çelişmiştir.

Buda direk olarak aryusçu görüşüdür.

Nasıl bir alakadır bu yavhu :D

Bak diyorsun ki

İncile göre İsa gökteyken bu ayet yazılıyor .

İyide Natan İncil'in TAMAMI Mesih gökteyken yazılmadı mı?

Ve bu İncil metinlerinde dünyasal sorunlardan bahsedilmez mi?

O zaman senin mantığından gidersek bu dünyasal sorunlarda gerçekte gökte yaşanıyordu... Öyle ya, bu dünyasal sorunlardan Mesih gökteyken bahsedilmişti... Tarzı anlaşılması güç birazda matrix vari bir yorum olur.

Bu ayetlerde Hiç de Tanrısallık görülmemektedir. Bir kişi Hem Tanrı ile aracı hem de bizzat Tanrı olmaz. O halde İsa Tanrı değildir yada İncildeki ayetlerle çelişmektedir. Üçüncü bir ihtimal bulunmamaktadır. Bu tamamen mantıksızdır! Anlamsızdır.


O ayetlere gelmene gerek yok.

Tanrı ölür mü?

İsa çarmıhta öldü, 3 gün sonra dirildi.

Ama aynı İncil Tanrı'nın ebedi olduğunu söyler.

Buda mı bir çelişkidir? Yoksa tüm bunların cecabı yine üçlübirlik kuramında mı yatar?

insan_olmak
22-05-2010, 11:38
Sayın yolculuklar
Aslında getirdiğin eleştirilerin cevabı yine kendi yazında saklı.

“İsa’nın Bilgisi Sınırlıydı
Bir insan olarak İsa sınırlı bilgiye sahipti”

Cevap bu işte, turuncu ile belirttiğim yer.

Ve bu "Bir insan olarak" sıfatıda üçlü birlik kuramından doğar.

Eğer üçlü birlik kuramını tanımıyorsan, yok sayıyorsan yazdıklarında haklısın.

Ama eğer burada Hristiyanlığı eleştiriyorsan ve Hristiyanların üçlü birlik kuramını tanıdıklarını biliyorsan, dolayısıyla eleştirinde objektif isen yani bir Hristiyanı bir Hristiyan olarak ele alıyorsan ve onun üçlü birlik inancını taşıdığının farkına varıp eleştirilerini bu şekilde yapıyorsan... Sence biraz garip olmamış mı? :)

Ama Hristiyanlık dışındaki (Hristiyanlığın sapkın ilan ettiği) mezheplerin düşüncelerini baz alıp Hristiyanlığı eleştiriyorsan emin ol ki burada ateizmi övmüyorsun; Hristiyanlığın sapkın ilan ettiği, onlarında Hristiyanları sağkın ilan ettiği mezhepleri övmüş oluyorsun.


bilmem bilirmisiniz üçlü birlik kuralına göre mesihin insan doğası ile tanrı doğası ne birbirinden ayrılır neden karışır(geçri bu bile ayrı komedi ya neyse)
dolayısıyla isa insanken ve tanrıyken diye bir ayrım yapılamaz çünkü kendisi hem tanrıdır hemde insan ve bunlar asla karışmaz.

üçlü birliğe göre isa hem tanrı hemde insansa siz onun bir yerde insan doğasını ele alıp bir yerde tanrı doğasını ele alıp karşılaştırma yapamazsınız.
kısaca ''burası insan halinden bahsediyor insan yönünün bilgisi sınırlı''vb.. sözler söylemeniz mesihin doğasına ayıkırıdır.Lütfen üçlü birlik ve mesih'in kişiliği hakkında bilgi edininiz.

Saygılar

Natan
22-05-2010, 16:55
Aynı şeylere takılıyorsun kardeşim. "Bunca insan gerizekalı mı da inanıyor ?" muhabbetini aşmalıyız artık. Kim onlar için gerizekalı hakaretini yaptı ? Böyle bir şey olursa ilk itiraz edenlerden biri ben olurum. Burda bir mantık hatası vardır.

"Az bilgisi olan" dedim. Elçisel kiliseden örnek vermene HİÇ gerek yok. Elçisel kilisede de herkes derinlemesine araştırmıyor ,sorgulamıyor, kavramların üzerine cesurca gitmiyor. Az bilgisi olan insanlar bir kitap okur hemen inanıverir. Sanki tüm soru işaretleri çözülmüş gibi hisseder. Bunu kabul et. İtiraz mı ediyorsun. Elçisel kiliseyi gözünde çok büyütüyorsun ,2000 yıllık zaman zarfında kan vahşet ,savaş kışkırtıcılarını neden görmüyorsun ,Çok sevgili papalar /pederler Nazi canavarına neden sessiz kaldı ? Çocukaların istismarına neden göz yumdu ? Sapıklıkları örtbas etti, Günah kavramına inanıyorlarsa kabul etmeliler ki KİLİSE KENDİSİ GÜNAHKARDIR!! . Onların sapıklıklarını örtbas ederek onların suçlarına iştirak etmeyelim.


Niçin insanları kandırmak istesin?

Bir insan kendi düşüncesini, inancını yaymak ister. Bunun kadar doğal bir şey yoktur. Her nasıl sen şuan ateizmi yaymak istiyorsan bir kilise önderi de Rab inancını yaymak ister.



Kilise insanları kandırmıyor mu ? Üçlük öğretisinden de bahsediyorsun sonraki cümlelerinde . Yahu Üçlük hristiyanlık öncesi eski kaldeye dayanmıyor mu ? İnancına dayanarak bunun cevabını vermeni istemiyorum. Dinlere objektif bakarsan,tarihsel düzlemde onların inancının eski efsane ve uydurmalara dayandığnı göreceksin .Hindu üçlüğünden haberin var mı senin ? Biraz bundan bahsetsene ,böylece benim bilgi eksikliğime bir mum yakmış olursun.


Aslında getirdiğin eleştirilerin cevabı yine kendi yazında saklı.

“İsa’nın Bilgisi Sınırlıydı
Bir insan olarak İsa sınırlı bilgiye sahipti”

Cevap bu işte, turuncu ile belirttiğim yer.

Ve bu "Bir insan olarak" sıfatıda üçlü birlik kuramından doğar.

Eğer üçlü birlik kuramını tanımıyorsan, yok sayıyorsan yazdıklarında haklısın.

Ama eğer burada Hristiyanlığı eleştiriyorsan ve Hristiyanların üçlü birlik kuramını tanıdıklarını biliyorsan, dolayısıyla eleştirinde objektif isen yani bir Hristiyanı bir Hristiyan olarak ele alıyorsan ve onun üçlü birlik inancını taşıdığının farkına varıp eleştirilerini bu şekilde yapıyorsan... Sence biraz garip olmamış mı? :)




Hayır ,hristiyanlık demek "üçlük" demek değildir. Ne zaman hrıstıyanlar sıkışsa hemen üçlük GİZEMİNE başvururlar. Sanki bu tuhaf öğreti herşeyi açıklıyormuş gibi.

İsanın "insan olarak sınırlı bilgiye sahip olduğunu" söylersen ve yie İsayı aynı zamanda yüzde yüz tanrı ilan edersen YANILGIYA düşersin. İsa yeryüzüne gelmeden önce de Babasına eşit DEĞİLDİR. Burada üçlük gizemi felan da yoktur. Bu bir kaçıştır. Bu kaçışa başvurmanı istemem.

İnsan olarak sınırlı bilgiye sahip olduğunu söylersen aynı zamanda sınırlı olan kişi Tanrı olamaz. Tanrılığından bahsedilemez. Sınırlı olan Tanrı olamaz. Bir adamın Tanrı olup olmadığına inanabilirsin ama dediğim şeyi açıklıyamazsın.

Ne diyor ayette :

"O günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başkası bilmez" (Markos 13:32).

Nerede Üçlük ? Eğer birbirinden ayrılmayan ,ayrı parçalar halinde var olması mümkün olmayan bir tanrıdan bahsediyorsan Kutsal Ruh nerede ???

Ne üçlüğü ??? Şu ayetlere dikkat et ve mümkünse lütfen cevap ver :

“Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin. Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar." Yuhn 17 :20-22

Nu ayetlerde kaç İlahi kişi var ?? üç mü ? iki mi ??

Bakın” dedi, “Göklerin açıldığını ve İnsanoğlu'nun Tanrı'nın sağında durmakta olduğunu görüyorum.” -Elç. .7:56

Bu ayette kaç İlahi kişi var ??? üç mü ? iki mi ??

Yüksek sesle bağırıyorlardı: “Kurtarış, tahtta oturan Tanrımız'a Ve Kuzu'ya özgüdür!” -Vah.7:10

Bu ayette kaç İlahi kişi var ??? üç mü ? iki mi ??

Göklerde Tanrının olmadığını ben biliyorum ama İncilde yazılanlara göre hareket ediyoruz. Bak bakalım, Gök açılıyor ve Orda kaç şahısın olduğunu bana söyle !

"Baba Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten sizlere lütuf ve esenlik olsun." II.Sel 1:2

Bana öyle bir ayet getir ki Göklerle ilgili bir görümde iki değil ,ÜÇ şahısın olduğunu göstersin !!!


Niçin insanları kandırmak istesin?

Bir insan kendi düşüncesini, inancını yaymak ister. Bunun kadar doğal bir şey yoktur. Her nasıl sen şuan ateizmi yaymak istiyorsan bir kilise önderi de Rab inancını yaymak ister.


Doğal bir şeydir inancını yaymak. ( ateizm bir inanç değildir bu ayrı bir konu ) Ancak dinler insanşları kazanmak nüfuzunu artırmak ister. Bu dünyadan vazgeçirtip başka dünyalara odaklanılmasını öğütler. Böylece Egemen güçler senin bıraktığın bu dünyaya hakim olur. Bu dünya önemli değildir, önemli olan Öteki dünya denilen bilinmeyen görünmeyen diyarlar.

Buda direk olarak aryusçu görüşüdür.

Nasıl bir alakadır bu yavhu


Ariusçu olup olmaması bir şey ifade etmez. Bu dışlama sadece egemen hrıstıyan alemiyle ilgilidir. Kimin hrıstıyan olmadığını başkalarının onaylama yetkisi yoktur. Arisus ve taraftarları sözde hrıstıyanlar tarafından kılıçla ,zulumle ,katliamlarla bastırılmış, susturulmuştur.

Miguel Serveto örneğin .Serveto ariusçu DEĞİLDİ ,ancak Onun görüşlerine yakındı ( Mesela Yehova şahitleri ,mormonlar gibi ) Üçlük inancının Kutsal Kitaba dayanmadığını ,bunun eski inançlardan devralındığını açıklamıştı. Bir bilim adamıydı aynı zamanda. Kan dolaşımı üzerinde bilimsel çalışmaları da mevcuttu.

Senin "elçisel kilise" dediğin egemen güç Onu "kafir " ilan edip acımasızca işkenceye maruz bırakmış ve katletmiştir. Katliamcı Kilise yapmıştır bunu.


İyide Natan İncil'in TAMAMI Mesih gökteyken yazılmadı mı?

Ve bu İncil metinlerinde dünyasal sorunlardan bahsedilmez mi?


Bu cümlelerinle başlayan yazın için şunu derim sana ;

İsa , İncile göre Dünyaya gelmeden önce de geldikten sonra da tekrar gök'e döndüğünde de Babaya eşit değildir. "Baba benden üstündür" gibi cümleleri biz İsa'nın yersel konumuna göre yorumlarsak İsa'nın gök'e döndüğündeki konumunda da durumun değişmediğini görürüz. O gökteyken de havarisinin dediğine göre İsa'nın br tanrısı vardır.

"Rabbimiz İsa Mesih'in Tanrısı ve Babası'na övgüler olsun" 1.Pete. 1:3

İsa göğe gittiğinde de Tanrısına eşit DEĞİLDİ kardeşim.



Tanrı ölür mü?

İsa çarmıhta öldü, 3 gün sonra dirildi.

Ama aynı İncil Tanrı'nın ebedi olduğunu söyler.

Buda mı bir çelişkidir? Yoksa tüm bunların cevabı yine üçlübirlik kuramında mı yatar?


Çelişkidir ,çelişki olduğu ortadadır. Bunun cevabı üçlü birlik iancına nasıl dayanır bunu açıklar mısın ?

Ebedi olan şey nasıl bir bedende sınırlı olabilir açıklar mısın ? Yüzde yüz insan ve tanrı olan şey nasıl ölebilir açıklar mısın ?

Natan
22-05-2010, 17:02
Bir kişinin cevabı yoksa , bu bilgisizliği örten bir kavram bulur. Yukarıda görüldüğü gibi bilgisizliği örten şey "üçlü birliktir " .

YOLCULUKLAR
22-05-2010, 23:04
Sayın yolculuklar


bilmem bilirmisiniz

Birşeyler bildiğimi sanıyorum ama belkide yanılıyorumdur :)


üçlü birliğe göre isa hem tanrı hemde insansa siz onun bir yerde insan doğasını ele alıp bir yerde tanrı doğasını ele alıp karşılaştırma yapamazsınız.
kısaca ''burası insan halinden bahsediyor insan yönünün bilgisi sınırlı''vb.. sözler söylemeniz mesihin doğasına ayıkırıdır.Lütfen üçlü birlik ve mesih'in kişiliği hakkında bilgi edininiz.

Saygılar

İsa'nın %100 insan ve aynı zamanda %100 Tanrı olduğunu biliyorum.

Ama bunun yanında kimi ayetlerin İsa'nın Tanrısal doğasına, kimi ayetlerinde İsa'nın insansal doğasına hitap ettiğinide biliyorum.

Bakın burada Hristiyanlık eleştiriliyor.

Eğer Hristiyanlığı eleştirecekseniz ve objektif olmak istiyorsanız Hristiyanlığı Hristiyanlık olarak ele alın. Kendi kafanızdan giysiler giydirmeyin Hristiyanlığa.

Bu gün Kilise bazı ayetlerin İsa'nın Tanrısallığına bazılarının da insansal doğasına hitap ettiğini kabul ediyor mu yoksa etmiyor mu? Cevabınızı duyar gibiyim...

Ayrıca mantık dışı konuşuyorsunuz.

İsa'nın %100 Tanrı ve aynı zamanda %100 insan olması onun bir yönünü dile getirmeyi engellemez.

Siz bir devlet memuru olabilirsiniz ve AYNI ZAMANDA bir kadının eşide olabilirsiniz.

İş arkadaşınız sizin memurluğunuzu, eşiniz ise kocalığınızı dile getirir.

İş arkadaşınız memurluğunuzu dile getiriyor diye sizin koca sıfatınız harcanmış olmaz.

Yahut eşiniz sizin kocalığınızı dile getirirken sizin memur kimliğiniz yalanda olmaz.

Sizin memur ve eş kimliğinizde %100 gerçektir ve ayrı ayrıda dile getirilebilir.




.Lütfen üçlü birlik ve mesih'in kişiliği hakkında bilgi edininiz.

Saygılar

Benim bilgi edinip, bilgi edinmemem bu konuyu etkilemeyecektir.

Niçin böyle bir tavsiyede bulundunuz bunu da anlamadım ya...

KENDİ DÜŞÜNCELERİMİ DEĞİL, KİLİSENİN DÜŞÜNCESİNİ SÖYLÜYORUM.

Eğer sınırlı yaşınızla 2000 yıllık kilisenin göremediği gerçekleri gördüğünüzü iddia ediyorsanız buyrun bir dilekçe yazın kiliseye.

Ayrıca araştırmaya şuradan başlayın. En basit örneği, bir kiliseye gidin ve İsa'nın (yani Tanrı'nın) çölde sınanmasının mantığını Kiliseye sorun. Bakalım o kilise size İsa'nın Tanrısal yanının mı sınandığını anlatacak, yoksa insansal doğasının mı.

insan_olmak
22-05-2010, 23:16
Sayın yolculuklar sanırım anlatamadım mesihin insan doğası ile tanrı doğası ne birbirinden ayrılır nede birleşir kilise bunu söylemektedir.
Yani siz bu mesihin tanrısal doğasına söylenmiştir buda insan doğasına diyerek iki doğayı birbirinden ayıramazsınız.İsa isadır.Özellikleri söylenen isadır.

İsa herşeyi biliyor deniyorsa bu tanrısal doğasıdır.şunu bilmiyor deniliyorsa insan doğasıdır derseniz ikisini ayırmış olursunuz oysa kilise kurallarına göre bu mümkün değildir.Baştada söylediğim gibi iki doğa ne ayrılır nede birleşir farklı bir yapıdadır.

bunu ne kanara koyup ayete bakalım

O günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başka kimse bilmez. - Mar 13:32


Burda oğul diyor şimdi siz bunun mesihin insan doğasına atıfta bulunduğunu söyleybilirsiniz oysa ayet oğul diyor incil e göre isa başından beri tanrının oğludur.Yeryüzüne inmeden öncede indikten sonra da yukarı çıktıktan sonrada tanrının oğludur.Hal böyleyken isa ne zaman herşeyi biliyordu?

gelmeden önce oğuldu oğul herşeyi bilmez
geldiğinde oğuldu oğul herşeyi bilmez
gittiğide de oğuldu oğul herşeyi bilmez

yani bana açıklar mısınız?isa ne zaman herşeyi biliyordu?

Aslında bu üçlübirliğin ne kadar saçma olduğunun en basit göstergesidir

Bırakın siz kiliseyi kilise üçlü birliği sorgulamaz ki bunu insanlatın anlayamayacağı bir gizem olarak görür.

Ayrıca araştırmaya şuradan başlayın. En basit örneği, bir kiliseye gidin ve İsa'nın (yani Tanrı'nın) çölde sınanmasının mantığını Kiliseye sorun. Bakalım o kilise size İsa'nın Tanrısal yanının mı sınandığını anlatacak, yoksa insansal doğasının mı.

zamanında çok gittim merak etmeyin.

Saygılar

YOLCULUKLAR
22-05-2010, 23:22
Natan konu çok derinleşmiş :) İnan ki şuan için vaktim yok hepsine tek tek cevap yazmaya. Ama iki tane önemli noktaya değinmek isterim...

Hayır ,hristiyanlık demek "üçlük" demek değildir. Ne zaman hrıstıyanlar sıkışsa hemen üçlük GİZEMİNE başvururlar. Sanki bu tuhaf öğreti herşeyi açıklıyormuş gibi.

Hrisityanlık demek "üçlük demektir" demek yanlış bir şey olsa da; üçlük olmadan kesinlikle Hristiyanlık olmayacaktır demek doğru bir şey olacaktır.

Hem İsa'ya inanacaksın ve hem de üçlü birlik kavramını yok sayacaksın...

O zaman şu soruyu sormak istiyorum.

Bu Kutsal Metinler nasıl oluştu? Nasıl bir araya getirildi?

Bunun cevabını verdiğin zaman karşına kilisenin yanılmazlığı çıkacaktır.

Üçlü Birlikte Kilisenin yanılmazlığı çatısı altında alınmış bir karardır ve bu karar Kutsal Kitap ayetleriyle desteklenmiştir.

Bunların hepsi sana saçma gelebilir, Kutsal Metini bir tarafa atarsın, Tanrı'yı red edersin vs vs vs. Saygı duyarım.

Ama Hristiyanlık eleştiriliyorsa Hristiyanlık olduğu gibi alınmalıdır ve o şekilde eleştirilmelidir ki itiraz ettiğim noktada burasıdır zaten.

Çelişkidir ,çelişki olduğu ortadadır. Bunun cevabı üçlü birlik iancına nasıl dayanır bunu açıklar mısın ?

Ebedi olan şey nasıl bir bedende sınırlı olabilir açıklar mısın ? Yüzde yüz insan ve tanrı olan şey nasıl ölebilir açıklar mısın ?

Yazacaklarımı zaten çok iyi bildiğini biliyorum ya...

Yine de yazayım...

lafla karın doymaz Natan. Eğer bir şey sana ölümü yenip sonsuz yaşam vaadi veriyorsa ilk başta o şeyin ölümü yenmesi gerekirdi.

Çarmıh olayı budur işte.

Çarmıhta 3 gün boyunca ölende baba değil, oğuldur; olayın üçlü birlik ile bağlantısı da buradadır.


__________________

Şunuda belirtmek isterim.

Bazen evde canım sıkılıyor ve senin düşüncelerine karşı çıkıp bir şeyler yazıyorum.

Ama seni çok severim.

Çok temiz ve saf bir kalbin olduğunu çok iyi biliyorum.

YOLCULUKLAR
22-05-2010, 23:39
Sayın yolculuklar sanırım anlatamadım mesihin insan doğası ile tanrı doğası ne birbirinden ayrılır nede birleşir kilise bunu söylemektedir.
Yani siz bu mesihin tanrısal doğasına söylenmiştir buda insan doğasına diyerek iki doğayı birbirinden ayıramazsınız.İsa isadır.Özellikleri söylenen isadır.

İsa herşeyi biliyor deniyorsa bu tanrısal doğasıdır.şunu bilmiyor deniliyorsa insan doğasıdır derseniz ikisini ayırmış olursunuz oysa kilise kurallarına göre bu mümkün değildir.Baştada söylediğim gibi iki doğa ne ayrılır nede birleşir farklı bir yapıdadır.

Bakın İsa %100 insandır ve aynı zamanda da %100 Tanrı'dır.

İsa çölde sınanırken de %100 Tanrı idi.

Ama bu ayetler bize İsa'nın insansal doğasını yansıtır. Bu olay bize İsa'nın insansal doğasını yansıtır. Bu süreçlerde insansal doğal yansıtılıyor diye İsa %100 Tanrılığından bir şey kaybetmez.

Verdiğim örnekte kafamda uydurmuş olduğum örnek değildir. Kilisenin vermiş olduğu örnektir. Bir çok Hristiyan kaynağına referans olmuş bir örnektir. Dileyin, hepsinin referansını tek tek vereyim size ama sadece zamana ihtiyaç duyarım.

Örnek ne idi? Eşiniz, sizin kocalığınızzı, babalığınızı, evinize olan sadaketinden bahseder. Ama eşiniz bu şekilde konuştuğundan dolayı siz memur kimliğinizden bir şey kaybetmezsiniz.

Yahut iş arkadaşınıza mikrofon uzatılsa, oda iş yerinizdeki performansınızdan bahsedecektir.

Her kim konuşursa konuşsun ve hangi sıfatınız dile getirilirse getirilsin... Siz %100 kocasınızdır ve aynı zamanda %100 memursunuzdur.

zamanında çok gittim merak etmeyin.

Saygılar

Tamam o zaman, zamanındaki tecrübelirinizle bizi aydınlatabilir misiniz?

örneğin kilise çölde sınanma olayına ya da Baba ya dua etme olayında ne der?

Lütfen bunun açıklamasını yapın bana.

nehir
23-05-2010, 00:21
İsa Tanrı ama insan yönü var bumudur?insani yönü ile yeryüzünde insanlarla ne tür bir oyun peşinde anlamadım ,yani oldukça garip geldi bana kusura bakmayın!..

Ah bana şunuda demeyin lütfen''ne yani gökte mi oturmalıydı?.. :))''komik olur!siz ne demek istediğimi anladınız sanırım...
saygılar...

insan_olmak
23-05-2010, 00:37
yazımın bir devamını okuyamadıız sanırım olsun bir daha yazayım

Burda oğul diyor şimdi siz bunun mesihin insan doğasına atıfta bulunduğunu söyleybilirsiniz oysa ayet oğul diyor incil e göre isa başından beri tanrının oğludur.Yeryüzüne inmeden öncede indikten sonra da yukarı çıktıktan sonrada tanrının oğludur.Hal böyleyken isa ne zaman herşeyi biliyordu?

gelmeden önce oğuldu oğul herşeyi bilmez
geldiğinde oğuldu oğul herşeyi bilmez
gittiğide de oğuldu oğul herşeyi bilmez

yani bana açıklar mısınız?isa ne zaman herşeyi biliyordu?


Saygılar

YOLCULUKLAR
23-05-2010, 01:53
yazımın bir devamını okuyamadıız sanırım olsun bir daha yazayım


Saygılar

Ben yazınızın devamını okumuştum ama bir şeylerin eksik kaldığı düşüncesiyle üzerinde durmamıştım.

Ama ısrarcı davranışınız bana da açık açık sormam gerekliliğini hissettirdi.

Şimdi İncil'de İsa'nın bir tek "Oğul" sıfatıyla anıldığını mı ileri sürüyorsunuz?

Eğer bunu ileri sürüyorsanız bir hatadasınız.

İncil İsa'ya Rab de der.

Rab'binde, kabul etmeseniz dahi en azından teolojik olarak, kusursuz ve herşeyi bilen bir varlık olduğunu da bilirsiniz.

Bir yerde oğul... Bir yerde Rab... Bir yerde peygamber... vs vs vs... Bunların neden böyle olduğunu açıklamıyorum ki Üçlü Birlik kuramını iyi bildiğinizi söylemiştiniz.

YOLCULUKLAR
23-05-2010, 01:58
İsa Tanrı ama insan yönü var bumudur?

Aynen budur :)

%100 insandır ve AYNI ZAMANDA %100 Tanrı'dır. Kilise'nin tabiriyle, üçlü birlik gizemi budur.


Ah bana şunuda demeyin lütfen''ne yani gökte mi oturmalıydı?.. :))''komik olur!siz ne demek istediğimi anladınız sanırım...
saygılar...

Ama neden komik olsun ki?

Düz mantıktan düşünürsek evet komik olurdu gerçekten.


Ama İsa bir gün geldi ve yeryüzüne inmedi.

Binlerce yıllık bir planın son noktasıydı.

Eski Antlaşma metinlerine baktığınızda bunu görürsünüz.

O günün insanlarınının bir Kurtarı beklemesi boşuna değildi çünkü bir plan işliyordu ve artık zaman gelmişti.

Buna ister oyun diyin, ister Rab'bin planı diyin... Adını siz koyun :)

insan_olmak
23-05-2010, 02:09
Sayın yolculukar sorumun cevabı bu değil.

İsa daima oğul değil midir bunu soruyorum?

her zaman heryerde oğul değilmidir?

o zaman nasıl oluyorda bir an herşeyi biliyor sonra dünyada iken birşeyi bilmiyor?

garip bir durum üçlük birlik ne kadar çarpık bişey görüyoruz.

ama bu tabiki bir gizem öyle bir gizemki toplulukları birbirine kırdırmıştır.öyle bir gizemki

bütün paganist inançların kökeninde bulunmaktadır.

http://www.pagannews.com/images/wx3Goddess.jpg

http://www.ancientsculpturegallery.com/images/206.jpg

http://www.josemariaescriva.info/image/text06en.jpg

ne diyim iyi gizemler diliyorum size :)

saygılar

YuhannaSarov
23-05-2010, 12:34
"İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.
İbrahim karşısında üç adamın durduğunu gördü. Onları görür görmez karşılamaya koştu. Yere kapanarak birine,
Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma dedi," Yaratılış 18:1-3




"Ey Yakup soyu, çağırdığım İsrail, beni dinle: Ben O`yum; ilk Ben`im, son da Ben`im.
Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.
Toplanıp dinleyin hepiniz: Putlardan hangisi bunları önceden bildirebildi? RAB`bin sevdiği kişi O`nun Babil`e karşı tasarladığını yerine getirecek. Gücünü Kildaniler`e karşı kullanacak.
Ben, evet, ben söyledim, onu ben çağırdım, Onu getirdim, görevini başaracak.
Yaklaşın bana, dinleyin söyleyeceklerimi: Başlangıçtan beri açıkça konuştum, O zamandan bu yana oradayım. Egemen RAB şimdi beni ve Ruhu`nu gönderiyor.
Sizleri kurtaran İsrail`in Kutsalı RAB diyor ki, “Yararlı olanı size öğreten, Gitmeniz gereken yolda sizi yürüten Tanrınız RAB benim" Yeşaya 48:12-17






Üçlübirlik Eski Ahit'te de sezdirilmiş bir kavramdır. Sizin örneklediğiniz triadlarla bizim trinitymizin ilişkisi pek yoktur. Ancak ben şahsi yorumum olarak şöyle demek istiyorum, diğer inançlarda üçlüğe rastlamamız üç rakamının özel bir yerinin olması sanki eskiden bilinip sonra soluklaşıp kaybolmuş bir bilginin izi gibi.


Bu arada sorunuza cevaben:



"Mesih İsa`daki düşünce sizde de olsun.
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı`ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.
Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı." Filipililer 2:5-8



Ayetlerini alıntılıyorum.




Sevgiler. =)

insan_olmak
23-05-2010, 12:59
"İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.
İbrahim karşısında üç adamın durduğunu gördü. Onları görür görmez karşılamaya koştu. Yere kapanarak birine,
Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma dedi," Yaratılış 18:1-3

bu zorlamadan başka birşey olmuyor.Tevrat'ı okuduysanız melekler tanrıyı temsil eder ve onun ağzından konuşurlar bazen.Burdaki üç kişide meleklerdir.

Saygılar

UlulElbab
23-05-2010, 19:17
Ben yazınızın devamını okumuştum ama bir şeylerin eksik kaldığı düşüncesiyle üzerinde durmamıştım.

Ama ısrarcı davranışınız bana da açık açık sormam gerekliliğini hissettirdi.

Şimdi İncil'de İsa'nın bir tek "Oğul" sıfatıyla anıldığını mı ileri sürüyorsunuz?

Eğer bunu ileri sürüyorsanız bir hatadasınız.

İncil İsa'ya Rab de der.

Rab'binde, kabul etmeseniz dahi en azından teolojik olarak, kusursuz ve herşeyi bilen bir varlık olduğunu da bilirsiniz.

Bir yerde oğul... Bir yerde Rab... Bir yerde peygamber... vs vs vs... Bunların neden böyle olduğunu açıklamıyorum ki Üçlü Birlik kuramını iyi bildiğinizi söylemiştiniz.
Sayın Yolculuklar,

Rab kelimesinin İsa için kullanılmasınınTanrılıkla hiçbir bağlantısı yok.
Bir köle Efendisine Rab derdi...Bir öğrencide üstadına Rab der.
Olay bundan ibarettir.
Rab kelimesinin iki anlamı vardır.Biri Efendi (Master) anlamı ki insanlar içinde kullanılır.
Diğeri Programlayıcı (Lord) anlamıdır ki bu yalnız Allah için kullanılır.
Bu ayrımı God ve Lord terimlerinde de görürsünüz.God bir cinsiyet almazken Lord Eril anlam taşır.
Rab diye hitab edilmesi İsa mesihin tanrılığına işaret etmez.
O da hepimiz gibi bir insandı.Tek farkda,Ruh ile desteklenmiş ve Seçilmiş olması.
Saygılarımla...
UlUl

Natan
23-05-2010, 19:24
Hristiyanlar süreki şu kalıplaşmış cümleyi yazıyorlar ,Yolculuklar dostum siz de yazmışsınız :


%100 insandır ve AYNI ZAMANDA %100 Tanrı'dır. Kilise'nin tabiriyle, üçlü birlik gizemi budur.


Bu cümlenizi neye göre yazıyorsunuz ? Temellendirdiğiniz şey ayet nedir yazar mısınız ?

%100 insan nasıl "AYNI ZAMANDA " %100 Tanrı olabilire girmiyorum. Buna sonra döneriz ama önce şunun cevabını istiyorum ; Bunu neye göre formile ediyorsunuz ? Hangi ayete göre ?

saygılarımla

nihilist
23-05-2010, 19:27
ama kuranda isa için allahın kelimesi deniyor.
kuran içinde allahın kelimesi deniyor.
yani sadece iki şey için allahın kelimesi deniyor.
gerçi allah alemi de ol diyerek yaratıyor ama yine de alem allahın kelimesi olarak adlandırılmıyor.

YOLCULUKLAR
23-05-2010, 21:43
Hristiyanlar süreki şu kalıplaşmış cümleyi yazıyorlar ,Yolculuklar dostum siz de yazmışsınız :


Bu cümlenizi neye göre yazıyorsunuz ? Temellendirdiğiniz şey ayet nedir yazar mısınız ?

%100 insan nasıl "AYNI ZAMANDA " %100 Tanrı olabilire girmiyorum. Buna sonra döneriz ama önce şunun cevabını istiyorum ; Bunu neye göre formile ediyorsunuz ? Hangi ayete göre ?

saygılarımla

Natan Dostum, hani bu cümlemi sizin için kurmayacam ama bir genelleme yapıp şu cümlemi sarf edebilirim: "Eğer bunu Kutsal Kitap yazsa idi bunu kabul edecekmiydiniz?" "Yani Kutsal Kitap'a bu kadar önem veriyor musunuz?" "Eğer Kutsal Kitap'a bu kadar önem veriyorsanız, emin olun ki, farkında olarak ya da olmayarak, Kutsal Kitap'ın yazmamış olduğu bu kavrama da önem veriyorsunuzdur".

Neden böyledir?

Sevgili Natan bu Kutsal Kitap nasıl oluştu?

Bu Kutsal Kitap'ın oluşum aşamasında bu metinleri seçen, bu metinleri toplayıp onlara Kutsallık sıfatını yükleyen, Kutsal Kitap kanonu dışında kalmış bir çok kitabı sapkın ilan eden nedir, kimdir?

Bunun tek bir cevabı vardır ki o da KİLİSE dir.

Sözlerim çarpıtılmasın, Kutsal Kitap Tanrı sözüdür. Bunu tartışmıyorum. Yani kilise bir metni alıpta bu Tanrı Sözüdür dememiştir. Bir çok kitap içinden Tanrı Sözü olan kitapları bulup, kanonunu oluşturmuştur. Bunu Kilise kilise olarak değil, Kilise Kutsal Ruh yardımı ile hatasızlık çatısı altında yapmıştır (hani sürekli itiraz ettiğiniz hatasızlık doktrini :) )

Uzun lafın kısası... Bakın eğer Kutsal Kitapa inanıyor ve önem veriyorsanız; bilinçli olarak ya da bilinçli olmayarak Kilise'nin hatasızlığına inanıyor ve ona da güveniyorsunuzdur.

%100 insan, %100 Tanrı olma da bir Kilise'nin öğretisidir.

Kilise bu öğretisini verdikten sonra zaten düşünlerini Kutsal Metinlerle desteklemiştir.

YOLCULUKLAR
23-05-2010, 22:12
Sayın Yolculuklar,

Rab kelimesinin İsa için kullanılmasınınTanrılıkla hiçbir bağlantısı yok.
Bir köle Efendisine Rab derdi...Bir öğrencide üstadına Rab der.
Olay bundan ibarettir.
Rab kelimesinin iki anlamı vardır.Biri Efendi (Master) anlamı ki insanlar içinde kullanılır.
Diğeri Programlayıcı (Lord) anlamıdır ki bu yalnız Allah için kullanılır.
Bu ayrımı God ve Lord terimlerinde de görürsünüz.God bir cinsiyet almazken Lord Eril anlam taşır.
Rab diye hitab edilmesi İsa mesihin tanrılığına işaret etmez.
O da hepimiz gibi bir insandı.Tek farkda,Ruh ile desteklenmiş ve Seçilmiş olması.
Saygılarımla...
UlUl


Değerli Dostum,

Master ve Lord kavramları yıllardır tartışılıyor.

Hatta Master'ı destekleyebilmek için "Lord" ve " LORD" kelimeleri ileri sürülüyor.

Bu tartışmaların sonu yok. Bu tartışmalar bu dünyanın sonuna kadar da sürecektir.

Yalnız ben olayın mantığına bakmak istiyorum.

Bakın yine Kutsal Kitap ayetlerinden bahsediyoruz. Yukarıdaki mesajımda da bunu açıklamaya çalıştım.

Kilise vahi almadı. Kiliseye bir gün Kutsal Kitap gökten inmedi.

Kilisenin yanılmazlık doktrini vardır. Kutsal Metinleri Kilise belirlemiştir. Kutsal Kitap kanonunu kilise oluşturmuştur.

Kutsal Kitap'ı hiçe sayanlara bir lafım yok.

Yalnız... Eğer Kutsal Kitapı ciddiye alıyorsanız, Kiliseyi de ciddiye alma mecburiyetiniz vardır ve hemen akabininde kilisenin yanılmazlık doktrinini de ciddiye almalısınız.

Ve İsa'nın Rab ile olan ilişkisi de Kilisenin bir görüşüdür, tıpkı Kutsal kitap olduğu gibi.

Natan
23-05-2010, 22:25
Kanon konusunda ne güzel yazıyorsun. Belki konuya yabancı biri ne demek istediğini anlamayacak ama konuyla ilgilenenler pek çok şey hatırlayacaklar.

Kanonu Kim belirledi ? Nasıl bir derleme oldu ?

Bu sorular samimiyetle cevaplandırılmalıdır. Tevrat mesela.

Katolikler ve Ortodoksların Tevrat Kanonu, Protestanlardan 6 kitap daha fazladır. Protestanlar ise bu 6 kitabı bütün bölümleriyle reddettiler.Dolayısıyla, Protestanların kutsal kitabı 66 bölüm (Tevrat 39, İncil 27 bölüm),

Katolik ve Ortodoksların ise 72 bölümdür .(Tevrat 45, İncil 27 bölüm)

Aradaki farkı görüyor musun ? Bu fark bi tuhaflığı beraberinde getirmiyor mu ?

Ve ben sana şunu sorayım müsade edersen ;

Kilise gerçekten de hatasız mıdır ? Kiliseden kastın Ortodoks mu ,Protestan mı ? yoksa Katolik apostolik kilise mi? Bu tuhaflığı ne açıklayabilir ?

UlulElbab
23-05-2010, 22:47
Değerli Dostum,

Master ve Lord kavramları yıllardır tartışılıyor.

Hatta Master'ı destekleyebilmek için "Lord" ve " LORD" kelimeleri ileri sürülüyor.

Bu tartışmaların sonu yok. Bu tartışmalar bu dünyanın sonuna kadar da sürecektir.

Yalnız ben olayın mantığına bakmak istiyorum.

Bakın yine Kutsal Kitap ayetlerinden bahsediyoruz. Yukarıdaki mesajımda da bunu açıklamaya çalıştım.

Kilise vahi almadı. Kiliseye bir gün Kutsal Kitap gökten inmedi.

Kilisenin yanılmazlık doktrini vardır. Kutsal Metinleri Kilise belirlemiştir. Kutsal Kitap kanonunu kilise oluşturmuştur.

Kutsal Kitap'ı hiçe sayanlara bir lafım yok.

Yalnız... Eğer Kutsal Kitapı ciddiye alıyorsanız, Kiliseyi de ciddiye alma mecburiyetiniz vardır ve hemen akabininde kilisenin yanılmazlık doktrinini de ciddiye almalısınız.

Ve İsa'nın Rab ile olan ilişkisi de Kilisenin bir görüşüdür, tıpkı Kutsal kitap olduğu gibi.
Sevgili Yolculuklar,

Ben bir Serbest Düşünürüm,
Ne islamın Sunni-Şia nede Hristiyanlığın Ortodoks-Katolik mezhepleri

beni bağlamaz:)
Ne herhangi bir kliseyi nede Camiyi ciddiye almıyorum.

"yanılmazlık doktrini" gibi komik şeylere de neremle güleceğimi şaşırıyorum.

İran mollarının ve Sünni kodamanlarınında "ismat" uydurması ne kadarda birbirine benziyor.

Kurumsallaşmış Dinlerden uzağım...Arada İstiklal cd.sinde ki Saint Antoine klisesine uğrarım..Aklıma sen geliyorsun:)

Arada bir Sultanahmete uğrarım...Neve Şaloma bazende Etilerde bir Sinagoga :) veya bir Şapele...

Mescidim beynimde sevgili yolculuklar...

YOLCULUKLAR
24-05-2010, 00:06
Kanon konusunda ne güzel yazıyorsun. Belki konuya yabancı biri ne demek istediğini anlamayacak ama konuyla ilgilenenler pek çok şey hatırlayacaklar.

Kanonu Kim belirledi ? Nasıl bir derleme oldu ?

Bu sorular samimiyetle cevaplandırılmalıdır. Tevrat mesela.

Katolikler ve Ortodoksların Tevrat Kanonu, Protestanlardan 6 kitap daha fazladır. Protestanlar ise bu 6 kitabı bütün bölümleriyle reddettiler.Dolayısıyla, Protestanların kutsal kitabı 66 bölüm (Tevrat 39, İncil 27 bölüm),

Katolik ve Ortodoksların ise 72 bölümdür .(Tevrat 45, İncil 27 bölüm)

Aradaki farkı görüyor musun ? Bu fark bi tuhaflığı beraberinde getirmiyor mu ?

Ve ben sana şunu sorayım müsade edersen ;

Kilise gerçekten de hatasız mıdır ? Kiliseden kastın Ortodoks mu ,Protestan mı ? yoksa Katolik apostolik kilise mi? Bu tuhaflığı ne açıklayabilir ?

Natan zamanında bu sorunun tıpkısının aynısını ben sana sormuştum ve sen de bana cevaplar yazmıştın. Hatta beni şüpeci olmakla suçlamıştın :) Hatırlıyorsun dimi? Şimdi verdiğin cevapları bende buradan vereyim sana :)

YOLCULUKLAR
24-05-2010, 00:12
"yanılmazlık doktrini" gibi komik şeylere de neremle güleceğimi şaşırıyorum.

Dostum, bu yanılmazlık doktrinine ben de gülebilseydim emin ol ki ben çoktan Katolik Kilisseyi terk etmiştim.

Her ne kadar Katolik Kiliseyi bırakmak istesem de bırakamıyorum çünkü doğru söylediklerini düşünüyorum.

Yanlış mı söylüyorlar?

Peki o zaman günahlı bir doğaya sahip olan Yuhanna nasıl olduda günahlı doğasını yansıtmadan dört dörtlük kanon metinleri yazabildi?

Ya da hayatların her evresinde günahkar olan havariler bu işi nasıl başarabildi?

Ya da bu kanon sürecinde günahkar insanlardan oluşan kilise nasıl olduda sıfır hata ile bu işin üstesinden geldi?

Diğer dinleri bilmem/anlamam. Ki onların kanon oluşum süreci çok farklı zaten. Onların kanonu gökten indi. Hristiyanlıktaki kanon metinleri ise günahkar insanlar tarafından günahkarlığın getirisi olan hataya bulaşılmadan yazıldı. Peki bu nasıl gerçek oldu? bana "yanılmazlık" doktrinine değinmeden bunun açıklamasını yapabilir misiniz?

Natan
24-05-2010, 15:02
Natan zamanında bu sorunun tıpkısının aynısını ben sana sormuştum ve sen de bana cevaplar yazmıştın. Hatta beni şüpeci olmakla suçlamıştın :) Hatırlıyorsun dimi? Şimdi verdiğin cevapları bende buradan vereyim sana :)


Savunma psikolojisiyle hareket etmiştim . Hrıstıyanlığa laf edilsin istemiyordum . hatırladım :)