Orijinalini görmek için tıklayınız : Soruyorum, Öğrenmek İçin...
konusabilecegimiz konular secmeye calistim bi kac tane......insan gibi hakaret etmeden cevaplayin lutfen
soru 1------------ *evren genisliyormu genislemiyormu ?????
Biz gögü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve süphesiz Biz (onu) genisleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47 )
http://www.time.com/time/time100/scientist/profile/hubble.html
soru 2-------- *su ayetler bilimle celiski icindemidir
zariyat 7-8
Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.
soru 3-------- demir yeryuzundemi olustu ???
Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çesitli) yararlar bulunan demiri de indirdik... (Hadid Suresi, 25 )
soru 4 -------- Albert Einsteinin gorecelik kurami gecersizmi ???
... Gerçekten, senin Rabbinin katinda bir gün, sizin saymakta olduklarinizdan bin yil gibidir. (Hac Suresi, 47 )
Gökten yere her isi O evirip düzene koyar. Sonra (i?ler,) sizin saymakta oldugunuz bin yil süreli bir günde yine O'na yükselir. (Secde Suresi, 5)
Melekler ve Ruh (Cebrail), O'na, süresi elli bin yil olan bir günde çikabilmektedir. (Mearic Suresi, 4 )
soru 5 --------- insanin olusumu ile ilgili bu ayetlerinin bilimle celiskisi nedir ???
Sonra o su damlasini bir alak (hücre toplulugu) olarak yarattik; ardindan o alak'i bir çignem et parçasi olarak yarattik; daha sonra o çignem et parçasini kemik olarak yarattik; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir baska yaratisla onu insa ettik. Yaraticilarin en güzeli olan Allah, ne yücedir. (Müminun Suresi, 14 )
insan, 'kendi basina ve sorumsuz' birakilacagini mi saniyor? Kendisi, akitilan meniden bir damla su degil miydi? (K?yamet Suresi, 36-37 )
soru 6 ------- *menstruasyon donemi ile ilgili bu ayetin bilimle celiskisi varmidir??? ayetin altindaki bilgi dogrumudur ???
Allah, her disiinin neyi yüklendigini (neye hamile kaldigini) ve döl yataklarinin neyi eksiltip neyi ekledi?ini bilir. O'nun katinda hersey bir miktar (ölçü) iledir. (Rad Suresi, 8 )
Menstrüasyon döneminin baslangicinda, rahim duvarindaki rahim mukozasi (endometriyum tabakasi) 0,5 mm kalinligindadir. Yumurtaliklar tarafindan salgilanan hormonlarin etkisi ile bu tabaka büyür ve 5-6 mm kalinliga ulasir. Döllenme olmadiginda ise tabaka dökülür. Yukaridaki ayette görüldügü gibi rahim duvarinda her ay tekrarlanan bu artis ve azalmalara da, Kuran'da dikkat çekilmistir.
soru 7 -------- iki insanin parmak izi ayni olabilirmi ???
Evet; onun parmak uçlarini dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz. (Kiyamet Suresi, 4 )
soru 8 ---------- *sadece disi bal arisinin bal yaptigi artik ispatlanmis bir * * gercekmidir???? eger bu dogru ise ayetin bilimle celiskisi nedir ???
Rabbin bal arisina vahyetti: Daglarda, agaçlarda ve onlar?n kurduklari çardaklarda kendine evler EDIN - Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylastirdigi yollarda YURU-UCUVER. Onlarin karinlarindan türlü renklerde serbetler çikar, onda insanlar için bir sifa vardir. süphesiz düsünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardir. (Nahl Suresi, 68-69 )
arapcadaki fiilerin kullanimindan oznenin disi veya erkek oldugu anlasilir....EDIN ve YURU-UCUVER kelimeleri fiilin disi sekliyle kullanilmistir.....yani disi ariya vahyedilmektedir...
baldaki onemli sifa
http://www.draperbee.com/info/honey_news.htm
soru 9 ----- Deniz seviyesinin 5.000-7.500 m yukarisinda olan bir kisi, nefes alma güçlügü nedeniyle bayilarak komaya girebilir mi??? *
Allah her kimi doğruya erdirmek isterse onun göğsünü İslâm?a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir. (enam-125 )
soru 10 ------- 620 yilinda yeryuzunde dunyanin en alcak yeri Lut Golu Havzasimidir ????
Elif, Lam, Mim. Rum (ordulari) yenilgiye ugradi. "Dünyanin en alçak yerinde". Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yil içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'indir.Ve o gün müminler sevineceklerdir. (Rum Suresi, 1-4 *)
627 yilinin Aralik ayinda, Bizans ve Pers imparatorluklari arasinda, Bagdat yakininda Dicle Nehri'nin 50 km dogusunda bulunan Ninova harabeleri yakininda büyük bir savas daha oldu. Bizans ordusu, Persleri burada *yenilgiye ugratti. Birkaç ay sonra da Persler isgal ettikleri yerleri Bizans'a geri veren bir anlasma imzalamak zorunda kaldilar.
Warren Treadgold, A History of the Byzantine State and Society, Stanford University Press, 1997, ss. 287-299.
tartisabilecegimiz 10 tane soru bulmaya calistim.........ve cevabini *ogrenmek istedigim bir soru daha var........akil kendini yaratacak akli nerden buldu ????
Gözle göremedimiz şeyleri bana sıralarmısnız biraz cahilim o konularda
Benim aklıma gelenler
Düşünce Aklın ve beynin oluşumuyla sağlanıyo galiba yanlışsam dülzetiniz
Akıl Beyin ile mevcudiyetini buluyo yanlışsam düzeltiniz
Bu iki kavram gözle görülmüyo fakat gözle görülen şeyi kullanarak gerçekliğini ispat ediyosa
Bir Yaratıcının varlığınıda ispat ediyomu?
Diğer bir soru ilk insan bizim gibi bebek olarak dünyaya geldi ve büyüyerek yaşadıysa nasıl oldu eğer bebek olarak dünyaya geldiyse hayvanlar varmıydı hayvanlar yoksa bebek tek başına nasıl yaşayıp büyüdü tesadüf eserimi? Eğer tesadüfse bilim bu tesadüflüğü nasıl açıklıyo? Bilimde tesadüflük yoktur varsa bilimde yoktur bilimde tesadüf kelimesine yer yoktur dimi
Büyük patlama diyolar bu bir zaman içindemiydi bilimadamları ne diyo yoksa büyük patlamada tesadüf ilemi oldu tesadüfse yine bilim bu tesadüflüğü nasıl açıklıyo? Yoksa bilimde tesadüf kelimesine yer yoktur dimi
Maddenin patlaması sonucu herşey yerli yerine bu denli düzgün bi şekilde tesadüf eserimi oturdu ve ilerliyo. Yok tesadüf diilse ne derece milim kayma olmadı? Bilimde tesadüflük yoktur varsa bilimde yoktur bilimde tesadüf kelimesine yer yoktur dimi
Madde bizim bu hal ve harekette mi yaşamamızı istedi?
Madde mi bize hükmediyo yoksa bizmi maddeye hükmediyoruz
Maddenin aklı varmıdır maddenin aklı varsa neden sebeplere dayanarak insanlar kendi başlarına üremiyo madde bukadar zekimi eğer madde bukadar zeki ise neden dünyadaki kötülüklere göğüs germiyo?
Maddenin aklı yoksa kendi kendine nasıl patladı canımı öle istedi yoksa mana da varmıdır?
Mana varsa inanç hissiyatıda devreye girmiyomu inanç hissi oluşursa bir Yaratıcıya inanmak söz konusu diilmi?
Bir Yaratıcı varsa adalet mefhumu ortaya çıkmıyomu?
Adalet oluşuyo Cennet Cehennemde oluşması gerekmiyomu?
Cennet ve Cehennem varsa bunları yayan birilerinin olmasıda gündeme gelmiyomu?
Onlara peygamber, tebliğ eden, vahiy yoluyla Yaratıcının dinini insanlığa yayan deniyosa onlara inanmamız gündeme gelmiyomu?
Peygamberlerde her nekadar peygamber olsada insanlığın kaldırcağı surette dünya aleminde seçilmişlerse onlarada kitap gönderilmes söz konusu diilmi
Kitaplara bu sebepten dolayı inanmalımıyız?
İyilik ve kötülük varsa nefis ile mücadele söz konusu olmuyomu?
Biz o yüzden nefsimize şeytan şeytanada nefsimize çelme takan demiyomuyuz?
Madde aleminden mana alemide çıkmışmıdır?
Yoksa Mana aleminden madde alemimi çıkmıştır?
eğer madde sizi manadan alı koyuyorsa o madde tehlikeli bi maddedir
Tehlike söz konusuysa bizimde tehlikeli oldumuz ortaya çıkmıyomu?
Biz tehlikeliysek akıllarını ve düşüncelerini kullanıp tehlikeli olmayanlarımız gündeme gelmiyomu
Aklı ve düşünceyi kullanmak madde olgusunada inanmamızı sağlıyosa gözle görülmeyen akıl ve düşünce inancı ortaya çıkıyosa
Bilim veya madde aklı ve düşünceyi kabul ediyomu?
Bilim bu iki gözle görülmeyen kavramı, aklı ve düşünceyi kabul ediyosa
Gözle görülmeyen tek yaratıcı olan Allah ı neden kabul etmiyo?
Hz Muhammed ve diğer peygamberler vefat etti biz onları göremiyoruz
Onlarda şuan bizim göremediklerimzse onların varlığını neden kabul etmiyoruz?
Şuanki gözümüzle göremedimiz meleklerin varlığını neden kabul etmiyoruz?
Şuanki gözümüzle göremedimiz Cennet ve Cehennemi şuan gözümüzle göremiyoruz onların varlığını neden kabul etmiyoruz?
Madde gözle görülmeyen elle tutulmayan akıl ve düşünceyi kabul etmiyosa ozaman bilim yoktur, eğer gözle görülmeyen elle tutulmayan akıl ve düşünceyi kabul ediyosa bilim vardır yoksa bilim gözle görülmeyen ve elle tutulmayan kavramları kabul etmiyo mu
Akıl ve düşünce olmadan bilim olmaz ki olurmu?
Peki bilim düşünce ve aklı kabul ediyosa soyut iki kavramı kabul ediyosa, bilim mana aleminden mi gelmiştir maddenin patlamasından mı olmuştur?
Bu böyle döner giderde gider
Demekki bilim akıl ve düşünce gibi gözle görülmeyen ve elle tutulmayan iki kavramın varlığını kabul ediyosa ozaman gözle görülmeyen ve elle tutulmayanıda kabul etmek zorundadır öyle diilmi?
Gözle görülmeyen elle tutulmayan düşüncemi yoksa gözle görülen ve elle tutulan beyinmi daha güçlüdür?
Kesinlikle soyut kavram herzaman daha güçlüdür
Ben düşüncemle, gayet normal bir günde evde otururken düşünerek dağları yıkabilirim savaşlar çıkarabilirim savaşarı bitirebilirim zengin olabilirim fakir olabilirim son model lüks bir arabaya binebilirim zina yapabilirim 30 kadınla aynıanda zevk alemine gidebilirim apartmanlar dikebilirim köşklerde oturabilirim velhasıl çok kötü bir insanda olabilirim çok iyi bir insanda olabilirim
Demekki gözle görülmeyen elle tutulmayan insandaki tek bir düşünce kavramı soyut bir kavram bile istediğim herşeyi yapabilirim dimi?
İnanmayanlar gözle görmedimiz şeye inanmayız Allah ın olduğuna dair ispat isteriz diyolar
İspatı yukardaki düşünce cümlesinde yazdık
Bu düşünce gücüne dayanarak Allah ın gücü kudreti nasıl insanların beyinlerinde gerçekleşmiyo onun gücü ve kudretini nasıl insanlık yok sayıyo
Ülkendeki kuslardan ne haber vardir
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardir
Ask celladindan ne çikar madem ki yar vardir
Yoktanda vardan da ötede bir Var vardir
Hep suç bende degil beni yakip yikan bir nazar vardir
O sarkiya özenip söylenecek misralar vardir
Sakin kader deme kaderin üstünde bir kader vardir
Ne yapsalar bos göklerden gelen bir karar vardir
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardir
Yanmissam külümden yapilan bir hisar vardir
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardir
Sirlarin sirrina ermek için sende anahtar vardir
Gögsünde sürgününü geri çagiran bir damar vardir
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adli bir çinar vardir
----alıntıdır----
liopleurodon
08-03-2006, 10:13
Alakasız iki topik olmuş. Şuradan başlayalım. Gözle görmek.. Gözle görmek kavramı karanlık çağlarda kalmış bir kavramdır. Güncel olarak bu kavram, bir varlığın çevreyle olan etkileşimleri yoluyla onun nitelikleri hakkında bilgi sahibi olmak şeklindedir. 50 Işık yılı ötedeki bir gezegeni bugünün şartları ile göremezsiniz. Ama yıldızın önünden geçerken oluşan ışık değişiminden varlığını, boyunu posunu vs. görebilirsiniz. Bir ton megaparsek uzaklaşıp Andromeda ile Samanyolunun birbirine yaklaştığını göremezsiniz ama ışıklarındaki kaymaya bakarak bunu tespit edebilirsiniz. Pluton'u göremezsiniz ama, yarattığı çekim etkisinden varlığını bilirsiniz. Bir karadeliği asla göremezsiniz, çünkü ışığı ve belki zamanı bile yutar.
Peki akıl, düşünce vs. Bunlar bir madde, varlık değildir. Bir faaliyetin adıdır. Yürümeyi görebilirmisiniz? Hayır, ancak yürüyen insanı görürsünüz. Bu söyledikleriniz beynin bir faaliyetidir. Bizde acayip CTI/AMMRI cihazları mevcut. Bununla insanın düşündüğünü vs. görebiliyoruz örneğin. Tıpkı yürüdüğünü görmek gibi. Görülebilecek olan şeyler özne olan şeyler ve onların sıfatlarıdır. Fiiller görülmez. Bu yüzden aklını göremiyorsun gibi bir soru anlamsızdır. Akıl, beynin yürümesidir.
Diğer bir soru ilk insan bizim gibi bebek olarak dünyaya geldi ve büyüyerek yaşadıysa nasıl oldu eğer bebek olarak dünyaya geldiyse hayvanlar varmıydı hayvanlar yoksa bebek tek başına nasıl yaşayıp büyüdü tesadüf eserimi? Eğer tesadüfse bilim bu tesadüflüğü nasıl açıklıyo? Bilimde tesadüflük yoktur varsa bilimde yoktur bilimde tesadüf kelimesine yer yoktur dimi
Fikir cimnastiği denemeniz güzel. Ama bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunca fikir değil zırva üretirsiniz/üretiriz. Öncelikle, ilk insanın nasıl olduğuna dair bir bilginiz yok. Böyle olunca ardından olmayan bilgiyle bir fikir üretiyorsunuz ve bu fikri bilgiye tahvil ediyorsunuz. İlk insan bebek olarak dünyay geldiyse.. diyorsunuz. Devmaında da bu yanlış bilgi ile alakalı bir sürü şey yazarak tesadüf vs. diyorsunuz ama bir başak bilgisizlik ortaya çıkıyor, tesadüf nedir onu da bilmiyorsunuz..
Bu söyledikleriniz en başından itibaren yanlış. İlk insan bebek olarak dünyaya gelmedi. Daha doğrusu ilk insan diye bir şeyde yok. İnsan denecek olan tür dünyaya geldiği sırada dünya üzerinde ona benzeyen bir sürü örnek vardı. Bunların bir kısımı bildiğimiz insana benziyordu. Benzeyenlerin sayısı zamanla nüfus içinde arttı ve bugünlere geldik. İlk insan yani homo sapiens, neanderthal, homo fluorensiensis, home erectus vs. gibi türlerle birlikte yaşıyordu. Neyse, bu asıl soru/sorun değil. Sorunun cevabı, ilk insan bir bebek olarak tek başına dünyaya gelmedi..
Asıl sorununuz şu. Düşünüyorum öyleyse varım ile zirveye çıkan akıl ile gerçeği arama devri bitti. İnsan aklı üstündür. Sanmayın mesela köpeklerin aklı yoktur. Onlarında vardır. Ama insan "bilgilerini" sonraki nesle aktarabilir. Geçen 90000 yıl içinde böylece biriken bilgiler ışığında insan etrafında olup bitenleri açıklama isteği duymuştur. Bu da pek hayvanda mevcuttur, adına merak denir. Ama 1800'lere gelene kadar insanın algılama, yani görme kabiliyeti çok sınırlı kalmıştır. Bu yüzden mesela meni denen şeyin ne olduğunu bilememiş, bu sıvı nasıl insan olur be diyerek kafa kırmıştır başında.
Ama mikroskop ve teleskobun icadı, bizim görüş sahamızın dışında kalan alemin kapılarını açınca, artık cevap bulunabilimiştir bir şeylere. İşte bu dönemden öncesinde, merağı gidermek için tek yol oturup düşünmekti. Çünkü başak bir yolları yoktu. Ve düşünce ile "bilgi" sahibi olunamaz maalesef. Bilgi, gidilir toplanır. Yoksa sizinki gibi yanlış fikirler üremesi, bu fikirlerin bilgi olarak dimağa yerleşmesi gayet kolaydır. Sizin bu tür bir soruyu sormadan önce yapmanız gereken, gidip bilgi sahibi olmaktır. Oturduğunuz yerden bunu yapamazsınız.
Bunun iki yolu var. Ya mevcut bilgiden yola çıkarsınız. Gidip Tevrat'taki genesis'i filan okursunuz. Haa, insan böyle olmuş dersiniz. Ama acaba bu bilgi saydığımız gibi gözleme dayanan bir bilgi mi? Hayır, sizin yaptığınız düşünüp uydurma olayını x bin yıl önce birisi yapmış. Size gereken araştırma/gözlem sonuçlarıdır. Aslında doğru olan yollara düşmektir. Gideceksiniz, yerin altında, mağaralarda vs. eski insanların izini arayacaksınız. İnsan türlerini inceleyip ilk insanın neye benzediğini filan bulacaksınız. Yada bunları araştırıp yayınlayanların bulgularından istifade edeceksiniz, paranız, zamanınız vs. yoksa. Dikkat edin bulgular ile teori aynı şey değildir. Siz onların bulduğu fosilleri, yaptıkları DNA çalışmalarını vs. yorumsuz elde edebilir, kendi yorumunuzu koyabilirsiniz. Elbette yorum koyacak onların dinamikleri hakkında bilgi sahibi olunca. İnsan tarihi için hele, bu bilgilere ulaşmak çok kolaydır.
Hah, işte böyle yaparak yeterince bilgiye ulaştığınızda bunun gibi bir soruyu soracak hale gelirsiniz. Ama siz baştan yanlış yapıyorsunuz. Ortaçağ zihniyeti ve bilimsel yaklaşımını kullanıyorsunuz. Bu yaklaşımın gerçekleri bize sunmadığı tecrübeyle sabittir.
İşte bilgi edinme konusundaki eksikliğiniz aslında birbirinin aynı olan bir sürü soru sormanıza sebep oluyor. Örneğin, hiç doğayı gözlemlediniz mi? Denizin kenarına gidin. Bir sürü çöpün düzgün bir şekilde kıyıya paralel bir çizgi oluşturduğunu görürsünüz. Hatta tüm çubuklar aynı yöne dönüktür. Şimdi bunlar piyade ve bir komutanları var, bunlara hizaya gelin mi dedi? Yoksa bunlar akıllılar ve böyle hizaya mı geldiler? "Bu tesadüf eseri olamaz. Akıllı Birisi bunları düzeltmiş, hadi bir hesaplayın bakalım bu çplerin böyle dizilmesinin ihtimali nedir.." gibi laflar edersiniz. Eğer denizin çekildiği bir gündeyseniz, dalgaların oraya ulaştığını görmüyorsanız, buna bakıp her tür masal uydurursunuz.
Halbuki, bunları bozup, oturup bir süre sahili izleseniz, bunları dalgaların nasıl hizaya soktuğunu görürsünüz. Ve nasıl tesadüf bunu yaparmış anlarsınız. Alt tarafı denizin basit dalga hareketinin bir kaç günlük döngüsü işte..
İşte bilgi böyle bir şeydir. Yani, gözleme dayanır, birisi bir gözlem yapar, bunu kayda alır. Biz ondan faydalanırız, yada biz gider kendimiz gözlem yaparız. Çeşitli şekillerde alınmış kayıtlardan Muhammedin yaşadığını biliyoruz. Bu yüzden onun var olduğuna inanıyoruz.
Bu bir sürü soruna bakarsan, birebir bilgi eksikliğinin olduğunu görürsün. Madde sana hükmediyor mesela. Yoksa, neden yemek yemek için baskı hissediyorsun?
Zamanında dilbilgisini çalışmamışsın. Neyin sıfat, neyin fiil, neyin nesne olduğunu anlamamışsın. İşte bir bilgi eksikliği daha. Bu yüzden bir fiil olan akıl ve düşünceyi bir nesne sanarak yola çıkıyorsun. Bu, taa dilbilgisine varana kadar bir sürü konuyu sil baştan öğrenmen gerektiğini gösteriyor. İşin zor, hemen başlasan iyi olur..
Birde bir ton ayet yazmışsın. Gök genişlemez, evren genişler. Bir sürü yerde gök nedir sorusuna cevap olacak şekilde gök kelimesi geçer. Buradan, kastedilenin evren olmadığını bilmek zor değildir. Evrenin keşfi, çok ama çok yenidir. Gök, insanın algısal olarak dünyanın üstünü örter şekilde gördüğü kubbenin adıdır. Evrenin adı değil. Aynı şekilde, hangi yöne gidersen git bu kubbenin büyükülüğü sabittir, çünkü dünya yuvarlaktır. Bu durumda hiç bir zaman gök'e yaklaşamazsın ve bunu denizciler, çölde seyahat edenler filan çok iyi bilir. İşte buna göğün genişlemesi denir.
Demir, gökten filan inmedi. Demir dünyanın oluşumu sırasında bolca mevcuttu zaten ortada. Göktaşları ile glene belli bir miktar demir varlığı doğrudur ama bu mevcut demirin çok küçük bir kesridir. Göktaşları daha çok iridyum gibi bazı metalleri dünyaya taşıyan şeylerdir.
Embriyolarda, önce kemikler yaratılıp üzerlerine et geçirilmez. Kemikler etin içinde oluşur ve doğumdan sonra da bu olay devam eder. Bir bebek kemik oluşumunu tamamlamadan doğar. Bu hikaye eski bir yunan bilgininden araktır. Bilindiği kadarıyla bu bilgin bir tür düşük vakasında incelediği cenini dayanak olarak kullanmıştır. Bu tür bir soruna yol açan ve çoğunlukla düşüklerle sonuçlanan çeşitli sendromlar mevcuttur. Bu yunan bilgininin de bir talihsizlik eseri böyle yanlış gelişmiş bir cenini gözlediği düşünülür. *Ayrıca insan meniden bir damla su değildir. Embriyo, sperm kadar, hatta daha fazla ovumdan meydana gelir. Sperm sadece genetik tamamlayıcıdır. Asıl üreyen, çoğalan, gelişen ovumdur. Dahası, meniye bir damla su demek talihsizliktir. Meni bir hayli karışık bir bulamaçtır. en azından içinde 500 milyon kadar kıpır kıpır hücre taşır..
Pehlivan tefirkası gibi uzatmanın alemi yok. Diğer ayetler filanda aynı şekilde zorlama ve çarpıtma ile dolu. Arıların dişisi bal yapmaz. Arılarda cinsiyet mekanizması karışıktır. Bal yapan arıya dişi denir ve Muhammedden önce de insanlar bal üretiyordur. Bu dişi denen arılar aslında cinsiyetsizdir. Parmak uçlarına kadar derken, her birinizin parmak ucu eşsizdir anlamı çıkarmak çok ilginç. Bir sürü var, atladığım olmuş olabilir ama bu sitede bu konuları izah eden bir grup var, onlar sana daha çok yardımcı olur. Benim bunları izaha girişmem, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çıktığını göstermek sadece. Ceninin gelişimi hakkında bilgin yok. Gök nedir, bu konuda bilgin yok. Dünyanın jeolojik oluşumu vs. hakkında bilgin yok. Ama okuduğunun doğru mu yanlış mı olduğunu tartışmadan kabul edebiliyor, bunları sarsılmaz gerçekler sanıp *bir de bunlar üzerinden hüküm yürütmeye çıkıyorsun. Desen ki, Şu şahıs böyle diyor.. Buna itirazımız olmaz, doğrusunu söyleriz. Ama o şahsa inanmadan, hatta şahsın söylediklerini bize delil gibi sunmaya çıkmadan önce o konu hakkında biraz bilgi edinmeye çalış. Raw Data yani. Git konu ile ilgili gözlem, inceleme sonuçlarına bir bak, öğren. Ondan sonra ahkam kes..
Yoksa... Sonra da salak diyor bu bize diyerek kızıyorsunuz. Bakmıyorsunuz ki açık bir şekilde salaklık ettiğinize. Eğer salak olmak istemiyorsanız, size aklınızı kullanmanın yolunu izah ettik. Neymiş, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz mış. Bilgi ise sadece ve sadece gözlem ile elde edilirmiş..
"Arıların dişisi bal yapmaz. Arılarda cinsiyet mekanizması karışıktır. Bal yapan arıya dişi denir ve Muhammedden önce de insanlar bal üretiyordur. Bu dişi denen arılar aslında cinsiyetsizdir."
Kur'an'da "dişi arı" nın kastedildiğini açık olarak göremiyorum ama Kur'an'dan önce arıcılık yapıldığı ve arılar hakkında bilgi sahibi olunduğu bilinmektedir.
"Arıların dişisi bal yapmaz"---YANLIŞ - bal emekçileri dişi arılardır.
"Arılarda cinsiyet mekanizması karışıktır" --- YANLIŞ - Bellidir.
"Bu dişi denen arılar aslında cinsiyetsizdir"--- YANLIŞ - Arılarda döllenmiş yumurta dişi , dölsüz yumurta ise erkek arıya dönüşmekte ve üreme hücreleri dişilerde yumurta, erkeklerde spermatozoa olarak gelişmektedir. Erkek arıda üreme organları bir çift testis , bir çift sperma kanalı, bir çift mukoza bezi , bunların birleştiği ejekülasyon kanalı ve penisten meydana gelir. Yumurtalıklar , bir çift yumurta kanalı , bu kanalların birleştiği bir ana kanal ve kanalın açıldığı üreme odacığından oluşmaktadır. Ana arıda üreme odacığı, iğne düzeneğinin dibinde bulunan kısım ve ana kanalın açıldığı vagina olmak üzere iki bölümde incelenir. Ayrıca spermaların biriktirildiği sperma torbası (spermateka) denilen kısım vardır.
Dişi olan işçi arılarda da üreme organları bulunmaktadır. Ancak bunlar çok özel durumlarda aktif hale geçebilirler. Yumurtalıklar gelişmemiştir ve 2-12 kadar ince tüpçükten oluşmuştur. Bu yumurtalıklar dejenere oldukları halde yumurtlama özelliğini korumakta ve kovanın ana arısız kalması durumunda gelişerek normal yumurta üretebilmektedirler. Yalnız işçi arılar çiftleşemediklerinden dölsüz yumurta üretmekte ve bu dölsüz yumurtalardan sadece cılız ve zayıf erkek arılar meydana gelmektedir.
Koloni de asıl dişilik görevini yapan Kraliçe arıdır.Erkek arılar tarafından ömründe bir kez döllenir , depoladığı spermi 4-5 yıllık ömrü boyunca kullanır ve her dakika yumurta yapar.Erkek arılar ise çalışmaz ve kışa girerken işçi arılar tarafından öldürülür.
liopleurodon
08-03-2006, 12:51
Çok doğru yazmışsın. Benim kastım, bal yapan arıların "dişi" olmadığı, yani üremediği. Ama uzatmamak için kısa kestim, olay bu. Kısaca, soru şudur:"sadece disi bal arisinin bal yaptigi artik ispatlanmis bir gercekmidir???? eger bu dogru ise ayetin bilimle celiskisi nedir ???" Bu arılar, "dişi arı" değildir. Üreyemeyen ayrı bir türdür, "tür" olmadı tam olarak ama idare edin artık. Bu tür bireyler sadece arılarda değil, başka türlerde de mevcuttur. Ve biyolojik yaklaşım olarak bunlar "dişi" değil, "işçi" olarak anılırlar. Biyolojik terim olarak dişi, üreme görevini ifa eden taraftır (buda biraz eğik, absürt oldu ama uzun yazmak zor ve konu bu değil) Dahası benim bir itirazım filan da yok, açıkca söylüyorum, Muhammedden önce arıların ne yaptığı bilinmiyor değildi. Ayetin bilimle çatışması var mı? İşte bu şekilde var. Ama ihmal edilebilir, yorum farkı. Bilimle çelişmeyen bir şey olması size o ayetin olduğu kitaba iman etmenizi gerektirir mi? *O kitapta ne bileyim peygamberin evine girmeyin yemek vakti vs. de deniyor. Şimdi, bundan insanlar evde yaşar sonucu çıkarıp, bak bak bu ne müthiş bir kitap, 1500 yıl önceden insanların evlerde yaşayacağını bilmiş mi diyeceğiz?
liopleurodon topicin basligini okumadin sanirim dostum......bu yukarda yazdiklarimi sorup ogrenmek icin actim bu basligi...sizden gelen cevaplar dogrultusunda da kendime yone veriyorum.....masterin sorularimin altina soru yazmasini anlamadim.....sadece benim sorularimi tartisalim bu baslikta...salaklik konusuna da en son gelicem....
1.soru icin senin yanitlarin su
--------Gök genişlemez, evren genişler. Bir sürü yerde gök nedir sorusuna cevap olacak şekilde gök kelimesi geçer. Buradan, kastedilenin evren olmadığını bilmek zor değildir. Evrenin keşfi, çok ama çok yenidir. Gök, insanın algısal olarak dünyanın üstünü örter şekilde gördüğü kubbenin adıdır. Evrenin adı değil. Aynı şekilde, hangi yöne gidersen git bu kubbenin büyükülüğü sabittir, çünkü dünya yuvarlaktır. Bu durumda hiç bir zaman gök'e yaklaşamazsın ve bunu denizciler, çölde seyahat edenler filan çok iyi bilir. İşte buna göğün genişlemesi denir.----------
boyle eski pusku cevaplar yazacagini tahmin ettigim halde bu topici acmis olmam tesaduf degil bi kere bastan belirteyim.....boyle cocukca ayet curutmeler cok eskide kaldi...daha akli basinda seyler yazman lazim...ayette nereden bahsedilgi ve onun genisletildigi gayet acik......
2.soru icin cevabin yok.....
Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki-------gibi bir ifadenin bilimle nasil celistigini sormustum.....bi sey uydurumadin sanirim.....
3.soru icin verdigin cevap benim sorumu yanitliyor ama ayeti dedestekliyor...
soyle sormusum----demir yeryuzundemi olustu ???
Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çesitli) yararlar bulunan demiri de indirdik... (Hadid Suresi, 25 )
senin cevabinda da goktaslari ile geldigi yaziyor.....
4.soru icin cevabin yok......ok saglik olsun.....
5.soru icin verdigin cevaba hayretler icersinde baktim........sanirim senin gozlerinde bir problem var yada okumanin ne demek oldugunu bilmiyorsun
soru 5 --------- insanin olusumu ile ilgili bu ayetlerinin bilimle celiskisi nedir ???
Sonra o su damlasini bir alak (hücre toplulugu) olarak yarattik; ardindan o alak'i bir çignem et parçasi olarak yarattik; daha sonra o çignem et parçasini kemik olarak yarattik; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir baska yaratisla onu insa ettik. Yaraticilarin en güzeli olan Allah, ne yücedir. (Müminun Suresi, 14 )
insan, 'kendi basina ve sorumsuz' birakilacagini mi saniyor? Kendisi, akitilan meniden bir damla su degil miydi? (K?yamet Suresi, 36-37 )
verdigin cevaba bakalim......------------Embriyolarda, önce kemikler yaratılıp üzerlerine et geçirilmez. Kemikler etin içinde oluşur ve doğumdan sonra da bu olay devam eder. Bir bebek kemik oluşumunu tamamlamadan doğar.-------------
bu senin icin hikayemi degilmi.......hikaye degilse ayetten farkli bir sey soylemiyorsun.......yok eger hikaye diyorsanda kaynak sudur....
Keith L. Moore, Developing Human, 6. bask?, 1998.
icinden alinti----------6. haftada kikirdaklasmanin devami olarak ilk kemiklesme köprücük kemiginde ortaya çikar. 7. hafta sonunda uzun kemiklerde de kemiklesme ba?lamistir. Kemikler olusmaya devam ederken kas hücreleri kemigi çevreleyen dokudan seçilerek kas kitlesini meydana getirirler. Kas dokusu bu sekilde kemigin etrafinda ön ve arka kas gruplarina ayrilir--------
ayrica cok ilginc bi sey daha var bu soru ile ilgili yazdigin........
diyorsun ki ----------meniye bir damla su demek talihsizliktir--------
bak ayet ne diyor arkadasim-------Kendisi, akitilan meniden bir damla su degil miydi? --------
meniden bir damla su diyor......meniye su damlasi demiyor.......dilbilgisi konusunda beni sinifta biraktigini sanarken dustugun gaflete bakarmisin.....bu ne buyuk bir tesaduf boyle....
daha da ilgincine geliyorum.....buraya ayet yazmissin farkinda degilsin!!!!!....
diyorsun ki -----------Meni bir hayli KARISIK bir bulamaçtır--------
bu cumleyi bi yerden hatirliyorum ama nerden........nerden........nerden??????.......... ..evt buldum !!!!!
Süphesiz Biz insani, KARMASIK olan bir nutfeden yarattik. Onu deniyoruz. Bundan dolayi onu isiten ve gören yaptik. (insan Suresi, 2)
ne kadar da birbirlerine benziyorlar degilmi.....
bal yapan ari parmak uclari gibi sorularima gelince verdigin cevaplari kaale bile almaya gerek yok.....okuyup harcadigim zamana yandim sadece....6.9 ve 10. sorularinda cevabi yok her nedense......bir de ustune ustluk utanmadan--------------ilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çıktığını göstermek sadece.------------diyorsun yazinda......bilgi sahibi olmak icin actigim ve sordgum bu sorularin altina boyle bir sey yazmak ne buyuk bir gaflet ne buyuk bir terbiyesizliktir......
ve su cumlende bardagi tasiran son damla oldu
--------Bakmıyorsunuz ki açık bir şekilde salaklık ettiğinize.--------
seni hakaret konusunda uyarmama ragmen bir cocuk inadinda devam ettin.....ve bunun cezasinida cekmeye hazirsindir umarim......avukatlarimla gorustum......ozel mesaj kutuma adini soyadini ana baba ismini acik adresini yazmani rica ediyorum senden.......hakaret davasi acilacak.....hakaret ettigin sayfalari print edicem ama site yonetiminden de bu arkadasimin mesajlarinin SILINMEYIP kalmasini onemle rica ediyorum.....aleyhine delil olarak kullanilacaktir.......
kalkandelen
08-03-2006, 16:10
evren genislerde bu kuranda yazilmista allah varmistirda..
Gecen gun 6 yasindaki bir kiz cocuguna tecavuz edildi...gazetelerden okumusunuzdur..
Bu mucizelerinizin tanrisi neredeydi?Allah yok arkadasim bosuna yaratmaya calismayin olmuyor..
evrenin genislemesiyle kuranda soyle bir ayet vardi ile allah varolmuyor..
Birsey var demekle varolmuyor allahta yok..
liopleurodon
08-03-2006, 16:59
Hımm, birr yanlışlık olmuş, soruların hepsi aynı kaynaktan geliyor sanmışız. Sizde sondaki notları üstünüze alınmışsınız. Dikkat etseydiniz, dilbilgisi dersi tavsiye edilenin siz olmadığını görürdünüz. Neyse..
Bakalım,
Kendisi, akitilan meniden bir damla su degil miydi?
Kendisi, insan.. Neymiş eskiden: Meniden bir damla su. Peki bunu ne olarak anlamak lazım? "Meniden bir damla" dense, meni için yapılan tariflere bakarız. Ama açık bir şekilde meni bütünününden "bir damla su" olarak açıklanmıyor mu? Burada, cümlenin genel gelişinden, "İnsan meniden bir damla su değil miydi zamanında" anlamı çıkmıyor mu? "Meniden bir parça" değil, meninin bir kısmı değil, meniden bir damla su.. Yani aslı su olan insan değil mi açıkca? Haa, yorum farkı olmaz mı? Olur ve yapılıyor elbette. Ve meniye bir damla su demek gene söylüyorum, talihsizliktir. Denseydi, meni içindeki tohumların biriydiniz, belki o zaman hımm diyebilirdik..
Gelelim gök mevzusuna.
Yerleri ve gökleri nasıl ayırırsınız? Yer ve gök ne zaman birleşiktir? Gök nasıl 7 kattır? Eğer gök ile evrenden kastedilen şey aynı şeyse, bu yedi kat olayı nedir? Evren ne zaman yerden ayrılmıştır? Size, kur'anda gök kelimesi geçen ayetleri bir listelemenizi beklerim. Gökleri direksiz tutmak, dağları göğü tutan direkler yapmak vs. vs. her neyse..
Diğer yandan, "Biz insanı katışık (katılmış, üzerine katmak) bir nufteden" diyor. Karışık değil.. Karmaşık hiç değil. "Karmaşık, hımm, karışık ahha, katışık" diyerek arapçadan türkçe, türkçeden türkçeye ses/anlam benzerliği ile ahha diye atlamak? Neyse, "Nutfe".. Nedir nutfe? Git istediğin yere bak. Sperm vs. gibi bir anlamı yoktur. Birebir anlamı katışıksız, saf sudur, kuranda genelde meni yerine kullanılır. Yani, bu ayet "Biz insanı katışık "su" dan yarattık" gibi bir anlam çıkar. Ama bunda açıkca sperm dese gene de yanlıştır, çünkü nufte işin birazıdır, çoğu ovumdadır. Yani burada göz göre göre eşeyli üreme denen mevzu atlanmaktadır. Ama siz bunda keramet görmek isteyerek ahha böyle demektesiniz. Genetik kod anne ve babadan gelir ama, tek başına genetik kod hemen hiç bir halt etmez, geriye kalan kısım hep anneden gelir. Eğer, erkek spermi tek başına rahmi bir konak olarak kullanıp insana dönüşüyor olsaydı, bu ayet bir anlam ifade ederdi. Ve dediğim gibi, uzun uzun bunlara cevap yazmak istemiyorum, çünkü, zorlama ve böyle yorumlayıp yaklaşık anlamlı kelimleri vs. kullanma yoluyla bir sürü mucize icat edilebilir. Ama aynı yöntemi, her hangi bir başka yabancı dilde, tercihan arapça bir metne uygulayın, ne bileyim leyla mecnun hikayesine örneğin, bakın görün ne mucizeler çıkıyor.. Benzeri çoktur. "Dahl", al sen buna devekuşu yumurtası diyerek dünyanın yuvarlaklığına işaret olarak al. Dünya devekuşu yumurtasına benzemez, isterseniz gidin bakın ama lügatten zorlaya zorlaya nacak bu kadarı çıkıyor, ne yaparsınız..
Diğer ayetlerde aynı hatadan muzdariptir. Oturup bunları böyle yazmak, cevap vermekte abesle iştigaldir. Şöyle bir link verilir farzı muhal ve klavye eskitmekten imtina edilir. Asıl mesele budur, bunlar cevapsız, bilinmeyen vs. konular değildir.. O yüzden de gidip size uzun uzun cevaplar yazmadık, kabaca, üstünkörü yazıp geçtik. Linki verelim, siz bir gözatın ondan sonra bakalım..
http://answering-islam.org.uk/Quran/Science/
Daha her husus için bir sürü link verebiliriz. Ama dediğim gibi, aslolan husus, bu mucize gibi sanılan bilgilerin ya zorlama yorumların yada zaten bilinen/bilinebilecek *meselelerin izahı olduğu. Mucizevi hiç bir şey görmüyoruz burada. Siz görüyorsanız, tercih sizin..
pan dostum disi arilarla ilgili aciklamaya yapmistim bi daha kopyaliyim
soru 8 ---------- *sadece disi bal arisinin bal yaptigi artik ispatlanmis bir * * gercekmidir???? eger bu dogru ise ayetin bilimle celiskisi nedir ???
Rabbin bal arisina vahyetti: Daglarda, agaçlarda ve onlar?n kurduklari çardaklarda kendine evler EDIN - Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylastirdigi yollarda YURU-UCUVER. Onlarin karinlarindan türlü renklerde serbetler çikar, onda insanlar için bir sifa vardir. süphesiz düsünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardir. (Nahl Suresi, 68-69 )
burasi onemli------------arapcadaki fiilerin kullanimindan oznenin disi veya erkek oldugu anlasilir....EDIN ve YURU-UCUVER kelimeleri fiilin disi sekliyle kullanilmistir.....yani disi ariya vahyedilmektedir...----------
liopleurodon ustune alinacak bir durum yok ortada.....ne yazdiginin farkinda degilsin sanirim
oku bak.......senin yazin degilmi bu
---------------Bu, taa dilbilgisine varana kadar bir sürü konuyu sil baştan öğrenmen gerektiğini gösteriyor. İşin zor, hemen başlasan iyi olur..
Birde bir ton ayet yazmışsın. Gök genişlemez, evren genişler. Bir sürü yerde gök nedir sorusuna cevap olacak şekilde gök kelimesi geçer. Buradan, kastedilenin evren olmadığını bilmek zor değildir. Evrenin keşfi, çok ama çok yenidir. Gök, insanın algısal olarak dünyanın üstünü örter şekilde gördüğü kubbenin adıdır. Evrenin adı değil. Aynı şekilde, hangi yöne gidersen git bu kubbenin büyükülüğü sabittir, çünkü dünya yuvarlaktır. Bu durumda hiç bir zaman gök'e yaklaşamazsın ve bunu denizciler, çölde seyahat edenler filan çok iyi bilir. İşte buna göğün genişlemesi denir. ------------
bi ton ayet yazan ben degilmiyim......kime hitap ediyorsun burda.......bunuda mi bilimsel olarak aciklayalim yani......ozelime senden bekledigim mesaj gelmemis......sana so defa soyluyorum eger iddia ettin gibi hakaret etmeye devam edeceksen seni dava edicem....avukatlarima vericegim bilgileri bekliyorum senden.......ama son attigin mesaj gibi konusacaksan her zaman basimin ustunde yerin var......karar senin arkadasim.....
Muslumanalar neden durmaksizin Harun Yahya denen sahtekarin yalanlarini ve carpitmalarini getirmekten bikmazlar? Nereye gitsem, bu sorular... Ustelik defalarca cevapladigimiz sahtekarlik urunu sorular.. Muslumanlara salak diyorsam haksizmiyim? Neden arastirmiyorsunuz? Biz arastiriyor ve sahtekarliklari goruyoruz. Siz neden arastirmiyorsunuz? Neden yalani bu kadar cok seviyorsunuz?
ya oguz dilimde tuy bitti......ben bunlari ogrenmek istiyorum.......bunlar cevaplandiysa ne olur copy-paste yap bende okuyayim......harun ahmet mehmet farketmez....kimseyi tanimisligim etmisligim yoktu benim kisa zaman oncesine kadar....bak basligin ismi su......----soruyorum OGRENMEK ICIN------bi arkadas cevaplar yazmis ama hic inandirici gelmedi bana bide arkasina yine hakaret de giydirmis.....ya ayip gercekten sizin yaptiginiz artik......ben anlamiyorum ki sizin bu dusmanliginizi......ben madde madde sordum bak ben duzem seven bi adamim.....sende ne olur aydinlat beni cevap 1 cevap 2 diye yaz.......ama su hakaret huyunuzdan vagecin artik.....topunuzu davami edelim yani......Allaha sukur caninizi burnunuzdan getirecek avukatlarimiz var....medya isi hicde kolay bi is degil......ama niye bu sonradan uzulecegimiz olaylara surukluyoruz birbirimizi......farzedin ki televizyonda gayet medeni insanlar gibi konusuyoruz burda.....ayip denen edep denen bi sey var.......artik lutfen nefsimize hakim olalim....bunlar yalansa acikla arkadasim madde madde........bende ----aaaa evt mantikli bi tarafi yokmus uydurmaymis------diyim.......ama ole senin yukarda yaptigin gibi camuru sivayip gittinmi daha kusku verici bi durum cikiyor ortaya.....camurcusun demek istemiyorum yanlis anlama....ama bir sey yazarken suraya 2 kere dusunun ya......huseyin arkadasin yazdigina bakarmisin.....e ne bu.....boyle fikir paylasilmaz ki.....
ya bi kere sunu anlayin......ben bana birisi dusman kesilmedikce ben asla dusman olmam.....herkes benim kalbimde + ile baslar.....ben sonradan dost olmam.....bastan dostumdur zaten......kotuluk gelirse vazgecerim......ama siz daha kafadan tank tufekle daliyorsunuz.....ya kardesim ne olursan ol ....deist ateist musluman vs vs.....farketmez......guzel soz hosgoru guzel ahlak herseyin cozumudur.....e zaten onyargiyla savas icindeyiz.....bir de bole dusmanlik girince isin icine mahalle kavgasi kivaminda topicler oluyor.....daha ne kadar rica edicem bilemiyorum........anlayisiniz icin tesekkur ederim.....
Kardesim korun belledigi gibi bir yerlerde bulup getiriyorsunuz "baaaak gordunuz mu" diyerek.. Peki neden soyle sagi solu karistirip dogrulugunu arastirmiyorsunuz? Illa her birinize tekrar tekrar bunlari anlatmak zorundamiyiz?
Turan Dursun forumunda adresi verilmis bir "blog site" var.. Bu sitenin sahibi Da Vinci isimli bir arkadastir. Ozel olarak bu sahtekarliklari cevaplar... Neden bir kere olsun bu siteyi tiklamazsiniz? Senin amacin sormak degil, "aha gordunuz mu Kuran'daki mucizeleri" demek...
Ornegin bazi Ayet'leri uydurmak icin anlami uzerinde oynanmis olabilecegini neden akliniza getirmiyorsunuz?
Birinci sorundaki Ayet'i aynen soyle vermissin:
Biz gögü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve süphesiz Biz (onu) genisleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47 )
Peki Ayet'in orjinal cevirisinin soyle oldugunu biliyormuydun:
Zariyat-47 'Gogu gucumuzle bir kurduk; suphesiz biz genis kudret sahibiyiz.' (Diyanet isleri baskanligi yayinlari-1983 ayrica bak Elmalili meali)
Gordun mu sahtekarligi? Parantezle yapilmis takviyeyi?
Bir digerinde de Ayet'leri soyle vermissin:
zariyat 7-8
Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.
Bu Ayet icindeki parantezler birileri tarafindan konulmustur. Orjinalinde yoktur. Simdi cikartalim parantezleri geriye ne kaliyor:
zariyat 7-8
Yollara sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, çelişkili sözler söylüyorsunuz.
Icinde parantezlerle zenginlestirilmis bu Ayeti veriyor ve diyorsun ki "su ayetler bilimle celiski icindemidir"... Bu Ayet'lerin bilimle alakasi ne? Ne yollariymis bu yollar? Patika mi, otoban mi? Yedi kat uzerine kurulmus sarsilmaz gokyuzundeki bu yollar ne yoludur? Ayette resmen Muhammed kendini savunuyor.. Kendine sair, mecnun, deli vs diyenlere kiziyor.. Yollari olan goge yemin ederek.. * *
Yine bir digeri;
Elif, Lam, Mim. Rum (ordulari) yenilgiye ugradi. "Dünyanin en alçak yerinde". Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yil içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'indir.Ve o gün müminler sevineceklerdir. (Rum Suresi, 1-4 *)
Iste mevzuya uydurmak icin tahrif edilmis bir Ayet daha.. "dunyanin en alcak yeri" denilen kisim orjinalinde soyle: "en yakin bir yerde".. Iste sahtekarlik... Ustelik Rumlarin (Bizanslilarin) yenildigi (maglup oldugu) yer dunyanin en alcak yeri olarak ifade edilen yerde degildir. Anlami tahrif eden, tarihi gercegi de tahrif etmistir.. Savas dunyanin en alcak yerinde olmamistir..
Sahtekarliklarin yalanlarin hangisini duzeltelim?
Neymis demir de inmismis.. Yani dunyada demir yokmus..
Dunyanin merkezi demirdir.. Ayrica kandaki demir nereden indi?
Gordun mu kardesim? Sana ayak ustu sahtekarliklarin bir ikisini gosterdim.. Geri kalanini da arastirip sen bul. Ornegin gorecelige ornek verilmis Ayet'lerin gorecelik kuramiyla uzaktan yakindan ilgili olmadigi arastir..
Hadi bakayim, goreyim seni...
Sevgili Oğuz ;
Önce katıldığım tarafı , sonra da sana eleştirimi belirteyim..
Harun Yahya ve benzeri sahtekarlara karşı seninle aynı fikirdeyim..
Bu tür sahtekarlıklar , Harun Yahya'dan önce de vardı , bu zihniyetle sonra da olacak..
Sahtekarlıklar , uydurma hadislerle başladı.Düşüncelerini Kur'an'da bulamadıkları ayetlerle ispatlayamayınca , hadis uydurarak ispatlama yoluna gittiler.Kabir azabı , cennetin dilinin Arapça olduğu , 124.000 peygamber , 70 huri , "Yaratmasaydım seni yaratmazdım kainatı" , peygamber mucizeleri , miracta gelen namaz vakitleri vs.
Günümüzde ise , önce Zafer ve Sızıntı dergilerindeki sahte flaş haberlerle propagandaya kalkıştılar."Nuh'un gemisi bulundu" gibi.."Barnabas İncili'nin aslı bulundu"gibi , nitekim sahte İncil'in kitabını bile basıp yayınladılar.
Zaman zaman da Ağaç'ta , yumurtada , elmada "Allah" yazısı gibi sahtekarlıklara rastlamaktayız.
Bu sahtekarlar , aslında "müslümana müslümanlık propagandası" yapıyorlar.Müslüman olmayanlar , zaten bunlara inanmıyor.Sahtekarlık gün yüzüne çıkınca da "Bu müslümanlar sahtekar" şeklinde imaj oluşuyor.
Dolayısıyla bu sahtekarlar , İslama hizmet sunduklarını sanıyorlar ama tersine zarar veriyorlar.
Dolayısıyla sahtekarlıklarıyla isim yapınca , doğru yazdıklarına da artık inanılmıyor.Aslında zamanında isim yapmamış olsa , nereden alıyor , nasıl yapıyor bilemem ama müthiş bir çalışması var.Ele aldığı konulardan , normal seviyede bir insanın etkilenmemesi imkansız.Ayrıca neredeyse ele almadığı konu yok.
Hal böyle olunca , bu tür forumlarda bir konuyu ele aldığınızda , Harun Yahya menşeili mi şüphesi doğuyor.Onun sayfalarından bir alıntı olmadığı müddetçe , bu tür şüpheler ve tenkitler yersiz.Çünkü , aynı konuyu Harun Yahya'da yazmış diye konu ele alınmayacak mı?Patentini mi almış bu konuların?
Kaldı ki bu başlıktaki konularda , Harun Yahya menşeili bir konu yokken , sen bu eleştiriyi yapabiliyor ve tek taraflı bir hakarete kalkışabiliyorsun!!
O zaman bırakalım yazışmayı , tartışmayı.Neyi konuşacağız?
Yazanlardan fikir değiştirmesini pek beklemeyelim.Adam sürekli yazıyor , cevap veriyorsa bir taraftır zaten ve inanç bağları kuvvetlidir.Dolayısıyla fikirlere tahammül gerekir.Fikirleri değişebilecek olanlar , okuyucu katılımcılardır.Dikkat edilirse , hergün üyenin 2-3 misli misafir izler forumu.
Ama asıl amaç bilgi transferi olmalıdır.Açılan bir başlık ilginç ve önemliyse ve karşı yanıt alamıyorsa , okuyucunun gözünde kabul görmüş sayılır ve hatalarıyla geçerli olur.Açılan başlığa , verilen karşı yanıtlarla okuyucu , değişik bakış açılarını , farklı düşünceleri ve ortaya çıkarılan yalan ve yanlışları görerek aydınlanır.
Açılan başlıklara , karşı fikir yerine , hakaret ve incitici sözler sarfetmek ise kimseye birşey kazandırmaz , seviyeyi düşürür , karşılıklı rencide yaşanır.
Forumda gerçek ismimizle katılmadığımız için , ne kişisel başarı elde etmek ne de egomuzu tatmin etmek sözkonusu olabilir.Kimimiz aydınlanmayı , kimimiz de tebliği amaçlar ama asıl gaye ilgi duyduğumuz alanda tartışmadan haz almak ve bilgi hazinemizi genişletmektir.
Haklı olduğun şu ki , ben de katılıyorum , tekrar tekrar benzer konunun başlık açılmasıdır.Halbuki konu belki de 1 ay önce teferruatlı olarak ele alınmış , tartışılmış.Aynı konuda , yine cevap vermek sıkıcı oluyor tabi.
O zaman da ters cevap vermek yerine , arkadaşı ilgili sayfaya yönlendirmemiz daha doğru olur diye düşünüyorum..
Sevgiyle kal.
7.265.231 defadir mucizeci olmadigimi soylemekten biktim.......kaldi ki bulsam ne fayda.......mutlaka milattan once birileri bulmus oluyor zaten....derdim mucize gostermek degil.......bu ayetler ne derece dogru bunu ogrenmek istiyorum.....ve bunu samimiyetlede soruyorum.......yazdigin seye bak....
---------Senin amacin sormak degil, "aha gordunuz mu Kuran'daki mucizeleri" demek... --------
amacimi da benden once tayin eder oldun......helal olsun.....
bu hele hepsinden beter ----------Hadi bakayim, goreyim seni...---------bu ne bu!!!!!!......kendin ol biraz
liopleurodon
09-03-2006, 11:14
Eğer cevap istiyorsan illa ki, işte cevaplar:
soru 1------------ *evren genisliyormu genislemiyormu ?????
Biz gögü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve süphesiz Biz (onu) genisleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47 )
http://www.time.com/time/time100/scientist/profile/hubble.html
Gök genişlemez, çünkü görünen gökyüzü yakın ve çekimle birbirine bağlı bir kümeyi kapsar. Evren ise genişler. *
zariyat 7-8
Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.
Yıldızların dolaştığı, yollarının (yörünge değil) olduğu doğrudur. 3-5 senelik bir gözlem yapman bunu sana gösterecektir.
soru 3-------- demir yeryuzundemi olustu ???
Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çesitli) yararlar bulunan demiri de indirdik... (Hadid Suresi, 25 )
Demirin çoğu, pek çoğu dünya oluşurken mayasında mevcuttu. Göktaşları ile demir gelir dünyaya, ama başka şeylerde gelir. Mevcut demirin ancak milyonda biri filan belki göktaşları ile gelmiş olabilir. Düşen göktaşlarının bileşim ve miktarı bilinmediği için kesin rakamı söylemek zordur. Ama örneğin iridyumun göktaşlarıyla geldiğini söylemek kabildir.
soru 4 -------- Albert Einsteinin gorecelik kurami gecersizmi ???
... Gerçekten, senin Rabbinin katinda bir gün, sizin saymakta olduklarinizdan bin yil gibidir. (Hac Suresi, 47 )
Gökten yere her isi O evirip düzene koyar. Sonra (i?ler,) sizin saymakta oldugunuz bin yil süreli bir günde yine O'na yükselir. (Secde Suresi, 5)
Melekler ve Ruh (Cebrail), O'na, süresi elli bin yil olan bir günde çikabilmektedir. (Mearic Suresi, 4 )
Einstein'in görecelilik kuramı bir teori olarak genel kabul görür, ama teoridir sadece en nihayetinde (Keh, keh evrim bir teori sadece diyenlere) Fakat bu ayette ben göreceliliğe dair hiç bir anlam göremiyorum.
soru 5 --------- insanin olusumu ile ilgili bu ayetlerinin bilimle celiskisi nedir ???
Sonra o su damlasini bir alak (hücre toplulugu) olarak yarattik; ardindan o alak'i bir çignem et parçasi olarak yarattik; daha sonra o çignem et parçasini kemik olarak yarattik; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir baska yaratisla onu insa ettik. Yaraticilarin en güzeli olan Allah, ne yücedir. (Müminun Suresi, 14 )
insan, 'kendi basina ve sorumsuz' birakilacagini mi saniyor? Kendisi, akitilan meniden bir damla su degil miydi? (K?yamet Suresi, 36-37 )
alak, hücre topluluğu anlamına gelmez. Bakalım, meni -> et parçası -> kemik -> kemiklere giydirilen etler -> inşa hali.. Bu bilimsel verilere uymuyor. Çünkü şöyle bir süreç söz konusu:
sperm -> sperm + ovum = zigot -> Embriyo -> İyice Gelişen embriyo -> Oluşmaya başlayan kemikler -> Doğum -> Oluşumu devam eden kemikler...
Burada atlanan, kulak arkası edilen en önemli husus, ovum denen ve asıl iş yükünü tutan şeydir. Bu yüzden bu ayetler insanın oluşumunu izahtan çok, ama çok uzaktır..
soru 6 ------- *menstruasyon donemi ile ilgili bu ayetin bilimle celiskisi varmidir??? ayetin altindaki bilgi dogrumudur ???
Allah, her disiinin neyi yüklendigini (neye hamile kaldigini) ve döl yataklarinin neyi eksiltip neyi ekledi?ini bilir. O'nun katinda hersey bir miktar (ölçü) iledir. (Rad Suresi, 8 )
Menstrüasyon döneminin baslangicinda, rahim duvarindaki rahim mukozasi (endometriyum tabakasi) 0,5 mm kalinligindadir. Yumurtaliklar tarafindan salgilanan hormonlarin etkisi ile bu tabaka büyür ve 5-6 mm kalinliga ulasir. Döllenme olmadiginda ise tabaka dökülür. Yukaridaki ayette görüldügü gibi rahim duvarinda her ay tekrarlanan bu artis ve azalmalara da, Kuran'da dikkat çekilmistir.
Cümlenin gelişinden anlaşılan, rahimde bebeğin neyinin eksilip, neyinin fazla olacağı. İkiz mi olacak? Hırlı mı olacak, hırsız mı vs. vs. Allah bunları bilirmiş. Burada bir keramet görmek zor.
soru 7 -------- iki insanin parmak izi ayni olabilirmi ???
Evet; onun parmak uçlarini dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz. (Kiyamet Suresi, 4 )
İyide, bu ayette Parmak izine dair bir şey var mı?
soru 8 ---------- *sadece disi bal arisinin bal yaptigi artik ispatlanmis bir * * gercekmidir???? eger bu dogru ise ayetin bilimle celiskisi nedir ???
Rabbin bal arisina vahyetti: Daglarda, agaçlarda ve onlar?n kurduklari çardaklarda kendine evler EDIN - Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylastirdigi yollarda YURU-UCUVER. Onlarin karinlarindan türlü renklerde serbetler çikar, onda insanlar için bir sifa vardir. süphesiz düsünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardir. (Nahl Suresi, 68-69 )
arapcadaki fiilerin kullanimindan oznenin disi veya erkek oldugu anlasilir....EDIN ve YURU-UCUVER kelimeleri fiilin disi sekliyle kullanilmistir.....yani disi ariya vahyedilmektedir...
Tam olarak doğru değil, ama yoruma açık bir husus. Sizin dediğiniz gibi olsun başlangıç olarak. Genel kabul, arı gibi böceklerde, bir erkek grubu, bir erkek kökenli ama erkek olmayan grup, bir dişi, bir dişi kökenli dişi olmayan grup olduğu yönündedir. Yani arılarda cinsiyet gene iki tanedir ama filli olarak cinsiyeti olmayan bireyler de mevcuttur. Asker, işçi vs. şeklinde bunlar anılır. Siz elbette burada bal yapan arıya dişi diyebilirsiniz, bunda bir mahzur yok. Ama sorun bunu bilmenin bir keramet olmayışıdır.
soru 9 ----- Deniz seviyesinin 5.000-7.500 m yukarisinda olan bir kisi, nefes alma güçlügü nedeniyle bayilarak komaya girebilir mi??? *
Allah her kimi doğruya erdirmek isterse onun göğsünü İslâm?a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir. (enam-125 )
5000, 7500 m yukarıda bu olay böyle yaşanmaz. Bu yüksekliklerde komaya bayılıp girilmez. Bir sürü sorun öncelikli olarak oluşur. Akciğer ödemleri vs. oluşur gider.
soru 10 ------- 620 yilinda yeryuzunde dunyanin en alcak yeri Lut Golu Havzasimidir ????
Elif, Lam, Mim. Rum (ordulari) yenilgiye ugradi. "Dünyanin en alçak yerinde". Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yil içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'indir.Ve o gün müminler sevineceklerdir. (Rum Suresi, 1-4 *)
627 yilinin Aralik ayinda, Bizans ve Pers imparatorluklari arasinda, Bagdat yakininda Dicle Nehri'nin 50 km dogusunda bulunan Ninova harabeleri yakininda büyük bir savas daha oldu. Bizans ordusu, Persleri burada *yenilgiye ugratti. Birkaç ay sonra da Persler isgal ettikleri yerleri Bizans'a geri veren bir anlasma imzalamak zorunda kaldilar.
Warren Treadgold, A History of the Byzantine State and Society, Stanford University Press, 1997, ss. 287-299.
Bu sureyi yanlış çevirmişsin. Dünyanın en alçak yer gibi bir tabir orada yok. Hatta dünya diye de bir bahis yok.
Başka şeylerde var, bak ben ekleyeyim:
Yerin varlığı bilimsel bir gerçek midir:
* Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. O çok yücedir, çok büyüktür.
Dostluk diye bir şey var mıdır? Dostlar sahte olabilir mi?
* Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Oysa asıl dost Allah'tır.
Saat diye bir şey icat edilecek midir:
* Bu kitabı ve ölçüyü hakla indiren Allah'tır. Ne bilirsin, belki de kıyamet saati yakındır! (Elmalılı, rum 18)..
Daha yazalım mı? Evet, bir takım şeyler var. Bu sorudklarından bir kısmı yanlış. Bir kısmı ise bir keramet olmayan şeyler. Bu konuda bildiğimiz doğruları söyledik, cevap istiyordun. Evet bunların bazısı doğru, bazısı yanlış, bazısıda biraz çarptıma ve tercüme zorlaması vs. başka bir şey yok. Ne çıkacak bundan?
Hz.Muhammed'in zamanının dünyasında bilinmeyip te , Kur'an'da bildirilmiş olan gizli , sonradan ortaya çıkacak , mucize vb. bir ayet yoktur.
Ne Kur'an'da , ne Tevrat-İncil-Zebur'da böyle bir bilgiye ulaşılmamıştır. , Rumların yenildikten birkaç yıl sonra galip geleceğine yönelik hususun ise , kehanetten veya ilahi bir bilgiden öte , tek tanrılı dinin tarafını tutma ve güçlü olan o tarafa güven duyarak , eninde sonunda galip geleceğinin belirtilmesidir.
İlahi bir bilgi olsaydı , birkaç yıl sonra denmez , kesin bilgi verilirdi.Allah , geleceğin tarihini kesin bilmekten aciz değildir herhalde.Perslerin galibiyetine sevinen putperestlere karşı , "Boşuna sevinmeyin , sevinciniz kursağınızda kalacak" anlamındadır.
Ayetlerin zorlanmasıyla , çevirilerin oynanmasıyla , parantez katkılarıyla Kur'an'ı bir mucize olarak sunma gayretlerinin anlamı yoktur.
Tersine tartışılması gereken , Kur'an'ın her ayetinin , kelimesinin , noktalama işaretinin Allah'tan olup olmadığıdır.Bir noktalama işareti dahi bir kelimeyi bambaşka anlama sokabilmektedir.
Hristiyan ve mUseviler , kitaplarının Allah sözü olduğu iddiasında bulunmamakta , insan eliyle yazıldığını belirtmekte , bundan da bir rahatsızlık duymamaktadırlar.Hatta Hristiyanlar , birden çok İncil yazımının olmasını , hz.İsa'nın yaşadıklarının ve sözlerinin birden çok şahidi-kanıtı olarak sunmaktadırlar.İnananlara göre "Muhakkak ki onların içinde Allah sözü de mevcuttur.Kur'an'da da.Ama gökten hazır indirilmiş , orijinali saklanan-korunan bir kitap olmadıktan sonra , yapraklara , dayanıksız kağıtlara vs.yazılmış sözlerin tümünün direk Allah sözü olduğunu inatla savunmak , çelişkilerin izahını güçleştirmektedir.
Kur'anın Allah sözü olduğuna , korunacağına dair ayet olduğu konusu ise bu varsayımın önünü tıkamaz.O ayette insan sözü olabilir veya sonradan kitaba sokulmuş olamaz mı?
Tartışılması gereken asıl bunlardır.Yoksa tam bir İslam ve Kur'an inancıyla ve önyargı ile asla bir hatayı-yanlışı-çelişkiyi kabullenmeyen bir imanla yaklaşıldığında , hatalara sebep bulmak , "vardır Allah'ın bunda bir hikmeti" demek ya da"Bu ayette Allah insanları saptırıyor-sınıyor" diye sıyrılmak zor değildir.Bu yaklaşım aslında Allah inancına da terstir.Aslolan Allah inancı ise , bu yaklaşım da bir çeşit şirk koşmak değil midir?O zaman bu imanla Bahailiği de kabullenmek gerekir.O da Allah'ı-peygamberleri savunuyor.Konu İslam dışında bir din olunca , önyargımız inançsızca yaklaşmak , şüpheyle yaklaşmak , konu İslam olunca şüphenin günah olduğunu , dinden-imandan çıkılacağı korkusu yaşamak çelişki değil midir?
Sonuç olarak , bu ayetlerin tartışmaya açılması , doğruluğunun araştırılması çok doğru.Ama bu ayetler Kur'an'ın elle tutulur , örnek olarak sunulan birkaç ayeti iken dahi , doğruluğu tartışma konusudur. Kaldı ki Fatiha'dan başlayarak bir çok sürede ve yüzlerce ayette , ilahi olmadığı , evrensel olmadığı , bilime uymadığı *yönünde iddialar ciddidir.
Mirastan , kıbleden , Hac'tan , cennet-cehennemden , kaderden itibaren tüm konular ele alınmalı ve ilahi olup olmadığı sorgulanmalıdır.
Panteidar,
Islamin temeli yalanlar uzerine kurulmustur ve yuzyillar boyu yeni yalanlar, yeni palavralarla zenginlesmektedir. Islam cehaleti sever, cehaletle beslenir... Muslumanlarin buyuk cogunlugu cahil ve tembeldir...
Kuran'i bilime uydurmak icin cesitli sahtekarliklar yapilmaktadir. Cahil musluman ise bu yalanlara kosulsuz inanir, "sen nelere kadirsin" diyerek.. Bunlar dogrumudur diye arastirmaz. Oysa ki bana getirilen bu tur mucizevi Ayet'leri gorur gormez hemen arastiririm. Istisnasiz her birinde yalan, dolan ve sahtekarlik gorurum. Ama musluman arastirmaz nedense.. Alir bunlari getirir onumuze koyar.. verdigimiz cevaplara da verecek cevabi yoktur. Cunku arastirmadigindan alt yapisi yetersiz kalir... Bu nedenle civitmaya baslar, civik cumlelerle ahkam keserler. Emegime ve bilgimle karsi saygisizlik yapilmasi affedemem. Hak edene hak ettigi sozu teslim ederim...
Ben yaklasik yedi yildir cesitli forumlarda ozellikle Ateistforum'da yazarim. Besbin'in uzerinde yazim vardir ve internette cesitli sitelerde yayinlanmaktadir. Cok okur ve cok arastiririm.. Bikmadan, yilmadan insanlara dogruyu gostermeye, gercekleri anlatmaya calisirim. Bu ugurda yedigim kufurlerin haddi hesabi yoktur.. Bana sovenlerin tamami muslumandir.. Ofkelendigim, sertlestigim olmustur ama, bunlara ayni uslupla cevap vermemisimdir. Ama bana yillardir bunca kufur edenlere de cicekler ikram edip gonullerini almak seklinde bir yavsaklik da yapmam...
Muslumanlar tembeldir, arastirmayi sevmezler demistim. Ayniyla dogrudur. Harun Yahya menseyli sahtekarliklari bir yerlerde bulan her musluman, bu yalanlari sanki ilk kendisi kesfetmis gibi hemen alip forumlara yapistirmaktadir. Oysa ki forumlardaki arama motorlarini kullanarak bu basliklarin acilip acilmadigina bakabilme imkanlari vardir, ama bakmaz tembeller. Getirirler direk yapistirirlar. Sen bana bu kisileri o basliklara yonlendir diye tavsiyede bulunacagina, bu akli muslumanlara vermelisin. Tembel, miskin muslumanin yapacagi isi ben mi yapacagim?
Turandursun webmaster'i Cem ile de bu konuyu gecmiste tartismistik. Bir seyler yapalim, bir web sitesi falan hazirlayalim dedik ama gerceklestiremedik. Biz gerceklestirememis olsak da, bu konuda calisan arkadaslarimiz oldu. Ornegin Da Vinci nick'li arkadasimizin, sirf bu tur sahtekarliklara cevap vermek icin hazirladigi bir "blog" sitesi var. Dikkat ettiysen yukarida, burada da link verilmis olan o siteye girilmesini de onermisim. Peki girip bakmislar mi Da Vinci'nin sitesine? Ben soyleyeyim; hayir.. Hic biri bakmayacak da.. Isitip isitip getirecekler bu sahtekarliklari onumuze.. Gun gelecek sen de isyan edeceksin... Sertleseceksin.. Demedi deme...
Mev dostumm merak etme kendi yazılarım için bi başlık açıcaktımki açmadan senin yazdın yeni yazıyı okıyim dedim *ve
akil kendini yaratacak akli nerden buldu ????
şöyle bir soru sordunu gördüm bende aklın aklıı varmıdır diye bişey yazıp sorucaktım iki aynı başlık açtımızı görüp seninkinide silebilme ihtimali olabilir diyerekten senin sorularının altına yazdım yazıcaklarımı
Bir ikinciside sözüm herkese Kuranda zaten yıldızlar yazıyo diye yıldızlar şu bu yok zaten yıldızlar var diye Kuran da yazıyo
Kimsede bakın Kuranda yıldızlar varmış ee hala bir Yaratıcının olduna inanmıyomusunuz demesi çok saçma
Gören zaten kitaba bakmadanda görür bazı şeyleri Kuran sadece yol bulmak için bir rehberdir
sevgili master dostum......ben sadece konu dagilmasin diye yazdim onu.....assagi tarafi okursan bi arkadas senin yazdiklarinla benimkileri karistirip bi yazi yazmis......boyle karmasiklik oluyor diye uyarmak istedim....yoksa basimin ustunde yerin var kardesim :)......her zaman......saglicakla kal
ne kadar guzel bir tartısmaydı b böyle hakaretlerı saymazsak cidden bazı konularda bilgilendim.
pante üstad ne guzel yazmışsın yaşlı bir bilge gibi gercekten insanın düşüncelerini okşuyorsun,o panter avatarı yerine mesela leonardo da vinci nin resmi daha ıyı giderdi diye düşünuyorum.
arkadasın actıgı konu cok guzel, sorularıda cok guzeldi işte sorguluyor ayetlerı ve cevap arıyor, tabi oguz kardeste bu tip yazılar gormekten sıkılmıs olucakki tersleyverdi.
oda kendınce haklıdır.
yılarını bu tip sitelere vermıs bu tur durumlarla cok karsılasmıs belkıode artık ısyan bayragı cekıyordur.
neyse kim nasıl ne yapmıs nıye yapmıs dıye burda oturdugum yerden ınsanları degerlendırmek haddim degil.
ama ozellıkle pante dostun yazısı çok hoşuma gitti.
ben ateist deilim deizme yakınım biraz.
yazıları gercekten cok hoş,
liopleurodon 'un bilgisel yazısıda cok guzeldi aydınlandım bazı konularda.
ama konuyu açan arkadasların sorularıda gercektn cok guzeldi ve ustunde dusunulmeye degerdi,sacma olarak gormedım.
ayrıca malesef eherkes bu davinci dostumuzun blogunu bilmıyor.
simdilik bu kadar esen kalın. bu forum insanlara bilgi dagarcıklarına usluplarına hatta hayat tarzlarına inanın cok şey katıyor yeterkı kopmadan ve onyargıl bakmadan yaklasılsın.
saygılar iyi forumlar dilerim herkese
mucize aranıyor diye bende sonunda başlık yazacam ama yeter yawww!
kardeşim kitap ahlak kitabı sihir kitabı mucize kitabı değil...
inanayım derken en buyuk günahı bunları yapanlar işliyor ve kimsenin gıkı çıkmıyor offf ya offffffffff
1-bilinmiyor ama ispat edilmeye çalışılıyor henüz kesin ve net bir delil yok(izafi)
2-eğer uzayda bir emk ekseni(magnetik eksen )varsa evet yıldızlarında uzun ve kısa vadeli yolları vardır bilinmiyor(izafi)
3-hayır magmanın büyük bir kısmının demrden oluştuğğu bilinmektedir yoksa hala demiri göktaşlarından elde ediyor olurduk
4-şuana lkadar ışık hızına çıkardığımız bir nesne olmadığı için bunu bilemiyoruz ayrca istersen 50 bin yıllık ışık hızını da hesaplarız ama anca nebula galaksisine kadar gidersin
5-arapçayı değiştirme! alak:kan demek hücre topluluğu falan olmuyo yani.. özgür basın nerde? bir tıp insanı olarak konuşuyorum git histoloji oku yazdıklarınla alakalı bişey varmı bakalım tıp fak si 2. sınıf derslerinde.
6-burda kendini aşmışsın harbi ağzımı toplayamıyorum döl yatağında eksilmeyi doğumun gerçekleşmesi olarak değil ama yüklenmeyi ne güzel hamilelik olarak algılamışsın (özgür yansız basınnnnn) mens hakkında verdiğin bilgi eksik ve yanlış ayrıca burda herhangi bir döngüden bahsedilmiyor!
7-evet olabilir tek yumurta ikizlerinin parmak izleri aynıdır
8-bu konuyu en iyi zoologlar bilir ama balı yapan arının üretkenliği olmayan arılar olduğunu biliyorum üretkenlikle dişiliği özdeşleştirirsen ayet kraliçe arıya gelmiş olmalıydı gelen adres yanlış posta hatası;)
9-burada basınç etkisiyle o2 nin sıvılaşmasından bahsetmiyor aynı etki bilirsin deniz altındada vurgun diye geçer ama ben bunların göğsün islama açlması ve göğsün göğe çıkmasıyla ne alakası var inan anlayamadım?
10-yerleşim yeri olarak ;Calipatria, Kaliforniya, ABD -deniz seviyesinin 54 mt. Altında
Dünyanın en alçak yeri Pasifik Okyanusu'nda, Guam adasının güney batısındaki Mariana çukurudur. Derinliği 35810 feet, yaklaşık 10850 metredir. ...
zeitgeist
06-07-2008, 03:39
öncelikle belirtmek istediğim yorum gerektiren konularda insan herşeyi istediği yere çekebilir..sende bunu bişekilde yapmaya çalışmışsın..birde ben yorumlayayım dedim
1)evren genişliyor da ayette bahsettiği açık bir şekilde gökyüzü değilmi?yada gökyüzü=evren mi sence?
ayrıca bigbang hala teoridedir...bilimle uyuşuyor diyebilmen için teoriler yeterlimi?
2)bahsettiğin ayet bilimle çelişkili olmadığı gibi bilimi
destekleyecek bir tarafınıda göremedim...açıklayamadığını yada mütevazı bir şekilde
anlamadığımı varsayıyorum)
3)demir bitakım bilim adamlarının söylemine göre yıldızlar vasıtasıyla geldi..
ama şuanda kabul gören magmanın demirden oluştuğu...hoop diye inmedi
4)Albert Einstein ın izafiyat teorisi bilimsel olarak
şunu söylemektedir arkadaşım...70yıl boyunca dünya etrafında
ışık hızıyla gidersen 10yıl yaşlanmış olursun...
peki alakası yok mu bahsettiğinle..azda olsa zamanın izafiliği
ikisindede var...unutmamak gerekirki bu hala bir teori...
ve en önemlisi yunan mitolojisinde bile izafi zaman kavramı geçmekte
(ki din ve kutsal kitaplarda yazılanların çoğu efsane ve mitolojilerden alıntı)
5)Hücrenin ilk olarak Robert Hooke tarafından 1663 yılında adlandırıldığını
biliyoruz...peki alak=hücre topluluğumudur?yoksa kan pıhtısımı?
yaradılışla alakalı bu ayette kemik,et meni kavramları bir edebiyatçı tarafından
yanlış bir şekilde kullanıldığı apaçıktır..
"Kendisi, akitilan meniden bir damla su degil miydi?" değildi...zigot=insan
kısacası döllenmiş yumurta.kısacası meni yada yumurtadan sadece biri karakteri belirleyemez
"ardindan o alak'i bir çignem et parçasi olarak yarattik; daha sonra o çignem et parçasini
kemik olarak yarattik; böylece kemiklere de et giydirdik"
biyoloji bilgisi olmayan kahvede kağıt oynayan insan bile insan oluşumuyla alakalı metamorfozdan bahsedebilir...
muhammedin kaynak eksikliği diyorum ben buna.
6)bu ayeti yorumlayamadım açıkcası...senin yorumuna baktımda şimdi eğri oturup doru konuşmak gerek arkadaşım.islamın şartları,doğa olayları vs.insanlığın bilmediği o kadar şey varken
allahın rahim duvarında heray tekrarlanan artış ve azalmaları insanlığa bildirmesinde ne gibi bir amaç olabilir...
7)"Evet; onun parmak uçlarini dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz"
--insan vücudunda en ayrıntı gözüken yer neresidir?
parmak izleri olabilir sanırım...ayette açıktırki,(inandığın)allah "ben o ayrıntılarla bile uğraştım"
demektedir..."hepinizin parmak izi farklıdır" yorumunu çıkartmak için kıvırmak yeterlidir...
8)"Sonra meyvelerin tümünden ye"
arılar polenleri topluyor,enzimlerle karıştırarak balı üretirler..
meyve yemiyor kısacası...baldaki şifa konusuna gelince
ayrıca ben bir din kursam,kitap yazsam,desemki"elmada bilmediğiniz faydalar vardır"
seneler sonra elmanın yeni bir faydası bulunduğunda dinim tarafından kabul görürmüydü?
nesneler ve bitkilerin hepsinde bilmediğimiz faydaları ve zararları hergeçen gün öğrenilmekte
değilmi zaten
dişi arı meselesine değinecek bilgi sahibi değilim açıkcası..
9)kanıt diye öne sürebileceğin elindeki tek ayet...kıvırma taraftarı değilim,bilimle uyuşuyor...
10)dünyanın en alçak yeri lut gölü değil mariana çukurudur...ayrıca ayette"ama onlar, yenilgilerinden
sonra yeneceklerdir.Üç ile dokuz yil içinde."diyor ilk olarak zaman dilimi niye 3-9yıl aralığı..tanrı
tam tarihi bilmiyormu?bizanslılar yenilgiden bikaç ay sonra yendiklerine göre 3yıla da kalmamış
peki ya miras dağılımından bahseden nisa/11 ve nisa/12 ayetlerindeki matematik komedisi ve benzeri biçok çelişki
(göreceli olanlar değil,sonrasında somut şekilde sunacağım)senin kafanı kurcalamıyormu?
yazı uzun oldu,istersen araştır yada sonra açıklayabilirim
bilgiherseydir
08-07-2008, 17:50
müthiş aydınlandım.bana islamı bunlarla savunurlardı.şimdi ne diyecekler bakalım...
1−Yoo! Yemin ederim o kalkım gününe (kıyamet gününe)!
2−Yine Yoo! Yemin ederim o pisman cana (kınayan nefse)!
3−insan sanıyor mu ki kemiklerini derleyemeyiz?
4−Evet derleriz, parmak (uç)larını bile tesviyeye (eski haline getirmeye) gücümüz yeter!
Parmak izinden mi bahsediliyor burada?
faydasızım
30-05-2009, 18:42
bence hayır tanrının sınırsız gücünden bahseder
Pluton'u göremezsiniz ama, yarattığı çekim etkisinden varlığını bilirsiniz. Bir karadeliği asla göremezsiniz, çünkü ışığı ve belki zamanı bile yutar.
Peki akıl, düşünce vs. Bunlar bir madde, varlık değildir. Bir faaliyetin adıdır. Yürümeyi görebilirmisiniz? Hayır, ancak yürüyen insanı görürsünüz. Bu söyledikleriniz beynin bir faaliyetidir. Bizde acayip CTI/AMMRI cihazları mevcut. Bununla insanın düşündüğünü vs. görebiliyoruz örneğin. Tıpkı yürüdüğünü görmek gibi. Görülebilecek olan şeyler özne olan şeyler ve onların sıfatlarıdır. Fiiller görülmez. Bu yüzden aklını göremiyorsun gibi bir soru anlamsızdır. Akıl, beynin yürümesidir.
sayın liopleurodon gerçekten örneğiniz çok güzeldi..anlayabilene aslında uzay-zaman için güzel bir örnek verdiniz.
bende zaten aklı görmüyorsun o zaman Allahada inan demiyorum zaten görmediğin bişeye inanmakla bu tip şeyleri birleştirmemelide fakat ;
maddenin bizi yönettiği fikrine katılmıyorum..mesela masanın üstünde duran kalem sizin eyleminiz olmadan bişey yapamaz (bir hareket yada bir oluşum ) maddeye hayat veren insanlardır yönetenlerde.
warriorxxx
24-07-2009, 12:06
mev sana her konuda katılıyorum önlerine tanrı çıksa başka bişeydi derler ama bu dünyada bir sınav içinde olduğumuzu ve bu bedeni sadece silgi ve kalem gibi kullandığımızı sınavı bıraktığımızda kenarıya attığımız silgi ve kalemi aynı topraktaki bedenimiz gibi olduğunu bilmezler bi yerde yıldızları yarattık şeytanlara atış taneleri yaptık demiş ve hemöen eleştirmişler yıldızları küçük zannediyor diye kuran belli olayların üstüne gelmiştir eğer ayette yıldızlar dünyadanda büyüktür deseydi o zmandaki inkarcılar bırak ya yıldız küçük senin tanrın yıldızın boyutunuda bilmiyor diyeceklerdi yani olay şu zaman kavramı sadece bu dünyada var uykumuzda başka alemlere gideriz hayatımızda hiç görmediğimiz mekanlara gideriz uyku halinde ruh çıkar ama beden ölmediği için beyine bağlıdır ama ölüm gerçekleştiğinde( beyin ölümü) ruh bağımsız kalır ve uykudan (ölümden) kalkamazssınız şimdi kuranda ateşte yakmaktan söz eder kafirleri dünyada en acı veren şeylerden biride yanmaktır çok ilkel diyecekler bende şunu diyorum bir ormanda bi çocuk yetişsin hayatında hiç şehir görmemiş tamamen ilkel ve hayvanlara bu kişi çok zarar veriyor ve kafasına sert bir meyve düşse canı yansa ve siz ona bir kitap gönderseniz seni öteki dünyada arabalarla kamyonlarla ezdireceğiz dese o ormandaki kişi bundan bişey anlamaz çünkü araba kavramını bilmiyor yetiştiği yer bakımından ama ona kafanasert meyveler düşüreceğiz dese olayı anlar çünkü kafasına sert meyve düşünce acımıştı dünyadaki konumumuz aynen böyledir yani kuranda geçen ateşle cezalandırmak belki ateş değil daha elem verici bir azap daha kötü ama cezanın boyutunu anlatmak için ateş deniliyor işte bizde ormandaki kişi araba kavramını bilmediği gibi dünyada bocalayan kişileriz ki peygamberler uyarıcı olarak gelmiştir tabi bunlarıda inkar edene artık bişey demiyorum
10 satırlık (geniş ekranda) bir yazıda tek bir noktalama işareti yok. warriorxxx, yazı yazmayı bilmiyorsanız, yazmayın. İnsanlara bu kadarcık saygınız olsun...
Burdan okuyun öğrenin, öncelikle.
http://www.tdk.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF3 8C9FF22CFEEDAF0
Bilmemek değil, öğrenmemek ayıptır.
Hepimiz insanız, kimsenin kimseyi ayrı görmeye hakkı yoktur.
Saygılar
warriorxxx
24-07-2009, 22:14
beyler ben herşeyi biliyorum noktalamayıda yazmayıda sapiens arkadaşımız bide ulu önderin sitesinden noktalama işaretleri ile ilgili link atmış öncelikle Atatürkü sizin sevdiğinizden çok seviyorum ikincisi türk oğlu türküm yani türkçeyi biliyorum üçüncüsü ben cafeden girdiğim için hızlı yazmak zorunda kalıyorum 4 hatta bu yazdığım yazılarda aceledir çok yoğun işlerim olduğu için siteyi az ziyaret ediyorum niye hemen saldırıyorsunuzki
warriorxxx, işin olabilir. Hızlı yazmak zorunda kalıyor olabilirsin. Bu yazdıklarını okuyan bizleri de düşünmen lazım. Uzun uzun yazdığın bir yazıyı noktalama işareti kullanmadan yazarsan, o yazının 2. satırından sonrasını hiçkimse okumaz, okumak istemez. Bence münkün olduğunca noktalama işaretlerini kullanmaya çalış.
istediğiniz kadar uydurun uydurduklarınızıda çürüteceğiz...
fakat ;
maddenin bizi yönettiği fikrine katılmıyorum..mesela masanın üstünde duran kalem sizin eyleminiz olmadan bişey yapamaz (bir hareket yada bir oluşum ) maddeye hayat veren insanlardır yönetenlerde.
Sayın Wand
Burada bir çelişki sezdim.. İnsan bedeni maddedir, beyin maddedir,
"Akıl, beynin yürümesidir" demişsiniz. Öyle ise insan nerededir...?
Bana onun (insanın) yerini söyleyebilir misiniz ? Biz kim ?
Hayat nerede ?
Yani size göre madde bizi yönetmiyorsa Bizi nasıl ayırıyorsunuz maddeden ?
Saygılarımla...
demir_tunc
25-07-2009, 12:11
mev yazdıkların doğrudur. daha kararlı yazabilrsin bunlar kesin gerçeklerdir. ikinci alternatifi yoktur. Kuran Allah kelamıdır. bu mucizeler bunu kesin olarak kanıtlar.
mucize mucize deyip duruyorsunuz ortada bi mucize yok
kuranın kendisi demez mi mucize göstermicez diye?
hala daha ne mucizesinden bahseder durursunuz?
Kuran mucizeler olması için bir büyü kitabı diye değil,insanları doğru yola iletmek için bir hidayet kitabı olarak inmiştir.Kuran içinde matematiksel istatistikler,fenni mucizeler,geleceğe dair tahminler yürütmek hem yanlış hemde kurana saygısızlıktır ve yanlış bir yoldur.
Saygılarımla...
Ankebût 50 Dediler ki: “Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
Yûnus 20 “Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!”
Ra’d 7 İnkâr edenler, “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır.
Ra’d 27 İnkar edenler diyorlar ki: “Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” De ki: “Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.”
Tâ-Hâ 133 İnanmayanlar, “Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!” dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur’an) onlara gelmedi mi?
Şu’arâ 154 “Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir.”
Muhammed'e mucize göstermesi için epeyce bir baskı yapıldığı ayetlerden anlaşılıyor. Muhtelif zamanlarda, bazı eklentilerle birlikte hep aynı şeyleri söyleyerek bu baskıları dindirmeye çalıştığı da açıkça görülüyor. Sonuçta elde bir tek ne mucize var? Ay'ın ikiye yarılması. Kimler görmüş? Sadece Muhammed'in yanındaki sahabiler. Dünya'nın başka bir yerinde koskoca Ay'ın ikiye bölündüğünü gören var mı? Bir tane Allahın kulu bile görmemiş...
Put olmasa, mucize beklenmese din mi kalir geride? Istedigi kadar yok desin, ayi ikiye de boldururler, ati yedinci kat goge kadar da ucururlar. Mucize yoktur ama, evliya vardir. Bir bez parcasi baglayarak birinden olmus birinden birsey beklemek, puta tapma degil midir? keza seytan taslamanin, kuzu haslamaya farki, birinin yenilir yutulur olmasi kadardir.
warriorxxx
25-07-2009, 21:34
kızıl ordu arkadaş uyduruyorum he tövbe tövbe yav arkadaş neyi çürütüyon çürüttük dediklerinizide gördük hiç bir mantığı yok
evet konuyu takip ediyorum
hep biz açıkladık çürüttük diyorlar ama bişey dediğiniz yok.
o öyle olamaz zaten mantıklı değil gibi geçiştirme cevaplar vermişsiniz.
mucize derken sakın sizde şöyle anlamayın peygamber ayı ikiye bölmüştür allahla görüşmüştür elinden su damlamıştır kütük gelmiştir. bunlara hanif müslümanlar zaten inanmaz.
bize hadis adı altındaki saçmalıklarla gelmeyin
anlatılmak istenen kuran o devirde bilinmeyecek, geleceği anlatan, o dönemin teknolojisi ile ortaya çıkartılamayacak bilgileri veriyor.
bunlar mücize ise eğer mucizedir evet.
çok kolay değil eğer bu kul yapısı olsa idi, peygamber bunları nereden bilecekti biraz akledin lütfen.
Yargan Kam
09-10-2009, 12:14
Bu arada şunu buldum:
46- Bunlardan önce Nuh kavmini de helak etmiştik.
"Nuh kavmini helak ettik." takdirindedir. Yahut deki üzerine atfedilmiş olarak o mânâdadır. Çünkü o helak edilenler hep fasık birer kavim idiler. Onun için helak edildiler. Bu şekilde bunlar yeryüzünde cezanın olacağına delalet eden birer örnektirler. Bunu haber verdikten ve beyan ettikten sonra yükselmeye davet için buyuruluyor ki:
Meâl-i Şerifi
47- Biz göğü kudretimizle bina ettik. Hiç şüphesiz biz, çok genişlik ve kudret sahibiyiz.
http://www.kuranikerim.com/telmalili/zariyat.htm
Arkadaşlar, tercümeler nereye çekersen oraya geliyor.
Gerçek Kur'an-ı Kerim'i, ilk yazılış şekli ile o zamanın Arapça'sı ile okumak gerekiyor.
Bu durumda Tüm Müslümanların okuduğu farklı.
Gayr-ı Müslimler ise var olan tesfirler ile İslam'ı eleştirmekte haklı.
Tam olarak bilemediğimiz bir dilde olan bir inancın savunuculuğunu ya da eleştiriciliğini yapıyoruz.
Sonuç olarak hiç birimize bir şey katmıyor bu.
Kanımca bu siteye bir de Arapça ile ilgili bir bölüm de eklenmelidir.
Gelmiş ve geçmiş tüm dil özelliklerini içeren araştırmalar silsilesi, her iki taraf için de harika olacaktır.
İslam'dan önce ve sonrası Arapçanın her yüzyıl içerisindeki değişimler tek tek irdelenmesi gerekmektedir.
Yakınlaşan askerliğim dolayısıyla bu konuda gönüllü araştırma ve çalışma teklifimin olamayacağını bildirmek isterim.
Yoksa Dil bilim ile de ilgilenen zatım nedeniyle, gayet fazlaca ilgimi çeken bir konudur bu.
Sevgi ile...