Orijinalini görmek için tıklayınız : Bilim ve ISLAM
"Islam bilimsel degildir."
Ateistlerin uzerinde en cok durdugu konulardan biride bu.
Inanan arkadaslar Islamin bilime bakis acisini orneklerle aciklayabilirlermi?[/i]
ngcoskun
07-01-2005, 10:06
selam yeni tam yeni bir başlık açacaktım ama konuyu buraya yazabilirim diye düşündüm.
şu ömer çelakıl dene zat kuranda bilimsel şeyler bulmaya devam ediyor.kuran bir bilim kitabı değildir derken aynı zamanda bilim adamlarının bulduğu şeylerin şifreli -kendi dekorder oluyor herhalde- olarak kuranda yazdığını iddia ediyor.ve diyor ki 2006 -2014 yılları arasında dünyaya çarpacak bir gök taşının kıyamet değil ama kıyamet alameti olduğunu kuranda bulduğunu söylüyor.bu arkadaş tıp öğrencisi.
şimdi bu vatandaş hastasını ameliyat ederken şu kuranın şifresi ile onu ameliyat etmeye kalkarsa kendine de hastasına yazık etmiş olmaz mı.
ömer çelakılın söylediklerini ilahiyatçılar bile kabul etmiyor.
hem bunlar sadece marduk üzerine yazılmış senaryolardan ibaret 2012 ye kadar bunlardan mantar gibi türer göreceksiniz.
Bunlar gerçekten çok üzücü şeyler.Hala bir çok insan herşeyin kuranla açıklanacağı kannaatinde.Bu iddiadaki kişiler önce kuranın bugün bilimle ters düşen noktalarını izah etmelidirler.
ngcoskun
26-01-2005, 18:17
yanılıyorsun tolga arkadaşım.kuran bilime ters düşmez.sen hiç harun yahya abimizi okumadın mı.
kuran bir bilim kitabı değildir ama bilimsel bulgular orda da rastlanır.bugün bir bilim adamı depremi açıklarken yıllarını jeofiziğe vermekle hata eder.biraz kuranı okusa iş çözülür.hadi biraz da jeofiziğin J sini okusun yeter. :shock: :?
of of
nedense şu bizim araplardan bir bilim adamı çıkamadı daha 8)
Bilim ile ilgili bu basligi acali 20 gun oldu ve inanan arkadaslarimizdan cevap gelmemesi ilginc.
Yoksa inanc ve bilim ters mi dusuyor?
Hala dusunmeyecekmisiniz?
Evet yeni inanc ile bilim birbirine ters duser.
Bu eminimki sizleri rahatlatici bir cevap olmusdur
Kalin saglicakla
damdanakan.
Damdanakan kardes.
Bunun adina rahatlatici cevap demezler.Havlu atmak derler.Sen gercekten inaniyormusun yoksa inanmak sende bir takintimi(obsesyon) oldu anlamiyorum?
Tarih: Per Oca 06, 2005 6:17 pm Mesaj konusu: Bilim ve ISLAM
--------------------------------------------------------------------------------
"Islam bilimsel degildir."
Ateistlerin uzerinde en cok durdugu konulardan biride bu.
Inanan arkadaslar Islamin bilime bakis acisini orneklerle aciklayabilirlermi?
Sence bu soruda ne gibi bir kotuluk vardir?Yada yerinde sorulmus bir soru degilmidir?Ustelikte senin gibi inanan arkadaslardan fikir beyan etmelerini istemisim.
Simdi soyle.Ben ne yapmisim?Kufurmu etmisim?Dalgami gecmisim?Islam''i kucukmu dusurmusum?Hala dusunmeyecekmisin?
neden kendi kendine kuruntu yapiyorsun yeni
ben sana kufur yada hakaretmi ettin dedin
bir soru sormussun vede bende kendimce cevabimi vermisim, bu benim cevabim, baska bir inaniri baglamaz.
bana gore insani allahi anmaktan alikoyan hersey inaca terstir, eger bilim denen olguda insani allahi anmaktan alikoyucu yonde gelismisse bence zararlidir vede inanca terstir.
burada havlu falan atmak yok.
benim cevabim net, degerlnedirmelerin seni baglar.
damdanakan
ngcoskun
26-01-2005, 20:30
dandanakan acaba şu allaha inancı engelleyen bilimden hiç mi faydalanmasın.
mesela hava raporunu da alma o zaman.allahın işine karışıyor bilim ne de olsa.
bak iranda belki hala devam ediyordur,hava raporu alınmazdı bir zamanlar hala olduğunu da düşünüyorum.çünkü aksini duymadım.
yuklenmeyelim birbirimize sevgili arkadaslar.
ilkokul cocuklari gibi resim veriyorsunuz.
Bilim dinin ikiz kardesidir.
Hakki verilerek ögrenilen bilimin insani daha iyi bir varolus durumuna tasimamasi dusunulemez-cunki insana o gune kadar degerlendirdiginden daha yuksek ve daha yetkin bir varlik oldugunu ögretir;önceden tasarlanmis hedefine,maddi egilimlerin ustune cikabilmeye ulasabilmesi icin zihnine ve bedenine itici guc yaptirim gucu verir.,belirleyicilik kazandirir.Topraktan olusmus evinin ölumsuz bir hayati barindirdigini gördurur,ciktigi her basamak ona isin icinde Tanri nin eli oldugunu biraz daha ifsa eder ve hepsinin uzerindede ruhunun önerilerini izledigi takdirde kalici bir zaferin ve mutlulugun onu bekledigini ögretir.
Merhaba DIEP
Sen islam ve bilim hakkindaki sorulara cevap verebilecekmisin?
Pardon DIEP
Mesajlari ayni anda(9:10 pm) gonderdigimiz icin cevabini goremedim.
Cevab''in icin tesekkurler.
Kuranda bilimle ilgili gecen kac tane ayet vardir?Ve kuran''in bilim diye tanimladigi sey nedir?
Bircok bilim adaminin gemisini tosladigi kayanin adi materyalizmdir.
Bu kisiler calismalarinda "gucler atomik hareketlerinin sonucudur"diyerek gucleri ve onlarin faliyetlerini devre disi birakmaktadirlar.Tamam,butun gucler öyledir ancak,atomik hareketleriILK OLARAK baslatan guc disinda.
Bu ateistin bir turlu bulamadigi bir guctur,bunun sonucunda da kurdugu yapida ona hic yer vermemistir.Yalnizca atomik hareketlerden kaynaklanan ikincil gucleri bulmustur;asla Tanriyla direkt bir temasi olmamistir.
Atomlarin hareketleri mekanizmanin dislileri mertebesindedir.Biri bagli oldugu digerini döndurur.,o da digerini ve sonsuzca devam eder.Fakat ilk disliyi döndure nedir?baska bir disli olamaz cunki o ilkti.O halde onun arkasinda bir sey olmalidir.O nedir.?Tum atomlardan bagimsiz bir guc.
Evren atomik dislilerden meydana gelmis bir duzendir.Evrendeki ilk disliyi ne döndurmustur?Bir guc-buyuk ilksel guc,buyuk sonsuz guc-Tanri.
Ateist,buyuk ilksel gucun tanri oldugunu.tum islevleri yan gucler vasitasiyla yuruttugunu,atomik guclerin mutlak gucun yan gucleri oldugunu kesfedememistir.
Böylece ateist yalnizca madde tarafini arastirmakla kalmistir.Bu nedenle onun dediksiyonlari dogal olarak söyle olmustur:Butunun parcalari gucleri yönetmektedir,cunki butunun parcalari olmaksizin gucler var olamaz.
Böyle oluca ,gucler birinci derecede önemli sayilmamislar ve fiilen göz ardi edilmislerdir.Gemi dumensiz birakilmis ve oda kayalara toslamistir.
Atestin vardigi butun deduksiyon ve kavramlar maddeci egilimlerin denetimi altindaki bir zihinden cikmaktadir.Böylece maddesel egilimleri onun zihnine egemen olmakta ve onlarin herseyden ustun olduguna inanmaktadir.Bu durumda ateistin zihninde geriye kendisinin elementlerin kimyasal bir birlesiminden ibaret oldugun disinda bir secenek kalmamaktadir-ne ruh,ne tanri-kaos!
Eger ateist,gucleri de element veya parcalari arastirdigi nispette titiz bir incelemeye alsaydi,bir gucun arkasindaki digerini izleyerk geriye,hareketin kökenine dogru gidebilirdi.O zaman da kendisinin fiziksel olmayan bir gucu barindirdigi, o gucun yasayan bir ruh oldugu bilgisi kendisine acilirdi.Bu bilgiyle birlikte ne oldugunu idrak ederdi.
Bilesimin kimyasal yapisini bilen bilim adami bedenini olusturan kimyasal bilesenlerin sonunda cözulecegini elbette takdir etmektedir,o halde bu cözulme ruhuda serbest birakmalidir.Bilesimi olusturan elementlerin sonunu bilen,tipki elementler gibi ruhunda ölmeyecegini bilir.Her sey sonsuzca devam etmelidir;cunki bilesimden cözulen eömentler de baska formlar altinda yollarina devam etmektedir.
DIEP
Siz ateistlerin bilime bakis acisini kendinize gore elestiriyorsunuz.Benim ogrenmek istedigim Islam''in bilime bakis acisiydi?Hatta ornekler,Kurandaki bilimle ilgili ayet sayisi gibi seyler istemistim.
Umarim bu konuda cevaplariniz olur.
Sevgili yeni
Ben topigin basligini din-bilim olarak gördum ve daha önce okumus oldugum bir kitaptan alinti yapmistim.Ben turkceyi birak yazmayi,doru duzgun konusamiyorum bile. :? inanki öyle.
Ben topigin basligini Din-Bilim olarak okudum ve bu yaziyi yazmak istedim buraya.
Ben butun dinlerin ve insanlarin kökeninin ayni oldugunu savunuyorum,ve gunumuz dinlerinin daha gerilerine giden kitaplari arayip buldugumda daha da bir bir emin oluyorum,Eski dinlerin gunumuz dinlerine nasil sizdigini,degisik versiyonlara girdigini biliyorum.
Ama sana insanin ilk dinsel ögretilerinde yaratanin tum sembollerin en en kutsali olan DAiRE seklini kullandiklarini,ona buyuk bir edep ile yaklastiklari iciin asla bir isim ile anmadiklarini söyleyebilirim.Kultur ile islenmemis bir zihne sonsuzlugun,hic sona ermeyisin anlamini ögretmek icin bundan daha mukemmel bir sembol bulunabilir veya tasarlanabilirmiydi?
Ateist kisi sadece Kuran"i degil butun dinleri ve yaratanlarini karsisina
almali biliyorsun.Bende araya maydonoz olmus gibi hissettim bak simdi kendimi.Neyse siz kaldiginiz yerden devam ediniz,ben okuyabildigim surece aklima gelen kitaplardan(kuran haric,fazla bir fikrim yok)luzum gördugum yerlerde ekleme yaparim yine.
iyi aksamlar arkadaslar.
Cok özur dilerim arkadaslar,topigin basligi bilim-islam mis :oops:
Islamcilari alalim o zaman topige.
Cok pardon.
Yeniden herkese iyi aksamlar.
Sevgili yeni
Konuyu biraz beklettim, bilincli olarak...
islam tabiki bilim ile celismez hatta tesvik eder...Umarim bu satirda anlasiyoruz...
Ama su bildigimiz, günümüzün, bir türlü tarafsiz olamayan bilimimine bile yol göstermeye yeter.
Gel istersen sana tarihten örnek vereyim...
belki biraz uzun olacak ama, yardimcida olacak... Bazi basliklari Fokus dergisinin son sayisindan aldim....
- Ortacagda su medeniyeti kuran Araplar, Avrupaya sulama sistemlerini götürdüler...
- (Dikkat) Hep batiya mal edilen kusursuz kesifler, yüzyillar önce "dogunun Leonardalari" tarafindan zaten biliniyordu.
- 13. yüzyilda iki pistonlu otomatik su pompasi....
- Yerkürenin 360 derecelik boylamlara bölünmesini Arap cografyacilara borcluyuz. Onlar Galileo dan 600 yil önce dünyanin yuvarlak oldugunu söylemekle kalmamis, yerkürenin "geoid" bir forma sahip oldugunu da kesfetmislerdi...
yazmakla buraya sigdiramayiz....
istersen birkac da isim vereyim:
Cabir Bin Hayyan (721-805) : Celigin gelisimi, su gecirmez kumasin verniklenmesi, paslanmanin önlenmesi gibi kimyasal yöntemleri gelistirmis......................
Ulug Bey (1393-1449) : Timurlenk in oglu Ulug Bey, Yeryüzünün günes cevresindeki tam devrini 365 gün 6 saat, 9 dakika, 6 saniye olarak hesaplamisti. 21. Yüzyilin en modern cihazlari ile yapilan hesaplarla onun hesaplari arasinda yalnizca 58 saniye fark bulundu.......
Asagidakileride isterseniz siz arastirin.... Cok ilginctir.....
Fergani (798-861)
Ebubekir Er-Razi (865-932)
Biruni (973-1048)
Ömer Hayyam (1047-1122)
Hazini (1100-1155)
Cezeri (?-1206)
Ali Kuscu (?-1474)
Harizmi (780-850)
Ebu Yusuf El-Kindi (801-873)
Farabi (870-950)
ibni-Sina (980-1037)
idrisi (1100-1165)
Cabir ibn Eflah (1100-1160)
Takiyüddin (1526-1585)
ve ismi unutulan niceleri .... Allah hepsinden RAZI olsun....
O günün bilimi (ONLARIN BILIMI, insanlar icin, insanlarin birligi icin)
Bu günkü gibi ideolojik meseleler icin kullanilmiyordu....
Selamlar
Ah Ahmet Bey kardeşim, ah......
Sizleri okuyunca bazan depresyona giriyorum.. Yazdıklarınıza o kadar çok inanmak isterdim ki... Tahmin edemezsiniz...
Ama gösterdiğiniz bu kaynakların doğru olmasına olanak var mı? Hiç mümkün mü?
Dünyanın güneş etrafındaki dönüşünü 1400’lü yıllarda bugünkünden bir dakika farklı bulan biri olabilir mi? Siz buna gerçekten inanıyor musunuz?
Nasıl inanabilirsiniz?
Verdiğiniz örnekleri teker teker yanıtlamak isterdim ama sizi üzeceğim için buna baş vurmayacağım.
İslam ilkel bir dindir ve bilim adamı yetiştirmemiştir demekle yetineyim. Mevcut bilim adamlarının İslam’a hemen hiç bir katkısı olmamıştır.. Ya da onlar İslam’dan yararlanmamışlardır.
Bunlar acı gerçeklerdir..
Üzüntünüzü paylaşıyorum..
Ama İslam için üzülmenizi istemezdim..
HACI
Haci kardes peki senin dedigin den olsun,,, da
Ben sana yazik ediyorsun diyorum....
Bunu Bati da böyle bilir ... Bazilari batinin yüksek okullarinda okutulur, Felsefe sinden hala yararlanir,
yine de senin dedigin olsun....
Ayrica tip da hala kaynak olarak gösterilir.
Depresyona girersen su sesini tavsiye ederim, islamda eskiden kullanilirdi bati yeni kullanmaya basladi...
istersen evinin duvarlarini sariya boya icin acilir, ya da turuncuya kacan rekten.... kalbini rahatlatir....
istersen yildizlari seyret, gercekleri duymak seni bukadar rahatsiz ediyorsa .......
Ama yine de senin dediginden olsun....
yeterki senin yazdiginla son bulsun, seni ikna etme derdim yok, yeni ye cevap di bunlar, yeni arar bulur isterse.....
Selamlar....
Ahmet kardeşim...
Benim bütün söylemek istediğim.. Keşke sen haklı olsaydın.. Ben sana muhalefet etmek istermiyim hiç..... Bunun bana ne yararı olacak?
Batı İslam’dan elbette yararlanmıştır. Hem de çok yararlanmıştır.
Ama benim İslam’dan gurur duymam için, İslam’ın Batı’dan ilerde olması gerekiyor..
Ben başka bir şarta bakmıyorum..
Ne acı..
HACI
Son kelimerin dogru
ne aci
Haci
Batinin bilimi insanlarín iyiligi icin ise zaten islam da onu istiyor.
illa da müslüman ya da hiristiyan ya da her ne ise olmasi gerkmez, böyle kompleximiz de yok... ben bilirim ki iyi isler yapan bilim adamlari zaten inanan insanlardir.... istisna lar da vardir... ne mutlu onlara.
Aslinda bilim konusunda kavram dan cok icerigine inmek gerek, nedir o...
ateistler ideolojik sebeplerden dolayi kendilerine mal ederler... Matematikse rakamlar arapca... geometri desen yine oradannnn
Astroloji desen... yine araplarda,
yol yön desen ölcü aletleri yine onlardan, bati elektronigini gelistirdi ne güzel insanlar kullaniyor....
dogru bati atom bombasini, akilli bombalari, ateizmi gelistirdi, islam suclu ne götürürsün medeniyeti avrupaya, kalsalardi karanlik dünyalarinda...
neyse...
canim fazla yazmak istemiyorum.
giderek konu saptirilacak nasil olsa...
Allah icinizden sevgiyi ve saygiyi eksik etmesin....
Selamlar
Arkadaşlar,6.asırda yazılan bir kitabın bütün bilimleri kapsadığı iddiası oldukça gülünç bir iddiadır.Günümüzde bir hukuk kitabı bile binlerce sayfa tutmaktadır.Kaldıki Kuran baştan aşağıya bir bilim ve akıl karşıtlığı abidesidir.Biraz örnek konunun anlaşılması açısından daha yararlı olur sanırım.
-Bakara 259.ayet:Üzeyir peygamberin eşeği ile birlikte bir mağarada yüz yıl boyunca ölü kaldıktan sonra tanrı tarafından diriltilmesini ve bu süre içerisinde herhangi bir bozulma olmadığını anlatır.(Allahın bir mucizesi işte.inan inanabilirsen.)
-Bakara 260.ayet:İbrahim peygamberin bir kuşu parçalara ayırdıktan ve her bir parçasını bir dağa gönderdikten sonra nasıl dirilttiğini anlatır.Bunuda bizim bilim aşığı müslümanlarımız ağzından salyalar akıtarak dinler,dahası inanır.Kuranda yazılı istersen inanma.
-Kuranda bir çok yerde göklerin ve yerin 6(altı)günde yaratıldığı anlatılır.(araf 54,yada furkan:59)Şimdi bazıları bu günlerin bildiğimiz günler gibi olmadığını ,tanrı katında bir günün dünyamızdaki 1000 güne,bazı ayetlere görede 50000 güne denk olduğunu savunacaklar.Ama bu bile dünyanın yaşı dikkate alındığında durumu kurtarmadığı gibi(en az 4.5 milyar yaşındadır dünyamız)ayetlerdeki çelişkide ayrıca cabası.Bu konu ile ilgili olarak Ebu Hüreyreden nakledilen bir hadis aynen şöyle geçmiş kaynaklara.
''''Peygamber elimden tuttu ve şöyle dedi:Tanrı ,toprağıCumartesi yarattı.Toprağın üzerinde Dağları da pazar günü yarattı.Ağaçlarıda pazartesi varetti.Mekruhu(kötülüğü)salı günü yaratmıştır.Nuru(ışığı)çarşamba günü...hayvanları perşembe...Ademi yaratmasıda Cuma günü ikindiden sonra yaratmış.Anlayacağınız yer ve göğün yaratılması altı günde olmuştur.Bu altı günde hepimizin bildiği haftanın günleridir.O kadar.
-Yukardaki hadise dikkatlice bakılırsa daha ışık yaratılmadan ağaçları yaratmış.Ne kadar bilimsel olduğu buradanda anlaşılıyor.
-Kuranda Nuh peygamberin 950 yıl yaşadığı yazılıdır.(Konu bu forumlarda işlendi.Diğer peygamberler ve abartılı yaşları hakkında o yazı okunabilir.)
-İsa peygamberin ölüyü diriltiğine inanılır.(Maide 110 veya Alu imran 49)
-Bir dağ sökülüp yerinden kaldırılırmı,İnsanların üzerinde tutulabilirmi.Kurana göre buda olmuştur.(bakara 63 veyaNisa 154 vs..)
Aç insanlar için gökten sofra inmişmidir.Kurana göre evet.buda olabilir.Maide 114
-Bir insan ateşe atılıpta,alev almaması yada yanmaması olabilirmi.Kurana göre evet olabilir.Enbiya 68-69
-Gökteki ay yarılıp yeryüzüne inebilirmi.Yarılan ayın iki parçasının arasından Hira dağının tepesi görünürmü.Kamer suresinin birinci ayeti ile hadislere göre bu olabilir.Yani Hıra dağı uydumuz aydan daha büyük.İşin içine aklı koymazsan neden olmasın ki?
-Tarık suresi 5ve 7 .ayetlerde insanın kadının ve erkeğin bel ile göğsü arasından atılagelen bir sudan oluştuğu anlatılır.
Ey Ümmet-i Muhammedin içinizden biri bu suyun nereden geldiğini,hangi su olduğunu bize bir zahmet açıklamasını beklemek herhalde hakkımızdır.
yukarıdaki örnekler sanırım kuranın bilime bakışını yeterince açıklıyor.Haa söylemeyi unuttum kuran ve hadislerde sık sık ilimden,ilim öğrenmekten bahsedilir.Sakın olaki buradaki ilimi bir fizik,bir kimya gibi günümüzün müspet bilimi ile karıştırmayasınız.Bura sözü edilen ilim kurandır,hadistir,fıkıhtır.
konu yeterince anlaşıldı sanırım.sevgi ve saygılar.
Arkadaşlar,6.asırda yazılan bir kitabın bütün bilimleri kapsadığı iddiası oldukça gülünç bir iddiadır.Günümüzde bir hukuk kitabı bile binlerce sayfa tutmaktadır.Kaldıki Kuran baştan aşağıya bir bilim ve akıl karşıtlığı abidesidir.Biraz örnek konunun anlaşılması açısından daha yararlı olur sanırım.
-Bakara 259.ayet:Üzeyir peygamberin eşeği ile birlikte bir mağarada yüz yıl boyunca ölü kaldıktan sonra tanrı tarafından diriltilmesini ve bu süre içerisinde herhangi bir bozulma olmadığını anlatır.(Allahın bir mucizesi işte.inan inanabilirsen.)
-Bakara 260.ayet:İbrahim peygamberin bir kuşu parçalara ayırdıktan ve her bir parçasını bir dağa gönderdikten sonra nasıl dirilttiğini anlatır.Bunuda bizim bilim aşığı müslümanlarımız ağzından salyalar akıtarak dinler,dahası inanır.Kuranda yazılı istersen inanma.
-Kuranda bir çok yerde göklerin ve yerin 6(altı)günde yaratıldığı anlatılır.(araf 54,yada furkan:59)Şimdi bazıları bu günlerin bildiğimiz günler gibi olmadığını ,tanrı katında bir günün dünyamızdaki 1000 güne,bazı ayetlere görede 50000 güne denk olduğunu savunacaklar.Ama bu bile dünyanın yaşı dikkate alındığında durumu kurtarmadığı gibi(en az 4.5 milyar yaşındadır dünyamız)ayetlerdeki çelişkide ayrıca cabası.Bu konu ile ilgili olarak Ebu Hüreyreden nakledilen bir hadis aynen şöyle geçmiş kaynaklara.
''''Peygamber elimden tuttu ve şöyle dedi:Tanrı ,toprağıCumartesi yarattı.Toprağın üzerinde Dağları da pazar günü yarattı.Ağaçlarıda pazartesi varetti.Mekruhu(kötülüğü)salı günü yaratmıştır.Nuru(ışığı)çarşamba günü...hayvanları perşembe...Ademi yaratmasıda Cuma günü ikindiden sonra yaratmış.Anlayacağınız yer ve göğün yaratılması altı günde olmuştur.Bu altı günde hepimizin bildiği haftanın günleridir.O kadar.
-Yukardaki hadise dikkatlice bakılırsa daha ışık yaratılmadan ağaçları yaratmış.Ne kadar bilimsel olduğu buradanda anlaşılıyor.
-Kuranda Nuh peygamberin 950 yıl yaşadığı yazılıdır.(Konu bu forumlarda işlendi.Diğer peygamberler ve abartılı yaşları hakkında o yazı okunabilir.)
-İsa peygamberin ölüyü diriltiğine inanılır.(Maide 110 veya Alu imran 49)
-Bir dağ sökülüp yerinden kaldırılırmı,İnsanların üzerinde tutulabilirmi.Kurana göre buda olmuştur.(bakara 63 veyaNisa 154 vs..)
Aç insanlar için gökten sofra inmişmidir.Kurana göre evet.buda olabilir.Maide 114
-Bir insan ateşe atılıpta,alev almaması yada yanmaması olabilirmi.Kurana göre evet olabilir.Enbiya 68-69
-Gökteki ay yarılıp yeryüzüne inebilirmi.Yarılan ayın iki parçasının arasından Hira dağının tepesi görünürmü.Kamer suresinin birinci ayeti ile hadislere göre bu olabilir.Yani Hıra dağı uydumuz aydan daha büyük.İşin içine aklı koymazsan neden olmasın ki?
-Tarık suresi 5ve 7 .ayetlerde insanın kadının ve erkeğin bel ile göğsü arasından atılagelen bir sudan oluştuğu anlatılır.
Ey Ümmet-i Muhammedin içinizden biri bu suyun nereden geldiğini,hangi su olduğunu bize bir zahmet açıklamasını beklemek herhalde hakkımızdır.
yukarıdaki örnekler sanırım kuranın bilime bakışını yeterince açıklıyor.Haa söylemeyi unuttum kuran ve hadislerde sık sık ilimden,ilim öğrenmekten bahsedilir.Sakın olaki buradaki ilimi bir fizik,bir kimya gibi günümüzün müspet bilimi ile karıştırmayasınız.Bura sözü edilen ilim kurandır,hadistir,fıkıhtır.
konu yeterince anlaşıldı sanırım.sevgi ve saygılar.
Yazdığım yazıların forumda iki kez çıktığını görüyorum.Bu benim bilgisayarın yavaşlığından kaynaklanıyor.Bunun için tüm üyelerden özür dilerim.Eğer mümkünse ikinci yazıların çıkarılması daha doğru olur sanırım.saygılar.
ngcoskun
27-01-2005, 13:24
selam Turo
örneklerin çok iyi oturmuş.teşekkürler.
Merhebalar
islam ve bilim icicedir.
yani evreni yoktan var eden Allah(c.c.),diledigi her seyi yalnizca var ol demesi ile var edendir.
ve yarattigi,bicime koydugu her seyin anlasilmasi icin,bunlari bir sebep-sonuc iliskisinde yaratmistir.
ornegin;insan organlarinin yerli yerine yerlestirilmesi yine Allahin dilemesi ile olmustur ve insanlar bunlari bilimsel olarak acikladikca,bunlarin kusursuz yerlestirilmesinde bir sonuc goreceklerdir.
bilim ve islam birbirinden ayrilmayan butunlerdir.
Kurani kerimdede bircok bilimsel kaniti bulmak mumkundur.
bu konu ile ilgili bir kuran ayeti soyledir.
Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra biz güneşi ona bir delil kılmışızdır. (FURKAN SURESİ / 45)
yani burda bildirilmek istenen,Allah''in golgeyi var ettigi ve daha sonrada gunesi yani isigi ona bir sebep kildigidir.
ngcoskun
27-01-2005, 16:01
slam ve bilim icicedir.
yani evreni yoktan var eden Allah(c.c.),diledigi her seyi yalnizca var ol demesi ile var edendir.
çok bilimsel.yani lafontaine''den masallar gibi çok komiksiniz.ben bunlara sadece gülüyorum.ve sizin bu saçmalıklara inanıyor olmanıza da inanamıyorum. :lol:
ngcoskun dedi(demez olaydi)
çok bilimsel.yani lafontaine''den masallar gibi çok komiksiniz.ben bunlara sadece gülüyorum.ve sizin bu saçmalıklara inanıyor olmanıza da inanamıyorum.
dogal karsiliyorum.
siz evreni yoktan var eden yuce Allah in insanlara kurtulus olarak ve varligini gostermek icin gonderdigi Kurani Kerime ve hatta Allahin kendisine inanmiyorsunuz,(bizim)bu saçmalıklara inanıyor olmanıza mi inanmayacaksiniz.
sen gulmede bak,Allah kimseyi gulmekten geri koymasin.
"Siz onları alay konusu edinmiştiniz; öyle ki, size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz." (MÜ''MİNUN SURESİ / 110)
İslamın ne kadar bilimsel olduğunu biz Kuran Mucizelerini deşerek gösteriyoruz.
1973 ve 1980`li yıllarda türcüme edilen Kuran ayetleriyle, günümüzde çevrilen Kuran ayetlerini karşılaştırıyoruz siz merak etmeyin.İnanın ki mucize diye çevrilen ayetler bundan 30 yıl evvel farklı tercüme edilmiş.
Sevgili yeni
Konuyu biraz beklettim, bilincli olarak...
islam tabiki bilim ile celismez hatta tesvik eder...Umarim bu satirda anlasiyoruz...
Ama su bildigimiz, günümüzün, bir türlü tarafsiz olamayan bilimimine bile yol göstermeye yeter.
Gel istersen sana tarihten örnek vereyim...
belki biraz uzun olacak ama, yardimcida olacak... Bazi basliklari Fokus dergisinin son sayisindan aldim....
- Ortacagda su medeniyeti kuran Araplar, Avrupaya sulama sistemlerini götürdüler...
- (Dikkat) Hep batiya mal edilen kusursuz kesifler, yüzyillar önce "dogunun Leonardalari" tarafindan zaten biliniyordu.
- 13. yüzyilda iki pistonlu otomatik su pompasi....
- Yerkürenin 360 derecelik boylamlara bölünmesini Arap cografyacilara borcluyuz. Onlar Galileo dan 600 yil önce dünyanin yuvarlak oldugunu söylemekle kalmamis, yerkürenin "geoid" bir forma sahip oldugunu da kesfetmislerdi...
yazmakla buraya sigdiramayiz....
istersen birkac da isim vereyim:
Cabir Bin Hayyan (721-805) : Celigin gelisimi, su gecirmez kumasin verniklenmesi, paslanmanin önlenmesi gibi kimyasal yöntemleri gelistirmis......................
Ulug Bey (1393-1449) : Timurlenk in oglu Ulug Bey, Yeryüzünün günes cevresindeki tam devrini 365 gün 6 saat, 9 dakika, 6 saniye olarak hesaplamisti. 21. Yüzyilin en modern cihazlari ile yapilan hesaplarla onun hesaplari arasinda yalnizca 58 saniye fark bulundu.......
Asagidakileride isterseniz siz arastirin.... Cok ilginctir.....
Fergani (798-861)
Ebubekir Er-Razi (865-932)
Biruni (973-1048)
Ömer Hayyam (1047-1122)
Hazini (1100-1155)
Cezeri (?-1206)
Ali Kuscu (?-1474)
Harizmi (780-850)
Ebu Yusuf El-Kindi (801-873)
Farabi (870-950)
ibni-Sina (980-1037)
idrisi (1100-1165)
Cabir ibn Eflah (1100-1160)
Takiyüddin (1526-1585)
ve ismi unutulan niceleri .... Allah hepsinden RAZI olsun....
O günün bilimi (ONLARIN BILIMI, insanlar icin, insanlarin birligi icin)
Bu günkü gibi ideolojik meseleler icin kullanilmiyordu....
Selamlar
Merhaba Ahmet
Verdigin ornekleri firsat buldukca arastiracagim.Bunun icin oncelikle tesekkur ediyorum.
Ancak benim sorum musluman bilim adamlari degildi.Onu ayrica bir tartisma konusu yapabiliriz.Benim ogrenmek istedigim bizzat Islam''in bilime bakis acisi.Mesela bu konuda ayetler varmidir?Kuranda gecen "akil sahipleri" diye nitelendirilen insanlar hangi ozelliklere sahiptirler?Yada Kuranda bilimle celisen ayetler varmidir?....
Selam Yeni
Sorunu Yanitlamaya calisacagim.
Kur´ani okumak ve onu anlamak icin iyi niyetle arastiranlar, mutlak Kur´anin gercek sirlarini bilirler ya da sezerler.
Umarim kur ani okuyor ve düsünüyorsundur. Gözlemledigim kadariyla ilginc soru yöntemin var..Bazen sorup kendin cevap veriyor, bazen inananlari köseye SIKISTIRMAk , bazende yeni konu olsun gibi....
SAKIN yalnis anlama seni elestirmiyor aksine hos da buluyorum...
Bu tür sorular karsilikli arastirmayi tesvik eder...
Islamin bilime bakis acisi
Bu konuda söylenecek cok sey var, ilk önce bakis acisi demiyecegim.
Bilim islam ile dogmustur...ve icicedir, kendisidir, ve kuran da Kainatin aciklamasidir. Bütün kitaplar ve bilim dallarida onu aciklamak icin vardir. Bazen bazilari ters yöne de gitseler. Ya yönlerini tekrar bulurlar ya da daha bulacaklardir.... Büyük bir idda ama öyle,...bu konu ile ilgili cok tartisma oldu ve olacak burada....
gelelim, kuran daki bazi ayetlere
Yasin - 36 –
Münezzehtir o Allah, her noksandan münezzeh!
Yerin bitirdiği her şeyi,
ve kendilerini,
ve daha nice bilmedikleri şeyleri
çift yaratan, münezzehtir, Yücedir!
Zevc: çift mânasına geldiği gibi çeşit ve kısım mânasına da gelir. Allah’ın bütün çeşit ve sınıflarıyla âlemi yarattığını ifade eder. Bu âyet, çift kavramının insanlar gibi bitkilerde de erkek ve dişi unsurlar ile câri olduğunu, hatta insanların çeşitli dönemlerde bilmedikleri birçok şeylerde de çift unsurun bulunduğunu ifade eder: elektrikte artı ve eksi yük, cisimler arasında itme ve çekme kuvveti, maddenin temeli olan atomlarda pozitif ve negatif elektronlar, bu âyetin mûcizevî olarak haber verdiği şeyler arasındadır. Bütün bunlardan maksat da, her şeyi çift yaratan, bunca çeşitliliği ile kâinatı yaratan Allah’ın tek olup eş ve ortaktan münezzeh olduğunu vurgulamaktır.
istenirse bu sure hakkinda daha da acarak sohbet edebiliriz.
Tekvir -
15 – Bakın: Gündüzün sinip gizlenen yıldızlara,
16 – Dolaşıp dolaşıp yuvalarına, yörüngelerine giren gezegenlere,
ZUHRUF SÛRESİ -
11 --Gökten, bir ölçüye göre su indiren de O’dur.
Biz onunla ölü bir ülkeye hayat veririz.
İşte siz de mezarlarınızdan öyle çıkarılacaksınız.
Bu ayettin bütün inceliklerini ele almiyacagim. Yagmuru Allah tarif ederken; Gökten bir ölcüye göre inen su olarak tanimliyor.
En az bilgi düzeyinde olan insan yagmurun fizik nedenlerini biliyorum der,
bir Astro fizik alimi ise yagmurun fizigini bilemedigini söyler durur.
Nedir yagmur?
Buharlasmis suyun atmosferin yukari katlarinda soguk nedeni ile tekrar su haline gecmesi öylemi?
Öyle ise asagidaki sorularin cevabini vermemiz gerekiyor.
1- Sicak ülkelerde atmosferin üst katlarinda isinan 40-60 derecedeki atmosfer sicakliginin asagi düsmedigi yerlerde yagmur nasil yagiyor?
(Yagmur yagmasi icin kristallesme gerek)
2)Sibirya nin -60 daki atosferinde bulut ne geziyor buz bloklari halinde yere kalip gibi inmesi gerekmez mi?
Neyse fazla yazamiyacagim, kesip yapistirma yasagi da var bana.....
Yukaridaki sorulari yanitlari tabiki var bende, Ama Kur an in da cok güzel var... Dah sonra deginecegim onlara da...
ZUHRUF SÛRESİ -
12 - Bütün çiftleri yaratan, denizde gemilerden, karada davarlardan sizin için binekler yapan da O’dur.
Âyetteki ezvac kelimesinden sadece kadın ve erkekler kasdedilmez. Allah diğer mahlûkları da çift yaratmıştır. Mesela elektriğin, pozitif ve negatif kutuplarının bir araya gelmesiyle sayısız cihazlar yapılmıştır.
sonra görüsme umudu ile
Selamlar
SİRİUS YILDIZI
Kuran''da geçen bazı kavramlar, 21. yüzyılın bilimsel verileriyle araştırıldığında karşımıza bir Kuran mucizesi olarak çıkmaktadırlar. Bunlardan biri, Necm Suresi''nin 49. ayetinde geçen Sirius yıldızıdır:
Doğrusu, ''Şi''ra (yıldızı)nın'' Rabbi O''dur. (Necm Suresi, 49)
Arapça karşılığı "Şi''ra" olan Sirius yıldızının, sadece "yıldız" anlamına gelen Necm Suresi''nin 49. ayetinde geçmesi son derece dikkat çekici bir durumdur. Çünkü bilim adamları geceleri gökyüzünün en parlak yıldızı olan, Sirius yıldızının hareketlerindeki düzensizliklerden yola çıkarak, onun bir çift yıldız olduğunu keşfettiler. Dolayısıyla Sirius, Sirius A ve Sirius B olarak ifade edilen iki yıldızdan oluşan bir takım yıldızdır. Bunlardan daha büyük olan Sirius A, Sirius B’den Dünya’ya daha yakındır ve özelliği çıplak gözle görülebilen en parlak yıldız olmasıdır. Sirius B yıldızının özelliği ise teleskopsuz görülememesidir.
Sirius takım yıldızları, birbirlerine doğru yay şeklinde bir eksen çizerler ve her 49,9 yılda bir birbirlerine yaklaşarak gökyüzünde sarkarlar. Bu bilimsel veri, günümüzde Harvard, Ottawa ve Leicester Üniversiteleri''nin astronomi bölümlerinin fikir birliğiyle kabul ettikleri bilimsel bir gerçektir.54 Bazı kaynaklarda bu bilgiler şöyle aktarılır:
En parlak yıldız Sirius gerçekte bir çift yıldızdır... Dolanım periyodu 49.9 yıldır. (Exposes Astronomiques, La troisième loi de KEPLER,
http://www.astrosurf.com/eratosthene/HTML/exposetheoastro.htm
Bilindiği gibi, Sirius-A ve Sirius-B yıldızları birbirleri çevresinde her 49,9 yılda bir çift yay çizerek dolanırlar. http://www.dharma.com.tr/dkm/article.php?sid=87
Burada, dikkat edilmesi gereken nokta, iki yıldızın birbirleri etrafında dolanırken yay şeklinde iki adet yörünge çizdikleridir.
Ancak 20. yüzyılın sonlarına doğru anlaşılabilmiş bu bilimsel gerçeğe, mucizevi bir şekilde bundan 14 asır önce Kuran''da işaret edilmiştir. Necm Suresi''nin 49. ve 9. ayetleri beraber olarak okunduğunda bu mucize karşımıza çıkmaktadır:
Doğrusu, ''Şi''ra (yıldızı)nın'' Rabbi O''dur. (Necm Suresi, 49)
Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı. (Necm Suresi, 9)
Necm Suresi''nin 9. ayetinden anlaşılan "ikisi arasındaki uzaklık" anlatımı bizlere bu iki yıldızın çizdiği yörüngede birbirlerine yaklaştığını ifade etmektedir. (En doğrusunu Allah bilir.) Kuran''ın vahyedildiği dönemde bilinmesi mümkün olmayan bu bilimsel gerçek, bize, Kuran''ın Yüce Rabbimiz''in bir sözü olduğu gerçeğini bir kez daha kanıtlamaktadır.
__________________________________________________ ___
54. http://www.star.le.ac.uk/astrosoc/whatsup/stars.html (Leicester edu dept of Physics & astronomy); http://www.site.uottawa.ca:4321/astronomy/index.html#Sirius (University of Ottowa); http://cfa-www.harvard.edu/~hrs/ay45/Fall2002/ChapterIVPart2.pdf (Harvard-Smithsonian Center for Astrophysics)
YÜKSEKLİK ARTTIKÇA GÖĞSÜN DARALMASI
İnsan yaşayabilmek için oksijen ve hava basıncına ihtiyaç duyar. Soluk almamız ise havadaki oksijenin, akciğerlerimizdeki hava keseciklerine girmesiyle mümkün olur. Ancak yükseklere çıktıkça, Dünya''nın atmosferi inceldiği için atmosfer basıncı, dolayısıyla da kan dolaşımına giren oksijen miktarı düşer. Bunun sonucunda nefes almak zorlaşır. Akciğerin hava kesecikleri daralıp büzülürken, göğüste boğuluyormuş ve nefes alamıyormuş gibi bir his oluşur.
Eğer kandaki oksijen vücudun ihtiyacı olandan daha az olursa, vücutta birtakım rahatsızlıklar ortaya çıkar. Aşırı yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı ve muhakemenin bozulması gibi belirtiler yaşanır. Belli bir yüksekliğe ulaşıldığında ise insan için nefes almak artık imkansız hale gelir.181 Dolayısıyla bizim böyle bir yükseklikte yaşayabilmemiz için oksijen desteğine ve özel giysilere ihtiyacımız olur.
Deniz seviyesinin 5.000-7.500 m yukarısında olan bir kişi, nefes alma güçlüğü nedeniyle bayılarak komaya girebilir. Bu yüzden uçaklarda nefes almak için oksijen donanımı da mevcuttur. Uçaklar deniz seviyesinin 9.000-10.000 m yukarısında uçarken kabinde hava basıncını düzenleyen özel sistemler vardır.
"Anoksiya" olarak bilinen rahatsızlık da vücut dokularına oksijenin gitmemesinden kaynaklanır. Bu oksijen eksikliği, 3.000-4.500 m yükseklikte meydana gelir. Kimi insanlar böyle bir ortamda bilinçlerini bile kaybedebilirler, ancak hemen oksijen takviyesi yapıldığında hayatları kurtulabilir.
Aşağıdaki ayette yapılan benzetmede bu fiziksel gerçeğe -yüksekliğin artmasıyla göğüste meydana gelen değişime- şöyle işaret edilmektedir:
Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslam''a açar; kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir. (Enam Suresi, 125)
_________________________________________
181. http://www.rwjhamilton.org/Atoz/Encyclopedia/article/000133.asp; Medical Encyclopedia, Robert Wood Johnson University Hospital Hamilton
Sonunda ne demek istediği bilinmeyen bu aptalca yazılmış saçma sure bir anlam kazandı demek. Zavallı Müslüman’lar bu sureye 1400 yıl öküzün duvara baktığı gibi bakmışlar demek.. Ne ilginç.. Bu yıldızların birbirleri etrafında dönmesi onların yay çizmeleri demek değildir. Yay bir yörünge değildir. Arapça da kullanılan bir terimdir. Ayrıca iki ayrı yıldızın olduğu da bu ayette açık değildir. Bu son derece müphem ayetlerle herşeyi açıklamak mümkündür. Zaten Kur’an’ın ilkelliği buradadır.
53:9. Fe kane kabe kavseyni ev edna
53:9 So he was the measure of two bows or closer still (İngilizce, Maulana)
53:9 He came down within two bows’ length or even closer (İngilizce Dawood)
Şimdi gelelim yukardaki ayetin yorumuna. İngilizce tercümelerini de ekledim ki daha kolay anlaşılsın.. Bir üstteki ayete bakalım..
Önce Türkçesi
53:8 Sonra iyice yaklaştı ve sarktı
Sonra İngilizcesi...
53:8 Then he drew near, drew nearer yet,
Görüldüğü gibi bir yıldız sarkıyor ve yaklaşıyor.. Daha sonra 53:9’da ifade edildiği gibi iki yay uzunluğu mesafaye kadar yaklaşıyor..
Bütün bu saçmalıklar ne ifade ediyor?
Hiç bir şey.. Kur’an bu yıldız hakkında en ufak bir ip ucu vermiyor. Muhammed Kur’an’da edebiyat yapıyor. Kendi aklına göre okuyanı büyülüyor. Başka hiç bir sır ifşa etmiyor.
Zavallı Müslüman’lar.. Hala Muhammed’in bir hikmet yumurtladığını sanıyorlar.. Hala Kur’an’dan mucize bekliyorlar. Bunun için de bütün güçleri ile mücadele ediyorlar. Uyduruyorlar. Yalan söylüyorlar. Kandırarak ikna etmeye çalışıyorlar..
HACI
YÜKSEKLİK ARTTIKÇA GÖĞSÜN DARALMASI
6:125 Allah iyiye ve güzele götürmek istediğinn göğsünü İslam’a açar. Saptırmak dilediğinin de göğsünü öylesine daraltıp tıkar ki, o göğe yükseliyormuş gibi olur. Allah, iman etmeyenler üzerine pisliği işte böyle atıverir.
6:125 İngilizce. İf God intends to guide a man, He opens his bosom to İslam. But if He pleases to confound him, He makes his bosom small and narrow as though he were climbing up to the sky.
6:125. Fe mey yüridillahü ey yehdiyehu yeşrah sadrahu lil islam ve mey yürid ey yüdılehu yec''al sadrahu dayyikan haracen ke ennema yessa''adü fis sema'' kezalike yec''alüllahür ricse alellezıne la yü''minun
Bir ayetin yorumu ancak bu kadar zorlanabilir. Aslında bu ayet öyle zor anlaşılır cinsden de değil. Müslüman’ların bile anlayabilmesi gerekiyor. Ben biraz açıklayım..
Bu ayete göre insanın kendi yaşamı üzerinde hiç bir katkısı yoktur. Onunla ilgili her şeyi Allah saptamaktadır. O istediği kadar inanmak veya inanmamak istesin, Allah onu istediği şekilde davranmaya zorlayacaktır. Allah bazılarını iyi bazılarını kötü olarak yaratmıştır. Cehannemde ateşe ihtiyaç vardır.
Burada kullanılan bosom (göğüs) terimi ayrıca sine, bağır, koyun anlamlarına da gelir. Göğe yükselmekten çok tırmanmak şeklinde yazılmıştır. Dağa tırmanmak gibi.. Bu tırmanma sırasında kişi soluk soluğa kalacaktır.
Bunun uçakların kişiyi atmosferin binlerce metre üstündeki bir seviyeye çıkaracağı şeklinde yorumlanması, gerçekten bir sahtekarlıktan başka bir şey olamaz. Bazı Müslüman Kur’an yorumcuları bu tür bilimsellikleri kanıtlamak için yapmayacağı şey yoktur. Biz buna ahlaksızlık diyoruz.
HACI
Bre ateitler bu kadar cahil oldugunuzu tahmit etmiyordum.
günümüzde bile sistemler herseyi kontrol ederken sizin o tekrar ettiginiz bilimi mi kontril edemiyecekler.
Uyusunda büyüsün nenniii,
iyi pazarlar...
Teitler kontrola çok alışıklar.. Her şeyleri denetleniyor onların.. Tahrat alırken bile sağ ellerini kullanamaz Allah’ın köleleri.. Bilimsellik sol elle tahrat almaktır.. Allah’a kan akıtmaktır.
Gercekten sen Haci misin, yoksa Hacinin ismi ile yaziyorsun
HER KIMSEN: Yukaridaki yazilari öylesine gelisi güzel yazmissin ki.
Saldirayim da ne olursa olsun ayagi...Kardes sana ne, hangi eliyle tahratlanirsa tahratlanir... Senin bilimselligin bu mu?.. Böyle yazilar ile inananlari sözümona kücük düsürüp... Arkasindan kehkehler... Yasini merak ediyorum... Acaba Ekranin da kizariyormu yüzünü yansitirken....
Ya da Beynine Ates mi basiyor, "simdi ne yazsam da iyice kizdirsam"diye, ..
Yoo bana kalirsa senin gögsün de daraliyor, ...
yoksa ???? Neyse haci senin ve digerlerinin de bilimselligi bu iste, Siz ateist olmadan bir insan olun, pardon, ilk önce fare, sonra maymun, sonra, insan, öylemiydi, yoksa bazilarimiz maymun mu olarak kalmak istemis....??? :lol: :lol: :lol:
Haci sizlerle de bu kadarmis....
Cevremde ki ateistler sizlerden cok degerliler... Dedim ya onlar insan olmasini tamamlamislar.....
Sizler (bazilariniz haric) ya da burada böyle gösteriyorsunuz kendinizi...
isterdim ki beni ikna edin,....
ama nerde , konular cikmaza girince>>>> osuruk,tahrat gibi meselelere geliyor... KOCAMAN BIR AYIP SANA.....
Hadin Hoscakalin,
HACI SANA iyi GECELER DILER YASAMIN GÖNLÜNCE OLMASINI DILER, TÜM INSANLARLA BARISIK, SEVGi VE SAYGI DOLU YASAM DILERIM.
BIR DAHA GÖRÜSMEME DILEGI ILE.....
AHMET....
Ahmet kardeşim…
Ben muhtemelen senin baban yaşında biriyimdir. Ama görüyorsun senin seviyenize inebiliyorum..
Sen yazdıklarını okuduktan sonra yayınlıyorsan bir idiotsun..
Ateit denmez. Ateist denir. Bunu öğreninceye kadar seni teit yapacağım.
Biz demeyim ama, ben kendi bilimselliğimden memnunum.
Size tavsiyem gerçekten bilimsel olmanızdır.
Burada benden ahlak kurallarına uygun olarak yazacağınız her yazınıza uygun bir yanıt alacaksınız.
Ben acımasız intikam alan bir ateistimdir..
Umarım bu uyarımı unutmazsınız..
Selam
HACI
"s" si eksik mis ne olmus.... Al sana SSSSSS
klavyemin bozuk oldugunu, yazilarimi okusaydin bilirdin...
Simdide kelimelerdeki eksikliklere ha....
Babam yasin da olursan ol ...
Benim babam seni döver.... kehlkeh kehhhhke
Burnu büyük akli kücük hacim benim,
Bu kadar da beklemezdim senden,
Neyse ....
Al intikam sen, sendende alinir birgün, sonra da bizler gecer kehkehleriz.... "Hesap sorarlar bir gün sorarlar..."
ihtiyar delikanli hoscakal... Idiot unu da geri iletiyorum....
iyi geceler Haci amca pardon haci dede....
demekki seninde inanamadigin biseyler var
tuh tuh
Kisa Bir Not: Ateistlerin taptiklari bilim din ile celisir, ama hakiki bilim din ile el eledir.
Damdanakan.
(ReS’e)
Çoğu zaman Kur’an ve bilim konusunda tartışıldığında, kimi ayetlerin bilim dışı nitelikte olduğu öne sürüldüğünde pek çok inanır arkadaş Kur’an’ın bir hidayet kitabı olduğunu, bilimsel gerçkleri açıklamak gibi bir derdi olmadığını vurgular, tartışanın seyri değiştirilir böylece. Kimi zaman da yukarıda görüldüğü gibi bir yerlerde Kur’an’ın 1400 yıl once gerçekleri açıkladığına dair bir takım kaynaklar okunur ve bu kaynakların bahsettiği mucizelerin verdiği coşkuyla, Kur’an’ın, “Rabbin sözü” olduğuna dair inanç bir kez daha tazelenir. Adamakıllı bilimsel kaynaklar da arada geçilerek tablo tamamlanır. İman tazeleyenler kendilerini böylece mutlu hissediyorsa ne ala. Ama bence birşeylere inanmak da bu kadar ucuz olmamalı. İnanmak bile bazı şeyleri irdelemeyi gerektirmeli.
Necm 49’da geçen Şi’ra yıldızı’nın rabbi o’dur ifadesinin neye işaret ettiği pek çok tefsirde geçmektedir. O zamanki Cahiliye Araplar’ı arasında kimi kabileler, Şi’ra yıldızı adı verilen yıldıza tapmaktadırlar. Kur’an Allah’ın herşeyin yaratıcısı (kimilerinin tapındığı bir yıldızın bile) olduğunu vurgulamak için bunu ifade etmiştir bu ayette. Necm Suresi’nin, İsra suresinin bir nevi tamamlayıcısı olduğu düşünülmektedir. Ayet, Hz.Muhammed’in Mirac olayından bahsetmektedir. Bu surede kullanılan kişi zamirlerinin kime yönelik olduğu konusunda bir ihtilaf olduğundan bahsedilir. Ayette kimi yerde “O” zamiri ile Cibril’in kastedildiği söylenirken kimileri bu zamirle Hz.Muhammed’in kastedildiğini ifade etmektedir. Necm Suresi’nin 9. ayetinde geçen “ikisinin arasındaki mesafe iki yay kadar oldu” ifadesinde, kimi çevirilerde “ikisi” kelimesiyle Hz.Muhammed ve Cibril kimi çevirilerde ise Hz.Muhammed’le Allah’ın vahyedeceği yerin (cennetteki bir bölge) kastedildiği belirtilir. Neyin kastedildiği konusunda tam bir görüş birliği yoksa da taraflardan biri Hz.Muhammed diğeri cennetin bir kısmı ya da melek (Cibril) dir. Başka bir ihtimal yok. Şimdi bu “ikisinin arasındaki mesafe yay kadar oldu”yla bu kastediliyor iken yukarıdaki yorumun komikliğine ne denir? Kur’an’ı, İslam’ı yere göğe sığdırmamak adına yapılan bu safsatalar ayıp olmuyor mu? Dahası Kur’an’ın dediği doğru dürüst anlaşılmadan böyle yorumlamak günah olmuyor mu? Bir de bilimsel linkler eklenmiş, Harvard’dan kaynaklar verilmiş..Nedir bu cehalet? El insaf! Kendinize gelin biraz!İnandığınız şeyin ne olduğunu bilmiyorsunuz daha. İnanmak bu kadar kolay mı?
ne gibi bilimsel cevaplar istiyorsunuz soyleyinde o na gore cevap verelim.
ayrica haci ya:
HACI,
Halin ne ACI.
Tekvir -
15 – Bakın: Gündüzün sinip gizlenen yıldızlara,
16 – Dolaşıp dolaşıp yuvalarına, yörüngelerine giren gezegenlere,
Diye yazmış bir arkadaş ve bunu Kuranın bilimsel yanı diye sunmuş.
Şimdi Elmalılı Mealine bakalım:
Tekvir suresi
15 - Şimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara),
16 - O akıp akıp yuvasına gidenlere,
17 - Yöneldiği an geceye,
Ben bu Elmalılı çevirisinde yörünge lafını göremedim. Yörünge lafı bilindiği gibi coğrafya terimi. Acaba terimler buraya nerden geldi? Yoksa olaya bilimsellik katma çabası mı var?
Burada yazılacak hiç bir ayet verilecek hiç bir cevap siz ateistleri düşünmeye veya araştırmaya sevk etmeyecektir. Ne demiş einstein ön yargıyı parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur...
(ReS''e)
O bilimsel cevapları tartışma açıldığında, yeri geldiğinde, ilgili kişiye verirsiniz. Ben sadece inanır arkadaşların genel söylemlerden örnekler verdim. Sadece aktarma yaptım, özel bir cevap istemiyorum sizden. Yalnızca Kur''an''ın dediği gibi, gerçekten okuyun, yaradan rabbininzin adıyla okuyun. Çünkü çoğu zaman İslam''ı yücelteyim derken İslam dışına çıkılıyor.
Peeser''in katkısına da şöyle bir yanıt vereyim; burada sıralanacak düşünceler, eleştiriler siz inanırları düşünmeye araştırmaya sevk etmeyecek. Ne demiş Einstein, vs. vs. Çok önaçıcı oldu gerçekten bu katkınız. Slogan atmayın, bildiklerinizi, önerilerinizi ortaya koyun.
Sevgili yeni
Konuyu biraz beklettim, bilincli olarak...
islam tabiki bilim ile celismez hatta tesvik eder...Umarim bu satirda anlasiyoruz...
Ama su bildigimiz, günümüzün, bir türlü tarafsiz olamayan bilimimine bile yol göstermeye yeter.
Gel istersen sana tarihten örnek vereyim...
belki biraz uzun olacak ama, yardimcida olacak... Bazi basliklari Fokus dergisinin son sayisindan aldim....
- Ortacagda su medeniyeti kuran Araplar, Avrupaya sulama sistemlerini götürdüler...
- (Dikkat) Hep batiya mal edilen kusursuz kesifler, yüzyillar önce "dogunun Leonardalari" tarafindan zaten biliniyordu.
- 13. yüzyilda iki pistonlu otomatik su pompasi....
- Yerkürenin 360 derecelik boylamlara bölünmesini Arap cografyacilara borcluyuz. Onlar Galileo dan 600 yil önce dünyanin yuvarlak oldugunu söylemekle kalmamis, yerkürenin "geoid" bir forma sahip oldugunu da kesfetmislerdi...
yazmakla buraya sigdiramayiz....
istersen birkac da isim vereyim:
Cabir Bin Hayyan (721-805) : Celigin gelisimi, su gecirmez kumasin verniklenmesi, paslanmanin önlenmesi gibi kimyasal yöntemleri gelistirmis......................
Ulug Bey (1393-1449) : Timurlenk in oglu Ulug Bey, Yeryüzünün günes cevresindeki tam devrini 365 gün 6 saat, 9 dakika, 6 saniye olarak hesaplamisti. 21. Yüzyilin en modern cihazlari ile yapilan hesaplarla onun hesaplari arasinda yalnizca 58 saniye fark bulundu.......
Asagidakileride isterseniz siz arastirin.... Cok ilginctir.....
Fergani (798-861)
Ebubekir Er-Razi (865-932)
Biruni (973-1048)
Ömer Hayyam (1047-1122)
Hazini (1100-1155)
Cezeri (?-1206)
Ali Kuscu (?-1474)
Harizmi (780-850)
Ebu Yusuf El-Kindi (801-873)
Farabi (870-950)
ibni-Sina (980-1037)
idrisi (1100-1165)
Cabir ibn Eflah (1100-1160)
Takiyüddin (1526-1585)
ve ismi unutulan niceleri .... Allah hepsinden RAZI olsun....
O günün bilimi (ONLARIN BILIMI, insanlar icin, insanlarin birligi icin)
Bu günkü gibi ideolojik meseleler icin kullanilmiyordu....
Selamlar
sonra
Ah Ahmet Bey kardeşim, ah......
Sizleri okuyunca bazan depresyona giriyorum.. Yazdıklarınıza o kadar çok inanmak isterdim ki... Tahmin edemezsiniz...
Ama gösterdiğiniz bu kaynakların doğru olmasına olanak var mı? Hiç mümkün mü?
Dünyanın güneş etrafındaki dönüşünü 1400’lü yıllarda bugünkünden bir dakika farklı bulan biri olabilir mi? Siz buna gerçekten inanıyor musunuz?
Nasıl inanabilirsiniz?
Verdiğiniz örnekleri teker teker yanıtlamak isterdim ama sizi üzeceğim için buna baş vurmayacağım.
İslam ilkel bir dindir ve bilim adamı yetiştirmemiştir demekle yetineyim. Mevcut bilim adamlarının İslam’a hemen hiç bir katkısı olmamıştır.. Ya da onlar İslam’dan yararlanmamışlardır.
Bunlar acı gerçeklerdir..
Üzüntünüzü paylaşıyorum..
Ama İslam için üzülmenizi istemezdim..
HACI
haci sen ağlama ağlasan gözünden yaş gelmez senin.
PARANTEZ İÇİNDELKİLER ZAVALLI DEPRESİF HACİNİN DEPRESDİĞİ BİR ANKA YAZDIKLARI YAZILAR.
şimdi cümle cümle gideyim ; Ah Ahmet Bey kardeşim, ah...... bu cumleyi geciyorum .
(Sizleri okuyunca bazan depresyona giriyorum.. )haci sen zaten deprasyondasın sadece muslumanların yazılarını okuyup gercegi bir kez daha gorunce deprasyonda oldugunun farkına tekrara varıyosun o kadar.
(Yazdıklarınıza o kadar çok inanmak isterdim ki... Tahmin edemezsiniz... ) haci senin tek istegin deprasyondan cıkmak ama sen bu konuda dpresyonun farkında olmakla olmamak arasındaki seviyedesin oyuczden yazılanları ne anlıyosun ne de dogru yanlış ayırt edebiliyosun sadece yazıyı okudunmu dpresyona giriyosun.Tabi bu derin ve karmaşık durumunu tam olarak bilemeyiz ve içinde kopan fırtınaları tahmişn bile edemeyiz.
(Ama gösterdiğiniz bu kaynakların doğru olmasına olanak var mı? Hiç mümkün mü?) haci burada yutkunuyop herşey butun dunya bogazına birikmiş yukunamıyo zavallı. Kaynakalrın dogru olmadıgını o kadar gusel ifade etmişki neredeyse yazının grisini okumaktan vaz gecip haci haci diye tempo tutacaktım :!:
(Dünyanın güneş etrafındaki dönüşünü 1400’lü yıllarda bugünkünden bir dakika farklı bulan biri olabilir mi?) sayın depresif haci bu sorudan onceki yakarışınız nedeni bu soru ise bunu depresyonda olmanıza bagların.ne dmk bu kadar yıl once bu hesap yabılabilir mi? Yabılmış ki dunyada bir suru kaynakta yasıyor.Tabi ibni sinada zaten tıp fakultesini 2. sınıftan terkti tob tobe.
(Siz buna gerçekten inanıyor musunuz?
Nasıl inanabilirsiniz? ) ya haci sen deprasyondayken biz fgittik kitap kurcaladık filan oralarda yazıyodu bunlar hala da yazıyor. bir suru yabancı musluman olmayan bilim adamı var insafı vicdanı olan bu adamlar ,nkar etmiyor kim hangi bilim dalında nasıl ilerleme kaydetmiş.tıp fakultesi 2 den terk ibni sinanın kitapları ozellikle avrupada ve islam cografyasında yuz yıllarc a temel kıtap olmuş tıpa vs...
( Verdiğiniz örnekleri teker teker yanıtlamak isterdim ama sizi üzeceğim için buna baş vurmayacağım. ) haci depresif olmasına ragmen ornekleri ahmeti uzmemek için cevaplamayacagını yazmış aman ne lutuf.haci bu forumda senin 1 tane bile acıkladıın biş yokki oradaki ornekleri acıklayacan.hem zaten kapasiteni bundan onceki cumlede ortaya koymuşsun orneklerden birini zamanı bahane ederek olurmu canım olayı yabmışsın.ama hacı olmuş işte uzme kendini.çık depresyondan.hem ahmet sen uzul diy uyazmış send yaz ahmet uzulsun biras heop senmi usulecen
( İslam ilkel bir dindir ve bilim adamı yetiştirmemiştir demekle yetineyim. ) haci azla yetinme sonra depresyona giriyon.İslam bilim adamı yetiştirmmişmiş.Dedim ya zaten ibni sina tıp fakultsini 2. sınıftan terk ama nednse tum dunya yuzyıllarca onun kitaplarıyla uygulamış tıbbı.islam ilkel bir din degil şüphesiz.ilkle olan senin düşünce sistemin haci. Kuranda o kadar bilimi teşvik eden ayet ve peygamberimizin bilimi teşşvik eden uygulamaları olmasa nasıl o kdar musluman bilim adamı çıkardı?Tabi haci sen depresyondasın haci acayım biras.Müslüman olan her millet hem fn hmd ilahiyat ilimlerind kendi içlerinden muazzam derecede bilgili yenilikçi şahsiyetler cıkadılar.Batı orta cagda surunurken musllumanlar dogal olayları tekrar yorumlamaya basladı gittiler heln yunan uydgarlıgının eserlerini bile çevirip incelediler eksiklerini tamamladılar.Her bilim dalında ortaya yıılarca basuru kaynagı olarak kullanılacak eserler koydular haci.senin yukarıdaki cümleyi sarf etmenle bu gercekler deişmeyecek bizim uzulecek bi şeyimiz yok haci.haci sen bilimsel arastuırma yabarken ateist olmandan ne fayda sağlıyon açıklarmısın ateist olunce fizik kanuları biyolajik elektromanyetik ve bilimum olaylar sana malummu oluyo anlat bakalım!!!!
( Bunlar acı gerçeklerdir.. ) haci bunlar acı gerceklerdir dediin senin depresif durumun mu yoksa bu kadar yanlış bilgiyi dogruymuş gibi ard arada sıralama pişkinlğin mi!!!!
( Üzüntünüzü paylaşıyorum.. ) haci biz senin için uzuluyoz bu cok kompleks bi durum olmaya başladı bea biz haci için uzuluyok haci de paylaşıyo bunu o kdar yanlışın içinde bu normalmidir nedir?
( Ama İslam için üzülmenizi istemezdim.. ) haci ya ne dusunceli dpresif yanlış bilgileri dogruymuş gibi sunan bir insansın ya. sagol haci biz izaten islam için uzulmuyok snin ve senin gibiler için uzuluyok o da dpresyona filan girmıyoruz.
HACİ SANA KAÇTANE MUSLUMAN İLİM ADAMI GETİRMEK LASIM MIT DE FİLAM ÇALIŞAN??? BUYUK PARALARI ARAŞTIRMA ÇALIŞMALARINDA YONETEN. YOK HALA BU SALAKLIĞA DEWAM EDECEKSEN BULALIM Bİ DE O BİLİM ADAMLARINA KONUŞ BAKALIM NE DİYEBİLECEKSİN???BİR SURU ŞEYİ ÇARPITIYOSUNUZ AMA BU VE BİR COK KONUDA ÇOOK PİŞKİNSİNİZ ÇOOOK.
Merhaba;
Kuran''da bilimsel gerçekliklerin olduğunu savunmak postmodernist islam anlayışının bir ürünüdür. Ama bir bilseler aslında farkında olmadan kuranı nasıl da saptırdıklarını. 1400 yıl boyunca o yorum senin bu yorum benim derken kuranın tarihsel bağlamı kalmadı gitti. Bu yorumlar birike birike artık öyle bir hal almış ki insan kuranı eline aldığında sanki bir astronomi kitabı okuyor. Hele hele Çelakıl gibi şarlatanların gayretiyle kuran Nostrodamus''un kehanetler kitabı oluverdi. Gelecekteki felaketler ya da buluşlar önceden kuranda varmış da... (Tsunami felaketi madem kuranda yazıyordu ne diye insanları uyarmadın da günaha girdin).
Neyse... Yapacak bir şey yok. Bırakalım kuranı istedikleri gibi yorumlasınlar. İstedikleri gibi saptırsınlar. Farketmiyorlar bile. Farketmeyecekler de. Ama bu arada olan bilimin doğasına oluyor. Sanki bilim tanrının varlığını kanıtlamaya yarayan bir araçmış gibi algılanıyor. Bilimin nihai amacı tanrıyı bulup göstermektir sanki. Eh, n''apalım bilimden ancak bu kadar anlıyorlarsa... Bilim tanrının varlığına ya da yokluğuna dair bir ''delil'' sunmaz ancak tanrı üzerine insana bir içgörü kazandırabilir diyorum ama hala anlamamakta ısrar eden arkadaşlar var. Ziyanı yok. Bırakalım kendi elleriyle dinlerini talan etsinler.
Saygılar
Merhaba;
Kuran''da bilimsel gerçekliklerin olduğunu savunmak postmodernist islam anlayışının bir ürünüdür. Ama bir bilseler aslında farkında olmadan kuranı nasıl da saptırdıklarını. 1400 yıl boyunca o yorum senin bu yorum benim derken kuranın tarihsel bağlamı kalmadı gitti. Bu yorumlar birike birike artık öyle bir hal almış ki insan kuranı eline aldığında sanki bir astronomi kitabı okuyor. Hele hele Çelakıl gibi şarlatanların gayretiyle kuran Nostrodamus''un kehanetler kitabı oluverdi. Gelecekteki felaketler ya da buluşlar önceden kuranda varmış da... (Tsunami felaketi madem kuranda yazıyordu ne diye insanları uyarmadın da günaha girdin).
Neyse... Yapacak bir şey yok. Bırakalım kuranı istedikleri gibi yorumlasınlar. İstedikleri gibi saptırsınlar. Farketmiyorlar bile. Farketmeyecekler de. Ama bu arada olan bilimin doğasına oluyor. Sanki bilim tanrının varlığını kanıtlamaya yarayan bir araçmış gibi algılanıyor. Bilimin nihai amacı tanrıyı bulup göstermektir sanki. Eh, n''apalım bilimden ancak bu kadar anlıyorlarsa... Bilim tanrının varlığına ya da yokluğuna dair bir ''delil'' sunmaz ancak tanrı üzerine insana bir içgörü kazandırabilir diyorum ama hala anlamamakta ısrar eden arkadaşlar var. Ziyanı yok. Bırakalım kendi elleriyle dinlerini talan etsinler.
Saygılar
unver k,imse kuranı atronomi kitabı gibi oku uyor bunu tapan sizsimni! Bu foruma girecek kşiler bunu gorecek ama siz inkara dewam.
Merhaba,
Kuran mucizeleri ile ilgili ayetler hakkındaki itirazların bir kısmına ben de katılıyorum. Özellikle Şira yıldızı hakkındaki eleştirilerin benzerini, ben de bu konunun yayınlandığı siteye gönderdiğim yazı ile yaptım. Ayetin geliş gidişi okunursa burada Şira yıldızından değil, Peygamberle Cebrail arasındaki diyalogdan söz edildii anlasilir. O yüzden bunu Şira ikili yıldızdan söz ettiğini söylemek bence yanlıştır.
Aynı şekilde tekvir suresinde yörünge olarak çevrilmiş mealde bence hata yapılmış. Ayetin orijinalinde yörünge kelimesi geçmez. Ama Kuran’da yörünge ( فلك ) kelimesi vardır. Örneğin: 21/33
Kuran mucizeleri konusu çok fazla abartıldığı gibi, hiç yokmuş gibi de davranılmaya çalışıldığını düşünüyorum. Kuran’da verilen birçok bilgi günümüzün bilim anlayışıyla ancak anlaşılabildiği kanaatindeyim. Bunun için bir çok örneği Kuran’dan verebiliriz.
http://www.mucizeler.com/
Daha önce de Hacı ile olan bir tartışamda bu konuda yazdım. Kuran bir bilim kitabı değildir. Kuran İnsanların doğru yolunu bulmaları için gönderilmiş bir bilim kitabıdır.
Kuran’da geçen peygamber mucizelerinin bilimsel olmadığını iddia etmek asıl bilim dışılıktır. Bilim söyleyebileceği bu olay gözlemlenmeden bir yorum yapılamayacağıdır diye düşünüyorum.
Örneğin geçen yıl Rusya da yapılan bir araştırmada, belli bir açıdan ve belli bir süratle rüzgar estiğinde Musa dönemindeki gibi denizin yarılabileceğini ortaya koymuşlardı. Emin gazetede çıkan haberi okuyanınız olmuştur. Yoksa kaynağını bulabilirim.
Bu konuda bir şeyi de düzeltmek istiyorum. Kuran’da yada Kitabı Mukaddes’te Musa’nın kızıl denizden geçtiği söylenmez. Kuran’da hiçbir isim verilmezken, Tevrat’ta Reed sea’den söz edilir. Buradaki Reed ifade Kırmızı olarak kabul ediliyor ama bu Red değildir. Burada söylenen yer Sazlık denizi dene bir yerdir ve kızıl denizden farklı bir yerdir.
Mucizeler istisnalardır. Doğada böyle istisnalar vardır. Mucizelerin ortaya çıkmasında zamanlama ve şartla önem kazanır. O yüzden bunları şu anki şartlar ve ortamla değerlendirmek yanlış olur.
Benim için doğa kanunlarının olması bir mucizedir. Bir kanun varsa bunun bir kanun koyucusu olduğunu düşünüyorum. Ayette size kendi içinizde ve dış dünyada ayetlerimi göstereceğim sizde tanıyacaksınız diyor. Ben çevreme baktığımda bunları detaylı olarak görebiliyorum. Yazılarımda ifade etmeye çalıştım. Bir tane çim tanesi benim için bir yaratılış harikası yada simsiyah topraktan çıkan kıpkırmız gül bir iman hakikatı.
Forumun başındaki ilk soruya dönecek olursak. Kuran ve bilim arasında bir çelişkinin olmayacağını düşünüyorum. Fakat yanlış din anlayışı ile bilim arasında yada Kuran ve yanlış bilim anlayışı arasında sorundan söz edebiliriz.
Din adına pazarlanan bir çok yalan var. Örneğin medyumlar, cinciler vs. bunların dinle hiçbir alakası olmamasına rağmen, dini kendileri için bir jargon olarak kullanıyorlar. Ayrıca hadislerden oluşan uydurma bir din daha var. Bunlar din adına bir sürü yalanı insanlara vaaz ediyor. Bunları ben de eleştiriyorum. Ahiret yada cenet cehennem konularına gelince. Bunlar zaten gayb konularıdır. Kuran’ın kendisi bunlara gayp der. Bunlara iman olur. Bilimsel kanıtı aranmaz. Zaten bilimsel olarak da var olduğunu kimse iddia etmez. Fakat yanlış bilim anlayışına sahip olanlar bilime göre cennet cehennem yok der. Bu bilimin sınırları dışındadır. Ve bilimin konusu değildir diye düşünüyorum. bilimin bu konuda söyleyebileceği, ahiret kavramının bilimin inceleme sınırları dışında olduğu ve bu konuda bir yorum yapılamayacağıdır. Bu felsefenin konusudur.
Kuran’a iman konusunda özellikle 19 mucizesini incelemenizi tavsiye ederim.
http://www.mucizeler.com/kumlar.htm
Bu matematiksel kot çok önemlidir diye düşünüyorum. Bu konuda biraz daha detaylı bir başlık açmayı düşünüyorum. Orada bu konuda daha detaylı tartışma imkanı olacağını tahmin edebiliyorum.
Selamlar
Fakat yanlış bilim anlayışına sahip olanlar bilime göre cennet cehennem yok der. Bu bilimin sınırları dışındadır.
O halde size inanmamız için hiçbir sebep yok.Ayrıca doğru bilim anlayışı cennetin varlığını nasıl ispatlıyor :lol:
MARX:DİN, HALKLARIN AFYONUDUR.
Soruma cevap alamadığım için tekrar yazma ihtiyacı duyuyorum:
Tekvir -
15 – Bakın: Gündüzün sinip gizlenen yıldızlara,
16 – Dolaşıp dolaşıp yuvalarına, yörüngelerine giren gezegenlere,
Diye yazmış bir arkadaş ve bunu Kuranın bilimsel yanı diye sunmuş.
Şimdi Elmalılı Mealine bakalım:
Tekvir suresi
15 - Şimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara),
16 - O akıp akıp yuvasına gidenlere,
17 - Yöneldiği an geceye,
Ben bu Elmalılı çevirisinde yörünge lafını göremedim. Yörünge lafı bilindiği gibi coğrafya terimi. Acaba terimler buraya nerden geldi? Yoksa olaya bilimsellik katma çabası mı var?
(ella''ya)
"Kuran’da geçen peygamber mucizelerinin bilimsel olmadığını iddia etmek asıl bilim dışılıktır." demişsiniz. Peygamber mucizelerini Hz.Muhammed hariç (onun bir tek Kur''an mucizesi olduğunu söylemiştiniz) diğer tüm peygamberlere reva gördüğünüzü biliyorum.
İki Rus bilim adamının bazı olasılık hesaplarıyla deniz yarılma olayının mümkün olabileceğine dair haber http://www.haberarsivi.com/haber.asp?id=4273 adresinde görülebilir. 30 m/sn''lik bir rüzgarın kayalıklar üzerindeki bir denizin çekilmesini sağlayabileceğini ve böylece kayalıkların açığa çıkabileceğini iddia etmişler. Bu hızdaki bir rüzgar deniz çekilmesine yol açabiliyor yani. Kur''an''da ise Şuara 63''te bu olay anlatılırken denizin yarıldığı, yarılan her bir parçanın koca bir dağ gibi olduğu ifade ediliyor. Bunun bir suyun çekilip de altındaki bir kayalığı açığa çıkarmasıyla ilgisi yok. Sular sağa sola ikiye yarılıyor ve bir yol açılıyor. Tevrat''taki ifade ise şöyle :
"Ve Musa elini denizin üzerine uzattı.Ve Rab bütün gece kuvvetli şark yeli ile denizi geri çevirdi ve sular kara oldu ve deniz yarıldı. Ve İsrailoğulları kuru yerden giderken sular sağlarında ve sollarında onlara duvar oldu." (Çıkış 14, 21-23)
Araştırmacılar herhalde buradaki şark yelinin etkisini kanıtlamışlar kendilerince. Ama Tevrat''taki ifadeler bile buna izin vermiyor. Kayaların üzerinden rüzgar etkisiyle suyun çekilmesi başka şeydir,sağa sola duvar olacak şekilde yarılmak başka şey.
Bir de şu var, olay böyle basitçe oluyorsa buna neden mucize deniyor? Madem doğal birşeydir bunun mucize olmakla ne ilgisi var? Mucizeler doğal süreçlerle açıklanıyorsa buna mucize denir mi? Önemli olan tam da İsrailoğulları oradan geçerken bunun olması ve Firavun askerlerinin geçerken suyun kapanması. Olay aslında bununla bitmiyor. Tüm bu olaylar olurken Rab "ateş ve bulut direğinden" olayları izlemekte ve gerektiğinde direktifler verip müdahale etmektedir. Örneğin Mısırlıların arabalarının tekerleklerini yerinden çıkarmakta ve ordularını bozmaktadır. Hatta bu yüzden Mısır''lı askerler "Kaçalım, Rab İsrailoğulları için bizimle cenk ediyor" diye kaçıyorlar. Daha sonra Rab Musa''ya elini denize uzatmasını söylüyor ve böylece denizin kapanması gerçekleşiyor. Askerler de helak oluyor. (Bkz Tevrat Çıkış 14, 24-31) Rab olaya doğrudan müdahale etmektedir, bundan daha güzel mucize olur mu? Kur''an''ın, hasetli, kıskanç ve bir ülke kurma özlemiyle yanıp tutuşan küçük bir kavmin ciddi bir narsisistik tavırla kendini yüceltmeye, kutsamaya, şanlandırmaya çalışırken ürettiği efsaneleri sahiplenmesi, oradaki olayları bölük pörçük, yarım yamalak anlatmaya çalışması Hz.Muhammed''in stratejik dehasıyla, ulaşabildiği kaynaklar arasından sızıp karşımıza çıkmış. Şimdiki Müslüman arkadaşlara da bu efsanelerdeki mucizeleri sahiplenmek kalmış. Diğer kitaplılar kendi kitaplarındaki bir ifade için deney yapmaya çalışmışlar, bizimkiler de bundan nasiplenmeye çalışıyorlar çünkü. Herhalde birgün, Şuara 32. ayette anlatılan, Musa''nın asasını atıp apaçık bir ejderhaya dönüştürmesi mucizesi de bilim adamlarınca deneylerle ispatlanır. O yüzden böyle şeylere önyargılı yaklaşmamak gerek. Bilim dışına çıkma tehlikesi var çünkü.
Düzeltmenize karşılık ben de birşey söylemek istiyorum. Tevrat''ta bu olay anlatılırken (Türkçe''sinde de) Kızıl Deniz''i yardı gibi bir ifade geçmiyor zaten. Fakat daha sonraki ifadelerde kavmin ilerleyiş yönü anlatılırken ancak buradan geçmiş olabilecekleri ortaya çıkıyor. Öyle olmasa bile suları yarma hikayesi bununla sınırlı değil sadece. Tevrat''ta, Yeşu ve kavmi de, Ahit Sandığı''nı taşırken coşkun Erden Nehri suları kesilir, birikir ve kavim kuru topraklardan geçtikten sonra sular tekrar akar. (Tevrat, Yeşu 4, 1-19)
Bir de hatırlatma yapayım. ReS''in yukarıda aktardığı "Kur''an''daki bilimsel gerçekler"in kaynağı Harun Yahya''dır. Oradaki yorumu siz de doğru bulmuyorsunuz. Doğru bulmamakla yetiniyorsunuz. Her bir yazısına tonlarca kaynak uyduran bu adamlar nasıl oluyor da ayetin basit bir tefsirinden haberdar olmuyorular? Yoksa oluyorlarlar da bilinç çarpıtmak için yalan yanlış şeyler uydurmak, üçkağıtçılık yapmak daha mı kolay oluyor onlar için? Siz de dahil olmak üzere burada yazı yazan pek çok inanır arkadaş pek çok kez bu siteyi tavsiye etmiş, link atmış, kaynak göstermiştir. Daha dikkatli olunmasını bir kez daha tavsiye ediyorum
"Çöpe at" tabirini pek çok kez kullandıktan sonra sizin de ne zaman 19 mucizesi için başlık açacağınızı merak ediyordum. Şifrecilik, kutsal kitaplardaki sayılarla uğraşma, kitaplı dinlerde hep görülen birşey. Örneğin Tevrat''ta da, İncil de de şifreler olduğu iddia ediliyor ciddi bir biçimde. Onlar da kendilerince çarpıyorlar, bölüyorlar, herbir harfe bir rakam verip ortaya anlamlı birşeyler çıkartıyorlar. Ne yapmalıyız? Bunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Doğru mudur söyledikleri? Tanrı bunları da matematiksel kod içinde mi vermiştir? Tavsiye ettiğiniz linke tıkladım ama oradaki ifadeler sabır sınırlarımı epey bir zorladı. Sizinkini de bekliyorum. Saygılar..