Orijinalini görmek için tıklayınız : KOMİK BİR HADİS!
Ebu Leheb
20-11-2004, 17:50
Muhammedin şöyle dediği rivayet ediliyor:
"Sizden birinizin içecegi (ve yiyecegi) içine sinek düştügü zaman, o kişi onun her tarafini batirsin, sonra çikarsin (atsin). Çünkü sinegin iki kanadinin birisinde hastalık, öbüründe de şifâ vardir..."
KAYNAK: Sahih-i Buharî Muhtasari.(Diyânet Yayinlari, Cilt 9 , sh. 70 ve d. Hadîs no. 1365)]
SORU:
Ben bu hadiste muhammedin söylediği şeyi yapıp, çorbama düşen bir sineği elime alıp tekrar çorbaya batırıp çıkarsam ve çorbamı içmeye devam etsem iyi bişey yapmış olur muyum? Hatta şifa bulmak için o sineği yalasam iyi olur mu?
Yoksa hadise aykırı biçimde, çorbaya düşen sinekteki bakteri ve mikroplar çorbamı kirleteceği için, hijyenik açıdan hasta olmamak için o çorbayı döküp yeni bir kase çorba mı almalayım?
Hangisi doğru olur?
Not:Bilim der ki: "Sinekler ve diğer haşereler, mikrop bulaşmış malzemeler ile yiyecekler arasında mikrop taşıyan bir köprü oluştururlar."
İslama göre Hadisler bu dinin en temel kaynaklarından birdir. O yüzden hiçbir müslüman bu hadisleri yok sayamayacağı gibi buna aykırı hareket etmesi de günahtır!
Bu hadisin uydurma olduğunu iddia edecek olanlar için baştan cevap veriyorum:
Kimisi bir hadise uydurmadir deyip o hadisi yazani yalancı yerine koyuyor ki bu buyuk bir hatadir. Buhari gibi kendini dine adamis bir musluman hadis uydurmak gibi bir gaflet icine asla dusmez cunku bunun ne kadar agir bir cezasinin oldugunu herkesten daha iyi bilir.
Hem nerden biliyorsunuz bu hadisin uydurma oldugunu? peygamer donemdinde mi yasadinız yoksa buhari hadisleri yazarken yaninda mıydınız? Niye buhari gibi en buyuk din alimlerinden birinin gunahini aliyosunuz? Nasil bu kadar emin olabiliyorsunuz o hadisin uydurma oldugu konusunda?
Bu hadis diyanet gibi bir kurum tarafindan gercek olarak nitelendiriyor ve sadece diyanetin degil butun hadiscilerin kitabinda yer aliyor. Bu hadisi yayinlayanlar dini sizden daha az bilen dangalaklar mı yani?Bu hadis uydurmadır diyerek bunu mu kastediyorsunuz?
Merhaba Ebuleheb.
"İslama göre Hadisler bu dinin en temel kaynaklarından birdir. O yüzden hiçbir müslüman bu hadisleri yok sayamayacağı gibi buna aykırı hareket etmesi de günahtır!" diye yazmissin.
Kuran da hadislerle ilgili bir ayet varmidir?Eger varsa seni destekliyorum.Eger yoksa soylediklerinin hepsi biraz havada kalir!
SAYGILAR.[/b]
Ebu Leheb
20-11-2004, 20:31
Merhaba Ebuleheb.
"İslama göre Hadisler bu dinin en temel kaynaklarından birdir. O yüzden hiçbir müslüman bu hadisleri yok sayamayacağı gibi buna aykırı hareket etmesi de günahtır!" diye yazmissin.
Kuran da hadislerle ilgili bir ayet varmidir?Eger varsa seni destekliyorum.Eger yoksa soylediklerinin hepsi biraz havada kalir!
SAYGILAR.[/b]
merak etme havada kalmaz :D
çünkü islam dininde hadisler, dinin temel kaynaklarından biridir bunu dinliler de kabul eder zaten.
birçok ibadet biçimi hadislere göre yapılır. kuranda ezan okumaya veya günde 5 vakit namaz kılmayla ilgili ayet de yoktur. bu ibadetlerin nasıl yapılcağı konsunda da bir ayet yoktur. nasıl oruç tutulur, hangi hallerde oruç bozulur, nasıl namaz kılınır, hac nasıl yapılır, sünnet ve farzlar nelerdir, imanın şartları ve özellikleri nelerdir gibi konularda kuranda hiçbir hüküm yoktur.
yukarıda saydıklarıma ek olarak islamla ilgili 1000''lerce konunun dayanağı hadislerdir. eğer hadisler olmasaydı islam dininin en az %70''i olmazdı.
buna rağmen bana inanmıyorsanız herhangi bir camiiye gidip imama şu soruyu sorabilirsiniz:
"hadis nedir, hadisin islamdaki yeri nedir, hadise uymazsak ne olur?"
Tekrar merhaba
Mâide(*) Sûresinin 6 . Ayetinde
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat o sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz
Bakara(*) Sûresinin 184 . Ayetinde
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.43 Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır
Daha yuzlerce ornek var.
Sunnet ibadetlerin nasil yapilacaginin peygamber tarafindan aciklanmasidir.Uygulanmasidir.Hadis degildir.
Hadis peygamberin olumunden 200 sene sonra yazilmis seylerdir ve dinde yeri yoktur.
Sorumun cevabini aldim.Kurani okumadan ortaya bir konu atmissin ve hadislerin gercek dindeki yerini bilmeden yorum yapmissin.
Adam yaralamak kanunen suctur.Dusunki sen eline bir kedi alip adamin birini kedi ile dovdun.Kanunada kediyle adam dovmek suctur diye birsey yok.Onun icin sucsuzum hakim bey diyebilirmisin?
SAYGILAR. :lol:
Ebu Leheb
21-11-2004, 01:10
Tekrar merhaba
Mâide(*) Sûresinin 6 . Ayetinde
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat o sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz
Bakara(*) Sûresinin 184 . Ayetinde
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.43 Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır
Daha yuzlerce ornek var.
Sunnet ibadetlerin nasil yapilacaginin peygamber tarafindan aciklanmasidir.Uygulanmasidir.Hadis degildir.
Hadis peygamberin olumunden 200 sene sonra yazilmis seylerdir ve dinde yeri yoktur.
Sorumun cevabini aldim.Kurani okumadan ortaya bir konu atmissin ve hadislerin gercek dindeki yerini bilmeden yorum yapmissin.
Adam xxxxxx kanunen suctur.Dusunki sen eline bir kedi alip adamin birini kedi ile dovdun.Kanunada kediyle adam dovmek suctur diye birsey yok.Onun icin sucsuzum hakim bey diyebilirmisin?
SAYGILAR. :lol:
abdestin ve orucun hangi hallerde bozuldugunu nerden biliyosun? ezanin nasıl okunacagını nerden biliyorsun?namazın tam olarak nasıl kılınacagını hangi surelerin okuncagını nerden biliyorsun?haccın nasıl yapıldğının ayrıntılarını nerden biliyosun?
yani ibadetlerdeki her unsurun kaynağı kurandır bunu mu demek istiyorsun?
ayrica her konuda senin kaynak gösterdiğin kuranı örenek alsak, at, eşek, martı gibi hayvanları da yememiz lazım. kuran bunları yasaklamamıştır, sükut ikrahtan geldiğine göre hadi at veya eşek ye de göreyim seni! :P
bir de sünnet demişsin, peki bu sünnet nedir yahu? sünnetin kaynağı nedir? muhammedin yaptığı veya susarak onay verdiği eylemler günümüze nasıl ulaşmıştır? bu sünnetler günümüzde nasıl biliniyor hadi açıkla da göreyim seni! sakın hadis-sünnet ilişkisini bilmediğini söyleme bana! 8)
saygı benden olsun :wink:
Ebu Leheb
21-11-2004, 01:13
bu arada, yeni senden küçük bir ricam olacak, benim yaptığım gibi sen de neden benim soruma cevap vermiyosun?
bu hadiste muhammed bize bişeyler söylemiş, muhammedin dediğini yapalımmı yapmayalımmı?
Bütün dinlerin aslı yoktur diyebiliriz.. Hepsi hurafelere dayanır. Dinlerin arasında en iyi dökümanlanan yine de İslam’dır.. Bunu kabul etmek zorundayız.. Hristiyanlığın başlangıcı bilinmezliklerle doludur. İsa’nın yaşamamış olması olasalığı bile vardır.
İslam çok iyi bilinen bir dindir.. Bundan hiç kuşkunuz olmasın.. Muhammed’in yaşamı, peygamberler arasında son derece özel bir yere sahiptir. Çünkü o zamana kadar Muhammed fizik olarak varlığı bilinen bir iki peygamberden biridir. Onlara Musa ve İbrahim bile dahil değildir. Çünkü onların ve diğer Yahudi peygamberlerinin yaşayıp yaşamadığı kesinlik kazanmamıştır.
Sünnet hakkında en ufak bir kuşkunuz olmamalıdır. Hadislerden farklı olarak sünnet çok iyi kaydedilmiş, dökümanlanmış, Muhammed’e ait bir yaşam tarzıdır.. Hadisler ayrı bir olay.. Onlardan biz ateistlerden daha çok bazı Müslüman’lar rahatsız olmaktadırlar.
Kur’an da değişmiş olabilir ama, bu değişiklik Osman’dan sonra donmuştur. Bu yüzden Kur’an’ı da değişmemiş olarak kabul etmek zorundayız..
Abdest, namaz, namaz sırasında ellerin, ayakların konumu, yapılan dualar ve diğerleri zamanla değişikliğe uğramamıştır, ya da çok az modifiye edilmişlerdir. Çünkü onlar sünnetullahdan kalmadır. Sünnet en güvenilir İslam geleneklerinin nesilden nesle geçmesi demektir.
Bu durum karşısında, İslam dinini çağdaşlaştırmak tümüyle olanaksızdır. İslamsal gelenekler tümüyle çağ dışı ve akıl dışıdırlar. Bazı Müslüman’lar İslam’ı kurtarmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Ama bunda başarılı olmaları mümkün değildir. Kur’an ve Sünnet kesinlik kazanmıştır. Hadislerin çöpe atılması yetersizdir. İslam’ı kurtarmak için Kur’an ve sünnetin de çöpe atılması gerekmektedir. Bu da olanaksızdır..
Selamlar
HACI
"abdestin ve orucun hangi hallerde bozuldugunu nerden biliyosun? ezanin nasıl okunacagını nerden biliyorsun?namazın tam olarak nasıl kılınacagını hangi surelerin okuncagını nerden biliyorsun?haccın nasıl yapıldğının ayrıntılarını nerden biliyosun?"
Bunlarinda cevaplari var ama simdi bu forumu ayetlerle doldurmak istemiyorum.
Burada benim musluman oldugum sonucunu cikarmak bir onyargi olur.Bir ateist baska bir ateistide elestirebilir bir muslumanida.Belki yaniliyorumdur ama islama karsi yapilan elestirilerin biraz daha mantikli olmasi kanaatindeyim.
"Sinek,yemek,kanat,zehir ve sifa" meselesi ibadet degildir.Bu hadiste soyleneni yapmazsan gunahkar olmazsin.
Sunnet uygulamadir.Peygamber bizzat kendisi uygulamis ve uygulatmistir.Sunneti terk etmek haram degildir.Nasilki uzakdogu dogus sanatlari yuzyillardan beri suregelmistir,sunnette oyledir.
Ama hadis oyle degildir.Cogu uydurma oldugu icin ben tamamini uydurma goruyorum.Kuranda hadislerle ilgili en ufak bir soz yoktur.
"O kadar acimki bir ati bile yiyebilirim." Degimi gunumuzde sikca kullanilir.Avrupadaki magazalarda at eti bolca satilmaktadir.Eger biz bunlari yemiyorsak bu bizim tercihimizdir.
SAYGILAR.
Ebu Leheb
21-11-2004, 02:20
"abdestin ve orucun hangi hallerde bozuldugunu nerden biliyosun? ezanin nasıl okunacagını nerden biliyorsun?namazın tam olarak nasıl kılınacagını hangi surelerin okuncagını nerden biliyorsun?haccın nasıl yapıldğının ayrıntılarını nerden biliyosun?"
Bunlarinda cevaplari var ama simdi bu forumu ayetlerle doldurmak istemiyorum.
Burada benim musluman oldugum sonucunu cikarmak bir onyargi olur.Bir ateist baska bir ateistide elestirebilir bir muslumanida.Belki yaniliyorumdur ama islama karsi yapilan elestirilerin biraz daha mantikli olmasi kanaatindeyim.
"Sinek,yemek,kanat,zehir ve sifa" meselesi ibadet degildir.Bu hadiste soyleneni yapmazsan gunahkar olmazsin.
Sunnet uygulamadir.Peygamber bizzat kendisi uygulamis ve uygulatmistir.Sunneti terk etmek haram degildir.Nasilki uzakdogu dogus sanatlari yuzyillardan beri suregelmistir,sunnette oyledir.
Ama hadis oyle degildir.Cogu uydurma oldugu icin ben tamamini uydurma goruyorum.Kuranda hadislerle ilgili en ufak bir soz yoktur.
"O kadar acimki bir ati bile yiyebilirim." Degimi gunumuzde sikca kullanilir.Avrupadaki magazalarda at eti bolca satilmaktadir.Eger biz bunlari yemiyorsak bu bizim tercihimizdir.
SAYGILAR.
demek at yemenin serbest oldugunu kabul ettin,bari esek yemenin de serbest oldugunu kabul etseydin...ati yiyosun esegi yiyosun peki domuzu neden yemiyosun? buna da bir aciklama getir de neden 1500 yildir dinliler domuz gibi ucuz bir protein kaynagindan mahrum kalmis ögrenelim.
ya domuz kiskanmaz gibi komik bir aciklama yapacaksin ben de sana esini kıskanan hayvan mı var veya inek esini kıskanırmı ya da hayvanlarin cinsel sadakatsizliginin sagligimiza bir etkisi mi var, ya da hayvanlari yemek icin onlarin yatak odalarini mi gözetleyecegiz, ya da hayvanlarda evlilik mi var da kiskanclik olayini tartisiyoruz diycem..
ya domuzun bok yedigini iddia edeceksin ben de sana tabiatta hivbir canlı bok yemez veya domuz çiftligine gittin de domuzun bok yedigini mi gördün, hangi bilimsel kaynakta domuzun bok yediği yazar diye soracağim. hicbir canlı bok yemez, ancak bokla hasır nesir olan bir hayvan varsa o da tavuktur. tavuğun ne eşelediğini bilirsin di mi? inek bokunda buğday arar tavuklar! :P
domuzun yenmesi konusunda yapacağın muhtemel açıklamaları şimdiden çürüttüğüme göre ne diyeceksin merak ediyorum. 8)
son olarak sana dinden çıktığının müjdesini vermek isterim. zira koskoca bir hadis külliyatını redderek bu dine karşı geldin. sana bir camiiye gidip imama hadis konusunu sormanı istemiştim ama anlaşılan bunu yapmaya eriniyosun, daha kolayını yap o zaman ve googlea girip hadis yazan sonra enter tuşuna bas, karşına gelen siteleri gez dolaş ve dinden çıktığını anla! :wink:
merhaba Ebuleheb.
At konusunda epeyce sevinmise benziyorsun.Domuz etide gunumuzde bolca tuketildigini soyliyeyimde tam olsun.
Esek etide ulkemizde ozellikle sucuk ve pastirma sanaiyinde bolca kullanilmaktadir.Marti yiyen fakir insanlarda vardir.
Dikkat edersen ben sana hadis ve sunnetle ilgili haram ve gunahtan bahsettim.At helaldir demedim.Haramdir da demedim.Acikcasi sen kendin caldin kendin oynadin. :)
Rica ediyorum."hadisi reddeden dinden cikar"palavrasindan vazgec.Bana gore sen ateist falan degilsin.Buyuk ihtimalle farkliligini bir sekilde ispat etmeye calisiyorsun. :cry:
Bu forumda dusuncelerine saygi duydugum ama tarzini hic begenmedigim hacinin yazilarini okursan iyi bir ateistin nasil oldugunu daha net bir sekilde ogrenirsin?
SAYGILAR.
Ebu Leheb
21-11-2004, 06:39
merhaba Ebuleheb.
At konusunda epeyce sevinmise benziyorsun.Domuz etide gunumuzde bolca tuketildigini soyliyeyimde tam olsun.
Esek etide ulkemizde ozellikle sucuk ve pastirma sanaiyinde bolca kullanilmaktadir.Marti yiyen fakir insanlarda vardir.
Dikkat edersen ben sana hadis ve sunnetle ilgili haram ve gunahtan bahsettim.At helaldir demedim.Haramdir da demedim.Acikcasi sen kendin caldin kendin oynadin. :)
Rica ediyorum."hadisi reddeden dinden cikar"palavrasindan vazgec.Bana gore sen ateist falan degilsin.Buyuk ihtimalle farkliligini bir sekilde ispat etmeye calisiyorsun. :cry:
Bu forumda dusuncelerine saygi duydugum ama tarzini hic begenmedigim hacinin yazilarini okursan iyi bir ateistin nasil oldugunu daha net bir sekilde ogrenirsin?
SAYGILAR.
demagoji yapmanın bile bir etiği olmalı! ama sen etikten uzak bir tartışma yapıyosun. ben kuran at yemeyi yasaklamamış niye at yemiyorsun diye soruyorum sen de komik olduğunu düşününerek "at konusunda epeyce sevinmişe benziyosun" diyosun. ben niye sevineyim yahu? kurana inanmayan birini kuran bağlamazki. sevineceksen sen sevim çünkü kurana inanan sensin! 8)
at haram veya helal demedin doğru ama "sükut ikrahtan gelir", "yasaklanmayan şey serbesttir" gibi lafları hiç duymamış gibi konuşuyosun.bu durumda kuranda yasak edilmediğine göre at ve eşek yemek serbesttir. tanri domuz yemeyin diyor da at-eşek yemeyin niye demiyor? demekki bi bildiği var. :D
Rica ediyorum."hadisi reddeden dinden cikar"palavrasindan vazgec.Bana gore sen ateist falan degilsin.Buyuk ihtimalle farkliligini bir sekilde ispat etmeye calisiyorsun
camiye git imama sor diyorum yapmıyosun, googlea gir arama yap diyorum yapmıyosun, öğrenmek istemeyen sensin ben ne yapabilirim. bir dinli arkadaş hadisi reddetmenin manasını sana açıklarsa belki o zaman inanırsın.
bir insanın farklı olduğunu ispat etmeye çalışmak için bu tür sinekli hadislerle uğraşacağını düşünmen saflıktan başka bişey değil! :shock:
Bu forumda dusuncelerine saygi duydugum ama tarzini hic begenmedigim hacinin yazilarini okursan iyi bir ateistin nasil oldugunu daha net bir sekilde ogrenirsin?
bildiğim kadarıyla münafıklık dininizde çok büyük bir günah. ama buna rağmen hacı ile benim aramda bir nispet kurarak, rekabete gireceğimizi düşünmen ve iyi polis-kötü polis muhabbeti çekmen münafıklıktır.
Tekrar merhaba Ebuleheb.
Hadislerin dinin temeli oldugunu soyledin ispatlayamadin.
Ibadetlerin kuranda olmadigini soyledin,ispatlayamadin.
Meseleyi tuhaf bir sekilde at,esek meselesine getirdin ortaya bir sey koyamadin,sacmaladin.Cok cahil bir sekildede "at,esek yemek yasak degil yesene diyorsun".Hem dinen hemde kanunen yasak olmayan seyleri sen yermisin?En azindan muslumanlarin yasaktan dolayi yemedikleri bir seyler var.
Imam konusuna gelince.Imamlarin 99%''unun senden farki yok.hatta seni onlardan daha iyi buluyorum.Imamlardan nefret ederim.
Bana imama gitmeyi onermen ilericilik oluyorda benim sana Haci''nin yazilarini okumani onermem munafiklik oluyor.Sen bilirsin. :wink:
Bence bir konuyu incelerken tarafsiz olursan islamdaki yanlislari daha dogru bir sekilde ortaya cikarabilirsin.En azindan ben boyle dusunuyorum.
SAYGILAR.
Merhaba,
Ebu Leheb en gelenekçi hadisçiden daha çok hadisçi oldu. İslam’ı Kuran’ı bilmeden ahkam kesebiliyor. Hem inkarcılığı, hem de yobazlığı aynı bünyede bu şekilde bir araya getirerek eşine az rastlanır bir başarıya ulaşmış durumda.:-)
Kuran’da İslam dinin tüm hükümleri vardır. Eğer Kuran’da olmayan bir şey varsa, zaten o da yoktur.
birçok ibadet biçimi hadislere göre yapılır. kuranda ezan okumaya veya günde 5 vakit namaz kılmayla ilgili ayet de yoktur. bu ibadetlerin nasıl yapılacağı konusunda da bir ayet yoktur. nasıl oruç tutulur, hangi hallerde oruç bozulur, nasıl namaz kılınır, hac nasıl yapılır, sünnet ve farzlar nelerdir, imanın şartları ve özellikleri nelerdir gibi konularda kuranda hiçbir hüküm yoktur.
Namaz vakitleri Kuran’da vardır. Oruç nasıl tutulur, hangi haller orucu bozar Kuran’da vardır. Hac nasıl yapılır onlar da Kuran’da vardır. Kısacası Kuran’da Müslümanlar için gerekli ne hüküm varsa hepsi Kuran’da vardır. Bu konuda da Ebu LEheb ahkam kesmiş.
Zaten Kuran’a dayalı İslam anlayışının temeli budur. Hadislere göre değil Kuran’a göre hükmetmektir. Bu yolla daha sonradan dine sokulmuş tüm hurafeler ve uydurma hadislerin ortaya attığı yalanlar temizlenmiş olacaktır.
Ebu Leheb Kuran’a göre ibadetleri sormuş. Bu sorulanların tümüne bir den cevap vermek çok uzun sürer. Eğer bir konuyu seçip sorarsa Kuran’a göre detaylarını açıklarım.
Kuran’a göre at, eşek yada martı etinin yenmesi haram kılınmamıştır. Haram olanlar leş, akmış kan ve Allah’tan başkasının adına kesilmiş olan hayvanlardır. Onun dışında hepsini yiyebilirsiniz. Ben şahsen hiç kırmızı et yemiyorum. Fakat bu etler haramdır diyemem. Çünkü Kuran’da haram kılınmamıştır. Ayrıca sen örneğin at yada eşek eti yesen fark da etmezsin. Ben daha önce at eti yedim. Dana etinden hiç bir farkı yok.
Peygamberin sünneti günümüze kadar geldiği iddiası yalandır. Hadislerle bu olay sonradan değiştirilmiş ve din taassubun içine böylece sokulmuştur.
Ebu Leheb
22-11-2004, 16:57
sizler müslüman değilsiniz! çünkü hadis külliyatını bir çırpıda çöpe atıp islamın tek kaynağı olarak kuranı gösterdiniz. sizler çoktan dinden çıktınız bile. bunu ben söylemiyorum bunu islam söylüyor.
madem imama güvenmiyorsunuz o zaman herhangi bir ilahiyat profesörüne gidin ve hadisin islamdaki yerini sorun sonra hadisleri reddetmenin ne anlama geleceğini sorun.
bütün ilahiyat fakültelerinde hadis kürsüsü vardır. bunlar dangalak olduğu için mi hadis kürsüsünü kurmuşlar.
bütün müslümanlar 1500 yıl boyunca bu hadislere inanmışlar ve onlara göre hareket etmişler, bu kadar müslüman dangalak mıydı?
kuranda açıkça birçok ayette muhammedin bir örnek olduğu, onun yaptıklarının yapılmasının ve muhammedin söylediklerinin yapılmasının iyi bir şey olduğu, muhammedin örnek alınması gerektiği söylenmiştir. hadisi reddedip muhammedi örnek almak yanlıştır demeniz kurana bile aykırı. ben dininizi sizden daha iyi biliyorum be! :D
aklıma gelmişken tekrar sorayım hangi hallerde abdest ve namaz bozulur?
hangi hallerde oruç bozulur?
kaç vakit ve ne zaman namaz kılınır?
namazı bozan haller nelerdir?
ezan nasıl ve neden okunur?
bu soruları hadi kurana bakıp cevaplayın da göreyim sizi! hem hadis yoktur diyorsunuz tek kaynak kuran diyorsunuz hem de kaynağı kuran olmayan kaynağı hadis olan şeyleri yapıyorsunuz! bu ne komiklik! bu ne saçmalık! bu ne çelişki! bu kadar mazoşist olmayın lütfen! zaten komik duruma düştünüz bir de aptal durumuna düşüyorsunuz kendinizi! insan kendisine bu kadar eziyet etmemeli.
sizler harun yahya denen kerameti kendinden menkul bir adamı izliyosunuz. o adam sizin için oturup düşünmüş taşınmış, sizin ayrıca düşünmenize gerek yok o ne dese doğrdudur di mi?
sünneti ve hadisi reddeden harun yahya dan başka dinli var mı? hangi din bilgini islamın en temel 2 kaynağı olan hadis ve/veya sünneti reddeder?
yani buhari gibi ömrünü islama adamış bir din bilgini, yıllarca çöl çöl dolaşıp 650.000 tane hadisi boş yere toplamış ve dangalaklık etmiş öyle mi?
alpacino_ugur
22-11-2004, 17:55
adım uğur ünal.biras sorularına cevap yazayım dedim.
hadisler elbette ki inkar edilemez.bundan dolaydır ki bazı sorularına ve kafanı karıştıran olaylara cevap yazayım dedim.buharinin yazdığı veya müslimin veya tirmizinin yazdığı hadis olaylarını ele alırsak sana bi olayla cevap vermiş olayım...
bir gün buhari hazretleri hadis aramaya gitmişken köyün birinde bir insanı tarif ederler ve derler ki şu adam da gerçekten peygamberin sözleri var ve çok iyi kendini ALLAHA adamış insan derler.onda yalan yoktur hadisleride sahih tir (gerçektir) derler.buhari adamın yanına varır ve adamı atıyla uğraşırken görür.atını ahıra sokmak için şekerle kandırdığını gören buhari bu adam atı kandırıyorsa benide kandırır diyerek oradan uzaklaşır.
şimdi ben sana şunu soruyorum.bu kadar ince düşünen buhari neden bu kadar çelişkili hadisler yazsın.
sinekle ilgili hadise gelince.
hz.aişe anamız çorba içerlerken tasına sinek düşer,ne aişe anamız sineği tastan çıkarır.bu arada peygamber efendimiz (s.a.s) ya aişe! sen sineğin bir kanadında zehir diğer kanadında da zehri önleyici canlılar olduğunu biliyor musun der.bu hadiste şu anlaşılır ki peygamber efendimiz (s.a.s) orada mikropların da bi canlı olduğunu anlatır.şu anki bilim adamlarıda mikropların canlı olduğunu kabul eder...(newyork time''s 12.13)
Merhaba Ebuleheb.
Sen sunnet ve hadisi es anlamda degerlendirip onun uzerine fikir yurutuyorsun.Sunnet=hadis denkleminde senin dedigin herseye katiliyorum.Ama boyle birsey yok.Sunnet=hadis denklemini sen kurduguna gore bunun ispatini yapmak sana duser.
Ayrica hasislerle ilgili kurandan kaynak gosteremedin.Bu su demek.Ya boyle bir kaynak var ama bize gostermek istemiyorsun.Yada boyle bir kaynak yok ama yanlislikla var sanmissin.
Bu arada sana ve butun diger forumculara seviyeli ve kaliteli yazilari icin tesekkur ediyorum.Butun Turkiye''ye ornek olmasi dilegiyle.
SAYGILAR.
Ebu Leheb
22-11-2004, 18:28
Merhaba Ebuleheb.
Sen sunnet ve hadisi es anlamda degerlendirip onun uzerine fikir yurutuyorsun.Sunnet=hadis denkleminde senin dedigin herseye katiliyorum.Ama boyle birsey yok.Sunnet=hadis denklemini sen kurduguna gore bunun ispatini yapmak sana duser.
Ayrica hasislerle ilgili kurandan kaynak gosteremedin.Bu su demek.Ya boyle bir kaynak var ama bize gostermek istemiyorsun.Yada boyle bir kaynak yok ama yanlislikla var sanmissin.
Bu arada sana ve butun diger forumculara seviyeli ve kaliteli yazilari icin tesekkur ediyorum.Butun Turkiye''ye ornek olmasi dilegiyle.
SAYGILAR.
sevgili yeni, biz ateistler küfür ve hakaret etmeyiz, kanit göstererek konusuruz ve dedigin gibi her zaman seviyeliyizdir. bunun nedeni yüksek insan ahlakidir. yani etiktir. benim iyi bir insan olmak icin dine ihtiyacim yok. ben bir ateistim, hirsizlik yapmam, yalan söylemem, hakaret etmem vs vs. benim dinim yok ama iyi bir insanim, demekki dine ihtiyac yok.
egitim ve ahlak insani onurlu kilar, insanin onurlu ve ahlakli olmasi icin dine ihtiyac yoktur.aksi halde hapishaneler müslümanlarla dolu olmazdi!
bu arada bir önceki mesajimda hadisin neden islamin kaynagi oldugunu kanitlarla gösterdim ve sizin bu hadisleri reddtmenizin dinden cikmak oldugunu sööyledim ama ya yazdiklarimi okumadiniz ya da yazdiklarimi görmemezlikten geldiniz. :D
Ebu Leheb kardes.
Neden israr ediyorsun.Hemen her mesajimda sana kuranda hadisin dinin kaynagi oldugunu ispatlamani istedim.Ama halen lafi dolastiriyorsun.
Tekrar ediyorum.Ben kuranda hadisler dinin kaynagidir diye birsey yok diyorum.Sen var diyorsun.Varsa goster yada bilmiyorum de.
Mesajlarinin hepsini okudum ve maalessef hicbir yerde bu soruma cevap vermedin.Birde sen oku. :!:
Bir onceki mesajimda ictenlikle yaptigim iltifata gosterdigin tepki biraz ilginc.
Sordugum soruya cevap bulmak umidiyle.
SAYGILAR.
Ebu Leheb
22-11-2004, 18:56
Ebu Leheb kardes.
Neden israr ediyorsun.Hemen her mesajimda sana kuranda hadisin dinin kaynagi oldugunu ispatlamani istedim.Ama halen lafi dolastiriyorsun.
Tekrar ediyorum.Ben kuranda hadisler dinin kaynagidir diye birsey yok diyorum.Sen var diyorsun.Varsa goster yada bilmiyorum de.
Mesajlarinin hepsini okudum ve maalessef hicbir yerde bu soruma cevap vermedin.Birde sen oku. :!:
Bir onceki mesajimda ictenlikle yaptigim iltifata gosterdigin tepki biraz ilginc.
Sordugum soruya cevap bulmak umidiyle.
SAYGILAR.
sevgili yeni asagıdaki cevabımı 2 topic altina yazdim bu 3. oluyor. ya okumuyosun ya da okudugun halde okumamazlıktan geliyosun.hadi oku ve cevap ver.
sizler müslüman değilsiniz! çünkü hadis külliyatını bir çırpıda çöpe atıp islamın tek kaynağı olarak kuranı gösterdiniz. sizler çoktan dinden çıktınız bile. bunu ben söylemiyorum bunu islam söylüyor.
madem imama güvenmiyorsunuz o zaman herhangi bir ilahiyat profesörüne gidin ve hadisin islamdaki yerini sorun sonra hadisleri reddetmenin ne anlama geleceğini sorun.
bütün ilahiyat fakültelerinde hadis kürsüsü vardır. bunlar dangalak olduğu için mi hadis kürsüsünü kurmuşlar.
bütün müslümanlar 1500 yıl boyunca bu hadislere inanmışlar ve onlara göre hareket etmişler, bu kadar müslüman dangalak mıydı?
kuranda açıkça birçok ayette muhammedin bir örnek olduğu, onun yaptıklarının yapılmasının ve muhammedin söylediklerinin yapılmasının iyi bir şey olduğu, muhammedin örnek alınması gerektiği söylenmiştir. hadisi reddedip muhammedi örnek almak yanlıştır demeniz kurana bile aykırı. ben dininizi sizden daha iyi biliyorum be!
aklıma gelmişken tekrar sorayım hangi hallerde abdest ve namaz bozulur?
hangi hallerde oruç bozulur?
kaç vakit ve ne zaman namaz kılınır?
namazı bozan haller nelerdir?
ezan nasıl ve neden okunur?
bu soruları hadi kurana bakıp cevaplayın da göreyim sizi! hem hadis yoktur diyorsunuz tek kaynak kuran diyorsunuz hem de kaynağı kuran olmayan kaynağı hadis olan şeyleri yapıyorsunuz! bu ne komiklik! bu ne saçmalık! bu ne çelişki! bu kadar mazoşist olmayın lütfen! zaten komik duruma düştünüz bir de aptal durumuna düşüyorsunuz kendinizi! insan kendisine bu kadar eziyet etmemeli.
sizler harun yahya denen kerameti kendinden menkul bir adamı izliyosunuz. o adam sizin için oturup düşünmüş taşınmış, sizin ayrıca düşünmenize gerek yok o ne dese doğrdudur di mi?
sünneti ve hadisi reddeden harun yahya dan başka dinli var mı? hangi din bilgini islamın en temel 2 kaynağı olan hadis ve/veya sünneti reddeder?
yani buhari gibi ömrünü islama adamış bir din bilgini, yıllarca çöl çöl dolaşıp 650.000 tane hadisi boş yere toplamış ve dangalaklık etmiş öyle mi?
Ebuleheb kardes.
Kuranda....hadislerin.....dinin......kaynagi...... olduguna....dair bir ayet varmidir,yokmudur.
Cevabin evet yada hayir olsun yeter.
SAYGILAR.
Kur''an''da hadislerin dinin kaynagi olduguna dair bir ayet var midir?
Sordun da sordun yaw......
Asagi tukursem bir turlu, yukari tukursem bir turlu..
Evet vardir desem itiraz edilecek, hayir yoktur desem itiraz edilecek...
Ne desem ki_
Evet vardir Yeni kardesim... Ama onlar senin dusundugun ayetler gibi ayetler degillerdir.. Onlarda hadislerden bahsetmez.. O ayetler Musluman''lardan Muhammed''e boyun egmelerini emreder. Hadis lafi edilmez Kur''an''da. Cunku o laf Muhammed''in olumunden sonra turemistir. Kur''an''da hadis kelimesinin gectigini gormedim. Ama hadis ne demekteir. Muhammed''in sozleri degil midir? Kur''an Muhammed''in eseri degilse, hadisle en ufak bir ilgisi olmayabilir diyebilirsin... Ama Allah Kur''an''da Musluman''lari Muhammed''e saygili olmaya davet ediyorsa buna ne diyeceksin bakiiiiimmmm?
Ayrica Kur''an''da Allah Muhammed agzindan konusur gibi yapar bir iki yerinde.. Onlara hadis diyebilir miyiz..
Hayir... Yoktur Yeni kardesim. Kur''an''da hadisle ilgili ayetler yoktur. Olamaz da..
Evet. Aldin iste cevabini.. Hem evet.. hem de hayir..
Keeeeeeh keh kehhhhhhhhhhhhhhhhhh
Hacı Merhaba,
Al sana abdest ile ilgili sorduğun sorunun cevaba.
5/6- Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da (yıkayın.) Eğer cünüpseniz temizlenin (gusül edin); eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük çıkarmak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.
Ayette nelerin abdesti bozduğun, nasıl abdestin alınacağını açıklanmıştır. Diğer konularda böyle açıklanmıştır. Diğer konuları burad uzun uzun yazmak hem vakit alacak hem de çok fazla uzun olacak. Onun için bu konudaki detayları merak edenler bu adresten açıklamalara ulaşabilir:
http://www.kurandakidin.net/bolumler/36inanckonularinamaz.htm
Ebu Leheb ve Hacı gelenekçi yobazlarla aynı saftalar artık.:-) İkisi de onlar gibi uydurma hadisleri savunuyorlar.
Doğru söylersin Ella kardeşim ama, eksik söylersin.. Evet. Birçok şey Kur’an’da vardır. Ama Kur’an yetersizdir.
Örneğin.. Kanunlar.. Şeriat kanunları…
Kur’an’da 80 civarında kanun hükmünde ayet vardır. Hepsi o kadar.. Bu yeter mi? Bu yüzden İslam’da dört mezhep ortaya çıkmıştır. Hanefi, Şafi, Hanbeli ve Maliki.. Bunlar İslam imamlarıdırlar.. Kur’an’ı kendilerine göre yorumlamışlardır.
Bunun gibi daha birçok şey vardır. Sünnetten nasıl kaçabilirsiniz? Hadisleri nasıl inkar edebilirsiniz? Muhammed hiç konuşmamış mıdır? Hiç mi bir şeyler yapmamıştır? Şimdiye kadar gelmiş geçmiş bütün Müslüman’ları ahlaksız kabul edebilir misiniz? Ben bile etmiyorum. Bu önemli sorunları İslam’ın alimlerinin bir araya gelerek aralarından halletmeleri gerekmez mi? Ama nerde o alimler? Nerde bir araya gelecek İslam alimleri? Siz bir yandan çekin, diğerleri öte yandan çeksin.. Kopyur İslam yaw.. Kopuyor ve parçalanıyor.. Belki de iyi oluyor.. keeeh keh kehhhhhhh
Selamlar
HACI
CANIM KARDEŞİM YENİ..
ÖZÜR, BU YAZILARINI YENİ OKUDUM.. VE SANA BİR DOST ELİ.
ELLA SEN DE OKU LÜTFEN..
VE ARKADAŞIM EŞ.. ARKADAŞIM EŞ..PARDON EBULEHEB MİSİN NESİN?
bu soruları hadi kurana bakıp cevaplayın da göreyim sizi! hem hadis yoktur diyorsunuz tek kaynak kuran diyorsunuz hem de kaynağı kuran olmayan kaynağı hadis olan şeyleri yapıyorsunuz! bu ne komiklik! bu ne saçmalık! bu ne çelişki! bu kadar mazoşist olmayın lütfen! zaten komik duruma düştünüz bir de aptal durumuna düşüyorsunuz kendinizi! insan kendisine bu kadar eziyet etmemeli.
DEMİŞ VE DAHA BÜSSÜRÜ SAÇMALAMIŞSSIN.
BURADA TÜM BU DİNE AYKIRI YAZANLARI AYRI TUTARAK BU SALAK EBU LEHEB E BİR ŞEYLER DEMEK İSTİYORUM, KABALIĞIMI NAZUR GÖRÜN.
DAHA ÖNCE DE YAZDIM AMA- OKUMAMIŞ, VE LÜTFEN ADMİN LERE SESLENİYORUM, BU TÜRLER ÖNCÜDÜR, KAFASINI KESMEZSENİZ, VÜCUTLARI ÇOK UĞRAŞTIRIR.
SEN HİÇ KURAN OKUDUN MU?
OKUDUYSAN ANLAMAYA ÇALIŞTIN MI?
HADİSLERİN HİÇBİR MÜSLÜMANI BAĞLAMADIĞINDAN NE KADAR FİKRİN VAR?
İMAM DİYE DİYE NE KASTEDİYORSUN?
BEN Kİ MÜSLÜMANIM, BEN Kİ 50 YILDA 3 KEZ CAMİYE GİTTİM,BEN Kİ BU KİTABI 15 SEFER OKUDUM, SENİN İÇİN 30 SEFER DAHA OKURUM, SEN Bİ SEFER OKUMADAN KLASİK SALLAMAYLA DA SADECE BENİ ÖFKELENDİRİRSİN. YAPMAK İSTEDİĞİN BUYSA...BURASI ORTAMI DEĞİL.
AT ETİ..İT ETİ...AÇ KALSAM SENİ DE YERİM.BİLİYOR MUSUN?
NEDEN DOMUZ ETİNİN 5 LİRAYA VE NEDEN KOYUN ETİNİN 15 LİRAYA SATILDIĞNI BİLEMEYEN BİR CEHALET BURALARA YAZI YAZABİLİYORSA... BUNDAN BEN DEĞİL ADMİN SORUMLU...
KIZMAYACAĞIM DAHA FAZLA SIRF SENİN VE SENİN GİBİLERİNİN SALAKÇA SORULARINI MUHATAP ALMAM GEREKEBİLİR DİYE..
ÖNCE OKU NE LEHEB SEN..BAŞTAN AŞAĞIYA OKUDUM YAZDIKLARINI...
CEHALET KOKUYOR.
BURASI HERKESİN HERŞEYİ YAZABİLDİĞİ ORTAM. BANA GİT SOR DEMEDEN ÖNCE GEL BANA SOR.BEN SANA ANLATAYIM.
TUZAĞINA DÜŞTÜM BİLE...AMA EMİN OL ADMİNLERE BIRAKTIM İŞİ..BEN OLAYDIM, SEN BURALARA YAZMAK DEĞİL, ADRESİ İÇİN BİLE BİRİLERİNE KÖLE OLUR HERŞEYİNİ VERİRDİN. AMA BEN GENE DE DERİM Kİ, DERDİN ÖĞRENMEKSE, ELLA, YENİ, HATTA HACI VE RUSSEL, OĞUZ BEN EMİNİM SANA BİRŞEYLER VEREBİLİRİİZ..YETER Kİ ALACAK YERLERİN AĞRIMASIN...
SEVGİYLE VE BARIŞIK KALMAK UMUDUYLA
ALİBABA
YA YA, ARKADAŞLAR ÖZÜR..OKUDUKÇA TEPEM ATIYOR..
YA GUSÜL DEMİŞ, NAMAZ DEMİŞ, ABDEST DEMİŞ...HARUN YAHYA DEMİŞ...FESÜPANALLAH..İLK KEZ DUYDUM VE BULDUM GİRDİM.OKUDUM BİRAZ.
SEN NEDEN KAFADAN HERKESİ HARUN YAHYACI İLANEDEBİLİYORSUNSAYINLEHEP.
ANTİREKLAM DA BİR TÜRLÜ REKLAMDIR.BİLMEZ MİSİN.
SEN HARUN YAHYAYLA YENİYE ELLAYA YUH DİYEBİLİYORSAN BEN ALİBABA OLARAK
AÇ Bİ SEFER KURAN OKU, ANLAMAZSAN Bİ DA OKU, ANLAMAZSAN BİDA, GENE DE ANLAMAZSAN GEL BANA SOR DİYEBİLİR MİYİM.
SAYENDE HARUN YAHYA YI DA TANIDIK HA..
SEVGİYLE VE BARIŞIK.
ALİBABA
Ebuleheb Kardes.
Farkindamisin?Rezil oldun,harabeye donustun.Mahvoldun.Araya gittin.Kendini yaktin.Sacmaladin.Uydurdun.Badanas ettin.Kendine yazik ettin.Eminimki butun bunlarin sende farkindasin.
Neden mi?Bir soruya cevap veremedin!
Ama senin icine dustugun durum ateistleri baglamaz.Cunki onlardanda inananlardanda dusunen saygi gosteren kaliteli ve seviyeli insanlar vardir.Insanligi hosgoruyu kimse kendi tekeline almasin.Her dinden,her ideolojiden,her irktan kisacasi her cesit insandan iyisi vardir,kotusu vardir.Insan herseyden once insandir.
Ama insanlari illede kisimlara ayirmak gerekiyorsa ben soyle derim.
1.Iyi insanlar(dusuncesi ne olursa olsun)
2.Kotu insanlar(senin gibi insanlar)
BIR GUN IYI BIR INSAN OLMAN DILEGIYLE.
YINEDE SAYGILAR.
Ali Baba,
neden boyle ofkelendiniz? Ebu Leheb''in dogrulardan soz etmesi mi sizi sinirlendirdi? Soyleyin bakalim, dininizden Hadis''leri cikartirsaniz geriye ne kalir? Yukarida Haci soylemis; kuran yetersiz, aradiginiz her seyi Kuran''da bulamazsiniz demis... Ve gercekten de bulamazsiniz... Kuran inerken ibadetin nasil yapilacagi bile bilinmiyordu, herkes Muhammed''e bakiyor, o nasil yapiyorsa onun gibi yapiyordu. Her sey Muhammed''in yorumuna gore belirleniyordu.
Kuran''i 15 kere okumus biri olarak delikanli gibi soyle, Kuran''a baktiginda kafandaki butun sorulara cevap bulabiliyormusun?
Bulamiyorsan neye muracaat ediyorsun?
BIRAKIN ARTIK ISINIZE GELDIGINDE HADIS''LERE YAPISMAYI, GELMEDIGINDE REDDETMEYI.. HADISLER OLMASA, NE DININIZI ANLARDINIZ NE DE KURAN''IN TEFSIRINI YAPABILIRDINIZ...
HIKMETINDEN SUAL OLUNMAZ, GERCEGI ELBETTE ALLAH BILIR DER DURURDUNUZ...
Yeni,
dakika basi ayni soruyu sormaktan yorulmadin mi? Bozuk plak gibi...
""Kuranda....hadislerin.....dinin......kaynagi...... olduguna....dair bir ayet varmidir,yokmudur""
Su soruda bir anlam, bir meymenet var mi? Islamdan bi-haber hristiyan bile boyle abuk soru sormaz...
Hadis nedir?
Muhammed''e ait sozlerin ve fiillerin, Muhammed''in yakin cevresindekiler tarafindan nakledilmesi veya rivayet edilmesine Hadis denilmektedir. Bunun disinda Muhammed''in birinci dereceden yakinlari ve surekli yaninda bulunan kisilerin Muhammed hakkinda verdikleri bilgiler de bu kapsamdadir.
SIMDI BURAYA DIKKAT;
HADISLER MUHAMMED''IN OLUMUNDEN SONRA GUNDEME GELMISLERDIR. BU NEDENLE KURAN''DA HADIS''LER ILE ILGILI TUMCE YOKTUR.
Hal boyleyken, neden israrla Kuran''da bu yonde bilgi olup olmadigini sorarsin?
Hem olsa ne olur olmasa ne olur? Sizin dininizin kurallarini KURAN DEGIL HADISLER BELIRLER...
YUZMILYONLARCA MUSLUMAN SUNNETI "FARZ" GIBI UYGULAMAKTA VE KOSULSUZ INANMAKTADIR..
SIZIN GIBI UC BES KISININ HADISLERE KARSI CIKMASI BU GERCEGI DEGISTIRMEZ;
ISLAM BIR RIVAYET DINIDIR...
Ebu Leheb
23-11-2004, 14:57
Yuh olsun size!!!! :D
Böyle bir şey olamaz! Bir önceki mesajımı okudunuz mu siz ya?
Ben orda ne dedim siz bana ne diyorsunuz?
Neden hadisin kuranın bir kaynağı olduğunu delilleriyle açıkladım, sonra cevabını kuranda bulmanızı istediğim bazı sorular sordum cevap veremediniz! Biri çıkmış sadece abdest nasıl alınırla ilgili bir ayet yazmış. Halbuki ben abdesti bozan şeyleri sormuştum.
hangi hallerde oruç bozulur?
kaç vakit ve ne zaman namaz kılınır?
namazı bozan haller nelerdir?
ezan nasıl ve neden okunur?
bu soruların cevabı da yok. bu soruların cevabı kuranda yok..eee nerden biliyorsunuz bu soruların cevabını peki?
bütün ilahiyat fakültelerinde hadis kürsüsü vardır. bunlar dangalak olduğu için mi hadis kürsüsünü kurmuşlar.?
bütün müslümanlar 1500 yıl boyunca bu hadislere inanmışlar ve onlara göre hareket etmişler, bu kadar müslüman dangalak mıydı?
yani buhari gibi ömrünü islama adamış bir din bilgini, yıllarca çöl çöl dolaşıp 650.000 tane hadisi boş yere toplamış ve dangalaklık etmiş öyle mi?
bu soruların da cevabını verememişsiniz.
sordugum sorulara yanıt verme, sonra rezil oldun de...muhahaha asıl rezil olan sizsiniz. kendinizi kandırıyorsunuz, gerçekleri görmemezlikten geliyorsunuz. helal olsun be, 15 asırlık koskoca hadis külliyatını bir çırpıda çöpe attınız!
Merhaba Oguz
Bence Ebulehebin yanlislarina destek verip sende kendine yazik etme.
"KOMIK BIR HADIS" basligini acan Ebuleheb''tir.Insanlarla dalga gecercesine "sinek yenmelimi yenmemelimi....at,esek eti yesene..domuz yesene...git bir imama sor...vs" gibi sacmaliklara basvuran da odur.Bunlari yaparkende yobaz dindarlar gibi "hadis dinin kaynagidir" diyende odur.Mademki boyle bir kabulu vardir bunun kaynagini gostermek zorundadir.Bu gayet dogaldir.Neden karsi cikiyorsun anlamiyorum.
Peygamber namaz kilarken ve kildirirken hadislere mi bakmistir.Ezani okuturken Buharinin kaynaklarina mi basvurmustur?Hayir hayir.Demekki sunnetin kaynagi hadis degildir.Sunnet=hadis degildir.
Ebulehep demiski.
"bütün müslümanlar 1500 yıl boyunca bu hadislere inanmışlar ve onlara göre hareket etmişler, bu kadar müslüman dangalak mıydı?"
Muslumanlar dangalakmiydi bilmem ama hadislerin ortaya cikis tarihini bilmeden 1500 yil hesabini yapanlar birazcik dangalaktir.
Oguz kardes.
Inananlardan oldugu gibi ateistlerdende ne dedigini bilmeyen sirf laf olsun diye sacmalayan Ebuleheb gibi cahiller vardir.Lutfen Ebulehebin yazdiklarini bastan itibaren oku ve ona gore karar ver.
SAYGILAR.
Bence Müslüman’ların bu tür tepki göstermeleri İslam’ın çaresizlik içinde olduğunu gösteriyor. İslam gözlerimizin önünde parçalanıyor. Bırakın hadisleri atsınlar. Sünneti atsınlar.. Bu adamlar namaz kılabilir ve abdest alabilirler ama, onların nasıl bozulduğunu bile bilmeden bir dine iman etmeye devam edecekler.. Bu mümkün mü? Kur’an denen kitap bu kadar yetersizken ve ayrıca baştan sona sapkın ayetlerle dolu iken, ondan medet ummak ne demek?
Denize düşen yılana sarılır demek.. Müslümanların makus kaderi bu..
Ne acı
HACI
Ebu Leheb
23-11-2004, 16:45
Hacı güzel söylemişsin ama anlayana!! Davul çaılıyoruz adam duymuyor daha ne yapalım?
Yeni, sen oruç tutuyormusun, namaz kılıyormusun eğer bunları yapıyorsan şu sorulara cevap vermek zorundasın!Ama 4. defa sormama rağmen hala cevap veremedin!Ha dersenki "ben bu ibadetleri yapmıyorum ve bu ibadetlerin yapılması gerektiğine inanmıyorum" o zaman bu soruları cevaplamak zoruunda değilsin. Hadi bakalım aşağıdaki sorulara kurana bakarak cevap ver. Eğer bunu yapabilrsen senden özür dileyeceğim.Ama yapamazsan(ki yapamayacaksın) özür dilemesen de bari en azından yanlış bildiğini kabul et. Bu arada hadisleri reddederek dinden çıkmış olduğunu herhangi bir ilahiyatçıya sorarak teyit edebilirsin.
hangi hallerde oruç bozulur?
kaç vakit ve ne zaman namaz kılınır?
namazı bozan haller nelerdir?
ezan nasıl ve neden okunur?
Sünnet ile hadisi karıştırıyosun diyenler önce bu sünnetlerin nasıl günümüze ulaştığını açıklasın. Hadis sünnet ilişkisi derken bunu kast ettim. Mesela muhammed sakallı olduğu için sakal bırakmak bir sünnettir. Peki bu sünnetin kaynağı ne cahiller? Muhammedin sakallı olduğunu nerden biliyoruz kara cahiller! Tabiiki hadislerden!!!!!!!!!!Diğer sünnetlerin kaynağı da hadsilerdir!!!!
Sizden bir ricam var:İmzamı okuyun ve DÜŞÜNÜN!
Tekrar Merhaba
Hadislerin uyduruk oldugunu her taraftan ustune basa basa dilegetiren ve hatta bunun icin islami ve muslumanlari ahlaksizlikla suclayan sizler ne cabuk fikir degistirdiniz ve hadislere muslumanlardan daha cok sahip ciktiniz.Demekki ben kurani reddetsem onada sahip cikip dini butun muslumanlar olacaksiniz.
Bu forum ise yariyor. :D
SAYGILAR.
Ebu Leheb
23-11-2004, 17:16
Tekrar Merhaba
Hadislerin uyduruk oldugunu her taraftan ustune basa basa dilegetiren ve hatta bunun icin islami ve muslumanlari ahlaksizlikla suclayan sizler ne cabuk fikir degistirdiniz ve hadislere muslumanlardan daha cok sahip ciktiniz.Demekki ben kurani reddetsem onada sahip cikip dini butun muslumanlar olacaksiniz.
Bu forum ise yariyor. :D
SAYGILAR.
4. defa sorularımı cevaplamaktan kaçıyorsun. bırak laf ebeliğini ve sorularımı yanıtla lütfen. ben de 5. defa soruyorum:
Yeni, sen oruç tutuyormusun, namaz kılıyormusun eğer bunları yapıyorsan şu sorulara cevap vermek zorundasın!Ama 4. defa sormama rağmen hala cevap veremedin!Ha dersenki "ben bu ibadetleri yapmıyorum ve bu ibadetlerin yapılması gerektiğine inanmıyorum" o zaman bu soruları cevaplamak zoruunda değilsin. Hadi bakalım aşağıdaki sorulara kurana bakarak cevap ver. Eğer bunu yapabilrsen senden özür dileyeceğim.Ama yapamazsan(ki yapamayacaksın) özür dilemesen de bari en azından yanlış bildiğini kabul et. Bu arada hadisleri reddederek dinden çıkmış olduğunu herhangi bir ilahiyatçıya sorarak teyit edebilirsin.
hangi hallerde oruç bozulur?
kaç vakit ve ne zaman namaz kılınır?
namazı bozan haller nelerdir?
ezan nasıl ve neden okunur?
Sünnet ile hadisi karıştırıyosun diyenler önce bu sünnetlerin nasıl günümüze ulaştığını açıklasın. Hadis sünnet ilişkisi derken bunu kast ettim. Mesela muhammed sakallı olduğu için sakal bırakmak bir sünnettir. Peki bu sünnetin kaynağı ne cahiller? Muhammedin sakallı olduğunu nerden biliyoruz kara cahiller! Tabiiki hadislerden!!!!!!!!!!Diğer sünnetlerin kaynağı da hadislerdir!!!!
Yeni
Yalniz hadisler mi uyduruk olan..
Butun Islam dini uyduruk..
Burada hadisleri savunan yok. Sizin akliniz bu kadar basit gercegi alamiyor. Hadisleri kullanmanizi kiniyoruz biz. Onlari hem kendi cikarlarinizi korumak icin kullaniyorsunuz, hem de onlar aleyhinize donunce tumunu reddediyorsunuz. Onlari manuple edenler bizler degiliz, sizlersiniz..
Hayret! Bunu goremiyor musunuz?
Ustelik utanmadan bizleri sucluyorsunuz.
Biz elbette biliyruz ki onlar ve butun Kur''an, sunnete ve Islam yalan dolan..
Ama o yalanlarin bir kismindan kurtulma yalaniniza da karsiyiz..
Sizi yakaladik. Bir koseye SIKISTIRDIK... Elimizden kurtulamazsiniz. Yanlis anlamaya calismaniz ise yaramaz..
Yakalandiniz..
Keeeeeeeeeh keh kehhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
HACI
Merhaba,
Kuran’da tüm ibadetler ve yapılış şekli vardır. Zaten Kuran’a dayalı İslam ile geleneksel İslam anlayışı arasındaki konu da budur. Hadisçiler kendilerine hadislere göre faklı ibadetler uydururken, Kuran’a bu ibadetler en yalın haliyle anlatılır. Ben size bunları teker teker açıklarım. Fakat oldukça uzun bir konu. Bu yazıların hepsine yetişemiyorum. Eğer merak edenler varsa, tüm detayları uzunca bir yazı şeklinde bu adreste anlatılmış:
http://www.kurandakidin.net/bolumler/36inanckonularinamaz.htm
bu yazı genel hatlarıyla iyi bir yazı. Ayrıca bu sitede Kuran’a dayalı İslam anlayışının genel detayları da var. Merak eden onları inceleyebilir.
Şahsen bu yazıları okuyunca yobazlarla, dinsizlerin aynı şeyi savunmaları çok fazla ilgimi çekiyor. Neden dinin kaynağı olarak da iki grupta aynı noktada birleşiyor ve bundan ısrar ediyor anlamıyorum. O kadar yazılarda Kuran’a göre hüküm kaynağının yine Kuran olduğunu söyleyen ayetleri anlattım. Buna rağmen büyük bir kavrama eksikliği göstererek aynı şeylere dönüyorsunuz. Ben bir Müslüman olarak Kuran dışında bir hüküm yok diyorum.
Yukarıdaki sitedeki yazıyı okuyup yine kavrayamazsanız, teker teker sorun size anlatayım.
Hacı hiçbir yere şıkıştırdığın falan yok. Sadece olayı kavrayamadın sıkıştırdın zannediyorsun.:-) bu da komik bir durum oluşturuyor.
Merhaba ELLA.
Su ana kadar inanmayan ama inananlarinda inandiklarini yasamalari gerektigini savunan bir insan idim.Forumda ki yazdiklarim okunursa bu sonuc rahatlikla cikabilir.Kafamda dolasan bircok soruya cevap bulmak amaciyla bu foruma uye oldum.Avrupada yasayan egitim gormemis amele statusunde calisan bir insanim.Burada din ve vijdan ozgurlugunu en cok savunanlar ateist insanlardir.Bunun en guzel ornegi Turkiye''nin AB''ye girmesini en cok destekliyenler yine ateistlerdir.Hal boyle olunca insanlar Ateist''te olsalar saygiya degerler.
Biraz soru sordum bu forumdaki ateistlere.Cevap alamadim.Yine sordum yine bir cevap alamadim.Cevap diye soylenenler mizikci cocuklarin davranislarindan oteye gecmedi.Onlarin tarzini denedim forum birbirine karisti.
Biliyorum.Seviyeli yazi yazmak konusunda yeterli degilim.Belki forumun genel seviyesini dusurenlerin basinda ben varim.Ama ne yapalim daha iyisini beceremiyorum.Bundan dolayi beni madur gorun.
Islami genel hatlariyla biliyorum.Ama bunu bilmek inanmak icin yeterli degil diye dusunuyorum.Cunki baska dinlerdede cok guzel noktalar var.
Allah''in varligini hissedemiyorum.Dogadaki olaylardaki olaganustuluk goreceli kavramlardir diye dusunuyorum.Cunki hersey bakis acisina gore olganustu sayilabilir.Benim su an bu yazilari yazmam gayet siradan birsey.Ama gecmiste beri yasadiklarimi degerlendirirsek bunlardan bir tanesinin eksikligi belki benim yazi yazma olayimin gerceklesmemesi anlamina gelir.Yazi yazmam icin gereken sartlarin tumunun bir araya gelme ihtimali neredeyse yuz milyarlarda birdir.Simdi bu yazi yazmamin olaganustu oldugunu gostermez.
Simdi sana bir soru:
Bir insan inanmak istese bile hissedemiyorsa,duyamiyorsa mantikli yollardan hareket ederek inanabilirmi?
O''nu hissetmenin yolu varmidir?
Cevabin icin simdiden tesekkurler.
SAYGILAR.
Yeni,
Belli ki sen bu konuda cok yenisin. Ve bu nedenle "yeni" lakabini almissin...
Onceki yazimda ne demisim;
""Hadis nedir?
Muhammed''e ait sozlerin ve fiillerin, Muhammed''in yakin cevresindekiler tarafindan nakledilmesi veya rivayet edilmesine Hadis denilmektedir. Bunun disinda Muhammed''in birinci dereceden yakinlari ve surekli yaninda bulunan kisilerin Muhammed hakkinda verdikleri bilgiler de bu kapsamdadir.""
Sunnet ise; HADIS KAYNAKLI UYGULAMALARDIR... SUNNETIN HADIS''LERDEN BASKA BIR KAYNAGI YOKTUR...
Peki sen ne demissin?
""Peygamber namaz kilarken ve kildirirken hadislere mi bakmistir.Ezani okuturken Buharinin kaynaklarina mi basvurmustur?Hayir hayir.Demekki sunnetin kaynagi hadis degildir.Sunnet=hadis degildir.""
Simdi senin yazdigin bu cumlelere bakip gulmemek, senin dininden bile haberdar olmadigini soylemek yanlis mi olur?
Lafa bak;
""Peygamber namaz kilarken ve kildirirken hadislere mi bakmistir.Ezani okuturken Buharinin kaynaklarina mi basvurmustur?""
Bunu soylerken insan biraz dusunur ve ne soyluyor olduguna dikkat eder... Bu salak benzeri laf, bir muslumanin agzindan cikmamalidir...
Muhammed Islami uyduran, kitap bana geldi diyen kisidir. Dolayisiyla Islam dinini ne o gun, ne de bu gun Muhammed''den daha iyi bilen bir insan evladi yoktur. Bu nedenle insanlar onu taklit edip, o nasil yapiyorsa onun gibi yapmaya calismislar, onun soylediklerini uygulamislardir. Hadis''ler de ona ait, ondan gelen mevzular oldugu icin, sunnet olarak kabul edilmis ve dikkatle uygulanmaya calisilmistir...
BUNUN LAM''I CIM''İ YOKTUR... BU BOYLEDİR...
Buna hayir diyen, dinini reddeder bir konuma duser...
SIRF ATEISTLERLE IDDIALASIYOR OLMAK ICIN DININIZE KARSI CIKMAYIN...
Dininden dahi haberdar olmayan kisi karsisinda, dinsiz Ebu Leheb bana gore daha bilgili ve akillica laf etmektedir...
Eger tartisacaksan, saglam argumanlar ile hatta calisarak gelmelisin... Bilen bilir, oguz yillardir senin gibi nicelerini silkelemis, forum ortamlarina bir daha donmemek uzere postalamistir...
Merhaba Yeni,
Bu forumun tartışmalarının seviyesi hakkında benim de belli eleştirilerim olsa da genelde diğer forumlarda olanın dışında daha hoşgörülü bir ortam var. Ben mümkün mertebe tartışmanın bilgi paylaşımı olması yönünde gayret gösteriyorum. Zaman zaman bu konuda hata yapsam da, daha alttan alan bir üslup için gayret gösteriyorum.
Genel ahlak kuralları içinde hakaret etmeden sorulan her soruya cevap veriyorum. Senin üslubunda bu yönde bir hata pek gözlemlemedim. O yüzden tartışmanın seviyesini de düşürdüğünü düşünmüyorum.
Genelde hayat hakkında ve Allah hakkında yapılan hata olayları çok basite indirgenmesidir. Bunda özellikle Müslümanların verdiği örnekler çok etkili olmuştur. Mesela Kaptan Custo’nun Müslüman olduğunu iddia etmek, yada aya gidenlerin ezan duyduğunu söylemek bunlardan birkaç örnek.
Bence Allah’ın varlığı bundan çok daha belirgin ve mutlaktır. Hayatı ve çevreyi yeteri kadar okuyamamak problemin ana sebebi. Eğer çevrene gerektiği gibi bakarsan, bir çok gerçeği görebilirsin. Ayette Allah “size çevrenizde ve kendi içinizde delillerimi göstereceğim siz de görüp tanıyacaksınız” der. Çevremizde var olan bu ayetleri görüp tanımak iman eden kişinin yaptığı şeydir.
Benim bu açıdan önemli gördüğüm iki tane kriter var.Birisi canlılıktaki tasarım, diğeri ise canlılıktaki bilgi. Bu ikisi gerçekten önemli. Hayat bir tasarımın ürünüdür.
Senin yazı yazma örneğine dönersek, sen yazı yazacak konuma gelmenin olağanüstü olduğunu ve fakat bunun gerçekleştiğini düşünüyorsun. Yani olağanüstülük yok. Sen yazı yazmanı iyi düşünürsen o bile bir yaratılış delilidir. Sen kendi varlığını bir ön kabul yapıyorsun. Nasıl yazı yazabiliyorsun onu düşün. Örneğin bir şeyler görüp okuyorsun. Görme işlemi nasıl oluyor. Gözün yapısını düşün. Gözde kabaca 40 değişik doku var. Bunlar belli bir organizasyon içinde çalışıyor. Gözüne gelen ışık fotonlarını korneya dokusunda bio kimyasallar sayesinde elektrik enerjisine dönüyor. Bunlar sinirler vasıtasıyla beyinde görme merkezine geliyor ve burada tanımlanıyor. Bundan sonra bu okudukların beynin farklı yerinde bir kısmı hala yeteri kadar bilinmeyen işlerlere tabi tutulup yorumlanıyor. Sonra farklı bir şekilde sende duygular ve düşünceler üretip yeni fikirler üretmeni sağlıyor. Sonra sen bu duygularını yazmayı düşünüyorsun. Bu sefer soyut düşünceler cümlelere dönüşüyor. Ve sen beynin komutlarıyla ellerini hareket ettiriyorsun elindeki tüm tendonlar kaslar ve kemikler birlikte çalışıp yazını yazıyorsun. Diğer yandan sindirim sistemin, böbreklerin çalışıyor, nefes alıp veriyorsun. Muazzam kan dolaşım sistemi vasıtasıyla oksijenler dokularına taşınıp hücreler için gerekli ihtiyaçları sağlıyor. Atık maddeler karaciğerde temizleniyor vs. Bunların her adımı bile kusursuz birer tasarım ürünleridir. Üstelik bu kusursuz tasarım ürünlerinden binlerce sistem şu anda sen bu yazıları okurken ve yazarken çalışır haldedir. Hepsi de birbiriyle tam uyum içinde. Tüm bu tasarım Allah’ın Musavvir ( Tasarlayan ) sıfatının bir tecellisidir.
Hafta sonu Otoshow’a gitmiştim. Fuar’da Japonların yaptığı robotta vardır. Gerçekten Japonlar çok büyük bir iş başarmışlar. Mühendislik eğitimi alırken derslerden birisi de robot teknolojisiydi. Çok yüzeysel de olsa bazı bilgiler edinmiştim. Örneğin yürümek işlem olarak çok zor olduğu ve bu konunun hala çözülemediği, en büyük probleminde merdiven inip çıkmakta olduğunu anlatmışlardır. Fakat artık bu büyük sorunu çözmüşler. Bu işi bilmeyenlerin dikkatini çekmeye bilir ama bu yüzden Japonlar robota merdiven indirip çıkartıyorlar. Bu mühendislik harikası bir gelişme. İnsanlığın bilgi birikimi onca mühendisin yaptığı çalışmanın sonucunda artık, merdiven inip çıkan robotlar var. Şimdi bir de kendi vücuduna bak. Ya da bir basketçiyi düşün. Örneğin Micheal Jordon. Adam son derece hızlı şekilde koşarken eliyle topu sürüyor. Potaya sıçrayıp smaç yaptıktan sonra yere düşüyor ve koşmaya devam ediyor. Bir yanda teknoloji harikası bir robot diğer yanda belki de robotların asla ulaşamayacağı hareketleri yapma yeteneğine sahip insan bedeni. Ortada üstün bir yaratılılş var. Fuarda insanlar hayretle robotu seyrettiler ama insan bedeni ondan daha kusursuz ve mükemmel bir sistem. Bu açıdan bence hiçbir yere bakmadan sadece kendi bedenine baksan bile yaratılışı ve tasarımı kendin görebilirsin.
Bunun ötesinde benim önemsediğim bir şey de canlılıktaki bilgi. Hücrelerdeki DNA’lar. Onların yapısını okuduğumda çok etkilenmiştim. Biraz uzun olacak ama ondan da söz edeyim.
Şimdi DNA’lar hücrelerin merkezindeki bilgi bankaları. Yaklaşık 3 milyar harften oluşan bir kitap gibi düşünebilirsin. 4 harfli bir alfabeden oluşur. Bunlar kimyasal harfler. Ardı ardına gelerek dev bir zincir oluşturuyorlar. Yaklaşık açıldığında iki metre boyunda bir zincir. Şimdi burada sana bilgiden bahsediyorum. Bu tasarımın da ötesinde bir şey. Örneğin senin gözün nasıl olacak, saçının rengi ne olacak, boyun kaç olacak vs gibi bilgilerin hepsi burada özel bir dil ile yazılmış durumda. Öyle bir dil ki kendine özgü gramer kuralları var.
Şimdi hücreler proteinlerden oluşuyor. Proteinler ise amino asitlerden oluşuyor. DNA’yı bir kitaba benzetirsen, genler de bu kitabın cümlelerdir. Her bir gen bir proteinin nasıl yapılacağını tarif ediyor. Bu cümle kelimelerden oluşuyor. 3 harf yan yana geldiğinde bir kelimeyi oluşturur ve bu bir aminoasidi tarif eder. Her genin başında başlanış kodonu denen bir kelime var. Bu o genin başladığını gösteriyor. Sonunda ise bittiğini gösteren başka bir kod var. Dikkat ediyorsan sana burada bir dilbilgisinden ve bu dilbilgisiyle yazılmış kelimelerden, cümlelerden söz ediyorum. Bu tasarımın ötesinde bir kavramdır. Eğer vücudu bir binaya benzetirsek DNA’a onun yapılış planı ve açıklamasıdır. Böyle bir şey kendi kendine nasıl oluşur. Bilgi ancak bilgiden gelir. Allah üstün aklıyla böylesine bir bilgiyi, böylesine küçük bir yere ve böylesine efektif bir şekilde kullanılmak üzerine yerleştirmiştir. Senin o yazıyı yazarken kullandığın elinin tek bir hücresi bile böyle bir yaratılış harikasını bünyesinde bulundurur. Sadece bir hücreyi değerlendirsen, onun içindeki diğer organellere bakmadan sadece DNA’yı değerlendirsen bile bu bir yaratılış harikasıdır.
Bunlar sadece etrafımızda var olan iman hakikatlerinde bir kaçı. Böyle milyonlarcasını sana anlatabilirim.
İnsanlar etrafındaki yaratılış delillerini yeteri gibi değerlendiremedikleri gibi, Allah’ın varlığını da yeteri gibi değerlendiremezler. Örneğin sevgi görülmez, akıl görülmez Allah’ta görülmez ama vardır gibi mantıklar kurarlar. Oysa Allah sevgi gibi akıl gibi soyut değil, onlardan öte mutlak varlıktır. İnsanlar Allah’ın mutlak varlığı aynında kendi varlıkları ademi ( hiçlik) hükmündedir.
Bunu sana bir örnekle anlatmaya çalışayım. Bir rüya gördüğünü düşün. Rüyanda iki kişi olduğunu düşün. Bunlar kendi aralarında konuşuyor olsunlar. Birisi kendisinin rüyada görülen bir varlık olduğunu bilsin. Diğeri ise bunun farkında olmasın. Farkında olan diğerine “bizi rüyada gören var” diye hatırlatır. Diğer buna inanmaz ve bizi gören nerede diye sorar. Farkında olan “bizi gören her yerdedir” der. Çünkü sen bu rüyayı beyninde görmektesin. Farkında olmayan gökyüzüne bakıp “o tüm bu gökyüzünden de büyük mü?” der. Bu gökyüzü ne kadar geniş gözükse de bunları rüyanda yine sen görüyorsun. Farkında olan “o bu mekandan ve boyutu kapsar ve bu boyutunda ötesinde varlığı vardır” der. “Bizler sadece hayal varlıklarız fakat o bize göre gerçek varlıktır” diye ekler. Farkında olan diğerine “kendi varlıklarının ve yaratılışlarının sebebinin onları rüyada gören olduğunu açıklar.
Tabi bu sadece bir örnek. Allah tek olması özelliği gereği bu örnekten de müstağnidir. Sadece bir kıyas yapman için bunu anlattım. Allah öyle sevgi gibi yada akıl gibi soyut değildir. O her şeyi sarıp kuşatan mutlak varlıktır. Ayetin ifadesi ile o insana şah damarından bile yakındır.
Bence Allah’a iman etmek için gerekli olan farkında olmaktır. Olanı görmek kabul etmektir. Bu yüzden Kuran’da Allah’ın bu açık varlığını inkar edenlere örten ( kafir ) denir.
Onun için sana tavsiyem, bu konuda rahat ol. Kafanı ve algılarını açık tut. Etrafındakileri fark etmeye çalış. Oku ve gerçekleri araştır. Allah insanı İslam fıtratı üzerine yaratığını söylüyor. Eğer kendi fıtratına ve vicdanına göre hareket edersen, aklını kullanırsan gerçeği bulursun. Başka sorun olursa, yada eksik açıkladığım yerler varsa lütfen çekinmeden sor. Hepsine cevap veririm. Umarım bu uzun yazıyı sonun kadar okumuşsundur. :-)
Sevgiler.
Merhaba Oğuz,
Bu konuda ciddi bilgi eksikliklerin var. Bence biraz kendini güncelle. Kuran’a dayalı ;İslam düşüncesi hep olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Sen bunu ret etsen de.
İşinize geldiği için hadis kaynaklarına sahip çıkıyorsunuz. Yobazlarla aynı yerde birleşiyorsunuz. Bir Müslüman olarak ben Kuran’dan başka hüküm kaynağının olmayacağını söylüyorum. Bizzat kendim hadisler olmadan Kuran’a göre ibadet ediyorum. Sen hala böyle bir şey olamaz diyorsun. Bu kadar ön kabule ne denebilir ki? Sen bana neye göre ibadet etmem gerektiğini söylüyorsun. :-)
Ben bu forumda olsun diğer forumlarda olsun zaten sürekli bu konuyu anlatmaya çalışıyorum. Kuran’a dayalı İslam anlayışıyla, geleneksel din anlayışı arasındaki fark budur.
Sen de Ebu Leheb’te bu konuda ciddi anlamda cahillik gösteriyorsunuz. Bilmediğiniz bir konuda yoktur diye kesip atıyorsun. Burada bizzat bu dini yaşayan bir insan olarak söylüyorum. Kuran zaten hadislere değil Kuran’a göre ibadet edilmesini emreder.
Önceki yazımda bir adres verdim. Bu sitede Kuran’a dayalı ibadetler nasıl yapılır detaylı anlatıyor. Uzunca bir yazı buraya kesip asmak istemdim. Sonra site sahibi Cem bu kadar uzun yazı astığımız için bize kızabilir. Üşenme, bu adresi ziyaret et biraz bilgilen. Sonra gelip burada insanlara bilmiyorsun diye ahkam kes bence.
http://www.kurandakidin.net/bolumler/36inanckonularinamaz.htm
Belki seninle tartışmayı kesip gidenler, postalandıkları için değil de, bu şekilde çok anlayışsız bir üslup takındığın için çekip gitmişlerdir.
SEVGİLİ ELLA,
HARİKA ANLATMIŞSIN, TEBRİKLER. AMA ANLAMAK İSTEMİYORLAR, SADECE KURAN LA OLABİLECEĞİNİ NE YOBAZLAR NE DE BU ARKADAŞLAR ANLAYAMIYORLAR. ÇÜNKÜ BİR YARATAN KAVRAMLARI YOK. YOBAZLAR RANT PEŞİNDE, GÜÇ PEŞİNDE, O YÜZDEN SALLAYIP DURUYORLAR, NE KADAR CAHİL O KADAR PEŞLERİNDE ADAM DEMEK, EL ETEK ÖPEN DEMEK. ANLADIK.
AMA BU ARKADAŞLAR DA AYNI ŞEYLERLE KONUŞUYORLAR. BUNU ANLAMAK GÜÇ, ÇOK GÜÇ.
BAK YENİ SİTELER BULDUM, ADRESLERİ AŞAĞIDA, ASLINDA BU ARKADAŞLAR DA BU SİTELERDE GEZERLERSE BİRAZ YARATAN MUCİZESİ HAKKINDA BELKİ DÜŞÜNMEYE BAŞLARLAR.
"ALTIN ORAN" DİYE BİR ŞEY DUYMUŞSUNDUR.O SİTELERDEN BİR ALINTI YAPACAĞIM ÖNCE... DAHA BAŞKA MUCİZE ARANMALI MI BİLMEM.
Altın oran, Fi (phi) sayısı olarak bilinir. neticede matematiksel bir kavramdır ve değeri de 1,618 dir. Fibonacci sayıları ve altın oran matematiğin en ilgi çekici konuları arasındadır. Leonardo Fibonacci 13. yüzyılda yaşamış bir Italyan matematikçisiydi.
FIBONACCI DIZISI: 1,1,2,3,5,8,13,21,34,55,89,144....
Bu diziye baktığımız zaman onun basit bir kurala dayanarak oluşturulduğunu görebiliriz. Bu kuralı sözcüklerle ifade edersek; her sayı (ilk ikisi dışında) kendisinden önce gelen iki sayının toplamından oluşmuştur.
Arı kovanlarında yaşayan dişi arıların sayısının erkek arıların sayısına bolundugunde hep aynı sayı elde edilir. Yani 1.618
Leonardo Da Vinci nin ünlü cıplak erkegini gosteren Vitruvius adamında da aynı oranlar mevcuttur.
Altın Oran ın Görüldüğü ve Kullanıldığı Yerler
1. Ayçiçeği: Ayçiçeği nin merkezinden dışarıya doğru sağdan sola ve soldan sağa doğru tane sayılarının birbrine oranı, altın oranı verir.
2. Papatya Çiçeği: Papatya Çiçeğinde de ayçiçeğinde olduğu gibi bir altın oran mevcuttur.
3. Insan Kafası: Bildiğiniz gibi her insanın kafasında bir ya da birden fazla saçların çıktığı düğüm noktası denilen bir nokta vardır. Işte bu noktadan çıkan saçlar doğrusal yani dik değil, bir spiral, bir eğri yaparak çıkmaktadır. Işte bu spiralin ya da eğrinin tanjantı yani eğrilik açısı
bize altın oranı verecektir.
4. Insan Vücudu: Insan Vücudunda Altın Oran ın nerelerde görüldüğüne bakalım:
4.1. Kollar: Insan vücudunun bir parçası olan kolları dirsek iki bölüme ayırır(Büyük(üst) bölüm ve küçük(alt) bölüm olarak). Kolumuzun üst bölümünün alt bölüme oranı altın oranı verceği gibi, kolumuzun tamamının üst bölüme oranı yine altın oranı verir.
4.2. Parmaklar: Ellerimizdeki parmaklarla altın oranın ne alakası var diyebilirsiniz. Işte size alaka... Parmaklarınızın üst boğumunun alt boğuma oranı altın oranı vereceği gibi, parmağınızın tamamının üst boğuma oranı yine altın oranı verir.
5. Tavşan: Insan kafasında olduğu gibi tavşanda da aynı özellik vardır.
6. Mısır Piramitleri: Her bir piramitin tabanının yüksekliğine oranı yine altın oranı veriyor.
7. Leonardo da Vinci: Bilindiği gibi Leonardo da Vinci Rönesans devri ünlü ressamlarındandır. Şimdi bu ünlü ressamın çizmiş olduğu tabloları inceleyelim.
7.1. Mona Lisa: Bu tablonun boyunun enine oranı altın oranı verir.
7.2. Aziz Jerome: Yine tablonun boyunun enine oranı bize altın oranı verir.
8. Picasso: Picasso da Leonardo da Vinci gibi ünlü bir ressamdır. Ve resimlerinde bu oranı kullanmıştır.
9. Çam Kozalağı: Çam kozalağındaki taneler kozalağın altındaki sabit bir noktadan kozalağın tepesindeki başka bir sabit noktaya doğru spiraller (eğriler) oluşturarak çıkarlar. Işte bu eğrinin eğrilik açısı altın orandır.
10. Deniz Kabuğu: Denize çoğumuz gitmişizdir. Deniz kabuklarına dikkat edenimiz, belki de kolleksiyon yapanımız vardır. Işte deniz kabuğunun yapısı incelendiğinde bir eğrilik tespit edilmiş ve bu eğriliğin tanjantının altın oran olduğu görülmüştür.
11. Tütün Bitkisi: Tütün Bitkisinin yapraklarının dizilişinde bir eğrilik söz konusudur. Bu eğriliğin tanjantı altın orandır.
12. Eğrelti Otu: Tütün Bitkisindeki aynı özellik Eğrelti Otu nda da vardır.
13. Elektrik Devresi: Altın Oran sadece Matematik ve kainatta değil,
Fizik te de kullanılıyor. Verilen n tane dirençten maximum verim elde etmek için bir paralel bağlama yapılması gerekir. Bu durumda Eşdeğer Direnç, yani Reş= yani altın oran olur.
14. Salyangoz: Salyangozun Kabuğu bir düzleme aktarılırsa, bu düzlem bir dikdörtgen oluşturur (-ki biz bu dikdörtgene altın dikdörtgen diyoruz.-) Işte bu dikdörtgenin boyunun enine oranı yine altın oranı verir.
15. MIMAR SINAN: Mimar Sinan ın da bir çok eserinde bu altın oran görülmektedir. Mesela Süleymaniye ve Selimiye Camileri nin minarelerinde bu oran görülmektedir.
INSAN VÜCUDUNDA ALTIN ORAN
Insan gözünün ALTIN ORAN a bu kadar yakın olmasının, estetik açıdan sürekli olarak ALTIN ORAN a uygun şekil ve yapıları tercih etmesinin bir nedenini, yaşadığı çevre olan doğada hemen her an ALTIN ORAN la karşı karşıya olmasının yanı sıra, kendi vücudunun hemen her noktasında ALTIN ORAN a sahip olmasında arayabiliriz. Aşağıda oranlarda insanında ne kadar ALTIN ORAN örneği olduğunu göreceksiniz:
Boy/ (bölü)Bacak boyu
Beden boyu/kolaltı beden boyu
Tam kol boyu(Boyun-Parmak ucu)/Dirsek - Boğaz
Parmak ucu - omuz/Parmak ucu - Dirsek
Göbek - Omuz/Göbek - Bel
INSAN YÜZÜNDE ALTIN ORAN
Ideal ölçülere sahip bir insan yüzünde de sayısız ALTIN ORAN örnekleri görmek mümkündür:
Yüz yüksekliği/Yüz genişliği
Tepe - Göz yüksekliği/Saç Dibi - Göz Yüksekliği
Göz - çene arası/Burun - çene arası
Alın genişliği/Burun boynu
Göz - Ağız/Burun boyu
Burun altı - çene/Ağız - Çene
Yüz genişliği/Gözbebekleri arası
Gözbebekleri arası/Ağız genişliği
Ağız genişliği/Burun Genişliği
Görüldüğü gibi ALTIN ORAN doğanın güzellik ölçüsü durumundadır. Bu yazıyı okuduktan sonra elinize cetveli alıp eninizi boyunuzu ölçmeye kalkmayın.
ALTIN ORAN a uysada uymasa da insanoğlu ve içinde yaşadığı doğa güzeldir. Yeter ki o güzellikleri görelim...
"Yaratıcı, En Büyük Matematikçidir..."
SİTELER:
http://www.metu.edu.tr/~e115152/project/fibos.htm
http://www.hekimce.com/konu.php?konu=2626
http://matlab.s5.com/altin%20oran.htm
BUNLARI NİYE YAZDIM.
Ayette Allah “size çevrenizde ve kendi içinizde delillerimi göstereceğim siz de görüp tanıyacaksınız” der. DEMİŞSSİN YA;
GÖRMEYEN GENE GÖRMEZ AMA, SİNEMADAKİ IŞIKÇI MİSALİ, BELKİ BİR FAYDAMIZ OLUR DEDİM..BUNLARI MUHAMMED BULMAMIŞ, SİTELERDE HERŞEY YAZIYOR, BENİM DE BİRKAÇ YAZIMDA ANLATMAYA ÇALIŞTIĞIM BU, ÜSTELİK BEN BU MUHABBETLERİ SADECE DİNE ALLAHA MÜSLÜMANLARA KÜFREDENLERLE DEĞİL AMA DİNİ BÜTÜN SAYILIP HİÇ KURAN OKUMADAN SADECE HURAFELERLE, HACI HOCA TAKIMININ ANLATTIĞIYLA CENNETTE YER EDİNDİĞİNİ SANANLARLA DA YAPIYORUM.
VE SANIRIM ZATEN DE BU ARKADAŞLARI DİNDEN İMANDAN EDEN DE BU SON SINIFA GİRENLER. BU OLAĞANÜSTÜ USTA YARATANI HİSSETMESEYDİM TA DERİNLERİMDE BEN DAHİ BAŞTAN ÇIKABİLİRDİM BU SAÇMALIKLAR KARŞISINDA.
YENİ KARDEŞİM, LÜTFEN BU SİTELERİ BİR GEZ, ELLA NIN VERDİĞİ SİTEDE DE ÇOK ŞEY ÖĞRENECEKSİN EMİNİM. VE BULABİLİRSEN "TANRI ÖCÜ DEĞİLDİR" ADLI TANIL ERGUN KİTABINI OKU.
VE TÜM ARKADAŞLAR, BİLMİYORUM HABERİNİZ VAR MI, KURAN, YAŞADIĞIMIZ ZAMANIN TEKNOLOJİK DESTEĞİNİ DE ALARAK TÜRKİYE NİN ÖNDERLİĞİNDE İSLAM ÜLKELERİNİN DİN VE DİL ALİMLERİ TARAFINDAN YENİDEN İNCELENMEYE BAŞLANDI, UMUYORUM ORTAYA YEPYENİ YORUMLARIYLA HARİKA BİR KURAN ANLAYIŞI GELECEK VE BU SAFSATA TARTIŞMALARI SONA ERECEK.
SEVGİYLE VE DAİMA BARIŞIK KALMAK UMUDUYLA.
ALİBABA
Merhaba ELLA
Sordugum soruyu ciddiye alip sabirla cevapladigin icin tesekkur ediyorum.Yazdiklarin gercekten ilgiye deger ve insanin tekrar birseyler dusunmesini sagliyor.Bu anlamda yine tesekkur ediyorum.
Gercek olan birsey vardir.Oda hicbirseyin tesadufi olmayacagidir.Bana gore tesaduf bilime aykiridir.Bir gun cisimler arasindaki cekim gucu tesadufen degisirse dunya yok olur...
Benim bunlara paralel olarak kafama en cok takilan konu varolus nedeni olan varligin Allah diye bildigimiz tanri olup olmadigidir.Ben kesinlikle maddenin kendiliginden varolacagina yada insanlarin durduk yerde olusacaklarina inanmiyorum.Buna inananlarida samimi bulmuyorum.Belki dusuncelerimi tam dile getiremiyorum ama kisacasi herseyi vareden ve duzen veren varlik bize ogretilen tanri yani Allah midir?
Cevabin icin tekrar tesekkurler.
SAYGILAR
Merhaba OGUZ
Senden kucuk bir alinti ve benden kucuk bir eklenti:
"Bunu soylerken insan biraz dusunur ve ne soyluyor olduguna dikkat eder... Bu salak benzeri laf, bir muslumanin agzindan cikmamalidir... "Dogrudur.Ancak senin gibi bir salagin agzindan cikmalidir.
"Eger tartisacaksan, saglam argumanlar ile hatta calisarak gelmelisin... Bilen bilir, oguz yillardir senin gibi nicelerini silkelemis, forum ortamlarina bir daha donmemek uzere postalamistir..."Dogrudur inanirim.Benim seviyem dusuk ama sen seviyesizsin.
Ogundugun seye bak."adam SILKELERIM...adam postalarim...."Aferin sana ne guzel seyler yapiyorsun.Eminimki herkesi kacirip Ebuleheb ile basbasa kalirsiniz.Sonrada birbirinizi yersiniz.
Konulari saptirip hakaret buyutuna tasamayacagini ve adam gibi tartisacagini bilsem seninle 10 sene tartisirim.Ama yok...Sen adam silkelersin,postalarsin cunki baska birsey bilmezsin.Yaparsin .Eminim.Aferin bu mantikla devam et.Kabadayimisin nesin.
Adam silkelermis..Adam postalarmis...Zavalli sey...Kahraman oGUZ.
NOT:
HACI.Herhalde kendisini ateist sanan bu kabadayinin sozlerinede sahip cikarsin.
Merhaba HACI.
Bize ACI.SIKISTIRMA bizi.Birak bizi kurtulalim.Ne olur!Bizi cok fena bunalttin.Mahvolduk.aci bize!!!Bir hatadir ettik.Sen buyuksun bizi affet.Soz bir daha boyle yapmayiz....
Sahi...Sen nicin bizi koseye SIKISTIRDIN.Haaa...komiklik konusunda.Inan yazdiklarini okuyunca gulmekten oldum.Bu ara isler yolunda gitmiyordu ve SIKINTILI gunler yasiyordum.Ama sayende bir anda olsa stresi bir yana birakip gulmenin keyfini cikardim. :lol:
BIZE ACI?HACI.
SAYGILAR.
Ebu Leheb
24-11-2004, 23:29
bu topic altında yazılan mesajların yorumunu zekası 80''in altında olmayan objektif 3. kişilere bırakıyorum.
1+1=2 dedik ve bunu kanıtladık ama siz hala 1+1=5 diyorsunuz....
Merhaba Ebuleheb
Merhaba Ebuleheb.
"İslama göre Hadisler bu dinin en temel kaynaklarından birdir. O yüzden hiçbir müslüman bu hadisleri yok sayamayacağı gibi buna aykırı hareket etmesi de günahtır!" diye yazmissin.
Kuran da hadislerle ilgili bir ayet varmidir?Eger varsa seni destekliyorum.Eger yoksa soylediklerinin hepsi biraz havada kalir!
SAYGILAR.[/b]
Bu yaziyi senin"KOMIK BIR HADIS" basligina verilen ilk cevap olarak yazdim.
Elini vijdanina koy.Bu sorumda ne gibi bir kotuluk var.
Soruma cevap verdinmi?
Cevap verdinmi soruma?
Her defasinda yan cizdin.Eger boyle bir ayetin oldugunu soyleseydin sana destek verip bir soruda ben soracaktIm inananlara.Ama sen "git hocalara sor,git google''da ara,esek eti ye..."gibisinden soylenip durdun.
Simdide 1+1=2 diyorsun.
Soruma cevap ver soruma!!!
Sana bir sey soylimmi?
ERKEK OL BE..Mademki ortaya bir konu attin o zaman sozune sahip cik.yada.....
Ebu Leheb
25-11-2004, 15:00
senin bu sorunu cevapladım. kuranda hadisten bahsedilmemiş çünkü kuran yazılmaya başladığında "hadis" kavramı yoktu. ancak dolaylı olarak kuranda hadise yer verilmiştir. muhammedinin örnek alınması, onun dediklerine uyulması, yaptıklarının yapılması vs vs..
hem madem kuranda hadise yer yok o zaman sen şu soruların cevabını kurana bakarak söyle de göreyim seni!
hangi hallerde oruç bozulur?
kaç vakit ve ne zaman namaz kılınır?
namazı bozan haller nelerdir?
ezan nasıl ve neden okunur?
yaptığım tek şey cevaplarımı tekrarar etmek, çünkü sen cevanını verdiğim soruları ısrarla soruyosun ben de cevaplarımı tekrar ediyorum.
Olay buydu.
Bu kadar polemigi gerek yoktu.Demekki kuranda boyle birsey yok.
Senin sorularina gelince.
Kuranin inmesiyle sunnetin olusmasi peygamber doneminde olmus ve kabul edilmistir.Hadis diye ortaya attigin seyler sunnetten onlarca yil sonra bir cogu uydurulmus laflardir.Ben hadise inanmiyorum.
Sunnet oldugu gibi documente edilmis ve nesilden nesile aktarilmistir.Tekrar soyluyorum sunnet hadis degildir.Olamazda.Sunneti terketmek gunah degildir.
Hadislerin ortaya ciktigi doneme kadar muslumanlar sunneti bilmiyorlarmiydi?
Salaga "salak" demek farzdir...
Neye istinaden yazdik o yazilari? Dusuncenin yanlis oldugunu bile bile, inatla ayni konuyu savunup, en ufak bir elastikiyet gostermediginden...
Biz Islam''da Hadis''in yerini ve onemini anlatiyoruz, sen bozuk plak gibi ayni seyi tekrarlayip duruyorsun;
""Bence Ebulehebin yanlislarina destek verip sende kendine yazik etme.
"KOMIK BIR HADIS" basligini acan Ebuleheb''tir.Insanlarla dalga gecercesine "sinek yenmelimi yenmemelimi....at,esek eti yesene..domuz yesene...git bir imama sor...vs" gibi sacmaliklara basvuran da odur.Bunlari yaparkende yobaz dindarlar gibi "hadis dinin kaynagidir" diyende odur.Mademki boyle bir kabulu vardir bunun kaynagini gostermek zorundadir.Bu gayet dogaldir.Neden karsi cikiyorsun anlamiyorum.""
Komik Hadislerin sayisi belirsiz... Bu gunlerde Ateistforum''da boyle bir baslik acildi ve bu komiklikler anlatiliyor... Islamin bagrindan cikmis Hadis''ler de, Islam gibi komik... Esek eti yendigi, ozellikle Muhammed''in de yedigi uzerine Hadis''ler var.
( http://www.ateizm.org/nuke_portal_folder/forums/index.php?showtopic=751 ) Ebu Leheb bunu bildiginden soyluyor...
Ayrica Ebu Leheb iddiasinda haklidir. Islam dininin en onemli kaynaklarindan biri "Hadis ilmidir". Sen, Ella veya diger bir kac muslumanin bunu reddetmesi, hic bir seyi degistirmez. MUSLUMAN KURAN''A DEGIL HADISLERE GORE DININI IFA EDER... Hadisler olmadan tefsir yapmak bile zordur. Islama bu kadar etki etmis ve Islami aciklamada onemli bir yer edinmis Hadis''leri yok sayamazsiniz... Saysaniz da sizi kimse iplemez... Yeri gelir "salak" da der...
Kuran''da bir cok bahis Hadis''lere muracaat edilmeden aciklanamaz. Bu bahislerin basinda "hani" kelimesini iceren Ayet''ler gelir. Bu Ayet''ler, o donem mevzu bilindiginden, yani Ayetlerin disinda Muhammed acikladigindan ayrica kisilere aciklama yapma geregi duymadan soylenmis Ayet''lerdir. Gunumuzde bu Ayet''leri anlayabilmek icin Hadis''lere bas vurmak zorundasinizdir.
Ahkaf-29 Bir de şu vakti anlat, hani cinlerden bir takımını Kur''an dinlemek üzere sana göndermiştik. Onu dinlemeye geldiklerinde: "Susun, dinleyin!" dediler. (Dinleme) bitirilince de dönüp uyarmak üzere kavimlerine gittiler.
Kimdir, nedir, necidir bu cinler? Nereden gelmislerdir? Kac kisidirler? Muhammed onlari ne zaman, nerede gormustur?
Kalem-48 Sen Rabbinin hukmunu sabirla bekle. Balik sahibi gibi olma. Hani o, dertli dertli rabbine niyaz etmisti.
Balik sahibi kimdir? Neden dertli dertli rabbine niyaz etmistir? Bilmiyormusun? Muracaat Hadis''lere...
Bu ornekler uzatilip sayisi yuzlere cikartilabilir... Merak eden Kuran''i okursa gorecektir...
(NOT: Muhammed o donem Allah''tan geldi diye uydurdugu bu sozlerin hikayelerini de anlatip, aciklamasini da yapiyor oldugundan, Ayet''lerde ayrintilara girmemistir. O daha cok Ayet''lerin kafiyesini uydurmakla mesguldur. Tevrat kokenli (ona bu hikayeleri okumus, ogretmis kisiler vardir, yeri gelir anlatiriz...) bu abuk hikayeleri ashab''ina zaten anlatmis ve yarim yamalak da olsa, aklinda kaldigi kadariyla aciklamasini yapmistir...)
Simdi dooru Hadis calismaya...
Ebu Leheb
25-11-2004, 16:49
Yeni sana gerçkten çok gülüyorum, bütün islam alemi hadisi islamın kaynağı olarak görürken sizler çıkıp böyle birşey yoktur diyosunuz. Bu hiçbirşeyi değiştirmez,sadece sizin dinden çıkmanıza neden olur. Madem "hadis" kavramı kurranda geçmiyor o zaman "tefsir" "icma" ve "sünnet" gibi diger islam kanyaklari da yok öyle mi? Zira bunlar da kuranda geçmiyor.
hala yanıt alamadım şu sorularıma:
hangi hallerde oruç bozulur?
kaç vakit ve ne zaman namaz kılınır?
namazı bozan haller nelerdir?
ezan nasıl ve neden okunur?
bu sorulara tek kaynak olarak gördüğün kurana bakarak yanıt ver lütfen.
Bunun gibi daha binlerce soruya Kur''an cevap vermez..
Ebu Leheb''e itiraz edenler...
Havlu atmanin zamani geldi..
Utanmayin... atin.. Ve hadislerinize geri donun.. Onlar sizin gunahlarinizdir. Onlardan kurtulamazsiniz..
Haci
Cevabin cevaptan cok Genc Partinin secim sloganina benzemis :lol:
Ebu Leheb
25-11-2004, 18:41
Haci
Cevabin cevaptan cok Genc Partinin secim sloganina benzemis :lol:
hala bu topice hangi yüzle mesaj yazabiliyorsun anlamiyorum. ben yrinde olsam artık bu topice yazı yazmazdım çünkü rezil olduğun ortada, düşüncelerinin çürütüldüğü ortada, iddialarının hiçbir değeri olmadığı ortada..
sana kaç tane soru sorduk hiçbirini cevaplayamadın, biz ise senin sorduğun soruların hepsine biz cevap verdik.
sırf cevap atmış olmak için genç parti gibi konuyla alakası olmayan bir noktaya gelip espri olduğunu zannettiğin bir cümle kurmakla cevap vermiş olunmaz. yukarıdaki soruları görmezlikten gelip alakasız konularda mesaj atacağına sorularımıza cevap ver. eğer bunu yapamıyorsan burda olmanın anlamı yoktur.
Ebuleheb Agbi.
Ben sana sunnet ve hadisin baska seyler oldugunu soyledim ama olmuyor.Birde su alintiyi oku belki bir fikir verir.
Bütün dinlerin aslı yoktur diyebiliriz.. Hepsi hurafelere dayanır. Dinlerin arasında en iyi dökümanlanan yine de İslam’dır.. Bunu kabul etmek zorundayız.. Hristiyanlığın başlangıcı bilinmezliklerle doludur. İsa’nın yaşamamış olması olasalığı bile vardır.
İslam çok iyi bilinen bir dindir.. Bundan hiç kuşkunuz olmasın.. Muhammed’in yaşamı, peygamberler arasında son derece özel bir yere sahiptir. Çünkü o zamana kadar Muhammed fizik olarak varlığı bilinen bir iki peygamberden biridir. Onlara Musa ve İbrahim bile dahil değildir. Çünkü onların ve diğer Yahudi peygamberlerinin yaşayıp yaşamadığı kesinlik kazanmamıştır.
Sünnet hakkında en ufak bir kuşkunuz olmamalıdır. Hadislerden farklı olarak sünnet çok iyi kaydedilmiş, dökümanlanmış, Muhammed’e ait bir yaşam tarzıdır.. Hadisler ayrı bir olay.. Onlardan biz ateistlerden daha çok bazı Müslüman’lar rahatsız olmaktadırlar.
Kur’an da değişmiş olabilir ama, bu değişiklik Osman’dan sonra donmuştur. Bu yüzden Kur’an’ı da değişmemiş olarak kabul etmek zorundayız..
Abdest, namaz, namaz sırasında ellerin, ayakların konumu, yapılan dualar ve diğerleri zamanla değişikliğe uğramamıştır, ya da çok az modifiye edilmişlerdir. Çünkü onlar sünnetullahdan kalmadır. Sünnet en güvenilir İslam geleneklerinin nesilden nesle geçmesi demektir.
Bu durum karşısında, İslam dinini çağdaşlaştırmak tümüyle olanaksızdır. İslamsal gelenekler tümüyle çağ dışı ve akıl dışıdırlar. Bazı Müslüman’lar İslam’ı kurtarmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Ama bunda başarılı olmaları mümkün değildir. Kur’an ve Sünnet kesinlik kazanmıştır. Hadislerin çöpe atılması yetersizdir. İslam’ı kurtarmak için Kur’an ve sünnetin de çöpe atılması gerekmektedir. Bu da olanaksızdır..
Selamlar
HACI
Sünnet’in farklı olmasının nedeni, pratik edilen İslam’sal ritüellerin nesilden nesle geçmesine alet olmasıdır…
Unutulmamalıdır ki, hadisleri reddedenler, aynı zamanda sünneti de reddetmektedirler.. Bu yanlıştır. Ben sünnetin asla değişmediğini biraz abartmış olabilirim. Bir iki ufak değişikliğe uğramış olabilir ama, böyle olduğu için reddedilemez.. Aslında Ebu Leheb’in üzerinde durduğu konular hem hadislerle ilgilidir hem de sünnetle..
Sünnetle hadis farklı şeyler ama, bazı Müslüman’lar onları aynı kefede tartıyor.. Sünnetten de kurtulmak istiyor onlar.. Ebu Leheb bunun mümkün olmadığını savunuyor ve ben ona katılıyorum. İslam’ı hadisler ve sünnetten soyutlayamazsınız..
HACI
Merhaba Haci
Arada bir saka yapiyorum kusuruma bakmazsin herhalde.Eger rahatsiz oluyorsan soyle lutfen.
Ben sunnet ile hadislerin birbirine denk tutulmamasi gerektigini dusunuyorum.Sunnete evet hadise hayir.
Hadisler guvenilirde olsada yinede karsi cikardim.
Dusunsene 2 milyon hadis.Ogren ogren bitmez.Her dakika hangi hadisi uygulamaliyim diye dusuneceksin.Olmaz boyle sey.
Merhaba Oğuz,
Oğuz yazdı:
Kuran''da bir cok bahis Hadis''lere muracaat edilmeden aciklanamaz. Bu bahislerin basinda "hani" kelimesini iceren Ayet''ler gelir. Bu Ayet''ler, o donem mevzu bilindiginden, yani Ayetlerin disinda Muhammed acikladigindan ayrica kisilere aciklama yapma geregi duymadan soylenmis Ayet''lerdir. Gunumuzde bu Ayet''leri anlayabilmek icin Hadis''lere bas vurmak zorundasinizdir.
Bu iddiası yanlıştır. Hani ifadesinden sonra o dikkat çekilen olay zaten anlatılır yada başk abir yerde konu anlatılmıştır. Öyle bu konuları anlamak için hadislere falan ihtiyaç yoktur. Yazısında verilen örneklere de bakılırsa dikkat çekilen kısımla ilgili gerekli olaylar zaten ayetlerde anlatılmış olduğu görülür. Örneğin Oğuzun örnek olarak verdiği ilk ayete bakalım:
Ahkaf-29 Bir de şu vakti anlat, hani cinlerden bir takımını Kur''an dinlemek üzere sana göndermiştik. Onu dinlemeye geldiklerinde: "Susun, dinleyin!" dediler. (Dinleme) bitirilince de dönüp uyarmak üzere kavimlerine gittiler.
Burada oğuz sadece tek bir ayeti vermiş, ayetin devamında olay anlatılır. Eğer Oğuz ayetleri eksik vermese herkes konunun nasıl ayetlerde anlatıldığı anlayacaktır.
46/29- Hani cinlerden birkaçını, Kur''an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: "Kulak verin;" sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.
46/30- Dediler ki: "Ey kavmimiz, gerçekten biz, Musa''dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan bir kitap dinledik; hakka ve doğru olan yola yöneltip-iletmektedir."
46/31- "Ey kavmimiz, Allah''a davet edene icabet edin ve O’na iman edin; günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acı bir azabtan korusun."
46/32- "Kim Allah''a davet edene icabet etmezse, artık o, yeryüzünde (Allah''ı aciz bırakacak değildir ve onun O''ndan başka) velileri yoktur. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler."
Bu ayetlerde cinlerin nereden geldiği kaç kişi olduğu ne zaman nerede gördüğü gibi konulardan söz edilmez. Oğuz bunları merak ediyor diye Kuran’da bunlardan söz edileceğini nereden çıkartıyorsunuz? Zaten ayetlerde anlatılmak istenen de o değildir. Anlatılan olay cinlerin gelişi ve onların kendi aralarındaki diyaloglarıdır. Bunlarda gerektiği gibi anlatılır. Kuran ne bir ansiklobedi ne bir bilim kitabı ne de bir tarih kitabıdır. Fakat içinde bazı bilgilerin, bazı bilimsel gerçeklerin ve bazı tarihsel konuların içinde bulunduğu bir hidayet kitabıdır.
Diğer ayetlerde de benzer durum vardır. O ayetten sonra yada başka yerdeki ayetlerdeki konu gerekli olduğu kadar anlatılır. Bu ayetleri okuyanlarda onlarda ne demek istendiğini anlarlar.
Merhaba Ebu Leheb,
Buradaki muhabbet tam körler sağırlar birbirini ağırlar tarzında olmuş yine. Ne kadar zevkle hadisleri savunuyorsunuz öyle.:-) Ben Kendim bizzat Kuran’a göre ibadet ediyorum. Bu konuda bilmeden direk atıyorsunuz. Birbirinizi çok feci dolduruyorsunuz. Bak sana söyleyeyim Hacı’nın dolmuşuna gelme.:-) Ben Ebu Leheb senin sorularına cevap vermiştim. Bir site verip oradan Kuran’a göre ibadetler nasıl çıkar bakın demiştim. Madem Orayı okumayıp konuyu öğrenmedin ben en azından yazıları ben buraya asayım sen oku öğren.
Kuran Müminler için gerekli tüm ibadetleri içinde bulundurur. Bunun dışında olan geleneksel uygulamalar ise sonradan dine sokulan ritüellerdir. Kuran’da olmayan şey zaten yoktur.
hangi hallerde oruç bozulur?
Oruç gecesi kadınlara yaklaşabileceğimiz söylenir.(2Bakara Suresi 187) Yaklaşma kelimesi mecazi anlatımlı bir kelimedir. Kadın erkek cinselliği için aynı şekilde Türkçe''de de "beraber olma" gibi deyimler kullanılmakta, bu deyimle cinsel ilişki kastedilmektedir. Yine 2Bakara Suresi 187. ayette orucun başlangıç vaktine kadar yiyebileceğimiz ve içebileceğimiz söylenir. Böylece orucu oluşturan üç unsur olan: 1 Yememe 2 İçmeme 3 Cinsel ilişkiye girmemenin, oruç vaktinde yerine getirilmesi anlaşılır. Belirtilen zaman dilimi içinde bu üçünün yapılmamasıyla oruç gerçekleşir. Orucun bitiş vakti olan gecenin başlangıcından sonra bunlar serbesttir. Kan vermenin, kusmanın, küfretmenin, kavga etmenin orucu bozduğu şeklindeki izahlar uydurmadır. Orucu oluşturan unsurlar bellidir. Yeme, içme ve cinsel ilişki dışında hiçbir şey orucu bozmaz.
kaç vakit ve ne zaman namaz kılınır?
NAMAZ VAKİTLERİ
Kuran''da namazın, vakitleri belirlenmiş bir farz olduğu geçer (4Nisa Suresi 103). Korku zamanında bile namaz kılınmasını açıklayan Kuran, hiç şüphesiz farz namazlarının vakitlerini de eksiksiz olarak açıklamıştır. Namaz vakitlerinin açıklanmasından kastımız, farz olan namazların açıklanmasıdır. Namaz övülmüş bir ibadettir. Allah''a yönelmenin, Allah''ı hatırlamanın bir şeklidir. Bu yönüyle namaz her an kılınabilen, her an yerine getirilebilen bir ibadettir. Fakat her kılınan namaz, farz namaz değildir. örneğin gece yarısı fazladan namaz kılınabilir, fakat bu gece yarısı kılınan namazın farz olduğunu göstermez. Peygamber de, Peygamber’in yakınları da şüphesiz birçok kereler namaz kılmışlardır. Kuran''ın tek kaynak olduğunu unutan mezhepçi zihniyetliler bu namazların kimisini farz, kimisini sünnet ilan etmişler; Kuran’dan dini anlamak yerine, Peygamber yakınlarının hareketlerini kendilerince yorumlayarak din oluşturmuşlardır. Sünni mezhepler sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı diye beş namazı farz kılmışlardır. Şiiler üç vakit namazı farz kılıp bu vakitlerde beş vakit namazı birleştirdiklerini söylerler. Daha eski zamanlardaki Hariciler''in iki veya üç vakit kıldıklarına dair hadisler de vardır. Bu farz namazların dışında Kuşluk, Duha, Güneş, Ay tutulması, İstihare, Kadir, Regaip, Beraat gecesi namazları gibi birçok namaz da vardır. Vitir namazı ise kimilerine göre vacip olup farza yakındır, kimilerine göre ise sünnettir.
Savaş zamanı namazın kılınmasıyla ilgili bilgileri veren Kuran, hiç şüphesiz farz namazlarının vakitlerini de açıklamıştır. Kuran''dan delillendirilmeyen namazların belirli dönemlerde belirli kişilerce, halifelerce, hatta Peygamber tarafından kılınmış olması mümkündür. çünkü Kuran namazı över ve farz namazların haricinde de namaz kılınması elbette ki iyidir. Bu açıdan bakıldığında yukarıda adı geçen ve yukarıda adını geçirmediğimiz, fakat namaz kitaplarında adı geçen namazların kılınmış olması mümkündür. Fakat Kuran’da adı geçmeyen namazların, farz namaz olarak algılanması çok büyük hatadır. Bu noktadan olaya baktığımızda sorun, hadislerin yorumlanış şeklindeki hatalardan kaynaklanmıştır. Şimdi dinin tek kaynağı olan Kuran''dan farz olan namazları isim ve vakitleriyle birlikte öğrenelim.
SABAH (FECR) NAMAZI
Kuran''da namaz kelimesi "salat" kelimesi ile ifade edilir. "Bağlantı kurmak" tipinde manalara sahip olan "salat" kulun yaratıcısıyla kurduğu bağlantı, yani namaz için de kullanılır. “Salat” kelimesi “ikame” fiiliyle beraber “namaz kılmak“ manasında kullanılmıştır. "Salatı Fecir" yani "Sabah namazı" ismi 24Nur Suresi 58. ayette geçmektedir. "Fecir" gecenin karanlığında güneşin ilk ışıklarının çıkışını ifade eder. Bu bir süreçtir ki güneşin doğuşuna kadar devam eder. Nitekim varlığı adından belli olan bu namazın, 11Hud Suresi 114. ayette vakti de tam belli olmaktadır.
Gündüzün iki tarafında, gecenin yakınlarında namaz kıl. Güzellikler çirkinlikleri giderir.
11 Hud Suresi 114
Arapça''daki "nehar" "gündüz", "leyl" "gece" demektir. "Tarafeyinnehari" ifadesi gündüzün iki tarafını ifade eder. "Taraf" ise; "uç, dıştan bitişik bölüm” manalarına gelmektedir. Kuran''da geçtiği diğer ayetlerde de aynı anlamda kullanılır. Gündüzün başlangıcını güneşin doğuşu, günün bitişini güneşin batışı olarak alırsak günün iki tarafında sabah ve akşam namazları vardır. Bu zamanların tam anlaşılması için "zülefen minelleyl" ifadesi ile bu vakitlerin, aynı zamanda gecenin gündüze yakın zamanları olduğu vurgulanır.
Yani sabah namazı, ismi ile 24Nur Suresi 58. ayette geçer. Bu isim aynı zamanda sabah namazının vaktini de tarif eder. Ayrıca 11Hud Suresi 114. ayette sabah namazının vakti belirlenmiştir. Sabah namazı Kuran’daki ismiyle “Salatul Fecir” adından da belli olduğu gibi günün ilk ışıklarıyla başlar ve günün başlangıcı olan güneşin doğuşuyla biter.
AKŞAM (İŞA) NAMAZI
İşa namazının ismi de 24Nur Suresi 58. ayette geçmektedir. Sözlükten “işa” kelimesinin anlamına bakanlar, güneşin batışından havanın kararmasına kadar olan vakte, yani bizim Türkçe''de "akşam" dediğimiz vakte "işa" denildiğini görürler. 12 Yusuf Suresi 16 ve 79Naziat Suresi 46. ayette de aynı kelime geçmektedir. Diğer iki ayetteki aynı kelimeyi "akşam" diye çeviren bazı çevirmenlerin, bu kelimeyi Türkçe bir kelime olan "yatsı namazı" diye çevirmeleri, mezhep izahlarının etkisinde kalmalarındandır. Bu çeviri "yatsı namazı" diye mezheplerin tarif ettiği namazı Kuran''ın da farz kıldığı izlenimini vermektedir ki bu yanlıştır. Fakat "yatmak" kökeninden gelen "yatsı" kelimesinden kasıt "işa namazının" yatmadan önce kılınan son farz namaz olması ise bu doğrudur. Ayette buna işaret de vardır:
Ey iman edenler! Yönetiminiz altındakilerle, ergenlik yaşına gelmemiş olanlarınız sizden üç vakitte izin istesinler. Fecir(Sabah) namazından önce, öğle vakti elbisenizi çıkardığınızda, işa(akşam) namazından sonra. çıplak olabileceğiniz üç vakittir bunlar.
24 Nur Suresi 58
Son namazı kılmak için mescide giden, topluca namazı kılan kişi bu namazdan sonra mescide gitmeyeceği için muhtemelen üzerini değiştirecektir. Ev kıyafetine bürünecektir. Bu yüzden yatmadan önceki son namaz işa namazı olarak düşünülüyorsa bu doğrudur. Yoksa vakit olarak akşamı ifade eden bir kelime, namaz kelimesiyle birleşirse bambaşka bir vakit olan yatsıyı ifade eder deniliyorsa, bunun yanlışlığı ortadadır. Bu ayette son farz namazın akşam namazı olduğunu destekleyici bir ifade tarzı vardır. Arapça sözlüklerden "işa" kelimesinin manasını araştıran herkes, "işa" kelimesinin "güneşin batışından gecenin karanlığına kadar olan zaman dilimi"ni ifade ettiğini görecektir.(Evdeki çocukların çıplaklığın mümkün olduğu vakitlerde izinsiz odalara dalmamalarını öğütleyen bu ayetten bir sonraki ayette, bu çocukların ergenlik yaşına gelince, her zaman özele saygı gösterip, izin alarak ebeveynlerinin odalarına girmeleri öğütlenir.)
Akşam namazının vaktinin anlaşıldığı ayet (11Hud Suresi 114) sabah namazında belirttiğimiz ayettir. Gündüzün iki tarafında kılınan namazlardan biri sabah namazı olunca, diğeri de bu namazın simetriği olan akşam namazıdır. Bu namazın vakti de aynı şekilde gecenin gündüze yakın olan zamanıdır. Bu ayet dışında akşam namazının vaktini belirleyen bir ayet daha vardır:
Güneşin sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Fecir(sabah) vakti Kuran''ı, fecir(sabah) vakti Kuran’ına tanık olunur.
17 İsra Suresi 78
Gecenin kararması, akşamın bitiş vaktini vermektedir. Işığın alametlerinin tamamen yok olmasıyla akşam namazının vakti biter. Bu durumda da "güneşin sarkması" ifadesi güneşin ufukta batışını belirler. Böylece güneşin batımı ve gecenin kararmasının arasındaki vakit, namaz vakti olarak belirtilir. Bu ayetin devamında sürekli akşam namazıyla beraber geçen sabah namazının vaktinin vurgulanması da ilginçtir. Fakat bu ayette sabah namazı değil, sabah Kuran okumak vurgulanır. Demek ki sabah namazının vaktinin içinde veya namazın dışında Kuran okumaya özel bir önem vermek gerekir. Görüldüğü gibi akşam ve sabah namazları isimleriyle beraber Kuran''da geçerler. üstelik bu isimler namazın kılınacağı vakti de ifade ederler. İlaveten sabah ve akşam namazının zamanı da açıklanmıştır. üstelik 24 Nur Suresi 58. ayette sabahın günün ilk, akşamın günün son namazı olduğuna işaret vardır.
namazı bozan haller nelerdir?
Sana bu sitedeki namazın kapsamını anlatan yazıyı asıyorum. Burada namazın nasıl kılınacağına dair kapsamlı bir açıklama var. Bunlraın içinde öyle önünde adam geçince namaz bozulur falan tarzında uydurma şeyleri bulamazsın. Çünkü öyle şeyler Kuran’a göre namazı bozmaz.
NAMAZIN KAPSADIKLARI
Namaz Allah''ı zikretmek (hatırlamak) için yapılan bir ibadettir (20Taha Suresi 14). Fakat Allah''ı zikretmekten farklı olarak namaz belli vakitlerde farz kılınmıştır, abdestli olarak yerine getirilmelidir ve belli hareketleri de kapsar. Namaz öyle bir ibadettir ki savaş sırasında bile yerine getirilir. 4Nisa Suresi 102. ayette savaş durumunda bir grubun namaz kıldığını, diğer grubun ise nöbet tuttuğunu görüyoruz. Secde edildikten sonra diğer grup ilk grubun yerini alıp namazını kılmaktadır. Burada savaş tehlikesinin olduğu bir durumda bile namazın secde de dahil olmak üzere (secde kişinin en savunmasız halidir) yerine getirildiğini, fakat nöbetleşe, silahları bırakmadan, düşmana fırsat verilmeden bunun yapıldığını görüyoruz. Eğer savaşta dahi vakitli farz olunan namaz böyle yerine getiriliyorsa, normal zamanında namazın kıyamı, rükusu ve secdesi ile yerine getirilmesinin önemi daha iyi anlaşılır.
Kuran’dan (14İbrahim Suresi 40) namazın Hz. İbrahim''den beri varolan bir ibadet olduğunu anlıyoruz. Hz. İbrahim''in ibadet evi Kabe''yi ele geçiren, Allah''a ortak koşucu putperestler bile namazı sapkın bir şekilde olsa da uygularlardı (8Enfal Suresi 35). Kuran evvelki nesillerin de uyguladıkları namaz alışkanlıklarını şehvetlerine uyma sonucu bıraktıklarını söyler (19Meryem Suresi 59).Yani Peygamberimiz zamanında, namaz "salat" denildiğinde namazın ne olduğu ve hareketleri kişiler tarafından anlaşılırdı. Aynen günümüzde de namaz denilince, namaz kılmayan kişilerin bile namazın hareketlerini, Allah''a yönelmeyi ve ibadet etmeyi anladıkları gibi. Kuran''da hareketli ibadet manasında üç kelime geçer. Bunlar "kıyam(ayakta durma)", "rüku(eğilme)", "secde(yüz üstü yere kapanma)"dir. Kuran''da İbrahim Peygamber''in makamının namaz yeri edinilmesi, evin temiz tutulması geçer (2Bakara Suresi 125). 22Hac Suresi 26. ayette ise evin kıyam, rüku ve secde edenler için temiz tutulması emredilerek namazın üç hareketinin ne olduğu bir arada gösterilmiş olur.
Namazın en önemli bölümü ve özelliği ise namazda Allah''ın hatırlanmasıdır(zikredilmesidir). Nitekim 20Taha Suresi 14. ayetten namazın kılınmasındaki gayenin, Allah''ın hatırlanması olduğunu anlarız. Kuran''da, namazda Kuran okunmasına dair bir ifade geçmez. Fakat Kuran bize tanıtılırken, Kuran''ın "zikir" yani hatırlatma olduğu söylenir. Böylece biz namaz kılarken, edeceğimiz duada, Allah''a yakarışta, rehberimizin Kuran olduğunu anlarız. örneğin Allah''ın bağışlayıcılığı, merhameti, her şeyi yaratması, cenneti, cehennemi, bilgisinin sonsuzluğu hep Kuran''dan öğrenilir. Namazda da merhametli, bağışlayıcı... bir Allah''ın karşısında olduğumuzu bilir, ona göre Allah''ı zikreder(hatırlar), ona göre Allah''a yöneliriz. Yani namazda illa ki Arapça Kuran okumak zorunda değiliz. çünkü namazda Kuran okuyun diye bir emir bile yokken, Arapça Kuran okumak gerektiği nereden anlaşılacaktır? Fakat namazda Allah''ı zikrederken Kuran''daki bilgileri kullanırız. örneğin Arapça "Kul huvallahu ahad" dememize illa ki gerek yoktur. Bunun yerine "De ki Allah birdir" şeklinde tercümesini okuyabiliriz. Veya "De ki" diye seslenişe gerek yoktur diye düşünüp "Allah birdir" diyebiliriz. Veya edeceğimiz duanın akışına göre "Allah''ım sen birsin..." şeklinde dua edersek, zikir olan Kuran''ın rehberliğinde zikir yapmış, yani Allah''ı hatırlamış oluruz. Kuran''ın bize verdiği mesaja, öğrettiği hatırlama şekline göre Allah''a yönelirsek, böylece Kuran''a göre namaz kılmış oluruz. Bu şekilde namaz kılmanın, Arapça bilmeden, Arapça ayetleri ezberden tekrarlayarak kılmaktan daha iyi olduğu kanaatindeyiz. Çünkü kişi ezberlediklerini tekrarladığında çoğunlukla söylediği kelimelerin farkına varmaz. Beyinde kodlu olan sözler otomatik olarak ağızdan çıkar ve çoğu zaman kişi ne söylediğinin farkında değildir. Hele kişi bilmediği bir dildeki metinleri ezberleyip tekrarlıyorsa durum tam bir felaket olur. Arapça bilmeyip, her harekette aynı sözleri tekrarlayarak namaz kılanlara, kıldıkları namazların kaçında, söylediklerinin ne kadarının farkında olduklarını bir sorun, bir araştırın, bu şekilde kılınan namazın sakıncalarını anlayacaksınız. İnsan, yaratılışı gereği ezberden okuduğu sözleri düşünmeden tekrarlayabilir. Her gün, hep aynı ayetler bilinmeyen bir dilde tekrarlanınca, Allah''ı zikretme(hatırlama) yerine bilinçsizce tekrarlar yapılmış olur. Birçok kişinin namaz kılarken akıllarına başka şeyler geldiğini söylediklerine tanık olursunuz. Tabi ki ezber bir namazda akla namazla alakası olmayan çok şey gelebilir. Çünkü beyin ezberde olan bir şeyi söylerken düşünmek zorunda olmadığı için başka şeyler düşünebilir. Allah içkili kişilerin bile namaz kılmalarını istemiş fakat onlara bir şart koşmuştur: "Ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın" (4Nisa Suresi 43). Böylece Allah sarhoşların ne söylediklerinden habersiz oldukları için namaz kılmalarını istemediğini bildirmiştir. Peki ayık kafalıyken hem bilmediği bir dilde, hem de ezbere Arapça Kuran okuyup ne dediğini bilmeyenlerin durumunun bu sarhoşlardan farkı nedir? Bunların namazlarında yerine getirmedikleri unsur olan "Ne söylediklerini bilmek", sarhoşların yerine getirmediği unsurla aynı değil midir?
Kuran''da (2Bakara Suresi 45) sabırla, namazla Allah''tan yardım dilemek geçer. Peki ana dilinde namaz kılmayan kişi kendi özel derdiyle ilgili özel duygularını nasıl dile getirip de Allah''tan yardım dileyecektir. Ana dilde ibadete karşı çıkanlar, bu ayetin hükmünün yerine gelmesini engellemiş olmuyorlar mı? Kişiler sayılara, törenlere, açılara, teferruatlara boğulmuştur. Fakat Allah''ın en çok istediği unsur uygulanmamaktadır. Allah namazın gayesinin kendisinin hatırlanması olduğunu söyler. Mezheplerin anlattığı namaz şekliyle ayaktayken ellerin bilekten tutulması, rükuda sırtın açısı, secdede önce alnın, sonra burnun yere konuşu, oturuşta bir ayağın dik, diğerinin yatık oluşu gibi Kuran''da olmayan nice teferruatlar harfiyen yerine getirilir. Ama Allah''ın hatırlanması; bu Arapçaperestlik, ezbercilik, teferruatçılık yüzünden gölgelenir, engellenir. Eğer "Hayır böyle bir şey yok" diyorsanız, etrafta bahsettiğimiz şekilde namaz kılan birçok kişiyi sorgulayıp söylediklerimizin doğruluğunu tartın. Bu satırları yazanların bir çoğu da daha evvel mezheplerin anlattığı şekilde dini öğrenmeye başladıkları, o şekilde namaz kıldıkları için kılınan namazın nasıl olduğundan haberdardırlar. Düzgün kılınan namazla:
1 Allah hatırlanmakta, kişi ne söylediğinin farkında olmaktadır (20Taha Suresi 14).
2 Namazda huşu olmaktadır. Huşu kelimesine kalpsel ürperti, derin saygı manaları verilmektedir (23Müminun Suresi 2).
3 Namaz kişiyi çirkin davranışlardan ve fiillerden alıkoymaktadır (29Ankebut Suresi 45).
Düzgün kılınmayan bir namaz birçok kişi tarafından iyi bir niyetle yapılmış olabilir. Fakat sonuç yine de papağanvari bir tekrarlama ve sarhoşvari bir şekilde ne söylediğini bilmeden bir namaz olmaktadır. Bu yüzden kişinin ana dilinde ne söylediğini bilerek ibadet etmesi, papağanlıktan ve sarhoşvarilikten kurtulup, Allah''ın muradını yerine getirmesi için çok önemlidir. Ana dilde ibadet kişinin söylediğinin farkında olması demektir. Bu ise gerçek manada hatırlamanın(zikir) oluşması için zaruridir. Ana dilde ibadet, bir ruhsat, bir kolaylık olarak görülmemelidir. Ana dilde ibadet, kişinin yaratıcısı ile gerekli olan bağı kurması için olmazsa olmaz şarttır. Siz kitlelerin hepsinin ana dili gibi Arapça öğrenemeyeceği veya İslam''ın Arap ırkının dini olmadığı kanaatindeyseniz, bu fikri kabullenmekte zorlanmayacaksınız demektir.
Ayrıca Cin Suresi 18. ayete göre namaz kılınan yerlerde Allah dışında kimseye yakarılmamalıdır. Peygamberlerden, evliyalardan, ölmüşlerden yardım istemek Müslümana yakışmaz. Müslüman bir tek Allah''a yalvarır, gücün bir tek Allah''ta olduğunu bilir.
ezan nasıl ve neden okunur?
Ezanın okunması farz değildir. Sonradan gelenek haline gelmiştir. Yani Kurani bir uygulama değildir. Olmasa da dinen bir eksikliği olmaz.
Umarım bu açıklamalar seni ikna etmiştir. Gördüğün gibi sorduğun soruların Kuran’a göre cevapları bunlar. Öyle bunları açıklamak için hadise falan da ihtiyaç yoktur. Bu konuları bilmediğiniz için cahilliğinizden Hacı ve Oğuzla beraber kendi aranızda alay ediyorsunuz ama ortada alay edilecek bir tek şey o da sizin cahilliğiniz.
Selamlar.
Heh heee,
Ella carpitiyor, hem de ne carpitma...
Ne demis Ella;
""Ahkaf-29 Bir de şu vakti anlat, hani cinlerden bir takımını Kur''an dinlemek üzere sana göndermiştik. Onu dinlemeye geldiklerinde: "Susun, dinleyin!" dediler. (Dinleme) bitirilince de dönüp uyarmak üzere kavimlerine gittiler.
Burada oğuz sadece tek bir ayeti vermiş, ayetin devamında olay anlatılır. Eğer Oğuz ayetleri eksik vermese herkes konunun nasıl ayetlerde anlatıldığı anlayacaktır. ""
Kuran okuyan, Kuran''dan bir seyler kapmaya calisan bir kisi, Ella''nin guya aciklama yaptigini sandigi onceki ve sonraki Ayet''lerde, yazimizda sordugumuz sorulara cevap olmadigini gorecektir... Oguz bu Ayet''i ozel olarak secmistir... Ella gibiler acaba nasil carpitir diye...
heh heeee....
Ayrica Kalem-48 icin neden bir yorum getirememis? Cunku yok... Yorumlar Hadis''lerde...
Heh heee...
Bunlarin hikayelerini isteyene anlatirim...
Tamami Hadis kaynakli olarak...
Heh heeeeee,
Hadissiz din oldugunu iddia edenler...
Sahtekarlar siziiiii...
Ebu Leheb
26-11-2004, 01:10
hangi hallerde oruç bozulur?
Oruç gecesi kadınlara yaklaşabileceğimiz söylenir.(2Bakara Suresi 187) Yaklaşma kelimesi mecazi anlatımlı bir kelimedir. Kadın erkek cinselliği için aynı şekilde Türkçe''de de "beraber olma" gibi deyimler kullanılmakta, bu deyimle cinsel ilişki kastedilmektedir. Yine 2Bakara Suresi 187. ayette orucun başlangıç vaktine kadar yiyebileceğimiz ve içebileceğimiz söylenir. Böylece orucu oluşturan üç unsur olan: 1 Yememe 2 İçmeme 3 Cinsel ilişkiye girmemenin, oruç vaktinde yerine getirilmesi anlaşılır. Belirtilen zaman dilimi içinde bu üçünün yapılmamasıyla oruç gerçekleşir. Orucun bitiş vakti olan gecenin başlangıcından sonra bunlar serbesttir. Kan vermenin, kusmanın, küfretmenin, kavga etmenin orucu bozduğu şeklindeki izahlar uydurmadır. Orucu oluşturan unsurlar bellidir. Yeme, içme ve cinsel ilişki dışında hiçbir şey orucu bozmaz.
senin bu izahına göre o zaman mastürbasyon yapmak orucu bozmaz. umarım mastürbasyon ile cinsel ilişkiye girmenin farklı şeyler olduğunu biliyorsundur. yine bu izaha göre sigara içmek, damardan eroin almak, kokain koklamak, mariuana veya esrar çekmek de orucu bozmaz.aynı şekilde ilaç niyetine bol bol vitamin hapı almak, serum kullanmak da orucu bozmaz. bravo sana! islama yeni bir yaklaşım getirdin. kafadan yorum yap, ona göre inan. ne güzel bir din! ibadetleri ve ibadet özellikleri kişiye göre yorumlanıyor, her isteyen istediği gibi ibadet ediyor.sana göre orucu bozmayan hal,başkasına göre bozuyor. yeknesak bir uygulama yok. herkesin ibadetten anladığı şeyler farklı. ya sen çok akıllısın ya da 1500 yıldır hadis, sünnet ve icma gibi islami "ilimlerle" yoğrulmuş bir bütüne inanlar ahmak!
kaç vakit ve ne zaman namaz kılınır?
NAMAZ VAKİTLERİ
Kuran''da namazın, vakitleri belirlenmiş bir farz olduğu geçer (4Nisa Suresi 103). Korku zamanında bile namaz kılınmasını açıklayan Kuran, hiç şüphesiz farz namazlarının vakitlerini de eksiksiz olarak açıklamıştır. Namaz vakitlerinin açıklanmasından kastımız, farz olan namazların açıklanmasıdır. Namaz övülmüş bir ibadettir. Allah''a yönelmenin, Allah''ı hatırlamanın bir şeklidir. Bu yönüyle namaz her an kılınabilen, her an yerine getirilebilen bir ibadettir. Fakat her kılınan namaz, farz namaz değildir. örneğin gece yarısı fazladan namaz kılınabilir, fakat bu gece yarısı kılınan namazın farz olduğunu göstermez. Peygamber de, Peygamber’in yakınları da şüphesiz birçok kereler namaz kılmışlardır. Kuran''ın tek kaynak olduğunu unutan mezhepçi zihniyetliler bu namazların kimisini farz, kimisini sünnet ilan etmişler; Kuran’dan dini anlamak yerine, Peygamber yakınlarının hareketlerini kendilerince yorumlayarak din oluşturmuşlardır. Sünni mezhepler sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı diye beş namazı farz kılmışlardır. Şiiler üç vakit namazı farz kılıp bu vakitlerde beş vakit namazı birleştirdiklerini söylerler. Daha eski zamanlardaki Hariciler''in iki veya üç vakit kıldıklarına dair hadisler de vardır. Bu farz namazların dışında Kuşluk, Duha, Güneş, Ay tutulması, İstihare, Kadir, Regaip, Beraat gecesi namazları gibi birçok namaz da vardır. Vitir namazı ise kimilerine göre vacip olup farza yakındır, kimilerine göre ise sünnettir.
Savaş zamanı namazın kılınmasıyla ilgili bilgileri veren Kuran, hiç şüphesiz farz namazlarının vakitlerini de açıklamıştır. Kuran''dan delillendirilmeyen namazların belirli dönemlerde belirli kişilerce, halifelerce, hatta Peygamber tarafından kılınmış olması mümkündür. çünkü Kuran namazı över ve farz namazların haricinde de namaz kılınması elbette ki iyidir. Bu açıdan bakıldığında yukarıda adı geçen ve yukarıda adını geçirmediğimiz, fakat namaz kitaplarında adı geçen namazların kılınmış olması mümkündür. Fakat Kuran’da adı geçmeyen namazların, farz namaz olarak algılanması çok büyük hatadır. Bu noktadan olaya baktığımızda sorun, hadislerin yorumlanış şeklindeki hatalardan kaynaklanmıştır. Şimdi dinin tek kaynağı olan Kuran''dan farz olan namazları isim ve vakitleriyle birlikte öğrenelim.
SABAH (FECR) NAMAZI
Kuran''da namaz kelimesi "salat" kelimesi ile ifade edilir. "Bağlantı kurmak" tipinde manalara sahip olan "salat" kulun yaratıcısıyla kurduğu bağlantı, yani namaz için de kullanılır. “Salat” kelimesi “ikame” fiiliyle beraber “namaz kılmak“ manasında kullanılmıştır. "Salatı Fecir" yani "Sabah namazı" ismi 24Nur Suresi 58. ayette geçmektedir. "Fecir" gecenin karanlığında güneşin ilk ışıklarının çıkışını ifade eder. Bu bir süreçtir ki güneşin doğuşuna kadar devam eder. Nitekim varlığı adından belli olan bu namazın, 11Hud Suresi 114. ayette vakti de tam belli olmaktadır.
Gündüzün iki tarafında, gecenin yakınlarında namaz kıl. Güzellikler çirkinlikleri giderir.
11 Hud Suresi 114
Arapça''daki "nehar" "gündüz", "leyl" "gece" demektir. "Tarafeyinnehari" ifadesi gündüzün iki tarafını ifade eder. "Taraf" ise; "uç, dıştan bitişik bölüm” manalarına gelmektedir. Kuran''da geçtiği diğer ayetlerde de aynı anlamda kullanılır. Gündüzün başlangıcını güneşin doğuşu, günün bitişini güneşin batışı olarak alırsak günün iki tarafında sabah ve akşam namazları vardır. Bu zamanların tam anlaşılması için "zülefen minelleyl" ifadesi ile bu vakitlerin, aynı zamanda gecenin gündüze yakın zamanları olduğu vurgulanır.
Yani sabah namazı, ismi ile 24Nur Suresi 58. ayette geçer. Bu isim aynı zamanda sabah namazının vaktini de tarif eder. Ayrıca 11Hud Suresi 114. ayette sabah namazının vakti belirlenmiştir. Sabah namazı Kuran’daki ismiyle “Salatul Fecir” adından da belli olduğu gibi günün ilk ışıklarıyla başlar ve günün başlangıcı olan güneşin doğuşuyla biter.
AKŞAM (İŞA) NAMAZI
İşa namazının ismi de 24Nur Suresi 58. ayette geçmektedir. Sözlükten “işa” kelimesinin anlamına bakanlar, güneşin batışından havanın kararmasına kadar olan vakte, yani bizim Türkçe''de "akşam" dediğimiz vakte "işa" denildiğini görürler. 12 Yusuf Suresi 16 ve 79Naziat Suresi 46. ayette de aynı kelime geçmektedir. Diğer iki ayetteki aynı kelimeyi "akşam" diye çeviren bazı çevirmenlerin, bu kelimeyi Türkçe bir kelime olan "yatsı namazı" diye çevirmeleri, mezhep izahlarının etkisinde kalmalarındandır. Bu çeviri "yatsı namazı" diye mezheplerin tarif ettiği namazı Kuran''ın da farz kıldığı izlenimini vermektedir ki bu yanlıştır. Fakat "yatmak" kökeninden gelen "yatsı" kelimesinden kasıt "işa namazının" yatmadan önce kılınan son farz namaz olması ise bu doğrudur. Ayette buna işaret de vardır:
Ey iman edenler! Yönetiminiz altındakilerle, ergenlik yaşına gelmemiş olanlarınız sizden üç vakitte izin istesinler. Fecir(Sabah) namazından önce, öğle vakti elbisenizi çıkardığınızda, işa(akşam) namazından sonra. çıplak olabileceğiniz üç vakittir bunlar.
24 Nur Suresi 58
Son namazı kılmak için mescide giden, topluca namazı kılan kişi bu namazdan sonra mescide gitmeyeceği için muhtemelen üzerini değiştirecektir. Ev kıyafetine bürünecektir. Bu yüzden yatmadan önceki son namaz işa namazı olarak düşünülüyorsa bu doğrudur. Yoksa vakit olarak akşamı ifade eden bir kelime, namaz kelimesiyle birleşirse bambaşka bir vakit olan yatsıyı ifade eder deniliyorsa, bunun yanlışlığı ortadadır. Bu ayette son farz namazın akşam namazı olduğunu destekleyici bir ifade tarzı vardır. Arapça sözlüklerden "işa" kelimesinin manasını araştıran herkes, "işa" kelimesinin "güneşin batışından gecenin karanlığına kadar olan zaman dilimi"ni ifade ettiğini görecektir.(Evdeki çocukların çıplaklığın mümkün olduğu vakitlerde izinsiz odalara dalmamalarını öğütleyen bu ayetten bir sonraki ayette, bu çocukların ergenlik yaşına gelince, her zaman özele saygı gösterip, izin alarak ebeveynlerinin odalarına girmeleri öğütlenir.)
Akşam namazının vaktinin anlaşıldığı ayet (11Hud Suresi 114) sabah namazında belirttiğimiz ayettir. Gündüzün iki tarafında kılınan namazlardan biri sabah namazı olunca, diğeri de bu namazın simetriği olan akşam namazıdır. Bu namazın vakti de aynı şekilde gecenin gündüze yakın olan zamanıdır. Bu ayet dışında akşam namazının vaktini belirleyen bir ayet daha vardır:
Güneşin sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Fecir(sabah) vakti Kuran''ı, fecir(sabah) vakti Kuran’ına tanık olunur.
17 İsra Suresi 78
Gecenin kararması, akşamın bitiş vaktini vermektedir. Işığın alametlerinin tamamen yok olmasıyla akşam namazının vakti biter. Bu durumda da "güneşin sarkması" ifadesi güneşin ufukta batışını belirler. Böylece güneşin batımı ve gecenin kararmasının arasındaki vakit, namaz vakti olarak belirtilir. Bu ayetin devamında sürekli akşam namazıyla beraber geçen sabah namazının vaktinin vurgulanması da ilginçtir. Fakat bu ayette sabah namazı değil, sabah Kuran okumak vurgulanır. Demek ki sabah namazının vaktinin içinde veya namazın dışında Kuran okumaya özel bir önem vermek gerekir. Görüldüğü gibi akşam ve sabah namazları isimleriyle beraber Kuran''da geçerler. üstelik bu isimler namazın kılınacağı vakti de ifade ederler. İlaveten sabah ve akşam namazının zamanı da açıklanmıştır. üstelik 24 Nur Suresi 58. ayette sabahın günün ilk, akşamın günün son namazı olduğuna işaret vardır.
namazı bozan haller nelerdir?
Sana bu sitedeki namazın kapsamını anlatan yazıyı asıyorum. Burada namazın nasıl kılınacağına dair kapsamlı bir açıklama var. Bunlraın içinde öyle önünde adam geçince namaz bozulur falan tarzında uydurma şeyleri bulamazsın. Çünkü öyle şeyler Kuran’a göre namazı bozmaz.
NAMAZIN KAPSADIKLARI
Namaz Allah''ı zikretmek (hatırlamak) için yapılan bir ibadettir (20Taha Suresi 14). Fakat Allah''ı zikretmekten farklı olarak namaz belli vakitlerde farz kılınmıştır, abdestli olarak yerine getirilmelidir ve belli hareketleri de kapsar. Namaz öyle bir ibadettir ki savaş sırasında bile yerine getirilir. 4Nisa Suresi 102. ayette savaş durumunda bir grubun namaz kıldığını, diğer grubun ise nöbet tuttuğunu görüyoruz. Secde edildikten sonra diğer grup ilk grubun yerini alıp namazını kılmaktadır. Burada savaş tehlikesinin olduğu bir durumda bile namazın secde de dahil olmak üzere (secde kişinin en savunmasız halidir) yerine getirildiğini, fakat nöbetleşe, silahları bırakmadan, düşmana fırsat verilmeden bunun yapıldığını görüyoruz. Eğer savaşta dahi vakitli farz olunan namaz böyle yerine getiriliyorsa, normal zamanında namazın kıyamı, rükusu ve secdesi ile yerine getirilmesinin önemi daha iyi anlaşılır.
Kuran’dan (14İbrahim Suresi 40) namazın Hz. İbrahim''den beri varolan bir ibadet olduğunu anlıyoruz. Hz. İbrahim''in ibadet evi Kabe''yi ele geçiren, Allah''a ortak koşucu putperestler bile namazı sapkın bir şekilde olsa da uygularlardı (8Enfal Suresi 35). Kuran evvelki nesillerin de uyguladıkları namaz alışkanlıklarını şehvetlerine uyma sonucu bıraktıklarını söyler (19Meryem Suresi 59).Yani Peygamberimiz zamanında, namaz "salat" denildiğinde namazın ne olduğu ve hareketleri kişiler tarafından anlaşılırdı. Aynen günümüzde de namaz denilince, namaz kılmayan kişilerin bile namazın hareketlerini, Allah''a yönelmeyi ve ibadet etmeyi anladıkları gibi. Kuran''da hareketli ibadet manasında üç kelime geçer. Bunlar "kıyam(ayakta durma)", "rüku(eğilme)", "secde(yüz üstü yere kapanma)"dir. Kuran''da İbrahim Peygamber''in makamının namaz yeri edinilmesi, evin temiz tutulması geçer (2Bakara Suresi 125). 22Hac Suresi 26. ayette ise evin kıyam, rüku ve secde edenler için temiz tutulması emredilerek namazın üç hareketinin ne olduğu bir arada gösterilmiş olur.
Namazın en önemli bölümü ve özelliği ise namazda Allah''ın hatırlanmasıdır(zikredilmesidir). Nitekim 20Taha Suresi 14. ayetten namazın kılınmasındaki gayenin, Allah''ın hatırlanması olduğunu anlarız. Kuran''da, namazda Kuran okunmasına dair bir ifade geçmez. Fakat Kuran bize tanıtılırken, Kuran''ın "zikir" yani hatırlatma olduğu söylenir. Böylece biz namaz kılarken, edeceğimiz duada, Allah''a yakarışta, rehberimizin Kuran olduğunu anlarız. örneğin Allah''ın bağışlayıcılığı, merhameti, her şeyi yaratması, cenneti, cehennemi, bilgisinin sonsuzluğu hep Kuran''dan öğrenilir. Namazda da merhametli, bağışlayıcı... bir Allah''ın karşısında olduğumuzu bilir, ona göre Allah''ı zikreder(hatırlar), ona göre Allah''a yöneliriz. Yani namazda illa ki Arapça Kuran okumak zorunda değiliz. çünkü namazda Kuran okuyun diye bir emir bile yokken, Arapça Kuran okumak gerektiği nereden anlaşılacaktır? Fakat namazda Allah''ı zikrederken Kuran''daki bilgileri kullanırız. örneğin Arapça "Kul huvallahu ahad" dememize illa ki gerek yoktur. Bunun yerine "De ki Allah birdir" şeklinde tercümesini okuyabiliriz. Veya "De ki" diye seslenişe gerek yoktur diye düşünüp "Allah birdir" diyebiliriz. Veya edeceğimiz duanın akışına göre "Allah''ım sen birsin..." şeklinde dua edersek, zikir olan Kuran''ın rehberliğinde zikir yapmış, yani Allah''ı hatırlamış oluruz. Kuran''ın bize verdiği mesaja, öğrettiği hatırlama şekline göre Allah''a yönelirsek, böylece Kuran''a göre namaz kılmış oluruz. Bu şekilde namaz kılmanın, Arapça bilmeden, Arapça ayetleri ezberden tekrarlayarak kılmaktan daha iyi olduğu kanaatindeyiz. Çünkü kişi ezberlediklerini tekrarladığında çoğunlukla söylediği kelimelerin farkına varmaz. Beyinde kodlu olan sözler otomatik olarak ağızdan çıkar ve çoğu zaman kişi ne söylediğinin farkında değildir. Hele kişi bilmediği bir dildeki metinleri ezberleyip tekrarlıyorsa durum tam bir felaket olur. Arapça bilmeyip, her harekette aynı sözleri tekrarlayarak namaz kılanlara, kıldıkları namazların kaçında, söylediklerinin ne kadarının farkında olduklarını bir sorun, bir araştırın, bu şekilde kılınan namazın sakıncalarını anlayacaksınız. İnsan, yaratılışı gereği ezberden okuduğu sözleri düşünmeden tekrarlayabilir. Her gün, hep aynı ayetler bilinmeyen bir dilde tekrarlanınca, Allah''ı zikretme(hatırlama) yerine bilinçsizce tekrarlar yapılmış olur. Birçok kişinin namaz kılarken akıllarına başka şeyler geldiğini söylediklerine tanık olursunuz. Tabi ki ezber bir namazda akla namazla alakası olmayan çok şey gelebilir. Çünkü beyin ezberde olan bir şeyi söylerken düşünmek zorunda olmadığı için başka şeyler düşünebilir. Allah içkili kişilerin bile namaz kılmalarını istemiş fakat onlara bir şart koşmuştur: "Ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın" (4Nisa Suresi 43). Böylece Allah sarhoşların ne söylediklerinden habersiz oldukları için namaz kılmalarını istemediğini bildirmiştir. Peki ayık kafalıyken hem bilmediği bir dilde, hem de ezbere Arapça Kuran okuyup ne dediğini bilmeyenlerin durumunun bu sarhoşlardan farkı nedir? Bunların namazlarında yerine getirmedikleri unsur olan "Ne söylediklerini bilmek", sarhoşların yerine getirmediği unsurla aynı değil midir?
Kuran''da (2Bakara Suresi 45) sabırla, namazla Allah''tan yardım dilemek geçer. Peki ana dilinde namaz kılmayan kişi kendi özel derdiyle ilgili özel duygularını nasıl dile getirip de Allah''tan yardım dileyecektir. Ana dilde ibadete karşı çıkanlar, bu ayetin hükmünün yerine gelmesini engellemiş olmuyorlar mı? Kişiler sayılara, törenlere, açılara, teferruatlara boğulmuştur. Fakat Allah''ın en çok istediği unsur uygulanmamaktadır. Allah namazın gayesinin kendisinin hatırlanması olduğunu söyler. Mezheplerin anlattığı namaz şekliyle ayaktayken ellerin bilekten tutulması, rükuda sırtın açısı, secdede önce alnın, sonra burnun yere konuşu, oturuşta bir ayağın dik, diğerinin yatık oluşu gibi Kuran''da olmayan nice teferruatlar harfiyen yerine getirilir. Ama Allah''ın hatırlanması; bu Arapçaperestlik, ezbercilik, teferruatçılık yüzünden gölgelenir, engellenir. Eğer "Hayır böyle bir şey yok" diyorsanız, etrafta bahsettiğimiz şekilde namaz kılan birçok kişiyi sorgulayıp söylediklerimizin doğruluğunu tartın. Bu satırları yazanların bir çoğu da daha evvel mezheplerin anlattığı şekilde dini öğrenmeye başladıkları, o şekilde namaz kıldıkları için kılınan namazın nasıl olduğundan haberdardırlar. Düzgün kılınan namazla:
1 Allah hatırlanmakta, kişi ne söylediğinin farkında olmaktadır (20Taha Suresi 14).
2 Namazda huşu olmaktadır. Huşu kelimesine kalpsel ürperti, derin saygı manaları verilmektedir (23Müminun Suresi 2).
3 Namaz kişiyi çirkin davranışlardan ve fiillerden alıkoymaktadır (29Ankebut Suresi 45).
Düzgün kılınmayan bir namaz birçok kişi tarafından iyi bir niyetle yapılmış olabilir. Fakat sonuç yine de papağanvari bir tekrarlama ve sarhoşvari bir şekilde ne söylediğini bilmeden bir namaz olmaktadır. Bu yüzden kişinin ana dilinde ne söylediğini bilerek ibadet etmesi, papağanlıktan ve sarhoşvarilikten kurtulup, Allah''ın muradını yerine getirmesi için çok önemlidir. Ana dilde ibadet kişinin söylediğinin farkında olması demektir. Bu ise gerçek manada hatırlamanın(zikir) oluşması için zaruridir. Ana dilde ibadet, bir ruhsat, bir kolaylık olarak görülmemelidir. Ana dilde ibadet, kişinin yaratıcısı ile gerekli olan bağı kurması için olmazsa olmaz şarttır. Siz kitlelerin hepsinin ana dili gibi Arapça öğrenemeyeceği veya İslam''ın Arap ırkının dini olmadığı kanaatindeyseniz, bu fikri kabullenmekte zorlanmayacaksınız demektir.
Ayrıca Cin Suresi 18. ayete göre namaz kılınan yerlerde Allah dışında kimseye yakarılmamalıdır. Peygamberlerden, evliyalardan, ölmüşlerden yardım istemek Müslümana yakışmaz. Müslüman bir tek Allah''a yalvarır, gücün bir tek Allah''ta olduğunu bilir.[/quote]
zorlama yorumun bu kadarına da pes doğrusu! yani tanrı, kitabında açıkça "günde şu kadar namazı şu vakitlerde kılacaksınız, şunlar namazı bozar" gibi tek bir cümleyle işi özetleyebilcek kadar zeki olduğu halde, senin gibiler yorum yapsın, şu kelimeden şu manayı çıkarsın, bu kelimeden bu manayı çıkarsın gibi puzzle tarzı bir bilmeceyle, namaz ibadetlerini ne zaman ve kaç defa yapacaklar anlasınlar diye düşünmüş öyle mi? :D iyi o zaman müslüman olmasını istediğimiz zeka puanı 150 olan bir fransıza fransızca bir kuran verelim günde kaç defa ve hangi zamanlarda namaz kılmasını anlamasını isteyelim! bakalım anlayabilecekmi!!! :P namazıın hangi hallerde bozulduğunu sormayı da unutmayalım. hatta namazı nasıl kılması gerektiğini de soralım belki cevap verebilir!! :P
ezan nasıl ve neden okunur?
Ezanın okunması farz değildir. Sonradan gelenek haline gelmiştir. Yani Kurani bir uygulama değildir. Olmasa da dinen bir eksikliği olmaz.
bir insanın tartışmada düştüğü zor durumdan kendini kurtarabilmek için, dinine ait bazı unsurları reddetmesi ne kadar etiktir ve ne kadar dine uygundur bunun yorumunu senin tanrına bırakıyorum. muhammed demek zeyde ezan okutarak dinde yeri olmayan bir uygulamayı başlatmış..vay canına! tanrın kuranda açıkça "muhammedi dinleyin, onun dediklerini yapın" demesine rağmen, muhammedin başlattığı bir uygulamayı reddebiliyosun! peygamberini bile dinlemeyen bir müslüman! :P
Umarım bu açıklamalar seni ikna etmiştir. Gördüğün gibi sorduğun soruların Kuran’a göre cevapları bunlar. Öyle bunları açıklamak için hadise falan da ihtiyaç yoktur. Bu konuları bilmediğiniz için cahilliğinizden Hacı ve Oğuzla beraber kendi aranızda alay ediyorsunuz ama ortada alay edilecek bir tek şey o da sizin cahilliğiniz.
Selamlar.
bazı ayetleri alarak ve anlamlarından çok uzakta yorumlaman biçimsel anlamda şüphesis bir cevaptır. ancak içerik olarak boş laf kalabalığından başka bişey değildir. bu arada bana viktor hugo''nun herhangi bir romanını göster sana o romandaki cümlelerden çok mucizevi şeyler çıkarayım. hatta o kitaptan namaz vakitlerini bile çıkarabilirim. :D
bize yorum yoluyla cevap verirken, hiç bu dini bilmeyen, islam tarihinden anlamayan kişilere karşı konuşuyormuş gibi düşün. çünkü bu kuran dedin kitap sadece senin ve bizim gibi islam tarihini, az çok arapçayı, hadis ve sünnet uygulamalarını bilen kişilere hitap etmiyor. bu kitap herkese hitap ediyor. taa tazmanyadan alaskaya kadar!
herşeyi yorum yoluyla açıklamışsın da namaz nasıl kılınır onu açıklamamışsın. kadı ve erkekler namazı nasıl kılar? hangi hareketleri yapar? bu hareketlerin süreleri ve sıralamaları nasıldır? hangi pozisyonda hangi dua okunur? namaza ilişkin bu soruları da kurana göre bize anlatki senin hayal gücünün boyutlarını görelim! :D
Merhaba Ebu Leheb,
Senin tıpkı geleneksel dindarlar gibi onların inandıklarının hepsinin Kuran’dan çıkması gerektiğini düşünüyorsun. Sonra bu çıkmayınca da kendince haklı çıkmış zannediyorsun. Bu genel mantıksızlık inkarcıların hepsinde var. Örneğin sen nereden biliyorsun, Ezanın farz olduğunu? Ya da nerende biliyorsun mastürbasyonun orucu bozduğunu?
Bir insana serum verilince orucunun bozulduğunu hangi hadiste yazıyor bana söyler misin?Bunların bir çoğu zaten hadislerde de olamaz. Mezhep imanları bunlar hakkında hüküm verirler. FAzılarıda farklı hadislere bakarak farklı farklı sonuçlar çıkarırlar.
Oysa burada kıyas yapılması gereken ölçü alınması gereken sadece Kuran’dır. Buradaki fark hüküm kaynağı hadisler değil Kuran olmasıdır.
Namaz konusuna gelince neden namaz için detay arıyorsun. Allah insanlara kıyam rüku ve secdeden oluşan bir namaz tarif eder. Bunlar ayetlerde açıktır. Elini nasıl bağladın yada kaç Dakika rükü da durdun gibi bir sınırı yoktur. Bunları zaten hadisler de sınırlandırmaz. Sen içinde bulunduğun ruh hali, vaktin, konsantrasyonun ölçüsünce istediğin gibi namazını kılarsın. Namaz Allah’ı anmak ve yüceltmek için kılınır.
Bakara suresinde bir kıssa vardır. Orada insanlar kendilerinden bir buzağı kesmeleri istendiğinde, bunun detaylarını öğrenmek istemişler ve her detaydan sonra bunla yetinmeyip, yenisini istemişlerdir. Burada bu detaycı zihniyet eleştirilir.
Kuran detay kitabı değildir. Allah insanlardan detay da istemez.
Geleneksel din anlayışı olanlarla senin gibi cahil ve muhakemesi düşük olan insanlar bu konuyu anlayamıyorlar. İlla detay olması gerekir diye iddia ediyorsunuz.
İlk başta kurduğun mantık yanlış sen bu mantığını değiştir. İlk önce bir İslam imajı var kafanda buna ulaşmaya çalışıyorsun. Oysa Kuran’da ne varsa odur.
Tüm hükümler helal ve haramlar Kuran’da bildirilmiştir. Eğer bildirilmediyse Allah bunu affetmiştir. Bak Maide suresindeki ayette Allah ne diyor:
5/101- Ey iman edenler, size açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın; Kur''an indirildiği zaman sorarsanız, size açıklanır. Allah onu affetti. Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak olandır.
Olay budur.
Ebuleheb
Hadislerle ibadet nasil yapiliyor.Orneklerle anlatacakmisin?Yoksa ilk bastaki gibi lafi dolandiracakmisin?
Ebu Leheb
30-11-2004, 13:50
Ebuleheb
Hadislerle ibadet nasil yapiliyor.Orneklerle anlatacakmisin?Yoksa ilk bastaki gibi lafi dolandiracakmisin?
ben ella gibi dolanmayı sevmem. net cevap veririm.
ibadetlerle ilgili binlerce hadis vardır. aşağıdaki hadislerde namaz ve oruç ibadetiyle ilgili unsurlara değinildiği gibi bu ibadetlerin nasıl yapılacağına da değinilmiştir.yine aynı şekilde sünnetin kaynağı da hadistir. hangi bir hadisi buraya yazayım bilmiyorum..
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kocası yanında olan kadın, onun izni olmadan nâfile oruç tutamaz."
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, "yolculuk sırasında orucun" hükmünü soran bir sahabiye şöyle buyurdu:"istersen tut, istersen tutma."
Aişe radıyallahu anha. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ayakta kıl, gücün yetmezse oturarak kıl, buna da gücün yetmezse yatarak kıl!"imran radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Fatiha suresini okumayanın namazı olmaz."Ubâde radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"En üstün namaz, ayakta durma süresi uzun olan namazdır."Câbir radıyallahu anh. Müslim.
İbadetlerle ilgili binlerce hadisten sadece birkaçını yazdım.
Merhaba Ebulehep
Simdi de bu hadisleri kurandaki ilgili ayetlerle karsilastir.Bak bakalim birbirine uygunmu?
Sana son bir soru:Kuran ile hadisin celistigi bir konuda hangisi kabul edilmelidir?Kuranmi,hadismi?
Ebu Leheb
01-12-2004, 19:15
Merhaba Ebulehep
Simdi de bu hadisleri kurandaki ilgili ayetlerle karsilastir.Bak bakalim birbirine uygunmu?
Sana son bir soru:Kuran ile hadisin celistigi bir konuda hangisi kabul edilmelidir?Kuranmi,hadismi?
kuran ile hadisin çelişip çelişmemesi beni ilginedirmez. onlara inanan sizlersiniz.
ayrıca hadsileri tümüyle reddeden de sizleriniz bu durumda sorduğun soru anlamsız kalıyor..
son olarak, çorbaya düşen sineğin yenmesi kurana aykırı değil gibi gözülküyor sen bu hadise uyup sevap kazanmak istermisin?
Ebu Leheb
01-12-2004, 19:43
saçma bir hadis gösterdik, hadisi reddederiz dediniz.
hadisin bir islam kaynağı olduğunu ve çoğu ibadetin hadise göre yapıldığını kanıtladık, hadi göster o hadisleri dediniz,
hadisleri gösterdik, bu sefer de daha önce reddettiğiniz hadislerin kuranla çelişmediğini söylediniz.
aşk-sevgi gibi kavramları açıklayın dediniz, bu kavramları açıkladık ve sizden de tanrıyı açıklamanızı istedik bunu yapamadınız.
sizler iflah olmaz biçimde hipnotize olmuş zombilersiniz!
... sizler iflah olmaz biçimde hipnotize olmuş zombilersiniz!
Ben bu sitede musluman kardeslerimin ateistlere herhangi bir sekilde hakaret ettiklerini, inancsizliklariyla kisisel olarak asagilamaya varan dalga gectiklerini gormedim.. Yoksa ben mi yaniliyorum? Bizler, sizlerin bizim uzerimizde hakkiniz oldugunu dusunerek hareket ediyoruz. Bir gun gelip de yuzyuze gelecegimizi dusunerek, "niye bize teblig etmediniz?" diye hesap sormaniz mumkun olabilecegini bildigimiz icin yazip anlatmaya calisiyoruz. Dinlersiniz, dinlemezsiniz... Bu sizin sorumlulugunuzda... Ancak asagilamalariniz, kotulemeleriniz asiriya gidiyor. Sahsimiza yapilan hic bir hakareti kaale almiyorum. Kimsenin de aldigini sanmiyorum. Bizi yaralayan sizin Allah''a ve Peygamberimize hakaretinizdir.
Dr. bey, sanirim ki Turkiye disinda yasiyorsunuz, ya da en azindan yurt disi gordugunuzu saniyorum. Nasil olur da kotuluklerin kaynagi olarak islamiyeti gorursunuz? Muslumanligin olmadigi ulkelerde hic bir sekilde suc islenmiyor oyle mi? Isleniyorsa da bir sekilde muslumanlar mi goturmustur oraya? Islamiyet''ten once dunya pur-u pak cennet bahcesi miydi? Insanoglu var oldugu surece her turlu kotuluk var olmaya devam edecek. Nasil olur da bu kadar insafsizca her turlu kotulukten Islamiyeti, muslumanlari sorumlu tutarsiniz? Bu yaptiginiz her seyden once, herseyden cok deger verdiginiz gercege ve ahlak kavramina aykiri...
Ozellikle son yazdiklarinizin bir ciktisini alin ve bir psikiyatriste gosterip sorun ... Bilincaltinizda siz de Allah''in varligina inaniyorsunuz. Sizin derdiniz once muslumanlarla... onlara duydugunuz hinctan Allah''a inkara variyorsunuz.
Her zaman dua ettigim gibi, insallah hidayet size de nasip olur... Ne diyelim.. Gec olmadan anlamanizi dilemekten baska...
Henna
Sen Ebu Leheb''e mi hitabediyorsun, yoksa Haci''ya mi?
Onlar farki kisiler...
Sanki Haci''ya da hitabediyorsun gibi geldi bana....
Biraz daha acik yazar misin? Ben doktorum ama, Ebu Leheb doktor mu bilmiyorum...
Selam
HACI
Ayni yazida ikinize de hitap ettim... Dr bey derken de sizi kastediyorum... Daha once yazmistiniz doktor oldugunuzu...
Dr. bey, sanirim ki Turkiye disinda yasiyorsunuz, ya da en azindan yurt disi gordugunuzu saniyorum. Nasil olur da kotuluklerin kaynagi olarak islamiyeti gorursunuz? Muslumanligin olmadigi ulkelerde hic bir sekilde suc islenmiyor oyle mi? Isleniyorsa da bir sekilde muslumanlar mi goturmustur oraya? Islamiyet''ten once dunya pur-u pak cennet bahcesi miydi? Insanoglu var oldugu surece her turlu kotuluk var olmaya devam edecek. Nasil olur da bu kadar insafsizca her turlu kotulukten Islamiyeti, muslumanlari sorumlu tutarsiniz? Bu yaptiginiz her seyden once, herseyden cok deger verdiginiz gercege ve ahlak kavramina aykiri...
O zaman burasi bana ait.. Ben yanitlayim burasini..
Sevgili Henna kardesim..
Ben kotuluklerin kaynagi olarak elbette Islam''i gormuyorum. Eger yanlis anlasildi ise, ozur dilerim. Ben sunu demek istiyorum. Madem Islam bu kadar ileri ve muhtesem bir din, Musluman''lar neden Hristiyan''lerdan daha iyi ahlakli degil?
Ben sadece bu konu ile ilgileniyorum..
Yoksa Musluman''larin ahlakindan en ufak bir kuskum yok..
Bana gore dinlere ragmen insanlar hep ayni..
Bu durum dinlerin onemini yok etmiyor mu?
Dinsiz yasam daha iyi degil mi?
Ben bu sorulari yanitlamaya calisiyorum..
Selamlar
HACI
Allah yada tabiat ana yada evrim yada bir benzeri sey insana iki goz vermistir.Bu gozler gormek icindir.Eger gercekler ortbas edilmek isteniyorsa farkli gozluklerden olaylara bakmakta bir secimdir.Ama dogru bir secim degildir.
"Benim kitabim bilimdir." diyen insanlarin bir ideolojinin arkasina saklanmalari bilimle ters duser.Hatta cahilliktir.Sapikliktir.Laboratuarda ideoloji olmaz.
Herseyi tarafsiz bir sekilde inceleyip karar vermemiz lazimdir.
Benim sordugum her soruya "siz muslumanlar" diyerek cevap vermek onyarginin,nefretin ve sapikligin net bir gostergesidir.
Benim sordugum sorular bu forumda kayitli bulunuyor.Ateistlere sordugum kadar inananlarada sordum.Ateislere verdigim cevaplarin inananlara verdigim cevaplardan daha fazla olmasinin nedeni benim inancli olmamdan cok ateistlerin bozuk dusunce tarzlarindan kaynaklanmaktadir.
Hadislere uyduruk dedikten sonra bunlari muslumanlara empoze eden bir mantik sapikliktir.Uyduruk seylere inanin demektir.
Hadis uydurduklari icin muslumanlarin ahlaksiz oldugunu iddia eden bir mantik uyduruk hadislere muslumanlari inandirmaya calisirken ne derece ahlaklidir.
"KOMIK BIR HADIS" basligi epey zamandir suruyor.
Resme iyice bakilirsa ateistlerin tam anlamiyla yobaz bir zihniyete sahip olduklari gorulur.Yana yana hadisleri savunuyorlar.Uyduruk olduklarini bildikleri halde zorla ve zorbalikla muslumanlara kakalamaya calisiyorlar.Ben onlara "ateist" degil "hadisist" diyorum.
Avrupada yasayan amelelik yapan bir insanim.Luks bir yasantim yok.Avrupanin ahlakli olup olmadigini benden daha cok kimse bilemez.Kimse palavra atmasin.Hirsizlik deseniz var,dolandiricilik,irkcilik,tecavuz,adam oldurme,aldatma,saygisizlik,hor gorme ve daha neler neler.
Eger Turkiye''deki ahlakin yuzde biri avrupada olsaydi dunyanin en mutlu insanlari olurlardi.Bu yuzden yasadigim ulkede intihardan dolayi olum sayasi 28 000 dir.Yanlis duymadiniz.Her yil 28000 kisi intihardan dolayi oluyor.Buna birde olumle sonuclanmayan intiharlari eklerseniz avrupadaki ahlakin ne oldugunu gorursunuz.Mutlu bir insan neden intihar eder sizce?
Kimse palavra atmasin.
Kimse hadisleri birilerine kakalamaya kalkismasin.
Yeni
Sizin daha ahlakin tanimindan haberiniz yokIntihar etmek ahlaksizlik degildir.
Turk''ler dunyadaki en ahlaksiz millettir.. Musluman ulkelerde ahlaksizlik cok daha yaygindir.
Size ahlaksizligin tanimini iyi ogrenmenizi tavsiye ediyorum. Bu forumda ahlaksizlik yapan birisiniz. Anlasildigina gore demek ki daha ahlakin ne oldugunu bilmediginiz icin ahlaksizlik yapiyormussunuz.
Bir cok ateistin yahudi masasi oldugunu duymustum.sizin soyledikleriniz bu duyumlari dogrular nitelikte.Ustelik tepkileriniz her zaman oldugu gibi ahlak kokuyor.
Eger diger ateistlerde size destek verirlerse sizinle ayni olduklari anlami cikar.
Ozellikle onlarin yorumunu bekliyorum.Ayrica bu yazinizi yeni bir baslik olarak acacagim.
Madem ahlaka bu kadar buyuk onem veren birisiniz, once iletilerinizde biraz daha kibar olmayi denemelisiniz. Ahlak basligi altinda bir tartisma acmadan once de ahlaki iyi ogrenmelisiniz. Bu konu sizi asabilir.
Her seyden once bu tur suclamalarin da ahlaksizlik oldugunu unutmayiniz. Siz ateistlerin Yahudi masasina ait oldugunu nasil iddia edebilirsiniz? Bu ahlaksizlik olmaktan da ote, bir iftiradir. Belki de TC yasalarina gore suctur.
Klavyemde turkce harfler olmadigi icin macha yada masha diye yazmaya calistigim sey bir demir parcasi olan ve sobayi karistirmaya yarayan alettir.Yani ben masa yazarken uzerinde yemek yenen masa anlaminda soylemedim.Sobayi karistirmaya yarayan alet olarak soyledim.
Hem bu iddiam sadece bir duyumdur diye yazdim.Ancak siz duyum oldugunu bildiginiz halde benden kanit bekleyebilirsiniz.
"ahlaksiz" kelimesini bu forumda kimin baslattigini benden daha iyi bilmeniz gerekiyordu.
Mademki doktorsunuz size olayi bir fikra ile anlatayim.Belki ise yarar.
Adam doktora:
-Doktor bey ben iyice unutkan olmaya basladim, demis.
Doktor adama:
-Ne zamandan beri? diye sormus.
Adamda doktora:
-Ne ne zamandan beri? diye cevap vermis.
Beni ahlaksiz diye nitelendirebilirsiniz.Peki neden?Cunki bu forumda bir tek ben sizin ahlaksiz tavirlariniza karsi cikiyorum da ondan.Benim yuzumden rahatlikla ahlaksizlik yapamiyorsunuz.
Sacmaliyorsun.. Arada bir dogru laf cikiyor kaleminden. Ender olarak.
Gerekli gereksiz cikislar yaparak saga sola saldiriyorsun. Saldirilanlardan biriyim ben.. Tek degilim. Benim ahlaksizlik yapmami onluyor gibi bir fodulluk yapiyorsun.. Onlarin ahlaksizlik oldugunu iddia eden sensin. Ve bu konuda yalnizsin. Ahlaksizligi bilmedigin o kadar meydanda ki.. Seni egitmenin mumkun olacagini sanmiyorum.
Yazmayi unuttum.
Insanlar ahlaksiz olduklari icin degil mutsuz olduklari icin intihar ederler.Mutsuzlugun nedeni ise insanin kendi cevresinde gordugu ahlaksizliklardir.
Hem siz benim turk oldugumu nerden cikariyorsunuz.Turklerin dunyanin en ahlaksiz milleti oldugunu belgeleyebilirmisiniz.Mesela ben avrupada yasanan bir cok ahlaksizligi belgeleyebilirim.Ama buna ragmen avrupalilar dunyanin en ahlaksiz insanlaridir diyemem.Peki siz hic anadoluda yasadinizmi?
Insanlar ahlaksiz olduklari icin degil mutsuz olduklari icin intihar ederler.Mutsuzlugun nedeni ise insanin kendi cevresinde gordugu ahlaksizliklardir.
Hem siz benim turk oldugumu nerden cikariyorsunuz.Turklerin dunyanin en ahlaksiz milleti oldugunu belgeleyebilirmisiniz.Mesela ben avrupada yasanan bir cok ahlaksizligi belgeleyebilirim.Ama buna ragmen avrupalilar dunyanin en ahlaksiz insanlaridir diyemem.Peki siz hic anadoluda yasadinizmi?
Insanlarin neden intihar ettiklerini dogru olarak aciklamissin. Tabii mutsuzluk tek neden degildir. Umutsuzluk daha da onemli bir nedendir. Ya da insanin onundeki umudu gorememesi nedendir... Her insan gordugu ahlaksizliklar karsisinda mutsuz olmaz. Gerci olanlar da vardir. Senin Turk olup olmaman bu tartismalarin konusu degil. Oyle bir iddiada bulunmadim. Sana Turk dediysem eger bu cumlenin gelisinden dolayidir. Ama Turk''ler ahlakdan nasiplerini yeterince almamislardir. Cunku Turk''lerin ahlakini Islam saptar. Islam insanlara iyi ahlak ogretmez. Islam ahlaki iyi ve cagdas bir ahlak degildir. Ilkel kabile ahlakidir. Iyi oldugu taraflari da vardir ama, genellikle pek istenmez.
Evet.. Anadoluyu cok iyi bilirim. Kirsehir kokenliyimdir. Anadolu''nun bagrindan cikan bir Turkum. Yorugum.. Benden daha saf Turk bulamazsin.. Turk''ler''i benden daha iyi bilen birini bulman da oldukca zordur.
Ayrica Avrupa ve Amerika''yi da son derece iyi bilirim.. Amerika''da yasamaktayim. Neyin ahlaksizlik oldugunu da.. Adam oldurmek ahlaksizlik olmayabilir. Hirsizlik da olmayabilir. Insanlar mecbur kalinca her seye bas vururlar. Ama Turk''lerin siklikla bas vurdugu yalan soylemek, vergi kacirmak, aldatmak, musteriyi kaziklamak, curuk ve bozuk mal satmak, her zaman ve her yerde ahlaksizliktir.
HACI
Bende kirsehirliyim.Dunya kucuk.Kirsehir,neset ertas,kervansaray ve saire.Bana kirsehiri anlatirmisiniz.Nerde yasadiniz.Neresini hatirliyorsunuz?Asikpasayi bilirmisiniz?
Kirsehirde dogmadim. Mersin''de dogdum. Kirsehir babamin memleketidir. Nufus kutugune kayitli oldugum yer Medrese mahallesidir. Kirsehir hakkinda fazla bir bilgim yoktur. Adana''da buyudum ve uzun yillardir Amerika''da yasamaktayim..
Demek sen de Kirsehirlisin ha.. Ne tesaduf.. Benim bildigim Kirsehirliler durust ve iyi ahlakli olurlar.. Umarim sen bir istisna degilsindir..
Ne ilginc?Bende medrese mallesinde uzun yillar yasadim.Anadolunun gobeginde yasadim.Turkcem anadolu turkcesidir.Yasamim anadoludur.Ben anadoluyum.Ben istisnayim.
Nereden biliyorsunuz kirsehirlilerin ahlakli oldunu?Siz degilmisiniz turkleri ahlaksizlikla suclayan.Ne oldu?Hepsini kastetmedinizmi?
Bak hemserim.Dusunmek ve ifade etmek farkli seylerdir.Herseyi dusunebilirsiniz.Ama ifade ederken bir daha dusunmelisiniz.Kendiniz olun.Dusuncelerinizi begendigimi daha once ifade etmistim.Ama tarziniz berbat.
Unutmayin ifade ederken baskalarininda yerine dusunmelisiniz.Dusuncelerinizden etkilenecek bir tek sizsiniz.Ama ifadelerinizden herkes etkilenir.Tepki etkinin sonucudur.Ahlaksiz terimi yerine celiski terimi koymaniz sizi yuceltir.
Ama yinede siz bilirsiniz.
karadenizli
05-11-2008, 18:43
O hadis blimsel olarak ispatlandı
HEM BİLİMSEL OLARAK İSPATLANMADIĞINI DÜŞÜNÜN BU BİLİM DEDĞİNİZNEDİR YA
bilime ters diye hemen inancımızdan vaz mı geçeceğiz TOLSTOY dan aynen aktarıyorum:
''bilim denilen şey tesadüfi birbirinden tamamen kopuk BUGÜN HAKİKAT DİYE SUNUP YARIN REDDEDİLEN BİLGİ PARÇACIKLARIDIR''
evet arkadaşlar bilim bundan 30 yıl önce kalp hastalaına oturun diyordu şimdi ise YÜRÜYÜŞE ÇIKIN diyor belkide yarın başka birşey diyecektir.
ŞİMDİ SİZ O BİLİME İNANMAYA DEVAM EDİN
ozgur_beyin
05-11-2008, 19:15
kardenizli bilim zaten deneme yanılmayla ilerliyor. bilim kuran gibi dogmatik değil yanlış yaptığında düzeltme çabası veriyor. ama sen ve senin gibiler 1400 yıl önceki yoldan hiç ayrılmıyorsunuz
al sana çok bilimsel bir ayet bakalım buna ne diyeceksin .yada ne kılıf uyduracaksın
Kehf 86
(Mekkî 69) Nihayet güneşin battığı yere varınca, onu kara bir balçıkta batar buldu. Onun yanında (orada) bir kavme rastladı. Bunun üzerine biz: Ey Zülkarneyn! Onlara ya azap edecek veya haklarında iyilik etme yolunu seçeceksin, dedik. *
karadenizli
05-11-2008, 19:39
gazete okuma rahatlığı içinde okursan tabi bilime aykırı bulursun o söylediğin ayeti ben hemen gidip tefsir kitabına bakacağam sende bak eğer varsa tabi
birde özgür beyin bey bazı ayetlerdeki anlamlar mecazi dir bütün dünya ayağa kalktı demek tepki demektir somut anlamıyla değil
deneme yanılmayla ilerler diyorsun mesela BİLİM DİYORKİ DİNİN ŞU KURALLARI YANLIŞ
BUNDAN 30 SENE sonra hayır doğruymuş diyor deneme yanılma yaptım BU SEFER ŞUNLAR YANLIŞ
bir yerde yangın gördüm ben ordaki insanlar ateşi söndüremiyorlardı bu sefer küfür etmeye başladılar
senin de kalbinde BİR İMAN ATEŞİ VAR söndüremiyorsun uğraşmaların hakaretlerin bundan
ozgur_beyin
05-11-2008, 21:15
karadenizli ben hakaret etmem bunu nerden çıkardın anlamadım
bak karadenizli kuran ebuleheb yahut ebubekir kuranı okuyunca ne anlıyorsa kuranın metni odur.
işi mecazlara teşbihlere yükleyerek kuranı aklayamazsın bu takiyye olur
kuranın kendi lafzı değilmi ''ap açık''olduğunu söylemiyormu?
o ayet o zamanki arapların bildiği dünyaya uygundur. tefsir tefsir edenin görüş açısını yansıtırve bu tefsirler genellikle takiyye uzmanları tarafından yazılır
yani tefsir eden kişi islamın yanlış anlamaları önlemek için çaba sarfeder
imanlı kalpte bu uydurmaları şeksiz şüphesiz ''amenna ve saddakna '' der ve kabul eder
bir yerde yangın gördüm ben ordaki insanlar ateşi söndüremiyorlardı bu sefer küfür etmeye başladılar
senin de kalbinde BİR İMAN ATEŞİ VAR söndüremiyorsun uğraşmaların hakaretlerin bundan
Psikolojik bir rahatlama sağlıyor sanırım böyle düşünmek.
İsm@ da siz de tutturmuşsunuz aynı edebiyatı.
Yazan siz misiniz İsm@ mı nicklere bakmadığım sürece çözemiyorum.
yucemanitu
05-11-2008, 22:04
Psikolojik bir rahatlama sağlıyor sanırım böyle düşünmek.
İsm@ da siz de tutturmuşsunuz aynı edebiyatı.
Yazan siz misiniz İsm@ mı nicklere bakmadığım sürece çözemiyorum.
Aspendos'u da unutmamak lazım. Bir yazısında konuyla ne ilgisi de varsa artık "Kerhaneye gidenlerin hepsi ateist" demişti. Güler misin ağlar mısın? (Ben gülmüştüm.)
Aspendos'u da unutmamak lazım. Bir yazısında konuyla ne ilgisi de varsa artık "Kerhaneye gidenlerin hepsi ateist" demişti. Güler misin ağlar mısın? (Ben gülmüştüm.)
Karadenizli üyenin yazılarının stili ve içeriği bana da hatırlattı aspendos'u.
karadenizli
05-11-2008, 22:54
konuyla çoooook ilgisi var ben işin TEMELİNE iniyorum orda ne var bakıyorum ve onu görüyorom
BİR ATEŞ VAR SİZDE SÖNDÜREMİYORSUNUZ bu kadar basit
bakın ben objektif bir insan değilim itiraf ediyorum İTİRAFLARIN İNSAN RUHUNA İYİ GELDİĞİNİ SÖYLERLER
itiraf edin sizde objektif değilsiniz
meaculpa
06-11-2008, 00:16
O hadis blimsel olarak ispatlandı
HEM BİLİMSEL OLARAK İSPATLANMADIĞINI DÜŞÜNÜN BU BİLİM DEDĞİNİZNEDİR YA
bilime ters diye hemen inancımızdan vaz mı geçeceğiz TOLSTOY dan aynen aktarıyorum:
''bilim denilen şey tesadüfi birbirinden tamamen kopuk BUGÜN HAKİKAT DİYE SUNUP YARIN REDDEDİLEN BİLGİ PARÇACIKLARIDIR''
evet arkadaşlar bilim bundan 30 yıl önce kalp hastalaına oturun diyordu şimdi ise YÜRÜYÜŞE ÇIKIN diyor belkide yarın başka birşey diyecektir.
ŞİMDİ SİZ O BİLİME İNANMAYA DEVAM EDİN
Yahu şaka gibi adam vesselam. Hadis bilimsel olarak ıspat edildi. Vay canına hani kanıt??? bana iki üc tane bilimsel otoritenin bu konu hakkındaki yazar çizerlerini bulmadan yok öyle atıp tutma.
Bilime ters diye inancından vazgeçme zaten sen çünkü bilimin düzünüde nasılsa anlayamazsın. Hiç arada derede kalma, sen inandıklarınla takıl.
Bilim bundan evvel kalp hastasına oturun diyordu, şimdi de yürüyün diyormuş ( kanıt yok tabi yine herzaman ki gibi sallamasyon yöntemlerle bam-ya ekiliyor :D)Alın size bilimin en büyük yanılgısı. Bu bilim varya bu bilim zaten hepimizi de öldüren tek ucube.
Şimdi hala bilime mi inanıyorsunuz Karadenizlinin bunca güzide tespitlerine rağmen. Allah canınızı alsın emi ! Bre zındıklar işte. Koskoca allah kalp hastası yürüsün demiştide teee nuh nebiden beri de dinleyen yoktu. Bu küffarı kılıçtan geçirsek Karadenizli bence kanserede çare bulacak mükafatı hak ediveririz yaltaklanmaya çalıştıgımız Allahtan :rolleyes:
Sen çık artık biraz oksijen taşı beynine, bunaldın arkadaşım ve ağır atıyorsun ;)
karadenizli
06-11-2008, 00:26
''Dünyanın en namuslu adamını getirin bir bahane bulup astırırım''
bak ben sizin söylediklerinizi kabul edip ona göre yorum yapıyorum mesela diyorum diyelimki öyle olsun tartışma böyle olur yoksa karşındakinin her söylediği yalan her söylediği yanlış böyle tartışma olmaz
senin benim gibi küçük adamlardan değil tolstoydan bahsediyorum ''din nedir'' adlı kitabını oku lütfen
[quote=karadenizli;136437]''Dünyanın en namuslu adamını getirin bir bahane bulup astırırım''
way karadeniz fırtınası esiyorsun yine :)
meaculpa
06-11-2008, 01:08
''Dünyanın en namuslu adamını getirin bir bahane bulup astırırım''
bak ben sizin söylediklerinizi kabul edip ona göre yorum yapıyorum mesela diyorum diyelimki öyle olsun tartışma böyle olur yoksa karşındakinin her söylediği yalan her söylediği yanlış böyle tartışma olmaz
senin benim gibi küçük adamlardan değil tolstoydan bahsediyorum ''din nedir'' adlı kitabını oku lütfen
Dur hey yolcu !
Sağa döncektin:D
Yahu sen iyice şaşırmışsın. Kücük adam oldugunu üstelenebilmek de güzel bir maharettir bu anlamda seni bozuk saat ilan ediyor ve 24 saat içinde bir kez doğruyu gösterdiğin ile takdir ediyorum. Yanılta beni de ikinci doğruyu da tespit et bozuk saat olma fırsatını kaçırma :)
Tolstoyun nesinden bahsediyorsun sen alıntıladıgın yazısındaki manayı bile tefefürden acizsin.
''bilim denilen şey tesadüfi birbirinden tamamen kopuk parçacıklardır.... falan filan diye devam ediyor ( gerisini eklemedim , eklediği yazıyıda unuttugunu hatırlasın diye:D )
Ee ne oldu yani köşeye sıkıştım şimdi bak yaa.. Tolstoy gibi bir bilimsel otorite neler yazmış neler. Tolstoy kim ? yazar... işte yanıt budur ki ekledigin yazıyla tolstoy bilime düşman havası yaratmışsın. Ciddi bir soru sana : Hangi cikletten çıktın sen :D
karadenizli
06-11-2008, 01:44
meaculpa meaculpa meaculpacığım turan dursunun oğlu olma ihtimalin gittikçe güçleşiyor ya bir dua edin adama 41 yasin okutun
aha can damarından yakaladım kızdırıyorum sizi karadeniz uşağı böyle olur işte
deliyle deli olmak gibi birşey işte yoksa anlamazlar dilinden
meaculpa
06-11-2008, 02:23
meaculpa meaculpa meaculpacığım turan dursunun oğlu olma ihtimalin gittikçe güçleşiyor ya bir dua edin adama 41 yasin okutun
aha can damarından yakaladım kızdırıyorum sizi karadeniz uşağı böyle olur işte
deliyle deli olmak gibi birşey işte yoksa anlamazlar dilinden
Piştt fırıncı abi ekmekler yandı laf yetiştircen diye :)
Allah rahmet eylesin sevgili Turan Dursuna senin gibileri gördükçe bu adam asla ölmedi diyorum. Çünkü ölmeyi göze alarak senin gibileri kurtarmak gibi bir erdemin içinde çabaladı durdu onurluca ;)
Meraklı33
22-03-2010, 05:11
Şimdi ben sinek mevzusuna bakmak için girdim de neolmuş burda? Biri bana sinek olayını izah edebilir mi? Sineğim bir tarafında zehir öteki tarafında panzehir olduğunu Peygamber nerden biliyordu?
Sevgili Leheb,
Bu hadisi tartışmaya açmışsın ve komik demişsin ama azıcık hatalar var bunda...
(Alıntı)..Muhammedin şöyle dediği rivayet ediliyor:
"Sizden birinizin içecegi (ve yiyecegi) içine sinek düştügü zaman, o kişi onun her tarafini batirsin, sonra çikarsin (atsin). Çünkü sinegin iki kanadinin birisinde hastalık, öbüründe de şifâ vardir..."
KAYNAK: Sahih-i Buharî Muhtasari.(Diyânet Yayinlari, Cilt 9 , sh. 70 ve d. Hadîs no. 1365)]
Dostlar, Eğer normal yaşantımızda içtiğimiz çorba içinde (ve ya yemek) bırakın sineği, bir kıl çıksa içmez,kaldırıp atarız...Çünkü, midemiz kaldırmaz. Neden mi, ben öyle yapıyorum, şimdi, yemeğimde,kıl,tüy, sinek çıksa midem kaldırmıyor, sağlık açısından da uygun bulmuyorum ve yemiyorum o yemeği, kaldırıp çöpe atıyorum...
Ammma, yıllar önce denizde mahsur kaldım.Bir süre idare ettim, günler geçtikce (neden hala çöpe atmadığımı merak ettiğim bayatlamış ekmekler), ekmek dolabımdaki küflenmiş ekmekleri ve küflenmiş sanayağını o ekmeklere sürüp yedim...(size yazabildiğime göre de hala hayattayım:))))
Eğer,Kelebek filmini seyrettiyseniz ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız...Siz hiç aç kaldınız mı???? Tok iken çorbadaki sinek midenizi bulandırır, ama aç iken o havada uçan sineği havada yakalayıp ağzınıza atıp yemezseniz anam avradım olsun....
Şimdi bu sözü ele alalım; Kıçınız kuru ise,şeyiniz trampet çalıyor ise bu söz komik bir hadis olur.Ammmmaaaaa, açlıktan fare yiyenlere (detaya girmiyorum,herkes biliyor) şifa oluyor... Yalan mı????
Sevgili Leheb,
Şimdi bu sözü ele alalım; Kıçınız kuru ise,şeyiniz trampet çalıyor ise bu söz komik bir hadis olur.Ammmmaaaaa, açlıktan fare yiyenlere (detaya girmiyorum,herkes biliyor) şifa oluyor... Yalan mı????
Hiçbir zaman şifa olmuyor. Evet çok açsan her şeyi yiyebilirsin ancak bunun sana şifa getirdiğini gösteren hiçbir şey yoktur. Sadece karnını doyurur ve mikrop kapmanı sağlar. Böyle basit bir cevap verilemez. Sineklerin hiçbir şifası yoktur.
milomanara
23-03-2010, 21:28
Bu mudur her şeyi bilen yaratıcının "ermiş" elçisi?
Hadis'in diğer detayları:
-------------------------------
Fasıl: YİYECEKLER BÖLÜMÜ
Konu: Yeme Adabı
Kaynak: Ebu Davud, Et'ime 49, (3844); Buhari, Tıbb 58, Bed'ül-Halk 14; İbnu Mace, Tıb 31, (3504, 3505); Nesai, Fera' 11 (7, 178)
Ravi (r.a.): Ebu Hüreyre
Hadis: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur."
Kayıt No.: 3898
-------------------------------
bu dogru dinin neden önceden insanlara gelmiyorda bu kadar yanlis peygamberler yanlis dinler kitaplar geliyor ve bu yüzden nice katliamlar savaslar oluyor.
herseyi gaibi bilen tanri neden öncede göndermiyor bu gercek dini kitabi,bu degerli peygamberi hic düsündünüzmü? neden yanliz o cografyada peygamberler geliyor da dünyanin diger tarafi tek tanriliktan mahrum kaliyor??
ibrahimi ve digerleri inkar edilirse muhammette inkar edilmeli,cünkü hepisinin atasi ibrahimdir.ibrahimin ogullarinda olan kavimlerdir.muhammette kendisi önceden yahudiymis taa ki cok gezip gördükten sonra halkina tek tanrilik bir dinin gerektigini anlar.islam zaten yahudi dininin uzantisidir.
bu dogru dinin neden önceden insanlara gelmiyorda bu kadar yanlis peygamberler yanlis dinler kitaplar geliyor ve bu yüzden nice katliamlar savaslar oluyor.
herseyi gaibi bilen tanri neden öncede göndermiyor bu gercek dini kitabi,bu degerli peygamberi hic düsündünüzmü? neden yanliz o cografyada peygamberler geliyor da dünyanin diger tarafi tek tanriliktan mahrum kaliyor??
ibrahimi ve digerleri inkar edilirse muhammette inkar edilmeli,cünkü hepisinin atasi ibrahimdir.ibrahimin ogullarinda olan kavimlerdir.muhammette kendisi önceden yahudiymis taa ki cok gezip gördükten sonra halkina tek tanrilik bir dinin gerektigini anlar.islam zaten yahudi dininin uzantisidir.
Sayın sual,
Muhammedin yahudi olabilmesi için öncelikle yahudi soyundan ve kanından gelmesi gerek, Yahudi sonradan olunan bir kavram değildir yahudi ancak öyle doğulursa kazanılan bir sıfat tır,
Sanırım muhammedin yahudi kanı yada bağlantısı abartılmış bir tez olarak kalacaktır,
Peygamberlik ve Peygamberlik mesleği yahudilerin tekelinde dir derseniz size sonuna kadar katılırım hak verebilirim,
Ancak Muhammed de bir yahudi idi derseniz biraz fazla uçmakla suçlayabillirim sizi :)
Muhammet yahudi olmamakla beraber, yahudileşme çabası içine girerek onlardan Peygamberlik mesleklerini onların izni olmadan kullanmaya çalışması sanırım en doğru yaklaşım olacaktır,
Saygılarımla
siz ebu lehebin ne demek istedigini anlamak istemiyorsunuz bence.simdi kuranda hadislerin olup olmadiginin ne önemi var?bir gercek var oda hadislere göre davranildigidir.kurani sadece arapca ögrenilmeside bunun bir parcasi,cünkü anlayarak okurlarsa bir cok seyden vazgecerler bilincindeler.apacik muhammet nasil yati nasil kalkti esiyle nasildi nasil ölüm emiri verirdi uygulanir.yalanmi??
hadisleri kabul etmiyen müslüman degildir kavrami dogrudur.arap ülkeleri böyle yönetilir.dinde onlarin muhammette onlarin.
siz ebu lehebin ne demek istedigini anlamak istemiyorsunuz bence.simdi kuranda hadislerin olup olmadiginin ne önemi var?bir gercek var oda hadislere göre davranildigidir.kurani sadece arapca ögrenilmeside bunun bir parcasi,cünkü anlayarak okurlarsa bir cok seyden vazgecerler bilincindeler.apacik muhammet nasil yati nasil kalkti esiyle nasildi nasil ölüm emiri verirdi uygulanir.yalanmi??
hadisleri kabul etmiyen müslüman degildir kavrami dogrudur.arap ülkeleri böyle yönetilir.dinde onlarin muhammette onlarin.
Sayın sual, hadis farklı bir konudur muhammedin yahudiliği farklı bir olgu,
Muhammed yahudi imiş dediniz bende mümkün olmamalı diye fikrimi söyledim,
Şimdi Derseniz hadis gerekli yada önemlimidir,
Bana göre hadis lerin tamamı Şirk ve Savsatadır İslam'ın özünde,
Ancak apaçık ve anlaşılır diye bahsedilen bir kitaptan, Kendi kavminin kitap ehli bile bir şey anlamayıp hadise/rivayete sığınıyor sa onlar olmadan dini ni yaşayamıyorsa bunun tek sorunu Kur'an ve anlaşılmaz/çelişkili uslubudur,
saygılarımla
yahudilerin atasi sayilan ibrahimin ogularinin soyunda olan muhammet 40 yasina kadar hangi dindeydi peki? tabiki yahudi dinindeymis babasi yahudi olarak ölmüstür.yahudi peygamberi musa da ibrahimin soyunda gelmedir ev tabi bildigimiz gibi muhammettten önce vardi.
bende size katiliyorum hadis konusunda ve ekliyorum kuran hadis gibi basit kurulmamissa bile yinede cok celiskili ve paradokstur.bu yüzden olsa gerek arapca ezbere ögrenilmesi lüzum görülmüstür,yoksa mantik isyan eder:)
yanliz mantigi saf disi birakip kendi dilimde okursam nasil algilamak istiyorsam öyle algiliyor olursam kendimi kandirabilirim:)
saygilarimla
yahudilerin atasi sayilan ibrahimin ogularinin soyunda olan muhammet 40 yasina kadar hangi dindeydi peki? tabiki yahudi dinindeymis babasi yahudi olarak ölmüstür.yahudi peygamberi musa da ibrahimin soyunda gelmedir ev tabi bildigimiz gibi muhammettten önce vardi.
Sayın sual,
Konuyu gene aynı yere bağlamayı ne çok seviyorsunuz siz,
İslam'ın yahudi bağı olabilir, Yahudilikten aşırılma olabilir, Bir /Birkaç yahudinin Hristiyanlığa rakip bir Din yaratma uğraşlarıda olabilir,
Bakın İslam ile Yahudilik arasında bir çok bağ bulunması elbette mümkündür ancak bunların arasından kan bağı bulunma ihtimaline ben şahsen katılmıyorum,
Yahudilik dışa kapalı bir sistemdir günümüzde olduğu gibi, Bütün dünya rakip/düşman ve farklı görünmüştür hep içine kapalı bir sistem olduğu gibi Kan soyunun başka ırk/medeniyet/kültür ile birleşimini kanunsuzluk/namussuzluk sayarlar,
kısacası Yahudi olunmuyor, doğuluyor onlara göre,
Muhammed'in bütün ailesi içinden sadece putperest olanlara rastlayabilirsiniz Hubal/El-İlah taraftarlarıdır sadece, Bahsettiğiniz şahsın isminde bile bulabilirsiniz ay dede tanrısını hala yahudiymiş demenizi inanın anlamış değilim,
onun dışında gerek muhammed'in gerekse kan bağının ibrahim ile bir bağlantısı nerden çıkardınız ?
İbrahim Kur'an da bahsedilen ibrahimi okusa kıçıyla gülerdi eminim,
Kur'an daki bütün çelişkiler/tutarsızlıklar , İbrahim kıssası çelişki/tutarsızlıklarına eşit bir orandadır dikkat edersiniz ki,
İbrahim ile bağı/soyu olan onu az çok tanıyan biri bu kadar saçma sapan şeyler yazarmı sizce Kur'ana ayet diye,
Halbuki Din olgusu bile Sadece kendi Kavimlerini alakadar eden bir olgudur Yahudiler için, Evrensellik yada Arap'lara malzeme edilmeyecek kadar kutsaldır kendileri için, islam için Yahudiliğin bir bağı varsa bile sadece bir araç tan ibaret olmalıdır, Hiç bir yahudi inancını dış'a pazarlamaz sadece rakip olana bir rakip ortaya çıkarmak isteyebilir,
İslam'ın bir yahudilik bağı varsa buda yuhidilere bir Malzeme olmasından ibarettir,
Saygı ve Sevgilerimle