Orijinalini görmek için tıklayınız : Evin Mutlak Egemeni Erkektir !!!
Evin Mutlak Egemeni Erkektir!
Kadının toplumda yerini mi yersizliğini (!) mi tartışacağız bilemiyorum ama Kutsal Kitabın Kadına yaklaşımını ataerkil zihniyetini şu ayetlerde de görebiliriz ;
Kralın çıkardığı ferman büyük krallığının dört bir yanına ulaşınca, ister soylu ister halktan olsun, bütün kadınlar kocalarına saygı gösterecektir . - Esther 1:20
krallığın bütün illerine yazılı buyruklar gönderdi. Her ile kendi işaretleriyle ve her halka kendi diliyle yazıldı. Her erkeğin kendi evinin egemeni olduğu her dilde vurgulandı.-Esther 1:22
Evin egemeni erkek olduğu gibi her alanda ezici bir üstünlüğü vardır.Neden buna gerek duyulmuştur neden kadın bu şekilde erkekten daha aşağı görülmektedir diye sormadan edemiyoruz.
Evin egemeni kadın olamaz mıydı ? Ya da bir egemen mi olmalıdır ? Neden Erkek ? Hristiyanlar bunu kabul ediyor mu ? Yani Hristiyanlara göre evin egemeni gerçekten de ERKEK midir ?
Bir de "her dilde vurgulandı" diyor. Hangi diller mesela? İngilizce , fransızca, Almanca, ? Ciddi bir soru değil ama eğer bunlar yoksa nasıl "her dilde " diyebiliyor .. :)
Gerek Yahudi gerek Hristiyan toplumunda kadın ikinci bir türev olarak görülmektedir. Erkeğe bir yardımcı ,Onun cinsel tatminini giderebilecek bir araç.
Siz ne düşünüyorsunuz ?
insan_olmak
25-06-2010, 21:53
ne düşünebilirim ki sayın natan
18 Sonra, "Adem'in yalnız kalması iyi değil" dedi, "Ona uygun bir yardımcı yaratacağım."
22 Adem'den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem'e getirdi.
(yaradılış 2)
16 RAB Tanrı kadına,
"Çocuk doğururken sana
Çok acı çektireceğim" dedi,
"Ağrı çekerek doğum yapacaksın.
Kocana istek duyacaksın,
Seni o yönetecek."
(yaradılış 3:16)
tevratın daha başında kadına verdiği değeri(!)gösteriyor.
kadın erkekten yaratılmış
kadın erkeğe yardımcı olarak yaratılmış
kadını erkek yönetecekmiş...
kimbilir daha neler yazılabilir?
aslında herşey o kadar açık ki!tabiki görene görmek isteyene.
paylaşım için teşekkürler
saygılarımla
güneşinzaptıyakın
26-06-2010, 15:31
''Evi erkeğin kalesidir'' özdeyişi bile dinlerin erkeklere verdiği ayrıcalığı anlamamız için yeterli olsada asıl egemen bakış açısını geçmiş dönemde daha yoğun olarak uygulanan erkek tanrının ailedeki halifesidir yetkisini veren dinsel öğretilerde ve emirlerde aramalıyız. Bu bakış açısı ile kadın erkeğin hizmetindeki bir varlık olarak algılatılırken, çocukları tamamen onun tasarufunda bir canlıdır ve onlar adına kimseye hesap vermek zorunda da değildir.
Bazıları da "Burada kadı erkek eşitliği bozulmaz, sadece statü farkı vardır" gibi bir açıklama getiriyorlar. ( ki statü kelimesi de kullanımı itibariyle yanlış )
Sizce bu ayet rollerin farklılığına dayandırılabilir mi ?
saygılarımla
rakıbalık
27-06-2010, 15:57
bunun evle sokakla yaşadığı yerle ataerkillikle filan alakası yok erkek denilen varlık yaşlı ve sobada yakılması gereken,sadece dışarıyı ısıtma amacıyla kullanılan bir odun parçasıdır,içini ısıtmaz,içine dokunamaz,içini bilemez,çünkü o yaradılış itibariyle içten mahrumdur. erkek,dışsaldır dışa bagımlıdır,bir erkek kadına baktıgında,bu bakış çükünün deliginden beynin şehvet merkezine dogru hızla akan bir trene kadın atmanın hazzıyla dolan istek dogurur ve erkegin amacı yaşamı boyunca bu treni doldurmaktır bazıları treni doldurur, bazıları ancak yarısını doldurur, her erkegin bu trene attıgı kadınlar vardır,ama hiçbir erkek,bu trenin yürümesine,gitmesine neden olan kazan dairesine inmez,orasının nerde oldugunu dahi bilmez,sanırki,bu tren sadece şehvet ile yürümektedir,ama kazan dairesinde,bu trene can veren,aslında bu treni vareden duygu,his,ruh ve vicdan vardır,anaçlık,aşk ve saflık vardır,erkek bunu bilmez,ama kadınların treninde kadınlar kazan dairesinin içinde yolculuk ederler,kadınların bazılarının cinsel olarak erkek gibi görünmeleri sadece bir aldanıştır. kadın yapısı dogası geregi,hep kazan dairesinin içinde yolculuk eder.
erkeğin efendi olduğunu söyleyen gerizekalıda aynı dışsallığın kurbanı olduğu için(doğası gereği) sanrılar oluşturup erkeği dünyanın merkezi görmektedir yani olayın ona biçilen görevle alakası yoktur kendini bilmemekle alakası vardır. kendini bilmeye içselleşmeye kazan dairesine girmeye çalıştığında kendinden korkar(yine dışsal hemcinslerinin yargısı gay, yumuşak, i.ne, kadınsı davranış olduğu sanrısıyüzünden)sanatla(şiir müzik yazarlık resim heykel)uğraşarak içselliklerini yansıtabilirler(cesur olanlar).
tüm dışsalların yakılması temennisiyle.(can-ı gönülden)
benzetmeni gerçekten de çok beğendim.
ve izninle bir benzetme daha eklemek istiyorum:kadınlar için erkekler pastanın tamamı, erkekler içinse kadınlar pastanın sadece bir dilimidir.
biz değerimizi neden düşürüyoruz?? sebep yetiştirilme tarzımız mı yoksa tamamen içsel mi??
bu konudaki görüşlerini çok merak ediyorum.
rakıbalık
26-08-2010, 21:57
kadın kendi değerini düşürmez. kendi kafalarındaki namus kavramına göre değer yargılarını devreye sokan erkek nazarında değerlendirilirken kategorize edilir yine erkek tarafından. bu kadının değersiz olduğu anlamına gelmemelidir. kompleksli erkeğin savunması kadını aşağılama şeklinde olacaktır kendisini üst insan görme hastalığı yüzünden. kadını mal gibi gören her zihniyet bu şekilde üstünlük gösterisini, kadınına hakimiyet kurduğu kadına yapar özünde korkak olan bu insanlar vicdan ve insanlık adına her bireyin biricik ve özel olduğunu kabul etmezler özdeğerleri öz saygıları yok olmuştur. günümüz toplum yaşamındada hayatı zevk eğlence ve bedensel tatminden ibaret sayıp yaşamlarına dahil ettikleri kadın sayısı arttıkça egoları şişer taki aidiyet duygusunu yaşamak istedikleri gerçek sevgi ihtiyacı hissedene kadar. dünyanın skleri ucunda döndüğünü zannederler. bu tipleri yalnız yapayalnız bırakmak gerekir yada dediğm gibi odun niyetine sobada yakmak.
her kadının özgur olması için bilinçlenmesi kendi ayakları üstunde durması gerekir başka türlü girecekleri her hakimiyet altında diğerinin baskısını yaşamaya mahkum olacaktır.bu onlara kadını aşağılama hakkını vermez ama günümüz, mal gibi gören erkek zihniyetinde bakış açısı hukmettiği kişiye yönelik aşağılama olduğu ve empatiden vicdandan sevgiden yoksun olduğu için onun bilinçlenmesini beklemek hayal gibi bişey
evrensel-insan
26-08-2010, 23:14
Saygideger arkadaslar;
Konu fizik olarak erkegin "hakimiyetinden" ziyade, dusunce yapilanis ve isleyisinin koken ve temellerini, kendini insanOGLU turu ile bir tutan, dusuncenin erkeksel, erksel ve rk eksel karakteridir. Cunku, dusuncenin dogallik temelli sabitlenen ve ego temelli dusunce ve davranisa tasinan, karakteri, ozu, oznelligi erkeksel icerik gosterir.
Dolayisiyle, fizik olarak bir disinin, bu temelde ortaya atacagi dusunce ve uygulayacagi davranista, erkeksel karaktere (anaerkil toplum, feminizm v.s.) sahiptir.
Bu temelde, sorun dusuncenin evrensel yapilanis ve isleyisinin erkeksel karakterindedir. Yani, bu dusunceyi uygulayanin, fizik olarak erkek ve disi olmasinin bir farki yoktur. Cunku, ZIHNIYETIN URETTIGI DUSUNCE VE DAVRANIS, KARAKTER OLARAK ERKEKSELDIR.
Iste bu yuzde, INSANSAL ZIHNIYET ve insanoglu birinin tursel selfi, DISISELLIK icerir. Erkekselligin, noktalamali, sonlamali, sabitlemeli, sahiplenmeli, kesinlikli, dogrulu, ideolojili, inancsalli v.s. temelinin getirdigi, ayrimcilik, cikar, bencillik ve guce otoriteye gereksinim duyma, "benim dogrum en dogrudur v.s." icerikli, teslim olma/alma zihniyeti yerine; sorgulayan, sonlamayan, yanlislanabilen, epistemolojik, butunsel, birliktelikli, saygili, farkin farkindalikli, bilincli v.s. ZIHNIYET, insanoglunu biribiriyle "bogusmaktan kurtaracaktir. Bu, sadece kendini dusunmeyen DISISELLIGIN, bir yerde, o da sadece doguma kadar olan annelik sureci olarak algilayabiliriz. Cunku, ondan sonra, erkeksel karakter devreye girer. Bu temelde de disiselligi zihniyetin dusunce ve davranisi olarak; insanoglu fiziksel farki, olan hem erkek, hem de disi icin gecerli oldugunu soylemek gerekir.
Degismesi gereken, fiziki gorunus farki degil; bu farkin tek dusunce sekli olan erkeksel karakterli dogalligidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bu konu cok genis bir konu ve farkli farkli bircok fikir yürütülebilir,ailede erkek egemenliyinin dogru olduguna dair veya esitlik olmasina dair,dün dogruydu cünkü erkek kadindan daha fazla biliyordu,kadin köyün disina dahi cikamazken erkek askere savasa veya ticari yolculuga gidiyordu ve dolayisiyla kadindan cok daha fazla biliyordu,tabiki orda öncelikle erkegin verdiyi kararin gecmesi,bugün bu konu tartisilir.saygilar
evrensel-insan
27-08-2010, 01:28
Saygideger breymin;
Konu "dogruluk" degil; evrensellesmis, alisilagelmis, otomatiklesmis yerlesmis v.s. ve nesillerden nesillere aktarilan, sorgulanmayan ve bilinc alti yonlendirmesiyle dusunduren ve davrandiran; zihniyetin, yapilanisi ve isleyisi. Iste erkeksel karaktere sahip olan bu isleyis, bu isleyis te, insanoglu fiziksel cesidi, hem erkek, hem de disi icin de gecerli. Yani, TEK BIR ZIHNIYET, KARSILIKLI KILINMIS CINS ve CINSIYET.
Saygilarimla;
evrensel-insan