PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Watchtower Kitapları


AerA
14-07-2010, 11:59
Sayın forum üyeleri ;

Bakınız bir arkadaşın ulaştırdığı linkte ne buldum.

http://www.watchtower.org/e/publications/index.htm

The Bible—God’s Word or Man’s?
Historical and scientific information is presented to prove that the Bible is accurate, trustworthy, and inspired by God for mankind's benefit. Full-color illustrations. 192 pages.

Yani diyor ki ; Tarihsel ve bilimsel verilerle İncilin kesin, gerçek ve insanlığın faydası için Tanrıdan esinlenmiştir.



İsterimki sayın Watchtower'dan bizi gözleyen dostlar soracaklarıma cevap versin.

Are you ****ing nuts? Where did you find your GOD DAMN information that Bible is accurate and trustworty by means of SCIENCE and HISTORY.

Yani diyorum ki;

Sizler kafayımı yediniz, İncilin kesin ve gerçek olduğunun bilimsel ve tarihsel verisini nereden buldunuz.

AerA
14-07-2010, 12:16
Diğer Watchtower Klasikleri ;

http://www.watchtower.org/images/pubs/nwt.jpg (http://www.watchtower.org/e/bible/index.htm)
The New World Translation of the Holy Scriptures
(Her seferinde yeniden çevrilen Kutsal (!) eserleri bide bizim Tefsirimizden okuyun)

http://www.watchtower.org/images/pubs/bible_teach.jpg
What does the Bible Really Teach?
(Koşulsuz, sorgulamadan itaat edersiniz,insan aklına hakaret niteliğindeki kanıtsız kanıtlara inanırsanız ne kadar tatmin edici bir hayat yaşayacağımız anlatılmaktaymış içinde.)

http://www.watchtower.org/images/pubs/family.jpg
The Secret of Family Happiness
(Tüm işi bitirdim sıra insanların aile yaşamlarına müdahaleye kaldı konulu araştırmama yazısı. Yemek kitabıda yazıyormusunuz siz, sorusunu akıllara getiren eser.)


http://www.watchtower.org/images/pubs/greatest_man.jpg
The Greatest Man Who Ever Lived
(Yaşadığına dair hiç bir kanıt olmayan ama mitolojik bir mit olduğuna dair Zion Dağı kadar bilginin bulunduğu bir non-kişilik hakkında biyografik eser.)


http://www.watchtower.org/images/pubs/daniel.jpg

Pay Attention to Daniel's Prophecy!
(Daniel'in kehanite kulak verin, o Medyum memişten daha bilgili konulu kehaneti gerçekmişçesine nasıl yutturmaya uğraşıyoruz amaçlı eser.)


http://www.watchtower.org/images/pubs/young_people_ask.jpg
Questions Young People Ask—Answers That Work
(Gençler soruyor, binlerce yıllık masallarla cevap veriyoruz tarzında harikülade bir çalışma.Tabii yersen. Bu kitapta flörtün sakıncalı olduğu en iyisinin görücü üsülü olduğuna benzer konularda işlenmekte.Biliyorum çünkü okudum.)

hur-kus
14-07-2010, 12:19
Sayın forum üyeleri ;

Bakınız bir arkadaşın ulaştırdığı linkte ne buldum.

http://www.watchtower.org/e/publications/index.htm

The Bible—God’s Word or Man’s?
Historical and scientific information is presented to prove that the Bible is accurate, trustworthy, and inspired by God for mankind's benefit. Full-color illustrations. 192 pages.

Yani diyor ki ; Tarihsel ve bilimsel verilerle İncilin kesin, gerçek ve insanlığın faydası için Tanrıdan esinlenmiştir.



İsterimki sayın Watchtower'dan bizi gözleyen dostlar soracaklarıma cevap versin.

Are you ****ing nuts? Where did you find your GOD DAMN information that Bible is accurate and trustworty by means of SCIENCE and HISTORY.

Yani diyorum ki;

Sizler kafayımı yediniz, İncilin kesin ve gerçek olduğunun bilimsel ve tarihsel verisini nereden buldunuz.

Sayın AerA, ilginç adam/kadın sınız...

Beş dakika önce öğrendiğiniz ve okumamış olduğunuz bir yayın hakkında ne çabuk kanaat sahibi oldunuz? :(

Önce bir okuyun, sitede yoksa isteyin gelsin...

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın isterseniz..

Bu tutumunuz pek bilimsel olmuyor.. :)

AerA
14-07-2010, 12:31
Sayın AerA, ilginç adam/kadın sınız...

Beş dakika önce öğrendiğiniz ve okumamış olduğunuz bir yayın hakkında ne çabuk kanaat sahibi oldunuz? :(

Önce bir okuyun, sitede yoksa isteyin gelsin...

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın isterseniz..

Bu tutumunuz pek bilimsel olmuyor.. :)

Görünen köy için kılavuza para ödemek ahmaklıktır.
Köy görünüyor ama kılavuz illaki şart diyen birisine inanmak ise iki kat ahmaklıktır.

Ayrıca Kadıköy-Mecidiyeköy hattında, daha Metrobüs yokken, (lanet olası 1 saat 15 dakika) bir Y.Ş bana içi bu kitaplarla (kitapçık gibi, cep kitabı gibi idiler) dolu bir torba verdi. Hatta İncil öğretilerine başlayacağım zaman için haftalık ders çizelgesi bile vardı içinde. Ben okumadıysam, sen hiç okumamışsındır bunları. Zaten ondan sonra Kitabımukaddes istedimde para istediler ya :)

Esen Kalınız.

Natan
14-07-2010, 12:43
Zaten ondan sonra Kitabımukaddes istedimde para istediler ya



Merhaba ,

Eylül 2006'dan itibaren (?) Kitabı Mukaddes çevirileri , Watchtower şirketi tarafından ücretsiz dağıtılıyor . Şimdi isteseniz hemmencik gönderiverirler canımm :)

Fakat benim merak ettiğim nokta onca kitap dergi vs dağıtılıyor ,en kaliteli baskılarıyla. Nereden geliyor bu değirmenin suyu ? Örneğin sadece Watchtower dergisini ele alalım. Her ay düzenli olarak neredeyse her dilde basılan bu derginin aylık ortalama tirajı 37.252.000'dir.

Kitabı mukaddes çevirisinin toplam baskı adedi bildiğim kadarıyla 158.709.727.

Aşırı derecede savurganca dağıtılan bu dergilerin ve kitapların parasını kim ödüyor ?Nereden karşılanıyor ?

Normalde kiliseler Kitabı Mukaddeslerini çok pahalıya satmaktadır. Örneğin bir çeviri satın almıştım bir kaç yıl önce ,30 TL'ye yakın para vermiştim. Şimdi acıyorum paraya .

hur-kus
14-07-2010, 12:51
Görünen köy için kılavuza para ödemek ahmaklıktır.
Köy görünüyor ama kılavuz illaki şart diyen birisine inanmak ise iki kat ahmaklıktır.

Ayrıca Kadıköy-Mecidiyeköy hattında, daha Metrobüs yokken, (lanet olası 1 saat 15 dakika) bir Y.Ş bana içi bu kitaplarla (kitapçık gibi, cep kitabı gibi idiler) dolu bir torba verdi. Hatta İncil öğretilerine başlayacağım zaman için haftalık ders çizelgesi bile vardı içinde. Ben okumadıysam, sen hiç okumamışsındır bunları. Zaten ondan sonra Kitabımukaddes istedimde para istediler ya :)

Esen Kalınız.

Sayın AerA,

Bir zamanlar kendimize ait Kutsal Kitap baskısı olmadığından biz de parasını verip linkini vermiş olduğunuz şirketten ücreti karşılığında almak zorundaydık...

İsteyen olursa da ya MK şirketine yönlendiriyor ya da parasını isteyip kişi yerine bir zahmet gidip alıyorduk.

Anlattıklarınız o zamana denk geliyor olabilir...

Ama şimdi kendimiz basabildiğimiz için isteyene ücretsiz verebilecek durumdayız..... Nitekim diğer yayınlar için para vermediğiniz anlaşılıyor..

Bu arada forumda yayınlarımızı tanıttığınız için teşekkürler.. :)

Saygılarımla

AerA
14-07-2010, 13:07
Bu arada forumda yayınlarımızı tanıttığınız için teşekkürler.. :)


Rica ederim efendim lafı mı olur.

İlginç bir şekilde bana verilen cep kitapları arasında "The Bible—God’s Word or Man’s?" yoktu.Sizden ricam (şayet siz bu kitabı okudu iseniz) şu Lazarus 'un diriltilmesindeki "Scientific and Historical" kanıtlardan bir demet sergilermisiniz? Bu yolla -ki bilim tekrarlanabilirlik demektir- ölen kedimi bir canlandırabilsem. Kitap için şirkete iletişim bilgilerimi verip, kapımın önüne " Sadece Biz Doğru Söylüyoruz" pankartları ile bir sürü Y.Ş gelmesin diye sizden rica ediyorum.

Birde kafama takıldı, "Tarçın the Comrat", yani kedim, oda Yehova'nın yanındamı? Yoksa o ruhsuz bir varlık olduğu için sadece maddeden ibaretti ve ölünce onun için herşey bittimi?

Nazik cevabınız için şimdiden çok teşekkürler.

hur-kus
14-07-2010, 13:29
Rica ederim efendim lafı mı olur.

İlginç bir şekilde bana verilen cep kitapları arasında "The Bible—God’s Word or Man’s?" yoktu.Sizden ricam (şayet siz bu kitabı okudu iseniz) şu Lazarus 'un diriltilmesindeki "Scientific and Historical" kanıtlardan bir demet sergilermisiniz? Bu yolla -ki bilim tekrarlanabilirlik demektir- ölen kedimi bir canlandırabilsem. Kitap için şirkete iletişim bilgilerimi verip, kapımın önüne " Sadece Biz Doğru Söylüyoruz" pankartları ile bir sürü Y.Ş gelmesin diye sizden rica ediyorum.

Birde kafama takıldı, "Tarçın the Comrat", yani kedim, oda Yehova'nın yanındamı? Yoksa o ruhsuz bir varlık olduğu için sadece maddeden ibaretti ve ölünce onun için herşey bittimi?

Nazik cevabınız için şimdiden çok teşekkürler.

Bu işler öyle kolay değil...

Biraz uğraşmanız lazım.

Çalışmadan acak kaldırım taşı bulursunuz...Elmasa sahip olmak özveri ister, çalışmak ister...

Buna rağmen cevap bulamazsanız elimizden geleni yaparız.

Bu arada kediniz için olan sorunuz hakkında:

Geçenlerde yemiş olduğunuz tavuk veya dananın akıbetini niye merak etmiyorsunuz? :)

Onları mideye indirirken niye hiç akınıza gelmiyor bu tür sorular... :)

Saygılarımla

hur-kus
14-07-2010, 13:58
Söz hayvanlardan açılmışken,

Aşağıdaki haber ile ilgili bir kaç sorum vardı. Hayvanları sevdiğinize göre sizin uzmanlık alanınıza girebilir diye düşünüyorum:

Önce haberi hatırlayalım

Maymunu konuşsun diye servet harcadı Maymunu Bubbles'ı konuşturmak için ses teli naklettirmeyi bile düşünmüş
13.07.2010 07:16:36


Pop müziğin geçen yıl hayatını kaybeden efsanevi ismi Michael Jackson'ın, Bubbles adını verdiği evcil maymununu konuşturabilmek için, hayvana ses telleri nakli yaptırmak istediği ortaya çıktı. Jackson'ın kız kardeşi La Toya Jackson, bu operasyon için binlerce dolar harcamaya hazır olduğunu söylediği yıldızın, doktorların uyarısıyla ameliyattan vazgeçtiğini açıkladı.
La Toya Jackson, "Michael, Bubbles'ın ne düşündüğünü bilmek ve onunla konuşmak istiyordu. Maymununa ses telleri nakli yapılıp yapılamayacağı konusunda doktorlara danıştı. A
Maymunu konuşsun diye servet harcadı Maymunu Bubbles'ı konuşturmak için ses teli naklettirmeyi bile düşünmüş
13.07.2010 07:16:36


Pop müziğin geçen yıl hayatını kaybeden efsanevi ismi Michael Jackson'ın, Bubbles adını verdiği evcil maymununu konuşturabilmek için, hayvana ses telleri nakli yaptırmak istediği ortaya çıktı. Jackson'ın kız kardeşi La Toya Jackson, bu operasyon için binlerce dolar harcamaya hazır olduğunu söylediği yıldızın, doktorların uyarısıyla ameliyattan vazgeçtiğini açıkladı.
La Toya Jackson, "Michael, Bubbles'ın ne düşündüğünü bilmek ve onunla konuşmak istiyordu. Maymununa ses telleri nakli yapılıp yapılamayacağı konusunda doktorlara danıştı. Ancak operasyonun daha önce hiç denenmediğini belirten doktorlar bunun Bubbles için tehlikeli olacağını söyleyince Michael ameliyattan vazgeçti. Daha sonra da özel eğitmenler tutarak dört sene boyunca Bubbles'ı konuşturmaya çalıştı" diye konuştu.
Bubbles, tüm özel derslere rağmen tek bir kelime konuşamadı. Jackson'ın aynı yatağı paylaştığı maymunu, 1987'de yıldızla dünya turuna çıkmış ancak, 1988'de aşırı büyümesi nedeniyle California Maymun Bakımevi'ne gönderilmişti.
ncak operasyonun daha önce hiç denenmediğini belirten doktorlar bunun Bubbles için tehlikeli olacağını söyleyince Michael ameliyattan vazgeçti.
Daha sonra da özel eğitmenler tutarak dört sene boyunca Bubbles'ı konuşturmaya çalıştı" diye konuştu.
Bubbles, tüm özel derslere rağmen tek bir kelime konuşamadı. Jackson'ın aynı yatağı paylaştığı maymunu, 1987'de yıldızla dünya turuna çıkmış ancak, 1988'de aşırı büyümesi nedeniyle California Maymun Bakımevi'ne gönderilmişti.

Sorum şöyle?

"Kör ve zekadan yoksun evrimin bile zaman içinde konuşturduğu ve insan haline getirdiği" maymunu, her türlü tıbbi ve teknik imkana sahip eğitimciler nasıl konuşturamazlar? :)

Şimdi ki maymunlar geçmişteki maymunlara göre çok mu geri zekalı? :)

Yoksa onları insan yapmaya çalışan bilim adamları "kör ve zekadan yoksun evrim"den daha mı kör? :)

Şu maymunların evrimini hızlandırıp bir an önce insan olmaları konusunda, hayvan haklarını savunan biri olarak ne yapıyorsunuz? :)

Yoksa "Hayvandır hayvan kalsın "mı diyorsunuz? :)

Sizin sorularınıza benzer sorular yapmaya çalıştım...Umarım kızmazsınız.

Ama yine de cevap vermek isterseniz sevinirim..

Saygılarımla

AerA
14-07-2010, 13:58
Geçenlerde yemiş olduğunuz tavuk veya dananın akıbetini niye merak etmiyorsunuz? :)

Onları mideye indirirken niye hiç akınıza gelmiyor bu tür sorular... :)

Yanlış insana dek geldiniz sayın Hür Kuş. Ben vejeteryanım....

Ayrıca kolayla ancak kaldırım taşı bulunurken, hiç uğraşmadan, özveri sergilemeden bedava edineceğim bir kitap bana kaldırım taşı haricinde ne sunabilir ki?

Kedime dönelim (nasılsa vejeteryanım) ne oldu Tarçın the Comrat'a? Yehova'nın gözünde?

Merakımdan soruyorum.Müslümanlar derler ya hani hayvanların ruhu olmaz onlar için öte taraf yok diye.Acaba doktrin sizdede mi aynı?

AerA
14-07-2010, 14:05
Sorum şöyle?

"Kör ve zekadan yoksun evrimin bile zaman içinde konuşturduğu ve insan haline getirdiği" maymunu, her türlü tıbbi ve teknik imkana sahip eğitimciler nasıl konuşturamazlar? :)

Şimdi ki maymunlar geçmişteki maymunlara göre çok mu geri zekalı?

Şu maymunların evrimini hızlandırıp bir an önce insan olmaları konusunda, hayvan haklarını savunan biri olarak ne yapıyorsunuz? Yoksa "Hayvandır hayvan kalsın "mı diyorsunuz? :)

Sizin sorularınıza benzer sorular yapmaya çalıştım...Umarım kızmazsınız.

Ama yine de cevap vermek isterseniz sevinirim..

Saygılarımla

Evrim bir teoridir. Mekanizmal basamakları daha kesin olarak aydınlatılamamıştır (yani ver üzerine x ışınlarını olsun sana HULK bölümü tam aydınlatılamamıştır.) Ve denildiği gibi zamana bağımlı işler.

Önceki maymunların zeka seviyesi hakkında bir şeyler bildiğini iddia eden halen yok.

Hayvan hakları konusunda elimden geldiğince kurban kesilmesini ve et tüketimini protesto ediyorum. Ayrıca mahallenin tüm kedi ve köpeklerini beslediğim için tenkit ediliyorum.

Saygılar.

Yoksa onları insan yapmaya çalışan bilim adamları "kör ve zekadan yoksun evrim"den daha mı kör?

Bu satırı sonradan eklemişsiniz.Kimsenin kör ve zekadan yoksun olduğu yok ama yeterki gölge edilmesin. Bilim insanının tek amacı bulduğu kanıtlara yenilerini eklemeye uğraşmasıdır.

Yehovanın gözünde kedime ne oldu?
Kedim, My Cat, Meine Katze....

Nova
14-07-2010, 14:23
Hayvan hakları konusunda elimden geldiğince kurban kesilmesini ve et tüketimini protesto ediyorum. Ayrıca mahallenin tüm kedi ve köpeklerini beslediğim için tenkit ediliyorum.


Sevgili AERA, ben ve eşim evde 2 tane insanlar tarafından yaralanmış-sakat kedi beslediğim için, mahalledeki kedilere de yem verdiğim için hor-kem gözle bakılıyoruz. Mahallemdeki adamlar cuma namazını eksik etmez, ama arabasının altındaki-üzerindeki kedilere taş atmayı eksik etmez. kendilerine sorduğumda kurandan 5 tane ayet adını, 2 tanesinin Türkçe' sini zom olur kalırlar, en babayiğidini bile susturursun :) Ama yaşama saygısı olmayanın, kendine saygısı olmayanın, neden bir kediye-kuşa-tırtıla saygısı olsunki? bu dünya insalara rızk verildi ya, herşey aslında insanlar için yaratıldı ya...vur beline kazmayı doğada yaşayan ne varsa.

Sn. AERA sizi çok iyi anlıyorum üstadım.

Şimdi konuya dönece olursak, bu yöntem çok tanıdık geliyor, eğer ortada çamura batmış, bitmiş, içi boşalmış, hastalıklı kavram varsa, onu kurtamanın çook basit br yolu vardır üstad :)

Adını değiştirmek :)

İrtica: gerici yada uç faliyet,

Kurtlar sofrası: lobi , kartel,

Burada da farklı birşeye rastlamadım :)

2000 yıllık dandik incil, Bilimsel ve kanıtlanmış incil oldu....bizde bunu yedik...çay içermiyiz abi :)



Sevgi ve saygılarımla, Nova.

hur-kus
14-07-2010, 14:54
Evrim bir teoridir. Mekanizmal basamakları daha kesin olarak aydınlatılamamıştır (yani ver üzerine x ışınlarını olsun sana HULK bölümü tam aydınlatılamamıştır.) Ve denildiği gibi zamana bağımlı işler.

Önceki maymunların zeka seviyesi hakkında bir şeyler bildiğini iddia eden halen yok.

Hayvan hakları konusunda elimden geldiğince kurban kesilmesini ve et tüketimini protesto ediyorum. Ayrıca mahallenin tüm kedi ve köpeklerini beslediğim için tenkit ediliyorum.

Saygılar.

Bu satırı sonradan eklemişsiniz.Kimsenin kör ve zekadan yoksun olduğu yok ama yeterki gölge edilmesin. Bilim insanının tek amacı bulduğu kanıtlara yenilerini eklemeye uğraşmasıdır.

Yehovanın gözünde kedime ne oldu?
Kedim, My Cat, Meine Katze....




Sayın AerA,

Öncelikle samimi ve dürüst cevabınız için teşekkür ederim.

Ben de bir hayvansever olarak sorunuzu samimiyetle cevaplayacağım.

Daha doğrusu bir makalemizi sizinle paylaşmak istiyorum:

Tabii doğal olarak benim inancımla ilgili olacaktır.

Okursanız sevinirim..

Ölüm Gerçekten Her Şeyin Sonu mu?

ÖLDÜKTEN sonra insana ne olduğu sorusu kadar sık sorulan ve insanın kafasını karıştıran başka bir soru muhtemelen yoktur. Binlerce yıldır her uygarlıktaki zeki kişiler bu soruyu sormuştur. Fakat insan felsefeleri ve bilimsel araştırmalar sonucunda sadece karmaşık birçok teori ve hurafe üretilmiştir.

Peki ya Mukaddes Kitaptaki öğretiler için ne denebilir?
Bazıları ölüm ve ölümden sonraki yaşam konusunda Mukaddes Kitabın da aynı şekilde kafa karıştırdığını ileri sürebilir.
Ancak dürüst olmak gerekirse bu kafa karışıklığına, Mukaddes Kitabın net öğretilerini sahte öğretiler ve efsanelerle bulandıran din adamları yol açmaktadır.

Gelenekleri ve hurafeleri bir kenara koyup Mukaddes Kitabın gerçekte ne söylediğini incelerseniz, ümit sunan mantıklı bir öğretiyi fark edeceksiniz.

Var Olmadan Önce Neredeydiniz?

Örneğin önceki makalede Kral Süleyman’ın sözlerinden yapılan iki alıntıyı düşünün. Bu ayetler ölülerin –hem insanların hem de hayvanların– hiçbir şeyin bilincinde olmadığını göstermektedir.
Dolayısıyla Mukaddes Kitaba göre ölülerin hiçbir faaliyeti, hissi, duygusu ya da düşüncesi yoktur (Vaiz 9:5, 6, 10).

Buna inanmak size zor geliyor mu?

Şöyle düşünün:
Bir insanın, hayata gelmeden önceki durumu nedir?
Ana babanızdan aldığınız küçük hücreler sizi meydana getirmeden önce neredeydiniz?
Eğer içinizde ölümden sonra yaşamaya devam eden görünmez bir varlık varsa, bu varlık siz meydana gelmeden önce nerede duruyordu?

Gerçek şu ki, hatırlayacağınız insan öncesi bir varlığınız yoktu.

Siz annenizin karnında oluşmaya başlamadan önce yoktunuz. Gerçek bu kadar basit.
Dolayısıyla, öldüğümüzde bilincimizin biz yaşamadan önceki durumuna dönmesi mantıklıdır.
Tıpkı Âdem itaatsizlik ettikten sonra Tanrı’nın ona söylediği gibi: “Topraksın, ve toprağa döneceksin” (Tekvin 3:19).

İnsanların durumu bu yönden hayvanlardan farksızdır. Ölülerin durumu Mukaddes Kitabın söylediği gibidir: “Adamın hayvana üstünlüğü yoktur” (Vaiz 3:19, 20).
Peki bu, insanın sadece 70, 80 yıllık bir yaşamın ardından varlığını sonsuza dek yitirdiği anlamına mı gelir?

Yoksa ölüler için bir ümit var mı?

Görelim.

İçten Gelen Yaşama Arzusu

Hemen herkes ölümü tatsız bir mesele olarak görür.
Çoğu kişi özellikle de kendi ölümü hakkında konuşmaktan, hatta üzerinde düşünmekten kaçınır.
Diğer taraftan televizyon ve filmler aracılığıyla, akla gelebilecek her şekilde gerçekleşen ölümlere dair görüntülerin bombardımanına uğruyoruz.
Medyada da sık sık gerçek ölümlerle ilgili haberler ve görüntülerle karşılaşıyoruz.

Bunun sonucunda, tanımadığımız kişilerin ölümü bize hayatın normal bir yönü gibi görünmeye başlayabiliyor.
Ancak konu sevdiğimiz birinin ölümü ya da kendi ölümümüz olduğunda, bu hiç de normal gelmiyor.
Çünkü insanlar derinlere kök salmış, doğal bir yaşama arzusuna sahipler. Ayrıca hassas bir zaman kavramına ve sonsuzluğu algılama yetisine sahibiz. Kral Süleyman,

Tanrı’nın, insanın ‘yüreğine sonsuzluk kavramını koyduğunu’ söyler (Vaiz 3:11, YÇ).
Normal şartlar altında sonsuza dek yaşamak istiyoruz.
Sonu olmayan bir hayat istiyoruz.

Hayvanların böyle bir arzuya sahip olduğunu gösteren hiçbir belirti yoktur. Onlar gelecek bilincinden yoksun şekilde yaşarlar.

İnsanın Muazzam Potansiyeli

İnsanlar sonsuza dek yaşama arzusunun yanı sıra, sonsuza dek faal ve üretken olma potansiyeline de sahiptir.
İnsanın öğrenme kapasitesinin sonu yokmuş gibi görünüyor. Karmaşıklık ve uyum sağlama konusunda doğadaki hiçbir şeyin insan beyniyle karşılaştırılamayacağı söylendi.
Hayvanlardan farklı olarak, akıl yürütme ve soyut kavramları anlama yetisi olan yaratıcı zihinlere sahibiz.

Bilim insanları, insan beyninin potansiyeli konusunda sadece yüzeysel bir anlayış edindiler.
Bu potansiyelin büyük kısmı biz yaşlandıkça aynı seviyede kalıyor.
Son zamanlarda sinirbilim uzmanları beynin işlevlerinin çoğunun yaşlanma sürecinden etkilenmediğini öğrendiler.
Franklin Enstitüsü’nün Bilimsel Yenilikler Merkezi için çalışan araştırmacılar şöyle açıklıyor: “İnsan beyni sürekli uyum sağlayabiliyor ve kendini yenileyebiliyor. Yaşlılıkta bile yeni sinir hücreleri üretebiliyor. Ciddi zihinsel gerileme genellikle hastalık yüzünden oluyor. Hafızadaki ya da hareket becerilerindeki yaşla bağlantılı kayıpların çoğu da faaliyetsizliğin yanı sıra zihinsel egzersiz ve uyarım eksikliğinden kaynaklanıyor.”

Başka sözlerle, eğer beynimizi sürekli faal durumda tutup hastalıklardan koruyabilseydik sonsuza dek çalışmaya devam edebilirdi.
DNA’nın fiziksel yapısını keşfedenlerden biri olan moleküler biyolog James Watson, “beynin şimdiye dek evrenimizde keşfettiğimiz en karmaşık şey” olduğunu söyledi. Sinirbilim uzmanı Gerald Edelman’ın kitabında beynin bir kibrit başı büyüklüğündeki parçasının “yaklaşık bir milyar bağlantı” içerdiği söyleniyor; “bunların kombinasyon olasılığı ancak hiper astronomik bir sayıyla, on rakamını izleyen milyonlarca sıfırla ifade edilebilir.”

İnsanlara böyle bir potansiyel verilmişken sadece 70, 80 yıl yaşamaları mantıklı geliyor mu?

Bu durum, tek bir kum tanesini sadece birkaç santimetre ileri taşımak için güçlü bir lokomotifi ve yük vagonları olan bir tren kullanmak kadar mantıksızdır.

Öyleyse insanlar neden böylesine muazzam bir öğrenme kapasitesine ve yaratıcı düşünme yeteneğine sahip?

İnsanlar, hayvanlardan farklı olarak hiç ölmemek, sonsuza dek yaşamak üzere yaratılmış olabilir mi?

Yaratıcının Verdiği Bir Ümit

İçten gelen yaşama arzusuna ve muazzam bir öğrenme kapasitesine sahip olmamız şu mantıksal sonucu doğuruyor:
İnsanlar sadece 70, 80 yıldan çok daha uzun süre yaşamak için tasarlanmış.

Bu da bizi başka bir sonuca götürüyor:

Bir Tasarımcı, Yaratıcı, yani Tanrı olmalı.

Fiziksel evrenin değişmez yasaları ve yeryüzündeki yaşamın akıl almaz karmaşıklığı bir Yaratıcının var olduğu inancını tam olarak destekler.

Peki Tanrı bizi sonsuza dek yaşama kapasitesiyle yarattıysa neden ölüyoruz? Öldükten sonra ne oluyor?

Tanrı, ölüleri tekrar yaşama döndürmeyi amaçlıyor mu?


Hikmetli ve güçlü bir Tanrı’nın bize bu soruların cevabını vermesi mantıklıdır, zaten vermiştir de.
Bu cevapları görelim.

▪ Ölüm, Tanrı’nın insanlıkla ilgili başlangıçtaki amacında yer almıyordu.

Mukaddes Kitapta ölümden bahsedilen ilk yerden, Tanrı’nın başlangıçta insanların ölmesini amaçlamadığı anlaşılıyor.
Mukaddes Kitaptaki Tekvin kaydı Tanrı’nın, ilk insan çifti Âdem ve Havva’ya, O’na olan sevgilerini ve sadakatlerini gösterme fırsatı verdiğini söyler.
Bunu belirli bir ağacın meyvesinden yemelerini yasaklayarak yaptı Tanrı şöyle dedi: “Ondan yediğin günde mutlaka ölürsün” (Tekvin 2:17).

Âdem ve Havva ancak isyan ederlerse öleceklerdi. Mukaddes Kitap kaydı onların Tanrı’ya itaatsizlik ettiğini ve bunun sonucunda öldüğünü anlatır.

Böylece kusurluluk ve ölüm tüm insanlığa geçti.

▪ Mukaddes Kitap ölümü uykuya benzetir.

Mukaddes Kitap ‘ölüm uykusundan’ bahseder (Mezmur 13:3).

İsa arkadaşı Lazar’ı diriltmeden önce durumu elçilerine şöyle açıkladı:

“Dostumuz Lazar dinlenmeye çekilmiştir. Fakat ben onu uykudan uyandırmak için gidiyorum.” İsa gerçekten de bunu yaptı!

Mukaddes Kitap, İsa ölmüş olan Lazar’ı çağırınca onun canlı olarak mezardan ‘dışarı çıktığını’ söyler (Yuhanna 11:11, 38-44).

Acaba İsa neden ölümden bahsederken uyku ifadesini kullandı?

Çünkü uyuyan biri pasif durumdadır.
Derin uykudayken, çevrede olup bitenlerin ya da geçen zamanın bilincinde değildir.
Acı çekmez.
Benzer şekilde, ölen kişi de pasif durumdadır ve hiçbir şeyin bilincinde değildir.
Fakat benzerlikler bununla bitmez. Uyuyan biri uyanır.

Mukaddes Kitabın sunduğu ümit sayesinde ölüler için de aynı şey geçerlidir.
Yaratıcı şu vaatte bulunur:

“Onları fidyeyle kurtaracağım ölüler diyarının [ortak mezarın] elinden, ölümden fidyeyle kurtaracağım. Felaketin nerede, ey ölüm? Yıkıcılığın nerede, ey ölüler diyarı?” (Hoşea 13:14, YÇ).

Mukaddes Kitaptaki bir diğer peygamberlik sözünde şöyle der: “[Tanrı] ölümü ebediyen yuttu; ve RAB Yehova bütün yüzlerden gözyaşlarını silecek” (İşaya 25:8).
Ölülerin yaşama geri döndürülmesi süreci dirilme olarak adlandırılır.

▪ Dirilenler nerede yaşayacak?

Bu makalede daha önce gördüğümüz gibi, insanlar yaşamaya devam etmek konusunda doğal bir arzuya sahipler.

Siz nasıl bir yerde sonsuza dek yaşamak isterdiniz?

Bazı dinlerin öğrettiği gibi, öldükten sonra soyut, evrensel bir hayat kuvvetinin bir parçası olarak yaşamaya devam etme görüşü sizi tatmin ediyor mu?

Ölmeden önce yaşadıklarınızla ilgili anılar olmadan, farklı bir insan olarak varlığınızı sürdürmek ister miydiniz?

Bir hayvan ya da ağaç olarak yaşama geri dönmek size çekici geliyor mu?

Seçme şansınız olsaydı, alışkın olduğunuz ve insan olarak zevk aldığınız şeylerden yoksun bir dünyada yaşamayı gerçekten ister miydiniz?

İdeal koşullardaki cennet bir yeryüzünde yaşamayı şüphesiz çok isterdiniz, öyle değil mi?

Mukaddes Kitabın sunduğu ümit tam olarak budur, yani bu dünyada sonsuza dek yaşamaktır.
Tanrı dünyayı bu amaçla, O’nu sevecek ve O’na sevinçle hizmet edecek kişilerin sonsuza dek yaşaması için yarattı. Bu nedenle Mukaddes Kitap şöyle der: “Salihler [“Doğrular”, YÇ] yeri miras alır, ve onda ebediyen otururlar” (Mezmur 37:29; İşaya 45:18; 65:21-24).

▪ Dirilme ne zaman gerçekleşecek?

Ölümün uykuya benzetilmesi, dirilmenin genellikle öldükten hemen sonra gerçekleşmediğini gösterir.

Ölümle dirilme arasında bir “uyku” dönemi geçer. Mukaddes Kitapta, Eyub şöyle sordu: “İnsan ölürse dirilir mi?” Sonra şu cevabı verdi: “[Mezarda] beklerdim. Sen [Tanrı] çağırırdın, ben de sana cevap verirdim” (Eyub 14:14, 15).

O zaman geldiğinde ve ölüler sevdikleriyle yeniden bir araya geldiğinde ne büyük sevinç yaşanacak!
Aşırı Ölçüde Korkmanıza Gerek Yok

Kabul etmek gerekir ki, Mukaddes Kitabın sunduğu ümit her durumda ölüm korkusunu tamamen ortadan kaldırmaz.
Ölümün öncesinde yaşanabilecek olan acı ve üzüntü hakkında endişe duymak doğaldır.
Elbette, sevdiğiniz birini kaybetmekten korkabilirsiniz.
Kendi ölümünüzün sevdikleriniz üzerindeki üzücü etkilerinin de sizi korkutması doğaldır.

Ancak Mukaddes Kitap ölülerin gerçek durumunu açıklayarak, ölüme karşı aşırı bir korku duymaktan kurtulmamıza yardım eder.
Öldükten sonra alev alev yanan bir cehennemde zebaniler tarafından işkence görmekten korkmamıza gerek yok.

Ruhların sonsuza dek huzursuz şekilde dolandığı karanlık bir ruh aleminden korkmaya gerek yok.
Ayrıca insanlık için tek geleceğin sonsuz bir hiçlik olmasından da korkmanıza gerek yok.
Neden mi?

Çünkü Tanrı’nın sınırsız bir hafızası var ve O, hafızasında yer alan tüm ölmüş kişileri bu dünyada tekrar yaşama döndürmeyi vaat ediyor.

Mukaddes Kitap şu sözlerle bu vaadin kesin olduğunu gösteriyor: “Allah bize kurtuluşlar Allahıdır; ve ölümden kurtarış, Rab Yehovanındır” (Mezmur 68:20).

Sayın AerA,

Tanrı hayvanlara bakalım ve onlarla mutlu olalım diye onları verdi..

Kediniz ve diğer hayvanlar için bir sonsuz yaşam ümidi yok; ama emin olun o geldiği toğrağa geri döndü ve artık hiç birşey hisetmiyor.

Tanrı'nın benzeyişinde yaratılmış olan bizleri içinse hala bir ümit var...Ve biz hayvanlardan farklı olarak sonsuzluğu isteyebiliyoruz...

Tabi bu kötü şartlarda değil, temizlenmiş bir yeryüzünde...

Saygılarımla

AerA
14-07-2010, 15:06
Sayın Hür Kuş ;

Öncelikle çok çok teşekkür ederim. Nacizane cevabınız için.
Tüm makaleyi okudum.

Eleştirel bir görüş sunmak, ve her daim sorgulamak gibi (7 ölümcül günahın ilk 2 si olsa gerekler herhalde :) ) bir alışkanlığım var.

Sadece hayvanlardan farklı olarak düşünebildiğimiz için kendimize sonsuz bir hayat lüksünü yarattığımızı düşünüyorum. Kedim etrafa nasıl dağıltı ise (moleküler, atomal düzeyde) bende zamanı gelince aynını yapacağım. Banada yok sonsuz yaşam.

Ayrıca şunuda anlayamam bir türlü ; yaşamın kaynağı olarak betimlenen "ruh" bende varken hayvanda nasıl yok? Bitkide nasıl yok? (Kutsal Kitaplar ışığında). Belki doğrusu bendede olmadığı yönündedir. Sırf düşünebildiğim için kendime "saydam, görünmez bir eş" yaratmışımdır, ne dersiniz?

Teşükkürü borç bilirim.

Saygılarımla.

uyar
14-07-2010, 17:12
sevigili hürkuş...

armegedondan sonra hayvanlar yok mu.............?? bildiğim kadarıyla hepsinin otobur olacağını sizin kitaplarınız iddia ediyor doğru mu??

hayvanlar peki ozaman ölecekler mi???