PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kur-an'da Beyin Yerine Kalpten Bahsedilir.


Sayfa : 1 2 3 [4] 5 6 7 8 9 10 11

diamat
21-02-2011, 09:39
adına kuran denen ve tanrı sözü olduğuna inanılan kitabın çakma olduğu tescil edilmiştir.
insan yapımıdır,
insana ait yanılsamalar
içermektedir.

birlerinin çarpıtması yalan söylemesi demogoji yapması bunu örtbas edemez.
çelişki o kadar açık ki
bu konuya bulaştıkça batarlar.

bu kitapta beyin bir kez ama bir tek kez bile geçmiyor.
düşünmek ise ısrarla kalple ilgili bir şey olarak anlatılıyor.
sözde ayetler ortada.

bu kitap beyinsiz bir kitap.
beyinsiz kitaba tabi olanların beyinsizliğine şaşırmıyorum.
hatta zaten ancak böyle olabilirdi diyorum.

bilimin rehberliğini bir tarafa bırakıp çağlar öncesi mitolojilerle hayatı anlamaya çalışanların beyinle düşünmeye ne derece uzak oldukları bu başlıkta defalarca ortaya çıkmıştı.
bilineni yeniden ve yeniden deşifre ediyorlar.

RENAULTFERRARİ
21-02-2011, 17:54
Bazı insanlar okuyup anlamayadılar tekrar okusunlar anlasınlar !


Hacc (46)

Düşüncek kalbleri olsun değil Akıllanmalarına sebeb olacak kalbleri olsun deniliyor ayette


Muhammed (24)
Kuranı düşünmüyorar mı değil Kuranı Tedebbür etmiyorlar mı
yoksa kalblerine üst üste kilitmi vuruldu diyor


tedebbür : tedbir almak manasına bir işin sonunu iyice düşünmek çözüm üretmek demektir

Kuranı tedebbür etmiyorlar mı ? Ahiretti yemv-i kıyameti okumuyorlar tebdir almıyorlar mı ? yoksa kalblerinde üst üste kilit mi vuruldu kalbleri titremiyor kokmuyorlar mı ?
Rabbim ya beni sevmezse ben ne yaparım diye kalbler titremiyor mu ?




ayrıcaı bir not : sayın İstatistik !
Yazdığın yazı senin ne kadar cahil olduğunu gösteriyor.. birde üstüne bunun farkında da değilsin

Alem budala dimi
astral seyahtten bahsedenler
Telepati ilminde bahseden Doctorlar
profesörler Bilim insanları bu telepati ile uğraşan bilim adamlarının hepsi
tamemen hormanlarla ilgili olan şeyleri bilmiyorlar budala dimi bu bilim insanları


ben de onların budala olduğunu Sizden öğreneyimde
hiç bu bilim adamlarına itibar etmiyim bunlar hormon nedir bilmiyorlar çünkü
ne kadar acaip ? gülermisin ağlarmısın ! ha haayyyyy

Evren34
21-02-2011, 18:08
adına kuran denen ve tanrı sözü olduğuna inanılan kitabın çakma olduğu tescil edilmiştir.
insan yapımıdır,
insana ait yanılsamalar
içermektedir.

birlerinin çarpıtması yalan söylemesi demogoji yapması bunu örtbas edemez.
çelişki o kadar açık ki
bu konuya bulaştıkça batarlar.

bu kitapta beyin bir kez ama bir tek kez bile geçmiyor.
düşünmek ise ısrarla kalple ilgili bir şey olarak anlatılıyor.
sözde ayetler ortada.

bu kitap beyinsiz bir kitap.
beyinsiz kitaba tabi olanların beyinsizliğine şaşırmıyorum.
hatta zaten ancak böyle olabilirdi diyorum.

bilimin rehberliğini bir tarafa bırakıp çağlar öncesi mitolojilerle hayatı anlamaya çalışanların beyinle düşünmeye ne derece uzak oldukları bu başlıkta defalarca ortaya çıkmıştı.
bilineni yeniden ve yeniden deşifre ediyorlar.

Teorisini ortaya atarken Çıkmazdan olan birimi kalkıp bana hayat böle oluştu( evrimleşti ) diyicek? ee o zaman en iyi bilim adamları arasına girerdi ama görüyorum ki 150 sene sonra bile maymun diyenler var (dalga geçme babaında) aslında Darwini yadırgamıyorum tabi sonsuz evren modeli olan bir yerde muhakak tesadüf olucaktır,Muhakak akıllı bir tasarım da göremiyorum cümleside sarf edilicektir, Sorunum surda bay bilmis darwin nasıl evrimleştikleri hakkında kitap yazacağına Nasıl oluştuları araştıması lazım gelmezmiydi? bunun kitabını bir din kitabı görmekle alakası yok madem birşeyler araştırıyorsun Acaba nasıl oluştu hangi güç yaptı diye araştırır insan ,Şöyle bir teorisine baktığımda gerçekten liseye giden çocuklar bile darwinin fikirlerini okumadan (GÖZLEMSEL ) olarak acaba nasıl birbirlerine döüştüler diyip ufak bi tez çalışmasıyla bunu teoriye taşıya bilir Darwinin fikirleri olmasaydı Dahi!!,AreA arkadaşım kızıcak belki şunu söylemem gerekir Darwinin teorisi Ve onun akabinde oluşan acaba Evrim olgusu tamamen yalan uydurma ve Dinlerden daha çok insanlaraın düşmanı bir tezler bütünü,Gene Affınıa sığınıyorum AreA ama bunları söylemem lazım diamat arkadaşa evrim tezlerini benimseyip Katliyam yapmamış birtane dünya lideri yoktur,devamına ekleme olarak siyahileri,Belli bir takım insanları İnsan yerine bile koymuyan ve maymunumsu insan olarak kalıcaklar diyen bir teori,Bunu hangi bilimadamı geliştirirse geliştirsin teorinin temelindeki bilgilerin bu varyasyon bilgileri değişmez,Sen daha sıkı sıkı sarıl evrime

istatistik
21-02-2011, 18:34
ayrıcaı bir not : sayın İstatistik !
Yazdığın yazı senin ne kadar cahil olduğunu gösteriyor.. birde üstüne bunun farkında da değilsin

Alem budala dimi
astral seyahtten bahsedenler
Telepati ilminde bahseden Doctorlar
profesörler Bilim insanları bu telepati ile uğraşan bilim adamlarının hepsi
tamemen hormanlarla ilgili olan şeyleri bilmiyorlar budala dimi bu bilim insanları


ben de onların budala olduğunu Sizden öğreneyimde
hiç bu bilim adamlarına itibar etmiyim bunlar hormon nedir bilmiyorlar çünkü
ne kadar acaip ? gülermisin ağlarmısın ! ha haayyyyy

Sayın reno

dikkat etmeden ezbere yazmışsınız. saçmalamanın da sınırı var ben astral seyahatten bahsetmiş miyim orada? Alemin akıllısı siz misiniz? Benim yazım kuranda beyinden bahsedilmemesi üzerine. Kreş seviyesinde yazmamı isteyen arkadaşa hakvermemek elde değil. Daha ne okuduğunuzu bile bilmiyorsunuz.

Astral seyahat safsatalarını ciddiye bile almamıştım. Ancak madem merak ettiniz onun hakkında da yazalım. Maksat cehaletiniz geçsin.

Astral seyahat terimi Okültizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ok%C3%BCltizm)’de ve Teozofi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Teozofi)'de kullanılan bir terim olup, kişinin uyku gibi hallerde parapsikoloji'ye inanan kişilerce esîrî (http://tr.wikipedia.org/wiki/Es%C3%AEr) beden ya da astral beden (Spiritüalizm’de duble (http://tr.wikipedia.org/wiki/Duble)) denilen, astral seyahate inanan kişiler tarafından süptil madde denilen maddelerden oluştuğu söylenen "bedeniyle" fiziksel bedeni dışında, yine bu kişiler tarafından iddia edildiğine göre bilinci yerinde olarak, başka mekanlarda dolaşmak üzere yaptığı yolculuğu ve bu bedeniyle geçirdiklerini söyledikleri deneyimleri ifade eder.

Yani astral seyahat denilen olan kişilerin anlatımlarına dayanır. Bilimsel bir kanıt ya da deneye dayanmamaktadır. Ön şartı ise astral seyahate inanmaktan geçer.

Diğer telepati safsatası ise yine araştırılmış. Deney olarak yaptıkları ise insanlara gösterilmeyen bir kartta önlerinde bulunan hangi şeklin olduğu sorulmuş. 5 değişik kart olduğu için normalde %20 ihtimalle bilinmesi gerekirken %20'nin biraz üzerinde gelmiş ve acaba telepati mümkün mü denmiş. Bu deney ise saçmalık olmakla beraber istatistiksel açıdan bir geçerliliği yoktur.

diamat
21-02-2011, 18:53
Teorisini ortaya atarken Çıkmazdan olan birimi kalkıp bana hayat böle oluştu( evrimleşti ) diyicek? ee o zaman en iyi bilim adamları arasına girerdi ama görüyorum ki 150 sene sonra bile maymun diyenler var (dalga geçme babaında) aslında Darwini yadırgamıyorum tabi sonsuz evren modeli olan bir yerde muhakak tesadüf olucaktır,Muhakak akıllı bir tasarım da göremiyorum cümleside sarf edilicektir, Sorunum surda bay bilmis darwin nasıl evrimleştikleri hakkında kitap yazacağına Nasıl oluştuları araştıması lazım gelmezmiydi? bunun kitabını bir din kitabı görmekle alakası yok madem birşeyler araştırıyorsun Acaba nasıl oluştu hangi güç yaptı diye araştırır insan ,Şöyle bir teorisine baktığımda gerçekten liseye giden çocuklar bile darwinin fikirlerini okumadan (GÖZLEMSEL ) olarak acaba nasıl birbirlerine döüştüler diyip ufak bi tez çalışmasıyla bunu teoriye taşıya bilir Darwinin fikirleri olmasaydı Dahi!!,AreA arkadaşım kızıcak belki şunu söylemem gerekir Darwinin teorisi Ve onun akabinde oluşan acaba Evrim olgusu tamamen yalan uydurma ve Dinlerden daha çok insanlaraın düşmanı bir tezler bütünü,Gene Affınıa sığınıyorum AreA ama bunları söylemem lazım diamat arkadaşa evrim tezlerini benimseyip Katliyam yapmamış birtane dünya lideri yoktur,devamına ekleme olarak siyahileri,Belli bir takım insanları İnsan yerine bile koymuyan ve maymunumsu insan olarak kalıcaklar diyen bir teori,Bunu hangi bilimadamı geliştirirse geliştirsin teorinin temelindeki bilgilerin bu varyasyon bilgileri değişmez,Sen daha sıkı sıkı sarıl evrime

evrenciim

saol canım benim.
sen hiç başka bir yere gitme.
hep buralarda kal.
ben, islamcılar kütükadamdır, kafaları basmaz, düşünemezler dedikçe,
sen ortaya atlarsın ve bakın örneği ben oluyorum dersin.
benim sözlerim havada kalmamış ve somutla desteklenmiş olur.

yarımakıllı arkadaşım benim.
sana kaç kere daha diyecem burası evrim başlığı değil.
sırf bizi eğlendir diye başlık açtım sana,
ordan kaçtın geldin burda kendi kendine peşrev atıyosun.

diyorum sitemiz ikinci bir reno kazandı.
bazı dostlar evren reno kadar olamaz diyor.
sen renodan bir gömlek daha arıza değilsen bende hiç bir şey bilmiyorum.
nerde bir tedaviye muhtaç adam varsa klavyenin başına geçip görmedikleri allahların cinlerin meleklerin telepatilerin geyiğini koşturuyor.
sanıyormusun ki sizleri entellektüel anlamda ciddiye alarak yazıyorum.
kreş seviyesi bile değil farklı boyut sizinkisi.

hala daha teorinin sonrasında oluşan olgudan bahsediyorsun.
yahu olgu başka teori başka.
biri diğerine bağplı olacaksa olgu teoriye değil,
teori olguya bağlı olur.
darwin yüzünden mi insan ile şempanzenin genleri %98,6 ortak zannediyorsun.

Evren34
21-02-2011, 19:00
evrenciim

saol canım benim.
sen hiç başka bir yere gitme.
hep buralarda kal.
ben, islamcılar kütükadamdır, kafaları basmaz, düşünemezler dedikçe,
sen ortaya atlarsın ve bakın örneği ben oluyorum dersin.
benim sözlerim havada kalmamış ve somutla desteklenmiş olur.

yarımakıllı arkadaşım benim.
sana kaç kere daha diyecem burası evrim başlığı değil.
sırf bizi eğlendir diye başlık açtım sana,
ordan kaçtın geldin burda kendi kendine peşrev atıyosun.

diyorum sitemiz ikinci bir reno kazandı.
bazı dostlar evren reno kadar olamaz diyor.
sen renodan bir gömlek daha arıza değilsen bende hiç bir şey bilmiyorum.
nerde bir tedaviye muhtaç adam varsa klavyenin başına geçip görmedikleri allahların cinlerin meleklerin telepatilerin geyiğini koşturuyor.
sanıyormusun ki sizleri entellektüel anlamda ciddiye alarak yazıyorum.
kreş seviyesi bile değil farklı boyut sizinkisi.

hala daha teorinin sonrasında oluşan olgudan bahsediyorsun.
yahu olgu başka teori başka.
biri diğerine bağplı olacaksa olgu teoriye değil,
teori olguya bağlı olur.
darwin yüzünden mi insan ile şempanzenin genleri %98,6 ortak zannediyorsun.

Çıkar bence kendini haklı zira teorinin temelindede bu yatıyo :) kur'anın kalp meselesini yüz milyonlarca kez söyledim bir tanesinde Kalpleriyle düşünen insnaalr için ayetler vardır Kelimesi GEÇMEZZZ! bu sana son yazısışım biraz kitap oku en baştada evrimi okumayı dene

diamat
21-02-2011, 19:22
evrenciim, canım benim
bak sevgili aliyarasfal senin için yukarda bunu izah etmiş.
aynen alıntıladım.

1.e fe lem yesîrû: dolaşmadılar mı (dolaşmıyorlar mı, gezmiyorlar mı)
2.fî el ardı: yeryüzünde
3.fe tekûne: o zaman olur
4.lehum: onların
5.kulûbun: kalpler
6.ya'kılûne: akıl ederler
7.bi-hâ: onunla
8.ev: veya
9.âzânun: kulaklar
10.yesmeûne: işitirler
11.bi-hâ: onunla
12.fe inne-hâ: fakat o
13.lâ ta'mâ: âmâ (kör) değildir
14.el ebsâru: gözler
15.ve lâkin: ve lâkin, fakat
16.ta'mâ: âmâdır (kördür)
17.el kulûbu: kalpler
18.elletî: o ki
19.fî es sudûri (es sadru): sinelerde, göğüslerde (göğüs)

RENAULTFERRARİ
21-02-2011, 22:38
Sayın diamat ! kendine gel kendine
ayette yeryüzünü doşlaşmadılar mı diyor
kimler ? insanlar.. insan akıllı bir varlık
yeryüüznü dolaşmadı bu akıl sahibi varlıklar.. dolaşsalardı O zaman onların kalberi olurdu Onunla akıllanırlardır diyor

Dimo ! Gel Cümleyi doğru oku yamukluk yapma
cümelye bak
dolaşmadıları mı yeryüzünde O zaman olur onların kableri. akıllanırlar onunla
Akıl= bağ demektir
bir bağ kurarlar onunla manasınada gelir
dimo ! ayette çok manalar var.. onun için akıl=bağ demek olduğunda burada zikredilmiştir ?
neyse sen ona buna kafanı takma
Gel cümleyi doğru oku !
1.e fe lem yesîrû: dolaşmadılar mı (dolaşmıyorlar mı, gezmiyorlar mı)
2.fî el ardı: yeryüzünde
3.fe tekûne: o zaman olur
4.lehum: onların
5.kulûbun: kalpler
6.ya'kılûne: akıl ederler
7.bi-hâ: onunla
8.ev: veya
9.âzânun: kulaklar
10.yesmeûne: işitirler 11.bi-hâ: onunla
12.fe inne-hâ: fakat o
13.lâ ta'mâ: âmâ (kör) değildir
14.el ebsâru: gözler
15.ve lâkin: ve lâkin, fakat
16.ta'mâ: âmâdır (kördür)
17.el kulûbu: kalpler
18.elletî: o ki
19.fî es sudûri (es sadru): sinelerde, göğüslerde (göğüs)



Sayın İstatistik !
Size yapılacak bir şey yok ! sz okumamışsınız cahilsiz bilmiyorsunuz
bilmediğiniz şeyide inkar ediyorsunuz ?

Vandidad
21-02-2011, 22:51
Sayın diamat ! kendine gel kendine
ayette yeryüzünü doşlaşmadılar mı diyor
kimler ? insanlar.. insan akıllı bir varlık
yeryüüznü dolaşmadı bu akıl sahibi varlıklar.. dolaşsalardı O zaman onların kalberi olurdu Onunla akıllanırlardır diyor

Dimo ! Gel Cümleyi doğru oku yamukluk yapma
cümelye bak
dolaşmadıları mı yeryüzünde O zaman olur onların kableri. akıllanırlar onunla
Akıl= bağ demektir
bir bağ kurarlar onunla manasınada gelir
dimo ! ayette çok manalar var.. onun için akıl=bağ demek olduğunda burada zikredilmiştir ?
neyse sen ona buna kafanı takma
Gel cümleyi doğru oku !
1.e fe lem yesîrû: dolaşmadılar mı (dolaşmıyorlar mı, gezmiyorlar mı)
2.fî el ardı: yeryüzünde
3.fe tekûne: o zaman olur
4.lehum: onların
5.kulûbun: kalpler
6.ya'kılûne: akıl ederler
7.bi-hâ: onunla
8.ev: veya
9.âzânun: kulaklar
10.yesmeûne: işitirler 11.bi-hâ: onunla
12.fe inne-hâ: fakat o
13.lâ ta'mâ: âmâ (kör) değildir
14.el ebsâru: gözler
15.ve lâkin: ve lâkin, fakat
16.ta'mâ: âmâdır (kördür)
17.el kulûbu: kalpler
18.elletî: o ki
19.fî es sudûri (es sadru): sinelerde, göğüslerde (göğüs)



Sayın İstatistik !
Size yapılacak bir şey yok ! sz okumamışsınız cahilsiz bilmiyorsunuz
bilmediğiniz şeyide inkar ediyorsunuz ?

Sayın Renaultferrari

Lütfen görmek istediğinizi değil gerçekten yazanı okuyunuz. Kalpler ile akıl etme eyleminden bahsediliyor. Muhakkak ki kelimeler ile oynayarak farklı manalar çıkarmak istiyorsunuz ama Sayın Aliyarasfal'ın burada alıntıladığı ayet tam olarak sizin görüşlerini çürütür nitelikte.

Ayrıca bir ricam daha var. yukarıda yazdığınız yazıyı tekrar buraya asıp bir daha okuyun demeyiniz. Çünkü yazınızı okudum ve aynı yazıyı okumak için aynı mesaja tekrar bakabilirim.

Huzur Sizinle Olsun...

RENAULTFERRARİ
21-02-2011, 23:04
sayın vandidat !

Şu soruya cevap verin :
kalbleri olmadan akıl edemiyorlar... yeryüzünü dolaşmadan kalbleri olmuyor

o halde : nasıl bunlar Yeryüzünde dolaşabiliyor ?


bu soruya bana cevap verirken inan bana çatlıycaksın
hani Arsito gibi bir mantık dehasını dahi getirsin parçalanacaksın :)

Vandidad
21-02-2011, 23:14
sayın vandidat !

Şu soruya cevap verin :
kalbleri olmadan akıl edemiyorlar... yeryüzünü dolaşmadan kalbleri olmuyor

o halde : nasıl bunlar Yeryüzünde dolaşabiliyor ?


bu soruya bana cevap verirken inan bana çatlıycaksın
hani Arsito gibi bir mantık dehasını dahi getirsin parçalanacaksın :)

Sayın Renault Ferrari

Emin olun cevap verirken çatlama gibi bir problemim yok. Türkcell reklamı gibi bir yazı yazmışsınız.

Türkcelle bağlan hayata
hayata bağlan türkcelle
bağlan hayata türkcelle

bahsettiğiniz 2 anlamı dayatmak istiyorsunuz ama açığa çıkan ''kalp ile düşünme'' eylemini es geçiyorsunuz. Bu da haklı çıkmaya çalıştığınız bir tartışmada en büyük eksiklik olarak ortaya çıkıyor. Anlatmaya çalıştığınız ikinci üçüncü veya 15. anlamları bir tarafa koyarak anlattığı ilk anlamı ortaya koyamıyorsunuz.

Ayrıca gözden kulaktan ve kalpten bu kadar sık bahsetmiş olan bir tanrının gönderdiği kitabın tek bir yerinde bile sinir sisteminin merkezi olan Beyin'den bahsetmemesi size de ilginç gelmiyor mu?

Bu durumdan nasıl bir mucize çıkartıyorsunuz? Mükemmelliğini sık sık dile getirdiğiniz bir kitap için bu büyük bir eksiklik değil mi?

Sanıyorum bu sorular çatlatma konusunda biraz daha etkili olacaktır.

Huzur Sizinle Olsun...

EciRna
21-02-2011, 23:28
O dönemdeki Insanlar beyinin ne oldugunu ve nasil calistigini biliyorlarmiydi acaba...?...Insanlara Kuran Beyin'den bahsetmis olsa neyi degistirecekti ki.?...Farzedin ki insanlar sun i hücreyi yapmis olsunlar bir insan beyni meydana gelsin..ortada sadece bir beyin var...peki ya akil...? iste o yok...cünkü akil etmek icin sadece bir et parcasi olan beyin yeterli olmuyor, beyin baska, akil baskadir. Her türlü bilgiyi biz beyinde saklariz. Yeri gelince aklimiz ile kullaniriz. Irade, hafiza, zeka, muhakeme, moral, ilham aklin cesitli sekillerde görünümünden baska bisey degildir. Bunlarin beyindeki isleyis sekilleri akildir...kuranin bir cok ayeti bu yüzden akildan bahseder "Hala aklinizi kullanmiyormusunuz" diye hitap sekli vardir.."Hala beyninizi kullanmiyormusunuz" dese ne olacak..?...kac insanda beyin mevcut ama ya peki akil...?...bunun yorumunu acik birakdim :)

Saygilar.

istatistik
21-02-2011, 23:46
Sayın renö,

Cevap veremediğiniz sorular nedeniyle insanları cahil olarak nitelemekten vazgeçin. Asıl cahil sizden başkası değil! Hem de okumuş bir cahillik sizinkisi. Size saçmaladığınızı ve yalan söylediğinizi gösterecek kanıtlar verdiim. Aksini iddia edemezsiniz. Yazdıklarımın bir tanesini bile çürütecek kanıtınız yok. Tek kanıtınız kendi kendinize uydurup çarpıttığınız cümleler.

Kalbin neden beyin yerine konduğunu kanıtları ile yazdım. Kabul edecek cesaretiniz olmadığı için ve bu da zorunuza gittiği için saçmalayıp lafı değiştirdiniz.

Astral seyahat ve telepatinin bilimsel bir dayanağı olmadığını içeren açıklama yaptım. Okumadan beni cehaletle suçladınız. Üzgünüm ama cahilin önde gidenisiniz çünkü okumaktan bile aciz durumdasınız. Eğer ki sizi bir birey bir insan olarak karşıma alıp cevap veriyorsam ve siz bunun karşılığında bir insana yakışmayacak davranışlar sergiliyorsanız bu sizin karakteriniz hakkında soru işaretleri yaratır.

Belki okursunuz diye de özet geçeyim:

Kuranda kalpten bahsedilir çünkü muhammet beyinden ve görevlerinden habersizdi. Bu nedenle çağdaşları gibi davranıp tüm duygusal misyonları kalbe yükledi.

Astral seyahat ve telepati bilimsel bir dayanaktan yoksundur ve sadece kişilerin yaşadıklarını iddia ettikleri tecrübelere dayanır. Aynı muhammedin kendisine tanrıdan mesajlar geldiğini iddia etmesi gibi.

Sizin gibi bilimden bihaber olan ve kurandan başka kitap okumayan kişilerden yazdıklarımı anlamanızı beklemiyorum. Çünkü anlayamazsınız. O bilgiden ve düşünme yeteneğinden mahrum kalmışsınız bunun nedeni de okumamak. Cehaletinizin size yettiğini ve sizi mutlu ettiğini görmek ise sadece beni üzer. sizin amaçladığınız gibi sinirledirmez.

Vandidad
21-02-2011, 23:50
O dönemdeki Insanlar beyinin ne oldugunu ve nasil calistigini biliyorlarmiydi acaba...?...Insanlara Kuran Beyin'den bahsetmis olsa neyi degistirecekti ki.?...Farzedin ki insanlar sun i hücreyi yapmis olsunlar bir insan beyni meydana gelsin..ortada sadece bir beyin var...peki ya akil...? iste o yok...cünkü akil etmek icin sadece bir et parcasi olan beyin yeterli olmuyor, beyin baska, akil baskadir. Her türlü bilgiyi biz beyinde saklariz. Yeri gelince aklimiz ile kullaniriz. Irade, hafiza, zeka, muhakeme, moral, ilham aklin cesitli sekillerde görünümünden baska bisey degildir. Bunlarin beyindeki isleyis sekilleri akildir...kuranin bir cok ayeti bu yüzden akildan bahseder "Hala aklinizi kullanmiyormusunuz" diye hitap sekli vardir.."Hala beyninizi kullanmiyormusunuz" dese ne olacak..?...kac insanda beyin mevcut ama ya peki akil...?...bunun yorumunu acik birakdim :)

Saygilar.

Sayın Ecirna

Bu başlık altında yazı yazmaya başlamadan önce yaklaşık 50 sayfa kadar okudum. Onun üzerine bu başlık altında fikir beyan etme kararı aldım.

Gelelim soru ve görüşlerinize;
O dönemin insanları Beyni sümük üretmeye yarayan bir organ sanıyorlardı.

Kalbin düşünce merkezi olduğunu sanıyorlardı.

Akletme, düşünme, duyguları hissetme, hesaplama gibi eylemleri kalbin yaptığına inanıyorlardı.

Beynin işlevi neredeyse 18. yy'a kadar bilinmiyordu. Buna karşın Kuran'da iddia edilen tüm zamanlara ve tüm bilgilere hakim bir tanrının bunu bilmesi gerekiyordu.

Bu başlığın ve tartışmaların temel noktasında beyinin bir et parçaşı ve akletme merkezi olması değil, tüm zamanlara ve bilgiye sahip bir yaratıcının beynin varlığından bihaber olmasıdır.

O yüzden siz beyniniz ile akletmezmisiniz gibi bir soru kalbiniz ile akletmezmisiniz gibi bir sorudan çok daha üstündür.

Umuyorum ''dese ne olacak'' sorunuza bir yanıt verebilmişimdir.

Huzur Sizinle Olsun...

EciRna
22-02-2011, 00:07
Sayın Ecirna

Bu başlık altında yazı yazmaya başlamadan önce yaklaşık 50 sayfa kadar okudum. Onun üzerine bu başlık altında fikir beyan etme kararı aldım.

Gelelim soru ve görüşlerinize;
O dönemin insanları Beyni sümük üretmeye yarayan bir organ sanıyorlardı.

Kalbin düşünce merkezi olduğunu sanıyorlardı.

Akletme, düşünme, duyguları hissetme, hesaplama gibi eylemleri kalbin yaptığına inanıyorlardı.

Beynin işlevi neredeyse 18. yy'a kadar bilinmiyordu. Buna karşın Kuran'da iddia edilen tüm zamanlara ve tüm bilgilere hakim bir tanrının bunu bilmesi gerekiyordu.

Bu başlığın ve tartışmaların temel noktasında beyinin bir et parçaşı ve akletme merkezi olması değil, tüm zamanlara ve bilgiye sahip bir yaratıcının beynin varlığından bihaber olmasıdır.

O yüzden siz beyniniz ile akletmezmisiniz gibi bir soru kalbiniz ile akletmezmisiniz gibi bir sorudan çok daha üstündür.

Umuyorum ''dese ne olacak'' sorunuza bir yanıt verebilmişimdir.

Huzur Sizinle Olsun...

Sayin Vandidad,

aslinda ben direk bir soru sormamis ve cevapta beklememistim ama olsun, sizinde engin bilgilerinizden faydalanmakta yarar var.
Allah C.C bir yaratici olarak Insan beyninden birhaber olmasi mümkün degildir, cünkü Insani yaratan odur.
Kuran-i Kerim cogu müslümanlarin idaa ettigi gibi bastan sona bilimsel bir Kitap zaten degildir Kuran-i Kerim ilahi bir kitaptir, orada Beyin'den ve beyin fonksiyonlarindan veyahut diger organlardan detayli bir sekilde bahsedilmeyisi gayet dogaldir. Hadi bahsetti diyelim Insanlar bunu ne derece anliyabileceklerdi sizce..?, veya Sizlerin su anki düsünce ve inanclarinizda herhangi bir degisiklik olacakmiydi...?
Allah C.C amaci insanlari Anatomik, fizyolojik veya bilimsel yönde egitmek degil tevhid inancini benimsetmekti, siz kendiniz diyorsunuz o zamanin insanlarinin Beyini bir sümük üretme organi olarak gördügünü ki bence bu bile süpheli, neyse sonucta "Akil etmek" o zamanin insanlari "akil etmeyi" beyin ilemi kalp ilemi yoksa baska uzuvlari ilemi gerceklestiriyorlardi hicde önemli degil benim icin su anda.
Allahin Kuran i Kerim'de beyin'den bahsetmemesi ONUN bundan bi haber olmasi anlamina gelmedigi gibi, Kuran'in da ilahi bir kitap olmayisina delil degildir, Kuranda bahsedilen kadar bahsedilmeyen daha bir cok sey var.

Aslina bakarsak burada birazcik demagoji yapiliyor, mesele gercegi bulmaya calismak midir yoksa sizin tabiriniz ile "Islamin Allah'ini" inkar icin bahaneler aramak midir..?, Eger maksat gercegi bulmaksa, burada "inkarcilar" tarafindan yazilan ve söylenenlerin gercekle hicbir alakasi yoktur. Bahane bulmaksa onda kimse sInIr tanimiyor.

Saygilar.

Estiva
22-02-2011, 00:16
Sayin Vandidad,

aslinda ben direk bir soru sormamis ve cevapta beklememistim ama olsun, sizinde engin bilgilerinizden faydalanmakta yarar var.
Allah C.C bir yaratici olarak Insan beyninden birhaber olmasi mümkün degildir, cünkü Insani yaratan odur.
Kuran-i Kerim cogu müslümanlarin idaa ettigi gibi bastan sona bilimsel bir Kitap zaten degildir Kuran-i Kerim ilahi bir kitaptir, orada Beyin'den ve beyin fonksiyonlarindan veyahut diger organlardan detayli bir sekilde bahsedilmeyisi gayet dogaldir. Hadi bahsetti diyelim Insanlar bunu ne derece anliyabileceklerdi sizce..?, veya Sizlerin su anki düsünce ve inanclarinizda herhangi bir degisiklik olacakmiydi...?
Allah C.C amaci insanlari Anatomik, fizyolojik veya bilimsel yönde egitmek degil tevhid inancini benimsetmekti, siz kendiniz diyorsunuz o zamanin insanlarinin Beyini bir sümük üretme organi olarak gördügünü ki bence bu bile süpheli, neyse sonucta "Akil etmek" o zamanin insanlari "akil etmeyi" beyin ilemi kalp ilemi yoksa baska uzuvlari ilemi gerceklestiriyorlardi hicde önemli degil benim icin su anda.
Allahin Kuran i Kerim'de beyin'den bahsetmemesi ONUN bundan bi haber olmasi anlamina gelmedigi gibi, Kuran'in da ilahi bir kitap olmayisina delil degildir, Kuranda bahsedilen kadar bahsedilmeyen daha bir cok sey var.

Aslina bakarsak burada birazcik demagoji yapiliyor, mesele gercegi bulmaya calismak midir yoksa sizin tabiriniz ile "Islamin Allah'ini" inkar icin bahaneler aramak midir..?, Eger maksat gercegi bulmaksa, burada "inkarcilar" tarafindan yazilan ve söylenenlerin gercekle hicbir alakasi yoktur. Bahane bulmaksa onda kimse sInIr tanimiyor.

Saygilar.

Yeni bir laf cambazımız daha oldu, ne mutlu bize. Bu foruma her girdiğimde umarım şu yüzlerce çelişkiye bir iki makul cevap veren çıkar da, şüpheler giderilir diyorum ama daha çok bekleyeceğim anlaşılan.

Beyinden bahsetmesin tamam da, kalpden niye bahsedip kendisini rezil ediyor? Bakın konu da o zaten. Aklın, zihnin kaynağı olarak kalp gösterilmiş. Laf cambazlığıyla bunu nereye kadar geçiştireceksiniz. Bir önceki mesajınızda belirttiğiniz gibi, kalbi hiç bulaştırmayıp, sadece akıldan bahsetseydi sorun olmazdı. Bu konuya tepeden dalarak kimseye bir fayda sağlayamazsınız. Lütfen önce ilk sayfadan başlayarak okuyunuz.

Vandidad
22-02-2011, 00:19
Sayin Vandidad,

aslinda ben direk bir soru sormamis ve cevapta beklememistim ama olsun, sizinde engin bilgilerinizden faydalanmakta yarar var.
Allah C.C bir yaratici olarak Insan beyninden birhaber olmasi mümkün degildir, cünkü Insani yaratan odur.
Kuran-i Kerim cogu müslümanlarin idaa ettigi gibi bastan sona bilimsel bir Kitap zaten degildir Kuran-i Kerim ilahi bir kitaptir, orada Beyin'den ve beyin fonksiyonlarindan veyahut diger organlardan detayli bir sekilde bahsedilmeyisi gayet dogaldir. Hadi bahsetti diyelim Insanlar bunu ne derece anliyabileceklerdi sizce..?, veya Sizlerin su anki düsünce ve inanclarinizda herhangi bir degisiklik olacakmiydi...?
Allah C.C amaci insanlari Anatomik, fizyolojik veya bilimsel yönde egitmek degil tevhid inancini benimsetmekti, siz kendiniz diyorsunuz o zamanin insanlarinin Beyini bir sümük üretme organi olarak gördügünü ki bence bu bile süpheli, neyse sonucta "Akil etmek" o zamanin insanlari "akil etmeyi" beyin ilemi kalp ilemi yoksa baska uzuvlari ilemi gerceklestiriyorlardi hicde önemli degil benim icin su anda.
Allahin Kuran i Kerim'de beyin'den bahsetmemesi ONUN bundan bi haber olmasi anlamina gelmedigi gibi, Kuran'in da ilahi bir kitap olmayisina delil degildir, Kuranda bahsedilen kadar bahsedilmeyen daha bir cok sey var.

Aslina bakarsak burada birazcik demagoji yapiliyor, mesele gercegi bulmaya calismak midir yoksa sizin tabiriniz ile "Islamin Allah'ini" inkar icin bahaneler aramak midir..?, Eger maksat gercegi bulmaksa, burada "inkarcilar" tarafindan yazilan ve söylenenlerin gercekle hicbir alakasi yoktur. Bahane bulmaksa onda kimse sInIr tanimiyor.

Saygilar.

Sayın Ecirna

Elbette ki bir inanç kitabının bilimsel noktalara ışık tutamayacağı aşikardır. Kuran; çevre dinlerden etkilenmiş derleme bir kitaptır ve bize iletebileceği bilgiler de zamanın bilgisi düzeyindedir.

Problem olan nokta bu kitabın ve kitaba inanan kişilerin tüm zamanlara seslenme noktasıdır. Tüm zamanlara seslenen bir kitabın içerisindeki bilgilerin de tüm zamanlara ait temel bilgileri içerir düzeyde olması gerekliliğidir. Yani şimdiki zamanda 9 yaş grubu için hazırlanmış ''Sinir sistemini öğreniyorum'' isimli bir kitabın verdiği temel bilgilerin en azından bir bölümünü içerir düzeyde bir ilahi kitap olmalıdır.

Kurana inanan kişilerin iddiası bu kitabın 7. yy'daki insanların inanması için değil tüm zamanlarda inanılması için gönderildiğidir. Böyle bir kitabın aktardığı anlatımların ise 18. yy'da çürütülür nitelikte olması bu kitabın iddiasını ortadan kaldırmaktadır.

Ayrıca burada ayetlerin bu şekilde incelenmesinin sebebi tanrının varolmadığının ispatının yapılmasıdır. Kutsal bir kitap yoksa o kitabı gönderen kutsal bir varlık ta yoktur.

Huzur Sizinle Olsun...

RENAULTFERRARİ
22-02-2011, 00:36
evet Ecirna ! bunlar aklı hindistan cevizi kadar birşeyde beyinde zannediyorlar
beyinde değil kardeşim !
kaç defa misalini getidim !
konuşurken bir an gelir unutursun biraz sonra hatırıma gelirse söylerim dersin
peki soruyorum nereye gitti nerden gelecek ?
aklıma geldi dersin babanın evinde mi geliyor ? nerden geliyor
 
Efendim Beynimde !?
o halde göster bana
yani tabiri caiz ise sayfana numarasını söyle ? bakalım ?
sayfa numarasını söyle ?
yok
o konuşurken cümlenin içerisinde unuttuğunun beyninden aklından hatıratından nereye gittiğini ve nerden geldiğini ve ne zaman gelceğini bilemezsin ?
ondan sonra gelmiş bana beyinden bahsedersin
mesela bir hafta sonra hatırına gelir ?
S= bir hafata boyunca nereye gizlendi ? neden şimdi hatırına geldi ?
Beynin neresinde ? sayfa numarsıyla gösteen bir TIP ilerlemesi göster vandidat beyinde olduğunu ispat et vandidat !

 
beyinde değil kardeim
hem bak telepati deneyleri göstermişir
İnsanın beynine başka bir beyinden mesaj geliyor ?
sen beyninde zannediyorsun
ama başka bir insan sana mesaj yolladı beynine geldi Vandidat !

bazı göz önüne bile göremez bazı göz 1 km öteyi görür !
şimdi ben 1 metreyi bile zor göüyorum nasıl 100 metreyi görebilir insa
böyle şey olmaz deni mi ?

işte insaların kabiliyetlerinde böyle kısım kısmdır
bazı insan hiç yorulmadan kmlerce uzakta bir insana hayalini nakleder.. bazısı onun kadar yapamaz
yanındakine nakleder..
bazı insan rekor kırar.. diğerleri onu geçemez
bunlarda bu işler böyledir.. bazı telapati verici ve alıcı insalarda böyledir






SAYIN VANDİDAT !
Hac 46 ayeti için sorumu tekrarlıyorum

sayın İstatistik sanada soruyorum cevap ver

kalbleri olmadan akıl edemiyorlar ama yeryüzünü dolşamadan da kalbleri olmuyor

Ufak bir sualim var ? lütfen cevap verin !

o halde kalbsiz akılsız yeryüzüznü nasıl dolaşıyorlardı bunlar
yeryüzünü dolaşırken kalbleri ve akılları var mıydı yok muydu ?

kalb olamadan değil yeryüüznü dolaşmak .. bir dakika bile nasıl yaşamış olabilirler


sayın vandiat ! ve sayın istatistik !
insaf et ! yeter
aklın vazifesi insafı meydana getirmektir
demek ki kuranda bahsedilen kalb et parcası değildir





sayın istatistik !
sen beni yanlış anlıyorsun
ben senin ne kadar cahil olduğunu şu cümlelerinden çıkardmıştım?! sen o cümellerle kendini akıllıya çıkarmaya çalışmışsın




1- Astral seyahat ve telepati bilimsel bir dayanaktan yoksundur ve sadece kişilerin yaşadıklarını iddia ettikleri tecrübelere dayanır.

2- Diğer telepati safsatası ise yine araştırılmış. Deney olarak yaptıkları ise insanlara gösterilmeyen bir kartta önlerinde bulunan hangi şeklin olduğu sorulmuş. 5 değişik kart olduğu için normalde %20 ihtimalle bilinmesi gerekirken %20'nin biraz üzerinde gelmiş ve acaba telepati mümkün mü denmiş. Bu deney ise saçmalık olmakla beraber istatistiksel açıdan bir geçerliliği yoktur.


sayın istatistik !
çok aşırı cahilce yaklaşımın var senin bu konuya sana cevap vermeye gerek yok diye üstelemiyorum !

söylsene
Astral seyhatte bahseden örneğin bir Amerikan vatandaşı herhalde senin kadar beyin konusunda cahil değidir dimi
Amerika malumat bilgi birikimin kaynağı bir ülke
hele hormadna habersiz amerikalı proföserleri ilim insanları hele telapati ile uğraşan biliminsanlarını hiç hesaba katmıyoruz onlar deniz aşırı cahillerdir.
senin mantığına göre


ve sen Telapati için vikipediyi bile doğru düzün okumamışsın

İstatistik ! Telapati terimini kim çıkardı :
Teriminin yerini almak üzere SPR (http://65.18.198.4/wiki/SPR)’nin [3] (http://65.18.198.4/forumlar/#cite_note-2) kurucularından Fredric W. H. Myers (http://65.18.198.4/w/index.php?title=Fredric_W._H._Myers&action=edit&redlink=1) tarafından 1882’de ortaya atılmıştır. [4] (http://65.18.198.4/forumlar/#cite_note-3)[ (http://65.18.198.4/forumlar/#cite_note-4)


SPR nedir istatistik ?

SPR Derneği
Dernek (http://65.18.198.4/wiki/Dernek) bazı bilim çevrelerince o kadar ilgi görüyordu ki gerek başkanları, gerekse üyeleri tanınmış bilim adamlarıydılar. Başkanlar arasında Nobel Ödülü (http://65.18.198.4/wiki/Nobel_%C3%96d%C3%BCl%C3%BC) almış üç bilim adamı, bir başbakan ile çoğu fizikçi (http://65.18.198.4/wiki/Fizik%C3%A7i) ve filozoflardan (http://65.18.198.4/wiki/Filozof) oluşan çok sayıda profesör (http://65.18.198.4/wiki/Profes%C3%B6r) bulunmaktaydı. Yani, ruhsal (http://65.18.198.4/wiki/Ruh) araştırmalar alanında kurulmuş bu ilk dernek aslında önemsiz, küçük, kendi alanında araştırmalar yapan bir dernek değildi. Aksine gerek kurucuları, gerek başkanları, gerekse üyeleri o dönemin bilim ve düşünce tarihine isimlerini yazdırmış kimselerdi


Kısaca:
Telapati vikipediyi bile doğru düzün okumamışsın !
Okuyup araştırma yapmasını benmi sana öğreticem istatistik !

bu yukardakı nöbel ödülü alanlar istatistiksel olarak geçerli olmayan bir şey mi kabul etmişlerdir
senin ne kadar cahil olduğunu göstermiyor mu bu aksine söyleyişlerin istatistik !

hem renksiz 5 simgeli kartan makinede binde var makine her defasında beş kat birden önüne atıyor verici insana sırasıyla bunları alıcıya yolla deniliyor ! ilgisiz

EciRna
22-02-2011, 00:40
Sayın Ecirna

Elbette ki bir inanç kitabının bilimsel noktalara ışık tutamayacağı aşikardır. Kuran; çevre dinlerden etkilenmiş derleme bir kitaptır ve bize iletebileceği bilgiler de zamanın bilgisi düzeyindedir.

Problem olan nokta bu kitabın ve kitaba inanan kişilerin tüm zamanlara seslenme noktasıdır. Tüm zamanlara seslenen bir kitabın içerisindeki bilgilerin de tüm zamanlara ait temel bilgileri içerir düzeyde olması gerekliliğidir. Yani şimdiki zamanda 9 yaş grubu için hazırlanmış ''Sinir sistemini öğreniyorum'' isimli bir kitabın verdiği temel bilgilerin en azından bir bölümünü içerir düzeyde bir ilahi kitap olmalıdır.

Kurana inanan kişilerin iddiası bu kitabın 7. yy'daki insanların inanması için değil tüm zamanlarda inanılması için gönderildiğidir. Böyle bir kitabın aktardığı anlatımların ise 18. yy'da çürütülür nitelikte olması bu kitabın iddiasını ortadan kaldırmaktadır.

Ayrıca burada ayetlerin bu şekilde incelenmesinin sebebi tanrının varolmadığının ispatının yapılmasıdır. Kutsal bir kitap yoksa o kitabı gönderen kutsal bir varlık ta yoktur.

Huzur Sizinle Olsun...

Sayin Vandidad,

ben size katilmiyorum, Kuran-i Kerim cevre dinlerden etkilenmis bir Kitap degildir, tevrat ve Incilden bahsediyorsaniz eger, bazi paraleller vardir elbet , zira her 3 ilahi kitapta ayni kaynaktan gelmedir, yani Allah'dan. Bu gayet dogal...Sonra Kuran-i Kerim bastan sona bir bilimsel kitap olmasada bazi bölüm ve ayetlerinde bilimsel aciklamalarida vardir, simdi her müslümanin yaptigi ve hic tasvip etmedigim ayetler listesi kopyalamiyacagim size burada ama neyi kast ettigimi mutlaka biliyorsunuzdur. Kuran dedigim gibi ne bir bilim kitabi nede bir genel kültür kitabidir, lütfen tevrat ve incile bakalim acaba sizin beklentilerinizi bu ilahi kitaplar bu konuda karsiliyormu..?

Siz bir idaada bulunuyosunuz, kuranda gecen anlatimlarin cürütülmesinden bahsediyosunuz, Kuran sizin icin ilahi bir kitap degildir ok, ama lütfen bu idaalarinizi gercekten kanitlayacak net ve gercek delillere dayanan birseyler sunun bana.

saygilar.

Vandidad
22-02-2011, 00:51
Sayin Vandidad,

ben size katilmiyorum, Kuran-i Kerim cevre dinlerden etkilenmis bir Kitap degildir, tevrat ve Incilden bahsediyorsaniz eger, bazi paraleller vardir elbet , zira her 3 ilahi kitapta ayni kaynaktan gelmedir, yani Allah'dan. Bu gayet dogal...Sonra Kuran-i Kerim bastan sona bir bilimsel kitap olmasada bazi bölüm ve ayetlerinde bilimsel aciklamalarida vardir, simdi her müslümanin yaptigi ve hic tasvip etmedigim ayetler listesi kopyalamiyacagim size burada ama neyi kast ettigimi mutlaka biliyorsunuzdur. Kuran dedigim gibi ne bir bilim kitabi nede bir genel kültür kitabidir, lütfen tevrat ve incile bakalim acaba sizin beklentilerinizi bu ilahi kitaplar bu konuda karsiliyormu..?

Siz bir idaada bulunuyosunuz, kuranda gecen anlatimlarin cürütülmesinden bahsediyosunuz, Kuran sizin icin ilahi bir kitap degildir ok, ama lütfen bu idaalarinizi gercekten kanitlayacak net ve gercek delillere dayanan birseyler sunun bana.

saygilar.

Sayın Ecirna

Peki inandığınız kitapta Vandidad diye bir kitaptan bahsediliyor mu? Vandidad'ı yazmak için bir peygamber gönderilmiş mi?

Çünkü inancınızın temel dayanağı olan cin ve zebani hikayeleri Vandidad'a dayanıyor. Ayrıca Al-İlah ile ilgili de çeşitli kaynaklardan bilgi edinme fırsatınız olmuştur. Ayrıca Pagan ve hindu tapınmasının ritüelini de inceleme fırsatınız olmuştur. Peki bu bilgiler ışığında İslamın çevre dinlerin bir sentezi olmadığını nereden cıkartıyorsunuz? Mesela Go-Hennom vadisini okumuşsunuzdur. Neden bu vadinin ismi direkt olarak sizin kitabınızda geçiyor?

Yada hacerül esvad denilen Al-İlah putu neden kabenin duvarlarını süslüyor? Ya da tanrının evi neden defalarca yıkılmış ve sular altında kalmış?

Lütfen çevre dinleri araştırınız. Ondan sonra etkilenip etkilenmediği hakkında fikir beyan ediniz.

Bu konular birşaz daha delil niteliğindedir. İsterseniz bu konularda kaynaklar da sunabilirim.

Huzur Sizinle Olsun...

Termo
22-02-2011, 00:53
Bazı birbiriyle çelişmeleri de var. Aynı kaynaktan geldiklerinden bu da gayet doğal sanırım. Sonra da "onlar bozulmuş" nanesi. Fakat Allah bir türlü koruyamamış kitaplarını, ne büyük acizlik muhteşemliğinden dem vurulan bir tanrı için.

istatistik
22-02-2011, 01:10
Evet şimdi Nobel ödüllü başkanları yazalım:

1) 1905 Charles Robert Richet (http://tr.wikipedia.org/wiki/Charles_Robert_Richet) (1850-1935)Fransız (http://tr.wikipedia.org/wiki/Frans%C4%B1z) fizyoloji (http://tr.wikipedia.org/wiki/Fizyoloji) bilgini, bakteriyolog (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bakteriyolog), psikolog (http://tr.wikipedia.org/wiki/Psikolog), patolog (http://tr.wikipedia.org/wiki/Patolog), tıp (http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C4%B1p) istatikçisi, şair (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eair), roman (http://tr.wikipedia.org/wiki/Roman) ve oyun (http://tr.wikipedia.org/wiki/Oyun) yazarı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yazar), 1913 Nobel Fizyoloji-Tıp ödüllü (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nobel_%C3%96d%C3%BCl%C3%BC)

2) Henri Bergson (http://tr.wikipedia.org/wiki/Henri_Bergson) Fransız (http://tr.wikipedia.org/wiki/Frans%C4%B1z) filozof (http://tr.wikipedia.org/wiki/Filozof), felsefe (http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefe) profesörü, kendi adıyla anılan felsefe (http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefe) ekolünün öncüsü, 1927 Nobel Edebiyat Ödüllü (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nobel_%C3%96d%C3%BCl%C3%BC).

3) John Strutt, 3rd Baron Rayleigh (http://tr.wikipedia.org/wiki/John_Strutt,_3rd_Baron_Rayleigh) (d.1842 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1842)-ö.1919 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1919)) İngiliz (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ngiliz) matematikçi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Matematik) ve fizikçi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Fizik%C3%A7i), deneysel (http://tr.wikipedia.org/wiki/Deney) fizik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Fizik) profesörü (http://tr.wikipedia.org/wiki/Profes%C3%B6r), doğa felsefesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefe) profesörü, rektör (http://tr.wikipedia.org/wiki/Rekt%C3%B6r), argon (http://tr.wikipedia.org/wiki/Argon) elementini (http://tr.wikipedia.org/wiki/Element) buldu,1904 Nobel Fizik ödüllü (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nobel_%C3%96d%C3%BCl%C3%BC) .

Görüldüğü üzere ödüllerini başka alanlardan alımışlar. Yani sizin okumadan varsayımlarla yola çıktığınız "Telepati" üzerinden almamışlardır.

Peki Telepati neymiş:
Telepathy (from the Greek (http://en.wikipedia.org/wiki/Greek_language) τηλε, tele meaning "distant" and πάθη, pathe meaning "affliction, experience"),[2] (http://en.wikipedia.org/wiki/Telepathy#cite_note-1) is the transfer of information on thoughts or feelings between individuals by means other than the "five classic senses" (See Psi (http://en.wikipedia.org/wiki/Psi_%28parapsychology%29)).[1] (http://en.wikipedia.org/wiki/Telepathy#cite_note-skepdic1-0)[3] (http://en.wikipedia.org/wiki/Telepathy#cite_note-parasocie1-2) The term was coined in 1882 by the classical scholar Fredric W. H. Myers (http://en.wikipedia.org/wiki/Frederic_William_Henry_Myers), a founder of the Society for Psychical Research (http://en.wikipedia.org/wiki/Society_for_Psychical_Research),[1] (http://en.wikipedia.org/wiki/Telepathy#cite_note-skepdic1-0) specifically to replace the earlier expression thought-transference.[1] (http://en.wikipedia.org/wiki/Telepathy#cite_note-skepdic1-0)[3] (http://en.wikipedia.org/wiki/Telepathy#cite_note-parasocie1-2) A telepath would be a person with the paranormal ability to read others' thoughts and mental contents. Telepathy is one kind of extrasensory perception (http://en.wikipedia.org/wiki/Extrasensory_perception) which, along with psychokinesis (http://en.wikipedia.org/wiki/Psychokinesis), forms the main topics of parapsychological (http://en.wikipedia.org/wiki/Parapsychological) research. Many studies seeking to detect, understand, and utilize telepathy have been done within this field. This research has neither produced a replicable demonstration of telepathy, nor an accepted mechanism by which it might work. Hence the scientific community does not regard telepathy as a real phenomenon. It is hard to unambiguously distinguish telepathy from a number of other parapsychological hypotheses such as clairvoyance (http://en.wikipedia.org/wiki/Clairvoyance).[4] (http://en.wikipedia.org/wiki/Telepathy#cite_note-3)
Özetlersek araştırmalara rağmen telepati hakkında bir ispat bulunmamakta. Peki bu araştırmayı kim yapmış; Sizin ünlü SPR.

Peki ya astral seyahat? O da şöyle bir olay:

Through the 1960s and 70s, surveys reported percentages ranging from 8% to as many as 50% (in certain groups) of respondents who state they had such an experience.[10] (http://en.wikipedia.org/wiki/Astral_projection#cite_note-Blackmore-9) The subjective (http://en.wikipedia.org/wiki/Subjectivity) nature of the experience permits explanations that do not rely on the existence of an "astral" body and plane.[8] (http://en.wikipedia.org/wiki/Astral_projection#cite_note-Gale-7) There is little beyond anecdotal evidence (http://en.wikipedia.org/wiki/Anecdotal_evidence) to support the idea that people can actually "leave the body".[11] (http://en.wikipedia.org/wiki/Astral_projection#cite_note-skepdicAP-10)Tüh yine bilimsel bir kanıt yok. Kanıt olarak kişilerin yaşadıklarını iddia ettikleri deneyimlerden başka hiç bir şey yok!

Bana araştırma yapmayı öğretenin siz olmamasına ne kadar sevindim bilemezsiniz. Çünkü yazdıklarınız işe yaramaz çer çöpten ibaret.

Varsayımlar üzerinden konuşmak yerine kanıta dayalı yazılar yazarsanız daha verimli olur. Ahh unuttum siz kanıta dayalı şeylerle ilgilenmezsiniz. Size uydurma ve hurafelerle dolu kutsal kitabınız yeterli. Neyse. Ben elimdel geleni yaptım. Böyle böyle toplumdaki cahil sayısını azaltmak lazım ama zor oluyor.

EciRna
22-02-2011, 01:13
Sayın Ecirna

Peki inandığınız kitapta Vandidad diye bir kitaptan bahsediliyor mu? Vandidad'ı yazmak için bir peygamber gönderilmiş mi?

Çünkü inancınızın temel dayanağı olan cin ve zebani hikayeleri Vandidad'a dayanıyor. Ayrıca Al-İlah ile ilgili de çeşitli kaynaklardan bilgi edinme fırsatınız olmuştur. Ayrıca Pagan ve hindu tapınmasının ritüelini de inceleme fırsatınız olmuştur. Peki bu bilgiler ışığında İslamın çevre dinlerin bir sentezi olmadığını nereden cıkartıyorsunuz? Mesela Go-Hennom vadisini okumuşsunuzdur. Neden bu vadinin ismi direkt olarak sizin kitabınızda geçiyor?

Yada hacerül esvad denilen Al-İlah putu neden kabenin duvarlarını süslüyor? Ya da tanrının evi neden defalarca yıkılmış ve sular altında kalmış?

Lütfen çevre dinleri araştırınız. Ondan sonra etkilenip etkilenmediği hakkında fikir beyan ediniz.

Bu konular birşaz daha delil niteliğindedir. İsterseniz bu konularda kaynaklar da sunabilirim.

Huzur Sizinle Olsun...


Sayin Vandidad,

hayir tam olarak neyi kast ettiginizi bilmiyorum "Vandidad" altinda, Islam dini bir sentez dini degildir, Ibrahim a.s teblig ettigi dindir, cevre dinler derken yahudilik ve hristiyanlik dinlerini gayet iyi taniyorum diger dinlerle yakindan ilgilendim dersem yalan olur. Hacerül esved bir put degildir kabeyi süsleyen cennetten gelme bir tastir. Kabenin neden sular altinda kaldigina dair bugüne kadar hic kafa yormadim ama arastirabilirim.
Siz istediginiz kaynagi sunabilirsiniz tabiki .

Iyi geceler.

Termo
22-02-2011, 01:14
Sevgili İstatistik,
Bence Röno biraderimle tartışmayalım. Gerçekten... Adam yokluğun kanıtını istiyor :D Bilimin B'si, mantığın M'si yok ifadelerinde. Basic arkadaşımızın dediği gibi;

"Röno kasapa gittin mi? " diye sorun. "Manavdan geliyorum, domates aldım" der:D

istatistik
22-02-2011, 02:02
Sevgili İstatistik,
Bence Röno biraderimle tartışmayalım. Gerçekten... Adam yokluğun kanıtını istiyor :D Bilimin B'si, mantığın M'si yok ifadelerinde. Basic arkadaşımızın dediği gibi;

"Röno kasapa gittin mi? " diye sorun. "Manavdan geliyorum, domates aldım" der:D

Bu son zaten. Boşu boşuna bir sürü kaynağı taramak zorunda kalıyor insan. Neyse etrafta daha tartışaya değer kişiler var. Onlarla konuşayım en güzeli. :D

_melek_
22-02-2011, 10:00
Bazı birbiriyle çelişmeleri de var. Aynı kaynaktan geldiklerinden bu da gayet doğal sanırım. Sonra da "onlar bozulmuş" nanesi. Fakat Allah bir türlü koruyamamış kitaplarını, ne büyük acizlik muhteşemliğinden dem vurulan bir tanrı için.

Bunu daha öncede söylemiştim.Önceki kitapları Allah korumayı vaad etmemiş İsrailoğullarına bu görevi vermiştir.Bu da insanların bir imtihanıydı ve başarılı olamadılar maalesef.

istatistik
22-02-2011, 10:45
Bunu daha öncede söylemiştim.Önceki kitapları Allah korumayı vaad etmemiş İsrailoğullarına bu görevi vermiştir.Bu da insanların bir imtihanıydı ve başarılı olamadılar maalesef.

Peki bu koruma vaadi tam olarak nedir? Şimdi ben elime alsam kuranı başlasam değiştirmeye bana engel mi olunacak? Yoksa benim değiştirdiğim kısımlar ben kitabı kapadığım an eski haline mi gelecek?

Bir de hatırlatmak isterim geçen yıl Libya kendi ülkesi için özel kuran basmaya karar verdi ve büyük tepki gördü. Pek çok kişi kuranı değiştireceklerinin iddia etti. Madem korunan bir kitap neden endişe edildi?

_melek_
22-02-2011, 10:50
Peki bu koruma vaadi tam olarak nedir? Şimdi ben elime alsam kuranı başlasam değiştirmeye bana engel mi olunacak? Yoksa benim değiştirdiğim kısımlar ben kitabı kapadığım an eski haline mi gelecek?

Bir de hatırlatmak isterim geçen yıl Libya kendi ülkesi için özel kuran basmaya karar verdi ve büyük tepki gördü. Pek çok kişi kuranı değiştireceklerinin iddia etti. Madem korunan bir kitap neden endişe edildi?

Ben hiç endişe etmiyorum.Milyonlarca hafız var,onu da geçtim değiştiremezler,değiştiremezsiniz.

Değiştirmeye kalktığınızda ne olacağını tam kestiremiyorum ama pek iyi şeyler olmaz herhalde.

Termo
22-02-2011, 12:32
Bunu daha öncede söylemiştim.Önceki kitapları Allah korumayı vaad etmemiş İsrailoğullarına bu görevi vermiştir.Bu da insanların bir imtihanıydı ve başarılı olamadılar maalesef.

Sevgili Melek,
İstatistik arkadaşımız sormuş sorusunu ama birde ben sorayım. Bunun(bold yazılan kısmın) kaynağı nedir, Kuran mı?

_melek_
22-02-2011, 13:39
Sevgili Melek,
İstatistik arkadaşımız sormuş sorusunu ama birde ben sorayım. Bunun(bold yazılan kısmın) kaynağı nedir, Kuran mı?


"Rabbaniler ve ahbar da Allahın kiitabını korumakla görevlendirildikleri için,onu koruyup kolluyorlardı.Artık insanlardan korkmayın,Benden korkun da ayetlerimi basit bir ücrete satmayın.Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir."( Maide:5/44)

melih
22-02-2011, 13:48
Slm

Ya konuyu alip nereye getiyorsunuz

Beyin ile dusunuluyor buna kimsenin itirazi yok bilimsel gercek
Ancak sevgi duygusunu nasil beyinden geldigi kanisina vardiniz bunu anlamakta güclük cekiyom budami bilimsel ?

bak sayın emre,
Eskiden insanlar "Güneş doğudan doğar,batıdan batar"derlerdi.
Çünkü Güneşin Dünya etrafında dolaştığını zannederlerdi.

Şimdi de ben de dahil "Güneş doğudan doğar,batıdan batar"derim ama mecazi olarak derim
Çünkü Güneş, Dünya'nın etrafında dönmez.Gecelerin ve gündüzlerin oluşumu Dünya'nın kendi etrafında dönmesi ile olur.
Ama buna rağmen doğrusunu bildiğim halde "Güneş doğudan doğar,batıdan batar"derim
Ama mecazi olarak.

İşte kalp içinde aynı şey geçerli.
Bilmem anlatabildim mi?

RENAULTFERRARİ
22-02-2011, 19:03
Hac Suresi(46)Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

Diyanet :
hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.

ELMALI HAMDİ YAZIR
Ya o yerde niye bir dolaşmadılar ki, kendileri için akıllanmalarına sebep olacak kalpleri ve işitmelerine sebep olacak kulakları olsun; çünkü gerçek şudur ki, gözler körelmez, ancak sinelerdeki kalpler körelir.

Yaşar nuri :
Yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kalpleri olsun da onunla akıllarını çalıştırsınlar, kulakları olsun da onlarla duysunlar. Şu bir gerçek ki, kafadaki gözler kör olmaz ama göğüslerin içindeki gönüller körleşir.


Sayın İstatistik ve vandidat ve diğer benzerleri !
ufak bir sualim var cevap verirseniz ?
ayette kalbleri olmadan akıl edemiyorlar diyorsunuz
ama yeryüzünü dolşamadan da kalbleri olmuyor diyor ayette

lütfen cevap verin !

o halde kalbsiz akılsız yeryüzünü nasıl dolaşıyorlardı bunlar
yeryüzünü dolaşırken kalbleri ve akılları var mıydı yok muydu ?

kalb olmadan değil yeryüzünü dolaşmak .. bir dakika bile nasıl yaşamış olabilirler ?
CEVAP = ık mık tık zık.. zik zak ! zik zak ! zik zak !

deme ki neymiş zikzaklamayın
Kuranın bahsedilen Kalb et parcası olan kalb değilmiş O başka bir ilim ve öğretiymiş !

yeryüzünü dolaşsalar o zaman onların kalbi olur onunla aklederlerdi diyor ayette
demek ki kuran bahsedeilen kalb et parcası değilmiş dimi
artık sözlediğiniz tüm sözleri yalamak mecburiyetindesiniz vadindat ve istatistik !

sayın melih kardeşim !
hac 46 ayetini okuyormusun !
bak orada ne yazıyor ? yeryüzünü dolaşırlarsa akıllanmalarınsa sebeb olacak kalbleri olur diyor

yeryüzünü dolaşan insaların etten kandan kalbleri vardır ama ayette yeryüzünü dolaşırlarsa kalbleri olucağını söylüyor
demek ki kuran bahsedilen kalb et parcası olan kalb değilmiş.. başka br ilim ve öğretiymiş sizde bunu analyınızda
cevabınızı ona göre veriniz ! bu akledemeyen atesit kardeşlerimize

istatistik
22-02-2011, 23:55
Sayın melek,

Yani kesin bir olay yok sadece varsayımlar var. Bir hükümden (kuranın değiştirilmesi durumunda gerçekleşebilecek) ya da bir olaydan bahsedilmemekte. sadece ben korurum gibi bir ibare bulunmakta.

Bunun haricinde kuranı kafasına göre yorumlayanlar bulunmakta (said kürd-i ya da kendi kendine verdiği isimle nursi) sürekli ayetlere atıfta bulunarak kendinden ve yazdığı risalelerden bahsedildiğini ileri sürmüştür. Bu da kuranın bir nevi değiştirilmesi değilmidir? Buna neden bir yaptırım getirirlmemiş tersine bu cahil şahıs önemli bir kişi olarak kabul edilmiştir?

Kuranın korunması bu mudur?

alıntı sahibi. renö

deme ki neymiş zikzaklamayın
Kuranın bahsedilen Kalb et parcası olan kalb değilmiş O başka bir ilim ve öğretiymiş !


Hemşerim sen ne diyorsun bi parazit yapma.

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 00:37
Ne Ola İstatistik ! hayırdır cevap veremeyince küstük moduna mı girdiniz ?
soruya cevap verin ? veremezsiniz veremeyiceksiniz ?!

neyse
Siz herşeyi yanlış anladığınız gibi bunu yanlış anlamışsınız

Peygamberimiz hadis şerifinde:
her biriniz çobansınız her çoban kendisne emanet edilen metaından mesuldür..
birisi derse ki: hamd olsun benim hiç bir şeyim yok ?
yoo
elin var gözün var kaşın var ?!
reyin var bunlardan mesülsün ?
Her biriniz Çobansınız herkes kendisine emanet edilenlerden çoluk çocuğundan ailesinden Reyinden kaşından gözünden elinden ağzından mesüldür emri ile
Demokrasinin esasını kurmuştur ?
Halkına isyan olacak yerde Mahluka itaat edilmez emri ilede
herkese adaletle sınırlandırılmış Hürriyet bahşetmiştir

Cenabı hakta: böyle bir din için Onu biz indirdiğimiz gibi yine Onu biz koruyacağız buyurmuştur ?
Aloo ! Uyanın uyanın !
Anladınız mı şimdi ayetin manasını
sizler ayetide dinide yanlış alamışsınız satırdaki yazıyı zannetmişsiniz

o satırdaki yazıyı matbasından basıp çıkaran MATBAA SAHİBİ PATRON VEYA ÇALIŞANI bir dinsiz cenabet bir adamda olabilir nerden bilicen
onu Allah korumaz ki Allah mürekkebi kağıtı korumaz !
yaaa ! İstatistik ve diğerleri Ne kadar yanlış basit düşündüğünüzü Renaultferrari size ispat edince
hiç bir defa olsun kendinize şunu sormuyor musunuz ?
biz galiba dini yanlış yerleden öğreniyoruz.. renönun öğrendiği yerden birde dinleyelim diye
heee ?

YasasinBilim
23-02-2011, 00:46
sayın Ferrari (ya da Reno).

sizden ricam forumda yazılanların ilk 1-2 sayfasını okumanızdır.
takip ediyorum, forumdaki nerdeyse tüm başlıklara alakasız dalışlar yapıyor, bozuk plak gibi aynı şeyleri tekrarlıyorsunuz.

Biz kur-an'ın uydurma olduğunu söylüyoruz, sen ise kur-anı kur-an'la savunuyorsun. "Kur-an şöyle buyurur, böyle buyurur vs.".

Bir avukat düşünün. Cinayetten sanık müvekkilini savunurken, "müvekkilim böyle diyor" gibi ifadelere başvursun. Bu bir kısır döngüdür ve sizin gibi düşünenleri içine alır.

Doğru dürüst argümanlarınız varsa ortaya koyun. Buradaki iyi niyetli arkadaşlara ayıp oluyor. İnsanlar bildiklerini paylaşmak, birbirlerini aydınlatmak için buradalar.

Polemik yaratıp, suyu bulandırmak, dikkatleri başka konuya çekmeye çalışmak yakışmıyor.


saygılar...

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 00:51
sayın yasasınbilim!
Kuranın değişmiyceği şeyi satırdaki yazısı zannedenlere söylüyoruz Alınmayın ! Yapmayın Gocunmayın !

o satırdaki yazıyı matbasından basıp çıkaran MATBAA SAHİBİ PATRON VEYA ÇALIŞANI bir dinsiz cenabet bir adamda olabilir nerden bilicen
onu Allah korumaz ki diyoruz
Kime diyoruz?
Kuranı Mübinin değişmiyeceği şeyi satırdaki yazısı Zannedenlere diyoruz siz alınmayın gocunmayın !

YasasinBilim
23-02-2011, 00:58
sayın yasasınbilim!
Kuranın değişmiyceği şeyi satırdaki yazısı zannedenlere söylüyoruz Alınmayın ! Yapmayın Gocunmayın !

o satırdaki yazıyı matbasından basıp çıkaran MATBAA SAHİBİ PATRON VEYA ÇALIŞANI bir dinsiz cenabet bir adamda olabilir nerden bilicen
onu Allah korumaz ki diyoruz
Kime diyoruz?
Kuranı Mübinin değişmiyeceği şeyi satırdaki yazısı Zannedenlere diyoruz siz alınmayın gocunmayın !

sevgili RenaultFerrari;

bir önceki mesajım biraz sert oldu galiba. özür dilerim.

Allah, hem Kur-an'ı hem de Kâbe'yi koruduğunu söylemiştir (Cebrailin yalancısıyım). Maalesef ikisine de koruyamamıştır. Bazı ayetleri bir keçinin yemesine, Kâbe'ye 2 defa yıldırım düşmesine, defalarca sular altında kalmasına engel olamamıştır.


saygılar...

EciRna
23-02-2011, 01:01
Bir avukat düşünün. Cinayetten sanık müvekkilini savunurken, "müvekkilim böyle diyor" gibi ifadelere başvursun. Bu bir kısır döngüdür ve sizin gibi düşünenleri içine alır.
Doğru dürüst argümanlarınız varsa ortaya koyun. Buradaki iyi niyetli arkadaşlara ayıp oluyor. İnsanlar bildiklerini paylaşmak, birbirlerini aydınlatmak için buradalar.
Polemik yaratıp, suyu bulandırmak, dikkatleri başka konuya çekmeye çalışmak yakışmıyor.

saygılar...

Sayin YasasinBilim,

ayni seyleri siz kendinizde yapiyorsunuz az önce bir mesajiniza denk geldimde simdi bu yüzden yazma geregi duydum yanii bi nevi "kazan dibin kara, seninki benden kara" durumlarina girmissiniz.:)

saygilar.

YasasinBilim
23-02-2011, 01:04
olur o kadar ;-)

istatistik
23-02-2011, 01:24
Sayın renö,

önce astral seyahat ve telepati konulu yazılara cevap verin ondan sonra cevap bekleyin. daldan dala konup kafa karıştırmaya çalışmak, saçmalamak sizi haklı çıkarmaz.

Din konusuna gelince ben kurandan bakıyorum sen başka kitap yazdıysan kendi dinini ve peygamberliğini ilan et konu kapansın.

flipper
23-02-2011, 01:28
sayın yasasınbilim!
Kuranın değişmiyceği şeyi satırdaki yazısı zannedenlere söylüyoruz Alınmayın ! Yapmayın Gocunmayın !

o satırdaki yazıyı matbasından basıp çıkaran MATBAA SAHİBİ PATRON VEYA ÇALIŞANI bir dinsiz cenabet bir adamda olabilir nerden bilicen
onu Allah korumaz ki diyoruz
Kime diyoruz?
Kuranı Mübinin değişmiyeceği şeyi satırdaki yazısı Zannedenlere diyoruz siz alınmayın gocunmayın !

Reno;
O hata cenabet, dinsiz matbaa sahibi veya ustasının değil, Kuran okumasını bilen hocanın hatasıdır. Matbaalar Kuran basarken, hata riskini gördüklerinden dolayı, hoca veya Kuranı iyi bilen insanlar nezaretinde basarlar.
Bilgin olsun. Bu bilgileri senin Hz Muhammed Şemsettin Yeşil Efendide bulamazsın.

aliyarasfal
23-02-2011, 10:45
Dur be can dostum diamat;

Beyinden haberi olan gazalinin sırf kuranı kurtarmak adına 11.yy.da sanal kalp uydurmasını ve üzerine inşa ettiği saçmalamalarını sanki yeni bir savmış gibi sunuyordu reno.Birde hazreti var ki külli ilim adam.Eski yanlış bilgileri çalıp durumu kurtardım sanan yeşil hocanın müridi reno kardeşimde bilimi bile dumura uğratıp, kuranı inkar edip o kalp başka kalp diye kulp takıyor.

Nerdeymiş bu sanal kalp ki beynin tüm işlevlerini(duygu-düşünme-algılama-organları yönetme v.b. ) o yapıyorda bilim bulamıyor. Beyin ne halt etmeye var.Tüm bilim insanları beyin bu işleri yapar derken reno ve yeşil hoca efendi gazaliden arak hayali kalp uyduruyor.Kuranda resmen beyinden habersiz kalbe yüklüyor beynin işlerini.

Ben iki kalp yaratmadım diyen ayet biliyorum, beyin geçen tek ayet yok, bu kalp başka kalp diyen ayettde yok.Kalp anlar, düşünür ,hisseder diyen bu anlamlara gelen tonla ayet var.Hepside yanlış bilgidir resmen.Bilimle çelişir.

Bunun farkındaki inançlı kardeşlerim kurtaracağız derken dahada büyük çelişkilerle hayali kalp uyduruyor. Daha beteri kalp sever diyorlar.

Takma kalp diyoruz ses seda yok. Bilimsel olarak kalp sadece kan pompalar diyoruz yok adam bilimide reddediyor.İlla kalp anlayacak bilecek, sevecek, niye?

Çünkü inançlarındaki büyük yanlış böyle emrediyor. Ya bilimi reddedersin ya inancı. Gerçeğe gözlerini kapatıp kanıtlı gerçeklikleri sırf bir kurgu uğruna reddedenler bilmem ne kadar dürüsttür kendine.

Şimdilik saygımla gittim...

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 10:56
sayın Flipper
yani burada gerçekten bir acaip algımazlıklar
basım hatasında bashetmiyoruz birerbir kopyasından bahsediyoruz
dinsiz cenabetin elinde çıkmışta olabili birebir satırdaki kopyası
ve yapımı mürekkep Oparatörüde belidir
oda belki dinsiz cenabet birisi olabilir nerden bilicen
şimdi Onu Allah korumaz ki O kitabı alıp yaksan umurunda bile olmaz
O kitap insandan bahseder
İnsanı Allah korur! Bir insan Zalim bile olsa ahından sakının ! kalbini kırmaktan sakının ? içinde bir ahh der Allah ile arasına bir pede yoktur ! diyor peygamberimiz
İnsanı korur Allah
 
A bre ! Yasasıbilim !
seni aşan şeyşer yazıcam ama ne yapalım belk merak edersinde araştırısın diye yazıyorum
bak ayete ne diyor
3:96
İnne evvele beytin vudia lin nâsi lellezî bi bekkete mubâreken ve huden lil âlemîn(âlemîne).
için
en evvel beyt bekke' de diyor niye ?
Bekke ne manaya delalet ediyor ?
mekke manasına ise o halde mekke denirdir niye bekke denildi
Bekke denmesinde hiç bir işaret yokmudur
okuma yazma bilmeyen adam böyle söyliyince Hoca görgülü bir insan olduğunda suali soran kimsenin görünüşteki vaziyetine bilgisinin sade görünüşüne bakmayarak bir şey söyelemdk istiyorsanız buyrun söyleyin istifade edelim diyince
ÜMMİ zat
"Bekke" ,"Mekke" diye tefsir olunuyor Beyti Mükkerremin yapıldığı yer deniyor
Buranda mühim br incelik vardır
mümin zahirde kıblesi "Beytü'l-Muazzama"
Hakikkat kıblesi "Hazreti Muhammed" (çünkü o ne dediyse ona tabi olunmuştur kıble o taraf dedi o taraf oldu hakikatte kıble hazreti Muhammedir)
Sırran Kıblesinde "Allah azimüşşandır" İşte bu sırra eren birinci sınıf Müminler aynen bunu zevk ettiklerinden Büka-i Zevki hasıl olur. Ona İşareten Bekke denilmiştir
yaaaaa bre yasasınilim
işte Kuranı kerim böyle namütenahi inceliklerle doludur
bekke = Ağlayan kişi demektir
hakikatte kıble bekkedir ağlayan kişidir ağlama zevkine eren kişi
Kuranı mübin böyle namtünahi inceliklerle doludur
 
Bekkenin Ağlayan kişi demek olduğunu dair belki bana inanmazsınız
bu konuda interntte bulduğum bir yazıyı sizle paylaşıyım
 
 
 

BİRİ Diyor ki :

bu konuda kanaatimce, önemli olabilecek, farklı bir açılım getirebilecek bir bilgi var herkesle paylaşmak istediğim :

" bekke " nin Arapça anlamı " ağlayan kişi " olduğuna göre, belki de buradan hareketle Mekke için " bi Bekke’te mübareken " denilmesinin bir hikmeti, Mekke’ye ruh vermek , orada Rabb’lerinin rızasını arayan geçmiş Peygamberlerin tevhid yolunda çekmiş oldukları çile ve cefalara, işkence ve ağlayışlara dikkat çekmek / işaret etmek, oraya tavaf için gelenlere bu durumda daha bir ihtiramlı ve saygılı olmaları , ibadetlerini daha büyük bir huşu içinde yapmaları gerektiğine dair bir işaret ( Ayet / Bekke) vermek olabilir diye düşünüyorum. kesin emin değilim sadece düşünüyorum ve bu düşüncemi katkı verecek herkesle paylaşmak istiyorum.

Yüce Rab hepimizin ilmini , takvasını arttırsın / yanlışlarımızı düzelttirsin ve son nefesimizde bile Müslüman olmaktan başka bir hal üzere iken canımızı almasın inşaAllah

 

.....
buna karşı bir arkadaşda ona demiş ki:

"Bekke" için "ağlayan kişi" karşılığının Arap dili açısından uygun olduğundan emin değilim.. Bu emin olamayış, Bekke isminin etimolojisi hakkında tefsirler ve sözlüklerde gördüğüm açılımlar sebebiyle… Yâni, etimolojik olarak Bekke’yi oluşturan temel seslere baktığımızda Arap dilinde B+K+K maddesini inceliyoruz.. Meselâ, Lisân’ul-Arab’ın bu maddesine müracaat ettiğimizde dolaylı olarak "ağlamak" ile tevil edilebilecek bir karşılık var.. Ancak, bu oldukça marjinal ve dolaylı bir karşılık..


 
 
 
 
 
 

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 11:14
Sayın diamat ! yamukluk yapma

hele kıvırma !
bak kıvırdığını görüyorum güzel kıvırıyorsun kemal sunalın (Şabanın) dediği gibi
elimden bir kaza çıkacak bu kadar kıvırma Diamat !
bak kaçın kez ayeti okuyorsun hala inkar ediyorsun
bak ayette ne yazıyor

Hac (46) :

yeryüzünü dolaşmadılar mı
o zaman olur
onların
Kalbleri
akıllederler
onunla
 
İşte cümle böyle
yeryüzünğü dolaşmadan (İnsani) kalbleri olmadığı açık beyan edilmiş
İnsani kalb olmayıcanda akledemiyolar buda açık

hayvani kalbleri ve insani akılları her zaman vardır yeryüzünü dolaşsalarda dolşamazsalarda

onun için bin defa söyledim kuran bahsedeilen kalb et parçası olan kalb değildir diye
ama ! kabul etmediniz
Ben gözünü kapayan insanlarla bu kadar fazla konuşamam
kaçkez söyledim
Bak sana ayeti diyor ne yazıyor
bakmıycam bakmıyorum diyip gözünüzü kapıyorsunuz ! ah kertalar sizi



hac (46)
yeryüzünü dolaşmadılar mı
o zaman olur
onların
Kalbleri
akıllederler
onunla

sayın yarasfal sende güzel kıvırmaya başladın bakıyorum
güzel kıvrıyorsun kıvır kıvır !

bre Yarasfal ayeti getiren sizsiniz !
ayeti doğru düzgün okumayıp gözünüzü kapantanda sizsiniz !

bakıyorumhiç hac 46 ayettinden bahsetmiyorsunuz
insan eleştireceğiyi noktayı alır yazar
bak ben her zaman ayeti yazıyorum burada bu yazıyor diyorum

sen ne diyorsun hİç bir şey yazında ne zikredilen mevzu edilen (hac 46) ayeti var ! ne bir şey

bak ben yine yazayorum
Hac (46)
Ayette 1. kelime : Yeryüzünü dolaşmadılar mı
Ayette 2. kelime : O zaman olur
Ayette 3. kelime : onların
Ayette 4. kelime : Kalbleri
Ayette 5. kelime : Akıllederler
Ayette 6. kelime : onunla

Hadi Çocuklar vandi ! isto ! dimo ! dağılın
Kuranda böyle yazıyor böyle bayen edliyor gürültü yapayın bakıyım

Allahın bahsettiği Kalb et parcası olan kalb olmadığı anlaşıldı

yeryüzünü dolaşsanda dolaşmasanda her insanın aklı ve etten kalbi vardır

ama ayette yeryüzünü dolaşırlarsa o zaman onların kalbleri olucağını ve bu kalblerle akıllanacaklarını söylüyor demek ki bu kalb başka kalb



kalb: İnsaların kül halide sevmek aletidir

ama nerde kimsede kalb yok
üç kişi bir araya gelir bir türlü geçinemeyiz
birbirimiz yeriz
biz neden birbirimizi sevmiyoruz ? Allahın bahsettiği Kalb yokta ondan nokta diamat !

aliyarasfal
23-02-2011, 11:32
Reno;

Sanırım sinirlerin bozulmuş,dur düzelteyim, kıvırmak kelimesini hiç yakıştıramadım sizin gibi nazik, ulvi sevgi dolu, alim? birine.

Enam(46)
De ki: "Söyleyin bakayım, eğer Allah, kulaklarınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi mühürleyiverirse, Allah'tan başka hangi tanrı onu size iade edecek?" Bak Biz delillerimizi nasıl evirip çevirip türlü türlü açıklıyoruz! Sonra da onlar nasıl (yüz çevirip) geçiveriyorlar!



Enfal(70)
Ey peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve günahlarınızı bağışlar. Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.


Nahl(78)
Allah, sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmediğiniz bir halde çıkardı. Öyle iken size, işitme, gözler ve kalpler verdi ki, şükredesiniz.

Nahl(108)
Onlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir ve işte onlar, gafillerin ta kendileridir.


Hac(54)
Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur'an'ın şüphesiz Rabbından gelen bir gerçek olduğunu bilsinler ve ona iman etsinler de kalpleri O'na saygı duysun. Çünkü Allah iman edenleri doğru bir caddeye çıkarır.


Muminun(63)
Fakat onların kalpleri bu konuda bir dalgınlık içindedir ve onların bundan başka bir takım işleri vardır ki, hep onlar için çalışırlar.



Ahzab(4)
Allah bir adamın içinde iki kalp yapmamıştır. Kendilerinden zihar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz yerine koymamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız yerine koymamıştır. Bunlar sizin ağzınızda lafınızdır. Allah ise gerçeği söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.

Hac Suresi(46)
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

Muhammed Suresi(24)
Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?

Nahl Suresi(22)
Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

İsra Suresi(36)
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

İsra Suresi(46)
Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Kehf Suresi(57)
Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

(A'RAF SURESİ / 179)
Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.

Hud suresi-120
(Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.

Necm11)
Gözün gördüğüne kalp yalan demedi.


Sen oku bunları, hac 46 yıda kıvır kıvırabildiğin kadar kurtaramıyorsun.Hadi şimdi sen ikile bakim, git yeşil hocanla ağlaşın, bunca zaman yalan dolana inandık ne halt etcez, kimi kandırcaz diye.

Kalp sevme aleti, cümle insanlığa duyrulur, renonun biyolojisi tüm insanlardan farklı, uyduruk kalple sever, düşünür, zekayıda nabızdan ölçer.

Şakamısın sen kardeşim.Bir cümlecik olsun tutarlı, anlamlı ve gerçekçi konuş.

Şimdilik saygımla gittim.

istatistik
23-02-2011, 12:03
renö'ya göre kuranda zaten hiç bir şey aslı gibi değil.
İnsan yazar ama eşşekten bahseder, kalp yazar dalaktan bahseder. benzetmelerle bezeli bir kitar. ama buna rağmen de çok açık.

renö kıvıra kıvıra bi hal oldun. gel otur bi soluklan sonra da biz burada ne tartışıyoruz onu oku, idrak et (ama dikkatli oku) sonra gel mantıklı bir şeyler yaz.

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 12:49
YARASFAL !

hayırdır aceb ne oldu
bir şeyler tersine mi döndü
internette 11 senedir yazarım eskinden adet halinde anadan babadan görme ilmihal müslümanları
bir şeyde tıkandıkları zaman Ateistlere Kuran ayetleri mealleri copy pasta yapar yollarlardı
atesitlerde buna karşılık hiç bir cevap vermezlerdi.. bunlara zavallı gözüyle bakarlardı
bakıyorum Atesit yarasfal ! zavallı müslümanların yaptığı aynı şeyi bu sefer Bir din adamı Renaultferari karşsında bunu yapıyor

Renaultferraride yarasfala ! aynı gözle bakıyor zavallı gördü şimdi Onu


HaC 46 ayetini getirir. ama okumasını bilmez
kuranı tedebbür etmiyorlarmı yoksa kalblerine üst üste kilitmi vuruldu ayetini getirir
yine okumasını bilmez bu adam

bak tekrar etmek lazım gelir sende gözünü kapamayıp bunu okumak istersen görürsün ki
tedebbür : tedbir almak manasına... kuranı baştan sona evire çevire inceden inceden inceye okuyup sonunu iyi düşünüp tedbir almak cözüm üretmek demektir

kalb sevme aleti olduğunu söylemiştir

O halde Muhammed suresi (24) maeli :
Kuranı tedebbür etmiyorlar mı ? kuranı okuyup tedbir almıyorlarmı ?
manasına yani Rabbim beni sevmezse ben ne yaparım diye telaşe kapılmıyolar mı ? yoksa kalblerine üzerine kilitmi vuruldu demektir
 
İsra 36 BAK (http://65.18.198.4/forumlar/showpost.php?p=365904&postcount=739)- isra 46: bak (http://65.18.198.4/forumlar/showpost.php?p=365904&postcount=739) evvelce mealleri yazıldı ateistlerin burnunun diblerinde kadar getirip gösterildi
Araf 179 ayetinde ki lâ yefkahûne ve Keh 57 ayetteki yefkahû-hu isra 46 ayetinde Bak (http://65.18.198.4/forumlar/showpost.php?p=365904&postcount=739)yefkahû-hu bunalrın hepsi aynı kelime olduğundan ayrıca meal vermemiştik
İsra 46 ayetin mealini okudunmu diğerlerinde bu meal su gibi ayetlerin tüm manasına girmiştir ?

ve Diğer meal yığınınlarının ise beyin kalb ile veya ne gibi bir alaka kurulduğu anlaşılmamıştır ?

yarasfal ! nıt nıt :nono:
bir daha copy pasta yapma zavallı duruma düştüğünü belli etme !
kimse senle uğraşmaz

aliyarasfal
23-02-2011, 13:20
Renö;

İşi hakaretle kurtarabileceğini, demogojiyle işi kotaracağını zannetme tuhaflığın hiç değişmeyecekmi?Zavallı demişken yukardaki ayetlerin hepsi siz sevgili müslümanların çevirisi.Eğer biz yaparsak yaygara koparıp o öyle değil diyeceğiniz için aynen sevgili alimlerinizden alıp gözünüze sokuyoruz.

Reno ömründe iki kelime doğru kelamın yokmu be birader.acziyetini her yazdığınla perçinlemek zorunda mısın. Varsa bu ayetleri çürütecek delilin konuş. resmen kalbe beyin muamelesi yapılıyor. Zavallılık ise senin kalp sevme aletidir diyecek kadar saçmalayacak çaresizliğe sığınman.

Neyse ne demiş muhammed farkında olmadan oku, onların kalpleri vardır anlamazlar, yada bir başka yerde gözün gördüğüne kalp yalan demedi diyor, biz iki kalp yaratmadık diyor, kalp saygı duyar diyor, kalp dalgınlık içinde diyor diyorda diyor ,ne dediğini kendi bile bilmiyor.Kalp hiç bir şey anlamaz, bilmez, vazifesi dışında(kan pompalamak) işlevi olmayan organ ve en güzeli renonun sevme organı.

Oku reno, oku çekinme, kıvır, zavallılaş, acizleş ne halt edersen et kime ne.Ancak kendi düştüğün durumu bile idrak edecek seviyeye ulaşmamış beyninle rezil ediyorsun kendini, gerçekten tüm kapasiten bu kadar düşük olamaz. onca zamandır tek yapabildiğin desteksiz savlar ileri sürüp hep aynı masalı bilimin karşısına koyup yeşil efendi öyle dedi inanmayan mahfolur mantığınla saçma sapan demogoji üretip konuları sabote etmek.

Sen asla ateist olma emi. Kendi inancını bu kadar rezil eden biri az bulunur. Varlığınla mahfediyorsun ,söylemlerin boş saldırganlık ve safsata yüklü.Debelen dur, varlığın bizim için bir şans, inanç açısından şanssızlık.


Şimdilik saygımla gittim...

YasasinBilim
23-02-2011, 13:37
Arkadaşlar;

bazı müslümanlar (ki ben bunların provakatör olduklarından eminim) sırf forumda parazit yapmak için bulunuyorlar. amaçları asla ve kat'a karşı görüş bildirip tartışmak değil.

dine inanmadıklarından da adım gibi eminim. ama dinden para kazandıkları da aşikar. değirmeninin suyunun kesilmemesi bu tür çabalara girmeleri normal. dinin çöküşü milyonlarca insanı parasız bırakacaktır. çünkü bu insanların bir meslekleri yok. bir çukur dahi kazamazlar.

bunlardan ikisi RenoFerrari ve Zocor.


Lütfen bunlara laf yetiştirip, bir şeyler izah etmeye çalışıp zaman kaybetmeyelim.


cehennem olup geldikleri deliğe geri dönsünler.


Ben kendi adıma bu iki ajana bir daha cevap vermem.


hepinize sevgiler...

flipper
23-02-2011, 13:50
Arkadaşlar;

bazı müslümanlar (ki ben bunların provakatör olduklarından eminim) sırf forumda parazit yapmak için bulunuyorlar. amaçları asla ve kat'a karşı görüş bildirip tartışmak değil.

dine inanmadıklarından da adım gibi eminim. ama dinden para kazandıkları da aşikar. değirmeninin suyunun kesilmemesi bu tür çabalara girmeleri normal. dinin çöküşü milyonlarca insanı parasız bırakacaktır. çünkü bu insanların bir meslekleri yok. bir çukur dahi kazamazlar.



Çok haklısın..Ben bu arkadaşları büyük takımların amigolarına benzetirim. Adam tüm tribünü coşturur, deplasman maçlarında takım için ölmeye geldik derler, bedava bilet ve wc den paraya para demezler, ama bir bakarsınki adam başka takımı tutuyordur..

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 15:03
Kuradan bahsedilen kalbin kan pompalayan kalb olmadığı ispat edilmiştir !
Gerisi Atesitlerin dırıltı patırdısında ibarettir ? Bu böyle olabilirde fazlaca ileri gidebilirlerde
hatta bunlar elllerinde olsa.. Yanlış anladıklarını meydana Çıkaran renaultferrariyi yapmadıklarını bırakmazlar..
birde derler ki saygımla gittim
hani .... oldum gittim demiyorda saygımla gittim diyor bak görüyormusun ?
kimse kaçmasın kıvırmasın ayetlerin incelendiğin de görüldü ki Kuranda bahsedilen kalbin et kalbi olmadığı başka bir ilim ve öğreti olduğu görüldü anlaşıldı
bazıları Kuranda beyinden neden bahsedilmemeş Kuran diyorlar
onlara verilcek cevap :
Sen herşeyi beyin yapar eder zannediyorsun ama
beyin bir cihazdır akla hatıra gelen şeyler beyinde değildir bunu bil öğrende ondan sonra beyinden neden bahsedilsin ki nihayet bir et parçasıdır
o varlığına inandığın Akıl bile beyinde değildir ?
hem telepati deneylerinde bunu ispat etmiştir.
akla hatıra gelen hayaller başka bir verici İnsanda alıcı insana gelmiştir
beyinde hiç bir şey yoktur. beyin sadece bir cihazdır
mesela unuttum dersin biraz sonra hatırıma gelirse söylerim dersin
peki nereye gitti o unutuğun şey ?
beyninde mi ?
yabiri caiz ise sayfa numarası ile söyle hep beraber bakalım ?
ama hayır öyle bir şey yok ! asla bunu göstermiyorsun ?
o halde Beyinde demekle bu iş hallomamıştır ?
sadece beyindedir diyince sen bunu inanıyor musun ?
nerde Şüpheci sorgulayıcı kimlikleriniz burada yok
o yüzden her şey sizn acınızdan hep boş !

_melek_
23-02-2011, 15:18
[QUOTE=istatistik;366341]Sayın melek,

Yani kesin bir olay yok sadece varsayımlar var. Bir hükümden (kuranın değiştirilmesi durumunda gerçekleşebilecek) ya da bir olaydan bahsedilmemekte. sadece ben korurum gibi bir ibare bulunmakta.

Bunun haricinde kuranı kafasına göre yorumlayanlar bulunmakta (said kürd-i ya da kendi kendine verdiği isimle nursi) sürekli ayetlere atıfta bulunarak kendinden ve yazdığı risalelerden bahsedildiğini ileri sürmüştür. Bu da kuranın bir nevi değiştirilmesi değilmidir? Buna neden bir yaptırım getirirlmemiş tersine bu cahil şahıs önemli bir kişi olarak kabul edilmiştir?

Kuranın korunması bu mudur?



Kuran-ı Kerimin bu güne kadar değişmemiş olması sizin için yeterli değil mi?

"Hicr 9;Şüphe yok o Kuran-ı biz indirdik Biz! Mutlaka Biz onu muhafaza edeceğiz."

1400 yıldan beri,dünyanın her tarafında bütün İslam düşmanları el ele vererek,mallar,servetler dökerek uğraştıkları halde,Kuranı kerimin bir ayeti gibi bir ayet getiremediler.Şimdi de bütün güçleri ile çalıştıkları halde bir ayet dahi getiremiyorlar.Değişmemiş olan bir Kuranın değişebileceğini iddia ediyorsunuz değişebileceğini kanıtlamakta size düşer.

Herhangi bir cemaate bağlı değilim.İslam için çalışanlarıda takdir ederim.Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri sanmıyorum ki Kuran'a atıf yaparak benden bahsediyor diyebilsin.Bunu idiia ediyorsanız kanıtlamanız gerekir.

Çağımızda vahyin ışığı altında üretilen ve düştüğü her yerde çok ciddi çalkanmalar meydana getiren devasa fikir insanları mevcuttur.Bu fikir adamların belki de en çelimlisi ve çalımlısı asrımızın başında gelen Bediuzzaman Said Nursi Hazretleridir.

YasasinBilim
23-02-2011, 15:36
Kuran-ı Kerimin bu güne kadar değişmemiş olması sizin için yeterli değil mi?

"Hicr 9;Şüphe yok o Kuran-ı biz indirdik Biz! Mutlaka Biz onu muhafaza edeceğiz."

1400 yıldan beri,dünyanın her tarafında bütün İslam düşmanları el ele vererek,mallar,servetler dökerek uğraştıkları halde,Kuranı kerimin bir ayeti gibi bir ayet getiremediler.Şimdi de bütün güçleri ile çalıştıkları halde bir ayet dahi getiremiyorlar.Değişmemiş olan bir Kuranın değişebileceğini iddia ediyorsunuz değişebileceğini kanıtlamakta size düşer.

Herhangi bir cemaate bağlı değilim.İslam için çalışanlarıda takdir ederim.Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri sanmıyorum ki Kuran'a atıf yaparak benden bahsediyor diyebilsin.Bunu idiia ediyorsanız kanıtlamanız gerekir.

Çağımızda vahyin ışığı altında üretilen ve düştüğü her yerde çok ciddi çalkanmalar meydana getiren devasa fikir insanları mevcuttur.Bu fikir adamların belki de en çelimlisi ve çalımlısı asrımızın başında gelen Bediuzzaman Said Nursi Hazretleridir.


sayın Melek;
hala çocukluğunuzda size anlatılan bilgilerle karşımıza çıkıyorsunuz.


1) Kur-an neye göre değişmemiştir. Osman tarafından yeniden yazdırıldığı tarihten itibaren mi değişmemiştir? yoksa indiği andan itibaren mi? Keçinin yediği ayetlerden, Osman tarafından Kur-an'a eklenen ayetlerden haberiniz yok demek ki.

1972 yılında Yemen'in başkenti Sana'da bir caminin deposunda (Ulu Cami), muhammed döneminde yazıldığı kanıtlanmış bir kuran bulunmuştur ve bugün topkapı müzesinde bulunan Kuran'dan farklıdır.

2) Kur-an'ın muhaza edilmesi bir başarı değildir. M.S. 300 yılında derlenen İncil 1800 yıldır değişmemiştir. Hammurabi'nin kanunları, Roma Hukuku Metinleri çok daha uzun yıllardır değişmeden günümüze gelmişlerdir. Bundan bir mucize çıkartmayın komik oluyorsunuz.

3) Kur-an'ı koruduğunu söyleyen Allah, Kâbeyi de koruduğunu söylemiştir. Ama 2 defa (hem de Ramazan aylarında) yıldırım düşüp harap olmasına, defalarca sular altında kalmasına engel olamamıştır. Suudilerin çabaları olmasa Kâbe diye bir şey de kalmamıştı.

4) Bu konunun tartışılacağı yer burası değil. Bu başlıkta başka bir şey tartışılıyor.

Hac suresi 46. ayette GÖĞÜSLERİN İÇİNDEKİ KALPLER denmesine rağmen manevi kalp arayışında olan arkadaşlara laf yetiştiriyorduk bir de siz çıktınız.


saygılar...

aliyarasfal
23-02-2011, 15:50
Renocuğum hezeyanların başlamış yine. Bir şey kanıtlamadığın gibi hala bilimi redderek inançla inancı savunuyorsun. eğlenceli adamsın vesselam.Bak iyi oku, muhammed insan kalbiyle sever, anlar, düşünür sanıyor. Beyinsiz bir kitap çıkmış ortaya bu nedenle.Ayrıca anlaşılmıştırki hariçten gazel okumakta üstüne yok.

Bi zahmet şu sanal kalbin kanıtlarınıda sunuversene. ayrıca telepati konusunda sallamayı bırak. Tek yaptığın kuru gürültü yapıp her saçmalığına cevap verildiği halde görmezden gelip saçma sapan mesajlarla konuyu şişirip ört pas etmeye çalışmak.

Yeşillenmiş yine fındık dalları hazretleri, nabızdan zeka ölçmeye devam ediyorsun.teşekkür ederim ki senin gibi bilgiden yoksun kişiler gelip burda her tarafı insan ürünü inancı kurtarmak adına daha rezil edip gidiyor.sen kendinide paralasan örtpas edemeyeceksin bu bilimle çelişen kalbi beyin yerine koyan kitabın insan ürünü olup tanrısal yanı olmadığı gerçeğini.

Gerçi itiraf ettiğinin bile farkında değilsin, aklı başında ve bilen bir inançlı çıkıp beyinin işlevini ister gerçek kalp organı ister gazaliden çalıp uydurduğunuz hayali kalp ile açıklama gayretine girmez.Sense aynen bu kanıtsız, inançsal vaazdan öte bir şey sunamadığın sözlerinle kendini batır dur yeşil yeşil.

Enam(46)
De ki: "Söyleyin bakayım, eğer Allah, kulaklarınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi mühürleyiverirse, Allah'tan başka hangi tanrı onu size iade edecek?" Bak Biz delillerimizi nasıl evirip çevirip türlü türlü açıklıyoruz! Sonra da onlar nasıl (yüz çevirip) geçiveriyorlar!



Enfal(70)
Ey peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve günahlarınızı bağışlar. Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.


Nahl(78)
Allah, sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmediğiniz bir halde çıkardı. Öyle iken size, işitme, gözler ve kalpler verdi ki, şükredesiniz.

Nahl(108)
Onlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir ve işte onlar, gafillerin ta kendileridir.


Hac(54)
Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur'an'ın şüphesiz Rabbından gelen bir gerçek olduğunu bilsinler ve ona iman etsinler de kalpleri O'na saygı duysun. Çünkü Allah iman edenleri doğru bir caddeye çıkarır.


Muminun(63)
Fakat onların kalpleri bu konuda bir dalgınlık içindedir ve onların bundan başka bir takım işleri vardır ki, hep onlar için çalışırlar.



Ahzab(4)
Allah bir adamın içinde iki kalp yapmamıştır. Kendilerinden zihar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz yerine koymamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız yerine koymamıştır. Bunlar sizin ağzınızda lafınızdır. Allah ise gerçeği söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.

Hac Suresi(46)
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

Muhammed Suresi(24)
Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?

Nahl Suresi(22)
Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

İsra Suresi(36)
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

İsra Suresi(46)
Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Kehf Suresi(57)
Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

(A'RAF SURESİ / 179)
Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.

Hud suresi-120
(Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.

Necm11)
Gözün gördüğüne kalp yalan demedi.

Oku saçmaladur renö, sen değil cümle inançlıların alim dediği çakma bilim adamları gelse bu hatayı kurtaramaz.Sen forumu kirlettikçe biz temizleriz. hadi ufak at yeşil hazretlerinde yesin.

Şimdilik saygımla gittim(reno sen alınma)...

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 16:08
Sayın Yasasınbilim !
Bakıyorumda renaultferrarinin argümanına ne cevep vericem diye Hac (46) ayetini inceleme altına almışsın bir şey dicyek bulamamışsın
fî es sudûri (es sadru) kelimesini doğrduan doğruya Gögüs zanetmişsin
ah be ! bu ne cahillik devam etmekte böyle
sadr göğüs demek zannetmiş ha hay

Oku
sudur: – Her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi. * Kalb, göğüs, ön. * Meclisin önü ve en muteber yeri. Reisin oturduğu yer. * Rücu. * Bir aruz kalıbı. * Baş, reis, başkan. * Oturulacak yerlerin en iyisi. – En iyi , en yüce yer , bihter .
 
fi: içinde demektir
sudurların içindeki Kalbin iki gözü kör olur BUYURULMAKTA
Yani demek ki insanın iki göz başında ise iki gözüde kalbindedir..
demek ki kuran bahsedilen kalbin iki gözü de varmış
bu kalb baska kalb olduğu daha iyi anlaşıldı !

başlarınındaki gözleri kör olmaz
sudurların içindek kalbleri kör olur yani kalbinde iki gözü olduğunu beyan edildi
kuran bahsedilen kalbin Et kalbi olmadığı daha iyi anlaşıldı !
 
 
haa ! bu arada eğee sen Sadr= Gögüs demektir diyip basit baya düşünüp işin içinde çıkar giderim gibi düşüncen varsa

eşkökenli kelimesini sana söyliyimde öyle güle güle git
sadr gögüs demeksa
eşkökenli kelmesi

Sadrazam ne demektir: GöğüsAzam mı güle güle

A yasasınbilim !
demek ki neymiş sadr: sadece gögüs demek değilmiş
bakınız lugata : Her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi. * Kalb, göğüs, ön. * Meclisin önü ve en muteber yeri. Reisin oturduğu yer. * Rücu. * Bir aruz kalıbı. * Baş, reis, başkan. * Oturulacak yerlerin en iyisi. – En iyi , en yüce yer , bihter .

fi sudur: Merkesi hükümeti İnsani içinde demektir
işte o merkez içindeki sevme aleti olan kalb vardır ki onunda gözleri vardır
işte baş gözleri değil o gözler kör olmuştur buyurulmuş
insanın iki gözü olduğu gibi kalbinde iki gözü olduğu duyurulmuştur
bilmem ki seni hac 46 ayeti hakkıdna aydınlatabildim mi ?

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 16:21
yarasafal ! seni pek zavalı gördüm yine
eskinde müslümanlar senin yaptığın gibi oku araştır bil duy anla şüpheci olsa sorgula prensinlerine uygulamadan senin yaptığın ibi copy pasta yaparlar Atesitlerde onlara sesi geliyor mu bakın nasıl gülüyoruz diye popolarını gösterirlerdi
sen de şimdi o durumdan bu duruma düşmüşsün !

bak güzel arkadaşım !
oku araştır duy gör bil anla prensipleri ile hareket et copy pasta yapma

Ayetleri meallerini yazdık getirdik okuttuk bütün bunları okuttuktan ve
karşısında aciz kaldıktan sonra utan !
utanmıyormusun şunları söylemeye :

bu bilimle çelişen kalbi beyin yerine koyan kitabın insan ürünü olup tanrısal yanı olmadığı gerçeğini.


Netice son söz :
Kuran bahseilden kalb et kalbi olmadığı ispat edilmiştir
başka bir ilim ve öğreti olduğu kanıtlanmıştır !
Gerisi Atesilerin dırıltı patırdı gürültüden ibarettir

andora
23-02-2011, 16:21
Bu dinsizler anlamıyor seni Reno, Bir tek sen anlarsın ayetleri. 1400 senedir de inanırlar, yorumcular yanlış düşünmüşler.

Senin geri kalmış allahın bu mu? Bir moka yaramaz, anlaşılmaz ayetleriyle uğraştırıyor bizleri. Söyle Allahına kafa bulmasın milletle.

calvuss
23-02-2011, 16:23
Renodan alıntı
beyin bir cihazdır akla hatıra gelen şeyler beyinde değildir bunu bil öğrende ondan sonra beyinden neden bahsedilsin ki nihayet bir et parçasıdır

Reno da bunları yazarken beyniyle düşünmüyor arkadaşlar.. sizde boşu boşuna su içen eşeğe ıslık çalıyorsunuz.

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 16:31
Andra
iki üç günde beri bir haftan beri hac (46) ayetini okuyoruz tartışıyoruz ...

bak ne yazıyor
sen tarafsız oku ! biz dinleylim !

Hac (46)
yeryüzünü dolaşmadılar mı
o zaman olur
onların
kalbleri
aklederler
onunla

Sence bu ayette bahsedillen kalb et kalbimidir ? değil midir ?
namusun şerifin namına söyle ?

1.e fe lem yesîrû: dolaşmadılar mı
2.fî el ardı: yeryüzünde
3.fe tekûne: o zaman olur
4.lehum: onların
5.kulûbun: kalpleri
6.ya'kılûne: akıl ederler
7.bi-hâ: onunla


yeryüzünü dolaşan insaların zaten etten kalbleri vardır dimi
o halde bu ayette bahsedilen kalb et kalbimidir değil midir?

namusun ve şerifin namına söyle ? Andra !



Diyanet işleri meali: Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, olsun?

yaşar nuri meali : Yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kalpleri olsun da onunla akıllarını çalıştırsınlar,

vartor
23-02-2011, 16:42
Akil ve hislerin kalpte uretildigi her cumlede tekrar edilmis; yani kalbi insanin beyni zannetmis olmayan allahiniz. yaw ilahiniz, ben kurani apacik herkesin anlayacagi dilde indirip koruyacagina and ictigi halde, sen ve ben yanlis anliyorsak, kabahati sende bende degil, al-ilahinda bul. Ay tanrisindan da baska birsey beklenemez tabi ki, bol palavra.
Hic yirtinmana, hoplayip ziplamana, haaaaayyyyyyt demene gerek yok reno. beyinden bahsetmedigine gore, kalbi beyin zannetmis senin resulun. Ama fazla da sucu yok, cunku o asirda beyinin ne ise yaradigini bilmeyen bir tek muhammed degildi.

andora
23-02-2011, 16:42
1400 önce yaşamış bir bedevi gibi düşünüyorsun. Tabii haklısın. Kalp düşünce organı değil ki. O zamanki mantık, bakış açısıyla bakma. Günümüzde kalp ne işe yarıyor artık bu deyimler geçerli değil. Bu gün kafası çalışmayana kalpsiz demiyoruz Beyinsiz diyoruz.

Benim Kurandaki en sevdiğim ayet, Kime okusam hass..r diyor.
Nahl 8.ayet
Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve gözlere süs olsun diye yarattı.

http://img2.blogcu.com/images/t/u/m/tumguzelresimler/essek_yukte.jpg

Pekii, deniz neden yaratıldı?
Nahl suresi 14.ayet
"İçinden taze balık yemeniz ve takacağınız bir süs eşyasını çıkarmanız için..."

YasasinBilim
23-02-2011, 17:20
Sayın Yasasınbilim !
Bakıyorumda renaultferrarinin argümanına ne cevep vericem diye Hac (46) ayetini inceleme altına almışsın bir şey dicyek bulamamışsın
fî es sudûri (es sadru) kelimesini doğrduan doğruya Gögüs zanetmişsin
ah be ! bu ne cahillik devam etmekte böyle
sadr göğüs demek zannetmiş ha hay

Oku
sudur: – Her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi. * Kalb, göğüs, ön. * Meclisin önü ve en muteber yeri. Reisin oturduğu yer. * Rücu. * Bir aruz kalıbı. * Baş, reis, başkan. * Oturulacak yerlerin en iyisi. – En iyi , en yüce yer , bihter .
 
fi: içinde demektir
sudurların içindeki Kalbin iki gözü kör olur BUYURULMAKTA
Yani demek ki insanın iki göz başında ise iki gözüde kalbindedir..
demek ki kuran bahsedilen kalbin iki gözü de varmış
bu kalb baska kalb olduğu daha iyi anlaşıldı !

başlarınındaki gözleri kör olmaz
sudurların içindek kalbleri kör olur yani kalbinde iki gözü olduğunu beyan edildi
kuran bahsedilen kalbin Et kalbi olmadığı daha iyi anlaşıldı !
 
 
haa ! bu arada eğee sen Sadr= Gögüs demektir diyip basit baya düşünüp işin içinde çıkar giderim gibi düşüncen varsa

eşkökenli kelimesini sana söyliyimde öyle güle güle git
sadr gögüs demeksa
eşkökenli kelmesi

Sadrazam ne demektir: GöğüsAzam mı güle güle

A yasasınbilim !
demek ki neymiş sadr: sadece gögüs demek değilmiş
bakınız lugata : Her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi. * Kalb, göğüs, ön. * Meclisin önü ve en muteber yeri. Reisin oturduğu yer. * Rücu. * Bir aruz kalıbı. * Baş, reis, başkan. * Oturulacak yerlerin en iyisi. – En iyi , en yüce yer , bihter .

fi sudur: Merkesi hükümeti İnsani içinde demektir
işte o merkez içindeki sevme aleti olan kalb vardır ki onunda gözleri vardır
işte baş gözleri değil o gözler kör olmuştur buyurulmuş
insanın iki gözü olduğu gibi kalbinde iki gözü olduğu duyurulmuştur
bilmem ki seni hac 46 ayeti hakkıdna aydınlatabildim mi ?

Kulağa hoş geliyor.
eminim ki cahil müritlerini ikna ederken işe yaramıştır.

ama gerçek hiç te senin bahsettiğin gibi değil.


أَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَا أَوْ آذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى الْأَبْصَارُ وَلَكِن تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّتِي فِي الصُّدُورِ
E fe lem yesîrû fîl ardı fe tekûne lehum kulûbun ya’kılûne bihâ ev âzânunyesmeûne bihâ, fe innehâ lâ ta’mal ebsâru ve lâkin ta’mal kulûbulletî fîs sudûr(sudûri).

1.e fe lem yesîrû: dolaşmadılar mı (dolaşmıyorlar mı, gezmiyorlar mı)2.fî el ardı: yeryüzünde3.fe tekûne: o zaman olur4.lehum: onların5.kulûbun: kalpler6.ya'kılûne: akıl ederler7.bi-hâ: onunla8.ev: veya9.âzânun: kulaklar10.yesmeûne: işitirler11.bi-hâ: onunla12.fe inne-hâ: fakat o13.lâ ta'mâ: âmâ (kör) değildir14.el ebsâru: gözler15.ve lâkin: ve lâkin, fakat16.ta'mâ: âmâdır (kördür)17.el kulûbu: kalpler18.elletî: o ki19.fî es sudûri (es sadru): sinelerde, göğüslerde (göğüs)

İmam İskender Ali Mihr (http://www.imamiskenderalimihr.com/): Onlar, yeryüzünde dolaşmadılar mı ki onların, onunla akıl ettikleri kalpleri ve onunla işittikleri kulakları olsun. Fakat baş gözleri kör olmaz. Lâkin sinelerdeki kalpler kör olur.

Diyanet İşleri:Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

Abdulbaki Gölpınarlı:Akıl ve tedbîre sâhip olacak akıl, duyup anlayacak kulak elde etmek için hiç de mi yeryüzünde gezip dolaşmazlar? Gerçekten de gözler kör olmaz ama gönüllerdeki can gözleri körleşir.

Adem Uğur: Sana karşı çıkanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.

Ahmed Hulusi: Değerlendirecek şuurları yahut algılayacak kulakları yok muydu ki, arzda gezip ibret almadılar! Gerçek ki gözler kör olmaz, içlerindeki (beyinlerindeki) kalp gözleri körleşir!

Ahmet Tekin: Onlar, hiç yeryüzünü dolaşmadılar mı? Dolaşsalardı eğer, gördüklerini düşünecek akılları kalpleri olurdu, söylenenleri duyacak kulakları olurdu. Unutmayın, gözler görmemezlik, akıl ermemezlik etmez. Fakat göğüslerin içindeki kalpler, basîretler kör kesildiği için, keyfîliğe, taklide ve saplantıya dayalı olarak akıl kötüye kullanılmıştır. Gözlerin gördüğünden, muhakemeler, mukayeseler yaparak faydalanmaz.

Ahmet Varol:Akıl edecekleri kalplere ve duyacakları kulaklara sahip olmak için yeryüzünde dolaşmadılar mı?. [4] Doğrusu gözler kör olmaz ama göğüslerdeki kalpler kör olur.

Ali Bulaç:Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve işitebilecek kulakları oluversin? Çünkü doğrusu, gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir.

Ali Fikri Yavuz:Mekke kâfirleri, hiç de yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, bu sebeple düşünecek kalblere, işitecek kulaklara sahip olsalar. Gerçek şudur ki, gözler (görmemek suretiyle) kör olmaz, fakat asıl sinelerin içindeki kalbler (ibret gözleri) kör olur.

Bekir Sadak:Yeryuzunde dolasmiyorlar mi ki, orada olanlari akledecek kalbleri, isitecek kulaklari olsun. Ama yalniz gozler kor olmaz, fakat goguslerde olan kalbler de korlesir.

Celal Yıldırım:Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, o sebeple akledip anlayacak kalbleri, işitecek kulakları olsun. Doğrusu (yalnız) gözler kör olmaz; göğüslerde olan kalbler de kör olur.

Diyanet İşleri (eski):Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.
Diyanet Vakfi: (Seni yalanlayanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.

Edip Yüksel: Düşünen beyinlerle ve işiten kulaklarla yeryüzünü dolaşmadılar mı? Gerçek körlük, gözlerin körlüğü değil; göğüslerdeki gönüllerin körlüğüdür.

Elmalılı Hamdi Yazır:Ya o yerde neye bir seyr etmediler ki kendileri için akıllanmalarına sebeb olacak kalbler ve işıtmelerine sebeb olacak kulaklar olsun, zira hakikat budur ki gözler körelmez ve lâkin sînelerdeki kalbler körelir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş):Ya o yerde niye bir dolaşmadılar ki, kendileri için akıllanmalarına sebep olacak kalpleri ve işitmelerine sebep olacak kulakları olsun;çünkü gerçek şudur ki, gözler körelmez, ancak sinelerdeki kalpler körelir.

uzatmaya gerek yok http://www.kuranmeali.org/22/hacc_suresi/46.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx sitesinde var.

güle güle...

EY MÜSLÜMANLAR... SADECE BU MESAJ BİLE GERÇEKLERİN DİN SİMSARLARI TARAFINDAN NASIL ÇARPITILDIĞININ BİR DELİLİDİR.
ÇARPITMAK İÇİN YIRTINMANIN BİR TEK GEREKÇESİ OLABİLİR. BUNDAN GEÇİM SAĞLIYOR OLMAK.
UYANIN ARTIK.

istatistik
23-02-2011, 17:22
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri sanmıyorum ki Kuran'a atıf yaparak benden bahsediyor diyebilsin.Bunu idiia ediyorsanız kanıtlamanız gerekir.


Turan Dursun'un hala müslüman olduğu zaman said'e karşı yazmış olduğu yazı sanırım yeterli bir kanıt olacaktır:

Tevbe Suresinin 33 ve Saff Suresinin 8. Ayetinde şöyle buyurulur;

"Onlar istiyorlar ki, Allah'ın nurunu ağızlarıyla sözdürsünler. Oysa Allah kafirler hoşlanmasalar bile, nurunun tamamlayıcısıdır."

Said-i Nursi'ye göre:

"Bu nur, risale-i nur'un nur'udur. Daha doğrusu risale-i nurun kendisidir. Bu nuru ağızlarıyla söndürmek isteyenler de Said-i Nursi'ye ve kitabına karşı olanlardır."

Said-i nursi bunu ispatlamak için de şöyle diyor:
"Allahın nurunu ağızlarıyla sözdürmek istiyorlar. Oysa allah nurunun tamamlayıcısıdır anlamındaki cümlenin sayı değeri 1316 ya da 1317'dir. Bu sayı da Avrupa Müstemlekeler bakanının, kuranın ışığını sözdürmesine karşılık risale-i nur yazarının o nuru parlatmaya çalıştığı tarihe denk geliyor. Bu kadar ayetlerin sayı değerleri de aynı tarihin denk gelmesi, işaretten de ötede bir anlam taşır ve risale-i nurun yazarı(said-i nursi)'nın kuran ayetlerinde sözü edildiğini açıkça gösterir" [ Said-i Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi(arap harfleriyle teksir) sayfa: 81 ]

Sadece bu yeterli mi yoksa kalanlarında da birkaçını yazayım mı? Çünkü sadece bununla kalmayıp içinde nur geçen ki peygamberinize seslenilenler de dahi pek çoğunu kendisine ve risale-i nura işaret etmekte olduğunu söylemiştir. İşte size muhterem bir din adamı.

Alıntı sahibi Renö:

Sen herşeyi beyin yapar eder zannediyorsun ama
beyin bir cihazdır akla hatıra gelen şeyler beyinde değildir bunu bil öğrende ondan sonra beyinden neden bahsedilsin ki nihayet bir et parçasıdır
o varlığına inandığın Akıl bile beyinde değildir

Renö yavrum sen harbiden kara cahilin önde gidenisin. Başka bir yazıya gerek yok senin için. Ne günlere kaldık.

aliyarasfal
23-02-2011, 17:29
Renöcuğum seni böyle yalvar yakar paralanırken görünce kalbim sızladı.Niye benim bir kalbim varda renonunki gibi ikinci bir kalp montelenmemiş ki bi tarafıma bende işe yaramayan beyinle düşünmek zorunda kalmasam.Bir türlü renö gibi süper saçmalayamıyorum ve doğru anlayıp bilimdışı hezeyanlar geçiremiyorum, ve lanet olsun ki aya güneşe bilimum yıldızlara, havaya suya yemin olsun iyiki renö değilim diyip mutlu oluyorum. amin...

gerçi bir renö var içerde renödan içeri. ferrari kardeşim hac 46 beyinsiz, çift kalpli seni anlamıyor neylersin.Reno sen tek başına tanrının yokluğuna kanıtsın. tanrı olsa sen olmazdın be kardeşim.Tanrı olsa bile bile böyle bir hata işlemez. Ne okuduğunu anlıyorsun, ne anlattıklarında anlam var , tuhaf bir yeşilliksin sen. Sanırım yeşil hocana baka baka yeşermişsin.

De hadi uğurlar olsun renöcuğum.

Şimdilik saygımla gittim(sana yine yok renö)...

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 17:42
Yasasınbilim !
teşekkür ederiz zahmet ettin ayetlerin mealerini okuyunca
anlıyoruz ki hac 46 ayette beyan edilen kalb et kalbi değildir

bir daha yazalım !

Hac (46)
yeryüzünü dolaşmadılar mı
o zaman olur
onların
kalbleri
aklederler
onunla

Sence bu ayette bahsedillen kalb et kalbimidir ? değil midir ?
namusun şerifin namına söyle ?

1.e fe lem yesîrû: dolaşmadılar mı
2.fî el ardı: yeryüzünde
3.fe tekûne: o zaman olur
4.lehum: onların
5.kulûbun: kalpleri
6.ya'kılûne: akıl ederler
7.bi-hâ: onunla


yeryüzünü dolaşan insaların zaten etten kalbleri vardır dimi
o halde bu ayette bahsedilen kalb et kalbimidir değil midir?

namusun ve şerifin namına söyle



İmam İskender Ali Mihr (http://www.imamiskenderalimihr.com/): Onlar, yeryüzünde dolaşmadılar mı ki onların, onunla akıl ettikleri kalpleri ve onunla işittikleri kulakları olsun. Fakat baş gözleri kör olmaz. Lâkin sinelerdeki kalpler kör olur.

Diyanet İşleri:Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki,düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

Adem Uğur: Sana karşı çıkanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.


Ahmet Tekin: Onlar, hiç yeryüzünü dolaşmadılar mı? Dolaşsalardı eğer, gördüklerini düşünecek akılları kalpleri olurdu, söylenenleri duyacak kulakları olurdu. Unutmayın, gözler görmemezlik, akıl ermemezlik etmez. Fakat göğüslerin içindeki kalpler, basîretler kör kesildiği için, keyfîliğe, taklide ve saplantıya dayalı olarak akıl kötüye kullanılmıştır. Gözlerin gördüğünden, muhakemeler, mukayeseler yaparak faydalanmaz.

Ahmet Varol:Akıl edecekleri kalplere ve duyacakları kulaklara sahip olmak için yeryüzünde dolaşmadılar mı?. [4] Doğrusu gözler kör olmaz ama göğüslerdeki kalpler kör olur.

Ali Bulaç:Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve işitebilecek kulakları oluversin? Çünkü doğrusu, gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir.

Ali Fikri Yavuz:Mekke kâfirleri, hiç de yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, bu sebeple düşünecek kalblere, işitecek kulaklara sahip olsalar. Gerçek şudur ki, gözler (görmemek suretiyle) kör olmaz, fakat asıl sinelerin içindeki kalbler (ibret gözleri) kör olur.

Bekir Sadak:Yeryuzunde dolasmiyorlar mi ki, orada olanlari akledecek kalbleri, isitecek kulaklari olsun. Ama yalniz gozler kor olmaz, fakat goguslerde olan kalbler de korlesir.

Celal Yıldırım:Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, o sebeple akledip anlayacak kalbleri, işitecek kulakları olsun. Doğrusu (yalnız) gözler kör olmaz; göğüslerde olan kalbler de kör olur.

Diyanet İşleri (eski):Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.

Diyanet Vakfi: (Seni yalanlayanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.


Elmalılı Hamdi Yazır:Ya o yerde neye bir seyr etmediler ki kendileri için akıllanmalarına sebeb olacak kalbler ve işıtmelerine sebeb olacak kulaklar olsun, zira hakikat budur ki gözler körelmez ve lâkin sînelerdeki kalbler körelir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş):Ya o yerde niye bir dolaşmadılar ki, kendileri için akıllanmalarına sebep olacak kalpleri ve işitmelerine sebep olacak kulakları olsun;çünkü gerçek şudur ki, gözler körelmez, ancak sinelerdeki kalpler körelir.

yasasınbilim ! mellaer burda bitti. tatmin oldun mu



ANDRA !
namusun ve şerifin namına söyle dedim doğruyu itiraf etmek güç geldi
bu seni dikkatleri başka bir şeye çekmeye götürdü nahl 8 ve 14 ayeti yazdın
 
Ne hooşş ! Ne güzel
söyle ben sana yzayım !

Ayetleride doğru oku ziynet: göze sürme demek değildir


nahl 8
atları katırları merkebleri ancak binesiniz ve ziynetlenisiniz diye yarattı

nahl 14
denizi yaratmaktan bahsetmiyor ayette
atma salllama !
Denizi emrinize verende odur diyor özellikle ondan taze balık yiyesiniz giyeceğiniz kullanacağınız zinetlenmeniz için nefis mücevharat çıkarasınız (bunları size musaahr kılan hep odur.)

hayır efendim deniz bizim emrimizde değildir balık tutamıyoruz ziynetlenemiyoruz
ticarete yapamıyoruz geniş paralara rızıklara sahip olamıyoruz diyen var mı ?
 
atları katırlara merkaplere binemiyoruz onları ziynet oalrak kullanmııyoruz diye iddaa eden ?

yabancılar atları çok güzel kullanıyor biniyor ve ziynet olarak kullanıyor ?
biz hayvan gibi kullanıyoruz
neden geri kafalıyız
neden kainatın efendisi değiliz
çünkü hayvan gibi kullandığımı ziçin
bak yabancılara hayvamlara nasıl bakıyorlar nasıl onlarla ziynetleniyorlar haşr neşr oluyorlar biniyorlar gör !
Kuranın arzusundan en güzel onlar yürüyolar

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 17:48
sayın yarasfal !
Asırlardır din ulaması Kalb gözünden bahseder ve onun körlüğünde
bunlar nerden çıktı ? kurandan çıktı
kuran bahsedelin kalb et kalbi olmadığını bildikleri için


bende sana çok güzel ispat ettim oku hac (46) ayetini
hiç bir şey diyemicek halde kalıyorsunuz
cevap veremezsizni ve veremiyceksiniz
kuran bahsedilen kalb et kalbi değil
Asırlardır din ulamasının bahsettiği Kalb gözü gönlü gözüdür nokta

hadi Çocuklar dağılın evleriniz gidin bir daha bilmediğiniz işlere burnunuz sokmayın !

Renaultferrari Noktasını koydu sepeti elinize verdi gerisin geriye gönderdi

_melek_
23-02-2011, 17:56
sayın Melek;
hala çocukluğunuzda size anlatılan bilgilerle karşımıza çıkıyorsunuz.


1) Kur-an neye göre değişmemiştir. Osman tarafından yeniden yazdırıldığı tarihten itibaren mi değişmemiştir? yoksa indiği andan itibaren mi? Keçinin yediği ayetlerden, Osman tarafından Kur-an'a eklenen ayetlerden haberiniz yok demek ki.

1972 yılında Yemen'in başkenti Sana'da bir caminin deposunda (Ulu Cami), muhammed döneminde yazıldığı kanıtlanmış bir kuran bulunmuştur ve bugün topkapı müzesinde bulunan Kuran'dan farklıdır.

2) Kur-an'ın muhaza edilmesi bir başarı değildir. M.S. 300 yılında derlenen İncil 1800 yıldır değişmemiştir. Hammurabi'nin kanunları, Roma Hukuku Metinleri çok daha uzun yıllardır değişmeden günümüze gelmişlerdir. Bundan bir mucize çıkartmayın komik oluyorsunuz.

3) Kur-an'ı koruduğunu söyleyen Allah, Kâbeyi de koruduğunu söylemiştir. Ama 2 defa (hem de Ramazan aylarında) yıldırım düşüp harap olmasına, defalarca sular altında kalmasına engel olamamıştır. Suudilerin çabaları olmasa Kâbe diye bir şey de kalmamıştı.

4) Bu konunun tartışılacağı yer burası değil. Bu başlıkta başka bir şey tartışılıyor.

Hac suresi 46. ayette GÖĞÜSLERİN İÇİNDEKİ KALPLER denmesine rağmen manevi kalp arayışında olan arkadaşlara laf yetiştiriyorduk bir de siz çıktınız.


saygılar...

Hz. Nuhun gemisini selden koruyan Rab elbette kendi evinide yağmurdan koruyacak kudrete sahiptir.Korumamışsa da hikmetinden sual sorulmaz.

Allah koruyamadığı için değil öyle murad ettiği için olmuştur.

Allahın büyüklüğü karşısında kabenin lafı bile edilemez.Yıkılsada umurumuzda değildir.Allah varlığını kabeye borçlu değildir.Allah yanında kabe bizim kutsal dediğimiz bir mekandır o kadar.

Yemende bulunan kuranla şimdiki kuranın surelerin dizilişinde ufak tefek farklar görülmüştür.

Kimi iniş sırasına göre sureleri sıralar,kimi Rasulun gösterdiği (şuanki kullandığımız) şekilde sıralar.Bu saklı bir şey değil,her Kuranın açıklamasında yazar bu zaten.

Sıralama,bozulma alameti değil bu tecih meselesi.

Sana'da bulunan Kuran yazmasının eski olması da bizi destekler.Yani vahyi duyan insanların o an Hz. Rasulun anlattıkları açıklamaları yazmaları ama daha sonrada bunların orjinal ayetlerle karışma ihtimali olduğu düşüncesiyle silinmesi olayı,tarihte bilinen şeyler ve bulunan el yazmasıda bu bilinenin isbatı niteliğinde sadece.

Bencede bunların tartılışacağı yer burası değil.Ama siz uzatıyorsunuz.
Konudan konuya atlamak hakikaten hoş olmuyor.Bu yüzden aradan çekiliyorum.

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 18:32
Melek kadeşim !
Mudrik beşeriyet (atesitler ve sap kaba görgüsüz vede kuvvetli müslüman gözüken iç boş dışı hoş tipler hariç) hepimiz biliriz ki Allah Kabede değildir

kabe= bir adrestir
nasıl ki: Bir insanın ölmüş akrabası anası babası kardeşi maşuk Mezarda değildir
orası bir buluşma adrestir ?
kabede buluşma adresidir !

hakiki kabe mümin kalbidir
hadis şerifte
mümin kalbi Allahın evidir
hadisi kudside: Allah ben ne arz ne sema ne arş alamaz ben namutnahiliğime Allahlığla munis kırk kalbi Mümin kalbindeyim buyurmuşlardır


bu hadisi şerifleri Mevlana muhyiddini arabi abdül kadiri geylani hazretleri kabul etmiştir..
dünyaya kendisini kabul ettiren Mevlana kabul etmiştir

o yüzden arzdan ki kabe yıkılır yakılır sular seller götürür.. ama
Hakiki kabeye kimse el süremez ? kimse kıramaz yıkamaz
neden çünkü o kadar tenha bir yer ki kimse gelemez ki oraya
evliyaullahlar ben kimseye kırılam diyor neden
buraya kimse gelemez ki sadece maşukumla beraberim

Estiva
23-02-2011, 19:32
Melek kadeşim !
Mudrik beşeriyet (atesitler ve sap kaba görgüsüz vede kuvvetli müslüman gözüken iç boş dışı hoş tipler hariç) hepimiz biliriz ki Allah Kabede değildir

kabe= bir adrestir
nasıl ki: Bir insanın ölmüş akrabası anası babası kardeşi maşuk Mezarda değildir
orası bir buluşma adrestir ?
kabede buluşma adresidir !

hakiki kabe mümin kalbidir
hadis şerifte
mümin kalbi Allahın evidir
hadisi kudside: Allah ben ne arz ne sema ne arş alamaz ben namutnahiliğime Allahlığla munis kırk kalbi Mümin kalbindeyim buyurmuşlardır


bu hadisi şerifleri Mevlana muhyiddini arabi abdül kadiri geylani hazretleri kabul etmiştir..
dünyaya kendisini kabul ettiren Mevlana kabul etmiştir

o yüzden arzdan ki kabe yıkılır yakılır sular seller götürür.. ama
Hakiki kabeye kimse el süremez ? kimse kıramaz yıkamaz
neden çünkü o kadar tenha bir yer ki kimse gelemez ki oraya
evliyaullahlar ben kimseye kırılam diyor neden
buraya kimse gelemez ki sadece maşukumla beraberim

Fil suresini neden koymuştur o zaman Kur'an'a? Bir kere koruduysa hep korumalıydı yok dünyevi birşeyse, hiç korumamalı, bu masalı Kur'an'a koyarak hava atmamalıydı.

Sevgili melek, lütfen, Allah uludur, hikmetinden sual olunmaz gibi cevaplarla gelmeyin buraya. Konuşmaya başlar başlamaz çocuklara öğretilen bu cevapları takdir edersiniz ki biz de biliyoruz. Cevabınız yoksa yoktur. Zorlamayın kendinizi. Burada hikmetinden sual olunmaz gibi cevaplar yazmak yerine önce bu forumu birkaç ay sessiz sedasız okuyun. Bakın ne iddialar var, ne cevaplar verilmiş. Sonradan muhtemelen ateistleşmiş de olsalar, çok sağlam cevap veren müslümanlar göreceksiniz. Çelişkiler, şüpheler hala orada duruyor ama en azından sağlam tartışmalar var. Şimdi ki akibetlerini bilmiyorum. Ama ne sizin gibi ilkokul cevapları, ne de Renö gibi imanlı adamı da dinden çıkartacak cevaplar veriyorlardı.

Bu arada konu beyin yerine kalpten bahsediliyor olması. Hala tatmin edici bir cevap gelmemiş. Hergün boş yere kontrol ediyorum bu başlığı.

diamat
23-02-2011, 20:29
yeryüzünü dolaşmadılar mı
o zaman olur onların kalpleri
aklederler onunla

bu salak çeviri renoya ait.
ancak sadece salak bir çeviri değil aynı zamanda eksik.

işitilen kulak nereye gitti.
ordaki ilgi sadece kalbe değil ki.
aynı zamanda işiten kulağa.

neymiş yeryüzünde dolaşırsan kalbin ve kulağın olurmuş.

eğer bir ayete takla attırmak zorunda kalırsan işte böyle salak saçma sonuçları olur.

o halde bu kulak da bildiğimiz kulak olamaz.
çünkü yeryüzünde dolaşmayanlarda da var.
demek ki bu kulak da manevi bir kulak.

işte dininiz bu.

saçmalıkdan ibaret bir tunç çağı derlemesi.

o kadar açık deşifre olduğu halde,
tam da bu deşifrenin yanıbaşında
bi,rileri kalkmış hala daha hikmetinden sual olunmayan el-ilahlarının kabeyi neden korumadığına kılıf arıyor.

nasıl sual olunmaz be.

ne hikmeti.

bas bas bağırıyoruz burda.
nasıl bir allah kalple düşünmekten bahsedebilir.
nasıl bir allah defalarca akletmeye çağırır da beyinden bir tek kez bile bahsetmez.

basit.

ortada allah falan yok.

muhammed bir kitap derledi.
öpün başınızın üzerine koyun tapının bir adamın sözlerine.

ama bilin ki tapındığınız o kitap bu başlıkta pespaye oldu.

Termo
23-02-2011, 20:56
Şu kadar basit bir konu için bunca tartışma, insanı şok ediyor. Hangi asırdayız, yahu? Yıllardır hep yanlış ameliyatlar oluyor demektir, eğer kalp beyin işlevi görüyorsa. Yuh ya!

aliyarasfal
23-02-2011, 21:02
Sayıyorum reno,

sayın demeyi öğrendin, din uleması diye cahil insanları kandıran takımın hiç olduğunuda öğreneceksin. Umudum hiç bitmiyor. hac suresi 46 dahil istediğin kadar takla attır ayetlerin anlamına kurtaramıyorsun renocuğum.Ayet çok açık, sen ve yeşil hoca hariç herkes yanılıyor ,ah unuttum siz kalbinizle düşünüyordunuz. oda bizde ve hiç kimsede olmayan akıl ve bilimdışı uyduruk kalpti değil mi?

reno allah seni inandırsın hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum.Bir insan bu kadar palavrayı insanların gözü önünde hiç sıkılmadan nasıl sıralar ve zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışır şahit olduk. Yine allah seni inandırsın seni gördükçe kesin emin oluyorum insanlık inanç denilen cenderede ne hallere düşebiliyor.

Ciddiye alınacak gerçekten ne olur iki kelam et.Neyse senin kalbine perde inmiş, kalbin var anlamıyorsun, gözün var görmüyorsun, kulağın var duymuyorsun, bu durumda sen sevgi aletinle ne yaparsan yap. Ben eğleniyorum ancak güzelim forum konusu güme gidiyor sayende.

Hadi yine iyisin, bu sefer sende dahil saygımla gittim...

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 22:48
ah bre zırdavatlar ! Yarasfal ve güneşin nuruda düşman diğer yarasalar !

bütün kuran tefsirlerinde ulemada kalb gözü gönül gözü diye bahis edilir bunları duyarsınız bilirisniz yarasalar !
bunlar hep Kuradan alınmadır ve sizler duyarsınız
işte hac 46 ayetinde renaultferrari size bunu gösterdi gördünüz
şimdi boşuna yaygara yapayın kendinizi mağraya kapatmayın
kalb gözü nedir işte aç kuranı ?! oku
oku araştır gör duy bil anla prensipleri ile hareket et ! oku !
önce okumasını öğren ! Yarasalar :)


 
sayın diamat !
vahy sema bağlıdır ?
bin tane kulağın olsa allahın dediği gibi kulak olmazsa bir şey duyamazsın ? duyamayıncada rücu edemezsin

Mevlan ne diyor kulağını değiştir ?
bu ettemi değişecek ? hayır konuştuğun sohbet etiğin civarını kulak verdiğin yerleri değiştir diyor
işittiğin vakit bu etmi işitti ? o et parcası
Allah bahsettiği kulak olmazsa hak ve hakikata ait sözler sana ağır gelir
mesela annen senin karşına alsa oğlum şunu yap bunu yap bunu getir bak oğlım bunda böyle yap
bu böyle olur buraya gidilir gelinir senin nefsine hoşuna gitmeyen bir mevzu açılır
anneNin sohbetine kaç dakka dayanırsın
kulak yok ki dayanamazsın !
 
hak ve hakikate ait konuşmlar senin kulağına ağır gelir kulağını değiştir
Allahın bShsettiği kulağa sahip olda hiç ağırlık hisetme her şey hoş gelir
bu sefer sana dünya zevklerine ait sözler ağır gelmeye başlar..
dinlemek istemezsin kaçarsın

BİLMEM SENİ AYDINLATABİLDİM Mİ!

istatistik
23-02-2011, 23:01
Sayın renö,

Hem okumada hem yazmada problemleriniz var.

HAC 22/46. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.

Burada bahsedilen kalp yine göğüste bulunan bildiğimiz kalptir. Sizin iddia ettiğiniz gibi farklı bir kavram değil.

Parça parça inceleyecek olursak:

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orda olanları akledecek kalpleri, işitecek kulakları olsun.

* Yeryüzünde dolaşan bir kişinin orada (yeryüzünde) olanları akledecek kalpleri olduğunu iddia ediyor. Yani kalbe düşünme görevini yüklemiş.

Diğer bölüme geçelim:

Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.

* Burada da yukarıdakine bağlı olarak gördüklerini kalbi ile düşünerek akledemeyenlerin kalpleri körleşmiştir deniliyor.

Aksini saçmaladığınız gibi burada bildiğimiz (ya da sizin bilmediğiniz) kalpten bahsediliyor.

Ezbere okumadan yazdığınız için kendinizi haklı çıkardığınızı sanıyorsunuz. Farkettiniz mi bilmiyorum ama "Dünya size gülüyor."

Estiva
23-02-2011, 23:44
Bir ayete en iyi takla attıran özel ödülü, sayın RENAULTFERRARİ (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=9683)' ye gidiyor. Pes diyorum :D

Hristiyanların, Yahudilerin filan işi kolay. Çok sıkıştıklarında kitabın bu kısmı değiştirilmiştir diyebiliyorlar. Müslümanlar da aynı şeyi hadislerde yapıyor. İşlerine gelmedi mi, uyduruk hadis deyip sıyrılıveriyorlar. Ama iş Kur'an'a gelince değişiyor. Kur'an hem kesin Allah tarafından gönderildiğini, hem tek harfinin değiştirilmediğini söylüyor. Bu durumda tek hata yakalarsanız, iflas eder. Ee şimdi Reno ne yapsın, önce cevaplamaya çalışacak, baktı cevabı kimseyi tatmin etmedi, kıvıracak, konuyu başka yöne çekecek, kaçak güreşecek, elleriyle kulaklarını kapatacak, kafasını iki yana sallayıp sizi duymuyorum kiii diyecek.

Eğer burada bahsedilen bir çelişki ya da hata ise Reno bu hatayı kabul edemez arkadaşlar. Burada iddia edilen şeyi kabul etmek demek, Kur'anı, islamı, Allah'ı, herşeyi reddetmek demek. Bence Reno henüz ateist olmaya hazır değil. Muhtemelen işi ya da yaşamı gereği. O yüzden boşuna üstüne gidiyorsunuz.

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 23:45
sayın istatsitik ! ve WEB ! ve diğerileride
gözünü kapıyorsunuz farkındayım?!?
bunu bu kadar uzatmaya gerek yok
mevzuya burada noktalaya biliriz arzu edersiniz
siz bir teklifde bulanayım ?

ben ayette bahsedilen kalbin et kalbi olmadığına namusum ve şerifim namına and içerek.. eğer ayette et kalbinden bahis ediyorsa Allahtan istediğim ne varsa hiç bir olmasın... ayeti görüyorum okuyorum ve ilan ediyorum ki ayette bahis edilen kalb et kalbi değildir binlerce kezde bunu ilan ederim ?
Bak allahtan istediğim ne varsa olmasın diyorum
eğer ayetteki kalb et kalbiyse

şimdi Sizde namusunuz ve şerefiniz adına ayette bahsedilen kalbin aksine et kalbi olduğuna bende (inandığımdan yakardığımdan) istediğim ne varsa hiç biri olmasın ki ve namus ve şerefim adınada ayeti okuyorum görüyorum söylüyorum ayette bahsedilen kalb et kalbidir ? diyormusunuz ?
namus ve şerefiniz adına söyleyin !

isterseniz kara vermeden son bir kez daha okuyun

Hac (46)
yeryüzünü dolaşmadılar mı
o zaman olur
onların
kalbleri
aklederler
onunla


1.e fe lem yesîrû: dolaşmadılar mı
2.fî el ardı: yeryüzünde
3.fe tekûne: o zaman olur
4.lehum: onların
5.kulûbun: kalpleri
6.ya'kılûne: akıl ederler
7.bi-hâ: onunla


ayette bahsedilen kalb
asırladır ulamanın bahsettiği kalb gözü gönül gözü diye bahis ettiği kalbdir

istatistik
23-02-2011, 23:55
Yukarıdaki mesajınızda mantık hatası var.

1) Ayeti kelime kelime yukarıdan aşağıya okursanız hiç bir anlam çıkmaz.
2) Yemin yoluna gitmeniz sizin inandırıcı olamadığınız için başka argümanlar ortaya sürmenizdir.
3) Herhangi bir yaratıcı olmadığına inandığım için benim yeminiz zaten geçersiz sayılacaktır.
4) Haklı olsanız haklısınız derim. Ancak haksızsınız.
5) Ben ayette bahsedilenin et kalbi olduğunu tartışmanın başından bu yana söylüyorum.
6) Siz ayette bahsedilenin et kalbi olmadığını tartışmanın başından beri söylüyorsunuz ancak ne olduğunu söylemiyorsunuz.
7) Kuran apaçıktır derken kendinizle çelişip mantık hatasına neden oluyorsunuz.

RENAULTFERRARİ
23-02-2011, 23:58
sayın İstatistik kıvırmayın
1-kuran apaçık
2 ayet apaçık
3-kalpte et kalbi olamadığı da apaçık
4- istediğin şekilde yemin edebilirsin (hayattan ümit ettiklerim olmasın bu sözümede bütün herkes şahit olsun gibi mesela)
buyrun teklife bir cevap bekliyorum
ama yalnız değilsin diğer arkadaşlarda eminim sizin gibi kıvırıp dönüp kaçıcaklardır

sayın istatistik burada ben hatalı değilim ?
sizler beni buna mecbur ettiniz ?


ayette bahis edilen kalb et kalbi değildir ? gönül gözüdür kalb gözüdür
İnsani kalbdir hayvani kalb değildir

hadisi şerif: Allah insanın sözlerine amelerine bakmaz kalbine bakar hadisi şerifteki kalbtir

hadis şerifn manası:
neden Allah insanın kalbine bakar
çünki insanın insani kalbi.. allaha bakar
Allahta bana bakıyor diye bakar.? ince işler bunlar

Termo
24-02-2011, 00:02
Kalbin, Kuran'da mecazi bir anlamda kullanıldığını ifade ediyor, Röno Birader. Hepimiz bunu anladık zaten. Bu konuda ki sorun, bu kitabın açıklığından ve netliğinden dem vururken mecaz(don lastiği gibidir her yöne çekilebilir) ifadelerle kendini yoldan çıkarmaya müsait hale getirmesi. Çoğu müslüman, et parçası kalp olarak algılıyor bunu üstelik.

Ayrıca, mecaz kabul edelim, neden böyle mecazi ifadelere gerek duysun ki, daha net ifade edilemez mi, bu? O dönemde beynin fonksiyonlarının bilinmemesi de ayrıca sağlam bir dayanak, belirmeliyim.

YasasinBilim
24-02-2011, 00:08
sevgili RenaultFerrari;

sizden önce Karınca rumuzlu bir arkadaş vardı. şimdiye kadar karşımıza çıkanlar arasında islami bilgisinin en yüksek olduğuna inandığımız kişiydi. bizi çok zorlamıştı.

bu konuya muhalefet için cilt cilt kitaplar bile getirtmişti.

İmam Şafi, İmam Malik'in bu konudaki görüşlerini vs. ondan öğrenmiştim.

o bile bir süre sonra bizim haklılığımızı kabul etti. son iddiası ile sizinkiyle aynıydı. "manevi kalp".

ama aşağıdaki link, onun bu düşüncesinden vazgeçtiğinin belgesidir.

http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=325396&postcount=189 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=325396&postcount=189)

Bir de, kalbin gerçekten düşünce organı olduğunu iddia eden profesörlerimiz de var sizin tayfadan. Bu başlık altında ondan da bahsetmiştik.

http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=325594&postcount=191


size tavsiyem geniş bir zamanınızda, bu forumun ilk 10 sayfasını okumanızdır.


saygılar...

RENAULTFERRARİ
24-02-2011, 00:13
sayın Yasasınbilim !
niye aynı şeyi yapıyorsun cevabını aldığın şeyi neden tekrar soruyorsun
anlamadıysan bir kaçkez daha oku !


Sayın Yasasınbilim !

fî es sudûri (es sadru) kelimesini doğrduan doğruya Gögüs zanetmişsin

Oku
sudur: – Her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi. * Kalb, göğüs, ön. * Meclisin önü ve en muteber yeri. Reisin oturduğu yer. * Rücu. * Bir aruz kalıbı. * Baş, reis, başkan. * Oturulacak yerlerin en iyisi. – En iyi , en yüce yer , bihter .
 
fi: içinde demektir
sudurların içindeki Kalbin iki gözü kör olur BUYURULMAKTA
Yani demek ki insanın iki göz başında ise iki gözüde kalbindedir..
demek ki kuran bahsedilen kalbin iki gözü de varmış
bu kalb baska kalb olduğu daha iyi anlaşıldı !

başlarınındaki gözleri kör olmaz
sudurların içindek kalbleri kör olur yani kalbinde iki gözü olduğunu beyan edildi
kuran bahsedilen kalbin Et kalbi olmadığı daha iyi anlaşıldı !
 
 
haa ! bu arada eğee sen Sadr= Gögüs demektir diyip basit baya düşünüp işin içinde çıkar giderim gibi düşüncen varsa

eşkökenli kelimesini sana söyliyim sadr gögüs demeksa
eşkökenli kelmesi

Sadrazam ne demektir: GöğüsAzam mı

A yasasınbilim !
demek ki neymiş sadr: sadece gögüs demek değilmiş
bakınız lugata : Her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi. * Kalb, göğüs, ön. * Meclisin önü ve en muteber yeri. Reisin oturduğu yer. * Rücu. * Bir aruz kalıbı. * Baş, reis, başkan. * Oturulacak yerlerin en iyisi. – En iyi , en yüce yer , bihter .

fi sudur: Merkesi hükümeti İnsani içinde demektir
işte o merkez içindeki sevme aleti olan kalb vardır ki onunda gözleri vardır
işte baş gözleri değil o gözler kör olmuştur buyurulmuş
insanın iki gözü olduğu gibi kalbinde iki gözü olduğu duyurulmuştur
bilmem ki seni hac 46 ayeti hakkıdna aydınlatabildim mi ?

YasasinBilim
24-02-2011, 00:20
sayın RenaultFerrai

yoksa Orhan Arslan sen misin?

anlamayan biri varsa o da sensin.

hem müslümanlar hem non-teistler arasında herkes okuduğundan aynı sonucu çıkardı, bir tek sen farklı anlamlar bulmak için yırtındın.

Hac46 gayet nettir. Kur-an da apaçıktır.

daha önce yazdıklarını kopyala/yapıştırma yapman bile bu başlığı sabote etme niyetinde olduğunu gösterir.

bu konu artık kapanmıştır. amacına ulaşmıştır. bundan sonrası mastürbasyondur.

diğer arkadaşlardan ricam bu konuya artık mesaj yazmamalarıdır.

saygılar herkese...

Violadagamba
24-02-2011, 00:25
Sizde namusunuz ve şerefiniz adına ayette bahsedilen kalbin aksine et kalbi olduğuna bende (inandığımdan yakardığımdan) istediğim ne varsa hiç biri olmasın ki ve namus ve şerefim adınada ayeti okuyorum görüyorum söylüyorum ayette bahsedilen kalb et kalbidir ? diyormusunuz ?
namus ve şerefiniz adına söyleyin !

1) Gerçekte var olanlar doğrultusunda Kur'an'da yazan kalbin "Et kalbi" olduğu açıktır.

2) Muhammed ve arkadaşlarının asıl düşünme, algılama organı olarak kalbi algıladıkları da açıktır.

3) Bilinen gerçekler üzerine yemin etmek / ant içmek gereksizdir ve gülünçtür; ama sizi memnun etmek için davetinize icabet ediyor ve Kur'an'da birçok defa bahsi geçen kalp kelimesinin sizin tabirinizle "Et kalbi" olduğuna namus ve şerefim adına yemin ediyorum.

istatistik
24-02-2011, 00:51
Sayın renö,

Yemin etmek acizliktir. Tıpkı kitabınızda lan yemn ediyorum doğru bu dediklerim diyen tanrınız gibi. Kanıtlar ortadayken ve sizin saçmaladığınız belliyken neden yemin edeyim? Kanıtlar ortada.

Kıvırtmanıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Size yakışıyor.

_melek_
24-02-2011, 11:13
Fil suresini neden koymuştur o zaman Kur'an'a? Bir kere koruduysa hep korumalıydı yok dünyevi birşeyse, hiç korumamalı, bu masalı Kur'an'a koyarak hava atmamalıydı.

Sevgili melek, lütfen, Allah uludur, hikmetinden sual olunmaz gibi cevaplarla gelmeyin buraya. Konuşmaya başlar başlamaz çocuklara öğretilen bu cevapları takdir edersiniz ki biz de biliyoruz. Cevabınız yoksa yoktur. Zorlamayın kendinizi. Burada hikmetinden sual olunmaz gibi cevaplar yazmak yerine önce bu forumu birkaç ay sessiz sedasız okuyun. Bakın ne iddialar var, ne cevaplar verilmiş. Sonradan muhtemelen ateistleşmiş de olsalar, çok sağlam cevap veren müslümanlar göreceksiniz. Çelişkiler, şüpheler hala orada duruyor ama en azından sağlam tartışmalar var. Şimdi ki akibetlerini bilmiyorum. Ama ne sizin gibi ilkokul cevapları, ne de Renö gibi imanlı adamı da dinden çıkartacak cevaplar veriyorlardı.

Bu arada konu beyin yerine kalpten bahsediliyor olması. Hala tatmin edici bir cevap gelmemiş. Hergün boş yere kontrol ediyorum bu başlığı.

Haklının karşısında hep susmuşumdur.Doğru söylüyorsunuz bana sorulan her soruya cevap vermek zorunluluğu hissediyorum kendimde.

Yalnız siznle ilgili bir soru işareti oluştu kafamda.Madem ki zamanında çok tatmin edici cevaplar aldınız bu konularla ilgili neden halen gündeme getiriyorsunuz.Beni denemek mi amacınız yoksa kafa karıştırmak mı.

Ben iyi bir tartışmacı olduğumu iddia etmiyorum.Herkesin bir konuşma uslübu vardır.Kimse kimseyi bu yüzden eleştirmemeli diye düşünüyorum. Sizlerinde dile getirdiği gibi bu konu üzerine tartışılsın.Ben aradan çekiliyorum.İşin ehli olanlar buyursunlar.

Saygılar........

RENAULTFERRARİ
24-02-2011, 11:42
İstatistik ne dedim !
senin gibi kıvıracaklar dedim dimi !
bak vilodagamba ettiği yemini bile kıvırarak sağa sola iilişerek etmiş

Vilodagamba
1- hac 46 ayeti üzerine yemin et
2- Ettiğin yemini kısaltma.. Renaultferrarinin ettiği gibi et

Renaultferrari: Allahtan istediğim ne varsa hiç bir olmasın diye yemin etti
hayatta ümit ettiğim hiç bir şey olmasın eğer ayette bahsedilen kalb Et KALBİYSE
bak kaç türlü yemin ediyorum

aliyarasfal
24-02-2011, 13:26
Sayınmayın stepne kalpli renö;

Sen alim dediğin şarlatanlarında aynı çıkmazda saplanıp kaldığını ve bilimsel hiç bir dayanağınız olmadan insan ürünü bu kuranı kurtarmak uğruna kendi kitabınızda yazmayanı dahi var diye yalan söylemekten çekinmediğinizi hep ispatlamak zorundamısın. Hac 46 düşmüş kafana. Ama dank etmiyor, çünkü dank edecek beyin yok.

Neyse ee daha napıyon, insanları inançlarla kandırıp sömüren sizin gibi yeşile taparlar eninde sonunda bu inançların bilim ve akıldışı saçmalıklarından uyanıp sizin gibi hiç hükmünde adı alim işlevi masal tipleri sırtından atacak.

Gerçek bilim insanı ile masal anlatıcısı kişiler arasınbdaki farkın hac 46 ve benzeri ayetlerle açığa çıkması sizi çok rahatsız ediyor biliyoruz.

asıl sorun bu ayetleri örtpas edip insanları sanal kalp palavralarıyla uyutmaya devam etmek değil mi stepne kalpli renö? Senin adına üzgünüm hiç kaçacak yeriniz yok, ineceksiniz kandırdığınız insanlığın sırtından, asalaklar sınıfına dahil olman umrumda değil. Bak sen ortalığı bulandırdıkça bende ayetleri tek tek gözüne sokacağım. Oku oku kafayı sıyır oralarda yeşil stepne kalpli renö.

Enam(46)
De ki: "Söyleyin bakayım, eğer Allah, kulaklarınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi mühürleyiverirse, Allah'tan başka hangi tanrı onu size iade edecek?" Bak Biz delillerimizi nasıl evirip çevirip türlü türlü açıklıyoruz! Sonra da onlar nasıl (yüz çevirip) geçiveriyorlar!



Enfal(70)
Ey peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve günahlarınızı bağışlar. Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.


Nahl(78)
Allah, sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmediğiniz bir halde çıkardı. Öyle iken size, işitme, gözler ve kalpler verdi ki, şükredesiniz.

Nahl(108)
Onlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir ve işte onlar, gafillerin ta kendileridir.


Hac(54)
Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur'an'ın şüphesiz Rabbından gelen bir gerçek olduğunu bilsinler ve ona iman etsinler de kalpleri O'na saygı duysun. Çünkü Allah iman edenleri doğru bir caddeye çıkarır.


Muminun(63)
Fakat onların kalpleri bu konuda bir dalgınlık içindedir ve onların bundan başka bir takım işleri vardır ki, hep onlar için çalışırlar.



Ahzab(4)
Allah bir adamın içinde iki kalp yapmamıştır. Kendilerinden zihar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz yerine koymamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız yerine koymamıştır. Bunlar sizin ağzınızda lafınızdır. Allah ise gerçeği söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.

Hac Suresi(46)
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

Muhammed Suresi(24)
Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?

Nahl Suresi(22)
Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

İsra Suresi(36)
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

İsra Suresi(46)
Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Kehf Suresi(57)
Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

(A'RAF SURESİ / 179)
Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.

Hud suresi-120
(Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.

Necm11)
Gözün gördüğüne kalp yalan demedi.


Sana yine yok irenö, şimdilik saygımla gittim...

Evren34
24-02-2011, 14:06
Sayınmayın stepne kalpli renö;

Sen alim dediğin şarlatanlarında aynı çıkmazda saplanıp kaldığını ve bilimsel hiç bir dayanağınız olmadan insan ürünü bu kuranı kurtarmak uğruna kendi kitabınızda yazmayanı dahi var diye yalan söylemekten çekinmediğinizi hep ispatlamak zorundamısın. Hac 46 düşmüş kafana. Ama dank etmiyor, çünkü dank edecek beyin yok.

Neyse ee daha napıyon, insanları inançlarla kandırıp sömüren sizin gibi yeşile taparlar eninde sonunda bu inançların bilim ve akıldışı saçmalıklarından uyanıp sizin gibi hiç hükmünde adı alim işlevi masal tipleri sırtından atacak.

Gerçek bilim insanı ile masal anlatıcısı kişiler arasınbdaki farkın hac 46 ve benzeri ayetlerle açığa çıkması sizi çok rahatsız ediyor biliyoruz.

asıl sorun bu ayetleri örtpas edip insanları sanal kalp palavralarıyla uyutmaya devam etmek değil mi stepne kalpli renö? Senin adına üzgünüm hiç kaçacak yeriniz yok, ineceksiniz kandırdığınız insanlığın sırtından, asalaklar sınıfına dahil olman umrumda değil. Bak sen ortalığı bulandırdıkça bende ayetleri tek tek gözüne sokacağım. Oku oku kafayı sıyır oralarda yeşil stepne kalpli renö.

Enam(46)
De ki: "Söyleyin bakayım, eğer Allah, kulaklarınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi mühürleyiverirse, Allah'tan başka hangi tanrı onu size iade edecek?" Bak Biz delillerimizi nasıl evirip çevirip türlü türlü açıklıyoruz! Sonra da onlar nasıl (yüz çevirip) geçiveriyorlar!



Enfal(70)
Ey peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve günahlarınızı bağışlar. Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.


Nahl(78)
Allah, sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmediğiniz bir halde çıkardı. Öyle iken size, işitme, gözler ve kalpler verdi ki, şükredesiniz.

Nahl(108)
Onlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir ve işte onlar, gafillerin ta kendileridir.


Hac(54)
Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur'an'ın şüphesiz Rabbından gelen bir gerçek olduğunu bilsinler ve ona iman etsinler de kalpleri O'na saygı duysun. Çünkü Allah iman edenleri doğru bir caddeye çıkarır.


Muminun(63)
Fakat onların kalpleri bu konuda bir dalgınlık içindedir ve onların bundan başka bir takım işleri vardır ki, hep onlar için çalışırlar.



Ahzab(4)
Allah bir adamın içinde iki kalp yapmamıştır. Kendilerinden zihar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz yerine koymamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız yerine koymamıştır. Bunlar sizin ağzınızda lafınızdır. Allah ise gerçeği söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.

Hac Suresi(46)
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

Muhammed Suresi(24)
Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?

Nahl Suresi(22)
Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

İsra Suresi(36)
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

İsra Suresi(46)
Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Kehf Suresi(57)
Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

(A'RAF SURESİ / 179)
Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.

Hud suresi-120
(Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.

Necm11)
Gözün gördüğüne kalp yalan demedi.


Sana yine yok irenö, şimdilik saygımla gittim...
Bir tanesinde dahil kalpleriyle düşünen insanlar için ayetler vardır Kelimesi GEÇMEZ!



11- Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.

12- Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır.

13- Yerde sizin için üretip-türettiği çeşitli renklerdekileri de. Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk için ayetler vardır. Nahl (11-12-13)

Konu kapanmıştır yasasinbilim arkadaşım ve bütün yazan arkadaşlarıma teşekkürler.

aliyarasfal
24-02-2011, 14:09
Bu arada sadr kelimesi üzerine boş yere vaaz vermeye kalkma, göğüs,ön gibi anlamı olan hac 46 da ise direk göğüs anlamında olan bir kelimedir.

sadr azam bileşik bir kelimedir ve arpaçadaki mecaz anlamlı büyük ,ulu, göğüsten türetilerek, göğüsün içinde kalp olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, kalp devletin başı padişahın simgesi kabul edildiğinden en ön koruyucu sine ,ikinci kişi anlamında deyimsel sadr azam türetilmiştir.Al sana açıklama, sadr kelimesiyle hala akıl dışılığını kurtarabileceğini mi sanıyorsun.


Hac 46 da arapça dilbilgisi gereği direk göğüstür anlamı. Çünkü ön anlamını pekiştirecek kelime dizilimi yok cümlede bir kere.Ayrıca internetten bulduğun ilk sadrazama yapışma be renöcuğum, bu sadr o uydurma sadra benzemez. Etten ve kemikten.

Get kumda oyna.İçkiye başlama renö, çünkü içkili araba kullanmanın cezası hapis oluyor bak demedi deme.

Şimdilik saygımla gittim..

aliyarasfal
24-02-2011, 14:12
Evren 34;

Sen kendine göre avunabilirsin, konu elbette kapandı,çünkü kuranın beyinden habersiz, kalbin anladığını, düşündüğünü sanma yanılgısı çok açık. Sanada teşekkürler, gidebilirsin.

Şimdilik saygımla gittim...

Evren34
24-02-2011, 14:14
Evren 34;

Sen kendine göre avunabilirsin, konu elbette kapandı,çünkü kuranın beyinden habersiz, kalbin anladığını, düşündüğünü sanma yanılgısı çok açık. Sanada teşekkürler, gidebilirsin.

Şimdilik saygımla gittim...


12- Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, AKLINI kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır.Nahl 12 hani kalp? gidebilirsin derken? her lafde küçümseyici olarak yazmamışsındır,

aliyarasfal
24-02-2011, 14:21
Evren 34 sen bu konunun neyi iddia ettiğini bildiğine emin misin? Verdiğin ayetin konuyla ilgisinide söyleyiver(gerçi senin konuyu henüz farketmediğinin ve senin gibi yanılgı ile konuya dalan çok kişi var, sonuç biz burdayız onlar yok)

Şimdilik saygımla gittim...

Evren34
24-02-2011, 14:25
Evren 34 sen bu konunun neyi iddia ettiğini bildiğine emin misin? Verdiğin ayetin konuyla ilgisinide söyleyiver(gerçi senin konuyu henüz farketmediğinin ve senin gibi yanılgı ile konuya dalan çok kişi var, sonuç biz burdayız onlar yok)

Şimdilik saygımla gittim...
Kur-an'da beyin yerine kalpten bahsedilir.konu bu biten bir konu fazlaca tartışmaya girmiyceğim verdiğim ayette kalpleriyle düşünen insanlar için ayetler vardır Geçmez diyorum! neyse konu kapandı tekrar benim yazdıklarıma cevap verdiğin için teşekkür ederim esen kalın

Violadagamba
24-02-2011, 14:28
bak vilodagamba ettiği yemini bile kıvırarak sağa sola iilişerek etmiş


Ne kıvırması be! Al istediğin gibi yemin edeyim.

Hac 46'da kalp derken organ olarak bildiğimiz kalp kasdedilmiyorsa hayatta istediğim ümit ettiğim hiç bir şey gerçekleşmesin.

Ama "Allah şahidim olsun ki niyazlarım bilmem ne eylesin" gibi laflar etmemi isteme benden. Allah'a inanmıyorum ki! Ne o öyle yalan söyler gibi...

aliyarasfal
24-02-2011, 14:30
Ben teşekkür ederim ,konuyu kapatacak yetkin olduğunu bilmiyordum, kalpleriyle düşünenler için ayetler vardır demesi gerekiyordu yani sana göre, öyleyse bir adet beyin örneği sunuver ve bu kadar çok kalbin anlama, saygı, mühür vesaire ile geçmesinide anlatıver.O kadar basit değil işte, neyse, denediğin için şansını ben teşekkür ederim.

Gözleri olup görmeyen, kulakları olup duymayan beyni olup anlamayan diye bir ayet ben göremedim, ilginçtir kalp var .

Güle güle, şimdilik saygımla gittim...

vartor
24-02-2011, 15:54
Etten kalp, dusunen kalp, goren kalp, muhurlu kalp..... beynin fonksiyonunu bilmeyenlerin cagindaki masallarda, beyinden bahsedilmedigi gercegini, kafanizi kuma sokarak yok edemezsiniz. Allahinizin bilgisi, elcisinin palavralarindan fazla degil. Bunu inkar eden, allahinizin apacik indirdim dedigi kitapta, mucizevi, mecazi anlamlar cikarmaya kalkan siz kafirler, eger varsa deyip siz korkun yaptiginiz takiyyelerle...
Bizler icin olmayan bir canavardan korkmamiza zaten neden yok.

istatistik
24-02-2011, 16:23
Renö,

senin kayış kopmuş sanırım. Ne dedim ben yemin etmek senin aciz tanrının marifetleri çünkü inandırıcılığı yok.

orada bahsedilen kalp bildiğimiz kan pompalayan kalp. sen aksini iddia ediyorsan bana o kalp kelimesiyle neden bahsedildiğini de açıklayıp kanıtlarını sunman gerekir. aksi halde mecaz yapmış demen yetersiz. yemin ile durumu kurtarmak için kıvırman ise zavallılık.

Evren34
24-02-2011, 21:30
...............!
Sevgili kardeşim bende bir müslüman olarak diyorum ki daha fazla cevap verme konu kapandı çünkü bildiğim kadarıyla

Bazı arkadaşlara zaten gerekli ayeti verdim verdikleri ayette kalpleriyle düşünen insanlar için ayetler vardır Kelimesi geçmez! bırak eğer bilgin varsa cebrail konusuna cevap ver

son olarak veriyorum ;
12- Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır. Nahl 12 esen kalın

uyar
24-02-2011, 21:53
röno kardeş kurandaki kalp o kalp değil diyor ya....

şimdi bu röno kardeş uykuda da ruhun vucuttan çıktığını falan sanıyordur

istatistik
24-02-2011, 22:29
Ahmaklık renö efendi ayetin kelimelerini senin getirdiğin şekilde alt alta okumaktır.

Bazılarını okumadım bile demişsin. Zaten hiç okumadan ezbere saçma sapan yazıyorsun neden hatırlatma gereği duydun ki. Daha rabbinin ilk emrini yerine getirmekten acizsin.

Madem türkçeye çevrilmiş şekilde getiriyorsun cümle düzenini de yap getir. Buna rağmen anlamazsan yapacak bir şey yok. Anlayacak durumda değilsin demektir.

Vandidad
28-02-2011, 22:36
قُلْ مَن كَانَ عَدُوًّا لِّجِبْرِيلَ فَإِنَّهُ نَزَّلَهُ عَلَى قَلْبِكَ بِإِذْنِ اللّهِ مُصَدِّقاً لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرَى لِلْمُؤْمِنِينَ

Kul men kâne aduvven li cibrîle fe innehu nezzelehu alâ kalbike bi iznillâhi musaddikan limâ beyne yedeyhi ve huden ve buşrâ lil mu’minîn(mu’minîne).

BAKARA 97

1. kul : de
2. men : kim
3. kâne : oldu
4. aduvven : düşman
5. li cibrîle : Cebrail'e
6. fe : artık
7. inne-hu : muhakkak ki o
8. nezzele-hu : onu indirdi
9. alâ : üzerine, ... e
10. kalbi-ke : senin kalbin
11. bi izni allâhi : Allah'ın izniyle
12. musaddikan : tasdik eden
13. li-mâ : şeyi
14. beyne yedey-hi : onun elleri arasında, onun önünde
15. ve huden : ve hidayet edici, hidayet eden
16. ve buşrâ : ve müjde
17. li el mu'minîne : mü'minler için, mü'minlere
İmam İskender Ali Mihr : Kim Cibril'e düşman oldu ise (ona) de ki: “Halbuki muhakkak ki o (Cebrail a.s), onların ellerindeki (kitapları) tasdik eden O (Kur'ân'ı), Allah'ın izniyle, mü'minlere bir hidayet (rehberi) ve müjde olarak senin kalbine indirdi.”
Diyanet İşleri : De ki: “Her kim Cebrail’e düşman ise, bilsin ki o, Allah’ın izni ile Kur’an’ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü’minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir.”
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Kim Cibrîl'e düşmansa iyi bilsin ki o, Allah'ın izniyle evvelce inen kitapların doğruluğunu bildiren, inananlara doğru yolu gösteren ve bir müjdeci olan Kur'ân'ı, senin kalbine indirmiştir.
Adem Uğur : De ki: Cebrail'e kim düşman ise şunu iyi bilsin ki Allah'ın izniyle Kur'an'ı senin kalbine bir hidayet rehberi, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve müminler için de müjdeci olarak o indirmiştir.
Ahmed Hulusi : De ki: "Kim Cibrîl'e düşman ise şunu bilmeli; kesinlikle O, kendindekinden öncekini tasdik eden ve iman edenlere hidâyet ve müjde olanı (Kurân'ı) senin şuuruna Biiznillah (varlığını meydana getiren Esmâ bileşiminin elvermesiyle) inzâl etmiştir. "
Ahmet Tekin : Sen:
'Cebrâil’e düşman olan, Allah’ın düşmanıdır. Çünkü, Kur’ân’ı Allah’ın bilgisi, planı dahilinde Allah’ın iradesiyle senin kalbine, hafızana, Cebrâil bölüm bölüm indirip yerleştirdi. Daha önceki kutsal kitaplara âit içinde nakledilenleri tasdik eden mü’minlere hidayet rehberi olan ve müjdeler getiren Kur’ân’ı indirdi.' beyanımızı insanlara söyle.
Ahmet Varol : De ki: 'Kim Cibril'e düşman olursa, (bilsin ki) o bunu (Kur'an'ı) Allah'ın izniyle, daha önce gelmiş olanları doğrulayıcı, iman edenler için de bir hidayet rehberi ve müjde olarak senin kalbine indirdi.
Ali Bulaç : De ki: "Cibril'e kim düşman ise, (bilsin ki) gerçekten onu (Kitabı), Allah'ın izniyle kendinden öncekileri doğrulayıcı ve mü'minler için hidayet ve müjde verici olarak senin kalbine indiren O'dur.
Ali Fikri Yavuz : Ey Rasûlüm söyle: Her kim Cibrîl’e düşman ise, kininden helâk olsun. Gerçekten Cibrîl, daha önce indirilen kitabları tasdik etmekte olan Kur’an’ı, Allah’ın izniyle senin kalbine indirdi; ve Kur’an-ı Kerim, doğru yol gösterici, müminlere derecelerle kurtuluşu müjdeleyicidir.
Bekir Sadak : De ki, «Cebrail'e dusman olan kimse Allah'a dusmandir", cunku O, Kuran'i Allah'in izniyle kendinden oncekini tasdik ederek, yol gosterici ve inananlara mujdeci olarak senin kalbine indirmistir.
Celal Yıldırım : De ki: Kim Cibril'e düşmansa (bilsin ki) o kendinden önceki kitapları tasdîk eden, inananlar için doğru yolu gösteren ve aynı zamanda müjde olan Kur'ân'ı Allah'ın izniyle Senin kalbine indirmiştir.
Diyanet İşleri (eski) : De ki, 'Cebrail'e düşman olan kimse Allah'a düşmandır', çünkü O, Kuran'ı Allah'ın izniyle kendinden öncekini tasdik ederek, yol gösterici ve inananlara müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir.
Diyanet Vakfi : De ki: Cebrail'e kim düşman ise şunu iyi bilsin ki Allah'ın izniyle Kur'an'ı senin kalbine bir hidayet rehberi, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve müminler için de müjdeci olarak o indirmiştir.
Edip Yüksel : Şunu de: 'Kendinden öncekileri doğrulayıcı, inananlara yol gösterici ve müjde olarak ALLAH'ın izniyle bunu kalbine indiren Cibril'e her kim düşman olursa,
Elmalılı Hamdi Yazır : Söyle, her kim Cibrile düşman ise bilsin ki o, o Kur'anı senin kalbin üzerine Allahın iznile indirdi, önündekileri tasdıklayıcı ve mü'minlere bir hidayet ve bişaret olmak için
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Söyle: «Her kim Cebrail'e düşman ise kendisinden öncekileri doğrulayan ve müminlere bir hidayet ve müjde olan Kur'an'ı senin kalbine Allah'ın izniyle o indirdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Söyle; her kim Cebrail'e düşman ise iyi bilsin ki, Kur'ân'ı senin kalbine Allah'ın izniyle kendinden önceki vahiyleri onaylayıcı, müminlere hidayet ve müjde kaynağı olmak üzere o indirdi.
Fizilal-il Kuran : De ki; «Kim Cebrail'e düşman olursa - ki O Allah'ın izni ile Kur'an'ı, O'na inanmayanın elleri arasındaki Tevrat'ı onaylayıcı, müminlere yol gösterici ve müjde kaynağı olarak senin kalbine indirdi :
Gültekin Onan : De ki: "Cebrail'e kim düşman ise, (bilsin ki) gerçekten onu (kitabı) Tanrı'nın izniyle kendinden öncekileri (bence: yanınızda olanı / olanları) doğrulayıcı ve inançlılar için hidayet ve müjde verici olarak senin kalbine indiren O'dur. (A.Bulaç)
Hasan Basri Çantay : (Habîbim) de ki: «Kim Cebrâîle düşman olursa» (kahrından gebersin!). Çünkü kendinden evvelki (Kitab) ları tasdik edici (ve doğrultucu) ve mü'minler için ayn-ı hidâyet ve müjde olan (Kuran) ı Allahın izni ile senin kalbinin üstüne o indirmişdir.
Hayrat Neşriyat : (Ey Resûlüm!) De ki: 'Kim Cebrâîl’e düşman ise, artık şübhesiz (bilsin) ki onu (o Kur’ân’ı) senin kalbine, Allah’ın izniyle, kendinden önceki (kitab)ları tasdîk edici ve mü’minler için bir hidâyet ve müjde olmak üzere o (Cebrâîl) indirmiştir.'
İbni Kesir : De ki; kim Cebrail'e düşmansa (bilsin ki; ) elinin önündekileri tasdik eden, mü'minler için hidayet ve müjde olan senin kalbine Allah'ın izniyle o indirmiştir.
Muhammed Esed : (Ey peygamber, onlara) şunu anlat: Kim ki, Allah'ın izniyle senin kalbine, önceki çağlarda indirdiklerini doğrulayan, inananlara bir muştu ve rehber olan bu (ilahi kelam)ı indirdiği için Cebrail'e düşmanlık besliyorsa;
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Her kim Cibrîl'e düşman olmuş ise (kahrolsun).» Çünkü Kur'an'ı önündeki kitapları musaddık ve mü'minler için bir hidâyet ve bir beşaret olmak üzere Allah Teâlâ'nın izniyle senin kalbin üzerine indiren, şüphe yok ki O'dur.
Ömer Öngüt : De ki: “Kim Cebrâil'e düşman olursa, iyi bilsin ki bu Kur'an'ı Allah'ın izniyle senin kalbine o indirmiştir. O Kur'an ki, önceki kitapları tasdik edicidir, müminler için hidayet kaynağı ve müjdedir.
Şaban Piriş : De ki: -Cebrail’e düşman olan bilsin ki O, daha önceki kitapları doğrulayan, mü’minler için yol gösterici ve müjde olan Kur’an’ı Allah’ın izniyle senin kalbine indirmiştir.
Suat Yıldırım : De ki: "Kim Cebrâil’e düşman ise iyi bilsin ki, bu Kur’ân’ı daha önceki kitapları tasdik etmek, inananlar için bir rehber ve müjde olmak üzere, Allah’ın izniyle senin kalbine o indirmiştir.
Süleyman Ateş : De ki: "Allâh'ın izniyle Kur'ân'ı kendinden öncekini doğrulayıcı ve inananlara yol gösterici ve müjdeci olarak senin kalbine indirdiği için, kim Cebrâil'e düşman olursa,
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Cibril'e kim düşman ise, (bilsin ki) gerçekten o Kitabı, Allah'ın izniyle kendinden öncekileri doğrulayıcı ve mü'minler için hidayet ve müjde verici olarak senin kalbine indiren O'dur.
Ümit Şimşek : De ki: Kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki, senin kalbine Kur'ân'ı Allah'ın izniyle, daha öncekileri doğrulayıcı ve mü'minler için hidayet ve müjde olarak o indirmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Kim Cebrail'e - ki o, Allah'ın izniyle Kur'an'ı kendinden öncekini doğrulayıcı, insanlara yol gösterici ve müjde olarak senin kalbine indirmiştir - düşman kesilirse,

Konu ile ilgili bir ayet olduğu için burada işlemek isterim. Sanıyorum bu ayet kuranın içerisinde bilime en aykırı olanı, aynı zamanda İslam inancının bir yalan üzerine kurulu olduğunun bir kanıtı

Huzur Sizinle Olsun...

EciRna
28-02-2011, 23:06
Konu ile ilgili bir ayet olduğu için burada işlemek isterim. Sanıyorum bu ayet kuranın içerisinde bilime en aykırı olanı, aynı zamanda İslam inancının bir yalan üzerine kurulu olduğunun bir kanıtı


Sayin Vandidad,

bu idaanizi biraz daha acmaniz gerekiyor, ayeti yazmissiniz ok arkasindan cesitli mealleri yazmissiniz ki inanin hepsini okuyamadim bile fazla uzun yazilari okumak beni acikcasi sIkIyor ve bunun icinde zaten fazla zamanim yok. Kisacasi neyin aykiri oldugu ve islam inancinin bir yalan üzerine kurulu olduguna dair kendi sözlerinizle aciklarsaniz ona göre cevap yazalim.

saygilar

Vandidad
28-02-2011, 23:22
Sayın Ecirna

Konuyu basitçe inceleyeceğim, konuya yaklaşımınıza göre de ayrıntıya gireceğim.

1-) kalbi-ke deki kalp ifadesi göğüs içerisinde olan ve kan pompalamaya yarayan organdır.
2-) Bu organın hafıza ve iletilenleri kaydetme özelliği bulunmamaktadır.
3-) Şimdiki zamanın bilimi hafıza ve bilgileri kaydetme organının kalp değil beyin olduğunu göstermektedir.
4-) İslamın tanrısı kalbin bilgi depolama amacıyla kullanılan bir organ olduğunu düşünmektedir.
5-) Bu düşüncesiyle de kalmayıp İslam inancının kitabını kalbe indirmiştir.
6-) yani islam inancının kitabı beyninin içerisine işlenmiş bilgiler ile değil yazanın iddiasına göre düşünmekten yoksun bir organ tarafından kaydedilmiştir.

kısaca kalbin düşünme organı olmadığını bile bilmeyen bir tanrının kitabı, Muhammed tarafından kalbine indirilmiş bilgileri insanlığa iletmesiyle oluşmuştur.

Bilimsel açıdan kabul edilemeyeceği gibi, İslam inancının kitabı; tüm evreni ince bir hesaba göre yaratabilecek bir tanrıdan kabul edilemeyecek bir cehalet ile insanlığa intikal olmuştur.

Huzur Sizinle Olsun...

TRIUMPH
28-02-2011, 23:38
Not olarak düşüldü mü bilmiyorum ama şu haberi ekleyeyim:
http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/biyoloji-kongresi-ve-kalbiyle-dusunen-insan-haberi-31033 :lol:

EciRna
28-02-2011, 23:59
Sayın Ecirna

Konuyu basitçe inceleyeceğim, konuya yaklaşımınıza göre de ayrıntıya gireceğim.

1-) kalbi-ke deki kalp ifadesi göğüs içerisinde olan ve kan pompalamaya yarayan organdır.
2-) Bu organın hafıza ve iletilenleri kaydetme özelliği bulunmamaktadır.
3-) Şimdiki zamanın bilimi hafıza ve bilgileri kaydetme organının kalp değil beyin olduğunu göstermektedir.
4-) İslamın tanrısı kalbin bilgi depolama amacıyla kullanılan bir organ olduğunu düşünmektedir.
5-) Bu düşüncesiyle de kalmayıp İslam inancının kitabını kalbe indirmiştir.
6-) yani islam inancının kitabı beyninin içerisine işlenmiş bilgiler ile değil yazanın iddiasına göre düşünmekten yoksun bir organ tarafından kaydedilmiştir.

kısaca kalbin düşünme organı olmadığını bile bilmeyen bir tanrının kitabı, Muhammed tarafından kalbine indirilmiş bilgileri insanlığa iletmesiyle oluşmuştur.

Bilimsel açıdan kabul edilemeyeceği gibi, İslam inancının kitabı; tüm evreni ince bir hesaba göre yaratabilecek bir tanrıdan kabul edilemeyecek bir cehalet ile insanlığa intikal olmuştur.

Huzur Sizinle Olsun...

Sayin Vandidad,

bu konu hakkinda daha önce Ascendent arkadasimiz ile yazismistik az sonra cikmam gerektigi icin herseyi tekrar yazmama acisindan size simdilik ona yazdiklarimi buraya kopi ediyorum, simdilik bunu bir okuyun daha sonra incelemek istediginiz noktalari yazarsiniz:

Az önce Kalbin sadece bir Organ’dan ibaret oldugunu söylemistiniz, buna tabiki beyin’de dahildir, Beyin’de bir Organdir. Bunlari birer Organ olarak ele alacak olursak Kuran bir Tip kitabi degildir diyebiliriz, degisik Organlar hakkinda bilgi edilenecek bir Kitap degildir Kuran-i Kerim. Ama Kuranda Kalp, Akil, Vicdan, Ruh hepsi ayni anlamdadir, inanmak, anlamak, akil erdirmek, his etmek, ibret almak bunlarla baglantilidir hep.

Insanlar cogu önemli durumlarda hep mantiklari ve kalpleri arasinda kalirlar. Böyle bir durumda acaba insanlar kalplerindeki ic egilimlerine mi yoksa beynin bir ürünü olan mantiklarina yani akillarina mi uymali diye sorarlar kendilerine, yapip düsünmek mi yoksa düsünüp yapmakmi..? Sanildiginin aksine akli üreten beyin degil kalp’tir.
Insanlar maddesel dünyada yasayarak görerek, duyarak, hissederek cogu seyin varligina inaniyor. Bunu 5 duyulari ile sagliyorlar. Ama görmedigine inanmak ancak kalpten gelir. Yani gönülden inanirsiniz. Iste bu yüzden Allah Kuranda bizi iman-i kalbiye’ye cagiriyor, yani beynimize degil kalbimize hitap ediyor.

Bu baglamda dikkatinizi birseye cekeyim. Islamda Iman esaslarini iceren „Amentü“ duasi vardir: „Amentü billahi, ve melaiketihi, ve Kutubihi ve Resulihi vel Yevmilahiri ve bil Kaderi“ …diye devam eder, bunun manasi: „Ben Allaha, meleklerine, kitaplarina, peygamberlerine, ahiret gününe…“ inandim demektir. Bakin Islam dininde kelime i tevhidin tam tersine (Allaha ve peygamberi Hz. Muhammed) Amentü duasinda Allah’dan hemen sonra meleklere imani getirmis…bunun sebebi sizce ne olabilir…?...cünkü Peygambere imanda bir gaybiyet yok ama meleklere imanda bir gaybiyet söz konusu, hic kimse, Peygamberler haric melekleri görmemis ve görmüyorda ama Allah Amentü duasinda kendisine iman’dan sonra ilk once meleklere imana cagiriyor. Ne demek bu..?...Allah, görmediginize inanmayi ögrenmedikce Resule, kitaplara, ahirete ve kadere iman tekemmül etmez” diyor. Bu yüzden Kuranda beyinden degil özellikle kalpten, iman-I kalb’den bahseder.
Kelime i sehadetin lisanen tekrarindan sonra, kalben tasdik faslina gecebilmek icin birinci maddede, „madde ötesine inanin“ diyor. Melekler madde ötesidir. Dört boyutlu sisteme tabi olmayan varliklardir. O halde Allah C.C imanimizi, dudagimizdan gönlümüze indirmek icin yapacagimiz ilk operasyonu meleklere iman sirri ile dile getirmis oluyor. Yani Allah „maddeyi gecin, manayi taniyin. Eger siz madde ötesine gecip mana alemini taniyamaz ve iman edemezseniz, imaniniz tekemmül etmez. Banada hakki ile iman etmis olamazsiniz. Bu halde biz madde ötesine imanla mükellef tutuluyoruz.

Madde öteside zihnen (yani beyin ile) bulunamiyacagina göre, ancak gönül (yani kalp) yolu ile bulunabilir. Amentüdeki meleklere imanin basa alinmasinin hikmeti budur ve
Kuranda özellikle beyin yerine kalpten bahsetmeside bu baglamda gayet dogal ve mantiklidir.

buradan bakabilirsiniz.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=23255&page=3

Iyi geceler.

TRIUMPH
01-03-2011, 00:17
"Insanlar cogu önemli durumlarda hep mantiklari ve kalpleri arasinda kalirlar. Böyle bir durumda acaba insanlar kalplerindeki ic egilimlerine mi yoksa beynin bir ürünü olan mantiklarina yani akillarina mi uymali diye sorarlar kendilerine, yapip düsünmek mi yoksa düsünüp yapmakmi..? Sanildiginin aksine akli üreten beyin degil kalp’tir."

Yav gülsem mi ağlasam mı bilemedim.. İnsanlar kalp ile beyin arasında kalmazlar.. Beynin içindeki "düşünceler" çarpışır.. Nasıl insanlarla uğraşıyoruz.. Ya FSM! Kurtar beni! FSM beni baştan yarat.. Kalbimle yarat..

aliyarasfal
01-03-2011, 02:17
Yine mi konuyu hiç okumadan başlığa bakıp belki durumu kurtarırız umuduyla dalmış birileri.Tüm iddialarınızın cevapları konu içinde mevcut sayın inanırlar. Zahmet edip okusanız boşyere aynı savlarla ve bilimdışı mantıksızlıklarla burda boş mesajlar yazmazdınız.

Sakin ol sevgili TRIUMPH, inanmak böyle bir şeydi, eskiden bizde farklı değildik, ah inanç ah! Adama mantığı, bilimi , aklı ve beyni inkar ettirir.

Şimdilik saygımla gittim...

EciRna
01-03-2011, 14:01
Sayin aliyarasfal,

ben Sayin vandidad'in sorusu ve gösterdigi ayete yönelik cevap yazdim, ayrica Sayin TRIUMPH bunla bu kadar alay edecek ve gülecek ne var anlayamadim, siz hicmi mantik ve duygulariniz arasinda kalmadiniz acaba..?, yine bu kadar asaliyici tavirlar icine girmenizi girektirecek cok zeka disi birsey yazmadim iyice okur ve anlamaya calisirsaniz ne denmek istediginide cözersiniz.
Sayin aliyarasfal, daha dün beni demagoji yapmak, ile sucluyodunuz peki sizin bu yaptiginiz ne oluyo...?
Yazdiklarim isinize gelmiyor tabi ahh bu gurur, inat ve kibir olmasa :laugh:

saygilar.

aliyarasfal
01-03-2011, 14:30
Sayın EciRna;

Demogoji resmen bilimsel gerçekleri yok sayıp, duyguların dahi beynin işlevi olduğunu inatla reddetmektir.Kalp asla düşünmez. bilin neden. Kalbin hücre yapısı sinir hücrelerinden oluşmazda ondan. Beynin tamamı nöron dediğimiz sinir hücrelerinden oluşur. Ve yine sinir sistemini oluşturan diğer sinir hücreleri ile tüm vücudu kaplayan bir ağ vardır.Kalbi çevreleyen sinir hücreleri beyne bilgi gönderir.

Siz hala algıyı tıpkı diğer organlarda olduğu gibi sinir hücre yapısına sahip ve kalbi saran ama kalp hücresi olmayan sinir sisteminin yaptığını ve bunu beynin kontrolünde yaptığını, bilgiyi işlemek gibi bir özellikleri olmadığını(duygusal ve düşünsel) direk beyne ilettiklerini, yani sadece alıcı verici konumunda olduklarını anlarsanız zaten bir daha kalp sever saçmalığını ileri sürmezsiniz.Duygular dediğiniz biyokimyasal süreçler beynin oniki noktasından dış tepkilere sinirler vasıtası ile verdiği yanıttır ki vücutta salgılanan kimyasal reaksiyon oluşturan(somut) hormonların yine sinir hücrelerince algılanması ve beyince gönderilen uyarılar doğrultusunda tepkisidir.

Hala demogoji derseniz kalbin hızlanması, karnınıza kramp girmesi, terleme, tüylerin dikilmesi ve diğer organların beynin duygu ve düşünce üretmesi ile gönderdiği bilgilere verdiği tepkileri iyi anlayın ki yine tepkiyi sağlayan sinir sistemini oluşturan beyne bağlı sinir hücreleridir, şöyle diyeyim, yapay kalpli yaşayan insanların neresiyle sevdiğini düşünüyorsunuz?

Lütfen tekrar okuyun yazdıklarınızı ve bilimsel mi yoksa inançsal mı olduğunu cevaplarınızın görün.

Muhammed kalp anlar algılar demiş, sizde bu yanlış tarihsel bilgiyi doğrulamak uğruna gerçekleri reddediyorsunuz.


Şimdilik saygımla gittim...

EciRna
01-03-2011, 15:05
Sayin aliyarasfal,

olaya tamamen bilimsel yaklasmissiniz, yani iki organin tibben nasil birbiri ile alakali calistigini dile getirmissiniz. Bizler burada tip ögrencisi degiliz, ve Kuranda bir tip kitabi degildir. Organlari kendi asillari ile ele almiyoruz. Kalbin ve beynin birer insan ic organi olmaktan ziyade insan ruhu ve psikolojisi ilede alakali cok yönü var. Yapay kalbi olan bir insan "organi" ile sevmiyor zaten ruhu ile seviyor, bu kadar mantiksiz bir yaklasim olabilirmi..? Kalp veya yürek veya gönül olarak tabir ettigimiz bir durum vardir. Beyin mantik, zeka, akil ile alakali. Sizin tezinize göre zihinsel özürlü olan insanlarin tamamen duygudan uzak yasamasi gerekir.
Ayrica "kalp gözü" diyede birsey vardir, buradaki anlam kalbin organik bir göze sahip olmasi degil, bazi aklin ve mantigin yetmedigi durumlarda anlam ve mana arayisina gecen, sezgi yolunu kullanan bir durumdur. Ama simdi siz bunada itiraz edersiniz tabiki. Cünkü siz akli ve kalbi birbirinden bagimsiz, sadece bir et parcasindan ibaret sanirsiniz.

Bunu kuran ayetleri cercevesinde düsünecek olursak yukaridada ayni seyleri yazdim:

Insanlar maddesel dünyada yasayarak görerek, duyarak, hissederek cogu seyin varligina inaniyor. Bunu 5 duyulari ile sagliyorlar. Ama görmedigine inanmak ancak kalpten gelir. Yani gönülden inanirsiniz. Iste bu yüzden Allah Kuranda bizi iman-i kalbiye’ye cagiriyor, yani beynimize degil kalbimize hitap ediyor.

Ben cevabimi verdim kabul eden eder etmeyende kendi bilir, kimseye zorla birsey kabul ettirmiyoruz burda.

aliyarasfal
01-03-2011, 15:46
Sayın EciRna;

Tıp öğrencilerinin değil herkesin anlayacağı bir açıklama sundum.Gelelim ruh tanımlamanıza. Pardon ben ruh kavramınında tıpkı ,melek, cin gibi kurgu bir kavram olduğunu sanıyordum. Yoksa varlığı kanıtlandıda haberimiz mi yok?Hala anlamak fiilinin beynin işlevi olduğunu, ruh diye bir şey olmadığını anlamamakta ve inancınızı doğrulatmak uğruna hiç bir ayette kalple birlikte ruh kelimesi geçmediğini bile bile kalp değil ruh sever diyerek savunuyorsunuz, daha doğrusu savunduğunuzu düşünüyorsunuz.İkiside yanlış bilgi.

Ruh diye bir şey yoktur. Ayetlerde kalp der ruh demez. Beyin tüm duygusal ve düşünsel işlemlerin merkezidir.Buyrun siz inancınızla bilimsel gerçeklikleri yoksayarak hayali bir ruh veya kalp ile duyguları ve düşünceleri bağdaştırıp gerçeklere sırt çevirin.

Yanlız bir adet insan ruhu ile sever veya düşünür kalpten maksat budur diyen ayet sunar mısınız?Yoksa tanrı kavramınız beyni unuttuğu gibi bunuda mı unutmuş?
İnançların kendisi demogojidir bilmem fark ettiniz mi? Gerçekleri örtmek için olmayan açıklamalar icad edilir.Neyse umuyorum inançsal savlarınızı en azından inancınızdaki ayet veya hadislerle destekleyip bilimsel gerçeklerlede karşılaştırmayı başarırsınız.

Bakın bakalım ayetlerde ruh nerde var, kalp ne demek ve bilim ne diyor.Beyin düşünür ve duyguların merkezidir gerçeğini itiraf etmediğiniz sürece kendinize zaten farketmez kuranda ne yazdığı. Çünkü sizler kuranı bile inkar noktasındasınız.

Şimdilik saygımla gittim...

Vandidad
01-03-2011, 20:22
Sayın Ecirna

Bana itafey yazdığınız bölüme teker teker cevap vermek isterim. Umuyorum yazılanları okur ve beyniniz ile doğru çıkarımları yapabilirsiniz.

Az önce Kalbin sadece bir Organ’dan ibaret oldugunu söylemistiniz,
Kalbin sadece bir organ olduğunu ifade etmiyoruz. Kalbin; vücutta işlevi olan bir organ olduğunu ve bu işlevin; akletme ya da duygusal düşünceler oluşturma değil, vücuttaki hücrelerin, ''canlılığını devam ettirmesi için gerekli olan ihtiyaçlarını taşıyan kanı'' pompalayan bir organ olduğunu ifade ediyoruz.

buna tabiki beyin’de dahildir, Beyin’de bir Organdir.
beyin de bir organdır tanımlaması doğru ama eksik bir tanımlamadır. Beyin tüm otonom sistemleri kontrol eden, çevresel etkileşimleri yorumlayarak aktif ve ya pasif önlemler alan, tüm zihinsel süreçleri yöneten, tüm hormonal sistemleri idare eden bir organdır.

Bunlari birer Organ olarak ele alacak olursak Kuran bir Tip kitabi degildir diyebiliriz,
kuran bir tıp kitabı değildir, ama içerisindeki iddiaya göre kuranı yazdıran yaratıcı evrendeki tüm bilgilerden daha fazlasını bilen bir varlıktır. dolayısıyla da kalp ile beynin arasındaki farkı bilmeyi bırak sadece kalbin işlevini bildiğini gösteren bir ayet bile bulunmaması kitabın iddiası ile çelişir.

degisik Organlar hakkinda bilgi edilenecek bir Kitap degildir Kuran-i Kerim.
değişik organları bırak sadece bahsettiği kalp hakkında bilgi sahibi olan bir kişi tarafından yazılması beklenen bir kitaptır kuran. zaten burada hiç kimse hipotalamusun görevini sormuyor, yada atriyoventriküler sinaps nedir demiyor. Hani beyin? kalp mi düşünüyormuş? diyor.

Ama Kuranda Kalp, Akil, Vicdan,
Ruh
hepsi ayni anlamdadir,
inandığınız kitabı daha iyi okumanızı öneririm. bunların hiç birisi aynı anlamda değildir. inandığınız kitaba göre bunlar birbiriyle bağlantılıdır ama aynı değildir.inacınıza göre;
kalp: düşünme organı
akıl: düşünme organı olan kalbin düşünmesi sonucu oluşturduğu fikirlerin bütünü
Vicdan: düşünme organı olan kalbin iyi ve doğruyu ayırıp iyi olanı seçmesi
Ruh: İslamın tanrısının kendisinden üflediği şey
dir ve bunların ilk üçü şimdiki zamanda tamamen yanlışlanmıştır.
Ruh ise hiç bir zaman varlığı ispat edilemeyecek bir inançtır. tıpkı hayali arkadaşı'nın var olduğunu iddia etmek gibi.

inanmak, anlamak, akil erdirmek, his etmek, ibret almak bunlarla baglantilidir hep.
işte bu noktada yanlışınız var. Bunlar beynin yaptığı işlemlerdir. yani aradan 14 asır geçmesine karşın fikirlerinizin ilerlememesini sağlayan nokta budur. Beynin yaptığı işleri başka organların yaptığını sanmanız en büyük yanlışınızdır.

Insanlar cogu önemli durumlarda hep mantiklari ve kalpleri arasinda kalirlar.
Böyle bir ara yoktur. Farklı mantıksal çıkarımlar arasında tercih yapmak durumunda kalırlar.

Böyle bir durumda acaba insanlar kalplerindeki ic egilimlerine mi yoksa beynin bir ürünü olan mantiklarina yani akillarina mi uymali diye sorarlar kendilerine,
yine böyle bir sorgulama yoktur. birbiriyle örtüşmeyen mantıksal çıkarımlar arasında uygun olanı şeçme durumudur bahsettiğiniz.

yapip düsünmek mi yoksa düsünüp yapmakmi..?
İşte bahsettiğim gibi farklı mantıksal çıkarımlar arasında tercih yapmaktan bahsediyorsunuz.

Sanildiginin aksine akli üreten beyin degil kalp’tir.
Sandığınızın aksine bu konudaki bilgi düzeyiniz 21. yy'a değil 7. yy'a aittir. Akıl üretilen bir şey olmadığı gibi akıl etme olarak tanımlanan eylemi beyin yapar. Bu bilimsel olarak ta ispatlanmış bir OLGU'dur.

Insanlar maddesel dünyada yasayarak görerek, duyarak, hissederek cogu seyin varligina inaniyor. Bunu 5 duyulari ile sagliyorlar.
Şu ana kadar yazdığınız yazılar içerisinde doğru olarak tanımlanabilecek yegane cümleleriniz bunlardır. Evet çevre ile etkileşim 5 duyu organı sayesinde olur.

Ama görmedigine inanmak ancak kalpten gelir.
malesef ki yine yanlış bir yorum. Görmediğine inanmak yine beyinin yaptığı bir mantıksal süreçtir. Bu mantık inanç boyutunda incelendiğinde genellikle matematiksel olarak yanlıştır.

Yani gönülden inanirsiniz. Iste bu yüzden Allah Kuranda bizi iman-i kalbiye’ye cagiriyor, yani beynimize degil kalbimize hitap ediyor.
İşte şu ana kadar yazdığınız yanlışlığa düşmüş olan Muhammed de böyle düşünerek yanlış yazmıştır. yani düşünme özelliği olmayan bir organ ile düşünmenizi istemiştir.

Bu baglamda dikkatinizi birseye cekeyim. Islamda Iman esaslarini iceren „Amentü“ duasi vardir: „Amentü billahi, ve melaiketihi, ve Kutubihi ve Resulihi vel Yevmilahiri ve bil Kaderi“ …diye devam eder, bunun manasi: „Ben Allaha, meleklerine, kitaplarina, peygamberlerine, ahiret gününe…“ inandim demektir.
Yani söylenen tüm yalanlara kandım demek istiyorsunuz. İnandığınız kitap yalanlara kanmanızı bu şekildeki fikirsel ritüeller ile sağlar. Bunlar beyin yıkama yöntemlerinden birisidir.


Bakin Islam dininde kelime i tevhidin tam tersine (Allaha ve peygamberi Hz. Muhammed) Amentü duasinda Allah’dan hemen sonra meleklere imani getirmis…bunun sebebi sizce ne olabilir…?...cünkü Peygambere imanda bir gaybiyet yok ama meleklere imanda bir gaybiyet söz konusu, hic kimse, Peygamberler haric melekleri görmemis ve görmüyorda ama Allah Amentü duasinda kendisine iman’dan sonra ilk once meleklere imana cagiriyor. Ne demek bu..?...Allah, görmediginize inanmayi ögrenmedikce Resule, kitaplara, ahirete ve kadere iman tekemmül etmez” diyor.
Bu da yukarıda ifade ettiğim gibi açık açık beyin yıkama yöntemini göstermektedir. Burada uygulanan teknikle; kendini tekrar eden söylemler ile, olmayan şeyler varmış gibi düşünmeniz sağlanmaktadır.

Bu yüzden Kuranda beyinden degil özellikle kalpten, iman-I kalb’den bahseder.
Evet işte bu yüzden, mantığı tamamen temelden yanlış kurdurarak, inanırlar; doğru sorgulamaktan yoksun bireyler haline getiriliyor.

Kelime i sehadetin lisanen tekrarindan sonra, kalben tasdik faslina gecebilmek icin birinci maddede, „madde ötesine inanin“ diyor. Melekler madde ötesidir. Dört boyutlu sisteme tabi olmayan varliklardir. O halde Allah C.C imanimizi, dudagimizdan gönlümüze indirmek icin yapacagimiz ilk operasyonu meleklere iman sirri ile dile getirmis oluyor. Yani Allah „maddeyi gecin, manayi taniyin. Eger siz madde ötesine gecip mana alemini taniyamaz ve iman edemezseniz, imaniniz tekemmül etmez. Banada hakki ile iman etmis olamazsiniz. Bu halde biz madde ötesine imanla mükellef tutuluyoruz.

Madde öteside zihnen (yani beyin ile) bulunamiyacagina göre, ancak gönül (yani kalp) yolu ile bulunabilir. Amentüdeki meleklere imanin basa alinmasinin hikmeti budur ve
Kuranda özellikle beyin yerine kalpten bahsetmeside bu baglamda gayet dogal ve mantiklidir.

buradaki cümleleri de teker teker ele almak isterdim ama hangi birine dokunacağımı bilemedim. melekten mi, tanrının operasyonundan mı, madde ötesi olan 4. boyuttan mı, bu boyuta geçmekten mi.... Nereye el atsam yanlış ve bozuk kurulmuş mantıksal çıkarımlar var.

Sanıyorum Sayın Aliyarasfal'ın verdiği bilgiler ve benim ilettiklerim ışığında kalp ile düşünme eyleminizin aslında var olmayan bir süreç olduğunu anlarsınız. Temennim bunu anlamanızı beyniniz ile yapmanız ve bunu yapanın beyniniz olduğunu idrak etmeniz.

Huzur Sizinle Olsun...

EciRna
01-03-2011, 21:04
Sayin aliyarasfal ve ayni zamanda Sayin Vandida'd a cevaben:


Pardon ben ruh kavramınında tıpkı ,melek, cin gibi kurgu bir kavram olduğunu sanıyordum. Yoksa varlığı kanıtlandıda haberimiz mi yok?


Siz madde’de takili kalmissiniz. Hersey gördügümüz maddenden ibaret degildir. Ve her seyi laboratuvar tecrübesi altina alamazsiniz. Varligin birde metafizik boyutu vardir. Tüm dini inanclari bir kenara birakiyorum, madem hersey maddeden ibaret ozaman bana asagida yazdigim noktalara bir izah getirin lütfen.

-Ruhbilimi
-Kirlian/Ruh Fotografciligi
-Radyastezi
-Önsezi olayi
-Dedubleman/aura
-kabul olunan dualar
-mucizeler
-rüyalar
Malum istegim bunlari terim olarak aciklamaniz degil, bunlarin nasil olabilecegini bana olmasa bile kendinize izah etmenizdir. Pardon tabi bu ilim sahalari ile ilgilenen insanlar tabiki Sizin kadar zeki degiller (!) gercegi siz kasik kasik götürürken millet celik comak oynuyodu.

Ruh diye bir şey yoktur. Ayetlerde kalp der ruh demez. Beyin tüm duygusal ve düşünsel işlemlerin merkezidir.İnançların kendisi demogojidir bilmem fark ettiniz mi? Gerçekleri örtmek için olmayan açıklamalar icad edilir.Neyse umuyorum inançsal savlarınızı en azından inancınızdaki ayet veya hadislerle destekleyip bilimsel gerçeklerlede karşılaştırmayı başarırsınız

15:29 "Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!"
17:85 “Ey Muhammed: Sana ruhun ne oldugunu soruyorlar. Deki: Ruh, Rabbimin emrinden ibarettir. Bu hususta size pek az bilgi verilmistir. „
32:9 „sonra onu düzenli birsekile sokup icine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin icin kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az sükrediyorsunuz.


.Beyin düşünür ve duyguların merkezidir gerçeğini itiraf etmediğiniz sürece kendinize zaten farketmez kuranda ne yazdığı. Çünkü sizler kuranı bile inkar noktasındasınız.

Bakin sapla samani karistiriyorsunuz…Bu konunun basligini tekrar okuyun, orada sorulmus „neden kuran beyin yerine kalpten bahseder“ diye bizde neden kalpten bahsettiginin cevabini verdik.
Ama kuranin cok cesitli yerlerinde kuran bizzat akli ön planda tutmus, tabiki akil olmasa hic birseyi izah edemessin. Allah kurani, düsünen akil sahipleri icin indirdigini söylüyor. Lütfen kurani acip okuyun, akil ve kalp ikiside kurana göre birbirinden ayrilmaz bir bütündür ama kuran bunlari sizin sandiginiz gibi sadece bir organ olarak ele almiyor. Düsünmek, idrak etmek, tefekkür etmek, akil etmek vs… Islamda imanda zaten „dil ile tasdik ve kalp ile ikrar“ dan gecmiyormu..? vahy kalbe gelir akilda bunu dogrular.Dinde anca kalp ve akil ile anlasilir.
Herseyi üstünkörü, yüzeysel, ve herseyi madde’den ibaret sanan insanlar asla madde ötesi dedigimiz diger boyuta gecemezler.
Dünya üzerinde yasanan tüm suclar bu bakima „akil“ ile degil „kalp“ ile islenir, bir kadina tecavüz etme istegi, bir insani öldürme istegi akil ile degil kalp ile gerceklesir ki biz buna din anlayisi ile nefis diyoruz, buda Ruh dedigimiz bedene can veren sizin anlamakta güclük cektiginiz metafizik boyutu’dur. Ne gözle görülebilir, ne el ile tutulabilir, kimse sizin nefsinizin ne istediginin veya ne „telkin“ ettiginin farkinda olamaz.

Bu da yukarıda ifade ettiğim gibi açık açık beyin yıkama yöntemini göstermektedir. Burada uygulanan teknikle; kendini tekrar eden söylemler ile, olmayan şeyler varmış gibi düşünmeniz sağlanmaktadır.


Beyin yikama yöntemi nasil oluyor..?..ayni seyi bende sizin icin söylesem, Sayin Vandidad bu güne kadar sizin beyninizi yikamislar desem bunu bana nasil izah edersiniz..?..Siz resmen beni cahil, dinden bihaber, anadan babadan görme taklitci bir müslüman olarak algiliyorsunuz anlasilan.
Lütfen Sayin Vandidad, hersey mantikli bi cevap verirken nedense tam noktasina gelince birden isin boyutunu degistiriyosunuz ve "sizin beyniniz yikanmis kardesim" pozisyonlarina getiriyosunuz.

Bakin sizlerin yaptigi kafayi kuma sokmak gibi, gerceklerden kacarak hayati sadece bir maddeden ibaret sanarak birde üstüne bizim beynimizin yikanmis oldugunu idaa ederek hic bir temele dayanmayan aciklamalar yapmaya calismaktir.
Einstein demis galiba "dinsiz bilim topal, bilime karsi olan din kördür" diye Islamiyet asla bilime karsi degil, ama su sizin izah etme cabalarinizda oldugunuz seylerinde gercek bilimle falan alakasi yok, lakin bilim inkarcilik demek degildir, sizlerin tutumu hicbir ilmi ve mantiki izahii yoktur. En azindan bizler birseyleri izah etmeye calisiyoruz cünkü elimizde malzeme bol, ama sizlerin tek malzemesi muhatibinizi onun degerlerini ve dinini böyle abuk subuk kelime oyunlari ve kücük düsürücü laflarla bertaraf etmeye calismak.

Ben bana yöneltilen sorulari elimden geldigince izah etmeye calistim gerisi size kalmis. Su yazdiklarinizin coguna katilamicam cünkü frekanslarimiz farkli naparsin :)..bu konuyu daha fazla tartismaya degermi bilemiyorum herhangi bir uzlasma saglanmiyacagi zaten ayen beyan ortada.

saygilar.

TRIUMPH
01-03-2011, 21:19
Resmen duvara konuşuluyor.. Şizofreniye sen delisin, ses duyuyorum dediğin beyinde oluşuyor demek gibi bir şey bu.. Faydasız.. Faydasız olduğuna ikna olmaya başladım yani..

EciRna
01-03-2011, 21:30
Resmen duvara konuşuluyor.. Şizofreniye sen delisin, ses duyuyorum dediğin beyinde oluşuyor demek gibi bir şey bu.. Faydasız.. Faydasız olduğuna ikna olmaya başladım yani..


SEn bu forumun yesilligimisin ..? :)

TRIUMPH
01-03-2011, 21:31
SEn bu forumun yesilligimisin ..? :)
Uzun yazınca inandırıcı olmuyorsun.. İnan bana..

Vandidad
01-03-2011, 21:33
Sayın Ecirna

-Ruhbilimi: pisikoloji'nin türkçeleştirilmişidir. Ruhtan bahsetmez, pisikoloji ile ilgilenir.
-Kirlian/Ruh Fotografciligi: Kirlian fotoğrafçılığı, yüksek voltajlı, yüksek frekanslı, düşük amperli elektrik alanına dayalı aygıtlarla canlı nesnelerden yayılan birtakım biyolojik ışınımları fotoğrafik olarak saptamayı amaçlayan elektrografik fotoğrafçılık tekniğine verilen addır. Atom ve moleküllerin yaptığı ışınımların dalga boylarına göre hassaslaştırılmış kameralarla resimlenmesidir.
-Radyastezi:(Işımduyu), insan bedenindeki titreşim alanlarının, canlı ya da cansız nesneler hakkında bilgi sağlamak için faydalanıldığı bir södobilim(sahtebilim) dalıdır yani gerçek bilimsel verilerle desteklenemez. Yani neymiş; bilimsel değilmiş.
-Önsezi olayi: önsezi OLAYLARı, nasıl olaylardır bunlar :) insanın bilinçaltındaki etkileşimler sonunda bir olayı önceden biliyormuş hissi. 100 kere olur 99'u tutmaz ama 1 tanesi tutarsa önsezi denir. Rastlantısal tahminleme de denilebilir.
-Dedubleman/aura: Şizofreni belirtileridir. Spiritüalistler tarafından savunulur ve bu kişiler bu hikayelerden milyonlarca dolar kazanır. Yani din ile pek bir farkı yok.
-kabul olunan dualar: yuh diyorum başka bir şey demiyorum. Olabilecek bir şeyi istediğinde rastlantısal olarak oluyorsa ahanda dua gerçek oldu denilir. Hadi bakalım hiç çalışmadan ve hiç bir çaba harcamadan dua et bakalım bir ferrari sahibi olabilecek misin?
-mucizeler: hadi bir tane söyle de açıklayalım.
-rüyalar
[/QUOTE]: basitçe beynin uyku esnasında algıladığı/oluşturduğu görüntüler. Bunun neresini ruhani bir konuyla bağdaştırıyorsun?

EciRna
01-03-2011, 21:38
Uzun yazınca inandırıcı olmuyorsun.. İnan bana..

herkesin anliyacagi kapasiteden giriyom olaya bak sana kisa yazmisim :)

TRIUMPH
01-03-2011, 21:43
herkesin anliyacagi kapasiteden giriyom olaya bak sana kisa yazmisim :)

Benim gibi yeşillikler lazım.. Sayfalar dolusu tartışılıyor, görende sanacak ki tartışmalı bir konu var ortada.. Alakası yok.. Şu lafı eden insanlarla uzun uzun tartışan gariban ateist kardeşlerime acırım ben:


Bakin sizlerin yaptigi kafayi kuma sokmak gibi, gerceklerden kacarak hayati sadece bir maddeden ibaret sanarak birde üstüne bizim beynimizin yikanmis oldugunu idaa ederek hic bir temele dayanmayan aciklamalar yapmaya calismaktir.

EciRna
01-03-2011, 21:44
Sayin Vandidad,

ben size terimlerin aciklamasini yapin demedimki onlarin terim karsilgi ne anlama geldiklerini bende biliyorum bana bu alanin izahini yapin dedim :)

kabul olunan dualar: yuh diyorum başka bir şey demiyorum. Olabilecek bir şeyi istediğinde rastlantısal olarak oluyorsa ahanda dua gerçek oldu denilir. Hadi bakalım hiç çalışmadan ve hiç bir çaba harcamadan dua et bakalım bir ferrari sahibi olabilecek misin?

Bakin burda haklisiniz tabiki oturdugunuz yerden dua etmek ve hic birsey yapmadan beklemek dogru degildir. Ama her caba göstereninde duasi kabul olunur diye birsey yok. Ok bunu gectik :)


-mucizeler: hadi bir tane söyle de açıklayalım.

ok..mirac olayindan bahsedin hadi bakim burada neler düzeceksiniz :)
-rüyalar
: basitçe beynin uyku esnasında algıladığı/oluşturduğu görüntüler. Bunun neresini ruhani bir konuyla bağdaştırıyorsun?

ya bakin rüyalar dahil yukarida bahsettigim diger konulari kendiniz bi arastirin ok zaten yazmistimda "bana izah etmesenizde kendinize izah edin diye" cünkü bunlarin izahi burada uzun sürer ama izah etmek istersenizde buyrun edin. Ben sizin olaylara sadece bilimsel madde anlayisi ile yaklastiginiz icin bu örnekleri sundum, ama herzamanki gibi kitabiniza uydurmussunuz .

EciRna
01-03-2011, 21:49
Benim gibi yeşillikler lazım.. Sayfalar dolusu tartışılıyor, görende sanacak ki tartışmalı bir konu var ortada.. Alakası yok.. Şu lafı eden insanlarla uzun uzun tartışan gariban ateist kardeşlerime acırım ben:

[/FONT][/COLOR]

hihii tamam yesilligin bol olsun haklisin senin gibilerde olmasa gülecek malzeme kalmazdi ;)

Vandidad
01-03-2011, 21:55
ok..mirac olayindan bahsedin hadi bakim burada neler düzeceksiniz :)


Hikaye değil sayın Ecirna, Mucize rica ediyorum. Şimdi bir budistin çıkıp ta sen konuşan keçiyi ve o keçinin benim öğretmenim olmadığını mı söylüyorsun demesi gibi bir şey sizin dediğiniz. Bana gerçek manada bir mucize söyleyin açıklayayım. Hikaye değil gerçek manada bir mucize!

EciRna
01-03-2011, 21:58
Hikaye değil sayın Ecirna, Mucize rica ediyorum. Şimdi bir budistin çıkıp ta sen konuşan keçiyi ve o keçinin benim öğretmenim olmadığını mı söylüyorsun demesi gibi bir şey sizin dediğiniz. Bana gerçek manada bir mucize söyleyin açıklayayım. Hikaye değil gerçek manada bir mucize!


hahaha hikaye oldugunu nerden biliyosunuz..? bu kuranda gecen bir mesele ve bir inkarci olarak sizin ilgi alaniniza dahil evet biz bir mucize olarak tanimliyoruz ama mucize anlayisiniza bagli tabi sizin icin mucize nedir mesela...? madem öyle siz bitane aciklayin benimkini kabul etmediniz. :)

istatistik
01-03-2011, 21:59
Metafizik olarak nitelenen ve ruhani, doğa üstü varlıklara bağlanan saçmalıkları; bilimle açıklayamazsınız demek bir açıklama yapmak değildir, aksine kaçak güreşmektir. Tanımlarda açıkça bunların ruhani ya da bilimsel bir dayanağı olmadığı belirtilmesine karşın görmezden gelip başka argümanlar ileri sürmek ise tartışma ya da fikir alış-verişi yapmak değil insanların kafasını karıştırıp birşeyleri kanıtlamış gibi görünmektir.

EciRna
01-03-2011, 22:04
ya adam gibi burada varligin metafizik boyutunu tartisacak biri varmi yokmu, böyle kacamak cevaplar vermeyin, eger biri varsa bu konu hakkinda tartisacak ciddi anlamda buyursun gelsin lütfen. Aksi takdirde artik kimseye cevap yazmiyorum.

istatistik
01-03-2011, 23:27
Metafizik fizik ötesi anlamına gelir. Yani herhangi bir fiziksel kanıta ihtiyaç duymaz. Bunun yerine varsayımlara ve inançlara dayanır. Bilimsel bir boyutu yoktur. Elinizde bilimsel bir veriniz varsa buyrun gelin açıklayın. Eğer böyle bir kanıtınız yoksa sırf varsayımlar ve hayal gücünüz üzerinden bir tartışma yürütmek adam gibi tartışma değil birbirimize peri masalı anlatmak olur.

evrensel-insan
02-03-2011, 00:05
Saygideger istatistik;

Metafizik ayni zamanda felsefenin varlik konusunu isleyen dalidir. Ontolojik olarak (somut/soyut ve oznel/nesnel varlik) ve teolojik olarak (herturlu ve herhangibir yaraticinin varligi) varligin, ne oldugunun, nasil varoldugunun, varligin gercek ve mustakil var olan cesitlerinin ideolojilerini icerir.

Bu acidan bilimsel olmayan tarafi, "varlik budur" temelli kesin ve mutlaklik iceren aciklamalardir.

Cunku, bilim ve bilimsellik; varligin ne oldugu ile degil; onun gozlemi ile ilgilenir. Bu temelde de, gozlem veren (bes duyu ya yansiyan ve algilanan) ve insanoglunca algilanan varlik, fenomendir. Buna insanoglunun kendi de dahildir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

istatistik
02-03-2011, 02:33
Sayın Evrensel İnsan,

Bilgilendirmeniz için teşekkür ederim. Ancak yazımda belirttiğim metafizik konular;

-Ruhbilimi
-Kirlian/Ruh Fotografciligi
-Radyastezi
-Önsezi olayi
-Dedubleman/aura
-kabul olunan dualar
-mucizeler
-rüyalar

olarak daha önce belirtilmiş konular.

evrensel-insan
02-03-2011, 02:45
Saygideger istatistik;

Rica ederim. Bende metaphysics'in felsefenin varlik ile ilgilenen bir dali oldugunu dile getirdigim.

Sizin dile getirdiginiz anlamdaki, "fizik oteligi" ile ilgili bir aciklamam olmadi zaten. Yalniz, genelde metafizik sadece o konuda algilaniyor, ben de konunun felsefi algisini dile getirdim.

Yoksa, "fizik otesi" olarak, doga ustuluk, dunya otelik, tum inanclar, inancsal ideolojiler, mitoloji, mistisizm, efsaneler, hurafeler, dine bagli olarak dile gelen tum kavramlar (melek, seytan, peri, cadi, cin, ruh, seytanv.s.); kisaca gozlem vermeyen kavramlar konusu da metafizigin konusudur.

Yalniz unutmamak gerekirki, bunlara inananlar da, bu algilarini "varlik/gercek" olarak dile getirirler.

Saygilarimla;
evrensel-insan

EciRna
02-03-2011, 09:47
Metafizik fizik ötesi anlamına gelir. Yani herhangi bir fiziksel kanıta ihtiyaç duymaz. Bunun yerine varsayımlara ve inançlara dayanır. Bilimsel bir boyutu yoktur. Elinizde bilimsel bir veriniz varsa buyrun gelin açıklayın. Eğer böyle bir kanıtınız yoksa sırf varsayımlar ve hayal gücünüz üzerinden bir tartışma yürütmek adam gibi tartışma değil birbirimize peri masalı anlatmak olur.

Sayin istatistik,

bilimin henüz kanitliyamadigi ve acikliyamadigi bir cok hadise var. Cünkü "gercek", degisen alemin hadiselerin ötesinde bir ve degismez oldugu halde , bilim onu israrla degisen alemde ariyor ve bu arayisda da öncelikle "duyu"lara dayanir. Duyular ise her zaman yanilticidir ve ulastiklari idrak ve neticeler kisiden kisiye degisir. Sonra, duyularin verilerini bilgi haline getirecek olan akil, kisiler sayisinca farklidir. Bu sebeble bilim duyularin yanlisigini güya gidermek ve onlardan dogruya veya gercege varabilmek icin "deney" metoduna yönelir, elde kabul edilmis ön hakikat olmadan deneyin herhangi bir seyi ispatlamiyacagi aciktir.

Biz bilime karsi degiliz, bilim zaten Allah'in ilmidir, insanoglu sadece var olan hakikatleri bulup ortaya cikarmistir, gözle görünen var olan birseyi ispat etmek ve kanitlamak zor birsey degil zaten. Siz hayatin madde yönünü, degisen varligini görüyorsunuz, birde bunun bes duyu ile idrak edilemeyen, laboratuvarlarda incelemeye alinamayan degismeyen kanunlari vardir.

Bunlarada ister metafizik diyelim, ister madde ötesi ister besinci veya altinci boyut. Sonucta bilimin henüz kanitliyamadigi birsey, gözle algiliyamadigimiz bir aleme israrla yok demek, kendi akliniza yok demek gibi birsey.
Birseyin bilimsel boyutu olmayisi onun hic olmadiginin kaniti degildir. Insanlik tarihine bakin birzamanlar insanlar bircok seyden bihaber yasiyolardi, ve hala yasiyorlar kimbilir daha neler ortaya cikacak bizim bilmedigimiz, demekki sizinkisi gecerli bir arguman degildir.

saygilar

endulus
02-03-2011, 10:29
Sayin istatistik,

bilimin henüz kanitliyamadigi ve acikliyamadigi bir cok hadise var. Cünkü "gercek", degisen alemin hadiselerin ötesinde bir ve degismez oldugu halde , bilim onu israrla degisen alemde ariyor ve bu arayisda da öncelikle "duyu"lara dayanir. Duyular ise her zaman yanilticidir ve ulastiklari idrak ve neticeler kisiden kisiye degisir. Sonra, duyularin verilerini bilgi haline getirecek olan akil, kisiler sayisinca farklidir. Bu sebeble bilim duyularin yanlisigini güya gidermek ve onlardan dogruya veya gercege varabilmek icin "deney" metoduna yönelir, elde kabul edilmis ön hakikat olmadan deneyin herhangi bir seyi ispatlamiyacagi aciktir.

Biz bilime karsi degiliz, bilim zaten Allah'in ilmidir, insanoglu sadece var olan hakikatleri bulup ortaya cikarmistir, gözle görünen var olan birseyi ispat etmek ve kanitlamak zor birsey degil zaten. Siz hayatin madde yönünü, degisen varligini görüyorsunuz, birde bunun bes duyu ile idrak edilemeyen, laboratuvarlarda incelemeye alinamayan degismeyen kanunlari vardir.

Bunlarada ister metafizik diyelim, ister madde ötesi ister besinci veya altinci boyut. Sonucta bilimin henüz kanitliyamadigi birsey, gözle algiliyamadigimiz bir aleme israrla yok demek, kendi akliniza yok demek gibi birsey.
Birseyin bilimsel boyutu olmayisi onun hic olmadiginin kaniti degildir. Insanlik tarihine bakin birzamanlar insanlar bircok seyden bihaber yasiyolardi, ve hala yasiyorlar kimbilir daha neler ortaya cikacak bizim bilmedigimiz, demekki sizinkisi gecerli bir arguman degildir.

saygilar

Bilimin henüz kanıtlayamadığı şeylere metafizik denmez ayrıca birşey bilinmiyorsa bunu allah yaratmıştır demek ortaçağ zihniyetidir.

Sonucta bilimin henüz kanitliyamadigi birsey, gözle algiliyamadigimiz bir aleme israrla yok demek, kendi akliniza yok demek gibi birsey.

Ben ise tam tersini düşünüyorum. Bilimin henüz kanıtlayamadığı birşeye biz ısrarla yok demiyoruz. Siz ısrarla var diyorsunuz. Ama ne hikmetse bununla ilgili 6. boyutunuzu bize açamıyorsunuz.

EciRna
02-03-2011, 11:42
Sayin endulus,

Bilimin henüz kanıtlayamadığı şeylere metafizik denmez ayrıca birşey bilinmiyorsa bunu allah yaratmıştır demek ortaçağ zihniyetidir.

Metafizik arastirmalari varmidir yokmudur..?...ortada bir arastirma varsa demekki arastirilmaya deger bir konu ve yüksek bir ihtimal söz konusudur. Ortacag zihniyeti olsa bugüne kadar coktan gecerliligini kaybederdi. Böyle ortacag falan bunlar anca sivisma bahaneleri.

Ben ise tam tersini düşünüyorum. Bilimin henüz kanıtlayamadığı birşeye biz ısrarla yok demiyoruz. Siz ısrarla var diyorsunuz. Ama ne hikmetse bununla ilgili 6. boyutunuzu bize açamıyorsunuz.

Müminler olarak bizler, en az fizige inandigimiz kadar fizik ötesinede inanirirz. Bilirizki, esyada hakikat adina gördüklerimiz, esasen onlarin arkalarindaki gölgelerinden ibarettir.
Benim burda madde ötesi diye bahsettigim seyler kuranda gecen daha insanlarin o dönemde metafizik ne oldugunu bile bilmedikleri hakikatlerdir.
En cokta metafizik ile mesgul olunan yer Avrupa'dir. Orada fizik ve tabiat ötesi varliklarla mesgul olma, bizden kat kat daha fazla..Hani su imrenerek baktigimiz ve herseyini taklit ettigimiz Bati. Zira maddenin en cok revac gördügü Batida manaya ve ruha "maglup düsmeside" ne garip degilmi. Siz artik istediginiz kadar "ortacag zihniyeti" deyin.:ranger:

saygilar.

endulus
02-03-2011, 11:55
Sayin endulus,



Metafizik arastirmalari varmidir yokmudur..?...ortada bir arastirma varsa demekki arastirilmaya deger bir konu ve yüksek bir ihtimal söz konusudur. Ortacag zihniyeti olsa bugüne kadar coktan gecerliligini kaybederdi. Böyle ortacag falan bunlar anca sivisma bahaneleri.



Müminler olarak bizler, en az fizige inandigimiz kadar fizik ötesinede inanirirz. Bilirizki, esyada hakikat adina gördüklerimiz, esasen onlarin arkalarindaki gölgelerinden ibarettir.
Benim burda madde ötesi diye bahsettigim seyler kuranda gecen daha insanlarin o dönemde metafizik ne oldugunu bile bilmedikleri hakikatlerdir.
En cokta metafizik ile mesgul olunan yer Avrupa'dir. Orada fizik ve tabiat ötesi varliklarla mesgul olma, bizden kat kat daha fazla..Hani su imrenerek baktigimiz ve herseyini taklit ettigimiz Bati. Zira maddenin en cok revac gördügü Batida manaya ve ruha "maglup düsmeside" ne garip degilmi. Siz artik istediginiz kadar "ortacag zihniyeti" deyin.:ranger:

saygilar.

O kadar mantık hatası var ki cümlelerinizde herbiri ayrıbir tartışma konusu ve konuyu dağıtır. Ama en azından şunu söylemeliyim. Fiziğe inandığımız kadar fizik ötesinede inanırız demişsiniz. İnançlara karışmam o sizin bileceğiniz iştir. Fakat fizik inançla alakası olmayan birşeydir. Siz inandığınız için varolan birşey değil. Metafizikle uğraşılıyor ama ortada bir somut örnek var mıdır. Kaynak olarak kuranı almışsınız. Kuranı bir insanın yazmış olabileceği fikri hiç mi kafanızda belirmiyor. Bunun avrupayla asyayla ilgisi yok. İnsanlar her daim bu tür sığınacak limanlar aramıştır kendine. Mayalardan hindulara sümerlerden eskimolara kadar. Hep bir yaratıcı peşinde koşulmuştur. Çünkü insan kendini çaresiz hisseder. Ölümün bir son olmaması gerektiğini düşünür ve bundan korkar. Ya da doğada betimleyemediği olayları bir yaratıcıya bağlar. Fakat bu onun varolduğunu göstermez.

Eski yunanlılar deniz tanrısı bereket tanrısı bilmem ne tanrısı ile sizin şuan metafizikle ilgilendiğiniz kadar ilgilenmişlerdir emin olun. Ama bu da onu yüksek ihtimalle doğru dedirtmez.

mari-huan
02-03-2011, 13:09
ya adam gibi burada varligin metafizik boyutunu tartisacak biri varmi yokmu, böyle kacamak cevaplar vermeyin, eger biri varsa bu konu hakkinda tartisacak ciddi anlamda buyursun gelsin lütfen. Aksi takdirde artik kimseye cevap yazmiyorum.

sayın ecirna

'varlık', 'metafizik', 'boyut'.
şimid bu üç kelimeyi yan yana yazınca şöyle adamakıllı bir laf ettiğinizi mi zannettiniz kendinizce.

varlık maddeye ait bir kavramdır.
maddeden soyutlanmıştır.
çünkü varolmak sadece maddenin niteliğidir.

metafizik ise ne idüğü belirsiz bir kavram.bazıları onu felsefenin bir altbaşlığı falan zannediyor.

boyut ise, belkide kendi dışında her anlamda kullanıla kullanıla kavramlar dünyasının fahişesine dönüşmüş durumda.

kurduğunuz cümle tıraş bir cümle.
hiç bir içeriği ve anlamı yok.
ama yine de madem tartışmak istiyorsunuz buyrun tartışalım.

nedir maddenin metafizik boyutu.

buyrun sıvayın.
ama isterseniz bir mala ile sıvayın.
ellerinizi kullanmayın.

EciRna
02-03-2011, 13:33
O kadar mantık hatası var ki cümlelerinizde herbiri ayrıbir tartışma konusu ve konuyu dağıtır. Ama en azından şunu söylemeliyim. Fiziğe inandığımız kadar fizik ötesinede inanırız demişsiniz. İnançlara karışmam o sizin bileceğiniz iştir. Fakat fizik inançla alakası olmayan birşeydir. Siz inandığınız için varolan birşey değil. Metafizikle uğraşılıyor ama ortada bir somut örnek var mıdır. Kaynak olarak kuranı almışsınız. Kuranı bir insanın yazmış olabileceği fikri hiç mi kafanızda belirmiyor. Bunun avrupayla asyayla ilgisi yok. İnsanlar her daim bu tür sığınacak limanlar aramıştır kendine. Mayalardan hindulara sümerlerden eskimolara kadar. Hep bir yaratıcı peşinde koşulmuştur. Çünkü insan kendini çaresiz hisseder. Ölümün bir son olmaması gerektiğini düşünür ve bundan korkar. Ya da doğada betimleyemediği olayları bir yaratıcıya bağlar. Fakat bu onun varolduğunu göstermez.

Eski yunanlılar deniz tanrısı bereket tanrısı bilmem ne tanrısı ile sizin şuan metafizikle ilgilendiğiniz kadar ilgilenmişlerdir emin olun. Ama bu da onu yüksek ihtimalle doğru dedirtmez.

Sayin endulus,
yazimin sizce "mantik hatalari" ile dolu olmasi kendi ideolojinize ters düstügü icindir, size göre mantiksiz olan birsey bir digeri icin gayet mantiklidir.
Kurani bir insanin yazmis olabilecegi fikri aklimin kösesinden gecmis olmasi icin Kurana ilk etapta önyargi ile yaklasmis olmam gerekiyordu. Kurani Kerimi okuyup arastirdiktan sonra zaten böyle bir fikri hala güdebilmek icin insanin zaten bir ön kabulu olmamasi yani bir yaradani pesinen kabul etmemesi gerekir. Konuya böyle yaklasinca sizin yürüttügünüz mantik sizin acinizdan dogrudur üstelik. Ama ben böyle bir mantik ve göz ile bakmiyorum olaylara. Cok sükür siginacak bir limana ihtiyacim oldugundan degil yürekten Allah olduguna kanaat getirdigim icin iman ediyorum.

Sayin mari-huan,

'varlık', 'metafizik', 'boyut'.
şimid bu üç kelimeyi yan yana yazınca şöyle adamakıllı bir laf ettiğinizi mi zannettiniz kendinizce.


Siz bunlari yazarken kendinizi ne zannettiniz diye sorsam..?...benim yazdiklarimi okumadan icinden biseyleri cimbizla secerek bana bilgiclik taslamayin.

ama yine de madem tartışmak istiyorsunuz buyrun tartışalım.


buyrun tartisalim derken....

nedir maddenin metafizik boyutu.


....önceki sayfalarda yazdiklarimida gözden gecirin. Maddenin metafizik boyutu madde ve fizik ötesi varliklarla alakalidir. Benim burada özellikle bahsettiklerim ise medyumlarin ugrastigi birtakim safsatalar degil, Kuran i Kerimin bize bildirdigi madde ötesi gayb ile alakali meseleler'dir. Bu konu hakkinda tartisacaksan buyrun ama....

buyrun sıvayın.
ama isterseniz bir mala ile sıvayın.
ellerinizi kullanmayın.

....böyle bir yaklasim tarzi ile bunu basarabileceginizden bile süpheliyim.

saygilar.

aliyarasfal
02-03-2011, 13:43
Sayın EciRna;

İddianızı kanıtlar bir ayet okuyamadım.Kalp anlar, kalp perdelenir vesaire gördük ancak ruh anlar düşünür ve kalp anlamaz diyen ayet sunmuyorsunuz.Ruh kavramını peşinen var kabul bile edip soruyorum, cevabınız yok, siz demediniz mi ruh düşünür? Bende buyrun ayet sunun dedim.

sizin sunduklarınızla dediğinize kanıt bir ayet göremiyorum.Kalp düşünür anlar, sever der kuran. Buda bilimsel yanlıştır. Sizde kurtarmak uğruna kalp değil ruh yapar bu işleri dediniz.Buyrun kanıtlayın. Ayet verin.

Ruh düşünür, duyguları anlar ve kalp anlamaz diyen tek adet ayet verin.
Bu ayetlerde ben cevap göremedim ruhun düşündüğüne dair. Bu arada beyinle ilgili hiç bir ayet yokken bilimin asla konusu olamayan ruhunda olması ayrı anlamlı ,ayrıca tartışılabilir.

İşi ruh ve metafizik demogojisine sürükleyip masallarla ve inançsal anlatımlarla kurtarma çabanızı görüyorum.Ancak size zaten gerekli cevap verilmiş.Neyse evet ayet nerde Sayın EciRna.
15:29 "Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!"
17:85 “Ey Muhammed: Sana ruhun ne oldugunu soruyorlar. Deki: Ruh, Rabbimin emrinden ibarettir. Bu hususta size pek az bilgi verilmistir. „
32:9 „sonra onu düzenli birsekile sokup icine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin icin kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az sükrediyorsunuz.

Bu ayetlere bakılırsa muhammedde ruh kavramının ne olduğu nasıl bir masal olduğunu kavrayamamış ve tanrı ağzından yan çizip işi örtpas etmiş ona sorular sorulunca.ilginç her şeyi bilen tanrı bakın ruh düşünür, bakmayın kalp dediğime diyememiş. Bu kadar mantıksızlığı kurtarmak adına bilgisizce beyinnden habersiz kalbe yüklemiş, o hatayı düzeltmek için EciRna kardeşim ruh denilen bir masala yükledi düşünme işini. Onuda tanrı unutmuş yazmayı kitabında. EciRna bekliyorum ayeti kardeşim.

Şimdilik saygımla gittim...

mari-huan
02-03-2011, 13:48
sayın ecirna

medyumların uğraştığı savsatalardan daha farklı ne ortaya koyabildiniz de daha önce yazdıklarıma göz atın deyip duruyorsunuz.

neymiş o madde ve fizik ötesi 'varlıklar'.

siz varlık ne demektir bunu biliyormusunuz.

insanoğlu kavramları üretmiştir.
hiç merak ettiniz mi nasıl ürettiğini.
sanmıyorum.

ama size yine de öğreteyim.
kulağını aç da dinle.

insanoğlu çevresine bakarak kavramları üretmiştir.
onları çevresinde olan bitenden soyutlaqmış yani indirgemiştir.

varlık da işte böyle bir kavramdır.
bu kavram fiziksel olandan yola çıkılarak üretilmiştir.

ee şimdi safın biri çıkıp da fizikötesi 'varlık' dedi mi ben gülmekten kırılırım.

çünkü varlık kavramı zaten fiziksel olanın soyutlanması ile ortaya çıktı.

ama, sizin bu çakma kavramınızın kavramsal soytarılığını şimdilik kaydıyla bir tarafa bırakıp yeniden soruyorum.

nedir fizikötesi varlık.

melek mi cin mi zart mı zurt mu nedir.

bunlar sadece kelimeler.
bunların varoluşlarına sadece inanılır.
bunlar inancın konusudur.
ya da geyik hikayelerinin.

ancak, fiziğe inandığım gibi metafiziğe de inanıyorum derken,
fiziği bir inanç meslesi zanneden sizin çapınızı aşan meselerde ortaya zıpladığınızı görüyorum.

gerçekten durumunuzun farkında değilksiniz değil mi.
ne fena bişey.

yahu sen felsefeyi şizofren hikayeleri mi zannettin.

metafizik boyutmuş.
o ne ya.

sen başkalarının görmediği şeyler gördüğünü mü söylemeye çalışıyorsun.

eğer durumun buysa biraz lityum falan kullan.
iyi gelir.

EciRna
02-03-2011, 15:14
Sayin mari-huan,

beni sorgular gibi yazmayin, bu tavrinizi degistirin ondan sonra benden cevap alirsiniz.


Sayin aliyarasfal,

İddianızı kanıtlar bir ayet okuyamadım.Kalp anlar, kalp perdelenir vesaire gördük ancak ruh anlar düşünür ve kalp anlamaz diyen ayet sunmuyorsunuz.Ruh kavramını peşinen var kabul bile edip soruyorum, cevabınız yok, siz demediniz mi ruh düşünür? Bende buyrun ayet sunun dedim.

Ilk önce su bilinmeliki ben birseyi özellikle sizler icin kanitlamaya calismiyorum. Dikkatinizi göz ardi ettiginiz noktalara cekmeye calisiyorumki sanirim burada cogu mümin kardesim bunu yapiyor, zira biz peygamber degiliz ve kimseyi imana getirmek gibi bi derdimiz yok.

Lütfen simdi yazdiklarimi okuyun konu cok karisti ilk önce ruh adina biraz toparlama yapalim.
Ruh olmadan beden cansizdir zaten, neyi düsünüp anlasinki..?...böyle bir ayet birebir bulamazsiniz, Kuranda bireysel bir ruhtan bahsedilmez. Bunu anlayabilmek icin ayetleri teker teker ele almaniz gerekir. „Ruh düsünür“ derken hangi baglamda kast etmisim bunu..? „kuranda neden beyinden degil kalpten“ bahseder sorusuna yönelikmi yazdimisim tekrar bakin bi.
Simdi kuranda ruh ile alakali biseyler yazayim sonuna kadar okursaniz belki kafanizda bir isik yanar bu konuda.

Allah kuranda „Ey habibim, sana kuranda ruhun ne oldugunu soruyorlar. Deki: Ruh, Rabbimin emrinden ibarettir. Bu husuta size pek az bilgi verilmistir. „ 17/85

Kuranda bahsedilen Ruh vahiy anlamindada kullanilmistir.

Onu amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp ruhumdan içine üflediğim zaman, hemen ona secdeye kapanın. (sad 72)

Sonra da ona bir biçim verdi ve ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme gücü, gözler ve gönüller (bilgiye ulaşma yolları) var etti. Ne kadar az şükrediyorsunuz! (secde 9)

Ademe ruhun üflenmesinin sebebide yine kuran ayetlerinde aciklanmistir.

Bakara; 30-34: Ve bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde Bir
halife kılacağım” demişti de onlar; “Orada bozgunculuk
yapan ve kan döken birini mi kılacaksın? Oysaki bizler, seni
hamd ile tesbih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz.”
demişlerdi. O; “Şu bir gerçek ki ben sizin bilmediklerinizi
bilmekteyim.” dedi.

Ve Âdem`e isimlerin tümünü öğretti. Sonra onları meleklere
sundu ve “Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz.” dedi.

Dediler ki: “Yücedir şanın senin. Bize öğretmiş olduğunun
dışında bilgimiz yok bizim. Sen, yalnız sen Alim`sin, her şeyi
en iyi şekilde bilirsin; Hakim`sin, her şeyin bütün
hikmetlerine sahipsin.”

Dedi: “Ey Âdem, haber ver onlara onların adlarını.” O onlara
onların adlarını haber verince, “Dememiş miydim Ben size! Ki
Ben, göklerin ve yerin gaybını en iyi bilenim. Ve Ben, sizin
açığa vurduklarınızı da sakladıklarınızı da en iyi biçimde
bilmekteyim.” dedi.
Ve o vakit Biz meleklere, “Âdem`e secde edin” demiştik de İblis
dışında melekler hemen secde etmişti. İblis yan çizmiş, kibre
sapmış ve nankörlerden olmuştu.

Meleklerin ademe secde etmesi dikkat ederseniz Allahin Ademi belirli asamalardan gecirip ruhunu üfledikden sonradir. Demekki ruh üfürme tabiri burada “bilgilendirmek” “vahiy” anlamlarinda kullaniliyor. Yani kuranda ruh vahyin diger bir anlamidir. Kuranda Cebraile isnaden ruh kavraminin gectigi ayetler, (ruhul-kudus), vahyi tasiyan cibrile isnaden sadece ruh kavrami gecen ayetler, ruh kavraminin vahy olduguna dair ayetler ve ruhtan üflemeye dair ayetler gecer.
Allah Hz. Ademden itibaren insanlari “kendi ruhundan üfleyerek” yaratmis. Yani “üfleme” tabiri, maddeye dogrudan dogruya hayat ve canlilik verilmesini, peygamberlerede bu dogrultuda vahy yani Hz. Ademdeki gibi bilgi olarak gelmesini belirtir. Bundan anliyoruzki Ruh ölümsüzdür. Yani Allah insani yaratiyor ve kendi emrinde olan ruhun bedene girmesini sagliyor.

Ayni seyi Hz. Isanin yaratilisinda görürüz. “Meryeme ruhumuzdan üfledik” ayetinde Hz.Isanin yaratilisininda tipki Hz. Adem gibi oldugunu görürüz.
Insan canini Ruh ve Nefs teskil eder. Ikiside Insan benliginin birer parcasidir. Bunlar sayesinde canimizin ve bedenimizin birer parcasi olan Beyin ve Kalp ile düsünür, akil eder veya his ederiz. Nefsin kaynagi ruhtur ama bizi biz yapan ruhumuz degil Nefsimiz’dir. Ruh dogmadigi gibi ölmeyecektir. Ama bize ait olan ruhumuzun özelligi olan nefs dogmustur ve yine ölecektir. Bu yüzdende zaten Kuranda bireysel olarak ruhtan bahsedilmez ve dolayisi ile kuranda “her nef’s ölümü tadacaktir” der. Yani Insan ölecektir veya ruh ölecektir demez. Cünkü Ruh alem-i emir’den gelir. Nef’s ise daha cok alemi-i halktan cismani bir olgudur. Ruh nurani bir varlik, onun bir kilifi vardir bunada “misali beden” denir. O icinde bulundugu bedenin dublesi gibidir.

Ruh adina simdilik bu kadar.

saygilar.

mari-huan
02-03-2011, 15:27
sayın ecirna

ortaya zıplayıp,
yok mu burda varoluşun metafizik boyutunu tartışabileceğim bir adam diye tribal enfeksiyonlar geçiren birisini biraz sorgulamak icap eder.

şimdi tekrar konumuza dönersek.
varoluşun metafizik boyutu nedir diye soruyorum.

yeniden hatırlatıyorum.
bu soruyu cevplamaya kalkmadan önce bir mala edinin.
ellerinizi kullanmayın.

EciRna
02-03-2011, 15:51
sayın ecirna

ortaya zıplayıp,
yok mu burda varoluşun metafizik boyutunu tartışabileceğim bir adam diye tribal enfeksiyonlar geçiren birisini biraz sorgulamak icap eder.


Ama bu tarz degil sayin mari-huan,

yine ayni soruyu sordunuz oysa bu sorunun cevabini yukarida vermistim, lütfen okumadan anlamadan tekrar bana yazmayin.
Bana soru sorabilirsiniz ama beni sorguluyamazsiniz, kendimi mahkemede bi sanik gibi his ettim valla sizin bana yaklasiminzla. Ilk önce tartisma adabini ögrenin sonra tekrar gelin insallah.

Bu arada cok merakliysaniz diger üyelere yazdiklarimdanda istifade edip sorularinizn cevabini oralarda da bulabilrisiniz.

Hadi selametle.

endulus
02-03-2011, 15:56
Sayın ecirna şimdi ben sizin muhterem fikrinizi öğrenmek için 89 sayfayı baştan aşağı okumam mı gerekli. Nedir söylemeye çekindiğiniz. Anlatın da bilgilendirin bizi. Ortaya bir iddaa atıyorsunuz sonrası yok. Metafizikle ilgili çalışmalar nelerdir, kanıtları nelerdir. Verileri nedir. Bunları bir anlatın bizi de 899 yazıyı taramaktan kurtarın.

mari-huan
02-03-2011, 16:00
sayın ecirna

bi cümle uydurdunuz.

gerçekten o cümleyle ne kastettiğinizi merak ediyorum.
varoluşun metafizik boyutu.
vay be.
bi duyan olsa büyük bi laf edildi zannedecek.

bomboş bi laf etmişsiniz.

bu cümleyi izah edin dediğimde,
izah etmek yerine edep dersi vermeye kalkmanız izah edilecek bi tarafıu olmadığını sizin de farkettiğinizin delilidir.

hadi izah edin ya.
nedir varoluşun metafizik boyutu.
saçmalığın izahı nasıl oluyormuş bir görelim.

EciRna
02-03-2011, 16:01
Sayın ecirna şimdi ben sizin muhterem fikrinizi öğrenmek için 89 sayfayı baştan aşağı okumam mı gerekli. Nedir söylemeye çekindiğiniz. Anlatın da bilgilendirin bizi. Ortaya bir iddaa atıyorsunuz sonrası yok. Metafizikle ilgili çalışmalar nelerdir, kanıtları nelerdir. Verileri nedir. Bunları bir anlatın bizi de 899 yazıyı taramaktan kurtarın.

:) ya yok o kadar sayfa yazmadim ben sunun surasinda bir kac sayfa öncesi. Metafizik konusunu ben acmadim, konu ister istemez o tarafa yönlendirildi, bende madem öyle "dini birkenara birakiyorum bana metafizik alanina giren (bazi alanlar verdim) onlarin izahini yapin dedim, kimseden bi izah gelmedi. Ben metafizik derken aslinda maddeötesi ve gaybi kast ediyorum. Yani isterseniz melek, cin, seytan, gayb gibi bu meseleri tartisabiliriz anlaminda söylüyorum ki zaten bunun girisini az önce Kuranda Ruh tanimi ile yaptim. Size zahmet olacak ama bi önceki sayfaya bakin :)

saygilar

EciRna
02-03-2011, 16:07
hadi izah edin ya.
nedir varoluşun metafizik boyutu.
saçmalığın izahı nasıl oluyormuş bir görelim.

metafizik maddeden bagimsiz madde ötesidir. Yani bizim anladigim sekli ile fizik disi, 5 duyumuz ile kavriyamadigimiz bilimin acikliyamadigi bir boyuttur. Cevabini aldiysan eger git dalgani baska yerde gec simdi. Insanin asabini bozma hakimmisin, avukatmisin neyin nesisin de beni sorgulari gibi tavirlar sergiliyon. Insan gibi yazamiyomusun?

aliyarasfal
02-03-2011, 16:10
Sayın EciRna;

Demogoji yoktu değil mi? Şimdi uzun vaazınızda soruma cevap vermediğinizi görüyorum.İnançsal bakışınız cevap değil. Çünkü ortada kalp geçen(somut) ayetler var. Beyin yine somut olarak tüm düşünce ve duyguların merkezi. Bilimdışı bilime zıt tanrı kavramınız kalbi beyin yerine koyuyor.Sizde bunu kurtarmak için ruh düşünür anlar diye yine bilimdışı bir kurguyu öne sürüyorsunuz.

çok açık, ayet sunun(bir çok ayette kalp diyor tanrı kavramınız) ruh düşünür kalp değil diyen bir adet ayet sunun. Yoksa bırakın kurtaracağım diye uydurduğunuz masalı ve metafizik demogojisine sarılmayı. Bilimsel gerçekleri es geçip ruh tanımı yaptım hikayeside kurtarmıyor işi. Ruhun bırakın varlığını es geçtim düşündüğüne dair tek ayet sunun ve açıklayın kalbe ne demeye yüklemiş bu anlama kavrama işlerinide ruh dememiş.Pinokyoda metafizik bir varlık sizin mantığınızla. Daha varlığın tanımından haberdarmısınız ondan bile emin değilim.Neyse o ayrıl konu.

Gayet net anladığınızı biliyorum, ya sözünüzün arkasında durup kanıt sunun yada demogojiye devam edin.

Şimdilik saygımla gittim...

mari-huan
02-03-2011, 16:22
metafizik maddeden bagimsiz madde ötesidir. Yani bizim anladigim sekli ile fizik disi, 5 duyumuz ile kavriyamadigimiz bilimin acikliyamadigi bir boyuttur. Cevabini aldiysan eger git dalgani baska yerde gec simdi. Insanin asabini bozma hakimmisin, avukatmisin neyin nesisin de beni sorgulari gibi tavirlar sergiliyon. Insan gibi yazamiyomusun?


ecirna

ee olmadı ama bak.
yine varoluşun metafizik boyutu nedir izah edemedin.
yani şu son mesasjını sen izah olarak kabul ediyorsan o başka tabi.

şöyle sorayım o halde.
bilimin açıklayamadığı şu boyut nası bişey.
gerçekten merak ettim.

bilim açıklayamıyor ancak sizin bir açıklamanız var sanırım.
neymiş şu beş duyuyla algılanamayn şeyler bir örnek verirmisin.

bir örnek ver ki,
varoluşun metafizik boyutu neymiş anlayalım yahu.

EciRna
02-03-2011, 16:48
Sayın EciRna;

Demogoji yoktu değil mi? Şimdi uzun vaazınızda soruma cevap vermediğinizi görüyorum.İnançsal bakışınız cevap değil. Çünkü ortada kalp geçen(somut) ayetler var. Beyin yine somut olarak tüm düşünce ve duyguların merkezi. Bilimdışı bilime zıt tanrı kavramınız kalbi beyin yerine koyuyor.Sizde bunu kurtarmak için ruh düşünür anlar diye yine bilimdışı bir kurguyu öne sürüyorsunuz.....

Ya arkadasim demagoji yapmiyorum ben, sen uzun vaaziniz felan diyosun ama yazdiklarimi hic kafanda degerlendirmemissinki soruna cevap alasin. TAbiki inancsal bakis acimla cevap vericem, sizde inanmadiginiz yönünüzle ayni cevaplari vermiyomusunuz..? Kuranda neden beyin yerine kalp gecer sorusuna uzun uzun yazmistim orada gayet net acikladigimi düsünüyorum. Ruh konusunuda aciklamaya calistim. Lütfen tekrar okuyun...
çok açık, ayet sunun(bir çok ayette kalp diyor tanrı kavramınız) ruh düşünür kalp değil diyen bir adet ayet sunun. Yoksa bırakın kurtaracağım diye uydurduğunuz masalı ve metafizik demogojisine sarılmayı. Bilimsel gerçekleri es geçip ruh tanımı yaptım hikayeside kurtarmıyor işi. Ruhun bırakın varlığını es geçtim düşündüğüne dair tek ayet sunun ve açıklayın kalbe ne demeye yüklemiş bu anlama kavrama işlerinide ruh dememiş.Pinokyoda metafizik bir varlık sizin mantığınızla. Daha varlığın tanımından haberdarmısınız ondan bile emin değilim.Neyse o ayrıl konu.....

Arkadasim, öyle senin istedigin tarzda ismarlama bir ayet sunamicam kusura bakma. Sunabilen bi müslüman arkadasimiz varsa burda sunsun. Ruhun kuranda ne manaya geldigini bi kac sayfa önce yazdim hatta ayetleride verdim, simdi hala kalkip bana "ruh düşünür kalp değil diyen bir adet ayet sunun." diyosunuz. Ruhsuz insan olmadigina göre demekki insanin varligi bir ruha bagli, ruh olmadan ne kalp ne beyin fonksiyonlari olmaz, zaten ruh bedenden ayrildimi ölürsünüz. Ölmüs bi insanin ne kalbi ne beyni calismaz. Iman kalpte olur ama akil ile bilinir. Bu anlamda kuranin bircok yerinde akildan da bahseder kalptende ama bir organ olarak Beyinden bahsetmez. Beyin hayvanlarda da var, bir ölüde de var, bir zeka özürlününde beyni var, ama akil olmadimi beyinde zeka ve algilama konusunda bi halta yaramiyo....[/QUOTE]

Gayet net anladığınızı biliyorum, ya sözünüzün arkasında durup kanıt sunun yada demogojiye devam edin.
...

Gayet net anliyorum evet, ama anlatamiyorum o ayri konu, ben kanitlarim diye nerede ne söz vermisim, sacmalamayin yaaa, kanit isteyen sizsiniz ben kanit vericem demedim. Yazilanlara mukabil kurandan cevaplar vermeye, dikkatinizi anlamadiginiz noktalara cekip düzeltmeye ugrasiyoz.
Demagoji yapan ben degilim, bu tarz seylerle aklinizca beni köseye sIkIstirmak isteyen siz bunu yapiyosunuz. Demek ben bosuna uzun uzun yaziyom ya kimsenin bisey okudugu anlamaya calistigi yok. :noidea:

RENAULTFERRARİ
02-03-2011, 17:05
Sayın Arkadaşlar !

Beyin bir cihazdır..
Akıl nerede bulunur ? tartılır mı ? bölünebilir mi ? eczaneden mi satılır ? tartısı ne kadardır ? bilemediğin
ama varlığına kuvvetle inandığın Aklını göstersene nerede ?
efendim beynimde ?
tabiri caiz ise sayfa numarasına söyle bana, sayfa numarasını ! bakalım !

Yani:
Akla hatıra gelen şeyler nerden geliyor ? nereye gidiyor ? bunun başlangıcı neresi ? sonu neresi ?
beynimde
o halde sayfa numarsını söyle hep beraber beynine aletle bakalım da hatırına hayaline gelen şeyleri görelim !
yook böyle bir bilim ve teknoloji !

o halde Beyin bir et parçasıdır...
beyinden etten bahsetmeye gerek yoktur


Beyinde (ette) hiç bir şey yoktur ?
kolunu hareket ettirmek istediğin zaman bu kolunda nasıl fiziki bir kıpırdanma oluyorsa
aynen Ruhundan bir şeyi yapmak istediğin vakitte de beynin de fiziki bir hadise olur.. işte beynindeki o fiziki hadiseyi meydana getiren ruhtur..

aliyarasfal
02-03-2011, 17:50
Sayın EciRna;

Kanıtlayamadığınız bir iddia ve inançla cevaplama konusunda zaten kendi kendinizi sıkıştırıyorsunuz.Konuyu boş mesaj doldurmaktan öte bir şey sunmadığınız ve bilimin söylediğinin tersini yazan kitabınızdaki yanlışlığın yani kalbe beyin muamelesi çekilmesinin tek sebebinin o günkü inanışla insanın kalbiyle düşündüğü zannıdır.Yani yanlış bilgi.

Muhammedde haklı olarak bilgisi kadar tanrıcılık oynamıştır hepsi bu.Ruh hikayeside aynı şekilde eski çağlardan beri süregelen kurgu bir inancın yansımasıdır o kadar.

Yani bilimin ışığında ve tarihsel süreçte beynin işlevinin tam olarak ne olduğunun anlaşılması beyne ait tam kapasiteli araştırmaların geçmişi 200-300 yıl öncesine dayalı olduğu gerçeği ilede maalesef sadece insan ürünü derleme bir kitabı kutsayıp arap kültürünü kutsamaya devam ediyorsunuz.Ay tanrısı el-ilahtan türeme; el-ilah kabedeki 360 puttan biridir ve muhammed ve aileside bu puta tapardı, yani putperestlikten evrilme ve derlemedir inancınız.

Evet tekrarlamamı gerektirmeyeceğinizi umuyorum, ya savlarınız kanıtlar argümanlar ile desteklenmeli yada lütfen demogoji yapmıyorum diyerek işi uzatmayın.


renö; sen yine akıl dediğin işlevin enerji olduğunu farkedemiyecek kadar yeşil geziniyorsun ortalıkta.

Düşünce beynin işlevidir.Nasıl diyorsan enerji olarak aldığı bilgiyi yine enerji ile işler ve bu işlemin adı akıldır, ürünüde yine enerji olarak ürettiği somut enerjidir yani düşünce.Sanırım o kadar yeşil efendiinin masallarıyla meşgulsünki varlığın temeli enerji ve algısı etki-tepki ve yine atomaltı dünyasında bilinç özerlliğine sahip olduğunu varlığın farkında bile değilsin.Hiç düşünmüyorsun ulan bunca bilim dünyası bu ruhu niye kabul etmez diye.

Ruh dediğin kurgudur, akıl ve beyin somuttur.Yani birde bilgi vereyim, atomaltı dünyası enerji parçacıkları yarı bağımsız davranış sergiler.Klasik basit bilgi.Anlamıda yarı bilinçli olmak olarak tanımlanabilir.

Hadi sen biraz daha kurgulan gelirim...
Şimdilik saygımla gittim...

EciRna
02-03-2011, 17:57
Sayın EciRna;

Kanıtlayamadığınız bir iddia ve inançla cevaplama konusunda zaten kendi kendinizi sıkıştırıyorsunuz.Konuyu boş mesaj doldurmaktan öte bir şey sunmadığınız ve bilimin söylediğinin tersini yazan kitabınızdaki yanlışlığın yani kalbe beyin muamelesi çekilmesinin tek sebebinin o günkü inanışla insanın kalbiyle düşündüğü zannıdır.Yani yanlış bilgi.

Muhammedde haklı olarak bilgisi kadar tanrıcılık oynamıştır hepsi bu.Ruh hikayeside aynı şekilde eski çağlardan beri süregelen kurgu bir inancın yansımasıdır o kadar.

Yani bilimin ışığında ve tarihsel süreçte beynin işlevinin tam olarak ne olduğunun anlaşılması beyne ait tam kapasiteli araştırmaların geçmişi 200-300 yıl öncesine dayalı olduğu gerçeği ilede maalesef sadece insan ürünü derleme bir kitabı kutsayıp arap kültürünü kutsamaya devam ediyorsunuz.Ay tanrısı el-ilahtan türeme; el-ilah kabedeki 360 puttan biridir ve muhammed ve aileside bu puta tapardı, yani putperestlikten evrilme ve derlemedir inancınız.

Evet tekrarlamamı gerektirmeyeceğinizi umuyorum, ya savlarınız kanıtlar argümanlar ile desteklenmeli yada lütfen demogoji yapmıyorum diyerek işi uzatmayın.


Hihimmm hic birsey okumayip anlamadiginiz belli, ozaman böyle genelleme yapacaginiza hadi benden teker teker alintilar yapin ona göre tartisalim konuyu. Baktiniz isin icinden cikamiyosunuz veya okuma ve anlama tembelisiniz, hemen "kanit getiremiyosun" gibi yaftalamalar, demagoji yapmak ile suclanmalar ve kendinize göre sacma yorumlar ile beni bertaraf etmeye calisiyonuz.
Hic sorun degil arkadasim, benim sizi ikna etme gibi bi sorunum yok madem anlattiklarimdan bir mana cikaramiyorsunuz birak kalsin. Ben bosuna yazmisligim ile kalcam. Buda sorun degil. Demagoji yapmiyorum ve iside uzatmiyorum. Bence tartismanin da bi anlami yok.

saygilar.

mari-huan
02-03-2011, 18:56
Sayın Arkadaşlar !

Beyin bir cihazdır..
Akıl nerede bulunur ? tartılır mı ? bölünebilir mi ? eczaneden mi satılır ? tartısı ne kadardır ? bilemediğin
ama varlığına kuvvetle inandığın Aklını göstersene nerede ?
efendim beynimde ?
tabiri caiz ise sayfa numarasına söyle bana, sayfa numarasını ! bakalım !

Yani:
Akla hatıra gelen şeyler nerden geliyor ? nereye gidiyor ? bunun başlangıcı neresi ? sonu neresi ?
beynimde
o halde sayfa numarsını söyle hep beraber beynine aletle bakalım da hatırına hayaline gelen şeyleri görelim !
yook böyle bir bilim ve teknoloji !

o halde Beyin bir et parçasıdır...
beyinden etten bahsetmeye gerek yoktur


Beyinde (ette) hiç bir şey yoktur ?
kolunu hareket ettirmek istediğin zaman bu kolunda nasıl fiziki bir kıpırdanma oluyorsa
aynen Ruhundan bir şeyi yapmak istediğin vakitte de beynin de fiziki bir hadise olur.. işte beynindeki o fiziki hadiseyi meydana getiren ruhtur..

arkadaşlar
lütfen bi müddet bu başlığa cevap yazmayın.
renonun mesajı son mesaj olarak kalsın.
ibret-i alemlikdir bu mesaj.
kalsın ki,
bu adamların hangi ilkel çağların adamı oldukları iyice bir görülsün.

allame
02-03-2011, 19:10
arkadaşlar
lütfen bi müddet bu başlığa cevap yazmayın.
renonun mesajı son mesaj olarak kalsın.
ibret-i alemlikdir bu mesaj.
kalsın ki,
bu adamların hangi ilkel çağların adamı oldukları iyice bir görülsün.

emredersiniz komutanım.
hazretleri nasıl uygun görürse.
arkadaşlar; bilimsel olmayla müslüman olup olmama arasında ne alaka var.
bir insan müslüman olup beyin hakkında bilgi sahibi de olabilir, olmayıp bilgisiz de olabilir.
bu arkadaşımızın kendi görüşleri yanlışsa yani tutup da "işte müslümanlar böyle düşünür" denemeyeceği gibi, bizim de inansızların bir yazısını gösterip " işte görün inansızlar böyle cahildir" dememiz doğru bir davranış değildir.
burada kişiler ya daolaylar değil de fikirler tartışılırsa daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.

allame
02-03-2011, 19:17
ben de bir müslüman olarak, kendi görüşümü (kitabımdan ; ayetlerden hadislerden ben ne kadar anlamışsam onu!) söyliyeyim.

Allah meleklere emretti ve yaratıp kendisine verdiği malzeme ile melekler insan bedenini kafaya kadar ortaya çıkardılar. Sonrasını ise Allah bizatihi kendisi "yaratmıştır". Bu bilgi islam inanışı ile örtüşmektedir. Sonrasını akıl edebilmek için, evet, ilme vakıf olmak lazım. Bunu şimdi biliyoruz:

demekki hem beyin, hem ruh, her ikisi de kafada bulunur ve o yüzden Allah bunu kendisi şekillendirmiştir. Çünkü islam inanışına göre eğer akıl beyinde değil de kalpte bulunsaydı -sizin anladığınız şekliyle müslümanlara şöyle "-masal anlatılması lazımdı-": melekler insanı tamamladılar, ancak Allah kalbi kendisi şekillendirdi" denmeliydi.

halbuki kitap ve hadis kaynakları çok eskiden beri alimlerin ittifak görüşünü doğrular:

: Kafaya kadar melekler oluşturdu, kafayı Allah kendisi şekillendirdi: demekki islam inanışına göre en önemli organ kafadadır; o halde beyin kafadadır.

endulus
02-03-2011, 19:21
Sayın Arkadaşlar !

Beyin bir cihazdır..
Akıl nerede bulunur ? tartılır mı ? bölünebilir mi ? eczaneden mi satılır ? tartısı ne kadardır ? bilemediğin
ama varlığına kuvvetle inandığın Aklını göstersene nerede ?
efendim beynimde ?
tabiri caiz ise sayfa numarasına söyle bana, sayfa numarasını ! bakalım !

Yani:
Akla hatıra gelen şeyler nerden geliyor ? nereye gidiyor ? bunun başlangıcı neresi ? sonu neresi ?
beynimde
o halde sayfa numarsını söyle hep beraber beynine aletle bakalım da hatırına hayaline gelen şeyleri görelim !
yook böyle bir bilim ve teknoloji !

o halde Beyin bir et parçasıdır...
beyinden etten bahsetmeye gerek yoktur


Beyinde (ette) hiç bir şey yoktur ?
kolunu hareket ettirmek istediğin zaman bu kolunda nasıl fiziki bir kıpırdanma oluyorsa
aynen Ruhundan bir şeyi yapmak istediğin vakitte de beynin de fiziki bir hadise olur.. işte beynindeki o fiziki hadiseyi meydana getiren ruhtur..

Yaw tamam allaha inan müslümanda ol ama aptal olma be arkadaş bu nasıl bir saçmalık böyle. Yahu sitedeki müslüman arkadaşlar en azından bu tür insanları biraz yontunda en azından tartışabilecek kıvama gelelim. İnsanlık hezeyanı.

allame
02-03-2011, 19:25
Yaw tamam allaha inan müslümanda ol ama aptal olma be arkadaş bu nasıl bir saçmalık böyle. Yahu sitedeki müslüman arkadaşlar en azından bu tür insanları biraz yontunda en azından tartışabilecek kıvama gelelim. İnsanlık hezeyanı.

böyle yoğun ateş altında bir müslümanın denge halini muhafaza edebilmesi gerçekten çok zordur.
ben de kalbimi boyuna kontrol ediyorum, dengeyi kaçırdığımı hissedersem bir süre uzak kalırım. Bu sorun o arkadaşların kendi iç sorunu, eğer kalbinin yetersizliğini düşünüyorsa kaynak takviyesi yapması gerekiyordur, bunun da yolu bellidir ve secdeden geçer. (ipucu) ;)

flipper
02-03-2011, 19:40
Bu kafaya kadar oluşturma nerde yazıyor? Hiç rastlamadım.

allame
02-03-2011, 19:55
Bu kafaya kadar oluşturma nerde yazıyor? Hiç rastlamadım.

haydi ya. şaşırdım. bakayım sana bir iki kaynak bulup delillendireyim. -inşallah bunu yapacağım- inşallah- :)

allame
02-03-2011, 19:59
şu an yoğunum müskünse siz araştırın. ama kesin olarak bu detaylardan eminim. belki çok detay bir konu olduğu için kaynak bulmak zor olabilir. ben bir sefer de budha'nın bir kitabında "ses işiten ilah'tan" söz ettiğini yazmıştım. 15 sene üstüne ancak kaynağı bulabildim. çünkü az bilinen bu tip bilgilerin kaynağına ulaşmak da zor oluyor. ama ben bundan eminim, hatta küçüklükten beri bu bilgiye vakıfım yanlız hadisleri kim kime aktarmıştır nereden gelmiştir daha önce sorgulamadım, ihtiyaç olmamıştı. bakarız. siz de araştırırsanız sevinirim. olmazsa yarın müsait olursam bakarım inşallah. şimdi çıkmam lazım size iyi akşamlar. belki geç bir saate gelebilirim.

aliyarasfal
02-03-2011, 22:44
Hihimmm hic birsey okumayip anlamadiginiz belli, ozaman böyle genelleme yapacaginiza hadi benden teker teker alintilar yapin ona göre tartisalim konuyu. Baktiniz isin icinden cikamiyosunuz veya okuma ve anlama tembelisiniz, hemen "kanit getiremiyosun" gibi yaftalamalar, demagoji yapmak ile suclanmalar ve kendinize göre sacma yorumlar ile beni bertaraf etmeye calisiyonuz.
Hic sorun degil arkadasim, benim sizi ikna etme gibi bi sorunum yok madem anlattiklarimdan bir mana cikaramiyorsunuz birak kalsin. Ben bosuna yazmisligim ile kalcam. Buda sorun degil. Demagoji yapmiyorum ve iside uzatmiyorum. Bence tartismanin da bi anlami yok.

saygilar.
Tabi sayın EciRna;

İşin içinden çıkmak bence sizlerin sorunu, öyle saçma sapan kurgulamalarla bu derleme inancı savunmaya çalışıp dahada beter çıkmazlara sokuyorsunuzki kanıtsız konuşmak ve bizlerin bir zamanlar inançlı kişiler olduğumuz gerçeğini fark edemiyorsunuz.

Biz inancınızdaki bilimle çelişen bu büyük hatayı sunuyoruz.Siz bir adet ayet sunamıyorsunuz kurtarmak için. Çünkü kuranda gerçeğin aksine kalp düşünür sanan tanrınız(muhammed) ve ondan beter konumda kurtaracaz derken tanrı adına ahkam kesip ruha bu işi yükleyen siz(küçük tanrı oldunuz, hayırlı olsun) tek kanıt sunmadığınız gibi birde demogoji yapmıyorum diyebiliyorsunuz.

Bizdende sizin gibi saçmalıklara hiç kanıtsız inanmamızı bekliyorsunuz.Siz bence pinokyoya tapın.Eğer kalpten inanırsanız yalan söyledikçe burnunuz uzar, ruh sayesinde kuklalar canlanır.İnanmıyormusunuz bunlara.Oysa mucize dediğin böyle olur.

Güle güle sayın EciRna. Bir daha ahkam kesmeden önce kanıtlarınızıda hazırlayınki inandırıcı olsun en azından masallarınız.Bize kanıt sunmak zorundasınız,olmadığınızı iddia ediyorsanız neyi tartışıyorsunuz siz? madde ötesi varlık masallarını ayrıca konu açın geniş geniş anlatalım size.

Bu konuyu böyle demogojilerle aşamayacağınızıda anlayacaksınız. Bilimin karşısında inanç ya evrilir ya yıkılır.Bilimi reddeden masallarla bilim dışı inançlar sadece cehaleti arttırır.


Şimdilik saygımla gittim...

EciRna
02-03-2011, 22:52
Sayin aliyarasfal,

bence haddinizi asiyorsunuz ben elimden geldigi kadar burda anlatmaya ve aciklamaya calistim, ama siz öküz altinda buzagi ariyosunuz, Kuranda sizin istediginiz gibi harfi harfiyen bir ayet yok ama konuya ait bi kac ayet sundum size bi dogru dürüst yazdiklarimi okumaktan acizsiniz. Kalp ilede ruh ilede yazdiklarim ve sundugum ayetler oldu.

Lütfen yani benden mucize beklemeyin, burda kanit kanit diye can vereceksiniz kanit istiyorsan aklini kullan aklini, sizin yerinize sizin aklinizi ben yönlendiremem.

Hic umrumda degil ve gurur meseleside yapmiyorum. Belki ben anlatamadim veya siz anliyamadiniz sonuc itibari ile insallah cevaplarinizi baska sekillerde bulursunuz.

Bu arada madem daha önce inancliydiniz buyrun istediginiz ayeti bulup siz getirin bana.

saygilar.

aliyarasfal
02-03-2011, 23:13
Sayın EciRna;

Haddim konusunda hiç yormayın kendinizi.Öküz yokki buzağısı olsun. Hayali öküze doğum yaptırmaya çalışan kendinizsiniz.Yazdıklarınızı okumasa idim nasıl tespit edebilirdim savınızı ve kanıt isteyebilirdim?

Kalp ve ruh ile ilgili ruh düşünür kalp yada beyin değil diyen siz tek ayet bile sunmadınız.İddiayı atıp kanıt isteyene kızan kişi olarak kalmak yerine buyrun kanıtlayarak haklılığınızı tescilleyin dedim.Kanıt sunmaya zorunlu değilim dediniz.


Ben cevabı biliyorum, böyle bir ayet hiç olmadı. Olmayanıda sunamazsınız. Ruh düşünür diyen tek ayet yoktur.Ruh vardır diyen bilimsel bir çalışmada yoktur ,çünkü ruh yoktur.Kalp düşünür beyin hikaye diyecek adamda çıkmaz.

Neyse sizden değil hiç kimseden mucize beklemiyorum, çünkü mucize kavramıda kugusal masallardır.Aklımı kullanıyorum, sizde deneyin ara sıra ama aklın beynin işlevi olduğunu unutursanız boşa uğraşmayın. Yazdıklarımı anlamayacak acizlik sergilemeyin olur mu?

Şimdilik saygımla gittim...

RENAULTFERRARİ
03-03-2011, 11:46
sayın Maria-huan Kardeşim

Anlaşılmıycak bir şey yoktur..azıcık düşünmek kafidir
gayet basit ve nettir... eğer "hayır öyle değildir" diyorsan Bunu ilmen aklen ve tıbben ispat etmelisin
eğer böyle bir ispatın Tıp mevzuatında yoksa
o halde lütfen artık bu konuda konuşma hakkını al... medeniyet meşalesinin nerden olduğu Gör diyeceğim !

bak mariya kardeşim işte sana canlı örnek
tıp mevzuuatında bunlar haber verir mi ? Bak yazıyorum
mariya !
konuşurken bir an gelir ahh unuttum dersin biraz sonra hatırma gelirse söylerim diyorsun
peki mariya hatırında olan şey nereye gitti ve nerden gelecek ? bana bir cevap ver mevzuuata bak !
cevap yok cevap veremezsin ?
mariya !
heeh şimdi hatırıma geldi dersin yaa
S= peki nerden geldi babanın evinden mi geldi mariyam ! ?
cevap ver söyle bir şey söyle ! mariya susma !
C=beynimde
Peki mariya ! sayfa numarasını söyle bana .. bakalım yaa
C= dilsiz kalırsın ! bir türlü cevap veremezsin !

Tabiri caiz ise sayfa numarası ile göster diyorum.... bakalım beynine diyorum anlamıyormusun mariyam !
ne olur anla maria- huna mariyam ! anla beni mariyam ! :)
bak hatırına gelip giden şey nedir ve hatırından nereye gidiyor..
sen hatırlayana kadar nerede gizleniyor
ve hatırma geldi dediğin vakitte nerden geliyor ? bunlar beyinde diyorsan görelim Maria-Huan mariyam ! söyle mariyam !

Sen daha unuttuğun şeyi hatırlayamadan... biz beynine bakıp söyleyelim diyorum maria-huan mariyam
Var mı böyle bir şey Tıp mevzuuatında ? Yook

Onun için azıcık aklına çalıştır
beynim de oluyor bitiyor diyorsun ama bir türlü hatırına gelen giden şeylerin nereye gidip nerden geldiklerini nereye gizlendiklerini haber veremiyorsun
bir takım biyolojik hadiselerdir diyip tıkanı veriyorsun
tıkan tıkan
hep tıkılı kalacaksın maria-huan mariyam !
bak maria-huan tıkalı kalma.. dediğimı düşün taşın !
bak ne diyorum... tıkanmana gerek yoktur
Beyin bir cihazdır dersin
unuttuğum vakite hatırama gelip giden şeyler beyinde değildir.. bir alıp bir veren vardır
dersin
bunlar beyinde değildir.. beyinde diye iddaa edenler bir takım biyolojik hadisedir diyip takınırlar.. onlar tıkana dursunlar diyip.. ilmi imana rapt edersiin rahat rahat ferah ferah onlarla yazışırsın

Atesit okur yazarlar.. hatırana gelen giden şeylerin beyinde olduğunu ispat edebilmek için bir taraflarını gerecek yırtacak kadar demagoji yaparlar

Ama bunu Tıp dünyasında tüm insanlığa bir türlü kanıtlayamazlar

kanıtlayamadıklarından Amerikalı Avrupalı nobel ödüllü bilim insanları
Parapsikoloji (http://65.18.198.4/wiki/Parapsikoloji)
Psi Enerji (http://65.18.198.4/wiki/Psi_Enerji)
Telekinezi (http://65.18.198.4/wiki/Telekinezi)
Paranormal (http://65.18.198.4/wiki/Paranormal)
Astral Seyahat (http://65.18.198.4/wiki/Astral_Seyahat)
Durugörü (http://65.18.198.4/wiki/Durug%C3%B6r%C3%BC)
Empati (http://65.18.198.4/wiki/Empati)
Prekognisyon (http://65.18.198.4/wiki/Prekognisyon)
ilimleri meydana getirdiler mari-huan mariyam !
 
bütün bunlar hatıra gelen giden şeylerin beyinde olduğu kanıtlayamadıkları içindir..

bir takım biyolojik hadisedir diyip tıkanı verdikleri içindir
 
o yüzden maria-huan mariyam ! tıkanmana gerek yoktur
bak bunca ilimi meydana getirenler amerikalı avrupalı bilim adamlarıdır.
eğer hatıra gelen giden şeyler beyin olduğu kanıtlanmış olsaydı
Parapsikoloji (http://65.18.198.4/wiki/Parapsikoloji)
Psi Enerji (http://65.18.198.4/wiki/Psi_Enerji)
Telekinezi (http://65.18.198.4/wiki/Telekinezi)
Paranormal (http://65.18.198.4/wiki/Paranormal)
Astral Seyahat (http://65.18.198.4/wiki/Astral_Seyahat)
Durugörü (http://65.18.198.4/wiki/Durug%C3%B6r%C3%BC)
Empati (http://65.18.198.4/wiki/Empati)
Prekognisyon (http://65.18.198.4/wiki/Prekognisyon)
bu bilim dalları olmazdı be... maria-huan mariyam !
 
Ama maria-huan dersin ki
ben atesit okur yazarların "hatıra gelip giden şeyler beyinde bir takım biyolojik hadislerdir" demesine inanır. Atesit koyun sürüsüne dahil olurum dersen O başka !
mesele anlaşılmıştır yolumuz ayrıdır vesselam
sen bilirsin maria-huan mariyam !

melih
03-03-2011, 12:15
Sayın Arkadaşlar !

Beyin bir cihazdır..
Akıl nerede bulunur ? tartılır mı ? bölünebilir mi ? eczaneden mi satılır ? tartısı ne kadardır ? bilemediğin
ama varlığına kuvvetle inandığın Aklını göstersene nerede ?
efendim beynimde ?
tabiri caiz ise sayfa numarasına söyle bana, sayfa numarasını ! bakalım !

Yani:
Akla hatıra gelen şeyler nerden geliyor ? nereye gidiyor ? bunun başlangıcı neresi ? sonu neresi ?
beynimde
o halde sayfa numarsını söyle hep beraber beynine aletle bakalım da hatırına hayaline gelen şeyleri görelim !
yook böyle bir bilim ve teknoloji !

o halde Beyin bir et parçasıdır...
beyinden etten bahsetmeye gerek yoktur


Beyinde (ette) hiç bir şey yoktur ?
kolunu hareket ettirmek istediğin zaman bu kolunda nasıl fiziki bir kıpırdanma oluyorsa
aynen Ruhundan bir şeyi yapmak istediğin vakitte de beynin de fiziki bir hadise olur.. işte beynindeki o fiziki hadiseyi meydana getiren ruhtur..

Şu yorumuda yaptın ya helal sana.
Beyinde milyarlarca nöronlar ne işe yarıyor?
Doğru ya beyin işe yaramaz et parçası,nöron möron yok değil mi?
Beyin moron bir organdan başka bir şey değil.
O zaman niye insanlar birbirlerine "beyinsiz"diyorlar.
Demek ki bu kadar insan aptalmış.
Bir sen akıllısın.Hem de tüm kalbinlen.

RENAULTFERRARİ
03-03-2011, 17:08
sayın Melih !

Ey Atesit çöl bedevisi Melih !

nöronlar sinirler yani beynin komple bir cihazdır !

cihazda bir şey yoktur ! o cihaza gelip giden şeyler cihazda değildir
yeri başka ! bir yerden geliyor bir yere gidiyor !

ama sen anlamıyorsun çölde yaşayan hayatında hiç apmül görmeyan bedeviye benziyorsun
Atesit bedeviye birden ampülü göstersek ?
bunun içinde ne yanıyor der..

yok onun içinde bir şey yanmıyor kardeşim
Atesit bedevi :"yook yok yanıyor ne yanıyor" diye sorar

yaaaff kardeşim ampülün içinde bir şey yanmıyor
bir elektirk mevzuu vardır
müsbet kutup menfi kutup bunlar travodan buraya gelir buradan çarpışırlar..
o dinlemez seni

"yaaf bırak bunu bunun içine ne koydunda yakıyorsun" der..

hayda apmülde yanan bir şey yook ki.. kardeşim
ama anlamaz ki Ateist bedevi !
işte Melih sende yook yok herşey beyinde diye Atesit çöl bedevisi gibi israr ediyorsun
Beyinde bir şey yok kardeşim
insanın bir manayı ruhisi vardır oradan gelir oraya gider
yook dinlemez
hala beyinde zanneder

Beyin et parçası

Elektirk dendiği vakit Ampül müdür ? melih
Ruh akıl dendiği vakitte beyin değil ! melih

flipper
03-03-2011, 17:15
Reno;
Bu akli dengesi bozuk insanlar için ne düşünüyorsun..Ruhlarımı arıza veriyor..

RENAULTFERRARİ
03-03-2011, 17:57
flipper
ampülün şurasında bir tel kopmuş bağlayalım daha fazla ısı versin ıiık verisin hararet vrsin sağukluk versin denilip cihazın kopmuş teli bağlatısı leğimi yapılıyor ve çalışan şey tamir ediliyorsa
işte beyninde şurasında bir şey bozuk bağlantısı yapalım şurasını düzelteleim daha fazla ışı versin hayal versin hafıza versin düzelsin.. İŞTE TIBBIN BİLİM YAPTIĞI BUDUR anladın mı ?
 
 
VE
ayrıca dedelerimiz delileri Musiki ile tedavi ederlerdi
bugünkü bilimde bulduğu en SON çare muziki olduğu deliler musiki ile tedavi edilebilirler diyorlar..
deden asırlar evvel delileri musiki ile tedavisini yaparken
o zaman medeniyetini taklietettiğimiz Avrupa delileri cin yakmış Diye hakk-ı hayat tanımıyor vadesi gelmeden diri diri yakıyorlardı. birde karşısına geçip temaşa ediyordu deli nasıl yanıyor diye
 
bugün tıbın en son bulduğu çare deliler musiki ile tedavi olabilir demiyor mu ?
 
deden işte bunu asırlar evvel görmüş
deli hastalığının neden olsa insnaın manası ile alakalı olduğunu görmüş
 
Musiki: Allahın "Ben sizin rabbiniz değilmiyim" hitabınnn eşyadaki gizlenmiş aksidir.. zaman zaman tecellisidir
onun içindeli musiki ile tedavi olabilir demiştir..
yani anlıyacan Deli hastalığının neden olsa İnsanın manası ilede alakası vardır flipper !
 

incelersen musiki aletini : maddi kesafet yığını bir alettir
eski musiki aletleri at kılında yada hayvan bağırsağında çekilmiş bir yay yahut çelikten bir tel... etten kandan kemikten bir el tıkır mıkır çalar

al bu muzik aletini eşşeğin kıçına vur eşeği dürter götürüsün.. eşşeğe sürat verisin :)
o halde Düşün : bu maddi kesafet yığını bu aletiin neresinde gizelnmiştir senin ruhuna safa veren şey ?
sen istemeden senin el ve ayaklarını tempo tutturan şey neresine gizlenmiş
beşeriyetini dayanamayıpta kalkarsın dans edersin
atın kılında mı gizlenmiştir.
celik tel demi ?
hayvan bağırsağıdna mı gizlenmiş bu ses bu seda ?


musikinin hayvana bile tesiri olur
deve çöker kalkmaz canı çıkmıştır kaldırmazsın
hemen bir musiki yaparsın hayvana birden ayağa kalkar can gelir yol alır
 
koyun susamış nazlı hayvan.. bir musiki yaparsın en ihtiyaçlı anında susluktan geberecekken bile suya gitmez musikiye gelir
 
musikteki bu kuvvet nedir ?
 
C=Alemi ezelde duaksız bir hitapla Allahın "ben szin rabbiniz değilmiyim" hitabını bütün mevcudat kulaksız bir işitmeklikle işitti
yalnız insan sınıfı hem işitti hem cevap verdi
işte bütün eşyanın işittiği Bu hitabın eşyada gizlenmiş askine zaman zaman tecellisine musiki derler
 
onun için muzik ruhun gıdasıdır demiş mevlana
insan musik duyduğu zaman dayanamazda kafaıyla bedeniyle tempo tutar dans eder..
mevlana celalledini rumi hazretleride.. ruhuna olan tecellide bedeni dayanamamış semasen yapıp dönmeye başlamıştır
mevlananın semasenini Hazreti Muhammedde yapmıştır Hazreti Alide

Vandidad
03-03-2011, 18:47
Bu başlık altında RenoultFerraninin yazılarını okudukça 2 olasılık beliriyor.
1-) ya kafası gerçekten çalışan ve lafları nasıl eğer büker de cahil halkı kandırırım konulu bir staj yapıyor.
2-) ya da çok ciddi sorunları var.

Gördüğüm kadarıyla yaklaşık 90 sayfa kadar Muhammed'in uydurduğu islamın tanrının beyinden bihaber olduğu, kalp organının düşünme organı olarak gördüğünü ve kıvırma alanı bırakmayacak şekilde defalarca yanlış yazdığını kurandan okuyoruz. buna karşın hala ''acaba laf kalabalığına getirsek kurtarırmıyız?'' çabaları bazı arkadaşların devam ediyor. Tekrarlayayım 90 sayfa 900 den fazla msg ama tın. Muhammedin tanrısı insanın kalp ile düşündüğünü sanıyor ve beyinden bihaber.

Bu durumu ruh ile de anlatmaya gerek yok Sayın Reno. Hafızasını kaybeden insanların Ruhunun dolaşmaya çıktığını mı iddia edeceksiniz? Beynin fonksiyonları üzerine internette belki de milyonlarca site var: araştırın hafıza ile ilgili bilgi de edinirsiniz, düşünme ile ilgili de, akletme ile ilgili de. Ama beyinden bihaber bir kureyşli Arab'ın 14 asır önce yazdıklarından yola çıkarsanız burada öğreneceğiniz sadece oryantalin incelikleri olur. Tabi amacınız bilgiye ulaşmak mı yoksa oryantal öğrenmek mi asıl sorun burada.

Eğer ki oldum mu acaba diyorsanız evet, hayatı boyunca tek bir kitap okuyan ve onu da anlamayacağı bir dilde okuyan tüm inanırları istediğiniz gibi kandırabilirsiniz. Eğer hedef kitleniz bu gurup ise siz tamamen olmuşsunuz. Ama hedefiniz okumayı bilen ve okuyan insanları kandırmaksa kusura bakmayın ama hiç bir zaman olamazsınız. Bu uslüp ve edebiyat bilgisiyle siz olmazsınız.

Huzur Sizinle Olsun...

flipper
03-03-2011, 19:43
Reno;
Diyorsunki; kişinin manası arıza verir ve onun ilacıda musikidir. Beyin ve ruh normal hiçbir şey yokmuş gibi devam eder.

istatistik
03-03-2011, 20:31
Şşşt renö motor,

ne saçmalamışsın yine helal olsun. senin kanıtı yok dediklerini ilkokulda öğretiyorlar. UNUTTUN mu?

Neyse öncelikle daha önce de yazdım senin nobel ödüllü dediğin adamların hiç biri nobeli senin gerçek sandığın saçma telepati ya da astral seyahatten almadı. Yazıyoruz okumuyorsun cahil kalıyorsun yazık.

Unutma ya da hatırlama beyinle ilgilidir. Daha bunu bile mi bilmiyorsun. İlkokul çocukları bile bilir ama ne senin allahın ne de sen bilmezsin. Neden? Çünkü cahil kalmışsın renö. Okumamışsın. Dünya sana gülüyor renö!

Şimdi beyinde hafıza ile ilgili bölümler ve zarar görmesi durumunda neler olacağı araştırılmıştır. Ama sen cahil kaldığından bilemezsin. araştırıp okuyacaksın. Bunu yeşil maydonoz hocan anlatmaz sana çünkü o da cahil. Bilmez.

http://en.wikipedia.org/wiki/Brain

Yukarıdaki linki incele öğren.

Şimdi senin iddiana bakalım. Hepsi ruhta mı dedin sen hafıza için. Eeee sen unuttun renö. Nereye gitti senin ruh? Suya mı düştü? İnek mi yedi? Ne oldu. Yani iddian saçma. Cahil insan iddiası gibi.

NOT: Arkadaşlar kusura bakmayın renö gibi yazdım. Bildiğiniz iğrenç bi yazı oldu. Tek farkı içinde bilgi de var. renö yazısı gibi katıksız saçmalık değil. Tekrar kusura bakmayın.

EciRna
03-03-2011, 23:15
Sayin aliyarasfal,

Kalp ve ruh ile ilgili ruh düşünür kalp yada beyin değil diyen siz tek ayet bile sunmadınız.İddiayı atıp kanıt isteyene kızan kişi olarak kalmak yerine buyrun kanıtlayarak haklılığınızı tescilleyin dedim.Kanıt sunmaya zorunlu değilim dediniz.Ruh düşünür diyen tek ayet yoktur.Ruh vardır diyen bilimsel bir çalışmada yoktur ,çünkü ruh yoktur.Kalp düşünür beyin hikaye diyecek adamda çıkmaz.


Kuru sIkI atmayin bana ve hemen "kalp ve beyin düsünmez ruh düsünür" nerede yazmisim bana bulup buraya kopyalamanizi rica edicem. Demek siz benim yazdiklarimi üstün körü okumussunuz, birde kendi anlama kapasitenizin eksikligini bana yükleme saygisizliginda bulunuyosunuz.

Evet Ruh hakkinda yazimi okuma zahmetinde bulunsaydiniz su anda böyle beni suclama pozisyonuna belki girmezdiniz. Ben "ruh düsünür" yazmadim ama yazdiklarimdan o manayi cikarmissaniz oda benim degil sizin sorununuz.

Ruh adina bilimselde ilimselde cok calisma olmustur ve halende vardir. Siz anlasilan dag basinda yasiyosunuz.
Kuran dilinde bazi ayetlerde gecen kalp daha ziyade "vicdan, iman ve ahlakin merkezi manalarinda kullanilmistir. Zaten diger ayetlerde de hep akildan bahseder, akilin merkezide bellidir heralde. Ama bunlari zaten yazmistim ama anlamamak ve hala pislik atmakta inat ediyosunuz.
Inkarcilik bu olsa gerek cok görmemek lazim.

aliyarasfal
04-03-2011, 01:54
Sayin aliyarasfal,



Kuru sIkI atmayin bana ve hemen "kalp ve beyin düsünmez ruh düsünür" nerede yazmisim bana bulup buraya kopyalamanizi rica edicem. Demek siz benim yazdiklarimi üstün körü okumussunuz, birde kendi anlama kapasitenizin eksikligini bana yükleme saygisizliginda bulunuyosunuz.

Evet Ruh hakkinda yazimi okuma zahmetinde bulunsaydiniz su anda böyle beni suclama pozisyonuna belki girmezdiniz. Ben "ruh düsünür" yazmadim ama yazdiklarimdan o manayi cikarmissaniz oda benim degil sizin sorununuz.

Ruh adina bilimselde ilimselde cok calisma olmustur ve halende vardir. Siz anlasilan dag basinda yasiyosunuz.
Kuran dilinde bazi ayetlerde gecen kalp daha ziyade "vicdan, iman ve ahlakin merkezi manalarinda kullanilmistir. Zaten diger ayetlerde de hep akildan bahseder, akilin merkezide bellidir heralde. Ama bunlari zaten yazmistim ama anlamamak ve hala pislik atmakta inat ediyosunuz.
Inkarcilik bu olsa gerek cok görmemek lazim.

Sayın EciRna;

Şimdi iyi okuyun kendi yazdıklarınızı.
mesaj 855

Sanildiginin aksine akli üreten beyin degil kalp’tir.


mesaj 860

yapay kalbi olan bir insan "organi" ile sevmiyor zaten ruhu ile seviyor,

Dediniz oysa sevme işi dediğiniz olay duygusal bir işlevdir ve beynin işlevidir.


buna cevap bilimsel olarak açıklamasını yaptık ve yine size şu soruyu yönelttim?
Ruhun sevdiğine veya anladığına, düşündüğüne dair bir ayet sunabilirmisiniz.
Beynin tüm işlevlerini yoksayarcasına bilimsel olarak kalbin neden düşünme, hissetme gibi işlevleri olmayacağını açıkladık ve siz yapay kalp örneği karşısında kalbe devrettiğiniz işleri ruha devrettiniz.Şimdi önce aklı üreten kalptir diyip sonrada yapay kalp hikayesinde ruha yüklediğiniz kalbin işlevi sadece sevmek kısmımı oluyor?

Kendiniz kalp aklı üretir derken ve sonrada kalbin işlevini ruha atfederken siz, biz mi yanlış anlamış oluyoruz?


Ayrıca şu kişisel polemik taktiğiniz hiç işe yaramıyor.

Kalp hücreleri asla düşünce duygu üretemez yapısı itibari ile.Ruh ile ilgili uydurduklarınız zaten kurgu olan bir kavramı kullanarak bu bilimsel hatayı örtpas etme çabası ki sadece masal sunup beyni önemsiz bir organ konumunda göstermeye ve kalp saçmalığına birde ruh ekleyip durumu batırmaktan başka işe yaramadı.

Ruh kalbin işlevini yapıyorsa ki önce beynin işlevini kalbe yüklediniz, kocaman bilimsel hata, sonrada bu görevi ruha devrettiniz, ayet ,kanıt sunun diyincede resmen saldırganlaştınız.


Hadi başka kapıya, muhammedin derlemesi bilim ve akıldışı bu dini masallarla kurtaracaksanız bize ne.Ancak burda masallar geçmiyor, siz o masalları gidin inançlı insanlara sunun. Burda gelip bilimsel gerçekliğe aykırı kurgu bir masalı gerçek diye yutturma şansınız yok. Demogojileriniz ilgilendirmiyor beni. Ya sav öne sürerken kanıtlayacaksınız yada ben dedim doğru diye sorgusuz sualsiz kabul beklemeyeceksiniz.


Tartışma ve forum kuralları açık, iddia edersiniz , kanıt isteriz, kim engelleyecek beni. Sizde istemiyorsanız sunmazsınız.Saçma sapan kişiselleştirme oyunu oynayacaksanız siz bilirsiniz.Ne dediğini bilecek insan ki pişman olmasın.Bu yüzden demogojiyi bırakın.


Size şimdilik saygımla gittim..

RENAULTFERRARİ
04-03-2011, 13:09
sayın Ecirna !
bunlar saftoring atesitlerdir. bunlara anlat anlat yine anlamazlar


bak ne demiş yarasfal : oysa sevme işi dediğiniz olay duygusal bir işlevdir ve beynin işlevidir.

sayın yarasfal !
söylediğini bu cümle sizin ne kadar cahil ve çarçabuk hemende kandrılmış bir saftoring Atesit olduğunuz göstermektedir ?


Bak kardeşim !

Sevmek bir fiziki hadise ise !

haydi: Git bir Fizik labarotuarına ölçtür bakayım ne kadar seviyorsun ?


sevmek fiziki bir hadise ise.. fiziki olayı arttır eksilt.. bunları yapabiliyormusun ?
hayır o halde sus !
bak İnsanın içi mana ile doludur basit basit misaller ! getirdim sana

bir örnek daha vereyim

1-ümidin var ? iyi ama ne kadar ümitin var ölçtürebilir misin ? ha haa neredeee
evet haydi git bir fizk labarotuarını ne kadar RECAN var ölçtüre bakıyım ?
Ümit etmek fiziki bir hadisemi dir
evet
o halde haydi tüm tıb adamlarını bilim insanları topla TOPLA
fiziki bir hadiseyi artırıp eksilt ?

ne mümkün yapamazsın

2-sevindin
iyi ama ne kadar sevindin ölçtürebilirmisin ?
Sevinmek bir fizki hadise midir ?
haydi sevinçini ölçtür ve arttır ?

bunlara yine saftoring Atesitlerin verecekleri cevap şudur "Bir takım biyolojik hadiselerdir"
işte yine tıkandılar.. hep tıkanıyorlar hep tıkalı kaldılar hep tıkalı kacaklar..

Onun için sevmek beynin işlevidir diyenler Saftoring Atesitler ve onlara inanan saftoring müslümanlardır ?

flipper
04-03-2011, 13:26
Yurdum insanı...

mari-huan
04-03-2011, 13:47
ne anlattın ki şu ana kadar reno.
kendi kendine şizo zevzeklikler yapıyorsun.
sana yol veriyoruz.
hamsi kadar beynin olsa sırf kendi ellerinle kendini rezil edebilmen için bu şansın sana tanındığını anlardın.

bir çok kişi bu başlığı okuyor.
müslüman denen ilkel adamın hangi savsatalar ve sahte önkabullerle düşündüğünü çözüyor.

bu başlık işlevini yerine getiriyor.
sende öyle.

devam et.

dün akşam ruhumu mutlu ettim.
bi çifli yaptım.
üzerine rakı yaptım.
sonra da seviştim.

eğer ruhlar cigaradan,rakıdan ve sevişmekten mutlu oluyorsa sen ne anlatıyorsun.
olum uyan artık.

bu asrın bebeleri bile artık o masallarla avunmuyor.
elin oğlu artık aya değil titana gitmenin derdinde,
sen bize masal anlatıyorsun.
cinler melekler ruhlar allahlar dönemini kapattı.
ne diye yırtınıyorsun.
ölümlüsün oğlum.
hepimiz gibi.
kendini sonsuz hayata inandırabilmek için allah yaratıp sonra da ellerinle yarattığın allahın önünde günde beş kere kapaklanman sonucu değiştirmez.
boşuna kandırma kendini.
ya da kandır.çok ipimdeydi.

Vandidad
04-03-2011, 14:11
Sayın RenoultFerrari

Bakınız yazı yazdığınız başlık altındaki yazıları okursanız eğer bahsettiğiniz sevginin aşkın ne olduğuna dair bilimsel açıklamalar yapılmış. Ne kadar sevdiğiniz de bu yüzden ölçülebilir. Ne kadar hormon o kadar sevgi. Senin anlamamak için çabaladığın şeyin matematiği bu kadar basit.

Sayın Perçin
Cehalet geçici bir şeydir, baki olan umarım sizde yoktur. Bu konudaki bilgi eksikliğinizi giderme adına şöyle bilgi vereyim.
Aşık olma yada cinsel partner olarak algıladığımız eşe yaklaşma durumunda beinin uyarısı ile endokrin sistemi Dopamin, noradrenalin ve phenylethylamin maddelerinin daha çok salgılanmasına sebep olur. Bu hormonların etkisiyle ellerimiz daha çok terliyor, nefes alış-verişimiz hızlanıyor, tansiyonumuz ve nabzımız yükseliyor! Aşık olanların genellikle yemeden içmeden kesilmesi, uykusuzluk çekmesi gözden kaçmaz. İşte bütün bunların nedeni de aslında bu çok çalışan hormonlar. Onlar yüzünden hem hiperaktif hale geliyoruz, hem yemiyoruz içmiyoruz hem de uyku düzenimiz bozuluyor. İşte bu yüzden de ilişkimize daha bağımlı hale geliyoruz. Eğer söz konusu olan karşılıksız bir aşksa o zaman deyim yerindeyse 'junky'lere dönüyoruz. ''Buna hiç de şaşırmamak gerek'' diyor doktorlar. Çünkü halüsinasyona neden olan ilaçlar, beynimizde salgılanan 'phenylethylamin' maddesini de içeriyor!
Peki beynimiz bu tepkiyi niye veriyor? Aşık olma halinin asıl sebebi insanın genetik devamlılığını sağlama için geliştirdiği bir evrimdir. Tüm canlılarda olduğu gibi insanda da en iyi genleri seçerek bir sonraki nesle daha başarılı genler aktarma çabasındadır. Cinsel üretgenliğe gelmiş tüm insanlar 5 duyu organı ile partnerini seçme eğilimindedir. Beyin, kendisi için uygun partneri algıladığı zaman bu hormanları aktif hale getirir.
Bu konunun türün devamlılığını sağlama amacıyla oluştuğunu şöyle açıklayalım (Bu bölüm müstehcen bulunabilir ama açıklama zorunluluğu var) Aşık olduğumuz insanı gördüğümüzde bayanlarda; vajinal bölgede genişleme, sıvı üretiminde artış, klitoriste kan birikmesi ve dokunma hissinde bir artış gözlemlenir. Erkekte ise, penisin sertleşmesi (Saatler sürdüğünü hatırlayan vardır aranızda), kayganlaştırıcı sıvı üretimi, testislerde üretilen spermin sperm kesesine (Prostatta)aktarım hızındaki artış (ağrı bu yüzdendir)olmaktadır. Bu sistemin mekanizması ise aşama:
Adrenalin: Etkin rol oynar. Böbrek üstü bezleri tarafından üretilir. beyinde, seks organlarında, bağırsak, immün sistem ve kalpte ve kas sistemlerinde etki gösterir.
oksitosin: güven hormonu olarakta isimlendirilir. Cinel duyguların uyanmasında rol oynar. aşıkların sesleri , bakışları , cinsel fanteziler, fiziksel temas,aşık olduğumuz kişiyi düşünme koklama bu kimyasalın salınımını tetikler. hayvanlarda eşlerin ve dişinin yavrusuna bağlanmasında önemli rol oynar.
vazopressin : erkekte bağlılık yaratan ve bağlılığı arttıran kimyasaldır. kadınlarda bunu oksitosin gerçekleştirir. monogaminin nedenidir.
östrojen : kadın seks karakterini oluşturur. oksitosin düzeyini arttırır.
testosteron : her iki cins içinde afrodizyaktır.1.aşamayı etkileyerek dopamin salınımını etkiler. testosteronu düşük kadınlarda libido azalır ve depresif olurlar.

Umuyorum bundan sonra parmaktan gelen sinyal, kalpten gelen sinyal gibi saçma, mesnetsiz, bilimsellikten uzak bir açıklama yapacağınız zaman bir daha düşünürsünüz.

Saygılar...

Huzur Sizinle Olsun...

aliyarasfal
04-03-2011, 14:12
Renö;

Sen olmasan bu site çekilmez olurdu. Sen şimdi öyle bir yerden yakaladınki mahfettin bizi.Evet ,sevmek kavramı fiziksel biyolojik olayların (somut) soyutlama adıdır. sevme duygusu (diğer duygularda) duyusal olarak beyince algılanan ve tüm vücutta sinirler vasıtası ile uyarı gönderilerek tepki gösterilen biyolojik olaydır.

Ölçmek mi istiyorsun, tabi ,duygusal zekanı ölçtür istersen.Çok merak ediyorsan git beyin dalgalarını ölçtür. Ancak o dalgaların sende mevcut olduğundan şüpheliyim. Sen kalbinden ne tür dalgalar yayılıyor bir düşün bakalım(yada yayılıyor mu onu araştır.). Beyin dalgalarını duydun mu hiç. Ya kalbin dalgaları?Ne kadar hormon salgıladığınlda ölçülebilir beyin uyarıları ile.


Senden umut kesmeyeceğim. Öğrendikçe daha net kendi fikirlerinin yanlış yada doğru olmadığını başkaları yanlışlamadanda duymadanda anlar hale gelebileceğini göreceksin. Sabır işi.

e , fiziksel olmayan(senin aklınca) şu sevgi olayını kalbinle becerebilmen için kalp hücre yapısının sinir hücrelerinden oluşması gerektiğini ki alakası yoktur ,algıladığında ulan ne saçmalıyorum diye düşünmeyede başlarsın.

Beyin hücre yapısını ve özelliklerini kalp hücre yapısı ve özelliklerini bağırsak hücre yapısı ve özelliklerini yada akciğer hücre yapısı ve özelliklerini incele ,araştır ve anlayın artık be kardeşim, algılamayı ,yargılamayı, duyguyu, düşünceyi tepkiyi sinir hücreleri dışında hiç bir hücre yapamaz.

Bak kalbin ritmik atışını dahi çevreleyen sinir hücre yapısı sağlar. Yani o sinir hücreleri ve kalp hücre yapısının özelliği ile tıpkı bağırsaklar gibi bağımsız ritmik hareket yaparlar. Ancak beyin denetimindedir ve beyinden gelen uyarılara göre hızlanıp yavaşlayabilir bu ritim.


Ancak anlamadığın uzattıkça uzattığın, yapay kalp takılı insanların neresiyle düşünüp sevdiği kısmı var ki sorma, o senide aşıp gidiyor.

Hadi yeşil hz plakalı renöm benim. Kendini kurtar şu yeşil renkten, gel motoruda tamir ettirelim, inatla bağajda motorun olduğunu sanmaktan vazgeç
Senin motorun yok bağajında. Hadi bakim, git rengini, plakanı değiştir gel, daha sanayiye götürcez, işin çok senin.

Neyse renö kızmadığını umarak saygımla gittim...

RENAULTFERRARİ
04-03-2011, 14:36
Ah be Yurdumun Çocuğu !
Recanı ölçtürebilirmisin Fiziğe ait bir labarotuarda diyorum
yapabilirmisin yapamazsın
yalvarıyorsun ama ne kadar ümitin varda yalvarıyorsun ! ölçtüre bilirmisin ?
yapabilirmisin yapamazsın ?!

bir takım biyolojik hadiselerdir demekten bıkmadınız mı ?


hiç bir doktor biyolojik bir hadise ile senin ümitini sevinçini sevgini arttıramaz
üzüntünü kederini eksiltemez NOKTA

flipper
04-03-2011, 15:13
Reno;
Kazayla kafanı bir yere çarptığında, yankı yapıyormu?

allame
04-03-2011, 18:17
Reno;
Kazayla kafanı bir yere çarptığında, yankı yapıyormu?

Küçük insanlar insanları tartışır,
Sıradan insanlar olayları tartışır,
Büyük insanlar fikirleri tartışır...

Arada bir şöyle bakın kendinize ve kategorinizi yükseltmeye çalışınız.

Saygıyı hak eden herkese saygılar...

'Bir beyefendinin özü rüzgarınkine benzer; küçük insanların özüyse otlarınki gibidir. Bir rüzgar otların üzerinden estiği zaman otların seçim şansı yoktur; sadece boyun eğerler...

EciRna
04-03-2011, 20:02
Sayin aliyarasfal,

olayi kendi cikariniz adina saptirmakta üstünüze yok bunu anladim. Simdi gelelim meseleye:

Yazimin baglamini hice sayarak icinden cimbiz ile söküp aldiginiz ve bana karsi kullandiginiz cümleye bir bakalim ilk önce:

"Sanildiginin aksine akli üreten beyin degil kalp’tir."

Simdide benim bunu hangi baglamda yazdigima bir göz atalim :

„Insanlar cogu önemli durumlarda hep mantiklari ve kalpleri arasinda kalirlar. Böyle bir durumda acaba insanlar kalplerindeki ic egilimlerine mi yoksa beynin bir ürünü olan mantiklarina yani akillarina mi uymali diye sorarlar kendilerine, yapip düsünmek mi yoksa düsünüp yapmakmi..? Sanildiginin aksine akli üreten beyin degil kalp’tir.“

Peki Siz beni ne ile itham etmistiniz..bide onu görelim :

„ruh düşünür kalp yada beyin değil diyen siz tek ayet bile sunmadınız“

Peki ben ne yazmisim Siz bana nasil cevap veriyosunuz..?

Sorumuz neydi..? „Kuranda beyin yerine neden kalpten bahsedilir..? …Ben nasil bir cevap vermissim buyrun tekrar okuyun.

„Insanlar cogu önemli durumlarda hep mantiklari ve kalpleri arasinda kalirlar. Böyle bir durumda acaba insanlar kalplerindeki ic egilimlerine mi yoksa beynin bir ürünü olan mantiklarina yani akillarina mi uymali diye sorarlar kendilerine, yapip düsünmek mi yoksa düsünüp yapmakmi..? Sanildiginin aksine akli üreten beyin degil kalp’tir.
Insanlar maddesel dünyada yasayarak görerek, duyarak, hissederek cogu seyin varligina inaniyor. Bunu 5 duyulari ile sagliyorlar. Ama görmedigine inanmak ancak kalpten gelir. Yani gönülden inanirsiniz. Iste bu yüzden Allah Kuranda bizi iman-i kalbiye’ye cagiriyor, yani beynimize degil kalbimize hitap ediyor.“

„Sanildigi üzere akli üreten beyin degil kalptir“ cümlesine takildiysaniz, bilimsel acidan Size göre mantiksiz dahi olsa (kaldiki biz burada organlarin bizzat kendi yapilarini ele almiyoruz,kurandaki manalarini tartisiyoruz) son mesajimda yazdigim gibi, Kuran dilinde ayetlerde gecen kalp daha ziyade "vicdan, iman ve ahlakin merkezi manalarinda kullanilir. Cünkü vahyi anca kalp anlar, neden..?..bunuda anlatmaya calismistim, cünkü hayatimizda tüm cereyan eden hadiseleri ve olaylari biz 5 duyumuzla gördüklerimizi ziddi ile biliriz.Ama metafizik dedigimiz fizik ötesi alemi salt zeka ile kavrayamayiz cünkü Allah’in ve tüm gayb ile ilgili olaylarin ziddini bilmiyoruz, dolayisi ile insan beyni bu tür olaylari kavramaktan acizdir. Bu durumda beyin degil kalp devreye girer ve bu boyutu anca kalp algiliyabilir.
Hemen burada tekrar bir örnek vereyim Kurandan:
Nisa Suresi 155. Ayet: „Sözlerinden dönmeleri, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve «Kalplerimiz kılıflanmıştır» demeleri sebebiyle (onları lânetledik, türlü belâlar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildir;) tam aksine küfürleri sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı müstesna artık iman etmezler.“

Buradakii kalplerin kiliflanmasi veya mühürlenmesi, cismani bir kilif gercirilmis veya bir mühür vurulmus oldugundan degildir, buradaki mana inkarcilarin kendi irade ve tercihlerini inkardan yana kullanmis olmalarina yani tercihlerini sadece 5 duyu üzerinden kullanarak inkar yönünde kullanmis olmalarina baglanmistir. Bu demek oluyorki kuranda bahsedilen kalp sadece kan pompalayan bir organ degil ayni zamanda aklin esas merkezi olan beynin yaninda „bilgi (yani vahy), iman, vicdan, ahlak,meyil ve gaybi his edebilme yetenegi olabilen hadiselerin vuku buldugu bir merkez olarak tanimlanir.


yapay kalbi olan bir insan "organi" ile sevmiyor zaten ruhu ile seviyor,

Dediniz oysa sevme işi dediğiniz olay duygusal bir işlevdir ve beynin işlevidir.


Bilimsel olarak beyne ait bir fakültenin islevi diyoruz ama Bilim adamlari insan DNA’sini kullanarak yapay hücre elde ediyor. Simdi bir bilim adami suni hücreden bir kalp veya beyin yapsa bunlarin icine akil veya duygu yükliyebilirmi…? Elde etmis oldugu anca yapay bir organ olabilir. Veya organ transplantasyonlarinda vucut disina alinmis hangi organ insan vucudu olmadan bir ise yariyor..?...Insanin ruhu yani onu hayat kilan cani olmadan tüm organlarinda hic bir anlami yoktur. Cünkü onlara hayati veren, duygu ve zeka yükleyen her insanin kendi ruhu’dur. Bilim adamlari robotlarda yapiyor ama hic birine ne ruh, ne duygu nede akil yükliyebiliyorlar.
Her insanda beyin ve kalp vardir, anatomileride normalde hepsinin aynidir, fakat insanlarin duygu ve zekasi insan sayisi kadar farklidir. Ve kalp ile beyin arasinda mutlaka bir köprü vardir. Psikolojik yönden rahatsizliklari olan insanlar tüm yasadiklarini beyni ile degil kalpleri ile his ederler, yasadiklari sevincler, hayal kirikliklari, sevgi, üzüntü, aci vs vs bunlarin hepsini kalbimizde, yani yürek dedigimiz yerde his ediyoruz beynimizde degil…Siz mesela en cok beyninizimi his edersiniz yoksa kalbinizimi..?..Beyin ve kalp birbiri icin calisir ama vicdan, yürek, gönül gibi duygu olaylarinda kimse “beynim” demez “kalbim” der, bilmem anlatabildimmi..? Demekki Kuran bu yüzden imani ve vahyi insan kalbine yönelik ele almistir. Kurana sadece ve sadece bilimsel organ anatomisi ile yaklasirsaniz sizin varacaginiz sonuc ortada.

Diger benim kisiligim ve inancim hakkinda yazdiginiz polemiklere hic girmiyecegim bu sefer. Sizi kendi vicdaniniz ile (yoksa beyninizmi demek gerekirdi..?:) , bas basa birakiyorum.

Saygilar.

yeşilmürekkep
04-03-2011, 20:24
Kur-an'ın yazıldığı 7. yüzyılda, beynin ne işe yaradığı bilinmemekteydi.

Aklın ve de düşünme yeteneğinin kalp tarafından gerçekleştiğine inanılıyordu.

Bu nedenle Kur-an'da düşünmenin beyin aracılığıyla yapıldığına dair bir ayet bulamazsanız. Aksine, düşünmeyle ilgili fonksiyonlar kalbe yüklenmiştir.

Bu da Kur-an'ın o dönemdeki bilgiler çerçevesinde yazıldığının bir kanıtıdır.

Sen bir kitap aldın Sahaftan. Sen kitabı okurken aklın süzgeçindenmi yoksa midenin yada kalbin sözgeçindenmi geçirirsin.

Allah Kuran ile Akla hitap etmiştir, fakat Kalp Allahın emrindedir. O zinverirse Sen okuduğuna aşık olursun o İzin vermezse Okuduğun kuran sana Roman gibi gelir. Kalplerin kilidi Allahındır Fakat Kuran Akla hitap ediyor.

Yusuf (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=12)
(2)Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik. (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=12)

Burdaki Ayette Akıl diyor. Sizce İnsanda Akıl kalptemi beyindemi?

uyar
04-03-2011, 20:34
fakat Kalp Allahın emrindedir

bu ne demek???

EciRna
04-03-2011, 20:34
Yusuf (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=12)
(2)Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik. (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=12)

Burdaki Ayette Akıl diyor. Sizce İnsanda Akıl kalptemi beyindemi?

Sayin yesilmürekkep,

haklisiniz kuranda akla hitap eden bircok ayet varken diger bazi ayetlerde de kalbe hitap eder, ve konu basliginida buna yönelik acmislar bizim aciklamalarimizda bu yönde olmustur. Insani yaratan Allah demekki beyni ve kalbide yaratmis onlarin ne tür fonksiyonlari oldugunu O bizden cok daha iyi bilir elbette ama kuranda "beyin" veya "kalp" 'e anatomi olarak yaklasmamis daha cok düsünmek, akil erdirmek ve iman etmek mevzuunda ele almistir.

saygilar.

aliyarasfal
04-03-2011, 21:13
Sayın Ec.Rna;

Benden ne anladığınız değil kendinizin ne anlamadığı önemli.

Şimdi bilimsel gerçek tüm düşünce ve duyguların merkezi beyindir. Siz ne diyorsunuz? Kalptir.
Hala anlayamadınız galiba, kalp ben dedim diye değil, gerçekte öyle olduğu için hiç bir şey geçmez içinden. Ürperti ,içimizin sıkılması vesaire tüm olaylar sinir sistemiyle algısıdır beynin ve vücuttaki tepkisidir. Kalp hiç bir işleve sahip değildir.

Şuda son saçmalamanızdan alıntı.

vicdan, iman ve ahlakin merkezi manalarinda kullanilir.

Vicdan dediğiniz iyi kötüyü muhakeme etme olayıda beynin işlevidir.İman dediğiniz inanç olgusuki buda yine beynin bilgi ve duyguyla yoğunlaşarak hissettiğiniz bir olay. Kalp hücre yapısı sinir hücrelerinden o-l-u-ş-m-a-z.Anlamamakta ısrar ettiğiniz işte bu nokta. Hiç bir duyusal, algısal, düşünsel olayı sinir hücre yapısı dışındaki hücre yapıları yapamaz.

Ahlak ise tamamen insan bilinci tarafından sonradan evrimsel gelişim içerisinde geliştirilmiş ve kabul görmüş davranış biçimleridir ki yine ürün olarak beynin düşünsel ürünüdür.Hala oturmuş kalp akleder masalındasınız.

Ayrıca kalbin yada beynin anatomisini bilecek bilgiden yoksun muhammed zaten işlevlerindende habersiz.


Ayrıca yapay kalbi olan bir kişi neresiyle düşür dedik, kalkıp ruh sever dediniz. Bunun üstüne ayet sunun dedik sanki direk biz bunu uyduruyormuşuz gibi sıralamayı(mesaj) atlayarak cevaplıyorsunuz.

Neyse ruh kavramı metafizik bir olay falan değildir. Metafizik olaylarda bilim değildir.

Boşa çırpınıyorsunuz. Beynin işlevinden habersiz muhammed kalp düşünür diyor, siz bir adım ileri geçip birde ruh ekliyorsunuz, sonrada kanıtla diyince demogoji yapıp saldırganlaşıyorsunuz. Şimdide kendi yazdıklarınızı önünüze koyuncada tüm bilimsel gerçekliği kenara itip ben dedim budur doğru, boşverin bilimi, inançla bakın olaya demediğiniz kaldı.


Burda inanç masallarını değil kalbi beyinle karıştıran tanrınız (muhammed) ve ondan beter savunduğunuzu sanarak ne kalp ne beyin ruhtur asıl iş diyerek kurgu metafizik bağlantılı bir savunma seçiyorsunuz.Hiç kusura bakmayın, demogojilerle gerçekler örtülmüyor.


Bir ton saçmalığınızın temelini bu cümle oluşturuyor ilk mesajınızda

"Sanildiginin aksine akli üreten beyin degil kalp’tir."

peşine kalbin düşünmediğini size bilimsel olarak sunduk, yine bir ton masal ve yapay kalp örneği karşısında saçmalığın daniskası bir savunma sunup

yapay kalbi olan bir insan "organi" ile sevmiyor zaten ruhu ile seviyor,


saçmalığına sarıldınız. Bunu destekleyecek ayet sunun dedik kanıtlamak zorunda değilim dediniz, epeyde saldırganlaştınız, önceki mesajlarınızda, neyse sonrada meydan okuyup nerde dedim kanıtla dediniz.

İşte cümleler. Şimdide demedim diyemeyip yine utanmadan saldırarak ve saçma sapan bilimi reddeden ve metafizik saçmalamasına çekmeye çalışarak durumu kurtarmaya çalışıyorsunuz.

Kurtuluyormu sizce. Daha ilginci sanki ayetlerde kalp geçmiyor gibi işi ruha yıkmaya çabalıyorsunuz. Daha komiği bilimsel gerçeklere göz yumuyorsunuz.Yineleyeyim, masal değil savınıza kanıt ayet sunun.Yoksa gidin küçük tanrıcılık oyununuzu başka yerde oynayın.

Sav sunup kanıtlamam diyip bir ton masalla işi kotarmaya çalışmanız ve söylemediğinizi iddia edip yüzünüze vurulunca cümleleriniz kişiselleştirme gayretiniz sadece sıkıcı o kadar. Sizin hakkınızda yorum yapmak hiç derdim değil. Benim hakkımdada ne düşünürsen düşün. Ama demogoji yapma, masal anlatma, sav sunuyorsan kanıtınıda sun, sadece muhammedin derleme çakma inancındaki gayet açık bilimsel hatayı kurtaramıyorsunuz diye senin saçma sapan ego oyunlarını git inandırabileceğin kişilere oyna.

Saygım sınırlı, gittim...

EciRna
04-03-2011, 21:35
Sayin aliyarasfal,

bana yönelik asilsiz ithaminiza cevap verdimmi...?..verdim, konu hakkinda gereken dogru bilgileri sundummu..?..sundum. Eger yanlis bir bilgi verdim ise buna buradaki mümin kardeslerimde müdale etsinler lütfen, yanlis bir bilgide hemen özür dilemesini ve geri cekilmesinide bilirim..onun haricinde artik bosuna cirpinarak bana laf yetistirmeyin.
Sizin murted olmaniza bi laf ettikmi..?...dilediginiz gibi anlayin ve istediginiz gibi yasayin. Ama bizi enayi yerine koymayin lütfen. Anlatilanlari anlamiyorsaniz bunu ne dine, ne kurana nede müslümanlara degil kendi akliniza ve zekaniza mal ediniz. Bu konudaki tartisma bitmistir.

saygilar.

aliyarasfal
04-03-2011, 21:51
Sayın EciRna kişiliğinize dair hiç yorumum olmadı, bol bol saldırdınız buda sizin sorununuz. Saçmalıklarınızı doğru sanmanızda kendi sorununuz.Burası tartışma platformu dilediğim gibi yaşamama engel tonla inançlı ve küçük tanrı sarmış dünyayı. Enayi yerine koyduğumu düşünmenize üzüldüm. Oysa insanı enayi yerine koyan inanç denen sistemlerdir.İthamdan bahsedip nerdeyse her mesajınızda kişiliğime yönelik ithamlarla doldurdunuz konuyu.

Anlatılanları anlamamak gibi bir sorunum hiç olmadı, sizin masallarınıza inanmayacak kadar zekamdan eminim.Kendinizinkiyle sorununuz varsa bana mal etmeyin. polemik yapmaksa derdiniz dert etmeyin, ben bana yönelik onca saldırganlığınızı umursamadım, yine umurumda değilsiniz.Tartışma bittiyse yazmazsınız olur biter. yazarkende konuya yönelik yazmaya çalışın size sizin tarzınızda cevap vermek çok basit.

Uğurlar olsun.

EciRna
04-03-2011, 22:04
Sayın EciRna kişiliğinize dair hiç yorumum olmadı, bol bol saldırdınız buda sizin sorununuz. Saçmalıklarınızı doğru sanmanızda kendi sorununuz.Burası tartışma platformu dilediğim gibi yaşamama engel tonla inançlı ve küçük tanrı sarmış dünyayı. Enayi yerine koyduğumu düşünmenize üzüldüm. Oysa insanı enayi yerine koyan inanç denen sistemlerdir.İthamdan bahsedip nerdeyse her mesajınızda kişiliğime yönelik ithamlarla doldurdunuz konuyu.

Anlatılanları anlamamak gibi bir sorunum hiç olmadı, sizin masallarınıza inanmayacak kadar zekamdan eminim.Kendinizinkiyle sorununuz varsa bana mal etmeyin. polemik yapmaksa derdiniz dert etmeyin, ben bana yönelik onca saldırganlığınızı umursamadım, yine umurumda değilsiniz.Tartışma bittiyse yazmazsınız olur biter. yazarkende konuya yönelik yazmaya çalışın size sizin tarzınızda cevap vermek çok basit.

Uğurlar olsun.

Sayin aliyarasfal,

isterseniz bana asagiliyici yorum ve yazilarinizi hic buraya kopya etmiyeyim, yoksa madar olursunuz. Benim yazdiklarimi masal olarak tanimlamaniz zaten herseyi ortaya koyuyor. Yani su yazdiklariniz sizin "kimlik kartiniz".

Sizin umrunuzda olmak gibi bi derdim yok. Lakin sahsiniza merakli degilim. benim yazdiklarima atlayan ve orasindan burasindan elestiren ve beni masal anlatmakla suclayan Sizsiniz. Ben sadece sizin yazdiklariniza yönelik düzeltmeler yapdim.
Ama hic sorun degil, bundan sonra benim yazdiklarimi kale almayin es gecin olsun bitsin :)

aliyarasfal
05-03-2011, 01:13
Sayın EciRna;

Konuşmayın boş yere yapın, görsün herkes size nasıl saldırmışım..Yazdıklarınız masal olduğu için masal denir. Kalbin düşündüğünü tüm bilimsel gerçeklere karşın iddia edip peşine yine kurgu ruh masalına sarılan kişi bilimdışı ve gerçeklerden uzak, bilgiden uzak ,kanıtsız savlarla gelip masal olmadığını iddia ederse ve bunu yüzüne vuran kişilerede kişisel saldırıya dönüştürürse işi onun adına polemik, önyargı, ve seviyesizlik denilir.

Tek bildiğiniz önyargı ,demogoji, ve polemik. Ne bilginiz ne belgeniz nede savınızı destekler kanıtınız yok.Siz bırakın başkalarını düzeltmeyi sizin masallarınızın hangi birini düzelteceksiniz onunla uğraşın.Sizin kaale alınmanız zaten bu masallarla imkansız. Bu yüzden işi demogoji ve ithamlarla boğmaya çalışıyorsunuz. İşe yaramıyor.

Gelelim konuya, kalbi beyinsel işler yapan organ sanan muhammed bunu kuranada aktarmış. Buda onun bilimle ve gerçeklerle çelişen hayali tanrı kavramını çürütmekte. Çok net olarak karşıt görüşler bol bol masal sunmakta. Bilim hepsini yalanlamakta. Evet var mı bilgiye, kanıta dayalı masalsız ve demogoji üretmeden kurtaracak bu büyük hatayı. Bu güne kadar çıkmadı.

Bundan sonrada çıkamaz sanırım. Bol masal dinleyeceğimiz kesin.

Nokta...

Şimdilik saygımla gittim...

YasasinBilim
05-03-2011, 01:24
Kur-an'ın yazıldığı 7. yüzyılda, beynin ne işe yaradığı bilinmemekteydi.

Aklın ve de düşünme yeteneğinin kalp tarafından gerçekleştiğine inanılıyordu.

Bu nedenle Kur-an'da düşünmenin beyin aracılığıyla yapıldığına dair bir ayet bulamazsanız. Aksine, düşünmeyle ilgili fonksiyonlar kalbe yüklenmiştir.

Bu da Kur-an'ın o dönemdeki bilgiler çerçevesinde yazıldığının bir kanıtıdır.

Sen bir kitap aldın Sahaftan. Sen kitabı okurken aklın süzgeçindenmi yoksa midenin yada kalbin sözgeçindenmi geçirirsin.

Allah Kuran ile Akla hitap etmiştir, fakat Kalp Allahın emrindedir. O zinverirse Sen okuduğuna aşık olursun o İzin vermezse Okuduğun kuran sana Roman gibi gelir. Kalplerin kilidi Allahındır Fakat Kuran Akla hitap ediyor.

Yusuf (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=12)
(2)Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik. (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=12)

Burdaki Ayette Akıl diyor. Sizce İnsanda Akıl kalptemi beyindemi?

Sayın mürekkep;
siz iyimi siniz? akıl sağlığınız yerinde mi?

konudan hiç birşey anlamamışsınız. 800 küsur mesaj var bu konuda. ilk 10 mesajı okuyun en azından.

Okumaya üşenirseniz kısaca özetleyelim. 100. baskı oldu nerdeyse.

Kur-an'da tabii ki akletmekten, düşünmekten bahsediyor. Biz bunun tersini iddia etmiyoruz.

Bizim eleştirdiğimiz konu: Kur-an düşünme/akletme işleminin kalp tarafından yapıldığını vurgular. bu kalp de bildiğimiz, kan pompalamakla görevli, göğsümüzün içindeki kalptir. manevi kalp, mecaz vs. diyen arkadaşlarınızın ne hallere düştükleri önceki mesajlarda görülmektedir.

kur-an, 7. yüzyılda yazılmış olduğu için o dönemki yanlış inanışı baz almıştır. bugünkü bilimle çelişir.


saygılar...

EciRna
05-03-2011, 12:35
Sayin aliyarasfal,


Bilim hepsini yalanlamakta. Evet var mı bilgiye, kanıta dayalı masalsız ve demogoji üretmeden kurtaracak bu büyük hatayı. Bu güne kadar çıkmadı.

Bundan sonrada çıkamaz sanırım. Bol masal dinleyeceğimiz kesin.



Buna bilim yalanliyor denemez, bilim madde ile ugrasiyor, bilimin madde ötesi cözmeye calisipta cözemedigi bircok sey var bunu kendi bile kabul ediyor. Sizde bilimin bile caresiz kaldigi olaylarin arkasina siginip yalancilikla itham ediyosunuz insanlari birde bunu bilimi mal ediyosunuz. Yok böyle birsey !.
Bilgiye dayali inanlar tarafindan cok sey getirildi burayada sizde bunlari kabul edecek cesaret yok aslinda. Kanit derseniz , madde ötesi bazi seyler teknoloji ve laboratuvar deneyimleri ile kanitlanmaz evet ama buda onlarin kesin var olmadigi anlamina gelmez, bunu sizde biliyorsunuz ama inadinizdan vazgecmek istemiyorsunuz.
Insanlar kabul etmek istemedigi veya kabul etmeye cesaret edemedigi konularda, birde karsi taraf mantikli aciklamalar yapiyorsa bunu ellerinin tersi ile itmek icin genelde "sen masal anlatiyorsun" derler :)...bu insan psikolojisi ile ilgili bir durum, yani kabullenememe psikolojisi.

Karsimda konuyu baska acilardan da degerlendirme yapmaya hazir bir insan göremiyorum. Muhatabim sadece kendi inadi ile mesgul. Bu durumda Sizinle tartisacak bir konuda olamaz.

Bizim eleştirdiğimiz konu: Kur-an düşünme/akletme işleminin kalp tarafından yapıldığını vurgular. bu kalp de bildiğimiz, kan pompalamakla görevli, göğsümüzün içindeki kalptir. manevi kalp, mecaz vs. diyen arkadaşlarınızın ne hallere düştükleri önceki mesajlarda görülmektedir.

kur-an, 7. yüzyılda yazılmış olduğu için o dönemki yanlış inanışı baz almıştır. bugünkü bilimle çelişir.


Bizmi bi "hallere düstük", yoksa sizmi bizi "bi hallere düsmüs" gibi görmek istiyorsunuz..? :) bunada kendini kandirma psikolojisi deniyor....sorun sizin algilama kapasitenizde, cünkü kalbi sadece kan pompalayan ve baska hic bir ise yaramayan bir et parcasi olarak görmeniz sizin tüm duygu ve manadan uzak robotlasmis halinizdir.

saygilar.

mari-huan
05-03-2011, 13:46
bana madde ötesi olup labaratuarda incelenemediğini iddia ettiğiniz şu 'şey' lere dair bir tek örnek verebilirmisin.
neymiş şu maddeötesi.
tamamen palavra bunlar.

apaçık ağzınızla itiraf ettiğiniz asıl palavra ise kalple duygular arasında kurduğunuz ilişki.
bugün bir değil birden çok bilim bu palavrayı tamamen deşifre etti.
siz hala aynı martavalı tekrar ve tekrar okuyorsunuz.

kalple duygular arasında varsaydınız ilişkiye dair tek bir bilimsel deliliniz var mı.
yok.

yahu yok.

sen düpedüz yalan söylüyorsun.

ortada bir argüman var.
ve senin karşı argümanın sadece kendi palavraların.

YasasinBilim
05-03-2011, 15:03
...
Bizmi bi "hallere düstük", yoksa sizmi bizi "bi hallere düsmüs" gibi görmek istiyorsunuz..? :) bunada kendini kandirma psikolojisi deniyor....sorun sizin algilama kapasitenizde, cünkü kalbi sadece kan pompalayan ve baska hic bir ise yaramayan bir et parcasi olarak görmeniz sizin tüm duygu ve manadan uzak robotlasmis halinizdir.
...
saygilar.

sayın EciRna;

aman gözünüzü seveyim; sırf antik yanlışı doğrulamak için bilimle çelişmeyin. kalp denen organ vücuttaki en basit organlardan biridir. basit bir et parçası da diyebiliriz. ona bu kadar büyük anlamlar yüklemek sırf antik inanışların etkisidir.

suni böbreğin karşılığı bir diyaliz makinasıyken, suni kalp nerdeyse orjinal kalple aynıdır. insan vücudunda sunisi yapılabilmiş nerdeyse tek organdır.

çevrenizde kalp nakli yapılmış birilerini bulun, sohbet edin. yeni kalp takıldıktan sonra ne değişmiş? hatıraları, zekası, hisleri değişmiş mi?

sizin ikna olmanız için beyin naklini mi beklememiz gerek?
bence gerek yok. kalp, söz konusu işlevleri yerine getirmiyorsa, ve bu işlevleri yerine getirdiği iddia edilen (bizce doğrulanan) tek organ beyinse mesele kapanmış demektir.

bu konuyu kavramaları için bazı arkadaşlara beyin nakli gerekli kanımca.

saygılar...

kerimgibi
05-03-2011, 16:16
beyine atıf yapsa bu seferde ilk indiği zaman kimse inanmayacaktı
hatta neden bahseddiğini bile anlamayacaklardı

bence kullanılan dil muhatap olunan ilk insanların seviyesindeydi

YasasinBilim
05-03-2011, 16:24
beyine atıf yapsa bu seferde ilk indiği zaman kimse inanmayacaktı
hatta neden bahseddiğini bile anlamayacaklardı

bence kullanılan dil muhatap olunan ilk insanların seviyesindeydi

kısmen haklısınız diyelim. beyinin düşünmekten sorumlu olduğunu söyleseydi "hadi ordan" diyeceklerin sayısı epey fazla olurdu.

ama şunu yapabilirdi. yanlış bilgi vermektense eksik bilgi verirdi. düşünmekten bahsederdi ama bunun kalple yapıldığına dem vurmazdı.

kimse de çıkıp, "yaw neremizle düşündüğümüz bu kitapta yazmıyor" demezdi. tıpkı "ağzınızla için, ağzınızla yiyin" demeye gerek duymadığı gibi bunu da sorgulamazdı kimse.

kalple düşünme, o dönem için doğru bir bilgiydi. kuran sadece mekke halkına indirilseydi ve gelecek nesilleri bağlamasaydı haklı olurdunuz.


saygılar...

EciRna
05-03-2011, 17:25
Din ve bilim cokmu imkansiz, din bir takintimi...? veya din bilimsel olarak aciklanamaz mi..Inanc psikolojisi, darwinizm gibi ve burada yazilip cizilen bircok iddiaya aciklik getirecek bir video sunayim sizlere, uzun uzun yazmaktan daha iyidir..özellikle 12.00 dak. itibaren olan kismini tavsiye ederim.. gercege bir adim daha yaklasmak isteyenler izlesin, cesareti olmayan, bilimi kendi ideolojisi icin kullanmak isteyenler ve pesin hükümlü olanlar bu video ile fazla zaman kaybetmesinler derim.

(yalniz biraz uzunca, fazla vaktiniz yoksa favorilerinize ekleyin ve vakit bulunca izleyin derim.

http://www.psikoyorum.tv/inanc-psikolojisi-bicak-sirti-ulke-tv-1348.html

saygilar.

yeşilmürekkep
05-03-2011, 20:22
siz iyimi siniz? akıl sağlığınız yerinde mi?

daha sonra komik olan. şu ;
Saygılar...

Bunu yazan güya ilimden bahsettiğini vurgulayan yasasinbilim.

çooook çok değerli sivri zeka arkadaşım. Allaha Şükür ki Akli ve Ruh sağlığım gayet yerinde ama senden şüpheliyim.

Yahu İnsan birisine hakaret ettikten sonra saygılarmı der. Bre sizvri zeka ya hakaret et yada etme saygılar de. yani iki kişiliğin olmasın.

Bir diğeride Bana Kuranda Kalp ile Akıl arasında bir ayet verde yüzünü astırtayım. Merak etme benim senin gibi iki kişiliğim yok.

Sana bir örnek vererek devam edeyim. Bir Yoksul öğrenci geldi kapına senden kendisine burs vermeni istiyor. Sen direk akıl yürütüp Bu öğrenciden yardım karşılığı menfaatmi beklersin yoksa durumuna acıyıp ( acımak, yardım etmek kalp işidir akıl değil) yardımmı edersin.

Yardım ettin Çünkü Bu yardıma muhtaç öğrenci okuyup bir mevki sahibi olacak belki, belki vatanına sahip önemli bir kişilik olacak. İşte burda Senin kalbin ile acıyıp verdiğin yardım daha sonra belki sana değil ama illaki komşuna veya akrabana faydası dokunacak. İşte Kuranın Üstüne vurgu yaptığı kapten bir nükte. Gerisini Sen Mide :) süzgeçinden geçir.

istatistik
06-03-2011, 01:54
Sana bir örnek vererek devam edeyim. Bir Yoksul öğrenci geldi kapına senden kendisine burs vermeni istiyor. Sen direk akıl yürütüp Bu öğrenciden yardım karşılığı menfaatmi beklersin yoksa durumuna acıyıp ( acımak, yardım etmek kalp işidir akıl değil) yardımmı edersin.

Yardım ettin Çünkü Bu yardıma muhtaç öğrenci okuyup bir mevki sahibi olacak belki, belki vatanına sahip önemli bir kişilik olacak. İşte burda Senin kalbin ile acıyıp verdiğin yardım daha sonra belki sana değil ama illaki komşuna veya akrabana faydası dokunacak. İşte Kuranın Üstüne vurgu yaptığı kapten bir nükte. Gerisini Sen Mide :) süzgeçinden geçir.

Mavi mi kırmızı mı? Diyorsun ki yardım etmek kalpten geldi. ancak alttaki kırmızı ile işaretli cümle tamamen beynin düşünme ve fikir yürütmesinin bir sonucu. Sana da çelişkili gelmed mi? Daha önce de yazdım. Kalbimden deldi gediğin olay düşünme ile alakalı olarak hormonlarının harekete geçmesi sonucu ortaya çıkar. Kalbin birşeye karar verdiği ya da karıştığı yoktur. Tek görevi kan pompalamaktır. Düşünmez, karar vermez. Gelen hormonlara göre ritimleri değişim gösterebilir. Bilim konusunda bilgi sahibi olmayan da lan bende ne kalp var der. Muhammed de bilmediği için kalbe yüklemiş tüm görevleri. Bilse emin ol beyinden de bahsederdi.

aliyarasfal
06-03-2011, 03:03
Eveet,

Sayın EcirNa;

Azminiz taktire şayan.İnat konusunu bize atfedip kendinizi haklı sanma gafletinize ve tüm bilimsel gerçekleri reddetmek uğrunada olsa inancınızı savunmanız ve gerçek sanmanız gerçekleri değiştirmiyor.Gerçek şuki duygu ve düşüncelerin merkezi beyindir. Bilimsel gerçek bu. Kalp ise böyle bir görev üstlenmediği gibi uzaktan yakından ilgisi bile yok.

Kalp hücre yapısı düşünce üretecek, algı yargı ve iletişim sağlayıcı sinir hücreleri değildir. Biyoloji sizi yanlışlıyor. Ayrıca beynin duygu düşünce üretirken yaydığı beyin dalgaları (4 adet) kalpte rastalanmayan dalgalardır(enerji boyutları)

Bilirmisiniz, rüya, heyecan düşünce sırasındaki ölçümler beyin dalgaları ile yapılır. Yani beyin incelenir.Kalpten asla bu tür dalgalar yayılmadığından ölçüm yapılamaz.
Ruh konusu zaten inançsal kurgu ki diğer masalsı varlıklar gibi asla kanıtlanmasını beklemeyin.Ayrıca yine kutsal kitabınız sizin sunduğunuz masaldaki gibi ruh kurgusuna atfetmez bu işleri. Direk kalbe atfederki bu zaten ruh uyarlamanızı çürütür.

Bilimde kalp uyarlamasını çürütür. Yapay kalp ilede kanıtlar anlayana.Siz inançsal savınızı kendi kitabınızda yazanı dahi inkar ederek dayatmaya çalışırken arayada kişiselleştirmeyle demogoji serpiştirirken sonuç şudur.

Kuranda tanrı kavramı bilimin gerçeklerine yani doğrulara ters olarak kalbin düşündüğünü ,duyguların merkezi olduğunu sanar.Bu muhammed zamanıdaki yaygın yanlış bilgiden kaynaklıdır.Kalbin düşündüğü, duygu ürettiği sanılırdı. Beyin ne işe yarar bilmezlerdi. 17. yy dan sonraki kapsamlı çalışmalardan sonra özellikle geçtiğimiz yüzyıl içinde kalbin ne duygu ne düşünce üretmediği, tüm bu işlerin merkezinin beyin olduğu anlaşıldı.


Bu bilgiler ışığında beyinden ve işlevlerinden habersiz muhammed kendi üretimi inancı yayarken bu yanlış bilgiyide işe dahil etmiştir ki kurandaki sözde tanrının kalbin bu işleri yapmadığını bilmediğini ve beyinden hiç sözetmediğini düşünürsek
olay gayet net açığa çıkıyor. Bu kitabın ve inancın tıpkı diğer inançlarda da olduğu gibi ne tanrısal ne kutsal bir yanı yok.Muhammedin derlemesi bu inanç bilimsel koca bir hatayla kendini ele vermektedir.


Dileyen kurgu masallara devam edebilir, gerçek çok net, bize kızsanızda, suçlasanızda gerçek değişmiyor. Suçlu arayan gider muhammedi bulur çatar. Size bilim değil inançlar kazık atıyor.Bilim masal üretmez, masalların doğru kabul ettiklerinide yanlışlıyorsa bunun suçu bilimin ve bu bilimsel doğruları seslendiren kişilerde değil inatla masal anlatıp bilimi reddedenlerdedir.


Şimdilik saygımla gittim...

Violadagamba
06-03-2011, 04:29
acımak, yardım etmek kalp işidir akıl değil


Hayır, yanlış.

Siz birisine beyninizdeki aklınızla yardım edersiniz.

Beyniniz dışında kalp, kol, bacak, rektum ya da başka bir organ düşünüp yardım etmenize karar verdirmez. Yardım etme kararı kalp ya da ince bağırsak işi değildir, beyin işidir.

vartor
06-03-2011, 07:11
Bir kere de yanildik, siz haklisiniz, kalp dusunce organi degildir diyeceginize, hala gulunc bir sekilde, kalbin dusunce organi, hatta anladigim kadariyla vicdaninizin, acima, sevgi, nefret duygularinizin kaynagi oldugunu iddia etmeye devam ediyorsunuz. Tamam, kendinizi kandirmak mecburiyetindesiniz, ve bunun da alasini yapabilecek demagoji ve takiyye sanatinin doruguna ulasmissiniz, ama sonucta yine kendinize yapiyorsunuz. Beyniniz (kalbiniz degil) oyle bir sartlanmaya maruz kalmiski, gercek, yani kalbin dusunce organi olmadigini, beceriksiz tanriniz ve onun yalancisi rolunundeki elcisinin palavralarini, sanki yanlislanamaz kabul ediyor ve tum biraz tahsil gormus insanlarin degil, ilk okul cocugunun bile bildigi, kalbin sadece bir kan pompasi oldugunu INKAR edebiliyorsunuz.
Beyni olup, bitkisel bir hayata giren bir insanin, kalbi calistigi halde, hicbir his, veya duygu emaresi gostermedigini bile inkar edebilirsiniz. Cunku din ve iman, asik bir insanin korlugu gibi, sizin gercekleri gormenize mani olur, inkar ettirir.

uyar
06-03-2011, 07:43
kabul edin artık dindar arkadaşlar kuran yanılıyor...
kalple duyguların hiç bir alakası yok...

EciRna
06-03-2011, 10:33
Sayin aliyarasfal,

hala anlamamakta direndiginiz icin asil Siz takdire sayansizin :)...bakin ben Kalbin bilimsel boyutunu inkar etmiyorum. Bilimsel boyutu ile maneviyat boyutu ayridir. Insanoglu nun yaratilisindan beri "maneviyat" kavramini insanlar boyut olarak kalbe yüklemislerdir. Yani siz simdi bir sokaga cikin ve insanlara su soruyu sorun: "maneviyat denilince akliniza ilk hangi organimiz gelir..?" diye bi sorun bakalim insanlar "beyin" mi diyecek yoksa "kalp"mi diyecekler size.

Insanlar gecmis tarihlerden bu yana kadar bazi duygularini , yani his dünyalarini dile getirmek istediklerinde hep "kalbe" atif yapmislar. Bu ahlaki'de olmustur, sevgi yönünde'de olmustur, iyi veya kötü huylari dile getirme adina da olmustur. Ve bu günümüzde hala böyledir. Birine "iyi kalpli" veya "kötü kalpli" denildiginde kimsenin aklina söz edilen kisinin cismani, biyolojik anlamdaki kalbi gelmez. "yüregim ve mantigim arasinda kaldim" derken kimse asil bilimsel kalp ve beyinden söz etmez. Bu bir tesadüf degildir lakin kalp insanin manevi boyutunu simgeler. Her ne kadar bilimsel olarak sizin teziniz gecerli olsada, manevi alanda insanlar "yüreklerini" yani kalplerini ortaya koyarlar. Bu gercegi dünya üzerinde yasayan bir birey olarak nasil yok sayabiliyorsunuz anliyamiyorum.
Birazcik konuya kendi ideolojinizin gözlükleri ile degilde bir Insan olarak bakiniz lütfen. Ozaman su yukarida yazdiklarimi kuranin diline cevirdigimizde belki "kafanizda bir isik" yanacaktir. Ve bizlerin ne demek istedigini daha iyi anliyacaksinizdir, umarim.


Ben kalp düsünce organidir diye yazdigimda kalbin beyin görevi yapdigini kast ederek, onun bilimsel boyutunu göz ardi ederek yazmadim. Ama sizler bunu kendi ideolojinizi savunmak adina saptiriyorsunuz. Kalbin kendine has bilimsel boyutunun yaninda insanlar üzerinde manevi bir boyutu daha oldugunu anlatmaya calisiyorum. Bu gercegi Sizlerin ideolojisi bile yikamaz. Bana inanmiyorsaniz gidin disaridaki insanlarla bir anket yapin.

Beyni olup, bitkisel bir hayata giren bir insanin, kalbi calistigi halde, hicbir his, veya duygu emaresi gostermedigini bile inkar edebilirsiniz. Cunku din ve iman, asik bir insanin korlugu gibi, sizin gercekleri gormenize mani olur, inkar ettirir.

Bir insan bitkisel hayata girmis ise, artik o insan ne disardan tepki alabilir, nede tepki verebilir. Böyle bir durumda kalbi calissada beyin ölümü gerceklestigi icin artik o bir nevi ölü sayilir. Oysa Maneviyat, duygular, his dünyasi bunlar yasayan yani tüm duyulari ile canli olan insanlar icin gecerlidir. Bu örneginiz bu bakima gecerli degil.

saygilar.

yeşilmürekkep
06-03-2011, 11:32
Ateist vatandaşlar. Siz Bir hatuna beynininzlemi aşık olursunuz Kalbinizlemi. Yıllardır Gerek TV lerde Gerekse diğer yayın organlarında Aşk kelimesi hep Kalp şekli ile ifade edilmiştir. Aksi ni söyleyen varmı?

Kalp pompalama işidir diyorsunuz kabul. Peki yoğun iştemposu dolayısıyle strese giren bir vatandaş Kalp Ameliyatımı geçirir yoksa beyin ameliyatımı?

Alienizde illa biri tansiyon hastası vardır yada asabi. Doktora gittiğinizde size kalbinizi çok yormayınmı diyorlar beyninizimi. Muhtemel ya kalbinizi yada her ikisinide. Ama 28 yaşındayım daha hiç bir doktorun beyninizi yormayın dediğini duymadım. yada Sevmek üzülmek hissetmek gibi duyguları Beyin ile şekillendiğini hiç görmedim işiten yada gören varmı.

Sırf İlla Ateizm başka yok demeyi Bilimle bağdaştırmayın. Ben Elhamdulillah dört 3 lük bir müslümanım. Namazımı kaçırmam. Bazen İblis içime vesvese verir ama ilmi sorguladığımda vesvesenin yanılgısını kavrarım.

RENAULTFERRARİ
06-03-2011, 14:55
 
yeter artık Sayın yarasınbilim ve uyar ve vandidat ve diğer kardeşler
yeter artık dayanamıycam bu kadar kırıtmayın !

kendi dediğiniz doğruya çıkarmak için yaptınız kıvırmalar ve kırıtmalar o kadar güzel bir estantane ki dayanamıycam ! yeter artık

bakın cühela dansözü takımı !
ilmen ve aklen Kuranı Mübinin karşısında tepelendiğiniz yetmediği gibi Kuranı mübine iftira atıyorsunuz

yeter artık danssöz takımı

55 milyon kez ayeti yazdık
Kuran bahsedilen kalbin kan pompalayan et kalbi olmadığını gözlerinizle gördünüz dudaklarınızla okudunuz her okuyuşunuzdan ayet size dokunduruyor eyvahh diye kıvırmaya başlıyorusnuz
artık hac 46 ayeti okumayın bu ayet size dokunuyor !

Hac 46 ayetin meali : etten kalbi beyni olan insanlar yeryüzünü dolaşmadılar mı ?
dolaşırlarsa o zaman olur onların kalbleri onunla aklederler..

yani akıllanmalarına sebeb olucak kalbleri olur
işte allahın bahsettiği kalb bu kalbtir..
kan pompalayan kalb olmadığını anladınız haydi artık yeter

istatistik
06-03-2011, 15:12
Şimdi yeni başlayanlar için Kalp, Beyin ve Hormonlar dersimize başlıyalım. Sakin olun hiç acımayacak.

Ateist vatandaşlar. Siz Bir hatuna beynininzlemi aşık olursunuz Kalbinizlemi. Yıllardır Gerek TV lerde Gerekse diğer yayın organlarında Aşk kelimesi hep Kalp şekli ile ifade edilmiştir. Aksi ni söyleyen varmı?
Yukarıda bahsettiğiniz meseleyi daha önce de açıkladım. Tabi önceden yazılanları okumadan gelip ezbere yazınca böyle durumlarla karşılaşılabiliyor. Erkek olduğunuzu düşünerek yazıyorum:

Bir kadın gördünüz. Güzel ve alımlı. Ayrıca davranışları da hoşunuza gidiyor. Bu dediklerim gözleriniz aracılığıyla beyninize iletilip yorumlanıyor. Böylelikle güzellik ve iyi huyluluğun farkına varıyorsunuz. Beyniniz bu yorumlamaların ardından "Bu kız tam benim istediğim gibi" diyor. Bunun sonucunda vücudunuzda başta adrenalin olmak üzere değişik hormonlar salgılanmaya başlıyor. Bilmediğiniz üzere de adrenalin kalp üzerinde etkilidir ve çalışmasını hızlandırır. Kalbiniz hızlı çarpmaya başlayınca da aşık olduğunuzu anladınız. Kafanızdan geçen ise "Bu kız kalbimi çaldı" adebi olarak doğru, ancak bilimsel açıdan YANLIŞ. Yukarıda ilkokul seviyesinde tutarak aktardığım gibi beynin ve hormonların işlevi sonucu bu noktaya geldiniz. (Seviyorsan git konuş bence.)


Kalp pompalama işidir diyorsunuz kabul. Peki yoğun iştemposu dolayısıyle strese giren bir vatandaş Kalp Ameliyatımı geçirir yoksa beyin ameliyatımı?
Kalpte kasılmalar şeklinde bir çok hareketlenme vardır ve temposunda değişmeler yaşanır. Ancak beyin denilen organ sinir hücrelerinden oluşur ve elektriksel sinir faaliyetleri ile görevini yürütür. Fazla yorulduğunuzda (iş stresi) sinirler iletimi yavaşlatır ya da azaltır bu nedenle beynim durdu dersiniz. Ayrıca iş stresi nedeniyle kimse kalp ameliyatı da olmaz. Yanlış biliyorsunuz.


Alienizde illa biri tansiyon hastası vardır yada asabi. Doktora gittiğinizde size kalbinizi çok yormayınmı diyorlar beyninizimi. Muhtemel ya kalbinizi yada her ikisinide. Ama 28 yaşındayım daha hiç bir doktorun beyninizi yormayın dediğini duymadım. yada Sevmek üzülmek hissetmek gibi duyguları Beyin ile şekillendiğini hiç görmedim işiten yada gören varmı.
Tansiyon tamamen kalp ve damarlarla alakalı bir olay. Bu nedenle zaten beyninizi yormayın demezler. Asabilik ise psikolojik bir olay ve ASABİYE doktorunun ilgi alanına girer. Size asla kalbinizi yormayın demez. Sakin olun ya da kafanızı faza yormayın der. Elme ile armutları birbirine karıştırmayın. Zira anlamsız şeyler ortaya çıkmakta.


Sırf İlla Ateizm başka yok demeyi Bilimle bağdaştırmayın. Ben Elhamdulillah dört 3 lük bir müslümanım. Namazımı kaçırmam. Bazen İblis içime vesvese verir ama ilmi sorguladığımda vesvesenin yanılgısını kavrarım.
Bilimi inkar etme durumunuz müslümanlığın yerine getiremediğiniz 4'te 1'lik kısmından mı yoksa yerine getirdiğiniz 4'te 3'lük kısımdan mı ileri gelmekte?

NOT: Renö sen okuduğunu anlamıyorsun. Millete lakap takarak, saçmalamak ve küçülmek yerine tekrar tekrar yazılanları oku.

vartor
06-03-2011, 16:28
Beyni olup, bitkisel bir hayata giren bir insanin, kalbi calistigi halde, hicbir his, veya duygu emaresi gostermedigini bile inkar edebilirsiniz. Cunku din ve iman, asik bir insanin korlugu gibi, sizin gercekleri gormenize mani olur, inkar ettirir.

Beyni olup, bitkisel bir hayata giren bir insanin, kalbi calistigi halde, hicbir his, veya duygu emaresi gostermedigini bile inkar edebilirsiniz. Cunku din ve iman, asik bir insanin korlugu gibi, sizin gercekleri gormenize mani olur, inkar ettirir.


Bir insan bitkisel hayata girmis ise, artik o insan ne disardan tepki alabilir, nede tepki verebilir. Böyle bir durumda kalbi calissada beyin ölümü gerceklestigi icin artik o bir nevi ölü sayilir. Oysa Maneviyat, duygular, his dünyasi bunlar yasayan yani tüm duyulari ile canli olan insanlar icin gecerlidir. Bu örneginiz bu bakima gecerli degil.



Demek ki beyin neymis?- tepki alip tepki veren organmis; yani hisleriniz maneviyat dediginiz, duygulariniz beyinsiz gerceklesemiyormus.
ilk defa gercege yaklasmissiniz. Arkasindan gelen mantiksiz aciklamaniza kendiniz inaniyorsaniz ala. Artik bunu da inkar etmeye iman gucu degil, ancak inat gucu muktedir olabilir.

vartor
06-03-2011, 16:49
sayin reno denilen cahilin basta geleni. Iki kelime arapca bilmen mi seni profesor kunumuna soktugunu zannediyorsun. Yazdiklarina sadece dinsizler degil, imanlilarin bile gulup gecmesine bakip, kendini yoksa alim falan mi sanmaya basladin?
Ne tevrat, ne incil ne de kuran, beyinin vazifesini bilememis, kalbi beyin islevi goren bir organ zannetmis. Cunku zamanin bilgisi bu kadarmis. Bu acikca ortada iken, kiritip danseden biz mi oluyoruz?
Tamamen insan urunu ve insanlari yonlendirmek, kul haline getirmek, ve en cok da somurmek amaciyla uydurulan bu masallara, olmayan manalar uydurmak, siz kullarin kivrakligiyla suregelmis, yasamistir gunumuze kadar. Okuma yazma orani, neden musluman ulkelerde en dusuk diye sor bir kendine de anla dinin nasil cehaleti kalpten de hizli pompaladigini.
Gorunen koy kilavuz istemez derler ama senin gibilerinin gozune soksak gercegi, kuranda yok diye gormezsiniz. Ne kadar cok din, o kadar cehalet ve sefillik. Bu gercegi de inkar edersin ya, ben soylemis olayim, sen kafani kuma sokmaga istersen devam et istersen.

yeşilmürekkep
06-03-2011, 17:52
Tamamen insan urunu ve insanlari yonlendirmek, kul haline getirmek, ve en cok da somurmek amaciyla uydurulan bu masallara, olmayan manalar uydurmak, siz kullarin kivrakligiyla suregelmis, yasamistir gunumuze kadar. Okuma yazma orani, neden musluman ulkelerde en dusuk diye sor bir kendine de anla dinin nasil cehaleti kalpten de hizli pompaladigini

Afedersin Vartor yanlışmı anladım yoksa düpedüz sömürmekmi demişsin. Nasıl yani İslam Benimi sömürüyor. Yok öyle birşey arkadaşım. Kimse üstümden para kazanmıyor. Yada Ben oruç tutarken Dindarlar gelip benden haraçmı alıyorlar.
Sömürmek nedir dahası Yani yoksa ben Sömürmenin kelime anlamınımı bilmiyorum.

Arkadaşım Bak Ben Günde 5 vakit Namaz kılarım. Elimden geldiğince ve kuvvetim yettiğince zekatımı ve sadakamı veririm. Orucumu tutarım. Ama kimsenin bu yaptıklarımdan nemalandığını görmedim. Yani ben bütün bunları yaptım diye hiç kimse menfaatlenmedi.

Eğerki Sen başka Sömürmeden bahsediyorsan söyle açık açık.

yeşilmürekkep
06-03-2011, 18:01
Bİr dİĞer konuda İÇİnİzden herhangİ bİr arkadaŞ dİyorkİ ezbere yaziyorsun daha Öncekİ mesajlari okumuyorda Öyle yorumda bulunuyorsun. TebessÜm etmemek elde deĞİl.
Yahu arkadaŞim ben bİr İnsanim kendİnİzde dİyorsunuz 800 kÜsÜr mesaj var her bİr konuya aİt yanİ ben 800 kÜsÜr mesajimi okİyİm. BÖyle bİr saÇmalikmi var. Ben İlk aÇilan konu hakkinda yorum yazabİlİrİm. Belkİde benİm bahsettİĞİmden Öncelerİ baŞk arkadaŞlarda bahsetmİŞlerdİr.

Yanİ neden bu kadar zorunuza gİdİyor fİkİlerİnİzİ paylaŞmamam ve fİkİrlerİnİzİ ÇÜrÜtmek İsteyİŞİm. Bu kadar zorunuza gİdİyorsa sormayin arkadaŞim. Kİmse sİze sİlah zoruyla İslami ÖĞrenİn demİyor.

RENAULTFERRARİ
06-03-2011, 18:22
Sayın vandi ve siz sayın isto !

Şu halde Siz Bilimsel olarak her penisinizi kaldıran kimseye Aşık olduğunuzu Sanıyorsunuz

vay anasını ! Siz ne kopkoyu bir cehalet içindesiniz !


A Be bilimsel şaşkınlar !

bahsettiğiniz Bilimsel sevgi Çakma sevgidir :) hahaayy

Söyleyeceklerimi iyi dinleyin bir daha anlattırmayın bana !

Şaşkınlar ! sağdan say ! vartor vandidor ve istatik !


Sizin bahsettiğiniz SEVGİ değil ŞEHVETTİR !

İyi dinleyin Bilimsel Şaşkın Grup!

insanın şehveti zirvesine çıktığı zaman
insan şehvetini sakinleştirinceye kadar O kimse AŞIK değildir.. Şehvetin Buhranları arasında dolaşıyordur
ona sevgi denmez A be Bilimsel Şaşkınlar !

sevgi ayrı bir şeydir karıştırma !

sevgi ayrı şehvet ayrı ! vando ! isto ! varto !

sevgi kalbin işidir ! bilimsel şaşkınlar !
kuran bahsedilen kalb sevme aletidir ! bilimsel şaşkınlar

Sizin bahsettiğiniz sevgi değil şehvettir bilimsel şaşkınlar !
O bahsettiniğiniz sevgi kesilir biter.. ! yani şehvetini sakinleştirdin mi.. O bahsettiğiniz bilimsel sevgiden eser kalmaz
hatta tiksinenler olur 

Örneğin :
Çocuk.. kıza taksimde aşık olur sever !
yaa ölüyorum ölüyorum o kız için deliriyorum der..

bakarsın bir gün fatihte şehzadebaşında orta köyde ondan soğur ve ayrılır...
ne oldu geçen ölüyorum diyordun onun için
bak O kaşta duruyor o gözde ! neden ondan kesildin ? neden soğudun sen ondan

bir şey eksildi !
o sevgi kesildi bitti. işte Ona Sevgi denmez hayvani Şehvet denir.

şehvet sakinleştimi behsettiğiniz bilimsel sevgi kaput ! bitti

bilimsel şaşkınlar.. ! bilimsel Sevgi Çakma sevgidir Ona şehvet denir

isto ! vando ! çocuklar yarasın bilim size ! ama unutmayın

hakiki Sevgi- Sevmek Kuranda bahsedilen kalbin işidir nokta
buradaki kalbte et kalbi değildir.. Nokta
Allahın bahsettiği kalbtir. nokta
O kalbe sevme aleti denir ? nokta
Kuran bahsedilen kalb işte bu kalbtir nokta
hadi yarasınbilim şimdi size ! nokta



Kuran bahsedilen kalb sevme aletidir nokta
o kalbe sahip oldunmu O sevgi kesilmez bitmez daima artar. nokta

istatistik
06-03-2011, 18:43
Sayın vandi ve siz sayın isto !

Şu halde Siz Bilimsel olarak her penisinizi kaldıran kimseye Aşık olduğunuzu Sanıyorsunuz

vay anasını ! Siz ne kopkoyu bir cehalet içindesiniz !




Renö her ereksiyon olduğu kadına aşık olan senin peygaberin muhammed. Hani şu akrabalarıyla, evlatlığının karısıyla ve küçük kızlarla evlenmekte sakınca görmeyen adam varya o işte.

Sen beyin denilen organın ne işe yaradığını bilmediğinden (bu tamamen cehaletten kaynaklı) oradaki hal ve tavırlar kısmını da idrak edememişsin. İşte senin dinin ve insana bakışı.

insanın şehveti zirvesine çıktığı zaman
insan şehvetini sakinleştirinceye kadar O kimse AŞIK değildir.. Şehvetin Buhranları arasında dolaşıyordur
ona sevgi denmez A be Bilimsel Şaşkınlar !

Yine muhammedden bahsetmişsin. Hani şu kadınların ona onun da kadınlara aşık olduğunu iddia ettiğimiz şehvet düşkünü adam.

Bilimsel şaşkın olarak bana saldıracağına git de hotmonlar konusunda araştırma yap a şaşkın cehalet.

istatistik
06-03-2011, 18:47
Bİr dİĞer konuda İÇİnİzden herhangİ bİr arkadaŞ dİyorkİ ezbere yaziyorsun daha Öncekİ mesajlari okumuyorda Öyle yorumda bulunuyorsun. TebessÜm etmemek elde deĞİl.
Yahu arkadaŞim ben bİr İnsanim kendİnİzde dİyorsunuz 800 kÜsÜr mesaj var her bİr konuya aİt yanİ ben 800 kÜsÜr mesajimi okİyİm. BÖyle bİr saÇmalikmi var. Ben İlk aÇilan konu hakkinda yorum yazabİlİrİm. Belkİde benİm bahsettİĞİmden Öncelerİ baŞk arkadaŞlarda bahsetmİŞlerdİr.

Yanİ neden bu kadar zorunuza gİdİyor fİkİlerİnİzİ paylaŞmamam ve fİkİrlerİnİzİ ÇÜrÜtmek İsteyİŞİm. Bu kadar zorunuza gİdİyorsa sormayin arkadaŞim. Kİmse sİze sİlah zoruyla İslami ÖĞrenİn demİyor.

Fikir beyan ettiğin konu hakkında bilgili olmadıktan sonra söylediklerinin ne manası var. Ben sizlerin yazdıkları konusunda gidip de araştırma yapıyorsam b zahmet sen de araştır da gel. Yoksa ezbere yazarsın. Aksi halde Her seferinde aynı şeyleri anlattırıyorsunuz insana.

EciRna
06-03-2011, 18:56
Sayin vartor,

su anki bizim konumuz ölülerle degil, canlilarla. Insanoglunun tüm organlari bir ahenk icerisinde birbirine bagli olarak calisir, dolayisi ile Beyin ölmüs ise, diger organlarda buna fazla dayanmaz, dayansa bile artik o insandan hayir gelmez diye genelde fisini cekerler..

Maddiyat veya Maneviyata bagli tüm olay ve hadiseleri algiliya bilmemiz icin herseyden önce bir insanin bilincinin acik olmasi, akili selim yani zekasinin yerinde olmasi gerekiyor.
Zaten Kuranda ilk etapta hep „akila „ hitap eder, cünkü din ilk etapta bilgi, sonra inanc ve amelden olusan bir bütündür.
Beynin, yani aklin algiladigi, ögrendigi ve bilgi olarak hafizasinda kayit ettigi bildirileri kalbin tasdik etmesi ve dogru olduguna dair insanin icten kanaat getirmesi, kesinlikle süphe duymamasi, hani deriz ya hep „kalbime bir kurt düstü“ diye, sanirim bu anlattigim olayi dogrular nitelikte bir söylenis…insanin mantiginin, yani aklinin kabul ettigini, ic egilim olarak kalbininde kabul edip mutmain olmasi olayidir bu. … Ve tekrarliyorum, Kuran’da „kalp“ kelimesi, bilinen anlami yaninda, insanin maneviyat boyutunu dile getirir, insan varligin hakikatini akli ile kavrar ve kalbi ile tasdik eder, iyi ve kötüyü, dogru ve yanlisi birbirinden ayirma gibi zihinsel faaliyetler gösteren bir meleke olarak kuran ayetlerinde bu anlamda kalpten bahseder.
Bunu hala inada bindirerek, sanki Kuran bir Tipp kitabiymis gibi orada kalp ve beyin hakkinda salt bilimsel aciklamalar aramak, „öküz altinda buzagi“ aramak kadar yersiz’dir.

Kuranda akil denildigi zaman zaten beyin ile kalbin olusturdugu bir köprüden bahsetmis oluyor. Orada cismani terimler aramak yerine , acaba ne anlamda bunlar kullaniliyor diyerek yaklasmak sanirim sizleri daha dogru sonuclara ulastiracaktir.

Saygilar.

vartor
06-03-2011, 19:21
O halde, birisine baska birinin kalbi takildiginda, yeni kalp maneviyatini ele gecirir, eger hirsiz, katil birinin kalbi ise, sahis bu yeni kalbin etkisinde kalarak "maneviyat" degistirir sizin teorinize , daha dogrusu allahinizin sozunden anladiginiza gore.

istatistik
06-03-2011, 19:33
Sayin vartor,

Bunu hala inada bindirerek, sanki Kuran bir Tipp kitabiymis gibi orada kalp ve beyin hakkinda salt bilimsel aciklamalar aramak, „öküz altinda buzagi“ aramak kadar yersiz’dir.

Saygilar.

Tıbbi ve bilimsel konulardan habersiz olan bir kişinin yazdığı kitabın bilimden de bahsettiğini iddia ederseniz yapılabilecek bir şey yok. Olayın aslının astarının olmadığını ve bir insanın gündüz düşlerinin eserinin olduğunu kanıtlamak bilimsel verilere düşer. Yoksa masallar başlığı altında izlemek bizim de hoşnut olacağimız bir durum.

O halde, birisine baska birinin kalbi takildiginda, yeni kalp maneviyatini ele gecirir, eger hirsiz, katil birinin kalbi ise, sahis bu yeni kalbin etkisinde kalarak "maneviyat" degistirir sizin teorinize , daha dogrusu allahinizin sozunden anladiginiza gore.

Ek olarak bir erkekten alınacak kalbin bir kadına nakledilmesi ya da tam tersinin yapılması da ortaya çok deşik sorunlar çıkarabilir diye düşünmek gerekir ki bu çok komik bir durum.
NOT: Mecazi deyimleri kendi dediklerinize kanıt olarak göstermek naif bir yaklaşım olsada saçmadır.

RENAULTFERRARİ
06-03-2011, 19:44
 
Sayın vartor !
cidden diğerlerinden daha akıllı olduğunuz ilan edip meseleyi idrak edip
böyle söyleyeceğinizi beklemezdim !
kalb ameliyatı yapıldığında o kimsenin maneviykatı değişmelidir diyorsunuz
ama Kuranda Allah diyor ki
Limen kanu lehu kalbun: ben bunları zikrettim söyledima ama Kalbi olana buyuruyor

Allahın Kuranda bahsettiği kalbin herkeste olduğunu kabul etmiyor..
işte onun için et kalbinin ameliyatı yapıldığı vakit.. o kimsenin manası değişmiyor
Çünkü kalbi alınan kişinin.. kendisine ait Allahın kuran da bahsettiği kalbi yok ki,

eğer o et parcası olan Kalbine taalluk eden.. Allahın kuranda bahsetmiş olduğu kalbe sahip olmuş bir kimse olsaydı.. o kalbi alıpta başkasına takılsaydı işte o zaman o kimsenin manası değişirdi.



Sayın isto !
size ben ne diyim ! siz hormonla şehveti aşkı sevgiyi birbirine karıştırmışsınız !

bak lugata AŞK kelimesin aslı IŞKtır.
Işk= sarmaşık bitkisine denir
sarmaşık bitkisi hangi ağaça sararsa onun meyvasını bütün herşeysini kurutur
Aşkta kimi sararsa onun benliğini kurutur !
Ben yokum Sevgilim var der
mecnun dediği gibi
ben yokum Leyla var
la ilahe illa leyla

aşk SEVGİ ayrı şehvet ayrıdır

vartor
06-03-2011, 20:02
Bak reno kardesim ,
el kalbi mesfuk ul rahman, yani kalbini dinleyen allaha yanasir.
Kur'an-ul bed-al hazzamun nevri kazsan el berrum, yani herkes yanilir, ama cevir kazi yanmasin yapar inanir der.
medress'in konum, bi haber-ul ummun yani okullar actirdim ama okudugunu anlamayana anlatmak zor.
Haaaaayyyyyyyyyyyttttttt, keno, renno ferro, pejo, daha ne diyelim ki anlamaktan aciz ve beyninizi muhurlemislerse... anlayamazsiniz ki bre vayyyyyy!!!!!!!!!!!!!!!!!
Bak sevgili kardesim, iletilerin yukarda yazdiklarimdan daha farkli bir mana ifade etmediklerini bilmeni isterim. Yine soyluyorum; gorunen koy kilavuz istemez, sevgili dinin ve elcinle kafasini bozmus ulkelerin hali ortada, tabi gormesini bilenlereeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee.

istatistik
06-03-2011, 20:02
Renö ne diyorsun arkadaşım saçma sapan yazıp da kirlilik yaratma.

EciRna
06-03-2011, 20:05
O halde, birisine baska birinin kalbi takildiginda, yeni kalp maneviyatini ele gecirir, eger hirsiz, katil birinin kalbi ise, sahis bu yeni kalbin etkisinde kalarak "maneviyat" degistirir sizin teorinize , daha dogrusu allahinizin sozunden anladiginiza gore.


Sayin vartor,
ne alaka, cok mantik disi bir yürütme yapmissiniz, simdi benim kalbimi size nakletseler siz otomatik olarak müslümanmi olacaksiniz..?...veya sizinkini bana nakletseler ben inancsizmi olacagim..?...bu is bu kadar kolaymi oluyor :)...ben dini inacimi ilk öncearastirarak, bilgi edinerek, ögrenerek, akil süzgecimden gecirerek, teffekkür ederek ve tüm bu bilgilere kalben kanaat getirip tercihimi bu yönde yaptigim icin iman ediyorum. Yani bu benim bir Insan olarak gercegi arama dogrultusunda verdigim ugrasin bir neticesidir.
Sizde de bir kalp ve beyin var, ama siz bu ikisi arasinda bir köprü olusturamamissiniz, yani benim tam tersime maneviyat arayisi icinde degilsinizki.
Insani insan yapan, sadece onun organlari degildir. Bir söz vardir, "nesteri alimin eline ver insan hayati kurtarir, caninin eline ver bir insani katleder." ..buda böyledir.
Siz bu yanlis kiyaslamaya Kalbi kuranda bilimsel yönü ile arayisa gectiginiz icin varmissiniz. Olaya birde bizim penceremizden baksaniz ve daha cok mana alemine bir dalis yapsaniz, ozaman anlatmak istedigimiz seyleri daha iyi kavriyabileceksiniz.

saygilarimla.

RENAULTFERRARİ
06-03-2011, 21:03
Sayın vartor şımarmayın ! bir aferin aldınız diye hemen su koyveriyorsunuz
sayın Ecirna sen neden renaultferarinin kalb konusunda yazmış olduğu yazılır okuyup üzerinde düşünmüyorsun ?
bakın ! Sayın ecirna Allah bahsettiği kalb et kalbi değildir
ve insan beynide bir cihazdır
akıl beyinde değildir
hatıra hayala gelen şeyler beyinde değildir

Peygamberimiz Unuttum tabrini bile söylemezler unutturuldum derlermiş
yani bildiğin bilgide senin değildir Allahındır Allah beynine yani Beyin cihazına bilgiyi verir.. verince hatırlarsın alınca hatırlayamazsın

Allahın bahsetiği kalb: sevme aletidir
iman etmedikçe cennete giremezsiniz
birbirinizi sevmedikçede iman etmiş olamazsınız
bizim camimaızda kaç kişi vardır ki birbirini sevsin
neden sevemiyoruz çünkü Allahın bahsettiği Kalb bizde yokta ondan
Allahta kuranı mübinde herkesin kalbi olmadığınıda bildiriyor
sayın ecirna artık anladınız allahın bahsetiğin kalbin et kalbi olmadığını dimi
Umarım
et kalbi olmadını anlayın yeter
buradaki Ateistçikliklere gerekli cevabı verinde Onlarda yanlış anladıklarının farkına varsınlar

Sayın İsto !
diyorum ki ! hormonal Bilimsel sevgi= şehvettir
şehvetini sakinleştirince o sevgi biter
Allahın kuranda bahsettiği kalbe sahip olan kimsenin sevgisi ise bitmez kesilmez ve daima artar
Çünkü Hakiki sevgiyi meydana getiren şey Allahın Kuran da bahsettiği kalbin işidir
ve yine Kuran da beyan edildiği üzere O kalbte herkes de yoktur NOKTA !

EciRna
06-03-2011, 21:13
Sayın vartor şımarmayın ! bir aferin aldınız diye hemen su koyveriyorsunuz
sayın Ecirna sen neden renaultferarinin kalb konusunda yazmış olduğu yazılır okuyup üzerinde düşünmüyorsun ?
bakın ! Sayın ecirna Allah bahsettiği kalb et kalbi değildir
ve insan beynide bir cihazdır
akıl beyinde değildir
hatıra hayala gelen şeyler beyinde değildir

Peygamberimiz Unuttum tabrini bile söylemezler unutturuldum derlermiş
yani bildiğin bilgide senin değildir Allahındır Allah beynine yani Beyin cihazına bilgiyi verir.. verince hatırlarsın alınca hatırlayamazsın

Allahın bahsetiği kalb: sevme aletidir
iman etmedikçe cennete giremezsiniz
birbirinizi sevmedikçede iman etmiş olamazsınız
bizim camimaızda kaç kişi vardır ki birbirini sevsin
neden sevemiyoruz çünkü Kalb yokta ondan
Allahta kuranı mübinde herkesin kalbi olmadığınıda bildiriyor
sayın ecirna et kalbi olmadığını artık anlayın
burada Ateistçikliklere gerekli cevabı verinde bunlar yanlış anladıklarının farkına varsınlar

Sayin Renaultferrari,

benim tüm yazdiklarimi ne derece en basindan takip ettiniz bilemiyorum, en son yazdiklarimla lütfen hüküm vermeye kalkismayin. Sonucta sizin yazdiklariniz ile benimki arasinda büyük bir fark yok, bende burada kuranda gecen "kalbin" sadece bir et parcasi olarak bilimsel yönden ele alinmamasi gerektigini defalarca yazdim. Simdi birde siz kalkip yazdiklarimi saptirmayin Allah askina.
Kurandaki kalp kelimesi , bilinen anlami yaninda insanin düsünüp tasinarak bilgi üretme, varligin hakikatini kavrama, iyi ve kötüyü, dogru ve yanlisi birbirinden ayirma gibi aklin asil merkezi olan beynin yaninda da zihinsel faaliyetler gösteren melekesi oldugunu ve bir nevi "maneviyat akli" oldugunu defalarca yazdim.
Sizin yazdiklarinizin sadece bir kismini okuyabildim, ama sonucta ayni seyleri kast ettigimiz görüsüne vardigimiz icin herhangi bir yorum yapmadim.
Ama aramizdaki fark sizin insanlara daha cok kafa karistirici yorumlarda bulunmaniz, yani birseyi anlatirken insanlarin sag eliyle sag kulagini tutmasini degilde, sag eliyle baslarinin üstünden dolayarak sol kulagini tuturmaya ugrasiyosunuz. Bu benim sahsi fikrim. Sözüm yazdiklarinizin icerigi degil, bunlari nasil ortaya koydugunuzdur.

saygilarimla.

RENAULTFERRARİ
06-03-2011, 21:25
Sayın ecina
bilim adamaları yapay et kalbi yapabilirler.. Çünkü et kalbinin vazifesi kanı şöyle böyle yapıp pompalamaktır bu kadar basit.. bunu yapabilirler.. demek istiyorum

Allah kuranda bahsettiği kalb ise.. İnsani kalbdir
O kalbin Çocuğu bile olur ?
evet sakın kalbinin çocuğu olmadan ölme ! denir

neyse bunları şimdi anlatsak kimse anlayamıycaktır..
ben anlatırım ama kulak lazım

ve birde Şu beyne atfettiğiniz yani hindistancevizi kadar bir mahfza içinde zannettiğiniz cevheri akılda Beyinde değildir sayın ecirna

beynin vazifesi vucudumuzu kontrol etmek ruhta gelen emirleri almak ve yeri getiremektir.. bu kadar basit

aliyarasfal
06-03-2011, 21:31
Sayın EciRna;

İnsanların maneviyat diye bir masal ve kalbin düşünce yada duygu üretmediği gerçeği karşısında bize ideolojik olmaktan dem vurmuşsunuz. Pardon bizim ideolojimiz nedir? Bilimsel gerçekleri yoksayıp saçmalamalarınızı çoğunluk böyle sanıyor argümanı ile kanıtladığınızı mı sanıyorsunuz. Dinler zaten ideolojidir.


Cehaletinizin boyutları akıl almaz boyutlarda.Bilimsel boyutu diye saçmalığınıza tavan yaptırmışsınız. Bilim nedir bir okuyun ,öğrenin sonra konuşun. Bilim varolan herşeyin varlığı kanıtlı olan ve kanıtlanabilir özelliklerini ortaya seren araştıran, gerçekler dışında başka şeylerle ilgilenmeyen tek yoldur. Manevi boyut uydurmanızı insanlara sorarak mı kanıtlıyorsunuz. Müthiş.

Sayın EciRna. manevi boyut diye bir boyut yok. Bu sizin beyninizde uyfurduğunuz ve var saydığınız kurgulardan sadece biri. Bakın şu anda dahi her dediğiniz direk beyninizde üretiliyor.


İnançsal kurguları kanıtlayamayınca yine sizinle aynı yanlış inanışlara sahip bilgisiz, habersiz insanlara sorup kendinizi onaylatarak bilimi bile şok ediyorsunuz.Bilim çoğunluk ne der diyerek yapılmıyor. İnançlı birindende mantık bu kadar çıkar zaten.

Bu kadar kör ve cehalet karşısında bilim ne yapsın.

Renö ve siz inancın kör bakışına beyninizle her şeyi gerçekleştirdiğiniz halde esir olmuş, yalan yanlış savunmalardan öte tek kanıt sunamadan demogoji simsarlığı ile bir haklılık peşindesiniz.


Gerçek , beyin düşünür ve algılar ve duyguların merkezidir, gerçek muhammed kalp sanar bu işi yapar, gerçek kuranda ne maneviyattan ne ruhtan nede sanal kalpten bahsetmez düşünme ve duyguların merkezi olarak. Direk kalpten bahseder.

Gözleri vardır görmezler, kulakları vardır duymazlar, kalpleri vardır anlamazlar.

Ayrıca bir başka ayet

biz insanda iki kalp yaratmadık.

Hadi başka kapıya, saçmalamalarınız konuyu kirletmekten öte amaç taşımıyor. Bir dediğiniz diğerini tutmuyor, masal çok tek kanıt yok.

Muhammed uydurdu buyrun becerebilirseniz kurtarın bu insan ürünü masalları ki sizin gibi bilimsellikten uzak, pinokyoyu kanıtlayan masallar sunan kişi bunu asla başaramaz zaten .

Hadi uğurlar olsun....

Estiva
06-03-2011, 21:37
Arkadaşlar, kendimi zorluyorum zorluyorum, aşağıdaki ayette geçen kalbi (yürek - sevmek vb. anlamında) mecaz olarak kullanıldığını bir türlü anlamıyorum. İsterseniz tekrar C/P yapayım da tekrar bakıverin.

Hac Suresi(46)Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

2. ayetten mecaza gidilebilir ama ilk ayet de direk düşünecek kalpleri denmiş. Çevirisinde bir hata var diyeceğim ama arkadaşlar çevirisini de yapmışlar.

EciRna
06-03-2011, 21:48
Sayın ecina
bilim adamaları yapay et kalbi yapabilirler.. Çünkü et kalbinin vazifesi kanı şöyle böyle yapıp pompalamaktır bu kadar basit.. bunu yapabilirler.. demek istiyorum

Allah kuranda bahsettiği kalb ise.. İnsani kalbdir
O kalbin Çocuğu bile olur ?
evet sakın kalbinin çocuğu olmadan ölme ! denir

neyse bunları şimdi anlatsak kimse anlayamıycaktır..
ben anlatırım ama kulak lazım

ve birde Şu beyne atfettiğiniz yani hindistancevizi kadar bir mahfza içinde zannettiğiniz cevheri akılda Beyinde değildir sayın ecirna

beynin vazifesi vucudumuzu kontrol etmek ruhta gelen emirleri almak ve yeri getiremektir.. bu kadar basit

Sayin Renaultferrari,

Kalbin cocugu olabilecegine dair bir yorum yapamam su anda ilk kez sizden duyuyorum, onun haricinde kalan kisimlari bana aciklama durumunda degilsiniz .
Ben bilimsel yönünün yaninda maneviyat ile alakali olan kismini anlattim. Sonucta her insanda bir kalp ve birde beyin vardir. Ama onlarin bilimsel yönlerinin yaninda birde manevi boyutlari vardir. Ve kuranda zaten bunlara yönelik aciklamalar sunar.
Evet benimde tezim kuranda "kalp" ve "beyin" bir et parcasi olarak, bir organ olarak bilimsel acidan ele alinmaz, daha cok mana anlaminda ele alinir, buda o kadar sasilacak ve tartisma konusu yapilacak bir olay degil aslinda ama nicin bu kadar dallanip budaklandi bende anlamis degilim.

saygilar

Termo
06-03-2011, 21:49
Bu gerçekten tatışılacak bir konu değil. Kalbin fonksiyonları ile beynin fonksiyonlarını karıştırmak, -sanki- bir ideoloji, bir yorummuş gibi tartışmak sağlıklı bir zihnin işi değil. Cahil cesaretidir, aksi halde, hala kalbi beyinsel fonksiyonlarla bezemek.

İnançlı arkadaşlar için diyeyim;
Burada varacağınız en iyi nokta "kalple düşünmenin bir mecaz olduğudur" ki bu bile aklamıyor Kuran'ı. Komik olmayın bu kadar yahu. Ben, hala şaşkınım, gerçekten bana söyleseler böyle düşünenler olduğunu, "şakadır" derdim.

Şakaysa hiç komik değil, gerçekse çok komik bir durum.

EciRna
06-03-2011, 21:56
...diyene bak...:)

sayin aliyarasfal, vallahi billahi sebebiniz olacagim, sizinde siniriniz öyle tepe yapmiski benim yüzümden bi kriz gecirceksiniz diye endiseleniyorum, habire ayni seyleri sayip dökmekden yorulmadinizmi yahu..?...ben yeterince gereken aciklamalari yapdim, herseyin en iyisini bilen Allah C.C'dir, lakin maneviyat diye birsey yoktur diyerek, bir ön gercegi pesinen red etmeniz ve bunu yaparkende herhangi bir gecerli aciklama sunamamaniza karsilik benim size diyecek fazla birseyim olamaz.
Amac farkli bir pencere acmaksa bunu nacizane burada sizin icin yapmaya calistim, yok amaciniz benimle kavga etmekse, unutun gitsin.
Evet sizinkisi bir ideolojidir, ateist olmanin baska bir aciklamasi yoktur benim icin, benim inancima istediginiz yaftalamayi yapin, hic umrumda degil, cünkü din benim degil Allah C.C dinidir.
Bi hop oturup hop kalkiyosunuz, ya sizinle sakin ve konuya odakli tartisma yapmak mümkün degil.

Haydi simdi selametle gidin, ve gittiginiz yerde kalin, birdahada mümkünse bana yönelik birsey yazmayin..

vartor
06-03-2011, 21:58
Aslinda akli basinda muslumanlar icin iyi bir ornek oluyor bu ikisi. Imanin insani ne hale soktugunu gorenler bence cogunluktadir. Hakikaten acinacak halde bu kardeslerimiz; sizleri bu hale dusurenlere de bir beddua benden olsun.
Kuran'i aklamaya calisirken ne kadar battiklarini goren diger imanli arkadaslara da teesuflerimi sunuyorum. Siz sessiz durdukca, bunlar da batmaya devam ediyor; bir el verin, tutun bu balciga gittikce gomulen din kardeslerinize.

EciRna
06-03-2011, 22:12
Ya güzel Insanlar,

siz asagilamaktan baska birseylerde biliyomusunuz...?
önce bir iddia atiyosunuz ortaya,...
bi soru soruyosunuz...
sonra cevap ve aciklama yapildigi zamanda bunu kabullenmekde zorlaniyosunuz...
sizler ne istediginizi biliyomusunuz acaba..?
bizleri kabullenmeniz icin, bizim yazdiklarimiza onay vermeniz icin,
zaten inancli olmaniz gerekirdi...
ozaman neyi tartisiyoruz..?

Tek bir gercek var...
oda "ölüm"...
bunu ne Sayin aliyarasfal, ne Sayin vartor inkar edebilir...
tamam ozaman...
öldügümüzde ya bizler...
veya sizler hakli cikacaksiniz...
bekleyip görelim...
eger sizin tezinize göre ölümden sonrasi bir hicse...
zaten bilincim yerinde olmayacak ve ben topraga karisacam...
sorun nerde...?...her ölüm zaten bir insan icin kiyamet gibidir...ben inancimla ölmüs olacagim, bunun icin beni sorgulayan birisi olmayacak sizin tezinize göre degilmi...?
yok eger kabul etmediginiz bizm tezimiz dogru ise...
ozaman....
o gün...
sayin aliyarasfal,
sayin vartor,
ve digerleri....
Allahtan dilegim, mahser gününde tam yaninizda durmaktir....
...bakayim ozamanda böyle bol kepceden atabilecekmisiniz....

....bekleyip görelim derim :)

vartor
06-03-2011, 22:25
Bak kardesim, ahiret olsa, cehennemde yanmaga bile razi olurum olumsuzluk adina, ama bosa hevesleniyorsun; dogmadan onceki yerine donusten baska birsey olamaz olum. Yani var olusunu farkeden beyin fonksiyonu bitince , sen de sen olmaktan cikar, tekrar molekullerine ayrilirsin zamanla. Yokluktan geldin, yokluga gideceksin ama bunda korkacak birsey de yok, tabiattaki butun canlilarin yaptigi birsey. seni ozellestiren sadece kendi beynin, yoksa sen de digerleri gibi ayni muameleye tabisin. bir agacin, bir devenin bir insanin farki kalmaz olunce. Farkli oldugunu dusunen sadece beyindir. O da olunce, sen sag, ben selamet:)

Termo
06-03-2011, 22:27
sorun nerde...?Sevgili Ecirna,

Müsaade ederseniz, bu konu da fikrimi söyleyeyim. Dinlerin (hele ki toplumsal bir kanunname niteliğinde ki Kuran ve dolayısıyla İslamiyet'in) sonsuzluk karşısında bir hiç olan hayatımıza karşı müdahalesi başlı başına sorun. Siz dersiniz ki "vicdan işidir, bireyi ilgilendirir" , bu kesinlikle İslamiyet gibi toplumu kapsayan ve bireyselliği aşan bir din için mümkün değil. (Laiklikle bağdaşamaması da bu yüzdendir, aslında) . Birileri (bu birileri siz olmayabilirsiniz) toplum hayatına müdahale sebebi olarak daima bu dini öne süreceklerdir. Yapısı gereği toplumu şekillendirme amacındadır. Din adına yapılan savaşları, gündelik olayları, din tacirliğini.. vs tekrar gündeme getirmeye gerek yok sanıyorum, örnek olarak.

Yoksa, bir ateist olarak "banane, istersen muza inan" deyip sıyrılabiliriz. Ama, bu yaşam döngüsünün birer ferdi olarak insanlara bilgilerimizi aktarmak varsa yanlışlarımızı düzeltmek adına sorumluluk sahibiyiz. Yine bir ateist olarak diyeyim; kimsenin hayatını bu kadar sığ ve tehlikeli düşüncelerle sınırlamasını istemeyiz. Kısacık bir ömür ve bunca haksızlığı, ezilmişliği "ahiret sevdasıyla" es geçmek bizim için üzücü.Dünyayı cennet yapmak mümkündür, başka boyutlarda aramaya gerek yok.

Tabii ki insan inanmakta hürdür, ama bunun sınırları da bellidir. Aslında burada tartışanlar (inançlı olanlardan) " herkesin inancı kendine diyenler yada bireyle sınırlıdır, bu diyenler" değil de toplumu dini vecibelere göre yönlendirmeye çalışanlar ve bu düşünceyi savunanlar olmalıydı.

mari-huan
07-03-2011, 11:13
sayın ecirna

hala daha maddeötesi olduğu için labaratuarda incelenemeyen şeylere dair bir örnek vermenizi bekliyorum.
4 gün oldu.

RENAULTFERRARİ
07-03-2011, 11:44
sayın web 55 milyonkez anlattık Tekrar ettik
Bakın ayetin mealinde bile anlaşılıyor !
Okuyalım mı ?
Okuyununuz !
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ?
Yeryüzünü gezerken yada gezmiyorken bu insanların etten kan pompalayan kalbleri vardır dimi Web yoksa nasıl bunlar yeryüzünü dolaşabilecekler değil mi ? Web
ayette ne yazıyor
yeryüzünü dolaşılarsa Düşünek kalbleri olur ?
demek bu kalb başka bir kalb.. et kalbi değil web anlamıyormusun ! aptal olsa bunu anlar web !
sonra web ayetin mealide yanlıştır
Ayette düşünecek kalbleri yazmıyor
ayette söyle yazıyor kelime kelime yazıyorum
kelime 1: yeryüzünü dolaşmadılar mı
2: o zaman olur
3: onların
4: kalbleri
5: akılanırlar
6: onunla
 
kelime kelime bunlar yazıyor
 
yani ayette şöyle diyor:
o inkar eden (geri zekalı) münkirler ! O yeryüzünü gezip tozmadılar mı ki
geçmiş asi milletlerin harabeleri maceraları; onların akıllanmalarını sebeb olacak kalbler olsun
veya serüvenleri işitmelerine sebeb olacak kulaklar olsun
neye aklınmadılar ?
belki başlarında ki gözleri kör değildir fakat sadrlarının içindeki kalbleri göremez

görüldüğü gibi ve dikkat diğer noktaya web !
insanın başındaki iki gözü olduğu gibi
allahn bahsettiği kalbinde gözü olduğu ve kör olduğu beyan edilmiştir
Bu kalb başka kalb
et kalbi değil web !
Bahsedilen kalbin başka kalb olduğu dair size iki kanıt delil ! getirdim
bak özeti !
1-etten kalbi olan insanlar yeryüzü tozarsa. akılanmasına sebeb olacak insani Kalbleri olacağı beyan ediliyor..
demek ki bu kalb ET kalbi DEĞİL
2- baş gözleri kör değilsede sadırlarında Kalblerinin iki gözü kör olduğunu beyan ediliyor

o halde ayette beyan edilen kalb.. et kalbi değildir nokta
Web boşuna anlamıyorum anlıyamıyorum deme
Aptal olsa anlar
 
ve hac 46 ayetinde fi suduri: gögüs demek değildir
TERÂİB : göğüz kafesi demektir
bakınız tarık süresi 7 ayet

EciRna
07-03-2011, 11:45
Bak kardesim, ahiret olsa, cehennemde yanmaga bile razi olurum olumsuzluk adina, ama bosa hevesleniyorsun; dogmadan onceki yerine donusten baska birsey olamaz olum. Yani var olusunu farkeden beyin fonksiyonu bitince , sen de sen olmaktan cikar, tekrar molekullerine ayrilirsin zamanla. Yokluktan geldin, yokluga gideceksin ama bunda korkacak birsey de yok, tabiattaki butun canlilarin yaptigi birsey. seni ozellestiren sadece kendi beynin, yoksa sen de digerleri gibi ayni muameleye tabisin. bir agacin, bir devenin bir insanin farki kalmaz olunce. Farkli oldugunu dusunen sadece beyindir. O da olunce, sen sag, ben selamet:)


Sayin Vartor,

"Ahiret olsa" cehennemde gönüllü yanmaya razi olacaginizi hic sanmiyorum, demek siz yanmanin ne demek oldugunu bilmiyorsunuz, ozaman alin elinize bir cakmak ve parmaginizi lütfen iki saniye atese tutun, ondan sonra razi olurmusunuz olmazmsiniz tekrar konusalim :)
Diger yazdiklariniza gelince, bu polemige dilerseniz tekrar girmeyelim, daha önceki sayfada yazdigim gibi bekleyip görelim derim, ben Allah'dan geldigimiz gibi tekrar Allaha döndürülecegimize inaniyorum. Belkide siz bosuna hevesleniyorsunuzdur, bu ihtimal hic akliniza gelmiyormu..?..:)


Sayin Termo,

Dinlerin (hele ki toplumsal bir kanunname niteliğinde ki Kuran ve dolayısıyla İslamiyet'in) sonsuzluk karşısında bir hiç olan hayatımıza karşı müdahalesi başlı başına sorun. Siz dersiniz ki "vicdan işidir, bireyi ilgilendirir" , bu kesinlikle İslamiyet gibi toplumu kapsayan ve bireyselliği aşan bir din için mümkün değil. (Laiklikle bağdaşamaması da bu yüzdendir, aslında) . Birileri (bu birileri siz olmayabilirsiniz) toplum hayatına müdahale sebebi olarak daima bu dini öne süreceklerdir. Yapısı gereği toplumu şekillendirme amacındadır. Din adına yapılan savaşları, gündelik olayları, din tacirliğini.. vs tekrar gündeme getirmeye gerek yok sanıyorum, örnek olarak.


Olayi siyasilestirmissiniz, sahsen beni dinim hic rahatsiz etmiyor ve hayatima bir müdahalesi oldugunuda düsünmüyorum ve cevreme bakiyorum ayni seyler samimi müslümanim diyen insanlar icinde gecerli. Yani bizim cephemizden sorun yok diye düsünüyorum.
Ama dini bir sorun ve hayata müdahale olarak gören insanlar icin yukarida yazdiklariniz gecerli olabilir. Laiklige gelince, türkiyede bir sefer laiklik anlayisi kavram itibari ile ters isleniyor. Laiklik dinsizlik demek degildir. Laik sistemde devlet her dine mesafeli durur, herhangi bir dini inanci ön plana cikarmaz, hatta laiklik dini safsata haline getirmek isteyenlere karsi bir tutum icinde olur, bireylere karsi dini özgürlügü saglamak zorundadir. Devlet laik olabilir ama bu bireyler icin söz konusu degil.

Bakin Sayin termo, dini kendi kötü amelleri ve niyetleri icin kullanan cok insanlar olmustur, bu bir gercek, bunu bende inkar etmiyorum, Tarih boyunca bazi anarsi yaratmak isteyen insanlar kendi ideoloji ve fikirlerini benimsetmek adina cok yollara basvurmuslar bunlarin en kolay ve gecerli yolu olarak genelde de dini kullanmislar.
Din adina kötü seyler yapiliyorsa buna dini mal edemezsiniz, heleki o dine mensup dinin özünü yasiyan insanlara asla, bu ister yahudilik, ister hristiyanlik ister Islamiyet olsun.

Yoksa, bir ateist olarak "banane, istersen muza inan" deyip sıyrılabiliriz. Ama, bu yaşam döngüsünün birer ferdi olarak insanlara bilgilerimizi aktarmak varsa yanlışlarımızı düzeltmek adına sorumluluk sahibiyiz. Yine bir ateist olarak diyeyim; kimsenin hayatını bu kadar sığ ve tehlikeli düşüncelerle sınırlamasını istemeyiz. Kısacık bir ömür ve bunca haksızlığı, ezilmişliği "ahiret sevdasıyla" es geçmek bizim için üzücü.Dünyayı cennet yapmak mümkündür, başka boyutlarda aramaya gerek yok.


Bakin dinleri veya Islam dinini "tehlikeli" gören sizlersiniz, daha islam dinini bile ne derece tanidiginizi ben bu forumda görüyorum, yapmayin gözünüzü seveyim, karsinizda dinden bihaber biri yok, cok inceledim su formdaki konulari ve hic birinin tutarli ve gecerli bir altyapisi yok, hepsi saptirilarak malzeme edilmeye calisilmis konular.
Siz bunami sorumluluk diyorsunuz..?...bende diyorumki , bu dünya, bu ülke, bu hayat, sadece size ait degil, bu dünya üzerinde insan sayisi kadar farkli insan var, degisik din, kültür, irk, ya ben böyle bir dünyada yasamak istiyorum tamammi, tek tip bir dünya görüsüm yok benim. Elhamdulillah müslümanim, ben bu dini sectim, sizin de kendi dünyagörüsünüz var, ben sizi oldugunuz gibi kabullenirken, siz neden bizleri oldugumuz gibi kabullenmekte zorlaniyorsunuz..?...
Materyalistlerin tutumlarinida görüyoruz. Hic bir getirisini gören yok. Dünyayi nasil cennete cevirmeyi düsünüyosunuz..? tekrar komunizm ilemi..? güldürmeyin beni, bakin yazdiklarinizin bile tutar bir yani yok.


Tabii ki insan inanmakta hürdür, ama bunun sınırları da bellidir. Aslında burada tartışanlar (inançlı olanlardan) " herkesin inancı kendine diyenler yada bireyle sınırlıdır, bu diyenler" değil de toplumu dini vecibelere göre yönlendirmeye çalışanlar ve bu düşünceyi savunanlar olmalıydı.


Yukaridaki yazdiklariniz ile celisen bir ifade. Insan inanmakta hürdür tabiki. Benim kalbime kimse hükmedemez. Lakin yukarida da belirttim, asiri islamist denilen dincilerden, ki bu asiricilik sirf müslümanlarda yok, hristiyanlarda da var, herneyse sonucta türkiye bir müslüman ülkesi, laik sistemle yönetilmesinide ayrica gayet iyi buluyorum da keske bu laiklik anlayisi daha iyi yerine oturtulabilseydi. Bu yüzden toplumu dini vecibelere göre yönetmeye calisanlarinda, toplumu dinden soyutlamaya calisanlarinda laik sistem anlayisini tekrar gözden gecirmelerini diliyorum. Ve sizleride gayet iyi anliyorum, inancsiz insanlar olarak inancli bir toplumda yasamak, her gün 5 vakit ezan sesi duymak vs vs vs..bunlar sizi acayip derecede rahatsiz ediyor olmali :)
Ama inancli insanlara takindiginiz düsmanca tavirlar, islamiyeti carptirarak, kuranda ki ayetleri olmadigi bir kilifa sokarak, sanki bir celiski, sanki bir hata varmis, sizlerde bunu bulmussunuz gibi, insanlara sunarak onlari yoldan cikarmak ve inancsiz yapma ugraslarinizi kesinlikle dogru bulmuyorum. Bu insan haklarina, insan inanclarina ve etik anlayisina ters bir olaydir. Sakin simdi kalkip bana "gercekleri" buldugunuzu söylemeyin, bunlar düpedüz kocaman bir yalan. Ben cok ateist forumlari gezdim, cok ateist tanidim, hatta ateistken müslüman olanlari ve ateistlerin gizli taktiklerini desifre eden insanlari biliyorum.
Bu dünya hic kimseye kalmicak, birakin insanlar neye inanmak istiyor veya istemiyorsa onu tercih edip öyle yasasin. Zaten Islamin özünü benimsemis, has bir müminin kimseye zarari yoktur, müslümanim deyip anarsi yaratanlar zaten müslüman degildir, kimse dinin arkasina siginmasin, artik bu millette salak degil, yavas yavas hersey ortaya cikiyor, kimbilir daha ne dümenler cikacak ortaya..bekleyip görelim...:yo:

saygilar.

RENAULTFERRARİ
07-03-2011, 12:03
Maria-huan !
İnsanın içi mana ile doludur
misal : Ümitin var iyi ama ne kadar ümitin var bir fizik labataruarında ölçtürebilir misin ?
sevindin iyi ama ne kadar sevindin kaç mekron ?

EciRna
07-03-2011, 12:08
hala daha maddeötesi olduğu için labaratuarda incelenemeyen şeylere dair bir örnek vermenizi bekliyorum.
4 gün oldu.

Sayin mari-huan,

ayy kusura bakmayin degerli sahsinizi bi an görememisim, simdi farkina vardim ve hemen cevap veriyorum, :) gerci benden önce Sayin Renaulferrari güzel bir aciklamada bulunmus ona binaen bende diyorumki...maddeötesi diye tanimladigimiz seyler gayb ile alakali olan, sizin 5 duyunuz ve yüksek zekaniz (!) ile kavriyamadiginiz birtakim dis gerceklerdir. ...mesela melekler... Bunlari tabiki sizi ikna edebilme acisindan elinizden tutupta bir laborotuvar ortaminda malesef kanitliyamiyacagiz...i'm so sorry :) :laugh:

varmi baska bir soru...?

Estiva
07-03-2011, 13:02
sayın web 55 milyonkez anlattık Tekrar ettik
Bakın ayetin mealinde bile anlaşılıyor !
Okuyalım mı ?
Okuyununuz !
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ?
Yeryüzünü gezerken yada gezmiyorken bu insanların etten kan pompalayan kalbleri vardır dimi Web yoksa nasıl bunlar yeryüzünü dolaşabilecekler değil mi ? Web
ayette ne yazıyor
yeryüzünü dolaşılarsa Düşünek kalbleri olur ?
demek bu kalb başka bir kalb.. et kalbi değil web anlamıyormusun ! aptal olsa bunu anlar web !
sonra web ayetin mealide yanlıştır
Ayette düşünecek kalbleri yazmıyor
ayette söyle yazıyor kelime kelime yazıyorum
kelime 1: yeryüzünü dolaşmadılar mı
2: o zaman olur
3: onların
4: kalbleri
5: akılanırlar
6: onunla
 
kelime kelime bunlar yazıyor
 
yani ayette şöyle diyor:
o inkar eden (geri zekalı) münkirler ! O yeryüzünü gezip tozmadılar mı ki
geçmiş asi milletlerin harabeleri maceraları; onların akıllanmalarını sebeb olacak kalbler olsun
veya serüvenleri işitmelerine sebeb olacak kulaklar olsun
neye aklınmadılar ?
belki başlarında ki gözleri kör değildir fakat sadrlarının içindeki kalbleri göremez

görüldüğü gibi ve dikkat diğer noktaya web !
insanın başındaki iki gözü olduğu gibi
allahn bahsettiği kalbinde gözü olduğu ve kör olduğu beyan edilmiştir
Bu kalb başka kalb
et kalbi değil web !
Bahsedilen kalbin başka kalb olduğu dair size iki kanıt delil ! getirdim
bak özeti !
1-etten kalbi olan insanlar yeryüzü tozarsa. akılanmasına sebeb olacak insani Kalbleri olacağı beyan ediliyor..
demek ki bu kalb ET kalbi DEĞİL
2- baş gözleri kör değilsede sadırlarında Kalblerinin iki gözü kör olduğunu beyan ediliyor

o halde ayette beyan edilen kalb.. et kalbi değildir nokta
Web boşuna anlamıyorum anlıyamıyorum deme
Aptal olsa anlar
 
ve hac 46 ayetinde fi suduri: gögüs demek değildir
TERÂİB : göğüz kafesi demektir
bakınız tarık süresi 7 ayet


Bilgi için teşekkür ederim, kalbimle, beynimle vb. bir yerimle oturur düşünürüm, kafamda tartarım dediklerinizi. Yalnız hitap meselesiyle ilgili size mutlaka tedavi olun demiştim. Ama dinlememişsiniz. Siz kimsiniz de bana aptal diyorsunuz? Siz Einstein mısınız, peygamber ya da Mehdi misiniz? Allah tutmuş belki de hayattadaki en önemli şey olan imtihanının kılavuzunu, ne üdüğü belirsiz bir dilde göndermiş, meallere bile belli ki kişisel yorumlar eklenmiş, anlamak da zorlanıyorum. Bir ara Kur'an'ın derdi nedir, ne anlatıyor çözebilirsem, inşallah imtihana başlayacağım. Ancak bir bildiğin varsa, efendi efendi anlat, sinirlerimi zıplatma. Bildiklerini insan gibi (hayvan gibi anırarak değil) yaz, dediklerin doğru mu, değil mi bırak insanlar kafalarında tartsın. Hocan kimdir, görüşmek isterdim kendisiyle. Önce efendi olmayı öğretsin sana, sonra dini.

Madem bu foruma iştirak ettiniz, sizin görüşünüzde olmayan her türlü adamla karşılaşacaksınız. Sabrınız yoksa, burada sizi tutan yok. Müslüman bir ailede doğdum, arkadaş çevrem çoğunlukla dindar insanlardan oluşuyor, sizin gibilerine hiç denk gelmedim. Benim bildiğim, müslüman adam önce sabırlı ve efendi olur.

aliyarasfal
07-03-2011, 14:44
Sayın EciRna;

Kime ne yazacağıma siz icazet veremezsiniz. Hoşlanmıyorsanız konularda saçmalamayacaksınız.Tıpkı muhammed gibi korku yöntemine başlamışsınız. İnsanlara tonla masal sunuyorsunuz ve bilimsel gerçekler karşısında sadece tezatlıklarla ve kurgularla iddialar öne sürüp görürsünüz, inanmalısınız demekten öte bol polemikle cehaletinizi kanıtlayıp duruyorsunuz.

Yine yanıldığınız nokta sizler sadece konuyu mahfediyorsunuz tek elle tutulur, akıl mantık çerçevesinde cümle kuramıyorsunuz ki kanıt deseniz sıfır.

Sinir konusunda hiç dert etmeyin, sinir hücreleri ve kızgınlığın dahi beyinsel işlevini kanıtladığınızı bile farketmeden burda bir şeyleri kanıtlamadan ahkamla hallettiniz sanıyorsunuz.

Konu basit, cehaletinizi katlamaktan ve kanıtlamaktan öte muhammedi kurtaramıyorsunuz.Kalp düşünmez, yapısı itibari ile bu görevi yüklenecek hücrelere sahip değildir ki bilim beynin işlevi olduğunu net kanıtlar.Ayrıca renö denen yeşil plakalı beyinsizle eşitsiniz. Beyinsiz burda hakaret değil, çünkü siz beyinle düşünmüyorsunuz ,iltifat ediyorum.

Ruh masalınız ise külli kurana aykırı.Ayrıca bilimede aykırı uydurma bir savdan öte geçemiyor. Sanal kalpte maneviyat masalıda keza aynı durumda.

Yani gidin ölümü bekleyin, beyni et sanıp yemiş renö efendi ile farkınız nikiniz o kadar.

Tekrarlayalım, kuranda bir çok ayette muhammed o günün bilgisini yansıtan kalp düşünür, anlar yada duyguların merkezidir yanılgısını tekrarlamış ve yansıtmıştır.Beyinden hiç söz etmemiştir çünkü haberi bile yok beynin işlevinden. Tıpkı renö gibi et sanıyor.

Bu gün biliyoruzki kalp yada başka bir yerimiz bu işleri yapmaz, tüm duyusal, düşünsel işler beyince organize edilir ve üretilir.Kuranda ne beyinden bahseder, ne ruhtan ,ne maneviyattan. Direk kalbin üstüne yıkar tüm bu işleri.

Yani kendi ruh, manevi kalp uydurmaları dahi kuranda düşünme anlama işini yapan merkez olarak kuranda geçmemektedir. Ki bu iddialar dahi tıpkı kalbin düşünmesi gibi bilim ve akıl dışıdır. Yani bilimsel tek dayanağı yoktur.

Sonuç, muhammed bu büyük bilimsel hata ile kendi derlediği bu inancı tanrısal bir güce atfederek büyük hata yapmıştır.

Burdada bu gerçekleri kabul edecek bilgi ve cesareti olmayan kardeşlerimiz büyük bir özveri ile kah masallarla, kah saldırarak, kah korkutarak örtpas etmeye çalışmakta.

Kendini yarışmada sananlar beyinden habersiz masallarla bilimin karşısında inanç ile durmaya devam etmeyi bir başarı sansalarda islamın koca bir masal olduğu gerçeğini yüzlerine vurup yazmaya devam edeceğiz.


Neymiş kısaca anlatalım , kalp kuranda muhammedin sandığı gibi düşünmez duygularla ilgilenmezmiş, kuranda hayali manevi bir yerden yada ruhtan düşünme anlamında, duygu anlamında sözetmez direk kalp dermiş, her üç uyarlamada bilimsel gerçeklerle alakasızmış. Kalp düşünmez, duguları bilmez, ruh ve manevi hikeye kurgudan öte bir kanıtı olmayan masallarmış, kuranda beyinden bahsetmezmiş, kısacası muhammed bu inancı kendi üretip tanrı kurgusuna maletmiş.

Nokta, hem bilimsel hem tarihsel gerçekler ışığında masallarınızla mutluluklar.İnancınızın koca bir masal olduğu kanıtlanmıştır.

Varsa kanıtlarınız sunun, ki yok, masal çok, pinokyoda gerçek ona tapın.


Şimdilik saygımla gittim...

RENAULTFERRARİ
07-03-2011, 14:59
Sayın web kardeşim !
özür dilerim !
ben sizi buradaki alaycı dalgacı kardeşlerden biri gibi zannettimde ona karşılık olarak böyle yazdım !
vandi isto varto yarasınbilim yarasfal !
bunlar hac 46 ayeti okurlarda hala ayette beyan edilen kalbin et kalbi olduğunu inad ederek bile bile.. bariz bir şekilde bellide oluyor.. Ame yine kasıtla demagoji yaparlar...
birde doğrusunu söyleyen kimseleri de tiye alarak bunu yaparlar yaa !
onların bu halleri benim için komik ve eğlenceli olduğu için bunlarla öyle konuşasım geliyor.. kusura bakmayın ! sizi tenzih ederim
halada kikiri kikiri diye gülesim geliyor bu vandidat istatidat varto yarasfal ve yarasınbilim'e

Psiko
07-03-2011, 15:04
Sevgili renoferrari ;

Sayın web'i tenzih ediyor olsanız da,
sayın web'in ortaya koyduğu :
"Önce efendi olmayı öğretsin sana, sonra dini."
"Benim bildiğim, müslüman adam önce sabırlı ve efendi olur."
saptamaları hala yerli yerinde durmakta.
Efendi/Edepli olmak salt sayın web'e karşı tutunmanız gereken bir tutum mu olmalı ?

EciRna
07-03-2011, 15:36
Sayin aliyarasfal,

bana yönelik birsey yazmakdan artik vazgecin dedigim halde duramiyosunuz anlasilan.
Bak kardesim uzun uzun yazip "kimin sesi daha yüksek cikiyorsa o haklidir" mantigi ile yaklasma bana. Yazdiklarinin hic birinin altyapisi yok, kuru sIkI dan ibaret.
Senin kalbin körlesmis se benim sucum ne..?, zaten anlattiklarimi anlayacak durumda olsaydin bugün seninle tartisiyor olmicaktik.
Gercektende bilimsel acidan yaklastigin ve "bir et parcasindan ibaret" dedigin o beyin ve kalp sende harbiden et parcasi olarak mevcut, daha fazla mana alemine inemessin sen...Insani insan yapan sadece mevcut organlari olsaydi ne ala bu dünyada insanlik adina herkes nasibini almisti, ama gercekler ortada..
Sen hala ayni zihniyeti güd bana ne.
Kuranin muhammedin sav sözü oldugu ve muhammedin sav siradan bir insan olduguna dair anca basma kalip önceden tasarlanmis fikirler sunabilirsin sen bana, daha fazlasini yapamazsin zaten.
Her seferinde benimle kavga eder gibi yaziyosun, öyle yazarsan ona görede cevap alirsin. Sen benim kanitlarimi , delillerimi bi kenara birakta ilk önce kendin bir akla mantiga yakin bir aciklama getir.
Birseye "yok" diyerek cevap vermek, zaten bir cevap degildir, aciklama yapamiyorsun bile. Yazdigim seyler o kadar mantik disi ve senin iddia ettigin gibi masal türünde degil, ama verecegin cevaplar olmadigi icin "masal" deyip konuyu dagitmak istiyosun. Madem öyle susda adam sansinlar derim.

Termo
07-03-2011, 15:37
Sevgili Ecirna,
Din, ezan..vs gibi bahsetmediğim konularda da önyargılı şekilde düşüncemmiş gibi yorumlar yapmışsınız ama neyse.

Dinler zaten siyasal bir akım. Özellikle İslam dini diğer dinlerden farklı olarak gelişiyle beraber bir devlet yapısı oluşturmuş. İster istemez siyasal bir organizasyon barındırır içerisinde. Laiklik asla tam oturamaz bu yüzden islami toplumda, İslamiyet bir reforma girmedikçe. Her neyse, islamiyet sizin bahsettiğiniz gibi pek de kişiyle sınırlı bir din değildir.

Forumdaki tutarlılık/tutarsızlık konusu da başlıktan iyice uzaklaştıracaktır, o yüzden polemiğe girmeyeyim bu konuda. Ama kısaca değinmek gerekirse de en az sizin kadar diğer siteleri de dolaşmışızdır; bu siteler içerisinde yaklaşımı en tutarlı (tutarlılıkta genelde ateistlerin yoğun olduğu yerlerde) konu ve yorumlar TD sitesinde. Eğer ki tutarsızlık görüyorsanız yorumlarınızı "mantık çerçevesinde" yapabilirsiniz. Ama gelecek eleştirilere de "vay hakaret, vay küçük düşürme" diye cevaplar verecekseniz, bu mağlubiyet olacaktır.

Sırf şu kalp-beyin konusunda görünen o ki, kalbin düşünsel fonksiyonu olduğunu zanneden insanlardan diğer konularda mantıklı yorum çıkmaz. Bu kadar basit birşeyi bilmemek ve yanlış üzerinde direnmek garip bir durumdur.

Birde lütfen unutmayın. Belki, sizden bile daha sıkı inanca sahiptik, zamanında. Zangırt diye gökten zembille gelmedi ateist düşünceler. Ne zaman eleştirel bir yaklaşımla objektif olarak dinleri irdelemeye başladık o zaman çelişkileri/tutarsızlıkları daha iyi görmeye başladık.

Kutsal saydıkları bir kitapta bir yanlış ifadenin olmadığını savunmak adına bilimsel gerçekleri de göz ardı eden/bu konulardan bihaber insanların olması bile büyük ölçüde dinin kösteklerinden biridir. Bu bilgisizlikleri yok etmek zorundayız, ana kaynaklarından başlayarak..

RENAULTFERRARİ
07-03-2011, 15:38
sayın psiko ! sende dalgacı alaycı gruptansın bilirsin herkesin ismini yazmadım artık
neyse
Şimdi Sen !
Müslümanı Medeni insanı kendisine hakaret edenlere hakaret etmiyip ne hoş söyledin ne güzel konuştun mu diycek zannettin..

Sizler anamın babamın dedemin ninelerimin teyzelerimin halalarımın hatta kendi akrabalarının dahi kabul ettiği bir manaya dil uzattığınız zaman Müslüman bir insan Aa ne güzel konuşyor maaşalah.. ne hoş şeyler söyledi ağzında bal akdı mı diycek zannediyorsun
yada sakallı budala hocaların yaptığı gibi ya sabr diyecek mi zanneetin..

Din onun göstermiş olduğu bu sabra.. EŞŞEK SABRI der.. hayvan sabrı der hayvan... eşşek sabrı var bunda der.
adamın bütün manasına edebiyetine kadar herşeysini elinde alıyorlar..
ananın babanın dayının dedenin kabule ettiği bir mana hakkında neler neler söylüyor.. bundan daha ağır bir hakaret olur mu ? adam ya sabır diyor.... bunda eşşek sabrı var yaa..

Psiko
07-03-2011, 15:54
Sevgili renoferrari ;

Şu :
"Kolaylaştırınız güçleştirmeyiniz,sevdiriniz nefret ettirmeyiniz."
söz bana ait değil değerli arkadaşım.
Tabidir ki davranışınız size ait olup sizi aksettirir.
Siz nasıl biliyor iseniz o yolda devam ediniz.

vartor
07-03-2011, 15:58
esek gibi anirmak da esek sabrinin tasmasi sonucu mu oluyor?

EciRna
07-03-2011, 16:06
Sayin Termo,

Din, ezan..vs gibi bahsetmediğim konularda da önyargılı şekilde düşüncemmiş gibi yorumlar yapmışsınız ama neyse.

Hayir yanlis anlamayin lütfen ben genelleme yapdim aslinda sahsiniza yazmadim.

Dinler zaten siyasal bir akım. Özellikle İslam dini diğer dinlerden farklı olarak gelişiyle beraber bir devlet yapısı oluşturmuş. İster istemez siyasal bir organizasyon barındırır içerisinde. Laiklik asla tam oturamaz bu yüzden islami toplumda, İslamiyet bir reforma girmedikçe. Her neyse, islamiyet sizin bahsettiğiniz gibi pek de kişiyle sınırlı bir din değildir.


Dinler siyasal bir akimsa bunun ilk siyasi/dini lideri kimdir sizce..?...Islamda reformdan bahsediyosunuz, dinin bir sahibi vardir, oda Allah'tir. Sahibinin izni olmadan kimse birseyi degistiremez. Kimin haddine..neymis efendim herkes dini kendi dünyagörüsüne, kendi yasam tarzina göre ayarlasin, yok böyle birsey ozaman onun adi din olmaz, herhangi bir yasam tarzi olur. Hz. Adem'den itibaren islamiyete kadar zaten Allah dininde insanlarin o zamanki durum ve yasayislarina göre yapilmasi gereken reformlari yapmis, ve en son olarakta Kurani kerim ile islamiyeti tamamlamistir. Artik islamiyet adina degistirilmesi, reform edilmesi gereken birsey yoktur.
Ama dünya üzerinde müslüman zihniyetlerinde bir degisim olabilirmi diye sorarsaniz bu konu üzerinde sizinle tartismaya hazirim.

Eğer ki tutarsızlık görüyorsanız yorumlarınızı "mantık çerçevesinde" yapabilirsiniz. Ama gelecek eleştirilere de "vay hakaret, vay küçük düşürme" diye cevaplar verecekseniz, bu mağlubiyet olacaktır.


Sayin Termo, elinizi vicdaniniza koyun, ve su TD forumunda acilan islamiyet ve müslümanlara karsi yazilip cizilenlere, bir ateist gözüyle degil lütfen bir Insan gözü ile bakin. Ben zaten yorumlarimi hep mantik cercevesinde yapmaya calisiyorum, cok nadir dini kaynak veya ayetler sunarim, cünkü biliyorumki bunlari zaten kanit olarak kabul etmezsiniz. O bakima sizin anlayacaginiz ölcülerde konuya yaklasmaya calisiyorum, yani bu bir nevi su anlama geliyor "arkadasim sen manzaraya bu pencereden bakiyosun, ama gel bak ben sana daha farkli bir pencereden ayni manzarayi göstereyim birde oradan bak" yani degisik bir aci sunmaya calisiyorum. Ama tüm yazdiklarim "masal" olarak nitelendiriliyor, buda konuya acik olmak degil elinin tersi ile itmek oluyor ancak.

Sırf şu kalp-beyin konusunda görünen o ki, kalbin düşünsel fonksiyonu olduğunu zanneden insanlardan diğer konularda mantıklı yorum çıkmaz. Bu kadar basit birşeyi bilmemek ve hatta birde üstelik yanlış üzerinde direnmek garip bir durumdur.

bakin yine ayni konu..kalp ve beyin, oysa kac sefer yazdim Kuranda bu organlar bir organ olarak ele alinmiyor diye. Ben akil diyorsam genelde sizin ilk zihninizde canlanan ne oluyor mesela..?...aklin merkezi olan beyin degilmi..?, ben akil diyorsam illa arkasindan bir organi mi zikir etmem gerekir. Bir insana "sen beyinsizsin" desem onun beyinsiz oldugu anlamina gelmez, beyin ve akil birbiri ile bagdasdirilir cünkü. Kuranda gecen "kalp" de organ olarak degil, mana alemi olarak, yani vahy, duygular, inanc, dogru ve egriyi birbirinden ayirma olarak halk arasindada bilinen sekli ile gecer. Bunu bu kadar saptirmanin ne anlami var..?...yok efendim kalbi beynin yerine koyup akil erdirme merkezi olarak tanimliyomusuz falan fisto, alakasi yok, siz yazdiklarimizin manasina inemiyosunuz habire yüzeysel olarak bakiyosunuz konuya. yAni sorun bizden degil yine sizin "red psikolojiniz" den kaynaklaniyor.

Birde lütfen unutmayın. Belki, sizden bile daha sıkı inanca sahiptik, zamanında. Zangırt diye gökten zembille gelmedi ateist düşünceler. Ne zaman eleştirel bir yaklaşımla objektif olarak dinleri irdelemeye başladık o zaman çelişkileri/tutarsızlıkları daha iyi görmeye başladık.

Olabilir, bunu göz ardi etmiyorum. Kimin ne zaman ne olacagi belli olmaz. Ama sizde sunu unutmayin, sadece kendi adima konusuyorum, siz belki saglam bir inanca sahiptiniz, oysa ben öyle degildim, ben hristiyanlar icinde büyüdüm ve ailemden hic bir dini egitim almadim, üstüne üstlük bir müslüman ülkesinde degil, gayrimüslim bir ülkede dogdum büyüdüm ve hala ikamet ediyorum. Bunlar bahane degil.

Bende dini cok irdeledim, ve bunu hala yapiyorum, özellikle bana sunulan konularda bunu yapmaya caliyiorum, vay efendim din irdelenmez , sorgulanmaz, günahtir, basimiza tas yagar, imandan cikarsin gibi sacmaliklarida asla kabul etmiyorum. Dinimiz bize "aklinizi kullanin" diyor, bunu kuranin cesitli ayetlerinde okuyabilirsiniz.
Evet sorgulamak gerekir, didik didik etmek gerekir, ama bunu yaparken haince, önyargili hatta pesinhükümlü olarak degil. Böyle bir tarz yaklasim insan psikolojisi olarak yine hatalara götürür insani.
Ben kac imamla tartistim kavga ettim tabiki siz bilmezsiniz. Ama buda ayri konu.

saygilar.

uyar
07-03-2011, 16:13
Kuranda gecen "kalp" de organ olarak degil, mana alemi olarak, yani vahy, duygular, inanc, dogru ve egriyi birbirinden ayirma olarak halk arasindada bilinen sekli ile gecer. Bunu bu kadar saptirmanin ne anlami var..?...yok efendim kalbi beynin yerine koyup akil erdirme merkezi olarak tanimliyomusuz falan fisto, alakasi yok, siz yazdiklarimizin manasina inemiyosunuz habire yüzeysel olarak bakiyosunuz konuya.

kabul edin artık dindar arkadaşlar kuran yanılıyor...
röno kardeş ecirna kardeş sizler de kabul edin de rahatlayın.

o kalp bu kalp.

kuran eski yunanda Galenin bildiğinden ve öğrettiğinden daha fazlasını bilmiyor ve öğretmiyor..

ama artık biliyoruz ki kalple duyguların hiç bir alakası yok... NOKTA :D

Termo
07-03-2011, 16:14
Sevgili Ecirna,

Siyasal bir akım olarak şeyhleri, dervişleri, mollaları var islami bölüntülerin. Cemaatler.. vs.
Cevap vermemi gerektiren bir konu yok yorumlarınızda. İnançlı birisi olarak gayet doğaldır; "dinlerin, Allah izin vermedikçe reforme olması mümkün değil" demişsiniz. Başka bir başlığın konusudur, burada tartışmamıza gerek yok. Hrıstiyanlığı da bozulmuş bir din olarak görüyorsunuzdur, zaten. Turkiye dışı bir ülkede yaşıyorsunuz, galiba. Gurbetçilerimizin çoğunun dini konularda ortak noktaları var.

Yorumlarınızdan anladığım, kalbin bir mecazı ifade ettiğidir. Yanılmıyorum değil mi? İnançlı bir insanın gelebileceği en mantıklı nokta burasıdır zaten. Ama dahası vardır bu mecazın ki onu ne derece kabullenirsiniz bilemem.

Teşekkür ederim, Rönolaşmadığınız için.

RENAULTFERRARİ
07-03-2011, 16:26
UYAR !
seni uyarıyorum ! kuranda bahsedilen kalb sevme alet,dir
sizin bilimde bahsediliyor dediğiniz Bilimsel sevginiz ise sevgi değil ŞEHVETTİR
şehvet ayrı Sevgi ayrıdır
Kuranda bahsedilen kalb= Sevme aletidir..
O Kalbe sahip olamadıkca Allahın yaratmış olduğu mahlukatını sevemezsin NOKTA
öğren bunları nokta :)

men arafe nefse fakat arefe rabbe
kim ki kendini bildi muhakkak rabbini bildi

kendini bilmeyen kendisini sevmez kendisi için çalışmaz
kendisini sevmeyen rabbisini sevemez
rabbisini sevmeyende mahlukatını sevemez

insan kalb sahibi olabilmesi için kendisini bilmesi gerekir..
ben kimim ?
100 sene evvel beni kimse tanımaz bilmezdi !!!
annem babam bile beni bilmezdi
peki beni kim bilirdi ?
demek ki bir bilenim varmış ?
diyip aslına doğru bir akıntı başlamadıkça Allahın bahsettiği sevme aleti olan kalbe sahib olunamıyor



Termo ! ne adamsın !

Renaultferrai seni vampir mi yaptıda ! Ecirnanın kanına girmeye çalışıyorsun
renölaşmadığın için teşükker derim gibi iltifatlarla :)

aliyarasfal
07-03-2011, 16:30
Sayın EciRna;

Bana yönelik yazdığınız sürece ve kendi yaptıklarınızı bize maletme gafletinde bulunduğunuz sürece hakettiğiniz cevabı alacaksınız ki fazlası değil yazılarımdakiler. Neyse olay onu yazıyorum. Rahatsız oluyorsanız sağ üst köşede şikayet bölümü var.Ayrıca kanıt manıt sunduğunuz yok , ben sabırlıyımdır, kişisel oyunlarınız ve çarpıtmalarınız hiç etkilemiyor beni ve gerçekleri.Hadi uğurlar olsun.


Yanlışlarınızı düzeltmek zevktir benim için.

Düşüncve ve duygular soyut değil somut olgulardır. Bunu anlamadığı kesin konuya dahil olan arkadaşların.Düşünce sinir hücrelerinden (nöron) oluşan beynin somut ürettiği(enerji) somut bir olgudur. Duygular keza beyince devreye sokulan hormonların vücutta oluşturduğu biyo kimyasal tepkimelerdir. Yani öyle madde dışı sanal kurguların üretimi değilller. Bilim bunu uydurmuyor, var olanı açıklıyor. Bu nedenle var olan gerçeği evrensel gerçeği masallarla yok saymanız sadece bilgisizliğinizi kanıtlıyor o kadar.


Gelelim kalp konusuna.Kalp dışında hiç bir ne sanal ne somut başka bir şeyden bahsetmez kuran düşünme, anlama ve duygular konusunda. Yani bu konuda iddialarınız inancınızlada çürütülüyor.. Bilimsel olarakta zaten kalp olmadığı kesindir.


Önce iki ayet sunalım,
Hac Suresi(46)
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki (göğüs kafeslerindeki) kalpler kör olur.


(A'RAF SURESİ / 179)
Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.

Evet tonla benzer ayette direk kalp denildiği ve bu kalbin bildiğimiz kalp olduğu nettir.

Ahzab(4)
Allah bir adamın içinde iki kalp yapmamıştır. Kendilerinden zihar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz yerine koymamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız yerine koymamıştır. Bunlar sizin ağzınızda lafınızdır. Allah ise gerçeği söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.


Konuyu örtpas etmek çabasıyla kendi kitaplarını bile inkar derecesine gelenler her türlü saldırganlığı sergilemekte.


Ayrıca kalptir iddiası çürümüş bir savdır, basit örnek yapay kalptir.
İlginç olan tek bir kez bile beyin ile ilgili ayet geçmez.

Yani burdan anlaşılan şuki muhammed beyin ne iş yapar bilmiyor, yaşadığı çağdaki yanlış bilgi ,kalp düşünür ,anlar sanıyor. Bunuda ayetlerle inancına aktarıyor.

Evet, her şeyi bilen yaratan tanrı nerde?Muhammedin ta kendisi.


Bilimle çelişen(gerçeklerle) ve yine ne kuranda geçmeyen ruh veya sanal kalp tanımlaması ise ne bilimce ciddiye alınır savlardır nede kuranın gerçeğiyle uyumludur.

Tekrarlayalım, duygu ve düşünceler somut kanıtlanmış bilimsel olgulardır.beyindeki biyo kimyasal ve biyomekanik süreçlerin yine somut enerji ve hormonal salınımlarının beyince algılanış biçimidir.Yani öyle olmayan kurguların varlığa müdahil olması gibi akıl dışı açıklamalarla ilgisi yoktur, olamazda.


Sonuç net ve kanıtlıdır arkadaşlar.

Muhammed kalbe beyinsel faaliyetler yükleyerek ve beyinden habersiz olarak derleme inancını tüm insanlara tanrısal diye yansıtmıştır.Bu büyük yanılgı ne yazıkki 10. yyda gazali tarafından bile farkedilmiş ancak kurtarmak uğruna tıpkı bu gün ruh maneviyat masalları gibi kuranda duygu ve düşüncelerle beraber hiç anılmayan inançsal kurgusal kavramlardan biri olan sanal kalp ile aşılmaya çalışılmış, ancak artık günümüz bilgi ve gerçeklerin karşısında miadını doldurmuştur.


Lütfen demogoji bölümlerini es geçerek konuyu baştan okuyun ve görün, bu can alıcı hatayı örtpas etmek için çırpınanların asla kanıt sunamadığını ve çaresiz kaldığını ki başka türlüde olamaz, kuranında islamında diğer sözde ilahi dinler gibi ilahsal değil insan ürünü olduğunu göreceksiniz.

Ayrıca bir çok ayette mevcuttur konu içinde,
Şimdilik saygımla gittim...