Orijinalini görmek için tıklayınız : Dünyanın ilk beyin çipli adamı başardı
bu konu hakindaki yorumlar ne olacak?
Televizyonu düşünceleriyle çalıştıran genç adam Matthews Nagle, beynine takılan Braingate isimli çip sayesinde düşüncelerini beyin komutları biçiminde aktarabiliyor ve bunları bilgisayar ekranında gerçekleştirebiliyor. Işıkları açıp kapıyor hatta Tetris bile oynuyor.
Boynundan aşağısı tamamen felçli olan 25 yaşındaki Amerikalı genç, beynine takılan bir bilgisayar çipi ile düşüncelerini harekete dönüştürebiliyor. Çip, “düşleri gerçekleştirme makinesi” gibi çalışıyor.
Bu görüntü şimdiye dek ancak "The Matrix" ve benzeri bilim kurgu filmlerinden bilinirdi: Genç adamın kafasında şişe kapağı büyüklüğünde bir kablo girişi bulunuyor. Kablolar, beyinden gelen sinyali algılayan ve değerlendiren bir bilgisayara bağlı.
Keyfi yerinde, kafasındaki kablodan çok memnun. Tekerlekli sandalyede oturuyor. Bilgisayarında dairesel çizgiler çizip duruyor. Düşünebilmekten mutlu!
34 yaşındaki Matthew Nagle adındaki adamın boynundan aşağısı tamamen felçli.
Başındaki kablo, platin bir vida ile kafatasına sabitlenmiş durumda.
Bunun altından bir kablo direkt beyne gidiyor ve minik bir işitme aygıtına bağlı. Bu aygıt sayesinde hasta düşüncelerini yönetebiliyor. Bu aslında bir gömlek düğmesi büyüklüğünde bir bilgisayar cipi.
Düşleri gerçekleştirme makinesi
Vizyon sonunda gerçek oldu: Amerikalı bilim adamları felçli hastanın beynine 100 nörondan yansıyan sinyalleri işlemciye aktaran bir çip yerleştirdiler.
Beyninin içinde sanki bir düşünü, düşüncelerini gerçekleştirme makinesi var!
25 yaşındaki adam artık; düşünüyor, mesela bir daire çizsem diyor. Derken kablonun bağlı olduğu öbür uçtaki bilgisayar ekranında bir daire beliriyor!
Düşünüyor ve örneğin
● Televizyonda programları değiştiriyor.
● TV'sinin sesini kısıyor veya arttırıyor.
● e-posta gönderiyor.
● Bilgisayarda mesela Tetris oyunu oynuyor.
● Televizyonda "zaplayabiliyor".
● Işığı açıp kapatabiliyor.
BU BIR COPY PASTE DIR
bu biraz desteksiz bi hikaye gibi geldi. kaynağıda belli dğeil haberlerde falan da duymadık?
http://www.brown.edu/Administration/News_Bureau/2004-05/04-035.html
braingate hakkında birçok sayfa var, aslında bir miktar korkutucu, beyin kontrolünden de bahsediliyor bazı yerlerde.
al kardes buda turkce http://www.mcaturk.com/guncel_041030_beyincip.htm oku
burdada resimi var
http://images.google.com/images?q=Matthew+Nagle&hl=en&btnG=Search+Images
ilginc bu maddenin sonu demek. bir gun olurki hayal etmekle madde yapilabilinir
super
Maddenin sonu olmasını gerçekten anlamadım. nöronların etkinliklerinin izlenerek bunu bir fare imlecinin hareketleri için kullanılması söz konusu şu anda. Herhangi birşeyin maddeleşmesi söz konusu değil. Beyindeki nöronların etkinliğini bilgisayara komut olarak aktarıyorlar sadece.
bilgisayar sektöründe çalışan milyonlarca *mühendis var. Bilgisayar teknolojisi *PENTİUM *IV seviyesinde iken , beynin teknolojisi *maalesef *PENTİUM *I seviyesinde gidiyor. Giderse ne olmuş diye soruyorsunuz ! Soruyorum *hanginiz bugün *dünyadaki teknolojik ve *toplumsal *gelişmeleri izlemek için yeterli zaman bulabiliyor? *Mesleğinizdeki gelişmeleri bile izlemeye zamanınız yetmiyor öyle değil mi ? *Takip etmeniz *gereken o kadar *kişisel ve kurumsal sorunlarınız var ki ! Ancak takip edemediğiniz için değişimi yakalayamadığınızı *düşünüyorsunuz.Yeni nesilden zamanla geri kaldığınızı hissediyorsunuz.
Teknolojik hız ile beyninizin işlem hızı bir terazide dengeyi bulmazsa teknoloji *bir gün başınızı ağrıtacaktır.Tıpkı bugün cep telefonlarının ebeveynlerin başını ağrıttığı gibi! Cep telefonunu kullanamayınca nasıl da strese giriyorlar değil mi?
*İnternet-2 ile *teknolojinin *daha da hızlanacağı söyleniyor. Yine soruyorum *teknolojik gelişmelere karşı kendinizi nasıl güncelleyeceksiniz? Neden bilgisayar kullanamayan büyüklerinize güldüğünüz gibi *bir gün yeni teknolojiyi kullanamadığınızda çocuklarınız da size gülmesin ? * * * * *
* * * * *Niçin beynimiz için profesyonel bir yazılıma ihtiyaç duyuluyor ? Nasıl ki *bilgisayarların bugün geldiği *işlem hacmi ve işlem hızını profesyonel yazılımlara borçluyuz ve bu sayede kurumsal iş bitirme *verimliliği ve etkinliği geçmiş dönemlere göre arttı aynı şekilde *beynimiz içinde *işlem hacmi ve işlem hızını arttıracak *profesyonel yazılımlar yazıldığı takdirde *kişisel iş bitirme verimliliği ve etkinliği de artacaktır.
* * * * *
* * * * *Teknoloji o kadar ilerledi ki işinizde hem sabit telefonLA *hem GSM cep telefonuyla hem bilgisayarla *hem *İNTERNET ile *hem de müşteriyle aynı anda ilgilenmek zorundasınız. Teknolojinin hızına erişemeyince nasıl da strese düşüyorsunuz değil mi?
Tabiatın mucizesi beyinle insanın yarattığı mucize bilgisayar sonunda işbirliği yaptı. Bir mikroçipe fareden alınan beyin hücresi monte eden bilim adamları bu çipe yakın bir gelecekte gerçek bir beyin hücresi gibi işlev vermeye hazırlanıyor.
İnsan beyninin sırlarını çözmeyi amaçlayan Amerikalı bilim adamları, dünyada ilk kez beyin hücrelerini bilgisayarların temel ünitesi olan mikroçiple birleştirmeyi başardı. Bir başka deyişle dünyanın en gelişmiş 2 bilgi işlem merkezi olan beyin ile kompüter aynı sistemde biraraya getirildi. Yani doğal zeka ile yapay zeka aynı potada bütünleştirildi. Müthiş gelişme New Orleans'da yapılan bir konferansta açıklandı.
Açıklamaya göre, beyin hücreleri çipin üzerinde silikona gömülü olarak küçük bölmelere yerleştirildi ve elektrodlarla bağlandı. Daha sonra özel geliştirilen doku kültüründe banyo edilip büyütülen beyin hücreleri tıpkı doğal beyindeki gibi birbiriyle temas kurarak haberleşti.
konu cok ilginc, bende ayni o ilk paragrafta tarif ettiklerini yasiyorum, daha fazla teknoloji gercektende daha fazla stres getiriyor. Ama haber biraz spekulatif gibi.
gameover
10-04-2007, 22:53
teknoloji iyi güzelde, nedense genelde silah yapımında, doğanın tahrib edilmesinde kullanılıyor. iyi yönleri, getirdiği kolaylıklar var ama ülkelerin egemenlik siyasetlerine alet oluyor. stres olayı da insanın doğasıyla çatışıyor belki de. kendi adıma cep telefonu taşımadığım zaman daha iyi hissediyorum :)
Sevgili gameover,
sik karsilasilan bir yanlis anlasilma var. Teknolojinin dogaya zarar vermesi, teknolojinin bir eksikligidir. * * *Bircok arkadasimiz, teknolojinin gelistigi olcude dogaya zarar verecegini savunuyor. Bugun dogaya daha az zarar vermek, zarar vermemek veya fayda saglamak amacli gelistirilen bircok teknolojik urun var. Teknolojinin egilimi *bu yondedir. Cevre kirliliginin sorumlusu, gelisen sanayidir.
Biyonik insana doğru
Androitler elektronik koyun düşler mi? Nükleer bir patlama yüzünden dünya mahvolmak üzere... Ilk olarak hayvan ırkı yok oluyor. Gerçek bir kedi, köpek ya da koyun bulmak mümkün değil. Artık elektronikleri yapılıyor. Ve teknoloji sayesinde süper güçlere sahip olan insanları androitlerden ayıran yegâne özellik ise elektronik hayvan sevgisi... Philip K. Dick’in ‘Androitler Elektronik Koyun Düşler Mi?” (Do Androids Dream of Electric Sheep?) romanındaki bu sahne çok mu uzak geldi size? Öyleyse Popular Science dergisinin hazırladığı dosyaya bir göz atmanızı tavsiye ederiz. Onlar nükleer patlama yüzünden dünyanın yok olacağını öngörmüyor, ama yarı insan, yarı makine ırkdaşlarımız için çok da fazla beklemeyeceğimizi düşünüyor... Bilgi teknolojileriyle biyoteknolojinin işbirliği sayesinde insan vücudu gelecek 15 yıl içinde pek çok teknolojik cihazla donatılacak. Düşünce gücüyle makineleri kontrol etmemizi sağlayan beyin çipleri, laboratuvar ortamında ‘yetiştirilen’ böbrek ve akciğerler... Kalbe takılan esnek yara bantları, lazer taramalı gözler... Bütün bu buluşlar araştırma aşamasında; bazıları halen insanlar üzerinde test ediliyor. Genetik, malzeme bilimi, doku mühendisliği ve nanoteknoloji, halen hasta ve yaralılara yardım ediyor. Ancak tıp bilminin bizi sadece hastalıklardan kurtaracağı bir çağın ötesine geçiyoruz; bu çağda insan vücudu sadece iyi olmaktan öteye geçecek. Popular Science dergisinin internet sitesi popsci.com’un hazırladığı özel bir dosyada, insan vücudunun yakın gelecekte nasıl bir teknolojik donanıma sahip olacağı resmedilmiş... Beyinden kumanda (11-15 yıl arası) Telekinezi, özel insanların yeteneği olmaktan çıkacak. Belki masaları, sandalyeleri yerinden oynatamayacağız, ama istediğimiz cihazları uzaktan kumanda edebileceğiz. ABD'de kurulu Brown Üniversitesi ve Foxborough Cyberkinetics Enstitüsü, makinelerle iletişim kurmamızı sağlayacak beyin implantları üzerinde çalışıyor. Kafatasının tam altında bulunan motor korteks bölümüne yerleştirilen bir mikroçip, sinir sinyallerini algılayarak bunları bir bilgisayara yönlendirecek. Bu bilgisayar da kablosuz olarak diğer bilgisayarlar, televizyon ve müzik setleri gibi pek çok elektronik cihaza kumanda edebilecek. Ancak buradaki özel amaç, sağlıklı insanların eğlence amaçlı kumandasından çok ellerini kullanamayan felçlilerin hayatını kolaylaştırmak. Bu sayede felçli bir hasta, beyin gücüyle tekerlekli sandalyesini ya da istediği bir cihazı uzaktan kumanda edebilecek. Tahlil yapabilen gözler (0-5 yıl arası) Gözlerimizi sadece bakmak ve görmek için kullanmayacağız. Sağlımızın aynası olacaklar. Örneğin İngiltere Cambridge'deki Smart Holograms araştırma merkezindeki bilimadamları, kan şekeri seviyeleri kontrol dışına çıktığında diyabet hastalarını uyaracak kontakt lensler üretti. Göz yaşındaki şeker miktarının değişmesi lensdeki bir maddenin bozulmasına ve hastanın gözünün önünde noktalar belirmesine neden oluyor. Bu noktaları gören hasta, ilaç kullanması gerektiğini anlıyor. Sırada tansiyon ölçen lensler var. İlaç şişelerini çöpe atın (6-10 yıl arası) En az 10 yıl sonra ilaç kutularına ve şişelerine gerek kalmayacak. Zira ihtiyacımız olan tüm ilaçları vücudumuz taşıyacak. ABD'nin Kentucky eyaletindeki ChipRx araştırma merkezi ihtiyacınız olan ilacı ihtiyaç anında vücuda verecek bir sistem üzerinde çalışıyor. Kibrit çöpü büyüklüğündeki cihazı ilacınızı doldurduktan sonra göğsünüzde deri altına takıyorsunuz. Sensörler vücut ısısında ya da kimyasında bir değişiklik fark ettiklerinde depoladığı ilaçtan gerekli miktarı vücudunuza salgılıyor. Titanyum kalp (0-5 yıl arası) Günümüzde teknolojinin son mucizesi, kalp cihazı ‘Abiocor’. Maalesef bu cihaz, erkek nüfusun sadece yüzde 50'sine uyuyor ve bir-iki yıl içerisinde tükeniyor. 2008 yılında üretilmesi beklenen ‘Abiocor II’, yüzde 30 oranında daha küçük olacak, erkeklerin neredeyse tümüne kadınların ise yüzde 50'sine takılabilecek ve beş yıl süreyle dayanacak. “Beni ‘diş’inden arasana!..” (11 - 15 yıl arası) Cep telefonunu çaldırma, kaybetme derdi bitiyor. Alman bir tasarım ekibi tarafından geliştirilen mikro-titreşim cihazı ve kablosuz düşük frekans alıcı dişe yerleştirilebiliyor. Titreşim cihazı mikrofon ve hoparlör olarak kullanılıyor ve ses dalgalarını çene kemiğiniz üzerinden kulak zarına ulaştırıyor. Kısır erkek kalmayacak (11-15 yıl) Hiç dert etmeyin. Ne sizin ne de insanlığın soyu kuruyacak. Ingiltere'deki Sheffield Üniversitesi'ndeki bilimadamları, embriyon kök hücrelerinden insan spermi yarattı. Bu buluştan kısır erkeklerin derilerinden alınan DNA'lardan kök hücrelerin klonlanmasında, daha sonra da bu kök hücrelerden sperm üretilmesinde faydalanılacak. Bilim dünyası kök hücre sperminden ilk bebeğin 10 yıl sonra doğacağını düşünüyor. Şok tedavili kaslar (6 - 10 Yıl) Kalem pilin yüzde 1’i büyüklüğündeki ‘Bion’, halen arter ve kalp sorunu olanlarda kasları güçlendirmek için kullanılıyor. Bu cihazın yakında felçli uzuvların tekrar hareket kazanması için kullanılması bekleniyor. Klinik deneylerde doktorlar 1.6 santim uzunluğundaki elektrokod kaplı kapsülü cansız kas dokusuna enjekte ediyor. Hasta daha sonra kapsülü sinir iletilerini taklit edecek şekilde harekete geçiriyor ve kasların kasılmasını sağlıyor. South California Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, bu yıl içinde motor sinirlerden bilgi alacak sensörleri ekleyerek bu bilgileri ‘Bion'a taşımaya çalışacak. Deneyler başarılı olursa, sistem tam otomatik hale gelmiş olacak. Fil hafıza (11-15 yıl) 80 yaşına da gelsek hafızamız, bir filinki kadar güçlü olacak. Bunama tarihe karışacak. Tabii ki mikroçipler sayesinde... South California Üniversitesi’nden sinir mühendisi Ted Berger, hafızayı zenginleştirmek için bir metod üzerinde çalışıyor. Bir mikroçip, sağlıklı bir beyin hücresinden hasarlı dokuları atlayarak diğer bir sağlıklı hücreye sinyaller gönderiyor. Bu şekilde yaratılacak yapay ‘hippocampus’, öncelikle alzheimer hastalarının daha sonra da hafıza kaybı yaşayanların hafıza yeteneklerini kazanmalarına yardımcı olacak. Biyonik kulaklar (6 - 10 yıl) Sağırlık tarihe karışıyor. Avustralya'daki ‘Biyonik Kulak Enstitüsü’, iç kulağa yerleştirilecek ve hasar görmüş sinirleri şok tedavisiyle sağlığına kavuşturacak bir implant üzerinde çalışıyor. Küçük bir pompa sinirleri stimüle edecek kimyasallarla yıkarken, elektrodlar sinirleri canlı tutmak için uyaracaklar. Dört boyutlu görüntü (+ 16 yıl) ınsan gözü, üç renk üretici koniye sahip; bunlar kırmızı, yeşil ve mavi. Peki ya dört koniye sahip olsaydık. Wisconsin Tıp Koleji'ndeki araştırmacılar, şu anda tahmin bile edemediğimiz renkleri algılayabilmemiz için dördüncü bir koniyi genler üzerinde çalışarak yaratmayı hedefliyorlar. Çarpan yara bandı (+ 16 yıl) Kalp riski olanlar için iyi haber. MIT'deki bilimadamları, yaşayan kalp hücrelerinden oluşan bir bandaj üzerinde çalışıyorlar. Kalp krizlerinin ardından kalbe uyum sağlayacak bu bant, hasar görmüş dokuların yerini alacak. Midede şok terapi (0 - 5 yıl) New Jersey'deki Transneuronix araştırma merkezinde tasarlanan bir aygıt, deneklerin vücut yağlarının yüzde 25 ila 40 arasındaki kısmını kaybetmelerini sağlıyor. Midenin üst bölümüne şok dalgaları göndererek genişleyip, gevşemesini sağlayan aygıt sayesinde, beyin gerilmiş mideden gelen sinyalleri midenin dolu olduğu olarak algılıyor ve kişi kendini tok hissediyor. Yüksek fiber akciğer (6 - 10 yıl) Pittsburgh Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, dünyanın ilk akciğer implantı üzerinde çalışıyorlar. Tüp şeklindeki cihaz, gaz geçirgen mikrofiberler dokudan oluşacak. Karbondioksit fiberler arasından süzülerek küçük bir pompada toplanacak. Pompa karbondioksidi atarak içeriye oksijen çekecek, oksijen de ayni fiber dokudan geçerek kana ulaşacak. Tüpte böbrek (6 - 10 yıl) Dünya üzerinde yüzbinlerce kişi, hayatta kalmak için böbrek nakli bekliyor. Klasik diyaliz metodu toksinlerle birlikte yararlı mineralleri de vücuttan atan acılı bir işlemden oluşuyor. Bu sorundan kurtulmak için, ABD, Rhode Island'daki Nephros Therapeutics tıp merkezinde diyaliz makinelerinde çalışmaları için canlı böbrek hücreleri üretiyorlar. Aparat kanı filtrelerken, böbrek hücreleri temel mineralleri filtreden toplayarak kana geri gönderiyor. Gelecek 10 yılda, Michigan Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, diyaliz makinelerinin küçük versiyonlarını kalça yakınlarındaki femoral arterine bağlayarak doğrudan insan vücuduna yerleştirmeyi amaçlıyorlar. Kan arterde aktıkça, yapay böbrek kanı temizleyecek. Kaymayan disk (0 - 5 yıl) Bir omurga diskini zedeledeğinizde ya da disk kayması meydana geldiğinde, disklerin birbirine sürtünmesini önlemek için doktorlar diskleri birbirlerine yapıştırırlar. şimdi FDA tarafından geçen sonbaharda onaylanan ve polietilen ve kobalt kromyumdan yapılan ‘Chiarite’ adlı bir cihaz var. Diskler arasına yerleştirilen bu cihaz, esnek yapısı sayesinde 21 dereceye kadar esneme ve kayma yeteneğiyle çok daha rahat hareket olanağı sağlıyor. Böylece disk kayması gibi sorunlar tarihe karışıyor…