PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : doğduğundan beri plastik çadırda yaşayan çocuk


ogretmen
23-04-2006, 10:08
Acaba savunma sistemimiz olmasaydı yaşamımızı devam ettirebilir miydik? Ya da bu sistem bazı görevlerini eksik yapsaydı nasıl bir yaşam biçimimiz olurdu?

Bunu tahmin etmek hiç de zor değil. Tıp dünyasında rastlanan bazı örnekler vardır ki, savunma sisteminin ne kadar hayati bir önem taşıdığını gözler önüne serer. Bu konuyla ilgili pek çok kaynakta yer alan bir hastanın öyküsü, savunma sisteminde oluşabilecek herhangi bir eksiklikte yaşamın ne denli zor bir hale geleceğini gösterir.
Bu hasta, doğumundan sonra mikroplardan arındırılmış plastik bir çadırın içine yerleştirildi. İçeriye dışarıdan birşey sızması tamamen engellenmişti. Başka bir insana dokunması yasaktı. Büyüdükçe daha büyük bir plastik çadırın içine yerleştirildi. Bu plastik çadırdan sadece plastik astronot elbisesini giyerek çıkabiliyordu. Peki bu çocuğun diğer insanlar gibi yaşamasını engelleyen neydi?

Doğumundan sonra, vücudu gelişirken savunma sistemi oluşmamıştı. Vücudunda kendisini düşmanlardan koruyabilecek bir ordu yoktu...

Çocuğun doktorları, bu çadırdan çıktığında başına nelerin geleceğini biliyorlardı. Hemen soğuk algınlığı başlayacak, boğazında hastalıklar başgösterecek, antibiyotiklere ve diğer ilaç tedavilerine karşın bir enfeksiyondan diğerine geçecekti. Bir süre sonra ilaçlar işe yaramayacak ve çocuk ölecekti.

Bu plastik çadırın dışında ancak birkaç ay veya birkaç yıl yaşayabilirdi. Yani çocuğun bütün dünyası ancak plastik bir çadır olarak kalacaktı.

Bir süre sonra doktorlar ve ailesi çocuğu, evinin içinde kurulmuş ve mikroplardan tamamen arınmış bir odaya yerleştirdiler. Ama bütün bu uğraşlar bir sonuç vermedi. 12 yaşından sonra çocuk tahmin edildiği gibi peşpeşe gelen enfeksiyonlar sonucunda hayatını yitirdi.

Çocuğun yaşamını sürdürebilmesi için, ailesi, doktorları, kaldığı hastane ve ilaç firmaları herşeyi denediler. Bütün imkanlar seferber edildiği ve bulunduğu yer sürekli dezenfekte edildiği halde çocuğun ölümü engellenemedi.

Bu son açıkça gösteriyor ki, kendisini mikroplardan koruyacak bir savunma sistemi olmadan, insanın yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu da savunma sisteminin bir bütün olarak, eksiksiz, ilk insandan bu yana var olması gerektiğinin açık bir ispatıdır. Bu durumda evrim teorisinin iddia ettiği gibi, böyle bir sistemin uzun bir zaman dilimi içinde aşama aşama gelişmiş olması söz konusu olamaz. Çünkü savunma sistemi olmayan veya tam olarak görevlerini yerine getirmeyen bir insan, bu örnekte görüldüğü gibi kısa bir süre içinde ölecektir.

http://www.muhammedhasenoglu.org/savunma_sistemi.htm

sargon
23-04-2006, 10:58
Hoşgeldin öğretmen arkadaşım.

Verdiğin linke baktım. Muhammed Hasenoğlu sitesi. Gerçekleşen mucizelerin sitesi diyor. Bizi gerçekleşen mucizeler dünyasına davet etmiş. Bir iki de film seyrettim. Evrim olmamıştır. Tanrı nasıl yaratmışsa milyonlarca yıldır herşey aynı kalmıştır, hiçbir canlıda değişim olmamıştır, salyangozlar falan milyonlarca yıldır hep aynı kalmışlardır diyor. Birkaç tane de latince böcek ismi vermiş. Çok bilimsel görüntüsü var doğrusu. Ama iddia edilen değişmezlik apaçık bir YALAN.

Sormak istediğim şey şu. Bu Muhammed Hasenoğlu kimdir? Hakkında birşey yazmamış. Ama sitenin en altında sitenin Harun Yahya'nın eserlerinden yararlanarak hazırlandığı yazılmış. Yani eğer Harun Yahya'dan farklı biriyse okumak anlamlı olabilir. Biraz dürüstlüğü olan birisi olma ihtimali vardır. Ne biliyim, Harun Yahya değildir de, onun kitaplarından yararlanmıştır. Ama namı diğer Adnan Oktar ise okumaya gerek yok. Yeteri kadar okuduk ve gördük.

23-04-2006, 13:43
ogretmen arkadaşım siteye hoş geldin,
Yukarıda alıntıladığın yazıda, önce insanın oluştup daha sonra savunma sisteminin oluşamayacağını iddia ediyor. Yani yazıyı yazan önce insanın bugünküne benzer şekilde varolduğunu tasavvur etmiş ve insanın o haliyle savunma sistemsiz varolamayacağını düşünmüş. Ancak çok önemli bir şeyi unutmuş ki insan daha ilkel canlıların evrilmesiyle oluşmuştur. İnsandan daha ilkel canlılarda da savunma mekanzimaları vardır. Hatta bakterilerde bile savunma mekanizması vardır. Mesela bazı antibiyotiklere karşı zaman içinde direnç kazanırlar, savunma sistemleri o antibiyotiğe karşı savunma sistemi oluşturu bakteride. Bu nedenle boğazınız enfekte olduğunda daha önceden işe yarayan bir antibiyotik ileri zamanlarda işe yaramayabilir.

İşte evrim sürecinde de canlılar fizik görüntü olarak değişir, evrilir iken savunma mekanizmaları da değişir.

Aslında cansız maddelerde bile dış dünyaya karşı en ilkel savunma şekli vardır. Buna fizikte direnç diyoruz. Örneğin 100 kg ağırlığında bir kasaya 100 kg kuvvet uygulamazsanız onun hareket ettiremezsiniz. Bu durumda kasanın direnci/savunması size galip gelmiştir. Bu savunmayı kırmak için en az 100 kg kuvvet uygulamnız gerekir.

deli_cevat
23-04-2006, 15:43
cem'e tamamıyla katılmakla birlikte birşeyler eklemek istiyorum bakterilerde evrim süreci içerisindedirler yani insanın daha önceki formatlarında kaşılaştığı bakterilerde daha basit türden ve daha kolay yenilebilir halde idiler çünkü diyeletiğe göre evrimin yönü devamlı daha gelişmişe doğrudur ayrıca siteye hoşgeldin
sevgiler saygılar