Orijinalini görmek için tıklayınız : KISA ETEK GİYEN KIZ ÇOCUĞUNA POLİS DAYAĞI
10 Mayıs 2006'da bir haber:
Maltepe'de kısa etek giyen bir kız öğrenciyi dövdüğü ileri sürülen polis memuru hakkında inceleme başlatıldı. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Vatan Caddesi'ndeki emniyet kompleksinde, basın mensuplarının bugün bir gazetede ''Polisten Kısa Etek Dayağı'' başlığı altında yer alan ve lise öğrencisi Ö.S'nin bir polis memuru tarafından dövüldüğü yolundaki habere ilişkin sorusunu yanıtladı. Olayda dayak görülmediğini belirten Cerrah, polis memurunun, ''karşısında çocuğunu görmüş gibi olduğu, onun için uyardığı'' şeklinde ifadede bulunduğunu kaydetti.
İlgili polis memuru hakkında inceleme başlatıldığını söyleyen Cerrah, polis memurunun psikolojik durumunun da inceleneceğini sözlerine ekledi.
Sıra kısa değil uzun etek giyene de gelecek, sıra uzun eteğin üstüne 'BURKA' giymeyene gelecek en sonunda. Topuklu pabuç giyene de gelecek, sakal bırakmayana da gelecek. Dayak atanın değil dayak yiyenin psikolojik tedaviye gönderildiği günleri de göreceğiz.
Siz daha oturun nurcunun fettullahçının kalbini nasıl kırmadan efendi efendi tartışacağınızı hesaplayın. Bahailiğin bilmemnesini aleviliğin gıllıgışını tartışın. İslami faşizm haykıra hönküre geliyor!
Dogru soze ne denir sevgili kiymet.!Tek bir sey soylemek geliyor icimden;
Bir elin nesi var iki elin sesi var
Fethullahcilarin kadrolastigi devlet kurumlari icinde emniyetide gozonune alirsak ne gibi ciddi tehlike icinde oldugumuzu anlamamak icin beyin ozurlu olmak lazim
"Siz daha oturun nurcunun fettullahçının kalbini nasıl kırmadan efendi efendi tartışacağınızı hesaplayın. Bahailiğin bilmemnesini aleviliğin gıllıgışını tartışın. İslami faşizm haykıra hönküre geliyor!"
Kıymetli Nadir kardeşim;
Bu sitede bulunuş amacımız dini tartışmalardır değil mi? Öyleyse Bahailik de tartışılacak, Alevilik de.
Bu site şeriate karşı kurulmuş bir orgütün sitesi değil bizde onun üyeleri değiliz..Sadece bir tartışma platformunun üyeleriyiz.
Dersen ki eğer bu tartışmalar da bir mücadeledir. Biz de zaten gerçek alemde verdiğimiz mücadeleye ilave olarak sanal alemde de sesimizi duyurmaya çalışıyoruz.
Sadece burada sıkı tartışıp da, normal yaşamında teslimiyetçi bir duruş sergileyenlere bir çağrımız olabilir belki, onlarında suskun kalmaması için.
Ama tartışmayı, fikir mütalaalarını, münazaralarını eleştirmek doğru değil. Tersine bunlar bugüne kadar yeterince yapılmadığı için şeriatçiler palazlandılar.
İkincisi ise kavramları birbirine karıştırmayalım. Faşizm ayrı şeriat ayrıdır. Diktatörlük dersen doğru olur. Demokratik olmayan teokratik düzenler içinde yer alır din düzenleri de. Ama faşizm demek = diktatörlük değildir sadece. Tanımı içinde diktatörlük vardır ama karşılığı değildir. Aşırı milliyetçi ideolojinin baskıya, şiddete dayalı diktatörlüğüdür. Şeriatçilik ise milliyetçilik değil dinciliktir. Milletçi değil ümmetçidir. İslami Faşizm yerine Şeriat diktatörlüğü doğru tanım olur.
Eğer dinci- milliyetçi ittifakı ile kurulacak bir düzenden sözediyorsan haklı olabilirsin.
Bir de bu tür münferit olaylara on yıllardır zaman zaman şahit oluruz. Gösterge bunlar değil.
Gözümüz iktidarda olmalı. Şeriatin dümeni iktidardadır. Rotalarında gidiyorlar. Ancak makina dairesine kumanda edemiyorlar. Rüzgar bir ileri bir geri götürüyor. Biz kaptan köşkünden bunları atıp gemiyi kurtarmanın yollarına bakmalıyız. Bu da bu forumda tartışmamaktan geçmiyor.
Sevgili Kıymet,
gerçekten her geçen gün insan Türkiye adına daha da karamsar oluyor. Hele bu tür örnekleri gördükçe. Bunları burda yazıp, mümkünse başka yerlere de gönderip teşhir etmek gerekir tabii. Kaldı ki birçok arkadaş da böyle şeyleri gönüllü olarak yapıyor. Örneğin ben kendi adıma din ve tarih gibi konularla uğraşarak Türkiye'nin demokratik bir toplum haline gelebilmesi için kendi çapımda yapabildiğimi yapıyorum. Elimden gelen budur, yazarım, anlatırım, tartışırım.
Yazının ikinci bölümünde söylediğin şeyi ise kesinlikle anlayamadım. Alevilikle ilgili başlıklar açtım, insanlara elimden geldiği kadarıyla şii ve alevi anlayışın söylediklerini anlatmaya ve tartışmaya çalıştım. Daha önce türk tarihi üzerine, ağaç kutsallığı üzerine, hac üzerine, yani sayısız konu üzerine tartışmalar yaptık burda. Yani ne öneriyorsun, bunları konuşmayalım mı? İslami faşizm geliyor, tartışmanın sırası değil, forumu kapatıp savaşa mı başlayalım. Forum dursun da bu konuları hiç açmayıp, *hangi partiye katılıp islamdan kurtulacağımız gibi konuları mı konuşalım. Ben anlayamıyorum bu hezeyanı.
20'li yaşlarımda benim de kanım kaynıyordu. Epey mücadele de ettim. Bilmem mücadele anlayışım senin düşündüğünle aynı mıdır, değil midir? Ama artık dolduruşa gelmeyecek kadar yaşadım. Ben "aleviliğin gıllıgışını, bahailiğin bilmemnesini" tartışmaya devam edeceğim arkadaşım. Beğenmiyorsanız okumazsınız, olur biter. Herkes sizin uygun gördüğünüz tartışmaları mı yapmak zorunda.
Size cihatınızda başarılar!
ben bu siteye sargon,aldostu,panteidar gibi nezih şahsiyetlerin akıl,bilgi,emek dolu aydınlatıcı yazılarını okumak onarla fikir paylaşımında bulunmak,doğrunun peşinde yoldaşlıklarını yapmak için girdim...kıymet arkadaşımızın yazdığı tehlikenin aklı hür,vijdanı hür olan herkes farkındadır..köktendinci inanç yükseliş trendine girmiştir bunun büyük bir tehdit oduğu ortadadır elbet ama çözümü burda değildir ...bağırıp çağırmak çare değildir yapabileceğimiz tek şey şu an için karanlığa doğru bir parça ışık tutmaktır ve sonuna kadar direnmektir...elbetteki direnmektir özgürlük...
Sevgili Sirius,
Aramıza hoş geldin.Gelir gelmez aydınlatıcı fikirlerinle kendini belli ettin.
Bundan hareketle dikkatimi çeken bir hususu belirtmekte yarar görüyorum.Tüm
dostlara seslenerek diyorum ki lütfen kişisel sürtüşmeleri bir kenara bırakıp
yapıcı hareket etmekte yarar görüyorum.Her şeyden önce burası bir tartışma
platformudur.Her kes düşüncelerini belirtmekte özgürdür.Ama katılırız ama
katılmayız.Elbette eleştiriler olacaktır.Ama ölçülü ve seviyeli olmalıdır.
Olayı kişisel boyutlara indirgemeden birbirimizi kırmadan kutuplaşmalara
meydan vermeden hareket edersek daha sağlıklı bir yapı oluşturmuş oluruz.Ben
her zaman bu sitede bir kalite yaratma taraftarıyım.Akson,kıymet nadir arka-
daşlarım sizleri çok iyi anlıyorum.Ben de sizler gibi düşünüyorum.Hassasiye-
tinizi de anlıyorum.Biraz sizleri heyacanlı görüyorum.Sizler gibi diğer arka-
daşlarımız da Cumhuriyet söz konusu olduğunda çok hassas olduklarını adım gibi
biliyorum.Önemli olan da bu değil midir sevgili arkadaşlarım.Onun dışında da
ayrı fikirlerde olmamız kadar doğal bir şey göremiyorum.Deneyimli bir eğitim-
ci olarak diyorum ki zor bir sureçten geçiyoruz.Karamsarlığa gerek yok.Bizler
yeter ki laik demokratik cumhuriyetimize ve Atatürk'e sahip çıkalım.Zamanı
gelince onlar derslerini alacaklardır.Bundan endişeniz olmasın.Yeter ki bizler
yıkıcı değil yapıcı olalım.Asgari müştereklerde birleşelim.Birbirimize say-
gılı olalım.Nazım Hikmet:''Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi
Kardeşcesine...''demiyor muydu?Değil mi dostlar?...
Herkes başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadığı ve engellemediği sürece istediğini yapabilir Başını örte bilirde mini etekte giyebilir kimsenin kişilerin kıyafetlerine karışma gibi bir hakkı olamaz bu saçma bir mesele ayrıca hep söylüyorum bir kişinin yaptığını genele mal etmek mantıksızlıktır Bende inançlıyım fakat böyle bir şeyide tasvip etmem Demek ki aynı inancı paylaşmak aynı davranışları yapmayı sağlamıyor Öyle ki herkesi aynı algılamak büyük bir hata
Herkes başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadığı ve engellemediği sürece istediğini yapabilir Başını örte bilirde mini etekte giyebilir kimsenin kişilerin kıyafetlerine karışma gibi bir hakkı olamaz bu saçma bir mesele ayrıca hep söylüyorum bir kişinin yaptığını genele mal etmek mantıksızlıktır Bende inançlıyım fakat böyle bir şeyide tasvip etmem Demek ki aynı inancı paylaşmak aynı davranışları yapmayı sağlamıyor Öyle ki herkesi aynı algılamak büyük bir hata
Başkalarının özgürlüklerini kısıtlayan bir sistemdir islam.İslam'ın muhalif haline bakıp acıların çocuğu muamelesi çekmek aymazlıktır.İslami rejimler bu gün insanlık dışı diye nitelenen 20.y.y. rejimleri ile karşılaştırılamayacak derecede katliamcı ve baskıcıdır.
Şimdi boynunda zincirle bağlı bir köpeği düşünün.Size saldırmak için çırpınıyor.Zincirden bir kurtulsa ananızı belleyecek.Bir zaman sonra köpek yoruluyor siniyor.Sizde acıyorsunuz.Köpeği açalım diyorsunuz.Ve köpeğin niyeti değişmemiş sadece duruşu değişmiş.Siz o duruşa aldanıp zinciri açıyorsunuz.Sonrası malum.Verdiğim örnek hem benzetme olarak doğrudur hemde şahsımca tecrübe ile de ispatlanmıştır.İslam vahşi ve ilkel bir dindir.Asla hayat hakkın tanınmamalıdır.Eğer tanırsanız aynı hayat kakkını islam size asla tanımaz.Hümanist hayallere kapılırsanız islam mücahitleri tarafından tahtalı köye postalanabilirsiniz.
Ben kızdım mı kızdı diyosunuz adamın söylediğine bak gelde kızma şimdi Hz.Muhammed devrinde müslüman olmayan halkada devlet güvencesi verilmiş bunu görmezden geliyorsunuz *
Sen kimsin de acıların çocuğu muamelesi yapacaksın ya bu dünya yaşayan bir sürü müslüman var madem okadar haklısınız davanızda neden bu kadar insan neden bu yolda
Madem okadar biliyorsun hodri meydan bunca müslümana ve islamiyete yaşam hakkı tanıma lafla peynir gemisi yürümez
bende inançsız insanlardan hoşlanmıyorum ama kimsenin yaşamınada karışmam yaşama hakkınıda elinden almak gibi bir düşüncem olmaz asıl senin gibiler sadısttın alası Her toplumda her grupta birilerinin hataları olucaktır Sizin içinizdekiler çok mu masum onlar hatasız mı
bende senin gibi birisine laf anlatıyorum kusura bakma Genelleme yapan insanlar ne kadar mantıklı ki verilen mantıklı cevapları anlasın
hiramusta
16-05-2006, 18:15
cmkt ben sana hayat hakkı tanıyıp tanımama gibi bir hakkım olmadığını düşünüyorum.Ne diyelim?Allah senin kalbinde insana karşı bir sevgi oluştursun.
oxygen49
16-05-2006, 21:40
Polis içindeki kadrolaşma yavaş yavaş meyvelerini vermekte.2001 yıllıda sokakaklara dökülüp tekbir çekitlerini hepimiz biliyoruz.İslam her zaman diğer arkadaşlarımın dediği gibi insan özgürlüklerini kısıtlar insanın insan gibi yaşamasını red eder.Kadınlarımızı her zaman 2.plana atar son örnekte budur .O şahıs kendinde diğer insanlara karışma hakkını bulmuştur.Çünkü o müsümandır.Onun yolu en doğru yoldur.Bunun tam tersi olsaydı.Ataist birisi kapalı bi kızın başını niye kapatıyosun diye dövse düşünemiyorum o yapan kişi ne olur öldürülür büyük ihtimal.
Bırakın sözle mudaleyi iş dövme boyutuna gelmiştir.Çok vahimdir.Her toplumda dini yanlış yaşayanlar çıkmıştır diyen NUR arkadaşım .İslam hiçbir ülkede tam olarak yaşanmaz mı?Nerde iyi *yaşandı sorarım?Hepsi geri kalmış cahil ülkeler İran da çanak anten yasaklanıyo internette her siteyi dolaşamıyosun.Köpek bakamıyosun.Yabancı sinema izleyemiyosun.Kız ardaşınla bi kafede oturup çay içimiyosun.İçki içtiğin anda içeri giriyosun.Kadınlar açık saçla dolaştıkları anda *6ay içierde yatıyolar.
O polis abimizin aklında geçen umarım bunlar değildir.
* *
Vurulduk ey halkım unutma bizi unutma...
Epey zamandır bu tartışmaların içinde ya izleyici ya katılımcı olarak yer alıyorum. Genelde bu din tartışmasının kutupları ilk bakışta asimetriktir. Bir tarafta yüzlerce, binlerce, milyonlarca "inanan" vardır, diğer tarafta bir avuç "bilen". Nur Hanım'ın sorduğu "madem öyle neden bu kadar çokuz" sorusunun yanıtı burada gizlidir. Herkese eşit eğitim imkanı tanınamıyor (hatta çoğu zaman manipülatif egemenler tarafından, tanımak da istenmiyor günümüz koşullarında), bu nedenle popülasyonda asimetri oluşuyor.
Dediğim gibi, epey zamandır bu tartışmaların içindeyim. Genelde de büyük keyif alırım özgür düşüncenin dogmalar karşısında verdiği savaşımdan. Kabuğunu kırmaya çalışan bir kartal yavrusu gibi gelir bana bu sahne hep, duygu yüklüdür. Ancak her zaman bu kadar keyif almıyorum bu gösteriden. Bazen çok değerli niteliklere sahip olabilecek kapasitedeki insanların, yıllarca etraflarını saran cehalet dumanının içinden bilim ışığına erişemedikleri için nasıl da heba olduklarını, dogmaların, bilinç altına işlemiş korkular ile birleştirilmesi ile oluşturulmuş amansız zehri hayatları boyunca ana sütü gibi yudumlamış olduklarını gördüğümde çok tatsız bir ruh haline giriyorum. Bu sahne de bana yeterince anne sütü alamadığı için raşitik kalmış bir çitayı anımsatıyor.
Bu insanların varlığı ve içlerinde bulundukları trajik durum yıllardır es geçilmiş eğitim sistemimizin en çarpıcı neticesidir. Şimdilerde büsbütün çökertilen eğitim sistemimiz böyle giderse gelecek nesillerde bunun gibi örneklerin misliyle çoğalmasına sebebiyet verecektir. Bu da Türkiye rüyasının başlayamadan son bulması demek oluyor.
hiramusta
16-05-2006, 22:45
Kim işkence görüyor?Kim ölüyor?İyi bak kardeşim.
http://www.islamustundur.com/zalimlericinyasasincehennem.html
Esen kalınız.
dünya yaşayan bir sürü müslüman var madem okadar haklısınız davanızda neden bu kadar insan neden bu yolda
Bu işin haklı olup olmama ile ilgisi yok.Bir defa dünyada olumsuzluklar ezici çoğunluktadır.Kimisi islamdır bu olumsuzluğun,kimisi kapitalizm.İsmi değişse de bunların ortak paydası dünyada fazlaca hemde etkin taraflarları olmasıdır.Beyni süngerleşmeye başlamış birisi anca ''çoğunluk böyle diyor o zaman doğrudur'' der.Bu aynı zamanda feci bir karakter zaafiyetidir.Yani siz birşey yaparsınız yaptığınızdan rahatsız olan kişi der:''herkes öyle yapıyor ama...''Yani doğruluğu herkes yanlışlığı hiçkimse ile sınırlayan beyin ve kişilik yoksunu zavallı canlı türleri insan ırkından olmasına rağmen doğadaki birçok canlıdan daha pasif ve aşağı durumdadır.Temel sebebi maddesel gerçekliği göz ardı etmesi ve kendisini bir takım sapıkların çığırtkanlıklarına teslim etmesidir.
hiramusta
16-05-2006, 23:08
Birde şunlara bakın:
http://www.geocities.com/basortusumucadelesi/unutmayacagiz1.htm
http://www.geocities.com/basortusumucadelesi/unutmayacagiz2.htm
Paylaşım için saol.Linkler güzeldi devamını beklerim.
Emeğe saygı..
Benim en merak ettiğim konu şudur.Bu müslümanlar bu öne sürdükleri baskılar için feryad ediyorlar.Oysa ki dinlerinde böyle baskılara katlanmak sevap.Yani ebedi dünyanızda daha üstün olacaksınız.E peki bu ne perhiz bune lahana turşusu?Hep ahkam keserler.Ebedi dünya şöle böle falan filan...Öyleyse dünyada hakimiyette ne gözün var?Bu sistem böyle işte.Herkes iktidar için savaşıyor.Fakat bu dincilerin taraftarları kadar saf olanlara rastlamadım.Kızıyorum filan ama durumları hakikaten vahim.Beyinlerindeki kelepçeler artık doğal parçaları olmuş.Yadırgamıyorlar.E tabi herşeyi tanımlayan zıddıdır.Hapislik olmasa özgürlük diye bir tetim de olmazdı.Temiz olmasa pis olmazdı.Bir insanı zayıf diye tanımlanmasını sağlayan şey güçlünün varlığı.Fakat birey zıddını bilmezse hayata ilerleyişi kelepçelerin izin verdiği kadar olduğu halde kişi bunu anlayamaz.Evrenin ve bireyin sınırlarının bu kadar dar olduğuna inanır.Ve en acı tarafı bir takım insanların yaşamı boyunca fikirsel ve eylemsel köleliğini yapar.Karanlıkta yaşayan aydınlığı görmeden karanlıkta olduğunu anlayamaz.Atatürk'ün laik devrimleri olmasa idi inanın bu kadar kişi bile olmamız zordu.Halk aydınlığı bir nebze gördü ve bir bölümü o şeriatın zihinsel kelepçelerinden kurtulabildi.Yani ışığı gördü.Işıgı yakmak kolay.Fakat herkese ulaşması zor.Bu ışık ki çoğunun da karanlığa alışmış gözlerini alacaktır.Aslında herkes dilediği gibi yaşasa sorun yok.Ben gider hayatımı yaşarım.Fakat bu tozpemde hayallerin yıkıcısı bu dinlerdir.Dinler var olduğu sürece bu dayatmacılık olacaktır.Bize de savaş için gelenlere karşı durmak düşer.
Bu resimlerin hangi yıllara ait olduğunun bilgisini de verebilir misin Hiramusta?
Bunlar başörtüsü hak araması mücadelesi mi yoksa siyasi mi anlayalım..
Bu resimlerin hangi yıllara ait olduğunun bilgisini de verebilir misin Hiramusta?
Bunlar başörtüsü hak araması mücadelesi mi yoksa siyasi mi anlayalım..
Sevgili Panteidar,
Bence fotoğrafların tarihi önemli değil.Büyük ihtimalle bu döneme ait değil.
Arkadaşlar mazlum rolune soyunmuşlar.Sen kalkar türbanı siyasal *islamın
sembolü haline getirirsen elbette buna müsade edilmeyecektir.Sokaktaki
türbanlıya bu ülkede müdahale edildiği görülmüş müdür?Bir de olayın bu
boyutuna baksınlar.Demokrasiden insan haklarından bahs edenler gitsinler şeriatla yönetilen ülkelere baksınlar.Hiramusta insan sevgisinden bahs
ediyor.Sivasta cayır cayır yanan insanlar insan değil miydi?O insanları
hangi zihniyet yakmıştır?Mazlum rolu oynamayı bıraksınlar devletin koyduğu
kurallara uysunlar.Bu kılık kıyafet sadece onlar için mi geçerli.O kurum-
larda çalışıp da onlar gibi düşünmeyen insanlar için de geçerli.Öğretmenlik
yaparken hiç bir zaman çok istediğim halde istediğim gibi giyinemedim.Ya
kanunlara uyacaksın ya da evinde oturacaksın.Avrupa insan hakları mahkemesine
gittiler.Sonuç ortada.Arkadaşlara sormak gerekir.Demokrasi özgürlük acaba
her kesin istediği şekilde hareket etmesi midir?Onun da bir sınırının
olduğunu unutmasınlar.O sınırı onlar çok iyi bilirler...
hiramusta
17-05-2006, 09:00
Mazlum rolu oynamayı bıraksınlar devletin koyduğu
kurallara uysunlar.
Yarın birgün devlet kamusal alanlara başı açık girmek yasaktır dediği zamanda bu cümleyi söyleyebilecek misin Ezkamo kardeş?Yoksa zamanın birinde ben Hiramustaya böyle bir söz söylemiştim,şimdi o sözümden utanıyorum...mu diyeceksin?O darp gören,yerlerde sürüklenen,cezaevlerine düşen,orada ölen,eyleme giderken ölen çocukların tek istedikleri inancıyla beraber okuyabilmekti.Burda o insanların inancını tartışmıyoruz.Madem laiklik insanların inanç özgürlüğünü garanti altına alır.Madem insanların inançları anayasal teminat altındadır.O halde ,insanların kafasının dışındakilerle değil içindekilerle ilgilenilmelidir.Bakınız sırf üniversiteler birinci derecede sorumluluk alanı olan bilimle uğraşacaklarına ,siyasetle uğraştıkları için dünyadaki eniyi ilk 500 üniversite arasına bir tane Türk üniversitesi giremedi.Rektörlerimiz o gösteriden bu gösteriye,o nutuktan bu nutuka koşturup durdular.Hatta çok cüretkar birkaç tanesi halkın iradesini (bide cumhuriyetçi,demokrat geçinirler) hiçe sayarak "ordu göreve "diye pankartlar açtırdılar.Başörtüsü direnişinin siyasal olduğu söyleniyor.Olamaz mı yani?Başörtülülülerin siyasal talepleri olamaz mı?Başörtülülerin siyasi görüşleri,bu ülkenin geleceğine yönelik projeleri olamaz mı?Olamaz diyenler faşist konuma düşmüyorlar mı?Bu ülkede koministlerin okuma hakkı var,faşistlerin okuma hakkı var,hatta yahudilerin okuma hakkı var (sıkıysa onların kippalarını çıkarın) ama bu ülkenin değerlerinden birisi olan başörtülülerin okuma hakkı yok.Sonra biz inançların teminatıyız,biz cumhuriyetçiyiz,biz demokratız diye nutuklar çek.Komedi ya...
Hoş ve esen kalınız arkadaşlar.
Bu ülkede başörtüsü altındaki eylemcilere gösterilen müsamaha hiç kimseye gösterilmemiştir.
Bu ülkenin doktorları yürüyüşlerinde coplanmıştır. Bu ülkenin öğretmenleri yerlerde tekmelenmiştir. Bayan öğretmenler, mühendisler saçlarından sürüklenmiş, tekme-tokat acımasızca dövülmüştür. Aydınlara, bilim adamlarına, düşünürlere yapılan katliamların ve saldırıların haddi hesabı yoktur.
Sen neden bahsediyorsun Hiramusta? Kim mazlum? Kimler baskı altında? Kimler özgür değil?
Kimler düşünce ve fikir hürriyetinden mahrum?
Katleden kim? İşkenceciler kimlerden oluşuyor? Şiddet kimlere uygulanıyor?
Yalanla, demogojiyle bir yere varamazsınız!
Kaç İslam alimi, kaç başörtülü katledilmiş bu ülkede?
Hiç kıyaslama yapılabilir mi?
İşte bugün de Danıştay üyelerine pompalı tüfekle saldırdı hain bir yobaz. Planlı, organize olduğu belli?
Daha kimlere kıyılacak?
İnanç özgürlüğü diye saçmalıyor, inanç diktası oluşturuyorsunuz..
Türban, laik düzene saldırmanın eylem taktiklerinden biridir.
Bunu hak olarak görenler, önce Cumhuriyete, demokrasiye, Atatürk ilke ve devrimlerine saygılı olsunlar. Bu saygı oluşmadıkça, kötü niyet ortadan kalkmadıkça, siyasi ve asi amaç ortadan kalkmadıkça ve güven oluşmadıkça böyle bir hak da oluşamaz.
hiramusta
17-05-2006, 13:39
Psiko kardeş İslam hoşgörüdür.Başkalarının inançlarına saygıdır.Bir insan inancından ötürü başörtüsü giyiyorsa,ben ona saygı duyarım.Onun inancıyla beraber,siyasi olsun olmasın kimliğiyle beraber eğitim-öğretim görmesine ve aynı şekilde kamu hizmeti vermesine ve almasına taraftar olurum.Yasalarda başörtüsü yasağı var dediniz (veya ben öyle anladım) ama hiçbir kanun maddesinde başörtüsü kamusal alanlarda yasaktır gibi bir ibare yoktur.Aksine din ve vijdan hürriyetini koruyan yasalar vardır.Başörtüsü İslam'da var veya yok bir kesimin dini inancıdır ve dini inançlar anayasanın koruması altındadır.Sorun nerden kaynaklanmaktadır.Sorun kanunların yorumlanmasından kaynaklanmaktadır.Yüksek yargı mensuplarının istisnalar hariç büyük bir çoğunluğu dine yaklaşımları olumsuz olduğundan yasalarda açık bir hüküm bulunmamasına rağmen içtihatlarla yönetmelikler hazırlayarak böyle bir yasağı uygulatmaya çalışıyorlar ve başarılı da oluyorlar.Sorun ne zaman çözülür?Sorun ne zaman bu yüksek yargı mensupları makamlarından ayrılırlar yerine akl-ı selim,dine olumsuz bakmayan,birinci önceliğine halkın taleplerini koyan yüksek yargı mensupları gelir o zaman çözülür.Görünen o ki o zaman da çok uzak değil.ne dersin Psiko kardeş sevgi, saygı,hoşgörü anlayışı dediğiniz Bahailiğin bu konu hakkında söyleyecek sözleri var mı?
Esen kalınız.
hiramusta
17-05-2006, 14:47
Ne hikmetse bu tepki sadece Türkiye ve Tunus'ta oluşuyor.Dünyanın başka hiçbir ülkesinde başörtüsü yasağı ile karşılaşmıyoruz.İran ve Suudi Arabistan'a gelince,yazarken atlamışım kusura bakma,elbetteki onların yaptıklarını tasvip etmiyorum.Devletlerin halklarının nasıl giyineceğine karar verme gibi bir haklarının olduğunu düşünmüyorum.Bu bir inanç meselesidir.Kişi örtünmeye veya açılmaya,namaz kılmaya veya kılmamaya vs,zorlanamaz.Peki Bahailik birliğin sağlanması açısından devleti destekliyorsa,aynı sebepten İran'ı ve Suud'i destekliyor mu?
hiramusta
17-05-2006, 15:10
Evet bunu desteklemek bir çelişkidir.
İslam hoşgörüdür:)Huzur islamda:)Çocuk mu kandırıyonuz beh..Okuma yazma bilmesek yada ilk okul üç terk olsak belki dediklerinizi yutacak derecece zavallı olabilirdik ama bu halde değil.Demokrasiyi kullanarak demokrasi yıkma ve bunu takiyye ile yapma olayını görünce kan beynime sıçtıyor.Arkadaşlar şeriat yönetimi eğer bir başa gelsin bu mazlumların nasıl arslan kesildiğini allahü ekber diyerek insanları yaktıklarını görmeniz fikrinizi değiştirecektir.Ama iş işten geçmeden birşeyler yapmak lazım.Eylem alanındaki sıkma baş'a bir cop iyi gider..
Aydınlar çok büyük baskılara maruz kaldılar.Bu aydın gelişimini de engelledi aslında.Ne kadar güzel çiçekler vardı bu topraklarda.Gene açtılar açanlar ama keşke hiç sıkıntı olmadan açsalardı.Belki o zaman kendilerini daha iyi ifade ederlerdi.Bu baskılar maalesef belli aydınları farklı yollara itmiştir.Bir yandan baskılarla savaşmak bir yandan da doğruya,iyiye,güzele doğru ilerlemek zor bir iş.Belli noktalarda fire veriliyor elbet.Fikirler de buna dahil.Özgür ve laik bir ortamın garantisi bu şartların düşmanlarının silahlarına sahip olmakla olabiliyor.Özgür ve laik ortam ülkemizde mevcut değildir.Sözde laiklik vardır.Bu ülkede islama saygı adı altında islami baskı vardır.
Şunu da belirtmek isterim benim düşmanlığım üç kuşak öncesinin müslümanlarının bir bölümünü kapsamaz.Onların zamanında bizim gibi tercih yapma şansı yoktu.Fakat o kadar aydın insanlar tanıdım ki onların arasında..Müslümanlık sadece dillerinde.Zaten bu ülkede gerçek müslüman iddea ediyorum %50 altındadır.Gerçek! müslüman.Diğerleri kitlesel baskıdan ötürü islama inanır görünen hatta inanan fakat neredeyse hiçbir görevini yerine getirmeyen insanlardır.Bunlar kuran'ı değil aklı ve bilimi yol gösterici kabul eder.Atatürkçüdürler.Bu kesmi şahsen tatlısu müslümanı olarak tanımlıyorum.Kitlesel baskılarla oluşmuş garip bir sentez.
Demokrasiyi kullanarak demokrasiyi yıkmak isteyen takiyyecilere taviz verilmemelidir.