Orijinalini görmek için tıklayınız : Hande Karataş
Arkadaşlar umarım link vererek site kurallarına aykırı bir şey yapmıyorumdur. Tek tek eklemek istemedim şiirlerimi.
İlginizi çekerse buradan ulaşabilirsiniz şiirlerime. Sizinle paylaşmak zevktir.
http://www.siirkolik.com/uyeler/16589/hande-karatas/?b=s&s=siirleri
aliyarasfal
23-09-2010, 13:24
Sayın Jdark;
Şiirlerinizin bir kaçını okudum, aşırı imgesel bir tarzınız var.Ben fazla kullanılan (kime göresi tartışılır) imgelerin şiiri boğduğunu ve çok içe kapanık ,anlaşılmaz kılıp sanatsal bir kaygıya dönüştürdüğünü, insanların geneline (okuyucunun ne anladığı önemlidir, şiir yazana değil okuyana aittir) hitap etmekten çok şairine sadakat yaratıp yittiğini düşünürüm.İçe kapanıklık kişiye özel durum yaratır, bunun sonucu felsefi içeriğinide anlaşılmaz kılar.
Bu tarz şiirler tefsir gerektirir, kimi zaman tevile ihtiyaç duyar. Beğenip beğenmediğim konusu ise çok farklı, elbette beğendim, içlerindeki sizi yani sizden taşanları çok rahat yakalayabiliyorum.Bu genel bir bakış.
Şu sanat insan için takıntısı olanlardanım, evrenselliği yakalamak öncelikle şiirde süslemeyle değil gitgide sadeleşerek yakalanırki hitap ettiği insana çoğalarak ulaşsın ve kabul görsün.
Umuyorumki bu görüşlerimi şairliğinize eleştiri olarak değil yapıcı olan bir eleştiri olarak algılarsınız.Övgüyü yeterince alıyordur dizeleriniz eminimki.
Tek tek yorum isterseniz zaman buldukça yapmaya çalışırım.
Şimdilik saygımla gittim...
Sayın Jdark;
okuyucunun ne anladığı önemlidir, şiir yazana değil okuyana aittir)
Sanat sadece sanat icin midir yoksa sanat toplum icinmidir ? Yuzyillarin klasik sorusu aklima geldi bu yazdiginizi okudugumda .... Bence ozellikle 20. yy'da baslayip gunumuze gelisen sanat dunyasinda "sanat sadece sanat icindir" akiminin dominant oldugunu gozlemliyorum ..... Abstrakt resimlerden tutun da siirlere kadar boyle bir akimin tartisilmaz ustunlugunu gozlemliyoruz .....
Bunun otesinde sanati gozlemleyen kisinin ortaya konulan eserden algiladiklari sanatcinin ortaya koymak istediginden cok farkli olabilir ve cogunlukla olan da bu zaten .....
Eger sanatin, sanatcidan sanat gozlemcisine ( ya da sanat severe diye de adlandirabiliriz) mana olarak ulasma evrelerine goz atarsak ... sanatci ne kadar anlasilir olmaya calissa bile eserinde iletisimdeki dogal evrelerde anlamin eleklerden gecerek degistigini gozlemleriz .... Soyleki :
Sanatci imgesel ve dusunsel zengiligini duygularini ve ya dusuncelerini sanatina aktarirken kisitli bir malzeme kullanir ...... Bu malzeme resimde renkler ve firca darbeleridir ... siir de ise imgeler ve kelimelerdir ..... Sanatcinin aktarmak istedikleri bu kisitlamalardan dolayi esas duygu ve dusunce kaynagiyla birebir esit olmaz ..... Bundan sonraki evre ise sanatcinin ortaya cikardigi sanat eserinin izleyiciler icin ne anlama gelecegidir ... Yani izleyici , sanatsever ortaya koyulan sanat eserini kendi ic dunyasinin etkisiyle yorumlar .... Ayni sekilde yorumcunun kisitlamalari, ortaya konulmus eserin yorumcu icin ne anlama geldigini belirler .... Boylece sanatcinin vermek istedigi mesaj , duygu ve dusunce , yorumcunun algiladigi duygu dusunceden farkli olabilir ... Cunku iki suzgecten gecmistir ..... : Birincisi sanatcinin gercek duygu ve dusuncelerinin suzgecten gecip sanat eserinin olusmasi ... Ikincisi ise yorumcunun kendi suzgecinden gecip idrak edilmesi ......
Ben bu gercekligi kabul ederek sanatcini bana sunduklarini kendi ic dunyamin diledigi sekilde algilamaya calisirim ..... Ortada gercekten o sanatciyi anlama kaygim yoktur ... Onemli olan o sanat eserini izlerken bana verdigi duygular ve dusuncelerdir .....
Sayin Jdark'in siirlerini okurken de aynen bu bahsettigim ozgurlukle kendi hissettiklerimle Jdark'in imgeleriyle kadeh tokusturdum .... Belki de en anlamli paylasim budur diye dusunuyorum ....
Tesekkurler Jdark ......
aliyarasfal
24-09-2010, 14:11
Zaten sorunda burda, siz sanat kaygısı taşıyanların eserlerini beğenirsiniz ancak bunun çok bireysel ve ego merkezli bakış ürünü olduğunuda ,sadece kendini gerçekleştirme sınıfına dahil bir olguya karşılık gelen kişisel tatmin olayını ortaya serersiniz.
Kapitalizmin gereği diyeyim elbetteki ben merkezci sanat anlayışları dominantlaşacaktır.Yanıldığınız ise şudur, Sayın Jdarkın derdinin sanat için sanat yapmak olduğunu düşünmüyorum, şayet öyle ise mutlu azınlığın, üst-bilinç,farkındalık dininin gereğine harfiyen uyumludur böyle devam etmeli derim.
İnsan ne ise sanatada, toplumada, insanada bakışı odur.Ben insanı merkeze koymamış, estetik kaygısı bol, tefsiri, tevili bol eserlerde ömrü kısa, asla halkta büyük kabul göremiyecek bir yalnızlık görürüm.
sanatçı kendini ifade ettiği ile, halka ulaştırmak istediği mesajdan çok farklı mecralara kayıyorsa eserinden yansıyanlar onun adı sadece sanattır. Siz bir şey aldığınızı ancak iddia edersinizde o aldığınız nedir ,sanatçı ne vermiştir karşılaştırması her zaman sanatçının yenilgisine eştir. Yani bencilliğin sanat anlayışı, kapitalizmin sanat anlayışı, sanat sanat içindir masalıyla insanlara çoğu zaman içinde insan ve sanatçıdan çok abartılmış anlamsız anlam yükleme saçmalaması taşır.
Anlamadıysanız, halkın en iyi bildiği şiirler hangileridir ve neden geniş kitlelerce kabul görmüştürü düşünmeniz gerekir.Aşık veysel yakın tarih, okuyun felsefesinin yanına bile ulaşamaz sanat sanat içindirci şairleriniz.
Boyalı basın bunuda yaz sloganı uyuyor buraya, şişirme orhan pamuklar üretme çiftliği emperyal bakışın çocuğudur "sanat sanat içindir" anlamsızlık anlayışı.
Zevk meselesimidir bilmem, sadece saygımla giderim.
kasarsis
28-01-2011, 23:04
Şöyle şiirlerinin adlarına bakıyordum da
"Asırlar Öncesinden Sonsuzluğun Sonrasına"
şiirini gördüm.
"Sonsuzluğun sonrası" imge midir.
Sonsuzluğu kavrayabilen bir insan var mı ki
sonrasını kavrayabilsin.
AlbatrosS
29-01-2011, 18:58
birkaçını okudum... imge yönü zengin ama çok da anlaşılmaz, kapalı ve içinden çıkılmaz değil... hatta belli bir yaşanmışlığın örüntüsüyle malul ve bu oldukça hissedilir...
Anlamadıysanız, halkın en iyi bildiği şiirler hangileridir ve neden geniş kitlelerce kabul görmüştürü düşünmeniz gerekir.Aşık veysel yakın tarih, okuyun felsefesinin yanına bile ulaşamaz sanat sanat içindirci şairleriniz.
sayın yorumcu... size nazım'ın bir şiirini sunarım ki bu şiirlerin pekçoğundan daha imgesel... tam bir ses/imge harmonisi... peki nazım'ın en populer ve bilinen şiirleri hangileridir? o'nu her türden politik görüşün taraftarının okuduğu ve beğendiği şiirleri?
sanat sanat için yahut toplum için... sayın yorumcu, bu artık okadar demode bir tartışma ki! elbette şiiri şiir olmaktan çıkaran ve baştan sona rastgele kelimeler/dizeler/çağrışımlar harmonisi haline getiren anlaşılmazlıklar da mevcuttur. hayatı absürt gördüğü için şiiri ve sanatı bunun üzerine kurulan bile olmuştur. ancak, modern şiirin de o küçümsenen bireyci şairlerin arayışları, ekolleri ve çağrışımları üstüne kurulduğunu unutmayınız. sanat ve tabi ki şiir toplumların sosyal/kültürel şartları değiştiği ölçüde bundan nasiplenecektir. klasik halk ve divan şiiri ekollerinden modern şiire geçişin de böylesi bir süreci vardır. aşık veysel döneminin şartlarının bir sonucudur; tıpkı nazım, tanpınar, necip fazıl, orhan veli, cemal süreyya gibi... modern şiir, birey yaşamındaki ''küçük şeyler, bireysel buhranlar, varoluşsal sıkıntılar gibi temel olguları'' anlatabilmek için klasik şiirlerin bütünlükçü, kalıpsal, mazlumcu yapılarını kırmış, şiire sınırlarını şairin belirlediği genişletilmiş bir anlatım/biçim imkanları sunmuştur.
peki sayın yorumcu: birçok şiirinde klasik divan şiirinden esinlenen attila ilhan ve küçük iskende gibi şairler sizce ne yaptılar? yahut, toplumcu/marksist görüşleriyle malul turgut uyar, cemal süreyya, attila ilhan, ahmet telli, nazım hikmet gibi adamlar modern şiirin imge ve çağrışım metotlarını kullanırken yanlış mı yaptılar? bireysel hayal ve düşgücünün yaratıcı/sanatkar dehasıyla birleşip şiire yeni tarzlar/soluklar/imkanlar getirmesi kötü mü olmuştur?
şiir ve tabiki sanat her şeyden öte bir ''terbiye/gelişme/yaratıcı düşleri zenginleştirme'' işidir. anlaşılmazlık, ortalama iyi bir okur için bile sorun olabilirken yine ortalama iyi okurların da kendini geliştirmesi, araştırması gerekmektedir. misal bugün ''ahmet selçuk ilkan'' da bir şairdir, şiir yazar; ancak, onu sanat olguları açısından ortalama bir şiir okuru değerli bulmaz. oysa gayet anlaşılır, sade şiirler yazar. onun şiiri birtakım ağdalı/sulu arabesk tümcelerin ötesine geçemez. keza şiirleri birçok şarkıcı tarafından bestelenen cemal safi de şairdir. hatta bazı şiirlerinde oldukça duygu yüklü, sade ama vurgulu olduğu görülebilir; oysa, bu adam da arabesk hissiyatın ötesinde değerlendirilemez...