PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bizler 'kader'in programlanmış robotu muyuz?


sorogren
20-05-2006, 20:33
hayir.

20-05-2006, 20:36
ya neden böyle tek kelimelik cevaplar veriyosun bi kaç ayet gösterebilirimsin?

sorogren
20-05-2006, 20:38
jayjayim basliklari actim.musait oldukca yazacam.
ilgine tesekkurler.

20-05-2006, 20:40
sorogren,
hepsini birden açmasana. Zamanı geldikçe yeni konu açarsın.

sorogren
20-05-2006, 20:42
tamam.
baska yok.

14-06-2006, 21:45
Ben dedim böyle birden hepsini açma diye...

neyse bir ayetle başlayalım:
A'raf 179.
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.

apaçık bazılarının cehennem için yaratıldığı söyleniyor ancak daha sonra değişiklik yapılıp hiçbirşeyin onların imanlı olmalarını sağlayamayacağı belirtiliyor.

sorogren
14-06-2006, 22:01
pardon jayjay kardes biraz dagittik.

simdi soruna din alimiymis gibi degil de,ancak bir vasat muslumanin anlayisi derecesinde cevap vermeye celisayim.fazlasini istersen bende yok.

hicbir sey onlarin imanli olmasini saglamaz demiyor,cunki ayni seyler beni imanli yapti zira.
onlar hic bir seyden iman pariltilarini kendileri almaz demektir.

onlarin hayvandan asagi olmalari;hayvaninkiyle ayni olan maddi vucutlarinin manevi iman pariltilarini almaya kullanilmamalarindandir.kalp hayvanda da var ama hayvan imana kabil degil.e imansiz insan da kalbini gelen hakikat isiklarina kapatirsa sadece hayvani olan maddi kalbi kalir.buna gozuyle ve kulagiyla ve akliyla ve hisleriyle kainattan gelen ve Allahi anlatan diger isaretlere de kapali olmasini katarsak tamamen seviyesi maddi bedenine ait kalir hayvaninki gibi.yer icer yatar .

cehennem icin yaratilmis demek.umumi bir soz tek tek kimin girecegi insanin kendi cizdigi iman imansizlik cizgiisine bagli.
hepimiz kendi fiillerimizin tercihinde ve meyillerimizde hur irademiz oldugunu biliyoruz ve hissediyoruz.
su ana kadar ben iman sahibi olacam da kader beni tutuyo *evvelden hersey tesbit edimis ben zaten ben istedigim halde iman edemem ki,diyen birine rastlamadim.senin de boyle bir tanidigin yoktur eminim.

14-06-2006, 22:14
"su ana kadar ben iman sahibi olacam da kader beni tutuyo *evvelden hersey tesbit edimis ben zaten ben istedigim halde iman edemem ki,diyen birine rastlamadim.senin de boyle bir tanidigin yoktur eminim."

zaten kendi öyle demez allah öyle yaratmıştır. Kendisi oyuna uygun hareket eder ve işin sonunda anlar. Kusura bakmayın ama bu son paragraf mantıklı bi cevap deil.

sorogren
14-06-2006, 22:18
mantik senin sinirlarinla sinirli degildir.
benim mantigima uyuyor.
yani sen seni tutan birseyi hissettin mi simdiye kadar.

ben_ahhmak
31-07-2006, 02:22
burası imtihan dünyasıdır. Allah insana düşünme kavramını vermiş tabi düşünebilene...

Anti-Din
11-08-2006, 15:51
ya kader vardır ya ahiret ama imanın 6 şartının ikisi de bunlar onun için büyük bi çelişki
kaderin tanımını allahın çizdiği ancak istediğini seçtiğin yol olarak yapıyorlar
bazı kişilerin kötüyü seçmek zorunda bırakıldığını söylediğim ve şu örneği verdiğim zaman (bi çoban bi de uyuşturucu tacirinden doğan çocuk çobanın cehenneme gitme olasılığı çok düşük çünkü kötüyü seçme şansı pek az ama diğeri mecburen kötüyü seçecek) bana diğer çocuğun imtihan olduğunu söylüyor dinciler
ben de peki neden çobanı imtihan etmiyor allahınız deyince direk msn den çıkıyor :D

sorogren
11-08-2006, 21:26
anti-din'
"ben de peki neden çobanı imtihan etmiyor allahınız deyince direk msn den çıkıyor *"


herkes imtihana tabidir.fakat herkesin farkli olabilir.o cobanin kotuyu secme sansi daha azdir diyemeyiz.evet cevre daha kapali ve kucuktur,fakat bunun nisbetinde de iyiliklerin degerlendirmesi ve kotuluklerin degerlendirmesi farkli olur,taban puanlar ve katsayilar farklidir.ayrica o coban da buyuk gunahlari isleme rahatligini bulabilir.adam oldurebilir,irza gecebilir,icki,kumar ve insan oldurebilir.diger kisi ise,ki ornekleri coktur mutlaka babasindan tamamen ayri bir kisilige sahip olabilir.bu kisi daha cok gunah isler diye birsey olamaz.herkes bulundugu cevrede o cevrenin sartlari muvacehesinde imtihanini olur.
simdi ahirzamandayiz,peygamberi gormedik,ona sahabeler gibi muhatap olamadik.biz onlarin derecesine cikamayacakmiyiz.sahsi olarak o imkanimiz var.yani ortam ne olursa olsun katsayi ve taban puanlarla sartlar esitlenir,kimseye haksizlik yapilmaz.

mcin
11-08-2006, 21:42
allah * önceden biliyo ya kimin ne yapcanı * * * böyle imtihan olurmu olmaz mı bunu söleyin

sorogren
11-08-2006, 21:53
mcin 92 gun sonra soyluycem o zamana dek benden haber bekleme.

mcin
12-08-2006, 21:37
*** Günahlar Allah’ın irade etmesi (dilemesi) sonucunda mı yoksa iradesi dışında mı meydana geldi?

imported_ozer
12-08-2006, 22:13
Düşünüyorum öyleyse vurun demiş birisi hakkını vermiş.

Hangi kimlikle nasıl düşündüğümüz önemli
Daha doğrusu düşünebildiğimiz. :roll:
Hristiyan haklıysa aborijin ve/veya kızılderili haksız mıydı?
Musevi haklı ise müslüman haksız mı?
Müslüman haklı ise budist haksız mı?
Sorular uzar gider.
Kimse yoğurdum ekşi demek istemez. Diyebilen düşünmeye başlayandır.

cariye
12-08-2006, 23:01
allaah herşeyi yaratandır günahları da sevaplarıda bir düzen içinde yaratmış şeytan yani iblis cinlerin başıydı ve ilim olarak da yüksek mertebedeydi sırf hüsnü kuruntusu ve büyüklük taslamasından dolayı allaha karşı geldi allah da bu hareketinden sonra onu kovdu ...

irade sen de sen karar veriyorsun şu an ama bak ki sen bir türlü kabul etmiyorsun çünki allah senin içindeki fesatlığı biliyor .

fesat değilsen gel allaha yarın yaklaşmaya başla bunu yapabiliyormusun ?

yapamıyorsan sorun sende ..

madem herşeyi allah yaptırıyor diyorsunuz allah neden kuranı kerimi sizlere bize kullanmasına izin veriyor ozaman ?

o mu diyor gidin kuranı inkar edin müsşümanlara farklı anlatın diyor ?***

sizler kendi yaptıklarınızın cezasını çekiceksiniz ...

mcin
13-08-2006, 07:49
yaptıklarımı kim yaratıyo ben mi allahmı

mcin
13-08-2006, 08:02
dedi:kardes sen ne diyon yav allah var mi yok mu ? allah isleyecegin gunahi yaratti senide yaratti bu gunahi islemen icin islmek istemen gerek onuda yapti o zaman allah her seyi yaptiriyor niye ozaman cehenneme atiyor ??????


cevap:allah yaptıklarını yapmaya mecburdu. çünkü bunlar ilminde vardı ilmi yanlış çıkmaz yani olaylar başka türlü olamazdı

imported_ozer
13-08-2006, 08:12
[quote:57ec7754eb="cariye"]irade sen de sen karar veriyorsun şu an ama bak ki sen bir türlü kabul etmiyorsun çünki allah senin içindeki fesatlığı biliyor .

fesat değilsen gel allaha yarın yaklaşmaya başla bunu yapabiliyormusun ?

yapamıyorsan sorun sende ..
[/quote:57ec7754eb]
Ne sorunluymuşum meğer.
Allah'ta bunu biliyor nasılsa.
İflah olmaz ben ve benim gibiler salla gitsin Cariye
Tasalanma ben ve benim gibiler için.
Değiştirilemeyecek kaderler için üzülme.

[quote:57ec7754eb="mcin"]yaptıklarımı kim yaratıyo ben mi allahmı [/quote:57ec7754eb]

Sen yaratıyorsun yani kader diye bir şey yok.

mcin
13-08-2006, 09:54
ateistmisin

agnostic_z
17-08-2006, 19:27
Kesinlikle evet.Eğer bunu inkar edersen inandığın islam senin dinden direk çıkacağını sölüyo.bazı alimler arasında insan kaderini sonradan değiştirebilir diye görüşler öne sürenler olduysa da islamın kader anlayışı mutlak,değişmez ve önceden yazılmış olduğudur ve farzlarından biridir aksini düşündüğün anda islamdan çıkarsın.Bu kadar saçma bi düşünceyi en dindar ve dogmatik bi müslüman bile hayatında bi kere kendi kendine sormuştur diye tahmin ediyorum.Acaba ben çizili bi kaderin robotu muyum yoksa kaderi yönlendiren ben miyim diye? Eskiden sıkı bi müslüman olan ben şahsen bu soruyu çok sordum kendime ve dinsiz olmam da bu saçmasapan,haksız görüşün islamda yer almasının rolu büyüktür ;)

sorogren
17-08-2006, 21:14
agnostic_z


kader ancak olay olduktan sonra kaderdir.
olmadan once olum haric hepsi degisir.
gelen belayi sadakanin onledigi hadislerde bildirilmistir.

gaia
18-08-2006, 01:53
yanlış soruya kimse doğru yanıt beklememeli
ve bu denli karışık bir kafa ile size kolay gelsin.
yine katledilen bir dostun söylediği gibi; insanlar bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olabileceklerini sanıyorlar
selamlar

mer-orh
18-08-2006, 05:27
Ey Allah im söyle derli toplu bir kitap gönderseydinde hepimizde ayni sekilde anlasay dik ya!
Bu konulari bu kadar tartisiyorsak bu kimin sucu?
Dogru düzgün anlatmis olsaydinda hepimiz su cennet denilen yere gitseydik olmazmiy di?
Yada dogru düzgün bir peygamber gönderemezmiydin?
Muhammed in cinsel sapikligi yüzünden sen bile yorulup Kur an a fazladan ayetler yazmak zorunda kaldin,adam i koruyayim diye ne zorluklar cektin.

Ne yapalim artik olan oldu!
Bizede kader varmi yokmu diye tartismak düsüyor.
Kaderimiz kötüymüs ne diyelim.

liopleurodon
18-08-2006, 09:36
Tamamen saçmalık..

İnsanların üremek için bastıran ötrojen/testesteron hormonları olmasaydı da, zina gibi bir günah var olmasaydı, olmaz mıydı?

Allah yok, uydurmadan ibaret bunlar. Amma velakin, kader mevzusu Allahın kader olarak anlattığına hiç uymaz. Üstü kapatılır, ayetler filan rafa kaldırılır. Allahın bilmesi olarak savuşturulmaya çalışılır. Ama hayır ve şerrin allahtan "geldiğine" iman etmeden müslüman olamazsınız. O halde? Neyin hayır, neyin şer olacağını bilmesi değildir kader, onları gönderiyor olmasıdır.

Ve mesela, yağmur duası gibi bir kavram, allahın kaderi değiştirmesi için bir çabadır. Nafiler bir çaba olduğu da meydandadır, uydular sağolsun..

Bilmem, anlayabildiniz mi? Soröğren anlamamıştır, orası kesin..

sorogren
18-08-2006, 09:45
sayın liopleurodon bana sarmayınız.okuyunuz cevabınızı yazınız.kişilerle uğraşmayınız.

kader ancak olay olduktan sonra kaderdir.
olmadan once olum haric hepsi degisir.
gelen belayi sadakanin onledigi hadislerde bildirilmistir.

liopleurodon
18-08-2006, 10:00
Hayır, olacak olan olay, Allah tarafından gönderilir. Olmadan öncede hiç bir şey değişemez bu halde.

Bak anlamamışsın. Kuran öğretisi bunu söyler. Ayetlerden vs. çıkarılan kader kavramı böyle bir kavramdır. Öyle ki, Tanrı Allah, kader yoluyla değiştiremediği durumlarda, başak güçlerini devreye sokar. Mesela ebabil kuşlarını ebrehe'nin üzerine yollar. Yahu sen Allah isen, ne kurtla kuşla, tufanla vs. uğraşırsın? Kendi içinde bir çelişkidir. O kadarki, en zayıf mantığa sahip insanlar bile hoppala derler. Bu yüzden kader konusu, takip eden dönemde rafa kaldırılmıştır. İslam alimleri, zorlaya zorlaya, bir sürü ayan şeyi çarpıtıp, Kaderi allahın olacakları bilmesi noktasına getirebilmişlerdir. Ama gene hevada kalmıştır.

T1 zamanında olacaklar, T0 zamanında biliniyorsa, demekki, olacakların değişmesi imkanı yoktur. Eğer insan bunu iradesi ile değiştirebiliyorsa, o zaman bu tanrı bilemiyor demektir. T0 -> T1 sürecinde yaşanacaklar önceden belliyse, irade-i külli, irade-i cüzzi mefhumları da hikaye olur. BU halde, dünya bir imtihan dünyası demek hikayedir. Allah, bir porno film izler gibi, bir sonraki pozisyon dahi belli olan bir macerayı oturup izlemektedir sadece.

Kısaca, her iki yönden de kader konusu çuvallamış bir konudur. Ama, sizin bahsettiğiniz şey kader filan değil. Kadere iman, hayır ve şerrin allahtan geldiğine imandır, allahın bunu bildiğine değil. Kısaca, böyle düşünerek dinden çıkmış, iman kaidelerine uymamış oluyorsunuz. İslam aklı/mantık vs. dini değildir. Mantığınız kabul etmiyorsa da, uyacaksınız, sorgulamak mı? Sizin ne haddinize?

sorogren
18-08-2006, 10:05
anlaşıldı liopleurodon .
he böyle anlat canımı *ye.
senin gibi bilimadamının hakaretle dalaşmayla ne işi olur.sağol.

cokgülünc
18-08-2006, 10:22
Allah için ne t1 zamanı ne de T0 zamanı vardır
Allah için zaman yoktur

mesela sen ona küfredersin yoktur dersin bırak bu safsatayı dersin
sana o kadar zaman verirki gayet geniş mühlet veriri

eğer biri sana bir şey yapsa sen onun cezasını vermek için acele edersin çünkü zaman aşımına uğrar yahut biri senin elinde o kuvveti alır diye acele dersin
ama Allah için zaman yok
kendi hukukunun temelinde gayet geniş mühlet vermek ve yürüyüşte hep senin önüne geçmek vardır çok serbesttir

ebail kuşlarının yahut felaketlerin çıkması
hep insan ile Allahın arasındaki hukuka bağlıdır
sen böyle olursan bunlar olur
anlat bakayım beni
sen bana ne şekilde teslim olmuş iman etmiştin
bende sana ne yapmıştım nasıl yardım etmiştim
anlat bakayım beni der
kuranı kerimde esahabı bedire der

filan kavime yaptıkları suç yüzünden birden korkunç sesle yerle bir oldular
ilim daima eksere konuşur
filan kavim kadınları bırakıp erkekler ile beraber oldular *başlarına şu felaket geldi
öbürüda sularda boğuldular
yani özele kardeşim
her yaptın amel kainatta yok olmaz ziyanada uğramadan vücut bulur
kainatı etkiler kuantum fiziğini okumuşsan herşey birbirine bağlıdır
isterse kainatın öbür ucunda olsun o şey

ya sularda boğulursun ya yerle bir olursun ya vesayire
Allah yaptığından hesap vermez
sen ne yaparsan onlara vücut verir başına gelen bela yine kendindendir
sana gelen iylik ise o işte orada bizzat Allahtandır

liopleurodon
18-08-2006, 10:49
Meselemiz, Allahın ne yaptığı meselesi değil. Meselemiz kader meselesi.

Şimdi, bize anlat bakalım, kuranda kader hakkında neler söylenir? Nedir kader? Dikkat et, kurandaki kaderden bahsediyoruz.

hiramusta
18-08-2006, 10:58
Allah zamana bağlı değildir.Allah ol der olur.Bu O'nun için bir an kadardır.Bizim içinse belki 6 bin senedir.Bu yüzden yaptığımız ve yapacağımız herşey Allah katında gerçekleşmiştir.Ve doğal olarakta Allah bunları bilmektedir.

kalkandelen
18-08-2006, 16:17
Kader diye inandiginiz fantezide bir an icin allah denen akillara zarar olgunun varligina * vede bunun karar mekanizmasi olduguna inanarak..Kaderinde bogularak oldurulmeden evvel tecavuz edilmis bebeler,ana rahminden iki gozu olmayan bebelere kadar iyi bir tasarimci olmadigi meydanda..Helede kaderinde tsunamide olen ikiyuz bini askin muslumanda cabasi..

Muhammed pedonun yazmis/yazdirmis oldugu gulunc kitabin akillara durgunluk veren erotik
ayetlerine bakiniz..goreceksiniz ne kadar gormek istemesenizde..

Kader yazilmissa ve bunu degistiremeyeceksek..Benimde kaderimde bunlari yazmak varmis..heyhat

cokgülünc
18-08-2006, 17:16
tecavuz edilmis bebeler,ana rahminden iki gozu olmayan bebelere kadar iyi bir tasarimci olmadigi meydanda..
bir ressam en güzleni yapıp en çirkinini yapmazsa Ona ressam demezler

Allahtan en güzelini yapıp en çirkinini yapmasza
A demek kudreti yok derler

tsunamide inleyenler evvela biz nerede günlük notlarımızda nerede yanlışlık yaptık Allahın gadabına uğradık diye
nefislerini muhasabeye çekmeleri gerekir

insan başına felaket kendi yaptıkları yüzünden gelir kardeşim
yapmış olduğun fiiler söylemiş olduğun sözler bu kainata yok olmuyor
işte başına böyle felaket şeklinde geliyor
mana bozlursa maddesde ona denk ve uygun bir şekilde olur
mana iyi olursa maddeside iyi olur
mana bozuk olursa maddeside ona uyguın olur

bunları yapan Allah değil ki
Alahatndır ama seni yarattı ya senden sadır olduğundan dolayıdır

iyi adam bıcağı ekmek kes diye vermiş eline
sen adam öldürüsen şuç sende mi bıcağı yapanda mı
kainatta hangi hayır vardır ki kötülüğe kullanıldığı vakir şer olmasın

Allahta insanların eline imkanlar verir sen kötülüğe kullanırsan hesabını verirsin

Murat
18-08-2006, 18:54
bir ressam en güzleni yapıp en çirkinini yapmazsa Ona ressam demezler
Allahtan en güzelini yapıp en çirkinini yapmasza demek kudreti yok derler . Burdan ne anlayalım katilide normalide allah yarattı ?

Tsunamide inleyenler evvela biz nerede günlük notlarımızda nerede yanlışlık yaptık Allahın gazabına uğradık diye
nefislerini muhasabeye çekmeleri gerekir. Kardeş sana bir soru türkiyede 17 ağustos 99 da deprem oldu 45.000 insan öldü bu deprem japonyada olsaydı ne olacaktı ölen sayısı bu kadarmı olacaktı. Sanırım japonların müslüman olmadığını biliyorsundur. Aklımdayken Kabede tarihi boyunca *yaklaşık olarak 15 kere yıkılmıştır bunada bi cevap yazarsan sevinirim.

kalkandelen
19-08-2006, 02:52
inkaretmekgulunc *adli uye herseyin allahtan olduguna inandigini anliyorum..Dunyada en cok izdirabi ceken ulkeler islamla yonetilen ulkeler diyecegim,,gercek islam degil diyeceksin onuda biliyorum..nasil desek?hmmm soyle....Musluman nufusu fazla ulkeler bedbaht ulkeler..nasil?umarim begenmisindir..

Cezayir..musluman muslumanin girtlagini kesiyor..neden kadinin saci gozukmus?sac fetisitlerine protesto amacli olsa gerek..

Iranda bir tek lafla gencecik insanlari idam ediyorlar...allah adina..

allah adina ikiz binalarda 2900 kisi oldu..her milletten..onuda israil yapmisti dimi?

afrikada patlatilan konsolosluklar?Endonezyada bomba ile patlatilan diskotek?

arabistanda cuma gunleri kafalari kesilenler?
Rusyada allah adina ilkokulda oldurulen 200 bebek?

islamin fasistlik oldugunu anlayalim artik..

Allahida ressama benzetmen cok guzel olmus..ta su hic olmamis:Allahtan en güzelini yapıp en çirkinini yapmasza
A demek kudreti yok derler demek Birseyleri guzel yaparken birseyleri cirkin yapacakki allah olsun..dogru demekki onun allah olabilmesi bizimde aaa demememiz icin kucuk bebeklere tecavuz edilip oldurulecek ve ona allah diyecegiz..gulebilirmiyim sana?

Deki allah iyi ressam degildir arada bozuk resimlerde cizebilir..su karsidaki daga andolsunki daha iyi cizen varsa gelsin.Cocuklara tecavuz edenlere izin veriyorumki allah oldugum anlasilsin,,
huseyin 32/47

cokgülünc
19-08-2006, 09:02
Batılı gelişmiş ülkeler islamın dediği ile oturup kalkıyorlar

mesela islam diyor ki
yeryüzüü geziniz yaratılışa nasıl başlandı görünüz
işte hıristiyanlar jeoloji arkeoloji ilimlerini meydana getirdiler

neden bu gün Bütün insanlığın Kitabı kuranı kerim peygamberi hazreti muhammeddir
o ne demişse bütün insanlık ona muhattaptır onun dediği ile harekte edeceklerdir
ister fikren ister lisanen inkar etselerde kabiliyetlerinin sevkiyle O kitaba ve O peygambere tabi olmak mecburiyetindedirler

misal 2
hıristiyanlıkta birisi sana bir tokat atsa diğer yanağını çevirmek lazımdır
bu gün bunu hiç bir hıristiyan yapamaz
hem ne uzağa gidiyoruz o zehirli gazlar bombalar atomlar nedir
neden çeviremez Çünkü
kurana muhtaplar one demişse öyle harekete etmek mecburiyetindelerdir
ona tabi olacaklar
size tecavüz edene sizde misli ile tecavüz edin diyor

hıristiyanlıkta bir hıristiyan vergisini mütevazi bir şekilde hükümdarına vermesi lazımdır
nerdeee hükümdarların zorlamalarına tahammül edemediler hükümetleri devirdiler
başta olanlarda onları parlemanto idare sistemi ile idare etmek mecburiyetini hissettiler
çünkü insanlar Kurana muhattaptır o ne demişse kabiliyetlerinin sevkiyle öyle hareket edeceklerdir

İşte Kuran ne demiş
ey habibim eğer sen onları zorlasaydın onlar senin peşinden gelmeyeceklerdi
temiz şeriat
işte insanlık kurana Muhataptır
zorlamalara karşı artık mütevazi olmayacaklardır hükümetleri devirdiler
parlemanto idare geldi

bütün insanlığın kitabı Kuranı kerim
izin almadan bir yere girmeyiniz der
işte hıristiyanlar kapıyı vurmadan izin almadan bir yere girmezler
ister fikren ister lisanen o kitaba karşı olsalarda kabiliyetlerinin sevkıyle ona tabi olmak mecburiyetindedirler
bu gün avrupalıların koku kullanmaya çok istekleri vardır
o hazreti Muhammedin sünnetidir

misalleri çoğaltabiliriz

gördüğün gibi avrualılar Kuranı kerimin dediği ile oturup kalkmaktadırlar
çünkü Onlarında kitabı Kuranı Kerim Muhattap oldukları peygamber hazreti Muhammeddir
o ne demiş ne hüküm vermişse kabiliyetlerin sevkıyle öyle hareket edeceklerdir kıpırdanmak yasaktır

................


bir ressam en güzleni yapıp en çirkinini yapmazsa Ona ressam demezler
Allahtan en güzelini yapıp en çirkinini yapmasza
A demek kudreti yok derler

evvelki yazımda tecavüz edilmiş bebeler için bu çümleleri söylemedin
ana rahmi ile ilgili sakat çocuklar ile ilgili çirkin görünenler için söyledim

tecavüz edilmiş bebeler ile ilgili görüşlerimi
daha evvel ki yazımda yani kainatta kötülük kötü yoktur
buna misal verdiğim yazdıda söyledim
lütfen bilerek saptırmayın

spartacus
19-08-2006, 10:23
kader nedir diye sorulmuş kimse yanıt vermemiş, sonra konu başka yerlere yönelmiş.

Biz kaderin programlanmış robotumuyuz? diye sorulmuş, altına hayır denmiş.

Peki neye göre bu hayır.Tanımlama nerede. Kader dediğimiz şey nedir? Ne yazmışsa alnına o çıkar bahtına mıdır bu kader yoksa insanın kendi iradesi ile yaşadıklarının toplamıdır.
Neye karşılık geliyor?

Kader eğer, deforme edilen anlamı ile ele alıncak ise, konuya bir başka çelişki giriyor demektir. Yaratıcı kişiyi yaratmazdan önce onun tüm hayatı boyunca ne yapacağını biliyormuydu? Biliyor ise vay geldi haline, bilmiyor ise yine geldi vay haline.

Kişi kaderinde yazanı takip etmiyor diyelim, kabul edelim, o halde ne olabilir, kişi yaptıkları ile kaderini belirlemiş, ancak o bunları yapmazdan önce onu yaratan neler yapacağını bildiği için önceden bilinmektedir. Bu anlamıyla kader önceden bilinen ama önceden gelen değildir sonucu çıkıyor.
Bu durumda, kişiyi imtihan etmenin anlamı nerededir? Bu anlam ise oyunun kuralında var. Yani ne yapacağımızın bilindiği halde, an ve an kayıt tutulması, imtihan olmak ve ceza çekmeye yada ödüle doğru gitmek, bir oyun değil mi? Sanki küçücük bir çocuk var ortada ve bizlerle oyun oynuyor, imtihan, mimtihan ise oyunun bir parçası. Kader bir senaryo değilse, oyunda ki rollerin kendisidir.

Sümerler sami değillerdi, ama o coğrafyanın kuzeyinde ve zamanla güneyde etkili oldular. M.Ö 4000 ler ile ifade edilen bu dönemlerde, bir sürü efsane, Tanrılar, adlandırmalar, gerekçeler bıraktılar. Sami kökenli olan başka uygarlıkların egemenliği altına girdiklerinde, onları ileri derece de etkilediler. Akad lar ve devamla M.Ö 2000 li yıllarda yaşanan parçalanmalar, esaretler vs, toplumların acze düşmesinin kaynağı olduğu ilahi kurtuluşlar ve güç sembolü olan fizik ötesi varlıklara doğru olan yönelme daha da arttı. Sümerler'in son bin yılları esaret altında geçmiş ve kurtuluşu tanrılarından beklemişlerdir. O dönemde ise, aynı coğrafik ve kültürel etki içerisinde olan bir yığın lider, kurtarıcı, önder çeşitli Tanrısal donanımla ortaya çıkmış, kurtuluş için yol gösterici olduğunu ilan etmiş yada toplumların beklentilerinin bu yönde olması bu kişileri ön plana çıkartmıştır. Esaretten kurtulacaklardır ama bu ancak bir tanrının gücü ile olması mümkündür. Bu kültür o dönemde, bu gün açısından yazıtlarda olan kültür, o zaman yaşayan kültürdü. İbrahim, Nuh, Musa vs bunların toplumsal duruşarına baktığımızda, hepside dönemin kültürüne uygun olarak kurtarıcılar olarak şekillenmiştir. Kısaca kurtarıcıdırlar, ancak yaşayan kültür değişmekte, yüzlerce yıl tapılan tanrıların tapınakları yerle bir olmakta, tanrılar hiç bir şey yapamamakta, insanların güveni yokolmaktadır. Yok olan ve yıkılan onca *Tanrı'dan sonra nihayet, yok olması için bir varlığının az çok betimlenir olması gereken tanrıdan, yok olması ancak insanın zihninde sağlanabilecek olan, Sümer, Mısır tanrılarının tüm özelliklerini tek bir elde toplamış olan, Sümer tanrıları gibi insanları ibadet yada hizmet için yaratmış olan, insanlardan sadece kendisine inanması ve kulluk etmesini bekleyen Tanrı ya ulaşılmıştır. Artık kurtarıcı o'dur ve o insanları doğru yola çağıracak, aracılar ile bunu insanlara iletecek, onların kurtuluşunda VEKİL tayin ettiği kişilere biat edilmesini sağlayacaktır.
Toplumlar ne kadar çıkmaza ve acze düşmektedir, ne kadar zor koşullarda olmaktalar ve ne kadar tüm kurtuluş denemelerinde başarısız olmuşlardır, hiç bir zaman nesnel ve gerçek koşullardan yola çıkmadıkları, işi ruhani, insan emeği ve gücünü hiçe sayan tanrısal yollara bırakmışlar, kendi gerçeklerini kabullenmek yerine, dünyanın fani olduğu, yaşananların takdiri ilahi, olduğu, kötü durumdayız ama bunun nedeni deneniyor olmaaız, sınanan bir sabrımızın olması vs yönlü olarak kaderciliğe dayandırmışlardır.

Gerçek şudur, ister doğa olayları ister insani etki ile esaret altındasınız ve bir yığın denemeleriniz oluyor ve başarısız olduğunuz her dönemde sizi kurtaracak olan tanrının neden kurtarmadığını düşünmek yerine, bir yerlerde ona ibadetde hata yaptığınızı düşünüyorsunuz. Bir türlü kendi gerçeğinizi kabul etmek istemiyor ve sürekli olumsuzlukları nedenleri ile çözümlemek yerine durumu idare eden olumlamaya gidiyorsunuz. İbadetinizde hata yapmadığınızı göstermek için, gösterişli tapınaklar yapıyor, kurbanlar kesiyor, ayinler düzenliyorsunuz. Bunlar İbrahim ve Musa döneminin olağan halleridir. Her kral ister kent devleti isterse imparatorluk ölçüsünde olsun, iktidara geçer geçmez, haşmetli tapınaklar yapmakta, tanrılara biatını sunmakta bunu göstermektedir. Aynı çok tanrılı dinlerin gelenekleri kendilerinden sonra gelenlere geçmiş, hangi dinden olursa olsun, her kral, padişah vsler tahta geçtiklerinde kendi adları ile anılan tapınakları yapmaya devam etmiştir. Ancak görürüz ki ne doğal afetler nede savaşlar sona ermemiştir. Bu ise toplumların kendi gerçeği iken, sürekli nedenleri bir yerde hata yapmak olarak betimlemiş yada kader ve buna bağlı imtihan olguları ile kendini kandırmayı, kendi olumsuzluğunu olumlamayı, Polyannacılığı seçmiştir, çünkü Tabular toz kabul etmedikleri için, toz insanın kendi tabiatına kondurulmuştur.
Sümer tanrıları insanları kendilerine hizmet ve biat için yaratmışlardır. Bu inançta olan mezopotamya ve ortadoğu inancı, temelden sarsılamamış, temsiller değişirken(tanrılar) inancın özü aynı kalmıştır. İnsanın görevi hizmet ve Allah'a ibadet olarak devam edip gelmiştir. Toplumların inancı ise iktidar ve hükmetmenin diğer tarafını temsil etmiş, sürekli güdüleme psikolojisi içerisinde liderlerin liderliğinin onaylanması (meşrulanması) ve biat olgusu işlenmiştir. İnsanın bir yaratıcısının olması, her şeyi onun yaratması, insanın yaratanına kulluk-kölelik ile bağlanması, kaderin diğer adıdır. Çünkü insan bu noktada seçme hakkına sahip değildir, bilinen ve dayatılan tek gerçek, onu yaratanın ondan kulluk etmesini istemesidir, reddettiği zaman da bedelini hiç bir zaman ödeyemeyeceği korkulara, sonsuz sürecek olan acılara havale edilmiştir. *İnanca göre bu gerçeği kişi ancak kendi adına değiştirebilir iken, genel anlamda ise değişmesi mümkün olmayan bir adalet sözkonusudur. Yani cehennemin ve cennetin varlığı boş yere değilse, Tanrısına kulluk ve hizmet etmeyenin kaderi, kulluk ve hizmette kusur etmeyenin kaderi karşılığını ödemek yada almaktır. Bu ise insan tarafından değiştirilemeyecek bir düzendir, buda kaderin diğer bir adıdır. Ya tanrılara kulluk eder, haşmetli tapınaklar, ayinler, kurbanlar düzenleyerek bunu gösterirsin, yada görevlerinde eksikler ve gedikler olduğu anlarda bunun cezasını tufanlar, savaşlar, esaret, ölüm ve sonrası olarak sonsuza kadar acı çekersin. İbadetinde dahi, içinde olandan önce dilinle dişin arasından bunu ayrıca ifade etmen istenir, niyet ettim Allah rızası için oruç tutmaya demeden de oruç tutulabilir iken, niyet etmesen zaten tutmazsın, ama Miladi dönem tabu anlayışı, sözlere, temsillere(haşmetli tapınaklar) o kadar önem vermiştir ki, ibadet ettiğin halde dahi, bunu söz ile, işaret ile belirtmen istenmiştir. Buda senin kaderindir, ve ne isteniyor ise onu yapacaksın, sana ne yapacağını, kime nasıl uyacağını kimin peşinden ve ne maksatla gideceğini, elçi bildirecek ve sen elçinin tanrı sözlerini kayıtsız şartsız yerine getireceksin. Kendini meşrulaştıran elçi, artık güdülemek ve hükmetmek için gücü arkasına almıştır. Sorsanız buda elçinin kaderidir, elinde değildir, ondan istenen budur.

Neden bu kadar uzun bir yazı, içinde olduğumuz çocuk akıllı gerilim oyunu sürmekte olduğu ve bunun bir çırpıda ifade edilmesi mümkün olmayan bir paranoya olduğu için. Arenadayız ve senaryosu önceden (4-5000 yıllar öncesi) yazılmış bir oyunu oynuyoruz, bir robot değiliz ama birer artistiz. İyi artist-kötü artist olmak ise, senaryoda önceden yerli yerine konmuş iyi ve kötünün neresinde dünyaya geldiğimiz ile sabittir. Buda kaderdir ve insan bu noktada önsel olarak seçim yapamayacaktır. Küzey Avrupada domuzun günah sayılmasından bi haber olan küçük bir çocuk o domuzu yemeye devam edecektir çünkü kötünün içine doğmuştur. Edinimleri, dili, küşltürü, inançları ise, o kötünün belirleyiciliğinde şekillenecektir. Bir çuuval çürük domatesten bir tane sağlam domatesin çıkması ise bir çuval çürük domates adına hiç bir şeyi değiştirmeyecek ve onlar cezasını, kötünün içine bizzat yaratanı tarafından atılmış olmakla, kötü artistler olarak kadere boyun bükecek, eşleride boyunlarında bir ip olduğu halde onların kazanlarına, o küfür bataklığındaki o maymun ve hayvanların kazanlarına odun taşıyacaklardır. Her tarafın ateş olduğu bir yerde kazanın işi nedir derseniz, ipin, odunun işi nedir derseniz, bununda bir uydurmaca olduğunu, hayalde dahi, dünyevi maddelerin kullanıldığını görmüş oluruz derim, buda güdülenmiş insanın, sürünün mantıksal kaderidir.

Kader insanı iyi bir robot yapmaz ama iyi bir ahmak artist yapar. Çünkü senaryoyu okuma ve önceden seçim yapma şansı yoktur, nerede ve hangi toplumsal çevre ve inancın içinde doğacığını seçemeyecektir, bu seçememek kişinin kaderidir ve bu noktada dahi kader denen *belanın, suçu hafifletilememektedir.

Demek Avrupa bile Muhammedin dediği gibi yaşar olmaya başlıyor. Koku ilemi, o kokuların tarihi Muhammedden kaç bin yıl öncedir, hangi mantıkla insanların yaşamsal noktalarda söyledikleri ile dine yakınlaşılmış oluyor. Bu gün ortadoğuda bıtırak gibi gezen nedir, Toyota, Nissan araçarı değilmi, şimdi müslümanlar japonların inancına mı yaklaşıyor, deveden inin toyotaya binin mi diyor muhammed. Saçmalığın bu kadarı çok fazla, dur ki neredeyse, her şey muhammed'in ürünü olacak.
Muhammed daha güneşi, bir yerlere saklanan ve vakti geldiğinde yaratanın emri ile batıp, çıkan bir şey gibi görürken, ondan 2500 yıl önceleri aynı topraklar üzerinde sümerler, dünyanın güneş etrafındaki turunu hesaplamışlardır, o ise, evrenin erkezi saydığı yeryüzünün etrafında tavaf yapan ay a göre yıl hesabı yapmıştır. O da ona ait değildir, ay ve güneş tapımının bir sonucu olarak almış uygulamıştır. Temiz ol, güzel giyin kardeşim, küçüklere şefkat göster, aklın var her şeyi sorgula, irdele, mantığınla davaranamadığın her olguda onu anlamaya ve çözmeye yönel.... bunları yaparsan bilki bir ateist yaşama hızla yol alıyorsun demektir. Ve hadinden fazla gülünç bir halden bir başka hale doğru gidişdesindir.

cokgülünc
21-08-2006, 11:32
"O halde neden bu uçsuz bucaksız zengin miras, bugünün yeniden uyanan ruhani arayışı için merkezi bir sahne olarak hizmet etmiyor? Belli belirsiz, söz konusu dinlerin yükselişine yolu açan öğretileri onlara yeni bir çekicilik kazandırmak ümidiyle yeniden tanımlamak için gayretli girişimlerde bulunulmaktadır;

Çünkü bizde o mirası kaybettik ve güneş batıdan doğacaktır haberine göre
Bizlere kendi mirasımızı bütün kainat anladıktan sonra
sizin ne büyük dedeniz varmış deyip insanlığın kurtarıcısı olan dedeniz nasıl bir dedeymiş diye bizlere gelip anlattıktan sonra kaybettiğimiz mirasımızı bulacağız
ve Geliyorlar da memleketimize insanlığa huzuru bu elimizdeki İncil ve Kuranın esaslarıyla vereceğiz diye konuşuyorlar evet bütün kainat anladıktan sonra bize gelip anlatacaklar
biz onlardan evvel anlayıp anlatsak olmaz mı ?

biz o mirası tekrar geri alabilmek için
ne Konferanslarda mitinglerde hutbelerde konuşmakla alkışlamakla
hatta hayır kuruluşlarıyla dahi geri alamayız
Hazreti Muhammed Bireyler kendilerini ıslah etmedikçe hiç kimsenin kimseye bir şey demeye hakkı yoktur der kendimizi muhasebeye çekmedik mi konuşma Hakkımız yoktur

İşe evvela Kendimizden başlamalıyız Allah ile aramızı nice ibadetler nice taatler düzeltmez
ibadetler taatler onun içinden ben zevk alayım içindir. nafilesi de vardır doyamayanlar içindir

o mirası kaybettik almak içinde bizi yıkan noktaları ağlanacak yerleri bulup kendimiz affetirmeliyiz
bizler ezel aleminde söz vermişiz Allah ile andlaşmamız var *her millet andlaşmasıyla azarlanır
biz ezel aleminde ne görmüş ne sözü vermişsek bunun hariçine çıkarsak azarlanırız mirasımızda kaybederiz düşeriz de düşmüşüz zaten *

bizi yıkan noktalar niteliğimizdedir niceliğimizde değildir
bizler yorulmadan zahmet çekmeden Muhammedi gelmişiz katıksız taatte ibadette yoğrulsak günah namına bir şey yapmasak Allahın bu hakkını ödeyemeyiz
bizi yıkan noktalar başımıza ne gelmişse şundan dolayı gelmiştir
hazreti Muhammedin sevdiklerini biz bir tuhaf anarız
birini evledirirken hadi sana da bir fatmacık bulalım deriz
Fatma peygamberimizin kızı Cemiyette bile önemli bir kimsenin soy adına hakaret etsen ceza alırsın
Yok mu Nurtenler aytenler bir sürü isim var
Din düşmanı mana düşmanı bunun *çaktırmadan telkinini yaptı biz bir sürü isim varken o ismi söyledik ağlanacak yerdir
Pazarda adam haydi 1.5 2.5 liraya Ayşe diye bağırır birde tempo tutar
Bizimde başımıza ne gelmişse bundan dolayı gelmiştir…
Öyle bir ortamdayız ki ayıplarlar alaycı şekilde bakarlar kaş göz hareketi yaparlar
şöyle derler böyle derler diye bahsedilmezi lazım gelen yerde dinden bahsetmezsek bir şey ikram edildiğinde işte ne yapalım Allah emretmiş tavrı uslubu şekliyle ne yapalım oruçluyum dersek
alnımızı secde çürütsek oruç tutmaktan kıl kadar incelsek huzuruda *yüzümüz olmaz
Hiç ibadeti yok fakat öyle bir ortamda tercih imtihanında ben bunu yemem ben oruç tutmasamda
Allahın emirlerini çok saygılıyım derse gel buraya der cenabı hak
Tabi bu hal adama dinlemeden gelecek yoksa Maksatlı olur
O adamın bir maksatı vardıda söylemedi başkasından da utanarak söylemedi riyası da yoktu yani
Kısacası zaman kısa müddet az biraz daha himmet kendimizi muhasebeye çekmekte olmalı


Sorun, tabii ki iki yönlüdür. Akılcı ruh, sadece özel bir alanı işgal etmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal düzenin de aktif bir katılımcısıdır. Her ne kadar büyük dinlerin kabul görmüş gerçekleri geçerliliklerini korusalar da yirmi birinci yüzyılda yaşayan bir bireyin günlük deneyimi, bu kılavuzluğun açığa vurulduğu çağlarda bilebileceği şeye göre hayal edilemez derecede farklılaşmıştır. Demokratik karar mekanizması bireyin otorite ile ilişkisini temelden değiştirmiştir. Artan bir güven ve artan bir başarı düzeyi ile kadınlar, haklı olarak erkeklerle tam bir hak eşitliğinde ısrar etmektedirler. Bilim ve teknolojideki devrimler toplumun sadece işleyişini değil, toplum kavramını da -daha doğrusu hayatın kendisini- değiştirmiştir. Evrensel eğitim ve yaratıcılığın yeni alanlarındaki patlama, sosyal hareketliliği ve bütünleşmeyi teşvik etmekte ve hukukun üstünlüğünün vatandaşları tam bir şekilde yararlanmaya cesaretlendirdiği fırsatlar yaratmaktadır. Kök hücre araştırmaları, nükleer enerji, cinsel kimlik, ekolojik vurgu ve zenginliğin kullanımı en basit örnek olarak, benzeri görülmemiş sosyal sorunları açığa çıkartmıştır. Bunlar ve insan hayatının her yönünü derinden etkileyen daha sayısız başka değişimler, hem toplum için hem onun bireyleri için yeni bir günlük seçimler dünyası meydana getirmiştir. Değişmemiş olan şey, ister daha iyi ister daha kötü olsun, böyle seçimleri yapmanın kaçınılmaz gerekliliğidir. İşte çağın buhranının ruhani doğasının en belirgin odak noktası burasıdır, çünkü gerek duyulan kararların çoğu yalnızca maddi değil ahlakidir. Bu nedenle, geleneksel dine olan inancın yitimi büyük ölçüde, modernlikle iç içe başarılı şekilde ve güven içinde yaşamak için gerekli kılavuzluğu inancın içinde keşfetmedeki başarısızlığın kaçınılmaz bir sonucu olmuştur


İnleme tecellisi ne vakit değişir
İnsanlık yanar yanarda ağlamaya başlar Kudret tecellisini değiştirir elinden tutar
Yoksa değişmez

İnsanlık maneviyatla alakasını kesti bir yenilik hastalığına tutuldu bu hastalığın sevki tahriki ile
Dine bir teşekkür etmeksizin genç ve dinç zannettiği medeniyete sarıldı
Sarıldıkça da ahu feryad sesi bomba seslerini bastırdı.
İslam de demokrasi yok mu ?
Demokrainin esasını o kurmuştur
Her biriniz cobansınız her coban kendisine emanet edilen şeylern mesüldur
Elinin söznün reyinin fikrinin aklının cobanızın bunları sen idare ediyorsun bunlardan mesulsün
Der… *İslam dininde zorlama yoktur La ikrahe fiddin der
Bu emir değil ehli kitabın kitapsız olan müşriklerin bile Kuranı kerimin ahkamına zorlanamayacaklarını ilan eder bu beyan ictihadla yorumla değildir gayet açık ayeti ilahi iledir
La ikrahe fiddin

İlerlemek maddede olmaz
Fiziki hadiselere kaldı mı insanlık yanmıştır.
Bas düğmeye bir anda vahşet devrinin asırlarda katlettiği insanı bir saatte imha et
Bumudur ilerlemek medeniyet ilimin neticesi bumudur
Madde ilerlemek olmaz
Nereye isterseniz gidip oturalım istersek yıldızlara gidelim oturalım huzur bulabilecek miyiz
Kimde huzur vardır huzur çalışıpta meydana getirebileceğimiz bir şey değildir bizzat Allahın vereceği bir şeydir
Hayatımızda buna dikkatle alarak bakarsak milyonumuz olsa milyarımız olsun isteriz *olur daha da isteriz
İnsanlığın gayesi huzur ve refahı temin etmektir
Tenekecilikte ilerlemekle bu huzur temin edilemiyor
nice hayır kuruluşları işliyor
terbiye tezgahları olanca hızı ile çalışıyor bütün zekalar toplanıyor en mükemmel emniyet teşkilatı uğraşıyor en yüksek iktisaçılar birleşiyor fikirler yoruluyor
insana lazım olan huzuru verebiliyor mu *
Bunlar insanlığa anlatılmalı yayılmalıdır
Evet huzurumuz var mıdır
Kimde huzur vardır
Bir aile gibi tabiri bile sakattır hangi ailede huzur vardır
Çocuk odasında
Baba gazeteye bakıyor anne mutfakta
Anca Bir misafir gelirse bir iki konuşma oluyorsa oluyor olmazsa olmuyor
sonra yine herkes bir tarafa çekiliyor
Hazreti Muhammed aile ortamında bir yere çekilip namaz kılmayı bile men etmiştir *
Ailesine muhabbetle merhametle bakmak ibadettir demiştir
Bunlar insanlığa anlatılmalı yayılmalıdır
İlerlemek maneviyatta olacaktır
İnsanlık bunun farkında değildir.
Bunun eğitimi verilmelidir
Ahlaki kalkınma olmadan iktisadi kalkınmanın insanlığı imha olduğunu anlamak eğitimini vermek lazımdır
Beşeriyet bu cümlelere muhtaçtır
Ben kimim ?
Nereden geldim kim çekmiş beni bu aleme?
Ne olacağım ?
Nereye götürüleceğim ?


Miras alınmış inanç sistemlerinin insanlığın ruhani özlemlerine bir cevap olarak yeniden dirilişinin önündeki ikinci bir bariyer, küresel bütünleşmenin sözü edilmiş olan etkileridir. Gezegenin her yanında, sabit bir dini anlayış çerçevesi içinde yetişmiş insanlar kendilerini ansızın inançları ve yaşayışları ilk bakışta kendilerininkiyle uzlaşmaz şekilde farklı olan başka insanlarla yakın ilişkiler içinde buluverdiler. Bu farklılıklar savunmacılığa, birikip duran kızgınlıklara ve açık çatışmalara yol açabilmekte, hatta sıklıkla da açmaktadır. Yine de birçok olayda mevcut etki, edinilmiş öğretinin bir yeniden gözden geçirilmesini ve ortak nitelikteki değerlerin keşfine yönelik çabaları cesaretlendirmek olmuştur. Çeşitli dinler arası faaliyetlerin gördüğü destek, şüphesiz ki halkın çoğunluğu arasındaki bu türden tepkiye çok şey borçludur. Kaçınılmaz olarak bu gibi yaklaşımların getirdiği şey, olumlu ilişkilere ve anlayışa engel olan dinsel öğretilerin sorgulanmasıdır. Eğer inanışları bir başkasınınkinden tamamen farklı olan insanlar buna rağmen ahlaken takdiri hak eden bir hayat sürüyorlarsa, bir insanın dinini onlarınkinden üstün kılan şey nedir? Alternatif olarak, eğer bütün büyük dinler belli temel değerlerde ortak iseler, bağnaz bağlılıklar sadece bir birey ile komşusu arasında istenmeyen engelleri daha da güçlendirme riskini yaratmamakta mıdır?


İslam dinlerin koruyucusu olmuş Elbette yalvarılmalı birleşelim diye

Üstün kılan şey peygambere olan sevgidir
Biz onlara sapıktır deriz. Fakat onlara bakarsak Hıristiyanlar bize lisanı halleriyle derler ki
Evet biz senin peygamberin hazreti İsa ile alakası olduğunu zannettiğimiz merkebin nalına taparız
Ama bak bizim kasa milyarla dolu siz bizde uşaksınız
Evet biz peygamberini taparcasına severiz taparız
Ama bak şu şeyin mimarı biziz mucidi biziz
Sizler kendi türbelerinizi bile kötüler alay edersiniz

İslam kilisedeki puta dokunmamıştır hatta emanname vermiştir
İslamın düşmanı insanın içindeki nefis putudur çok akıllıyım diyenlerde ona taparlar
Kendi nefsini temsil eden harici dikli taşlara da tapanlar vardı
Ama Allahı temsil eden taş kabe ile nefsi temsil eden taş arasında ölcüye girmeyecek kadar fark vardır
Hıristiyanlar evet Allahı yanlış yerde görüyorlar
Ama Allah beni yanlış yerde görüyor orada görmek istiyor *Al ne istiyorsan Al diyor
Onlar putu ile temasa geçtiği vakit nefisleri orta yerden kalkar benlik namına bir şey kalmaz boyunlarını bükerler Allahın da aradığı sıfat odur boynunun bükülmesidir
yapacağın işte azmini kullandıktan sonra ona buna minnet etme aciz insana uşak olma gel bana dayan bende iste der
Müminde odur
ister Hıristityan ister Yahudi olsun
mümin tarifi inanan ve istikbalin inanların olduğuna inandır
İslam olmak ise inandığına teslim olan.

Bağnaz insanlar anca Ahlak müessesinde düzelirler
Burada ki Ahlak yukarıdaki vermiş olduğum misaldeki Aşktan doğan ahlaktır
Aşkta romanda okunan aşk manasına değildir
Bahsettiğimiz Aşk
Kendi aslını aramaklık zevkınden duymuş olduğu bir haleti ruhiye bir haleti vicdaniye
Öyle bir Fikirle ki o uyanan fikirle Hiç hissetmediğin ulvi bir his
İnsanda vicdan denilen bir buluş vücud denilende bir bulunuş vardır
İşte insanın *Kendini kendinden bulmanın adına ve kendini bulduktan sonra aslına doğru bir koşmak vardır işte o koşmanın adına Aşk derler
Bağnaz ancak ahlak müessesinde düzelebilir

diğer büyük dinlerle aramızdaki temel değerleri bulup meydana çıkarırsak
İnsanım diyen herkes ona aşık olur
İnsana İslam teklif olunmalı
İnsani karakterler ayak altına salınmayacağına dair aciz insana uşak olunmayacağına dair esaslar var işte o teklif olunmalı.

kotan
21-06-2007, 00:44
Ey Allah im söyle derli toplu bir kitap gönderseydinde hepimizde ayni sekilde anlasay dik ya!
Bu konulari bu kadar tartisiyorsak bu kimin sucu?
sayın merorh;
size herşey açık şekilde belirtilmiş olsaydı,hiçbir insanın kafasında bir soru işareti olmamış olsaydı imtihanın ne anlamı kalırdı?şimdiki inananla inanmayan arasında hiçbir fark olmazdı.Aslında hala herşey açıktır ama anlamak isteyene.senin buna kalkıp da kader değilmiş ben inanmıyorum demen komik olur doğrusu.
madem herşey önceden belli neden yaşıyoruz demişsiniz.insan o zaman da dünyaya gelince sorgulandığı şeyleri yapacağını inkar edecekti şimdi onu Yaratanı ettiği gibi.yaptığımız herşey tek tek yazılmaktadır ve ileride delil olarak sunulacaktır.
Muhammed daha güneşi, bir yerlere saklanan ve vakti geldiğinde yaratanın emri ile batıp, çıkan bir şey gibi görürken, ondan 2500 yıl önceleri aynı topraklar üzerinde sümerler, dünyanın güneş etrafındaki turunu hesaplamışlardır, o ise, evrenin merkezi saydığı yeryüzünün etrafında tavaf yapan ay a göre yıl hesabı yapmıştır.
peki madem öyle soruyorum.Kuran'ı Hz.Muhammed yazdıysa güneşin batıp çıkan birşey olduğunu gören ,sümerlilerden o kadar geri olan birisi,(haşa)içinde bilimsel deliller bulunduran bir kitabı nasıl yazmış?
yaptıklarını kaderin üstüne atmak sahtekarlıktır.insanlar değişik şekillerde imtihan edilir.senin bunu dalgayla karışık sorgulamaya hakkın yoktur.şu an ibadetlerini yerine getirmeye çalışan bir insanla senin ne farkın kalır o zaman?kader senin yapacaklarına göre belirlenmiş sonuçta.Allah herşeyi bilendir,düşünme görme ve birçok duyusu sınırlandırılmış olan bir varlığın zekası bunu anlamaya yetmez sanırım.çabası kendi bilgileri içindedir.henüz evrenin sonunu bulamayıp ona sonsuz ismini koyan varlık bazı şeylerden aciz olsa gerek..
ayrıca tüm adaleti bu dünyada aramak da yanlış.günümüzde nerede adalet var ki?Allah elbet herkesin hakettiğini verecektir.

vartor
21-06-2007, 01:38
Kotan kardesim,
* * * * *Allah herşeyi bilendir,düşünme görme ve birçok duyusu sınırlandırılmış olan bir varlığın zekası bunu anlamaya yetmez sanırım.çabası kendi bilgileri içindedir.henüz evrenin sonunu bulamayıp ona sonsuz ismini koyan varlık bazı şeylerden aciz olsa gerek..
ayrıca tüm adaleti bu dünyada aramak da yanlış.günümüzde nerede adalet var ki?Allah elbet herkesin hakettiğini verecektir.
* *Sizin bu sonuca varmanizdaki delili nerede buldugunuzu soyler misiniz. Inanc olmaktan baska, bir deliliniz var mi?
* * *Insanlar bircok varligi tanrilastirmis ve tapinmistir. Bilim ilerledikce, eski yarattiklarini gommus, yenisini yarata yarata gunumuzdeki inanc sistemlerine ulasmistir; Adi ustunde, inanc sistemi. yaraticisinin insan betni oldugu ise daha oncekilerinden belli. Herhalde bir zeus, bir manitu, bir odinin *tanri olduklarina inanmiyorsunuzdur. Ama sizden oncekiler, aynen sizin bugunku inancinizin gucuyle inaniyordu bunlara. somut bir deliliniz olmadikca, boyledir, soyledir, allah yaratmistir diyerek konusmaya hakkiniz yok. Daha oncekiler sizin gozunuzde ne ise, sizin allahiniz da benim gozumde aynisidir. Yani insan uydurmasi.
* * *Size apacik belirtilmis olsaydi, imtihanin ne kiymeti kalirdi dye de bir yanit vermissiniz. Bu imtihani gecip karnesini size gosteren birinle karsilastiniz mi simdiye kadar?Eger karsilasmadiysaniz, bu da sadece sozde kalmis olmuyor mu?
* * *Aslinda durum soyle, insanlar doganin ne verecegini, buyuk balign kucuk baligi yutacagini bal gibi biliyor, ve bu ilahi adalet ise sadece bir zugurt tesellisi olmaktan ileri gidemiyor. Doga gozlemlerini, sanki buyuk bir kesifmis gibi insanlara geri yutturmanin adina ise din denmis, bu yolla pasiflestirerek elindeki birazin da alinmasina goz yumulmasi saglanmis. Hurmet, secde etmek, dualar sadece allaha degil, krallara da edilmis ve hala da edilmekte. Sizden bir ustunlugu olmayan insanlara, sadece sozde soylu bir kral ailesinden gelmesi yeterli olmus digerlerinin kul olmasina.

HarunKAHYA
21-06-2007, 12:50
"kader nedir diye sorulmuş kimse yanıt vermemiş, sonra konu başka yerlere yönelmiş. "

Kader başarısızların sığınma evidir.
(Denebilirmi? :lol: )

ghost-f
21-06-2007, 13:27
insanın önünde iki seçenek varsa hangisini seçerse o kaderidir ya seçenek yoksa mesela baskı altında yaşayan insanlar kendileri mi seçio bu yaşamı yada yolda giderken hiç alakan olmadıı bi insan çekip vursa seni sen mi seçiosun bunu demekki bizim irademizin dışında da güçler var bizim irademizin ve de bu gücün dengesiyle sürüo hayat.

biz robotsak tüm başarızlıklarımızı suçlayacak birini bulabilirz robot diilsekte herşeyin bizim elimizde olmadığını görüyoruz
kader herzaman karışık ve insanı çelişkiye sürükleyen bi konu olmuştur fakat beni şimdilik en tatmin eden düşüncem bu bizim ve bizim dışımızda gerçekleşen iradenin denge süreci diorum

vartor
21-06-2007, 20:48
Bizim irademiz disinda olan surec neden bir baska iradenin karari olsun ki?
*Otomobil kazalari yudumuzda bircok ailenin sonmesine sebep oluyorsa bu kader midir yoksa bizim trafik kaidelerine riayetsizligimizden mi kaynaklanmaktadir. Turkiye'deki araba sayisindan cok daha fazla olan ulkelerde olun ve yaralanma sayisi cok daha dusukse bunu bizim kaderimiz diye mi dusunecegiz? Motorlu araclarin hic olmadigi devirlerde irade baska usuller mi buluyordu dersiniz.
* *Zelzele bolgesinde, fay hattinin ustunde yasayanlarin kaderi onceden tasarlanmis mi yoksa oraya curuk insaatler yapanlarin sucu mu?
* Onbinlerce insanin oldugu son zelzelenin siddetinden daha guclu sarsintilarda, alinan onlemler dolayisyle can kaybi hemen hemen yok denecek kadar olmasi, sizce kader midir?

kotan
22-06-2007, 01:06
kader Allah'ın yapacaklarımızı önceden bilmesidir.sana iki seçenek sunulmuştur,kendi iradenle birini seçersin.senin onu seçeceğini bilir bu da kaderinde yazılıdır.kader senin yapacaklarını yönetmez,bir bakıma herkes kendi kaderinin yöneticisi desek doğru olur sanırım.sen yapacağın işi kaderde yazdığı için değil kendin istediğin için yaparsın.
vartor güzel örnekler vermiş.yapılan inşaatın zemini zayıf yapılmış ve ilk depremde yıkılmışsa buna kaderde varmış diyemezsin.Allah bizden önce önlemleri almamızı sonra tevekkül etmemizi ister.kader insanların tembelliğine sebep olmamalıdır.
evet her insanın kaderi değişiktir.kimisi afrikada kimisi amerikada varlıklı bir ailede doğar.herkes farklı şekillerde imtihana tabi tutulur.
Hurmet, secde etmek, dualar sadece allaha degil, krallara da edilmis ve hala da edilmekte
İslamiyetten bahsediyorsanız böyle birşey olması mümkün değildir.Allah'tan başkasına kulluk etmek söz konusu olamaz.hacı hocaları doğaüstü görüp onlara tapmak bilgisiz insanların işidir.
Sizin bu sonuca varmanizdaki delili nerede buldugunuzu soyler misiniz. Inanc olmaktan baska, bir deliliniz var mi?
Size apacik belirtilmis olsaydi, imtihanin ne kiymeti kalirdi dye de bir yanit vermissiniz. Bu imtihani gecip karnesini size gosteren birinle karsilastiniz mi simdiye kadar?Eger karsilasmadiysaniz, bu da sadece sozde kalmis olmuyor mu?
Ama sizden oncekiler, aynen sizin bugunku inancinizin gucuyle inaniyordu bunlara. somut bir deliliniz olmadikca, boyledir, soyledir, allah yaratmistir diyerek konusmaya hakkiniz yok. Daha oncekiler sizin gozunuzde ne ise, sizin allahiniz da benim gozumde aynisidir. Yani insan uydurmasi.
Kuran'da birçok yerde mevcut,Kuran dışında istiyorsanız zaten akıl devrededir.insan inanıyorsa birşeyin mantığını kavrıyordur.İslamiyet hoşgörü,adalet dinidir.insana düşünmesi için bir zeka verilmiştir.bazı şeyler için somut deliller olmadığını varsaysak bile insan beyniyle doğruyu bulabilir.bunca canlıyı Yaratan Allah'tan adaletsizlik beklemek daha saçma.hepsinden önce benim bir kitabım var somut delilim.içinde de mucizeler mevcut ama anlamak istemeyen,kendince Kuran'daki delilleri çürütmeye çalışan,inanan insanları yobazlıkla suçlayıp başta kendisi tek bir görüşe saplanmış ve onu kanıtlamaya çalışan insanlar için hala somut bir delil yoktur.bunların hepsi de sözde kalır.
Zelzele bolgesinde, fay hattinin ustunde yasayanlarin kaderi onceden tasarlanmis mi yoksa oraya curuk insaatler yapanlarin sucu mu?
kader herşeyi kapsayan bir kavramdır.olacakların önceden bilinmesidir.bunun içinde çürük inşaat yapanlar da,zelzele sonucu ölenler de mevcut..

dilaver
22-06-2007, 01:42
senin onu seçeceğini bilir bu da kaderinde yazılıdır

* * sen yapacağın işi kaderde yazdığı için değil kendin istediğin için yaparsın.

*
* * sayın kotan, bunlar peşpeşe yazdıgınız cümleler. Ne yapacagın belli, bundan kaçış yok. O halde istemenin ve düşünmenin de faydası yok. Ne yaparsan yap o olacak, bundan kaçış yok. Hem kaçamayacagın bir kaderin var, hem de kendi istedigin için yapıyorsun. Ama ne istersen iste o olacak, o halde burada istemenin ya da aklın , düşünmenin ne fonksiyonu var.


Allah'tan başkasına kulluk etmek söz konusu olamaz.hacı hocaları doğaüstü görüp onlara tapmak bilgisiz insanların işidir.

* * peki peygambere efendimiz demek, onun sakalını öpmek, onun ayak izine tapmak ne anlama geliyor. Bu da bilgisiz insanların işi mi, yoksa ilk cümleniz mi yanlış.

Kuran'daki delilleri çürütmeye çalışan,inanan insanları yobazlıkla suçlayıp başta kendisi tek bir görüşe saplanmış ve onu kanıtlamaya çalışan insanlar için hala somut bir delil yoktur.bunların hepsi de sözde kalır

* bu da kaderin bir parçası degilmi. Demek ki benim kaderimde ateistlik varmış. Ben bunu düşünerek seçmişim. Böyle yazılmış. Sizin buna karşı çıkıp beni hak dinine çagırmanız kadere karşı çıkmak olmuyor mu.

* *Bir de bu kaderi yazan kim. Herşey oraya nasıl yazılıyor. Kendi kendine mi yazılıyor, yoksa bir yazan, oluyor mu. Bir bilen olduguna göre bir yazan da o mu.


* * saygılarımla

soro
22-06-2007, 21:52
Allah zorla bir insanın iradesini devre dışı bırakıp da birşeyler yaptırıyorsa o insan zaten yaptıklarından mesul olmaz.
mecnun dediğimiz iradesini kullanmaktan aciz kişilerin dini ibadetlerden ve de yükümlülüklerden muaf olduklarını en basitbir ilmihalden bile okuyabilirsiniz.
insan iradesine sahiptir ve de yaptıklarından mesuldur.dolayısıyla herkes ektiğini biçmekten başka birşey yapmaz.


kader demek,önceden tesbit edilmiş bir rota demek değildir.
kader,zamanlar üstü bir tarzda, olmuş- olacak herşeyin Allah tarafından bilinmesi demektir.

Yaratma fiili Allaha ait ise de,yani sizin iradenizin tamamlayıcısı ve de o iradenini çizdiği rotada yaratılacakları yaratan Allah ise de,bizim irademizin devrede olması ve bizim talebimiz ve çabalamalarımız gereği işin mükellefiyeti bizdedir.

kimse Allah beni *ateist yaptı demesin.sen istedin ve Allah istediğin şeyi yarattı.

kotan
23-06-2007, 00:40
sayın dilaver,
Allah kullarına iyiyi ve kötüyü sunar.yapacaklarında ne olup olmayacağını gösterir.kötüyü seçerse başına gelecekleri söyler.kötüyü seçtiği zaman başına gelenler kendi iradesiyle seçtiği şeydir.bundan çıkıp da Allah'a(haşa) senin yüzünden geldi başıma diyemez.çünkü önceden Allah ona tüm imkanları sunmuştur.ama baştan beri ne seçeceğini bilir.
örneğin ev sahibi eve misafir geleceğinden haberdardır.misafir ev sahibi bildiği için değil kendi istediği için gider ziyarete.veya da meterolojiye bakacak olursak bir hafta önceden bilinir havanın açık olacağı.hava durumu bilindiği için mi hava açık olur yoksa zaten olacağı için mi?
tarihte birçok insana saygı-sevgi duyulmuştur.tapmak ve saygı duymak farklı şeylerdir.peygamber efendimiz sevgi ve saygıdan gelen bir söz öbeğidir.buna benzer birçok saygı gösterişleri vardır elbette.ama ayak izine tapmak diye birşey duymadım.İslam'da sadece Allah'a tapılır.
bu da kaderin bir parçası degilmi. Demek ki benim kaderimde ateistlik varmış. Ben bunu düşünerek seçmişim. Böyle yazılmış. Sizin buna karşı çıkıp beni hak dinine çagırmanız kadere karşı çıkmak olmuyor mu.
peki o zaman hasta oldum diyelim.doktora gidip tedavi olmam yanlış,sizin mantığınıza göre inkar etmiş oluyorum.işte bu düşünce bilimle dinin ayrı olduğunu düşünen yobazların ortaya çıkmasına yol açmıştır.Allah bizim iyiye gitmemizi ister.bir nevi bize belaları vererek karşısında yapacaklarını görmemizi istemiyor mu?kaderi inkar bu değildir.başına gelen olayları inkar etmektir,onu adabına uygun şekilde düzeltmeye çalışmak değil.
geleceği sadece Allah bilir,yazacak da O'dur.tabi yazılmayla anlatılan ne onu bilemeyiz.
saygılarımla

vartor
23-06-2007, 01:09
Kisaca insan ne yapacaksa onu yapar ama allah daha yapmadan yapacagini bilir demek mi istiyorsunuz? Ustelik o kadar da emin bir sekilde soyluyorsunuz ki, duyan duymayan irtibatta oldugunuzu sanacak.
* Yukarda anlatilanlar normal bir yasamin gerektirdigi durumlar. Hemen herkes cocukluk yasindan sonra normal olarak bir aile kurar, cocuklari olur , ve bir nesilden oburune devam eder. Bu arada basina gelmeyen kazik kalmayanlar oldugu gibi, gayet rahat bir yasam surenler de olur. Bunu tanrinin bize yazdigi kader diye adlandirmak, *butun canlilar icin gecerli olan doga kanunlarini gormemezlikten gelmektir. Acikcasi hayat denilen seyi gozlemleyip, insanlara sanki insanustu bir varlik tarafindan bilhassa tasarlandigini , bilinen bir gercegi satmaktan ote birsey degildir.
* * Daha once zelzele misalini vermistim, insanlar korunma teknolojisine ulasmadiktan once, hemen her olayda binlerce insan, sozde tanrinin karariyla olmekteyken, bilim ve teknoloji sayesinde tanrinin arzusuna karsi gelmeyi ogrenmis, *insan kaybi inanilmaz derecede azalmistir.
* *Tanri akil verdi, gine o akilla kurtuluyoruz *diyenlere, once tanri neden boyle bir felaket vermek istemis olsun diye dusunmelerini salik veririm. Eger hala israr ediyorsaniz, doga'nin adina allah diyorsunuz derim.

kotan
23-06-2007, 19:14
"İnkar edenler, "Kıyamet bize gelmeyecektir" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile ondan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır." sebe suresi/3
"yaptıkları küçük büyük herşey ,satır satır kitaplarda yazılmıştır."kamer suresi/52,53
"Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır. "hadid suresi/22
daha birçok ayet ve hadis de mevcut kaderle ilgili.Allah bizimle irtibat için peygamber ve kitaplar göndermiştir,onlardan edindiğim bilgilerle yazıyorum.
Bunu tanrinin bize yazdigi kader diye adlandirmak, *butun canlilar icin gecerli olan doga kanunlarini gormemezlikten gelmektir.
dinle doğayı neden ayrı görüyorsunuz.din herşeyi kapsar.doğayı yaratan da Allah'tır.O'nun yarattığı şeyi evreni yönetiyormuş gibi davranmak komik geliyor bana.Allah olmasaydı çok büyük bir haksızlık olması gerekirdi ortamda,neden o lüks içinde yaşarken ben sürüneyim?veya hayatını her pisliğe bulaşarak geçiren bir insanla temiz hayatı olan biri aynı şartlar altında yok olacak bu haksızlık değil mi?bunu hiç düşünmüyor musunuz gerçekten merak ettiğim için soruyorum.
Tanri akil verdi, gine o akilla kurtuluyoruz *diyenlere, once tanri neden boyle bir felaket vermek istemis olsun diye dusunmelerini salik veririm.
insanlara bir akıl vermiş ve onu kullanmalarını istemiştir(nereden biliyorsun yüzyüze konuştun mu diyeceksiniz yine,söylediklerim uydurma değil Kuran dan edindiğim bilgiler).teknolojiler ölümsüzlüğü getiremedi değil mi ?ölüm Allah'ın emridir,her canlı bunu tadacaktır elbet;tabi yaşam süresi kaderine bağlıdır.siz gelişerek birçok teknolojilere sahip olarak Allah'ın yazdığına karşı çıkmış olmazsınız.aksine Allah çalışan kulunu sever.yaşam sürelerinin uzamasıyla kaderi mi değişiyor yani?kaderi zaten buna göre yazılmıştır.
saygılarımla

dilaver
23-06-2007, 22:52
Allah olmasaydı çok büyük bir haksızlık olması gerekirdi ortamda,neden o lüks içinde yaşarken ben sürüneyim?veya hayatını her pisliğe bulaşarak geçiren bir insanla temiz hayatı olan biri aynı şartlar altında yok olacak bu haksızlık değil mi?bunu hiç düşünmüyor musunuz gerçekten merak ettiğim için soruyorum

* * * * sayın kotan tam da bam teline bastınız konunun. İşte tüm mesele de bu. Siz olayı çözdünüz ama tersten çözdünüz tepetaklak duruyor, şimdi yapacagınız tek iş bunu yerli yerine oturtabilmek. Bunu da az bir süreç olmasını dilerim.

* * * * *Sizin de aksi taraftan tespit ettiginiz gibi tanrının ya da dinlerin tek bir amacı vardır, o da, var olan sömürü mekanizmasına meşru bir açıklama getirebilmek. Bu açıklama ve bu iman olmadıgı takdirde insanların isyanını zapt edebilmek mümkün degildir çünkü.

* * * * * Kerameti kendinden menkul kutsal kitapları bırakıp ta insanlık tarihinin yazılı ve sözlü geleneklerini degerlendirmeye aldıgımız zaman şuna rastlıyoruz. En eski atalarımız tarımdan evvel avcılık ve toplayıcılıkla geçiniyorlardı ve bir tanrı fikrine sahip degillerdi. Mülkiyetleri ortaktı,ugraşları ortaklaşaydı ve paylaşımları da ortaklaşmacıydı. İnsanlar hür olarakdogarlar ve o günkü koşullara göre tüm insanların sahip oldukları haklara istisnasız olarak sahip olurlardı. İnsanlar arasında sınıf farkı olmadıgı için haksızlık ve sömürü de yoktu.

* * * * * * Tarımla birlikte bir üretim fazlaşı oluştu. Çünkü toprak dogurgandı ve kısıtlı degildi. İşte bu köleligi dogurdu ve yaygın üretim daha çok emegi gerektirdi. Tanrılar tam da bu aşamada ortaya çıktı. Tanrılarla beraber ahret inancı da ortaya çıktı. İşte tanrı düşüncesi ile birlikte o zamana kadar dogumla kazanılan insanca yaşama hakkı, ölümle kazanılabilen bir hak haline geldi.

* * * * * * Bu tarih insanlıgın, 6.000 senelik sınıflı toplumların tarihidir. Başka da bir şey söylemeye gerek duymuyorum. Madem ki yukarıda alıntıladıgım cümleyi sarfettiniz, eninde sonunda bu cümlenin gerçekçi sonuçlarına da ulaşabileceksiniz.

* * * * * * saygılarımla

kotan
24-06-2007, 01:43
Tanrı türklerde çok eskilerden beri var olan inançtır.tarım bilindiği gibi yerleşik hayatla güç kazanmıştır.ancak türklerde bu hayata geçilmeden önce de inanışlar hakimdi. Türk devletlerinde sosyal hayat sınıfsızdı. Başarılı olan bir kişi en üst görevlere kadar çıkabilirdi. Ayrıca Türklerde kölecilik anlayışı yayılmamıştır.
din insanlıkla varolmuştur.insanlar aya güneşe bakıp kendilerine yeni tanrılar aramışlardır.bu düzenin bir yaratıcısı olduğunu düşünmüşlerdir.insanlar Allah'ı yaratmamış,bulmuştur.
din insanları sömüren bir şey değildir.ama günümüzde bazı kişiler tarafından insanların din kullanılarak duyguları sömürülmektedir.bunda dinin suçu yoktur.din insanların insanca yaşamasını sağlayan olgudur.

frodo
01-11-2007, 12:58
Allah kendine has bir ‘ilimle’ gaybı bilmektedir. Gelecekte ne olacağını biliyor olması Cüz-i irade denilen insanın kendi kaderini çizebilme kavramı ile çelişmez. Şu anda benim bu yazıyı yazacağımı ,sizin de okuyacağınızı bilmektedir.

Peki “önceden bilinen bir eylemde bulunanın”, iradesinden bahsedilebilir mi ? Bu soruya verilen *cevap eylemin yapılmasının, yazılı olduğu için değil, yapılacağı malum olduğu için yazılı olduğudur. Bunu kavramak için bağımsız bir gözlemcinin zamanda yolculuk yaptığını düşünün. Geleceğe yaptığı yolculukta benim bu yazıyı yazdığımı görmüş ve kayıt altına almıştır. Yazıyı yazmamla hiçbir ilgisi yoktur o (yazma eylemi) irademi kullanarak yaptığım seçimlerin ürünüdür . Gözlemcinin herhangi bir dahli yoktur.

Zorlama da olsa bu açıklama külli- cüz-i irade kavramına açıklık getirir gibi durmaktadır.

Varsayalım ki bağımsız gözlemci bir biçimde benim yazıma müdahale etmiş olsun. Örneğin ne yazdığıma bakarken koluma çarpmış ve bir harfi yanlış yazmama neden olmuşsa bağımsız gözlemci “özgür” olabilir mi ? Yani benim cüzi irademin bir parçası olarak kaderini belirlemiş, ve bu anlamda özgürlüğünü yitirmiş olur mu ? *Artık gelecekte ne yapacağını bilmektedir , bunun dışına çıkabilmesi için benim yazma eyleminde bulunmamam gerekir ki bu da, o *gözlemcinin geleceğe yaptığı yolculuğun hiç olmadığı sonucuna gider. Kısaca hem geçmiş hem de gelecek değişmiş olur. Artık bağımsız gözlemci özgür değildir ve kaderine bağlıdır (mı ?)

B@SHK@N
12-07-2008, 14:58
Elbette değiliz..hangi din bunu söylüyor..

faydasızım
14-08-2008, 09:45
Tabi Ki Degiliz Allah Yalnizca Bizim Ne Yapacagimizi Biliyor Bizim Hangi Yolu Seçecegimizi Biliyor Bize Etki Etmiyor

emil
26-08-2008, 19:11
Tabi Ki Degiliz Allah Yalnizca Bizim Ne Yapacagimizi Biliyor Bizim Hangi Yolu Seçecegimizi Biliyor Bize Etki Etmiyor

ENFAL SURESI
65−Ey peygamber, mü'minleri cihada tesvik et! Eger sizden sabreden yirmi kisi olursa ikiyüz kisinin üstesinden gelir ve eger sizden yüz kisi olursa o küfredenlerden binini alteder. Çünkü onlar, gerçegi kavrayamayan anlayıssız bir topluluktur.

66−Simdi Allah sizin yükünüzü hafifletti ve sizde bir zaaf bulundugunu bildi. Simdi sizden sabredecek yüz kisi olursa, ikiyüz kisiyi alteder. Sizden bin kisi olursa, Allah'ın izniyle ikibin kisiye üstün gelir. Allah sabredenlerle beraberdir.

Tanrı bizim ne yapacağımızı biliyor ama kendinin ne yapacağını pek bilemiyor anlaşılan.Aslında bu ayet te gösteriyor ki bunu Muhammed kendisi savaşçıları motive etmek için yazdırmış.Ama ilk sefer biraz fazla sallamış ve büyük ihtimal müslümanlar itiraz edince değiştirmek zorunda kalmış.Bunun başka mantıklı açıklaması yok korkmadan düşünen için.

troyya
26-08-2008, 19:23
ENFAL SURESI
65−Ey peygamber, mü'minleri cihada tesvik et! Eger sizden sabreden yirmi kisi olursa ikiyüz kisinin üstesinden gelir ve eger sizden yüz kisi olursa o küfredenlerden binini alteder. Çünkü onlar, gerçegi kavrayamayan anlayıssız bir topluluktur.

66−Simdi Allah sizin yükünüzü hafifletti ve sizde bir zaaf bulundugunu bildi. Simdi sizden sabredecek yüz kisi olursa, ikiyüz kisiyi alteder. Sizden bin kisi olursa, Allah'ın izniyle ikibin kisiye üstün gelir. Allah sabredenlerle beraberdir.

Tanrı bizim ne yapacağımızı biliyor ama kendinin ne yapacağını pek bilemiyor anlaşılan.Aslında bu ayet te gösteriyor ki bunu Muhammed kendisi savaşçıları motive etmek için yazdırmış.Ama ilk sefer biraz fazla sallamış ve büyük ihtimal müslümanlar itiraz edince değiştirmek zorunda kalmış.Bunun başka mantıklı açıklaması yok korkmadan düşünen için.


senin simdi karsında 10 rakip var

birinde de 2 rakip var


soru; hangisinde daha cok efor sarfedersin :?

emil
26-08-2008, 20:17
Diyelimki ilkinde 1'e 10'dular.yendilerse bir sorun yok ikinci ayete de gerek yok.1'e 10 yeniyorlarsa 1'e 2 çok rahat yenerler.Ama görülüyor ki ilk savaşta yenilmişler çünkü zaaflarından bahsediyor.E bu durumu tanrı hesap edemedi mi?

Yani 1'e 10 siz onları yenemezssiniz biraz sabredin anlaşmaya çalışın giibi bir ayet olabilirdi.Ya da Allah inananları bile bile mi zaiyata uğrattı?Zaten zor durumdaydınız sizin yükünüzü hafiflettim demesi biraz alaycı olmaz mı?

Ama bu ayet tek savaştan bahsediyor.Ve bu iki ayet bir çatışmadan önce büyük ihtimalle bir kaç gün arayla söylenmiş.İlkinde 1'e 10 siz onları yenersiniz diye bir ayet olunca büyük ihtimalle müslümanlar biraz homurdandılar."nasıl biz onları yeneriz, zaten sayımızda da az, silahımız az vb."Bunun üzerine ikinci ayetle daha mantıklı bir motivasyon yolu seçilmiş.

troyya
26-08-2008, 20:45
Diyelimki ilkinde 1'e 10'dular.yendilerse bir sorun yok ikinci ayete de gerek yok.1'e 10 yeniyorlarsa 1'e 2 çok rahat yenerler.Ama görülüyor ki ilk savaşta yenilmişler çünkü zaaflarından bahsediyor.E bu durumu tanrı hesap edemedi mi?

Yani 1'e 10 siz onları yenemezssiniz biraz sabredin anlaşmaya çalışın giibi bir ayet olabilirdi.Ya da Allah inananları bile bile mi zaiyata uğrattı?Zaten zor durumdaydınız sizin yükünüzü hafiflettim demesi biraz alaycı olmaz mı?

Ama bu ayet tek savaştan bahsediyor.Ve bu iki ayet bir çatışmadan önce büyük ihtimalle bir kaç gün arayla söylenmiş.İlkinde 1'e 10 siz onları yenersiniz diye bir ayet olunca büyük ihtimalle müslümanlar biraz homurdandılar."nasıl biz onları yeneriz, zaten sayımızda da az, silahımız az vb."Bunun üzerine ikinci ayetle daha mantıklı bir motivasyon yolu seçilmiş.


hz.peygamberin kaybetmedigi savas var mı topluluk bakımından :) artı 1 e 10 veriyorum sana hadi mucadele et kazan demekle 1 e 2 veriyorum...sadakatinizi olctum simdi size daha cok takviye edicem demek farklı bir şey...yani burada Allahın yardımı giriyor işin icine ...

sende ateist oldugun icin onu ben sana anlatamam...zira dogaustu guc size sacma geliyor

emil
26-08-2008, 21:15
Sayın go_away
Siz benim burada demek istediğimi anladınız sanırım.Ama sizin ne demek istediğinizi benim anlayamayacağımı söylemişsiniz.Sağlık olsun.
Ayrıca Muhammed'e inanmıyor olmak sadece ateist olmak değil bildiğin gibi.
Kendim için söylemiyorum.İllaki insanları etiketlemek gerekmez bence.
Peki hiç aklından bunların yalan olabileceği geçti mi?Yoksa bunu düşünmek bile günah sayıldığından düşünmedin mi?Bu bir taktik olamaz mı?"Bunu bile düşünmek sizi cehenneme götürür." türünden ayetler aslında kendisini sigortalayan güzel bir taktik olamaz mı?Kendine güvenen bir tanrı neden kendisiyle ve peygamberle ya da kuranla ilgili "bazı şeyleri düşünmeyi "bile yasaklar?
Örneğin neden kuranda bir sürü "bu kuran mükemmeldir, hiçbir tutarsızlık yoktur" gibi şeyler söylemeye ihtiyaç duymuş tanrı.Eğer zaten mükemmelse bunu söylemeye ne gerek var?Yoksa bu da bir sigorta olmasın?Muhammed günün birinde insanlar bazı açıklar bulursa bu ayetle insanları bunlardan men etmiş olmuyor mu?
Sonuçta ben (ya da başkaları) böyle şeyler düşündüğüm için mi cehennemde yanmayı hak ediyorum?

katre_07
29-08-2008, 15:02
hayatımız bir film şeridi gibi ONUN önündedir bu kadar basit...
o filmin
başınıda sonunu da..
iyilerin kazanıp kötülerin kaybettiğini de bilir....
ortasını da..
bazılarının kendi filminde sonuna kadar iman etmeyeceğini de...
bazılarının pişman olup iman edeceğini de...!!
çünkü hayatımız bir film şeridi gibi... onun önünde....

ozedonus
29-08-2008, 16:27
Kader Tanrının zatı ile ilgili olduğu için tasavvuru zordur.En iyisi kaderi varolanı bilmek olarak anlamaktır.

Bilgi, bilinene bağlıdır” dediğimiz an, bilginin bilinen üzerinde hiçbir etkisi kalmadığını ifade etmiş bulunuyoruz. Aksine, bilinenin kendisi bilgi sahibinin bilgisini oluşturmaktadır.Bunu çok çarpıcı bir örnekle somutlaştırsak sanırım daha net anlaşılacak.Allah o kadar sonsuz bilgi sahibidir ki Onun bilgisi her şeyin ne zaman, nasıl olacağını bilecek en üst seviyeye ulaşmıştır.Bu onun sonsuz gücü ile de bağlantılıdır.Ama bu sadece bilgidir.Bizim çok ustası olduğumuz veya bir işin ehli olduğumuz bir konuyu bilmemiz ilgili işin nasıl sonuçlanacağını bilmekle ilgili olduğu gibi...Çalışmayanın sınıfı geçmeyeceğini biliyoruz mesela..Bu bilgimizden dolayı çalışmayan geçmiyor değildir.

Bunu "Allahın bilmesi" ve "insanın yapacakları" üzerinde yoğunlaştırsak; İnsan yapacağı için Allah bilmiş ve yazmıştır. Yoksa insan Allah ne yapacağını bildiği için yapıyor denilemez. Ünlü İslam kelamcısı Maturdinin görüşü de bunu deteklemektedir.Maturidi,herhangi bir şeyin zihinde olduğu sürece yaratılmamış olduğunu savunur.Ona göre,”var”lık zihinde olduğu sürece göreceli bir kavramdır ve yaratılmış değildir.Ne zaman bir şeye var desek o zaman yaratılmışlığını kabul ederiz.Bunu insanın yaptıkları bağlamında düşünürsek; insanın bir şeye yönelmesi, önceden yaratılmış değildir.İnsan, yöneldikten sonra yaratılmaktadır.Eğer yaratıldıktan sonra insan yönelseydi anlamsız sayabilirdik.

Eşari ise insan yöneliminin Allah katında biliniyor olmasını onun insan yönelmeden yaratılmış olduğuna yorar.Eşariye göre Allah, yarattıktan sonra insan bir şeye yönelir.Ancak Eşariye göre,insanın yöneldiği şeyin yapılması yaratılmış değildir.İnsanın sözgelimi elini klavyeye uzatmaya yönelmesi Allah katında bilindiği için yaratılmışlığını kabul eder ama insanın klavyeye elini uzatma işlemini gerçekleştirmesinin yaratılmadığını savunur.İki kelamcının ortak görüşü "insanın yöneldiği işte özgür olduğu ve Allahın bilgisinin kişinin yaptığını etkilememesidir." Eğer öyle olmasaydı Maturidi yönelmeyi,Eşari yönediği şeyi yapma işlemini “yaratılmamış”kategorisinde değerlendirilmezdi.Öyle anlaşılıyor ki yaratılmamış bir işte zorlama da olmaz.Allahın iliminde olan her şey yaratılmış değildir.Ona bakarsak Allah ezeli sonsuz ilmiyle sonsuz kadar her şeyin oluşumunu bildiğine inanıyoruz.Ama hala yaratılmamış olan çok şey vardır.Bilme ve yaratmayı karıştırmamak gerekir

Mutezile ise insanın iyi işlerini ve iradesi dışında gelişen evrensel olayları yorumlamada Eşariler ve Maturidiler gibi düşünmesine rağmen kötü işleri Allahın yaratmadığını savunur.Onlar bunu düşünürken Allahın adalet sıfatı gereği kötülüğe razı olmadığı için yaratmayacağını da düşünmüşlerdir.Bunu “İyilikleri Allah'tan Kötülükleri Nefistendir” ayeti ile de kanıtlamaya çalışmışlardır.

Gördüğünüz gibi kader içinde öenmli bir bilgi,varlık ve ahlak felsefesini barındıran zor bir konudur.Bu sorulara rağmen “ama biliyor” sorularının devam etmesi konunun ontolojik düzeyde yeteri derecede anlaşılmamış olduğunu gösterir. Bu yüzden İslam bilginlerin bir çoğundan kaza ve kader konusu sorulduğunda, diğerlerini ikna etmeği bırak hatta kendilerini tatmin edecek bir cevapları bile olmadığını görülür. Bu nedenle de "Bu konuya çok derince dalınmaması gerekir" diyerek geçiştiriyorlar.Ki öyledir de..Bunların ötesindekiler, bize kapalı olan, yükümlülük ve sorumluluğumuzu aşan bir alana dâhildir. Bu alanı “Allah kimseye en küçük bir oranda dahî haksızlık yapmaz” diyerek Allah’a havale eden bir îman ile aşmaktan ve Allah’a teslim olmaktan başka yapılacak bir şey yoktur.

emil
29-08-2008, 18:03
BAKARA SURESI
267−Ey iman edenler, gerek kazandıklarınızın ve gerekse sizin için yerden çıkardıklarımızın temizlerinden Allah yolunda harcayın, kendinizin göz yummadan alamayacagınız adilerini vermeye yeltenmeyin ve Allah'ın hiç bir seye ihtiyacı olmadıgını ve sükredilmesi gereken oldugunu bilin.

Zumer7−Eger inkar ederseniz, süphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur.
İnananlara mı ihtiyacı var?Hayır.Benim anlayamadığım allahın hiçbirşeye ihtiyacı yok tamam zaten olması beklenemez.Peki niye kuran'da insanlara kendini inandırmak için yeminler ediyor, yalvarıyor yakarıyor.cennetler vaad ediyor, göğsü yeni tomurcuklanmış huriler, nuriler var diyor.inanmazsanız cehennemde yanıp zakkum yiyeceksiniz diye korkutuyor.madem insanların inanmamalarına ya da inanmalarına ihtiyacı yok niye böyle davranıyor?Sonuç olarak Allahın değil ama Muhammedin kendisine inanan insanlara ihtiyacı vardı.

barışsezer
29-08-2008, 20:37
hayatımız bir film şeridi gibi ONUN önündedir bu kadar basit...
o filmin
başınıda sonunu da..
iyilerin kazanıp kötülerin kaybettiğini de bilir....
ortasını da..
bazılarının kendi filminde sonuna kadar iman etmeyeceğini de...
bazılarının pişman olup iman edeceğini de...!!
çünkü hayatımız bir film şeridi gibi... onun önünde....
Sevgili Katre_07'ciğim! Nasılsın benim güzel oğlum!(Eğer kadınsan senden özür diliyorum madam!) Ne güzel de döktürmüşsün öyle; sen senarist misin, yoksa yakında senaristliğe mi soyunmaya çalışıyorsun?! İslam inanışındaki tanrı bile senaristlik konusunda senin eline su dökemez sevgili Katre_07!

Düşünsene; İslam dinine göre, ilk insan olan Adem'den, yaklaşık 1400 yıl önce Arap yarımadasında doğup büyüyen Muhammed'e kadar birçok peygamber ve din, bir film şeridi gibi bu dünyanın gözleri önünden geçip gitmiş; ve nihayetinde de, yine İslamiyet'e göre, allah -değiştirilme ihtimaline karşı- Kuran'ı koruma altına aldığını beyan etmiş ve onun bu özelliğini kıyamete kadar sürdüreceği müjdesini biz gariban insanlara vermiş!

Peki bu yönetmen, veya gişe rekoru kıran bu filmi izleyen seyirci "allah" karakteri, ilk gönderdiği dinleri de neden Kuran gibi kıyamete kadar tütsüleyip kutsa(ya)mamıştır?! Yoksa bu film şeridi, sona doğru yaklaştıkça allah'ın jetonu geç mi düştü acaba?! Mademki bu dünyadaki insanların yaşamı çok ciddi bir ahiret sınavı sürecinden geçiyor; o halde, allah tarafından bu sınavın ta en başından beri aynı ciddiyetle ve özenle ele alınması gerekmez miydi?! Yani inandığın allah, Muhammed'i son peygamber seçmeden önce şöyle mi düşündü sence; "Ben ne yaptım ya! Kahretsin! Şimdiye kadar gönderdiğim dinleri, bu insanlar sürekli değiştirip, benim hak yolumdan saptılar! Ve sonunda baktım gördüm ki, bu insanlar kesinlikle akıllanmayacak; bu nedenle, ben de geçmişten ders alarak, bundan sonra göndereceğim kitabı kutsayacağım ve canım meleklerimle birlikte bu son kitabımı bu kez kıyamete kadar korumayı başaracağım inşallah! Ne demişler; azmin elinden hiç bir şey kurtulamaz! Artık daha fazla kitap ve peygamber göndermeye dermanım kalmadı benim! Bu işten bıktım usandım valla! Kıyamet zamanını dört gözle bekliyorum! Bu dünyadaki film bittiğinde ise en zevkli prodüksiyonum olan "Ahiret" dizisini -hiç bitmemek üzere- gösterime sokacağım! Ve cennet ile cehennem mekanlarında yaşanacak deneyimlerle birlikte, hep birlikte coşacağız, eğleneceğiz, yanacağız ve kavrulacağız inşallah! Heyt be, aklımı seveyim ben! Nasıl da gaybı biliyormuşum öyle!"

Sen ne dersin sevgili Katre_07? Daha önceki kutsal kitaplarını koruyamayan rejisör "allah" karakterimiz, yukarıdaki (kendi) sözlerinden çok daha ağırını hak etmemiş midir sence?!
Sana kucak dolusu sevgiler, Katre_07!

katre_07
29-08-2008, 21:38
Peki bu yönetmen, veya gişe rekoru kıran bu filmi izleyen seyirci "allah" karakteri, ilk gönderdiği dinleri de neden Kuran gibi kıyamete kadar tütsüleyip kutsa(ya)mamıştır?! Yoksa bu film şeridi, sona doğru yaklaştıkça allah'ın jetonu geç mi düştü acaba?! Mademki bu dünyadaki insanların yaşamı çok ciddi bir ahiret sınavı sürecinden geçiyor; o halde, allah tarafından bu sınavın ta en başından beri aynı ciddiyetle ve özenle ele alınması gerekmez miydi?! Yani inandığın allah, Muhammed'i son peygamber seçmeden önce şöyle mi düşündü sence; "Ben ne yaptım ya! Kahretsin! Şimdiye kadar gönderdiğim dinleri, bu insanlar sürekli değiştirip, benim hak yolumdan saptılar! Ve sonunda baktım gördüm ki, bu insanlar kesinlikle akıllanmayacak; bu nedenle, ben de geçmişten ders alarak, bundan sonra göndereceğim kitabı kutsayacağım ve canım meleklerimle birlikte bu son kitabımı bu kez kıyamete kadar korumayı başaracağım inşallah! Ne demişler; azmin elinden hiç bir şey kurtulamaz! Artık daha fazla kitap ve peygamber göndermeye dermanım kalmadı benim! Bu işten bıktım usandım valla! Kıyamet zamanını dört gözle bekliyorum! Bu dünyadaki film bittiğinde ise en zevkli prodüksiyonum olan "Ahiret" dizisini -hiç bitmemek üzere- gösterime sokacağım! Ve cennet ile cehennem mekanlarında yaşanacak deneyimlerle birlikte, hep birlikte coşacağız, eğleneceğiz, yanacağız ve kavrulacağız inşallah! Heyt be, aklımı seveyim ben! Nasıl da gaybı biliyormuşum öyle!"

- sanırım yazdıklarının konumuzla bir alakası yok..yazdıkların.. ilahi bir dinin yerine başka bir dinin gelmesi ile ilgili..

barışsezer
29-08-2008, 22:00
- sanırım yazdıklarının konumuzla bir alakası yok..yazdıkların.. ilahi bir dinin yerine başka bir dinin gelmesi ile ilgili..
Sevgili Katre_07; bana yanıt verme nezaketinde bulunduğun için sana binlerce teşekkürler...
Evet, yukarıda söylediğin kısmen doğru; ancak benim yazdıklarım, aynı zamanda İslam versiyonlu tanrı'nın, senin daha önceki yazında bahsettiğin film şeridini ne kadar net görebildiğiyle de ilgili...