zekibingöl
23-05-2006, 12:09
Haklarımızı biliyor muyuz…?
Elçin ALPTEKİN
http://www.platformhaber.com/Detay.asp?yazar=121&yz=215
- Oturduğumuz evlerin arsaları 775 Sayılı Yasa gereği fakir halka konut yapılması için tahsis edilen arsalardan mı?
- 1966 yılında çıkartılan Yasa ne diyor?
- Yasa 40 yıldır nasıl suiistimal edildi?
- Yasayı suiistimal ve ihlal edenler için yasa ne tür yaptırım getiriyor?
- Yasayı suiistimal edenler için zaman aşımı kurtuluş olabilir mi?
- Bir gün devlet yasaya dayanarak evlerimizden bizleri çıkartabilir mi?
- 775 Sayılı Yasa ile hak sahibi edilen fakir halk, kendilerine tanınan hakların ne kadarını biliyor? Ya da biliyor mu?
- Ev sahibi olmak isteyen ama olamayan fakir halk bir dilekçe vererek bağlı bulundukları belediyelerden arsa alabilir mi?
- 775 Sayılı Yasa nasıl suiistimal edildi?
- 40 yıldır ihlal edilen yasanın dedikleri ne zaman gerçekleştirilecek?
Hepimiz gecekondu yıkımlarının nasıl geçtiğini biliriz. Ağlayanlar, çığlıklar, kendisini yıkım araçlarının üstüne atanlar, yakmaya kalkanlar… Sirenler kulakları sağır ederken copların, taşların havalarda uçuştuğuna tanık olmuşuzdur.
Kızarız üstelik bu insanlara; “Neden kamu malının üstüne gecekondu yaptı?” diye…
Hiç düşünmeyiz, bu insanlar neden bu yola başvuruyor…
Ülke gerçeğinde emekli ikramiyesiyle bile konut almanın çok zor olduğunu biliriz oysa…
Yasa koyucu da biliyor…
Ve 1966 yılında, yani bundan tam 40 yıl önce sosyal barışı sağlamak için 775 Sayılı Gecekondu Yasası’nı çıkartıyor…
Çok açık ve net olan yasayı korumak için ağır yaptırım maddeleri ilave ediliyor yasaya…
Çünkü, barınma ihtiyacı çok önemli…
Aş kadar, iş kadar önemli…
Böylesine önemli konuyu “TÜRK İŞİ MORTGAGE” kitabın yazarı emekli Binbaşı Zeki Bingöl’le konuştuk. Bingöl, kitabında; yasanın ne olduğunu, 40 yıldır nasıl suiistimal edildiğini açıklıyor. Kitabı yazma amacının halkı bilinçlendirmek olduğunu belirten emekli Binbaşı Zeki BİNGÖL ile yeni çıkan kitabı üzerine bir söyleşi yapmayı biz de kendimize görev bildik…
Türk İşi Mortgage nasıl doğdu?
Biliyorsunuz, 2002 yılında Büyükçekmece‘de merkez olmak üzere bir tahkikat başladı. Bu tahkikat ilk önce askeri şahıslar için başlatıldı. (3628 sayılı yasa gereği), bazı askeri şahıslarla ilgili; halk arasında “Gecekonduyu önleme yasası” diye bilinen 775 Sayılı Yasa’ya muhalefet ettikleri ve haksız kazanç sağladıkları konusunda şikayet dilekçeleri vardı. Özellikle eski İlçe Jandarma Komutanı M. Ş, hakkında bir uzman çavuş ve astsubay dilekçe verilmişti. Araştırma başlatıldı ve bir hafta içersinde bir tane villa, dört tane daire, iki tane ticari taksi gibi ve 100 bin dolarlık banka hesabı olduğu ortaya çıktı. Bu, bir devlet memurunun 30 yıllık emeğinin karşılığının çok çok üstündeydi. Sonra konu askeri tahkikat açısından değerlenmek üzere incelemeye alındı. Cumhuriyet Başsavcısı Yavuz Ersoy bu olayın çok ciddi olduğunu söyleyerek belgeleri intikal ettirilmesi gerektiğini söyledi.
Cumhuriyet Başsavcısını rahatsız eden şey neydi?
Örnek incelemeye aldığımız konu taksi duraklarıydı. Taksi durakları, Karayolları Kanunu ve İmar Yasası gereği vatandaşımızın her hangi bir taksiye binip-ineceği yerlerdir. Binip inerken trafik aksamaması gerekir ve can güvenliği olması gerekir. Ayrıca herkese ve orada bulunan bütün ticari taksilerin kullanımına aittir. Levhası dışında hiçbir şekil de başka bir şey olmaması gerekir. Ama görüyorsunuz ki her taksi durağında bir kulübe var.
Bunların durak müdürleri var. Bunlar taksilerden günlük para alırlar. O duraktaki sıraya girmek içinse 20-40 bin dolar paralar veriliyor. Yasaya göre bunlar tamamen suçtur. Halkın malını işgal etmek suçtur. Araştırmalarımızda gördük ki, çalıştırılan taksiler emekli asker ve polis gibi birilerinin… Ama hiçbir taksi durağında vergi levhası yok. Olamaz, çünkü resmi bir kazanç değil. Hepsi yasadışı…
Ama, hemen hemen her emniyet müdürlüklerinin, jandarmanın, kaymakamlıkların hatta adliyelerin önlerinde taksi durakları var…
Evet var. Hepsi yasadışı… Hatırlayınız, Ankara’da Danıştay’ın önünde bir durakta 3-4 kişi pompalı tüfekle vurulmuştu. Vuran da taksi durağından atılan taksi şoförleriydi sanırım.
Kısacası birileri halkın malını gasp ediyor. Hatta bu belediye açısından da bu böyle… Bakıyorsunuz Beylikdüzü Belediyesi bu durakları ihaleye çıkarıyor. Bu külliyen yasadışı…ayrıca sonra bir bakıyorsunuz tekerlekli araçlardan işgaliye parası alıyor. Yasalara göre tekerlekli araçlardan işgaliye alamazsınız ama alıyor adam. Bir de duraktaki adamlar şikayet ediyor; “falan taksi bizim bölgede çalışıyor” diye…çalışır... Engelleyemezsin. Serbest ticaretin engellenmesi 4422 suçudur. Halkın malının işgal edilmesi 4422 suçudur.
775 Sayılı Yasa nedir?
En önemli konulardan bir tanesi halkımızın barınması konusudur. Deprem bölgesinde yaşıyoruz, yani şehirciliğimiz, konut imal edilmesi o kadar iyi olmalı ki yüzlerce-binlerce insanımız hayatını idame ettirsin.
Gecekondu Yasası çıkartmış devlet 1966 yılında…diyor ki bu yasaya göre, hazine arazileri şahısların veya vakıfların kanuna uygun şekilde, yani 775 Sayılı Yasa’nın emrettiği şekliyle belediyeler bu arazileri alacak ve ıslah edecek. Emlak Bankası’nda bir fon oluşturulacak. Bu fonla devlet, fakir fukara insanına –Sosyal Konut- dediğimiz ve 100 metrekareden küçük -daha sonra bu ölçü biraz daha arttırıldı- konutlar üretecek ve bu insanlarımızın insanca yaşaması sağlanacak…
İnsanlarımızı, insan haklarına uygun ortamda yaşatmak gerektiğini savunur yasa. Böyle ortamlarda büyüyecek olan çocuklar inanıyorum ki daha mutlu olacaktır, daha az suç işleyen insanlar olacaktır. Ayrıca yasadan yararlanan insanların 20 yıl evine dokunamazsınız. Buradaki amaç, o şahsın değil, o evde doğacak çocuğun reşit olmasına kadar geleceğini garanti altına almaktır.
Çok güzel bir kanundur. Ancak, yasayı çıkaranlar bunun suiistimal edileceğini düşündüğü için de çok katı önemler almıştır.
Yasa, suiistimaller için kendisini nasıl koruyor?
Kitabımda yasayı olduğu gibi verdim.
Yasanın 25. maddesi diyor ki; aynen okuyorum ‘Her ne sebeple olursa olsun, bu kanunun hükümlerince arsa tahsis edilecek kimselerin, yoksul veya dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmayan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya herhangi bir yerde bir ev veya apartmanının ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmaması şarttır’. ‘Kimlerin yoksul ve dar gelirli sayılacağı da yasanın yönetmeliğine göre belirlenir’ diyor. Şu seviyede ki insanlar dar gelirli, bunlar yoksuldur diye...
Belediyenin, belli bir araziyi yasaya uygun şekilde alması için bölgesinde gecekondulaşma olması lazım. Bakıyoruz Beylikdüzü’ne, Büyükçekmece’ye… Gecekondulaşma yoktur ama her yer gecekondu bölgesi ilan edilmiş.
Yine yasa diyor ki; eğer siz gerçeğe aykırı bir beyan da bulunduysanız –ki fakir iseniz belge vermeniz lazım- 3 ay ila 1 yıl arasında hapis ve para cezası veriliyor. Madde 37; 500’den 1000 TL’ye kadar para cezası koyuyor. Tabi şuan daha şiddetli bu para cezası…
En önemli maddesi 27. Maddesidir ve aynen şöyle der; “Bu şartlara uymayanlardan, bu kanuna göre tahsis edilmiş veya edilecek taşınmaz mallar hiçbir hüküm alınmasına lüzum kalmaksızın geri alınır”. Yani, yasa öngörüsü içinde kullanılmadığında adalete ya da başka bir yere başvurmaya gerek bırakmadan amacı dışında kullanılan bu arsa ve araziler derhal geri alınır ve bunun da, bu suçun da zaman aşımı yoktur. Bu usul yasasıdır.
Yasa suiistimal mi edildi buralarda?
Bu yasayı suiistimal etmişler. Bir yeri gecekondu bölgesi ilan ederseniz belediye olarak; bunu Bayındırlık ve İskan Bakanı’nın onaylaması ve takip etmesi lazım. Çok ciddi bir konu bu ama ne yazık ki takip edilmemiş. Sadece tapularda 775 Sayılı Yasa şerhi konmuş. Bunlara tapu vermen de mümkün değildir. Tahsistir çünkü…
Türk İşi Mortgage kitabımda yasayı olduğu gibi verdim. Amacım insanları bilgi sahibi etmektir. Bir de böylesine önemli bir yasa 40 yıldır nasıl suiistimal edildi onu gözler önüne koymaktı. Çünkü bu topraklar şehit kanlarıyla sulandı ve kimsenin şahsi çıkarları için kullanılıp talan edilemez. Yasa ile hak sahibi olanlar birileri tarafından mağdur edilmiştir. Sadece onlar değil, yasayı bilinçli bir şekilde suiistimal edip buralardan konut sahibi olanlar da zor durumda bırakılmış ve yasadışı işler yapmış durumuna düşürülmüştür.
Örneğin; Kanun diyor ki eğer belediyeler bu kanunları yazılı amaçlı tahsis edilmek üzere devraldıkları arazi ve arsaları bu amaçlar dışında ve arsaları bu amaçlar dışına tasarruf edemezler. Yani ‘ben bunu gecekondu bölgesi ilan ettim sonra da sanayi bölgesi yaptım’ diyemezsiniz, ‘toplu konut bölgesi yaptım’ diyemezsiniz, ‘ben meclis kararı aldım diyemezsiniz.’ Çünkü yasaya aykırıdır, yasaya aykırı yapılan işlemler yok sayılır.
Yine yasanın bir diğer maddesi (23.) maddesi var, 11. maddesi var bu araziler başka amaçla kullanılamaz. 40. ve 41. maddesi ‘bu kanun uygulanması gereken yerlerde diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz’ diyor.
775 Sayılı Yasa sadece konut düzenlemesi mi getiriyor?
Hayır. Söz konusu yasanın 8. maddesi var. ‘Siz, sosyal konutları yaptınız ama öyle araziler olabilir ki bunlar konut yapmaya müsait değildir. O zaman alışveriş merkezi, tiyatro, sinema, sosyal içerikli yine insanlarımızın medeni şekilde yaşamalarını sağlamak için bu gibi tesislere verebilirsiniz.’ Verdiğiniz taktirde de bunun parasını Emlak Bankası’ndaki fona yatıracaksınız, o parayla sosyal konutların alt yapısını herkesin ortak kullanımına açılan yollar kanalizasyon vs. yapacaksınız.
Ancak siz sosyal konut yapmadığınız halde ilan ettiğiniz gecekondu bölgesini şakır şakır satıyorsunuz. Örneğin, Hadımköy Yolu üzerindeki Metro Gross Market, Azim Çorap Fabrikası, Bayındır Holding, Tatilya gibi pek çok yerler…
Örneğin, Bayındır Holding buradan arazi alacağı zaman yönetim kurulu üyelerinin eşlerinin oluşturmuş olduğu bir kooperatif kurulu kuruyorlar. Bu kooperatifte de kocalarını vekil tayin ediyorlar. Bu adamlarda geliyor Beykoop’tan arazi alıyor 230 bin metrekare. Bunlar toplam 8-10 kişi… Fakir fukara olsa 8-10 tane dairelik yer vermek lazım ama Beykoop veriyor. Babasının yeri değil ki? Kimse de sormuyor ki…
Tatilya’yı yaptılar. Sonra da burayı İş Bankası satın aldı. İş Bankası satın alamaz. Burası hepimizin malı, hiçbir şekilde bu insanların değil. İade etmeleri gerekir ve onurlu olduklarına inanıyorum. Kandırıldıklarını düşünüyorum. Ve kendileri de kandıran insanlardan hesap soracaklarına inanıyorum.
Belediyeler buralarda neler yapmışlar?
Burada belediyeler ne yapılar? Kitabımda anlatıyorum. Büyükçekmece Belediye Başkanı A. Ç. döneminden başlamak üzere günümüze kadar neler yapıldı? Tek tek var hepsi. BEYKOOP hadisesi var örneğin. Burada 775 Sayılı Yasa nasıl suiistimal ediliyor o var. A. Ç., o tarihte bu arazileri 775 Sayılı Kanun çerçevesinde kamulaştırmış. Çatalca’da Hakim A. O. imzalamış. Kitapta çok detaylı anlatılıyor ama 7 tane kooperatif kurmuşlar. Aynı adreste, aynı telefon numarasında ve belediye çalışanları ve akrabalar kurmuş bu kooperatifleri. Bu 7 kooperatif birleşip üstbirlik olarak BEYKOOP’u kurmuşlar. Bunlar toplam 49 kişiler. 49 kişiye 10 bin dairelik yer vermişler. Normal de fakir bile olsalar yasaya göre; 40 kişiyse 40, 49 kişiyse 49 dairelik yer verilmesi gerekmektedir. Ama yasa uygulanmamış.
Kitabınızda isim isim açıklıyorsunuz. Bundaki amacınız nedir?
Kitabımda da kimseyi rencide etmek istemiyorum, sadece uyarmak istiyorum. Gecekondu yasasına muhalif duruma düşen insanların haklarını yazdım –ki, belki bilmiyorlardır, öğrensinler diye…kendilerinin dolandırıldığını değerlendiriyorum. Hepsi bir araya gelip bir yolsuzluğun içersinde olduğunu düşünmüyorum.
Şimdi Beykoop’ta ve diğer kooperatiflerde baro başkanlarımız, avukatlarımız, millet vekillerimiz, basın yayında bulunanlar var. Ve bunlar elit insanlar –bilerek, bilmeyerek- olanları kendileri değerlendirirler. Burada kooperatif yasası yanlış uygulanmış.
Yanlış uygulamalar nedir?
Kooperatifler kat karşılığı veriliyor. 775 Sayılı Kanuna göre arsa alınıyor, belediye toplu konut bölgesi ilan ediyor. Sonra buraları, sanayi bölgesi, ticaret merkezi, yeşil alan yapamazsınız. Sadece burası için söylemiyorum hemen hemen her yerde durum aynı.
Birer ikişer kooperatif ardından üstbirlik… Üstbirlik kurmaktaki gaye de şu; istediği kadar kooperatifi üye olarak alırsınız. Ona arazi tahsis edersiniz ve en önemlisi de birlik ilan ettiğiniz zaman KDV’niz düşer. Ondan da yararlanıyorsunuz. Harçlardan, ondan-bundan…
Yani devleti soyuyoruz, birbirimizi soyuyoruz.
Bu paralarda birilerinin cebine gidiyor.
İnsanlar bu işe nasıl bulaştırılıyor?
Onu da kitabımda açık açık yazdım. Şöyle yapılıyor; hemen gidiyor ‘sayın hakimim, savcım, müdürüm, komutanım falan gel seni kooperatife üye yapalım yavaş yavaş ödersiniz’ deniliyor. Bu ekonomik şartlar içersinde insanlarımız ne yapıyor, çok güzel bir teklif, hemen derhal ve araştırmadan balıklama atlıyor. Örneğin Büyükçekmece Askerlik Şubesi’nin hemen altında Altınoluk Kooperatifi var. Bu kooperatife 256/17 parselde 3628 metre kare arazi tahsis edilmiştir. 775’e göre… Kooperatif 1996 yılında kurulmuş ve üyelerin hiç birisi fakir fukara değil. Kat karşılığı verilmiş. Bunların arasında; bizzat A.’ler olmak üzere, İstanbul Başsavcısı askerlik şube başkanı, kaymakamı, orduevi müdürü, generalimiz, jandarma karakol mensubumuz, jandarma komutanımız, emniyet müdürümüz ve bir sürü A. Akrabası… Başka bir kooperatifte ise 153 tane gazeteci… Yine söylüyorum bunların hiç birisi fakir fukara değil. Bir sürü akraba ve bu suçtur.
Yasa çok açık ve diyor ki; “eğer siz gerçeğe aykırı bir beyan da bulunduysanız -fakir fukara belgesi vermeniz lazım- 3 ay ila 1 yıl arasında hapis ve para cezası verilir”. Şimdi bu kadar adamı böyle suçlu duruma düşürmüş…
Bu ülkenin jandarması, kaymakamı vs. hepsi bir araya gelip bu yasaya aykırı hareket ediyorsa bu çok ciddidir.
775 Sayılı Yasa bir tek Büyükçekmece ve çevresinde mi suiistimal edilmiş?
Hayır, sadece burası değil. Araştırıyorsunuz, bakıyorsunuz ki çok daha farklı yerlere iniyorsunuz. Kadıköy’de bir kooperatif var aynı durumda. Orayı sorduğumuz da ise ilginçtir DGM savcısı ve İçişleri Bakanlığı’nın müfettişleri çıktı. Bunlar da 775’e muhalefet durumunda olanlardan.
Hatta Kastamonu Taşköprü’de belediye başkanlığı yapmış millet vekillerinden bir tanesi var aralarında. M. S. Kendisi ile görüştüğümüzde ‘yasayı bilmiyoruz’ dedi. Yasama organında görev yapıyor, daha öncede belediye başkanlığı yapmış ve yasayı bilmediğini söylüyor. Bu kabul görür mü bilmiyorum bunu da topluma okuyucuya bırakıyorum.
Kanunu bilmemek mazeret teşkil eder mi?
Kanun bilmemek mazeret teşkil etmez. Burada bir yasa var 775 Sayılı Yasa. Halkımızın yüzde 80’i aç veya fakir. Memurumuz, 30 sene çalışıp 30 milyar emekli ikramiye alıyor.. Bununla ev alabilir mi, araba alabilir mi? Bu duruma nasıl gelmişiz? Sosyal eşitliği sağlayan çok önemli bir yasa var ve 40 yıldır suiistimal ediliyor. İnsanlarımızı başka seçeneklerde yaşamaya mahkum ediyoruz sonra da gidip o dört tane duvarın üzerindeki damını da yıkıyoruz. Kitabım da çok net olarak açıklıyorum.
Buradaki rant sizce ne kadar?
Olan biten o kadar çok şey var ki… Birisi geliyor, proje sunuyor; şu kadar otel motel vs yaptıracağım diyor ve 1.750 milyar Türk lirası -o zaman- kredi alıyor. Bu arazi ise fakir fukaraya verilecek arazi. Devlet bunları fakir fukara kabul etti ve o zaman 600-700 milyon dolar para veriyor. 775 Sayılı Yasa çerçevesinde alınan, fakir fukaraya verilmesi gereken araziler evler ya da fon talan edilmiştir.
Bu sadece burası için değil tüm ülkede böyle. Sadece Beylikdüzü’nde 24 milyar doları buluyor. Diğer yerleri de kattığımda çok fazla olabilir.
Yalnız Saadettin Tantan’la bu konuyla ilgili görüşmemizde, kendisi bu konuyla ilgili yaptırmış olduğu araştırmada talanın ve vurgunun tüm Türkiye’de en az 300 milyar dolar diye ifade etmiştir. Bu korkunç bir rakamdır.
Türk İşi Mortgage kitabını yayınlamanızdaki amacınız daha net ortaya çıkıyor…
Evet. Bilinsin istedim, hak sahipleri kendi haklarını öğrensin istedim. Kandırılanlar da kendisini kandıranlardan hesap sorsun istedim.
Düşünün bir kere, 40 yıl önce sosyal adaleti sağlaması açısından çok güzel bir yasa çıkartılıyor ve bu yasa ne yazık ki birileri tarafından 40 yıldır suiistimal ediliyor ve bunu bilenlerimizin sayısı çok çok az.
Geçen 40 yıl içinde ekonomik gidişat iyileşmemiş üstelik her geçen yıl daha geri gitmiştir. Eskiden hatırlarım; pazara insanlar erken saatte giderdi en iyi sebze ve meyveleri almak için. Zaman içinde öğleden sonra, akşamüzeri gitmeye başladılar. Fiyatların düşmesini beklemek için. Günümüzde ise artık Pazar kalktıktan sonra gidip atık malzemeleri seçip almak için kavgalar çıktığı için Bayrampaşa gibi cezaevleri doluyor.
Ayrıca sabah 04’te şu kadar kuruş ucuz diye Halk ekmeği büfesinin önünde kuyruk oluşturuluyor. Bunları görmezden gelemeyiz hiçbirimiz. Birazcık insafa gelmek lazım. Bu ülke 600 milyon dolar için diğer ülkelere neredeyse eğilir duruma gelmişken; örnek vereyim Alkent2000’de 2 bin tane villa var. Bu villa 1 milyon dolar olsa 2 milyar dolar yapar.
775 Sayılı Yasa hiç suiistimal edilmeseydi, ülkemiz bugün neler kazanacaktı?
Ben tüm kalbimle şuna inanıyorum; eğer sosyal konutlar yapılmış olsaydı -ki yapılanlar var- Ataköy, İkitelli hepsini ben kitapta yazdım burada yaşayan insanlar hakikaten dar gelirli insanlar olsaydı, şuan öyle bir sıcak yuvaları olsaydı, o sosyal ortamda hiç değilse bir tane eksik teröristimiz, bir tane eksik hırsızımız, bir tane eksik katilimiz, bir tane eksik kapkaççımız ve bunlara bağlı olarak birer tane de eksik mağdurumuz olacaktı.
Aynı zamanda şehircilik de çok önemli bir şey. Örneğin, sizin çocuğunu okula gidecek kaç cadde geçmesi lazım? Bu şehircilik böyle yapılmış olsaydı o zaman kaç tane trafik kazasında sakat kalmayan çocuğumuz olurdu.
Kişisel görüşüm bunlar ama ranta bağlı olunca ev yapılamayacak yerlere bile ev yapılmıştır. Toprak kaymaları devam ediyor. Deprem olduğunda istemiyorum ama çok ciddi sıkıntılar olacaktır.
775 Sayılı Yasanın suiistimali nasıl durdurulur?
Size çok iddialı bir şey söyleyeceğim. Bakın, 1994’te kurulan eski ismiyle Kavaklı, şimdiki ismiyle Beylikdüzü Belediyesi’nin bugüne kadar aldığı kararların hiçbiri kanuna uygun değil. Yanlışın üstüne doğru yapamazsınız. Olay baştan yanlış başlamış. Seçim listesini incelediğimiz de –ki, CHP noter tutmuş demiş ki; ‘bu seçmen listelerini inceleyin böyle vatandaş var mı, böyle evlerde oturuyor mu?’ diye. Biz de araştırmıştık o zaman. Baktık ki hakikaten yok. Demek ki bunu bugüne kadar seçilen, şuanda bile yönetimde bulunan kişiler kendi realitesini ortaya koyması lazım.
Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüksek Seçim Kurulu Başkanı bile Kavaklı’da kooperatif üyesi olarak 775 Sayılı Yasa’ya muhalif durumdaysa Büyükçekmece İlçe Seçim Kurulu Başkanı muhalif durumdaysa sormak lazım; ‘Bu ne biçim bir iştir ki herkes bulaşmış?’
Düzgünlüğü veya dürüstlüğü konusunda Türk halkında belli bir çizgisi olan yazarlarımız, çizerlerimiz de aynı durumda ise ‘Ne biçim bir beladır ki bulaşmış?’
Bir de şu yön var; insanlar bugün araba aldığı zaman evrakına bakıyor Mercedes almışsa Mercedes yazıyor mu diye, kaç modelse o model yazıyor mu diye, şase numarasına bakıyor. ‘Bu arazide size tahsis’ diyorlar, ‘fakir fukara olduğunuza dair belge vereceksiniz’ diyorlar…yani birazcık da ihmalkarlıkları oldukları kanaatindeyim ya da bir çoğunun haberi yoktur böyle evlerin olduğundan.
Yasa dışılıktan kimler ne şekilde dönmeliler?
Adli makamlara görev düşüyor. En önemli görev de mülki idare amirleri, mal müdürleri, tapu müdürlerine düşüyor. 775 Sayılı Yasa’ya göre hangi arazilerin üzerinde ne var, bunu biran önce tespit edip kimlerin neler yaptığı, yapılanların yasaya uygun olup olmadığı araştırılmalı. Hem de derhal. Yasaya uygun olmayanlar için derhal suç duyurusunda bulunulmalı.
Şimdi burada şöyle bir özellik daha var; bakınız bu yasaya göre zaman aşımı yoktur. ‘Yapılan suiistimal 3-5-10 sene önce yapılan bir ihaledir’ diye geçemezsiniz.
775 başlı başına çok özel bir kanundur ve sosyal adaleti sağlamak için, sosyal barışı sağlamak için, insanlarımızın rahat, mutlu, hür yaşamaları hedeflenmiştir bu yasayla...
Bugün geçim derdine düşmüş insanlar ‘neden evim yok’ diyorsa bu yasanın suiistimalindendir.
40 senelik bir suiistimalin kitabını yazmak zorunda kaldım. Çünkü, bu benim görevimdi. Bu yasaya muhalif düşmüş insanları rencide etmek değil uyarmak, bilgilendirmek için yazmalıydım ve yazdım. Bunu da kitabımda da çok açık seçik ifade ediyorum.
Bu ülke çok şey gördü, bu millet çok şey yaşadı. Bu millet yoktan var oldu. Şuan hukukun üstünlüğünü kabul etmiş ve buna önem veren sivil toplum örgütlerimiz var. Biz, ‘bir Atatürk daha gelecek bizi kurtaracak’ diye beklersek inanın gelmez, mümkün değil. Oysa hepimiz birer Atatürk’üz.
Kitabın önsözünde onun Gençliğe Hitabına onun için yer verdim. Diyor ki; “…memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müskevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarında ki asil kanda mevcuttur!”
Her şeyimiz var yani.
Basına da burada çok önemli görev düşüyor. Çünkü, basın demokrasinin vazgeçilmez güçlerinden bir tanesidir. Demokrasiyi yaşatacaksak, demokrasiyi yaşayacaksak, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğü etkin kılacaksak öncelikle basının da bu konuda ağırlığını koyması lazım.
40 sene önce doğan bir çocuğun hakkı gasp edilmiştir. Onun torununun hakkı gasp edilmiştir.
Ya, kaymakamlıklara bağlı olan İnsan Hakları Komisyonları ne yapabilir ya da yapmalıdır?
Evet var ve Büyükçekemce Kaymakamlığına bağlı İnsan Hakları Komisyonu’nun çalışmalarını merak ettim ve sordum; ‘ne kadar müracaat var’ diye… yok denilecek kadar az. Biz, Ataşehir’den veya Bahçeşehir’den baktığımızda onların hakkını gasp ettiğimizi lütfen bilelim. Kitabın sonuna bir dilekçe örneği koydum bu dilekçeyle herhangi bir vatandaşımız bir dairelik arazi talebinde bulunabilir. Hatta vatandaşımız hak sahibi olmayanlara tahsis edilmiş bu yerlerin iadesi talebinde bulunabilir. Ben TBMM’ye İnsan Hakları Komisyonu’na bu konuda resmen başvuruda bulundum.
Bu yasa o kadar ihlal edilmiş ki Cumhurbaşkanlığı Denetleme Başkanlığı’nın raporunu da kitabıma ekledim. Raporda, ‘fonlara da biriken paralar maalesef başka amaçlarda kullanılmıştır’ diyor. Aynı zaman şuanda Cumhurbaşkanımızın da imzası olduğu kanun ve yönetmelikle ilgili hususları ekte ifade ettim. Bir de, bu işin nereden nereye geldiğini ve şuanda nerede olduğumuzu ifade etmeye çalıştım. Amacım bilgilendirmek. Bilen insan hakkını arar, bilmeyen insan hakkının olduğu dahi bilmez. Yasanın gereği için bir kişiyi bile kazansak bu benim kazancım ve vicdani olarak rahatlamam olur… Amacıma ulaşmam demek olur.
40 yıllık ihlal
Elçin ALPTEKİN
http://www.platformhaber.com/Detay.asp?yazar=121&yz=219
“Bir yasa nasıl 40 yıl suiistimal edilir?” in kitabı yazıldı…
Evet, bir yasa suiistimal edilerek nasıl haksız kazanç elde edilir ve fakir fukaranın hakkı nasıl verilmezin kitabı yazıldı…
Kitabın ismi : TÜRK İŞİ MORTGAGE
Yazarı : Emekli Binbaşı Zeki BİNGÖL
Yayın Evi : Togan Yayıncılık
İsteme adresi : 0212 518 22 94
Kitap bundan kısa süre önce yazarı olan emekli Jandarma Binbaşı Zeki BİNGÖL tarafından bana verildi. Binbaşıyı yerel gazete sahiplerinden tutun muhabirlerine kadar herkes bilir-tanır…
Ulusal (ki böyle bir betimleme yeryüzünün hiçbir ülkesinde yoktur), basında ise Arena Programında “Asrın Vurgunu” adı altında ismi verilmeden “Muhteşem Komutan” diye söylenmişti…
Nedir 40 yıldır suiistimal edilen yasa?
775 Sayılı Yasa’dır.
Ne der bu yasa?
Halk arasında ‘Gecekonduyu Önleme Yasası’ diye bilinir ve fakir fukaraya ev sahibi olması için hak tanır. Gecekondulaşmaların önüne geçerek fakir fukaranın sağlıklı ve planlı yerleşim alanlarında yaşamalarını sağlayan en önemli ‘Sosyal Adaleti’ getiren bir yasadır.
Yasadan kimler yararlanır?
Kendisi söyler yasanın. Der ki; “gecekonduda yaşayanlar, dar gelirliler, şehit aileleri, dul, yetimler ve de fakir olduğunu belgeleyen kişiler yararlanır. ” Kimlere fakir fukara denilebileceğini de yasa kendisi açıklar.
Zaten tüm bu soruların yanıtları kitapta bulunuyor.
1966 yılında yürürlüğe giren 775 Sayılı Yasa, kendisini korumak için de çok sağlam maddeler içeriyor ve ağır yaptırımlar getiriyor.
Neden?
Çünkü, yasanın suiistimal edilmesi önlenmek isteniyor ve yasayı suiistimal edenler –zaman önemli değil- ister 40 yıl önce suiistimal etsin, ister 1 ay önce, cezalandırılmaları için ‘zaman aşımı’ hakkı dahi vermiyor-içermiyor. Yani, mutlaka yaptırım uyguluyor. Ve bir maddesi ile de, yasaya aykırı verilen arsa veya arazilerin hiçbir mahkeme kararı alınmadan geri alınmasını emrediyor…
Yasa nasıl suiistimal edildi?
Emekli Binbaşı Zeki Bingöl, bunların hepsini kitabında belgeleriyle, isim isim açıklıyor. Öncelikle yasa gereği gecekondulaşmanın dahi olmadığı bölgelerde belediyeler 775’e dayanarak kendi yönetimindeki arazileri ‘Gecekondu Bölgesi’ ilan ediyor.
Bununla da yetinmeyip büyük küçük yapı kooperatifleri oluşturuluyor.
Bu kooperatifler kendi aralarında birleşip üstbirlikler oluşturuluyor.
Ne var bunda?
İlk bakışta hiçbir şey…
Ancaaak, yasa gereği fakir olduğunu belgeleyenlere verilmesi gereken konut (ki, ilk başta metrekare olarak 100 metrekareden büyük olmamak koşulu ile der ama bu ölçü sonradan biraz daha arttırılır) ne kadar kişi yasa gereği başvurmuşsa o sayıda konut arsası verilmesi gerekirken öyle olmuyor ne yazık ki…
Suiistimal biiiir:
Yasa tanımazlar, birkaç yakınlarını, bir sürü akrabalarını, tanıdıklarını, eşlerini, dostlarını toplamışlar kooperatif kurmuşlar. (Bkz; Türk İşi Mortgage). Diyelim ki bunların sayısı 40…
Yasa, kaç kişi başvurursa o kadar konut derken bunlar o 40 kişinin kurduğu kooperatiflere 10 bin dairelik yer tahsis etmişler… (bkz: Tür İşi Mortgage).
Suiistimal ikiii:
Yasa, fakir olduğunun belgesini ister, onların hepsinin 10 bin dairelik yer alacak kadar paralı oldukları halde uyduruk belgelerle yasanın dedikleri yerle bir edilmiş…
Suiistimal üüüç:
Yasa, hangi amaçla tahsis edilecekse o amacının dışında arsalar kullanılamaz derken, bu uyanıklar, önce gecekondulaşmanın olmadığı yeri gecekondu bölgesi ilan ediyorlar, sonra toplu konut bölgesi, ardından da konut alanları birden bire sanayi ve ticaret bölgeleri oluveriyor…
Say da say…
Emekli Binbaşı kitabında saymış hepsini..
Ben de oradan öğreniyorum…
İnsan şu soruyor hemen kendisine; ‘sokak hayvanlarına barınak yapan belediyeler neden evsiz insanların haklarını gözetmez?’ diye….
Kazanan kim?
Parası olanlar ve yasayı hiçe sayanlar…
Kaybeden kim?
Gerçek hak sahipleri…fakir fukaralar…
Peki ne olacak?
Yasa derhal işletilecek ve maddeleri ne diyorsa o yerine getirilecek…
Kitap çok ilginç. Bir solukta okudum…
Bu toprakları müdafaa etmek için şehit düşen binlerce insanın kanlarıyla kazanılan ülkemin bu toprakları birkaç uyanık tarafından nasıl da ballı-börekli rant aracı oluyor…
Üzülmek bile inanın benim için çok az..
Kahroldum…
Yazar Zeki Bingöl’ü aradım ve kitabı yazmasında ki amacı sordum…
“İnsanlar haklarını bilsin, haklarına sahip çıksın diye” dedi…
“Fakiri fukarayı koruyan, onlara barınak sağlayan böylesine adaletli bir yasa gerçekten doğru uygulansaydı bugün, bir kişi hapishanede eksik olacaktı. Bir kişi katil olmayacaktı, bir kişi kapkaççı olmayacaktı ya da hırsız olmayacaktı. O bir kişinin eksik olması halinde yüzlerce mağdur da olmayacaktı” dedi.
“O bir kişiyi kazanırsam o zaman görevimi yerine getirdiğime inanıp vicdanen rahat olacağım” dedi…
Bu sözün üstüne söz söylenir mi?
Hayır.
Fakirin fukaranın sayıca çokluğundan geçilmeyen ülkemin mağdurları için hak arayışına girdiğinizden dolayı ve onlar adına “Sağ olun Zeki Bingöl”.
Öyle bir eser verdiniz ki bizlere…
Öyle bir ders verdiniz ki bizlere…
Sizi yürekten tebrik ediyorum…
Burası Türkiye...!
Elçin ALPTEKİN
http://www.platformhaber.com/Detay.asp?yazar=121&yz=372
Sidney’in değişik mimarili o ünlü binasını herkes bilir. Opera ve tiyatro binasında sahnelenen hiçbir oyunun alkışlanmadığını belki de herkes bilmez. Çünkü, orada oyun sergilemek başlı başına bir övgü ve alkıştır. Çünkü, orası dünyada eşi benzeri bulunmayan bir markadır. Ondandır ki, alkışın ‘A’ sını duyamazsınız orada…
Dünyanın demokrasi beşiği olan İngiltere’de hiçbir siyasinin gerek kendisi gerekse kuyruğunun kuyruğu asla ve asla imtiyazlı değildir. Çünkü, demokrasi imtiyaz sağlamaz. Çünkü, onlar bilirler imtiyazsız olduklarını ve kabul etmişlerdir bunu… Başbakanın oğlu dahi olsa, ehliyetini polise verecek bir trafik kuralını ihlal etmiş bile olsa, başbakan gider polis merkezine, oğlu adına özür diler, bir daha böyle bir hata yapmayacağının garantisini verir, cezasını öder ve gelir…
Cumhuriyetin öncülerinden olan Fransa’da, bireyler birçok yabancı dil bilseler dahi konuşmazlar. Çünkü, orada kendi dilleri çok önemsenir. Çünkü, onlar gerçek milliyetçi insanlardır. Çünkü, dillerine, kanunlarına, kendilerine büyük saygı vardır orada…
Burası Türkiye...!
Bırakın sanatçının sanatını alkışlamayı, bir siyasimiz mikrofon başında öksürse bile, avuç içlerimizi patlatırcasına alkışlarız… Düşünmeyiz onların asli görevlerini yaptıklarını…yaptılar diye, yapacaklarını söylediler diye basarız alkışı…Adamları hindi gibi kabartıncaya kadar alkışlarız… “Doğru mu yapıyorlar” diye sormayız bir kere! Biz marka olamadık çünkü…
Burası Türkiye…!
Bırakın başbakanın oğlunun ehliyetini kaptırmasını, TBMM’de vekili olan siyasi partinin çaycısının bile oğlunun ehliyetini aldırmayız Alim Allah…Hangi babayiğit almışsa o ehliyeti ertesinde kendini başka bir yerde ya da başka bir pasif görevde bulur… Hiç birimiz demokrat değiliz çünkü…bizi yönetenlere sadece kürsüde imtiyaz sağlanacağını bilemeyiz de adamları hayat boyu imtiyaz sahibi zannederek kendimizi avuturuz ve ömür boyu sürecek kış uykusuna yatırırız kendimizi çünkü…
Burası Türkiye…!
Bırakın kendi dilimizi konuşmayı, kendi dilimizden isim bile koymayız işyerimize…Dünyanın pek çok ülkesinde konuşulan, zenginlikte üstünde başka bir dil bulunmayan öz dilimizi hiçe sayarız çünkü…bizim için yabancılaşmak modadır çünkü…kendimizi o zaman adam yerine sayarız çünkü… Bize ne kendi dilimizden, kendi kanunlarımızdan, kendimiz olmanın üstünlüğünden bize ne çünkü…
Burası Türkiye…!
Bir tarafta var güçleriyle suç örgütlerine karşı savaşan kolluk güçlerimiz, bir tarafta şehit verdiğimiz canlarımız, bir tarafta da eline kına yakarak askere evlatlarını gönderen analarımız… Bir tarafta “Haşema giyilsin mi, giyilmesin mi?”, “Türban takılsın mı, takılmasın mı?” gibi olaylarla TBMM’yi ve beynimizi sulandıran konularla uğraş veren siyasiler…
Alkışlar…alkışlar…alkışlar…
Burası Türkiye…!
Kurtuluş mücadelesini veren şehitlerimizin kanı henüz kurumamış olan genç Türkiye’min toprakları da 775 Sayılı Yasa hiçe sayılarak ve yasaya rağmen yağmalanıyor her yerde… Kapanın elinde kalan güzelim arazilerimizin üstüne yoksullarına ev yapmak için; ‘Emlak ve Eytam Bankası’nı / yani, “Emlak ve Yetimler Bankası” nı kuran Gazi Mustafa Kemal’in idealleri nerede? TOKİ’li yapılanlar nerede? Çetelerin elinde kalan yurdum inliyor da biz hayıflanmıyoruz bile… Siyasilerin iktidar erklerini kaybedince soluğu ‘NEDEN’ Yüce Divan’da aldıklarını sorgulamıyoruz bile… Tek üzüntümüz hangi siyasiye bilmem ne kadar az yalakalık yaptık, hak ettiği kadar alkışlayamadık oluyor…
Utanmamız gerek ama nerdeeeee!
Sıkılmamız gerek ama nerdeeee!
Akıllanmamız gerek ama nerdeeee!
Welcome in Turkey…!!
NOT: Gazi Mustafa Kemal’in sözlerini hatırlayalım istedim.
“…Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mızrak çuvala sığmıyor artık.
ŞOK ŞOK ŞOK OLUCAKSINIZ NEDİR BU KEPAZELİK? DİNDEN İMANDAN ÇIKACAKSINIZ!!!!!!!!!!!!!
Genelkurmay'ın Araştırdığı Kitap
01.07.2006 22:09
İstihbaratcı Jandarma Binbaşı'nın yazdığı kitap için Genelkurmay '' tahkikat başlattı''. Kitapda hangi paşalar, belediye başkanları, hukukcular, mafya babaları,suçlanıyor?
Emekli Jandarma İstihbarat Binbaşı Zeki Bingöl tarafından yazılan ' Türk İşi Mortgage' isimli kitapdaki bilgi ve belgeler istikametinde Genelkurmay Başkanlığı çok sayıda kişi hakkında araştırma ve tahkikat başlattı. Genelkurmay'a daha önce yollanan belge ve raporlar da adı geçen kişiler ve kurumlar hakkında, geniş çaplı tahkikat yapılması için Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök'ün bizzat talimat verdiği ve düğmeye bastığı öğrenildi. Kitap ve raporlarda, çok sayıda general, subay, siyasetci, belediye başkanı, hukukcu'nun nasıl hazine arazisi talanına karıştığı yazıyor.. Beyaz gömlekliler, lacivert giyenler, saygın görünen üç kağıtçılar,kravatlı soyguncular, yıllardır düzenin kendilerine tanıdığı ve tanımadığı tüm olanakları kullanarak bu yoksul halkı kene gibi soymaya devam ediyor. Kenenin vücuttan nasıl çıkartılacağı resimlerle gösteriliyor ama bunların temizlenmesi konusunda kimsenin bildiği ve yaptığı bir şey yok çünkü bunlar hiç yakalanmıyor. Yakalanan göstermelik bir kaç kişi ise, götürüldükleri savcılıklarda ifadeleri alıdıktan sonra salı veriliyorlar. Hele bunların içinde lacivertliler var ki onlara kimse ulaşamıyor, polisleri sürdürtüp, tokatlayabiliyorlar, karakolları basıp adam kaçırabiliyorlar. Ey türk milleti sürekli olarak soyuluyorsun sesin çıkmadıkça da bu soygun düzeni tıpkı geçmişteki aile fotoğrafı çektirip fotoğraf çektirdiği kişilerin hepsinin bu milleti soyanların tarihe geçtiği gibi. Bu insanlar bu iklimde giderekte çoğalıyorlar. "Çaresi var mı?" diye soranlara! "Evet bunun çaresi var. Tepki göstermek tepki göstermeyince daha çok başkalarından medet umarsınız. O da hiç bir zaman olmayacak demektir. Halk kahraman aramayı bırakıp olaylara kendi inisiyatifini koyduğu zaman düzeleceğini öğrendiği zaman, bunun da çaresini de bulmuş olacaktır. İşte bu kitapta bunlar var. Yıllarca bir ev sahibi olmak isteyen vatandaşların paraları nasıl tefecilere verilmiş Hukukçular, polis müdürleri, gazeteciler, milletvekilleri, sanatçılar askerler bu işe bulaştırılmış. Örneğin beylikdüzünün belediye olduğu günden itibaren aldığı bütün kararlar nasıl iptal edilerek tekrar köy statüsüne dönmüş. Cumhuriyet Tarihinin en büyük hazine arazisi yağması nasıl yapılmış. Milyar dolarlar parmaklarını oynatmadan kimlerin cebine girdi? İşte bütün bunlar bu kitapda yazıyor. Gazeteci Uğur Dündar'da Arena programında Binbaşı Bingöl'ün operasyon ve çalışmalarını ekranlara taşımıştı. Peki sonuç ne oldu. Koskoca bir hiç şimdiye kadar yüce divana çıkarılıpta hak ettiği cezayı alan bir suçlu gördünüz mü. Olmayacak çünkü orası da halkın gözünde artık sadece göstermelik bir yer olarak "adet yerini bulsun tarzından" algılanıyor.
http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=75533
Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927
ANLAMLI SÖZLER BÖLÜMÜ:
BÜYÜK OLMAK İÇİN HİÇ KİMSEYE İLTİFAT ETMEYECEKSİN; HİÇ KİMSEYİ ALDATMAYACAKSIN.
ÜLKE İÇİN GERÇEK AMA NE İSE ONU GÖRECEK O HEDEFE YÜRÜYECEKSİN.
HERKEZ SENİN ALEYHİNDE BULUNACAKTIR; HERKEZ SENİ YOLUNDAN ÇEVİRMEYE ÇALIŞACAKTIR, FAKAT SEN BUNA KARŞI DİRENECEKSİN.
ÖNÜNE ENGELLER DE YIĞACAKLARDIR.KENDNİNİ BÜYÜK DEĞİL, ZAYIF, ARAÇSIZ, HİÇ SAYRAK KİMSEDEN YARDIM GELMEYECEĞİNE İNANARAK BU ENGELLERİ AŞACAKSIN.BUNDAN SONRADA SANA BÜYÜK DERLERSE BUNU SÖLEYENLERE GÜLECEKSİN.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
(YENİ BÖLÜM )
SİZ BİLDİRİN MAĞDURİYETİNİZİ BİZ TAKİPÇİSİ OLALIM!!
MAĞDURUM
SİZ BİLDİRİN MAĞDURİYETİNİZİ BİZ TAKİPÇİSİ OLALIM!!
BU BÖLÜMDE SADECE VATANDAŞLARIMIZIN İMAR YASASINDAN KAYNAKLANAN MAĞDURİYETLERİNİ ONLARIN ANLATTIĞI GİBİ YAZACAĞIZ VE HANGİ MAKAMLA İLGİLİYSE O MAKAMA BU İSTEK VE ŞİKAYETİ MAĞDURİYETİNİN GİDERMESİ İÇİN GÖNDERECEĞİZ VE BUNUN DA TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ..
YAZIN BİZE YOLSUZLUK VE HAKSIZLIKLA MÜCADELE EDELİM....
MAĞDURİYETİNİZİ AŞAĞIDAKİ ADRESLERE GÖNDEREBİLİRSİNİZ;
DERNEK ADRESİNE, DERNEK FAXINA, DERNEK BAŞKANINA;
Tel:(0212) 889 02 23 Fax:(0212) 889 18 20
Gsm:(0532) 761 43 64 Gsm:(0542) 214 41 64
--------------------------------------------------------------------------------
Başkanın E-Mail Adresi: ecesoysev@yolsuzlukvemucadele.org.tr
Dernek E-Mail Adresi: info@yolsuzlukvemucadele.org.tr
www.zekibingol.ajansi.com web sayfasındaki adrese
zekibingol@gmail.com
ŞOK SKANDAL 1
ÇOK YAKINDA : 775 Sayılı Yasayı Çiğneyen Üstat Şakir S. bu yolsuzluk ile ilgili nasıl açıklama yapmıştır? Kime ve neyin karşılığı ne kadar ve de KİMİN parasını vermiştir? Bizzat kendi sözlerinden okuyacağız!!!!!!!!
Ayrılmayın pek yakında!!!!!!!!!
ŞOK SKANDAL 2
ÇOK YAKINDA HANGİ BELEDİYE BAŞKANI ÖLMÜŞ BELEDİYE MECLİS ÜYESİNİN İMZASINI NEDEN TAKLİT ETMİŞTİR?
MÜFETTİŞLER BUNU TESPİT ETTİKTEN SONRA NE OLDU?
SAYIN BAŞSAVCI YAVUZ ERSOY BU SUÇA NE İŞLEM YAPTI?
ŞOK SKANDAL 3
ÇOK YAKINDA BÜYÜK ÇEKMECE ADLİYESİNDE TCK MADDE 205‘DEN YANİ İAHALEYE FESAT SUÇUNDAN İŞLEM YAPILMASI GEREKEN YANİ 10 YILDAN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE YARGILANMASI GEREKİRKEN BUNUN YERİNE (HUKUKİ HATA DİYELİM BİZ) TCK MADDE 366 MÜZAYEDEYE FESAT KARIŞTIRMAK SUÇUNDAN İDDİANAME DÜZENLEYEREK 3 AYDAN 1 YILA KADAR YARGILANMASI SKANDALINI AÇIKLIYORUZ!!!!!
KİM BU BELEDİYE BAŞKANI?
HANGİ SAVCI BU HUKUKİ HATAYI YAPMIŞTIR?
SAYIN BÜYÜKÇEKMECE BAŞSAVCISI YAVUZ ERSOY’UN DİKKATİNE SUNUYORUZ!!
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK BUNU BİLİYOR MU?
YADA HAKİM VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU BAŞKANLIĞINA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ADINA DUYURULUR...
ŞOK SKANDAL 4
İSTANBUL DGM TARAFINDAN HAKKINDA YAKALAMA EMRİ BULUNAN BELEDİYE BAŞKANI ARANIYOR OLMASINA RAĞMEN KİMLERLE GÖRÜŞTÜ?
BAŞBAKAN MI?
İÇİŞLERİ BAKANI MI?
ADALET BAKANI MI?
ADALET BAKANI DGM SAVCISINI ARADI MI?
ANKARA DGM BAŞKANI MI?
YADA HEPSİ Mİ?
HANGİ BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ÜÇ (3) MİLYON USD KARŞILIĞI İÇİŞLERİ BAKANININ OĞLUNA AVUKATLARI OLMASINI TEKLİF ETTİ? VE NEDEN BU TEKLİF RED EDİLDİ?
BU MECLİS ÜYESİ KİMDİ? HERNEKADAR ANAPLI OLMASINA RAĞMEN AYNI BELEDİYEDE HANGİ DYP MECLİS ÜYESİ İÇİŞLERİ BAKANINA TAVASSUTTA BULUNDU?
ŞOK SKANDAL 5
BİR HAYVAN SEVER OLARAK SORUYORUZ HANGİ BELEDİYE BAŞKANI FAKİR VE DARGELİRLİRE EV YAPACAĞINA YASAYA AYKIRI ŞEKİLDE SANAYİCİLERE YADA BAŞKALARINA TOPRAKLARIMIZI PEŞKEŞ ÇEKTİ VE SAHİPSİZ KÖPEKLERE EV YAPARAK REKLAM YAPTI?
İNSANIMIZIN DA EN AZ SAHİPSİZ HAYVANLAR KADAR DEĞERİ YOK MUDUR?
ŞOK SKANDAL 6
BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ 775 SAYILI GECEKONDU YASASINA AYKIRI OLARAK KİMLERE TAPU VERMEYE ÇALIŞIYOR?
ŞOK SKANDAL 7
BÜYÜKÇEKMECE’DE KİMİN MADEN ARAMA RUHSATI İPTAL EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR?
BU ARAZİLER NERELERİ?
YAKUP ÇEBİ’NİN SÖZLERİNDEN AYNEN AKATARACAĞIZ....
ŞOK SKANDAL 8
HANGİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANINA İMAR DEĞİŞİKLİĞİ YAPARAK ARAZİ SAHİPLERİNİ ZOR DURUMA DÜŞÜREN Kİ BU ARAZİ SAHİPLERİ ULUSLAR ARASI HOLDİNGTİR, HANGİ HAKİMİMİZ Kİ, RÜŞVET İSTEYEN BELEDİYE BAŞKANI TARAFINDAN ADALET DAĞITAN AĞIR CEZA HAKİMİ DİYE TARİF EDİLEN VE DE İSTEDİĞİ RÜŞVETİ VERSİNLER ARAZİLERİ DEĞERLENİR DEDİ?
ŞOK SKANDAL 9
JET-PA’NIN ARAZİLERİ NE OLDU?
ŞOK SKANDAL 10
BEYLİKDÜZÜ’DEN KİM TRİLYONLARI HANGİ BANKADAN NEWYORK’A KİMİN ADINA VE HANGİ SAHTE İSİMLE HAVALE ETTİ?
BU PARALARI NERDEN BULDU?
BÜYÜKÇEKMECE BAŞSAVCISI YAVUZ ERSOY BU OLAYA NE İŞLEM YAPTI?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK BUNU BİLİYOR MU?
ŞOK SKANDAL 10
ALKENT 2000 VİLLALARINDAN KAÇI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI ARAZİSİNDE?
ŞOK SKANDAL 11
KEMER KANTRİ DENEN YERİN RUHSATI NASIL VE NEDEN İPTAL EDİLDİ?
ŞOK SKANDAL 12
BÜYÜKÇEKMECE’DE HANGİ İŞLETME VE HANGİ FABRİKALAR VE DE ULUSLAR ARASI ORTAKLIKLAR 775 SAYILI YASAYA AYKIRI KURULDU?
BUNLAR DA GECEKONDU?
YORUMSUZ
İstanbul büyük şehir belediye başkanlığının dikkatine;
NEDİR BU REZALET?
21.1M.2004 TARİHLİ SABAH GAZETESİNDEN;
İstanbul Belediyesi Planlama Müdürü 10 trilyonluk arsayı kendi kooperatifine tahsis etti.
İstanbul Belediyesi'nin Etiler'de "gecekondu önleme bölgesi"ndeki arsası Gürtuna döneminde 880 milyara Yakamoz adlı kooperatife verildi. Para, yüzde 25'i peşin 10 yılda ödenecek.
YÖNETİM KURULUNDA
On trilyonluk arsanın bu kadar ucuza gitmesinde ilginç bir tesadüfün payı var: Büyükşehir Belediyesi Yatırım Planlama Müdürü Ahmet Hamdi Güner kooperatifin yönetim kurulu üyesi.
BÜYÜK RANT
Eski Başkan Gürtuna döneminde sessizce imara açılan arsa için emlakçılar "Buraya 6 blokta 120 daire inşa edilir. Yaklaşık 40 trilyon eder" diyor.
GÜRTUNA ONAYLADI
Eski Başkan Gürtuna'nın imara açtığı 7 dönümlük arsada inşaat başladı. Belediye Yatırım Planlama Müdürü Güner (yanda) "Bir kooperatife üye olmak yasak mı" diyor.
Etiler'de 10 trilyonluk peşkeş
İstanbul'un lüks semti Etiler'de 7 dönüm arsa, Büyükşehir Yatırım Planlama Müdürü Güner'in de yönetimde olduğu kooperatife onda bir fiyata tahsis edildi.
İstanbul Etiler'deki Hisarüstü Mevkii'nde, 1072 parsel, 4-5 parselde bulunan 7 dönümlük arsanın, Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının yönetimindeki kooperatife tahsis öyküsü, çok değil, bir buçuk yıl önceye dayanıyor. Büyükşehir Belediyesi Mesken Gecekondu Müdürlüğü'ne ait 7 dönümlük bu arsa, önce 1/5000'lik planlarda 'gecekondu önleme bölgesi'ne alındı, ardından İlçe Belediyesi'nce hazırlanan 1/1000'lik planlara işlendi. Ardından 'Mavi Derya Yakamoz Konut Yapı Kooperatifi' kuruldu. Ticaret sicil kayıtlarına göre; Kooperatif Yönetim Kurulu'nda Doğan İrgen, Ahmet Hamdi Güner ve Hamit Yıldırım, üyeler arasında de İsmail Hakkı Kubilay, Birol Alaş, A. Kasım Çatalyürek, N. Nazmi Timur, Erdinç Günay ve Burak Başar bulunuyordu.
EMLAKÇILAR ŞAŞKIN
Ahmet Hamdi Güner, Büyükşehir Belediyesi'nde yatırım ve planlama müdürüydü. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın onayı ile bu arsa, Güner'in de bulunduğu kooperatife yüzde 25'i peşin, gerisi 10 yıl vadeli olmak üzere, 880 milyar liraya verilmişti. Bölgedeki emlakçılar, bu arsayı iyi tanıyor ve dedikleri şu; Metrekaresi en az 1000 dolar. Reha Medin Emlak Hizmetleri'nin Etiler ofisi sorumlusu Süha Kürkçüoğlu, şunları söyledi: "O bölgenin imara açıldığından kimsenin haberi yok. Oranın oturma alanı 1400 metrekare. En azından 6 blok çıkar. 6 blokta 6 kat olsa, en az 120 daire... Etiler'de 200 milyara doğru düzgün daire yok. Siz hesaplayın..." Olay ortaya çıkınca Güner'i, makamından aradık. Aldığımız yanıt "Ramazan nedeniyle izinli" oldu. Cep telefonundan ulaşmayı başardık, ancak Güner konuşmaktan kaçındı. Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürü Mehmet Şimşek Deniz, ilgisi olmadığını söyledi, Planlama ve İmar Daire Başkanı İrfan Uzun'u aramamızı önerdi. Ancak Uzun'a ulaşmamız da mümkün olmadı. İlk aradığımızda "namazda", ikinci aramamızda ise "önemli bir toplantıda" idi.
‘’ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR.
M.KEMAL ATATÜRK’’
KANUN ADAMLARINI GÖREVE DAVET EDİYORUZ...
GERÇEK BELGE 1:
ÇOK YAKINDA ELİMİZE GEÇEN BİR BELGE YORUMSUZ YAYINLANACAK TIR!!
HANGİ BELEDİYE BAŞKANI VE MECLİS ÜYESİNİN MUĞLA MARMARİS AKTAŞ MEVKİİNDE PANORAMA OTELİ VAR?
BU OTELE KİMLER ORTAK?
NE ZAMAN KİME SATILDI?
BU OTELDE HANGİ AĞIR CEZA HAKİMİ ( BELEDİYE BAŞKANININ ADALET DAĞITTIYOR DEDİĞİ) KALDI?
İŞTE TAPU KAYITLARINDAN YORUMSUZ YAYINLANACAK....
GERÇEK BELGE 1:
ÇOK YAKINDA ELİMİZE GEÇEN BİR BELGE YORUMSUZ YAYINLANACAK TIR!!
BU BELGEDE BİR BELEDİYE GÖREVLİSİ OLAN VE ŞU AN BELEDİYE BAŞKANININ YENİ EŞİ OLAN BİR ŞAHSIN BİNLERCE DOLARI VE ALMAN MARKINI TESLİM ALDIM İMZASI BULUNUYOR!!!
HANGİ BELEDİYE ÇALIŞANI BU?
BU PARAYI KİMDEN ALDI?
VE BU PARA NEYİN KARŞILIĞI ALINDI?
BELEDİYE MUHASEBESİNDE GÖRÜLÜYOR MU?
EĞER ÖZEL BİR ALIŞ VERİŞ İSE ÖZEL KALEM MÜDÜRESİ OLAN BU ŞAHIS BÖYLESİNE BÜYÜK BİR PARAYI KİMİN ADINA ALDI?
PARAYI ALIRKEN NEDEN BELEDİYE BAŞKANININ ANTETLİ NOT KAĞAIDNI KULLANDI?
YORUMSUZ YAYINLAYACAĞIZ AMA HEP BU SORULARIN CEVABINI MERAK EDECEĞİZ.
VERİLECEK CEVAPLAR OLDUĞU GİBİ YAYINLANACAKTIR..
(YENİ BÖLÜM )
SİZ BİLDİRİN MAĞDURİYETİNİZİ BİZ TAKİPÇİSİ OLALIM!!
MAĞDURUM
SİZ BİLDİRİN MAĞDURİYETİNİZİ BİZ TAKİPÇİSİ OLALIM!!
BU BÖLÜMDE SADECE VATANDAŞLARIMIZIN İMAR YASASINDAN KAYNAKLANAN MAĞDURİYETLERİNİ ONLARIN ANLATTIĞI GİBİ YAZACAĞIZ VE HANGİ MAKAMLA İLGİLİYSE O MAKAMA BU İSTEK VE ŞİKAYETİ MAĞDURİYETİNİN GİDERMESİ İÇİN GÖNDERECEĞİZ VE BUNUN DA TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ..
YAZIN BİZE YOLSUZLUK VE HAKSIZLIKLA MÜCADELE EDELİM....
MAĞDURİYETİNİZİ AŞAĞIDAKİ ADRESLERE GÖNDEREBİLİRSİNİZ;
DERNEK ADRESİNE, DERNEK FAXINA, DERNEK BAŞKANINA;
Tel:(0212) 889 02 23 Fax:(0212) 889 18 20
Gsm:(0532) 761 43 64 Gsm:(0542) 214 41 64
--------------------------------------------------------------------------------
Başkanın E-Mail Adresi: ecesoysev@yolsuzlukvemucadele.org.tr
Dernek E-Mail Adresi: info@yolsuzlukvemucadele.org.tr
www.zekibingol.ajansi.com web sayfasındaki adrese
zekibingol@gmail.com
ŞOK SKANDAL 1
ÇOK YAKINDA : 775 Sayılı Yasayı Çiğneyen Üstat Şakir S. bu yolsuzluk ile ilgili nasıl açıklama yapmıştır? Kime ve neyin karşılığı ne kadar ve de KİMİN parasını vermiştir? Bizzat kendi sözlerinden okuyacağız!!!!!!!!
Ayrılmayın pek yakında!!!!!!!!!
ŞOK SKANDAL 2
ÇOK YAKINDA HANGİ BELEDİYE BAŞKANI ÖLMÜŞ BELEDİYE MECLİS ÜYESİNİN İMZASINI NEDEN TAKLİT ETMİŞTİR?
MÜFETTİŞLER BUNU TESPİT ETTİKTEN SONRA NE OLDU?
SAYIN BAŞSAVCI YAVUZ ERSOY BU SUÇA NE İŞLEM YAPTI?
ŞOK SKANDAL 3
ÇOK YAKINDA BÜYÜK ÇEKMECE ADLİYESİNDE TCK MADDE 205‘DEN YANİ İAHALEYE FESAT SUÇUNDAN İŞLEM YAPILMASI GEREKEN YANİ 10 YILDAN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE YARGILANMASI GEREKİRKEN BUNUN YERİNE (HUKUKİ HATA DİYELİM BİZ) TCK MADDE 366 MÜZAYEDEYE FESAT KARIŞTIRMAK SUÇUNDAN İDDİANAME DÜZENLEYEREK 3 AYDAN 1 YILA KADAR YARGILANMASI SKANDALINI AÇIKLIYORUZ!!!!!
KİM BU BELEDİYE BAŞKANI?
HANGİ SAVCI BU HUKUKİ HATAYI YAPMIŞTIR?
SAYIN BÜYÜKÇEKMECE BAŞSAVCISI YAVUZ ERSOY’UN DİKKATİNE SUNUYORUZ!!
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK BUNU BİLİYOR MU?
YADA HAKİM VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU BAŞKANLIĞINA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ADINA DUYURULUR...
ŞOK SKANDAL 4
İSTANBUL DGM TARAFINDAN HAKKINDA YAKALAMA EMRİ BULUNAN BELEDİYE BAŞKANI ARANIYOR OLMASINA RAĞMEN KİMLERLE GÖRÜŞTÜ?
BAŞBAKAN MI?
İÇİŞLERİ BAKANI MI?
ADALET BAKANI MI?
ADALET BAKANI DGM SAVCISINI ARADI MI?
ANKARA DGM BAŞKANI MI?
YADA HEPSİ Mİ?
HANGİ BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ÜÇ (3) MİLYON USD KARŞILIĞI İÇİŞLERİ BAKANININ OĞLUNA AVUKATLARI OLMASINI TEKLİF ETTİ? VE NEDEN BU TEKLİF RED EDİLDİ?
BU MECLİS ÜYESİ KİMDİ? HERNEKADAR ANAPLI OLMASINA RAĞMEN AYNI BELEDİYEDE HANGİ DYP MECLİS ÜYESİ İÇİŞLERİ BAKANINA TAVASSUTTA BULUNDU?
ŞOK SKANDAL 5
BİR HAYVAN SEVER OLARAK SORUYORUZ HANGİ BELEDİYE BAŞKANI FAKİR VE DARGELİRLİRE EV YAPACAĞINA YASAYA AYKIRI ŞEKİLDE SANAYİCİLERE YADA BAŞKALARINA TOPRAKLARIMIZI PEŞKEŞ ÇEKTİ VE SAHİPSİZ KÖPEKLERE EV YAPARAK REKLAM YAPTI?
İNSANIMIZIN DA EN AZ SAHİPSİZ HAYVANLAR KADAR DEĞERİ YOK MUDUR?
ŞOK SKANDAL 6
BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ 775 SAYILI GECEKONDU YASASINA AYKIRI OLARAK KİMLERE TAPU VERMEYE ÇALIŞIYOR?
ŞOK SKANDAL 7
BÜYÜKÇEKMECE’DE KİMİN MADEN ARAMA RUHSATI İPTAL EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR?
BU ARAZİLER NERELERİ?
YAKUP ÇEBİ’NİN SÖZLERİNDEN AYNEN AKATARACAĞIZ....
ŞOK SKANDAL 8
HANGİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANINA İMAR DEĞİŞİKLİĞİ YAPARAK ARAZİ SAHİPLERİNİ ZOR DURUMA DÜŞÜREN Kİ BU ARAZİ SAHİPLERİ ULUSLAR ARASI HOLDİNGTİR, HANGİ HAKİMİMİZ Kİ, RÜŞVET İSTEYEN BELEDİYE BAŞKANI TARAFINDAN ADALET DAĞITAN AĞIR CEZA HAKİMİ DİYE TARİF EDİLEN VE DE İSTEDİĞİ RÜŞVETİ VERSİNLER ARAZİLERİ DEĞERLENİR DEDİ?
ŞOK SKANDAL 9
JET-PA’NIN ARAZİLERİ NE OLDU?
ŞOK SKANDAL 10
BEYLİKDÜZÜ’DEN KİM TRİLYONLARI HANGİ BANKADAN NEWYORK’A KİMİN ADINA VE HANGİ SAHTE İSİMLE HAVALE ETTİ?
BU PARALARI NERDEN BULDU?
BÜYÜKÇEKMECE BAŞSAVCISI YAVUZ ERSOY BU OLAYA NE İŞLEM YAPTI?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK BUNU BİLİYOR MU?
ŞOK SKANDAL 10
ALKENT 2000 VİLLALARINDAN KAÇI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI ARAZİSİNDE?
ŞOK SKANDAL 11
KEMER KANTRİ DENEN YERİN RUHSATI NASIL VE NEDEN İPTAL EDİLDİ?
ŞOK SKANDAL 12
BÜYÜKÇEKMECE’DE HANGİ İŞLETME VE HANGİ FABRİKALAR VE DE ULUSLAR ARASI ORTAKLIKLAR 775 SAYILI YASAYA AYKIRI KURULDU?
BUNLAR DA GECEKONDU?
YORUMSUZ
İstanbul büyük şehir belediye başkanlığının dikkatine;
NEDİR BU REZALET?
21.1M.2004 TARİHLİ SABAH GAZETESİNDEN;
İstanbul Belediyesi Planlama Müdürü 10 trilyonluk arsayı kendi kooperatifine tahsis etti.
İstanbul Belediyesi'nin Etiler'de "gecekondu önleme bölgesi"ndeki arsası Gürtuna döneminde 880 milyara Yakamoz adlı kooperatife verildi. Para, yüzde 25'i peşin 10 yılda ödenecek.
YÖNETİM KURULUNDA
On trilyonluk arsanın bu kadar ucuza gitmesinde ilginç bir tesadüfün payı var: Büyükşehir Belediyesi Yatırım Planlama Müdürü Ahmet Hamdi Güner kooperatifin yönetim kurulu üyesi.
BÜYÜK RANT
Eski Başkan Gürtuna döneminde sessizce imara açılan arsa için emlakçılar "Buraya 6 blokta 120 daire inşa edilir. Yaklaşık 40 trilyon eder" diyor.
GÜRTUNA ONAYLADI
Eski Başkan Gürtuna'nın imara açtığı 7 dönümlük arsada inşaat başladı. Belediye Yatırım Planlama Müdürü Güner (yanda) "Bir kooperatife üye olmak yasak mı" diyor.
Etiler'de 10 trilyonluk peşkeş
İstanbul'un lüks semti Etiler'de 7 dönüm arsa, Büyükşehir Yatırım Planlama Müdürü Güner'in de yönetimde olduğu kooperatife onda bir fiyata tahsis edildi.
İstanbul Etiler'deki Hisarüstü Mevkii'nde, 1072 parsel, 4-5 parselde bulunan 7 dönümlük arsanın, Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının yönetimindeki kooperatife tahsis öyküsü, çok değil, bir buçuk yıl önceye dayanıyor. Büyükşehir Belediyesi Mesken Gecekondu Müdürlüğü'ne ait 7 dönümlük bu arsa, önce 1/5000'lik planlarda 'gecekondu önleme bölgesi'ne alındı, ardından İlçe Belediyesi'nce hazırlanan 1/1000'lik planlara işlendi. Ardından 'Mavi Derya Yakamoz Konut Yapı Kooperatifi' kuruldu. Ticaret sicil kayıtlarına göre; Kooperatif Yönetim Kurulu'nda Doğan İrgen, Ahmet Hamdi Güner ve Hamit Yıldırım, üyeler arasında de İsmail Hakkı Kubilay, Birol Alaş, A. Kasım Çatalyürek, N. Nazmi Timur, Erdinç Günay ve Burak Başar bulunuyordu.
EMLAKÇILAR ŞAŞKIN
Ahmet Hamdi Güner, Büyükşehir Belediyesi'nde yatırım ve planlama müdürüydü. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın onayı ile bu arsa, Güner'in de bulunduğu kooperatife yüzde 25'i peşin, gerisi 10 yıl vadeli olmak üzere, 880 milyar liraya verilmişti. Bölgedeki emlakçılar, bu arsayı iyi tanıyor ve dedikleri şu; Metrekaresi en az 1000 dolar. Reha Medin Emlak Hizmetleri'nin Etiler ofisi sorumlusu Süha Kürkçüoğlu, şunları söyledi: "O bölgenin imara açıldığından kimsenin haberi yok. Oranın oturma alanı 1400 metrekare. En azından 6 blok çıkar. 6 blokta 6 kat olsa, en az 120 daire... Etiler'de 200 milyara doğru düzgün daire yok. Siz hesaplayın..." Olay ortaya çıkınca Güner'i, makamından aradık. Aldığımız yanıt "Ramazan nedeniyle izinli" oldu. Cep telefonundan ulaşmayı başardık, ancak Güner konuşmaktan kaçındı. Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürü Mehmet Şimşek Deniz, ilgisi olmadığını söyledi, Planlama ve İmar Daire Başkanı İrfan Uzun'u aramamızı önerdi. Ancak Uzun'a ulaşmamız da mümkün olmadı. İlk aradığımızda "namazda", ikinci aramamızda ise "önemli bir toplantıda" idi.
http://www.yolsuzlukvemucadele.org.tr/
http://www.zekibingol.ajansi.com/ :arrow:
Elçin ALPTEKİN
http://www.platformhaber.com/Detay.asp?yazar=121&yz=215
- Oturduğumuz evlerin arsaları 775 Sayılı Yasa gereği fakir halka konut yapılması için tahsis edilen arsalardan mı?
- 1966 yılında çıkartılan Yasa ne diyor?
- Yasa 40 yıldır nasıl suiistimal edildi?
- Yasayı suiistimal ve ihlal edenler için yasa ne tür yaptırım getiriyor?
- Yasayı suiistimal edenler için zaman aşımı kurtuluş olabilir mi?
- Bir gün devlet yasaya dayanarak evlerimizden bizleri çıkartabilir mi?
- 775 Sayılı Yasa ile hak sahibi edilen fakir halk, kendilerine tanınan hakların ne kadarını biliyor? Ya da biliyor mu?
- Ev sahibi olmak isteyen ama olamayan fakir halk bir dilekçe vererek bağlı bulundukları belediyelerden arsa alabilir mi?
- 775 Sayılı Yasa nasıl suiistimal edildi?
- 40 yıldır ihlal edilen yasanın dedikleri ne zaman gerçekleştirilecek?
Hepimiz gecekondu yıkımlarının nasıl geçtiğini biliriz. Ağlayanlar, çığlıklar, kendisini yıkım araçlarının üstüne atanlar, yakmaya kalkanlar… Sirenler kulakları sağır ederken copların, taşların havalarda uçuştuğuna tanık olmuşuzdur.
Kızarız üstelik bu insanlara; “Neden kamu malının üstüne gecekondu yaptı?” diye…
Hiç düşünmeyiz, bu insanlar neden bu yola başvuruyor…
Ülke gerçeğinde emekli ikramiyesiyle bile konut almanın çok zor olduğunu biliriz oysa…
Yasa koyucu da biliyor…
Ve 1966 yılında, yani bundan tam 40 yıl önce sosyal barışı sağlamak için 775 Sayılı Gecekondu Yasası’nı çıkartıyor…
Çok açık ve net olan yasayı korumak için ağır yaptırım maddeleri ilave ediliyor yasaya…
Çünkü, barınma ihtiyacı çok önemli…
Aş kadar, iş kadar önemli…
Böylesine önemli konuyu “TÜRK İŞİ MORTGAGE” kitabın yazarı emekli Binbaşı Zeki Bingöl’le konuştuk. Bingöl, kitabında; yasanın ne olduğunu, 40 yıldır nasıl suiistimal edildiğini açıklıyor. Kitabı yazma amacının halkı bilinçlendirmek olduğunu belirten emekli Binbaşı Zeki BİNGÖL ile yeni çıkan kitabı üzerine bir söyleşi yapmayı biz de kendimize görev bildik…
Türk İşi Mortgage nasıl doğdu?
Biliyorsunuz, 2002 yılında Büyükçekmece‘de merkez olmak üzere bir tahkikat başladı. Bu tahkikat ilk önce askeri şahıslar için başlatıldı. (3628 sayılı yasa gereği), bazı askeri şahıslarla ilgili; halk arasında “Gecekonduyu önleme yasası” diye bilinen 775 Sayılı Yasa’ya muhalefet ettikleri ve haksız kazanç sağladıkları konusunda şikayet dilekçeleri vardı. Özellikle eski İlçe Jandarma Komutanı M. Ş, hakkında bir uzman çavuş ve astsubay dilekçe verilmişti. Araştırma başlatıldı ve bir hafta içersinde bir tane villa, dört tane daire, iki tane ticari taksi gibi ve 100 bin dolarlık banka hesabı olduğu ortaya çıktı. Bu, bir devlet memurunun 30 yıllık emeğinin karşılığının çok çok üstündeydi. Sonra konu askeri tahkikat açısından değerlenmek üzere incelemeye alındı. Cumhuriyet Başsavcısı Yavuz Ersoy bu olayın çok ciddi olduğunu söyleyerek belgeleri intikal ettirilmesi gerektiğini söyledi.
Cumhuriyet Başsavcısını rahatsız eden şey neydi?
Örnek incelemeye aldığımız konu taksi duraklarıydı. Taksi durakları, Karayolları Kanunu ve İmar Yasası gereği vatandaşımızın her hangi bir taksiye binip-ineceği yerlerdir. Binip inerken trafik aksamaması gerekir ve can güvenliği olması gerekir. Ayrıca herkese ve orada bulunan bütün ticari taksilerin kullanımına aittir. Levhası dışında hiçbir şekil de başka bir şey olmaması gerekir. Ama görüyorsunuz ki her taksi durağında bir kulübe var.
Bunların durak müdürleri var. Bunlar taksilerden günlük para alırlar. O duraktaki sıraya girmek içinse 20-40 bin dolar paralar veriliyor. Yasaya göre bunlar tamamen suçtur. Halkın malını işgal etmek suçtur. Araştırmalarımızda gördük ki, çalıştırılan taksiler emekli asker ve polis gibi birilerinin… Ama hiçbir taksi durağında vergi levhası yok. Olamaz, çünkü resmi bir kazanç değil. Hepsi yasadışı…
Ama, hemen hemen her emniyet müdürlüklerinin, jandarmanın, kaymakamlıkların hatta adliyelerin önlerinde taksi durakları var…
Evet var. Hepsi yasadışı… Hatırlayınız, Ankara’da Danıştay’ın önünde bir durakta 3-4 kişi pompalı tüfekle vurulmuştu. Vuran da taksi durağından atılan taksi şoförleriydi sanırım.
Kısacası birileri halkın malını gasp ediyor. Hatta bu belediye açısından da bu böyle… Bakıyorsunuz Beylikdüzü Belediyesi bu durakları ihaleye çıkarıyor. Bu külliyen yasadışı…ayrıca sonra bir bakıyorsunuz tekerlekli araçlardan işgaliye parası alıyor. Yasalara göre tekerlekli araçlardan işgaliye alamazsınız ama alıyor adam. Bir de duraktaki adamlar şikayet ediyor; “falan taksi bizim bölgede çalışıyor” diye…çalışır... Engelleyemezsin. Serbest ticaretin engellenmesi 4422 suçudur. Halkın malının işgal edilmesi 4422 suçudur.
775 Sayılı Yasa nedir?
En önemli konulardan bir tanesi halkımızın barınması konusudur. Deprem bölgesinde yaşıyoruz, yani şehirciliğimiz, konut imal edilmesi o kadar iyi olmalı ki yüzlerce-binlerce insanımız hayatını idame ettirsin.
Gecekondu Yasası çıkartmış devlet 1966 yılında…diyor ki bu yasaya göre, hazine arazileri şahısların veya vakıfların kanuna uygun şekilde, yani 775 Sayılı Yasa’nın emrettiği şekliyle belediyeler bu arazileri alacak ve ıslah edecek. Emlak Bankası’nda bir fon oluşturulacak. Bu fonla devlet, fakir fukara insanına –Sosyal Konut- dediğimiz ve 100 metrekareden küçük -daha sonra bu ölçü biraz daha arttırıldı- konutlar üretecek ve bu insanlarımızın insanca yaşaması sağlanacak…
İnsanlarımızı, insan haklarına uygun ortamda yaşatmak gerektiğini savunur yasa. Böyle ortamlarda büyüyecek olan çocuklar inanıyorum ki daha mutlu olacaktır, daha az suç işleyen insanlar olacaktır. Ayrıca yasadan yararlanan insanların 20 yıl evine dokunamazsınız. Buradaki amaç, o şahsın değil, o evde doğacak çocuğun reşit olmasına kadar geleceğini garanti altına almaktır.
Çok güzel bir kanundur. Ancak, yasayı çıkaranlar bunun suiistimal edileceğini düşündüğü için de çok katı önemler almıştır.
Yasa, suiistimaller için kendisini nasıl koruyor?
Kitabımda yasayı olduğu gibi verdim.
Yasanın 25. maddesi diyor ki; aynen okuyorum ‘Her ne sebeple olursa olsun, bu kanunun hükümlerince arsa tahsis edilecek kimselerin, yoksul veya dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmayan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya herhangi bir yerde bir ev veya apartmanının ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmaması şarttır’. ‘Kimlerin yoksul ve dar gelirli sayılacağı da yasanın yönetmeliğine göre belirlenir’ diyor. Şu seviyede ki insanlar dar gelirli, bunlar yoksuldur diye...
Belediyenin, belli bir araziyi yasaya uygun şekilde alması için bölgesinde gecekondulaşma olması lazım. Bakıyoruz Beylikdüzü’ne, Büyükçekmece’ye… Gecekondulaşma yoktur ama her yer gecekondu bölgesi ilan edilmiş.
Yine yasa diyor ki; eğer siz gerçeğe aykırı bir beyan da bulunduysanız –ki fakir iseniz belge vermeniz lazım- 3 ay ila 1 yıl arasında hapis ve para cezası veriliyor. Madde 37; 500’den 1000 TL’ye kadar para cezası koyuyor. Tabi şuan daha şiddetli bu para cezası…
En önemli maddesi 27. Maddesidir ve aynen şöyle der; “Bu şartlara uymayanlardan, bu kanuna göre tahsis edilmiş veya edilecek taşınmaz mallar hiçbir hüküm alınmasına lüzum kalmaksızın geri alınır”. Yani, yasa öngörüsü içinde kullanılmadığında adalete ya da başka bir yere başvurmaya gerek bırakmadan amacı dışında kullanılan bu arsa ve araziler derhal geri alınır ve bunun da, bu suçun da zaman aşımı yoktur. Bu usul yasasıdır.
Yasa suiistimal mi edildi buralarda?
Bu yasayı suiistimal etmişler. Bir yeri gecekondu bölgesi ilan ederseniz belediye olarak; bunu Bayındırlık ve İskan Bakanı’nın onaylaması ve takip etmesi lazım. Çok ciddi bir konu bu ama ne yazık ki takip edilmemiş. Sadece tapularda 775 Sayılı Yasa şerhi konmuş. Bunlara tapu vermen de mümkün değildir. Tahsistir çünkü…
Türk İşi Mortgage kitabımda yasayı olduğu gibi verdim. Amacım insanları bilgi sahibi etmektir. Bir de böylesine önemli bir yasa 40 yıldır nasıl suiistimal edildi onu gözler önüne koymaktı. Çünkü bu topraklar şehit kanlarıyla sulandı ve kimsenin şahsi çıkarları için kullanılıp talan edilemez. Yasa ile hak sahibi olanlar birileri tarafından mağdur edilmiştir. Sadece onlar değil, yasayı bilinçli bir şekilde suiistimal edip buralardan konut sahibi olanlar da zor durumda bırakılmış ve yasadışı işler yapmış durumuna düşürülmüştür.
Örneğin; Kanun diyor ki eğer belediyeler bu kanunları yazılı amaçlı tahsis edilmek üzere devraldıkları arazi ve arsaları bu amaçlar dışında ve arsaları bu amaçlar dışına tasarruf edemezler. Yani ‘ben bunu gecekondu bölgesi ilan ettim sonra da sanayi bölgesi yaptım’ diyemezsiniz, ‘toplu konut bölgesi yaptım’ diyemezsiniz, ‘ben meclis kararı aldım diyemezsiniz.’ Çünkü yasaya aykırıdır, yasaya aykırı yapılan işlemler yok sayılır.
Yine yasanın bir diğer maddesi (23.) maddesi var, 11. maddesi var bu araziler başka amaçla kullanılamaz. 40. ve 41. maddesi ‘bu kanun uygulanması gereken yerlerde diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz’ diyor.
775 Sayılı Yasa sadece konut düzenlemesi mi getiriyor?
Hayır. Söz konusu yasanın 8. maddesi var. ‘Siz, sosyal konutları yaptınız ama öyle araziler olabilir ki bunlar konut yapmaya müsait değildir. O zaman alışveriş merkezi, tiyatro, sinema, sosyal içerikli yine insanlarımızın medeni şekilde yaşamalarını sağlamak için bu gibi tesislere verebilirsiniz.’ Verdiğiniz taktirde de bunun parasını Emlak Bankası’ndaki fona yatıracaksınız, o parayla sosyal konutların alt yapısını herkesin ortak kullanımına açılan yollar kanalizasyon vs. yapacaksınız.
Ancak siz sosyal konut yapmadığınız halde ilan ettiğiniz gecekondu bölgesini şakır şakır satıyorsunuz. Örneğin, Hadımköy Yolu üzerindeki Metro Gross Market, Azim Çorap Fabrikası, Bayındır Holding, Tatilya gibi pek çok yerler…
Örneğin, Bayındır Holding buradan arazi alacağı zaman yönetim kurulu üyelerinin eşlerinin oluşturmuş olduğu bir kooperatif kurulu kuruyorlar. Bu kooperatifte de kocalarını vekil tayin ediyorlar. Bu adamlarda geliyor Beykoop’tan arazi alıyor 230 bin metrekare. Bunlar toplam 8-10 kişi… Fakir fukara olsa 8-10 tane dairelik yer vermek lazım ama Beykoop veriyor. Babasının yeri değil ki? Kimse de sormuyor ki…
Tatilya’yı yaptılar. Sonra da burayı İş Bankası satın aldı. İş Bankası satın alamaz. Burası hepimizin malı, hiçbir şekilde bu insanların değil. İade etmeleri gerekir ve onurlu olduklarına inanıyorum. Kandırıldıklarını düşünüyorum. Ve kendileri de kandıran insanlardan hesap soracaklarına inanıyorum.
Belediyeler buralarda neler yapmışlar?
Burada belediyeler ne yapılar? Kitabımda anlatıyorum. Büyükçekmece Belediye Başkanı A. Ç. döneminden başlamak üzere günümüze kadar neler yapıldı? Tek tek var hepsi. BEYKOOP hadisesi var örneğin. Burada 775 Sayılı Yasa nasıl suiistimal ediliyor o var. A. Ç., o tarihte bu arazileri 775 Sayılı Kanun çerçevesinde kamulaştırmış. Çatalca’da Hakim A. O. imzalamış. Kitapta çok detaylı anlatılıyor ama 7 tane kooperatif kurmuşlar. Aynı adreste, aynı telefon numarasında ve belediye çalışanları ve akrabalar kurmuş bu kooperatifleri. Bu 7 kooperatif birleşip üstbirlik olarak BEYKOOP’u kurmuşlar. Bunlar toplam 49 kişiler. 49 kişiye 10 bin dairelik yer vermişler. Normal de fakir bile olsalar yasaya göre; 40 kişiyse 40, 49 kişiyse 49 dairelik yer verilmesi gerekmektedir. Ama yasa uygulanmamış.
Kitabınızda isim isim açıklıyorsunuz. Bundaki amacınız nedir?
Kitabımda da kimseyi rencide etmek istemiyorum, sadece uyarmak istiyorum. Gecekondu yasasına muhalif duruma düşen insanların haklarını yazdım –ki, belki bilmiyorlardır, öğrensinler diye…kendilerinin dolandırıldığını değerlendiriyorum. Hepsi bir araya gelip bir yolsuzluğun içersinde olduğunu düşünmüyorum.
Şimdi Beykoop’ta ve diğer kooperatiflerde baro başkanlarımız, avukatlarımız, millet vekillerimiz, basın yayında bulunanlar var. Ve bunlar elit insanlar –bilerek, bilmeyerek- olanları kendileri değerlendirirler. Burada kooperatif yasası yanlış uygulanmış.
Yanlış uygulamalar nedir?
Kooperatifler kat karşılığı veriliyor. 775 Sayılı Kanuna göre arsa alınıyor, belediye toplu konut bölgesi ilan ediyor. Sonra buraları, sanayi bölgesi, ticaret merkezi, yeşil alan yapamazsınız. Sadece burası için söylemiyorum hemen hemen her yerde durum aynı.
Birer ikişer kooperatif ardından üstbirlik… Üstbirlik kurmaktaki gaye de şu; istediği kadar kooperatifi üye olarak alırsınız. Ona arazi tahsis edersiniz ve en önemlisi de birlik ilan ettiğiniz zaman KDV’niz düşer. Ondan da yararlanıyorsunuz. Harçlardan, ondan-bundan…
Yani devleti soyuyoruz, birbirimizi soyuyoruz.
Bu paralarda birilerinin cebine gidiyor.
İnsanlar bu işe nasıl bulaştırılıyor?
Onu da kitabımda açık açık yazdım. Şöyle yapılıyor; hemen gidiyor ‘sayın hakimim, savcım, müdürüm, komutanım falan gel seni kooperatife üye yapalım yavaş yavaş ödersiniz’ deniliyor. Bu ekonomik şartlar içersinde insanlarımız ne yapıyor, çok güzel bir teklif, hemen derhal ve araştırmadan balıklama atlıyor. Örneğin Büyükçekmece Askerlik Şubesi’nin hemen altında Altınoluk Kooperatifi var. Bu kooperatife 256/17 parselde 3628 metre kare arazi tahsis edilmiştir. 775’e göre… Kooperatif 1996 yılında kurulmuş ve üyelerin hiç birisi fakir fukara değil. Kat karşılığı verilmiş. Bunların arasında; bizzat A.’ler olmak üzere, İstanbul Başsavcısı askerlik şube başkanı, kaymakamı, orduevi müdürü, generalimiz, jandarma karakol mensubumuz, jandarma komutanımız, emniyet müdürümüz ve bir sürü A. Akrabası… Başka bir kooperatifte ise 153 tane gazeteci… Yine söylüyorum bunların hiç birisi fakir fukara değil. Bir sürü akraba ve bu suçtur.
Yasa çok açık ve diyor ki; “eğer siz gerçeğe aykırı bir beyan da bulunduysanız -fakir fukara belgesi vermeniz lazım- 3 ay ila 1 yıl arasında hapis ve para cezası verilir”. Şimdi bu kadar adamı böyle suçlu duruma düşürmüş…
Bu ülkenin jandarması, kaymakamı vs. hepsi bir araya gelip bu yasaya aykırı hareket ediyorsa bu çok ciddidir.
775 Sayılı Yasa bir tek Büyükçekmece ve çevresinde mi suiistimal edilmiş?
Hayır, sadece burası değil. Araştırıyorsunuz, bakıyorsunuz ki çok daha farklı yerlere iniyorsunuz. Kadıköy’de bir kooperatif var aynı durumda. Orayı sorduğumuz da ise ilginçtir DGM savcısı ve İçişleri Bakanlığı’nın müfettişleri çıktı. Bunlar da 775’e muhalefet durumunda olanlardan.
Hatta Kastamonu Taşköprü’de belediye başkanlığı yapmış millet vekillerinden bir tanesi var aralarında. M. S. Kendisi ile görüştüğümüzde ‘yasayı bilmiyoruz’ dedi. Yasama organında görev yapıyor, daha öncede belediye başkanlığı yapmış ve yasayı bilmediğini söylüyor. Bu kabul görür mü bilmiyorum bunu da topluma okuyucuya bırakıyorum.
Kanunu bilmemek mazeret teşkil eder mi?
Kanun bilmemek mazeret teşkil etmez. Burada bir yasa var 775 Sayılı Yasa. Halkımızın yüzde 80’i aç veya fakir. Memurumuz, 30 sene çalışıp 30 milyar emekli ikramiye alıyor.. Bununla ev alabilir mi, araba alabilir mi? Bu duruma nasıl gelmişiz? Sosyal eşitliği sağlayan çok önemli bir yasa var ve 40 yıldır suiistimal ediliyor. İnsanlarımızı başka seçeneklerde yaşamaya mahkum ediyoruz sonra da gidip o dört tane duvarın üzerindeki damını da yıkıyoruz. Kitabım da çok net olarak açıklıyorum.
Buradaki rant sizce ne kadar?
Olan biten o kadar çok şey var ki… Birisi geliyor, proje sunuyor; şu kadar otel motel vs yaptıracağım diyor ve 1.750 milyar Türk lirası -o zaman- kredi alıyor. Bu arazi ise fakir fukaraya verilecek arazi. Devlet bunları fakir fukara kabul etti ve o zaman 600-700 milyon dolar para veriyor. 775 Sayılı Yasa çerçevesinde alınan, fakir fukaraya verilmesi gereken araziler evler ya da fon talan edilmiştir.
Bu sadece burası için değil tüm ülkede böyle. Sadece Beylikdüzü’nde 24 milyar doları buluyor. Diğer yerleri de kattığımda çok fazla olabilir.
Yalnız Saadettin Tantan’la bu konuyla ilgili görüşmemizde, kendisi bu konuyla ilgili yaptırmış olduğu araştırmada talanın ve vurgunun tüm Türkiye’de en az 300 milyar dolar diye ifade etmiştir. Bu korkunç bir rakamdır.
Türk İşi Mortgage kitabını yayınlamanızdaki amacınız daha net ortaya çıkıyor…
Evet. Bilinsin istedim, hak sahipleri kendi haklarını öğrensin istedim. Kandırılanlar da kendisini kandıranlardan hesap sorsun istedim.
Düşünün bir kere, 40 yıl önce sosyal adaleti sağlaması açısından çok güzel bir yasa çıkartılıyor ve bu yasa ne yazık ki birileri tarafından 40 yıldır suiistimal ediliyor ve bunu bilenlerimizin sayısı çok çok az.
Geçen 40 yıl içinde ekonomik gidişat iyileşmemiş üstelik her geçen yıl daha geri gitmiştir. Eskiden hatırlarım; pazara insanlar erken saatte giderdi en iyi sebze ve meyveleri almak için. Zaman içinde öğleden sonra, akşamüzeri gitmeye başladılar. Fiyatların düşmesini beklemek için. Günümüzde ise artık Pazar kalktıktan sonra gidip atık malzemeleri seçip almak için kavgalar çıktığı için Bayrampaşa gibi cezaevleri doluyor.
Ayrıca sabah 04’te şu kadar kuruş ucuz diye Halk ekmeği büfesinin önünde kuyruk oluşturuluyor. Bunları görmezden gelemeyiz hiçbirimiz. Birazcık insafa gelmek lazım. Bu ülke 600 milyon dolar için diğer ülkelere neredeyse eğilir duruma gelmişken; örnek vereyim Alkent2000’de 2 bin tane villa var. Bu villa 1 milyon dolar olsa 2 milyar dolar yapar.
775 Sayılı Yasa hiç suiistimal edilmeseydi, ülkemiz bugün neler kazanacaktı?
Ben tüm kalbimle şuna inanıyorum; eğer sosyal konutlar yapılmış olsaydı -ki yapılanlar var- Ataköy, İkitelli hepsini ben kitapta yazdım burada yaşayan insanlar hakikaten dar gelirli insanlar olsaydı, şuan öyle bir sıcak yuvaları olsaydı, o sosyal ortamda hiç değilse bir tane eksik teröristimiz, bir tane eksik hırsızımız, bir tane eksik katilimiz, bir tane eksik kapkaççımız ve bunlara bağlı olarak birer tane de eksik mağdurumuz olacaktı.
Aynı zamanda şehircilik de çok önemli bir şey. Örneğin, sizin çocuğunu okula gidecek kaç cadde geçmesi lazım? Bu şehircilik böyle yapılmış olsaydı o zaman kaç tane trafik kazasında sakat kalmayan çocuğumuz olurdu.
Kişisel görüşüm bunlar ama ranta bağlı olunca ev yapılamayacak yerlere bile ev yapılmıştır. Toprak kaymaları devam ediyor. Deprem olduğunda istemiyorum ama çok ciddi sıkıntılar olacaktır.
775 Sayılı Yasanın suiistimali nasıl durdurulur?
Size çok iddialı bir şey söyleyeceğim. Bakın, 1994’te kurulan eski ismiyle Kavaklı, şimdiki ismiyle Beylikdüzü Belediyesi’nin bugüne kadar aldığı kararların hiçbiri kanuna uygun değil. Yanlışın üstüne doğru yapamazsınız. Olay baştan yanlış başlamış. Seçim listesini incelediğimiz de –ki, CHP noter tutmuş demiş ki; ‘bu seçmen listelerini inceleyin böyle vatandaş var mı, böyle evlerde oturuyor mu?’ diye. Biz de araştırmıştık o zaman. Baktık ki hakikaten yok. Demek ki bunu bugüne kadar seçilen, şuanda bile yönetimde bulunan kişiler kendi realitesini ortaya koyması lazım.
Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüksek Seçim Kurulu Başkanı bile Kavaklı’da kooperatif üyesi olarak 775 Sayılı Yasa’ya muhalif durumdaysa Büyükçekmece İlçe Seçim Kurulu Başkanı muhalif durumdaysa sormak lazım; ‘Bu ne biçim bir iştir ki herkes bulaşmış?’
Düzgünlüğü veya dürüstlüğü konusunda Türk halkında belli bir çizgisi olan yazarlarımız, çizerlerimiz de aynı durumda ise ‘Ne biçim bir beladır ki bulaşmış?’
Bir de şu yön var; insanlar bugün araba aldığı zaman evrakına bakıyor Mercedes almışsa Mercedes yazıyor mu diye, kaç modelse o model yazıyor mu diye, şase numarasına bakıyor. ‘Bu arazide size tahsis’ diyorlar, ‘fakir fukara olduğunuza dair belge vereceksiniz’ diyorlar…yani birazcık da ihmalkarlıkları oldukları kanaatindeyim ya da bir çoğunun haberi yoktur böyle evlerin olduğundan.
Yasa dışılıktan kimler ne şekilde dönmeliler?
Adli makamlara görev düşüyor. En önemli görev de mülki idare amirleri, mal müdürleri, tapu müdürlerine düşüyor. 775 Sayılı Yasa’ya göre hangi arazilerin üzerinde ne var, bunu biran önce tespit edip kimlerin neler yaptığı, yapılanların yasaya uygun olup olmadığı araştırılmalı. Hem de derhal. Yasaya uygun olmayanlar için derhal suç duyurusunda bulunulmalı.
Şimdi burada şöyle bir özellik daha var; bakınız bu yasaya göre zaman aşımı yoktur. ‘Yapılan suiistimal 3-5-10 sene önce yapılan bir ihaledir’ diye geçemezsiniz.
775 başlı başına çok özel bir kanundur ve sosyal adaleti sağlamak için, sosyal barışı sağlamak için, insanlarımızın rahat, mutlu, hür yaşamaları hedeflenmiştir bu yasayla...
Bugün geçim derdine düşmüş insanlar ‘neden evim yok’ diyorsa bu yasanın suiistimalindendir.
40 senelik bir suiistimalin kitabını yazmak zorunda kaldım. Çünkü, bu benim görevimdi. Bu yasaya muhalif düşmüş insanları rencide etmek değil uyarmak, bilgilendirmek için yazmalıydım ve yazdım. Bunu da kitabımda da çok açık seçik ifade ediyorum.
Bu ülke çok şey gördü, bu millet çok şey yaşadı. Bu millet yoktan var oldu. Şuan hukukun üstünlüğünü kabul etmiş ve buna önem veren sivil toplum örgütlerimiz var. Biz, ‘bir Atatürk daha gelecek bizi kurtaracak’ diye beklersek inanın gelmez, mümkün değil. Oysa hepimiz birer Atatürk’üz.
Kitabın önsözünde onun Gençliğe Hitabına onun için yer verdim. Diyor ki; “…memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müskevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarında ki asil kanda mevcuttur!”
Her şeyimiz var yani.
Basına da burada çok önemli görev düşüyor. Çünkü, basın demokrasinin vazgeçilmez güçlerinden bir tanesidir. Demokrasiyi yaşatacaksak, demokrasiyi yaşayacaksak, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğü etkin kılacaksak öncelikle basının da bu konuda ağırlığını koyması lazım.
40 sene önce doğan bir çocuğun hakkı gasp edilmiştir. Onun torununun hakkı gasp edilmiştir.
Ya, kaymakamlıklara bağlı olan İnsan Hakları Komisyonları ne yapabilir ya da yapmalıdır?
Evet var ve Büyükçekemce Kaymakamlığına bağlı İnsan Hakları Komisyonu’nun çalışmalarını merak ettim ve sordum; ‘ne kadar müracaat var’ diye… yok denilecek kadar az. Biz, Ataşehir’den veya Bahçeşehir’den baktığımızda onların hakkını gasp ettiğimizi lütfen bilelim. Kitabın sonuna bir dilekçe örneği koydum bu dilekçeyle herhangi bir vatandaşımız bir dairelik arazi talebinde bulunabilir. Hatta vatandaşımız hak sahibi olmayanlara tahsis edilmiş bu yerlerin iadesi talebinde bulunabilir. Ben TBMM’ye İnsan Hakları Komisyonu’na bu konuda resmen başvuruda bulundum.
Bu yasa o kadar ihlal edilmiş ki Cumhurbaşkanlığı Denetleme Başkanlığı’nın raporunu da kitabıma ekledim. Raporda, ‘fonlara da biriken paralar maalesef başka amaçlarda kullanılmıştır’ diyor. Aynı zaman şuanda Cumhurbaşkanımızın da imzası olduğu kanun ve yönetmelikle ilgili hususları ekte ifade ettim. Bir de, bu işin nereden nereye geldiğini ve şuanda nerede olduğumuzu ifade etmeye çalıştım. Amacım bilgilendirmek. Bilen insan hakkını arar, bilmeyen insan hakkının olduğu dahi bilmez. Yasanın gereği için bir kişiyi bile kazansak bu benim kazancım ve vicdani olarak rahatlamam olur… Amacıma ulaşmam demek olur.
40 yıllık ihlal
Elçin ALPTEKİN
http://www.platformhaber.com/Detay.asp?yazar=121&yz=219
“Bir yasa nasıl 40 yıl suiistimal edilir?” in kitabı yazıldı…
Evet, bir yasa suiistimal edilerek nasıl haksız kazanç elde edilir ve fakir fukaranın hakkı nasıl verilmezin kitabı yazıldı…
Kitabın ismi : TÜRK İŞİ MORTGAGE
Yazarı : Emekli Binbaşı Zeki BİNGÖL
Yayın Evi : Togan Yayıncılık
İsteme adresi : 0212 518 22 94
Kitap bundan kısa süre önce yazarı olan emekli Jandarma Binbaşı Zeki BİNGÖL tarafından bana verildi. Binbaşıyı yerel gazete sahiplerinden tutun muhabirlerine kadar herkes bilir-tanır…
Ulusal (ki böyle bir betimleme yeryüzünün hiçbir ülkesinde yoktur), basında ise Arena Programında “Asrın Vurgunu” adı altında ismi verilmeden “Muhteşem Komutan” diye söylenmişti…
Nedir 40 yıldır suiistimal edilen yasa?
775 Sayılı Yasa’dır.
Ne der bu yasa?
Halk arasında ‘Gecekonduyu Önleme Yasası’ diye bilinir ve fakir fukaraya ev sahibi olması için hak tanır. Gecekondulaşmaların önüne geçerek fakir fukaranın sağlıklı ve planlı yerleşim alanlarında yaşamalarını sağlayan en önemli ‘Sosyal Adaleti’ getiren bir yasadır.
Yasadan kimler yararlanır?
Kendisi söyler yasanın. Der ki; “gecekonduda yaşayanlar, dar gelirliler, şehit aileleri, dul, yetimler ve de fakir olduğunu belgeleyen kişiler yararlanır. ” Kimlere fakir fukara denilebileceğini de yasa kendisi açıklar.
Zaten tüm bu soruların yanıtları kitapta bulunuyor.
1966 yılında yürürlüğe giren 775 Sayılı Yasa, kendisini korumak için de çok sağlam maddeler içeriyor ve ağır yaptırımlar getiriyor.
Neden?
Çünkü, yasanın suiistimal edilmesi önlenmek isteniyor ve yasayı suiistimal edenler –zaman önemli değil- ister 40 yıl önce suiistimal etsin, ister 1 ay önce, cezalandırılmaları için ‘zaman aşımı’ hakkı dahi vermiyor-içermiyor. Yani, mutlaka yaptırım uyguluyor. Ve bir maddesi ile de, yasaya aykırı verilen arsa veya arazilerin hiçbir mahkeme kararı alınmadan geri alınmasını emrediyor…
Yasa nasıl suiistimal edildi?
Emekli Binbaşı Zeki Bingöl, bunların hepsini kitabında belgeleriyle, isim isim açıklıyor. Öncelikle yasa gereği gecekondulaşmanın dahi olmadığı bölgelerde belediyeler 775’e dayanarak kendi yönetimindeki arazileri ‘Gecekondu Bölgesi’ ilan ediyor.
Bununla da yetinmeyip büyük küçük yapı kooperatifleri oluşturuluyor.
Bu kooperatifler kendi aralarında birleşip üstbirlikler oluşturuluyor.
Ne var bunda?
İlk bakışta hiçbir şey…
Ancaaak, yasa gereği fakir olduğunu belgeleyenlere verilmesi gereken konut (ki, ilk başta metrekare olarak 100 metrekareden büyük olmamak koşulu ile der ama bu ölçü sonradan biraz daha arttırılır) ne kadar kişi yasa gereği başvurmuşsa o sayıda konut arsası verilmesi gerekirken öyle olmuyor ne yazık ki…
Suiistimal biiiir:
Yasa tanımazlar, birkaç yakınlarını, bir sürü akrabalarını, tanıdıklarını, eşlerini, dostlarını toplamışlar kooperatif kurmuşlar. (Bkz; Türk İşi Mortgage). Diyelim ki bunların sayısı 40…
Yasa, kaç kişi başvurursa o kadar konut derken bunlar o 40 kişinin kurduğu kooperatiflere 10 bin dairelik yer tahsis etmişler… (bkz: Tür İşi Mortgage).
Suiistimal ikiii:
Yasa, fakir olduğunun belgesini ister, onların hepsinin 10 bin dairelik yer alacak kadar paralı oldukları halde uyduruk belgelerle yasanın dedikleri yerle bir edilmiş…
Suiistimal üüüç:
Yasa, hangi amaçla tahsis edilecekse o amacının dışında arsalar kullanılamaz derken, bu uyanıklar, önce gecekondulaşmanın olmadığı yeri gecekondu bölgesi ilan ediyorlar, sonra toplu konut bölgesi, ardından da konut alanları birden bire sanayi ve ticaret bölgeleri oluveriyor…
Say da say…
Emekli Binbaşı kitabında saymış hepsini..
Ben de oradan öğreniyorum…
İnsan şu soruyor hemen kendisine; ‘sokak hayvanlarına barınak yapan belediyeler neden evsiz insanların haklarını gözetmez?’ diye….
Kazanan kim?
Parası olanlar ve yasayı hiçe sayanlar…
Kaybeden kim?
Gerçek hak sahipleri…fakir fukaralar…
Peki ne olacak?
Yasa derhal işletilecek ve maddeleri ne diyorsa o yerine getirilecek…
Kitap çok ilginç. Bir solukta okudum…
Bu toprakları müdafaa etmek için şehit düşen binlerce insanın kanlarıyla kazanılan ülkemin bu toprakları birkaç uyanık tarafından nasıl da ballı-börekli rant aracı oluyor…
Üzülmek bile inanın benim için çok az..
Kahroldum…
Yazar Zeki Bingöl’ü aradım ve kitabı yazmasında ki amacı sordum…
“İnsanlar haklarını bilsin, haklarına sahip çıksın diye” dedi…
“Fakiri fukarayı koruyan, onlara barınak sağlayan böylesine adaletli bir yasa gerçekten doğru uygulansaydı bugün, bir kişi hapishanede eksik olacaktı. Bir kişi katil olmayacaktı, bir kişi kapkaççı olmayacaktı ya da hırsız olmayacaktı. O bir kişinin eksik olması halinde yüzlerce mağdur da olmayacaktı” dedi.
“O bir kişiyi kazanırsam o zaman görevimi yerine getirdiğime inanıp vicdanen rahat olacağım” dedi…
Bu sözün üstüne söz söylenir mi?
Hayır.
Fakirin fukaranın sayıca çokluğundan geçilmeyen ülkemin mağdurları için hak arayışına girdiğinizden dolayı ve onlar adına “Sağ olun Zeki Bingöl”.
Öyle bir eser verdiniz ki bizlere…
Öyle bir ders verdiniz ki bizlere…
Sizi yürekten tebrik ediyorum…
Burası Türkiye...!
Elçin ALPTEKİN
http://www.platformhaber.com/Detay.asp?yazar=121&yz=372
Sidney’in değişik mimarili o ünlü binasını herkes bilir. Opera ve tiyatro binasında sahnelenen hiçbir oyunun alkışlanmadığını belki de herkes bilmez. Çünkü, orada oyun sergilemek başlı başına bir övgü ve alkıştır. Çünkü, orası dünyada eşi benzeri bulunmayan bir markadır. Ondandır ki, alkışın ‘A’ sını duyamazsınız orada…
Dünyanın demokrasi beşiği olan İngiltere’de hiçbir siyasinin gerek kendisi gerekse kuyruğunun kuyruğu asla ve asla imtiyazlı değildir. Çünkü, demokrasi imtiyaz sağlamaz. Çünkü, onlar bilirler imtiyazsız olduklarını ve kabul etmişlerdir bunu… Başbakanın oğlu dahi olsa, ehliyetini polise verecek bir trafik kuralını ihlal etmiş bile olsa, başbakan gider polis merkezine, oğlu adına özür diler, bir daha böyle bir hata yapmayacağının garantisini verir, cezasını öder ve gelir…
Cumhuriyetin öncülerinden olan Fransa’da, bireyler birçok yabancı dil bilseler dahi konuşmazlar. Çünkü, orada kendi dilleri çok önemsenir. Çünkü, onlar gerçek milliyetçi insanlardır. Çünkü, dillerine, kanunlarına, kendilerine büyük saygı vardır orada…
Burası Türkiye...!
Bırakın sanatçının sanatını alkışlamayı, bir siyasimiz mikrofon başında öksürse bile, avuç içlerimizi patlatırcasına alkışlarız… Düşünmeyiz onların asli görevlerini yaptıklarını…yaptılar diye, yapacaklarını söylediler diye basarız alkışı…Adamları hindi gibi kabartıncaya kadar alkışlarız… “Doğru mu yapıyorlar” diye sormayız bir kere! Biz marka olamadık çünkü…
Burası Türkiye…!
Bırakın başbakanın oğlunun ehliyetini kaptırmasını, TBMM’de vekili olan siyasi partinin çaycısının bile oğlunun ehliyetini aldırmayız Alim Allah…Hangi babayiğit almışsa o ehliyeti ertesinde kendini başka bir yerde ya da başka bir pasif görevde bulur… Hiç birimiz demokrat değiliz çünkü…bizi yönetenlere sadece kürsüde imtiyaz sağlanacağını bilemeyiz de adamları hayat boyu imtiyaz sahibi zannederek kendimizi avuturuz ve ömür boyu sürecek kış uykusuna yatırırız kendimizi çünkü…
Burası Türkiye…!
Bırakın kendi dilimizi konuşmayı, kendi dilimizden isim bile koymayız işyerimize…Dünyanın pek çok ülkesinde konuşulan, zenginlikte üstünde başka bir dil bulunmayan öz dilimizi hiçe sayarız çünkü…bizim için yabancılaşmak modadır çünkü…kendimizi o zaman adam yerine sayarız çünkü… Bize ne kendi dilimizden, kendi kanunlarımızdan, kendimiz olmanın üstünlüğünden bize ne çünkü…
Burası Türkiye…!
Bir tarafta var güçleriyle suç örgütlerine karşı savaşan kolluk güçlerimiz, bir tarafta şehit verdiğimiz canlarımız, bir tarafta da eline kına yakarak askere evlatlarını gönderen analarımız… Bir tarafta “Haşema giyilsin mi, giyilmesin mi?”, “Türban takılsın mı, takılmasın mı?” gibi olaylarla TBMM’yi ve beynimizi sulandıran konularla uğraş veren siyasiler…
Alkışlar…alkışlar…alkışlar…
Burası Türkiye…!
Kurtuluş mücadelesini veren şehitlerimizin kanı henüz kurumamış olan genç Türkiye’min toprakları da 775 Sayılı Yasa hiçe sayılarak ve yasaya rağmen yağmalanıyor her yerde… Kapanın elinde kalan güzelim arazilerimizin üstüne yoksullarına ev yapmak için; ‘Emlak ve Eytam Bankası’nı / yani, “Emlak ve Yetimler Bankası” nı kuran Gazi Mustafa Kemal’in idealleri nerede? TOKİ’li yapılanlar nerede? Çetelerin elinde kalan yurdum inliyor da biz hayıflanmıyoruz bile… Siyasilerin iktidar erklerini kaybedince soluğu ‘NEDEN’ Yüce Divan’da aldıklarını sorgulamıyoruz bile… Tek üzüntümüz hangi siyasiye bilmem ne kadar az yalakalık yaptık, hak ettiği kadar alkışlayamadık oluyor…
Utanmamız gerek ama nerdeeeee!
Sıkılmamız gerek ama nerdeeee!
Akıllanmamız gerek ama nerdeeee!
Welcome in Turkey…!!
NOT: Gazi Mustafa Kemal’in sözlerini hatırlayalım istedim.
“…Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mızrak çuvala sığmıyor artık.
ŞOK ŞOK ŞOK OLUCAKSINIZ NEDİR BU KEPAZELİK? DİNDEN İMANDAN ÇIKACAKSINIZ!!!!!!!!!!!!!
Genelkurmay'ın Araştırdığı Kitap
01.07.2006 22:09
İstihbaratcı Jandarma Binbaşı'nın yazdığı kitap için Genelkurmay '' tahkikat başlattı''. Kitapda hangi paşalar, belediye başkanları, hukukcular, mafya babaları,suçlanıyor?
Emekli Jandarma İstihbarat Binbaşı Zeki Bingöl tarafından yazılan ' Türk İşi Mortgage' isimli kitapdaki bilgi ve belgeler istikametinde Genelkurmay Başkanlığı çok sayıda kişi hakkında araştırma ve tahkikat başlattı. Genelkurmay'a daha önce yollanan belge ve raporlar da adı geçen kişiler ve kurumlar hakkında, geniş çaplı tahkikat yapılması için Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök'ün bizzat talimat verdiği ve düğmeye bastığı öğrenildi. Kitap ve raporlarda, çok sayıda general, subay, siyasetci, belediye başkanı, hukukcu'nun nasıl hazine arazisi talanına karıştığı yazıyor.. Beyaz gömlekliler, lacivert giyenler, saygın görünen üç kağıtçılar,kravatlı soyguncular, yıllardır düzenin kendilerine tanıdığı ve tanımadığı tüm olanakları kullanarak bu yoksul halkı kene gibi soymaya devam ediyor. Kenenin vücuttan nasıl çıkartılacağı resimlerle gösteriliyor ama bunların temizlenmesi konusunda kimsenin bildiği ve yaptığı bir şey yok çünkü bunlar hiç yakalanmıyor. Yakalanan göstermelik bir kaç kişi ise, götürüldükleri savcılıklarda ifadeleri alıdıktan sonra salı veriliyorlar. Hele bunların içinde lacivertliler var ki onlara kimse ulaşamıyor, polisleri sürdürtüp, tokatlayabiliyorlar, karakolları basıp adam kaçırabiliyorlar. Ey türk milleti sürekli olarak soyuluyorsun sesin çıkmadıkça da bu soygun düzeni tıpkı geçmişteki aile fotoğrafı çektirip fotoğraf çektirdiği kişilerin hepsinin bu milleti soyanların tarihe geçtiği gibi. Bu insanlar bu iklimde giderekte çoğalıyorlar. "Çaresi var mı?" diye soranlara! "Evet bunun çaresi var. Tepki göstermek tepki göstermeyince daha çok başkalarından medet umarsınız. O da hiç bir zaman olmayacak demektir. Halk kahraman aramayı bırakıp olaylara kendi inisiyatifini koyduğu zaman düzeleceğini öğrendiği zaman, bunun da çaresini de bulmuş olacaktır. İşte bu kitapta bunlar var. Yıllarca bir ev sahibi olmak isteyen vatandaşların paraları nasıl tefecilere verilmiş Hukukçular, polis müdürleri, gazeteciler, milletvekilleri, sanatçılar askerler bu işe bulaştırılmış. Örneğin beylikdüzünün belediye olduğu günden itibaren aldığı bütün kararlar nasıl iptal edilerek tekrar köy statüsüne dönmüş. Cumhuriyet Tarihinin en büyük hazine arazisi yağması nasıl yapılmış. Milyar dolarlar parmaklarını oynatmadan kimlerin cebine girdi? İşte bütün bunlar bu kitapda yazıyor. Gazeteci Uğur Dündar'da Arena programında Binbaşı Bingöl'ün operasyon ve çalışmalarını ekranlara taşımıştı. Peki sonuç ne oldu. Koskoca bir hiç şimdiye kadar yüce divana çıkarılıpta hak ettiği cezayı alan bir suçlu gördünüz mü. Olmayacak çünkü orası da halkın gözünde artık sadece göstermelik bir yer olarak "adet yerini bulsun tarzından" algılanıyor.
http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=75533
Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927
ANLAMLI SÖZLER BÖLÜMÜ:
BÜYÜK OLMAK İÇİN HİÇ KİMSEYE İLTİFAT ETMEYECEKSİN; HİÇ KİMSEYİ ALDATMAYACAKSIN.
ÜLKE İÇİN GERÇEK AMA NE İSE ONU GÖRECEK O HEDEFE YÜRÜYECEKSİN.
HERKEZ SENİN ALEYHİNDE BULUNACAKTIR; HERKEZ SENİ YOLUNDAN ÇEVİRMEYE ÇALIŞACAKTIR, FAKAT SEN BUNA KARŞI DİRENECEKSİN.
ÖNÜNE ENGELLER DE YIĞACAKLARDIR.KENDNİNİ BÜYÜK DEĞİL, ZAYIF, ARAÇSIZ, HİÇ SAYRAK KİMSEDEN YARDIM GELMEYECEĞİNE İNANARAK BU ENGELLERİ AŞACAKSIN.BUNDAN SONRADA SANA BÜYÜK DERLERSE BUNU SÖLEYENLERE GÜLECEKSİN.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
(YENİ BÖLÜM )
SİZ BİLDİRİN MAĞDURİYETİNİZİ BİZ TAKİPÇİSİ OLALIM!!
MAĞDURUM
SİZ BİLDİRİN MAĞDURİYETİNİZİ BİZ TAKİPÇİSİ OLALIM!!
BU BÖLÜMDE SADECE VATANDAŞLARIMIZIN İMAR YASASINDAN KAYNAKLANAN MAĞDURİYETLERİNİ ONLARIN ANLATTIĞI GİBİ YAZACAĞIZ VE HANGİ MAKAMLA İLGİLİYSE O MAKAMA BU İSTEK VE ŞİKAYETİ MAĞDURİYETİNİN GİDERMESİ İÇİN GÖNDERECEĞİZ VE BUNUN DA TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ..
YAZIN BİZE YOLSUZLUK VE HAKSIZLIKLA MÜCADELE EDELİM....
MAĞDURİYETİNİZİ AŞAĞIDAKİ ADRESLERE GÖNDEREBİLİRSİNİZ;
DERNEK ADRESİNE, DERNEK FAXINA, DERNEK BAŞKANINA;
Tel:(0212) 889 02 23 Fax:(0212) 889 18 20
Gsm:(0532) 761 43 64 Gsm:(0542) 214 41 64
--------------------------------------------------------------------------------
Başkanın E-Mail Adresi: ecesoysev@yolsuzlukvemucadele.org.tr
Dernek E-Mail Adresi: info@yolsuzlukvemucadele.org.tr
www.zekibingol.ajansi.com web sayfasındaki adrese
zekibingol@gmail.com
ŞOK SKANDAL 1
ÇOK YAKINDA : 775 Sayılı Yasayı Çiğneyen Üstat Şakir S. bu yolsuzluk ile ilgili nasıl açıklama yapmıştır? Kime ve neyin karşılığı ne kadar ve de KİMİN parasını vermiştir? Bizzat kendi sözlerinden okuyacağız!!!!!!!!
Ayrılmayın pek yakında!!!!!!!!!
ŞOK SKANDAL 2
ÇOK YAKINDA HANGİ BELEDİYE BAŞKANI ÖLMÜŞ BELEDİYE MECLİS ÜYESİNİN İMZASINI NEDEN TAKLİT ETMİŞTİR?
MÜFETTİŞLER BUNU TESPİT ETTİKTEN SONRA NE OLDU?
SAYIN BAŞSAVCI YAVUZ ERSOY BU SUÇA NE İŞLEM YAPTI?
ŞOK SKANDAL 3
ÇOK YAKINDA BÜYÜK ÇEKMECE ADLİYESİNDE TCK MADDE 205‘DEN YANİ İAHALEYE FESAT SUÇUNDAN İŞLEM YAPILMASI GEREKEN YANİ 10 YILDAN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE YARGILANMASI GEREKİRKEN BUNUN YERİNE (HUKUKİ HATA DİYELİM BİZ) TCK MADDE 366 MÜZAYEDEYE FESAT KARIŞTIRMAK SUÇUNDAN İDDİANAME DÜZENLEYEREK 3 AYDAN 1 YILA KADAR YARGILANMASI SKANDALINI AÇIKLIYORUZ!!!!!
KİM BU BELEDİYE BAŞKANI?
HANGİ SAVCI BU HUKUKİ HATAYI YAPMIŞTIR?
SAYIN BÜYÜKÇEKMECE BAŞSAVCISI YAVUZ ERSOY’UN DİKKATİNE SUNUYORUZ!!
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK BUNU BİLİYOR MU?
YADA HAKİM VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU BAŞKANLIĞINA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ADINA DUYURULUR...
ŞOK SKANDAL 4
İSTANBUL DGM TARAFINDAN HAKKINDA YAKALAMA EMRİ BULUNAN BELEDİYE BAŞKANI ARANIYOR OLMASINA RAĞMEN KİMLERLE GÖRÜŞTÜ?
BAŞBAKAN MI?
İÇİŞLERİ BAKANI MI?
ADALET BAKANI MI?
ADALET BAKANI DGM SAVCISINI ARADI MI?
ANKARA DGM BAŞKANI MI?
YADA HEPSİ Mİ?
HANGİ BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ÜÇ (3) MİLYON USD KARŞILIĞI İÇİŞLERİ BAKANININ OĞLUNA AVUKATLARI OLMASINI TEKLİF ETTİ? VE NEDEN BU TEKLİF RED EDİLDİ?
BU MECLİS ÜYESİ KİMDİ? HERNEKADAR ANAPLI OLMASINA RAĞMEN AYNI BELEDİYEDE HANGİ DYP MECLİS ÜYESİ İÇİŞLERİ BAKANINA TAVASSUTTA BULUNDU?
ŞOK SKANDAL 5
BİR HAYVAN SEVER OLARAK SORUYORUZ HANGİ BELEDİYE BAŞKANI FAKİR VE DARGELİRLİRE EV YAPACAĞINA YASAYA AYKIRI ŞEKİLDE SANAYİCİLERE YADA BAŞKALARINA TOPRAKLARIMIZI PEŞKEŞ ÇEKTİ VE SAHİPSİZ KÖPEKLERE EV YAPARAK REKLAM YAPTI?
İNSANIMIZIN DA EN AZ SAHİPSİZ HAYVANLAR KADAR DEĞERİ YOK MUDUR?
ŞOK SKANDAL 6
BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ 775 SAYILI GECEKONDU YASASINA AYKIRI OLARAK KİMLERE TAPU VERMEYE ÇALIŞIYOR?
ŞOK SKANDAL 7
BÜYÜKÇEKMECE’DE KİMİN MADEN ARAMA RUHSATI İPTAL EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR?
BU ARAZİLER NERELERİ?
YAKUP ÇEBİ’NİN SÖZLERİNDEN AYNEN AKATARACAĞIZ....
ŞOK SKANDAL 8
HANGİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANINA İMAR DEĞİŞİKLİĞİ YAPARAK ARAZİ SAHİPLERİNİ ZOR DURUMA DÜŞÜREN Kİ BU ARAZİ SAHİPLERİ ULUSLAR ARASI HOLDİNGTİR, HANGİ HAKİMİMİZ Kİ, RÜŞVET İSTEYEN BELEDİYE BAŞKANI TARAFINDAN ADALET DAĞITAN AĞIR CEZA HAKİMİ DİYE TARİF EDİLEN VE DE İSTEDİĞİ RÜŞVETİ VERSİNLER ARAZİLERİ DEĞERLENİR DEDİ?
ŞOK SKANDAL 9
JET-PA’NIN ARAZİLERİ NE OLDU?
ŞOK SKANDAL 10
BEYLİKDÜZÜ’DEN KİM TRİLYONLARI HANGİ BANKADAN NEWYORK’A KİMİN ADINA VE HANGİ SAHTE İSİMLE HAVALE ETTİ?
BU PARALARI NERDEN BULDU?
BÜYÜKÇEKMECE BAŞSAVCISI YAVUZ ERSOY BU OLAYA NE İŞLEM YAPTI?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK BUNU BİLİYOR MU?
ŞOK SKANDAL 10
ALKENT 2000 VİLLALARINDAN KAÇI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI ARAZİSİNDE?
ŞOK SKANDAL 11
KEMER KANTRİ DENEN YERİN RUHSATI NASIL VE NEDEN İPTAL EDİLDİ?
ŞOK SKANDAL 12
BÜYÜKÇEKMECE’DE HANGİ İŞLETME VE HANGİ FABRİKALAR VE DE ULUSLAR ARASI ORTAKLIKLAR 775 SAYILI YASAYA AYKIRI KURULDU?
BUNLAR DA GECEKONDU?
YORUMSUZ
İstanbul büyük şehir belediye başkanlığının dikkatine;
NEDİR BU REZALET?
21.1M.2004 TARİHLİ SABAH GAZETESİNDEN;
İstanbul Belediyesi Planlama Müdürü 10 trilyonluk arsayı kendi kooperatifine tahsis etti.
İstanbul Belediyesi'nin Etiler'de "gecekondu önleme bölgesi"ndeki arsası Gürtuna döneminde 880 milyara Yakamoz adlı kooperatife verildi. Para, yüzde 25'i peşin 10 yılda ödenecek.
YÖNETİM KURULUNDA
On trilyonluk arsanın bu kadar ucuza gitmesinde ilginç bir tesadüfün payı var: Büyükşehir Belediyesi Yatırım Planlama Müdürü Ahmet Hamdi Güner kooperatifin yönetim kurulu üyesi.
BÜYÜK RANT
Eski Başkan Gürtuna döneminde sessizce imara açılan arsa için emlakçılar "Buraya 6 blokta 120 daire inşa edilir. Yaklaşık 40 trilyon eder" diyor.
GÜRTUNA ONAYLADI
Eski Başkan Gürtuna'nın imara açtığı 7 dönümlük arsada inşaat başladı. Belediye Yatırım Planlama Müdürü Güner (yanda) "Bir kooperatife üye olmak yasak mı" diyor.
Etiler'de 10 trilyonluk peşkeş
İstanbul'un lüks semti Etiler'de 7 dönüm arsa, Büyükşehir Yatırım Planlama Müdürü Güner'in de yönetimde olduğu kooperatife onda bir fiyata tahsis edildi.
İstanbul Etiler'deki Hisarüstü Mevkii'nde, 1072 parsel, 4-5 parselde bulunan 7 dönümlük arsanın, Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının yönetimindeki kooperatife tahsis öyküsü, çok değil, bir buçuk yıl önceye dayanıyor. Büyükşehir Belediyesi Mesken Gecekondu Müdürlüğü'ne ait 7 dönümlük bu arsa, önce 1/5000'lik planlarda 'gecekondu önleme bölgesi'ne alındı, ardından İlçe Belediyesi'nce hazırlanan 1/1000'lik planlara işlendi. Ardından 'Mavi Derya Yakamoz Konut Yapı Kooperatifi' kuruldu. Ticaret sicil kayıtlarına göre; Kooperatif Yönetim Kurulu'nda Doğan İrgen, Ahmet Hamdi Güner ve Hamit Yıldırım, üyeler arasında de İsmail Hakkı Kubilay, Birol Alaş, A. Kasım Çatalyürek, N. Nazmi Timur, Erdinç Günay ve Burak Başar bulunuyordu.
EMLAKÇILAR ŞAŞKIN
Ahmet Hamdi Güner, Büyükşehir Belediyesi'nde yatırım ve planlama müdürüydü. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın onayı ile bu arsa, Güner'in de bulunduğu kooperatife yüzde 25'i peşin, gerisi 10 yıl vadeli olmak üzere, 880 milyar liraya verilmişti. Bölgedeki emlakçılar, bu arsayı iyi tanıyor ve dedikleri şu; Metrekaresi en az 1000 dolar. Reha Medin Emlak Hizmetleri'nin Etiler ofisi sorumlusu Süha Kürkçüoğlu, şunları söyledi: "O bölgenin imara açıldığından kimsenin haberi yok. Oranın oturma alanı 1400 metrekare. En azından 6 blok çıkar. 6 blokta 6 kat olsa, en az 120 daire... Etiler'de 200 milyara doğru düzgün daire yok. Siz hesaplayın..." Olay ortaya çıkınca Güner'i, makamından aradık. Aldığımız yanıt "Ramazan nedeniyle izinli" oldu. Cep telefonundan ulaşmayı başardık, ancak Güner konuşmaktan kaçındı. Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürü Mehmet Şimşek Deniz, ilgisi olmadığını söyledi, Planlama ve İmar Daire Başkanı İrfan Uzun'u aramamızı önerdi. Ancak Uzun'a ulaşmamız da mümkün olmadı. İlk aradığımızda "namazda", ikinci aramamızda ise "önemli bir toplantıda" idi.
‘’ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR.
M.KEMAL ATATÜRK’’
KANUN ADAMLARINI GÖREVE DAVET EDİYORUZ...
GERÇEK BELGE 1:
ÇOK YAKINDA ELİMİZE GEÇEN BİR BELGE YORUMSUZ YAYINLANACAK TIR!!
HANGİ BELEDİYE BAŞKANI VE MECLİS ÜYESİNİN MUĞLA MARMARİS AKTAŞ MEVKİİNDE PANORAMA OTELİ VAR?
BU OTELE KİMLER ORTAK?
NE ZAMAN KİME SATILDI?
BU OTELDE HANGİ AĞIR CEZA HAKİMİ ( BELEDİYE BAŞKANININ ADALET DAĞITTIYOR DEDİĞİ) KALDI?
İŞTE TAPU KAYITLARINDAN YORUMSUZ YAYINLANACAK....
GERÇEK BELGE 1:
ÇOK YAKINDA ELİMİZE GEÇEN BİR BELGE YORUMSUZ YAYINLANACAK TIR!!
BU BELGEDE BİR BELEDİYE GÖREVLİSİ OLAN VE ŞU AN BELEDİYE BAŞKANININ YENİ EŞİ OLAN BİR ŞAHSIN BİNLERCE DOLARI VE ALMAN MARKINI TESLİM ALDIM İMZASI BULUNUYOR!!!
HANGİ BELEDİYE ÇALIŞANI BU?
BU PARAYI KİMDEN ALDI?
VE BU PARA NEYİN KARŞILIĞI ALINDI?
BELEDİYE MUHASEBESİNDE GÖRÜLÜYOR MU?
EĞER ÖZEL BİR ALIŞ VERİŞ İSE ÖZEL KALEM MÜDÜRESİ OLAN BU ŞAHIS BÖYLESİNE BÜYÜK BİR PARAYI KİMİN ADINA ALDI?
PARAYI ALIRKEN NEDEN BELEDİYE BAŞKANININ ANTETLİ NOT KAĞAIDNI KULLANDI?
YORUMSUZ YAYINLAYACAĞIZ AMA HEP BU SORULARIN CEVABINI MERAK EDECEĞİZ.
VERİLECEK CEVAPLAR OLDUĞU GİBİ YAYINLANACAKTIR..
(YENİ BÖLÜM )
SİZ BİLDİRİN MAĞDURİYETİNİZİ BİZ TAKİPÇİSİ OLALIM!!
MAĞDURUM
SİZ BİLDİRİN MAĞDURİYETİNİZİ BİZ TAKİPÇİSİ OLALIM!!
BU BÖLÜMDE SADECE VATANDAŞLARIMIZIN İMAR YASASINDAN KAYNAKLANAN MAĞDURİYETLERİNİ ONLARIN ANLATTIĞI GİBİ YAZACAĞIZ VE HANGİ MAKAMLA İLGİLİYSE O MAKAMA BU İSTEK VE ŞİKAYETİ MAĞDURİYETİNİN GİDERMESİ İÇİN GÖNDERECEĞİZ VE BUNUN DA TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ..
YAZIN BİZE YOLSUZLUK VE HAKSIZLIKLA MÜCADELE EDELİM....
MAĞDURİYETİNİZİ AŞAĞIDAKİ ADRESLERE GÖNDEREBİLİRSİNİZ;
DERNEK ADRESİNE, DERNEK FAXINA, DERNEK BAŞKANINA;
Tel:(0212) 889 02 23 Fax:(0212) 889 18 20
Gsm:(0532) 761 43 64 Gsm:(0542) 214 41 64
--------------------------------------------------------------------------------
Başkanın E-Mail Adresi: ecesoysev@yolsuzlukvemucadele.org.tr
Dernek E-Mail Adresi: info@yolsuzlukvemucadele.org.tr
www.zekibingol.ajansi.com web sayfasındaki adrese
zekibingol@gmail.com
ŞOK SKANDAL 1
ÇOK YAKINDA : 775 Sayılı Yasayı Çiğneyen Üstat Şakir S. bu yolsuzluk ile ilgili nasıl açıklama yapmıştır? Kime ve neyin karşılığı ne kadar ve de KİMİN parasını vermiştir? Bizzat kendi sözlerinden okuyacağız!!!!!!!!
Ayrılmayın pek yakında!!!!!!!!!
ŞOK SKANDAL 2
ÇOK YAKINDA HANGİ BELEDİYE BAŞKANI ÖLMÜŞ BELEDİYE MECLİS ÜYESİNİN İMZASINI NEDEN TAKLİT ETMİŞTİR?
MÜFETTİŞLER BUNU TESPİT ETTİKTEN SONRA NE OLDU?
SAYIN BAŞSAVCI YAVUZ ERSOY BU SUÇA NE İŞLEM YAPTI?
ŞOK SKANDAL 3
ÇOK YAKINDA BÜYÜK ÇEKMECE ADLİYESİNDE TCK MADDE 205‘DEN YANİ İAHALEYE FESAT SUÇUNDAN İŞLEM YAPILMASI GEREKEN YANİ 10 YILDAN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE YARGILANMASI GEREKİRKEN BUNUN YERİNE (HUKUKİ HATA DİYELİM BİZ) TCK MADDE 366 MÜZAYEDEYE FESAT KARIŞTIRMAK SUÇUNDAN İDDİANAME DÜZENLEYEREK 3 AYDAN 1 YILA KADAR YARGILANMASI SKANDALINI AÇIKLIYORUZ!!!!!
KİM BU BELEDİYE BAŞKANI?
HANGİ SAVCI BU HUKUKİ HATAYI YAPMIŞTIR?
SAYIN BÜYÜKÇEKMECE BAŞSAVCISI YAVUZ ERSOY’UN DİKKATİNE SUNUYORUZ!!
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK BUNU BİLİYOR MU?
YADA HAKİM VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU BAŞKANLIĞINA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ADINA DUYURULUR...
ŞOK SKANDAL 4
İSTANBUL DGM TARAFINDAN HAKKINDA YAKALAMA EMRİ BULUNAN BELEDİYE BAŞKANI ARANIYOR OLMASINA RAĞMEN KİMLERLE GÖRÜŞTÜ?
BAŞBAKAN MI?
İÇİŞLERİ BAKANI MI?
ADALET BAKANI MI?
ADALET BAKANI DGM SAVCISINI ARADI MI?
ANKARA DGM BAŞKANI MI?
YADA HEPSİ Mİ?
HANGİ BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ÜÇ (3) MİLYON USD KARŞILIĞI İÇİŞLERİ BAKANININ OĞLUNA AVUKATLARI OLMASINI TEKLİF ETTİ? VE NEDEN BU TEKLİF RED EDİLDİ?
BU MECLİS ÜYESİ KİMDİ? HERNEKADAR ANAPLI OLMASINA RAĞMEN AYNI BELEDİYEDE HANGİ DYP MECLİS ÜYESİ İÇİŞLERİ BAKANINA TAVASSUTTA BULUNDU?
ŞOK SKANDAL 5
BİR HAYVAN SEVER OLARAK SORUYORUZ HANGİ BELEDİYE BAŞKANI FAKİR VE DARGELİRLİRE EV YAPACAĞINA YASAYA AYKIRI ŞEKİLDE SANAYİCİLERE YADA BAŞKALARINA TOPRAKLARIMIZI PEŞKEŞ ÇEKTİ VE SAHİPSİZ KÖPEKLERE EV YAPARAK REKLAM YAPTI?
İNSANIMIZIN DA EN AZ SAHİPSİZ HAYVANLAR KADAR DEĞERİ YOK MUDUR?
ŞOK SKANDAL 6
BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ 775 SAYILI GECEKONDU YASASINA AYKIRI OLARAK KİMLERE TAPU VERMEYE ÇALIŞIYOR?
ŞOK SKANDAL 7
BÜYÜKÇEKMECE’DE KİMİN MADEN ARAMA RUHSATI İPTAL EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR?
BU ARAZİLER NERELERİ?
YAKUP ÇEBİ’NİN SÖZLERİNDEN AYNEN AKATARACAĞIZ....
ŞOK SKANDAL 8
HANGİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANINA İMAR DEĞİŞİKLİĞİ YAPARAK ARAZİ SAHİPLERİNİ ZOR DURUMA DÜŞÜREN Kİ BU ARAZİ SAHİPLERİ ULUSLAR ARASI HOLDİNGTİR, HANGİ HAKİMİMİZ Kİ, RÜŞVET İSTEYEN BELEDİYE BAŞKANI TARAFINDAN ADALET DAĞITAN AĞIR CEZA HAKİMİ DİYE TARİF EDİLEN VE DE İSTEDİĞİ RÜŞVETİ VERSİNLER ARAZİLERİ DEĞERLENİR DEDİ?
ŞOK SKANDAL 9
JET-PA’NIN ARAZİLERİ NE OLDU?
ŞOK SKANDAL 10
BEYLİKDÜZÜ’DEN KİM TRİLYONLARI HANGİ BANKADAN NEWYORK’A KİMİN ADINA VE HANGİ SAHTE İSİMLE HAVALE ETTİ?
BU PARALARI NERDEN BULDU?
BÜYÜKÇEKMECE BAŞSAVCISI YAVUZ ERSOY BU OLAYA NE İŞLEM YAPTI?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK BUNU BİLİYOR MU?
ŞOK SKANDAL 10
ALKENT 2000 VİLLALARINDAN KAÇI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI ARAZİSİNDE?
ŞOK SKANDAL 11
KEMER KANTRİ DENEN YERİN RUHSATI NASIL VE NEDEN İPTAL EDİLDİ?
ŞOK SKANDAL 12
BÜYÜKÇEKMECE’DE HANGİ İŞLETME VE HANGİ FABRİKALAR VE DE ULUSLAR ARASI ORTAKLIKLAR 775 SAYILI YASAYA AYKIRI KURULDU?
BUNLAR DA GECEKONDU?
YORUMSUZ
İstanbul büyük şehir belediye başkanlığının dikkatine;
NEDİR BU REZALET?
21.1M.2004 TARİHLİ SABAH GAZETESİNDEN;
İstanbul Belediyesi Planlama Müdürü 10 trilyonluk arsayı kendi kooperatifine tahsis etti.
İstanbul Belediyesi'nin Etiler'de "gecekondu önleme bölgesi"ndeki arsası Gürtuna döneminde 880 milyara Yakamoz adlı kooperatife verildi. Para, yüzde 25'i peşin 10 yılda ödenecek.
YÖNETİM KURULUNDA
On trilyonluk arsanın bu kadar ucuza gitmesinde ilginç bir tesadüfün payı var: Büyükşehir Belediyesi Yatırım Planlama Müdürü Ahmet Hamdi Güner kooperatifin yönetim kurulu üyesi.
BÜYÜK RANT
Eski Başkan Gürtuna döneminde sessizce imara açılan arsa için emlakçılar "Buraya 6 blokta 120 daire inşa edilir. Yaklaşık 40 trilyon eder" diyor.
GÜRTUNA ONAYLADI
Eski Başkan Gürtuna'nın imara açtığı 7 dönümlük arsada inşaat başladı. Belediye Yatırım Planlama Müdürü Güner (yanda) "Bir kooperatife üye olmak yasak mı" diyor.
Etiler'de 10 trilyonluk peşkeş
İstanbul'un lüks semti Etiler'de 7 dönüm arsa, Büyükşehir Yatırım Planlama Müdürü Güner'in de yönetimde olduğu kooperatife onda bir fiyata tahsis edildi.
İstanbul Etiler'deki Hisarüstü Mevkii'nde, 1072 parsel, 4-5 parselde bulunan 7 dönümlük arsanın, Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının yönetimindeki kooperatife tahsis öyküsü, çok değil, bir buçuk yıl önceye dayanıyor. Büyükşehir Belediyesi Mesken Gecekondu Müdürlüğü'ne ait 7 dönümlük bu arsa, önce 1/5000'lik planlarda 'gecekondu önleme bölgesi'ne alındı, ardından İlçe Belediyesi'nce hazırlanan 1/1000'lik planlara işlendi. Ardından 'Mavi Derya Yakamoz Konut Yapı Kooperatifi' kuruldu. Ticaret sicil kayıtlarına göre; Kooperatif Yönetim Kurulu'nda Doğan İrgen, Ahmet Hamdi Güner ve Hamit Yıldırım, üyeler arasında de İsmail Hakkı Kubilay, Birol Alaş, A. Kasım Çatalyürek, N. Nazmi Timur, Erdinç Günay ve Burak Başar bulunuyordu.
EMLAKÇILAR ŞAŞKIN
Ahmet Hamdi Güner, Büyükşehir Belediyesi'nde yatırım ve planlama müdürüydü. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın onayı ile bu arsa, Güner'in de bulunduğu kooperatife yüzde 25'i peşin, gerisi 10 yıl vadeli olmak üzere, 880 milyar liraya verilmişti. Bölgedeki emlakçılar, bu arsayı iyi tanıyor ve dedikleri şu; Metrekaresi en az 1000 dolar. Reha Medin Emlak Hizmetleri'nin Etiler ofisi sorumlusu Süha Kürkçüoğlu, şunları söyledi: "O bölgenin imara açıldığından kimsenin haberi yok. Oranın oturma alanı 1400 metrekare. En azından 6 blok çıkar. 6 blokta 6 kat olsa, en az 120 daire... Etiler'de 200 milyara doğru düzgün daire yok. Siz hesaplayın..." Olay ortaya çıkınca Güner'i, makamından aradık. Aldığımız yanıt "Ramazan nedeniyle izinli" oldu. Cep telefonundan ulaşmayı başardık, ancak Güner konuşmaktan kaçındı. Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürü Mehmet Şimşek Deniz, ilgisi olmadığını söyledi, Planlama ve İmar Daire Başkanı İrfan Uzun'u aramamızı önerdi. Ancak Uzun'a ulaşmamız da mümkün olmadı. İlk aradığımızda "namazda", ikinci aramamızda ise "önemli bir toplantıda" idi.
http://www.yolsuzlukvemucadele.org.tr/
http://www.zekibingol.ajansi.com/ :arrow: